İngilizce Öğrenirken Neler Yapmamalısın?

İngilizce öğrenmek, dünya çapında iletişim kurma yeteneğini artırmanın ve farklı kültürleri keşfetmenin mükemmel bir yolu olabilir. Ancak, İngilizce öğrenme sürecinde yapılan bazı yaygın hatalar, öğrencilerin hedeflerine ulaşmalarını zorlaştırabilir. Bu yazıda, İngilizce öğrenirken kaçınılması gereken bazı hataları ele alacağız.

Dil bilgisi kurallarına katı bir şekilde bağlı kalmak, yetersiz pratik yapmak, sadece kitap ve derslere güvenmek gibi hatalar; öğrenme sürecini olumsuz etkileyebilir. İngilizce öğrenme yolculuğunda başarılı olabilmen için bu hatalardan kaçınman ve daha etkili bir öğrenme stratejisi geliştirmen önemlidir. Şimdi, İngilizce öğrenirken yapmaman gereken şeylere birlikte göz atalım.

İngilizce öğrenirken yapmaman gereken şeylerin tümünü online İngilizce kursu Open English ile öğrenebilirsin. Open English’e abone olmak için bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur ve müşteri temsilcisi arkadaşlarımızın seni aramasını bekle.

ingilizce öğrenirken yapmaman gerekenler nelerdir

İngilizce Öğrenirken Yapmaman Gerekenler Nelerdir?

İngilizce öğrenirken neler yapmaman gerektiğini öğrenerek İngilizce öğrenme sürecini daha etkili hale getirebilirsin. Yazımızın bu bölümünde, İngilizce öğrenirken yapılan bazı yaygın hataları aşağıda senin için sıralayacağız. 

  • İngilizce Dil Bilgisi Kurallarına Sıkı Sıkıya Bağlı Kalmak:

İngilizce öğrenirken dil bilgisi kurallarını öğrenmek önemlidir. Ancak, sadece dil bilgisi kurallarına odaklanmak, dilin gerçek kullanımını anlamana ve doğal bir şekilde konuşmana engel olabilir.

  • Sadece Kitaplara ve Derslere Güvenmek:

İngilizce öğrenme sürecini sadece kitaplar ve derslerle sınırlamak, gerçek hayatta karşılaşabileceğin dilin çeşitliliğini ve dinamiklerini anlamana engel olabilir. 

  • Yanlış Hedef Belirlemek:

Gerçekçi olmayan hedefler koymak veya hedeflerini belirlememek, motivasyon kaybına neden olabilir. 

  • Tek Bir Dil Becerisine Odaklanmak:

Sadece konuşma, yazma, dinleme veya okuma becerilerinden birine odaklanmak, dilin bütününü anlamakta eksiklik yaşamana neden olabilir. Dört temel beceriyi dengelemek önemlidir.

  • Yeterince Pratik Yapmamak:

İngilizce öğrenmek, pratiğe dayalı bir beceridir. Sadece İngilizcenin kurallarını öğrenmek, dilin aktif olarak kullanılmasını engelleyebilir. 

  • Hatalardan Kaçınmak İçin Kendini Geri Planda Tutmak:

İngilizce öğrenirken hata yapmaktan kaçınmaya çalışmak, İngilizce öğrenme sürecini olumsuz etkileyebilir. Hataları birer öğrenme fırsatı olarak görmeli ve düzeltmelerden ders çıkarmalısın.

  • Çeviriye Fazla Bağımlı Olmak:

İngilizceyi anlamak için sürekli olarak ana dilini kullanmak, dilin doğal akışını anlamakta zorluk yaşamana neden olabilir. Kelime dağarcığını doğrudan İngilizce olarak düşünmek önemlidir.

  • Sıkılmak ve Motivasyonu Kaybetmek:

İngilizce öğrenme sürecinde sıkılabilirsin. Ancak, motivasyonunu kaybetmemeye çalışmalısın.

  • Sadece Tek Bir Kaynağı Kullanmak:

Sadece bir kaynağa bağlı kalmak, dilin farklı yönlerini ve konularını kaçırmana neden olabilir. Farklı kitaplar, uygulamalar, videolar ve diğer kaynakları kullanarak çeşitlilik sağlamalısın.

  • Kendi Hızına Ayak Uyduramamak:

Herkesin öğrenme hızı farklıdır. Kendi hızına ayak uydurmak, kendini başkalarıyla karşılaştırmamak önemlidir.

İngilizce öğrenirken neler yapmaman gerektiğini öğrendin. Peki, İngilizce öğrenirken yapılan, bahsettiğimiz bu yaygın hatalardan kaçınmak için neler yapman gerektiğini biliyor musun? Şimdi İngilizce Öğrenirken Yapılan Yaygın Hatalardan Kaçınmak İçin Bilmen Gerekenler Nelerdir? başlıklı bölümümüz ile seni başbaşa bırakıyorum.

ingilizce öğrenirken yapılan yaygın hatalar

İngilizce Öğrenirken Yapılan Yaygın Hatalar

İngilizce öğrenirken yapılan yaygın hatalardan kaçınmak, dil becerilerini geliştirmende ve etkili iletişim kurmanda önemli bir rol oynar. İşte bu hatalardan kaçınmak için bilmen gereken bazı önemli noktalar:

Dil bilgisi kuralları önemli olsa da, sadece bunlara odaklanmak gerçek dil kullanımını anlamanı zorlaştırabilir. Pratik yapmak ve dilin doğal akışını öğrenmek de önemlidir. Gerçekçi olmayan hedefler koymak, motivasyonunu azaltabilir. Küçük ve ulaşılabilir hedeflere odaklanmak daha etkili bir öğrenme süreci sağlar.

İngilizcenin günlük kullanımını deneyimlemeden sadece kitaplara ve derslere güvenmek, gerçek hayatta iletişim kurma becerilerini sınırlayabilir. Sadece konuşma, dinleme, yazma veya okuma becerilerine odaklanmak; dilin bütününü anlamanı engelleyebilir. İngilizce öğrenirken dört beceriyi dengeli bir şekilde geliştirmek önemlidir.

İngilizce öğrenmek pratiğe dayalı bir süreçtir. Her gün düzenli olarak İngilizce konuşma, yazma veya dinleme pratiği yapmak, İngilizce becerilerini güçlendirmene yardımcı olur. Hata yapmaktan korkmak, öğrenme sürecini engelleyebilir. Hataları birer öğrenme fırsatı olarak görmek, İngilizce becerilerini geliştirmende sana  yardımcı olur.

İngilizceyi doğrudan kendi diline çevirmek yerine, dilin içinde düşünmek önemlidir. Sürekli çeviriye bağımlı olmak, dilin yapısını anlamanı zorlaştırabilir. İngilizce öğrenme sürecinde sıkılabilirsin, ancak bu süreçte motivasyonunu korumak için farklı materyaller ve etkileşimli yöntemler kullanmak önemlidir. Sadece bir kaynağa güvenmek, İngilizcenin çeşitliliğini kavramada ve farklı konuları öğrenmekte eksik kalmana neden olabilir. Farklı kaynakları kullanarak geniş bir perspektif elde et.

Herkesin öğrenme hızı farklıdır. Kendi hızına saygı göstermek ve sabırlı olmak önemlidir. Öğrenme sürecinde rahat hissettiğin hızda ilerlemek senin için daha etkili olacaktır. İngilizcede yapılan en yaygın dil hatalarını öğrenmek ve bu hataları kolayca düzeltebilmek için İngilizcede En Yaygın Dil Hatalarını Nasıl Düzeltebilirsin? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

open english ile ingilizceyi en doğru şekilde öğren

Open English İle İngilizceyi En Doğru Şekilde Öğren

Online İngilizce kursu Open English, öğrencilere etkileşimli ve kişiselleştirilmiş bir şekilde İngilizce öğrenme imkanı sunan bir platform. Bu tür programlar; çeşitli öğrenme kaynakları, interaktif ders içerikleri, dil bilgisi pratiği ve konuşma fırsatları gibi unsurları bir araya getirerek öğrencilere kapsamlı bir dil deneyimi sunar. Open English ile İngilizce öğrenmeye başlamadan önce Open English’i yakından tanımalı ve Open English’in her imkanından yararlanmalısın.

Müthiş bir İngilizce öğrenme programı olan Open English, öğrencilerine, çeşitli öğrenme materyalleri ve aktiviteler sunar. Bu materyaller; dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini dengeli bir şekilde geliştirmene yardımcı olur. Open English’in sunduğu onlarca saatlik interaktif ders içeriği, öğrencilere İngilizce becerilerini pratik yapma ve gerçek hayatta kullanma fırsatı sunar. Özellikle eğitmenlerin moderatörlüğünde katılabileceğin sohbet odalarında ana dili İngilizce olan farklı öğrencilerle yapacağın konuşma pratiği, dilini geliştirmenin önemli bir parçasıdır.

Online İngilizce kursu Open English, öğrencinin ilerlemesini takip edebileceği ve kişiselleştirilmiş geri bildirimler alabileceği bir sistem sunar. Bu takip sistemi, zayıf noktalarını belirlemene ve onlara odaklanmana yardımcı olabilir. %100 online İngilizce kursu Open English, öğrencilere esnek zamanlama seçenekleri sunar. Bu sayede, kişisel günlük programına uygun bir şekilde derslere katılabilirsin.

Open English, öğrencilere dil becerilerini günlük yaşamda kullanma pratiği yapma şansı tanır. Bu, gerçek dünya iletişim becerilerini güçlendirmene yardımcı olabilir. Open English, öğrencilerine, dil bilgisi ve kelime bilgisi üzerine odaklanan dengeli bir içerik sunar. Temel dil bilgisi kurallarını anlamak ve geniş bir kelime dağarcığına sahip olmak, etkili iletişim için önemlidir.

Open English’e üye olarak yukarıda bahsettiğimiz tüm imkanlara sahip olabilirsin. Böylelikle İngilizce çalışma sürecini hızlandırabilirsin. Sen de bir an önce Open English ailesine dahil olmak istiyorsan bu sayfada yer alan iletişim formunu doldur, seni hemen arayalım ve ailemize katılmana yardımcı olalım.

İngilizcede “Funny” Yerine Kullanılabilecek Kelimeler

Dil, düşüncelerimizi ifade etmenin ve iletişim kurmanın aracı olarak sadece bir kelimeler silsilesi değil, aynı zamanda bir zenginlik kaynağıdır. Mizah, dilin en canlı ve renkli yönlerinden biridir ve “funny” kelimesi, keyifli anlarda kullanılan bir kelimedir.  Yazımıza başladığımızda anlamını detaylı olarak sunacağımız “funny” kelimesi yerine kullanılabilecek kelimeler ile dilin bize sunduğu diğer etkileyici ifadeleri keşfetmek, iletişimimizi daha derin ve çeşitli hale getirebilir.

Bu yazıda, günlük konuşmalarımızı zenginleştirmek adına, “funny” kelimesinin yerine kullanılabilecek çeşitli İngilizce kelimeleri inceleyeceğiz. Her kelimenin kendi içinde taşıdığı farklılıkları keşfetmek, dilin zenginliğini tam anlamıyla anlamana ve ifadelerini daha etkileyici bir şekilde yapmana yardımcı olacak. Hadi, bu kelimelerle dilin renk paletinde bir gezintiye çıkalım ve funny yerine kullanılabilecek diğer kelimeleri keşfedelim!

Funny kelimesi ve funny yerine kullanılabilecek kelimeler hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için bu sayfada yer alan iletişim formunu doldur. Seni arayalım ve online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlatalım.

ingilizce funny kelimesinin anlamı nedir

İngilizce “Funny” Kelimesinin Anlamı Nedir?

“Funny” kelimesi, İngilizce dilinde çeşitli anlamları ifade eden çok yönlü bir kavramdır. İşte, bu kelimenin genel anlamları:

  • Komik veya Gülünç. Örneğin: “That joke was really funny.” (O şaka gerçekten komikti.)
  • Tuhaf veya Garip. Örneğin: “There’s something funny about this situation.” (Bu durumda bir tuhaflık var gibi görünüyor.)
  • Eğlenceli ve Keyifli. Örneğin: “We had a funny time at the party.” (Partide eğlenceli bir zaman geçirdik.)
  • Tuhaflık veya Şüphe Uyandıran. Örneğin: “There’s something funny going on here.” (Burada tuhaf bir şeyler oluyor gibi.)

“Funny” kelimesi genellikle konuşma dilinde ve yazı dilinde sıkça kullanılır, fakat kullanıldığı bağlama ve tonlama bağlı olarak farklılıklara sahip olabilir.

İngilizce funny kelimesinin yerine kullanılabilecek kelimelerden bahsetmeden önce, İngilizcede en fazla kullanılan eş anlamlı kelimeleri incelediğimiz yazımızı sana sunmak istiyoruz. İngilizcede en sık kullanılan eş anlamlı kelimeleri öğrenmek için, İngilizcede En Çok Kullanılan Eş Anlamlı Kelimeler başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın.

funny yerine kullanılabilecek ingilizce kelimeler

Funny Yerine Kullanılabilecek İngilizce Kelimeler

“Funny” kelimesinin yerine kullanılabilecek birçok ifade ve terim bulunmaktadır. Bu ifadeler; bir şeyin komik, eğlenceli veya esprili olduğunu ifade etmek için kullanılabilir. Şimdi, “funny” yerine kullanılabilecek detaylı ifadeleri seninle paylaşacağız.

  • Humorous
  • Amusing
  • Witty
  • Comical
  • Hilarious
  • Entertaining
  • Jocular
  • Lighthearted
  • Whimsical
  • Cheerful
  • Mirthful
  • Laughable
  • Giggly
  • Jovial
  • Playful

Bu ifadeler, bir şeyin komik veya eğlenceli olduğunu belirtmek için “funny” kelimesinin yerine kullanılabilir. İfadelerin seçimi, kullanılacak bağlama, ton ve cümlenin genel anlamına bağlı olarak değişebilir.

İngilizce nasıl öğrenilir konusunda detaylara ulaşmak için sayfamızı ziyaret et!

ingilizce funny yerine kullanılabilecek ifadelerle kurulmuş cümleler

İngilizce “Funny” Yerine Kullanılabilecek İfadelerle Kurulmuş Cümleler

İngilizce funny kelimesinin yerine kullanılabilecek ifadeleri artık biliyorsun. Şimdi, bu ifadeleri içeren cümleleri seninle paylaşacağız. Bu sayede sen de İngilizce konuşurken zengin kelime dağarcığını kullanarak farklı cümleler kurabileceksin.

  • The teacher added a humorous touch to his lectures, making the learning experience enjoyable for the students.”

Türkçe: “Öğretmen, derslerine mizahi bir dokunuş ekledi ve öğrenciler için öğrenme deneyimini keyifli hale getirdi.”

  • “The amusing caricatures in the cartoon made it a favorite among both children and adults.”

Türkçe: “Çizgi filmin eğlenceli karikatürleri, hem çocuklar hem de yetişkinler arasında favori yaptı.”

  • “She is known for her witty remarks that always add a clever and humorous touch to any conversation.”

Türkçe: “O, her zaman herhangi bir konuşmaya akıllıca ve mizahi bir dokunuş katan esprili yorumlarıyla tanınır.”

  • “The exaggerated expressions of the clown were truly comical, delighting the children in the audience.”

Türkçe: “Palyaçonun abartılı ifadeleri gerçekten komikti ve izleyicinin içindeki çocukları neşelendirdi.”

  • “The stand-up comedian told a hilarious joke that had the entire audience roaring with laughter.”

Türkçe: “Stand-up komedyeni, tüm izleyicinin kahkahalarla güldüğü komik bir şaka anlattı.”

  • “The comedian delivered an entertaining monologue that had the audience laughing throughout.”

Türkçe: “Komedyen, izleyicileri baştan sona güldüren eğlenceli bir monolog sundu.”

  • “The teacher’s jocular approach to teaching made the classroom a lively and enjoyable place.”

Türkçe: “Öğretmenin eğitim vermeye yönelik şakacı yaklaşımı, sınıfı canlı ve keyifli bir yer yaptı.”

  • “Their lighthearted approach to problem-solving made the workplace a more pleasant environment.”

Türkçe: “Sorun çözme konusundaki şakacı yaklaşımları, işyerini daha hoş bir ortam haline getirdi.”

  • “The whimsical movie plot took unexpected turns, keeping the audience guessing until the end.”

Türkçe: “Filmdeki esprili hikaye, beklenmeyen dönemeçler aldı ve izleyicileri sona kadar merak içinde bıraktı.”

  • “His cheerful attitude in the face of challenges inspired those around him to stay positive.”

Türkçe: “Zorluklar karşısındaki neşeli tavrı, etrafındakileri pozitif kalmaya teşvik etti.”

  • “The mirthful expressions on the children’s faces indicated a day filled with fun and laughter.”

Türkçe: “Çocukların yüzlerindeki neşeli ifadeler, eğlence ve kahkaha dolu bir günü işaret etti.”

  • “His attempt at a magic trick was somewhat laughable, but it added a fun element to the party.”

Türkçe: “Onun sihir numarası denemesi biraz gülünçtü, ancak partiye eğlenceli bir unsur ekledi.”

  • “The sleepover turned into a giggly affair with friends sharing funny stories late into the night.”

Türkçe: “Gece geç saatlere kadar süren arkadaşlar arasındaki komik hikayelerle dolu bir kıkırdama partisine dönüştü.”

  • “The jovial atmosphere in the office contributed to a positive and productive work environment.”

Türkçe: “Ofisteki neşeli atmosfer, olumlu ve üretken bir çalışma ortamına katkıda bulundu.”

  • “Despite the seriousness of the meeting, there was a playful moment when someone cracked a lighthearted joke.”

Türkçe: “Toplantının ciddiyetine rağmen, biri şakacı bir espri yapınca oynak bir an yaşandı.”

İngilizcede En Kolay Şekilde Öğrenebilmek İçin

“Funny” kelimesinin yerine kullanılabilecek diğer İngilizce kelimeleri öğrenmek, dil becerilerini zenginleştirmenin ve ifade yeteneğini geliştirmenin önemli bir yolu olacak. Bir kelimenin yerine kullanılabilecek diğer ifadeleri bilmek, ifadelerini daha çeşitli ve renkli hale getirerek iletişim becerilerini zenginleştirir. İngilizce, “funny” yerine kullanılan kelimeler gibi, birbirinin yerine kullanılan birçok kelime bulunuyor. Bu kelimeleri öğrenerek ve kullanarak sen de iletişim becerilerini zenginleştirebilirsin.

% 100 online İngilizce kursu olan Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden istediğin yer ve saatte, internete bağlanabildiğin her an, İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin. Open English’e katıldığında binlerce saatlik interaktif derse sınırsız erişim hakkına sahip olarak İngilizce bilgini artırabilirsin. Üstelik eğitmenlerinin yönetiminde oluşturulan konuşma sınıflarına katılarak ana dili İngilizce olan insanlarla sohbet edebilir, bu sayede İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin.

Hadi, durma! Şimdi, sayfada yer alan iletişim formunu doldur ve hızlıca Open English ailesinde yerini al!

Hafızayı Dinç Tutmak İçin Yapılacak 10 Şey

Hafıza, hayatımızın önemli bir parçası. Hele ki teknolojinin tavan yaptığı şu dönemde verileri saklaması için sürekli bir ‘cloud’ teklifiyle gelen akıllı cihazların hafızamızı pasifleştirdiği şu dönemde daha da önemli. Günlük yaşamımızda karşımıza çıkan bilgileri hatırlamak, yeni şeyler öğrenmek ve anıları canlı tutmak için hafızamıza güveniyoruz. Dün ne yedim, iki gün önce neredeydim, gibi sorulara bazen cevap vermekte zorlansak da olabildiğince hatırlamaya çalışırız.  Ama bazen de bilgi bombardımanı altında kaybolup gideriz ve o anlamlı anıları, önemli bilgileri hatırlamakta zorlanırız.

Tam bu noktada unuttuğumuz birçok şey için bir şeyler yapmamız gerektiğini hissederken bulabiliriz kendimizi. Yani hafızamızı dinç tutmanın ve güçlendirmenin yolları neler? Sıradan bir günün koşturmacası içinde, hafızamızı güçlendirecek adımları atmak aslında sanıldığı kadar meşakkatli değil. Farmatik yollara başvurmadan bile çözülebilecek yöntemler mevcut. Bu yöntemler sadece beyin sağlığı değil, aynı zamanda yaşam kalitesi de artırıyor. Peki, hafızamızı güçlendirmek için neler yapabiliriz? İşte bu sorunun cevabını ararken, günlük yaşamımızda kolayca uygulayabileceğimiz etkili yöntemlere birlikte göz atalım.

Online İngilizce kursumuz hakkında bilgi almak için bu sayfada yer alan formu doldurabilirsin.

hafızayı dinç tutmak için neler yapılır

Hafızayı Dinç Tutmak İçin Neler Yapılır?

Düzenli Egzersiz: Egzersiz yapmak, sadece bedeni değil, aynı zamanda zihni de güçlendirir. Egzersiz, kan dolaşımını artırarak beyne daha fazla oksijen ve besin maddesi taşır. Bu da hafıza ile odaklanma yeteneğini artırır. Özellikle aerobik egzersizler, beyin hücrelerinin yenilenmesini ve yeni bağlantıların oluşmasını teşvik eder. Düzenli egzersiz yapmak, stresi azaltır, ruh halini dengeleyerek zihinsel performansı artırır.

Dengeli Beslenme: Sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni, beyin fonksiyonlarını destekleyerek hafızayı güçlendirir. Özellikle omega-3 yağ asitleri içeren balık, ceviz gibi besinlerin tüketimi beyin sağlığı için önemlidir. Bunun yanı sıra, antioksidanlar açısından zengin meyve ve sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi, beyin hücrelerini korur ve yaşlanmaya bağlı hafıza kaybını önler. Ayrıca, yeterli miktarda su içmek de beyin fonksiyonlarını destekler ve hafızayı güçlendirir.

Yeterli Uyku: Uyku, beyin için bir nevi yenilenme sürecidir. Yeterli ve düzenli uyku, öğrenme ve belleği güçlendirmek için hayati öneme sahiptir. Uyku sırasında beyin, gün içinde öğrenilen bilgileri işler, konsolide eder ve hafızaya alır. Gerektiğinde uygun miktarda uyumak, beyin fonksiyonlarının düzelmesine ve bilgilerin daha etkili bir şekilde işlenmesine yardımcı olur. Ayrıca, uyku eksikliği stres seviyelerini artırabilir ve hafıza performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, düzenli ve yeterli uyku uyumak, hafızayı korumak için önemlidir.

Yeni Şeyler Öğrenme: Beynin sürekli olarak yeni bilgilerle beslenmesi, onun aktif kalmasını ve hafızayı güçlendirmesini sağlar. Yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak veya yeni bir hobi edinmek gibi aktiviteler beyin fonksiyonlarını artırarak hafızayı güçlendirir. Dil öğrenme özellikle önemlidir çünkü yeni bir dil öğrenmek sadece kelime dağarcığınızı genişletmekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel sağlığını da güçlendirir. Dil öğrenmek, beyin için bir egzersiz gibidir; yeni kelimeler öğrenmek, dilbilgisi kurallarını anlamak ve farklı bir kültürün dilini keşfetmek beyin fonksiyonlarını zorlar ve geliştirir.

Zihinsel Egzersizler: Bulmaca çözmek, sudoku oynamak, satranç gibi zihinsel egzersizler hafızayı güçlendirir ve bilişsel fonksiyonları artırır. Bu tür oyunlar, beyin hücrelerinin daha aktif kalmasını sağlayarak hafıza gücünü artırır. Özellikle dil öğrenmek, inanılmaz bir zihinsel egzersizdir. Dil öğrenme süreci, kelime dağarcığını genişletmenin ötesine geçer; dilbilgisi kurallarını anlamak, cümleler kurmak ve yeni bir kültürün ifadelerini öğrenmek beyin için önemli bir egzersizdir. Hem zihinsel egzersiz olarak hem de kendi kişisel gelişimine katkın anlamında yeni bir dil öğrenmenin sağlayacağı sayısız faydadan yararlanmak istemez misin? O zaman Open English ile tanışmanın tam vakti!

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için bu sayfada yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

open english ile hem kendini geliştir hem de dilini

Open English ile Hem Kendini Geliştir Hem de Dilini!

Open English bünyesinde barındırdığı native öğretmenlerle senin kendi zaman aralıklarına göre İngilizce öğreten online bir dil kursudur. Open English sayesinde dünya çapında birçok kişi İngilizceyi istediği ölçüde geliştirdi, öğrendi. 7/24 ulaşılabilir olmasıyla istediğin yerden istediğin zaman derslere katılım sağlayabilirsin. Ders sonunda alacağın feedback’ler ile hangi konularda eksiğin var, neleri daha iyi yapmalısın kolayca görebileceksin. Bu tür geri dönüşler gelişimin için oldukça faydalı. Sen de bir zihin egzersizi olarak dil öğrenmek istiyorsan Open English bir tık kadar uzağında! Sayfanın kenarındaki formu doldurman yeterli, arkadaşlarımız sana geri dönüş yapacaklar.

Tekrar Yapma: Öğrenilen bilgilerin düzenli olarak tekrar edilmesi, uzun süreli belleği güçlendirir. Öğrenilen bilgilerin aralıklı olarak tekrarlanması da bellek güçlendirme sürecine katkı sağlar. Özellikle dil öğrenme sürecinde yapılan tekrarlar, yeni kelimelerin ve dilbilgisi kurallarının kalıcı olarak hafızaya yerleşmesine yardımcı olur. Tekrar yapma, öğrenilen bilgilerin unutulmasını engeller ve hafızayı güçlendirir.

Dikkat ve Odaklanma: Dikkat dağıtıcı faktörlerden kaçınmak ve odaklanmayı geliştirmek, bilgilerin daha etkili bir şekilde işlenmesini ve hatırlanmasını sağlar. Günlük hayatta yoğun bilgi bombardımanı altındayız ve dikkatimizi korumak her zamankinden daha önemli. Teknolojik cihazlardan gelen bildirimler, gürültülü ortamlar veya içsel dalgınlıklar dikkatimizi dağıtabilir. Ancak, dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmak ve zihnimizi tek bir göreve odaklamak, hafızayı güçlendirebilir.

Zihinsel Bağlantılar Kurma: Bilgiler arasında bağlantılar kurmak, öğrenilen bilgilerin daha kolay hatırlanmasını sağlar. Bu bağlantıları kurmak için hikayeleştirme veya görselleştirme teknikleri kullanılabilir. Örneğin, öğrenmek istediğin bir konuyu gerçek hayat örnekleriyle ilişkilendirerek veya renkli ve canlı görseller kullanarak hafızanı güçlendirebilirsin.

Stres Yönetimi: Stres, hafızayı olumsuz etkileyebilir. Yoğun çalışma temposu, kişisel sorunlar veya belirsizlikler stres seviyesini artırabilir ve bilişsel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir. Stres yönetimi teknikleri, stres seviyelerini azaltarak hafıza ve bilişsel fonksiyonları korur. Yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri veya doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler stresi azaltmada etkili olabilir.

Sosyal Etkileşim: Sosyal etkileşimler, zihinsel sağlık üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Arkadaşlarla ve aile üyeleriyle zaman geçirmek, zihinsel uyarıyı artırır ve hafızayı güçlendirir. Grup aktivitelerine katılmak, yeni insanlarla tanışmak veya sosyal etkileşimleri artırmak için gönüllü çalışmalara katılmak sosyal bağlarını güçlendirebilir ve zihinsel sağlığını destekleyebilir.

Hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek istersen bu sayfada yer alan formu doldurarak harekete geçebilirsin.

Grafik Tasarımı Öğrenerek Kendi Markanı Oluşturmak

Dijital çağın hızla gelişen dünyasında, grafik tasarımı kendi markanı oluşturmanın, kimliğini ifade etmenin ve dikkatleri çekmenin anahtarlarından biri haline geldi. Kendi markanı oluşturmak, bir hikaye anlatmak gibi aslında. İnsanların seni hatırlamasını, seni tercih etmesini sağlamak için markanın kişiliğini, değerlerini ve vizyonunu yansıtan güçlü bir görsel kimlik oluşturman gerekir. Bir logo, renk paleti, tipografi seçimi veya sosyal medya içerikleri; hepsi markanla duygusal bağ kurmandan tut izleyicilere güçlü bir etki bırakmasına yardımcı olur. Ama bu süreç, sandığın kadar komplike olmamakla beraber sandığın kadar kolay da değil.

Profesyonel bir grafik tasarımcıya başvurmak başlangıç aşamasındaysan güzel bir fikir ama biraz programdan anlıyor ve daha fazlasını öğrenmeye hevesin varsa kendi markanı oluşturmak için ihtiyacın olan tüm araçlara ve kaynaklara kolayca erişebilirsin. Tek yapman gereken, biraz öğrenme isteği, yaratıcılık ve biraz da cesaret. Ve tabii bir de İngilizce. Çoğu grafik tasarımcısının tökezlediği yerlerden biri İngilizce maalesef. 

Grafik Tasarımı İçin İngilizce Neden Önemli?

İngilizcenin önemi hem programların asıl dillerinin İngilizce olması hem de bu konularda edinebileceğin kaynak kitapların çoğunun İngilizce olmasından dolayı. Yani eline detaylı anlatan bir kaynak aldığında ya da bir sorunla karşılaştığında etkili çözüm için İngilizce bilmek elzem bir mesele. Öte yandan kendi markanı geliştirirken piyasa taraması yapman gerekecek. Bu taramanın daha global olması fikir zenginliği açısından daha verimli olacaktır. Yabancı girişimcilerin markalarına göz atmak, eventlerine katılmak kendi markan için paha biçilmez değerdir.  Nasıl geliştiririm İngilizcemi, diyorsan sana söyleyeceğimiz tek şey Open English ile olacaktır.

Open English, kariyerinde daha ileriye gitmen için gereken İngilizceyi keyifli ve kolay yolla sağlar. Grafik tasarım dünyasında kendini ifade etmek, uluslararası projelerde yer almak ve dünya çapındaki trendleri takip etmek için güçlü bir İngilizce temeli gerekli. Open English ile, grafik tasarımını geliştirirken aynı zamanda İngilizceyi de ilerletebilirsin. Hem kendi alanına göre kelimeler öğrenerek hem de yine bu alandaki videoları izleyerek İngilizceyi istediğin ölçüde geliştirmek mümkün. Open English kullanıcılarına sunduğu esnek ve özelleştirilmiş ders programları sayesinde İngilizce öğrenmek kimse için öyle eskisi gibi zor ve sıkıcı değil. Kendi programını kendine göre ayarlayabildiğin bir platfom. Uzman eğitmenlerle gerçek zamanlı dersler, interaktif materyaller ve öğrenme platformunun sunduğu diğer avantajlarla, kendi hızına ve zamanına göre öğrenme deneyimi yaşamak istersen. 7/24 ulaşılabilir olan Open English’e bekleriz. Burada tüm eğitmenler native yani anadilleri İngilizce. Bu sayede de dili daha doğal ve canlı bir şekilde öğrenme fırsatı elde edersin.

Open English ile İngilizce öğrenmenin gerekliliğinden bahsettikten sonra artık yazımıza dönebiliriz. Bu yazıda, grafik tasarımının gücünü kullanarak kendi markanı oluşturmanın temellerini keşfedeceğiz. Hangi renklerin senin için doğru olduğunu, hangi yazı tipinin markanı en iyi şekilde temsil edeceğini, ve en önemlisi, kendini ifade etmek için nasıl görsel bir hikaye anlatabileceğinden bahsedeceğiz.

grafik tasarımı ile kendi markanı oluşturmanın aşamaları

Grafik Tasarımı İle Kendi Markanı Oluşturmanın Aşamaları:

Logo Tasarımı:

Kendi markanın kimliğini yansıtan bir logo tasarlamak, markayı tanımlamanın önemli bir adımıdır. Bir logo, markanın görsel simgesidir ve müşterilerinin zihninde markayla ilgili bir izlenim bırakır. Bir logo tasarlarken dikkate alınması gereken birkaç önemli faktör vardır. İlk olarak, logo basit ve özgün olmalıdır. Karmaşık ve karışık logolar, markayı anlamak ve hatırlamak için zorlayıcı olabilir. Ayrıca, logo tasarımında kullanılan renkler ve yazı tipleri markanın karakterini yansıtmalı ve hedef kitlene uygun olmalıdır.

Renk ve Tipografi:

Renkler ve yazı tipleri, markanın karakterini ve duygusunu iletebilir. Renklerin psikolojik etkilerini anlamak ve uygun bir renk paleti oluşturmak, markanın hedef kitlesiyle etkileşim kurmasına yardımcı olabilir. Tipografi de aynı şekilde önemlidir; yazı karakterleri, markanın tarzını ve profesyonelliğini yansıtmalıdır. Doğru renk ve tipografi seçimi, markanın iyi ve kaliteli algılanmasını büyük ölçüde etkiler.

Görsel İçerikler:

Sosyal medya, web sitesi veya diğer dijital platformlarda paylaşacağın görseller, markanın görsel kimliğini güçlendirebilir. İyi tasarlanmış görseller, markanın etkileyici ve profesyonel bir görünüm elde etmesine yardımcı olabilir. Fotoğraf düzenleme, illüstrasyon yapma ve infografik oluşturma gibi beceriler, markanın çekici ve tutarlı bir görünüm kazanmasına yardımcı olabilir. Görsel içerikler, markanın hikayesini anlatmanın ve müşterilerle duygusal bağlar kurmanın güçlü bir yoludur.

İngilizce çalışmak için hemen bu sayfada yer alan formu doldurabilirsin.

grafik tasarım ile kendi markanı oluşturmak - grafik tasarım araçları

Grafik Tasarım Araçları:

Profesyonel ve etkileyici görseller oluşturmak için Adobe Photoshop, Illustrator ve Canva gibi grafik tasarım araçlarından yararlanabilirsin. Bu araçlar, farklı ihtiyaçlara uygun olarak tasarlanmış geniş özellik yelpazeleri sunar. Adobe Photoshop, fotoğraf düzenleme ve grafik oluşturma konularında önde gelen bir araçtır ve karmaşık düzenlemeler için idealdir. Adobe Illustrator vektörel grafikler oluşturmak için mükemmel bir araç olmakla beraber logolar gibi ölçeklenebilir görsellerini profesyonelce tasarlamak için de harika bir seçenek. Canva ise daha kolay kullanımıyla dikkat çeker ve hazır şablonlarla hızlıca görseller oluşturmana yardımcı olur. Bu araçları kullanarak markan için özgün ve çarpıcı görseller tasarlayabilirsin.

Tasarım İlkeleri:

Temel tasarım prensiplerini öğrenmek, markanın iletmek istediği mesajları net bir şekilde iletebilmen için önemlidir. Düzgün kompozisyonlar oluşturmak için denge, vurgu, hareket, oran, tekrar ve kontrast gibi tasarım ilkelerini uygulayabilirsin. Bu ilkeler, görsellerinin düzenli ve estetik bir görünüme sahip olmasını sağlar ve izleyicilere net bir şekilde vermek istediğin mesajı iletebilir. Ayrıca, tipografi seçimi ve renk kullanımı gibi unsurları da dikkate alarak, görsellerinin markanın kimliğiyle uyumlu olmasını sağlayabilirsin. Bu şekilde, görsel iletişiminde tutarlılık ve profesyonellik sağlayarak markanın güçlü bir imaj oluşturmasına yardımcı olabilirsin.

Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak ve hemen başlamak için bu sayfada yer alan formu doldurabilirsin.

Son 10 Yılın En İyi 5 Tedx Konuşması

TEDx konuşmaları artık bir bilgelik hazinesi haline geldi. Hemen her konuda bir Tedx konuşması bulabilirsin. Bu konuşmalar çok uzun olmamakla birlikte meselenin özüne değinir. Tedx konuşmaları sadece bilgi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bakış açılarımızı şekillendirilecek derin içgörüler de sunuyor. Yani mesela birinin başına gelen bir kazayı genel anlamda talihsizlik diye yorumlarken aslında bu durumu nasıl avantaj haline getirebilirsin, biraz bundan bahseder. Ya da pek bilmediğimiz bilimsel veriler. Güzel temiz bir uyku için gerekli koşullar gibi mesela. Daha pek çok konuda Tedx konuşması bulabilirsin. Bizim bu yazıda hepsini örneklemek gibi bir şansımız yok ama dinleyip birçok şey öğrenip etkilenebileceğin son 10 yılın en iyi 5 Tedx konuşmasından bahsedeceğiz.

En İyi 5 Tedx Konuşması

Geçtiğimiz beş yıl içinde, birkaç konuşmacı sahneye çıkarak izleyicilerde unutulmaz izler bıraktı. Toplumda önemli konuları gündeme taşımakla kalmayıp birçok kişinin kişisel gelişimine katkıda bulundu. Sadece kişisel gelişime katkıları için değil aynı zamanda İngilizce öğrenmek için de bu konuşmalar dinlenebilir. yolda ya da evde istediğin yerde açıp dinleyerek hem yeni şeyler öğrenir hem de İngilizceni geliştirebilirsin. Bu sayede kelimelere aşinalık kazanır, yeni kullanımlar öğrenebilirsin. 

Ama bunun için belli bir seviyede olman gerektiğini biliyorsundur. Dinlediğini az çok anlayacak seviyeye geldiğinde Tedx konuşmaları senin için çok daha yararlı olacaktır. Bu yüzden önce İngilizce dil seviyeni belli bir düzeye taşıman gerekiyor. Nasıl yaparım diye soruyorsan Open English ile çok kolay yapabilirsin. 

Open English ile Kolayca İngilizce Öğren

Günümüz dünyasında, küresel bağlantılar ve uluslararası fırsatlar, İngilizceyi bilmeyi bir zorunluluk haline getiriyor. Ama, sıkı iş programları arasında kendine zaman ayırmak bile bazen çok zor olabiliyor. Open English tam da sen ve senin gibiler için geliştirdiği iş gününün yoğunluğuna uyum sağlayan ders saatleri ile alanında uzman eğitmenlerle, İngilizce öğrenmeyi daha erişilebilir hale getiriyor. Ayrıca, işine ve hedeflerine odaklanmana yardımcı olmak için özelleştirilmiş eğitimler de mevcut.

İzlemek istediğin Tedx programından kariyerine dair gelişime kadar her açıdan İngilizceni geliştirebilirsin. Kendini geliştirirken, yeni bir dil öğrenmek sadece becerilerini değil, aynı zamanda yaşamını da zenginleştirecek ve uluslararası alanda fırsatları artıracaktır. Bu yolculukta sana rehberlik etmek için buradayız!

en iyi 5 tedx konuşması the call to courage

Brené Brown – ‘The Call to Courage’ 

Brené Brown’ın 2019’da gerçekleşen “The Call to Courage” adlı TEDx konuşması, izleyicilere içlerindeki cesareti bulma çağrısı yapıyor. Brown’ın samimi ve içten anlatımı, kırılganlığın gücünü keşfetme yolculuğuna dâhil ediyor bizi. O, cesaretin ne demek olduğunu, kendi kırılganlığımızı kabul etmenin bizi nasıl daha güçlü kılınabileceğini derinlemesine inceliyor. Konuşması, sizi bir arkadaş gibi sarıp sarmalıyor, içtenlikle ve dürüstlükle kendi iç dünyanıza dalmaya cesaretlendiriyor.

Brown, cesur adımlar atmaktan ve korkularla yüzleşmekten bahsederken, izleyicilere kendi hikâyelerini yaşama ve özgünlüklerini kutlama cesaretini aşıyor. Bu konuşma, hayatımızda cesaretin ve kırılganlığın aslında ne kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu hatırlatıyor, bizi içtenlikle etkileyerek, cesur bir yaşam için bizi teşvik ediyor.

Frederik Imbo – ‘How Not to Take Things Personally?’

Frederik Imbo bir hakem. Maçlarda oyunculara sarı, kırmızı kartlar çekip onları uyarıyor. Bu konuşmasında karşılaştığımız olumsuz durumlarda meseleyi kişisel algılamamakla alakalı. Çünkü etrafımızda gelişen birçok şey çoğu zaman bizden bağımsız olarak gelişiyor. Bu yüzden karşımızdaki kişinin davranışları bize kişisel olarak yöneltilmiş değil bazen karşımızdaki kişiyle alakalı olarak gelir. Eğer biriyle konuşurken sürekli telefonuna bakıyorsa muhabbetin sıktığından değil belki önemli bir mesaj gelmiştir, belki gitmesi gereken bir yer vardır.

Her an her şey olabilir. o an tüm bunların sana denk gelmesi bütün olayın sebebinin sen olduğun anlamına gelmez. Bu yüzden diyor Frederik kendini boşa üzme ve etrafındaki olumsuz olayların sebebi olarak görme. 

en iyi 5 tedx konuşması - why you should quit social media

Cal Newport – ‘Why You Should Quit Social Media?’

Millennial bir bilgisayar bilimcisi olan Cal Newport sosyal medyanın hayatına nasıl girdiği hakkında ilginç bir hikaye paylaşarak başlıyor konuşmasına. Konuşma boyunca sosyal medyanın faydaları ve zararları hakkında düşüncelerini samimi bir şekilde anlatıyor. Başta sosyal medyanın temel bir teknoloji olmadığını, sadece bir eğlence ürünü olduğunu ve insanların dikkatini çekmek ve kişisel verilerini toplamak için kullanıldığını belirtiyor.

Ardından, sosyal medyanın iş başarısı için gerekli olmadığını ve gerçek başarının üretkenlik ve nadir değerlerin sağlanmasıyla ilişkilendirildiğini vurguluyor. Son olarak, sosyal medyanın kullanımının potansiyel zararlarına değiniyor ve bu zararların göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor. Konuşmanın sonunda, sosyal medya olmadan yaşamanın olumlu yanlarını ve aslında birçok insanın sosyal medya kullanmaması ya da kontrollü bir şekilde kullanması gerektiğinden bahsediyor.

Tristan Harris – ‘How Better Tech Could Protect Us From Distraction?’

Harris bu konuşmasında zamanımızı nasıl iyi harcayacağımızın önemi ve teknoloji bağımlılığına dikkat çekiyor. Zamanının büyük bir kısmını nasıl harcayacağı üzerine düşündüğünü ve teknoloji tarafından nasıl sürekli olarak dikkatinin dağıtıldığını kendi tecrübeleriyle anlatıyor. Özellikle, sosyal medya ve diğer teknolojik araçların dikkatimizi sürekli olarak çalmasına ve zamanımızı verimli kullanmamıza engel olmasına vurgu yapıyor.

Harris bu durumun nasıl düzeltilebileceğini ve teknolojinin insan yaşamına olumlu katkılar sağlamak için nasıl yeniden tasarlanabileceğini öneriyor. Örneğin, teknolojinin insanların yaşamlarına olumlu katkılarını ölçmek için yeni ölçüm araçları ve tasarım hedeflerini öneriyor. Bu şekilde, teknolojinin insan yaşamına pozitif etkilerini arttırmak ve zamanımızı daha iyi kullanmak mümkün olabilir.

en iyi 5 tedx konuşması - how does the stock market work

Oliver Elfenbaum – ‘How Does The Stock Market Work?’

Oliver Elfenbaum, Hollanda Doğu Hindistan Şirketinin 1600’lerde başlattığı halka arzın, günümüzdeki modern hisse senedi piyasasının temellerini nasıl attığını ve bu piyasanın nasıl işlediğini ele alıyor. Şirketlerin büyüme ve gelişim için sermaye toplama yöntemlerinden biri olan halka arz sürecini detaylı bir şekilde açıklıyor. Büyük yatırımcıların öncelikli olarak şirkete yatırım yapması ve ardından şirketin halka açılması, herhangi bir birey veya şirketin bu işletmeye yatırım yapabileceği resmi bir piyasanın oluşmasını sağlıyor. Elfenbaum, şirketlerin başarısı ve hisse senetlerinin değeri arasındaki ilişkiyi, piyasadaki talep ve arz değişimleri ile açıklıyor.

İşletmelerin piyasadaki performanslarına dair algıların nasıl değişebileceği ve bu durumun yatırımcıların kararlarını nasıl etkileyebileceği vurguluyor. Ayrıca, hisse senedi piyasasının güven ve güven eksikliği üzerindeki etkisi gibi ilginç bir noktaya da değiniyor. Piyasada yaşanan güven değişimlerinin ekonomik döngüler üzerindeki etkilerini tartışıp uzun vadeli yatırım stratejilerinin önemi vurguluyor. Son olarak, internetin yaygınlaşması ile birlikte herkesin hisse senedi piyasasına katılma fırsatı bulduğu ve bireylerin finansal hedeflerine ulaşmak için bu piyasaya dahil olmalarının önemi üzerinde duruyor.

Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak için bu sayfada yer alan formu doldurabilirsin.

İngilizce Nasıl Öğrenilir?

İngilizce nasıl öğrenilir? Akıcı İngilizce konuşmak için nasıl bir çalışma programına uymak gerekiyor? Sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün mü? Peki, ileri yaşlarda İngilizce öğrenmek nasıl olur? İngilizce öğrenmenin kolay bir yolu var mı? 

İngilizce nasıl öğrenilir konusunda insanın aklına birçok soru gelebilir. Sonuçta yeni bir dil öğrenmek, çok da kolay bir karar değil. Üstelik gündelik hayatın yoğun temposu devam ederken yeni bir şeyler öğrenmeye nasıl vakit bulacağız ki? Kimimiz çok yoğun çalışıyor, kimimizin derslerden başını kaldıracak vakti yok, kimimiz de kendini İngilizce öğrenmek için yeterli bulmuyor. Son bahane çok anlamsız çünkü isteyen herkes İngilizce öğrenebilir. 

İngilizce Öğrenmek İçin Öncelikle Hedefler Belirlemelisin

Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyor ya da var olan İngilizce seviyeni geliştirmek istiyor olabilirsin. Her iki durumda da İngilizce öğrenmek için öncelikle hedefler belirlemelisin. İngilizcede hangi seviyeye gelmek istiyorsun? Mesela akıcı şekilde ileri seviye İngilizce nasıl öğrenilir? Ya da sadece günlük hayatta kullanabileceğin İngilizce nasıl öğrenilir? Uluslararası sınavlar için İngilizce nasıl öğrenilir?

Sadece günlük hayatta kullanabileceğin İngilizce öğrenmek istiyorsan, daha diyalog ağırlıklı bir şekilde İngilizce çalışabilirsin. Fakat uluslararası sınavlara hazırlanacaksan ve bu dilde en ileri seviyeyi hedefliyorsan o zaman İngilizcenin dil bilgisi kurallarını öğrenerek kelime dağarcığını geliştirmen gerekiyor.

Şimdi hedefleri bir kenara koyuyoruz ve hedefin ne olursa olsun, İngilizce öğrenme yolları arasında en pratik olan seçeneği karşına getiriyoruz: Online İngilizce kursu. 

en hızlı şekilde ingilizce nasıl öğrenilir

En Hızlı Şekilde İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Günümüzde İngilizce artık bir gereklilik. Neden? Çünkü İngilizce dünyayı birbirine bağlayan bir dil. Hem iş hem de akademik dünyada yaygın olarak kullanılıyor ve yurt dışında çalışmayı düşünüyorsak, bu dili kesinlikle öğrenmemiz gerekiyor. 

Peki, İngilizce nasıl öğrenilir? Bugün İngilizce öğrenmek için en hızlı ve pratik yöntemlerden bahsedeceğiz. Günümüzün dijitalleşen dünyasında artık her türlü bilgiye internet aracılığıyla hem bilgisayarlarımızdan hem de tablet gibi akıllı cihazlarımızdan ulaşabiliyoruz. En hızlı şekilde İngilizce nasıl öğrenilir diyorsan, sorunun cevabı online İngilizce eğitimi.

İngilizce Öğrenmenin En Kolay Yolu: Open English

Online ingilizce eğitiminde 15 yıldan fazla tecrübesiyle günümüze kadar dünya genelinde 1,5 milyondan fazla öğrenciye İngilizce eğitimi veren Open English, İngilizce nasıl öğrenilir sorusuna en pratik cevabı veriyor.

Ev konforunda öğrenebileceğin, istediğin zaman bağlanabileceğin 7/24 online bir İngilizce kursu hayal et. Open English, bu hayali gerçekleştiriyor. Üstelik;

  • Uluslararası eğitim sertifikalarına sahip binlerce ana dili İngilizce olan eğitmenle 7/24 canlı derslere bağlanıyorsun.
  • Konuşma sınıflarında yabancı öğrencilerle birlikte İngilizce iletişim becerini geliştiriyorsun.
  • Akıcı İngilizce konuşmana yardımcı alıştırmalarımızla mükemmel telaffuzu öğreniyorsun.
  • Binlerce saatlik ders içeriğini kapsayan online kütüphaneye aboneliğin boyunca sınırsız ulaşabiliyorsun.
  • TOEFL, IELTS ve TOEIC gibi uluslararası sınavların bire bir muadil sınavlara girerek alacağın yaklaşık puanı ve eksiklerini görebiliyorsun.
  • İş İngilizcesi ders içerikleriyle kariyerin için mesleki jargonu öğreniyorsun. 

Open English online İngilizce kursunda ihtiyaç duyabileceğin her şey var. Böylece hedefin ne olursa olsun, İngilizceyi bir bütün olarak istediğin şekilde öğreniyorsun.

Open English üyeliğini başlatmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurmak yeterli. Formu doldurduktan kısa bir süre sonra müşteri temsilcilerimiz seni arayarak sistem, eğitim paketleri ve ücretler hakkında bilgi verecektir. 

İngilizce Nasıl Öğrenilir: Evde Eğitim Görmenin Avantajları

İnternet bu kadar yaygınlaşmadan önce İngilizce öğrenmenin az sayıda yolu vardı, okulda eğitim almak ya da geleneksel kurslara gitmek. Bunlar da herkes için uygun değildi. Öncelikle okullarda öğretilen İngilizce çoğunlukla yetersizdi, geleneksel kursların ise eğitim saatlerine uymak zordu. Yani nasıl İngilizce öğrenilir diye merak eden bir insanın çok seçeneği yoktu.

İnternetin ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla yeni bir şeyler öğrenmek çok kolaylaştı. Open English, bu noktada devreye giriyor ve etkili bir İngilizce eğitimini evine, ofisine ve hatta istersen tatil noktana getiriyor.

Evde İngilizce öğrenmek, hem zaman hem de de bütçe açısından çok avantajlı. Neden?

  • Evde istenilen saatte ve şekilde İngilizce öğrenmek mümkün. Böylece kendi temponda ve konfor alanında daha efektif şekilde İngilizce öğrenebilirsin.
  • Kurs için bir yerlere gitmek bütçe açısından da ekstra maliyetlere neden olur. Yol masrafı, kurs çıkışında sınıf arkadaşlarıyla bir yerlere gidildiğinde yapılan harcamalar… Üstelik geleneksel kurs ücretleri de çok pahalı! Evde İngilizce öğrenebileceğin Open English’te aylık olarak düşünürsen çok uygun fiyatlarla İngilizce öğrenebiliyorsun. Üstelik ev konforunda! 
  • Bozuk hava şartları ve tıkalı trafik insanın öğrenme motivasyonunu düşürebilir. Evde İngilizce öğrenme ile bu sorunlar geride kalır. 

en kolay ingilizce öğrenme yöntemi

İngilizce Nasıl Öğrenilir: En Kolay İngilizce Öğrenme Yöntemi

İngilizce nasıl öğrenilir dedin ve en etkili yöntemlere bakmaya başladın. Bu yolculuk seni Open English’e kadar getirdi. Çok doğru noktadasın! CEFR standartlarına uygun şekilde İngilizce eğitimi veren Open English’te sıfırdan İngilizce öğrenmeye başlayacağın gibi halihazırdaki İngilizceni de geliştirebilirsin.

Open English ile Nasıl İngilizce Öğrenilir? 

  • Open English üyeliğini başlattığında önce mini bir seviye tespit sınavına giriyorsun. Bu sınav sonucunda olman gereken seviyeden İngilizce öğrenmeye başlıyorsun. Sınavda hiç yapamadım diye endişelenme, bu durumda temel seviyeden başlayacaksın demektir.
  • İngilizce nasıl çalışılır? Doğru ve verimli şekilde İngilizce öğrenmek için öncelikle sana deyim yerindeyse işin ustası gerekiyor. İngilizcenin dinamiklerini, dil bilgisi kurallarını sana öğretirken ipuçlarını gösterecek birinden bahsediyoruz. Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenler seni bekliyor. Yani burada İngilizceyi işin uzmanlarından öğreneceksin.
  • Open English’te seviyen belirledikten sonra seviyene uygun ders içerikleriyle öğrenmeye başlayacaksın. Katılacağın canlı dersler ve konuşma sınıflarında da seviyene uygun öğrenciler olacak. Yani asla geride kalmayacaksın!

İngilizce Öğrenmek için Diğer Etkili Yöntemler

Nasıl İngilizce öğreneilir diye sorduk ve kolay İngilizce öğrenmek için en etkili yöntemden bahsettik. Open English ile İngilizce öğrenmenin yanı sıra neler yapabiliriz? İşte İngilizce öğrenmek için uygulayabileceğin birkaç basit şey:

  • Her gün 5 yeni İngilizce kelime öğren. Bunları bir deftere ya da akıllı telefonuna yaz çünkü yazmak öğrenme sürecini hızlandırıyor. Ondan sonra gün içinde bu kelimeleri tekrar et. Daha fazlası için İngilizce kelime öğrenmek için 5 etkili yöntem başlıklı yazımıza bakabilirsin.
  • İngilizce müzikler dinle ve bu dille çekilmiş dizileri izle. Fakat orijinal dilllerinde! İngilizcede temel seviyeyi geçtiysen, İngilizce altyazılı bir şekilde bu dizileri takip edebilmen gerekir. İleri seviyelerdeysen, altyazıları kapadığında da anlaman gerekir!
  • İngilizceyi günlük hayatının içine kat. Bunun için cihazlarını (bilgisayar, telefon) İngilizce kullanabilir ve kendine İngilizce sohbet edebileceğin arkadaşlar bulabilirsin.

İngilizce nasıl öğrenilir diye sorduk ve birçok yeni şey öğrendik. Bu yıl hedefin İngilizceyi akıcı şekilde kullanmayı öğrenmek ise, Open English üyeliğini bugün başlatarak hedefin için ilk adımı atabilirsin! 

Soğuk Havalarla İlgili İngilizce Kelimeler

Aralık ayının başlaması ile birlikte kış mevsiminin soğuk havasını iyiden iyiye hissetmeye başladık. Kış mevsiminin başladığı bu günlerde sen de dostlarınla sohbet ederken soğuk havalardan bahsetmek isteyebilirsin.

Soğuk havalardan bahsetmek için öncelikle soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri öğrenmen gerekiyor. Ve tabi ki dostlarınla rahatça sohbet edebilmek için soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerle cümle kurmayı da bilmelisin.

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri öğrenmek istiyorsan şu an tam da olman gereken yerdesin. Bu yazımızda seninle soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri paylaşacağız. Hatta bu yazımızda,  soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerin ardından soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerle kurulmuş örnek cümleler de bulabileceksin.

Sadece soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler konusunda değil, dostlarınla sohbet edebileceğin her konuda İngilizce bilgini artırmak için bu sayfada bulunan formu doldurabilirsin. Online İngilizce kursu Open English hakkında öğrenmek isteyeceğin her şeyi sana anlatmak için seni hızlıca arayacağız.

soğuk havanın ingilizcesi

Soğuk Havanın İngilizcesi Nedir?

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerden bahsetmeden önce elbette soğuk havanın İngilizcesinden bahsetmemiz gerekir. İngilizce soğuk hava ne demek diye düşünüyorsan işte şimdi öğrenme vakti! İngilizce soğuk hava, cold weather demek. 

Cold kelimesinin Türkçe karşılığı soğuk demektir. Weather kelimesi ise hava kelimesini karşılayan bir kelime. Böylelikle bu iki kelimenin bir araya gelmesiyle soğuk havanın İngilizce karşılığı olan cold weather tabiri ortaya çıkıyor. Soğuk havanın İngilizcesinden bahsettiğimize göre artık soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerden bahsetmeye geçebiliriz.

Soğuk Havalarla İlgili İngilizce Kelimeler

Bazen sosyal medyada soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler kullanarak cümleler kurmak isteyebilirsin. Ya da ana dili İngilizce olan dostlarınla sohbet ederken konu kış mevsimine gelebilir. Bu durumda elbette sen de bu sohbetlere akıcı bir İngilizce ile dahil olmak isteyebilirsin.

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler kullanarak cümleler kurmak mı istiyorsun? Öyleyse soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler ve Türkçe karşılıklarını senin için hazırladığımız listeden hemen öğrenebilirsin.

  • Cold – Soğuk
  • Weather – Hava durumu
  • Weather forecast – Hava durumu tahmini
  • Cold weather – Soğuk hava
  • Degree – Derece
  • Icy – Buzlu
  • Winter – Kış
  • Season – Mevsim
  • Storm – Fırtına
  • Snow – Kar 
  • Snowy – Karlı
  • Snowstorm – Kar fırtınası
  • Rain – Yağmur
  • Hurricane – Kasırga
  • Tornado- Hortum
  • Lightning – Şimşek
  • Duvet – Yorgan
  • Blanket – Battaniye
  • Coat – Kaban 
  • Rainy – Yağmurlu
  • Flood – Sel
  • Cloud – Bulut
  • Cloudy – Bulutlu
  • Fog – Sis
  • Thunder – Gök gürültüsü
  • Thunderbolt – Yıldırım
  • Hail – Dolu
  • Frosty – Ayaz
  • Wind – Rüzgar
  • December – Aralık
  • January – Ocak
  • February – Şubat

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını öğrendin. Peki, genel olarak İngilizcede en fazla kullanılan kelimeler hangileri? Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerin dışında, İngilizce dilinde en fazla hangi kelimelerin kullanıldığını öğrenmek istersen İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

soğuk havalarla ilgili ingilizce örnek cümleler

Soğuk Havalarla İlgili İngilizce Örnek Cümleler

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri artık biliyorsun. Ancak soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerin değer kazanması için onları cümle içinde kullanmayı da bilmek gerekiyor. Bu yüzden biz de yazımızın bu bölümünde seninle, soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimelerin cümle içinde kullanımlarını paylaşmak istedik. Bu örnek cümleler, soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeleri kullanman konusunda sana büyük kolaylık sağlayacak!

What is the weather forecast for the next week?  Bir sonraki hafta için hava durumu tahmini nedir?
Today’s trip was postponed because of the rain. Bugünkü gezi yağmurdan dolayı ertelendi.
I hope there will be some snow tomorrow. Umarım yarın biraz kar yağar.
If you don’t want to feel cold in this cold weather, you should wear your coat. Eğer bu soğuk havada üşümek istemiyorsan, kabanını giymelisin.
I thought it was going to be lightning because there are black clouds in the sky. Gökyüzünde kara bulutlar olduğu için şimşek çakacağını düşündüm.
He is very afraid when it is hail and thunder. O, dolu yağarken ve gök gürültüsü varken çok korkuyor.
My sister likes to sleep with a duvet when it’s frosty outside. Kız kardeşim dışarda ayaz olduğunda yorganla uyumayı seviyor.
I wear a hat as there is a lot of wind in December. Aralık ayında çok fazla rüzgar olduğu için şapka takıyorum.
Flooding occurred in some villages due to heavy rain. Şiddetli yağmur nedeniyle için bazı köylerde sel meydana geldi.
When the winter season comes, the temperature of the air drops and we start to use blankets. Kış mevsimi geldiğinde havanın sıcaklığı düşer ve battaniye kullanmaya başlarız.
Hurricanes are generally seen in equatorial countries and the United States. Kasırgalar genellikle ekvator ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde görülmektedir.
I couldn’t see you because there was so much fog. Çok fazla sis olduğu için seni göremedim.

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler ile kurulabilecek örnek cümleler bu şekilde. Öğrendiğin soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler ve örnek cümleler dışında İngilizce mevsimler ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olmak istersen İngilizce Mevsimler – Mevsimlerin İngilizcesi başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizce Sohbetlerinde Zorlanmaman İçin Open English!

Soğuk havalarla ilgili İngilizce kelimeler ve soğuk havalarla ilgili sohbetlerinde kullanabileceğin örnek cümleleri seninle paylaştık. Peki, dostlarınla farklı konularda hiç zorlanmadan İngilizce sohbet edebilmek için ne yapman gerektiğini biliyor musun? Bunun için elbette iyi derecede İngilizce öğrenmen gerekiyor. Artık İngilizce öğrenmekten korkmana gerek yok. Online İngilizce kursu Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay!

Online İngilizce kursu Open English’te, ana dili İngilizce olan uzman eğitmenlerden alacağın derslerle İngilizce dilini rahatlıkla öğrenebilirsin. Eğitmenlerin moderatörlüğünde dünyanın her yerinde ana dili İngilizce olan yabancı öğrencilerle İngilizce konuşma pratiği yaparak kelimelerin hafızanda kalıcı hale gelmesini sağlayabilirsin.

Open English’te online canlı derslere 7/24 erişim sağlayabilir, istediğin yer ve saatte İngilizce çalışabilirsin. Open English ile alacağın sertifikalı online İngilizce eğitiminde yer alan binlerce saatlik interaktif ders içeriği sayesinde writing, reading, listening, speaking becerilerini geliştirmiş olacaksın.

İyi derecede İngilizce konuşabilmek için başlattığın İngilizce kursu arayışın artık sona eriyor. Çünkü %100 online İngilizce kursu Open English her an yanında. Hadi durma, bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur ve Open English’in avantajlarla dolu dünyasına sürpriz fiyatlarla adımını at!

İngilizce Satranç Terimleri

Geçmişi 1500 yıl öncesine kadar uzanan satranç, günümüzde hala dünyanın en popüler oyunlarından bir tanesi. Öğrenmesi çok kolay, ustalaşması ise bir o kadar zor olan bu oyunu dili İngilizce olan online platformlarda oynayacaksan -ya da ana dili İngilizce olan arkadaşlarınla satranç konuşmak istiyorsan- belli başlı önemli terimlerin İngilizcesini bilmen gerekiyor. Biz de bu yazımızda, satranç taşlarının, unvanların ve önemli terimlerin İngilizcelerine yer verdik.

İşte bilmen gereken İngilizce satranç terimleri!

Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı dersler yaparak en hızlı şekilde İngilizceni geliştirebilirsin. Ayrıca rekabeti seviyorsan, kursumuzdaki haftalık liglerde diğer öğrencilerle yarışabilirsin. Motive olmak için mükemmel! Başlamak için bu sayfadaki formu doldurman yeterli. 

İngilizce Satranç Ne Demek?

İngilizcede satranç oyununa “chess” deniyor. Satranç oynama fiilini ise “playing chess” olarak kullanıyoruz. Satranç oyuncusuna ise “chess player” deniyor. Kimi yerlerde “chessplayer” olarak da karşılabilirsin ama doğru yazımı ayrı şekilde. 

satranç taşlarının ingilizcesi - ingilizce satranç terimleri

Satranç Taşlarının İngilizcesi

Satranç terimlerine geçmeden önce, satranç taşlarına İngilizcede hangi isimler verilmiş kısaca bir bakalım.

Pawn (Piyon)

Cephenin ön saflarındaki piyonlar için, İngilizcede “pawn” kelimesi kullanılıyor:

Pawns are more important than you think – Piyonlar sandığından daha önemli taşlar.

Knight (At)

Türkçede “at” olarak bildiğimiz taş için, İngilizcede “şövalye” anlamında gelen “knight” kullanılıyor:

Knights draw an L shape on the board – Atlar tahtada L çizerek hareket eder.

Bishop (Fil)

Çapraz ilerleyen fil için, İngilizcede “Piskopos” anlamına da gelen “bishop” kelimesi kullanılıyor:

Each player starts with two bishops – Başlangıçta her oyuncunun iki fili vardır.

Rook (Kale)

En önemli taşlardan biri olan kale için ise, İngilizcede aynı zamanda bir karga türü için de kullanılan “rook” kelimesi tercih ediliyor:

Rooks move in straight lines – Kaleler düz gider.

Queen (Vezir)

Sıra, satranç tahtasındaki en güçlü taşta… Vezir, İngilizcede “queen” (kraliçe) olarak isimlendiriliyor:

You’ve lost your queen, now you might as well resign. – Vezirini verdin, artık oyunu terk etsen de olur…

King (Şah)

Son olarak, oyundaki en önemli taş, yani şah… İngilizcede şah için “kral” anlamına gelen “king” kelimesi tercih ediliyor:

You should get your king on a safe square – Şahını güvenli bir kareye almalısın.

ingilizce satranç terimleri nelerdir

İngilizce Satranç Terimleri

Gelelim önemli satranç terimlerine… İşte yabancı platformlarda ve/veya yabancılara karşı online ya da yüz yüze satranç oynayacaksan bilmen gereken İngilizce satranç terimleri…

Piece (Taş)

Türkçede “taş” kelimesi için, İngilizcede “parça” anlamına gelen “piece” tercih edilir:

You have lost a piece! – Bir taş kaybettin!

Checkmate/Mate (Şah mat)

Şah mat için, İngilizcede “checkmate” ya da basitçe “mate” kelimeleri kullanılıyor:

It’s mate in 3! – 3 hamlede mat!

And, checkmate! – Ve şah mat!

Check! (Şah!)

Hiçbir oyuncunun duymaktan hoşlanmadığı “şah!” ünlemi için, İngilizcede “check!” kelimesi tercih ediliyor (aynı zamanda fiil de olabilir):

I couldn’t even check him – Bir şah bile çekemedim!

Stalemate (Pat)

Şah çekilmemesine rağmen rakip şahın gidecek yeri kalmadığında meydana gelen durum olan pat için, İngilizcede “stalemate” kelimesi tercih ediliyor:

If you move your queen to that squre, it will be a stalemate! – Vezirini o kareye çekersen oyun pata kalır!

(to) Castle (rok atmak)

Şahı güvenli bir pozisyona getirmek için kale ile birlikte yapılan rok hamlesi, İngilizcede “castling” olarak biliniyor. İlginç bir detay- “Castle” bizim dilimizde “kale” anlamına gelirken,  bu özel hamle için kullandığımız “rok” kelimesi de bizim kale dediğimiz taşın İngilizce adı olarak (“rook”) kullanılıyor.

Don’t forget to castle – Rok atmayı unutma!

Blunder (Büyük hata)

Yalnızca satranca özgü bir terim olmasa da, blunder bu oyunu oynayanların sıklıkla karşılaştığı bir terim. Oyun içinde karşı tarafa çok büyük bir avantaj veren büyük hatalar için -örneğin güçlü bir taşını boş yere vermek- bu kelime tercih ediliyor. Hem fiil (hata yapmak) hem de isim (hata) olarak kullanılabilir.

He blundered his bishop – Filini (bedavaya) verdi

Draw (Berabere)

Bu da satranca özgü bir terim olmasa da, pek çok satranç maçında karşılaşılabilecek bir durumu tarif ettiği için bilinmesi önemli. “Draw”, satrançta -ve daha birçok oyunda- berabere kalmak anlamına geliyor. “Draw” hem isim (beraberlik), hem de fiil (berabere kalmak) olarak kullanılabilir.

-Who won the game? – Oyunu kim kazandı?

-We drew – Berabere kaldık.

(to) Resign (Terk etmek)

Yenilgiyi kabul edip maçtan çekilmek için ise “resign” kelimesi kullanılıyor.

I cannot save this position, I’ll just resign! – Bu pozisyonu kurtaramam; (oyunu) terk edeceğim.

ingilizce satranç unvanları - ingilizce satranç terimleri

İngilizce Satranç Unvanları

Son olarak da, satrançta alınabilecek FIDE (Fédération Internationale des Échecs – Dünya Satranç Federasyonu) unvanlarına bir bakalım:

Grandmaster (GM) – Büyük Usta

Büyükusta, satrançta alınabilecek en büyük unvan:

Now I can finally become a grandmaster! – Sonunda büyükusta olabileceğim!

International Master (IM) – Uluslararası Usta

Büyükusta’dan sonra en büyük unvan ise, Uluslararası Usta, yani International Master:

You need to be an IM before you can become a GM – Büyükusta olmadan önce Uluslararası Usta olman lazım.

FIDE Master (FM) – FIDE Ustası

Bir sonraki unvanımız ise, FIDE Ustası anlamına gelen FIDE Master, ya da kısaca FM- bu kısaltmalar satranççılar arasında çok kullanılır:

My friend is a FM – Arkadaşım bir FIDE Ustası

Candidate Master (CM) – Aday Usta

Son unvanımız ise, CM, yani Aday Usta:

Today I finally became a CM! – Bugün, sonunda Aday Usta oldum!

Satrançta kadın oyunculara özel unvanlar da bulunuyor:

Woman Grandmaster (WGM) – Kadın Büyük Usta

En güçlü kadın oyuncuların unvanı: WGM, yani Kadın Büyükusta

Judith Polgar is a Woman Grandmaster – Judit Polgar, bir Kadın Büyükusta

Women International Master (WIM) – Kadın Uluslararası Usta

İkinci kadın unvanımız ise, WIM:

My girlfriend has a WIM title! – Kız arkadaşım Kadın Uluslararası Usta unvanına sahip!

Woman FIDE Master (WFM) – Kadın FIDE Ustası

Erkeklerde FIDE Ustası’nın karşılığı, kadınlarda WFM yani Woman FIDE Master olur:

When are you going to get your WFM title? – Kadın FIDE Ustası unvanını ne zaman alacaksın?

Woman Candidate Master (WCM) – Kadın Aday Usta

Kadın Aday Usta için ise WCM, yani Women Candidate Master kullanılır:

My girlfriend became a WCM last week – Kız arkadaşım geçen hafta Kadın Aday Usta unvanını aldı!

Not: Bu unvanların satranç ile alakalı olduğu İngilizcede çok belli olsa da, Türkçede “büyük usta”, “aday usta” gibi terimler bağlam çok belli değilse biraz anlaşılması güç olabileceğinden, çeviri yapacaklara gerekiyorsa bunların satranç terimleri olduğunu belirtmelerini tavsiye ederiz.

Open English ile Dil Hedeflerine Hızlıca Ulaş!

Seviyen ve İngilizce öğrenme/İngilizceni geliştirme amacın ne olursa olsun, 7/24 aktif olan online İngilizce öğrenme platformu Open English’e kayıt olarak hedeflerine hızla ulaşabilirsin! Bu sayfadaki formu doldurman yeterli. 

Ana dili İngilizce olan eğitmenleri, 7/24 sınırsız içerik erişimi, etkileşimli ders videoları, pratik yapabileceğin online konuşma grupları ve daha pek çok ayrıcalığı ile sana en iyi sertifikalı online İngilizce eğitimini sunacak olan Open English sayesinde İngilizce yazma, okuma ve konuşma becerilerini geliştirebilirsin. 

Eğer İngilizceni geliştirmek istiyorsan dünyanın dört bir yanındaki 1,6 milyon kullanıcıya katıl, ve Open English farkını deneyimlemeye başla!

Yabancı Dizilerden Uyarlama Dizilerimiz

İnternet tabanlı dizi platformları popülerleşmeye başladığından beri televizyon kanallarına bir çoğumuz bakmıyorduk. Ama garip bir şekilde şu son zamanlarda tv dizilerini izlenme oranları yükselmeye başlandı. Yabancı dizilerin Türkiye uyarlaması olarak çekilen diziler içerdiği ilginç olay örgüleriyle her zamankinden daha fazla ilgi çekici olmaya başladı. 

Türk dizileri aslında  yıllar boyunca dünya genelinde popüler olan yabancı dizilerden ilham alarak kendi benzersiz versiyonlarını üretiyor. Bu uyarlama diziler, genellikle orijinal serilerin temel konseptlerini ve karakterlerini alarak Türk izleyicisinin beklentilerine ve kültürel zeminine uygun hale getirilerek yeniden çekiliyor. İzlediğimiz uyarlama diziler Türk televizyon dünyasında çeşitliliği ve yeniliği desteklerken aynı zamanda kültürel etkileşimi de yansıtıyor. Yerel oyuncuların performansları, yerel mekanların kullanımı ve yerel izleyicilere hitap eden senaryolarıyla, uyarlama diziler Türk televizyonunun zengin bir parçası haline geldi. Bu yazıda televizyonda izlediğimiz dizilerden hangilerinin uyarlama olduğunu ve nereden uyarlandığından bahsedeceğiz. 

Bu arada dizilerin orjinal versiyonlarını izlemek de oldukça keyifli. Genellikle İngilizce veya İngilizce altyazılı bulabileceğin bu dizilerde Türkçe altyazı bulamazsan gerilmene hiç gerek yok. Open English ile İngilizce veya altyazılı anlayacak düzeye erişebilirsin. İngilizce artık dünya dilleri arasında en yaygın olanı. İngilizce öğrenerek kültür seviyenden tut ekonomik statüne kadar yükseliş yaşayabilirsin. bu konuda sana yardımcı olacak en iyi kaynak da Open English olacaktır. Online olup 7/24 ulaşabileceğin bir platform. Daha fazla bilgi veya kayıt işlemleri için hem arayabilir hem de sayfanın köşesindeki linke tıklaman yeterli. 

O zaman artık görelim bakalım hangi dizi nerden uyarlanmış.

Medcezir – The O.C.

Medcezir, 2013-2015 yılları arasında yayınlanmış olan bir Türk televizyon dizisidir. Dizi, Amerikan dizisi The O.C.‘nin Türk uyarlamasıdır. Ana karakterimiz Yaman, İstanbul Boğazı’nın muhteşem manzarası eşliğinde yaşayan, zorlu hayat koşullarıyla mücadele eden bir gençtir. Yaman, lüks bir hayata sahip olan Mert’e benzemekte ve onun yaşamına adım atar. Ancak, bu lüks dünya Yaman için hiç de kolay bir geçiş yapılabilir bir dünya değildir. Dizi, zenginlik, aşk, dostluk ve entrika gibi temaları işlerken aynı zamanda toplumsal sorunları ve gençlerin yaşadığı sıkıntıları da ele alır. Medcezir, genç izleyiciler arasında büyük bir popülerlik kazanmıştır ve Türk televizyonunda etkili bir şekilde yer edinmiştir.

yabancı dizilerden uyarlanan diziler - bizim hikaye

Bizim Hikaye – Shameless

Bizim Hikaye”, Türk televizyonunun önemli yapımlarından biridir. 2017-2019 yılları arasında yayınlanan dizi, İngiliz dizisi “Shameless”in Türk uyarlamasıdır. Ana karakterimiz Filiz, ailesinin geçimini sağlamak için zorlu bir mücadele veren genç bir kadındır. Alkolizmle boğuşan bir babanın yanı sıra, küçük kardeşlerine de bakmak zorundadır. Filiz’in hikayesi, yoksulluk, dayanışma ve umut gibi önemli temaları ele alırken, aynı zamanda toplumsal konulara da değinir.

Tatlı Küçük Yalancılar – Pretty Little Liars

Tatlı Küçük Yalancılar, 2015-2017 yılları arasında yayınlanmış olan bir Türk televizyon dizisidir. Dizi, Amerikan dizisi Pretty Little Liars‘ın Türk uyarlamasıdır. Ana karakterlerimiz, bir grup lisenin popüler kızlarıdır ve bir arkadaşlarının ölümüyle ilgili sırlarını korumak zorunda kalırlar. Gizem, entrika ve gençlik dramasını bir araya getiren dizi, izleyicileri ekran başına kilitlemiştir. Karakterlerin karmaşık ilişkileri, sırlar ve beklenmedik olaylar, dizi boyunca merak uyandırıcı bir hikaye sunar.

Küçük Sırlar- Gossip Girl

“Küçük Sırlar”, Amerikan dizisi “Gossip Girl”ün Türk uyarlaması olarak karşımıza çıkar. Lise öğrencilerinin yaşamlarına odaklanan dizi, lüks bir yaşam tarzını ve gençler arasındaki karmaşık ilişkileri mercek altına alır. Ana karakterler, İstanbul’un zengin semtlerindeki lüks lise öğrencileridir ve hayatlarına dair birçok şey Twitter’da yayınlanır. Dizi, gençler arasındaki rekabet, aşk, dostluk ve ihanet gibi temaları işlerken aynı zamanda lüks yaşamın cazibesini ve sıkıntılarını da gözler önüne serer. Ana karakterlerin yaşamları, Twitter’da ortaya çıkan sırlar ve dedikodularla sık sık sarsılır. Karakterlerin hayatları alt üst olurken izleyiciyi de merak içinde bırakılır.

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

yabancı dizilerden uyarlanan diziler - mucize doktor

Mucize Doktor – The Good Doctor

Mucize Doktor, 2019 yılından itibaren Türk televizyonlarında yayınlanan başarılı bir dizidir. Amerikan dizisi “The Good Doctor”ın Türk uyarlaması olan bu dizi, izleyicilere doktorluk mesleğinin zorluklarını ve insan doğasının derinliklerini keşfetme fırsatı sunar. Dizinin ana karakteri Ali, otistik bir savant sendromuna sahip bir doktordur. Otizm spektrumunda yer alan bu durum, Ali’nin sosyal etkileşimlerde yaşadığı zorlukları ve yeteneklerini beraberinde getirir.

Ancak, tıp alanındaki olağanüstü yetenekleri, onu birçok engeli aşmaya ve doktorluk kariyerinde ilerlemeye yönlendirir. Mucize Doktor, Ali’nin tıp alanındaki başarılı ve duygusal yolculuğunu izleyicilere aktarırken aynı zamanda toplumsal önyargıları ve engelleri de ele alır. Ali’nin çevresindeki doktorlar ve hastalarla olan etkileşimleri, izleyicilere insan doğasının derinliklerine bir pencere açar.

Yasak Elma – The Nanny

Yasak Elma”, Türk televizyonunun sevilen dizilerinden biridir. Dizi, Amerikan dizisi “The Nanny”nin Türk uyarlamasıdır ve farklı sosyal sınıflardan gelen karakterlerin yaşamlarını konu alır. Yıldız ve Zeynep birbirlerini çok seven iki kardeştirler. Yıldız gençliğinden beri hep zengin olmayı ve kendisine saygı gösterilmesini ister. Yıldız, sosyetelerin çok uğradığı bir restoranda garsonluk, Zeynep ise bir şirkette asistan olarak görev yapar.

Yıldız’ın hayatı sosyeteden Ender Argun adlı bir kadının teklifiyle değişir. Ender, kocası Halit Argun’dan kurtulmak ve sevgilisiyle beraber olmak amacıyla Halit için bir kadın arar ve bu iş için ise Yıldız’ı seçer. Ender, Yıldız’dan kocasını ayartması gerektiğini ve bunun karşılığını alacağını ona söyler. Yıldız ise hayatının dönüm noktası olan bu teklifi kabul eder. Zeynep’in çalıştığı şirket ise Alihan adında zengin bir iş adamı tarafından satın alınır. Alihan ve Zeynep arasında büyük farklar ve zıtlıklar vardır, ancak bunlar zamanla büyük etkileşime dönüşür. Ancak Yıldız ve Zeynep’in bilmediği şey, Alihan’ın Halit’in ortağı ve ikinci eşinin kardeşi olmasıdır. Bu yüzden ikisinin de vereceği kararlar yalnızca kendi hayatlarını değil, birbirlerinin hayatlarını da etkiler.