Gün içerisinde sıklıkla kullandığımız kavramlardan biri, sıcaklık kavramıdır. Havanın, yiyeceklerin ve içeceklerin ısısı gibi pek çok alanda sıcaklık ile ilgili kavramları kullanırız. Sıcaklık hakkında konuşurken kullanabileceğin İngilizce sözcükleri öğrenmek ister misin?
Heat ne demek? Yazıda detaylıca bahsettik. Bu yazımızda, sıcaklık belirten kelimelerin İngilizce cümlelerde kullanımlarını ve bu cümlelerin Türkçe karşılıklarını da bulacaksın.
“Sıcaklık hakkında konuşmak yetmez, ben tüm hava koşullarını konuşmak istiyorum.” diyorsan İngilizce Hava Durumu Terimleri / Örnek Diyaloglar başlıklı yazımızı okuyabilirsin. İngilizce konuşmak için daha fazla destek almak istiyorsan bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurabilirsin. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hızlıca arayacak ve İngilizce konuşmak için yapman gerekeni sana anlatacak.

Heat kelimesini mutlaka duymuşsundur. Günlük hayatta sıkça kullanmaya uygun bir kelime olan heat ne demek? Diye merak ediyorsan yazımızın bu bölümünde heat kelimesinin Türkçe karşılığını öğrenebilirsin.
İngilizce kökenli heat kelimesi; ısı, ısıtma, sıcaklık manalarına gelen bir kelimedir. Heat kelimesi klimalarda da yaygın olarak kullanılır. Klimada heat kelimesi klimanın ısıtma özelliğini belirtir.
Hiit şeklinde okunan heat kelimesi, ısı hakkında konuşurken sıkça kullandığımız bir kelime. Heat kelimesini öğrenmek için pratik yapmak ve heat kelimesinin cümle içerisinde kullanımına dair bilgi sahibi olmak istiyorsan yazımızın bu bölümü tam sana göre. Aşağıda yer verdiğimiz İngilizce örnek cümleler ve Türkçe karşılıklarını inceleyerek heat kelimesini cümle içerisinde kullanmayı öğrenebilirsin.
This thermos keeps my coffee very heat.
Bu termos kahvemi çok sıcak tutuyor.
This heat is too much for the month of January.
Ocak ayın için bu ısı çok fazla.
If you want to increase the heat, start the boiler.
Isıyı yükseltmek istiyorsan kombiyi çalıştır.
Can you heat water to cook pasta?
Makarna pişirmek için su ısıtabilir misin?
Leaving the house in the heat of the day is not a good idea.
Öğlen sıcağında evden çıkmak iyi bir fikir değil.
The children waited for hours under the heat for service.
Çocuklar sıcağın altında saatlerce servis beklemişler.
Selda cannot stay in a place without air conditioning in this heat.
Selda bu sıcakta klimasız bir yerde duramaz.
A heat wave is expected next week.
Önümüzdeki hafta bir sıcak hava dalgası bekleniyor.
The car overheated due to the intense heat.
Yoğun sıcaktan dolayı araba hararet yaptı.
I was heating milk to make hot chocolate.
Sıcak çikolata yapmak için süt ısıtıyordum.

İngilizce heat kelimesinin sıcaklık belirten bir kelime olduğunu öğrendin. Peki, İngilizcede sıcaklık belirtmek için kullanılan başka kelimeler de bulunuyor mu? Elbette! İngilizce günlük sohbetlerinde ya da çalışma hayatında kullanabileceğin heat harici sıcaklık belirten kelimeler de bulunuyor. İngilizce sıcaklık belirten kelimeleri, Türkçe karşılıklarını ve örnek cümleleri senin için aşağıda sıralıyoruz.
| Drought | Kuraklık. Örnek Cümle: I’m afraid there will be a drought in the summer as it hasn’t rained at all this winter. (Bu kış hiç yağmur yağmadığı için yazın kuraklık olacak diye korkuyorum.) |
| Fever | Ateş. Örnek Cümle: The doctor gave an injection to reduce Merve’s fever. (Doktor, Merve’nin ateşini düşürmek için iğne yaptı.) |
| Fire | Yangın. Örnek Cümle: The fire at the school scared everyone. (Okulda çıkan yangın herkesi çok korkutmuştu.) |
| Hot | Sıcak. Örnek Cümle: The tea in the cup was very hot. (Bardaktaki çay çok sıcaktı.) |
| Hotness | Sıcaklık, ateş. Örnek Cümle: I can’t hold the glass because of the hotness of this coffee. (Bu kahvenin sıcaklığı yüzünden bardağı tutamıyorum.) |
| Sunny | Güneşli. Örnek Cümle: I want to go on a picnic on a sunny day. (Güneşli bir günde pikniğe gitmek istiyorum.) |
| Temperature | Hava sıcaklığı. Örnek Cümle: We will wear coats because the air temperature is 3 degrees. (Hava sıcaklığı 3 derece olduğu için mont giyeceğiz.) |
| Thermometer | Termometre. Örnek Cümle: Ali, measured the temperature of the children’s room with a thermometer. (Ali, çocuk odasının ısısını termometre ile ölçtü.) |
| Warm | Ilık. Örnek Cümle: When I went to the sea in Cyprus, I realized that the Mediterranean Sea is a warmer sea than the Aegean Sea. (Kıbrıs’ta denize girdiğimde Akdeniz’in Ege Denizi’nden daha ılık bir deniz olduğunu farkettim.) |
| Warmth | Sıcaklık, ısı. Örnek Cümle: She missed her mother’s warmth very much because she lost her early. (Erken kaybettiği için annesinin sıcaklığını çok özlemiş.) |
İngilizce heat kelimesini ve sıcaklık manası taşıyan farklı İngilizce kelimeleri öğrendin. Burada başladığın yolculuğu İngilizce öğrenerek ya da İngilizce bilgini ilerleterek taçlandırmak ister misin? Online İngilizce kursu Open English sayesinde İngilizce konuşmaya başlamak artık çok kolay!
%100 online İngilizce kursu Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın canlı derslere, istediğin her yerden ve istediğin her zaman katılabilirsin. Eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan İngilizce konuşma sınıfları sayesinde ana dili İngilizce olan yabancı öğrenciler ile sohbet edebilirsin. Bu konuşma sınıfları sana, bolca konuşma pratiği yapma imkânı sağlayacak. Ayrıca ses tanıma özellikli telaffuz uygulaması sayesinde telaffuzunu güzelleştirebileceksin.
Online İngilizce kursu Open English’e abone olduğunda binlerce saatlik interaktif ders içeriğine sınırsız erişim hakkına sahip olursun. İnteraktif derslere istediğin her an ve istediğin sayıda giriş yapabilirsin. Bu sayede konuşma, okuma, dinleme ve yazma becerilerini rahatlıkla geliştirebilirsin.
Hemen Open English’e abone ol ve İngilizce konuşmanın tadına var! Bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur, seni hemen arayalım ve Open English aboneliğini başlatalım.
Gün içerisinde en fazla kullandığımız kelimeler takvimlerde bulunan kelimelerdir diyebiliriz. Çünkü birçok işimizi takvimlere göre ayarlarız ve takvimleri rehber edinerek planlar yaparız. Bu yüzden İngilizce ayları bilmek çok önemlidir. Bu yazımızda sana, İngilizce aylardan July hakkında bilgiler sunacağız.
İngilizce aylardan July’ın hangi ay olduğunu öğrenebileceğin bu yazıda July kelimesinin kökeni hakkında da bilgiler bulacaksın. Adında July geçen yapımları görecek, July ayı içerisinde yer alan burçları öğreneceksin.
İngilizce takvimleri rahatlıkla kullanmak ve zorlanmadan İngilizce planlar yapmak istiyorsan doğru adres Open English. Open English’in diğer İngilizce kurslarından ne farkı olduğunu merak ediyorsan, bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurabilirsin. Seni hızlıca arayıp Open English hakkında detaylı bilgi vermemizi bekleyebilirsin.

“Culay” şeklinde okunan July, okunuşu kulağa çok hoş gelen bir ay. Yazımızın bu bölümünde İngilizce July kelimesinin Türkçe karşılığını öğrenebileceksin. July, yaz mevsiminin en güzel aylarından biri. Peki, July hangi ay? July, miladi takvimde yılın yedinci ayı olan Temmuz ayının İngilizcesi.
İngilizce yaz mevsimi summer olarak karşımıza çıkıyor. Mevsim kelimesinin İngilizcesi ise season olarak biliniyor. Ayrıca ay kelimesinin month olarak İngilizceye çevrildiğini de söylemek isteriz.
İngilizce ayları öğrenmeye başlamak istiyorsan ilgili yazımızı okumanı öneririz. Böylelikle İngilizce ayları öğrenmeye bir an önce başlayabilirsin.
Kısa adıyla dikkat çeken July adlı ayın kökenine göz attığımızda karşımıza Roma mitolojisi çıkıyor. Gregoryen takviminin beşinci ayı olan July’ın adını nereden aldığını yazımızın bu bölümünde birlikte inceleyelim.
Dillere destan bir Roma imparatoru olan Julius Caesar (Jül Sezar), Milattan Önce 44 yılında ölmüştür. Ölümünden sonra da doğduğu aya kendi adı verilmiştir. Yani, Latincesi Julius olan July ayı adını güçlü lider Jül Sezar’dan almıştır.
Almancada Jui, Fransızcada Juillet, İspanyolcada Julio, İtalyancada Luglio, Arapçada Yuliu ve Türkçede Temmuz olarak isimlendirilen July; farklı dillerde birbirine benzer kullanımlara sahip olan aylardandır.

22 Temmuz (3 bölümlük dizi)
Tür: Suç, Dram, Tarih
IMDb: 6.8/10
Film Özeti
Norveç’in yetmişten fazla kişinin hayatını kaybettiği en kötü terör saldırısının üç bölümlük hikayesi. 22 Temmuz felaketin kendisine, hayatta kalanlara, Norveç’in siyasi sistemine ve bu korkunç davada çalışan avukatlara bakıyor.
22 July (Three-part Story)
Type: Crime, Dram History
IMDb: 6.8/10
Summary of the Movie
A three-part story of Norway’s worst terrorist attack in which over seventy people were killed. 22 July looks at the disaster itself, the survivors, Norway’s political system and the lawyers who worked on this horrific case.
Dört Temmuz
Tür: Komedi, Drama
IMDb: 6.9/10
Film Özeti
Newyork City’de iyileşmekte olan bir alkolik ve caz piyanisti, yıllık 4 Temmuz tatilleri sırasında sert ailesiyle yüzleşir.
Fourth of July
Type: Comedy, Drama
IMDb: 6.9/10
Summary of the Movie
A recovering alcoholic and jazz pianist in NYC confronts his acerbic family during their annual Fourth of July vacation.
Temmuz Soğuğu
Tür: Suç, gerilim
IMDb: 6.7/10
Film Özeti
Korumacı bir baba cani bir eski mahkûmla karşılaştığında, her ikisi de kendi iç ruhlarıyla yüzleşmek zorunda kalırken kendilerini aşağı doğru giden bir yalanlar ve şiddet sarmalının içinde bulduklarından, gittikleri yoldan sapmaları gerekir.
Cold in July
Type: Crime, Thriller
IMDb: 6.7/10
Summary of the Movie
When a protective father meets a murderous ex-con, both need to deviate from the path they are on as they soon find themselves entangled in a downwards spiral of lies and violence while having to confront their own inner psyche.

Yaz mevsiminin tam ortasında bulunan ay July’da yer alan burçları öğrenerek, İngilizce olarak yapacağın muhabbetleri hareketlendirebilirsin. July ayına denk gelen iki burç bulunuyor. Bu burçlardan biri su grubu, diğeri ise ateş grubu burcu olarak biliniyor. July ayına denk gelen burçların Türkçe adlarını ve İngilizce karşılıklarının neler olduğunu hemen aşağıda öğrenebilirsin.
July içerisinde bulunan burçlardan birincisi 22 Haziran – 22 Temmuz tarihleri arasında yer alan Yengeç burcudur. Yengeç burcu, su grubu burçlarından biridir ve hassaslığı ile tanınır. July içerisinde yer alan ve duygusal kişilerin burcu olmasıyla bilinen Yengeç burcunun İngilizcesi Cancer’dır.
July ayı içerisinde yer alan burçlardan ikincisi ise Aslan burcudur. Aslan burcu 23
Temmuz – 21 Ağustos tarihleri arasında doğan kişilerin burcudur ve ateş grubu
burçlarından biridir. Otoriter burçlardan biri olan Aslan burcunun İngilizcesi Leo’dur.
Leo burcu insanlar, genel olarak, cömertliği ile ön plana çıkan kişilerdir.
Peki, burç kelimesinin İngilizcesini biliyor musun? Burç kelimesi İngilizceye zodiac sign olarak çevriliyor. İngilizce burçlar hakkında detaylı bilgi almak için İngilizce Burçlar ve Türkçe Çevirileri başlıklı yazımızı okuyabilirsin.
İngilizce ayları öğrenmek için yapacağın şey çok basit! İngilizce ayları öğrenmek için yapman gereken şey, online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlatmak. Open English; yalnızca İngilizce ayları değil, İngilizceye dair her şeyi öğrenebileceğin bir platform.
Open English %100 online bir İngilizce kursu. Bu demek oluyor ki, İngilizce öğrenirken nerede olduğunun bir önemi yok. Open English ile İstediğin yerde İngilizce öğrenebilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın canlı İngilizce derslerine 7/24 istediğin anda katılabilirsin.
Open English’te eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıfları bulunuyor. İngilizceyi en güzel şekilde konuşmak için İngilizce konuşma pratiği yapmak çok önemli. Sen de Open English’te yer alan konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan birçok kişiyle sohbet ederek İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin.
İngilizce ayları ve İngilizceye dair geri kalan her şeyi öğrenmeye bir an önce başlamak istiyorsan bu sayfada yer alan iletişim formunu doldur ve %100 online İngilizce kursu Open English ile İngilizceni geliştirmeye başla!
Kelimeler… Oğuz Atay’ın da dediği gibi kelimeler bazı anlamlara gelmiyor ama illaki bir anlama geliyor. İngilizce konuşmak için çıktığın bu yolculukta kelimelerin senin için önemini artık öğrenmiş olmalısın. Bu kelimeler, hem kendini daha anlaşılır bir şekilde ifade etmek hem de karşı tarafın söylediklerini net bir şekilde anlamak için son derece önemlidir. Biz de bu durumdan yola çıkarak Y ile başlayan İngilizce kelimeleri listelemeye karar verdik.
Y ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçmeden önce Open English olarak 15 yılı aşkın süredir sunduğumuz online İngilizce kursumuzdan bahsetmek istiyoruz. 1.5 milyonu aşkın öğrenci sayımız ile İngilizce öğrenmek isteyenlere profesyonel bir destek sunan Open English olarak her zaman yanındayız.
Ana dili İngilizce olan eğitmenler, 7/24 devam eden canlı dersler, sayısız İngilizce materyal ve çok daha fazlası online İngilizce kursumuzda seni bekliyor. Detaylı bilgi için bu sayfada yer alan iletişim formunu doldurman yeterli.
Ayrıca İngilizce konuşurken tereddüt yaşamana sebep olan telaffuz sorununu halletmen için de kursumuzda sana yapay zeka destekli bir telaffuz aracı sunuyoruz. Bu araç sayesinde İngilizce telaffuzunu kısa süre içerisinde mükemmel bir hale getirebilirsin.
Bu konuları netleştirdiğimize göre şimdi Y ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçiş yapabiliriz.

Y ile başlayan İngilizce kelimeler, sayı bakımından az olduğu için 2 parça halinde ve kısa listeler olarak sana sunuyoruz. İlk olarak Y ile başlayan İngilizce kelime listemizin ilk kısmına bakalım
| Y İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Yacht | Yat |
| Yachter | Yat Sahibi, Yatçı |
| Yachting | Yatçılık |
| Yachtsman | Yat Sahibi, Yatçı |
| Yack | Önemsiz Sohbet |
| Yaffle | Yafta |
| Yah | Ah!, Ya! |
| Yakking | Çenesi Düşmek, Saçma Sapan Konuşmak |
| Yam | Hint Yer Elması, Tatlı Patates |
| Yammering | Ağlamak, İnlemek |
| Yank | Birden Çekmek |
| Yankee | Amerikalılara Ülke Dışında Verilen İsim |
| Yap | Köpeklerin Acı Acı Havlaması |
| Yapping | Acı Acı Havlamak, Havlamak, |
| Yard | Avlu |
| Yardage | Yard Olarak Uzunluk |
| Yardstick | Kıstas |
| Yarn | Hikâye, Hikâye Anlatmak, İplik |
| Yarrow | Civanperçemi Otu |
| Yatch | Yat |
| Yaw | Rotadan Çıkmak, Yalpa Vurmak |
| Yawl | Filika, Yole |
| Yawn | Esnemek, Esnetmek |
| Yawning | Büyüyen, Esneme, Esneyen, Genişleyen |
| Yaws | Ekvator Frengisi |
| Yclept | Adında, Adlı, Denilen |
| Ye | Sen, Siz |
| Yea | Evet Anlamında Kullanılan Kısaltma |
| Yeah | Evet, Tamam |
| Yean | Kuzulamak, Yavrulamak |
| Yeanling | Oğlak |
| Year | Sene, Yaş, Yıl |
| Yearbook | Yıllık |
| Yearling | Toklu |
| Yearlong | Bir Yıl Süren, Bir Yıllık, Yıl Boyunca |
| Yearly | Yıllık |
| Yearn | Burnunda Tütmek, Özlemek |
| Yearning | Hasret, Özlem |
| Yeast | Maya |
| Yeast Powder | Maya |
| Yeasted | Köpük Köpük Olmak, Köpürmek |
| Yeasty | Mayalı |
| Yeggman | Hırsız, Kasa Hırsızı |
| Yell | Bağırma, Bağırmak, Seslenmek |
| Yelling | Bağırmak, Seslenmek |
| Yellow | Sarı |
| Yellow Pages | Sarı Sayfalar |
| Yellow-Dog | Korkak, Ödlek |
| Yellowed | Sararmak, Sarartmak |
| Yellowhammer | Sarıcık |
| Yellowish | Sarımsı, Sarımtırak |

Yukarıdaki listemizi bitirdiğine göre, hemen Y ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına geçiş yapabiliriz. Bu kelimeleri not alarak çalıştığını ve örnek cümleler kurarak pekiştirdiğini varsayıyor ve İngilizce çalışmana devam etmen için lafı daha fazla uzatmıyoruz.
| Y İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Yellowness | Sarılık |
| Yellowy | Sarımsı |
| Yelp | Havlama Sesi |
| Yelping | Acıyla Havlamak, Havlamak, |
| Yemen | Yemen |
| Yemeni | Yemenli |
| Yen | Arzu, Özlem, Yen |
| Yep | Evet |
| Yes | Evet, Olumlu Cevap |
| Yester | Dünkü, Geçen |
| Yesterday | Dün |
| Yesterday’s | Dünkü, Dünün |
| Yesterdays | Geçmiş |
| Yesteryear | Geçen Sene |
| Yet | Hala, Henüz |
| Yew | Porsuk |
| Yield | Teslim Olmak, Pes Etmek |
| Yielding | Verim |
| Yip | Viyaklama, Viyaklamak |
| Yoga | Yoga |
| Yoghurt | Yoğurt |
| Yoke | Boyunduruk |
| Yoke Mate | Hayat Arkadaşı |
| Yolk | Yumurta Sarısı |
| Yonder | Oradaki |
| Yore | Yöre |
| You | Sen |
| Young | Genç |
| Young Animal | Genç Hayvan, Yavru |
| Young Generation | Gençlik, Nesil |
| Young Lady | Genç Bayan |
| Young Lady | Genç Kız |
| Young Man | Genç Adam, Delikanlı |
| Younger | Daha Genç |
| Youngish | Genç |
| Youngish | Gençten |
| Youngster | Yavru, Çocuk, Delikanlı |
| Your | Senin |
| Yours | Seninki |
| Yourself | Kendin |
| Youth | Gençlik |
| Youth Hostel | Gençlik Yurdu |
| Youthful | Genç |
| Youthfulness | Gençlik |
| Yowl | Bağırmak |
| Ytterbium | İterbiyum |
| Yttrium | İtriyum |
| Yucca | Yuka |
| Yugoslav | Yugoslav |
| Yule | Noel’in Birkaç Kullanımından Biri |
| Yuletide | Noel Yortusu, Noel Zamanı |
| Yummy | Lezzetli, Enfes, Nefis |
Burada Y ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin sonuna geliyoruz. Yazımızı bitirmeden önce yine online İngilizce kursumuzu seninle paylaşmak istiyoruz. Kursumuza dair detayları öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
2023 yılında İngilizce öğrenmek istiyorsan, tek yapman gereken hemen İngilizce kursumuza başlamak ve profesyonel destek sayesinde hızlı bir şekilde çalışmalara başlamak…
Hadi vakit kaybetme! Bu yıl İngilizce sorununu ortadan kaldır.
İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelime konulu yazımıza da göz atmak isteyebilirsin.
Evet, bu zamana kadar seninle sayısız kelimeyi buluşturduk. Şimdi sırada W ile başlayan İngilizce kelimeler var. Bu kelimeler sayesinde hem İngilizce kelime hazneni genişletebilir hem de günlük İngilizce konuşmaları efektif bir şekilde hayata geçirebilirsin.
İngilizce çalışmak için tercih edebileceğin W ile başlayan İngilizce kelimeleri, 3 parça halinde sana sunuyoruz. Tek yapman gereken kelimeleri sık sık tekrar etmen ve cümle içerisinde kullanarak pratikler yapman…
Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursuna dair detayları öğrenmek için hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Hadi şimdi yazımıza geçelim ve W ile başlayan İngilizce kelimeleri öğrenelim.

Hemen W ile başlayan İngilizce kelime listemizin ilk kısmına geçelim.
| W İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Wacky | Kaçık |
| Wad | Tampon |
| Wadding | Vatka, Dolgu |
| Waddle | Paytak Paytak Yürüme |
| Wade | Çamurda Yürümek |
| Wade Into | İçine Girmek |
| Wader | Yağmurkuşu |
| Wadi | Yazın Kuruyan Dere, Vadi |
| Wafer | Gofret |
| Wafer-Thin | Çok İnce |
| Waffle | Gözleme |
| Waffling | Saçmalamak |
| Waft | Dalga, El İşareti |
| Wag | Kuyruk |
| Wage | Ücret |
| Wageearner | Ücretli |
| Wager | Bahis |
| Wagering | Bahse Girmek, Bahis Yolu İle Paranın Riske Atılması |
| Wages | Çalışmanın Bedeli, Yevmiye, Ücret |
| Waggery | Lâtife, Şaka |
| Wagging | Sallama, Sallanma |
| Waggish | Şakacı |
| Waggishness | Şaka, Şakacılık |
| Waggle | Hareket Etmek |
| Waggon | Yük Vagonu |
| Waging | Sürdürmek, Yürütmek |
| Wagon | Vagon |
| Wagoner | Arabacı, Fayton Ya Da Yük Trenini Süren Kişi |
| Waif | Kimsesiz |
| Wail | Feryat, Acı Acı Bağırma |
| Wailing | Ağlama |
| Wainscot | Lambri |
| Waist | Bel |
| Waistcoat | Yelek |
| Waisted | Belli Olan |
| Wait | Beklemek |
| Waiter | Garson |
| Waiting Room | Bekleme Odası |
| Waitress | Bayan Garson |
| Wake | Kalkmak |
| Walk | Yürümek |
| Wall | Duvar |
| Wallet | Cüzdan |
| Walnut | Ceviz |
| Walrus | Mors |
| Waltz | Vals |
| Wan | Bitik |
| Wand | Değnek |
| Wander | Dolaşmak |
| Want | İstemek |
| Wanton | Ahlaksız |
| War | Savaş |
| Warden | Müdür |
| Wardrobe | Gardırop |
| Wardship | Koğuş |
| Warehouse | Ambar |
| Warlike | Savaşçı |
| Warlord | Diktatör |
| Warm | Sıcak, Isıtmak |
| Warmth | Sıcaklık |
| Warn | Uyarmak |
| Warning | Uyarı |
| Wash | Yıkamak |
| Waste | Atık |
| Watch | Saat, İzlemek |
| Water | Su |
| Wave | Dalga |
| Waver | Tereddüt |
| Waverer | Dalgalı |
| Wax | Balmumu |
| Way | Yol |
| We | Biz |
| Weak | Zayıf |
| Weakness | Zayıflık |
| Wealth | Zenginlik |
| Weapon | Silah |
| Wear | Giymek |
| Weather | Hava Durumu |
| Weave | Örgü |
| Web | Web, Ağ |
| Webbing | Dokuma |
| Wedding | Düğün |
| Wedge | Kama |
| Weed | Ot |
| Week | Hafta |
| Weekday | Hafta İçi |
| Weekend | Hafta Sonu |
| Weekly | Haftalık |
| Weeny | Ufacık |
| Weep | Ağlamak |
| Weepy | Ağlayan |
| Weevil | Böcek |
| Weft | Atkı |
| Weigh | Tartmak |
| Weight | Ağırlık |
| Weir | Bent |
| Weird | Tuhaf |
| Weirdo | Garip |
| Welcome | Hoş Geldin, Karşılama |

Hızlıca W ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına yakından bir bakalım.
| W İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Weld | Kaynak |
| Welfare | Refah |
| Well | İyi |
| West | Batı |
| Western | Batı |
| Wet | Islak |
| Wether | Hava |
| Wetland | Sulak |
| Whack | Vurmak |
| Whale | Balina |
| Wharfage | İskele |
| What | Ne |
| Whatever | Her Neyse |
| Wheat | Buğday |
| Wheel | Tekerlek |
| Wheeze | Hırıltı |
| Wheezy | Hırıltılı |
| Whelk | Deniz Salyangozu |
| Whelp | Delikanlı |
| When | Ne Zaman |
| Whence | Nereden |
| Whenever | Her Ne Zaman |
| Where | Nerede |
| Whether | Olsun Ya Da Olmasın |
| Whey | Kesilmiş Sütün Suyu |
| Wheyfaced | Soluk Yüzlü |
| Which | Hangi |
| Whichever | Hangisi Olursa Olsun |
| Whiff | Koklamak |
| Whiffle | Islık Çalmak |
| While | Süre |
| Whim | Heves |
| Whimper | Sızlanma |
| Whimsey | Kaprisli |
| Whir | Pırlamak |
| Whirl | Koşuşturma |
| Whirligig | Fırıldak |
| Whirlpool | Jakuzi |
| Whirlwind | Kasırga |
| Whirlybird | Girdap |
| Whirring | Pırpır |
| Whisk | Fırçalamak |
| Whisker | Bıyık |
| Whiskey | Viski |
| Whisper | Fısıltı, Fısıldamak |
| Whist | Isı |
| Whistle | Düdük Çalmak, Islık Çalmak |
| White | Beyaz |
| Whittle | Küçük |
| Whiz | Vızıltı |
| Who | Kim |
| Whole | Bütün |
| Whom | Kime |
| Whose | Kimin |
| Why | Neden |
| Wick | Fitil |
| Wicked | Kötü |
| Wide | Geniş |
| Widely | Yaygın Olarak |
| Widespread | Yaygın |
| Widow | Dul |
| Width | Genişlik |
| Wife | Kadın Eş |
| Wig | Peruk |
| Wigging | Sallama |
| Wiggle | Kıpır Kıpır |
| Wild | Vahşi |
| Wildfire | Orman Yangını |
| Wildfowl | Yaban Kuşu |
| Wilding | Vahşi |
| Wildlife | Yaban Hayatı |
| Wilfulness | İnatçılık |
| Wiliness | Şımarıklık |
| Will | İstemek, İrade |
| Willed | İradeli |
| Willful | Kasıtlı |
| Willfully | İsteyerek |
| Willing | Hevesli, İstekli |

Ufak bir ara verdiysen hemen W ile başlayan İngilizce kelimelerin üçüncü kısmına geçiş yapabilir ve İngilizce kelime hazneni genişletebilirsin.
| W İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Willingness | İsteklilik |
| Willow | Söğüt |
| Wily | Kurnaz |
| Win | Kazanmak |
| Wind | Rüzgar |
| Windmill | Fırıldak |
| Window | Pencere |
| Window Seat | Cam Kenarı |
| Windy | Rüzgarlı |
| Wine | Şarap |
| Wing | Kanat |
| Winner | Kazanan |
| Winnings | Kazanç |
| Winter | Kış |
| Wipe | Silmek |
| Wire | Tel |
| Wisdom | Bilgelik |
| Wise | Akıllı |
| Wish | Dilek, Dilemek |
| Wishful | İstekli |
| Wistful | Dalgın |
| Wit | Zekâ |
| Witch | Cadı |
| With | İle |
| Withdraw | Çekilmek |
| Within | İçinde |
| Without | Olmadan |
| Witness | Tanık |
| Witty | Esprili |
| Wives | Eş |
| Wizard | Sihirbazı |
| Wizardry | Büyücülük |
| Wobbly | Titrek |
| Woe | Hüzün |
| Wolf | Kurt |
| Woman | Kadın |
| Wonder | Merak Etmek |
| Wonderful | Harika |
| Wood | Ağaç |
| Wooden | Ahşap |
| Woods | Orman |
| Woodsman | Oduncu |
| Woodwork | Ahşap |
| Woof | Atkı |
| Wooing | Flört |
| Wool | Yün |
| Word | Kelime |
| Work | İş Yapmak |
| Workday | İşgünü |
| Worker | İşçi |
| Workfellow | İş Arkadaşı |
| Workhorse | Beygir |
| World | Dünya |
| Worry | Endişe Etmek |
| Worse | Daha Kötü |
| Worship | İbadet Etmek |
| Worshipful | Muhterem |
| Worst | En Kötü |
| Worth | Değer |
| Would | Olur |
| Wound | Yaralı |
| Wrap | Sarmak |
| Wrapt | Sargı |
| Wrath | Gazap |
| Wreath | Çelenk |
| Wreck | Enkaz |
| Wrinkle | Kırışıklık |
| Wrinkled | Buruşuk |
| Wrinkly | Kırışık |
| Wrist | Bilek |
| Wristlet | Kelepçe |
| Wriststrap | Bileklik |
| Wristwatch | Kol Saati |
| Write | Yazmak |
| Writer | Yazar |
| Writing | Yazma |
| Wrong | Yanlış |
| Wrongdoing | Zalim |
| Wroth | Kıvrık |
Yazımızı sonlandırırken İngilizce öğrenmek için online İngilizce kursumuzu tercih edebileceğini tekrar belirtmek istiyoruz. Ana dili İngilizce olan eğitmenler, interaktif videolar, telaffuzu mükemmel hale getiren yapay zeka destekli telaffuz aracı ve çok daha fazlası kursumuzda seni bekliyor.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek… 2023 yılında İngilizce öğrenmek için hemen harekete geç!
Arkadaşlarınla sohbet ederken bir yerlere gitme planı yapmak, sohbet etmenin en keyifli halidir. İngilizce sohbet ederken bir plan yapmak istediğinde İngilizce ayları bilmek çok işine yarayacak. Tatile gitmek için hangi ayı tercih edeceğine karar vermek için öncelikle İngilizce ayları öğrenmelisin.
İngilizce aylardan June’un hangi ay olduğunu merak ediyorsan doğru yerdesin. June hakkında öğrenmek isteyeceğin her şeyi bu yazımızda seninle paylaştık. Yazımızın devamında June’un hangi ay olduğunu ve June kelimesinin nereden geldiğini öğreneceksin. June ayı içerisinde yer alan burçlar hakkında bilgi edindikten sonra adında June bulunan filmlere de göz atabilirsin.
İngilizce takvim kullanırken zorlanmamak ve İngilizce diyaloglarında özgüvenli olmak istiyorsan Open English dünyasına katılmalısın. Open English hakkında detaylı bilgi almak için bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurman yeterli. Seni bir an önce arayacağız ve sana Open English hakkında merak ettiğin her şeyi anlatacağız.

Jun şeklinde kısaltılan June, çok sevilen bir ay. Çünkü June havanın ısındığı ama çok bunaltmadığı bir aydır. Ayrıca bu ay, ülkemizde okulların yaz tatiline girdiği aydır. Evet, June yaz mevsiminde yer alan bir ay. Sana bir ipucu daha verelim! June, yaz mevsiminin ilk ayıdır. Biliyoruz, artık bu ayın Türkçesi hakkında bir fikrin var.
İngilizce June kelimesinin Türkçe karşılığı Haziran ayıdır. Peki, bize güzel tatilleri anımsatan yaz mevsiminin İngilizcesi nedir? Yaz mevsimi manasını taşıyan İngilizce kelime, summer kelimesidir.
İngilizce mevsimler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsan İngilizce Mevsimler – Mevsimlerin İngilizcesi başlıklı yazımızı okuyabilir, İngilizce mevsimler hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenebilirsin.
June ayını incelediğimizde diğer birçok ayda olduğu gibi June’da da köklerin Roma mitolojisine uzandığını görüyoruz. Roma mitolojisinde yer alan Juno adlı tanrı, gençlik ve doğum ile ilişkilendiriliyordu. Latince Junius menelis yani Juno’nun ayı olarak adlandırılan Haziran ayı, İngilizceye June olarak geçmiştir.
June; Almanca ve İsveççede Juni, Fransızcada Juin, İspanyolcada Junio, İtalyancada Giugno olarak yer almaktadır.
Yaz mevsiminin başında doğan insanlar, June içerisinde bulunan burçlara sahip kişiler. Peki, bu burçlar hangileri? June içerisinde iki burç bulunuyor. Bu burçların neler olduğuna birlikte göz atalım.
22 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında doğanlar, İngilizcesi Gemini olan İkizler burcuna sahip kişilerdir. İkizler burcu bir hava grubu burcu ve bu burç insanlar arasında kararsızlığı ile biliniyor.
June içerisinde yer alan bir diğer burç ise su grubu burçlarından biri olan Yengeç burcu. Yengeç burcu insanlar 22 Haziran – 22 Temmuz tarihleri arasında doğmuş olan insanlardır. Yengeç burcuna sahip olanların en belirgin özelliği ise anaç insanlar olmalarıdır. Yengeç burcunun İngilizce karşılığı ise Cancer kelimesidir.
İngilizce burçlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsan İngilizce Burçlar ve Türkçe Çevirileri başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın.

June Again
Tür: Dram (Type: Drama)
Süre: 94 dk. (Time: 94min.)
IMDb: 7.2/10
Film Özeti
Demans olan June, hastalıktan kısa süre için kurtulduğu sırada uzun zamandır ayrı kaldığı çocukları Ginny ve Devon ile görüşür. Çocuklarının hayatına yeniden giren June, kısa süre sonra işlerin planladığı gibi gitmediğini fark eder. Kısıtlı zamanda bol cesaretle her şeyi tekrar yoluna koymaya çalışan June’un her şeye karışması ters tepince, tek başına romantik bir yolculuğa çıkar. June bu süreçte, kurtarmaya çalıştığı insanların yardımına ihtiyacı olduğunu keşfeder.
Summary of the Movie
June, who has dementia, meets with her long-separated children, Ginny and Devon, while recovering briefly from the illness. Re-entering her children’s lives, June soon realizes that things don’t go as planned. Trying to put everything back on track with a lot of courage in the limited time, June’s involvement in everything backfires, and she embarks on a romantic journey alone. In the process, June discovers that she needs the help of the people she’s trying to save.
June
Tür: Bilim Kurgu, Korku (Type: Science Fiction, Horror)
Süre: 84 dk. (Time: 84 min.)
IMDb: 4.2/10
Film Özeti
June ismindeki bebek üzerinde yapılan bir ritüel sonrası bebek bir takım güçlere sahip olur. Ritüelin üzerinden 9 yıl geçer. June, ritüelde ölen annesi ve babası yüzünden evlatlık olarak bir aileye verilir ve gerilimli olaylar başlar.
Summary of the Movie
After a ritual performed on the baby named June, the baby gains some powers. 9 years pass since the ritual. June is given to a family for adoption because of her mother and father who died in the ritual, and tense events begin.
June And Kopi
Tür: Komedi, Aile, Dram (Type: Comedy, Family, Drama)
Süre: 90 dk. (Time: 90 min.)
IMDb: 6.3/10
Film Özeti
June ve Kopi, eve yeni bir köpeğin gelmesiyle hayatları değişen ailenin hikayesi konu ediliyor. Bir çift, sokakta buldukları bir köpeği evlerine almaya karar verir. Sevgi dolu bir eve alınan köpek yeni hayatına hemen uyum sağlar. Çiftin evinde zaten bir köpek vardır ve çok geçmeden ikisi iyi bir ortak olur.
Film Review
June and Kopi tell the story of a family whose lives are changed when a new dog comes home. A couple decides to take a dog they found on the street into their home. The dog, who is taken into a loving home, adapts immediately to his new life. The couple already has a dog in their home and soon the two become good partners.

June ile ilgili öğrendiklerini konuşma diline dökmek istersen online İngilizce kursu Open English’ten destek alabilirsin. Open English’te ana dili İngilizce olan uzman eğitmenlerden alacağın canlı dersler sayesinde İngilizce bilgini çok hızlı bir şekilde ilerletirsin.
Eğitmenlerinin moderatörlüğünde katılacağın İngilizce konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan öğrencilerle tanışıp sohbet edebilir, günlük hayatta June kelimesini kullanmak için İngilizce pratik yapabilirsin. Ayrıca Open English’te yer alan interaktif dersler sayesinde sınırsız speaking, reading, listening ve reading çalışmaları yapabilirsin.
Bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurarak sen de İngilizce bilgini geliştirmek adına büyük bir adım at. Müşteri temsilcimiz eğitimlerimiz hakkında bilgi vermek için seni en kısa sürede arayacak.
Film izlemeyi kim sevmez! Dram, korku, aksiyon, romantik komedi veya psikolojik gerilim… Hangi kategoriden olursa olsun, sinema hayatın bir parçası. En sevdiğin filmleri bir düşün, seni epey etkilemiş olmalılar.
Her yıl binlerce film vizyona giriyor. Bu gündeme yetişmek oldukça zor. Bir de herkesin beğenisini ve takdirini toplamış unutulmaz filmler var. Onlar artık herkesin hafızasında yer edinmiş, kimsenin izlemekten bıkmadığı filmler. Senin de daha önce izlediğin halde tekrar seyretmek istediğin filmler oluyor mu? Oluyorsa yalnız değilsin, merak etme!
Bu unutulmaz filmler kategorisinin ilk sıralarında, Titanik yer alıyor. Titanik, yirmi beşinci yılına özel olarak yeniden vizyona girecek. Bu haber ile birlikte, film tekrar gündem oldu. Aslında Titanik’i hatırlamak için gündem olmasına gerek yok. Zaten yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kurmuş bir filmden bahsediyoruz.
Bazı filmler vardır, insanlar dönemsel olarak bile açıp izler. Kaç kez filmi izlemiş olursan ol, televizyonda denk geldiğin vakit kanalı değiştiremezsin. İşte Titanik de bu unutulmaz filmlerden bir tanesi. Hikayesiyle seyirciyi her defasında büyülemeyi başarıyor.
Titanik (Titanic) aslında İngilizce bir sözcük. Devasa, büyüleyici, muazzam, titanyum ile ilgili olan gibi birden çok anlama sahip. İngilizce öğrenirken kelime çalışmak ve İngilizce okuma yapmak elbette çok önemli. Ama madem ki konumuz Titanik, film izleyerek İngilizce çalışmanın da etkili bir yöntem olduğunu söyleyelim. Üstelik Open English ile İngilizce öğrenme yolculuğunda, asla yalnız değilsin!

Open English, online platforma sahip bir İngilizce kursu... 7/24 faydalanabileceğin canlı derslere katılabilirsin. Ayrıca ana dili İngilizce olan eğitmenlerle konuşarak pratik yapabilirsin. Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyorsan ya da mevcut İngilizce bilgine yenilerini eklemeyi düşünüyorsan işte fırsat! Dinleme (listening), yazma (writing), okuma (reading), İngilizce konuşma (speaking) olmak üzere öğrenmenin tüm süreçlerinde Open English yanında!
Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça eğlenceli ve kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan yan tarafta bulunan formu doldurmalısın.
İngilizce öğrenme süreci içerisinde kitap okumak kadar film izlemek de yararlı. Özellikle İngilizce telaffuzunu geliştirmek istiyorsan bol bol film izleyebilirsin. Henüz İngilizce öğrenme sürecinin başındaysan filmi takip etmekte zorlanabilirsin. Böyle durumlarda da daha önceden izlediğin, konusunu bildiğin filmleri tercih etmen işini kolaylaştıracaktır. Titanik, İngilizce pratik yapmak için izleyebileceğin filmlerden biri.
Filmlerle İngilizce pratiği yapmak eğlenceli bir yöntem. Böylece sıkılmayacaksın hatta İngilizce öğrenmek için motive olacaksın. Bu konuda Titanik harici film tavsiyesi istersen, İngilizce Öğrenmeni Kolaylaştıracak 10 Klasik Film adlı yazıyı okuyabilirsin.
İngilizce pratik yapmak için Titanik oldukça iyi bir tercih. Peki, filmi hatırlıyor musun? Titanik filminin kısa özeti nedir? Titanik filminin hikayesi gerçek mi? En popüler İngilizce Titanik replikleri arasında neler var? Tüm bu sorular, herkes tarafından merak ediliyor. Seni heveslendirmek adına, en güzel İngilizce Titanik film repliklerinden bahsetmeden evvel biraz filmi konuşalım.
1997 yılında vizyona giren, unutulmaz film Titanik’in yönetmen koltuğunda James Cameron oturuyor. Oldukça büyük bir üne sahip olan filmin başrollerini ise Leonardo Dicaprio, Kate Winslet ve Billy Zane paylaşıyor. Hem dram hem de romantik bir film oluşuyla dikkat çeken Titanik, gerçek bir olaydan esinlenilmiş bir hikaye. Titanik gerçek bir hikaye mi? Rose yaşıyor mu? Tüm bu soruları, izleyicinin merak etmesini sağlıyor.
Film, batmaz denilen devasa bir geminin batışını konu ediniyor. Ama bunu o kadar çarpıcı bir biçimde yapıyor ki hayran olmamak elde değil! Kimsenin tekrar hatırlamak istemediği, talihsiz Titanik faciasını işliyor. Bu filmin gerçekle bağlantılı olan kısmı.
Teknolojinin gelişmesi ve aklın ön plana çıkmasıyla birlikte, doğa üzerinde koşulsuz egemen olduğunu düşünen insanın kısa bir özeti. Titanik isimli gemi, insanın bir nevi doğaya gövde gösterisi aslında. Çok geçmeden batacak olan bu gemide, Jack ve Rose adında iki yolcu da seyahat ediyor. Bu ikilinin göz kamaştıran aşkı, filmi izleyen herkesin gözlerini doldurmuştur. İzlemediysen, ağlamaya hazırlıklı ol!
Jack genç bir ressam. Rose ise annesi ve sevmediği nişanlısıyla seyahat eden soylu bir zengin rolünde. Sınıf farklarına aldırmadan büyük bir aşk yaşıyorlar. Rose, Jack ve Rose’un nişanlısından oluşan aşk üçgeninde yaşananları soluksuz izleyeceksin.
Titanik yola çıkışından dört buçuk gün sonra bir buz dağına çarparak batacak. Akıllara kazınan sahneleriyle, batmaz denilen geminin batışını izleyeceksin. Film, En İyi Film dalında Oscar Ödülü almaya layık görüldü. Birçok meşhur sahnesiyle, unutulmaz filmler arasındaki yerini aldı.

Titanik adlı film, 14 Nisan 1912’de yaşanan Titanik faciasından esinlenilerek beyaz perdeye aktarılıyor. Titanik isimli gemi, tıpkı filmdeki gibi buz dağına çarparak batıyor. Geminin içerisinde 2200 yolcunun bulunduğu kayıtlarda yazıyor. Ne yazık ki sadece 706 kişi kurtulmayı başarabilmiştir. Bu kısım filmde de aynı seyirde işleniyor.
Çok merak edilen Rose ve Jack aşkının gerçek olup olmadığı ise tam bir muamma. Rose karakteri için Beatrice Wood adlı kişiden ilham alınıyor. Fakat Jack ile olan aşkı hakkında net bir bilgi yok. Filmde gemi batarken çalmaya devam eden müzisyenlerin, gerçek hikayeden alındığı rivayet ediliyor. Elbette buna dair bir kanıt da mevcut değil.
Titanik faciasında gemi, tıpkı filmdeki gibi buz dağına çarpıyor. Gemi buz dağına çarptıktan sonra iki saat kırk dakika içerisinde batıyor. Geminin batmayacağına herkesin çok emin olduğu söyleniyor. Hatta gemi batarken müzisyenlerin hala enstrüman çalması da gemiye güvenleriyle ilişkilendiriliyor.
Gemideki aşçılardan biriyle ilgili de bir rivayet var. Aşçılardan biri geminin batacağı gün, çok fazla içki içiyor. Bundan dolayı gemi battıktan sonra hayatta kalmayı başarmış. İki saat boyunca buzların içinde yaşam mücadelesi vermiş.
Titanik o dönemde çok meşhur bir gemi. Tıpkı filmde gösterildiği gibi gösterişli. Birçok zengin, yeni evlenen çiftin balayı tatili için Titanik’i seçtikleri söyleniyor. Filmdeki aşk kurgusunun da buradan yola çıkarak yapıldığı şeklinde iddialar var.

İngilizce pratik yapmak için Titanik adlı filmi izleyebilirsin. Hem konusu oldukça sürükleyici hem de takip etmesi kolay. Anlamadığın İngilizce cümleler olursa filmden tamamen kopmamış olursun. Üstelik filmde çok güzel İngilizce replikler bulunuyor. Haydi, en güzel İngilizce Titanik repliklerine bir bakalım.
En popüler replik ile başlayalım. Bu filmin en çok konuşulan repliği idi. Çünkü filmin konusuyla yakından ilgili, insanlığın kibrini ve doğayla kurduğu bağlantıyı yansıtıyor. İşte Titanik’in en popüler İngilizce repliği:
God himself could not sink this ship.
Türkçesi: Bu gemiyi tanrı bile batıramaz!
Romantik sahnelerde Rose ve Jack’in konuşmalarına gelelim. Bu İngilizce Titanik repliği de epey sevilenlerden bir tanesi:
Jack: Where to, Miss?
Rose: To the stars…
Türkçesi:
Jack: Nereye hanımefendi?
Rose: Yıldızlara…
Rose adlı karakterin, filmdeki yeri tartışılmaz. Birçok anlamlı ve güzel repliği var. Fakat bu en anlamlı olanlarından:
A woman’s heart is a deep ocean of secrets.
Türkçesi:
Bir kadının kalbi, derin bir sırlar okyanusudur.
Filmin en hazin sahnelerinden bir İngilizce replik eklemeden olmaz. Geminin batmaya başladığı sahneler, gerçekten olağanüstü. Kimsenin bunu beklemediği ayan beyan ortada ve tam bir kaos hali hakim. Bu da oldukça popüler repliklerden bir tanesi:
Bruce: But this ship can’t sink!
Andrews: She’s made of iron, sir! I assure you, she can. And she will. It is a mathematical certainty.
Türkçesi:
Bruce: Ama bu gemi batamaz!
Andrews: Bu kız (yani gemi) demirden yapılma efendim. Elbette batabilir ve batacak da. Bu matematiksel olarak kesin.
Titanik harika bir film. Bu nedenle filmde geçen İngilizce Titanik replikleri de oldukça keyifli. Eğer İngilizce çalışmak istiyorsan, Titanik filmini tercih edebilirsin. İngilizce film izlerken başlarda zorlanabilirsin. Ama unutmamalısın ki bu oldukça normal. Korkma, Open English her zaman yanında!
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.
İngilizce konuşmak, okumak ve yazmak için her dilde olduğu gibi kelimelerin önemi son derece yüksektir. Çünkü kelime hazneni genişletmeden bahsettiğimiz durumları gerçekleştirmen pek olası görünmüyor. Yani İngilizce konuşmak veya konuşulanı anlamak ve İngilizceyle alakalı yazma, okuma gibi unsurları efektif bir şekilde yapabilmek için kelimelerin gücü, yadsınamayacak bir gerçektir. Biz de bu durumu göz önünde bulundurarak V ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi de hazırladık ve sana sunuyoruz.
Kelime hazneni şu ana kadar iyi bir aşamaya getirdiğini düşünüyoruz. Hız kaybetmeden eski kelime tekrarlarına ve yeni kelime çalışmalarına devam etmelisin.
İngilizce çalışmak ve yeni kelimeler öğrenmek için tercih edebileceğin online İngilizce kursumuza dair detaylı bilgi almak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
İşte İngilizce çalışmak için kullanabileceğin V ile başlayan İngilizce kelimeler:

Bu sefer de V ile başlayan İngilizce kelimeleri 3 kısım halinde sunduk. Hadi hemen başlayalım ve kelime bilgi-birikimimizi hızlı bir şekilde artıralım.
| V İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Vacancies | Boşluk |
| Vacancy | Boşalt |
| Vacate | Boşaltmak |
| Vacation | Tatil |
| Vacationist | Tatilci |
| Vaccinate | Aşılamak |
| Vaccination | Aşılama |
| Vaccınator | Şırınga |
| Vaccine | Aşı |
| Vacillate | Kararsız |
| Vacillation | Yalpalama |
| Vacuity | Dalgınlık |
| Vacuous | Anlamsız |
| Vacuum | Vakum |
| Vacuum Flask | Termos |
| Vagabond | Serseri |
| Vagabondage | Serserilik |
| Vagabondize | Serserilik Yapmak |
| Vagaries | Kaprisler |
| Vagary | Kaprisli |
| Vagina | Vajina |
| Vaginal | Vajinal |
| Vagrant | Derbeder Olmuş, Serseri Gezen Kimse |
| Vague | Başıboş Dolaşmak |
| Vagueness | Bir Konunun Belirsizlikte Kalması |
| Vain | Boş |
| Vainglorious | Kibirli |
| Vainglory | Boşu Boşuna Yapılan Gurur |
| Vainly | Boşuna |
| Valance | Saçak |
| Vale | Vadi |
| Valediction | Veda |
| Valedictorian | Okul Birincisi |
| Valency | Değerlik |
| Valent | Değerli Eşya |
| Valentines | Sevgililer Günü |
| Valet | Vale |
| Valetudinarianism | Hastalıklı Olma |
| Valiant | Yiğit |
| Valiant | Cesur Kimse |
| Valiantly | Cesurluk |
| Valiantness | Cesaret |
| Valid | Geçerli |
| Validity | Geçerlilik |
| Valise | Valiz |
| Valley | Vadi |
| Valor | Korkusuz ve Kahraman Kimse |
| Valorization | Kıymetlendirme |
| Valour | Yiğitlik |
| Valuable | Değerli |
| Valuation | Değerleme |
| Valuator | Değerleme Uzmanı |
| Value | Değer Vermek |
| Valueless | Değersiz |
| Valve | Vana |
| Valvular | Kapak |
| Vampire | Vampir |
| Van | Kamyonet |
| Vandal | Vandal |
| Vandalism | Vandalizm |
| Vandalize | Tahrip Etmek |
| Vane | Pervane |
| Vanguard | Öncü |
| Vanilla | Vanilya |
| Vanish | Yok Olmak |
| Vanity | Kibir |
| Vanquish | Yenmek |
| Vanquisher | Galip |
| Vantage | Avantaj |
| Vapid | Yavan |
| Vapidity | Yavanlık |
| Vaporization | Buharlaşma |
| Vaporize | Buharlaştırmak |
| Vaporizer | Buharlaştırıcı |
| Vaporous | Buharlı |
| Vapour | Buhar |
| Vapour Trail | Buhar İzi |
| Vapours | Buharlar |
| Variability | Değişkenlik |
| Variable | Değişken |
| Variance | Varyans |
| Variant | Varyant |
| Variation | Varyasyon |
| Varicella | Suçiçeği |
| Varicoloured | Çok Renkli |
| Varicose | Varis |
| Varied | Çeşitli |
| Variegate | Alacalı |
| Variegation | Alacaklılık |
| Variety | Çeşitlilik |
| Variometer | Variometre |
| Various | Çeşitli |
| Varnish | Vernik |
| Varsity | Üniversite |
| Vary | Değişmek |
| Vary | Farklılık Göstermek |
| Vascular | Vasküler |
| Vase | Vazo |

Hemen V ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına geçelim.
| V İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Vasectomy | Vazektomi |
| Vaseline | Vazelin |
| Vassal | Vasal |
| Vassalage | Kölelik |
| Vast | Geniş |
| Vast | Muazzam |
| Vastness | Enginlik |
| Vat | KDV |
| Vatic | Kehanet Kabilinden |
| Vaticinate | Vatikan |
| Vaudeville | Vodvil |
| Vault | Kasa |
| Vaulted | Tonozlu |
| Vaulter | Atlamacı |
| Vaulting | Atlama |
| Vaunt | Övünmek |
| Vavasour | Tımar |
| Veal | Dana Eti |
| Vector | Vektör |
| Veer | Dönüş |
| Veer Round | Dönen Yuvarlak |
| Vegetable | Sebze |
| Vegetal | Bitkisel |
| Vegetarian | Vejetaryen |
| Vegetarianism | Vejetaryenlik |
| Vegetation | Bitki Örtüsü |
| Vehemence | Şiddet |
| Vehicle | Araç |
| Veil | Duvak |
| Veiling | Tesettür |
| Vein | Damar |
| Veined | Damarlı |
| Veinlet | Damarcık |
| Vellum | Parşömen |
| Velocity | Hız |
| Velour | Kadife |
| Velvety | Kadifemsi |
| Venal | Rüşvetçi |
| Venality | Rüşvet |
| Vend | Satış |
| Vender | İşportacı |
| Vendetta | Kan Davası |
| Vendor | Satıcı |
| Veneer | Kaplama |
| Veneer | Kaplamak |
| Venerable | Saygıdeğer |
| Venerate | Saygı Göstermek |
| Veneration | Hürmet |
| Venereal | Zührevi |
| Venezuelan | Venezuelalı |
| Vengeance | İntikam |
| Vengeful | İntikamcı |
| Venial | Hafif |
| Venison | Geyik Eti |
| Venom | Zehir |
| Venomous | Zehirli |
| Ventage | Havalandırma |
| Ventilator | Vantilatör |
| Ventral | Karın |
| Ventricle | Ventrikül |
| Ventricular | Karıncık |
| Ventriloquy | Karından Konuşma |
| Venture | Girişim |
| Venturesome | Maceraperest |
| Venturous | Maceracı |
| Venue | Mekan |
| Venus | Venüs |
| Veracious | Dürüst |
| Veracity | Doğruluk |
| Veranda | Veranda |
| Verb | Fiil |
| Verbal | Sözlü |
| Verbal Noun | İsim Fiil |
| Verbalism | Sözlülük |

Son bir hızla V ile başlayan İngilizce kelime listemizin son kısmına geçelim.
| V İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Verbalize | Sözelleştirmek |
| Verbally | Sözlü Olarak |
| Verbiage | Şişirme |
| Verbose | Ayrıntılı |
| Verbosity | Ayrıntı |
| Verdant | Yemyeşil |
| Verdict | Karar |
| Verdigris | Bakır Pası |
| Verdure | Yeşillik |
| Verge | Sınır |
| Veridical | Gerçek |
| Verifiable | Doğrulanabilir |
| Verification | Doğrulama |
| Verify | Doğrulamak |
| Verisimilitude | Gerçeğe Benzerlik |
| Vermin | Böcek |
| Vernacular | Yerel |
| Verse | Ayet |
| Versed | Bilgili |
| Version | Sürüm |
| Vertebrate | Omurgalı |
| Vertex | Köşe |
| Vertical | Dikey |
| Very | Çok |
| Vessel | Gemi |
| Vest | Yelekler |
| Veterinarian | Veteriner Hekim |
| Viability | Canlılık |
| Viable | Uygun |
| Viaduct | Viyadük |
| Vial | Şişecik |
| Vibrant | Canlı |
| Vibration | Titreşim |
| Vibrator | Vibratör |
| Viburnum | Kartopu |
| Vicar | Vekil |
| Victim | Kurban |
| Victory | Zafer |
| Video | Video |
| Videographer | Kameraman |
| View | Görünüm |
| Villa | Villa |
| Villager | Köy |
| Villain | Kötü Adam |
| Villainous | Alçak |
| Villainy | Kötülük |
| Vine | Asma |
| Vinegar | Sirke |
| Vineyard | Bağ |
| Violable | İhlal Edilebilir |
| Violator | İhlalci |
| Violence | Şiddet |
| Violent | Şiddetli |
| Viral | Virüslü |
| Virtually | Sanal Olarak |
| Virtue | Erdem |
| Virus | Virüs |
| Visa | Vize |
| Viscous | Yapışkan |
| Vise | Mengene |
| Visible | Görünür |
| Vision | Görüş |
| Visit | Ziyaret Etmek |
| Visitor | Ziyaretçi |
| Vocabulary | Sözcük |
| Vocalist | Vokalist |
| Vocalize | Seslendirmek |
| Voice | Ses |
| Volcano | Volkan |
| Vole | Tarla Faresi |
| Volleyball | Voleybol |
| Volt | Volt |
| Voltage | Gerilim |
| Voltmeter | Voltmetre |
| Volume | Ses |
| Vomit | Kusmak |
| Vote | Oy Vermek |
| Vow | Yemin Etmek |
| Vowel | Sesli |
| Voyage | Yolculuk |
| Vulgar | Kaba |
V ile başlayan İngilizce kelime listemizin burada sonuna geliyoruz. İngilizce öğrenmek, efektif bir şekilde İngilizce çalışmak ve akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istiyorsan, tek yapman gereken bu sayfada yer alan formu doldurmak…
Ekip arkadaşlarımız kısa süre içinde seni arayacak ve online İngilizce kursumuza dair tüm detayları paylaşacak.
Hadi hemen harekete geç ve Open English olarak bizi tercihe den 1.5 milyon öğrencinin arasına katıl!
Bir yılda bulunan ayların isimleri nereden geliyor hiç düşündün mü? Peki ya, ayların isimlerinin İngilizce ve Türkçe karşılıklarını hiç merak ettin mi? Aylardan May’in Türkçe karşılığını merak ediyorsan bu yazı tam sana göre.
May Hangi Ay? İngilizce May Hakkında Bilgiler başlıklı yazımızda May’in hangi ayın İngilizcesi olduğunu öğreneceksin. May kelimesinin kökeni nedir? May içerisinde hangi burçlar bulunur? Gibi sorularına cevap bulacaksın. Ayrıca May ayında karşılaşacağımız önemli günler hakkında bilgi sahibi olacak, May kelimesi içeren bir tekerleme ile May’in cümle içerisinde kullanımının en keyifli haline şahit olacaksın.
İngilizce May ile ilgili bilgileri öğrendikten sonra İngilizce öğrenmeye devam et ve yabancı dilini geliştir. Sayfada yer alan iletişim formunu doldurarak İngilizce öğrenme sürecini hızlandır.
İngilizce öğrenirken aylar konusundan başlamak İngilizce öğrenmeye rahat bir başlangıç yapmanı sağlayacak. Günlük hayatta ay isimlerini sıklıkla kullandığımız için İngilizce aylar kolay bir şekilde öğrenilebilir. İngilizce ayların içinde öğrenmesi en kolay olan aylardan biri May’dir. Kısa ismi ve “mey” şeklindeki kolay okunuşuyla dikkat çeken May hangi ayın İngilizcesi?
May, miladi takvime göre yılın beşinci ayı olan Mayıs’ın İngilizcesi. İlkbaharın son ayı ve yazı karşılayan ay olan May, havaların en güzel olduğu aylardan biri. May’in yani Mayıs ayının içerisinde bulunduğu ilkbahar mevsiminin İngilizcesi spring’tir. Mayıs’ın karşıladığı yaz mevsiminin İngilizcesi ise summer olarak karşımıza çıkar.

Mayıs ayının İngilizce karşılığı olan May kelimesinin nereden geldiğini öğrenmek ister misin? Sıcak havanın kendini iyiden iyiye hissettirdiği aylardan May’in kökenleri Roma İmparatorluğu’na kadar uzanıyor.
Sıcak Mayıs yağmurlarını bilirsin. May isminin kökleri aslında bu yağmurlara dayanıyor. May kelimesi, Maia isimli Roma dönemi tanrıçasından geliyor. Maia, bir yağmur tanrıçasıdır ve bitkileri büyütmesi ile bilinir.
May kelimesinin Latince karşılığı Maius menelis’tir. Bu söz grubu da, Maia’nın ayı, demektir. Türkçede kullanılan Mayıs kelimesi telaffuz bakımından, May’in Latincedeki karşılığı Maius ile benzerlik gösterir. Aylardan May’in Türkçe karşılığının Mayıs olduğundan bahsetmiştik. Bu kelimenin Almanca ve Fransızca karşılığı, Mai; İsveççe karşılığı, Maj; İspanyolca karşılığı, Mayo; İtalyanca karşılığı, Maggio olarak bilinmektedir.
Güzel bahar aylarından May’ın içerisinde bulunan burçları öğrenerek İngilizce diyaloglarına renk katabilirsin. Yılın diğer aylarında da olduğu gibi, May ayına da denk gelen iki burç bulunuyor. Bu burçlardan biri toprak, diğeri ise hava burcu. May ayına denk gelen burçların hangi burçlar olduğunu ve İngilizce karşılıklarının neler olduğunu birazdan öğreneceksin.
Önce burcun İngilizcesini öğrenmeye ne dersin? Burç kelimesinin İngilizcesi zodiac sign. May içerisinde bulunan burçlardan ilki 21 Nisan – 21 Mayıs tarihleri arasında doğan kişilerin sahip olduğu Boğa burcudur. Boğa burcu, bir toprak burcudur ve güvenilirliği ile sıcakkanlılığı en belirgin özellikleridir. May içerisinde yer alan ve yemek yemeyi seven Boğa burcunun İngilizcesi Taurus’tur.
May içerisinde yer alan burçlardan bir diğeri ise İkizler burcudur. İkizler burcu 22 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında doğanların burcudur ve hava grubu burçlarından biridir. Birçok duyguyu aynı anda yaşayan İkizler burcunun İngilizcesi Gemini’dir. Gemini burcu insanlar, genellikle, arkadaş ortamlarında popüler olan kişilerdir.
Bir yıl içerisinde UNESCO tarafından belirlenmiş olan bazı önemli günler bulunur. İnsan yaşamının tarihini ve önemli günlerini anmak amacıyla belirlenmiş bu özel günler Dünya Günleri olarak biliniyor. Yazımızın bu bölümünde May içerisinde bulunan, UNESCO tarafından kutlanan Uluslararası Günler’i listeleyeceğiz.

İngilizce – Tinsel Months
Fairy tale owner,
I counted, looked twelve.
January February March,
Weigh your word well.
April May June,
Admire hard workers.
July August September,
Some old horse, some nightingale.
October November December,
Let’s drink milk.
Tinsel months,
They chase each other.
Türkçesi – Allı Pullu Aylar
Masal masal maliki,
Saydım baktım on iki.
Ocak, Şubat, Mart,
Sözünü iyi tart.
Nisan, Mayıs, Haziran,
Çalışkanlara hayran.
Temmuz, Ağustos, Eylül,
Kimi düldül, kimi bülbül.
Ekim, Kasım, Aralık,
Süt içelim lık lık.
Allı pullu aylar,
Birbirini kovalar.
İngilizceyi kolayca öğrenebilmek için aylar konusu ile İngilizceyi öğrenmeye başlayabilirsin. Peki, sana, İngilizceyi ana dili İngilizce olan eğitmenlerden öğrenebileceğin harika bir online İngilizce kursu önersek? %100 online İngilizce kursu Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay!
Open English aboneliğin sayesinde internet bağlantısı olan her cihaz ile istediğin her anda İngilizce öğrenebilirsin. İstediğin anda canlı derslere katılım sağlayabilir, binlerce saatlik interaktif derslere sınırsız giriş yapabilirsin. Eğitmenlerin tarafından açılan İngilizce konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan kişilerle konuşma pratiği yaparak telaffuzunu güçlendirebilirsin.
Her seviyeye uygun İngilizce eğitimi ve tamamlanan her seviye için sertifika sunan Open English hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur. Ekip arkadaşlarımız seni en kısa sürede arayacaktır.
Bugünkü yazımızda çıktığı yıla damga vuran, hala daha akıllarımızdan silinmeyen hit Adele parçası olan Rolling in the Deep üzerinde duracak, arkasındaki hikayeyi inceleyecek ve Rolling in the Deep’in sözlerini Türkçeye çevireceğiz. Hazırsan başlayalım!
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. 15 yıllık deneyimi ve 1.5 milyonu aşkın kullanıcısı ile, alanında önde gelen online İngilizce kursu Open English, sana İngilizce öğrenmek için ihtiyacın olan tüm fırsatları sunuyor!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma grubunda öğrendiklerin yabancılarla konuşarak pekiştirebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Rolling in the Deep’i incelemeden önce bu efsanevi şarkının yazarı Adele’den bahsedelim. Adele Laurie Blue Adkins ismi ile Tottenham, İngiltere’de doğan Adele, 4 yaşında şarkı söylemeye başlamış. 19 yaşında, bir proje ödevi için kaydettiği üç şarkının arkadaşı tarafından MySpace’de paylaşılıp büyük beğeni toplaması ile ünlü plak şirketi olan XL Recordings’ten teklif alarak müzik kariyerine adım atmıştır.
16 ödül almış Rolling in the Deep şarkısı, aynı zamanda dünyaca ünlü We Are The World ile Grammy ödüllerinde 3 müzik ödülünü de alan iki şarkıdan biridir. Tahmin edebileceğiniz gibi bir ayrılık şarkısı olan Rolling in the Deep’i Adele “Ona kalması için yalvarmak yerine evimden çekip gitmesini söylememin müzikal karşılığı” demiş bir röportajında.
There’s a fire starting in my heart
Reaching a fever pitch, it’s bringing me out the dark
Finally I can see you crystal clear
Go ahead and sell me out and I’ll lay your ship bare
See how I’ll leave with every piece of you
Don’t underestimate the things that I will do
There’s a fire starting in my heart
Reaching a fever pitch and it’s bringing me out the dark
The scars of your love remind me of us
They keep me thinking that we almost had it all
The scars of your love they leave me breathless
I can’t help feeling
We could’ve had it all (you’re gonna wish you)
(Never had met me)
Rolling in the deep (tears are gonna fall)
(Rolling in the deep)
You had my heart inside (you’re gonna wish you)
Of your hands (never had met me)
And you played it (tears are gonna fall)
To the beat (rolling in the deep)
Baby, I have no story to be told
But I’ve heard one on you, now I’m gonna make your head burn
Think of me in the depths of your despair
Make a home down there, as mine sure won’t be shared
The scars of your love (never had met me)
Remind me of us (tears are gonna fall)
They keep me thinking (rolling in the deep)
That we almost had it all (you’re gonna wish you)
The scars of your love (never had met me)
They leave me breathless (tears are gonna fall)
I can’t help feeling (rolling in the deep)
Throw your soul through every open door (whoa)
Count your blessings to find what you look for (whoa)
Turn my sorrow into treasured gold (whoa)
You pay me back in kind and reap just what you’ve sown
Umarız buraya kadar efsanevi Rolling in the Deep şarkısı ile ilgili yeni bir şeyler öğrenmişsindir! Bir sonraki kısımda İngilizce çevirisine değineceğiz. Fakat dinlediğin şarkıların sözlerini, dinlediğin anda anlayabilsen harika olmaz mıydı? Olurdu tabii ki! Open English bunun için var!
Open English’e abone olarak kendine özel bir çalışma planı edinebilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden istediğin zaman canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Kalbimde başlayan bir yangın var,
Heyecanın doruklarına ulaşıp beni karanlıktan çıkaran.
Nihayet seni apaçık görebiliyorum
Haydi, durma, bana ihanet et
Gemini parçalarına ayıracağım.
Bak nasıl her parçanı kendimle götüreceğim
Yapacağım şeyleri hafife alma
Kalbimde başlayan bir yangın var
Heyecanın doruklarına ulaşıp beni karanlıktan çıkaran.
Aşkının yaraları bana bizi hatırlatıyor,
Neredeyse her şeye sahip olabileceğimizi düşündürüyor
Aşkının yaraları nefesimi kesiyor
Bu hisse engel olamıyorum
Her şeye sahip olabilirdik (beni hiç tanımamayı dileyeceksin)
Derinlere doğru yuvarlanıyoruz (Gözyaşları düşecek)
Kalbim avuçlarının arasında (Beni hiç tanımamayı dileyeceksin)
Her şeyi kitabına göre yaptın (Gözyaşları düşecek)
Bebeğim, anlatacak bir hikayem yok
Ama seninle alakalı bir tane duydum, şimdi aklını ateşe vereceğim
Çaresizliğin dibini gördüğünde beni düşün
Ve orada bir yuva kur kendine, çünkü benimkini paylaşmayacağım seninle
Aşkının yaraları bana bizi hatırlatıyor, (beni hiç tanımamış olmayı dileyeceksin)
Neredeyse her şeye sahip olabileceğimizi düşündürüyor (gözyaşları düşecek)
Aşkının yaraları nefesimi kesiyor (derinlere doğru yuvarlanıyoruz)
Bu hisse engel olamıyorum.
Ruhunu her açık kapıdan içeri at
Şükret aradığını bulmak için aradığını
Kederimi paha biçilemez altınlara dönüştür
Yaptıklarını ödeyecek, ektiğini biçeceksin
Evet, Rolling in the Deep efsanesini senin için Türkçeye çevirdik. Eğer bu şarkıyı sen de çevirebilmek istersen sana önerimiz Present Perfect yapısına çalışman olur. Umarız bu yazı senin için faydalı olmuştur!
Eğer dinlediğin İngilizce şarkıları anlayarak dinlemek istiyorsan merak etme, bunun için gerekli ihtiyacın olan her şeyi Open English’te bulabilirsin! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 ders alabilir, canlı İngilizce konuşma gruplarında pratik yapabilir ve içerik arşivimize sınırsız erişebilirsin!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Listemizi artık bu dahil 6 yazıyla sonlandıracağız. Harflere göre İngilizce kelimeleri sıralamaya U harfi ile devam ediyoruz.
Artık İngilizce kelimelerin önemini yazı serimizi yakından takip ediyorsan, fark etmişsindir. Bu noktada yine ufak bir hatırlatma ile İngilizce konuşma, konuşulanı anlama ve yazma için kelimelerin önemini vurgulamak istiyoruz.
Yazımıza geçmeden önce de Open English olarak sunduğumuz ve dilediğin yerden İngilizce çalışmak için tercih edebileceğin online İngilizce kursumuza tekrar değinmek istiyoruz.
Bire bir canlı dersler, yarım saatte bir başlayan canlı grup dersleri, telaffuzu mükemmel hale getirmeye yardımcı olan yapay zeka destekli telaffuz aracı ve daha fazlası online İngilizce kursumuzda seni bekliyor. Detayları öğrenmek için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek…
Şimdi U ile başlayan İngilizce kelimelere geçiş yapabiliriz.

U ile başlayan İngilizce kelime listemizi üçe böldük ve İngilizce öğrenmeni kolaylaştırmak için liste olarak sana sunuyoruz. Hızlıca kelimelere başlayalım.
| U İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Ubiquitous | Her Yerde |
| Ubiquity | Her Yerde Bulunma |
| Udder | Meme |
| Udometer | Kilometre Sayacı |
| Ugliness | Çirkinlik |
| Ugly | Çirkin |
| Ukrainian | Ukrayna |
| Ulcer | Ülser |
| Ulcerous | Ülserli |
| Ulterior | Gizli |
| Ultimate | Nihai |
| Ultimately | Sonuçta |
| Ultimatum | Ültimatom |
| Ultra | Ultra |
| Ultramarine | Lacivert |
| Ultrasonic | Ultrasonik |
| Ultraviolet | Ultraviyole |
| Umbilical | Göbek |
| Umbilical Cord | Göbek Bağı |
| Umbilicus | Göbek Deliği |
| Umbra | Şemsiye |
| Umbrage | Küstahlık |
| Umbrageous | Utandırıcı |
| Umbrella | Şemsiye |
| Umpire | Hakem |
| Umpteen | Sayısız |
| Umpteenth | Onuncu |
| Umptieth | Sayısız |
| Unabashed | Arsız |
| Unabashedly | Arsızca |
| Unabated | Hız Kesmeden |
| Unabbreviated | Kısaltılmamış |
| Unable | Aciz |
| Unabridged | Kısaltılmamış |
| Unacceptable | Kabul Edilemez |
| Unaccommodating | Uygunsuz |
| Unaccompanied | Refakatsiz |
| Unaccomplished | Tamamlanmamış |
| Unaccountable | Sorumsuz |
| Unaccustomed | Alışılmadık |
| Unachievable | Ulaşılamaz |
| Unactable | Oynanamaz |
| Unadaptable | Uyarlanamaz |
| Unadorned | Süssüz |
| Unadulterated | Katkısız |
| Unbeknown | Habersiz |
| Unbelievable | İnanılmaz |
| Unbiased | Tarafsız |
| Unblemished | Kusursuz |
| Unblushing | Utanmaz |
| Unborn | Doğmamış |
| Unbosom | Dökmek |
| Unbound | Bağlanmamış |
| Unbounded | Sınırsız |
| Unbrace | Çöz |
| Unbreakable | Kırılmaz |
| Unbuckle | Çöz |
| Unburden | Rahatlatmak |
| Unbuttoned | Düğmesiz |
| Uncanny | Esrarengiz |
| Uncap | Başını Kaldır |
| Uncase | Açmak |
| Unceasing | Sürekli |
| Unceasingly | Durmaksızın |
| Uncivil | Nezaketsiz |
| Uncivilized | Medeniyetsiz |
| Unclad | Çıplak |
| Unclaimed | Sahipsiz |
| Unclasp | Tokayı Aç |
| Unclassified | Sınıflandırılmamış |
| Uncle | Amca, Dayı |
| Unclean | Kirli |
| Uncleanliness | Kirlilik |
| Unclear | Net Değil |
| Unclose | Kapat |
| Unclothe | Soyun |
| Unclouded | Bulutsuz |
| Uncoloured | Renksiz |
| Uncomely | Yakışıksız |
| Uncomfortable | Rahatsız |
| Uncommon | Yaygın Olmayan |
| Uncommonly | Nadiren |
| Uncommonness | Olağandışılık |
| Unconscionable | Vicdansız |
| Unconscious | Bilinçsiz |
| Unconsciously | Bilinçsizce |
| Unconsciousness | Bilinçsizlik |
| Unconstitutional | Anayasaya Aykırı |
| Unconstrained | Sınırsız |
| Unconstraint | Kısıtlama |

U ile başlayan İngilizce kelime listemizde ikinci kısma geldik. Hiç vakit kaybetmeden ve hız kesmeden yeni kelimeler öğrenmeye devam edelim.
| U İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Uncontaminated | Kirlenmemiş |
| Uncontrolled | Kontrolsüz |
| Uncooked | Pişmemiş |
| Undated | Tarihsiz |
| Undeceive | Aldatmak |
| Under | Altında |
| Underdog | Mazlum |
| Undergo | Geçmek |
| Undergraduate | Lisans |
| Underground | Yeraltı |
| Underpants | Külot |
| Underpass | Alt Geçit |
| Underpay | Eksik Ödeme |
| Underpin | Desteklemek |
| Underplay | Eksik Oyun |
| Underplot | Alt Plan |
| Underprice | Düşük Fiyat |
| Understand | Anlamak |
| Understanding | Anlayış |
| Undertake | Üstlenmek |
| Undo | Geri Almak |
| Undue | Uygunsuz |
| Undulant | Dalgalı |
| Undulate | Dalgalanma |
| Undulating | Dalgalı |
| Undulation | Dalgalanma |
| Unduly | Gereksiz Yere |
| Undutiful | Hayırsız |
| Undying | Ölümsüz |
| Undying | Ölümsüz, Sonsuz |
| Unearned | Kazanılmamış |
| Unearth | Ortaya Çıkarmak |
| Unearthly | Doğaüstü |
| Uneasiness | Huzursuzluk |
| Uneasy | Huzursuz |
| Uneconomic | Ekonomik Olmayan |
| Unedifying | Eğitici Olmayan |
| Unemployed | İşsiz |
| Unemployment | İşsizlik |
| Unfortunate | Talihsiz |
| Unfortunately | Ne Yazık Ki |
| Unhand | Elden Çıkarmak |
| Unhandiness | Elverişsizlik |
| Unhandsome | Yakışıksız |
| Unhandy | Kullanışsız |
| Unhappiness | Mutsuzluk |
| Unhappy | Mutsuz |
| Unharmed | Zarar Görmemiş |
| Unharmonious | Uyumsuz |
| Unhealthy | Sağlıksız |
| Unheard | Duyulmamış |
| Unheeded | Aldırış Edilmeyen |
| Unheedful | Umursamaz |
| Unheeding | Aldırış Etmemek |
| Unhelpful | Yararsız |
| Unhesitating | Tereddütsüz |
| Uniform | Üniforma |
| Union | Birlik |
| Unique | Benzersiz |
| Unison | Uyum |
| Unit | Birim |
| Unite | Birleştirmek |
| Universal | Evrensel |
| Universe | Evren |
| University | Üniversite |
| Unjust | Haksız |
| Unjustness | Haksızlık |
| Unkempt | Dağınık |
| Unknown | Bilinmeyen |
| Unlade | Boş |
| Unlawful | Yasa Dışı |
| Unleaded | Kurşunsuz |
| Unlearned | Öğrenilmemiş |
| Unleash | Salmak |
| Unleavened | Mayasız |
| Unless | Sürece |
| Unlettered | Yazısız |
| Unlikable | Sevimsiz |
| Unlike | Farklı, Aksine |
| Unlikeable | Sevimsiz |
| Unlikely | İmkânsız |
| Unlimited | Sınırsız |
| Unlimitedness | Sınırsızlık |
| Unlined | Çizgisiz |
| Unlisted | Listelenmemiş |
| Unlit | Sönük |
| Unloaded | Yüksüz |
| Unloading | Boşaltma |
| Unlovable | Sevimsiz |
| Unloved | Sevilmeyen |
| Unlovely | Sevimsiz |
| Unlucky | Şanssız |
| Unravel | Çözmek |
| Unready | Hazır Değil |

Ufak bir ara verebilirsin. Ya da ne arası? Daha yeni başladık diyorsan, hemen U ile başlayan İngilizce kelime listemizin üçüncü ve son kısmına geçebiliriz.
| U İle Başlayan Ingilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Unreal | Gerçek Dışı |
| Unrealistic | Gerçekçi Değil |
| Unreason | Mantıksızlık |
| Unreasonable | Mantıksız |
| Unrecognizable | Tanınmaz |
| Unruly | Asi |
| Unsatisfactory | Yetersiz |
| Unsavory | Nahoş |
| Unsavoury | Tatsız |
| Unshell | Kabuksuz |
| Unshrinking | Büzülme |
| Unsighted | Görüşsüz |
| Unsightly | Çirkin |
| Unsigned | İmzasız |
| Unsized | Boyutsuz |
| Unskilful | Beceriksiz |
| Unskilled | Yeteneksiz, Vasıfsız |
| Unsleeping | Uykusuzluk |
| Unsmiling | Gülmeyen |
| Unsociable | Sosyal Olmayan |
| Unsocial | Asosyal |
| Unsoiled | Topraksız |
| Unsparing | Tutumsuz |
| Until | Kadar |
| Unusual | Olağan Dışı |
| Unusualness | Olağandışılık |
| Unvalued | Değersiz |
| Unvarnished | Süssüz |
| Unveil | Ortaya Çıkarmak |
| Unversed | Bilgisiz |
| Unvoiced | Sessiz |
| Unwanted | İstenmeyen |
| Unwariness | Tedbirsizlik |
| Unwarlike | Savaşçı Olmayan |
| Unwarrantable | Yersiz |
| Unwary | Tedbirsiz |
| Unwavering | Sarsılmaz |
| Unwell | Rahatsız Edici |
| Unwept | Sızan |
| Unwholesome | Sağlıksız |
| Unwieldy | Hantal |
| Unwillingless | İsteksizlik |
| Unwinking | Göz Kırpma |
| Unwitting | Kasıtsız |
| Unworkable | Kullanışsız |
| Unworthy | Layık |
| Unyielding | İnatçı |
| Up | Yukarı |
| Upbeat | İyimser |
| Upcountry | Taşra |
| Update | Güncelleştirme |
| Upfront | Peşin |
| Upheaveal | Ayaklanma |
| Uphold | Korumak |
| Upholster | Döşeme |
| Upkeep | Bakım |
| Uplift | İyileştirme |
| Upon | Üzerine |
| Upper | Üst |
| Upset | Üzgün |
| Upshell | Kabuksuz |
| Upstage | Sahne Arkası |
| Upstairs | Üst Kat |
| Upstanding | Dik |
| Upsurge | Yükseliş |
| Uptight | Sinirli |
| Upward | Yukarı |
| Upwind | Rüzgar |
| Uranium | Uranyum |
| Urban | Kentsel |
| Urge | Teşvik Etmek |
| Urgent | Acilen |
| Urinary | İdrar |
| Us | Bizim |
| Use | Kullanmak |
| Useful | Yararlı |
| User | Kullanıcı |
| Usual | Her Zamanki |
| Usually | Genellikle |
| Utilize | Kullanmak |
| Utmost | Son Derece |
| Utopia | Ütopya |
Listemizi burada sonlandırırken İngilizce öğrenmek için arayış içindeysen, yan tarafta yer alan formu doldurmanı tavsiye ediyoruz. Hemen seni arayacağız ve İngilizce öğrenme yolculuğunda her zaman yanında olarak süreci senin için mükemmel bir hale getireceğiz.
Hadi durma, kariyerini ve geleceğini şekillendirmek için İngilizce öğrenmeye hemen başla!