G İle Başlayan Phrasal Verbler ve Örnek Cümleler

Phrasal Verbler, İngilizce öğrenenler için bazen kafa karıştırıcı olabilen ancak günlük konuşmanın ayrılmaz bir parçası olan ifadelerdir. Bazı eylemleri Phrasal Verbler olmadan açıklamak oldukça zor olabilir, ancak bazı durumlarda yerine kullanılabilecek alternatif fiiller de bulunabilir. Her durumda, Phrasal Verbleri öğrenmek önemlidir. 

Bu yazımızda, Phrasal Verbleri örneklerle destekleyerek açıklayacak ve farklı tiplerini nasıl kullanmamız gerektiğini inceleyeceğiz. Phrasal Verbler aşırı yoğun bir konu olduğu ve çok sayıda Phrasal Verbler ile karşılaşabileceğimiz için ilk harflerine göre sıraladık. Bu yazımızda “G” ile başlayan Phrasal Verblere odaklanacağız!

Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?

  • Open English’e üye olarak seviyeni öğrenip, bu doğrultuda eğitimine devam edebilirsin.
  • Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. 
  • İnteraktif dersler ve konuşma gruplarıyla pratik yapabilirsin. 
  • Dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Phrasal Verb Nedir?

“G” ile başlayan Phrasal Verbler listemize başlamadan önce kısaca Phrasal Verblerin tanımını hatırlayalım! 

Phrasal Verbs, Türkçede genellikle “deyimsel fiil” olarak adlandırdığımız, sözcük grubu şeklinde olan fiillerdir. “Deyimsel” olmalarının nedeni, asıl fiilin genellikle gerçek anlamından uzaklaşması veya mecazlaşmasıdır. Phrasal Verbs, genellikle bir fiile ilave edilen edatlar (prepositions) ve zarflar (adverbs) ile oluşturulur. 

g ile başlayan phrasal verb listesi

G ile Başlayan Phrasal Verb Listesi

Şimdi asıl listemize geçebiliriz! Phrasal Verbler sayıca çok fazla oldukları için ilk harflerine göre ayırdığımız için “G” harfine bir göz atalım!

  • Get along

“Biriyle uyumlu olmak, iyi geçinmek” anlamına gelen, en yaygın Phrasal Verblerden biri “get along”.

My sister and I used to fight a lot, but now we get along really well.

(Kız kardeşimle eskiden çok kavga ederdik ama şimdi çok iyi geçiniyoruz.)

  • Give up

“Pes etmek, vazgeçmek” anlamına gelen “give up” yine oldukça yaygın Phrasal Verblerden. 

Don’t give up on your dreams, even if they seem difficult to achieve.

(Ulaşması zor görünse bile hayallerinden vazgeçme.)

  • Get by

Phrasal Verblerden bir başka yaygın olanı “get by”. Anlamı ise “idare etmek, geçinmek”.

When you’re traveling in a foreign country, knowing a few basic phrases can help you get by.

(Yabancı bir ülkede seyahat ederken basit birkaç cümle bilmek durumu idare etmene yardımcı olur.)

  • Go on

“Continue” ile eş anlamlı olan, Phrasal Verblerin en yaygınlarından olan “go on”da sıra. Go on, devam etmek anlamına geliyor. 

The actor forgot his lines but managed to improvise and go on with the performance.

(Aktör repliklerini unuttu fakat doğaçlama yapmayı başararak performansına devam etti.)

  • Give in

“Give in” aslında listemizin ikinci sırasındaki “give up” ile epey benzer bir anlama sahip. Anlamı ise “istemeyerek razı olmak, boyun eğmek”. 

The child kept crying for a toy, and eventually, the parent gave in and bought it for them.

(Çocuk ağlayıp durdu ve en nihayetinde ailesi razı olup ona o oyuncağı aldı.)

Umarız buraya kadar İngilizce “G” ile başlayan Phrasal Verbler yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni Open English’te görmekten mutluluk duyarız!

Open English’e abone olarak sana özel çalışma programına sahip olabilir ve ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin. Üstüne üstlük, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve sonsuz içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yaparak İngilizce öğrenmek için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

g ile başlayan phrasal verb listesi ikinci kısım

  • Get off

“G” ile başlayan Phrasal Verblere devam edelim. “Get off”un anlamı “bir araçtan inmek” ya da “paçayı kurtarmak” gibi anlamlarda görülebilir. 

I got off the bus and walked straight home. 

(Otobüsten indim ve doğruca eve yürüdüm.)

  • Go over

“Go over” phrasal verbler arasında yer alır ve “gözden geçirmek, incelemek” anlamına gelir. 

We are going over the files again with our project team. 

(Dosyaları proje takımı ile tekrardan gözden geçiriyoruz.)

  • Give back

“Give back” mecazen “hayırseverlik etmek” anlamına gelse de, sıklıkla “geri vermek” anlamında da görürüz. 

I gave him his pink umbrella back. 

(Ona pembe şemsiyesini geri verdim.)

  • Get up

Belki de hepimizin ilk öğrendiği bu Phrasal Verb “kalkmak, uyanmak” anlamına geliyor.

I got up really early today because I wanted to go fishing.

(Sabah çok erken kalktım çünkü balığa gitmek istedim.)

  • Go out

“G” ile başlayan Phrasal Verbler yazımızın son başlığı ise “go out”. Aslında tahmin etmen mümkün ama anlamını söyleyelim: dışarı çıkmak. 

I would go out tonight but I haven’t got a stitch to wear.

(Bu akşam dışarı çıkardım ama üstüme giyecek bir parça kıyafetim yok.)

g ile başlayan phrasal verbleri open englishle öğren

Open English İle Kelime Dağarcığını Genişlet

“G” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsettiğimiz bu yazının sonuna geldik. Phrasal verbler günlük hayatımızda çok fazla karşımıza çıkan ve sayıca çok fazla olan kelimelerdir. Bu noktada kelime dağarcığını geliştirmek için yapabileceğin en iyi şey, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın derslerde günlük hayattan kelimeler ve deyimleri öğrenerek yabancılarla pratik etmektir. 

Bu durumda Open English sana tam olarak ihtiyacın olan şeyi sunuyor! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan, dünya çapındaki eğitmenlerden amaçlarına yönelik 7/24 canlı dersler alabilir, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında yabancılarla, eğitmen moderatörlüğünde pekiştirebilir ve dev arşivimize sınırsızca erişerek aklındaki tüm sorulara anında cevap bulabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. 

Koç Holding İngilizce Mülakat Soruları ve Cevapları

İngilizce, günümüzün küreselleşmiş dünyasında iş dünyasının ortak bir dili haline geldi. Dolayısıyla, büyük şirketler ve benzeri kuruluşlar genellikle çalışanlardan İngilizce bilmelerini bekler. Peki, İngilizce, Koç gibi holdingler için neden bu kadar önemli? 

Öncelikle iletişim kurmak için çok önemli bir gereksinim. Büyük şirketler genellikle uluslararası müşterilere, tedarikçilere ve iş ortaklarına sahiptir. İngilizce, bu farklı kültürler arasında etkili iletişim kurmanın ortak bir dilidir. İyi bir İngilizce ile, farklı milletlerden insanlarla daha kolay iletişim kurabilir, onlarla işbirliği yapabilir ve ilişkileri geliştirebilirsin.

İkinci olarak  ve en az birincisi kadar önemli olan; küresel fırsatlar. İngilizce, dünya genelinde iş fırsatlarına erişim sağlar. Büyük şirketlerin genellikle uluslararası operasyonları ve ofisleri vardır. İngilizce bilen biri olarak, iş dünyasının daha geniş bir perspektifinden faydalanabilir, yurt dışı projelerde yer alabilir veya hatta başka ülkelerde çalışma fırsatı yakalayabilirsin.

Ve son olarak İngilizce bilmek, iş başvurularında önemli bir rekabet avantajı sağlar. Çoğu büyük şirket, global düzeyde faaliyet gösterdiği için, İngilizce bilmeyen adayları genellikle eler. İşverenler, İngilizce bilen çalışanların daha esnek, çok yönlü ve daha geniş bir yelpazede görevler üstlenebileceğini düşünürler.

Aynı zamanda İngilizce bilen biri olarak, güncel iş trendlerini takip etmek, sektördeki en son yenilikleri öğrenmek ve uluslararası kaynaklardan yararlanmak daha kolay olur. Bu da kariyerinin gelişimi için sana bir avantaj sağlar. Bu noktada hala eksiğim var diyorsan Open English’in sana sunduğu fırsatlardan yararlanmanın tam vakti.

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri olan Koç Holding’de çalışmak birçok kişinin hayali belki de. Bu yazıda başvuru yapanlara veya herhangi bir holdingin mülakatına katılacaklara yardımcı olması için mülakat esnasında sorulan İngilizce sorulara yer verdik. Umarız her şey istediğin gibi ilerler. 

İngilizce öğrenmek için ilk adımı yan tarafta yer alan formu doldurarak atabilirsin.

koç holding ingilizce mülakat soruları

Koç Holding İngilizce Mülakat

  • Tell us about yourself.

My name is [Your Name]. I have a background in [Your Education or Profession]. I am highly interested in working for Koç Holding because [Mention a few key features about Koç Holding]. I also believe that my English language skills make me suitable for this role.

  • Why do you want to work for Koç Holding?

I am highly interested in working for Koç Holding because it is one of the leading companies in our country. The reputation of Koç Holding, its global presence, and its leadership in different sectors impress me. Additionally, I believe that working at Koç Holding would provide me with significant opportunities for career development.

  • What do you know about Koç Holding’s core values?

Koç Holding’s core values include integrity, excellence, customer focus, innovation, and social responsibility. These values are reflected in Koç Holding’s commitment to ethical business practices, delivering high-quality products and services, putting customers at the center of its operations, fostering a culture of innovation, and making a positive impact on society through various initiatives.

  • Can you provide an example of a challenging situation you faced in a previous role and how you handled it? (Önceki bir görevinizde karşılaştığınız zor bir durumun bir örneğini ve nasıl başa çıktığınızı verebilir misiniz?)

In my previous role, I was given a tight deadline to complete a project with limited resources. To handle the situation, I prioritized tasks, collaborated with team members, and communicated with stakeholders about the challenges and potential solutions. I also sought support from my manager and worked diligently to meet the deadline successfully.

  • How do you handle working under pressure and tight deadlines? (Baskı altında ve sıkı zaman dilimlerinde çalışmayı nasıl yönetiyorsunuz?)

I thrive in high-pressure situations and tight deadlines. I stay organized by creating a detailed plan, breaking down tasks into manageable steps, and setting realistic milestones. I remain focused and calm, effectively manage my time, and prioritize tasks based on their importance and urgency. Additionally, I communicate proactively with my team to ensure everyone is on the same page and work collaboratively to meet the deadlines.

İngilizce çalışmak mı istiyorsun? Tek yapman gereken yanda yer alan formu doldurmak!

koç holding ingilizce mülakat soruları ikinci kısım

  • How do you stay updated on industry trends and developments? (Endüstri trendlerini ve gelişmelerini nasıl takip ediyorsunuz?)

I stay updated on industry trends and developments through various channels. I regularly read industry publications, follow reputable websites and blogs, and participate in professional networking events and conferences. Additionally, I am an active member of relevant industry groups on social media platforms, where I engage in discussions and exchange knowledge with industry professionals.

  • Describe a time when you had to work as part of a team to achieve a common goal. (Ortak bir hedefe ulaşmak için bir takımın parçası olarak çalışmanız gereken bir zamanı açıklayın.)

In a previous project, we had to develop a marketing campaign within a tight timeframe. As a team member, I collaborated closely with my colleagues, contributing ideas, sharing responsibilities, and ensuring effective communication. We established clear roles, coordinated our efforts, and supported each other throughout the project, which resulted in a successful campaign and achievement of our common goal.

  • How do you handle constructive criticism? (Yapıcı eleştiriyi nasıl karşılıyorsunuz?)

I value constructive criticism as an opportunity for growth and improvement. I listen attentively to the feedback provided, remain open-minded, and see it as a chance to learn from others. I ask clarifying questions to better understand the areas of improvement and proactively take steps to address them. I believe that constructive criticism helps me refine my skills and perform better in my role.

  • Describe a situation where you demonstrated leadership skills. (Liderlik becerilerini sergilediğiniz bir durumu açıklayın.)

In a previous project, I took the initiative to lead a cross-functional team towards a common goal. I coordinated tasks, set clear objectives, and provided guidance and support to team members. I encouraged open communication, fostered a collaborative environment, and motivated team members to perform at their best. Through effective leadership, we successfully achieved project milestones and delivered the desired results.

  • How do you prioritize your tasks and manage your time effectively? (Görevlerinizi nasıl önceliklendirir ve zamanınızı etkili bir şekilde nasıl yönetirsiniz?)

I prioritize tasks by evaluating their importance, deadlines, and impact on overall goals. I create to-do lists, set realistic timelines, and break down complex tasks into smaller, manageable steps. I use productivity tools and techniques such as time-blocking, setting reminders, and avoiding multitasking. Regularly reviewing and adjusting my priorities helps me stay focused, organized, and meet deadlines efficiently.

koç holding ingilizce mülakat soruları ile cevapları bu yazıda

Open English İle Hayallerinin Peşinden Git!

Artık iş dünyasında, akademik alanda ya da seyahatlerde kendinizi ifade etmek için etkili bir şekilde İngilizce konuşman gerekiyor. Open English, en son teknoloji ve uzman öğretmenler rehberliğiyle benzersiz bir öğrenme deneyimi sunuyo.

Neden Open English? Çünkü Open English dünyanın herhangi bir yerinde, istediğin zaman ve istediğin yerden İngilizce öğrenme fırsatı sunan online bir dil kursu. İster evinde otururken, ister işte ya da hatta seyahatteyken bile, senin için en uygun olan saatlerde derslere katılabilirsin.

Open English ile özgürce keşfedebilir, yeni kültürlerle etkileşimde bulunabilir ve küresel bağlantılarını güçlendirebilirsin. İngilizce konuşabilmeni hedefleyen interaktif dersler, pratik alıştırmalar ve gerçek hayat senaryolarını içeren materyaller sayesinde hızla ilerlemeni sağlayacak.

Open English, öğrenci merkezli yaklaşımıyla öğrenme stilini ve hedeflerini dikkate alır. Başarıların için özelleştirilmiş geri bildirimler sunarak, güçlü yönlerini geliştirmene ve zayıf noktaların üzerinde çalışmana yardımcı olur.

Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli!

Proje Yönetimi İçin İş İngilizcesi ve Örnek Cümleler

Proje yönetimi, bir projenin başarılı bir şekilde yönetilmesi için hayati bir rol oynar ve ekip üyelerinin rolü de oldukça önemlidir. Bu noktada, ekip üyelerinin İngilizce bilmeleri gerekip gerekmediği konusunu merak edebilirsiniz. İşte bugünkü konumuz da tam bu!

Bir proje yönetimi ekibinde çalışanlar, projenin başarılı bir şekilde tamamlanması için birçok farklı görevi üstlenirler. İletişim, planlama, koordinasyon ve kaynak yönetimi gibi önemli işler, proje yönetimi sürecinin merkezinde yer alır. İngilizce, küresel bir iletişim dilidir ve uluslararası iş dünyasında yaygın olarak kullanılmakta. Bu nedenle, proje yönetimi çalışanlarının İngilizce bilmeleri, birçok avantaj sağlar.

İngilizce becerileri, proje yönetimi ekiplerinin etkili bir şekilde iletişim kurmasına yardımcı olur. Proje paydaşları ve ekip üyeleri arasında bilgi ve fikir alışverişi yapmak, ilerlemeyi rapor etmek ve gerektiğinde uyum sağlamak için etkili iletişim kritik öneme sahiptir. İngilizce bilmek, bu iletişim sürecini kolaylaştırır ve herkesin aynı dili konuşmasını sağlar.

Ayrıca, İngilizce bilen proje yönetimi çalışanları, uluslararası projelerde daha fazla fırsat elde ederler. Küreselleşen dünyada, işletmeler sınırları aşarak uluslararası projeler yürütmektedir. Bu projelerde çalışmak, yeni pazarlara açılmak ve farklı kültürlerle işbirliği yapmak anlamına gelir. İngilizce bilen ekip üyeleri, bu uluslararası projelerde daha rahat çalışabilir ve başarı şanslarını artırabilir.

İngilizce, bir projenin başarılı bir şekilde tamamlanması için bir köprü görevi görür ve ekip üyeleri arasındaki iletişimi güçlendirir.

Eğer proje yönetimi kariyerine ilgi duyuyorsan ya da halihazırda bu işle meşgulsün İngilizceni geliştirmek için fırsatları değerlendirmeni öneririz. Dil öğrenmek zaman alıcı bir süreç olabilir, ancak bu yatırım gelecekteki projelerin için büyük bir fark yaratacaktır. Vereceğin bu önemli kararda Open English bu süreci daha da kolaylaştırmak için her zaman yanında! Hemen formu doldur, online İngilizce kursumuza dair detayları öğren.

proje yönetimi için iş ingilizcesi

Proje Yönetimi İçin İş İngilizcesi

Yazının bu kısmında proje yönetimiyle ilgilenen arkadaşlarımızın bilmesi gereken İngilizce kelimelere yer verdik. İşte proje yönetimi için iş İngilizcesi kelimeleri ve örnek cümleler:

  • Project scope (Proje kapsamı)

We need to define the project scope before starting the planning phase. (Planlama aşamasına başlamadan önce proje kapsamını belirlememiz gerekiyor.)

  • Stakeholder (Paydaş)

It’s important to involve all stakeholders in the decision-making process. (Karar alma sürecine tüm paydaşları dahil etmek önemlidir.)

  • Milestone (Kilometre taşı)

The completion of the website design is a significant milestone in the project. (Web sitesi tasarımının tamamlanması, projedeki önemli bir kilometre taşıdır.)

  • Deliverable (Teslim edilecek ürün/hizmet)

The final report is one of the key deliverables of the project. (Nihai rapor, projenin önemli teslim edilecek ürünlerinden biridir.)

  • Risk assessment (Risk değerlendirmesi)

We conducted a thorough risk assessment to identify potential risks and develop mitigation strategies. (Potansiyel riskleri belirlemek ve risk azaltma stratejileri geliştirmek için kapsamlı bir risk değerlendirmesi yaptık.)

  • Gantt chart (Gantt diyagramı)

The project timeline is presented in the form of a Gantt chart. (Proje zaman çizelgesi, bir Gantt diyagramı şeklinde sunulmaktadır.)

  • Resource allocation (Kaynak tahsisi)

We need to review the resource allocation to ensure that we have enough manpower for the project. (Proje için yeterli insan gücümüzün olduğundan emin olmak için kaynak tahsisini gözden geçirmemiz gerekiyor.)

proje yönetimi için iş ingilizcesi kelimeleri

  • Budget management (Bütçe yönetimi)

Effective budget management is crucial for the successful completion of the project. (Başarılı bir projenin tamamlanması için etkili bütçe yönetimi önemlidir.)

  • Change request (Değişiklik talebi)

The client submitted a change request, and we are evaluating its impact on the project. (Müşteri, bir değişiklik talebinde bulundu ve bunun projeye olan etkisini değerlendiriyoruz.)

  • Lessons learned (Edinilen dersler)

At the end of the project, we will conduct a lessons learned session to identify areas for improvement in future projects. (Proje sonunda, gelecekteki projelerde iyileştirme alanlarını belirlemek için bir dersler edinildi oturumu düzenleyeceğiz.)

  • Project plan (Proje planı)

We need to create a detailed project plan to outline the tasks and timelines. (Görevleri ve zaman çizelgelerini belirlemek için detaylı bir proje planı oluşturmamız gerekiyor.)

  • Team collaboration (Ekip işbirliği)

Effective team collaboration is essential for the success of the project. (Etkili ekip işbirliği, projenin başarısı için önemlidir.)

  • Quality assurance (Kalite güvencesi)

We have a dedicated team for quality assurance to ensure that the project meets the required standards. (Projenin gerekli standartları karşıladığından emin olmak için kalite güvencesi için ayrı bir ekip bulunmaktadır.)

  • Communication plan (İletişim planı)

A well-defined communication plan helps in maintaining clear and effective communication among team members. (İyi tanımlanmış bir iletişim planı, ekip üyeleri arasında net ve etkili iletişimi sağlar.)

  • Risk mitigation (Risk azaltma)

We have implemented several strategies for risk mitigation to minimize the impact of potential risks. (Potansiyel risklerin etkisini en aza indirmek için birçok risk azaltma stratejisi uyguladık.)

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak istiyorsan, hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

proje yönetimi için iş ingilizcesi kelimeleri ikinci kısım

  • Stakeholder engagement (Paydaş katılımı)

Regular stakeholder engagement is important to keep them informed and involved throughout the project. (Düzenli paydaş katılımı, onları projenin her aşamasında bilgilendirmek ve dahil etmek açısından önemlidir.)

  • Procurement process (Satın alma süreci)

The procurement process involves sourcing and acquiring the necessary resources and materials for the project. (Satın alma süreci, projede gerekli kaynak ve malzemelerin temini ve edinilmesini içerir.)

  • Change management (Değişiklik yönetimi)

A robust change management process is crucial to handle any changes or modifications in the project scope. (Sağlam bir değişiklik yönetimi süreci, proje kapsamındaki herhangi bir değişikliği veya modifikasyonu yönetmek açısından önemlidir.)

  • Stakeholder analysis (Paydaş analizi)

Conducting a stakeholder analysis helps in understanding their needs, expectations, and potential impact on the project. (Paydaş analizi yapmak, onların ihtiyaçlarını, beklentilerini ve projeye olan potansiyel etkilerini anlamak açısından faydalıdır.)

  • Project closure (Proje kapatma)

The project closure phase involves wrapping up all activities, conducting a final review, and documenting lessons learned. (Proje kapatma aşaması, tüm faaliyetlerin tamamlanması, son bir değerlendirme yapılması ve edinilen derslerin belgelenmesini içerir.)

Dil Öğrenmek İçin Daha Fazla Bekleme!

Open English dil öğrenme yolculuğunda sana destek olmak için burada! 

İster iş için, ister seyahatlerinde, ister kişisel gelişimin için İngilizce öğrenmek iste, her koşulda ilk adımı bizimle atın!

Open English, kişiye özel interaktif ve özelleştirilebilir bir dil öğrenme deneyimi sunan online bir dil kursudur. Uzman eğitmenlerle gerçek zamanlı olarak etkileşimli derslere katılabilir ve bol bol pratik yapma fırsatı bulabilirsin. Kendi hızında ilerle ve öğrenme sürecini tamamen kontrol altında tut.

Open English ile kendini güvende hissettiğin her ortamda İngilizceni geliştirebilirsin. İş yerinde etkili iletişim kurabilir, uluslararası toplantılara katılabilir ve küresel bir ağa katılma fırsatlarını elde edebilirsin. Open English ile İngilizce, sınırlarını aşmana yardımcı olacak bir araç haline gelecek.

Open English ile kendine yeni bir kapı aç ve dünyayı keşfetmeye buradan başla!

Sayfanın kenarında bulunan formu doldur, şimdi kaydol ve dil öğrenme maceranı başlat hemen şimdi başlat!

F İle Başlayan Phrasal Verb’ler ve Türkçeleri

Phrasal verb’ler serimizin bu seferki konusunu F harfiyle başlayanlar oluşturacak. Şimdi kısaca bir tekrardan phrasal verb’leri neden öğrenmeliyiz bahsedelim. 

Phrasal verb’ler, kelime dağarcığını genişletir ve ifadelerini zenginleştirir. Bir kelimenin tek başına anlamıyla yetinmek yerine, phrasal verb’leri kullanarak daha spesifik ve etkileyici ifadeler kurabilirsin. Örneğin, “look” kelimesi sadece “bakmak” anlamına gelirken, “look after” (ilgilenmek) veya “look up to” (hayran olmak) gibi phrasal verb’ler kullanarak ifadeni daha belirgin hale getirebilirsin.

Bununla beraber phrasal verb’ler, günlük İngilizce konuşmalarında sık sık kullanılır. Bu ifadeleri anlamak ve doğru şekilde kullanabilmek, iletişim becerilerini geliştirir ve gerçek hayatta daha akıcı bir şekilde iletişim kurmana yardımcı olur. İngilizce konuşan kişilerle etkileşime geçtiğinde, phrasal verb’leri kullanarak ifadelerini daha doğal ve akıcı bir şekilde aktarabilirsin. 

Konuşma, anlama ve dinleme konusunda hiçbir problemim olmadan hepsini takır takır öğreneyim diyorsan Open English ile tanışmalısın. Open English’in sana özel ders programı ile İngilizce seviyeni ilerletebilirsin. 

f ile başlayan phrasal verb listesi

“F” ile Başlayan Phrasal Verb Listesi

Figure out (Anlamak, çözmek):

  • I need some time to figure out the solution to this problem. (Bu sorunun çözümünü anlamak için biraz zaman gerekiyor.)

Fall apart (Parçalara ayrılmak, bozulmak):

  • The old chair finally fell apart after years of use. (Eski sandalye yıllarca kullanımdan sonra nihayet parçalara ayrıldı.)

Fill in (Doldurmak, tamamlamak):

  • Please fill in the application form with your personal information. (Lütfen kişisel bilgilerinizi içeren başvuru formunu doldurun.)

Find out (Bulmak, öğrenmek):

  • I’ll find out the answer and let you know. (Cevabı bulup sana haber vereceğim.)

Fix up (Tamir etmek, düzeltmek):

  • We need to fix up the broken table before the guests arrive. (Misafirler gelmeden önce bozuk masayı tamir etmemiz gerekiyor.)

Freak out (Korkmak, çıldırmak):

  • She freaked out when she saw a spider in her room. (Odasında bir örümcek gördüğünde korktu)

Face up to (Yüzleşmek, kabullenmek):

  • It’s time to face up to the reality and deal with the consequences. (Gerçekle yüzleşme ve sonuçlarla baş etme zamanı geldi.)

Fall for (Aşık olmak, kandırılmak):

  • She fell for him the moment they met. (Onunla tanıştıkları anda ona aşık oldu.)

Fend off (Def Etmek, uzaklaştırmak):

  • The goalie managed to fend off all the shots from the opposing team. (Kaleci, rakip takımın tüm şutlarını defetti.)

Fiddle around (Oyalanmak, didiklemek):

  • Stop fiddling around and focus on your work. (Oyalanmayı bırak ve işine odaklan.)

Fade away (Solmak, yok olmak):

  • The memories of that summer gradually faded away over time. (O yazın anıları zamanla yavaşça solup gitti.)

İngilizce phrasal verbleri öğrenmek ve İngilizce çalışmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

f ile başlayan phrasal verb listesi ikinci kısım

Flip out (Kontrolünü kaybetmek, çıldırmak):

  • He flipped out when he realized he had lost his wallet. (Cüzdanını kaybettiğini fark edince kontrolünü kaybetti.)

Fill out (Doldurmak, tamamlamak):

  • Please fill out this form with your contact information. (Lütfen iletişim bilgilerinizle bu formu doldurun.)

Frown upon (Hoş karşılamamak, tepki göstermek):

  • Smoking is frowned upon in this restaurant. (Bu restoranda sigara içmek hoş karşılanmaz.)

Fight off (Defetmek, püskürtmek):

  • She fought off the attacker with all her strength. (Saldırganı tüm gücüyle püskürttü.)

Find fault with (Kusur bulmak, eleştirmek):

  • He always finds fault with everything I do. (Her yaptığım şeyde sürekli kusur bulur.)

Fit in (Uymak, yerleşmek):

  • It can be difficult to fit in when you’re the new person in a group. (Bir grupta yeni biri olduğunuzda uyum sağlamak zor olabilir.)

Freeze up (Donmak, şaşkınlık geçirmek):

  • He froze up when he saw his ex-girlfriend at the party. (Eski sevgilisini partide gördüğünde donup kaldı.)

Fall off (Düşmek, azalmak):

  • The number of participants in the class fell off significantly after the first few weeks. (Dersin katılımcı sayısı ilk birkaç haftadan sonra önemli ölçüde azaldı.)

Fix on (Odaklanmak, karar vermek):

  • She fixed her gaze on the painting, unable to look away. (Bakışlarını tabloya odakladı, gözlerini alamadı.)

Fall through (Başarısız olmak, gerçekleşmemek):

  • The plans for the party fell through due to bad weather. (Hava koşulları nedeniyle parti planları başarısız oldu.)

Fall behind (Geride kalmak, geriye düşmek):

  • He fell behind in his studies after missing several classes. (Birkaç derse katılmadığı için çalışmalarında geride kaldı.)

Fly away (Uçup gitmek, uçmak):

  • The bird flew away as soon as I opened the window. (Pencereyi açar açmaz kuş uçup gitti.)

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak!

f ile başlayan phrasal verb listesi üçüncü kısım

Fit into (Uymak, uyum sağlamak):

  • The new employee quickly fit into the company culture. (Yeni çalışan hızla şirket kültürüne uyum sağladı.)

Fend for (Geçinmek, kendi başına idare etmek):

  • After moving out of her parents’ house, she had to fend for herself. (Ebeveynlerinin evinden taşındıktan sonra kendi başına geçinmek zorunda kaldı.)

Flare up (Alevlenmek, hiddetlenmek):

  • The argument between the two friends quickly flared up into a heated debate. (İki arkadaş arasındaki tartışma hızla hararetli bir tartışmaya dönüştü.)

Fall in love (Aşık olmak):

  • They met in college and fell in love with each other. (Üniversitede tanıştılar ve birbirlerine aşık oldular.)

Figure in (Hesaba katmak, dikkate almak):

  • When planning the budget, we need to figure in unexpected expenses. (Bütçeyi planlarken, beklenmedik masrafları hesaba katmamız gerekiyor.)

Find fault in (Kusur bulmak, eleştirmek):

  • She always finds fault in everything her colleagues do. (Her zaman meslektaşlarının yaptığı her şeyde kusur bulur.)

Fit out (Donatmak, düzenlemek):

  • They are going to fit out the new office with modern furniture. (Yeni ofisi modern mobilyalarla donatacaklar.)

Fuss over (Telaşlanmak, abartmak):

  • She always fusses over small details and forgets the big picture. (Her zaman küçük detaylarla uğraşır ve büyük resmi unutur.)

Face down (Yüzüstü bırakmak, yüzleşmek):

  • He faced down his fears and took the leap of faith. (Korkularıyla yüzleşti ve inançla adımını attı.)

Hızlı ve Etkili İngilizce Öğrenimi İçin Open English

Dil öğrenirken korkmaya, sıkılmaya son! Çünkü artık senin de Open English ile tanışma vaktin geldi. Open English, hızlı ve etkili bir şekilde İngilizce öğrenme imkanı sunan online bir dil kursu. Uzman öğretmenlerle interaktif derslerde dil becerilerini geliştirecek ve akıcı bir şekilde konuşmayı öğrenebileceksin.

Phrasal verb’lerden, kelime dağarcığına kadar İngilizcenin tüm önemli unsurlarını kapsayan eğitim programlarıyla, dil öğrenme deneyimini en üst seviyeye çıkarıyoruz.

Asla sıkmadan, eğlenceli ve interaktif içeriklerle İngilizceyi öğrenmek artık keyifli bir maceraya dönüşecek.

Open English olarak, sana özel, esnek program seçenekleri sunuyoruz. İster yoğun bir şekilde çalışmak iste, ister haftada birkaç saat ayırmak iste, ihtiyaçlarına ve zamanına uygun bir planlama yapabilirsin. Ayrıca, çevrimiçi platformu sayesinde istediğin zaman ve yerde derslere erişebilirsin.

Daha detaylı bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli. 

Satış İçin İş İngilizcesi

Satış, herhangi bir işletmenin büyümesi ve başarılı olması için hayati öneme sahip bir faaliyettir. Satış için iş İngilizcesi ise global pazarda yer almak isteyen şirketler için olmazsa olmazdır. Bu sebeple bu yazımızda satış için iş İngilizcesi kavramından ve satış için iş İngilizcesine dair önemli kelimeler ile cümlelerden bahsetmek istiyoruz.

Satış için iş İngilizcesi öğrenmeye hızlıca başlamak için bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız sana hemen dönüş yaparak online İngilizce kursu Open English üyeliğini başlatsın.

İngilizce Satış Nedir? 

Satış için iş İngilizcesi konusundan bahsetmeden önce, satışın İngilizcesinden bahsetmek isteriz. İngilizce satış kelimesi, sales olarak kullanılır. İngilizce Sales kelimesi, ürün veya hizmetlerin müşterilere pazarlanması ve bunların satın alınması sürecini ifade eder.

Sales kelimesi, genellikle ticari faaliyetlerde kullanılan genel bir terim ve iş dünyasında yaygın olarak kullanılıyor. Bir şirketin başarısı, ürün veya hizmetlerinin satış performansına bağlı olabiliyor. Bu nedenle, sales kelimesi; satış departmanları, satış stratejileri, satış süreçleri ve satış performansı gibi konularla ilişkilendiriliyor.

satış için iş ingilizcesi ne işe yarar

Satış İçin İş İngilizcesi Ne İşe Yarar?

Satış için iş İngilizcesi öğrenmek, birçok önemli avantaj sağlıyor. İşte satış için iş İngilizcesi öğrenmenin önemine dair bazı nedenler:

  • Küresel İş Ortamında İletişim: İş dünyası giderek daha küresel hale geliyor ve İngilizce, uluslararası iş iletişiminin yaygın dili haline geldi. Satış için iş İngilizcesi becerileri, farklı ülkelerden müşterilerle, tedarikçilerle ve iş ortaklarıyla daha etkili bir şekilde iletişim kurmana yardımcı olur.
  • Müşteri İlişkileri Yönetimi: Satış, müşteri odaklı bir faaliyettir ve müşteri ilişkilerini etkili bir şekilde yönetmek başarı için kritiktir. Satış için iş İngilizcesi; müşterilerle iletişim kurarken, ihtiyaçları hakkında anketler yaparken, satış sunumları yaparken ve satış müzakereleri yaparken sana avantaj sağlar.
  • Uluslararası Satış Fırsatları: İngilizce, uluslararası pazarlarda satış fırsatlarını genişletir. Satış için iş İngilizcesi öğrenerek; yabancı müşterilerle daha kolay bağlantı kurabilir, ihracat veya uluslararası satış faaliyetleri için yeni pazarlara erişim sağlayabilirsin. İş İngilizcesi için Open English’i mutlaka ziyaret etmelisin!
  • Satış Sunumları ve Pazarlama Malzemeleri: Satış sürecinde etkili sunumlar yapmak ve pazarlama malzemeleri hazırlamak önemlidir. Satış için iş İngilizcesi; ürün veya hizmetlerinizi doğru bir şekilde tanıtmak, müşterileri ikna etmek ve satış yapmak için gereken dil becerilerini geliştirmeni sağlar.
  • İş Görüşmeleri ve İş Başvuruları: Satış alanında iş arıyorsan, iş görüşmeleri ve iş başvuruları sırasında İngilizce becerilerin öne çıkacaktır. Satış için iş İngilizcesi; başvuru sürecinde özgeçmişini ve kapak mektubunu yazarken, mülakatlarda sorulara cevap verirken ve işverenlerle etkili bir şekilde iletişim kurarken sana avantaj sağlar.
  • İş Dünyasının İçinde Kalma: İş dünyası sürekli olarak değişiyor ve gelişiyor. Satış için iş İngilizcesi öğrenmek, iş dünyasının güncel trendlerini ve gelişmelerini takip etmene yardımcı olur. İngilizce kaynakları ve yayınları takip ederek sektördeki yenilikleri öğrenebilir ve işinde rekabetçi kalabilirsin.

Bu nedenlerden dolayı, satış için iş İngilizcesi öğrenmek, iş dünyasında başarılı olman için önemli bir adım. Satış için iş İngilizcesi becerilerini geliştirerek, uluslararası müşterilerle daha iyi iletişim kurabilir, satış fırsatlarını genişletebilir ve kariyerini ilerletebilirsin. 

satış için iş ingilizcesi terimleri

Satış İçin İş İngilizcesi Terimleri

Satış için iş İngilizcesi öğrenmenin neden önemli olduğunu artık biliyorsun. Peki satış için iş İngilizcesi öğrenirken en fazla karşılaşacağın İngilizce terimler neler? Satış alanında en fazla hangi İngilizce terimler ile karşılaşacaksın? Hadi, birlikte satış için iş İngilizcesi terimlerinden 20 tanesini inceleyelim!

  1. Sales: Satış
  2. Sales department: Satış departmanı
  3. Sales manager: Satış müdürü
  4. Sales representative: Satış temsilcisi, bir şirketin ürün veya hizmetlerini müşterilere tanıtan ve satış yapmaya çalışan kişi
  5. Sales target: Sales target: Satış hedefi, bir şirketin belirlediği satış miktarı veya gelir hedefidir.
  6. Sales performance: Satış performansı
  7. Sales strategy: Sales strategy: Satış stratejisi, bir şirketin hedeflerine ulaşmak için belirlediği satış planı ve yaklaşımını ifade eder.
  8. Sales forecast: Satış tahmini, gelecekteki bir dönemde beklenen satış miktarını veya geliri tahmin eden bir analizdir.
  9. Sales revenue: Satış geliri
  10. Sales meeting: Satış toplantısı
  11. Sales report: Satış raporu
  12. Sales pitch: Satış sunumu, bir ürün veya hizmetin potansiyel müşterilere tanıtıldığı ve satışa yönelik bir sunumdur.
  13. Sales conversion: Satış dönüşümü
  14. Sales cycle: Satış döngüsü
  15. Sales promotion: Satış promosyonu, müşterileri belirli bir ürün veya hizmeti satın almaya teşvik etmek için yapılan indirimler, kampanyalar veya özel tekliflerdir.
  16. Sales lead: Satış potansiyeli
  17. Sales pipeline: Satış hunisi
  18. Sales negotiation: Satış müzakeresi
  19. Sales target achievement: Satış hedefine ulaşma
  20. Sales closing: Satış kapanışı

Open English iş İngilizcesi programlarıyla farklı alanlarda kullanılan iş İngilizcesi terimlerini öğrenebilirsin. Örneğin, yönetim alanında kullanılan iş İngilizcesini merak ediyor olabilirsin. Hızlıca bilgi almak için Yönetim İçin İş İngilizcesi başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

satış için iş ingilizcesi cümleleri

Satış İçin İş İngilizcesi Cümleleri

Satış için iş İngilizcesi terimlerini öğrendikten sonra sıra elbette bu terimleri cümle içerisinde kullanmaya geliyor. Satış için iş İngilizcesi kavramlarıyla kurulmuş örnek cümleleri yazımızın bu bölümünde seninle paylaşacağız.

  1. Can I help you with anything? (Size yardımcı olabilir miyim?)
  2. Our product offers great value for money. (Ürünümüz paranızın karşılığını fazlasıyla verir.)
  3. What are your requirements? (İhtiyaçlarınız neler?)
  4. I can offer you a special discount. (Size özel bir indirim sunabilirim.)
  5. Would you like to place an order? (Sipariş vermek ister misiniz?)
  6. Let me give you a brief overview of our services. (Size hizmetlerimizin kısa bir genel bakışını sunayım.)
  7. We provide 24/7 customer support. (7/24 müşteri desteği sağlıyoruz.)
  8. I will send you the details via email. (Detayları e-posta ile size göndereceğim.)
  9. Our company has a proven track record of success. (Şirketimizin başarılı bir geçmişi vardır.)
  10. We guarantee customer satisfaction. (Müşteri memnuniyetini garanti ediyoruz.)
  11. The delivery will be made within two business days. (Teslimat iki iş günü içinde gerçekleştirilecektir.)
  12. We offer a flexible payment options. (Esnek ödeme seçenekleri sunuyoruz.)
  13. Our product is in high demand in the market. (Ürünümüz piyasada çok talep görüyor.)
  14. Can I schedule a product demonstration for you? (Size bir ürün tanıtımı için randevu alabilir miyim?)
  15. We have a limited-time promotion running at the moment. (Şu anda sınırlı bir süre için bir promosyonumuz var.)

Bu cümleler, satış konuşmalarında veya satış ile ilgili yazışmalarda kullanılabilecek satış için iş İngilizcesi ifadeleridir. Satış için iş İngilizcesi cümleleri; Türkçe karşılıklarıyla birlikte, müşterilerle etkili iletişim kurmanı ve satış sürecini yönetmeni sağlar.

İş İngilizcesi Open English’te öğrenilir! Satış için iş İngilizcesini en kapsamlı şekilde öğrenebileceğin online İngilizce kursu Open English’in sunduklarının sınırı yok. İş dünyasında, İngilizce en çok kullanılan dil ve şirketler için büyük önem taşıyor. İngilizce, şirketlere yeni profesyonel iş fırsatları sunarak adım adım büyümelerine yardımcı oluyor. Satış sektöründe de, satış için iş İngilizcesine ait temel kelimeler ve kavramlarla İngilizce ihtiyacı karşılaşırlanıyor. Satış için İş İngilizcesi, satış sektörü için geniş bir kelime dağarcığı sunuyor ve bu da iletişimleri ve iş süreçlerini etkin bir şekilde yönetmeyi sağlıyor.

Ana dili İngilizce olan öğretmenler ile yapacağın canlı derslere istediğin her yerden, istediğin zaman katılabilirsin. Eğitmenlerin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıfları sayesinde yabancı öğrenciler ile sohbet edebilir, satış için iş İngilizcesini kullanmak için pratik yapabilirsin. %100 Online İngilizce kursu Open English’e üyeliğini gerçekleştirdiğinde binlerce saatlik interaktif ders içeriğini elde edersin. İnteraktif derslere istediğin her anda sınırsız sayıda giriş yapabilirsin. 

Hemen Open English İngilizce kursuna kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz? Bu sayfadaki formu doldur, müşteri hizmetlerinden arkadaşlarımız seni hemen arasın.

İngilizcede Sıkça Karşılaşacağın 10 Düzensiz Fiil

Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyor olabilirsin. Belki de temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsun. O zaman İngilizce fiiller konusuyla başın dertte olmalı! 

İngilizcede fiiller birkaç kategoride incelenir. Bunları aktif ve pasif oluşlarına göre fiiler, bağlaç fiiller, cümlede yardımcı ya da ana fiiler, düzenli ve düzensiz fiiller olarak sayabiliriz. Başlangıçta en çok karşına çıkacak olan kısım düzenli ve düzensiz fiiller olacak.

İngilizcede düzenli fiiler past tense (geçmiş zaman) ve past participle (geçmiş zaman ortacı) kullanımlarında yalnızca sonlarına -ed takısı alır. Fakat İngilizce düzensiz fiiller bir takı almazlar. Tamamen cümlede farklı bir fiilmiş gibi dönüşürler. Bu nedenle İngilizce düzensiz fiilleri bilmen önemli. 

En çok zorlanılan konulardan başında gelen İngilizce düzensiz fiiller, aslında o kadar karışık değil. Yalnızca düzensiz fiilleri ezberlemen ve sık sık pratik yapman gerekiyor. Bu konuda sıkıntı yaşıyorsan kaygılanma, Open English yanında! 

Open English İle İngilizce Öğren! 

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek isteyip de kursa gidecek vakit bulamayanlar için ideal! Canın ne zaman isterse bulunduğun yerden İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin.

7/24 canlı derslere katılarak İngilizce çalışabilirsin. Üstelik Open English’in ana dili İngilizce olan profesyonel eğitmen kadrosuyla konuşarak İngilizceni geliştirebilirsin. Keşke şu İngilizce düzensiz fiilleri kolayca öğrenebilsem mi diyorsun? Kolayı var, yani Open English var! 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin. 

İngilizce Fiilleri Bilmek Neden Önemlidir? 

Öğrenmek istediğin hedef dilde kullanılan fiilleri bilmen gerekiyor. Bu sırf İngilizce öğrenirken geçerli olan bir durum değil. Hangi dili öğreniyor olursan ol, geçerli. 

Fiiller oldukça önemlidir. Çünkü cümledeki iş ve oluşu belirtir. Ayrıca o işin nasıl ve ne zaman yapıldığını anlamana da yardımcı olur. 

Fiiller iletişimi kolaylaştırırlar. Bir durumu ya da bağlamı kapsayan uygun bir fiil mutlaka vardır. Bu da dili doğal ve akıcı bir şekilde kullanabilmeni sağlar. Dilersen, İngilizcede En Çok Kullanılan Fiiller adlı yazıya da bir göz atabilirsin.

ingilizce düzensiz fiiller - irregular verbs

İngilizce Düzensiz Fiiller (Irregular Verbs)

İşte İngilizce öğrenenlerin korkulu rüyası düzensiz fiiller konusu! Aslında sanıldığı kadar karışık bir konu değil. Bu konuyu bir kere netleştirince bir daha kafan karışmayacak.

İngilizceni geliştirmek istiyorsan mutlaka İngilizce düzensiz fiilleri (irregular verbs) öğrenmen gerek. Çünkü İngilizcede en sık kullanılan fiil çeşididir. İngilizce düzensiz fiiller her yerde karşına çıkabilir. 

Bu fiil grubu, adından anlaşılacağı üzere kurallara ve standartlara uymaz. Bu nedenle öğrenmesi biraz daha zor ve akılda tutulması gereklidir. Dil bilgisini doğru kullanmak istiyorsan İngilizce düzensiz fiillere çalışmalısın. 

İngilizce düzensiz fiilleri bilirsen İngilizceyi doğru ve akıcı bir şekilde konuşabilirsin. Bu nedenle öğrenene kadar disiplinli bir çalışma yürütebilirsin. Hem İngilizce düzensiz fiilleri öğrenmek senin İngilizce kelime hazneni de geliştirecek. O zaman haydi başlayalım! 

İngilizcede Sıkça Karşılaşacağın Düzensiz Fiiller

İngilizcede birçok düzensiz fiil var. Ancak bazıları günlük hayatta daha sık kullanılıyor. Hepsini bir anda ezberlemen mümkün olmadığı için sık kullanılanlardan başlayabilirsin.

Senin işlerini kolaylaştırmak için İngilizcede Sıkça Karşılaşacağın 10 Düzensiz Fiil adında bir liste yaptık. Bu listede en popüler düzensiz fiilleri bulabilirsin. Kalem kağıt hazırsa, İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiil listesine bir bakalım. 

Be 

Olmak.

I want to be a nurse.

Mastar (Base Form): Be

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Was / Were

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Been

İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiil listesinin baş köşesinde olmak fiili yani be var. Türkçede de olmak fiili çok yaygın bir kullanım alanına sahip. Bu gördüğün gibi İngilizcede de değişmiyor. 

Have

Sahip Olmak.

I have a bag.

Mastar (Base Form): Have

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Had

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Had

Have fiili İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden biri. Çok yaygın bir kullanıma sahip. Bu nedenle kesinlikle bilmen gereken düzensiz fiiller içinde yer alıyor. 

İngilizce konuşmak istiyorsan, yan taraftaki formu doldurabilirsin.

ingilizce düzensiz fiiller - irregular verbs go

Go

Gitmek.

Let’s go to the cinema.

Mastar (Base Form): Go

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Went

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Gone

Gitmek fiili günlük hayatta, İngilizce metinlerde, internette çok kullanılır. Bu nedenle İngilizcede Sıkça Karşılaşacağın 10 Düzensiz Fiil listesine üçüncü numaradan giriş yapıyor.

Get

Almak, elde etmek.

Can you get me a glass of milk?

Mastar (Base Form): Get

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Got

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Gotten*

*Amerikan İngilizcesinde “gotten” olarak kullanılır. Fakat İngiliz İngilizcesinde “got” olarak kullanılır. 

Get düzensiz fiili İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden biri. Günlük hayatta sıkça mastar halini ve geçmiş zaman halini duyabilirsin. 

See

Görmek.

I see a rainbow.

Mastar (Base Form): See

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Saw

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Seen

Türkçede görmek fiili ne kadar yaygın kullanılıyor değil mi? Bu durum İngilizce için de geçerli. Görmek fiili, İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden biri.

Make

Yapmak.

I will make a cake of your birthday.

Mastar (Base Form): Make

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Made

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Made

Yapmak fiili oldukça geniş bir kullanım alanına sahip. Bu nedenle İngilizcede Sıkça Karşılaşacağın 10 Düzensiz Fiil listesinde bulunuyor. 

Know

Bilmek.

I know the answer to the question.

Mastar (Base Form): Know

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Knew

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Known

Bilmek fiilini günlük hayatta ne sıklıkta kullanıyorsun? Bu fiilin de oldukça geniş bir kullanım alanı var. Bu nedenle İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden biri.

İngilizce çalışmak için efektif bir yol arıyorsan yan taraftaki formu doldurarak İngilizce kursumuza dair detayları öğrenebilirsin.

ingilizce irregular verbs - ingilizce düzensiz fiiller take

Take

Almak, götürmek.

Can you take me to the airport?

Mastar (Base Form): Take

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Took

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Taken

Almak, götürmek gibi anlamları karşılayan “take” fiili İngilizcede sıkça karşılaşabileceğin 10 düzensiz fiil arasında yer alıyor. Birçok yerde take fiiline rastlayabilirsin. 

Come

Gelmek. 

Will you come to the party?

Mastar (Base Form): Come

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Came

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Come

İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden birisi de “come” fiilidir. Bu fiil günlük hayatta çok fazla kullanılıyor. İngilizce metinlerde, internette bu fiilin ne kadar yaygın bir kullanım alanı olduğuna şahit olabilirsin. 

Think

Düşünmek.

Yes, I think this is a good idea.

Mastar (Base Form): Think

Geçmiş Zaman Hali (Past Simple): Thought

Geçmiş Zaman Ortacı (Past Participle): Thought

Düşünmek manasına gelen “think” fiili İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiilden bir tanesi. Bir metinde “thought” şeklinde gördüğünde şaşırmamalısın. 

İşte düzensiz fiilerden en popüler olanları! Artık İngilizcede sıkça karşılaşacağın 10 düzensiz fiil hakkında fikir sahibisin. İngilizce düzensiz fiiller ile ilgili aklına takılan konular varsa hiç kaygılanma. Çünkü Open English her zaman yanında. 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin. 

İngilizce Anagram ve Palindromlar

Anagram ve palindromlar İngilizce kelime oyunlarında sık sık kullanılır. Kelime oyunları da özellikle dizi ve film sektöründe mizahi ve iğneleme amaçlı sık sık kullanılır. Anagram da palindrom da farklı tip kelime oyununu ifade eder. Bu terimler günlük hayatta çok sık kullanılan terimler olmasa da genel kültür olarak bilmekte fayda vardır. Bu yazıda örnekleriyle birlikte anagram ve palindromların ne olduğundan bahsedeceğiz.

Anagram Ne Demek?

Anagramlar: Anagramlar, başka bir kelime veya ifadenin harflerinin yeniden düzenlenmesiyle oluşturulabilen kelime veya ifadelerdir. Bir anagramda, tüm orijinal harfler sadece farklı bir sırada kullanılır. Örneğin, “listen” kelimesi yeniden düzenlenerek “silent” kelimesi oluşturulabilir. Anagramlar, farklı kelime kombinasyonlarını keşfetmenin ve dille yaratıcılık egzersizi yapmanın eğlenceli bir yoludur.

Anagrama birkaç örnek verelim:

  •     “Listen” ve “silent”
  •     “Triangle” ve “integral”
  •     “Dormitory” ve “dirty room”
  •     “Eleven plus two” ve “twelve plus one”
  •     “Astronomer” ve “moon starter”
  •     “Schoolmaster” ve “the classroom”
  •     “Conversation” ve “voices rant on”
  •     “Mother-in-law” ve “woman Hitler”
  •     “Clint Eastwood” ve “old West action”
  •     “Funeral” ve “real fun”

Türkçede Anagramlar:

Anagramların kullanımı yalnızca İngilizceye özgü değildir. Anagramlar birçok dilde kullanılabilir.

  •     “Araba” kelimesi, “abara” olarak yeniden düzenlenebilir.
  •     “İnsan” kelimesi, “sani” olarak anagram oluşturabilir.
  •     “Ankara” kelimesi, “karana” şeklinde bir anagrama sahip olabilir.
  •     “Kitap” kelimesi, “pikat” olarak yeniden düzenlenebilir.
  •     “Türkiye” kelimesi, “keyirüt” olarak anagram oluşturabilir.

İngilizce dil kursumuz hakkında detaylı bilgi için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

palindrom ne demektir

Palindrom Ne Demektir?

Palindrom, yazım veya noktalama işaretlerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın aynı şeyi ileri-geri okuyan bir kelime, kelime grubu, sayı veya karakter dizisinden oluşur. Bir başka şekilde açıklayacak olursak, palindrom ters çevrildiğinde aynı kalır. Palindromlar harflerden, kelimelerden ve hatta bir tam cümleden oluşabilir.

Palindromun birden fazla kullanım şekli vardır. Aşağıda örneklerle palindromları inceleyelim:

Tek kelimelik palindromlar:

Bu palindromlar bir kelimenin kendisiyle tersinin aynı kelimeye çıkmasıyla meydana gelir.

  •     “level”
  •     “radar”
  •     “deed”
  •     “noon”

Cümle olarak palindromlar:

Bu palindromlar diğer kelime oyunlarına kıyasla çok daha zordur. Bir cümlenin hem tersten hem de normal okunuşunun aynı olması gerekir. 

  •     “A man, a plan, a canal, Panama.”
  •     “Madam, in Eden, I’m Adam.”
  •     “Never odd or even.”
  •     “Was it a car or a cat I saw?”

Sayı olarak palindromlar:

Sayı palindromları tahmin edileceği üzere bir sayının hem tersten hem de normalden aynı şekilde okunmasıdır. Özellikle matematik problemlerinde sıklıkla sayılarla palindromlara yer verilir.

  •     121
  •     1331
  •     98789

Karakter dizisi olarak palindromlar:

  •     “12321”
  •     “ABBA”
  •     “racecar”

Türkçede Palindromlar:

Türkçede de palindromların oldukça geniş bir kullanım alanı vardır.

  •     “Ada” kelimesi, ileri ve geri okunduğunda aynı şekilde kalır.
  •     “Kavak” kelimesi de bir palindromdur.
  •     “Eve” kelimesi de bir palindromdur.

Online İngilizce kursumuza dair detaylara yan taraftaki formu doldurarak ulaşabilirsin.

anagram ve palindrom arasındaki fark nedir

Anagram ve Palindrom Arasındaki Fark Nedir?

Anagramlar da palindromlar da kelime oyunu için kullanılır. Anagramlar harflerin düzeniyle, palindromlar ise harflerin, kelimelerin, sayıların, cümlelerin veya rakamların tersten okunmasıyla gerçekleşir.

Daha önce verdiğimiz örneklere biraz daha yakından bakalım:

  • “Listen” ve “silent” kelimeleri bir anagram örneğidir demiştik. Öncelikle “listen” kelimesinde bulunan harfleri inceleyelim: “l, i, s, t, e, n” bir de “silent” kelimesindeki harfleri inceleyelim: “s, i, l, e, n, t”.

Görüldüğü üzere bu iki kelimede yer alan harfler tümüyle aynıdır ve yalnızca harflerin yeri değişmiştir. Eğer kelime oyunu yaparken anagram kullanmak istiyorsak aynı harflerle farklı kelimeleri oluşturmamız gerekir.

Şimdi bir de palindromla ilgili bir örneği inceleyelim.

Öncelikle kelimelerde kullanılan palindromı inceleyelim: “level” bu kelimeyi tersten okuduğumuzda aynı şekilde “level” kelimesini elde ederiz.

İşi biraz daha zorlaştırıp cümle olarak palindromu inceleyelim. Cümlede kullanılan palindromlar diğerlerine kıyasla anlaması daha zor olabilir.

  • “Was it a car or a cat I saw?” Bu cümleyi normal şekilde okuduk değil mi? Şimdi bir de aynı cümlenin tersten yazılışına bakalım:
  • “Was it a car or a cat I saw?” harfler farklı kelimelerde kullanılmış olsa da tersten okunduğunda aynı cümle ortaya çıkar.

İngilizce çalışmaya başlamak için yan taraftaki formu hemen doldurabilirsin.

anagram ve palindrom örnekleri

Anagram ve Palindrom Örnekleri

Bu başlıkta anagram ve palindromlara hem Türkçe hem İngilizce örnekler vereceğiz. Konunun daha iyi kavranması açısından Türkçe örnekleri de göz önünde bulundurmak önemlidir.

Anagramlar:

  •     “Listen” can be rearranged to spell “Inlets.”
  •     “Elvis” is an anagram of “Lives.”
  •     “The eyes” can be rearranged to spell “They see.”
  •     “Schoolmaster” is an anagram of “The classroom.”
  •     “Debit” can be rearranged to spell “Bited.”
  •     “Çiçek, keçi.”
  •     “Dedemle medet.”
  •     “Armut, turma.”
  •     “Yatak, kıyta.”
  •     “Ayşe, yeşa.”
  •     “İşte, seti.”
  •     “Kalem, mekla.”
  •     “Saat, atas.”
  •     “Deniz, zinde.”
  •     “Türkçe, türeç.”

Palindromlar:

  •     “Mr. Owl ate my metal worm.”
  •     “Able was I ere I saw Elba.”
  •     “A man, a plan, a canal: Nicaragua!”
  •     “Step on no pets.”
  •     “Never odd or even”
  •     “Ada” kelimesi, ileri ve geri okunduğunda aynı şekilde kalır.
  •     “Kavak” kelimesi de bir palindromdur.
  •     “Ece” kelimesi, baştan sona doğru ve sondan başa doğru okunduğunda aynıdır.
  •     “Eve” kelimesi de bir palindromdur.

Bu yazıda anagram ve palindromların ne olduğundan ve ikisinin arasındaki farktan bahsettik. Bir dili öğrenmek için yalnızca o dilin gramer bilgisini öğrenmek doğru değildir. Aynı zamanda kelime oyunlarını, günlük kalıpları ve mizahi yönleri hakkında da bilgi edinmek gerekir. İlk bakışta arada bir fark yokmuş gibi görünse de anagram ve palindrom arasında bariz bir fark vardır.

 Open English İle İngilizce Öğren!

Open English sunduğu imkânları ve avantajlı fırsatlarıyla İngilizce öğrenmeyi ev konforuna taşıyor! Eğer sen de gittiğin her yerden İngilizce öğrenmek istersen hemen Open English aliesine katılabilir, dolu dolu İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin!

Tasarım İçin İş İngilizcesi

Dünyamız gün geçtikçe daha da küreselleşiyor ve iletişim sınırları ortadan kalkıyor. Bu bağlamda, tasarımcılar için iş İngilizcesi, başarılı bir kariyer yapmanın ve küresel arenada öne çıkmak için önemli bir araç haline geliyor. İster moda, grafik, iç mekan veya endüstriyel tasarım olsun, tasarımcıların İngilizce bilmeleri birçok fayda sağlar. Şimdi bir tasarımcının İngilizce bilmesini gerektiren etmenlerden bahsedelim kısaca:

İletişim: Tasarım süreci, fikirlerini anlatma ve müşterilerle veya takımınla etkili iletişim kurma becerisi gerektirir. İngilizce, tasarımlarını açıklamak, talepleri anlamak, geri bildirimleri almak ve vermek için yaygın olarak kullanılan bir dil olduğundan, İngilizce bilmek, tasarımlarını başkalarına daha iyi aktarmana yardımcı olur.

Küresel Fırsatlar: İngilizce, küresel iş dünyasının ortak dili olarak kabul ediliyor. İngilizceyi bilen bir tasarımcı olarak, yerel pazardan çok daha fazlasını hedefleyebilirsin. Farklı ülkelerdeki müşterilerle çalışma, uluslararası firmalarda iş bulma veya yurt dışında staj yapma gibi fırsatlar karşına çıkabilir. İngilizce, uluslararası platformlarda başarıya giden kapıları açar. Bu tarz fırsatlardan geri kalmak istemiyorsan bir an önce Open English ile tanışmaya ne dersin?

Kaynaklara Erişim: Tasarımcılar için ilham kaynaklarına erişim büyük önem taşır. İnternet, tasarımcıların fikirleri ve trendleri araştırmak, sektördeki son gelişmeleri takip etmek ve yenilikçi malzemeler bulmak için sınırsız bir kaynak sunar. Çoğu ileri düzey içerik ve kaynaklar İngilizce olarak sunulduğundan, İngilizce bilmek, tasarımcıların bu kaynaklara daha kolay erişmesini sağlar.

tasarım için iş ingilizcesi öğrenme yolları

İşbirlikleri ve Ağ Oluşturma: Tasarımcılar genellikle farklı disiplinlerden insanlarla çalışırlar. İngilizce, farklı uzmanlık alanlarından insanlarla daha kolay iletişim kurmanı sağlar. İşbirlikleri ve ağ oluşturma, kariyerin için çok değerli olabilir ve İngilizce bu süreçte büyük bir avantaj sağlar.

Kendini Pazarlama: İngilizce, tasarım yeteneklerini ve portföyünü etkili bir şekilde pazarlamanı sağlar. Uluslararası platformlarda yayın yapabilir, sosyal medya aracılığıyla projelerini tanıtabilirsin. Potansiyel müşterilerinle iletişim kurarken İngilizce, güvenilirlik ve profesyonellik sağlayarak imajını güçlendirir.

Peki o zaman soralım: İngilizce öğrenmek ve tasarım kariyerinde ön plana çıkmak için hazır mısınız? 

Open English ile gerçekleştireceğin bu yolculukta, dünyanın en iyi İngilizce eğitimini alacak ve başarıya giden kapıları ardına kadar açacaksın.

Open English, esnek ve interaktif bir öğrenme deneyimi sunan online bir dil kursudur. Sana özel tasarlanmış dersler ve interaktif aktivitelerle İngilizceyi keyifli bir şekilde öğrenecek, kelime dağarcığını zenginleştirecek ve akıcı bir şekilde iletişim kurmanı sağlayacak pratik yapma fırsatları bulacaksın.

Tasarım dünyasında İngilizce bilmek, küresel arenada öne çıkmanın anahtarıdır. Open English ile profesyonel eğitmenler eşliğinde, sektörde kullanılan terminolojiyi öğrenecek ve tasarımlarını etkili bir şekilde ifade edebileceksin. İşbirlikleri ve ağ oluşturma fırsatlarını artıracak, uluslararası platformlarda kendini pazarlama şansını elde edeceksin.

Dünya çapında binlerce tasarımcıya ilham veren Open English ile bugün başla ve tasarım kariyerinde fark yarat!

İngilizce konuşmanın ve tasarım yeteneklerini küresel ölçekte sergilemenin zamanı geldi. Open English ile ileriye doğru bir adım at ve hayal ettiğin başarıyı yakala!

tasarım için iş ingilizcesi kelimeleri

Tasarım İçin İş İngilizcesi Kelimeleri

Yazının bu kısmında özellikle tasarımcı arkadaşlar için bilmeleri gereken İngilizce kelimeler var. Hepinize iyi şanslar.

  • Color palette (Renk paleti)

I’m creating a new design, let’s choose a color palette that matches the brand identity. (Yeni bir tasarım oluşturuyorum, marka kimliği ile uyumlu bir renk paleti seçelim.)

  • Typography (Tipografi)

The typography used in the logo gives it a modern and clean look. (Logoda kullanılan tipografi ona modern ve temiz bir görünüm kazandırıyor.)

  • Layout (Düzen)

We need to work on the layout to improve the user experience of the website. (Web sitesinin kullanıcı deneyimini iyileştirmek için düzen üzerinde çalışmamız gerekiyor.)

  • Grid system (Kılavuz sistemi)

Using a grid system helps to maintain consistency and alignment in the design. (Kılavuz sistemi kullanmak, tasarımda tutarlılık ve hizalamayı sağlamaya yardımcı olur.)

  • Mockup (Prototip)

I will create a mockup to visualize how the final product will look. (Son ürünün nasıl görüneceğini görselleştirmek için bir prototip oluşturacağım.)

  • Branding (Markalaşma)

We need to develop a strong branding strategy to effectively communicate the brand values. (Marka değerlerini etkili bir şekilde iletmek için güçlü bir markalaşma stratejisi geliştirmemiz gerekiyor.)

  • User Interface (Kullanıcı Arayüzü)

The user interface should be intuitive and user-friendly. (Kullanıcı arayüzü sezgisel ve kullanıcı dostu olmalı.)

  • Feedback (Geri bildirim)

I appreciate your feedback on the design, it will help me make necessary improvements. (Tasarım hakkındaki geri bildiriminizi takdir ediyorum, bu bana gerekli iyileştirmeleri yapmamda yardımcı olacak.)

  • Visual hierarchy (Görsel hiyerarşi)

Using size, color, and placement, we can establish a clear visual hierarchy in the design. (Boyut, renk ve yerleştirme kullanarak, tasarımda net bir görsel hiyerarşi oluşturabiliriz.)

  • Concept development (Kavram geliştirme)

Let’s brainstorm and work on concept development to come up with innovative design ideas. (Yaratıcı fikirler ortaya çıkarmak için beyin fırtınası yapalım ve kavram geliştirme üzerinde çalışalım.)

tasarım için iş ingilizcesi kelimeleri ve türkçe karşılıkları

  • Proportions (Oranlar)

“The proportions of the elements in the composition should be well-balanced.” (Kompozisyondaki öğelerin oranları iyi dengelenmiş olmalıdır.)

  • Visual identity (Görsel kimlik)

The logo, color scheme, and typography contribute to the overall visual identity of the brand. (Logo, renk düzeni ve tipografi, markanın genel görsel kimliğine katkıda bulunur.)

  • Concept sketch (Kavram taslağı)

I’ll start with a concept sketch to explore different design ideas. (Farklı tasarım fikirlerini keşfetmek için bir kavram taslağıyla başlayacağım.)

  • Client brief (Müşteri yönlendirmesi)

I need to review the client brief to understand their specific requirements. (Müşteri yönlendirmesini incelemem gerekiyor, belirli gereksinimlerini anlamak için.)

  • Prototype (Prototip)

Before proceeding with the final design, we should create a prototype to test its functionality. (Son tasarıma geçmeden önce, işlevselliğini test etmek için bir prototip oluşturmalıyız.)

  • Visual communication (Görsel iletişim)

Effective use of imagery and graphic elements is crucial for clear visual communication. (Görsel iletişimde netlik için imge ve grafik unsurların etkili kullanımı önemlidir.)

  • Moodboard (Tema panosu)

Let’s create a moodboard to capture the overall aesthetic and mood we want to convey. (İletmek istediğimiz genel estetik ve atmosferi yakalamak için bir tema panosu oluşturalım.)

  • Design iteration (Tasarım iterasyonu)

Through design iterations, we can refine and improve the design based on feedback. (Tasarım iterasyonları aracılığıyla, geri bildirimlere dayanarak tasarımı iyileştirebiliriz.)

  • Visual impact (Görsel etki)

The use of bold colors and striking imagery creates a strong visual impact. (Cesur renklerin ve etkileyici görsellerin kullanımı güçlü bir görsel etki yaratır.)

  • Creative process (Yaratıcı süreç)

The creative process involves brainstorming, sketching, and experimenting with different ideas. (Yaratıcı süreç, beyin fırtınası yapmayı, taslak çizimi ve farklı fikirlerle deney yapmayı içerir.)

İngilizce Okunuşu Aynı, Anlamları Farklı Kelimeler

Dil, konuşması çok basit gibi görünse de detaylı incelendiğinde oldukça karmaşık bir iletişim sistemidir. Dilin en ilginç yönlerinden biri de sesteş sözcüklerin yani; telaffuzu aynı, anlamları farklı sahip sözcüklerdir.

Eşsesli sözcükler İngilizcede “homophones” olarak adlandırılır. Ana dilimizi konuşurken bu karmaşık yapıları fark etmeyebiliriz ancak konu ikinci bir dil öğrenmeye geldiğinde sesteş sözcükler, eş anlamlı sözcükler ve farklı farklı kalıplar öğrenme hızımızı yavaşlatabilir. Bu blog yazısında, sesteş sözcüklerden, anlamlarından ve cümle içindeki örneklerinden bahsedeceğiz.

“Two,” “Too,” and “To”:

Bu üç kelime söyleniş olarak birbirinin neredeyse aynısıdır. Ancak anlam olarak birbirlerinden oldukça farklılardır. “two” iki rakamını, “too” aynı zamanda veya çok fazla anlamında, “to” ise -mek/-mak (mastar), ile ve için anlamında kullanılır. 

  • “Two” (iki) – “I have two cats.” (İki kedim var.)
  • “Too” (da, -de, çok) – “I want to go too.” (Ben de gitmek istiyorum.)
  • “To” (e, a, -e, -a) – “I’m going to the store.” (Ben mağazaya gidiyorum.)

ingilizce okunuşu aynı anlamları farklı kelimeler - their there they're

“Their,” “There,” and “They’re”:

Bu üç kelime anlam ve okunması sebebiyle en çok karıştırılan sözcüklerden bir tanesidir. “Their” onların, “there” oraya, orada, “they’re” they are kalıbının kısaltımıdır. Bu kelimeler arasındaki farkı net şekilde ayırt edebilmek için bol bol pratik yapmak gerekir. Evinde yapabileceğin alternatif pratik yöntemleriyle bu kelimeler arasındaki farkı rahatlıkla öğrenebilirsin.

  • “Their” (onların) – “Their house is beautiful.” (Onların evi güzeldir.)
  • “There” (orada) – “He is waiting for you over there.” (Seni orada bekliyor.)
  • “They’re” (they are) – “They’re coming to the party tonight.” ((Onlar) bu akşamki partiye geliyorlar.)

“Hear” and “Here”:

Sesteş kelimeleri birbirinden ayırt etmenin en iyi yollarından bir tanesi de cümleye olan uyumuna bakmaktır. Örneğin, “I hear you.” dediğinde “Seni duyuyorum.”, “I here you.” dediğinde, “Seni burada.” gibi anlamsız bir cümle ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bir konuşma esnasında hangi kelimeyi duyduğundan emin olamıyorsan cümle içerisindeki anlamına bakarak bir çıkarımda bulunabilirsin.

  • Please speak louder; I have difficulty hearing. (Lütfen yüksek sesli konuş, duymakta zorlanıyorum.)
  • We will have a meeting here. (Burada bir toplantımız olacak.)

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek istersen, yan tarafta yer alan formu doldurabilir ve online İngilizce kursumuza hemen katılabilirsin.

ingilizce okunuşu aynı anlamları farklı kelimeler - flour flower

 “Flour” and “Flower”:

“Flour” un anlamına, “flower” ise İngilizcede çiçek anlamına gelir. Anlamca oldukça farklı olan bu kelimeler okunurken sıklıkla birbirine karışabilir.

  • “The basic ingredients of bread are flour, water and salt.” (Ekmeğin temel malzemeleri un su ve tuzdur.)
  • “I can buy myself flowers.” (Kendi kendime çiçek alabilirim.)

“Meet” and “Meat”:

“Meet” kelimesi buluşmak, görüşmek, “meat” kelimesi ise et anlamına gelir. Okunuş olarak birbirine en çok benzeyen kelimelerden ikisi de “meet” veya “meat” kelimeleridir.

  • “Let’s meet for coffee.” (Kahve için buluşalım.)
  • “I don’t eat meat.” (Ben et yemem.)

“Buy” and “By”:

 “Buy” kelimesi satın almayı, “by” kelimesi ise “ile” kelimesini ifade eder.

  • “I am going to buy this book.” (Bu kitabı satın alacağım.?
  • “This book was written by Sabahattin Ali.” (Bu kitap Sabahattin Ali tarafından yazıldı.)

“Sea” and “See”:

“Sea” kelimesi deniz anlamında, “see” kelimesi ise görmek anlamında kullanılır.

  • “I can see the beautiful sunset.” (Güzel günbatımını görebiliyorum.)
  • “Let’s go swimming in the sea.” (Hadi denize yüzmeye gidelim.)

İngilizce dil kursumuz hakkında detaylara ulaşmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak!

ingilizce okunuşu aynı anlamları farklı kelimeler - write right rite

“Write,” “Right,” and “Rite”:

“Write” kelimesi yazmak, “right” kelimesi sağ ve doğru anlamlarında, “rite” ise ayin ve dini tören anlamına gelir.

  • “I need to write an essay for school.” (Okul için bir makale yazmalıyım.)
  • “You are absolutely right.” (Kesinlikle haklısın.)

İngilizce Okunuşu Aynı, Anlamları Farklı Kelimelerle İlgili Örnek Cümleler

  1. I have a new pair of shoes to wear to the party tonight.
  2. The two sisters decided to go shopping, too.
  3. I want to buy a book from the store.
  4. Their dog loves to play fetch in the park.
  5. Can you hand me that pen over there?
  6. They’re going to the movies later.
  7. I can hear the sound of the waves crashing on the shore.
  8. Please see if the package has arrived yet.
  9. She likes to eat flourless cakes.
  10. The flowers in the garden are in full bloom.
  11. I need to meet my friends for lunch at noon.
  12. Can you pass me the salt, please?
  13. He was right about the answer to the riddle.
  14. They performed a traditional wedding rite.
  15. I’m going to write a letter to my grandparents.
  16. Is it the right time to book our flight tickets?
  17. He has a bike that he likes to ride by the river.
  18. I’m going to the store to buy some groceries.
  19. The chef is cooking a delicious meat dish.
  20. Let’s meet at the park, near the tall tree.
  21. I love to see the colorful leaves during autumn.
  22. The sea is calm and peaceful today.
  23. She is a great listener; she hears everything you say.
  24. Please come here and help me with this task.
  25. Here is the key to the locked drawer.

Bu cümlelerin Türkçe karşılıklarına aşağıdan ulaşabilirsin.

  1. Bu geceki partide giyeceğim yeni bir çift ayakkabım var.
  2. İki kız kardeş de alışverişe gitmeye karar verdi.
  3. Marketten kitap almak istiyorum.
  4. Köpekleri parkta oyun oynamayı sever.
  5. Şuradaki kalemi bana uzatır mısın?
  6. Daha sonra sinemaya gidecekler.
  7. Kıyıya vuran dalgaların sesini duyabiliyorum.
  8. Lütfen paketin henüz gelip gelmediğine bakın.
  9. Unsuz kek yemeyi sever.
  10. Bahçedeki çiçekler tam açmış.
  11. Öğlen öğle yemeği için arkadaşlarımla buluşmam gerekiyor.
  12. Bana tuzu uzatır mısın lütfen?
  13. Bilmecenin cevabı konusunda haklıydı.
  14. Geleneksel bir nikah töreni gerçekleştirdiler.
  15. Büyükannemlere bir mektup yazacağım.
  16. Uçak biletlerimizi almanın tam zamanı mı?
  17. Nehir kenarında binmeyi sevdiği bir bisikleti var.
  18. Yiyecek bir şeyler almak için markete gidiyorum.
  19. Şef lezzetli bir et yemeği pişiriyor.
  20. Parkta, uzun ağacın yanında buluşalım.
  21. Sonbaharda rengarenk yaprakları görmeyi seviyorum.
  22. Deniz bugün sakin ve huzurlu.
  23. O harika bir dinleyicidir; söylediğin her şeyi duyar.
  24. Lütfen buraya gel ve bu görevde bana yardım et.
  25. İşte kilitli çekmecenin anahtarı.

Bugünkü yazıda okunuşu aynı yazılışı farklı kelimelerden örneklerle birlikte bahsettik. İngilizcede bu kelimeler gibi birçok kelime vardır. Biz bu yazıda en çok karıştırılan kelimelerden bahsettik.

Eğer sen de bu kelimeleri doğru şekilde kullanmakta veya anlamakta zorluk çekiyorsan hemen Open English ailesine katıl, efektif bir şekilde İngilizce öğrenme şansı yakala!

İngilizce Kumaş İsimleri ve Türkçe Karşılıkları

İngilizce kumaş isimleri başta çok spesifik bir konu gibi görünse de aslında günlük hayatta sıkça görebiliriz. Örneğin kıyafet alışverişi yaparken İngilizce kumaş isimlerini bilmenin gerektiği durumlar olabilir. Ya da tekstil, moda tasarımı gibi alanlarda çalışıyor ya da okuyorsan İngilizce kumaş isimleri konusu sana profesyonel açıdan da yardımcı olacaktır! 

Bu yazımızda İngilizce kumaş isimlerine değineceğiz. Bu yazımızda sadece İngilizce kumaş isimlerine değinmekle kalmayacak, kumaşları kısaca İngilizce ve Türkçe olarak açıklayacağız. Böylece İngilizce kumaş isimleriyle kullanılan sıfatları ve kalıpları da görebileceksin!

Fakat İngilizce kumaş isimleri yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Eğer, seviyen ne olursa olsun, İngilizceyi en verimli şekilde öğrenmek ve akıcı bir şekilde konuşmak istersen seni aramızda görmeyi çok isteriz!

Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, sana bir çok ayrıcalıklı fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan gönlünce faydalanabilirsin. Peki nedir bu fırsatlar?

  • Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinirsin.
  • Ardından ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin.
  • Öğrendiklerini pratiğe dökebileceğin canlı konuşma gruplarında, eğitmen moderatörlüğünde yabancılarla konuşabilirsin.
  • Dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişebilirsin.

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

ingilizce kumaş isimleri ve türkçe karşılıkları - cotton

Cotton

En yaygın İngilizce kumaş isimlerinden olan “cotton” büyük ihtimalle şu an üzerindeki bir kumaş olan “pamuk”. 

  • “Cotton is a natural fiber known for its breathability, softness, and comfort. It’s widely used in clothing, bedding, and towels.”
  • “Pamuk nefes alabilirliği, yumuşaklığı ve rahatlığı ile bilinen doğal bir lif türüdür. Giysilerde, yatak takımlarında ve havlularda yaygın olarak kullanılır.”

Polyester 

İngilizce kumaş isimleri yazımızın ikinci başlığında oldukça yaygın olan polyester var! Evet, Türkçeye direkt geçmiş. 

  • “Polyester is a synthetic fabric that is durable, wrinkle-resistant, and quick-drying. It’s commonly used in clothing, upholstery, and outdoor gear.”
  • “Polyester dayanıklı, kırışmaya karşı dirençli ve çabuk kuruyan sentetik bir kumaştır. Genellikle giysilerde, döşemelerde ve dış mekan ekipmanlarında kullanılır.”

Silk

İngilizce kumaş isimleri arasında bu sefer biraz daha üst kalite bir kumaş olan “silk” yani “ipek” var!

  • “Silk is a luxurious and delicate fabric made from natural silk fibers. It has a smooth and lustrous appearance and is often used in high-end clothing, lingerie, and bedding.”
  • “ İpek, doğal ipek liflerinden yapılan lüks ve narin bir kumaştır. Pürüzsüz ve parlak bir görünüme sahiptir ve genellikle lüks giysilerde, iç çamaşırlarında ve yatak takımlarında kullanılır.”

İngilizce çalışmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak!

ingilizce kumaş isimleri - wool yün

Wool

Kış aylarının vazgeçilmesi “yün” İngilizce kumaş isimleri listemizde 4. sırada!

  • “Wool is a natural fiber obtained from animals like sheep, goats, or alpacas. It provides excellent insulation and is commonly used in sweaters, coats, and blankets.”
  • “Yün, koyun, keçi veya alpaka gibi hayvanlardan elde edilen doğal bir fiber tipidir. Mükemmel yalıtım sağlar ve genellikle kazaklarda, paltolarda ve battaniyelerde kullanılır.”

Umarız buraya kadar İngilizce kumaş isimleri yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha derinlemesine, daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz! 

Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Denim

İngilizce kumaş isimleri arasında bunu büyük ihtimalle biliyoruz! Genelde “kot” olarak çevirsek de kumaşın asıl ismi “denim”. Yine de karışmaması adına “kot” olarak kullandık. 

  • “Denim is a sturdy cotton fabric with a twill weave. It’s primarily used in jeans and other casual wear.”
  • “Kot, fitilli dokumaya sahip sağlam bir pamuklu kumaştır. Öncelikle kot pantolonlarda ve diğer gündelik kıyafetlerde kullanılır.”

ingilizce kumaş isimleri - linen keten

Linen

Bahar aylarında ferahlığına sığındığımız “keten”, İngilizce kumaş isimleri listemizde yerini alıyor. 

  • “Linen is made from the fibers of the flax plant and is known for its coolness, breathability, and natural texture. It’s used in clothing, tablecloths, and towels.”
  • “Keten, keten bitkisinin liflerinden yapılır ve serinliği, nefes alabilirliği ve doğal dokusuyla bilinir. Giysilerde, masa örtülerinde ve havlularda kullanılır.”

Velvet

İngilizce kumaş isimleri arasında epey lüks bir kumaş olan “kadife” var. İngilizce kumaş isimleri yazımızı yüksek bir yerde bırakalım dedik. 

  • “Velvet is a plush fabric with a soft and luxurious feel. It’s characterized by its dense pile and is often used in upholstery, evening wear, and accessories.”
  • “Kadife, yumuşak ve lüks bir his veren pelüş bir kumaştır. Yoğun tüyleriyle karakterize edilir ve genellikle döşemeliklerde, gece kıyafetlerinde ve aksesuarlarda kullanılır.”

İngilizce Kelime Bilgini Geliştir!

Bugünkü yazımızda İngilizce kumaş isimlerinden bahsettik ve en yaygın olan İngilizce kumaş isimlerini tanımladık. İngilizce kumaş isimlerini öğretmeye çalıştığımız bu yazımız umarız faydalı olmuştur! İngilizce kumaş isimleri gibi günlük hayatta sık sık karşılaşabileceğin İngilizce Film Terimleri isimli yazımızı da incelemeni öneririz. Unutma! Yazımızda bahsettiğimiz gibi, İngilizce kumaş isimleri ve İngilizce kumaş isimlerine benzer konuları öğrenmenin en iyi yolu günlük hayata bakmaktır. 

Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.