Present Perfect Tense Konu Anlatımı
Kasım 21, 2023
Present Perfect Tense, Past Perfect Tense ile birlikte İngilizceyi yeni öğrenenler için zaman zaman korkulu bir rüya olarak görülür. Bunun sebebi ise Present Perfect Tense’e Türkçede tam olarak karşılık gelebilen bir zaman olmamasıdır. Fakat korkacak hiçbir şey yok! Bakış açını biraz değiştirirsen ve Türkçe karşılığını düşünmek yerine mantığını kavrarsan Present Perfect Tense senin için çocuk oyuncağı olacaktır.
Present Perfect Tense ve daha yüzlerce İngilizce konusu için Open English’e kaydolmayı unutma! 7/24 canlı dersleri, sınırsız erişimi ve dünyanın dört bir yanından yetkin eğitmen kadrosu ile Open English, İngilizce öğreniminde her adımda yanı başında!
Open English ile Present Perfect Tense Konusunu Öğren!
Bünyesinde 7/24 online ders sunan 2000’den fazla TEFL/TESOL sertifikalı ana dili İngilizce olan eğitmeniyle Open English, İngilizce dil becerisi kazanmak için kullanabileceğin en efektif kurs. Neden? Öncelikle online İngilizce kursu formatımız sayesinde istediğin yerde dilediğin zaman İngilizce çalışabilirsin.
Ayrıca aboneliğin boyunca binlerce saatlik ders içeriğinden, uluslararası sınavlara (IELTS, TOEFL, TOEIC) hazırlık bölümlerinden, telaffuz aracı, düzeltmen, çevirmen ve daha fazla eğitim uygulamasından 7/24 yararlanabileceksin.
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayacaktır.
Present Perfect Tense Nedir?
Genelde bu tense anlatılırken “yakın geçmiş zaman” ya da “belirsiz geçmiş zaman” olarak isimlendirilir. Yanlış sayılmasa da bunlar, Present Perfect Tense’in anlamının kapsamını özetlemeye çok da yetmeyen bir isimlendirmelerdir. En kapsayıcı haliyle Present Perfect Tense’in kullanım alanını şöyle özetleyebiliriz:
- Belirsiz bir geçmiş zamanda yaşanmış, hala devam eden ya da etkileri sürmekte olan olaylar
- Henüz bitmemiş, sonuçlanmamış eylemler
- Kişisel deneyimler ve üzerimizde etki bırakmış olaylar
- Bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşen değişiklikler
Present Perfect ve Past Simple Tense Farkları
- Past Simple Tense’de, bahsedilen olay geçmişte yaşanmış, bitmiş ve şimdiki zamanda devam etmiyordur.
- Present Perfect Tense’de ise, olay belirsiz bir geçmişte yaşanmaya başlanmış ve ya kendisi ya da etkisi şimdiki zamanda devam etmektedir.
- Bu farklılık sebebiyle bu iki tense arasında ayrım yaparken zaman ibarelerine dikkat etmeliyiz.
- Bir cümlede “yesterday, last week, in 1999” gibi kesin zaman ibareleri varsa Present Perfect değil, Past Simple kullanmalıyız.
- Present Perfect’te zaman ibareleri kesin değildir, çünkü olay yaşanıp bitmemiş, hala devam etmektedir. Bu Tense’de “for 3 months, since last year” gibi olayın başladığı ya da süregeldiği, belirsiz bir zaman verilir. Past Simple’da ise olay bahsedilen zamanda yaşanıp bitmiştir.
Örnek:
- Tom has been a teacher for 20 years. (Tom 10 yıldır öğretmen.)
- Tom was a teacher in 2002. (Tom 2002’de öğretmendi.)
Gördüğün gibi, anlam farklılığı epey bariz. Present Perfect’teki ilk cümlede “öğretmen olma” işi 10 yıl önce başlamış ve hala devam etmekte. Yani Tom, öğretmenlik yapmakta. Fakat Past Simple’daki ikinci cümleden Tom’un 2002’de öğretmenlik yaptığını anlıyoruz ve cümlenin altındaki ima bize öğretmenliğe devam etmediğini gösteriyor.

Başlamadan Önce Bir Not:
Present Perfect Tense’de cümle kurmak için öncelikle fiillerin “past participle” yani “üçüncü hallerini” öğrenmiş olmamız gerekir. Eğer fiillerin üçüncü hallerini bilmiyorsan, öncelikle bunlara göz gezdirmeni öneriyoruz. Unutma! Bazı fiiller düzenliyken (irregular), bazıları düzensizdir (irregular). Düzenli fiiller -ed takısı alarak ikinci ve üçüncü hallerini alırken, düzensiz fiiller belli bir kurala bağlı olmadan ikinci ve üçüncü hallerini alır. Yani bu durumda biraz kulak aşinalığı ve biraz da ezbere ihtiyacın olabilir.
Olumlu Cümlelerde Present Perfect Tense
Present Perfect Tense’de olumlu bir cümle kurmak için yapman gereken aslında çok kolay! Öncelikle öznemizi seçmemiz, bu özneye göre have ya da has kullanmamız ve sonrasında fiilimizin üçüncü halini getirmemiz gerekli. Özetle formülümüz şu şekilde:
| I, you, we, they | have | Fiilin üçüncü hali |
| He, she, it | has | Fiilin üçüncü hali |
Not: Özne yardımcı fiil uyumunu aklınızda tutmak için “Öznemiz üçüncü tekil şahıslardan biriyse has, bunlar dışındaysa have kullanılır” şeklinde kodlayabilirsiniz. Simple Present Tense’deki -s takısı getirme mantığı gibi de düşünebilirsiniz.
Örnek:
- Charles has been a dad for 5 years. (Charles 5 yıldır baba.)
- We have done our homework. (Biz ödevimizi yaptık.)
- They have organized this event for years. (Onlar yıllardır bu etkinliği düzenliyor.)
- Jill has known Jack since the elementary school. (Jill, Jack’i ilkokuldan beri tanıyor)
- She’s treated me kindly since we’ve met. (O bana tanıştığımızdan beri kibar davranıyor.)
Not: “Have” ‘ve olarak, “has” ise ‘s olarak kısaltılabilir. Bağlama bakarak ‘s takısının sahiplik takısı veya is’in kısaltması olmadığını anlayabilirsin.
Olumsuz Cümlelerde Present Perfect Tense
Eğer Present Perfect Tense’in olumlu cümlelerdeki kullanımını kavradıysan, olumsuz halleri çocuk oyuncağı! Tek yapman gereken yardımcı fiillerimiz olan has veya have’e olumsuzluk anlamı katacak olan not’ı eklemek. Yani formülümüz şu şekilde:
| I, you, we, they | have not / haven’t | Fiilin üçüncü hali |
| He, she, it | has not / hasn’t | Fiilin üçüncü hali |
Not: “Have not” haven’t, “has not” hasn’t olarak kısaltılır.
Örnek:
- I haven’t seen him since yesterday. (Onu dünden beri görmedim.)
- She hasn’t watched any new movies for months. (O aylardır hiç yeni film izlemedi.)
- They haven’t met with their lawyer yet. (Onlar henüz avukatlarıyla tanışmadı.)
- Kevin hasn’t played guitar for 2 years. (Kevin iki senedir gitar çalmadı.)
- He hasn’t been to New York. (O New York’ta bulunmadı.)
Not: Present Perfect’te bir yerde bir zamanlar bulunduğumuz ve artık orada olmadığımızı belirtmek için “been” kullanırız. “Gone” kullanırsak, oraya gittiğimiz ve hala orada olduğumuz anlamı çıkar.
Soru Cümlelerinde Present Perfect Tense
Artık Present Perfect Tense’deki yardımcı fiillerimizin have/has olduğunu biliyorsun. Önceki Tenselerden de hatırlayabileceğin gibi soru cümlelerini kurarken en başa özne değil, yardımcı fiilleri getiririz. Bence mantığı kavradın! Formülümüz şu şekilde:
| Have | I, you, we, they | Fiilin üçüncü hali |
| Has | he, she, it | Fiilin üçüncü hali |
Örnek:
- Have you seen Mike? (Mike’ı gördün mü?)
- Has she found her stolen laptop? (O çalınan dizüstü bilgisayarını bulabildi mi?)
- Has he tried to turn the PC on and off? (Bilgisayarı kapatıp açmayı denedi mi?)
- Where have they found such a rare car? (Bu kadar nadir bir arabayı nerede buldular?)
- How have you met your husband? (Kocanla nasıl tanıştın?)
Not: Yalnızca yardımcı fiili başa getirerek yaptığımız sorulara “Yes/No Question” (Evet/hayır sorusu) denir. “Evet” veya “hayır” dışında bilgi veren bir soru sormak için “Wh- Question” oluşturman gerekli. Bu noktada yapman gereken tek şey, Yes/No Question’ın başına where, why, when, how, who gibi soru kelimeleri getirmek! Tabii ki sorunun cevabı sorunun içinde olamayacağı için cümleyi biraz değiştirmen gerekebilir.

Present Perfect Tense’de Already, Just ve Yet
Şimdi Present Perfect’te kullanılan birkaç zaman ibaresine değineceğiz. Öncelikle sık kullanılan already, just ve yet ile başlayalım.
Already
Already, cümleye bahsedilen eylemin “çoktan, halihazırda, uzun zaman önce” yapıldığı anlamını verir. Olumlu cümlelerde fiilden önce kullanılır.
Örnek:
- I’ve already finished my homework. (Ödevimi çoktan bitirdim.)
- They have already heard about the news. (Onlar çoktan haberi aldılar.)
- Josh has already prepared dinner. (Josh çoktan akşam yemeğini hazırladı.)
Just
Just, Present Perfect cümleye “henüz, yakın zamanda, kısa süre önce” anlamı katar. Already gibi olumlu cümlelerde, fiilden önce kullanılır.
Örnek:
- We have just finished eating lunch. (Öğlen yemeğini yemeyi henüz bitirdik.)
- She has just come back from school. (O okuldan yeni geldi.)
- You have just broken the vase. (Az önce vazoyu kırdın.)
Yet
Yet, cümleye “daha, henüz” anlamı katar. Olumsuz veya olumlu soru cümlelerinin en sonunda kullanılır.
Örnek:
- I haven’t written my essay yet. (Makalemi henüz yazmadım.)
- She hasn’t given me my book back yet. (O hala kitabımı geri vermedi.)
- Have you read the book yet? (Kitabı okudun mu?)
Ekstra bir örnek daha
- I haven’t checked out Open English yet. (Henüz Open English’i incelemedim.)
Yoksa sen de henüz Open English’in olanaklarını incelemedin mi? Seni internet sitemizde küçük bir gezintiye davet ediyoruz. Sınırsız erişimi ve deneyimli kadrosuyla Open English’in ilgini çekeceğine eminiz!
Present Perfect Tense’de Since ve For
Present Perfect’te en sık kullandığımız iki zaman ibaresi since ve for bazen kafa karıştırıyor olabilir. Bunun en büyük sebebi ise genelde “…’den beri” ve “…dır” şeklinde ezberletilmesidir. Burada mantığına ve altındaki anlama odaklanacağız.
Since
Since kelimesini büyük ihtimalle dükkanların logolarında ve şirketlerin isimlerinin altlarında görmüşsünüzdür. Since, yanına gelen zaman ibaresiyle bir işin ne zaman yapılmaya başlandığını gösterir.
Örnek:
- Turkey has been a republic since 1923. (Türkiye 1923’ten beri bir cumhuriyettir.)
- I’ve been working out since February. (Şubat’tan beri egzersiz yapıyorum.)
- She hasn’t heard from him since last week. (Geçen haftadan beri ondan haber almadı.)
For
For, yanına gelen diğer zaman ifadeleriyle birlikte, bir işin ne kadar süredir yapıldığını ifade eder. Sinceden farkı, başlangıçtan değil, işin yapıldığı süreçten bahsetmesidir. Yani since başlangıçtan, for süreçten bahseder diyebiliriz.
Örnek:
- I’ve worked for this company for 12 years. (12 yıldır bu şirkette çalışıyorum.)
- She has written articles for a month. (Bir aydır makaleler yazıyor.)
- They have jogged on the park for an hour. (1 saat boyunca parkta yürüyüş yaptılar.)
Present Perfect Tense’de Never ve Ever
Never
Never, “hiç” anlamındadır ve kullanıldığı olumlu yapıdaki cümlelere olumsuzluk anlamı katar. Not ve never aynı cümlede kullanılmaz.
Örnek:
- I have never eaten meat. (Hiç et yemedim.)
- She has never been to Madrid. (O hiç Madrid’de bulunmadı.)
- They have never heard anything like this. (Onlar hiç böyle bir şey duymadı.)
Ever
Ever, kullanıldığı cümleye “bu zamandan önce, şimdiye kadar” anlamı katar. Soru cümlelerinde, “the first time … ever” ve “nobody/nothing… ever” kalıplarında kullanılır.
Örnek:
- Have you ever driven a car? (Şimdiye kadar hiç araba sürdün mü?)
- This is the first time anyone has ever climbed that mountain. (Bu şimdiye kadar birinin bu dağa ilk tırmanışı.)
- Nothing ever made sense to him. (Şimdiye kadar hiçbir şey ona mantıklı gelmedi)
Tebrikler! Artık Present Perfect Tense’e tüm detaylarıyla hakimsin! Eksiğin olduğunu düşündüğün diğer konularda, geliştirmek istediğin İngilizce becerilerinde, geçmek için can attığın tüm İngilizce sınavlarında Open English sana yardım etmek için burada! Üstelik 7/24 canlı dersleri, sınırsız erişimi ve dünyanın her yerinden deneyimli eğitmen kadrosuyla!
Open English ile İngilizcenin kapılarını açmak için kayıt olup sınırsız erişimin tadını çıkarabilirsin!

Thank you