İngilizce Kelimelerin Kısa Hallerini Biliyor musun?

Okuduğunu ve dinlediğini anlayabilmek, aynı zamanda kendini doğru bir şekilde ifade edebilmek söz konusu olduğunda, İngilizce kelime bilgisinin (vocabulary) son derece önemli olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte, bir dili iyi seviyede okuyup konuşabilmek, başka bir deyişle o dile gerçek anlamda hakim olmaktan söz edecek olursak, kelime ve deyim bilgisinin önemini tabii ki göz ardı etmeden biraz sözlük dışına çıkmamız, tabir yerindeyse sokağa inmemiz gerekiyor.

Hatırlarsan daha önceki blog yazılarımızda sokak ağzına ait, “slang” olarak bilinen terimlerden bahsetmiş, Amerikan İngilizcesi Slang ve İngiliz İngilizcesi Slang temalı yazılarımızda bunlara bolca örnek de vermiştik. İşte bu yazımızda da, tam olarak slang sayılmasa da, bir çeşit “gayrı resmi” İngilizce diyebileceğimiz kısaltma terimlere yer verecek, anlamlarını belirtecek ve tabii ki onları cümle içinde kullanacağız. Öyleyse hazırsan başlayalım!

Kelimelerin Kısa Hallerini Bilmek Neden Önemli?

İngilizce kelime kısaltmalarını bilmek, öncelikle senin için ana dili İngilizce olan insanları anlamayı çok daha kolay hale getirecek. Günlük konuşma ve yazışmaların -özellikle de sosyal medya ortamları düşünülürse- önemli bir parçası olan bu kelimeleri tanıyarak, karşı taraftakinin ne demek istediğini çok daha iyi anlayacaksın.

İngilizce kelimelerin kısaltmalarını bilmenin bir diğer güzel yani ise, tabii ki senin kendini ifade becerini geliştirecek olması. Her ne kadar kelime bilgisi çalışırken -özellikle de başlangıç seviyesindeysen- en büyük odağını kelime kısaltmaları haline getirmene gerek olmasa da, zamanla bunları öğrenmek de kendini ifade yeteneğini ileri taşıyacaktır.

ingilizce kelimelerin kısa halleri ve örnek cümleler

İngilizce Kelimelerin Kısa Halleri ve Örnek Cümleler

İşte kısa İngilizce kelimeler ve örnek cümleleri- eğer pratik yapmak istersen, çevirileri okumadan önce kelimeleri ve cümleleri kendin çevirmeyi deneyebilirsin!

Limo – Limousine (Limuzin)

Yesterday I saw him and his friends, they were in a limo! – Dün onu ve arkadaşlarını gördüm, bir limuzindeydiler!

Hubby – Husband (Koca)

Wait, I’ll call my hubby and find out  – Bekle, kocamı arayıp ona soracağım!

Rehab – Rehabilitation (Rehabilitasyon)

He used to be a big rap star. Now he is in rehab – Eskiden büyük bir rap yıldızıydı. Şimdi ise rehabilitasyonda.

Mommy – Mother (Anne)

Mommy, where are you? – Anne, neredesin?

Ma – Mother (Anne)

Hey ma! I’m home! – Hey anne, ben geldim!

Daddy – Father (Baba)

Thank you so much, daddy! – Çok sağ ol, baba!

ingilizce kelimelerin kısa halleri - veggies

Veggies – Vegetables (Sebzeler)

Don’t forget to eat your veggies! – Sebze yemeyi unutma!

Pa – Father (Baba)

Pa! Are you there? – Baba! Orada mısın?

Grandma – Grandmother (Anneanne/büyükanne)

Thank you grandma, dinner was fantastic! – Teşekkürler anneanne, akşam yemeği harikaydı!

Grandpa – Grandfather (Büyükbaba/dede)

Hey grandpa! Wanna play some chess? – Hey, büyükbaba, biraz satranç oynamak ister misin?

Vacay – Vacation (Tatil)

Can’t make it in June, I’ll be on vacay! – Hazirana yetişemem, tatilde olacağım!

Tux – Tuxedo (Smokin)

Hey, I really liked your new tux! – Hey, yeni smokinini gerçekten çok beğendim!

ingilizce kelimelerin kısa hali ve örnek cümleler - pijamas

PJs – Pyjamas (Pijama)

Why are you still in your PJs? – Neden hala pijamalarınlasın!

Legit – Legitimate (Meşru, akla yatkın, uygun, sahici, çok iyi, başarılı…)

Not: “Legitimate” kelimesi,  “legit” kelimesinin kullanıldığı her senaryo için kulağa çok doğal gelmeyebilir. “Legit” daha çok konuşma dili ve sokak ağzında; “havalı”, “hakiki”, “çok iyi” gibi anlamlarda kullanılır. İki örnek cümle:

I’ve got new Ray Ban glasses, and yes they are legit! – Yeni Ray Ban gözlük aldım. Bu sefer orijinal!

I really love his songs, he’s legit- Şarkılarını çok seviyorum, adam işinin hakkını veriyor.

I’m legit in love with her! – Ona gerçekten çok aşığım!

Şimdi de daha iyi anlaşılması adına, Legitimate için birkaç tane örnek cümle verelim:

These products are backed by legitimate scientific research – Bu ürünlerin arkasında güvenilir bilimsel araştırmalar var.

Our company has a legitimate reason for terminating the contracts of these employees – Şirketimizin, bu çalışanların sözleşmelerini iptal etmek için geçerli sebepleri bulunmaktadır.

This organization always operates under legitimate government regulations – Bu kuruluş, daima, geçerli devlet regülasyonlarına göre hareket eder.

İngilizce Kelime Bilgini Open English ile Geliştir!

Eğer sen de İngilizce kelime bilgini ilerletmek, kelime hazneni genişleterek ifade becerini geliştirmek istiyorsan, Open English online İngilizce Kursu’nu keşfetmenin tam zamanı demektir…

Seviyene, hedeflerine ve takvimine göre seçebileceğin farklı programlara sahip olan; ana dili İngilizce uzman eğitmenleri, 7/24 canlı dersleri, sınırsız içerik erişimi, dilediğin gibi pratik yapabileceğin online konuşma grupları gibi ayrıcalıklarıyla İngilizce öğrenmeyi hiç olmadığı kadar keyifli ve kolay kılacak Open English ile, sen de dil hedeflerine kolayca ulaşabileceksin! Öyleyse ne duruyorsun? Seviyen veya İngilizce öğrenmek isteme amacın ne olursa olsun, sen de hemen Open English’i keşfet, ve İngilizceni geliştirmeye başla!

İngilizce Give Kullanımı

Give kullanımı hakkında merak ettiklerin mi var? İngilizcede sıkça karşımıza çıkan bu kelime, birçok farklı anlama sahip. Temel olarak “vermek” fiili anlamına gelse de İngilizcede bu  aynı zaman bir isim. 

İngilizce give kullanımı oldukça yaygındır, hatta kendisi İngilizcede en çok kullanılan kelimeler listelerinde karşımıza çıkar. Peki, İngilizce give karşımıza çıktığı zaman ne anlama geldiğini nasıl anlayacağız? Tabii ki bolca pratik yaparak. 

Dünyanın en etkili online İngilizce kurslarından Open English ile bu konuyu kısa sürede öğrenebilir, binlerce saatlik interaktif ders içeriğinden bugün kaydolarak yararlanmaya başlayabilirsin. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, senin için en uygun eğitim planını birlikte seçelim!

ingilizce give ne demek

İngilizce Give Ne Demek?

İngilizce give kelimesinin birçok farklı anlamı var. Give Türkçe anlamıına bakmadan önce, İngilizce dilindeki anlamlarına bakarak bu kelimeye tam anlamıyla hakim olalım. 

İngilizce “give” kelimesinin Oxford sözlükte 18 farklı anlamı var. İlk anlamı ise şöyle:

  • To hand something to somebody as a present; to allow somebody to have something as a present (Birine hediye olarak bir şey vermek; birinin bir şeyi hediye olarak almasına izin vermek)

Yani aslında give, temelde karşılık beklemeden bir şeyler verdiğimiz zaman kullandığımız bir fiil. Şimdi “give” fiilinin en yaygın anlamlarını bir tabloda inceleyelim. 

İngilizce Tür Türkçe
Give Fiil Vermek
Fiil Devretmek
Fiil Teslim olmak
Fiil  Bahşetmek
İsim Uysallık
İsim Esneklik

 

Give, hem geçişli (transitive) hem de geçişsiz (intransitive) bir fiil. Yani kendinden sonra nesne alabilir de almayabilir de. 

Transitive ve intransitive nedir, biliyor musun? Open English ile kısa sürede öğrenebilirsin. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, sana özel indirimle online İngilizce eğtimine şimdi başla!

give ikimci hali ve üçüncü hali

Give İkinci Hali ve Üçüncü Hali

İngilizce tense konusunda öğrendiğimiz gibi, bu dilde fiiller zamana göre çekimleniyor. Peki, give ikinci hali (V2) ve üçüncü hali (V3) nedir? Aşağıda hazırladığımız tablo sana yardımcı olacak. 

Base (V1) Past simple (V2) Past participle (V3)
Give Gave Given

Give fiili ile ilgili örnek cümleler

  • I give you a present. (Sana bir hediye veriyorum.)
  • I gave you a present. (Sana bir hediye verdim.)
  • She had given me a present. (O, bana bir hediye vermişti.)

Open English ile İngilizceyi Kısa Sürede Öğrenebilirsin

İngilizce öğrenmeye çalışıyorsun ama bir türlü başaramıyor musun? Geleneksel kurslar yoğun programına uymuyor, etkisiz uygulamalarda boşa vakit harcıyor ve tek başına öğrenmekte zorlanıyor musun? Open English online İngilizce kursu sayesinde sen de kısa sürede ileri seviye İngilizce öğrenebilirsin. Nasıl?

Open English’te TEFL/TESOL sertifikalı 2000’den fazla ana dili İngilizce olan eğitmenler 7/24 canlı dersler düzenliyor. Aboneliği başlattığın zaman bu derslerden sınırsız yararlanabilirsin. Canlı derslerle İngilizce dil bilgisi kurallarını öğrenecek ve kelime dağarcını geliştireceksin.

İngilizce konuşma pratiği yapmak istiyorsan, eğitmenlerimizin moderatörlüğünde gerçekleşen konuşma sınıfları tam sana göre. Burada dünyanın farklı yerlerinden İngilizce öğrencileri belirli konular üzerinde İngilizce sohbet ederek “speaking” becerilerini geliştiriyorlar. Bu sınıflar da 7/24 düzenleniyor ve sınırsız katılabiliyorsun. 

Daha hızlı bir İngilizce öğrenme metodu arıyorsan, Open English özel ders paketlerini seçmek isteyebilirsin. Bu derslerde ana dili İngilizce olan eğitmenlerle bire bir online görüşmeler yapıyor ve istediğin konuyu seçebiliyorsun. 

Open English’i denemek istersen, bu sayfadak iletişim formunu doldur, müşteri temsilcilerimiz kaydını istediğin anda başlatacaktır. Sonra danışmanlarımızla platform turuna çıkarak canlı derslerimiz, konuşma sınıflarımız ve çok daha fazlasına yakından bakacaksın. 

İngilizce Give Cümle Örnekleri

İngilizce give kullanımı birçok yerde karşına çıkabiliyor. Bunun bir nedeni de, bu fiille türetilen birçok yeni fiil olması. Şimdi en yaygın olarak bilinenlerine göz atalım.

Give up: Pes etmek, vazgeçmek

  • After many tries, she finally gave up.  (Birçok denemeden sonra sonunda pes etti.)
  • I give up on you. (Senden vazgeçiyorum.)

Give birth: Doğurmak

  • My cat gave birth to 4 kittens. (Kedim 4 tane yavru doğurdu.)

Give a speech: Konuşma yapmak

  • The commander gave a speech before the training. (Komutan eğitim öncesinde bir konuşma yaptı.)

Birden Fazla Anlamı Olan İngilizce Kelimeler: SET

İngilizce dilinin zenginliği ve çeşitliliği, bazı kelimelerin birden fazla anlam taşımasına olanak sağlıyor. Bu çok yönlü kelimeler arasında belki de en öne çıkanlardan biri “set” kelimesi olarak biliniyor. İngilizce set, farklı bağlamlarda kullanıldığında tamamen farklı anlamlar kazanabilen bir terim olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yazıda, İngilizce set kelimesinin farklı anlamlarını, her bir anlamın örnekleriyle birlikte ele alacağız. Ayrıca İngilizce set kelimesinin birden fazla anlamının İngilizce dilindeki zenginliğe ve kelimenin kullanıldığı bağlama nasıl bağlı olduğuna dair ilginç örnekler sunacağız. İngilizce set kelimesinin karmaşıklığını ve çeşitliliğini daha iyi anlamak için okumaya devam et!

İngilizcede Farklı Anlamlara Sahip Olan Kelimeler

İngilizce dilinde, İngilizce set gibi, birden fazla anlamı olan birçok kelime bulunuyor. Bu kelimeleri öğrenmek, İngilizceyi doğru bir şekilde kullanmak için çok önemli. İşte, İngilizce set gibi birden fazla anlama sahip İngilizce kelimelerden bazı örnekler:

  • Run:
    • Koşmak (to run)
    • İşletmek veya yönetmek (to run a business)
    • Çalıştırmak (to run a machine)
  • Bear:
    • Ayı (the animal)
    • Taşımak veya katlanmak (to bear a burden)
    • Doğurmak (to bear offspring)
  • Bat:
    • Yarasa (the animal)
    • Sopa (a club used in sports)
    • Battaniye (a piece of cloth)
  • Bank:
    • Banka (financial institution)
    • Kıyı (the side of a river)
    • Bank (to tilt or incline)
  • Box:
    • Kutu (a container)
    • Boks (the sport)
    • Savaşmak veya dövüşmek (to box)
  • Can:
    • Teneke kutu (a metal container)
    • Yapabilme yetisi (ability)
    • İzin (permission)
  • Rock:
    • Taş (a solid mineral)
    • Kayalar (music genre)
    • Sallanmak veya sarsılmak (to rock)
  • Plant:
    • Bitki (a living organism)
    • Fabrika veya tesis (a facility)
    • Dikmek veya ekmek (to plant)
  • Mouse:
    • Fare (the animal)
    • Bilgisayar faresi (computer device)
    • Düşük sesle konuşmak veya mırıldanmak (to mouse)
  • Paper:
    • Kağıt (a material)
    • Gazete veya dergi (printed publication)
    • Doküman veya yazı (a written document)

İngilizce set gibi birden fazla anlamı olan İngilizce kelimelerin daha fazlasını öğrenmek istersen Open English’e katıl! Sayfadaki formu doldurarak seni aramamız ve online İngilizce kursu Open English hakkında detaylı bilgi sunmamız için iletişim bilgilerini bize iletebilirsin.

ingilizce set kelimesinin farklı anlamları

İngilizce SET Kelimesinin Farklı Anlamları

İngilizce set kelimesinin, birçok farklı anlama gelebilecek çok yönlü bir terim olduğundan söz etmiştik. İngilizce set kelimesinin anlamı, bağlama ve kullanıldığı alana bağlı olarak değişebilir. İngilizce set kelimesinin bazı yaygın kullanımları şunlar olabilir:

  • Grup veya Kümeler: İngilizce set, bir grup nesneyi veya ögeyi ifade etmek için kullanılabilir. Örneğin, “a set of books” (bir kitap koleksiyonu) gibi.
  • Ayarlamak veya Kurmak: İngilizce set, bir cihazı veya sistemini çalıştırmak veya hazırlamak anlamında kullanılabilir. Örneğin, “set the alarm clock” (alarm saati kur) gibi.
  • Düzenlemek: İngilizce set, bir şeyi düzgün bir şekilde yerleştirmek, düzenlemek veya ayarlamak anlamında kullanılabilir. Örneğin, “set the books on the shelf” (kitapları rafta düzenle) gibi.
  • Yerleşmek veya Konaklamak: İngilizce set, “settle” olarak kullanıldığında, bir kişi veya grubun bir yerleşim yerine taşınması veya yerleşmesi anlamında kullanılabilir. Örneğin, “They decided to settle in a small town” (Küçük bir kasabada yerleşmeye karar verdiler) gibi.
  • İlgili veya İlişkilendirilmiş: İngilizce set, bir şeyin bir başka şeyle ilişkilendirilmesini veya bağlantılı olduğunu ifade etmek için kullanılabilir. Örneğin, “a movie set in Paris” (Paris’te geçen bir film) gibi.
  • Karakter veya Huy: İngilizce set kelimesi, bir kişinin karakterini veya huyunu ifade etmek için de kullanılabilir. Örneğin, “She has a determined set to her jaw” (Çenesinde kararlı bir ifade var) gibi.
  • Performans: İngilizce set, tiyatro veya müzik gibi performans sanatları bağlamında kullanılabilir. Örneğin, “a musical set” (bir müzik performansı) gibi.
  • Oyun: İngilizce set, bazı kart oyunlarında bir oyun dönemini ifade etmek için de kullanılabilir. Örneğin, “a set of cards” (bir destenin bir bölümü) gibi.

İngilizce SET, kelimesinin bu çok yönlü anlamları nedeniyle kelimenin anlamını anlamak için cümlenin veya metnin bağlamını dikkate almak önemlidir.

ingilizce kelimelerden set ile kurulmuş örnek cümleler

İngilizce Kelimelerden SET İle Kurulmuş Örnek Cümleler

İşte, İngilizce set kelimesi ile kurulabilecek bazı örnek cümleler:

  • Grup veya kümeler manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • I have a set of new clothes for the upcoming trip. (Yaklaşan seyahat için yeni kıyafetlerden bir takımım var.)
    • She collects a set of antique coins from different countries. (O, farklı ülkelerden antika paralardan bir koleksiyon toplar.)
  • Ayarlamak veya kurmak manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • Please set the table for dinner. (Lütfen akşam yemeği için sofrayı hazırla.)
    • He needs to set up his computer before he can start working. (Çalışmaya başlamadan önce bilgisayarını kurması gerekiyor.)
  • Düzenlemek manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • She carefully set the books on the shelf. (Kitapları dikkatlice rafta düzgün bir şekilde yerleştirdi.)
    • The hairdresser will set your hair in curls. (Kuaför saçınızı bukleler halinde düzeltecek.)
  • Yerleşmek veya konaklamak manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • After years of traveling, they decided to settle in a quiet village. (Yıllarca seyahat ettikten sonra, sakin bir köyde yerleşmeye karar verdiler.)
    • They plan to settle down and start a family in the city. (Şehirde yerleşip aile kurmayı planlıyorlar.)
  • İlgili veya ilişkilendirilmiş manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • It’s a romantic movie set in the 19th century. (Bu, 19. yüzyılda geçen romantik bir film.)
    • The math set contains all the necessary tools for geometry. (Matematik seti, geometri için gerekli tüm araçları içerir.)
  • Karakter veya huy manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • Despite her calm exterior, she has a fierce set to her personality. (Sakin dış görünüşüne rağmen, kişiliğinde hırçın bir yan vardır.)
    • His determined set of mind helped him achieve his goals. (Kararlı zihninin ona hedeflerine ulaşmasında yardımcı olduğu.)
  • Performans manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • The theater crew prepared an elaborate set for the play. (Tiyatro ekibi, oyun için karmaşık bir sahne düzenledi.)
    • The band played an incredible set of songs during the concert. (Grup, konser sırasında inanılmaz bir şarkı seti çaldı.)
  • Oyun manasında kullanılan İngilizce set ile ilgili cümleler:
    • Let’s play another set of cards before we go to bed. (Yatmadan önce başka bir kart oyunu oynayalım.)
    • They enjoyed a competitive set of tennis matches at the club. (Kulüpte rekabetçi tenis maçlarının tadını çıkardılar.)

Birden fazla anlamı olan İngilizce kelimelerden biri olan set hakkında her şeyi öğrendin. İngilizcede set gibi birden fazla manaya sahip birçok kelime var. Bu kelimelerden biri de İngilizce run kelimesi. Run kelimesinin anlamlarını öğrenmek istersen Birden Fazla Anlamı Olan İngilizce Kelimeler: RUN başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

Birden fazla anlamı olan İngilizce kelimeleri öğrenmenin en kolay yolu İngilizceyi Open English’ten öğrenmek! %100 online İngilizce kursu Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenler ile yapacağın canlı derslerde İngilizceye dair her şey gibi, birden fazla anlamı olan İngilizce kelimeleri ve bu kelimelerin kullanımlarını da detaylı bir şekilde öğrenirsin. Binlerce saatlik interaktif dersler ve öğrenmeye yardımcı çeşit çeşit etkinlik ile Open English, İngilizce öğrenmek için en harika araç!

Open English ile İngilizce öğrenmeye başlamak için sayfadaki formu doldur, seni hızlıca arayalım ve Open English aboneliğini başlatalım.

İngilizce Seviye Belirleme Sınavı

İngilizce seviye belirleme testine nasıl hazırlanılır? İngilizce seviye belirleme testine hazırlanmanın en etkili yolları nelerdir? İngilizce sınavlarına nasıl verimli çalışılır? Bugün bu soruların cevaplarını ararken İngilizce seviye belirleme sınavları hakkında konuşacağız. 

İngilizce seviye belirleme testine hazırlanmak için doğru bir İngilizce çalışma programı ve uzman desteği gerekir. Open English olarak, sana bütünüyle İngilizce eğitimi sunarak bu dilin 4 temel becerisinde (okuma, yazma, dinleme ve konuşma) ustalaşmanı sağlayacağız. Böylece, hedefin hangi İngilizce seviye belirleme testi olursa olsun, başarıyla sınavı geçebileceksin. 

%100 online İngilizce kursu Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. Eğitim sistemimiz ve ücretlerimiz hakkında bilgilendirmek adına bir müşteri temsilcimiz seni arayacaktır. 

İngilizce Seviye Testi Nerelerde Karşına Çıkıyor?

İngilizce becerinin ölçülmesi gereken alanlarda çeşitli İngilizce seviye testleri karşına çıkabiliyor. Dünya genelinde tanınırlığı yüksek birkaç tane İngilizce yeterlilik sınavı var. Bu sınavlardan aldığın sonuçlar; belirli süre boyunca iş ve akademi dünyasında olduğu kadar, İngilizcenin ana dil olduğu ülkelerdeki oturum ve çalışma izinlerinde de geçerli oluyor. 

Bunun yanı sıra Türkiye’de lise ve üniversitelerde İngilizce seviye belirleme testleri yapılabiliyor. Bu testlerden geçerli not alan öğrenciler İngilizce hazırlık sınıfını atlayarak eğitimlerine devam edebiliyorlar. Böylece diğer öğrencilere göre 1 sene öne geçmiş oluyorlar. 

İngilizce, tıpkı Türkçe gibi bir dil. Yani dil bilgisi kurallarını bildiğin ve zengin bir kelime dağarcığına sahip olduğun sürece, İngilizce seviye testinden iyi puan almamak için hiçbir sebebin yok. 

En kolay İngilizce öğrenme yöntemi Open English’i denemek için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli!

ingilizce seviye tespit sınavı

Resmi İngilizce Yeterlilik Sınavları

Dünya genelinde tanınırlığa sahip birkaç İngilizce seviye belirleme testi var. Bu sınavlar bizim ülkemizde de yetkili kurumlar tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca belirli kamuya personel alım sınavlarında ve bazı yüksek lisans programları için İngilizce seviye testi de yapılıyor ve katılımcıların hedeflenen puanı aşmaları bekleniyor. 

TOEFL

TOEFL, yani Test of English as a Foreign Language, daha çok ABD kurumlarınca talep edilen bir İngilizce seviye belirleme sınavı. Ana olarak 4 temel beceri ölçülüyor fakat belirli durumlara göre farklı sınav türleri var. 

IELTS

IELTS, yani International English Language Testing System, daha çok İngiliz kurumlarca talep edilen bir İngilizce seviye belirleme sınavı. Tıpkı TOEFL gibi burada da 4 temel becerin ölçülüyor: Okuma, yazma, dinleme ve konuşma. 

TOEIC

TOEIC, yani Test of English for International Communication, daha çok global kurumsal firmalarca talep edilen bir İngilizce seviye belirleme testi. Bu sınav, daha çok mesleki İngilizceye yoğunlaşıyor. 

Hemen Open English üyeliğini başlatmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. 

OPI

OPI, yani The Oral Proficiency Interview, daha çok İngilizce konuşma becerisini ölçen bir İngilizce seviye belirleme sınavı. 

YDS

YDS, yani Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı, ülkemizde ÖSYM tarafından yapılan bir İngilizce seviye belirleme sınavı. Özellikle akademik kariyerde ve kamusal görevlerde bu sınav sonucu istenebiliyor. 

ingilizce seviye testinde profesyonel yöntem

Tüm İngilizce Seviye Belirleme Testi Türlerine Hazırlanmanın En İyi Yöntemi

Online İngilizce kursu Open English ile istediğin yerde dilediğin zaman tüm İngilizce seviye belirleme testlerine yüksek verimle çalışabilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerin 7/24 30 dakikada bir sunduğu canlı derslere sınırsız katılabilir; konuşma sınıflarında İngilizce speaking becerini mükemmelleştirebilir; binlerce saatlik ders içeriğini kapsayan online kütüphanede tüm İngilizce dil bilgisi kurallarını öğrenebilirsin. 

Open English olarak, dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrencinin ileri seviye İngilizce öğrenmesine katkıda bulunduk. 2000’den fazla uluslararası eğitim sertifikalarına sahip ana dili İngilizce olan eğitmenlerimizle, öğrencilerimize pratik, akıllı ve keyifli bir eğitim deneyimi sunuyoruz.

Senin hedefin hangisi? TOEFL? IELTS? Open English’te bu sınavlar için özel ders içerikleri ve bire bir test deneyimini sunan örnek sınavlar var. Hangi İngilizce seviye belirleme testine hazırlanıyorsan hazırlan, Open English ile hedeflerini başarabilirsin! 

Open English hakkında daha fazla bilgi için bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma!

Aldıkları Eklerle Anlamları Beklendiği Gibi Olmayan Kelimeler

Dil, insanların iletişim kurma ve düşüncelerini ifade etme aracıdır. Ama bazen beklenmeyen yollarla ilginç ve tuhaf sonuçlara yol açabilir. Biz de tam bu yüzden bu yazıda, İngilizcede aldıkları eklerle anlamları beklediği gibi çıkmayan bazı kelimelere odaklanacağız. Dilin bu ilginç yönlerini keşfetmeye hazır mısın? Eğer hala hazır değilsen seni Open English ile tanıştırmak istiyoruz. Bu sayede hazırlık aşaman da kısalacak.

Dil Öğrenimini Yeniden Tanımla!

Sınırları aş, dünyayı keşfet ve kariyerinde yeni kapılar aç! Open English dil kursu, İngilizce öğrenme yolculuğunun lideri olacak. Neden mi?

Esnek Zamanlama: Open English ile dil öğrenmek zor değil çünkü yaşam tarzına uyum sağlar. Dilediğin zaman, istediğin yerden online derslere katılabilirsin. Çalışma saatlerin veya diğer taahhütlerin varsa endişelenme, dil öğrenimi seninle birlikte hareket eder.

Özelleştirilmiş Ders Planları: Her öğrenci benzersizdir. Bu yüzden Open English her öğrencinin ihtiyaçlarına uygun özel ders planları sunuyor. Ana konulara odaklan, konuşma pratiği yap veya yazma becerilerini geliştir. Senin hedeflerin, bizim önceliğimizdir.

Uzman Eğitmenler: Open English’te dersler, uzman dil eğitmenleri tarafından yönlendirilir. Sana en son dil bilgisi ve iletişim becerilerini öğretecek profesyonel bir eğitim ekibine sahip. Pratik yaparken sorularını sormaktan çekinme, biz buradayız!

Dil öğrenimi bir yolculuktur ve Open English ile o yolculuğu daha keyifli ve etkili hale getir. Hemen kaydol ve bugün İngilizceni bir üst seviyeye taşı!

dilin kendine has karmaşıklığı - flammable ve inflammable

Dilin Kendine Has Karmaşıklığı

İngilizcede aldıkları eklerle anlamları beklediği gibi olmayan  kelimeler, dilin tuhaf ve bazen karmaşık doğasını yansıtır. Dil, sürekli olarak değişen ve gelişen bir varlıktır. Bu tür ilginç örnekler, dilin zenginliğini ve evrimini gösteren sadece birkaç örneğe bakalım:.

1. Flammable ve Inflammable

“Flammable” kelimesi, bir şeyin kolayca yanabilme yeteneğini ifade eder ve çoğu insan için anlamlıdır. Ancak işler karmaşıklığa dönüştüğünde, “inflammable” kelimesi devreye girer. “Inflammable” kelimesi, “yanıcı” anlamına gelir ve “flammable” kelimesi ile aynı şeyi ifade eder. Yani, “in-” ön eki İngilizcede olumsuzluk ifade eden bir ön ek gibi görünse de, burada yanıltıcıdır. Bu nedenle, “inflammable” kelimesi yanıcı bir maddeyi tanımlarken, beklenenin aksine, “flammable” kelimesi ile aynı anlama gelir.

Be cautious with the storage of flammable materials in the garage. (Garajdaki yanıcı malzemelerin depolanması konusunda dikkatli olun.)

2. Sanction ve Unsanctioned’

“Sanction” kelimesi, “ceza” veya “yaptırım” anlamına gelir. Ama bu kelimeye eklenen “un-” ön eki ile oluşan “unsanctioned,” beklendiği gibi “cezasız” veya “yaptırımsız” anlamına gelmez. Tam tersine, “unsanctioned” kelimesi, “izin verilmemiş” veya “resmi onay alınmamış” anlamına gelir. Bu durumda, ek kelimenin anlamını tersine çevirmek yerine, anlamını genişletir.

The government decided to sanction the new construction project. (Hükümet, yeni inşaat projesine onay verme kararı aldı.)

3.  ‘Valuable’ ve Invaluable

Bu kelime, “paha biçilmez” veya “değer tespiti yapılamaz” anlamına gelir. Ancak, “in-” ön eki genellikle olumsuzluk ifade ederken, “invaluable” kelimesi tam tersine, bir şeyin çok değerli olduğunu vurgular. Yani, kelimenin kendisi beklendiği gibi bir olumsuzluk taşımaz.

The antique necklace is not only valuable but also holds sentimental value. (Antika kolye sadece değerli değil, aynı zamanda duygusal bir değere sahip.)

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

dilin kendine has karmaşıklığı - credible incredible

4. Credible – Incredible:

 “Credible” kelimesi, bir bilgi veya kişinin güvenilir ve itimat edilir olduğunu ifade eder. Örneğin, güvenilir bir kaynaktan alınan bilgi “credible” olarak nitelendirilebilir. Diğer yandan, “incredible” kelimesi, beklenenin ötesinde şaşırtıcı veya hayret verici bir şekilde inanılmaz olanı ifade eder. Bu iki kelime arasındaki temel fark, güvenilirlik ile inanılmazlık arasındaki ayrımda yatar.

The information provided by the expert is credible and can be trusted. (Uzman tarafından sağlanan bilgi güvenilir ve güvenilir.)

5. Famous – Infamous:

“Famous” kelimesi, geniş bir kitle tarafından tanınan veya bilinen kişiyi veya şeyi ifade eder. Örneğin, ünlü bir sanatçı veya ünlü bir kitap “famous” olarak adlandırılabilir. Diğer yandan, “infamous” kelimesi, kişinin veya şeyin kötü bir üne sahip olmasıyla ilgili olumsuz bir konotasyona sahiptir. Bu kelime, genellikle olumsuz bir şekilde ünlü olan birini veya bir şeyi ifade eder.

The actor became famous after winning the prestigious award. (Aktör, prestijli ödülü kazandıktan sonra ünlü oldu.)

6. Creation – Recreation:

“Creation” kelimesi, bir şeyin ortaya çıkma veya yaratılma eylemini ifade eder. Örneğin, bir sanat eseri veya yeni bir ürün “creation” olarak adlandırılabilir. “Recreation” kelimesi ise genellikle dinlenmek veya eğlenmek amacıyla yapılan aktiviteleri ifade eder. Bu kavramlar arasındaki fark, birinin yeni bir şeyin yaratılmasıyla ilgili olmasıyla diğerinin ise mevcut olanın yeniden yapılandırılması veya zaman geçirme amaçlı olmasıdır. Ama temelde aynıdır.

The artist’s creation was admired for its unique and innovative approach. (Sanatçının yaratısı, benzersiz ve yenilikçi yaklaşımı nedeniyle takdir edildi.)

7. Different – Indifferent: 

“Different” kelimesi, bir şeyin diğerinden farklı veya çeşitli olduğunu belirtir. Örneğin, iki farklı renk veya şekil “different” olarak tanımlanabilir. “Indifferent” kelimesi ise genellikle bir kişinin duyarsız veya kayıtsız olduğunu ifade eder. İki durum arasındaki temel ayrım, birincisinin çeşitlilik veya farklılık üzerine odaklanmasıyla ikincisinin ise duygu eksikliği veya ilgisizlikle ilişkilendirilmesidir. Fakat genel olarak her iki kelimede aynı anlamda kullanılabilir.

The two solutions have different effects on the experiment’s outcome. (İki çözüm, deneyin sonucu üzerinde farklı etkilere sahiptir.)

Girişimciler İçin İngilizce

Girişimciler için İngilizce neden önemlidir? Bu sorunun yanıtı çok basit. İnternetin yaygınlaşmasıyla ticari sınırlar kalktı ve artık basit bir fikir bile dallanıp budaklanarak global bir başarıya dönüşebiliyor. Fakat bu noktada bir bariyer var: Dil. 

Dünya genelinde binlerce dil bulunsa da günümüzde en yaygın olarak konuşulan dil, İngilizce. Son yapılan araştırmalara göre, dünya genelinde 1,3 milyardan fazla insan İngilizce dilini temel seviyede kullanabiliyor. Dijital dünyada ise ortak dil İngilizce. Yapılan bir diğer araştırmaya göre, internetteki içeriklerin %60’ından fazlası bu dille oluşturuluyor. 

İşte bu nedenlerden ötürü, girişimciler için İngilizce en önemli beceriler arasında. Çünkü İngilizce becerisi, bir fikrin global başarısı için gerekli bir faktör. Böylelikle girişim için yatırım yapılabilecek oluşum sayısı bir anda inanılmaz artıyor! 

Peki, girişimciler için İngilizce öğrenmenin hızlı bir yolu var mı? Kolay İngilizce öğrenmek mümkün mü?

girişimciler için ingilizce kursu

Girişimciler için İngilizce Kursu

Dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrencinin tercihi, online İngilizce kursu Open English’i keşfetmeye hazır mısın? Girişimciler için İngilizce kursu arıyorsan, iş İngilizcesi alanındaki en iyi online eğitim programına başlayarak hızlıca hedeflerini gerçekleştirebilirsin.

Open English hakkında detaylı bilgi almak ve kurs ücretlerini öğrenmek için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz ihtiyaçlarını konuşmak üzere seni arayacaktır. 

Open English üyeliğini başlattığın zaman; ana dili İngilizce olan eğitmenlerin sunduğu canlı derslerden ve yine bu eğitmenlerin moderatörlüğünde gerçekleşen, dünyanın farklı yerlerinden öğrencilerin İngilizce sohbet ettiği konuşma sınıflarımızdan 7/24 sınırsız şekilde yararlanabileceksin. 

Sadece canlı dersler ve konuşma sınıflar değil, seçtiğin eğitim paketine göre ana dili İngilizce olan eğitmenlerle bire bir özel dersler de gerçekleştirebilirsin. Bu dersler, İngilizce öğrenmenin en hızlı yolu!

Open English’te canlı derslerin dışında, 8 seviyeden oluşan CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) temelli İngilizce ders müfredatı seni bekliyor olacak. Burada binlerce saatlik interaktif ders içeriğini kendi başına çalışarak, 4 temel İngilizce becerisinde (writing, reading, listening ve speaking) kısa sürede ustalaşabilirsin. 

Üyeliğin boyunca interaktif derslerden 7/24 sınırsız yararlanabilirsin! Yani günlük programının yoğun olması senin için bir engel değil. 

Tüm bunların yanı sıra, Open English’te sesini kayderek konuşmanı analiz ettirebileceğin telaffuz aracıyla mükemmel diksiyona ulaşabilirsin. Telaffuz aracımız, tüm eğitim paketlerimize dahildir ve tamamen ücretsizdir! Bununla beraber, düzeltmen, çevirmen ve günlük haberler gibi İngilizceyi bir hayat biçimine dönüştürebileceğin birçok içerik ve uygulamadan istediğin kadar yararlanabileceksin. 

Tüm bu özellikler ve daha fazlasından sana özel indirimle yararlanmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldur, en uygun girişimciler için İngilizce eğitim paketini beraber seçelim. 

girişimciler için ingilizcenin önemi

Girişimciler İçin İngilizcenin Önemi

Girişimciler için İngilizce neden önemli? Aslında bu sorunun cevabı çok basit çünkü girişimciler, kendi çevresinde olan bitenleri gözlemleyerek, toplum ihtiyaçlarına en uygun şekilde yeni fikirler türeten ve bu fikirleri bir faydaya (ya da bir işe de diyebiliriz) dönüştüren insanlardır. 

Günümüzde bilgi paylaşım hızı, geçmişe oranla yüzlerce belki de binlerce kat daha hızlı. Bu da toplumlar arasındaki sinerjiyi arttırarak, yeni ve yaratıcı fikirlerin bir anda globalleşmesini sağlıyor. İnternetin keşfi, yepyeni bir dünyayı araladı ve burada keşfedilecek çok şey var. 

Girişimcillikte dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bilgiye hızlıya ulaşarak çağın gerisinde kalmamak. Böylece girişimler, sadece bir girişim olarak kalmaz ve başarıya dönüşebilir. Bilgilere ve yeni trendlere hızlıca ulaşmak istiyorsak, İngilizce bunun için en iyi araç. 

Girişimciler için İngilizce işte bu nedenden ötürü oldukça önemli. Özellikle teknolojide ve iş dünyasında yeniliklerin yayınlandığı ciddi içerik platformlarını takip edebilmek için iyi bir İngilizce şart. 

Girişimciler İçin İngilizce Öğrenmenin Püf Noktaları

Girişimciliğin gerektirdiği özelliklerden biri de pratik düşünme becerisi. O zaman pratik düşünceyi alalım ve İngilizce eğitimine uygulayalım. Girişimciler için İngilizceyi hızlıca öğrenmenin sırları nedir? Aşağıdaki önerilerimize kulak ver, kolayca İngilizce öğren:

  • Sana en hızlı İngilizce öğretebilecek Open English online İngilizce kursuna başla. Buradaki iş İngilizcesi ders içerikleriyle alanına uygun mesleki İngilizceyi hızlıca öğrenebilirsin. 
  • Mesleki İngilizce ile günlük konuşulan İngilizce arasında farklar var. Günlük İngilizceyle profesyonel dünyada etkili İngilizce içerikler hazırlayamazsın. Bu nedenle mesleki İngilizce yoğunlaşmak iyi bir fikir. 
  • Yurt dışında çalışmayı ya da eğitim almayı planlıyorsan (ABD ve Avrupa için konuşuyoruz), IELTS, TOEFL ve TOEIC sınavları karşına çıkacak demektir. Bu sınavlara Open English ile hızlıca hazırlanabilirsin. 
  • Her gün için belirli İngilizce hedefler belirle ve bunları gerçekleştir. Örneğin bir gün yeni 20 kelime öğren, diğer gün bir İngilizce dil bilgisi konusu tamamen bitir. Böylece hızlıca hedeflerine ulaşabilirsin. 

Girişimle İlgili İngilizce Kelimeler

Girişimciler için İngilizce yazımızın sonuna geldik. Girişim ile ilgili kelimelerin İngilizce karşılıklarıyla yazımızı kapatıyoruz. Akıcı İngilizce konuşma hedefin varsa, bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma! 

  • Girişim: Venture, enterprise
  • Girişimci: Entrepreneur
  • Girişimcilik: Entrepreneurship

İngilizce Şans İle İlgili İfadeler

Şans, hayatın karmaşık dokusunda dolaşan gizemli bir yoldur. İngilizcede, şansla ilgili kullanılan birçok ifade var. Bunlar sadece günlük konuşmalarımızı renklendirmekle kalmaz, aynı zamanda yaşamın içindeki beklenmedik sürprizlere dair derin duyguları da ifade eder. Gel, şansın dünyasında bir gezinti yapalım ve bu dilin içindeki samimi tonlarını birlikte keşfedelim.

Şans İle İngilizce İngilizce İfadeler

1. “The luck of the draw” – Piyangodan ne çıkarsa

  • Winning the lottery is all about the luck of the draw. (Loto kazanmak tamamen çekilişin şansına bağlıdır.)

2. “To be in luck” – Şanslı olmak

  • You’re really in luck if you find a four-leaf clover. (Eğer dört yapraklı yonca bulursan gerçekten şanslısın.)

3. “To push one’s luck” – Şansını zorlamak

  • Don’t push your luck by asking for another favor (Başka bir iyilik isteyerek şansını zorlama.)

4. “A stroke of luck” – Şans zseri

  • Finding that lost key was a real stroke of luck. (Kaybolan o anahtarı bulmak gerçekten bir şans eseri oldu.)

şans ile ilgili ingilizce ifadeler

5. “To be down on one’s luck” – Şanssız olmak

  • He’s been down on his luck since he lost his job. (İşini kaybettiğinden beri şanssızdı.)

6. “To tempt fate” – Kaderi sınamak

  • Walking on the edge of the cliff is really tempting fate. (Uçurumun kenarında yürümek kaderi sınamak demektir.)

7. “The luck is on your side” – Şansın seninle olması

  • With your skills, it seems like the luck is on your side. (Yeteneklerinle, şans seninle gibi görünüyor.)

8. “A lucky break” – Şanslı bir fırsat

  • Getting that job offer was a lucky break for him. (O iş teklifini almak onun için şanslı bir fırsattı.)

9. “To be on a winning streak” – Kazanma serisinde olmak

  • Ever since he started his new business, he’s been on a winning streak.(Yeni işine başladığından beri, kazanma serisinde.)

10. “To leave things to chance” – Şansa bırakmak

  • I don’t like to leave things to chance; I prefer careful planning. (Şansa bırakmayı sevmem; dikkatli planlamayı tercih ederim.)

11. “To be born under a lucky star.” – Doğuştan şanslı olmak, hayatta genel olarak iyi şanslara sahip olmak.

  • She seems to be born under a lucky star; everything just falls into place for her. (Doğuştan şanlı sanki, her şey onun önüne düşüyor.)

12. “To be a game of chance.”- Hayatın genel olarak belirsiz ve şansa bağlı olduğu durumu ifade eder.

  • Life is a game of chance, and we never know what’s around the corner. (Hayat bir şans oyunudur ve yakında ne olacağını asla bilemeyiz.)

Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak için yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

şans ile ilgili ingilizce ifadeler - a roll of the dice

13. “A roll of the dice.”- Zar atmak

  • Starting a new business is always a roll of the dice; success is not guaranteed.(Yeni bir işe başlamak her zaman zar atmaktır; başarı garanti edilmez)

14. “To have the Midas touch.”- Eli neye değse altına dönüştüğü, her işte başarılı olma yeteneği.

  • John seems to have the Midas touch; every project he undertakes turns into success.(John Midas’ın dokunuşuna sahip gibi görünüyor; Üstlendiği her proje başarıya dönüşüyor.)

15. “To count one’s blessings.”- Sahip olunan olumlu şeylere odaklanmak, şükretmek.

  • Instead of complaining, let’s count our blessings and appreciate what we have. (Şikayet etmek yerine elimizdeki nimetleri bakalım ve elimizdekilerin kıymetini bilelim.)

16. “To be in the right place at the right time.”- Tam olarak doğru yerde ve doğru zamanda olmak, fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek.

  • Meeting the CEO of the company was just being in the right place at the right time.(Şirketin CEO’suyla tanışmak sadece doğru zamanda doğru yerde olmaktı.)

17. “To be a stroke of good luck.”- Beklenmedik bir şekilde gelen olumlu bir durum.

  • Finding a wallet on the street was a real stroke of good luck.(Sokakta cüzdan bulmak gerçek bir şanstı.)

18. “To be on cloud nine.”- Aşırı mutlu ve coşkulu olmak.

  • After receiving the promotion, she’s been on cloud nine.(Terfiyi aldıktan sonra  bulutların üzerinde gibi mutluydu.)

19. “To strike it lucky.”- Beklenmedik bir şekilde şansa rastlamak.

  • He struck it lucky when he won the lottery without even trying. (Piyangoyu hiç denemeden kazandığında şanslıydı.)

20. “To be a lucky charm.”- İyi şans getiren bir kişi ya da nesne.

  • Having her as a business partner feels like having a lucky charm; everything goes smoothly.(Onu bir iş ortağı olarak görmek, şanslı bir tılsım sahibi olmak gibi geliyor; her şey yolunda.)

ingilizce şans ifadelerini ve fazlasını open englishle öğren

Hayatına Yeni Kapılar Aç

Dil öğrenmek, sadece kelimeleri ezberlemek değil. Aynı zamanda farklı kültürleri anlamak, dünya görüşünü genişletmek ve yeni insanlarla iletişim kurma yeteneğini kazanmaktır. Open English, sana dünya genelinde geçerli ve etkili bir dil olan İngilizceyi öğrenme fırsatı sunar. Bu, sadece kariyerinde değil, aynı zamanda kişisel gelişiminde de devrim yaratmanın bir yolu olabilir.

Yeni Bir Dil, Yeni Bir Hayat

Dil öğrenmek, bir macera başlatmanın ilk adımıdır. Open English ile, dilini geliştirirken aynı zamanda yeni bir hayatın kapılarını aralayabilirsin. İster iş dünyasında yeni fırsatlar peşinde koş, ister dünya genelinde arkadaşlar edin, Open English sana bu yolda rehberlik eder.

Samimi Bir Öğrenme Deneyimi

Open English, sadece İngilizce öğrenme platformu olarak değil, aynı zamanda bir topluluk olarak da öne çıkar. Eğitmenler ve diğer öğrencilerle etkileşim içinde olabilir, sorularını sorabilir ve deneyimlerini paylaşabilirsin. Böylece dil öğrenme sürecin daha samimi ve destek dolu bir deneyim haline gelir.

Her Dil Öğrenme Macerası, Bir Şans.

Open English ile yeni bir dil öğrenirken, aynı zamanda kendini keşfedecek, yeni insanlarla tanışacak ve hayatına renk katacaksın. Şans, adım attığın her yerde seninle olacak. Yeni bir dil, yeni bir yaşamın kapılarını aralamak için şimdi Open English’e katılın! Çünkü hayat, dil bilmekle daha güzel.

İngilizce Mülakat Soruları ve Cevaplar

İngilizce mülakatlarda endişeleniyor musun? Bunun nedeni İngilizceye tam hakim olmaman. Bu dili tam anlamıyla bildiğin zaman İngilizce mülakatlar senin için bir sohbet havasında geçecek. Bunu başarmanın yolu ise İngilizceyi öğrenmekten geçiyor. Open English ile çok kolay! 

Daha önce hiç İngilizce mülakata girmedin mi? Belki de o yüzden İngilizce mülakat sorularını araştırıyorsun. Karşına çıkabilecek sorular için önceden hazırlanman harika bir fikir. Bu yazımızda en çok sorulan İngilizce mülakat soruları ve yanıtlarından bahsedeceğiz. Ama öncesinde mesleki İngilizceyi geliştirmek için neler yapabiliriz, bir bakalım. 

Mesleki İngilizceyi Geliştirmek İçin En İyi Kurs

Mesleki İngilizceyi geliştirmek için en etkili kursla tanışmaya ne dersin? Dünya genelinde 1,5 milyondan fazla kişinin İngilizce öğrenmek için tercih ettiği Open English’te profesyonellere özel ders içerikleriyle mesleki İngilizceyi geliştirmek çok kolay. 

Mesleki İngilizce ile günlük İngilizcenin farkı nedir? Günlük İngilizce kullanırken daha rahat olabiliriz fakat profesyonel bir yerde İngilizce kullanıyorsak, dil bilgisi hatası yapmadan doğru kelimeleri kullanmamız çok önemlidir. Çünkü çalışma ortamlarında doğru ve ileri seviye İngilizce kullanımı, bu dile hakim olduğunu gösterecektir. 

Eğer kariyerinde yüksek noktalara ulaşmayı hedefliyorsan, global şirketlerde kendine yer bulmak ve başarılı olmak istiyorsan, yurt dışında eğitim ya da çalışmayı düşünüyorsan, İngilizceyi ileri seviyede kullanabilmen gerekiyor. Open English ile bunu kolaylıkla başarabilirsin.

7/24 canlı dersler ve konuşma sınıflarına katılabileceğin Open English’te, CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) temelli 8 seviyeden oluşan İngilizce eğitimi seni bekliyor. Burada binlerce saatlik ders içeriğinden sınırsız yararlanabilir, istersen ana dili İngilizce olan eğitmenlerle özel ders yapabilir, en güzeli de meslek özelinde konu ders içerikleriyle kariyerin için gerekli İngilizce becerisini edinebilirsin. 

Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve ücretleri öğrenmek için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni en kısa sürede içinde arayacaktır.  

ingilizce mülakatlarda en çok sorulan 5 soru

İngilizce Mülakatlarda En Çok Sorulan 5 Soru

Global şirketlerde çalışmayı planlıyorsan İngilizce mülakatlar seni bekliyor demektir. İnsan kaynaklarından ilgili bölüm yöneticisine kadar her adımda katılacağın mülakatlarda “Let’s continue in English” denilen bir anla karşılaşman çok olası. 

İngilizce seviyesi iyi olanlar için bu durum hiçbir sorun teşkil etmez. Fakat İngilizce hakimiyetin yeterince iyi değilse, bu andan sonra soğuk terler dökebilirsin. İşte bu nedenle İngilizce mülakat sorularına önceden hazırlanman çok iyi bir fikir. Karşında İngilizce mülakatlarda en çok sorulan sorular: 

What can you tell us about yourself? (Bize kendiniz hakkında ne anlatabilirsiniz?)

İngilizce mülakatlarda çoğunlukla ilk olarak bu soruyla karşılaşırsın: Bize kendinden bahsedebilir misin? Bu sorunun cevabı olarak kendini tanıtman beklenir. Adın soyadın, doğduğun yer, yaşın, eğitim aldığın okullar, kazandığın serfikalar vb. bilgileri bu noktada aktarabilirsin. 

Örnek cevap: My name is Mehmet Demirbilek. I was born on March 13, 1988, in Bursa. I graduated from İstanbul University in 2009. My area of expertise is human resources. I got a certificate from…

Türkçesi: İsmim Mehmet Demirbilek. 13 Mart 1988’de Bursa’da doğdum. İstanbul Üniversitesi’nden 2009 yılında mezun oldum. Uzmanlık alanım insan kaynaklarıdır. …’dan sertifika aldım… 

Open English’te İngilizce mülakatlar için ana dili İngilizce olan eğitmenlerden özel ders alabileceğini biliyor muydun? Evrim öyle yaptı ve iş mülakatını başarıyla geçti. Daha fazlasını öğrenmek için bu sayfadaki formu doldur, seni arayalım. 

What can you tell us about your education? (Bize eğitiminiz hakkında ne anlatabilirsiniz?)

İngilizce mülakatlarda detay beklenen sorulardan birine geçiyoruz. Özellikle eğitimin sorulduğu zaman, okuduğun okullar ve aldığın eğitimler hakkında daha detaylı bilgi vermen beklenir.

Örnek cevap: My dream was a being a software engineer and I focused on this profession in my vocational high school. I worked hard to be a student of ODTU, the best university for that education. During my university years, I worked as an intern at … company in order to learn this job. After my graduation, I got my master’s degree from Bogazici University. 

Türkçesi: Hayalim yazılım mühendisi olmaktı ve meslek lisemde bu mesleğe odaklandım. Bu eğitim için en iyi üniversite olan ODTÜ’nün öğrencisi olmak için çok çalıştım. Üniversite yıllarımda bu işi öğrenmek için bir şirkette stajyer olarak çalıştım. Mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisansımı tamamladım.

ingilizce mülakat soruları verilebilecek ingilizce cevaplar

Why do you want to leave your job? / Why did you leave your last job? (Neden işinizden ayrılmak istiyorsunuz? / Önceki işinizden neden ayrıldınız?)

İngilizce mülakatlarda insan kaynaklarının öğrenmek istediği bir diğer konu da önceki iş yerinden neden ayrıldığındır. Bu noktada önceki işinden edindiğin tecrübeleri aktararak varsa yaşadığın sorunları ya da gördüğün eksikleri de anlatabilirsin. Mesela şirket sana küçük geliyordur ya da maaş beklentini karşılayamıyordur gibi…

Örnek cevap: I got a unique experience from my previous job and had a chance to work with really talented managers. On the other hand, it was a small company. I want to advance my career by taking on more responsibilities for a company that has global operations.  

Türkçesi: Önceki işimden eşsiz bir deneyim kazandım ve gerçekten yetenekli yöneticilerle çalışma şansım oldu. Öte yandan, küçük bir şirketti. Global operasyonları olan bir şirket için daha fazla sorumluluk alarak kariyerimi ilerletmek istiyorum.

What are your strengths and weaknesses? (Güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir?)

İngilizce mülakatlarda en çok sorulan sorulardan biri de, güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğudur. Bu soruya dürüst ve samimi bir şekilde cevap vermen karşıda iyi intiba bırakır. Örneğin takım çalışmasına yatkın olduğunu, yaratıcı fikirlerde iyi olduğunu ve çizginin dışında düşünebildiğini söyleyebilirsin. Bununla beraber, topluluk önünde konuşmaktan çekindiğini de ekleyebilirsin.

Burada önemli nokta, negatif taraflarından bahsederken karşı tarafta ön yargılar oluşturmamak. O nedenle kendini nasıl ifade ettiğine çok dikkat etmelisin. 

Örnek cevap: I am a very hardworking and disciplined person. During my previous jobs, I never received any complaints from my supervisors regarding the duties for which I was responsible. I am also a team player, so I can easily adapt to new work environments. However, my leadership skills are not yet sufficient to manage a team. That’s why I want to improve myself by working with experienced managers.

Türkçesi: Ben çok çalışkan ve disiplinli bir insanım. Daha önceki işlerimde sorumlu olduğum görevlerle ilgili olarak amirlerimden herhangi bir şikayet almadım. Ekip çalışmasına yatkınım, bu yüzden yeni çalışma ortamlarına kolayca uyum sağlayabilirim. Ancak liderlik becerilerim henüz bir ekibi yönetmek için yeterli değil. Bu yüzden deneyimli yöneticilerle çalışarak kendimi geliştirmek istiyorum.

Why should we hire you? (Sizi neden işe almalıyız?)

İngilizce mülakatlarda genellikle bu soruyla kapanış yapılır. Karşı tarafı etkileyeceğin ana hoş geldin! Çalışmak istediğin şirketin neden seni seçmesi gerektiğini açık ve etkili bir şekilde ifade etmen gerekiyor. Mülakatta geçen konuşmalardan anladığın kadarıyla, şirket beklentilerini ne kadar karşılayabileceği ve şirketin senin hangi yönlerinden yararlanabileceğini anlatman etkili olur. 

Bu soruya verebileceğin örnek cevaplar, online İngilizce kursu Open English’te seni bekliyor. Sayfadaki iletişim formunu doldur, konuşalım. 

Open English İş İngilizcesi ders içerikleri ve İngilizce mülakatlar için özel derslerle yabancı dilini hızlıca geliştirip, sen de global şirketlerde kendine yer bulabilirsin. Unutma, İngilizce öğrenmek ana dili İngilizce olan eğitmenler ve 7/24 canlı derslerle çok kolay!

Yaş Almak İle İlgili İngilizce Deyimler (İdioms)

Başarıları ve deneyimleri biriktirirken, her birimiz zamanın akışı içinde büyür ve yaş alırız. Yaşlanmak, yaşamın doğal bir parçası. Yaş alırken pek çok farklı deneyim ve his beraberinde gelir bazen. Dil, bu deneyimleri ifade etmek ve paylaşmak için güçlü bir araçtır. İngilizcede yaş almak ve yaşlanmayla ilgili birçok ilginç ve renkli deyim ve idiom bulunuyor. Bu yazıda bazılarını paylaşacağız.

Open English İle İngilizceyi Tarzına Göre Öğren!

Potansiyelinizi açığa çıkarmaya ve birçok fırsatın kapısını aralamaya hazır mısın? Open English’e göz atmadan karar verme. Çünkü İngilizce dil yolculuğu burada gerçekten başlıyor! 

Bugünün birbirine bağlı dünyasında, İngilizce dilindeki akıcılık paha biçilmez bir varlıktır. Open English ile hiç olmadığı kadar dil öğrenmeye hakim olabilirsin:

Tüm Yaşlara Uygun Esnek Öğrenme: Open English, tüm yaşlardaki ve yetenek seviyelerindeki öğrencilere hoş geldin diyor. Siz genç bir öğrenci olun ya da deneyimli bir profesyonel, kurslar benzersiz ihtiyaçlarına uyacak şekilde tasarlanmıştır.

Kendi Hızına Göre Öğren: Artık dersi zamanına sığdırmak zorunda değilsin. Open English ile öğrenmeyi ne zaman ve nerede istediğini sen seçersin. Kullanıcı dostu platformu, istediğin zaman erişilebilir ve sana uygun bir şekilde çalışmana olanak tanır.

Uzman Rehberlik: Deneyimli, ana dili İngilizce olan eğitmenler, başarına yardımcı olmaya adanmıştır. Her adımda kişiselleştirilmiş destek, geri bildirim ve rehberlik alacaksın.

Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli.

ingilizce yaş almak ile ilgili idiomlar

İngilizce Yaş Almak İle İlgili İdiomlar

  • Over the hill: Yaşlı veya yaşlandığını düşünülen bir kişiyi tanımlamak için kullanılır.
    • She’s over the hill, but she’s still an excellent athlete. (O tepenin üstünde ama hala mükemmel bir sporcu.)
  • Long in the tooth: Yaşlılığı veya yaşlanmayı ifade etmek için kullanılır. Özellikle dişlerin uzun süre dayanabilmesine atıfta bulunur.
    • He’s a bit long in the tooth for that kind of adventure. (O, bu tür bir macera için biraz yaşlı.)
  • Gray hair: Yaşlılık veya yaşlanma sürecine gönderme yapar. Genellikle bir kişinin saçları grileştikçe veya beyazladıkça kullanılır.
    • Her gray hair is a testament to her wisdom and experience. ( Onun gri saçları, bilgeliği ve deneyiminin bir göstergesidir.)
  • Getting on in years : Bu ifade, yaşın ilerlemesi veya yaşlanma süreci hakkında genel bir ifadedir.
    • My grandparents are getting on in years, but they’re still full of life. (Büyük ebeveynlerim yaş alıyorlar ama hala hayattan zevk alıyorlar.)
  • Over the hump: Bu ifade, yaşlılıkla başa çıkmanın veya yaşlanma sürecinin en zorlu kısmını ifade eder.
    • Once you’re over the hump, retirement can be quite enjoyable. (Bir kere tepenin üstünden geçtiğinizde, emeklilik oldukça keyifli olabilir.)
  • In the autumn of one’s life: Bu deyim, birinin yaşamının son dönemlerini ifade eder. İnsan yaşamını mevsimlere benzeterek kullanır.
    • In the autumn of her life, she traveled the world and enjoyed every moment. (Hayatının sonbaharında, dünyayı dolaştı ve her anın tadını çıkardı.)
  • Age is catching up with someone: Bu ifade, birinin yaşının ilerlediğini veya yaşlandığını ifade eder.
    • Age is catching up with him, and he’s starting to feel the aches and pains. (Yaşı ilerliyor ve ağrıları hissetmeye başlıyor.)
  • The golden years: Bu ifade, yaşlılık dönemini olumlu bir şekilde tanımlar. İnsanın emekli olduktan sonra keyif aldığı ve rahatladığı yılları ifade eder.
    • Many people look forward to their golden years when they can relax and enjoy life. (Birçok insan, hayatlarının altın yıllarını dört gözle bekler, bu dönemde rahatlayabilir ve hayattan zevk alabilirler.)

ingilizce yaş almak ile ilgili idiomlar - you are not getting any younger

  • You’re not getting any younger: Bu ifade, bir kişiye yaşının ilerlediğini veya bir şeyi yapmak için daha fazla zamanının olmadığını hatırlatmak amacıyla kullanılır.
    • You’re not getting any younger, so if you want to achieve your dreams, start now. (Daha genç olmuyorsun, o yüzden hayallerini gerçekleştirmek istiyorsan şimdi başla.)
  • Over the years: Bu ifade, bir şeyin veya birinin zaman içinde nasıl değiştiğini ifade eder.
    • Over the years, he has become a wiser and more experienced leader. (Yıllar içinde, o daha bilge ve deneyimli bir lider haline geldi.)
  • In the prime of life: Bu ifade, birinin yaşamının en etkin, sağlıklı ve başarılı dönemini ifade eder.
    • She’s in the prime of life, and there’s nothing she can’t achieve. (O, hayatının baharında ve ulaşamayacağı hiçbir şey yok.)
  • Old as the hills: Bu ifade, bir şeyin çok eski olduğunu veya birinin çok yaşlı olduğunu vurgular.
    • That tradition is as old as the hills; it’s been passed down for generations. (Bu gelenek tepeler kadar eski; nesiller boyunca aktarılmıştır.)
  • Showing your age: Bu ifade, birinin yaşının fiziksel görünüşü veya davranışlarıyla kolayca anlaşıldığını ifade eder.
    • His wrinkles and gray hair are definitely showing his age. (Kırışıklıkları ve gri saçları kesinlikle yaşını belli ediyor.)
  • Age before beauty: Bu ifade, birini daha yaşlı veya tecrübeli bir kişi olarak öncelemeyi ifade eder, özellikle şaka yaparken kullanılır.
    • You can go first; age before beauty, right? (Sen önce gidebilirsin; yaşlılık önce gelir, değil mi?)
  • Like a fine wine: Bu ifade, bir kişinin veya şeyin yaşlandıkça daha iyi hale geldiğini veya olgunlaştığını ifade eder.
    • She’s aging like a fine wine; she’s more beautiful and confident than ever. (O, iyi bir şarap gibi yaşlanıyor; hiç olmadığı kadar güzel ve kendinden emin.)
  • Youth is wasted on the young: Bu ifade, gençlerin gençliğin değerini tam olarak anlayamadığını veya kullanamadığını ifade eder.
    • I wish I had known then what I know now; youth is wasted on the young. (Keşke o zamanlar şimdi bildiğim şeyi bilseydim; gençlik, gençler tarafından heba edilir.)
  • Old hand: Bu ifade, birinin uzun süre deneyim kazanmış ve uzmanlaşmış bir kişi olduğunu ifade eder.
    • He’s the old hand in the company; he knows how to handle any situation. (O şirkette tecrübeli bir el; her durumu nasıl yöneteceğini bilir.)
  • Forever young: Bu ifade, yaşlanmaya veya yaşa dayalı sınırlamalara karşı durma arzusunu ifade eder.
    • She’s determined to stay forever young and embraces life with enthusiasm. (O, sonsuza kadar genç kalmaya kararlı ve yaşamı coşkuyla kucaklıyor.)

İngilizce Makale Yazmak – İngilizce Makale Yazma Tüyoları

İngilizce makale yazmanın püf noktaları hakkında konuşacağız. Özellikle akademik alanda karşımıza çıkan makaleler, tıpkı Türkçe makaleler de olduğu gibi belirli bir şablonu bulunması gereken yazılardır. İngilizcede makaleye “essay” deniyor ve uluslararası sınavlarda (TOEIC, IELTS ve TOEFL gibi) İngilizce makale yazma becerisi ölçülüyor. İngilizce essay nasıl yazılır diye merak ediyorsan, bu yazımız sana yardımcı olacak. 

İngilizce Makale Ne Demek? Essay Nedir? 

İngilizcede makale için “essay” terimi kullanılıyor. Essay, herhangi bir konuda kaynaklara dayalı olarak karşılaştırma gibi teknikler kullanılarak yazılan bilgi verici metinlerdir. Yani İngilizce makale yazmak, herhangi bir dilde makale yazmaktan farklı değil. Birçok kişi için İngilizce makale yazmak oldukça zor görünür, fakat İngilizcede belirli bir seviyeye ulaştıktan ve essay nasıl yazılır konusunu öğrendikten sonra oldukça kolaydır.

Essay, ya da Türkçesiyle makale, literatür incelemeleri ve belirli metodoloji doğrultusunda hazırlanan, bağlantılı teorik bilgileri içeren, güvenilir kaynaklara dayanan bilgi verici ya da kişisel düşünceleri ifade eden yazılardır. Eğer gerekli standartları karşılamıyorsa, bir yazı makale olarak kabul görmez. Uluslararası sınavlarda da İngilizce makale yazarken uygun metodoloji kullanıp kullanmadığına ve İngilizce yazım (writing) becerisine bakılır. 

essay nasıl yazılır - ingilizce makale

İngilizce Akademik Makale Nasıl Yazılır? Essay Nasıl Yazılır?

İngilizce makaleler konusunda bilgilendik, essay nedir öğrendik. Asıl konumuza gelelim: İngilizce makale nasıl yazılır? İngilizce essay yazarken nelere dikkat edilmelidir?

İngilizce makale yazarken ilk önce yapmamız gereken, ortaya bir taslak çıkarmaktır. 

İngilizce Makale Taslağı Nasıl Yapılır?

İngilizce makale yazarken önce konunu netleştirmen gerekiyor. Çoğu senaryoda, örneğin uluslararası sınavlar gibi, sana belirli bir konu veriliyor ve bu konu üzerine bir İngilizce essay yazman isteniyor. Bunun yanı sıra akademik dünyada eğitim gördüğün konu içinde bir alt konu seçip essay yazman istenebilir. Tüm durumlarda, standartlaşmış İngilizce makale formatı üzerinden taslağını oluşturabilirsin.

İngilizce makale formatı nedir? 

  • Tez: Makalenin ana konusudur. Çoğunlukla tek bir konu ya da fikir olur ve bu konu tüm detaylarıyla incelenir. Örneğin “İngilizce bilmek kariyerini nasıl etkiler?”
  • Giriş: Konuya giriş yaptığın bölümdür. Çoğunlukla 1 paragraf olur fakat senden beklenen kelime sayısına göre uzunluklar değişebilir. Yukarıda verdiğimiz örnek üzerinden ilerlersek, İngilizce bilmek kariyer için neden önemlidir sorusunu yanıtlamakla başlayabiliriz. 
  • Gelişme: Konunun derinliklerine indiğin bölümdür. Burada makale türüne göre çeşitli örnekler verebilir, çıkarımlarından bahsedebilir ve referans kaynaklarından yararlanabilirsin. Çoğunlukla 2-3 paragraf uzunluğunda olur. Yukarındaki örnekten devam edelim. İngilizce bilmenin kariyer için avantajları nelerdir ve mesleki İngilizce öğrenme yolları nelerdir sorularını yanıtlayabiliriz. 
  • Sonuç: Yazının amacını ve savımızı özetlediğimiz, son örneklerle temayı netleştirdiğimiz ve çıkarımımızı yansıttığımız bölümdür. Çoğunlukla 1 paragraf uzunluğunda olur. Yukarıdaki örnekten devam edelim, sonuç paragrafında şunu özetleriz: İngilizce bilmek kariyerinizi olumlu yönde etkiler çünkü mesleki tecrübenize kattığı birçok fayda vardır. Bunlar…” 

Genel olarak İngilizce makale yazmak için kullanılan format yukarıdaki gibidir. Türkçe kompozisyon yazımı derslerini hatırla, aynı formatı burada da kullanıyoruz. 

Open English’te Eğitmenlerinden Her Zaman Destek Alabilirsin

%100 online İngilizce kursu Open English ile sıfırdan İngilizce öğrenebileceğin gibi İngilizce seviyeni ileri taşıyabilirsin. 7/24 boyunca canlı derslere, konuşma sınıflarına, iş İngilizcesiyle alakalı özel ders içeriklerine ve opsiyonel özel derslere katılabileceğin Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. 

Open English’in en güzel yanlarından biri, üyeliğini başlattığın zaman her İngilizce makale için ana dili İngilizce olan eğitmenlerden destek alabilirsin. Ayrıca bu eğitmenler işle alakalı makalelerin incelenmesinde de sana destek verebilir.

Open English üyeliğini başlatmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. Detaylar için müşteri deneyimi ekibimiz seni kısa süre içinde arayacaktır. 

ingilizce makale yazmanın püf noktaları

İngilizce Makale Yazmanın Püf Noktaları

İngilizce makale yazmak için genel bilgileri öğrendik. Şidmi İngilizce makale, yani essay yazarken dikkat etmemiz gereken noktalara göz atalım. 

Relative Clause Kullan (Cümleleri Birbirine Bağla)

Özelliklerle sınavlarda ve akademik dünyada İngilizce seviyemize göre makale yazmamız bekleniyor. Orta ve ileri seviyelerde, İngilizce makale yazarken relative clause, yani yan cümlecik kullanarak yazımızı zenginleştirebiliyoruz. Bunu çoğunlukla “who, which, that” gibi kalıpların kullanımıyla birbirine yakın cümleleri birleştirerek yapıyoruz. 

Relative clause konusunda daha fazla bilgi almak için Open English üyeliğini bugün başlatabilirsin. İstersen bu konuda özel ders alarak konuyu hızlı bir şekilde öğrenebilirsin. 

Bağlaç ve Kalıplarla Yazını Zenginleştir

İngilizce makale yazarken kullanabileceğimiz birçok kalıp ve bağlaç var. Bunlarla yazımızı zenginleştirebiliyoruz. Örnekler üzerinden ilerleyelim.

  • Bir konu hakkında örnekleri çoğaltırken “what is more (dahası)”, “furthermore (ayrıca)” ve “additionally (ek olarak)” gibi bağlaçları kullanabiliriz. 
  • Bir konunun karşıt görüşünü ya da dezavantajını yazarken “on the other hand (diğer yandan)”, “however (diğer yandan)” ve “in contrast (karşıt olarak)” bağlaçlarını kullanabiliriz. 
  • Örnekleme yaparken “such as ( gibi)” ve “like this (bunun gibi)” kalıpları kullanabiliriz. 
  • “Nowadays (günümüzde)”, “generally (genellikle)” ve “in future (gelecekte)” gibi rutin ve zaman belirten bağlaçlardan yararlanabiliriz. 
  • Kendi düşüncemizi yansıtırken “in my opinion (benim düşünceme göre)”, “from my point of view (benim bakış açıma göre)” ve “as far as I know (bildiğim kadarıyla)” kalıplarını kullanabiliriz.
  • Sonuç bölümünde ise “to sum up (özetlemek gerekirse)”, in conclusion (sonuçta)” ve “as a result (sonuç olarak)” gibi kalıpları kullanabiliriz. 

Örnekler Kullan

İyi bir İngilizce makale güvenilir kaynaklardan alınmış örnekler içermelidir. Yine yazımız başında verdiğimiz örnekten ilerleyelim. 

İngilizce bilmenin kariyere olan etkilerini yazıyorsak, burada çalışan ve iş hayatına olan avantajlarını yansıtan örneklerle zenginleştirmemiz gerekir. Örneğin İngilizce yeterlilik skoru yüksek olan ülkelerde çalışanlar, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha yüksek maaş skalasına sahip olabilir. Bu bilgiyi, kaynağıyla beraber yazımızda referans olarak kullanabiliriz. 

Tekrardan Kaçın

İyi bir İngilizce makale yazmanın en önemli noktalardan biri tekrardan kaçınmaktır. Bu da ancak geniş bir İngilizce kelime dağarcığı bilgisiyle gerçekleşebilir. Yazmak istediğin konu ile alakalı kelime dağarcığı çalışarak daha iyi İngilizce makaleler yazabilirsin.

Open English’te 7/24 ana dili İngilizce olan eğitmenlerle kelime dağarcığı çalışmaya ne dersin? Her gün 1 saatini ayır, 6 ayda kelime dağarcığının ne kadar geliştiğine inanamayacaksın! Bugün başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. 

Son Kontrol için Biraz Ara Ver

Makaleni tamamladıktan sonraki en önemli süreçlerden biri son kontroldür. Burada hem imla kontrolü yapmalı hem de gördüğün eksikleri tamamlamalısın. Bizim sana önerimiz yazıyı tamamladıktan sonra biraz ara vermen, böylece daha yüksek bir konsantrasyonla gözünden kaçan detayları fark edebilirsin.

Uluslararası sınavlarda İngilizce makale yazarken ne yazık ki ara vermemiz mümkün olmuyor. Bunun için sınav öncesinde bolca pratik yapmamız şart. Open English’te TOEFL, IELTS ve TOEIC hazırlık bölümleri var ve bu alanlarda bire bir sınav deneyimini yaşabiliyorsun. Ne kadar fazla pratik yaparsan o kadar yüksek puan alacağını unutma! 

ingilizce makale türleri - ingilizce essay türleri

İngilizce Makale Türleri (İngilizce Essay Türleri)

Son olarak, İngilizce makale türlerinden bahsetmek istiyoruz. Konuya ve beklentilere bağlı olmak üzere, tercih edebileceğin ve karşılacağın birçok makale türü var. Bunların genel olanları ise aşağıdaki gibi:

  • Argumentative essay (Tartışma makalesi): Adından da belli olduğu üzere, tartışma odaklı makalelerdir. Sana bir konu verilir bu konudaki görüşlerini örneklerle anlatman gerekir. Örneğin “İlköğretim çağındaki çocukların sosyal medyayı kullanması doğru mudur?” konusu için tartışma makalesi yazman isteniyorsa, kendi görüşünü örnekleriyle birlikte bu makale türünde ifade edersin. 
  • Compare and contrast essay (Karşılaştırma ve zıtlık makalesi): Yine isminden belli olan bir makale tipi. Bu tür makalelerle sana iki konu verilir ve onları karşılaştırman beklenir. Örneğin “ABD uzay programı ve Sovyetler Birliği uzay programının kronolojik karşılaştırması” bu türe örnek bir konudur. 
  • Cause and effect essay (Sebep sonuç makalesi): Bu tür makalelerle belirli bir konunun sebep ve sonuçlarını yazman beklenir. Örneğin “İklim değişikliğinin etkileri” bu tür için örnek bir konu olabilir.  
  • Process essay (Süreç makalesi): Bu türde bir konu ya da işlemin nasıl yapıldığını anlatırsın. Örneğin “Evdeki malzemelerle gübre yapımı” gibi. 
  • Opinion essay (Düşünce makalesi): Bu türü Türkçedeki denemeler gibi düşünebiliriz. Bir konuda düşüncelerimizi yazarız, yani objektif değil subjektif olabiliriz. Örneğin “Toplu taşımada yiyecek tüketmenin yasaklanması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?” sorusu yöneltilmişse, bu konu hakkında bir düşünce makalesi yazabiliriz. 
  • Definition essay (Tanım makalesi): Bu türde makaleler çoğunlukla bir kavramın tanımı ile alakalı olur. Örneğin “Felsefe nedir?” konulu yazılmış bir makale, bu türe örnektir. 
  • Advantage and disadvantage essay (Avantaj ve dezavantaj makalesi): Bir konunun avantajlarını ve dezavantajlarını kaleme aldığın İngilizce makalelerdir. Örneğin “Evden çalışmanın yararları ve zararları” konulu bir makale yazman istenirse, bu türe girer. 
  • Problem solution essay (Sorun çözme makalesi): Bu tipte makalelerde bir sorunu ele alır ve onunla ilgili çözümlerini sunarsın. Örneğin “Yüksek enflasyona karşı yapılacaklar” konulu bir makale bu türe bir örnek olabilir.