Yeni bir yılın başlangıcını, duygularımızı en içten şekilde ifade etme ve sevdiklerimize samimi dileklerimizi iletmek için bir fırsat gibi düşünebilirsin. “Mutlu Yıllar” dileği, yürekten gelen en sıcak duyguları ifade ederken kullandığın kalıp bir ifade gibi kalıyor ama. Her yeni yıl, birbirimize sevgiyle sarıldığımız, yeni umutlarla dolu bir zaman dilimi olması için bu ifadeyi de daha samimi şekilde söylemenin yollarını bulalım mı?
Bu özel dönemde, sevdiklerimize içtenlikle sarıldığımız, birbirimize umut dolu bakışlarla baktığımız, birlikte paylaşılan anıları hatırladığımız ve geleceğe dair umutlarımızı paylaştığımız bir zaman olmasını dileriz. Onlar için alacağın şirin hediyelerin yanında yeni yılda kendin için de bir şey yapmak istersen Open English ile İngilizceni geliştirmeyi deneyebilirsin.
Open English profesyonel eğitmen ekibiyle yeni yılda ve geçmişte her zaman öğrenciler için en iyisini diler. Senin gibi kendini geliştirmek ve yeni dil öğrenmek isteyenler için en iyi seçim.
Hem 7/24 ulaşılabilir olması hem de istediğin yerden bağlanabiliyor olması ile kendine göre bir programla dil öğrenebilirsin. Hiçbir şeye hiçbir zaman geç kalmış gibi hissetmeden tam da istediğin gibi İngilizce öğrenmek senin elinde.
Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarındaki formu doldurman yeterli.
Bu yazıda, “Mutlu Yıllar” dileğiyle birlikte, kalpten gelen en samimi dileklerimizi sevdiklerimize iletmek için en güzel ve içten ifadeleri arayacağız. Çünkü yeni bir yıl, sevgiyle, umutla ve birlikte geçirilen anılarla daha da anlam kazanır.


Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istersen hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Önceki yazımızda, Amerikan İngilizcesindeki slang terimlerden bahsetmiştik. Orada da belirttiğimiz gibi; resmi olmayan, sokak ağzı denilebilecek bu kelime ve deyişler, kültür ile bağlantılı olduğundan, aynı dilin konuşulduğu farklı coğrafyalara göre değişiklik gösterebiliyor.
Bu yazımızın konusu da İngiliz İngilizcesindeki slang terimler. Özellikle de günlük konuşmalarda ihtiyaç duyacağını düşündüğümüz bu terimleri öğrenerek, sen de İngilizce ifade becerini geliştirebilirsin. Öyleyse, hazırsan başlayalım!
İşte İngiliz İngilizcesinde sık kullanılan slang terimlerden bazıları…
İngiliz slang terimleri arasında çayla alakalı bir deyiş olmaması düşünülemezdi elbette… Popüler bir slang olan, hatta Amerikalılardan da duyabileceğin “my cup of tea”; genellikle “not” ile birlikte negatif olacak şekilde; bana uygun değil, benlik değil, tarzım değil gibi anlamlarda kullanılır:
I’ve heard what the film is about, it’s not my cup of tea – Filmin konusunu biliyorum, pek bana göre değil.
Thanks for the invitation, but opera isn’t really my cup of tea – Davetin için teşekkür ederim, ama operayı pek sevmem.

İngiliz filmleri ya da dizileri izliyorsan mutlaka duymuş olacağın bu kelime, basitçe, adam anlamında kullanılır (Amerikan ağzındaki “dude” kelimesi gibi düşünebilirsin):
Nah, I really don’t like that bloke – Yok, o adamı hiç sevmem.
“Lad” de “bloke” gibi düşünülebilir, fakat daha genç insanlar için kullanılır- bunu da bizdeki delikanlı, ya da hitap anlamında kullanılan “genç” gibi düşünebilirsin:
See the lads over there? – Oradaki gençleri görüyor musun?
“Leg it”, kaçmak anlamında kullanılır- daha çok problemli bir durumdan, beladan kaçmak anlamında tercih edilir:
I legged it from the principle! – Müdürden kaçtım!
“Quid”, İngiliz ağzında “pound” anlamında kullanılır:
Can I borrow a few quids? – Birkaç pound ödünç alabilir miyim?
İşte en sık kullanılan İngilizce argolarından bir tanesi… “taking the piss”, birisiyle dalga geçmek, konuşurken ciddi olmamak, şaka yapmak gibi anlamlarda kullanılır:
Don’t be mad, I was just taking the piss – Kızma hemen, yalnızca takılıyordum!
You are taking the piss, right? – Dalga geçiyorsun, değil mi?
Önemli bir not- “take the piss” terimini, “idrar yapmak” anlamına gelen “take a piss” ile karıştırmamanı tavsiye ederiz!
Bu terim; uğraşamayacağım, işim olmaz, değmez gibi anlamlarda, genelde bir işi yapmak -ya da tabii ki yapmamak- söz konusu olduğunda kullanılır. Aynı anlama gelen “Can’t be bothered”ın biraz daha kaba versiyonudur:
-You need to go shopping
-Nah, I can’t be arsed.
-Alışverişe gitmen lazım.
-Valla gidecek yerlerim ağrıyor.
Bildiğini düşündüğümüz gibi “kavanoz” anlamına gelen bu kelime, İngiliz argosunda bir bardak bira anlamında da kullanılır:
Let’s go out for a few jars! – Haydi çıkıp birkaç bira içelim!
Yani İngiltere’de arkadaşların sana böyle bir davette bulunursa, seni kavanoz alışverişine çağırdıklarını zannetme!

David Bowie’nin aynı adlı albümünden de hatırlıyor olabileceğin bu terim; bir şeyin iyi olduğunu, yolunda gittiğini belirtmek için tercih edilir:
-How are you?
-Fine, everything’s hunky-dory.
-Nasılsın?
-İyiyim, her şey yolunda(harika)…
Ayrı ayrı kullanabileceğin bu terimlerden “Fiver” 5 pound, “Tenner” ise 10 pound anlamında kullanılır:
-Can I get a tenner?
-I’ve only got a fiver!
-10 pound borç alabilir miyim?
-Yalnızca 5 pound’um var!
Doğrudan çevirecek olursak da -ki çevirmenler böyle yapmamalılar- “çene sallamak” anlamına gelen bu terim, İngilizcede sohbet etmek, çene çalmak gibi anlamlarda kullanılır.
Bu terimin farklı şekillerde yazıldığını görebilirsin- Cambridge Dictionary “chinwag” derken Merriam Webster “chin-wag” demeyi tercih etmektedir- bununla beraber farklı kaynaklarda “chin wag” olarak da karşına çıkabilir.
Fiil olarak kullanılabileceği gibi;
We chin-wagged for hours – Saatlerce sohbet ettik
İsim olarak da kullanılabilir;
Let’s have a chin-wag – Gel biraz muhabbet edelim.
Şaşkınlık ifade eden bu argo terimi, beklenmedik bir şey ile karşılaştığında tercih edebilirsin:
Blimey! Look at that! – Vay anasını, şuna bak!
İngilizcede “görüşürüz” demek için kullanılan sayısız kelimeden bir tanesi de “cheerio”. Bu kelimeyi, gayrı resmi ortamlarda, samimi olduğun insanlarla vedalaşırken kullanabilirsin:
All right then, cheerio! – Tamam o zaman, görüşürüz!
Yine sık kullanılan, özellikle de gençler tarafından sıklıkla tercih edilen bir slang- “Innit”, “Isn’t it”in kısaltılmışıdır:
It was a good movie, innit? – Güzel filmdi, değil mi?
Kapanışı pek bilinmeyen, ve özellikle İskoçya’da sık kullanılan bir terim ile yapalım. “a Kent face”, birisinin tanıdığı, simasına aşina olduğu insanlardan bahsederken kullandığı bir terim- “Kent” burada büyük yazılır, fakat Güneydoğu İngiltere’deki Kent ile bir alakası da yoktur.
I saw a lot of Kent faces at the concert last night – Dün gece konserde çok tanıdık gördüm.
Slang terimlerin listesi neredeyse sonsuza kadar uzayabilir- bu yazıda seninle paylaştığımız listeyi güzel bir başlangıç olarak kabul edip bundan sonrasını üzerine kendin inşa edebilirsin!
Tabii İngilizceyi iyi öğrenmek, kendini bu dilde etkili bir şekilde ifade edebilmek için yalnızca bunlar yeterli olmayacaktır. Eğer sen de dünyada 1,5 milyardan fazla insanın konuştuğu bu global dili daha iyi okuyabilmek, anlayabilmek, yazabilmek ve konuşabilmek istiyorsan, Open English’in online İngilizce kursu ile hayallerini gerçekleştirebilirsin!
Amacın ister profesyonel İngilizce öğrenmek ister kişisel gelişim olsun, Open English’in 7/24 sınırsız canlı dersleri, sınırsız içerik erişimi, ana dili İngilizce olan yetkin eğitmen kadrosu ve online konuşma grupları gibi birçok imkânıyla, hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!
Eğer bunlar kulağına hoş geliyorsa, bu sayfadaki formu doldurup İngilizceni hemen geliştirmeye başlayabilirsin!
İngilizcede deyimler her şeydir! Çünkü içerisine girdiği her konuşma ve yazıya bir derinlik katar ve anlamı zenginleştirir. Bu yüzden İngilizce deyimlerle ilgili bilgilerimizi her fırsatta tazelemeliyiz ve yeni deyimler öğrenmeliyiz. Bugünkü yazımızın amacı da tam olarak bu!
Bugünkü yazımızda önemli bir deyim olan come rain or shine anlamına deyineceğiz. Günlük hayatta çok sık kullanılan come rain or shine anlamını bilmek mutlaka konuşmalarına ve yazılarına ekstra bir boyut ve şiirsellik katacaktır. Come rain or shine anlamının da yanı sıra, come rain or shine anlamına yakın diğer deyimlerden de bahsedeceğiz. Hazırsan başlayalım!
Come rain or shine anlamı yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Eğer, seviyen ne olursa olsun, İngilizceyi en verimli şekilde öğrenmek ve akıcı bir şekilde konuşmak istersen seni aramızda görmeyi çok isteriz!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, sana bir çok ayrıcalıklı fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan gönlünce faydalanabilirsin. Peki nedir bu fırsatlar?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Yazımıza aklındaki soruyu cevaplayarak başlayalım ve come rain or shine anlamına hemen değinelim. Come rain or shine anlamı itibariyle çok sık görebileceğin bir deyim, bu yüzden mutlaka iyi hatırlamaya çalış!
Come rain or shine anlamı, Türkçede kullandığımız “yağmur çamur demeden” deyimine benziyor. Yani come rain or shine anlamı nedir sorusuna cevabımız “bir şeyi ne olursa olsun, en kötü şartlara rağmen yapmak” olabilir. Hemen örneklerle come rain or shine anlamını pekiştirelim:
Fark ettiysen come rain or shine’ı hep virgülden sonra kullandık. Bu detayı yazım dilinde aklında çıkarmaman come rain or shine anlamını verebilmek için çok kritik!
Umarız buraya kadar come rain or shine anlamı yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Günlük hayatta sık sık kullanacağın için come rain or shine anlamını öğrenmek mutlaka sana çok faydalı olacaktır. Eğer İngilizceyi daha derinlemesine, daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz!
Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce konuşmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Yazımızın bu kısmında da come rain or shine anlamına yakın anlama sahip diğer deyimlere değineceğiz. Bunları da öğrenerek konuşmalarında fark yaratabilirsin!
Bu deyimimiz de yine “ne olursa olsun, her durumda” anlamına sahip.
Daha da şiirsel duyulan bir versiyonunu istersen come hell or high water’ı kullanabilirsin.
“Bedeli ne olursa olsun” anlamında come rain or shine yerine kullanılması mümkün bir başka deyim daha!
Yine aynı anlamda kolaylıkla kullanabileceğin bir deyim daha. Diğerlerine göre daha sade ve çoğu durumda kullanması gayet kolay!

Bugünkü yazımızda come rain or shine anlamından ve come rain or shine anlamına sahip en yaygın deyimlerden örnekler verdik. Umarız come rain or shine anlamını öğrenmek senin için faydalı olmuştur! Come rain or shine anlamı gibi sık sık karşılaşabileceğin Kolay İngilizce Konuşma Kalıpları: Günlük Hayatta Kullanabileceğin İngilizce İfadeler isimli yazımızı da incelemeni öneririz. Fakat eğer İngilizceyi ciddiye alıyorsan adres belli diyebiliriz!
Come rain or shine anlamı yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!
İngilizce öğrenenlerin özellikle Present Perfect Tense gibi ileri sayılabilecek zaman kiplerinde karşılaştığında kafasını karıştırabilen Since/For kullanımı aslında çok temel bir mantığa dayanmaktadır. Belki de zaman ibareleri arasında en kullanışlılarından olan Since/For kullanımını bu yazımızda inceleyecek ve örneklerine yer vereceğiz.
Fakat başlamadan önce seni tüm İngilizce ihtiyaçlarını karşılayabileceğin Open English’e davet ediyoruz. 1.5 milyon kullanıcısı ve 15 yıllık deneyimi ile alanında önde gelen kuruluşlardan olan Open English sana İngilizcenin kapılarını sonuna kadar açıyor. Aboneliğiin başladığı andan itibaren ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı dersler yapabilir, konuşma gruplarında öğrendiklerini pekiştirebilir ve tüm içeriklerimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Since kullanımı ve For kullanımı çoğu İngilizce öğrenen kişi için bir merak konusu haline gelmiş durumdadır. İki yapıyı da özellikle Present Perfect Tense’de görsek de aralarındaki ince detay çoğunlukta gözden kaçar. Present Perfect Tense’de belirtilen işin geçmişte başlayıp devam etmekte ya da etkilerinin süre gelmekte olduğunu hatırlarsak Since/For’un sonlanmamış bir eylemin ne zaman başladığı ya da konuşma süresine kadar ne kadar süre aldığından bahsettiğini söyleyebiliriz.
Since kullanımı, cümledeki eylemin başlangıç noktasını ifade ederken işimize yarayacaktır. Örneğin:
Bu cümlemizde Annie’nin işe başladığı yıl verilmiş ve kullanılan tense ile hala daha orada çalıştığı ifade edilmiş. Çalışma eylemi bitmediği için Since burada olayın yaşandığı anı değil, başladığı noktayı gösteriyor. Fakat For ile aynı cümleyi kurarsak:
Bu cümlemizde aslında aynı zaman diliminden ve aynı olaydan bahsediyoruz. Fakat For kullandığımızda artık eylemin başlangıç noktasını değil konuşma esnasına kadar ne kadar süredir yapıldığını vurgulamış olduk. Yani For kullanımı süreci, Since kullanımı başlangıç noktasını gösterir.
Umarız buraya kadar her şey aklında oturmuştur! Fakat tam olarak kavrayamadığını düşünüyorsan korkma, Open English yanında! Sadece Since/For kullanımı için değil, öğrenmek istediğin her İngilizce konusu için Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı dersler alabilir, konuşma gruplarında pratik yapabilir ve tüm içeriklerimize gönlünce erişebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Since kullanımı, For kullanımı gibi en çok Present Perfect Tense’de ve Past Perfect Tense’de karşımıza çıkar. Eğer hatırlamıyorsan bu konuya tekrardan göz gezdirmeni tavsiye ediyoruz. Since kullanımı çeşitli olsa da başlangıç noktasından bahsettiğimiz için hep bir anı belirtir.
For kullanımı, “için” anlamıyla da karşımıza çıksa da Since’in kullanıldığı tenselerde sık sık karşımıza çıkar. For kullanımı diğer tenselerde mümkündür fakat Since’i bu zamanda kullanamayız.
Since/For kullanımı yazımızın sonuna gelmişken seni bir kez daha Open English’e davet ediyoruz. İngilizceyi verimli bir şekilde öğretmek deneyim işidir ve Open English sektördeki 15 yıllık deneyimi ile 1.5 milyon kişiye başarısını kanıtlayarak İngilizce öğretmiştir.
Sen de aramıza katılarak İngilizceyi ana dili olarak bilen eğitmenlerle kendi programına uygun bir şekilde 7/24 canlı dersler ile öğrenebilir, canlı konuşma gruplarında senin gibi İngilizce öğrenmekte olan insanlarla pratik yaparak pekiştirebilir ve kapsamlı içerik arşivimizde aklındaki tüm sorulara cevap bulabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Başarı, hepimizin arzuladığı ve elde etmek için çırpındığı bir şeydir. Kimimiz bazı konularda doğuştan başarılıyken, kimimizin daha çok çalışması gerekebilir. Fakat bu yazıyı okuyorsan eminiz ki sen de başarıyı aklına koymuş birisin ve elde edene kadar vazgeçmezsin! İşte tam bu yüzden İngilizce başarı ifadeleri ile ilgili yazımızla seninleyiz.
Bu yazımızda İngilizce başarı ifadelerinden bahsedecek, İngilizce başarı ifadelerinin kullanıldığı cümlelerden örnek verecek, yer yer bu İngilizce başarı ifadelerinin geldiği yerler gibi ilginç bilgileri de seninle paylaşacağız. Eğer başarmak için yola çıktıysan İngilizce başarı ifadelerini bilmek istemen kadar doğal bir şey olamaz. Haydi o zaman vakit kaybetmeden İngilizce başarı ifadeleri ile ilgili yazımıza başlayalım.
Fakat İngilizce başarı ifadeleri ile ilgili yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Çünkü başarı ve İngilizce bir aradayken yalnızca Open English anılmadan geçilemez. Seviyen ne olursa olsun İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmek, ana dilin gibi konuşmak istersen ve İngilizce başarı ifadelerini yalnızca öğrenmek değil, kendin için kullanmak istersen sen de Open English’e katılmalısın! Open English üzerinden sertifika almak da mümkün. Yani İngilizce ile ilgili ihtiyacın olabilecek her şey burada!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yıllık deneyimi ile sana bir çok fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan istediğin gibi faydalanabilir, İngilizceyi öğrenmeye sağlam adımlarla başlayabilirsin! Peki nedir bu fırsatlar?
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

İngilizce başarı ifadelerimizin ilki ile başlayalım! Hit the jackpot deyimini Türkçede “turnayı gözünden vurmak” gibi çevirebiliriz. Yani açıklamak gerekirse bu deyim büyük bir başarıya imza atmak, yüklü bir ödül kazanmak anlamına geliyor. Kökeni ise pokerde ortada toplanan para, yani büyük ödüle verilen “jackpot” isminden ortaya çıkmış.
Mitolojik Frigya kralı Midas ve hikayesini duymuşsundur. Duymadıysan deyimi anlamak için, dokunduğu herşeyi altına dönüştürdüğü detayını paylaşmamız yeterli olacaktır. “Elini neye atarsa başarılı olmak” durumunu anlatan bu deyim İngilizce başarı ifadelerinin en bilinenlerindendir.
İngilizce başarı ifadelerinden diğer bir yaygın olanı ise “reach for the stars”. Tahmin edebileceğin gibi “yıldızlara ulaş” olarak çevirebiliriz. Türkçede genelde “gözünü yüksekte tutmak” diyoruz. Yani, başarmak için yüksek hedefler koymayı tembihleyen bir deyim.
Umarız buraya kadar İngilizce başarı ifadeleri yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! İngilizce başarı ifadeleri gibi deyim ve sözcük öbeklerini öğrenmek ve günlük hayatta kullanmak çok önemlidir. İngilizce başarı ifadeleri gibi konular günlük konuşmalarına renk katar. Bu yüzden, eğer İngilizce başarı ifadeleri hakkında aklında sorular varsa Open English’e göz atmanı öneriyoruz!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derslerde öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Direkt çevirdiğimizde “bir şeyi çivilemek” gibi bir anlama sahip olsa da aslında “bir şeyi çok iyi yapmak, başarmak” anlamına gelen, biraz gayrıresmi İngilizce başarı ifadelerinden biri de “nail it”.
İngilizce başarı ifadelerinden bir diğeri, belki de en yaygın olanı “in the bag”. Tam çevirisi olmasa da “çantada keklik” dediğimiz, kolay bir şekilde başarılı olma durumunu anlatıyor.
Başarıların en önemlileri iz bırakanlardır, değil mi? Bu deyim de tam bununla alakalı! Direkt çevirisi ile Türkçede de görebildiğimiz bu ifade “iz bırakmak” anlamına geliyor ve etkisi uzun süren başarıları anlatırken kullanılıyor.

İngilizce başarı ifadelerinden bahsettiğimiz bu yazımızı sonlandırıyoruz. Umarız İngilizce başarı ifadeleri yazımızın faydası olmuştur!
Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla İngilizce konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin! Böylece İngilizce nezaket ifadeleri konusunu en doğru şekilde öğrenebilirsin!
İngilizcenin daha akıcı hale gelmesi için yeterli miktarda pratik yapmak gerektiğini hepimiz biliyoruz artık. Her gün belli bir süre yapılacak dil pratiği sizi her geçen gün bir tık daha ileri atacaktır. Bütün pratiklerle beraber dili epey akıcı, hızlı kullanır hale geliriz. Peki hızlı konuşmak bu dilde iyi olduğumuz anlamına mı geliyor?
Akıcı konuşmak iyi bir özellik olmakla beraber konuştuğumuz konunun içeriği de oldukça önemli. Yani ‘I like to read books. My favorite activity, for example, this book is very different. I like this.’ Bu cümleler oldukça basit cümleler. Bunlarla karşındaki kişiler tarafından anlaşılabilirsi elbette ama dilde daha profesyonelleşmek istiyorsan cümlelerini biraz daha komplike hale getirebilirsin. Bu sayede dile olan hakimiyetin artar.
7/24 online İngilizce çalışmak için bugün Open English’e başvurabilirsin. Bu sayfadaki formu doldur, müşteri temsilcilerimiz bilgi vermek adına seni arasın.
Very yerine kullanabileceğin İngilizce kelimelerle sohbeti sıkıcı olmaktan da kurtarabilirsin. Bu yazıda günlük dilde veya iş ortamında vs oldukça işinize yaracak bir şeyden bahsedeceğiz: Stop saying very.
İngilizcedeki sıfatları sürekli very ile nitelemektense aynı anlama tekabül eden başka kelimeler kullanmak da mümkün. Nedir bu kelimeler?
Bu yazıda İngilizce bir cümle kurarken sürekli very kullananlar için alternatif oluşturacak kelimelerin neler olduğunu paylaşacağız. O zaman başlayalım!
İngilizcede very kullanımı oldukça yaygın. Başlangıç seviyesinde birinden tutun native olanlara kadar herkes çokça kullanıyor. Ama bu kullanımların belli bir yerde sınırlarını belirlemek gerekiyor. Çünkü sürekli very kullanımı konuşmayı bir yerden sonra monoton hale getirebilir. Konuşmanı bu tekdüzelikten korumak için başka kelimeler kullanabilirsin. Örneğin bir iş mülakatına gittiğimiz zaman ‘very important’ demek yerine ‘crucial’ demek dilde yeterli bir pozisyonda olduğumuz izlenimi yaratacaktır.

İngilizcede bir cümle kurarken anlatmak istediğin şeyi tam olarak karşılayabilecek birçok kelime mevcut. Kastettiğin şeyin biraz aşırı, abartı, fazla anlamıyla karşılanacağını düşünüyorsan kelimenin başına ‘very’ getirmekle aynı anlamı karşılayacak başka kelimeler de kullanabilirsin. Aşağıda bu kullanımlara örnek olması için ‘very’ kullanmadan tercih edebileceğin birçok kelime yer alıyor. İlk kısmı basit cümlelerle örnekledik, geri kalan kısmı artık sende.

Bu kısımdan sonrası artık sizde. Basit örnek cümleler kurarak öğrendiklerini pekiştirebilirsin.
Daha fazlasını mı öğrenmek istiyorsun? Open English ile 7/24 online derslere sınırsız katıl. Daha fazlasını öğrenmek için bu sayfadaki formu doldurmayı unutma!
İngilizce kelimelerin birçok eş anlamlısı olabilir. Bu eş anlamlı kelimeleri bilmek günlük konuşmamızı çeşitlendirir ve anlatmak istediklerimizi daha yaratıcı, daha anlaşılır şekilde anlatmamızı sağlar. Aynı zamanda sevdiğin dizi, film, kitaplar gibi yerlerde gördüğünde bu kelimeleri kolayca tanımana olanak sağlayacaktır.
Bu yazımızda slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerden bahsedeceğiz. Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerden bahsederken, aynı zamanda bu kelimenin türünü, nasıl ve nerede kullanılması gerektiğini de açıklayacağız. Böylece slowly kelimesinin eş anlamlısını öğrenirken bir çok konuyu daha pekiştireceğiz!
Fakat slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerden bahsettiğimiz yazımıza başlamadan önce sana Open English’ten bahsetmek isteriz. Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, İngilizce öğrenme serüveninin her adımında sana yardımcı olmak için var! Peki, Open English’e abone olarak ne gibi fırsatlardan yararlanabilirsin? Hemen açıklayalım!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerden bahsetmeden önce slowly kelimesinin anlamını hatırlayalım. Slowly kelimesi “ağır ağır, yavaşça, aheste” anlamında bir kelimedir.
Kelimeyi parçalarına ayırdığımızda kökünde bir sıfat olan “slow” yani “yavaş” kelimesini görürüz. Fakat sonrasında gelen -ly eki kelimelerde genelde, burada da olduğu gibi, zarf haline getirir. Zarfların da fiilleri, sıfatları ve diğer zarfları nitelediğini hatırlarsak kullanıldığı yeri karıştırmayız. Örneğin:
Bu cümlede “slow” kelimesini sıfat olarak, arabayı niteleyecek şekilde kullanmış olduk.
Bu cümlede ise artık “slowly” kelimesi bir ismi değil, yürümek (walk) kelimesini niteleyen bir zarf hale geldi. Yani “nasıl yürüdü” sorusuna cevabımız “ağır ağır” olacağı için slowly kelimesine zarf dememiz doğru olacaktır. Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimeleri öğrenirken bunları gözden kaçırma!

Yazımızın bu kısmında slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelere değineceğiz. Anlam olarak birebir karşılamasa da ifade etmeye çalıştığımız duruma göre kullanabileceğimiz bazı kelimelere de yer verdik. Böylece sadece slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimeleri değil, yakın anlamlısı kelimeleri de öreceğiz.
Slowly kelimesinin eş anlamlısı ilk kelimemiz quietly. “Sessizce” anlamına da gelse aynı zamanda “sakince, yavaşça” anlamına da sahip. Bu yüzden slowly kelimesinin eş anlamlısı olarak kullanmamız çoğu durumda doğru olacaktır.
Slowly kelimesinin eş anlamlısı olan bir diğer kelimemiz de unhurriedly. Kelimemizin kökünde hurry, yani telaş, kelimesi var. Diğer ekleriyle birleştirdiğimizde “telaşsız bir şekilde, acelesiz” anlamına geliyor.
Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerin mantığını anladığınız düşünüyoruz. O yüzden hızlanalım.
Umarız buraya kadar yazımızın faydası dokunmuştur! İngilizce slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimeler sayıca çok olsa da, köklerini ve kullanım yerlerini bildikten sonra devamı kolay gelen bir konudur. Bu yüzden slowly kelimesinin eş anlamlısı konusunun tekrarını mutlaka yapmalısın. Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerle ilgili yazımızın devamına geçmeden sana bir soru sormak isteriz. İngilizce konuşmak ister misin?
Cevabın “evet” ise seni Open English’e davet ediyoruz. 15 yılı aşkın süredir 1.5 milyon kişiye İngilizce öğretmiş olan Open English, sana İngilizceye hakim olman için harika fırsatlar sunuyor. Open English’e kaydolarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!


Slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelerden bahsettiğimiz bu yazımızı sonlandırıyoruz. Umarız slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimeleri öğrenmenin faydası olmuştur! Eğer öğrenmeye devam etmek istersen slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimelere benzer başka bir konu başlığı olan Kolay İngilizce Konuşma Kılavuzu blogumuzdan okuyabilirsin!
Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin! Böylece slowly kelimesinin eş anlamlısı kelimeleri ve çok daha fazlasını en doğru şekilde öğrenebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce çalışmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
“Slang” terimi, dilimize “argo” şeklinde çevriliyor. Bu yanlış olmasa da, günümüzde argo kelimesi daha çok kabaca konuşmak ile özdeşleştiğinden, “slang” kelimesini de resmi olmayan, yazıdan çok sözlü iletişimde tercih edilen bir nevi sokak ağzı diye düşünmek doğru olacaktır.
Slang kategorisine giren terimler, konuşma İngilizcesinin önemli bir parçası- özellikle de yurt dışında yaşayanların bir yere kadar aşina olması gereken kelime ve deyişler. Kültüre bağlı olarak değişiklik gösteren bu terimler, bu yüzden aynı dilin konuşulduğu farklı coğrafyalarda farklı şekillerde karşımıza çıkabiliyor.
Bu yazımızın konusu ise Amerikan İngilizcesindeki slang terimler. Her ne kadar yeni İngilizce öğrenenler için elzem olmasa da, özellikle de yurt dışında yaşamayı düşünenlerin ve konuşma becerilerini ilerletmeyi arzu edenlerin mutlaka bilmesi gereken bu kelime ve deyişlerden bazılarını bu yazımızda bulabilirsin.
Open English ile 7/24 ana dili İngilizce olan eğitmenlerle online canlı dersler yapabileceğini biliyor muydun? Üstelik birçok Amerikalı eğitmenimiz var. Onlardan binlerce yeni İngilizce ifade öğrenebilirsin!
Open English hakkında bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurabilirsin.
İşte Amerikan İngilizcesinden slang örnekleri…
“Spill the beans”, gizli bir bilgiyi -yanlışlıkla ya da bilerek- açığa çıkarmak anlamında kullanılır. Aşağı yukarı bizim dilimizdeki ağzından kaçırmaya ya da bağlama göre ağzındaki baklayı çıkarmaya tekabül eder:
Hangimiz yeri geldiğinde iş, okul, ya da ideal olarak eğlence için sabahlamadık ki? İşte bu terim de bu gibi durumlardan bahsetmek istediğinde tercih edebileceğin bir Amerikan argo terimi:
Doğrudan çevirdiğinde “bir parça kek” anlamına gelse de, “piece of cake” aslında bambaşka bir anlam taşıyor: bir şeyin çok basit olduğunu belirtmek istediğinde, bu terimi tercih edebilirsin.

İşte gıdalardan giden -ve önceki kadar sık kullanılan- bir başka deyiş… Couch potato; miskin, tembel anlamlarına gelen bir argodur:
“Bomba” anlamına gelen bu kelime, sokak ağzında neredeyse tamamen zıt iki anlamda kullanılabilir: Bir şeyin çok kötü gitmesi halinde de, bir deneyimin muhteşem olması halinde de -bizdeki “bomba gibi” gibi düşünebilirsin- bu kelimeyi tercih edebilirsin.
Bu terim genelde bir kişinin yaptığı bir eylem söz konusuysa olumsuz, bir nesne/deneyimden bahsediliyorsa olumlu anlamda kullanılır.
Sırada bir erteleme terimi var. Birisi size bir teklifte bulunduğunda, “sonra yaparız” manasında –“sonra”nın tam olarak ne zaman olduğunu belirtmek de istemiyorsanız- bu cevabı verebilirsiniz.
İşte sık sık kullanılan -film ve dizilerde de duymuş olabileceğin- bir diğer terim: “crash”, geçici olarak bir yerde kalmak/uyumak anlamlarında tercih edilir:
İlk akla gelen anlamı “kalça” olsa da, sokak ağzında “hip” farklı anlamlara gelebilir. Örneğin “hip” kelimesinin modayı takip eden, zamanı yakalamış, trendlerin peşindeki kişi gibi anlamları olabilir:

“Jonesing”, bir şeyi çok istediğin, canın bir şeyi çok çektiğinde tercih edebileceğin bir Amerikan slang terimi:
Ray Charles’ın meşhur “Hit the Road, Jack” parçasından da hatırlayabileceğin bu terim de, “yola koyulmak” anlamına gelir, bağlama göre “ikile” anlamında da kullanılabilir.
“Shoot the breeze”, pek de önemli olmayan şeylerden, bizim deyişimizle “havadan sudan” konuşmak anlamında kullanılan bir deyiştir.
Amerikan İngilizcesinde kullanılan çeşitli argo terimlere aşina olmak, elbette kendini ifade etme kabiliyetini artıracaktır. Bununla birlikte hem kelime bilgini hem gramerini geliştirmek; çok daha iyi İngilizce okuyup yazabilmek ve akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilmek istiyorsan, alanında lider online İngilizce kursu Open English’i keşfetmenin zamanı geldi!
Sektördeki 15 yıllık deneyimi ile sana İngilizceyi hızlı, keyifli ve tabii ki etkili bir şekilde öğrenebilmen için her kaynağı sunan Open English; 7/24 sınırsız canlı dersleri, ana dili İngilizce olan uzman eğitmenleri, sınırsız içerik erişimi, online konuşma grupları gibi pek çok ayrıcalığıyla online İngilizce eğitiminde gönül rahatlığıyla tercih edebileceğin bir adres.
Sen de İngilizceni iş ya da kişisel gelişim için ilerletmek, hedeflerine kısa sürede ulaşabilmek istiyorsan, ihtiyaçlarına özel bir online İngilizce eğitimi için, Open English’i şimdi keşfet.
Bu sayfadaki formu doldur, İngilizceni geliştirmeye hemen başla!
Hayvan yavruları başlıca bir sevimlilik kaynağı ve İngilizcede hayvan yavrularının adları özel isimlere sahip. İngilizcede hayvan yavrularının adları genellikle her bir tür için farklı terimlerle adlandırılıyor. Bu sevimli canlıların adlarını öğrenmek, İngilizce öğrenme sürecinde sana hem eğlenceli hem de ilginç bir yol sunacak. İngilizcede hayvan yavrularının adları, dil bilgisi kurallarına ve kültürel özelliklere dayanarak oluşturulmuş benzersiz kelimeler. Bu yazımızda, çeşitli hayvan türlerinin yavrularına verilen isimlere odaklanarak, bu küçük sevimlilerin dilimizdeki özel yerini keşfedeceğiz. Ayrıca İngilizce hayvan yavrularının adlarını öğrenme sürecini kolaylaştırmak için anlatımımızı örnek cümlelerle de güçlendireceğiz. Hadi, birlikte bu tatlı ve eğlenceli dünyaya bir adım atalım!
İngilizcede, İngilizce hayvan yavrularının adları gibi öğrenebileceğin birçok keyifli konu var. Bir an önce öğrenmeye başlamak için sayfadaki formu doldur ve online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlat!

İngilizce hayvan kelimesi animal olarak adlandırılıyor ve canlı organizmaları ifade ediyor. Bu organizmalar genellikle duyu ve hareket yeteneklerine sahip olarak biliniyor ve çoğu zaman çeşitli türlerin altında sınıflandırılıyorlar. İngilizcede hayvanları tanımlamak ve sınıflandırmak için kullanılan çeşitli terimler ve ifadeler bulunuyor. Şimdi, bu konudaki temel bazı terimlerleri seninle paylaşacağız.
İngilizcede hayvanları tanımlamak için kullanılan bu terimler, biyolojik sınıflandırma sistemine dayanıyor ve bu terimlerin; hayvanların morfolojik özelliklerine, yaşam alanlarına ve davranışlarına göre belirlendikleri biliniyor. İngilizce hayvanlar hakkındaki bu temel terimler, dil öğrenimi veya biyoloji konularında geniş bir anlayış geliştirmek için kullanılabiliyor.

İngilizce hayvan yavrularının adları, doğanın sevimlilik ve çeşitliliğini yansıtan özel isimlerden oluşuyor. Sevimli ve özgün İngilizce hayvan yavrularının adları, her bir türün özelliklerini ve doğaya uyumunu yansıtıyor. Yazımızın bu bölümünde, İngilizce hayvan yavruları adlarından tam 50 tanesini seninle paylaşacağız.
İngilizce hayvan yavrularının adlarını öğrendin. İngilizce hayvan adlarını öğrenmek için İngilizce Hayvanlar – Hayvanların İngilizce İsimleri başlıklı yazımızı okumanı öneririz.

En popüler İngilizce hayvan yavruları adlarını öğrendin. Öyleyse, İngilizce hayvan yavruları adlarıyla kurulmuş örnek cümleleri inceleyerek öğrendiğin İngilizce hayvan yavruları adlarını pekiştirebilirsin.
Oyunbaz kedi yavrusu, yuvarlanan bir yün topunun ardından koşarak enerjik doğasını sergiledi.
Ailemiz sevimli bir Labrador köpek yavrusu sahiplendi ve hızla sevecen tavırlarıyla herkesin favorisi oldu.
Nazik çiftçi, yeni doğan inek yavrularına özenle bakarak onların sıcak ve iyi beslendiklerinden emin oldu.
Kırsal maceramız sırasında, zarif annesiyle birlikte çimenlikte keşfe çıkan neşeli bir at yavrusuyla karşılaştık.
Küçük domuz yavrusu, doğal içgüdülerini benimseyerek çamurda etrafı karıştı.
Çayır, çobanın dikkatli gözleri altında oynayan kuzu sevinç çığlıklarıyla yankılandı.
Dağlık arazi, çevik dağ keçisi ve meraklı yavrusu için hiçbir zorluk teşkil etmedi.
Sakin göl, annelerini tek sıra halinde takip eden sevimli ördek yavruları için bir kreş haline geldi.
Zarif kuğular göletin üzerinde süzülürken, tüylü kuğu yavruları dikkatlice arkalarında yüzüyordu.
Büyüleyici kaz yavruları, neşeli beceriksizlikleriyle izleyicileri eğlendirirken nehir kenarında yürüyordu.
Çiftçi, ahırın etrafında dans eden neşeli buzağıya hayretle baktı, yeni bulduğu enerjiyle dolup taşıyordu.
Bir şey öğrenmeye başlarken en sevdiğimiz kısımdan başladığımızda her zaman öğrenmeye daha istekli oluruz. Bu yüzden, eğer hayvanları seviyorsan, İngilizce öğrenmeye İngilizce hayvan yavrularının adlarından başlamak motivasyonunu artıracak. İngilizce hayvan yavruları adları ve hayvanlara dair İngilizce birçok bilgiyi öğrenebileceğin yer %100 online İngilizce kursu Open English.
Open English’te İngilizce eğitimini ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alırsın. Eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan insanlarla sohbet ederek İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin. Telaffuz uygulaması sayesinde kelimelerin söylenişlerini öğrenebilir, telaffuzunu kuvvetlendirebilirsin.
Open English’te İngilizce seviyeni belirledikten sonra 8 seviyeden oluşan CEFR’e (Avrupa Ortak Dil Çerçevesi) dayalı İngilizce eğitimine başlayabilirsin. Binlerce saatlik interaktif ders içeriğine sınırsız giriş hakkına sahip olacağından writing, reading, listening, speaking becerilerini geliştirebilirsin.
İngilizce bilgini ileri seviyelere taşımak için sayfadaki formu doldur, seni hemen arayalım ve online İngilizce kursu Open English üyeliğinibaşlatalım.
Tekerlemeler, her dilde olduğu gibi İngilizcede de çok sayıda yer almaktadır. Tabii İngilizce öğrenirken tekerlemelerin ne işe yarayacağını düşünüyor olabilirsin. Şu şekilde açıklayabiliriz: Türkçede nasıl küçükken tekerlemeler söyleyerek yeni kelimeler ve kelime telaffuzları öğreniyorsak, aynı durum İngilizce için de geçerlidir.
Ayrıca İngilizce tekerlemeler, yeni kelimeleri daha kolay öğrenmene yardımcı olur ve belirli bir uyum içerisinde olduğu için telaffuz konusunda da kendini hızlıca geliştirmene fırsat tanır.
İngilizce tekerlemelere geçmeden önce sana Open English’ten biraz bahsetmek istiyoruz. Artık bildiğin gibi Open English bir online İngilizce platformu…
Bire bir özel dersler, canlı grup dersleri, yapay zeka destekli telaffuz aracı ve daha farklı pek çok özellik ile İngilizce sıfırdan öğrenebilir, sahip olduğun İngilizceyi geliştirebilir ya da TOEFL ve IELTS gibi uluslararası sınavlara hazırlanabilirsin.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemen…
Şimdi İngilizce tekerlemelere geçebiliriz.
Bu yazımızda sana 5 tane İngilizce tekerleme sunuyoruz. Bu tekerlemeleri özellikle de telaffuz ve artikülasyon geliştirmek için efektif bir şekilde kullanabilirsin.

İlk İngilizce tekerlememizle yazımıza başlıyoruz. Kısa ama bir o kadar da eğlenceli bir İngilizce tekerleme…
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| She sees cheese. | O, peyniri görür. |
| Willy’s real rear wheel. | Willy’nin gerçek arka tekerleği. |
| Twelve twins twirled twelve twigs. | On iki ikiz on iki dal döndürdü. |
| A snake sneaks to seek a snack. | Bir yılan bir şeyler atıştırmak için gizlice girer. |
| Cooks cook cupcakes quickly. | Aşçılar çabucak kek pişirir. |
| Eleven benevolent elephants. | On bir yardımsever fil. |
| Four fine fresh fish for you. | Sizin için dört güzel taze balık. |
Evet sırada biraz daha uzun ama yine keyifli bir İngilizce tekerleme var.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| Wild vines make fine vintage wines. | Yabani üzüm kaliteli şaraplar yapar. |
| Victor’s friend Vincent rinsed his vests in vinegar. | Victor’un arkadaşı Vincent, yeleklerini sirke ile duruladı. |
| Vincent vowed vengeance very vehemently. | Vincent intikam almaya yemin etti. |
| Wayne went to Wales to watch walruses. | Wayne morsları izlemek için Galler’e gitti. |
| I saw a kitten, eating chicken in the kitchen. | Mutfakta tavuk yiyen bir yavru kedi gördüm. |
| If a dog chews shoes, whose shoes does he choose. | Bir köpek ayakkabıları çiğnerse kimin ayakkabılarını seçer. |
| I scream, you scream, we all scream for ice cream. | Çığlık atıyorum, çığlık atıyorsun, hepimiz dondurma için çığlık atıyoruz. |
| The big bug bit the little beetle. | Büyük böcek küçük böceği ısırdı. |
| Green glass globes glow greenly. | Yeşil cam küreler yeşil renkte yanar. |

Sıra geldi İngilizce tekerlemeler listesindeki üçüncüye… Biraz daha uzun ama bir öncekiler kadar keyifli bir İngilizce tekerleme…
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| I have got a date at a quarter to eight. | Sekize çeyrek kala bir randevum var. |
| I’ll see you at the gate, so don’t be late. | Kapıda görüşeceğiz, geç kalma. |
| Susie works in a shoeshine shop. | Susie ayakkabı boyacısı dükkanında çalışıyor. |
| Where she shines, she sits | O, Parladığı yerde oturur |
| And where she sits, she shines. | Ve oturduğu yerde parlar. |
| Fuzzy Wuzzy was a bear. | Fuzzy Wuzzy bir ayıydı. |
| Fuzzy Wuzzy had no hair. | Fuzzy Wuzzy’nin saçı yoktu. |
| Fuzzy Wuzzy wasn’t fuzzy, was he? | Fuzzy Wuzzy bulanık değildi, değil mi? |
| How much wood would a woodchuck chuck | Bir dağ sıçanı ne kadar odun taşırdı |
| If a woodchuck could chuck wood? | Eğer bir dağ sıçanı odun taşıyabilseydi? |
| He would chuck, he would, as much as he could, | Taşıyabildiği kadar fazla taşırdı |
| and chuck as much wood as a woodchuck would | Ve bir dağ sıçanının taşıyabildiği kadar fazla taşırdı |
| if a woodchuck could chuck wood. | Eğer bir dağ sıçanı odun taşıyabilseydi. |
| She sells seashells on the seashore. | O, Deniz kıyısı üzerinde deniz kabukları satar. |
| The shells she sells are seashells, I’m sure. | Sattığı kabuklar deniz kabuğu, eminim. |
| And if she sells seashells on the seashore, | Ve eğer deniz kıyısında deniz kabukları satıyorsa, |
| Then I’m sure she sells seashore shells. | O zaman eminim deniz kıyısı kabukları satıyor. |
Geldik yazımızın 4. İngilizce tekerlemesine. Hadi hız kaybetmeden İngilizce tekerleme alıştırmalarına devam edelim.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| Peter Piper picked a peck of pickled peppers | Peter Piper bir parça biber turşusu aldı |
| A peck of pickled peppers Peter Piper picked | Peter Piper’ın seçtiği biber turşusu |
| If Peter Piper picked a peck of pickled peppers | Peter Piper bir parça biber turşusu aldıysa |
| Where’s the peck of pickled peppers Peter Piper picked? | Peter Piper’ın aldığı biber turşusu nerede? |
| Betty Botter bought some butter | Betty Botter biraz tereyağı aldı |
| But she said the butter’s bitter | Ama tereyağının acı olduğunu söyledi |
| If I put it in my batter, it will make my batter bitter | Hamuruma koyarsam hamurum acı olur |
| But a bit of better butter will make my batter better | Ama biraz daha iyi tereyağı hamurumu daha iyi yapacak |
| So was better Betty Botter bought a bit of better butter | Betty Botter biraz daha iyi tereyağı aldı |

Ve karşında son İngilizce tekerlememiz… Bu İngilizce tekerlemeyi de İngilizce telaffuzunu geliştirmek için kullanabilirsin.
| İngilizce Tekerleme | Türkçe Çevirisi |
| A tree toad loved a she-toad, | Bir ağaç kurbağası dişi bir kurbağayı severdi, |
| Who lived up in a tree. | Ağaçta yaşayan. |
| He was a three-toed tree toad, | Üç parmaklı bir ağaç kurbağasıydı, |
| But a two-toed toad was she. | Ama o iki parmaklı bir dişi kurbağaydı. |
| The three-toed tree toad tried to win, | Üç parmaklı ağaç kurbağası kazanmaya çalıştı, |
| The two-toed she-toad’s heart, | İki parmaklı dişi kurbağanın kalbini, |
| For the three-toed tree toad loved the ground, | Çünkü üç parmaklı ağaç kurbağası toprağı severdi, |
| That the two-toed tree toad trod. | İki parmaklı ağaç kurbağasının ayak bastığı. |
| But the three-toed tree toad tried in vain. | Ama üç parmaklı ağaç kurbağası boşuna denedi. |
| He couldn’t please her whim. | Onun kaprisini memnun edemezdi. |
| From her tree toad bower, | Onun ağaç kurbağası çardağından, |
| With her two-toed power, | İki parmaklı gücüyle, |
| The she-toad vetoed him. | Dişi kurbağa onu reddetti. |
Yazımızı burada sonlandırırken Open English olarak sunduğumuz %100 online İngilizce kursumuzu yakından incelemek ve detayları öğrenmek istersen, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Seni kısa sürede arayacağız ve İngilizce eğitimimize dair detaylı bilgi vereceğiz. Hadi durma, hemen İngilizce öğrenmeye başla!