İngilizce dil yeterliliğini ölçen iki önde gelen sınav olan TOEFL ve IELTS arasındaki farkları anlamak, uluslararası eğitim veya göçmenlik planları yapan birçok kişi için kritik bir öneme sahip. TOEFL ve IELTS Arasındaki Farklar Neler? başlıklı bu yazıda, TOEFL ve IELTS arasındaki farkları ve bu sınavların her birinin avantajlarını inceleyeceğiz.
İster akademik amaçlar için üniversite başvurusu yapmayı düşünüyor ol, ister iş veya göçmenlik nedenleriyle dil yeterliliğini belgelemek iste; TOEFL ve IELTS arasındaki farklar, hangi sınavın senin için daha uygun olduğunu belirlemene yardımcı olacak. Şimdi, birlikte, TOEFL ve IELTS arasındaki farkları incelemeye başlayalım.
Online İngilizce kursu Open English ile uluslararası İngilizce yeterlilik sınavları senin için çocuk oyuncağı! Sayfadaki formu doldur ve Open English dünyasına katılmak için ilk adımı at!
TOEFL ve IELTS arasındaki farklardan bahsetmeden önce biraz TOEFL sınavından bahsedelim. TOEFL, “Test of English as a Foreign Language” (Yabancı Dil olarak İngilizce Sınavı) anlamına gelir ve uluslararası düzeyde İngilizce dil becerilerini ölçen bir sınavdır.
TOEFL, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde eğitim almayı veya iş bulmayı düşünen kişiler için önemlidir. Bu sınav, özellikle üniversite ve yüksek lisans programlarına başvuruda bulunan uluslararası öğrenciler tarafından sıkça kullanılır.
TOEFL sınavı, dört temel dil becerisini değerlendirir:
TOEFL sınavı genellikle internet tabanlı (iBT) veya kağıt-tabanlı (PBT) olarak sunulur. İBT formatı daha yaygın olarak kullanılmaktadır ve bu sınav şekli, sınavı çevrimiçi bir ortamda yapmanı gerektirir.
TOEFL puanları, başvurduğun üniversite veya işveren tarafından İngilizce dil yeterliliğini değerlendirmek için kullanılır. Her kurumun kabul ettiği TOEFL puan gereksinimleri farklı olabilir, bu nedenle başvurduğun yerin gereksinimlerini önceden kontrol etmen önemlidir. TOEFL, İngilizce dilini öğrenmek veya geliştirmek isteyen kişilere yol gösteren önemli bir araçtır.
TOEFL hakkında daha fazla bilgi edinmek istersen TOEFL Sınavı Hakkında Her Şey başlıklı yazımızı okuyabilirsin. TOEFL ve IELTS arasındaki farkları incelemeden önce yapmamız gereken bir diğer şey ise, IELTS:

ınavından bahsetmek. Şimdi, biraz da IELTS’i inceleyelim.
IELTS, “International English Language Testing System” (Uluslararası İngilizce Dil Testi Sistemi) anlamına gelir ve İngilizce dil becerilerini ölçmek için uluslararası düzeyde kullanılan bir sınavdır. IELTS, özellikle yurtdışında eğitim almayı veya çalışmayı planlayan kişiler için yaygın olarak kullanılır.
IELTS sınav sonuçları, İngilizce dil yeterliliğini gösterir ve bu sonuçlar genellikle üniversite kabul başvuruları, göçmenlik başvuruları ve işe alım süreçlerinde değerlendirilir.
IELTS sınavı, TOEFL sınavına benzer olarak, dört temel dil becerisini ölçer:
IELTS sınavı, iki farklı formatla sunulur:
IELTS sınav sonuçları; genellikle 9 band puanı arasında değerlendirilir, her beceri alanı için ayrı ayrı ve toplamda bir puan alırsın. Başvurduğun kurum veya kuruluş, hangi IELTS puanını kabul edeceğini belirler, bu nedenle gereksinimleri önceden kontrol etmek önemlidir.
IELTS hakkında daha fazla bilgi edinmek istersen IELTS Sınavı ve IELTS Hazırlık Hakkında Tüm Bilgiler başlıklı yazımızı okumanı öneririz.

TOEFL ve IELTS, İngilizce dil yeterliliğini ölçmek için kullanılan iki farklı sınavdır. Her iki sınavın amacı aynı olsa da, aralarında bazı farklar bulunmaktadır. İşte TOEFL ve IELTS arasındaki farkların en önemlileri:
TOEFL de IELTS de, uluslararası kabul görmüş sınavlardır. Başvurduğun kurum veya kuruluşun gereksinimlerine göre bu sınavlardan birini tercih edebilirsin.

TOEFL ve IELTS hazırlığı için en doğru yer Open English! Çünkü Open English sadece genel İngilizce eğitimi değil, sınavlara hazırlanmada da en güzel kaynakları senin için hazırlıyor.
%100 online İngilizce kursu Open English’te TOEFL ve IELTS için sınava özel İngilizce eğitimleri bulunuyor. Bu eğitimler öğrencilerin, TOEFL ve IELTS sınavlarına yönelik hazırlık yapmalarına yardımcı oluyor ve genellikle dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Open English’e üye olduğunda, TOEFL ve IELTS’e yönelik yoğunlaştırılmış kurs programları ile birçok ders içeriğine sahip olabileceksin. İngilizce bilgini belgeleyerek TOEFL ve IELTS’e hazırlanabileceksin.
Open English, TOEFL ve IELTS’e yönelik özel olarak hazırlanmış 300 saatlik harika bir eğitim sürecine sahip. Ayrıca; Open English, TOEFL ve IELTS sınavlarında karşına çıkacak okuma, yazma, konuşma, dinleme alanları için özel alıştırmalara da ev sahipliği yapıyor. Bunun sonucunda eğitmenlerin anında geri bildirimde bulunması sayesinde hatalarını da rahatlıkla düzeltebileceksin.
Open English, ortalama yanıtlama sürene; her bir bölümü toplam tamamlama sürene ve daha fazlasına dair veriler sunar. Böylece kendini deneyerek TOEFL ve IELTS’e hazır hale gelebilirsin. Open English ile TOEFL ve IELTS hazırlığını kolayca yapabilirsin. Sayfadaki iletişim formunu doldur ve müşteri temsilcisi arkadaşlarımızın seni aramasını bekle. Seni hızlıca arayacak ve Open English’i detaylıca sunacaklar.
İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamak nasıl bir şey? Yurt dışında eğitim almayı ya da çalışmayı düşünüyorsan, İngilizce karşına pek çok kez çıkacak demektir. Öncelikle dünyada 50’den fazla ülkenin resmi dili İngilizce, iş dünyasında ise ortak dil İngilizce. Yani dünyanın neresine gidersen git, global bir şirkette çalışacaksan İngilizce iletişim kuracaksın.
İngilizce, günümüzde en yaygın olarak konuşulan dillerden biri. Peki, sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün mü? Ya da 25 yaşından sonra İngilizce öğrenmek mümkün mü? İnsan evde İngilizce öğrenebilir mi? Tüm bu soruların yanıtı, evet. İlgili yazılarımıza göz atarak bilgi sahibi olabilirsin.
İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamayı planlıyorsan, harekete geçmeden önce ileri seviye İngilizce öğrenmek kesinlikle iyi bir fikir. Böylece hem mesleki hem de sosyal açıdan kendini kolayca ifade edebilir ve insanlarla iletişim kurabilirsin.
İngilizce konuşulan ülkelere gitmeyi planlıyorsan, Open English ile ana dilinmiş gibi İngilizce öğrenebilirsin.
Günümüzde birçok kişi daha iyi fırsatlara sahip olmak ve kendini geliştirmek için yurt dışında lisans yapıyor ya da yurt dışında çalışmaya gidiyor. Bunun öncesinde ise İngilizcelerini geliştirmek için arayışa başlıyorlar. Peki, bu noktada en hızlı ve etkili yöntem hangisi?
Dünya genelinde 1,5 milyondan fazla kişinin İngilizceyi ana diliymiş gibi kullanmak için tercih ettiği Open English, İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamayı planlıyorsan senin için en etkili araçlardan biri olacak.

İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamak beraberinde bir zorluğu getiriyor, İngilizce iletişim! Bu tür ülkelerde yaşamayı planlıyorsan, İngilizcenin çok iyi olması gerekiyor. Peki, en hızlı ve etkili şekilde nasıl İngilizce öğrenirsin?
2000’den fazla TEFL/TESOL sertifikalı ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 boyunca 30 dakikada bir canlı dersler ve konuşma sınıflarına katılabilmek kulağa nasıl geliyor? Üstelik bunlar, online İngilizce kursu Open English’teki ders içeriklerinin sadece küçük bir parçası.
CEFR temelli 8 seviyeden oluşan İngilizce müfredatımız sayesinde kendi başına İngilizce öğrenerek seviyeni hızlıca geliştirebilir; telaffuz aracı, düzeltmen, çevirmen ve daha fazla eğitim uygulamasıyla İngilizce konusunda ihtiyaç duyduğun her materyale bir tıkla ulaşabilirsin.
Open English eğitim planları ve ücretleri hakkında bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayacaktır.
İnsanın doğduğu kültürden uzaklaşması her zaman zordur, fakat farklı kültürleri insana yeni bakış açıları kazandırır. İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamak, insana yeni ufuklar kazandırır ve en önemlisi, İngilizce dilinde ustalaşmasını sağlar. Çünkü bu ülkelerde hem günlük hem de profesyonel hayatta İngilizce iletişim kurulur.
Sence İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamak için İngilizcen yeterli mi? Ücretsiz mini İngilizce seviye testimize girerek bunu hızlıca görebilirsin.
Şimdi İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamanın avantajlarına bakalım.
Peki, İngilizce konuşulan ülkelerde yaşamanın dezavantajı var mı? Burada tek nokta, sıla hasreti olasılığı. Tamamen farklı bir kültürde insan yabancılaşabiliyor ama bu da sosyal hayata adapte olarak kolayca aşılabilecek bir sorun.

Günümüzde 50’den fazla ülkede resmi dil olarak İngilizce konuşuluyor demiştik. İşte o ülkeler:

Bir de özerk olmayan İngilizce konuşulan ülkeler var. İşte onlar:
Lay ve lie fiili İngilizcede en çok karıştırılan kelimeler arasında yer alır. Bu kelimeler arasındaki ince farklar konuşma veya yazışma esnasında hata yapmana sebep olabilir. Bu yazıda “lay” ve “lie” filleri arasındaki farklardan ve kullanım alanlarından bahsedeceğiz.
“Lay” fiili İngilizce’de kullanılan bir fiil olup, bir şeyi bir yüzeyin üzerine koymak veya yerleştirmek anlamına gelir.
Bu fiil bir şeyin belirli bir yüzeye veya konuma yerleştirilmesi eylemini ifade eder. Bu fiil, nesne veya nesneleri bir yere koyma anlamında kullanılır ve geçişli bir fiildir, yani kendisiyle birlikte bir nesneyi gerektirir. “Lay,” İngilizce konuşulan topluluklarda günlük yaşamda sıkça kullanılan bir fiildir ve nesnelerin düzenlenmesi veya yerleştirilmesi gerektiği birçok farklı bağlamda kullanılır.
Bu kelimeyi birkaç cümle ile örneklendirebiliriz.
“Lay” fiili Orta İngilizce’de “leghen” veya “leyen” olarak kullanılmıştır ve bu kökler Orta İngilizce’den Modern İngilizce’ye geçmiştir. Bu fiil, ProtoGermen dönemine kadar izlenebilir ve ProtoGermen dili “ligjanan” fiili ile ilişkilendirilebilir.
“Lay” kelimesinin kökeni olan ProtoGermen “ligjanan” kelimesi, bir şeyin yüzey üzerine bırakılması veya konumlandırılması anlamına gelir. İngilizce’deki “lay” fiili, bu kökenlerden türetilmiş ve zamanla farklı anlamlarda kullanılmıştır.
Genel olarak, “lay” fiili İngilizce’nin temel fiillerinden biridir ve günlük yaşamda sıkça karşımıza çıkar. Bu fiilin tarihçesi, İngilizce dilinin evrimini anlamamıza yardımcı olan ilginç bir örnektir.

“Lie” fiili İngilizce’de kullanılan bir fiil olup, yatmak veya uzanmak anlamına gelir. Aynı zamanda doğru olmayan bir bilgi veya durumu ifade etmek için kullanılan “lie” kelimesi ile karıştırılmamalıdır.
“Lie” fiili, bir kişinin veya nesnenin yatma veya uzanma eylemini ifade eder. Bu eylem, kişinin bir yüzeye yatması veya uzanması anlamında kullanılır. Bu fiil, geçişsiz bir fiil olarak kabul edilir, yani kendisiyle birlikte bir nesne gerektirmez.
Bu kelimeyi birkaç cümle ile örneklendirebiliriz.
“Lie” fiili, Orta İngilizce döneminden gelir ve kökeni Eski İngilizce’deki “licgan” kelimesine dayanır. Eski İngilizce “licgan,” “yatmak” veya “uzanmak” anlamına gelirdi. Bu kelime ayrıca ProtoGermen diline dayanır ve “ligjaną” şeklinde ifade edilirdi.
“Lie” kelimesi, zaman içinde dil evrimiyle farklı anlamlar kazanmış olsa da, temel anlamı olan “yatmak” veya “uzanmak” anlamı neredeyse değişmeden kalmıştır. Bu nedenle, “lie” fiili İngilizce’de yaygın olarak kullanılan bir kelimedir ve günlük yaşamda sıkça karşımıza çıkar.
Unutmayın ki, “lie” kelimesi, yanlış bir şey söylemek anlamında kullanılan “lie” kelimesiyle aynı yazılışa sahiptir, ancak farklı bir anlam taşır ve farklı bir kökene dayanır. Bu iki kelimeyi ayırt etmek önemlidir.
İngilizce öğrenmek ve İngilizce gramer bilgini genişletmek için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

“Lay” ve “lie” İngilizce’de sıkça karıştırılan iki farklı fiildir ve anlamları arasında belirgin farklar vardır. İşte bu iki fiil arasındaki farklar ve bu farkları açıklayan örnek cümleler:
“Lay” fiili, bir şeyi bir yüzeyin üzerine koymak veya yerleştirmek anlamında kullanılır.
“Lay” bir geçişli fiildir, yani kendisiyle birlikte bir nesne gerektirir.
“Lie” fiili, bir kişinin veya nesnenin yatma veya uzanma eylemini ifade eder.
“Lie” geçişsiz bir fiildir, yani kendisiyle birlikte bir nesne gerektirmez.

(Yorganı yatağın üzerine koyar.)
(Tabakları yemek masasına koyun lütfen.)
(Dün yeni binanın temelini attılar.)
(Bugün banyodaki karoları döşüyor.)
(Kartları masanın üzerine yüzü aşağı gelecek şekilde koyacağım.)
(Kanepeye uzanır ve kitap okur.)
(Kedi ısınmak için güneşin altında uzanır.)
(O çimenlerin üzerine uzanıp yıldızlara bakmıştı.)
(Yaz tatillerimizde sıkça plajda uzanırız.)
(Bu hafta sonu hamaklarda uzanacaklar ve dinlenecekler.)
Kısaca toparlamak gerekirse “Lay” fiili bir şeyi bir yüzeye koymak veya yerleştirmek için kullanılır ve bir nesneyi gerektirir.
“Lie” fiili ise bir kişinin veya nesnenin yatma veya uzanma eylemini ifade eder ve bir nesne gerektirmez.
Bu iki fiili karıştırmamak için anahtar nokta, “lay” fiilinin bir şeyi bir yüzeye koymak anlamında kullanıldığı ve nesneye ihtiyaç duyduğu, “lie” fiilinin ise bir kişinin veya nesnenin yatma veya uzanma pozisyonunu ifade ettiği ve nesne gerektirmediği gerçeğidir. Doğru kullanıldığında, bu iki fiil İngilizce cümlelerde açık ve net bir şekilde iletişim kurmana yardımcı olacaktır.
Verimli bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.
İngilizcesi basit filmler hangileri? En iyi İngilizce öğrenme filmleri neler? Bu soruları sorduk ve araştırmalara başladık. Bir filmin İngilizcesi nasıl basit olabilir? İki noktaya dikkat ediyoruz, öncelikle senaryoda kullanılan dil çok kompleks olmamalı karakterlerin konuşma dili olabildiğince yalın olmalı.
Kolayca İngilizce öğrenmenin yollarından biri de yabancı filmleri İngilizce alt yazılı izlemek. Ama bunun için en azından temel seviyede İngilizce bilgisine sahip olmak, İngilizcede sık kullanılan ifadelere aşina olmak gerekiyor. Open English ile bunu kısa sürede başarabilirsin.
Dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrencinin İngilizce eğitimi için bizi tercih etmesi boşuna değil! Çünkü en pratik yöntemlerle 7/24 ulaşabileceğin bir online İngilizce kursuyuz. Peki, sana neler sunuyoruz?
Ve çok daha fazlası Open English’te seni bekliyor. İster sıfırdan İngilizce öğrenmeyi amaçlıyor ister İngilizceni geliştirmeyi hedefliyor ol; 6 aylık ve 12 aylık eğitim planlarımızla bunu başarmak çok kolay.
Open English eğitim planları hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. En kısa sürede müşteri temsilcilerimiz sana dönüş yapacaktır.

İngilizcesi basit filmler listemizin ilk sırasında fantastik türün en keyifli serilerinden Harry Potter var. Hem çocuklar hem yetişkinler için yazılan bu hikaye, doğal olarak anlaşılır ve yalın bir İngilizce içeriyor ve en iyi İngilizce öğrenme filmleri listemizin ilk sırasını kapıyor.
İngilizcesi basit filmler arasında olan Harry Potter serisinde seni sadece fantastik dünyaya ait terimler zorlayabilir. Eğer bunlara aşina değilsen, kafa karıştırıcı olabiliyorlar. Onun dışında İngilizce seviyen başlangıçın biraz üzerindeyse (A2) filmin alt yazılarını kolayca takip edebilir, orta ve üzeri seviyedeysen (B1 ve üzeri) konulmakarı da kolayca takip edebilirsin.
Titanik’in aslında “Taytenik” diye okunduğunu bu filmden öğrendiysen, doğru yoldasın demektir. İngilizcesi basit filmler arasında kazandığı Oscar’larla öne çıkan Titanic, kolay takip edilebilen anlaşılır bir İngilizce senaryoya sahip.
Leonardo DiCaprio ve Kate Winstlet’in başrollerinde olduğu bu romantik dram, eğer İngilizceni geliştirmek istiyorsan İngilizce alt yazılı olarak izleyebileceğin bir film. Filmi izlerken bilmediğin İngilizce kelimeleri bir yere not etmeyi unutma. Böylece sonrasında bu kelimelere çalışabilirsin.
İngilizce alt yazılı kolay filmler listemizin üçüncü sırasında oldukça keyifli bir film var, Audrey Hepburn’ün muhteşem oyunculuğu ve eğlenceli müzikleriyle insana neşe veren bu film, kesinlikle bir klasik. Üstelik Audrey Hepburn’ün İngilizcesi oldukça kolay anlaşılıyor. ,
İngilizcesi basit filmler arıyorsan ve keyifli vakit geçirmek istiyorsan, bu filme bir şans ver, deriz. Kesinlikle beğeneceksin!

İngilizcesi basit filmler listemize deha oyuncu Tom Hanks’in iç ısıtan ve biraz da ağlatan bir filmiyle devam ediyoruz: Forrest Gump. İngilizce öğrenme filmleri bakınıyorsan, bu harika bir seçim. Çünkü Forrest Gump rahatsızlığından ötürü oldukça yavaş konuşuyor, yani takip etmesi çok kolay.
Türkiye’de “Evde Tek Başına” ismiyle yayınlanan seri, İngilizcesi kolay filmlerin başında geliyor çünkü bu film özelliklere çocuklara yönelik! Bu nedenle basit ve yalın bir İngilizce dili tercih edilmiş. Eminiz ki bu filmi önceden izlemişsindir, şimdi alt yazılı kolay İngilizce filmler seçeneklerinden biri olarak değerlendirmeye ne dersin?
Bazı filmler var, her izlediğimizde yeni detaylar keşfederiz. İşte Home Alone serisi de tam olarak böyle bir film. Filmde öğrendiğin yeni İngilizce kelimeleri not almayı ve tekrar etmeyi unutmazsın!
İngilizcesi basit filmler arasında pek sayılmasa da; The King’s Speech İngilizce öğrenmek için izlenebilecek filmler arasında. Nedeni basit, film konuşma problemi yaşayan ve bu konuda eğitim alan bir kralı anlatıyor! Kralla beraber kelimelerin doğru telaffuzlarını tekrar edebilir, böylece İngilizce konuşmanı geliştirebilirsin.
İngilizcesi basit filmler listemizin son sırasında The Hangover var. Türkiye’de “Felekten Bir Gece” ismiyle yayınlanan bu klasik seri, bir arkadaş grubunun bir araya gelip çılgın bir bekarlığa veda partisi yapmasını konu alıyor.
The Hangover’da karşılaşacağın İngilizce konuşmalar biraz hızlı, bu nedenle filmi orijinal dilinde takip edebilmen için İngilizce seviyenin en az orta olması şart. Filmde günlük İngilizceye dair birçok ifade (biraz argoyla karşılaşacaksın, unutmadan belirtelim) öğrenebilir ve böylece ana dilinmiş gibi İngilizce konuşmak için bir adım daha atabilirsin.
Dilbilgisine hakim olmak, yazılı ve sözlü iletişimde anlamın net ve doğru iletilmesi için oldukça önemlidir. İngilizce gibi karmaşık bir dilde, sıfatların doğru sıralanması, bir ifadenin anlamını büyük ölçüde etkiler.
Bu yazıda, “A Big Red Car” ve “A Red Big Car” ifadeleri arasındaki sıfat sıralaması farkını inceleyeceğiz. Yazıya başlamadan önce sıfat sıralamasının tanımından ve niçin kullanıldığından biraz bahsedelim.
İngilizce’de, sıfatlar belirli bir sıra içinde gelirler. Bu sıra, bir nesneyi veya kişiyi bir veya birden fazla sıfat yardımıyla tanımlamak üzere kullanılır. İngilizcede sıfat sıralaması genellikle şu şekildedir:
– Belirtili tanımlayıcı sıfatlar (the, my, your gibi)
– Miktar sıfatları (some, many, a few gibi)
– Kalite sıfatları (beautiful, delicious, interesting gibi)
– Boyut sıfatları (big, small, tall gibi)
– Şekil sıfatları (round, square, oval gibi)
– Yaş sıfatları (young, old, middle-aged gibi)
– Renk sıfatları (red, blue, green gibi)
– Köken sıfatları (American, Chinese, European gibi)
– Malzeme sıfatları (wooden, metal, cotton gibi)
– Amaç sıfatları (cooking, gardening, sports gibi)
– Tür sıfatları (sports car, coffee table gibi)
Sıfat sıralanması, İngilizce dil bilgisinin önemli bir parçasıdır ve bir nesnenin, bir kişinin veya bir şeyin en iyi şekilde tanımlanmasını sağlar. Alt başlıkta bu sıfatları ve özelliklerini inceleyelim.
İlk olarak, nesnenin veya kişinin belirli mi yoksa belirsiz mi olduğunu belirleyen sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– the (belirli tanımlayıcı)
– a / an (belirsiz tanımlayıcı)
– my, your, his, her, its, our, their (özel sahip tanımlayıcı)
İkinci olarak, nesnenin miktarını ifade eden sıfatlar gelir. Bu sıfatlar, ne kadar veya kaç tane olduğunu belirtir. Örnekler şunlardır:
– some, many, a few, several (bazıları, birçok, birkaç, birkaç tane)
– a lot of, much, little (çok, az)
Üçüncü olarak, nesne veya kişinin kalitesini, niteliğini veya özelliğini belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– beautiful, delicious, interesting (güzel, lezzetli, ilginç)
– smart, funny, friendly (zeki, komik, arkadaş canlısı)
Dördüncü olarak, nesnenin boyutunu belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– big, small, tall (büyük, küçük, uzun)
– long, short, wide (uzun, kısa, geniş)

Beşinci sırada, nesnenin şeklini tanımlayan sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– round, square, oval (yuvarlak, kare, oval)
– triangular, rectangular (üçgen, dikdörtgen)
Altıncı olarak, nesnenin veya kişinin yaşıyla ilgili sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– young, old, middle-aged (genç, yaşlı, orta yaşlı)
Yedinci sırada, nesnenin veya kişinin rengini belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– red, blue, green (kırmızı, mavi, yeşil)
– yellow, black, white (sarı, siyah, beyaz)
Sekizinci olarak, nesnenin veya kişinin kökenini veya ulusal kimliğini belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– American, Chinese, European (Amerikalı, Çinli, Avrupalı)
Dokuzuncu sırada, nesnenin yapıldığı malzemeyi belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
wooden, metal, cotton (ahşap, metal, pamuk)
Onuncu olarak, nesnenin kullanım amacını belirten sıfatlar gelir. Örnekler şunlardır:
– cooking, gardening, sports (pişirme, bahçecilik, spor)
Son olarak, nesnenin veya kişinin türünü veya türünü belirten sıfatlar gelir.
Örnekler şunlardır:
sports car, coffee table (spor araba, kahve masası)

İşin kısası, sıfat sıralaması İngilizce’de, anlamı netleştirmek, ifadeyi zenginleştirmek, bağlamı vurgulamak, dil bilgisini doğru kullanmak ve anlatımı daha iyi anlaşılır hale getirmek için kullanılır. Bu kurallara uygun olarak sıfatları sıralamak, etkili bir iletişim için önemlidir.
Unutmayın ki her zaman tüm bu tür sıfatlar kullanılması gerekmez, ve bağlam önemlidir. Ancak, bu sıralama genel bir kılavuz sağlar ve doğru sıfat sıralamasını oluşturmanıza yardımcı olabilir.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

“A Big Red Car” ifadesinde sıfat sıralaması yukarıdaki kurallara uygun bir şekilde düzenlenmiştir. İlk olarak “big” (boyut sıfatı), ardından “red” (renk sıfatı) gelmektedir. Bu ifade, bir arabayı boyutuyla tanımladıktan sonra, arabayı daha fazla özelleştiren bir renk ekler.
Örnek Cümle: “I saw a big red car parked in front of the house.” (Evin önünde park edilmiş büyük bir kırmızı araba gördüm.)
“A Red Big Car” ifadesinde ise sıfat sıralaması değiştirilmiştir. İlk olarak “red” (renk sıfatı), ardından “big” (boyut sıfatı) gelmektedir. Bu, arabayı önce rengiyle tanımladıktan sonra boyutunu belirtir.
Örnek Cümle: “I need to buy a red big car for my road trips.” (Yolculuklarım için büyük ve kırmızı bir araba almam gerekiyor.)
“A Big Red Car” ve “A Red Big Car” ifadeleri aynı kelimeleri içerse de sıfat sıralamasındaki değişiklik, anlamın biraz farklı olmasına yol açar. İlk ifade, arabayı büyüklüğüne vurgu yaparak daha genel bir tanım sunar, ancak bu arabanın renginin kırmızı olduğunu belirtir. İkinci ifade ise arabayı önce rengiyle özelleştirir ve sonra boyutunu belirtir, bu da daha spesifik bir tanıma işaret eder.
İngilizce’de sıfatların sıralanması, bir ifadenin anlamını önemli ölçüde etkileyebilir. “A Big Red Car” ve “A Red Big Car” ifadeleri arasındaki fark, sıfatların sıralamasının nasıl değişebileceğini gösteren harika bir örnektir. Anlamın net ve doğru bir şekilde iletilmesi için sıfat sıralamasına dikkat etmek önemlidir.
İngilizce öğrenmek ve daha fazla bilgi için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
İngilizce denizcilik terimleri yazımızla karşındayız. Burada denizcilik alanında en sık karşılaşılan İngilizce terimleri öğrenecek ve denizciler için İngilizcenin neden önemli olduğundan bahsedeceğiz.
İngilizce denizcilik terimlerini öğrenmek hiç zor değil. Tek yapman gereken, yeni öğrendiğin kelimeleri düzenli olarak tekrar etmek ve İngilizceyi günlük hayatına yerleştirmek. Böylece denizciler için gerekli mesleki İngilizceyi kolayca öğrenebilirsin.
Denizcilik, çoğunlukla uluslararası çalışan bir iş kolu. Yani bu alanda kariyer yapmayı planlıyorsan, İngilizce çok büyük olasılıkla karşına çıkacak. Hedefin uluslararası denizcilik şirketlerinde çalışmaksa, büyük olasılıkla karşına TOEFL sınavı çıkacak. Çünkü çoğu global şirket bu sınavdan geçerli bir puan bekliyor.
Eğer global fırsatlardan yararlanmak için İngilizcenin yeterli olmadığını düşünüyorsan, bu sorunu Open English ile kolayca aşabilirsin. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, müşteri temsilcilerimiz seni kısa sürede içinde arayacaktır.

Uluslararası sularda çalışmak isteyen denizciler için İngilizce en önemli becerilerden biri. Öncelikle, bu dille dünyanın birçok yerinde temel şekilde iletişim kurabiliyoruz. Ayrıca global gemicilik şirketlerde çoğunlukla çok uluslu bir ekip yapısı görüyoruz. Yani bir gemide farklı ülkelerden insanlar bir arada çalışabiliyor. Bu da ortak bir dil ihtiyacı doğuruyor.
Denizciler için en iyi İngilizce kursu Open English işte bu yukarıda bahsettiğimiz ortak dil olan İngiilzceyi kolayca ve en yenilikçi yöntemlerle öğrenebilirsin. Online İngilizce kursu Open English, 7/24 açık ve dünyanın her yerinde internet bağlantın aracılığıyla internet öğrenmeni mümkün kılıyor.
Open English’te 2000’den fazla TEFL/TESOL sertifikalı ana dili İngilizce olan eğitmenler 7/24 canlı dersler ve konuşma sınıfları düzenliyor. Bu sınıflarda İngilizcenin dört temel becerisi olan writing (yazma), speaking (konuşma), listening (dinleme, anlama) ve reading (okuma) öğreniyorsun. Ayrıca kendi başına çalışmak istersen, eğlenceli binlerce saatlik interaktif ders içeriğini kapsayan online kütüphaneden sınırsız yararlanabilirsin.
İş İngilizcesi konusunda en iyi online İngilizce kursu Open English ile sen de başarabilirsin. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, bugün başla!

Denizciler için İngilizcenin en önemli handikaplarından biri, TOEIC ve TOEFL sınavları. Bu sınavları isteyen şirketlerde çalışmayı planlıyorsan, geçerli puanı alman gerekecek. İngilizce seviyen orta değilse (yani intermediate), bu sınavlardan geçebilmen çok olası değil.
Open English, bu noktada IELTS, TOEFL ve TOEIC hazırlık programlarıyla seni en kısa sürede bu sınavlara hazırlayabilir. Tek yapman gereken bu sayfadaki iletişim formunu doldurmak, müşteri temsilcilerimiz seni arayarak ihtiyaçlarına en uygun eğitim planlarımız hakkında bilgi verecektir.
Denizcilik İngilizcesi, özellikle bu sektörde kullanılan kelime ve ifadelere yoğunlaşıyor. Böylece diğer ülkelerden çalışma arkadaşlarınla en verimli şekilde iletişim kurmayı hızlıca öğreniyorsun. Bu konuda Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenlerden bire bir İngilizce özel ders alabileceğini biliyor muydun?
Online video görüşmeleri üzerinden alacağın özel dersler ortalama 25 dakika sürüyor ve burada işin uzmanından (yani ana dili İngilizce olan eğitmenden) istediğin İngilizce konuda destek alabiliyorsun. Böylece İngilizceyi en kolay ve en hızlı şekilde öğreniyorsun.
İngilizce denizcilik terimleriyle devam ediyoruz. İşte denizcilikte karşına çıkabilecek 50 İngilizce kelime:
İngilizce denizcilik terimlerini ve daha fazlasını Open English ile öğrenebilirsin. Bununla beraber İngilizce dil bilgisi kurallarını öğrenerek bu kelimeleri nerede ve nasıl kullanacağını çözebilir, kendini çok daha profesyonel şekilde ifade edebilirsin.
Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Bir dil öğrenirken, yeni kelimeleri öğrenmek ve cümleleri anlamak bazen zorlu bir süreç olabilir. Ancak, bu becerileri geliştirmek için adımlar atmak ve dilin içindeki ince ayrıntıları yakalamak oldukça önemlidir. Bu blog yazısında, İngilizcede “anlamak” ve “kavramak” gibi kavramları ifade etmek için kullanabileceğin bazı faydalı ifadeleri ve teknikleri keşfedeceğiz.
Dil öğrenmek bazen sıkıcı olabilir ama Open English ile bu deneyimi tamamen değiştirebilirsin. Open English, sıkıcı dil derslerini geride bırakarak ve sözlükleri unutarak İngilizce öğrenme yolculuğuna başlamak için seni bekliyor.
Open English ile, dilin sıkıcı bir ders değil, yaşamının heyecan verici bir parçası olduğunu keşfedeceksin. Başlamak için bugün bize katıl ve dil öğrenmenin bu yeni yolculuğunu deneyimle!

İngilizcede “anlamak” ve “kavramak” kavramlarını ifade etmek için kullanabileceğiniz farklı yollar vardır. Dil öğrenme sürecinde, bu ifadeleri kullanarak daha fazla pratik yapabilir ve kendini daha rahat ifade edebilirsin. Hazırsan, başlayalım!
İngilizce’de “anlamak” demek için en temel ifade “understand” kelimesidir.
Daha derin bir anlayışı ifade etmek için kullanabileceğiniz bir kelimedir.
Bir konsepti ya da fikri tam anlamıyla kavramak için kullanılan bir ifadedir.
Online İngilizce kursumuza dair detaylara ulaşmak için yandaki formu doldurabilirsin.

Bu ifade, bir şeyi anlamaya başladığınızda kullanabileceğiniz bir deyimdir.
Bu ifade, bir fikri veya kavramı anlamak için zorlandığınızda kullanılır.
Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler nelerdir? Tabii ki insanın aklına aktivitelerden önce biten yaz mevsimi ve açılan okullar geliyor. Bununla beraber sonbahar, yaz rehavetini arkamızda bırakmamızı sağlıyor. İşler yoğunlaşıyor ve havalar serinlerken motivasyon gücümüz artıyor.
Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler bakınıyorsan, senin için birkaç harika fikrimiz var. Bu aktivitelerle kişisel gelişim sağlayabilir, “daha iyi bir sen” için harekete geçebilirsin. İşte karşında sonbaharda yapılabilecek aktiviteler:
Yaz aylarında İngilizce öğrenmenin avantajları yazın bitmesiyle geride kaldı. Fakat sonbaharda da İngilizce öğrenmek çok keyifli! Öncelikle serin havalarda motive olmak daha kolaydır, böylece derslere daha uzun süre yoğunlaşabilir ve öğrenme hızımızı arttırabiliriz.
Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler için İngilizce öğrenmek istersek, nasıl başlayacağız? Online İngilizce kursu Open English ile bunu kolayca gerçekleştirebilirsin. Nasıl? Tek yapman gereken bu sayfadaki iletişim formunu doldurmak.
Yoğun bir çalışma tempon mu var? Geleneksel kurs saatleri uymuyor, etkisiz uygulamalar vaktini boşa mı harcıyor? CEFR temelli eğitim müfredatına sahip Open English’in TEFL/TESOL sertifikalı ana dili İngilizce olan eğitmenleriyle kolayca İngilizce öğrenebilirsin.

Sonbaharda havalar serinlerken yurt dışı uçak bileti fiyatları ucuzlar, turistik merkezlerde yoğunluk azalır ve otel fiyatları da yaza göre daha uygunlaşır. Yani yurt dışına seyahate çıkmak için harika zamanlar!
Yurt dışında çalışma ya da eğitim hayalin varsa, önceden keşfe çıkman harika bir fikir. Böylece hangi ülkeyi daha çok seveceğini görebilirsin. Üstelik Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler arasında görebileceğin birçok ülke var. Mesela Fransa. Paris sonbaharda çok güzel olur, derler!
Sonbaharda yapılacak aktiviyeler arasında yurt dışına seyahate çıkmayı planlıyorsan, İngilizce bu deneyimde en çok işine yarayan beceri olacak. Mesela pasaport sorularının sorduğu İngilizce sorular konulu yazımıza bakmak isteyebilirsin.
Yurt dışına çıkmadan önce hızlıca İngilizce öğrenmek istersen, Open English’te 7/24 canlı dersler, konuşma sınıfları ve özel derslerden sınırsız yararlanabilirsin. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, bugün başla!
Sonbaharda yapılabilecek aktivitelerin en keyiflilerinden biri de doğa yürüyüşlerine çıkmaktır. Sonbaharın kahverengi tonları doğaya yayılırken, insanın karşısına muhteşem manzaralar çıkar! Büyük şehir parklarında ya da yürüyüş yolları bulunan ormanlarda henüz havalar çok fazla soğumadan doğanın keyfini çıkarabilirsin.
Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler arasında doğa yürüyüşlerine çıkmayı düşünüyorsan, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde büyük şehir parklarına gidebilirsin. Ayrıca bu şehirlere çok yakın mesafede birçok kamp alanı bulunuyor. Bu alanlarda kamp yaparak doğa yürüşlerine çıkabilirsin ama yanına gerekli malzemeleri almayı unutma!

Sonbaharda yapılabilecek aktiviteler arasında şimdi daha genel bir konuya geçiyoruz. Sonbahar, aynı zamanda bir şeyler öğrenmeye daha hazır hale geldiğimiz ayları kapsar. Çünkü okullar bu mevsimde açılır ve çok küçük yaşlarımızdan itibaren buna şartlanırız. Bu aslında iyi bir şey, demek ki potansiyelimizin üzerine çıkmaya hazırız!
İnsan kariyerini geliştirmek için neler yapabilir? Bu noktada mesleğinde alakalı eğitim sertifikaları sağlayan kurslara gidebilir, böylece daha donanımlı hale gelebilirsin. Uzmanlığını globalleştirmek istersen, İngilizce öğrenmek iyi bir fikir.
Mesleki ingilizceni geliştirmek için Open English’i bugün kaydolarak denemeye başla. Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, müşteri temsilcilerimiz seni en kısa sürede arayacaktır.
Sonbahar, aynı zamanda gurme turuna çıkmak için harika zamanlar. Bu sezonda taze çıkan lezzetli ürünleri bu turlarda usta şeflerin ya da lokal ünlü isimlerin ellerinden tadabilirsin. Mesela sonbahar, aynı zamanda palamut ve lüfer zamanıdır. İstanbul’da ya da İzmir’deki ünlü balık restoranlarında çok lezzetli palamut ve lüferler tadabilirsin.
Bununla beraber, sonbahar ayları; ilkbahar aylarından sonra Karadeniz’in ikinci en güzel olduğu zamanları kapsıyor. Özellikle Eylülde Karadeniz’in doğal ortamları inanılmaz romantik! Ayrıca Karadeniz, hamsi tarifleri ve kuymak gibi yöresel lezzetleriyle ünlü! Bu dönemde Karadeniz turuna çıkarak sonbaharda yapılabilecek aktivitelerde iki konsepti birleştirebilirsin: Gurme turu ve doğa yürüyüşü.
İngilizce, dil zenginliği ve kelime haznesi açısından oldukça çeşitli bir dildir. Bu çeşitlilik, bazı kelimelerin birden fazla anlama gelebileceği anlamına gelir. Bu çok yönlü kelimelerden biri de İngilizce get kelimesidir. İngilizce get, İngilizce konuşacak olanlar için sıklıkla karşılaşılan ve çok sayıda farklı bağlamda kullanılan bir kelimedir. Bir kelimenin bu kadar çok anlama sahip olması, dilin dinamizmini ve zenginliğini yansıtır.
Bu yazımızda, İngilizce get kelimesinin farklı anlamlarını ve kullanımlarını inceleyeceğiz. Ayrıca, İngilizce get kelimesinin bu çeşitliliği nedeniyle İngilizce dil öğrenenler için bazen karmaşık olabilecek anlamlarını da ele alacağız. İngilizce öğrenme sürecinde İngilizce get kelimesinin çeşitli kullanımlarını anlamak, dilin derinliklerine bir adım daha yaklaşmanın bir yoludur. Hadi, gel, İngilizce get kelimesinin bu çok yönlü dünyasına birlikte göz atalım.
İngilizce get kelimesi gibi birçok birden fazla anlamı olan İngilizce kelime var. Bu kelimeler hakkında, online İngilizce kursu Open English ile İngilizce öğrenirken bilgi edinebilirsin. Hemen sayfadaki formu doldurarak hızlıca seninle iletişime geçmemizi beklemeye başlayabilirsin.

İngilizcede; aynı kelime, farklı bağlamlarda kullanıldığında farklı anlamlara bürünebilir. Bu durum, hem dil öğrenenler hem de dilbilimciler için ilginç bir özellik sunar. İngilizce get kelimesi gibi;İngilizcenin bu çok anlamlı kelimeleri, dilin derinliklerine dalmak ve dilin zenginliklerini keşfetmek için bir fırsat sunar. Yazımızın bu bölümünde, İngilizce get kelimesi gibi bazı çok anlamlı kelimeleri inceleyeceğiz.

İngilizce get kelimesinin, birçok farklı anlama gelebilecek çok yönlü bir kavram olduğunu biliyorsun. İşte, İngilizce get kelimesinin en yaygın kullanım şekilleri:
Bu farklı anlam kavramlarına dayalı olarak, İngilizce get kelimesi İngilizcede çok sayıda farklı bağlamda kullanılabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. İngilizce get kelimesi gibi farklı anlamlarını öğrenmek isteyebileceğini düşündüğümüz bir kelime de İngilizce cut kelimesi. İngilizce cut kelimesi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için Birden Fazla Anlamı Olan İngilizce Fiiller: CUT başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizce get kelimesinin taşıdığı anlamları öğrendin. Öyleyse, İngilizce get kelimesi ile kurulmuş cümleleri inceleyerek sen de kendi cümlelerini kurmaya başlayabilirsin.
Yukarıdaki örnek cümleler, İngilizce get kelimesinin farklı bağlamlarında nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Bu ifadeler ve deyimler, İngilizce get kelimesinin konuşma dilinde sıkça karşılaşılan kullanımları olarak biliniyor.
İngilizce get kelimesi gibi İngilizcede birden fazla anlama gelen kelimeleri öğrenmek istiyorsan, %100 online İngilizce kursu Open English harika bir seçenek olabilir. Open English; ana dili İngilizce olan eğitmenlerle gerçekleştirilen canlı derslerle, İngilizce kelimelerin farklı anlamlarını ve kullanımlarını ayrıntılı bir şekilde öğrenme fırsatı sunar. Ayrıca binlerce saatlik interaktif dersler ve öğrenmeyi destekleyen çeşitli etkinliklerle donatılmış olan Open English, İngilizce öğrenmek için mükemmel bir kaynak.
Open English ile İngilizce öğrenmeye hiç vakit kaybetmeden başlayabilirsin. Bunun için yapman gereken çok basit. Hızlıca sayfada yer alan iletişim formunu doldur. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hemen arayacak ve Open English aboneliğini hemen başlatacak.
İngilizce uzun cümle kurmak ama nasıl? Bugün bu konuyu detaylıca inceliyoruz. İngilizce uzun cümle kurmak için en azından orta seviye İngilizce bilmen gerekiyor. Çünkü dil bilgisi konusunda belirli bir seviyeye erişmeden, kompleks ve uzun İngilizce cümleler kuramazsın.
İngilizce uzun cümleler kurmayı hedefliyorsan, kendine sıkı bir İngilizce çalışma planı hazırlayıp hızlıca bunu başarabilirsin. Fakat tek başına yeni bir şeyler öğrenmek vakit alıcıdır. Uzmanlardan destek alarak hızlı öğrenme yöntemleri ve ipuçlarıyla kolayca İngilizce öğrenebilirsin.
Peki, İngilizce uzun cümle kurmak için neler yapmak gerekir? İşte karşında İngilizce uzun cümle kurmana yardımcı olabilecek ipuçları!
Dünyanın 1 numaralı online İngilizce kursu Open English ile sen de kolayca İngilizce öğrenebilirsin. İngilizce uzun cümle kurmak istiyorsan, dil bilgisi kuralları detaylı şekilde öğrenmen gerekiyor. Open English’te 2000’den fazla TEFL/TESOL sertifikalı ana dili İngilizce olan eğitmenler, 7/24 canlı dersler düzenliyor. Bu derslerde İngilizce dil bilgisi kurallarını işin uzmanlarından öğreniyorsun.
Open English’e başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. Online İngilizce kursumuz hakkında daha fazla bilgi vermek, eğitim paketlerimizi ve ücretlerimizi bildirmek üzere müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayacaktır.

İngiilizce uzun cümle kurmak için ilk yoğunlaşman gereken alan: Dil bilgisi kuralları. Yani İngilizce gramere ne kadar hakim olursan, İngilizce uzun cümle kurmak senin için için o kadar kolaylaşacaktır.
İngilizce gramerin temeli, tense kavramını anlamakla başlıyor. İngilizce tense tablosu ve konu anlatımı ile ilgili yazımıza göz atarak ilk adımı atabilirsin. Bununla birlikte tense, yani İngilizce zamanlar oldukça kapsamlı olduğu ve farklı bir düşünce sistemi geliştirmek gerektirdiği için, bu konuda uzmanlardan destek almak her zaman iyi bir fikir.
CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) temelli eğitim müfredatımız sayesinde İngilizce grameri kısa sürede etkili bir şekilde öğrenebilirsin. Yenilikçi eğitim yöntemlerimizi keşfetmek için bu sayfadaki iletişim formunu doldur, Open English’i denemeye başla!
İngilizce uzun cümle kurma konusunda verebileceğimiz en iyi ipucu, İngilizce bağlaçlara çalışmandır.
İngilizcede bağlaçlara “conjunction” deniyor ve tıpkı Türkçede olduğu gibi, bu kelimeler iki veya daha fazla cümleyi birleştirme amacıyla kullanılıyor.
Bu konuyu örneklendirelim. İngilizcede en sık kullanılan bağlaçlardan birini, “but” (ama) bağlacını kullanarak bir kişinin hep pozitif hem negatif yönlerini aynı cümle içinde yazabilirsin. Şimdi örnek cümlelerle konuyu pekiştirelim.
Aşağıdaki iki cümleyi incele. Bu iki cümle aynı insanı anlatıyorsa, “but” ile ikisini birleştirebiliyoruz. Tıpkı Türkçede olduğu gibi, o nedenle anlaması kolay.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, “but” bağlacının çoğunlukla karşıtlık belirtiyor olduğudur. Örneğin iki olumlu ya da benzer özellikten bahsederken bu bağlacı kullanmayız. Bununla birlikte “but” bağlacının birçok farklı kullanım alanı bulunuyor. Daha fazlasını öğrenmek için bugün 7/24 devam eden Open English’in canlı İngilizce derslerine katılabilirsin. Sayfadaki formu doldur, seni arayalım!
İngilizce cümle kurmak hakkında daha detaylı okuma yapmak istersen, ilgili yazımıza göz gezdirebilirsin.

İngilizce uzun cümle kurmak için en etkili yöntemlerden biri de İngilizce birleşik cümle yapısnı öğrenmek. Bu noktada karşına bir yukarıda bahsettiğimiz konu olan bağlaçlar çıkacak.
İngilizcede temelde 3 cümle türü var: Basit cümle, bağlı cümle ve birleşik cümle. Konunun detayları için yukarıda paylaştığımız “İngilizce cümle kurmak” bağlantısına tıklayabilirsin.
İngilizce uzun cümle kurmak için, bağlı cümleleri ve birleşik cümlelere çalışman gerekiyor. İlgili yazımızda konunun temellerinden bahsediyoruz. Bu cümle yapıları, etkili İngilizce makaleler yazmak için öğrenmen gereken konular.
Şimdiye kadar çoğunlukla yoğunlaşmamız gereken İngilizce konularından bahsettik. Uzun İngilizce cümle kurmak istiyorsak, dil bilgisi kurallarına hakim olmamız gereğini görüyoruz. Fakat konulara çalıştığımız halde, pratikte sıkıntı çekiyorsak? Bu durumda yapmamız gereken şey, İngilizce kitaplar okumak ve beğendiğimiz yerleri hatırlayarak yazmaya çalışmak!
Zihnimiz, tekrarlamayla öğrenmeye programlanmış durumda. Küçüklüğümüzden beri çevremizle etkileşime girerek öğreniyoruz ve bu çoğunlukla tekrara dayanıyor. İngilizce seviyeni orta derece yükselttiğin zaman, okuyabileceğin İngilizce kitaplar da birçok uzun cümle yapısıyla karşılacaksın. Bunları düzenli olarak tekrar yaz, belirli bir süre sonra şablonlar kafanda oturmaya ve İngilizce yazılarda uzun cümleler kurmaya başladığını göreceksin.
Daha fazlasını öğrenmek için bugün Open English’e kaydol. Bunun için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Unutma, bir yaşam biçimi haline getirmeden İngilizceyi öğrenmek çok zor!