Başlı başına bir sanat haline gelen etkili iletişim, iş yerinde sağlıklı ilişkiler kurmanın ve profesyonel başarıyı pekiştirmenin temel taşıdır. Ancak, bu iletişim sürecinde kullanılan dilin doğru seçilmesi, özenle ele alınması gereken bir konudur.
Özellikle patronlarla yapılan iletişimde; kullanılan ifadelerin tonu ve içeriği, iş ilişkilerinin seyrini belirleyebilir. Bu yazıda, İngilizce çalışılan bir yerde nasıl konuşulması gerektiğini anlatıp patronlarla iletişimde kullanılmaması gereken 3 İngilizce cümleden bahsedeceğiz. Ardından, alternatif iletişim şeklini ele alacağız. İşte şimdi, patronlarımıza karşı kullanmaktan kaçınmamız gereken cümleleri anlamak ve bu alanda daha bilinçli bir iletişim geliştirmek için adımlar atmaya hazır olun.
Patronun ile kaliteli bir İngilizce konuşmak istiyorsan sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayıp Open English hakkında detaylı bilgi sunalım!

İngilizce konuşulan bir yerde çalışırken, etkili iletişim kurmak ve profesyonel bir ortamı sürdürmek için önemli olan bazı konular bulunuyor. Yazımızın bu bölümünde seninle, İngilizce konuşulan bir yerde çalışırken dili nasıl kullanman gerektiğine dair ipuçlarını paylaşacağız.
Öncelikle, İngilizce konuşulan bir yerde çalışırken, yazılı ve sözlü iletişimde resmi ve profesyonel bir dil kullanmaya özen göstermen gerekiyor. İngilizce dil bilgisini geliştirmek ve genişletmek için sürekli çaba sarf etmen senin için faydalı olacak. Bu konuda online İngilizce kursu Open English’ten yardım alabilirsin. Geniş bir kelime dağarcığına sahip olmak, ifadelerini zenginleştirecektir.
İngilizce konuşulan bir yerde çalışırken, farklı kültürleri ve dil varyasyonlarını anlamaya çalış. Kültürel farklılıklara saygılı ol ve dikkatli bir şekilde iletişim kur. Günlük ifade ve kalıpları kullan. Günlük konuşma dilindeki ifade ve kalıpları anlamak ve kullanmak, günlük iletişimi kolaylaştıracaktır. İngilizce konuşulan bir iş ortamında, sorular sorarak ve aktif bir dinleyici olarak katılım göstererek iletişimi güçlendir.
İngilizce konuşulan bir yerde çalışırken dil becerilerinde zorlanıyorsan, bunu açıkça ifade et ve yardım iste. İş arkadaşların veya üst yönetim, dil konusunda destek sağlayabilir. Eleştirilerini yapıcı bir şekilde ifade et ve geri bildirim almak için açık ol. Bu, işyerinde etkili bir iletişimi teşvik edecektir.
İş yerinde kullanılan özel terimleri ve jargonu öğren. Bu, işle ilgili konularda daha etkili iletişim kurmana yardımcı olacaktır. Bu konuda Open English’in iş İngilizcesi programlarından yardım alabilirsin. Öncelikle, Mesleki İngilizce Zor Mu? – Hızlandırılmış Mesleki İngilizce Kursu Var Mı? Başlıklı yazımızı okuyabilirsin. İletişimini hedef kitlene uygun bir dil düzeyinde tut. Aynı zamanda, ses tonuna dikkat ederek olumlu ve profesyonel bir atmosfer sürdür. Son olarak, İş yerinde sosyal becerilerini geliştir. İyi ilişkiler kurmak, iş yerindeki iletişimi olumlu yönde etkiler.

İngilizce konuşulan yerlerde çalışanlar için iletişimde saygı, açıklık ve olumlu bir ton önemlidir. Bu nedenle, konuşma dilini dikkatli seçmen büyük bir önem taşır.
Patronun ile İngilizce konuşurken en dikkat etmen gereken şeylerden biri, tepkisel ve kaba ifadelerden kaçınmaktır. Patronunla iletişiminde saygılı ve yapıcı bir yaklaşım benimsemen önemlidir. Bu, patronuna karşı olumsuz bir tavır içeren, saldırgan veya kaba ifadeler kullanmaktan kaçınman demektir.
Patronun ile İngilizce konuşurken ironik ifadelerden uzak durmalısın. İletişimde doğru anlaşılmak ve olası karışıklıkları önlemek için ironik ifadelerden kaçınmak gerekir. Biliyorsun ki, ironi; bir kişinin söylediği şeyin, kelime anlamının tam tersine bir anlam taşıması manasına geliyor. Bu tür ifadeler, patronun ile İngilizce konuşurken onun seni yanlış anlamasına veya konuşma sırasında gerçek düşüncelerinin anlaşılamamasına neden olabilir.
Patronun ile İngilizce konuşurken dikkat etmen gereken en önemli konulardan bir diğeri, kişisel eleştirilerden ve aşağılayıcı dil kullanmaktan kaçınmak. Patronun ile İngilizce konuşurken kurduğun iletişimde saygıyı korumak ve pozitif bir atmosfer oluşturmak önemlidir. Patronun ile İngilizce konuşurken küçümsemek, aşağılamak veya kişisel saldırılarda bulunmak yerine; iletişimde olumlu bir ton ve saygılı bir dil kullanmak gerekir.
Patronun ile İngilizce konuşurken nelere dikkat etmen gerektiğini artık biliyorsun. Bununla bağlantılı olarak, söylemeliyiz ki, patronun ile İngilizce konuşurken kesinlikle kullanmaman gereken bazı cümleler bulunuyor. Şimdi, patronun ile İngilizce konuşurken kullanmaman gereken cümlelerden 3 tanesini seninle paylaşacağız.

Patronunla konuşurken kullanmaman gereken cümlelerden uzak durman çok önemli. Bir de, patronunla konuşurken kullanabileceğin güzel cümleler var. Şimdi, patronunla konuşurken kullanabileceğin İngilizce cümleleri aşağıda sıralayacağız.
“I would like to share some insights on the current challenges we are facing.”
“I believe there are opportunities for improvement in our team’s collaboration.”
“I’m open to feedback and suggestions on how we can enhance our productivity.”
“It would be beneficial to reassess our current marketing strategy.”
“I wanted to update you on the progress of the ongoing projects.”
“Your insights on the market trends would be valuable for our strategic planning.”
“I would like to propose some changes to the current project timeline.”
“Could we schedule a meeting to go over the upcoming projects and deadlines?”
“Your feedback on the recent client presentation would be valuable for future pitches.”
“I wanted to discuss the budget allocation for the upcoming quarter.”
“I’d like to discuss the current priorities and ensure we’re aligned on our goals.”
İş yerinde doğru bir şekilde İngilizce kullanmak için çalışma alanınla ilgili terimleri öğrenmen önemli. Çalışma alanınla ilgili terimleri öğrenmenin en kolay yolu ise, Open English’in iş İngilizcesi programlarına dahil olmak.
Open English, farklı iş kolları için İngilizce becerilerini geliştirmeyi hedefleyen özelleştirilmiş programlar sunar. İş İngilizcesi programları, farklı alanlardaki farklı konulara odaklanarak işletme için iş İngilizcesini etkin bir şekilde öğrenmeni sağlıyor. Online İngilizce kursu Open English’e üye olduğunda ana dili İngilizce olan eğitmenlerin ile İngilizceni ilerletirken eğitmenlerin moderatörlüğünde katılabileceğin konuşma sınıfları sayesinde ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet edebilir, alanın ile ilgili İngilizce terimleri bu sohbetlere dahil edebilirsin. Bu sayede çalışma alanına ait İngilizce terimleri kolaylıkla öğrenebilirsin.
Open English’in iş İngilizcesi programlarının güzellikleri saymakla bitmez. İş İngilizcesi programları hakkında detaylı bilgi almak için sayfadaki iletişim formunu doldur. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hemen arasın ve bu muhteşem dünya hakkında seni bir an önce bilgilendirsin!
Prepositions konusu, İngilizcede hangi seviyede olursan ol kafanı karıştırabilecek konulardan biridir. Bunun sebebi ise çok çeşitli kullanımları olması ve bazı noktalarda ezbere dayanmasıdır. Fakat merak etme, bu konuyu olabildiğince fazla örneklerle, mantıklarına değinerek anlatacağız.
Başlamadan önce seni Open English’in ayrıcalıklı dünyasına davet etmek istiyoruz. Dünyada 1.5 milyon kişinin tercihi olan Open English ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders, sınırsız içerik erişimi ve konuşma grupları gibi birçok fırsat sunarak İngilizceyi kolay hale getiriyor!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
Türkçede “ilgeç” ya da “edat” olarak isimlendirdiğimiz Prepositions, mantığı sebebiyle Türkçedekinden biraz ayrılmaktadır. Prepositions, cümledeki isimlerin diğer bileşenleri ile olan ilişkilerini gösterirken kullanılır. Tanımları kafa karıştırabilse de anlamlarını gördükçe aklında oturacağına inanıyoruz. Prepositions konu anlatımımıza en yaygın olanlarla başlayalım.
In, Prepositions konu anlatımımızın ilk basamağı. Çünkü en sık göreceğimiz Preposition bu olacak. Direkt çevirdiğimizde “içinde” anlamı katan bu Preposition genelde çevirilirken Türkçedeki “-de, -da” ekleri olarak karşımıza çıkar. Kullanım alanlarına göz atalım:
I’ll be back in a few days.
(Birkaç gün içinde döneceğim.)
She will visit San Francisco in a week.
(Bir hafta içinde San Francisco’yu ziyaret edecek.)
My birthday is in February.
(Doğum günüm Şubatta.)
We will see each other in Summer.
(Yazın birbirimizi göreceğiz.)
I was born in 1985.
(1985’te doğdum.)
I did my homework in the evening.
(Ödevimi akşam yaptım.)
I’m currently in İzmir.
(Şu anda İzmir’deyim.)
She stays in that hotel.
(O otelde kalıyor.)

Prepositions konu anlatımının ikinci başlığı tabii ki “on”. Sık sık gördüğümüz bu Preposition günlük hayatta bol bol kullanacağımız bir kelime olacaktır. Kullanım alanları şu şekilde;
The apple is on the table.
(Elma masanın üstünde.)
He was listening to music on the balcony.
(Balkonda müzik dinliyordu.)
I’ll see him on Saturday.
(Onu cumartesi günü göreceğim.)
We have a P.E. class on Friday.
(Cuma günü beden eğitimi dersimiz var.)
Prepositions konu anlatımımızı bu maddesinde de pek çok kullanım alanı olan “at” var. Bunlara sırasıyla bakalım:
Don’t look at me like that!
(Bana öyle bakma!)
He is very good at his job.
(O işinde çok iyidir.)
He is very skilled at basketball.
(Basketbolda çok yeteneklidir.)
I was at school when you called.
(Beni aradığında okuldaydım.)
I’m at work now, can we talk later?
(Şu an işteyim, sonra konuşabilir miyiz?)
My classes start at 1 p.m.
(Derslerim öğlen 1’de başlıyor.)
We will meet at 10 a.m.
(Saat 10’da buluşacağız.)
We played football at noon.
(Öğlen futbol oynadık.)
I was sleeping at midnight.
(Gece yarısı uyuyordum.)
Please don’t call me at night.
(Lütfen beni gece arama.)
Yine en yaygın olan Prepositionlardan olan “to”nun en temel anlamı şunlardır:
I’m going back to İstanbul tomorrow.
(Yarın İstanbul’a geri dönüyorum.)
I’ll be at my office from 9 to 5.
(9’dan 5’e ofisimde olacağım.)
Umarız buraya kadar sorunun yoktur. Varsa da hiç endişe etme, çünkü Open English yanında! Biliyoruz, Prepositions konu anlatımı bazen bunca bilgiyi ezberlemek için yetmeyebilir fakat ana dili İngilizce olan bir eğitmenle konuşarak ya da canlı konuşma gruplarında pratik yaparak rahatlıkla kulak dolgunluğu oluşturabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Prepositions konu anlatımında gördüğünüze şaşırabilirsiniz, çünkü “for”un Preposition olduğu unutulabilir.
I bought these flowers for you.
(Bu çiçekleri senin için aldım.)
I’ve been a teacher for 20 years.
(20 senedir öğretmenim.)
I made some pasta for dinner.
(Akşam yemeği sebebiyle makarna yaptım.)
Sıkça gördüğümüz “with” ile Prepositions konu anlatımımıza devam ediyoruz:
I’ve seen that movie with John.
(Bu filmi John ile izledim.)
Have you seen the boy with red shoes?
(Kırmızı ayakkabılı çocuğu gördün mü?)
Yine çok sık gördüğümüz “of” edatının kullanımına bakalım:
Pages of that book are torn.
(Bu kitabın sayfaları yırtılmış.)
There is a box of old pictures in the attic.
(Tavan arasında eski resimlerin olduğu bir kutu var.)
You are a man of honesty.
(Sen dürüst bir adamsın.)

Prepositions konu anlatımında daha az kullanılanlardan da olsa, önemlidirler. Bir yere ya da zamana kadar anlamında kullanılır.
No sleep till Brooklyn!
(Brooklyn’e kadar uyku yok!)
Prepositions konu anlatımının son başlığında yine çeşitli kullanımı olan “by”dan bahsedeceğiz.
I go to school by bus every day.
(Her gün okula otobüsle giderim.)
Breakfast of Champions was written by Kurt Vonnegut.
(Şampiyonların Kahvaltısı, Kurt Vonnegut tarafından yazılmıştır.)
The bed is by the table.
(Yatak masanın yanında.)
Evet, Prepositions konu anlatımının sonuna geldik. Ezbere dayalı konulardan biri olduğu için bu konuyu öğrenmenin en iyi yolu sürekli kullanarak ya da maruz kalarak kulak dolgunluğu oluşturmaktır.
Bu noktada Open English sana aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı dersler, sınırsız içerik erişimi ve canlı konuşma grupları gibi fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları değerlendirirsen öğrenemeyeceğin konu yok!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin cümle kalıpları konusu, iletişimdeki en önemli becerilerden biri olan bilgi talep etme ve açıklama isteme becerisini ele alır. Herhangi bir konuyu daha iyi anlamak veya daha fazla bilgi edinmek için başkalarına nasıl sorular sorulacağını ve daha fazla açıklama isteneceğini öğrenmek, etkili iletişim kurmanın temel bir parçasıdır.
İngilizce Daha Fazla Bilgi İsterken Kullanabileceğiniz İngilizce Cümle Kalıpları başlıklı bu yazıda, İngilizce dilinde daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin cümle kalıplarını ve bu kalıplarla ilgili örnek cümleleri bulacaksın. İster profesyonel bir ortamda iş arkadaşından daha fazla ayrıntı istiyor ol, isterse günlük hayatta bir konuyu daha iyi anlamak için arkadaşına sorular sormak istiyor ol, bu cümle kalıpları sana yardımcı olacaktır.
İletişimde daha fazla bilgi edinmek ve paylaşmak için kullanabileceğin bu cümle İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin kalıpları öğrenmek, hem kişisel hem de profesyonel ilişkilerinde çok faydalı olabilir. Şimdi, İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin cümle kalıplarını öğrenme zamanı.

İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin cümle kalıplarını sıralamadan önce, İngilizce bilgi kelimesinin karşılığından bahsetmek istiyoruz. “Bilgi,” genel olarak bilinçli bir şekilde öğrenilen, anlaşılan ve saklanan verilerin toplamını ifade eder. Bu; bir kişinin deneyimler, eğitim, gözlem ve araştırma yoluyla kazandığı anlayış ve veri birikimini içerir.
İngilizce bilgi, “knowledge” kelimesi ile ifade edilir. Bilgi, bireylerin dünya hakkındaki anlayışlarını ve yaşamları boyunca edindikleri becerileri şekillendirir. İşte bilginin birkaç şekli bulunur. İşte, İngilizce bilgiyi belirten birkaç kavram:
İngilizce bilgi kavramının nasıl karşılık bulduğunu öğrendin. Şimdi, İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanılabilecek cümle kalıplarını öğrenmeye başlayabilirsin. İngilizceye dair öğrenilebilecek birçok bilgi var. İngilizce öğrenmeye hızlıca başlamak için sayfadaki formu doldur, temsilci arkadaşlarımız seni hemen arasın ve Open English hakkında seni detaylı bilgilendirsin!

Bir konu hakkında İngilizce daha fazla bilgi edinmek istiyorsan, konu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi öğrenmek için kullanabileceğin bazı İngilizce kalıplar var. Yazımızın bu bölümünde İngilizce daha fazla bilgi isterken kullanabileceğin kalıpları seninle paylaşacağız.
“…hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?”
“…hakkında daha fazla bilgi almak istiyorum.”
“…ile ilgili daha fazla açıklama yapabilir misiniz?”
“…hakkında daha fazla detay verebilir misiniz?”
“…hakkında daha fazla öğrenmeye ilgileniyorum.”
“…ı daha derinlemesine açıklar mısınız?”
“…ile ilgili daha fazla detaya girebilir misiniz?”
“…hakkında daha fazla bilgi edinmeyi merak ediyorum.”
“…hakkında ek bilgiler sunabilir misiniz?”
“…hakkında daha fazla açıklık getirebilirseniz sevinirim.”
“…ile ilgili daha fazla bilgi arıyorum.”
“…konuyla ilgili daha fazla açıklama yapabilir misiniz?”
“…hakkında daha kapsamlı bir açıklama talep edebilir miyim?”
“…daha fazla ayrıntıya girmek istiyorum.”
İngilizce daha fazla bilgi isteme kalıpları, bir konuyu daha iyi anlamak veya İngilizce daha fazla bilgi edinmek istediğiniz iletişim kurmana yardımcı olacak. Bu kalıplar, karşındaki kişinin sana İngilizce daha fazla bilgi sunmasını veya konuyu daha ayrıntılı bir şekilde açıklamasını sağlayacak.
İngilizce daha fazla bilgi edinmek isteyebileceğin ortamları düşündüğümüzde aklımıza toplantılar geliyor. Bazı toplantılarda bahsedilen konu hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isteyebilirsin. İngilizce daha fazla bilgi edinmek isteyebileceğin bu anlarda toplantı İngilizcesine de hakim olman gerekecek. Bu yüzden, İngilizce Toplantı Kalıpları – Toplantı İngilizcesi başlıklı yazımıza da göz atmanı öneririz.

İngilizce daha fazla bilgi edinmek istediğinde kullanabileceğin kalıplar ile cümle kurmak istiyorsun, ama bu cümleleri nasıl kuracağını bilmiyor musun? Merak etme! Senin için, İngilizce daha fazla bilgi istemek için kurulabilecek örnek cümleler hazırladık. Yazımızın devamında, İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanılabilecek kalıpların yer aldığı örnek cümlelerle seni baş başa bırakıyoruz.
İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanılabilecek kalıpları içeren bu cümleler, İngilizce daha fazla bilgi veya açıklama talep etmek istediğinizde kullanabileceğin cümlelerdir. İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanılabilecek cümleler, karşındaki kişiden konuyu daha ayrıntılı bir şekilde açıklamasını beklemene yardımcı olur.
Online İngilizce kursu Open English sayesinde İngilizce daha fazla bilgi istemek için kullanabileceğin kalıpları ve bu kalıplarla kurulabilecek cümleleri öğrendin. İngilizceye dair daha fazla bilgi sahibi olmak için hemen sayfadaki formu doldurarak Open English’e abone ol! Bu sayede ana dili İngilizce olan eğitmenlerden İngilizce eğitimi al ve yapacağın İngilizce pratikleri sayesinde İngilizceyi ana dilin gibi konuşmaya başla. Open English’te her seviyeye uygun İngilizce eğitimini bulabilirsin. Böylelikle sen de başlamak istediğin noktadan yola çıkarak İngilizce bilgini ilerletebilirsin.
İngilizce öğrenme sürecinde muhakkak mevcut kelime haznenin yetersiz kaldığını hissettiğin anlar yaşıyorsun. Yıllarca zaman kipleri ve diğer dil bilgisi kurallarını öğrenmeye çalışıp “Nihayet öğrendim.” dedikten sonra cümlelerin yapılarını çözsen de bazen, bazı kelimelerin ne anlama geldiğini bilmediğin için İngilizce konusunda hayal kırıklığına uğrayabiliyorsun.
Seneler geçse de İngilizcedeki kelimelerin tümünü öğrenmek mümkün olmayabilir ama aklında tutabileceğin birkaç önemli ipucu ile çoğu kelimeyi ilk kez görsen veya duysan dahi kolayca anlayabiliyorsun.
Bunun için çeşitli ön ve son eklerin anlamlarını, hangi amaçlarla kullanıldığını öğrenmek gerekiyor. İşte İngilizce kelime dağarcığını hızlı bir şekilde geliştirerek yazıları ve konuşmaları anlama kabiliyetini arttırmana yardımcı olabilecek çeşitli ipuçları…

İngilizcede kelimelerin sonlarına gelen ekler bulunsa da eklerin büyük bir bölümü Türkçenin aksine kelimelerin önünde kullanılıyor. Bu nedenle farklı kelimeler türetebileceğin eklerin önemli bir kısmını ön ekler oluşturuyor.
Co (ile, beraber, birlikte):
Operate – cooperate örneğinde görebileceğiniz üzere “çalıştırmak, işletmek” anlamında kullanılan operate, “co” ön eki aldığında “birlikte çalışmak, işbirliği yapmak” anlamına dönüşüyor.
Contra (karşı, zıt):
Coup – contra coup; darbe – karşı darbe. Attack – counter attack; saldırı – karşı saldırı örneğinde olduğu gibi “counter” kelimesi de karşı anlamında kullanılabiliyor.
De (karşıt, ters):
Hydration – dehydration; su tutma – su kaybı.
Dis (var olmayan, yok eden):
Connect – disconnect: bağlanmak – bağlantıyı kesmek.
Il (olumsuz, karşıt anlam):
Legal – illegal; yasal – yasa dışı.
“Il” ön ekinde olduğu gibi “Im” ön eki de aynı olmasa da benzer amaçla kullanılıyor. Mortal – immortal; ölümlü – ölümsüz örneğinde olduğu gibi. Bu şekilde kullanılan diğer bir ön ek ise “un”. Usual – unusual; olağan – olağan dışı gibi.
Inter (arası, arasında):
National – international; ulusal – uluslararası.
Mis (yanlış olan, hatalı):
Understood, misunderstood; anlaşılan – yanlış anlaşılan.
Multi (çoğul, birden çok):
Cultural – multicultural; kültürel – çok kültürlü.
Non (olmayan, dışında kalan):
Governmental – non governmental; hükûmetle ilgili – hükûmet dışı.
Out (dahası, fazlası):
Perform – outperform; oynamak, yapmak – daha iyi oynamak, daha iyi oynamak.
Over (aşırı):
Thinking – overthinking: düşünme – aşırı düşünme.
Post (sonrası):
Apocalyptic – post apocalyptic; kıyametle ilgili – kıyamet sonrasıyla ilgili.
Pre (öncesi):
Mature – premature: olgun, olgunlaşmış – zamanından önce.
Re (tekrar):
Incarnation – reincarnation; vücut bulma – tekrar dünyaya gelme.
Sub (alt):
Title – subtitle; başlık – alt başlık, ikinci başlık veya alt yazı.
Super (daha gelişmiş):
Market – supermarket; küçük market (bakkal) – büyük market.
Uni (tek, yalnız):
Serial – uniserial; sıra – tek sıra.
Genellikle “mono” ön eki de benzer şekilde kullanılıyor. Lingual – monolingual; dille ilgili – tek dilli gibi.
Under (altında, hâlinde):
Pressure – underpressure; baskı, sıkıntı – baskı altında, depresyonda veya alçak basınç.

İngilizcede ön ekler kadar çok olmasa da son eklerle de yeni kelimeler türetilebiliyor.
-Er:
İngilizcede herhangi bir eylemi gerçekleştiren kişinin genel adını tanımlamak için çoğu zaman -er eki kullanılıyor.
Teach – teacher; öğretmek – öğretmen gibi.
-Ian:
-Er eki ile benzer şekilde kullanılsa da -ian daha çok spesifik meslekleri tanımlamak için kullanılıyor.
Örneğin; optic – optician; görme – gözlükçü gibi.
-Ment:
Bir fiilin isim hâlini belirtmek için genellikle -ment ekinden yararlanılıyor.
Improve – improvement; geliştirmek – gelişme örneğinde olduğu gibi.
-Ism:
Türkçede de -izm şeklinde yer alan bir son ek olan -ism, düşünce akımlarını belirtmek amacıyla kullanılıyor.
Real – realism; gerçek – gerçekçilik gibi.
-Ist:
Yine Türkçede, İngilizcede olduğu gibi kullanılan -ist son eki, düşünce akımlarına tabi olan kişileri tanımlamak için tercih ediliyor. Örneğin; realism – realist; gerçekçilik – gerçekçi gibi.
İngilizcede son ek olan bazı kelimeler, mevcut kelimeye yeni bir anlam kazandırmak yerine onu bir fiile, bir eyleme dönüştürüyor.
-Ify:
False – falsify; yanlış, yalan – yanlışlama, yalanlama.
-Ise:
Modern – modernize; modern – modern hâle getirmek, modernize etmek.
İngilizcedeki bazı son ekler, kelimeleri sıfatlara dönüştürüyor. Bu son ekleri bildiğin takdirde çoğu sıfatı da kolayca anlayabilirsin.
-Ic:
Türkçedeki -sel ekine benzer bir amaçla kullanılan -ic eki, sonuna geldiği kelimeyi andıran, onu çağrıştıran anlamında kullanılıyor.
Örneğin; idiot – idiotic; aptal – aptalca ya da period – periodic; dönem – dönemsel gibi.
–proof:
Sonuna geldiği kelimeye karşı dayanıklı anlamında kullanılan -proof eki, -resistant ile benzer amaçlar doğrultusunda kullanılıyor.
Bullet – bulletproof; kurşun – kurşun geçirmez veya water – water resistant; su – su geçirmez gibi.
-free:
Sonuna geldiği kelimeyi etkisiz kılan bir ek olan -free, İngilizcede oldukça yaygın kullanılıyor.
Örneğin; alcohol – alcohol free; alkol – alkolsüz gibi.
-less:
Sonuna geldiği kelimenin olmadığını anlatan bir ek olan -less, -free ekinin aksine çoğunlukla olumsuz bir etki yaratıyor.
Örneğin, hope – hopeless; umut – umutsuz.
İngilizcedeki bazı kelimeler, hiçbir ek almadan isim olarak da fiil olarak da kullanılabiliyor. Örneğin; “text” kelimesi mesaj anlamına gelirken aynı zamanda “texting” yani “mesajlaşmak” için de aynı şekilde bu kelimeden yararlanılıyor.
Fiil sonlarına geldiklerinde genellikle o fiili “phrasal verb” hâline getiren “up” ve “down” gibi ekler de tek başına kullanılarak “çıkış” ve “iniş” gibi farklı anlamlara evrilebiliyorlar.

İngilizcede kelime türetme konusundaki tüm ipuçlarının birleşimi olan “compounding”, “birleştirmek, yoğunlaştırmak” anlamı taşıyor. Örneğin; “baby” ve “sitting” gibi birbirinden farklı iki kelime bir araya gelerek “babysitting” (bebek bakıcılığı) kelimesini oluşturuyor.
Aynı şekilde “heart” ve “breaking” kelimeleri de birbirinden oldukça farklı kelimeler ama bir araya geldiklerinde “heartbreaking” (kalp kırma) eylemini oluşturuyor.
Türkçede karşılığı bulunmayan düzensiz fiiller, İngilizcede oldukça yaygın şekilde kullanılıyorlar. Düzensiz fiilleri ezberlemek dışında farklı bir alternatif bulunmazken, bu fiilleri ezberledikten sonra pek çok farklı amaçla kullanabiliyorsun.
Düzensiz fiilleri, İngilizce eylemlerin üçüncü hâli olarak kullanabileceğin gibi kelime türetme veya türetilen kelimeleri anlama amacıyla da değerlendirebilirsin. Örneğin; “break” ve “chair” kelimelerinden meydana gelen “broken chair”, “kırık sandalye” anlamına geliyor. Benzer şekilde İngilizcede şimdiki zaman da isim gibi kullanılarak yeni kelimeler türetilebiliyor. “Body” ve “building” kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “body-building” (vücut geliştirme) gibi.
Tüm bu yöntemlere ek olarak teknolojiden dekorasyona, giyimden gıdaya İngilizcede var olan pek çok kelime, birebir aynı şekilde veya ufak değişikliklerle Türkçede de yer alabiliyor. Bu tarz ortak kelimelerle karşılaştığınızda anlamından emin değilsen, Türkçedeki karşılığı sana neyi çağrıştırıyorsa onu düşünebilirsin.
Bu taktik, “İngilizcede ve Türkçede birbirine benzeyen kelimeler her zaman aynı anlamı taşır.” şeklinde yorumlanamasa da çoğu zaman anlık olarak hayat kurtaran bir taktiğe dönüşebiliyor.
Yukarıda İngilizcede kelime türetmeye dair birçok teknik öğrendin. Peki bu tekniklerin yanı sıra İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmek ister misin? O zaman online İngilizce kursu Open English’e gelmelisin.
15 yılı aşkın sürenin getirdiği tecrübeyle geliştirdiğimiz online İngilizce kursumuz sayesinde sen de hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin. Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemen.
Hadi, durma! Hemen harekete geç ve İngilizce öğrenmeye hemen başla.
Dil, insanın onu diğer canlılardan ayıran bir özelliğidir. Dilin kökeni belki de insanlığın cevabına ulaşmaya çalıştığı en eski sorulardan biridir. Fakat insan dilinin nasıl doğduğu yüzyıllardır araştırmacıların merak ettiği bir konu olmasına rağmen, bu konuda net bir bilgiye ulaşılması mümkün olmamıştır. Bu konu antropolog, arkeolog, felsefeci ve dilbilimci gibi çeşitli araştırmacıların, dilin kökeni üzerine teorileri ve araştırmaları sonucunda yaptıkları tahminlerle sınırlıdır.
Bu teorilerin dışında, dilin kökeninin hiçbir zaman bilinemeyeceğini savunan araştırmacılar da olmuştur. Bu anlamda, dilin nasıl oluştuğuna ve ilk sözcüklere dair farklı görüşler ve teoriler mevcuttur. İlk dil nasıl doğdu, ilk konuşma nasıl gerçekleşti gibi sorulara günümüzde yanıt aramaya devam edilmektedir. İşte biz de bu yazımızda, dilin kökeni ile ilgili teorilerden en bilinenleri, hatta tabiri caizse “adı üstünde” diyebileceklerimizi derledik.
Eğer İngilizceyi A’dan Z’ye öğrenmek ve dilin köklerine inmek istiyorsan Open English doğru adres! Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online derslerden İngilizce konuşabilir, hemen bugün kaydolabilirsin. Daha fazla bilgi almak istersen bu sayfadaki formu doldurman yeterli.
En sade haliyle tanımlayacak olursak, dil bir iletişim aracıdır. Duygu ve düşüncelerimizi aktarmamızı sağlayan bu yegane aracı başlatan kıvılcımın ne olduğu ile ilgili teorilerden bazıları şunlardır:

Bu teoriye göre, dil ilk olarak insanların doğadaki çeşitli sesleri taklit etmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, ilk sesler yansıma, başka bir deyişle onomatopoeic sözcüklerdir. Bu yansıma sesler canlı veya cansız olabilir.
Örneğin, gök gürültüsü, su sesi, patlama, vızıltı, tıslama ve çeşitli hayvan sesleri gibi. Fakat bu yansıma sözcüklerin her filde farklı olması ve ses çıkarmayan şeylerin nasıl adlandırılmış olabileceğine dair bir görüş sunulmaması teoriyi geçersiz kılmaktadır. Bu anlamda, Türkçede köpeklerin çıkardığı sesin “hav hav” olarak adlandırılmış olması ama İngilizcede “woof woof” veya “bow wow” şeklinde kullanılması karşıt görüş olarak örnek verilmektedir.
Ding-Dong teorisine göre, dilin doğa ile bağlantılı olduğu savunulmaktadır. Bu anlamda, teoriyi desteklemek adına ses simgeciliği örnekleri, yani nesnelerin çıkardıkları sese göre adlandırıldığı örnekler verilmektedir. Fakat bu teori hem ses ve sözcük arasında bir bağ olduğunu kanıtlayamamakta hem de Bow-Wow teorisinde olduğu gibi ses çıkarmayan nesnelerin nasıl adlandırıldığına dair bir açıklama getirememektedir.
Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak istersen hemen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

Bu teori, dili oluşturan kıvılcımın ünlemler olduğunu savunmaktadır. İnsanların sevinç, acı, şaşırma ve heyecan gibi duygularını ifade eden ünlemlerin (‘Of’, ‘Oh’ vb.) dili oluşturduğu iddia edilmektedir. Fakat bu teoride, duygu belirtmeyen ifadelerin nasıl adlandırılmış olabileceğine dair bir görüş yoktur. Bunun dışında, ünlemlerin de her dilde farklı olabilmesi teorinin geçerliliğini sorgulatmaktadır. Örneğin, canımız yandığında Türkçede “ah” dediğimiz ünlem İngilizcede “ouch” şeklinde adlandırılmıştır.
Yo-He-Ho teorisi, insanların fiziksel aktiviteleri esnasında çıkardığı homurtu ve inilti gibi seslerin dilin kökeni oluşturduğunu savunmaktadır. Örneğin, ağır bir şeyi kaldırırken veya iterken nefesin fiziksel aktiviteye uydurulmasıyla oluşan ritmik sesler gibi. Fakat diğer teorilere benzer şekilde, bu teori de birçok kelimenin nasıl oluştuğunu net olarak açıklayamamaktadır.
Dilbilimci Otto Jespersen’in ortaya attığı bu teoriye göre, dilin oyun, şarkı, müzik ve aşk/sevgi ifadelerinden doğmuştur. Ayrıca ilk sözcüklerin ünlem veya homurdanma gibi kısadan ziyade uzun ve müzikal olduğunu savunmaktadır. Bu teorinin eleştirildiği nokta ise duygu barındırmayan sözcüklerin nasıl adlandırıldığını açıklayamaması olmuştur.

Bu teoriye göre dil; jest, mimik ve beden hareketlerinin ağız ile gösterilmeye çalışılmasıyla ortaya çıkmıştır. Darwin bu teoriyi desteklemekle birlikte her sözcüğün adlandırılışının bu teori ile açıklanamayacağını da belirtmiştir. Bir diğer sorun ise kültür farklılıklarının jest, mimik ve beden hareketlerini de etkiliyor olmasıdır.
Örneğin, hem bizim kültürümüzde hem de dünyanın çoğunluğunda onaylama anlamına gelen başı aşağı yukarı sallama hareketi bazı ülkelerde onaylamama, yani “hayır” anlamına gelmektedir.
Sonuç olarak, insanların dil kullanma yetisi; evrim ve sosyal etkileşim gibi çeşitli faktörlerin birleşimiyle şekillenmiştir, fakat ilk olarak nasıl doğduğu hala gizemini korumaktadır. Bu teoriler, biraz da olsa dilin çok katmanlı doğasını ve evriminin karmaşıklığını anlamak adına atılmış önemli adımlardandır.
Online İngilizce kursu Open English olarak, 15 yıllık deneyimimizle 1.5 milyondan fazla öğrenciye İngilizce öğretmekteyiz. Dilersen sen de kolayca İngilizce öğrenebilir ya da İngilizce seviyeni daha ileriye taşıyabilirsin.
Open English ailesine dahil olmanın avantajları ne diye merak ediyorsan; ana dili İngilizce olan eğitmenlerle bire bir dersler, 7/24 sınırız içerik erişimi, online konuşma grupları, TOEFL, IELTS ve TOEIC sınavlarına hazırlık bunlardan yalnızca birkaçı.
Eğer sen de İngilizcenin köküne inmek ve dil becerilerini bir üst seviyeye taşımak istersen, hemen bugün kaydolabilirsin! Tek yapman gereken sayfamızdaki iletişim formunu doldurmak. Hadi, daha fazla geç kalma, hemen Open English’e gel ve İngilizce öğrenmeye başla!
İngilizcenin gerekliliği, globalleşen dünyada artık yadsınamayacak bir gerçek… Özellikle de 1 milyardan fazla kişinin İngilizce konuştuğu düşünüldüğünde, ortak dilin İngilizce olduğu herkes tarafından aşikar… Hal böyle olunca mesleklerde İngilizcenin payı da günden güne artıyor.
Hemen her iş görüşmesinde CV’den sonra en çok incelenen nokta, adayın İngilizce bilip bilmediği… Artık neredeyse her iş kolunda İngilizce, mecburiyet haline geldi. Çünkü Türkiye’de hizmet veren birçok marka, yurt dışı ile iş yapmaya başladı ve iletişim dili İngilizce olduğu için mesleklerde İngilizce son derece önemli bir hal aldı.
Ayrıca pandeminin getirdiği evden çalışma esnekliği, birçok yabancı şirketin Türkiye’den çalışan bulmasına ve bunun neticesinde İngilizcenin öneminin artmasına vesile oldu. E hal böyle olunca da İngilizcenin gerekli olduğu meslekler diye bir ayrım yapma durumu ortaya çıktı.
Birçok meslekte artık İngilizce olmazsa olmaz. Biz de bunu düşünerek İngilizcenin gerekli olduğu meslekleri bir listelemek istedik. Tabii bu mesleklere geçmeden önce İngilizce bilmenin kariyere etkilerine ve mesleki İngilizceyi öğrenmek için neler yapman gerektiğine de ufakça değindik.
Tüm süreç kafanda oturduysa, şimdi yazımıza geçebiliriz.

İngilizce bilmek sadece kültürel gelişim için faydalı bir şey değildir. Aynı zamanda kariyere de önemli katkılarda bulunan bir unsurdur. Her yerde olduğu gibi kariyer adımlarında da sağlam bir destekçi olan İngilizcenin kariyerine faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
İngilizce bilmenin kariyere etkilerini bunlarla sınırlamak doğru olmaz. Bir kişiye sayısız katkısı olduğu gibi kariyere de sayısız katkısı olan İngilizce – özellikle de mesleki İngilizce – profesyonel hayatta son derece önemlidir.
Bu konuyla alakalı detaylı bilgi için İngilizce Bilmek Kariyerini Nasıl Etkiler konulu yazımıza göz atabilirsin.
Yukarıda İngilizceden bahsederken bir de mesleki İngilizce konusuna değindik. Burada mesleki İngilizceden kastımız, normal İngilizceden farklı bir olgudur. Okullarda ya da kurslarda öğrendiğin İngilizce, günlük konuşmalarda çok işine yarar ama iş hayatında ve kariyer basamaklarında mesleki İngilizcenin yeri ayrıdır.
Şöyle düşünelim: İngilizce bilen bir doktor ve yine İngilizce bilen bir mühendis… Bu kişiler yabancı kişilerle kolayca iletişim kurabilirler ama iş mesleki sohbete geldiğinde eğer ki jargona ve kelimelere hakim değillerse ciddi sıkıntılar yaşarlar. Bunun için mesleki İngilizce profesyonel hayatta elzem bir durumdur.
Peki mesleki İngilizcenin önemini kavradım ama nerede öğreneceğim mi diyorsun? O zaman seni Open English’e davet ediyoruz. Farklı pek çok meslek dalına dair İngilizce çalışma alanlarının olduğu platformumuz sayesinde, iş İngilizceni kolayca geliştirebilir ve mesleğine has jargonu öğrenerek her zaman olduğu gibi rakiplerinden bir adım öteye geçebilirsin.
Bunun için tek yapman gereken bu sayfada yer alan formu doldurman. En kısa sürede sana ulaşacağız ve mesleki İngilizce ya da günlük İngilizce ihtiyacına yönelik en doğru paketleri sana sunacağız.
Şimdi yazımıza devam edebiliriz.

İngilizcenin gerekli olduğu 4 mesleği sıralarken; İngilizce öğretmenliği, tercümanlık, çevirmenlik, turist rehberliği gibi İngilizcenin mecburi olduğu mesleklere tabii ki de değinmedik. Çünkü bu meslekler, zaten İngilizce temelli gelişmekte ve İngilizce öğrenilmeden yapılamamaktadır.
Bizim seçtiğimiz meslekler, daha çok İngilizcenin çok önemli olduğu meslekler… Ne demek istediğimizi yukarıdaki mesleklerden net bir şekilde anladığını düşünüyoruz.
Anlamadığın bir nokta varsa yorumlarda buluşalım.
İşte İngilizcenin gerekli olduğu 4 meslek:
Otel denildiğinde hemen turistler akıllara gelmektedir. Turist denildiğinde de İngilizceden başka ortak bir dil düşünülemez. Bu sebeple otel yöneticiliği, İngilizcenin en gerekli olduğu mesleklerden bir tanesidir.
Hem müşteri memnuniyetini sağlamak hem de yönetimi profesyonel bir şekilde gerçekleştirmek için otel yöneticileri için elzem olan İngilizce, aynı zamanda yurt dışında gerçekleştirilen turizm sempozyumlarında da anlaşılabilir olmak için son derece önemlidir.
İngilizcenin gerekli olduğu bir işe başvurup insan kaynakları ile görüşme yaptıysan, muhakkak “Let’s continue in English” cümlesini duymuşsundur. Bunu söyleyen bir kişinin görüşmeye İngilizce devam edebilmesi için kesinlikle İngilizce bilmesi gerekmektedir.
Türkiye pazarında hizmet veren global bir şirket ya da Türkiye’de hizmet veren yerel bir şirket olsun, insan kaynakları uzmanlarının İngilizce bilmeleri, mesleklerinin beraberinde getirdiği bir gerekliliktir. Ayrıca İngilizce bilen bir Türk’ü işe almak için değil, belki de yabancı bir personeli istihdam etmek için görüşmeye girecekler.
Bu ve benzeri durumları göz önünde bulundurduğumuzda bir insan kaynakları uzmanı mesleki İngilizce ve günlük İngilizceye hakim olmalıdır.
İster Türkiye içi, ister yurt dışı uçuş olsun, her uçuş görevlisi İngilizce bilmelidir. Burada belki Türkiye içi uçuşlarda İngilizce neden gerekli diye düşünebilirsin ama İstanbul’dan Antalya’ya seyahat eden çok sayıda turist mevcut ve anlaşmak için en uygun dil, her zaman olduğu gibi İngilizce…
Mesleki İngilizceyi ve günlük konuşma İngilizcesini bilmeleri gereken uçuş görevlileri, her durumda akıcı bir İngilizceye sahip olmalıdırlar.
Uçuş görevlilerinden kastımız sadece pilotlar değil, biliyorsun ki uçuş görevlileri; hostlar, hostesler ve uçuş mühendisleri olarak geniş bir kitleyi anlatmaktadır. Bu meslekteki her birey, İngilizceye hakim olmalıdır.

Bir dijital pazarlamacı İngilizce bilmiyorsa, mesleki olarak pek çok zorlukla karşılaşacaktır. Çünkü dijital pazarlamada her bilginin çıktığı dil İngilizce… “Nasıl yani?” diyebilirsin. Hemen açıklayalım. Her dijital pazarlamacı Google temelli olarak YouTube, Instagram ve benzeri mecralara hizmet vermektedir.
Örnekle açıklamak gerekirse, bir SEO uzmanı olduğunu hayal et. SEO uzmanının yakından takip etmesi gereken yer, Google’dır. Bir güncelleme olduğunda, SEO’ya dair bir haber yapıldığında ya da mesleki olarak deneysel makaleler yayınlandığında hepsini takip etmen gerekir.
Türkiye’de henüz bunların aynı anda çevrildiği ve sunulduğu bir mecra yok. Olsa bile orijinal açıklamayı okumak her zaman daha faydalıdır.
Yani genele baktığımızda dijital pazarlama alanında hizmet veren biri; kendini geliştirmek ve mesleğine dair yenilikleri takip etmek için İngilizce bilmelidir.
Geldik bir yazımızın daha sonuna… Bu liste uzayıp daha da gidebilir. Buraya eklemek istediklerin varsa yorumlarda buluşalım.
Hepimiz İngilizcemizi hep daha ileri noktaya taşımayı isteriz. Fakat bazılarımız bunu özellikle sözlü ifade alanında, bazılarımız ise yazılı ifade alanında geliştirmek isteriz. İngilizce yazılı ifademizi de sözlü ifademizi de geliştirmek için belli başlı inceliklere hakim olmamız gerekir. İngilizce yazılı ifademizi geliştirmenin bir çok yolu olsa da bunların püf noktalarını bilmek önemlidir.
Bu yazımızda İngilizce yazılı ifademizi nasıl geliştirebileceğimize ve İngilizce yazılı ifademizi geliştirirken hangi alanlara özellikle dikkat etmemiz gerektiğine değineceğiz. Bu yazımızda paylaşacağımız İngilizce yazılı ifademizi geliştirmenin püf noktalarına dikkat edersen sen de ileri seviye İngilizce metinler yazabilirsin!
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Eğer İngilizceyi en verimli, en işlevsel şekilde öğrenmek ve İngilizce yazılı ifadeni geliştirmek istersen seni aramızda görmeyi çok isteriz!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, sana bir çok ayrıcalıklı fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan gönlünce faydalanabilirsin. Peki nedir bu fırsatlar?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Tabii ki ilk olarak kelime bilgisi yani vocabulary ile başlıyoruz. İngilizce yazılı ifademizi geliştirmek istiyorsak, İngilizce kelime bilgimizi üst seviyeye taşımamız gerekli. Eğer sürekli aynı kelimeleri kullanırsan yazıların okuyucuların için pek de zevkli olmayacaktır.
Her gün mutlaka duyduğun, gördüğün yeni kelimeleri not aldığın bir kelime havuzu oluşturmayı ihmal etme. Bu havuzdaki kelimeleri ise sık sık metinlerde ya da cümlelerde kullanmaya çalış ki kelime dağarcığında yer etsin.
Bunun dışında kelimeleri öğrenirken mutlaka tam olarak kullanmak istediğin anlamda olduklarına dikkat et. Bazı kelimeleri direkt Türkçedeki halinden çevirmeye çalıştığımızda yanlışlıklar yapabiliriz. Örneğin terim anlamı bambaşka olan bir kelimeyi genel anlamının olduğu haliyle kullanırsan yanlış anlaşılman kaçınılmaz olur.
İngilizce yazılı ifadeni geliştirmenin bir diğer önemli püf noktası ise tek tip cümleler kullanmamaktır. Eğer sürekli basit, hiçbir bağlaç içermeyen cümleler kursaydın metinlerin ne kadar da anlaması güç olurdu, değil mi?
Bu yüzden olabildiğince fazla bağlaç öğren ve cümleleri kurarken bağlaçların anlamına göre doğru yerlerde kullan. Örneğin zıtlık anlamı veren bir bağlacı kullanarak iki ifade arasındaki kurduğun ilişki, birbirinden kopuk iki cümleden çok daha akılda kalıcı olacaktır.
Amatör yazıları profesyonel yazılardan ayıran bir diğer püf nokta ise paragraf düzenidir. Eğitim hayatımızda hep duyduğumuz “giriş, gelişme, sonuç” yapısını korursan yazılarında karşıya geçirmek istediğin anlam çok daha akıcı olacaktır. İngilizce yazılı ifadeni geliştirmek istiyorsan mutlaka paragrafların arasındaki anlam ilişkisini korumalısın.
Umarız buraya kadar İngilizce yazılı ifadeni geliştirmek için püf noktaları paylaştığımız yazının faydası olmuştur! İngilizce yazılı ifadeni geliştirmek için birçok püf nokta olsa da bunun en kolay yolu ana dili İngilizce olan birinden öğrenmektir. Eğer sen de İngilizceyi daha derinlemesine, daha verimli bir şekilde öğrenmek ve İngilizce yazılı ifadeni geliştirmekistersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz!
Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hızlı bir şekilde İngilizce konuşmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Ne kadar senelerce gramer üzerine odaklansak da uzun ve geniş çaplı metinler yazarken gramer hataları gözümüzden kaçabilir. Bazen ise öyle bir şeyi ifade etmek isteriz ki gramer bilgimizin yeterli olup olmadığından şüphe ederiz.
Bu sorunlardan kaçınmak için mutlaka elimizin altında bir dilbilgisi kaynağı ile yazmaya özen göstermeliyiz. Böylece şüphe duyduğumuz anda kaynağımızdan yardım alarak metnimizde hataya yer vermeyiz.
Yazdığın metni okuyacak kişileri ve bu kişilerde uyandırmak istediğin hisleri, düşünceleri göz önünde bulundurmak İngilizce yazılı ifade için olmazsa olmazdır. Örneğin akademik bir makalede kullanacağın dil ile bir kısa hikayede kullanacağın dil aynı değildir. Çünkü hem okuyacak kitle, hem de okuma amacı farklılık gösterebilir.
Bazen anın heyecanı ile uzun uzun, bolca detay içeren metinler yazabiliriz. Fakat geriye dönüp okuduğumuzda zihnimizin akışının dışarıdan çok da mantıklı gelmediğine şahit oluruz.
Bu yüzden yazdığın metinleri mutlaka gözden geçir ve gerekirse “olmazsa olmaz” dediğin fakat işlevi olmayan kısımları çıkar. İngilizce yazılı ifadenin iyi olması demek her zaman ne kadar detay sığdırabildiğin anlamına gelmez.
Hemen İngilizce çalışmak istersen yan tarafta yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

Bu yazımızda İngilizce yazılı ifadeni geliştirmenin püf noktalarından bahsettik. Umarız verdiğimiz ipuçları İngilizce yazılı ifadeni geliştirmende faydalı olur! Eğer İngilizce yazılı ifadeni geliştirmeye kelime bilgisinden başlamak istersen İngilizcede En Çok Kullanılan 250 Kelime yazımıza göz atmanı öneririz. Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin?
Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Her dilde günlük hayatta sık kullanılan kalıplar olduğunu biliriz. Nasıl ki Türkçede günlük olarak kullandığımız belirli kalıplar varsa, bunlara benzer İngilizcede de kalıplar vardır. Bu kalıpları bilmek, yurt dışına çıkacağın seyahatlerde ya da turistik bölgelerde çok işine yarar.
İngilizce sık kullanılan farklı pek çok kalıp vardır. Biz bu kalıpları 6 alt başlıkta topladık ve sana sunuyoruz. Bu başlıklar, İngilizcede sık kullanılan kalıpları konularla bağdaştırmana da yardımcı olacak.
İşte İngilizcede sık kullanılan kalıplar:


İngilizcede sık kullanılan kalıpları öğrendiğine göre sana İngilizceye dair her şeyi öğrenebileceğin Open English’i anlatmak istiyoruz. 7/24 aktif bir platform olan Open English sayesinde istediğin zaman istediğin yerden kolay ve hızlı bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin.
İngilizce konuşma egzersizleri yapmana yardımcı olacak bire bir özel dersler, okuma metinleri, telaffuzunu geliştirmene fırsat tanıyacak yapay zeka destekli telaffuz aracı ve çok daha fazlası Open English’te seni bekliyor.
Hadi, vakit kaybetme. Yan tarafta yer alan formu doldur ve en kısa sürede seni arayıp online İngilizce kursumuza dair merak ettiğin her soruya cevap verelim.
Günümüzde, sevdiklerimiz arasında veya toplumumuzun genelinde sağlık sorunlarıyla karşılaşma olasılığımız oldukça yüksek. Bir arkadaşımız, aile üyemiz veya iş arkadaşımız hastalandığında; onlara doğru şekilde destek olmak ve geçmiş olsun dilemek, ilişkilerimizi güçlendirmenin ve sevgi dolu bir toplum oluşturmanın önemli bir parçası. Bu noktada, İngilizcede hasta olan birine söylenebilecek ifadelerin doğru seçimi, duygusal bağ kurma ve moral verme sürecini etkileyebilir.
Hasta olan bir kişiye yapılan destek ve iyi dilekler; sadece fiziksel sağlığın iyileşmesine değil, aynı zamanda duygusal iyileşmeye de katkıda bulunabilir. Bu bağlamda, İngilizcede kullanılan geçmiş olsun dileme ifadeleri, içtenlik ve anlayışla dolu olmalı. Bu ifadeler, hastanın duygusal ihtiyaçlarına cevap verirken aynı zamanda ona moral verme amacını taşımalı.
Bu yazımızda; İngilizcede hasta olan birine söylenebilecek ifadelerin çeşitliliği ve doğru manada kullanımlarını inceleyecek, bu ifadelerin kişisel ilişkilerde ve topluluk içinde etkili bir iletişimi nasıl sağladığını anlatacağız. Unutma ki, küçük bir iyi dilek veya destek ifadesi, bir kişinin zor bir zamandaki yükünü hafifletebilir ve ona umut verebilir.
İngilizce hasta olan birine söylenebilecek daha fazla ifade öğrenmek için sayfadaki formu doldur ve online İngilizce kursu Open English aboneliğini hemen başlat!
Hasta kelimesi, bir kişinin sağlığının bozulduğunu ve tedaviye ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. İngilizcede bu kişiye patient deniyor. Örneğin, “The doctor is seeing a patient” cümlesiyle bir doktorun bir hastayı muayene ettiğini ifade edebilirsin.
Hastalık kelimesi ise genel olarak bir organizmanın normal fonksiyonlarını bozan bir durumu ifade ediyor. Hastalık kelimesi için İngilizcede illness veya disease terimleri kullanılabiliyor. İngilizce illness kelimesi, genellikle belirli semptomlara ve rahatsızlıklara atıfta bulunurken; İngilizce disease kelimesi daha spesifik olarak bir organ veya sistemin anormal bir durumunu ifade edebiliyor. Örneğin, “He is suffering from a serious illness” ifadesiyle bir kişinin ciddi bir rahatsızlıkla başa çıktığını belirtebilirsin.
İngilizce hastalık kelimesinin manasını öğrendin. Peki, İngilizce hastalıkların neler olduğunu da hızlıca öğrenmek ister misin? Eğer cevabın “evet!” ise, İngilizce Hastalıklar ve Türkçe Karşılıkları başlıklı yazımızı okumanı öneririz.

İngilizcede hasta olan kişilere söylenebilecek bazı ifadeler bulunuyor. Bu ifadeler farklı niyetler içeriyor ve farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Yazımızın bu bölümünde İngilizcede hasta olan birine söylenebilecek ifadeleri kategorilere ayırarak seninle paylaşacağız.
İngilizce geçmiş olsun dileme ifadelerini bir kişiye geçmiş olsun dilemek için kullanabilirsin ve bu cümlelerle hasta olan kişinin sağlığına hızlı bir iyileşmesini dilersin.
Şimdi, seninle paylaşacağımız ifadeleri, hasta birine duyarlılık ve destek göstermek için kullanabilirsin. Hasta olan kişiye ilgi göstermek, onun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına dikkat çekmek ve yardımcı olmak önemli.

Hasta birine moral vermek, onun duygusal durumunu olumlu yönde etkileyebilir. İşte, İngilizcede hasta birine moral verme ifadeleri:
Hasta birine ziyaret etmek ve yardım teklif etmek, kişinin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına katkıda bulunacaktır. Şimdi, İngilizce ziyaret ve yardım teklif etme ifadelerini seninle paylaşacağız.
İyileşme süreci genellikle sabır ve destek gerektirir, bu nedenle İngilizce iyileşme süreciyle ilgili umut verici ifadeler hasta kişi için motivasyon sağlayabilir. Bu ifadeler, bir kişinin iyileşme sürecindeki zorlukları aşmasına ve umutlu olmasına yardımcı olmak için kullanılabilir.

%100 online İngilizce kursu Open English, dil becerilerini geliştirmene yardımcı olarak, hasta birine kendi cümlelerinle daha etkili ve duyarlı bir şekilde destek olmana olanak tanır. Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın seviyene uygun İngilizce eğitimi sayesinde sen de kendi cümlelerinle hasta yakınlarına destek olabilirsin.
Open English; interaktif derslere sınırsız erişim hakkı sunması sayesinde ifade çeşitliliği, doğru dil kullanımı, eğitmenlerin tarafından yönetilen İngilizce konuşma sınıfları sayesinde sunduğu sosyal iletişim pratiği ve empati becerilerini artırarak hasta olan kişiye daha anlam dolu ve etkili bir destek sunmanı kolaylaştıracak.
Hemen sayfada yer alan iletişim formunu doldur ve seni aramamızı beklemeye başla. Bu sayede Open English ile İngilizce öğrenmeye hızla başlayabilecek ve yakınlarına en kısa sürede destek olabileceksin.
Bu yazımızda yapıca kolay fakat anlamca yeni İngilizce öğrenenlerin aklında soru işaretleri bırakan Past Continuous Tense’den bahsedeceğiz. Merak etme, açık ve detaylı anlatımımız ile bir daha Past Continuous Tense’i karıştırmayacaksın! Öyleyse başlayalım.
Fakat başlamadan önce seni Open English’in imkanlarından haberdar etmek isteriz. Önde gelen İngilizce öğrenim platformu olan Open English; ana dili İngilizce olan eğitmenleri, 7/24 canlı dersleri, sınırsız içerik erişimi ve canlı konuşma grupları ile İngilizce öğreniminin her adımında yanında!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
İngilizce zamanlar hakkında detaylı okuma yapmak istersen ilgili yazımıza göz atabilirsin.
Past Continuous Tense, İngilizcedeki 4 geçmiş zaman yapımızdan birisi. Anlamı itibariyle “sürekli geçmiş zaman” olarak andığımız Past Continuous Tense kullanımı açısından kafa karıştırabilse de, “Burada neden Simple Past kullanmadık ki?” dedirtse de aslında Türkçede de bulunan ve kullandığımız bir yapı.
“Eve geldiğimde ders çalışıyordu.” dediğinizde de aslında “-yor” ve “-du” ekleriyle bu yapıyı elde etmiş oluyoruz. “-yor” eki Continuous anlamını, “-du” eki Past anlamını veriyor diyebiliriz.
Past Continuous Tense kullanırız.
Simple past tense konusunda da göz atmak isteyebilirsin.
Eğer diğer Continuous yapıları hatırlıyorsan burada işin kolay. Hatırlamıyorsan da ufak bir ipucu verelim: Continuous yapılarda her zaman “to be” fiilinin bir hali (am, is, are, was, were, been, be gibi) ve fiilin “-ing” eki almış hali kullanılır. Past Continuous Tense’de bunu bilmen hayat kurtarabilir. Geçmiş zamanda olduğumuz için Past Continuous Tense’de işimiz “was/were” ile olacak.
| Özne | Yardımcı Fiil | Fiil |
| I, he, she, it | was | fiil + ing |
| you, we, they | were | fiil + ing |
Genellemek gerekirse tekil öznelerde “was”, çoğul öznelerde “were” kullanırız diyebiliriz. Peki “you” neden çoğul kabul edildi? Çünkü çoğul olarak “siz” anlamında da kullanıyoruz.
Örnek:
Gördüğün gibi, burada kurduğumuz cümlelerdeki tüm fiiller zaman almış, yani anlık olarak gerçekleşip bitmemiş. Bu yüzden bu yüzden Past Continuous Tense’i kullanmayı seçtik.

Her tensede olduğu gibi, Past Continuous Tense’de de olumlu cümleleri kavradıysan olumsuz cümleleri kurmak bir “not” kadar uzağında… Tek yapmamız gereken şey yardımcı fiilimiz olan was/were’ü “not” eki ekleyerek olumsuz hale getirmek. Olumsuzluk ekini aldığında was, wasn’t olarak, were ise weren’t olarak kısalacak.
| Özne | Yardımcı Fiil | Fiil |
| I, he, she, it | was not / wasn’t | fiil + ing |
| you, we, they | were not / weren’t | fiil + ing |
Örnek:
Zor değil, değil mi? Fakat aklını karıştırdıysa da seni suçlayamayız. Bu tarz kuralları öğrenmek başlarda zor olabilir. Bu yüzden Open English ile İngilizce eğitimine güzel ve temelden bir başlangıç yapman sana çok yardımcı olacaktır. Hele 7/24 canlı dersler, ana dili İngilizce olan eğitmenler, konuşma grupları ve sınırsız içerik erişimi gibi imkanları varken!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Yine bildiğin tenselere göz gezdirirsen hepsinde yardımcı fiilin başa gelerek soru oluşturduğunu hatırlayabilirsin. Past Continuous Tense’de de yardımcı fiilimiz “was/were” olduğu için onu başa getireceğiz ve cümlemize devam edeceğiz. Unutma, bu şekilde oluşturduğumuz sorular “Yes/No Question”dır ve sadece evet ya da hayır cevabı alabiliriz. Fakat bu soruların başına soru kelimelerimizi eklersek “Wh- Question” elde ederiz.
| Yardımcı Fiil | Özne | Fiil |
| Was | I, he, she, it | fiil + ing |
| Were | you, we, they | fiil + ing |
Örnek:
Gördüğün Past Continuous Tense sorularındakii ilk iki örneğimizde Yes/No Question, son ikisinde Wh- Question oluşturduk. Yes/No Questionlara kısa cevap verirken bu şekilde özne ve olumlu/olumsuz yardımcı fiil getirmemiz yeterli olacaktır.
Böylece Past Continuous Tense konumuzun sonuna gelmiş olduk. Eğer düzenli olarak tekrar edip, pratik yaparken bolca kullanırsan Past Continuous Tense senin için çocuk oyuncağı olacak!

Sadece Past Continuous Tense değil, tüm tenseleri mantığıyla ve bol bol örnekleri ile Open English ile kendi programına uygun bir şekilde öğrenmek çok kolay!
Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerimizle 7/24 canlı derslere başlayabilir, konuşma gruplarında pratik yapabilir ve tüm içeriklerimize sınırsız erişebilirsin! Dünya çapında 1.5 milyon kişinin tercihi olan Open English, İngilizce ile ilgili her ihtiyacında yanında!
Online İngilizce kursu Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.