İngilizcedeki “drink” kelimesi, her koşulda tam olarak ne istediğinizi veya ne kadar susamış olduğunuzu anlatmanız için yeterli değildir. İster canınız bir şey içmek istesin ister susuzluktan ölüyor olun, derdinizi anlatmanızı sağlayacak renkli bir İngilizce kalıp mutlaka vardır. İngilizce kelime dağarcığınızı geliştirerek, her konuda karşılaşabileceğiniz diyaloğa karşı donanımlı olmak adına bu kalıpları da öğrenmenizde fayda var! İşte “drink” yerine kullanabileceğiniz 6 farklı İngilizce sözcük:
Hayatta, bir içecek ile susuzluğunuzu gidermekten daha tatmin edici çok az şey vardır. Birinin, bir şey içerek susuzluğunu gidermesi anlamına gelen “quench” kelimesi, aynı zamanda bir yangının alevlerinin söndürülmesi anlamında da kullanılır. Bu bakımdan, bu kelimeyi sıcaktan bunaldığınızda ve bir şeyler içmek istediğinizde kullanırsınız. Hatta dünyaca ünlü içecek markası Sprite da “Quench your thirst”ü kendi sloganı olarak kullanmaktadır.
Örn:
I need something to quench my thirst
That soda really quenched my thirst
Eğer bir içeceği deviriyorsanız (Örn: I downed a whole bottle of water) bu gerçekten susamış olduğunuzu gösterir. “Down a drink”, bir içeceği son derece hızlı içmek, tek yudumda bitirmek anlamına gelir.

Bu İngilizce terim, bir üstteki “down”ın tam tersi anlamda kullanılır. Türkçesi olan yudumlamaktan da anlayabileceğiniz gibi, “sip” bir içecekten küçük yudumlar almak, onu yavaş yavaş içmek anlamına gelir. Bu İngilizce kelime aynı zamanda kullanım olarak içecekten içeceğe de değişiklik gösterir. Örnek olarak eğer bahsi geçen içecek bir kahve ise bu, içecek sıcak olduğu için onu yudumladığınızı belirtir. Öte yandan eğer söz konusu içecek bir kadeh şarap ise “sip”, bu içeceğin içiliş adabına uygun kelime olduğu için kullanılır. “Sip”kelimesinin kökeni çok eskilere, en azından 14. yüzyıl eski Almancasındaki “sippen” (yudumlamak) kelimesine dayanır.
Bir yiyeceği veya içeceği yutarken çıkardığımız sesin bir taklidi olarak türetilen bu kalıp da “down” ile hemen hemen aynı anlamı taşımaktadır. “Gulp”, bir yiyeceği veya içeceği büyük lokma veya yudumlar halinde sesli bir şekilde yutmak anlamında kullanılır. İngilizcede buna alternatif olarak kullanılabilecek bir diğer kelime de “gulg”dır.

Esasen İngilizce argo bir kelime olan “chug”, tıpkı “gulp” gibi bir taklit terimdir. İlk kez 1950’ler Amerika’sında ortaya çıkan bu kelime (tam hali “chug-a-lug”dur), bir içeceği – özellikle bira – kafaya dikerek içmek / fondip yapmak anlamında kullanılır. “Chug”, günümüzde anadili İngilizce olan ülkelerde – özellikle Amerika’da – barlarda veya partilerde sıkça karşılaşabileceğiniz bir sözcüktür.
“Taking a swig” kalıbı, “taking a sip” ile hemen hemen aynı olarak, bir içeceği yudumlayarak içmek anlamını taşır. “sip” ile “swig” arasındaki tek fark, ilkinde ufak yudumlar alırken, ikincisinde büyük yudumlar almaktır. Buna ek olarak “swig” sözcüğü, bir içeceği bardak veya kupa yerine doğrudan şişeden veya sürahiden içerken kullanılır.
Her zaman olduğu gibi, bu makalede öğrendiklerinizi de Open English eğitmenleriyle İngilizce konuşma pratiği yaparken gözden geçirmeyi unutmayın.
Bildiğin üzere diller sürekli etkileşim içerisindedir. Türkçemiz Farsça ve Arapçadan birçok kelime edindiyse aynı oranda olmasa da diğer dillerden de bolca etkilenmiştir. Dünya dili olan İngilizcenin bunlardan biri olmaması garip olurdu, değil mi?
Bu yazımızda Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerden bahsedeceğiz. Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerin en yaygın olanlarını biraz yakından inceleyecek, diğerlerini ise yazımızın sonunda listeleyeceğiz. Türkçeye İngilizceden geçen kelimeler yazımızın çoğu kelimeyi aklında kodlamana yardımcı olacağını hatırlatarak yazımıza geçiyoruz.
Türkçeye İngilizceden geçen kelimeler llistemize başlamadan önce sana sormak isteriz: İngilizceyi mükemmel bir şekilde konuşmak ister misin? Cevabın “evet” ise seni Open English’e davet ediyoruz!
Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
Diller yaşayan varlıklardır. Sürekli olarak insanlarla, kültürlerle ve gelişmelerle harmanlanır, gelişirler. İnsanlar ve kültürler de her geçen gün daha iç içe bir hale geldiğinden dillerin de birleşimi kaçınılmazdır.
Dünyanın ortak dili kabul edilen İngilizcenin buradaki etkisi tabii ki küçümsenemez. Dünyanın çoğu yerinde ana dil veya ikinci dil olarak karşımıza çıkar çünkü. Dolayısıyla İngilizce kelimeler neredeyse her dile belli oranda geçmiştir. Bu tarz kelimelere İngilizcede “loanwords” denilir. Yani Türkçeye İngilizceden geçen kelimeler, İngilizcede “loanwords” olarak anılabilir.

Yazımızın bu kısmında en sık karşımıza çıkan Türkçeye İngilizceden geçen kelimeleri biraz irdeleyeceğiz. Sonrasında diğer Türkçeye İngilizceden geçen kelimeleri listeleyeceğiz.
Herkesin aklına ilk gelen kelime bu olsa gerek. Tahmin edebileceğin gibi teknolojik bir gelişme olduğu için çoğu dile aşağı yukarı aynı geçmiş bir kelimedir. Kökeni “uzaktan” anlamına gelen tele ve “görüş” anlamına gelen vision kelimelerinden gelir.
En temeli Latinceye kadar ulaşsa da project kelimesinin İngilizce aracılığıyla Türkçeye geçtiğini söylemek yalan olmaz. Kökeni aslında “ileri fırlatmak” olsa da şu anki anlamını neredeyse her gün görüyoruz.
Evet, bu kelime de Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerden biri. Kökeni orta İngilizce bir kelime olan “disport”tan geliyor. Anlamı ise “boş zaman aktivitesi, eğlence”. Çoğu dilde de aşağı yukarı aynı şekilde görebiliyoruz. Ayrıca çoğu spor ismi de halihazırda İngilizceden dilimize geçmiş.
Yine en temelinde Latince olsa da Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerden bir diğeri ise control. Sık sık “kontrol etmek” şeklinde fiil olarak ya da “kontrol” olarak isim şeklinde kullandığımız bu kelime de Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerden.
Televizyon örneğimize çok benzer bir örnek daha. Yine bir teknolojik gelişme olduğu için çoğu dilin bu cihaz için tamamen özgün bir kelimesi yok. Türkçeye İngilizceden geçen kelimeler arasında sık sık gördüğümüz bir olay.
Umarız buraya kadar Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerin kökenini öğrenmiş, kelime dağarcığını geliştirmişsindir! Dil yaşayan bir varlık olduğu için dile sürekli yeni kelimeler eklenebilir, her geçen gün Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerin sayısı artabilir.f Bu yüzden dili ana dili olan birinden öğrenmek çok önemlidir!
Bu noktada Open English yanında! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. Bunun dışında deyim ve söz öbeklerine ulaşabildiğin interaktif etkinliklerle yeni kelimeler öğrenebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hemen İngilizce öğrenmeye başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Tabii ki burada saydığımız kelimeler Türkçeye İngilizceden geçen kelimelerin tamamını oluşturmuyor. Gerçekten sayılamayacak kadar çok fazla var! Bazı insanlar Türkçeye yabancı dillerden geçen kelimelerin dilimizi kirlettiğini düşünse de dilbilimciler genelde bunu globalleşmenin doğal bir sonucu olarak görüyor.
Her halükarda bu kelimelerin kökenlerini bilmekten zarar gelmez! İngilizce kelime bilgini de geliştirir. Çünkü eğer kökeni İngilizce olan kelimeleri bildikçe gördüğünde tanıman kolaylaşır. Ayrıca aklında tutman tamamen yabancı duyulan bir kelimeye göre çok daha kolay olur! İşte bu yüzden kelime dağarcığın üzerine çalışırken mutlaka kelimelerin etimolojisini incelemeni öneriyoruz. Böylece kelimeyi oluşturan kökeni, ekleri anlayarak daha sonra gördüğün kelimelere rahatlıkla uyarlayabilirsin!

Bu yazımızda Türkçeye İngilizceden geçen kelimelere değindik. Bu tarz Türkçeye İngilizceden geçen kelimeleri günlük hayatta kullanarak hayatının bir parçası haline getirebilirsin. Türkçeye İngilizceden geçen kelimeler yazımıza benzer bir yazı daha okumak istersen “İngilizce En Uzun Kelimeler Nelerdir?” yazımıza davetlisin!
Yazımızı kapatmadan sana Open English’in fırsatlarından biraz daha bahsetmek isteriz. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabileceğin gibi, TOEFL, IELTS gibi dil sertifika sınavlarına da çalışabilirsin. Ayrıca yapay zeka tarafından hazırlanmış eğlenceli ve interaktif aktiviteler ile İngilizce becerilerini zirveye çıkarabilirsin!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Otel çalışanları için İngilizce konu anlatımıyla karşındayız. İngilizceyi bir bütün olarak öğrenmek önemlidir fakat bir dili tamamen öğrenmek vakit alıyor. Bu noktada süreci hızlandırmak için İngilizce mesleki terim ve ifadelere yoğunlaşabiliriz. Otel çalışanları için İngilizce yazımızda da bu konuya odaklanacağız.
%100 online İngilizce kursu Open English’te sadece iş İngilizcesine ayrılmış binlerce saatlik ders içeriği olduğunu biliyor muydun? Kaydını bugün başlatmak ve Open English’i denemek için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
%100 online İngilizce kursu Open English ile bu dili profesyonel şekilde öğrenmek çok kolay. Online İngilizce eğitiminde 15 yıldan fazla tecrübemizle 1,5 milyondan fazla öğrenciye İngilizce dil becerisini kazandırdık. Open English’i kullanmış kişilerin görüşlerini mi merak ediyorsun? O zaman Open English kullanıcı yorumları sayfamıza mutlaka göz at.
Open English ile birçok otel işletmecisi ileri seviye İngilizce öğrenerek müşterileri ile çok daha verimli bir iletişim kuruyor. Open English sana sadece İngilizce konuşmayı değil, bu dilin 4 temel becerisi olan okuma, yazma, dinleme ve anlamayı öğretecek. Open English’in 8 seviyeden oluşan CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) temelli eğitim müfredatını bitirdiğin zaman, İngilizce düşünmeyi öğrenecek ve kendini akıcı şekilde İngilizce ifade edebileceksin.
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Open English otel çalışanları için İngilizce ders içeriklerini bitirdiğin zaman, artık iki dil bilen bir çalışan olarak birçok rakibinin önüne geçtin demektir! Kaydını başlatmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma.

Otel çalışanları için İngilizce ifadeler ve kelimeleri mi bakıyorsun? Open English’in binlerce saatlik ders içeriğinden oluşan online kitaplıkta çokça var. Bu ders içeriklerinden sınırsız yararlanmak, 7/24 canlı dersler ve konuşma sınıflarıyla İngilizceni mükemmelleştirmek istersen bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma.
Bugün otel çalışanları için İngilizce konusunun temellerini öğreniyoruz. Bu noktada otel çalışanları için İngilizce temel ifadeleri öğreneceğiz. Daha fazlası ise Open English’te seni bekliyor!
Otel çalışanları için İngilizce dersimizin ilk konusu İngilizce rezervasyon alma. Başlayalım. ü
Konuşmaya giriş cümlesi olarak “size nasıl yardımcı olabilirim?” ifadesini kullanabilirsin. Unutma, “how may” kalıbı, “how can” kalıbına göre her zaman daha kibardır.
“Varış tarihiniz nedir? Sorusunu sormak için bu kalıbı kullanabilirsin.
Otel çalışanları için İngilizce dersimiz devam ediyor. Şimdi sırada yolcuya “otelimizden ne zaman ayrılmayı düşünüyorsunuz?” sorusunu İngilizce sorabilmek var. Yukarıdaki kalıp aklında kalana kadar onu birkaç kez tekrar etmeyi unutma.
Kaç kişi için rezervasyon yapılacak? Bu da otel çalışanları için İngilizce konusunda önemli bir soru. Bu İngilizce ifadenin Türkçesi söyle: “Bu rezervasyonu kaç kişi için yaptırıyorsunuz?”
Bu sorunun Türkçesi ise “Ne tip bir oda tercih edersiniz?”. Bu noktada otelinizde bulunan odalarla ilgili İngilizce terimleri bilmen gerekiyor. Mesela:

Otel çalışanları için İngilizce öğrenmek için misafir karşılama ve yolculama konusunda İngilizce ifadeler çok işine yarayacak. Daha fazlasını öğrenmek istersen, bu sayfadaki iletişim formunu hemen doldurmaya ne dersin?
Otele giren yolcuları önce karşılamak gerekiyor. Bunun için en kibar İngilizce ifadelerden biri,“welcome to Örnek Hotel”. Türkçesiyle Örnek Otel’imize hoş geldiniz. Bunun yerine “greeting” kalıbını da kullanabilirsin.
Otele giriş yaparken karşılama yaptıktan sonra misafirlere neye ihtiyaçları olduğunu sorarız. Bunun için kullanabileceğimiz İngilizce ifade: “How may I help you today?”. Yani Türkçesiyle “bugün size nasıl yardımcı olabilir?”
Otelimize giriş yapan misafirlerin rezervasyonlarını öğrenmek de önemli konular arasında. Otel çalışanları için İngilizce çalışırken bu ifade oldukça öne çıkıyor. Türkçesiyle “rezervasyonunuz var mı?” sorusunu bu şekilde İngilizce olarak sorabilirsin.
Misafirlerimiz girişlerini yapacak ve bizim de onların kimlik ve kredi kartlarını görmemiz gerekiyor. İşte bu soruyu İngilizce olarak şu şekilde soruyoruz: Could I have your ID and credit card, please? Yani “Kimlik ve kredi kartını görebilir miyim lütfen?”
Otel Çalışanları için İngilizce daha fazla içerik görmek istiyorsan, Open English kaydını bugün başlat. Hızlı, akıllı ve keyifli bir müfredatla İngilizce öğrenmenin keyfini çıkar!
Dilin gücü ve esnekliği, bazen tek bir kelimenin birçok anlam taşıyabilmesi ile aniden karşımıza çıkar. Bu yazımızda, “run” kelimesinin farklı anlamlarını ve kullanımlarını keşfedeceğiz. Biliyorsundur ki, “run” kelimesi İngilizcenin en çok yönlü kelimelerinden biri olarak kabul edilir.
Onunla tanışmak, kelimenin koşusuna katılmak anlamına gelir. E, hadi o zaman çeşitli anlamların ve hikayelerin iç içe geçtiği bir yolculuğa davetlisin.
Open English ile dil öğrenmek artık daha etkili, daha eğlenceli ve daha kişisel!
İngilizce öğrenmek, bazen yalnızca bir kelime koşusu gibi hissettirebilir. Open English seni, destekleyen ve ilham veren bir grupla birlikte öğrenmeye teşvik ediyor. Sadece “run” kelimesinin farklı anlamları gibi, İngilizceni de çeşitli şekillerde geliştirebileceğin bir ortam sunuyor.
Alanında uzman eğitmenler, sana birebir rehberlik ederken dilin farklı kullanımlarını ve nuanslarını öğretecek. Hem günlük konuşma hem de profesyonel iletişim becerilerini geliştirebileceksin. Open English, dil öğreniminde seni sıradanın ötesine taşıyan bir yolculuğa davet ediyor.
Haydi, İngilizce serüveninde bir adım öne çık ve Open English ayrıcalığını yaşamaya başla. Hemen katıl, online İngilizce kursumuza bugün başla!

Bu örnekler, “run” kelimesinin farklı anlamlarını ve kullanımlarını daha da ayrıntılı bir şekilde göstermektedir. Kelimenin bu geniş yelpazesi, İngilizce dilinin ne kadar zengin ve esnek olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

İngilizce konuşmak istersen hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve ilk adımı at.

Open English canlı dersler nedir? Open English’te bire bir dersler nasıl yapılıyor? Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle özel ders yapmanın avantajları nelerdir? Bugünkü yazımızda bu sorulara yanıt vererek Open English özel dersleri hakkında tüm detaylardan bahsedeceğiz.
Open English bire bir dersler ile kolayca İngilizce öğrenebilir, internet bağlantısına sahip olduğun her yerde dilediğin konuda sana özel dersler katılabilirsin. İngilizce dil bilgisi, günlük hayatta kullanabileceğin İngilizce ifadeler, kelime dağarcığı, İngilizce telaffuz sırları ve daha fazlası…
İngilizce ile ilgili aklına gelen her konuda, ana dili İngilizce olan uluslararası TEFL/TESOL sertifikasına sahip Open English eğitmenleriyle çalışabilirsin. Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve ücretleri öğrenmek için bu sayfadaki iletişim formunu doldur, müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
%100 online İngilizce kursu Open English’te, dilersen bire bir gerçekleştireceğin online video görüşmeleriyle özel derslere girebilirsin. Özel derslerimizi ana dili İngilizce olan eğitmenlerimiz sunuyor. Kursumuzun içinde çalışan 2000’den fazla TEFL/TESOL sertifikasına sahip ana dili İngilizce olan eğitmenimiz var. TEFL/TESOL, global tanınırlığı olan bir eğitim sertifikasıdır ve tüm eğitmenlerimiz online eğitimde uzman kişilerdir.
Open English özel derslerde, bu eğitmenlerden biriyle özel online İngilizce dersi işleyebiliyorsun. Eğitmenlerimizin çoğunluğu Amerikan ve Avrupalı kişilerden oluşuyor, bu derslerde İngilizce konuşarak anlaşıyorsunuz. Merak etme, eğitmenlerimiz senin seviyene uygun şekilde seninle İngilizce iletişim kuruyor.
Akıcı İngilizce konuşma hedefin varsa, Open English özel dersler senin için en uygun yöntem. Peki, neden? Şimdi Open English özel derslerin avantajlarına bakalım.

Canlı dersler İngilizce öğrenmenin en kısa ve hızlı yollarından biridir çünkü eğitmen tamamen sana odaklanır. Özel derslerde, belirlediğin saatlerde Open English eğitmenleriyle dilediğin konuda İngilizce çalışması yaparsın. Bu özel ders, ortalama 45 dakika sürer ve eğitmenler konuyu anlattıktan sonra seninle birlikte alıştırmalar yaparak sorularını yanıtlar.
İngilizce nasıl öğrenilir diye merak ediyorsan, bu dili akıcı kullanabilmek için dört beceride ustalaşman gerekiyor: Okuma, yazma, anlama ve konuşma. Open English özel derslerde bu becerileri çok hızlı kazanacaksın çünkü eğitmenlerimiz senin karakterine uygun öğrenim yöntemleriyle konuları hızlıca anlamanı sağlayacak.
Akıcı İngilizce konuşmak için özel dersler harika bir yöntem; çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerden her zaman doğru telaffuzu ve vurgulamaları öğreniyorsun. Ayrıca eğitmenlerimiz yaptığın yanlışları sana göstererek İngilizce seslerin hepsini doğru bir şekilde sana öğretiyor.
İngilizce öğrenmeye çalışıyorsun ama bir türlü vakit bulamıyor musun? Open English ile artık hayallerini ertelemene gerek yok; çünkü ister evde İngilizce öğren ister ofiste ister de tatilde… Tek ihtiyacın olan şey internet bağlantılı bir bilgisayar ya da akıllı mobil cihaz!
Open English özel derslerde çalışmak istediğin konuyu kendin belirleyebilirsin. Böylece İngilizcede eksik olduğun konuları tamamlayabilirsin. Örneğin İngilizce cümlenin öğeleri konusunda eksik misin? Hiç sorun değil, özel dersler için bu konuyu seçerek İngilizce cümlenin öğeleri konusunda her detayı ana dili İngilizce olan eğitmeninden öğrenebilirsin.

İngilizce özel dersler almak Open English’te çok kolay. Tek yapman gereken, özel ders içerek paketleri tercih etmek. Bunun için bu sayfadaki iletişim formunu doldur, müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayarak eğitim paketleri ve ücretler hakkında bilgi verecektir.
Halihazırdaki Open English üyeliğine özel dersleri dahil etmek istersen danışmanınla görüş. Bu konuda danışmanın sana yardımcı olacaktır. Eğer Open English öğrencisi değilsen bu konuda da bilgi verelim: Üyemiz olduğunda sana özel bir danışman atanacak ve tüm konularda bu danışmandan destek alabileceksin.
Online İngilizce eğitiminde 15 yıldan fazla süredir dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrenciye ulaştık. Open English olarak, her geçen yıl eğitim yöntemlerimizi günümüz teknolojilerine ve anlayışına adapte ederek mükemmelleştirdik.
Open English hakkında görüşlere ve öğrenci deneyimlerine göz atmak istersen kullanıcı yorumları sayfamıza göz atmak isteyebilirsin. Kursumuza daha yakından tanımak istersen, hakkımızda çıkan hem yurt içi hem de global haberlere bakmak isteyebilirsin.
Hemen bugün bire bir görüşerek Open English hakkında bilgi almak istersen, bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma!
03un geliştirme, günümüzde çok popüler ve birçok gencin hayalindeki meslek hâline gelmiştir. Oyun geliştiricileri, sanal gerçeklikten mobil platformlara kadar farklı ortamlarda oyunlar yaratmak için çeşitli araçlar ve teknolojilerden faydalanırlar. Bu teknolojilere doğru şekilde hâkim olabilmek ve meslektaşlarınla iletişime geçebilmek içinse oyun geliştirme terimlerini bilmen gerekir. Bu terimler yalnızca iş hayatında değil, öncelikli olarak iş öğrenme sürecinde sana katkıda bulunacağından İngilizcenin yanında mutlaka bu terimleri de öğrenmen gerekir.
Bu terimler, oyunun işlevselliği, performansı, tasarımı ve pazarlanması ile ilgili önemli terimleri ifade eder. Dolayısıyla işini yapabilmen ve diğer ekip arkadaşlarına kendini ifade edebilmen için bu terimlere hakim olman gerekir.
Oyun içi terimler, oyunun içindeki nesneleri, karakterleri, mekanikleri ve etkileşimleri tanımlayan kelimelerdir. Bu terimler, oyunun nasıl çalıştığını ve oyuncuların neler yapabileceğini anlamak için gereklidir. Oyun içi terimlerden bazıları şunlardır:
NPC: Nonplayer character anlamına gelir. Yapay zeka tarafından kontrol edilen oyun içi karakterlere verilen genel addır.
HUD: Headsup display anlamına gelir. Oyuncuya oyun ekranında verilen bilgilerdir. Örneğin, can barı, puan sayacı, harita gibi.
Gameplay: Oyuncunun oynama deneyimi anlamına gelir. Oyunun mekanikleri, kuralları, hedefleri ve zorluk seviyesi gibi unsurları içerir.
Level: Oyunun bölümlerine verilen addır. Her seviye, oyuncunun ilerlemesi için farklı zorluklar, görevler ve ödüller sunar.
Quest: Oyuncunun oyun içinde yapması gereken görevlere verilen addır. Görevler, oyunun hikayesini ilerletir, oyuncuya puan veya ekipman kazandırır veya yeni seviyelerin kilidini açar.
Online İngilizce kursumuz hakkında detaylara yan taraftaki formu doldurarak ulaşabilirsin.

Programlama terimleri, oyun geliştiricilerinin oyunu oluşturmak için kullandıkları yazılım dilleri ve araçları ile ilgili kelimelerdir. Bu terimler, oyunun kodlanması, test edilmesi ve optimize edilmesi için gereklidir. Programlama terimlerinden bazıları şunlardır:
Coding: Oyunu oluşturmak için kullanılan yazılım dilinin kullanılması anlamına gelir. Oyun geliştiricileri genellikle C#, C++, Java gibi dilleri kullanırlar.
Library: Önceden oluşturulmuş kod parçalarının koleksiyonuna verilen addır. Oyun geliştiricileri, kütüphaneleri kullanarak tekrar tekrar aynı kodu yazmaktan kaçınabilirler.
Debugging: Oyun içindeki hataları bulma ve düzeltme anlamına gelir. Hatalar, oyunun çalışmasını engelleyebilir veya oyuncuların deneyimini bozabilir.
API: Application programming interface anlamına gelir. Uygulamalar arasındaki iletişimi sağlayan arayüze verilen addır. Oyun geliştiricileri, API’leri kullanarak oyunlarını farklı platformlara uyumlu hale getirebilirler.
Beta: Oyunun yayınlanmadan önce test edilen sürümüne verilen addır. Beta sürümü, oyunun tüm önemli özelliklerini ve varlıklarını içerir, ancak bazı hatalar veya eksiklikler içerebilir.
Oyun endüstrisi terimleri, oyun geliştiricilerinin oyunlarını pazarlamak ve yayınlamak için kullandıkları kelimelerdir. Bu terimler, oyunun kalitesi, popülaritesi ve geliri ile ilgili bilgiler verir. Oyun endüstrisi terimlerinden bazıları şunlardır:
AAA: TripleA anlamına gelir. Genellikle büyük bütçeli ve yüksek kaliteli oyunlara verilen addır. Bu oyunlar genellikle büyük yayıncılar tarafından oluşturulur ve yayınlanır.
Indie: Bağımsız anlamına gelir. Genellikle küçük bütçeli ve yaratıcı oyunlara verilen addır. Bu oyunlar genellikle bağımsız geliştiriciler veya küçük stüdyolar tarafından oluşturulur ve yayınlanır.
DLC: Downloadable content anlamına gelir. Oyuna eklenen yeni içeriklere verilen addır. DLC’ler genellikle ücretli veya ücretsiz olarak sunulur ve oyuna yeni özellikler, seviyeler veya hikayeler ekler.
Review: İnceleme anlamına gelir. Oyuncuların veya eleştirmenlerin oyun hakkındaki görüşlerini paylaştıkları yazı veya videolara verilen addır. İncelemeler, oyunun kalitesi ve popülaritesi üzerinde etkili olabilir.
Steam: Dijital bir oyun platformudur. Oyuncuların çeşitli oyunları satın alabilecekleri, indirebilecekleri ve oynayabilecekleri bir web sitesidir.
Oyun geliştiricisi nasıl olunur diye merak ediyorsan, oyun geliştirme sürecinin farklı aşamalarını ve gerektirdiği becerileri bilmekten geçtiğini bilmelisin. Oyun geliştirme, oyunun tasarımı, programlanması, test edilmesi ve yayınlanması gibi çeşitli adımları içerir. Bu adımlar, oyunun türüne, platformuna ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir.
Oyun geliştiricisi olmak için, hem teknik hem de yaratıcı becerilere sahip olmak gerekir. Teknik beceriler arasında, oyun motorları, programlama dilleri, grafik tasarımı, ses düzenleme gibi konularda bilgi ve deneyim sahibi olmak sayılabilir. Yaratıcı beceriler arasında ise, oyunun hikayesi, karakterleri, mekanikleri, görselleri ve sesleri gibi unsurları hayal etmek ve gerçekleştirmek sayılabilir.
Oyun geliştiricisi olmak isteyenler, bu becerileri geliştirmek için çeşitli kaynaklardan yararlanabilirler. Örneğin, internette bulunan oyun geliştirme dersleri, kitapları, blogları ve forumları takip edebilirler. Ayrıca, kendilerine uygun bir oyun motoru seçerek kendi oyunlarını yapmaya başlayabilirler. Bu sayede hem pratik yapmış hem de portföy oluşturmuş olurlar. Oyun geliştiricisi olmak için ayrıca bir topluluğa katılmak da önemlidir. Oyun geliştirme topluluğu, oyun geliştiricilerinin birbirleriyle iletişim kurdukları, fikir alışverişi yaptıkları, işbirliği yaptıkları ve destek verdikleri bir platformdur. Bu topluluk sayesinde, oyun geliştiricileri hem yeni şeyler öğrenebilir hem de yeni fırsatlar yakalayabilirler. Oyun geliştirici nasıl olunur sorusunun cevabını özetlemek gerekirse, şunları söyleyebiliriz:
Verimli bir şekilde İngilizce çalışmak istersen tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek!


Ev konforunda İngilizce öğrenmek istersen yan taraftaki formu doldurarak online İngilizce kursumuz hakkında detaylara ulaşabilirsin.
“Öğrenmenin yaşı olmaz.” Kültürümüzün en güzel atasözlerinden olan bu cümle, aslında kafandaki tüm soruları gidermek için mükemmel bir ifade. Çünkü gerçekten de öğrenmenin yaşı yok. 25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek istiyorsan, bu tabii ki mümkün. Burada en önemli nokta, senin için doğru İngilizce kursunu bulmak.
“25 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi acaba?” diye sordun ve kafanda doğal olarak bazı endişeler var. Çok normal, yeni bir şeylere başlamak, hele ki çok yabancı olduğumuz bir konuda, çok zordur. Fakat düzgün bir İngilizce çalışma planı ile sen de başarabilirsin. Hangi yaşta olursan ol!
25 yaşında İngilizce öğrenmek için en iyi yöntemi arıyorsan, Open English’i keşfetmeye hazır ol. Dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrenciye İngilizce eğitimi sağladık ve bu sayı her geçen gün artıyor.
Open English İngilizce kursu hakkında daha fazla bilgi almak, eğitim paketleri ve ücretlerini öğrenmek istersen bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. Müşteri temsilcilerimiz sana en uygun eğitim planını belirlemek üzere seni arayacaktır.

%100 online İngilizce kursu Open English, sana dilediğin zaman istediğin yerde İngilizce eğitimi sağlıyor. 25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek bazen zaman sıkıntısı nedeniyle güçleşebilir; fakat Open English olarak bu sorunu İngilizce kursunu online sisteme taşıyarak çözüyoruz.
Open English, İngilizce eğitimi için ihtiyaç duyduğun her şeyi, tek bir çatı altında sana sunuyor. Open English aboneliğini başlattığın zaman, içinde binlerce saatlik ders içeriğini kapsayan online kütüphaneye, 4 dilde çevirmene, İngilizce metinlerini kontrol edecek düzeltmene, konuşmanı analiz eden telaffuz aracı uygulamasına ve çok daha fazlasına sınırsız erişebiliyorsun.
Open English İngilizce kursunda ayrıca 7/24 canlı dersler, konuşma sınıfları ve istersen özel dersler var. Tüm dersleri ana dili İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına (TEFL/TESOL) sahip uzman kişiler sunuyor. Bu konuya aşağıda daha yakından bakacağız.
25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek için en iyi yöntem Open English’i denemeye ne dersin? Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma!
Gerçekten de öyle! Open English olarak şimdiye kadar birçok yaş grubunda kişiye İngilizce eğitimi sunduk. 30 hata 40 yaş üstü öğretmenler, mühendisler, bilgi işlemciler, turizmciler, iş adamları… 25 yaşından sonra İngilizce öğrenmeyi hedefliyorsan, Open English ile bunu kısa sürede başarabilirsin.
8 aşamadan oluşan CEFR temelli müfredatımızı tamamladığın zaman dört temel İngilizce beceride ustalaşacaksın: Okuma, yazma, anlama ve konuşma. Özellikle akıcı İngilizce konuşma hedefin varsa, konuşma sınıflarımız, canlı derslerimiz ve bire bir özel derslerimiz bunun için çok uygun.
İngilizce kursumuzda 2000’den fazla ana dili İngilizce olan eğitmenimiz var ve hepsi online eğitimde uzman kişiler. Onlardan mükemmel İngilizce telaffuzun sırlarını öğrenirken, İngilizce sesleri zihninde bir temele oturtacaksın. Canlı ve özel derslerde ayrıca dil bilgisi kurallarına çalışarak İngilizcenin dinamiklerini anlayacaksın.
Open English canlı dersler ve konuşma sınıflarında kendi seviyene uygun diğer öğrencilerle beraber İngilizce çalışacaksın. Open English online İngilizce kursunda 14 yaş ve büyük herkes İngilizce öğrenebiliyor, sen de onlardan biri olacaksın.

Mesleki İngilizceni geliştirmek istiyor olabilirsin. Ya da belki sadece İngilizce konuşma becerini geliştirmek istiyorsundur. Veya sıfırdan İngilizce öğreneceksindir… Open English, tüm bunlar için doğru yöntem. 25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek mesele değil, doğru yöntemi bulmak mesele. Open English, İngilizce ihtiyacın ne yönde olursa olsun ihtiyaçlarını karşılayacak.
Online İngilizce eğitiminde 15 yıldan fazla olan tecrübemiz, eğitim yöntemlerimizi mükemmelleştirmemize olanak sağladı. Open English ile İngilizce öğrenen kişilerin birçoğu, bu dildeki becerilerini paslandırmamak için eğitim seviyelerini tamamladıkları halde kursa devam ediyor. Çünkü Open English, İngilizce dilini öğrenmek ve onu güncel tutmak için en akıllı ve uygun yöntem.
25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek için bazı şeyler zor gelebilir. Mesela defter kitapla geleneksel kurslara gitmek gibi… Ya da iş çıkışında direkt kursa gitmenin çok yorucu olması gibi… Open English, %100 online eğitim sistemi sayesinde geleneksel yöntemlerin zorluklarına akıllı çözümler getiriyor.
İster evde İngilizce öğren ister iş yerindeki boş vakitlerinde… Tatile çıktığında, iş seyahatine gittiğinde, memleketini ziyaret ettiğinde… Open English ile her yer İngilizce kursu olabilir. Sana tek gerekli şeyler internet bağlantısı olan bir bilgisayar ya da mobil akıllı cihaz. Gerisini bize bırak!
Unutma, Open English üyeliğine başvurmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Online kursumuz hakkında bilgi vermek ve aklındaki soruları yanıtlamak üzere bir müşteri temsilcimiz seni arayacaktır.
“Draw” kelimesi, birçok farklı anlama gelebilen ve geniş bir yelpazede kullanılabilen bir kelimedir. Bu kelimenin, bu kadar farklı anlamlara ve bu kadar farklı kullanım bağlamlarına sahip olması İngilizcenin esnekliğini ve çeşitliliğini yansıtan bir örnek olduğunu düşünebiliriz.
Aynı kelimenin farklı anlamlarla dolu olabilmesi aynı zamanda dilin ne kadar güçlü bir iletişim aracı olduğunu da hatırlatır. İngilizce öğrenirken bu tür çok yönlü kelimeleri anlamak ve kullanmak, dili öğrenme hızımızı daha da geliştirmemize yardımcı olacaktır.
Bu yazıda ‘draw’ kelimesinin hangi anlamlarda kullanıldığını görüp örneklendireceğiz.

1. Çizmek Anlamı:
2. Kazanmak veya Berabere Kalmak Anlamı:
3. Çekmek Anlamı:
4. Çizgi Çekmek Anlamı:
5. Para Çekmek Anlamı:
6. Sonuca Ulaşmak Anlamı:
7. Dikkatini Çekmek Anlamı:
8. Çizim Yapmak Anlamı:
İngilizce konuşmak istersen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

9. İlgi Çekmek Anlamı:
10. Çekiliş Anlamı:
11. Çizgi Roman Anlamı:
12. Sürüklemek veya Çekmek Anlamı:
13. Plan Yapmak Anlamı:
14. İzleyici Çekmek Anlamı:
15. Çizgi Çekmek Anlamı:
16. Cazip Hale Getirmek Anlamı:
17. Seçmek veya Belirlemek Anlamı:
En doğru ve etkili İngilizce çalışma yönetimini öğrenmek istersen hemen yan taraftaki formu doldur!

18. Çizmek veya Sürüklemek Anlamı:
19. Sonuç Almak Anlamı:
20. Yol Çizmek veya Yönlendirmek Anlamı:
21. Silmek veya Temizlemek Anlamı:
22. Çıkarmak veya İçeri Sokmak Anlamı:
23. Çizim Yeteneği veya Cazibe Anlamı:
24. Seçilmiş Bir Şeyi Sunmak Anlamı:
25. Bir İşaretleme Yapmak Anlamı:
İngilizce öğrenmek, kelime dağarcığını genişletmek ve iletişim becerilerini geliştirmek için harika bir fırsattır. İşte tam da bu noktada Open English senin için burada!
Open English etkili ve interaktif bir öğrenme deneyimi sunmak üzere tasarlanan online dil kursudur.
Kelime dağarcığını genişletmek, doğru telaffuz etmek ve güvenle iletişim kurmak için uzman eğitmenler eşliğinde adım atabilirsin. Kelimelerin farklı anlamlarını ve kullanım bağlamlarını keşfederken, dil öğrenme serüveninde sana rehberlik etmekten her zaman mutluluk duyacak olan Open English ile İngilizcenin zengin dünyasını keşfetmeye bugün başla!
İngilizce öğrenmek istiyorsan, bu dili bir hayat biçimi haline getirmen gerekiyor. Ama nasıl? Mesela güzel İngilizce sözler ile başlayalım. Günümüz dijital dünyasında birçoğumuzun sosyal medya hesapları var ve bu hesaplar üzerinden düşüncelerimizi ifade edebiliyoruz. Bize ilham verecek güzel İngilizce sözler ile paylaşım yapmaya ne dersin? Böylece İngilizceyi günlük hayatına dahil ederek bu dilin dinamiklerini daha hızlı öğrenebilirsin.
Geçmişten bugüne insanlık tarihine birçok dahi düşünceleriyle damga vurdu. Biz de bunları aldık ve bir güzel İngilizce sözler yazısı hazırladık. Sosyal medya hesaplarında kullanabileceğin güzel İngilizce sözler arıyorsan, umuyoruz ki bunlar tam aradığın içerikler!
İşte karşında birbirinden güzel İngilizce sözler!
Güzel İngilizce sözler ile bu dilin ince nüanslarını keşfedebiliriz. Böylece İngilizceye olan hakimiyetimizi geliştireceğiz. Sadece bu mu? Hayır, güzel İngilizce sözler ile ayrıca günlük motivasyon dozumuzu alacağız.
Türkçe anlamı şöyle: Bir hayalin olduğunda, onu yakalamalı ve asla bırakmamalısın.” Ünlü aktris Carol Burnett tarafından söylenen bu cümle, en güzel İngilizce sözler arasında. Anlamı oldukça basit, hayallerinden asla vazgeçme!
Türkçe anlamına bakalım: Hiçbir şey imkansız değildir. Kelimenin kendisi “Mümkünüm!” diyor. Ünlü İngiliz aktris Audrey Hepburn tarafından söylenen bu güzel İngilizce sözde çok ince bir kelime oyunu görüyoruz: Impossible = I’m possible. Kesinlike harika! Havalı İngilizce kelimelerle motive edici bir paylaşım yapmak istiyorsan, bizce onu buldun.
Türkçeye şu şekilde çevirebiliriz: Kötü haber, zaman uçup gidiyor. İyi haber, pilot sensin. Güzel İngilizce sözler arasında dikkatimizi çeken bu güzel ifade, yazar Michael Altshuler’a ait. Yazar burada zaman hızlı akıyor ama onu yöneten biziz demek istiyor. Yani hedeflerimizden emin olduğumuz sürece endişeye mahal yok!
İngilizce güzel sözler arayışında rotamızı Walt Whitman’a çevirdik ve adeta mest olduk. Bu cümlenin Türkçe anlamı şöyle: Yüzünü her zaman güneşe doğru tut, gölgeler arkana düşer.
Amerikalı ünlü şairin bu güzel sözü, bize kötülüklere doğru değil, iyiliklere doğru bakmamızı öğütlüyor. Bugün sosyal medyada güzel İngilizce sözlerden paylaşım yapayım diyorsan, bunu kaçırma deriz.
Güzel İngilizce sözler listemize Winston Churchill’den bir cümleyle devam ediyoruz. Türkçeye şöyle çevirebiliriz: “Başarı nihai değildir, başarısızlık kötü bir son değildir: Önemli olan devam etme cesaretidir.”
Bu cümleyi çevirebildin mi? Anlamadıysan Türkçesi burada: Hayatını kendin tanımlarsın. Başka insanların senin senaryonu yazmana izin verme. Güzel İngilizce sözler listemize giren bu cümle ise ünlü Amerikalı sunucu Oprah Winfrey’e ait.

Hayal kurmak ya da yeni bir hedef belirlemek için asla geç değildir. 2014 yılında kazandığı Nobel ile en genç yaşta Nobel kazanan kişi unvanını alan Pakistanlı eğitimci aktivist Malala Yousafzai, güzel İngilizce sözler listemize bu cümlesiyle giriyor. Cümlenin Türkçe çevirisi işe şu şekilde: Başka bir hedef belirlemek veya yeni bir hayal kurmak için asla çok yaşlı değilsin.
Güzel İngilizce sözlere Open English olarak biz de katkıda bulunalım istedik. Ev konforunda %100 online bir sistemle İngilizce öğrenebileceğin Open English’te, basit ve hızlı eğitim yöntemleriyle İngilizce öğrenebilirsin. Kaç yaşında olduğun ya da ne iş yaptığın hiç fark etmez! Open English ile herkes öğrenebilir. Detaylar için sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin.
Yönümüzü popüler kültüre çeviriyoruz ve Lady Gaga’ya ait bir deyişle güzel İngilizce sözler listemize devam ediyoruz. Havalı İngilizce kelimeler kullanılan bir cümle arıyorsan, onu buldun. Türkçesi yaklaşık olarak şöyle. Kör oldukları için insanların ışıltını karartmalarına izin verme. Onlara güneş gözlüğü takmalarını söyle.
Güzel İngilizce kelimeler kullanarak anlamlı cümleler kurabilmek için ileri seviyede İngilizce bilmek gerekir. İngilizcen henüz yeterli değil mi? İnanırsan başarabilirsin. Amerikalı filozof William James, başlıktaki cümlesiyle bunu ifade ediyor ve güzel İngilizce sözler listemize giriyor. Türkçesi şu şekilde: İnanç, hakiki gerçeği yaratır.
Güzel İngilizce sözler listemize Amerikalı Marie Forleo’dan bir cümleyle devam ediyoruz. Türkçesi ise söyle: En iyi duruma sahip olmak değil, durumunuzdaki en iyiyi görmek mutluluğun anahtarıdır. Havalı İngilizce kelimelerden oluşan bir cümle arıyorsan, Maria Forleo’nun bu deyişini kullanabilirsin.
Güzel İngilizce sözler listesinin bu sırasında ünlü aktivist Mahatma Gandhi’den bir deyiş var. Türkçesi şöyle: Nazik bir şekilde dünyayı sallayabilirsiniz.
Afroamerikan ünlü yazar ve dansçı Maya Angelo ile güzel İngilizce sözler listemize devam ediyoruz. Cümleyi Türkçeye şu şekilde çevirebilirz: Birinin bulutunda gökkuşağı olmaya çalış.

İyiyi konuşmak ve pozitif olmak insana her zaman olumlu dönüyor. Sonuçta ne ekersek onu biçiyoruz! Yeni bir dil öğrenirken de önce ondaki güzel kelimeleri keşfetmek iyi bir fikir. Güzel İngilizce kelimeler gibi!
Güzel İngilizce kelimeler ile İngilizce seviyemizi ileri taşıyabiliriz. İşte karşında güzel İngilizce kelimeler listesi:
| Güzel İngilizce kelimeler | Türkçe çevirileri |
| Beautiful | Güzel |
| Becoming | Cazip |
| Comely | Ahu gibi, çekici |
| Cynosure | Dikkat çeken, ilgi toplayan |
| Dulcet | Hoş, tatlı |
| Epiphany | Aydınlanma, tezahür |
| Ethereal | Dünyevi olmayan, ruh gibi |
| Felicity | Mutluluk, saadet |
| Glamour | Cazibe |
| Love | Sevmek, aşk |
| Redolent | Güzel kokulu, hatırlatan |
Günlük hayatta kullanılan İngilizce kelimelerin havalı olanları hangileri? İngilizcede havalı kelimeler nelerdir? Bu soruların yanıtlarını merak ediyorsan senin için hazırladığımız havalı İngilizce kelimeler listesini çok seveceksin.
| Havalı İngilizce kelimeler | Türkçe çevirileri |
| Bamboozled | Aklı karışmış, şaşkın |
| Congratulations | Tebrikler |
| Cool | Havalı |
| Equilibrium | Denge |
| Hypnosis | Hipnoz |
| Lagoon | Lagün, kıyı gölü |
| Mercurial | Cıva gibi, değişken, birdenbire parlayan |
| Picturesque | Resmetmeye değer, pitoresk |
| Sabotage | Sabotaj |
| Vermillion | Parlak kırmızı, ateş kırmızısı |
Sonbahar, birçok kültürde melankoli, değişim ve dönüşüm ile ilişkilendirilir. Bu nedenle, bu deyimler sonbaharın ruhunu ve insanların yaşamı ve doğayı nasıl algıladığını yansıtmak için kullanılır. İngilizcedeki bu deyimlerin anlamlarını ve kullanımlarını bilmek İngilizceye daha poetik bir yandan yaklaşmanı sağlayabilir.
Bu yazıda İngilizcede sonbahar ile alakalı deyimleri paylaşacağız. Bu deyimleri günlük hayatta kullanmak ya da kolayca unutmak istemiyorsan Open English online dil kursuna dahil olabilirsin.
Open English ile birlikte sonbaharın güzelliklerini ve fırsatlarını keşfetmeye var mısın? Dil eğitiminin sonbaharın taptaze havası gibi ferah ve canlı olmasına izin ver.
📚 Dünya Standartlarında Eğitim: Open English ile dünya standartlarında bir İngilizce eğitimi alabilirsin. Profesyonel ve deneyimli öğretmenler sana en iyi İngilizce öğrenme deneyimini sunmak için burada.
🍁 Sonbaharın Renkleri: Yapraklar kızardığında ve sarardığında, sen de yeni dil yetenekleri kazanmanın tadını çıkar. Open English ile kendini ifade etmenin ve dünyayla daha yakın bir bağ kurmanın keyfini yaşa.
🌟 Fırsat Zamanı: Sonbahar, yeni başlangıçların mevsimi. Open English ile kariyerinde veya kişisel gelişiminde yeni bir sayfa aç. Biz sana yol göstereceğiz.
💻 Online Eğitim: Her yerde ve her zaman öğren. Open English ile esneklik seninle.
📢 Hemen Kaydol! İndirimleri ve sonbahar kampanyalarını kaçırma. Daha fazla bilgi için bugün bize katılın!
🌐Open English ile sonbaharda İngilizce konuşmanı geliştir ve hedeflerine ulaş. Sonbaharın değişimini kutlayıp dil becerilerini yeni bir seviyeye taşı!

Sonbaharın doğasını, yaşamın dönüşümlerini ve mevsimin kendine özgü özelliklerini ifade etmek için kullanılan bu deyimler sayesinde İngilizceni geliştirebilir ve daha zengin ifadelerle konuşmanı sağlayabilirsin.
“Autumn leaves” : Sonbaharda ağaçlardan dökülen yapraklar.
“Autumn years” : Yaşlılık dönemi.
“Indian summer” : Sonbaharın ortasında veya sonunda sıcak ve güneşli bir dönem.
“Harvest time” : Mahsul toplama mevsimi.
“Chasing autumn leaves” : Boşa zaman harcamak veya hayal peşinde koşmak.
“The autumn of one’s life”: Yaşlılık dönemi, özellikle insanın yaşamının son yılları.
İngilizce çalışmak istersen hemen yan taraftaki formu doldur ve ilk adımı at.

“Falling leaves return to their roots”: İnsanlar genellikle doğdukları veya büyüdükleri yere geri dönerler.
“Autumnal equinox”: Gündüz ve gece sürelerinin eşit olduğu sonbaharın başlangıcı.
“To turn over a new leaf”: Yeni bir başlangıç yapmak, eski kötü alışkanlıklardan vazgeçmek.
“Autumnal depression”: Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte insanların duygusal olarak daha düşük hissettiği bir durum.
“Autumnal colors”: Sonbaharın özgü renkleri, genellikle kızıllar, turuncular ve sarılar.

“Harvest moon”: Sonbaharda dolunayın parlaklığı ve büyüsü.
“Fall is in the air”: Sonbahar havasını veya atmosferini hissetmek.
“Autumnal melancholy”: Sonbaharın gelmesiyle ortaya çıkan hüzün veya melankoli.
“To squirrel something away for winter”: Kış için bir şeyi biriktirmek veya saklamak.
“Autumnal tints”: Sonbaharın özgü renkleri, yaprakların kızarması ve sararması.