Geldik Q ile başlayan İngilizce kelimelere… Her dilde olduğu gibi İngilizcede de kendi alfabesinde yer alan her harfle başlayan yüzlerce kelime mevcut…
Günlük hayatta kendini ifade etmek, okuduklarını anlamak ve anlamlı metinler yazmak için son derece önemli olan İngilizce kelimeler, gerçekten de deniz derya bir konu…
Biz de sana harflere göre liste hazırlayarak bu denizde boğulmadan ilerlemene rehberlik etmek istiyoruz. Bu rehberliğimizi tabii ki sadece kelimelerle yapmak istemiyoruz. Onun için sana dünya genelinde 1.6 milyondan fazla öğrencinin tercih ettiği online İngilizce kursumuzu da sunuyoruz.
Open English olarak; İngilizce konuşmanı geliştirmek ya da sıfırdan İngilizce öğrenmek için efektif bir şekilde kullanabileceğin bir kursa sahibiz.
Yapay zeka destekli telaffuz aracı, İngilizce çalışmak için farklı bir deneyim sunan interaktif videolar, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle bire bir İngilizce dersler ve grup dersleri, online İngilizce kursumuzda seni bekliyor. Bunun için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek…
Şimdi Q ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçiş yapabiliriz.

Her zaman olduğu gibi Q ile başlayan İngilizce kelimeleri de iki part halinde sana sunuyoruz ki daha kolay bir çalışma yapabilesin. E daha uzatmayalım ve hemen listemize geçelim.
| Q İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Quack | Deprem |
| Quackery | Bıldırcın |
| Quad | Dörtlü |
| Quadrangle | Dörtgen |
| Quadrant | Çeyrek |
| Quadraphonic | Kuadrafonik |
| Quadrate | Uydurmak |
| Quadratic | İkinci Dereceden |
| Quadrennial | Dört Yıllık |
| Quadrilateral | Dörtgen |
| Quadripartite | Dörtlü |
| Quadripartite | Yorgan |
| Quadroon | Dörtlü |
| Quadruped | Dört Ayaklı |
| Quadruple | Dörtlü |
| Quadruplet | Dördüz |
| Quadruplicate | Dört Kopya |
| Quaff Off | İçmek |
| Quag | Batak |
| Quaggy | Bataklık |
| Quagmire | Bataklık |
| Quail | Bıldırcın |
| Quaint | Acayip, Antika |
| Quaintness | Tuhaflık |
| Quake | Deprem |
| Quaker | Siyah Albatros |
| Quakerism | Quakercilik |
| Quaking | Titriyor |
| Qualification | Vasıf |
| Qualified | Nitelikli |
| Qualify | Nitelemek |
| Qualifying | Nitelikli |
| Qualitative | Kalitatif, Nitel, Nitelik |
| Qualitatively | Niteliksel Olarak |
| Quality | Kalite |
| Qualm | Nitelik |
| Qualmish | Kalitesiz |
| Qualms | Bulantı, Endişe, Huzursuzluk |
| Quandary | İkilem |
| Quanta | Miktar, Kuantum |
| Quantify | Ölçmek |
| Quantitative | Nicel |
| Quantity | Miktar |
| Quantum | Kuantum |
| Quarantine | Karantina |
| Quark | Kuark |
| Quarrel | Kavga |
| Quarrel With | Bozuşmak |
| Quarreling | Kavga |
| Quarrelsome | Geçimsiz, Huysuz, Kavgacı |
| Quarry | Taş Ocağı |
| Quart | Litre |
| Quartan | Dört Günde Bir Olan |
| Quarter | Çeyrek |
| Quarter Circle | Çeyrek Daire |
| Quarterback | Oyun Kurucu |
| Quarterdeck | Çeyrek Güverte |
| Quarterfinal | Çeyrek Final |
| Quarterly | Üç Ayda Bir |
| Quartermaster | Malzeme Sorumlusu |
| Quartern | Çeyrek |
| Quarters | Çeyrek |
| Quartet | Dörtlü |
| Quartette | Dörtlü |
| Quartile | Dördün, Kartil |
| Quarto | Çeyrek |
| Quartz | Kuvars |
| Quasar | Kuasar |
| Quash | Ezmek |
| Quashed | Bastırmak, Bozmak, Ezmek |
| Quasi | Yarı |
| Quassia | Kavasya |
| Quaternary | Dördüncül |
| Quatrain | Dörtlük |
| Quatrefoil | Dört Yapraklı |
| Quaver | Tril, Sekizlik Nota |
| Quay | İskele |
| Quayside | Rıhtım Yanı |
| Quean | Oynak Kız |
| Queasiness | Mide Bulantısı |
| Queasy | Mide Bulandırıcı |
| Queen | Kraliçe |
| Queenly | Kraliçe Gibi |
| Queer | Kuir |
| Queerness | Tuhaflık |
| Quell | Bastırmak |
| Quelled | Bastırmak |
| Quench | Söndürmek |
| Quencher | Söndürücü |

Ufak bir ara vermiş olabilirsin not alarak çalıştıysan ki bizim tavsiyemiz not alarak çalışman… Eğer dinlendiysen ya da zaten kendini dinç hissediyorsan, hemen Q ile başlayan İngilizce kelimelerin ikinci kısmına geçiş yapabiliriz.
| Q İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Quenching | Söndürmek, Su Vermek |
| Quenchless | Geçmez, Sönmez |
| Quern | El Değirmeni |
| Querry | Kuşku |
| Querulous | Huysuz |
| Query | Sorgu |
| Quest | Görev |
| Quest | Arama, Arayış |
| Question | Soru |
| Question Mark | Soru İşareti |
| Questionable | Şüpheli |
| Questionary | Anket |
| Questioner | Soru Soran |
| Questioning | Sorgulama |
| Questionnaire | Anket |
| Queue | Sıra, Kuyruk |
| Queue Up | Sıraya Girmek |
| Quibble | Kelime Oyunu |
| Quibble | Baştan Savma Cevap |
| Quibbling | Lafı Dolandırma |
| Quick | Hızlı, Çabuk |
| Quick-Action | Hızlı Eylem |
| Quicken | Çabuklaştırmak, Hızlandırmak |
| Quickie | Şipşak |
| Quickly | Hızlı Bir Şekilde |
| Quickness | Çabukluk |
| Quicksand | Bataklık |
| Quickset | Çit Çalısı |
| Quicksilver | Cıva |
| Quickstep | Hareketli Dans, Hızlı Adım |
| Quid | Sterlin |
| Quiddity | Mahiyet |
| Quidnunc | Meraklı |
| Quience | Ayva |
| Quiescence | Sessizlik, Kafa Dinlemek |
| Quiescent | Sakin |
| Quiet | Sessizlik |
| Quiet Down | Sakinleş |
| Quieten | Susturmak |
| Quietism | Sakincilik |
| Quietly | Sessizce |
| Quietness | Sessizlik |
| Quietude | Sükunet |
| Quietus | Sessizlik |
| Quill | Tüy Kalem |
| Quilt | Yorgan |
| Quin | Beşizlerden Biri |
| Quinary | Beşli |
| Quince | Ayva |
| Quincentenary | Beşyüzüncü Yıldönümü |
| Quinine | Kinin |
| Quins | Beşizler |
| Quint | Beşli |
| Quintal | Kental |
| Quintessence | Öz |
| Quintet | Beşli |
| Quintette | Beşli |
| Quintuplet | Beşiz |
| Quip | Espri |
| Quire | İstemek |
| Quirk | Tuhaflık |
| Quirky | İlginç |
| Quisling | Vatan Haini |
| Quit | Çıkış Yapmak |
| Quite | Epeyce |
| Quittance | Bırakma |
| Quitter | Dönek |
| Quitting | Ayrılmak, Bırakmak |
| Quiver | Titreme, Titremek |
| Quiverful | Titreyen |
| Quixotic | Kişotvari |
| Quixotism | Kişotluk |
| Quixotry | Don Kişotluk |
| Quiz | Sınav, Bilgi Yarışması |
| Quizmaster | Yarışma Programı Sunucusu |
| Quizzical | İlginç |
| Quod | Tuhaflık |
| Quoin | Duvar Köşesi |
| Quoits | Alıntılar |
| Quondam | Sabık |
| Quorum | Nisap, Yeterli Çoğunluk |
| Quota | Kota, Kontenjan |
| Quotable | Aktarılabilir, Alıntı Yapılabilir |
| Quotation | Alıntı Yapmak |
| Quote | Alıntı |
| Quoted | Tırnak İçine Alınmış |
| Quoth | Söz |
| Quotidian | Gündelik |
| Quotient | Bölüm |
| Quran | Kuran |
Bir İngilizce kelime listemizin daha sonuna geldik. Bu Q ile başlayan İngilizce kelimeleri, tüm diğer kelimeler gibi cümle içerisinde kullanarak ya da yazdığın metinlerde geçirerek pratik yapabilirsin.
Yeni bir yazıda görüşmeden önce yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin. Bu sayede hızlıca sana ulaşabiliriz ve İngilizce kursumuz hakkında tüm detayları net bir şekilde sana aktarabiliriz.
Bu yıl senin yılın olsun. Bu sene İngilizce öğren ve hayallerine bir adım daha yaklaş. Hadi durma, harekete geç!
Sosyal medyanın hayatımızdaki yerini sadece eğlence ve sosyallikten ibaret olarak göremeyiz artık. Çünkü sosyal medya çoğu kişi için bir tür gelir kapısı haline geldi. En popüler platformlardan biri olan Instagram da bunların başında geliyor. Instagram’daki story özelliğiyle hem kendi hem de başkalarının hayatını değiştirebilecek içerikler paylaşabiliyorsun. Instagram kullanıyorsan story özelliğinin ne anlama geldiğini biliyorsundur. Kullanmıyorsan senin için hemen bahsedelim.
Ama ondan önce sosyal medyada yer alan ingilizce kelimelere daha da yabancı kalmaman için seni yönlendirmek istediğimiz bir yer var: Open English.
Sosyal medyada gördüğün ingilizce kelimeleri tek tek uygulamadan çevirmekten sıkıldıysan senin için harika bir haberimiz var: Online İngilizce kursu Open English’e bugün başlayabilirsin.
Sıfırdan İngilizce öğrenmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim olacak. Çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Bunun yanı sıra 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini dinleyebilirsin.
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Motive olup İngilizce öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurman yeterli.

Story, İngilizcede “hikaye” anlamına gelir. Sosyal medya dilinde ise paylaştığımız kısa süreli videolara story, Türkçesiyle hikaye diyoruz.
Instagram story, Instagram uygulamasında paylaşabileceğin güncel fotoğraf ve videolardan oluşan bir özelliktir. Story paylaşmak, kullanıcıların arkadaşları ve takipçileri ile daha sıcak bir iletişim kurmalarına olanak sağlar. Story olarak paylaşılan içerikler sadece 24 saat boyunca görüntülenir. Ve sonra otomatik olarak silinir.
Paylaşılan story’ler diğer kullanıcılar tarafından görüntülenebilir. Instagram’ın algoritmasından dolayı story’ler diğer kullanıcıların timeline’larına düşebilir ve daha fazla kişi tarafından görülebilir.
Story özelliği sayesinde hesap sahibinin kullanıcılar arasındaki etkileşimi artar. Çünkü ne kadar çok story paylaşırsan o kadar çok aktif olursun. Ayrıca diğer kullanıcılar tarafından yanıt verilebilir hale gelirsin ki, bu da etkileşim demektir.
Eğer profilin gizliyse story’ni yalnızca takipçilerin görebilir. Ve sadece paylaştığın kişiler tarafından yanıtlanabilir. Değilse hesabına giren herkes görebilir. İnstagram ayarlarıyla oynamadıysan paylaştıkların herkes tarafından yanıtlanabilir. Bu yanıtlama özelliğini sevmedim diyorsan ayarlar kısmından kolayca herkese kapatabilirsin.
Öte yandan Instagram story, kullanıcıların günlük hayatlarındaki anıları, etkinliklerini paylaştıkları bir özellik olmakla beraber influencer’lar ve ticari sayfalar için farklı amaçlarla da kullanılabiliyor.
Çok takipçisi olan hesaplar için Instagram story özelliği genelde reklamını yapmak istedikleri ürünleri paylaşmak için kullanılıyor.
Özellikle son zamanlarda e-ticaret sitelerinde ürünleri tanıtmak için kullanılan etkili bir yöntem haline geldi. Bu sayede birçok marka ve kişi Instagram story’si üzerinden kampanya veya ürün çekilişleri düzenleyebiliyor. Bu da ürünlerinin satış hacmini genişletmek anlamına geliyor.
Eğer sen de bir Influencer’san ve takipçi sayını çoğaltmak istiyorsan Influencer’lar için İngilizce yazısı sana yardımcı olacaktır. Takipçi sayını genişletmene olanak sağlayıp daha geniş kitlelere yayılabilmene yardımcı olabilir.

Telefon dilini değiştirdiysen bilirsin ki, uygulamalar da değiştirdiğin dile döner. Bir süre kullanırken zorlanırsın ama sonra alışırsın. Bu kısımda aldığın bu karardan pişman olmamak için bir Instagram kullanım rehberi hazırladık. Tabii sadece telefon dilini değiştirenler için değil; Instagram’ı ingilizce kullanmak isteyen herkes için.
İşte, Instagram’da kullanılan bazı ingilizce terimler:
Eğer sosyal medya ile aran iyiyse ve bu konu hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsan Mutlaka Bilinmesi Gereken İngilizce Sosyal Medya Terimleri yazısına bir göz atmanı tavsiye ederiz.
Hiç zaman kaybetmeden P ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi de senin için hazırladık. Artık İngilizce kelimelerin önemini biliyorsun. İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculukta P ile başlayan İngilizce kelimelerin sana birçok faydası olacak.
Hadi hemen P ile başlayan İngilizce kelimelere bir bakış atalım.
Listemizin ilk kısmına hızlı bir giriş yapalım.
| P İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Pace | Hız |
| Pack | Paketlemek |
| Package | Paket |
| Pad | Ped |
| Page | Sayfa |
| Pain | Ağrı |
| Painful | Acı Verici |
| Paint | Boyamak |
| Painter | Ressam |
| Painting | Boyama |
| Pair | Çift |
| Pale | Soluk |
| Palm | Avuç İçi |
| Palpable | Somut |
| Palpitant | Pırpır |
| Pan | Tava |
| Panel | Panel, Pano |
| Panic | Panik |
| Pants | Pantolon |
| Paper | Kağıt |
| Parade | Geçit Töreni |
| Paragraph | Paragraf |
| Parallel | Paralel |
| Paraphrase | Yorumlamak |
| Parent | Ebeveyn |
| Park | Park Etmek |
| Parliament | Parlamento |
| Part | Kısım, Bölüm, Ayırmak |
| Participate | Katılmak |
| Particle | Parçacık |
| Particular | Belirli |
| Partly | Kısmen |
| Partner | Ortak |
| Part-Time | Yarı Zamanlı |
| Party | Parti |
| Pass | Geçmek |
| Passage | Geçit |
| Passenger | Yolcu |
| Passion | Tutku |
| Passport | Pasaport |
| Past | Geçmiş |
| Paste | Yapıştırmak |
| Pat | Sıvazlama |
| Patch | Yama |
| Path | Yol |
| Patience | Sabır |
| Patient | Sabırlı, Hasta |
| Pattern | Desen |
| Pause | Duraklatmak |
| Pay | Ödemek |
| Payment | Ödeme |
| Peace | Barış |
| Peaceful | Huzurlu |
| Peak | Tepe |
| Pear | Armut |
| Pecker | Ağaçkakan |
| Pectoral | Göğüs |
| Peculiar | Tuhaf |
| Pedagogy | Pedagoji |
| Peddler | Seyyar Satıcı |
| Peddling | Ufak |
| Pedestal | Kaide |
| Peel | Soymak |
| Pen | Tükenmez Kalem |
| Penalty | Ceza |
| Pencil | Kurşun Kalem |
| Pendant | Kolye |
| Pendulum | Sarkaç |
| Penny | Kuruş |
| People | İnsanlar |
| Pepper | Biber |
| Per | Her |
| Percent | Yüzde |
| Perdurable | Daimi |
| Perfect | Mükemmel, Kusursuz |
| Perfervid | Ateşli |
| Perfidious | Vefasız |
| Perform | Uygulamak |
| Perform | Gerçekleştirmek |
| Performance | Performans |
| Performer | İcracı |
| Perfume | Parfüm |
| Perhaps | Belki |
| Period | Dönem |
| Perish | Can Vermek, Yok Olmak, Telef Olmak |
| Permanent | Kalıcı |
| Permission | İzin |
| Permit | İzin Vermek |
| Persistent | Kalıcı |
| Person | Kişi |
| Personal | Kişisel |
| Personality | Kişilik |
| Personally | Şahsen |
| Persuade | İkna Etmek |
| Peruke | Peruk |
| Peruse | İncelemek |
| Pervasive | Yaygın |
| Pervasive | Yangın |
| Perversity | Kötülük |
| Pervert | Sapık |

Hız kesmeden P ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına geçiş yapabiliriz.
| P İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Pessimism | Kötümserlik |
| Pessimistic | Kötümser |
| Pest | Haşere |
| Pesticide | Böcek Zehri |
| Pet | Hayvan |
| Petal | Taçyaprağı |
| Petroleum | Petrol |
| Pharmacist | Eczacı |
| Phase | Faz |
| Phd | Doktora |
| Philosophy | Felsefe |
| Phone | Telefon |
| Photo | Fotoğraf |
| Photograph | Fotoğraf |
| Photographer | Fotoğrafçı |
| Photography | Fotoğrafçılık |
| Phrase | İfade |
| Physical | Fiziksel |
| Physician | Doktor |
| Physician’S Assistant | Doktor Asistanı |
| Physics | Fizik |
| Piano | Piyano |
| Pick | Toplamak, Seçmek |
| Pickpocket | Yankesici |
| Picnic | Piknik |
| Picture | Resim |
| Pie | Pasta, Börek |
| Piece | Parça |
| Pig | Domuz |
| Pigeon | Güvercin |
| Pile | Üst Üste Koymak |
| Pill | Hap |
| Pin | Tutturmak, İğnelemek |
| Pine | Çam |
| Pineapple | Ananas |
| Pink | Pembe |
| Pinkie | Küçük Parmak |
| Pinnace | Filika |
| Pinnacle | Çukur |
| Pinny | Önlük |
| Pinpoint | Nokta |
| Pipe | Boru, Pipo |
| Pitch | Ziftlemek, Düşmek |
| Pitcher | Sürahi |
| Pity | Yazık |
| Place | Yer, Yerleştirmek |
| Plain | Açık, Ortada, Düz |
| Plan | Plan, Planlamak |
| Plane | Uçak |
| Planet | Gezegen |
| Plank | Tahta |
| Planning | Planlama |
| Plant | Bitki |
| Plantation | Fidanlık |
| Plant-House | Sera |
| Planting | Ekim |
| Plaque | Plaka |
| Plaquette | Tabela |
| Plastic | Plastik |
| Plate | Tabak, Plaka |
| Play | Oynamak, Çalmak |
| Player | Oyuncu, Çalan |
| Plea | Savunma |
| Pleasant | Keyifli, Zevkli |
| Please | Lütfen |
| Pleasure | Zevk |
| Plenty | Bol |
| Plot | Arsa |
| Plough | Kara Saban, Toprak Sürmek |
| Plug | Fiş, Banyo Tıkacı |
| Plumber | Tesisatçı |
| Plume | Tüy |
| Plump | Tombul, Dolgun |
| Plumper | Yalan |
| Plunder | Yağma |
| Plunderer | Soyguncu |
| Plus | Artı |
| Cep | |
| Poem | Şiir |
| Poet | Şair, Ozan |
| Poetry | Şiirler, Şairlik, Şiirle İlgili |
| Point | Nokta, Uç, Konu |
| Poison | Zehir |
| Poisonous | Zehirli |
| Poke | Dürtmek |
| Pole | Kutup |
| Police | Polis |
| Police Officer | Polis Memuru |
| Policy | Politika |
| Polish | Parlatmak |
| Polite | Kibar |
| Political | Politik |
| Politician | Politikacı |
| Politics | Siyaset |
| Pollutant | Kirletici Madde |
| Pollution | Kirlilik |
| Pompous | Şatafatlı |
| Pool | Havuz |
| Poor | Yoksul, Zavallı |

Ufak bir ara verip dinlendiysen hemen P ile başlayan İngilizce kelime listemizin üçüncü kısmına geçebiliriz.
| P İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Pop | Patlamak |
| Popgun | Mantar Tabancası |
| Popinjay | Papağan |
| Popish | Katolik |
| Poplar | Kavak |
| Poppy | Haşhaş |
| Popular | Popüler |
| Population | Nüfus |
| Pork | Domuz Eti |
| Port | Liman |
| Portion | Porsiyon |
| Pose | Poz Vermek |
| Position | Durum, Konum, Pozisyon |
| Positive | Olumlu, Pozitif |
| Possess | Sahip Olmak |
| Possession | Sahiplik |
| Possibility | Olasılık |
| Possible | Olası, Mümkün |
| Post | Postalamak |
| Postage | Posta Ücreti |
| Postpone | Ertelemek |
| Pot | Tencere |
| Potage | Çorba |
| Potamic | Irmak |
| Potassium | Potasyum |
| Potation | Alem |
| Potato | Patates |
| Potentate | Hükümdar |
| Potential | Potansiyel |
| Pothead | Esrarkeş |
| Pother | Dert |
| Potherb | Yeşillik |
| Potion | İksir |
| Pour | Dökmek, Akıtmak |
| Poverty | Yoksulluk |
| Powder | Toz, Pudra, Un |
| Power | Güç |
| Power Of Attorney | Temsil Yetkisi |
| Powerful | Güçlü |
| Practical | Pratik |
| Practice | Alıştırma |
| Pragmatic | Faydacı |
| Praise | Övmek |
| Pray | Namaz Kılmak |
| Prayer | Namaz |
| Preach | Vaaz Vermek |
| Precipitation | Çökeltme |
| Precise | Kesin |
| Predict | Tahmin Etmek |
| Prefer | Yeğlemek, Tercih Etmek |
| Preference | Tercih |
| Pregnant | Hamile |
| Prejudice | Önyargılı Olmak |
| Premise | Öncül |
| Preparation | Hazırlık |
| Prepare | Hazırlamak |
| Preposition | Edat |
| Prerequisite | Önkoşul |
| Prescribe | Reçetelemek |
| Prescription | Reçete |
| Presence | Varlık |
| Present | Şimdiki, Armağan, Sunmak |
| Preserve | Korumak |
| President | Cumhurbaşkanı |
| Press | Baskı Yapmak, Basmak |
| Pressure | Basınç, Baskı |
| Pretend | Miş/Mış Gibi Görünmek |
| Pretty | Güzel |
| Prevent | Önlemek, Engel Olmak |
| Previous | Önceki |
| Previously | Önceden |
| Price | Fiyat |
| Pride | Onur, Gurur |
| Pride | Gurur |
| Priest | Rahip |
| Primary | Birincil |
| Prime Minister | Başbakan |
| Prince | Prens |
| Princess | Prenses |
| Principle | Prensip |
| Basmak, Matbaada Basmak | |
| Prison | Hapis |
| Prisoner | Mahkum, Esir |
| Private | Özel |
| Privilege | Ayrıcalık |
| Prize | Ödül |
| Probable | Olası |
| Probably | Muhtemelen |
| Probation | Deneme |
| Probation Officer | Şartlı Tahliye Memuru |
| Problem | Sorun, Problem |
| Procedure | Prosedür |
| Proceed | Devam Etmek |
| Produce | Üretmek |
| Product | Ürün |
| Production | Üretim |
| Profession | Meslek |
| Professor | Profesör |
| Profit | Kâr |
| Programme | Program |
| Programmer | Programcı |
| Progress | İlerleme, Gelişme |

Evet, geldik P ile başlayan İngilizce kelime listemizin son kısmına… Gayet eğitici bir yazımızı bitirmek için İngilizce çalışmana devam et.
| P İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Promise | Söz Vermek |
| Promotion | Tanıtım |
| Pronounce | Okunuşunu Çıkartmak, Telaffuz Etmek |
| Proof | Kanıt |
| Propeller | Pervane |
| Propensity | Meyil |
| Proper | Uygun |
| Property | Mal, Mülk, Eşya |
| Prophet | Peygamber |
| Propinquity | Akrabalık |
| Propitiate | Yatıştırmak |
| Propitious | Elverişli |
| Proportion | Oran |
| Proposal | Plan, Öneri |
| Propose | Planını Açıklamak, Evlilik Teklif Etmek |
| Proprietary | Tescilli |
| Proprieties | Adap, Edep |
| Proprietor | Mal Sahibi |
| Proscribe | Yasaklamak |
| Prosecute | Dava Açmak |
| Prosecutor | Davacı |
| Protagonist | Kahraman |
| Protect | Korumak |
| Protection | Koruma |
| Protective | Koruyucu |
| Protest | Protesto |
| Proud | Gurur Duymak, Gururlanmak |
| Prove | Kanıtlamak |
| Provenance | Kaynak |
| Proverb | Atasözü |
| Proverbial | Meşhur |
| Provide | Sağlamak, Tedarik Etmek |
| Provident | Ihtiyatlı |
| Providential | Kısmetli |
| Providing | Sağlama |
| Province | Il |
| Proving | Kanıtlama |
| Provision | Karşılık, Hüküm |
| Provisional | Geçici |
| Provisions | Karşılık |
| Provost | Dekan |
| Proximate | Yakın, Yaklaşık Olarak |
| Proxy | Vekil |
| Prudence | Sağduyu |
| Pry | Gözetlemek |
| Prying | Meraklı |
| Psychologist | Psikolog |
| Pub | Pab, Birahane |
| Public | Halk |
| Publish | Basım |
| Pudency | Mahcupluk |
| Pudent | Mütevazi |
| Pudgy | Tombul |
| Puerperal | Doğum |
| Puff | Puf |
| Puff Out | Üflemek |
| Puff Pastry | Puf Böreği |
| Puff Up | Şişirmek |
| Puffer | Kirpi Bağlığı |
| Puffery | Şişirme |
| Puffin | Martı |
| Pugnacious | Hırçın |
| Puke | Kusmak |
| Pukka | Hakiki |
| Pulchritude | Zarafet |
| Pule | Ağlamak |
| Pull | Çekmek |
| Pullover | Kazak, Arabayı Durdurmak |
| Pullulate | Çimlenmek |
| Pull-Up | Barfiks |
| Pulmonary | Akciğer |
| Pulp | Küspe |
| Pump | Pompa, Pompalamak |
| Pumpkin | Kabak |
| Punch | Delmek, Yumruklamak |
| Punch | Yumruk |
| Puncher | Boksör |
| Punctate | Benekli |
| Punctilio | Titizlik |
| Punish | Cezalandırmak |
| Puny | Cılız |
| Pupil | Öğrenci |
| Puppet | Kukla |
| Puppy | Genç Köpek |
| Purchase | Satın Almak |
| Pure | Saf, Doğal |
| Purgative | Müshil |
| Purifier | Temizleyici |
| Puritanical | Bağnaz |
| Purple | Mor |
| Purpose | Amaç |
| Push | İtmek |
| Pusher | İtici |
| Pushful | Pişkin |
| Pushy | Saldırgan |
| Puzzle | Bulmaca, Problem |
| Puzzler | Bilinmez |
| Puzzling | Şaşırtıcı |
| Pygmean | Cüce |
| Pyjamas | Pijama |
| Pyramid | Piramit |
| Python | Piton |
İngilizce konuşmak, konuştuğunu anlamak ve İngilizce metinleri net bir şekilde idrak edebilmek için ihtiyacın olan İngilizceyi Open English olarak bizden öğrenmek için hemen yan tarafta yer alan formu doldur.
Kısa sürede seni arayalım ve İngilizce öğrenme serüveninde her zaman yanında olalım!
İyi seviyede İngilizce öğrenmek için öncelikle temel konulara hakim olmak gerekiyor. Bu temel konulara çalışırken öncelik verilebilecek başlıklardan biri, yılın ayları başlığı. Yılın on iki ayının Türkçe ve İngilizce karşılıklarını bilmek; İngilizce konuşma, dinleme, yazma ve okuma gibi dil becerilerinde sana kolaylık sağlayacak.
Yılın on iki ayı hakkında bilgi birikimi oluşturmaya January’den başlamak isteyebilirsin. Bu yazımızda senin için January’i anlattık. January Hangi Ay? İngilizce January Hakkında Bilgiler başlıklı yazımızda; January’nin hangi ay olduğunu ve January kelimesinin kökenini öğreneceksin. Ayrıca January kelimesini içeren örnek cümleler ve January kelimesini içeren İngilizce şarkı sözleri sayesinde January kelimesinin İngilizcedeki kullanımlarını görebileceksin.
Yılın on iki ayının İngilizcesini ve daha fazla İngilizce kavramı hızlıca öğrenmek istiyorsan bu sayfada bulunan formu bir an önce doldur, seni arayalım ve hemen Open English aboneliğini başlatalım!
Okunuşu “cenyuveri” olan January kelimesi hangi ayın İngilizce karşılığı merak ediyorsan sana bir ipucu verelim. İngilizce ayları saymak istediğimizde kullandığımız ilk kelime January oluyor. Bu da, January yılın ilk ayı, demek oluyor. Yani “January”, miladi takvimde yılın ilk ayı olan “Ocak” ayına karşılık gelen bir kelime.
İngilizce “yıl” ne demek diye düşünüyorsan yıl kelimesinin İngilizce karşılığının “year” olduğunu sana hemen söyleyelim. “Ay” kelimesinin İngilizcedeki karşılığı ise “month” kelimesidir.
January kelimesinin Ocak ayına karşılık gelmesi gibi, öğrenebileceğin on bir ay daha var! İngilizce ayların nasıl yazılıp okunduğunu öğrenmek istiyorsan İngilizce Aylar Nasıl Okunur ve Yazılır? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

Kısaltması Jan olarak bilinen January kelimesinin kökenini araştırdığımızda karşımıza Roma mitolojisi çıkıyor. Roma mitolojisinde Janus adı verilen tanrı; değişimi ve başlangıcı simgeleyen bir tanrıdır. Janus; biri öne, diğeri arkaya bakan iki tane yüze sahiptir.
Janus’un öne ve arkaya bakan iki yüzü Ocak ayı ile ilişkilendirilmektedir. Çünkü Janus, bir yüzü ile geçmişe bakarken diğer yüzü ile geleceğe bakar. Ocak ayı da bir yönüyle önceki yıla bakarken diğer yönüyle yeni yılı karşılar ve geleceğe bakar. Bu yüzden Janus, Ocak ayı ile ilişkilendirilmiştir.
Julien takviminde yılın ilk ayı, iki yöne bakan Janus ile ilişkilendirildiğinden bu aya Januarius adı verilmiştir. İngilizce January kelimesi de Januarius kelimesinden evrilmiştir. Kısacası; Ocak ayının İngilizce karşılığı olan January kelimesinin kökeni, öne ve arkaya bakan iki tane yüze sahip olan tanrı Janus’tur.
January kelimesi cümle içerisinde nasıl kullanılır? Birkaç örnekle gösterelim. Bu cümleler sayesinde sen de January kelimesini cümle içerisinde kullanmaya başlayabilirsin. Aşağıda içerisinde January kelimesi geçen İngilizce örnek cümleler ve Türkçe karşılıklarına yer vereceğiz.
| I will ski in Erzurum in January. | Ocak ayında Erzurum’da kayak yapacağım. |
| My best friend’s birthday is in January. | En iyi arkadaşımın doğum günü Ocak ayında. |
| I will go to the movie, which will be released in January, with my brother. | Ocak ayında vizyona girecek olan filme kardeşimle gideceğiz. |
| I don’t like to leave the house because I get very cold in January. | Ocak ayında çok üşüdüğüm için evden çıkmayı sevmiyorum. |
| She will start looking for a job at the end of January. | Ocak ayının sonunda iş aramaya başlayacakmış. |
| In January this year, the weather was warm and there was no snow at all. | Bu yıl Ocak’ta hava sıcaktı ve hiç kar yağmadı. |
| We wear thick clothes, coats and boots in January. | Ocak ayında kalın kıyafetler, mont ve bot giyeriz. |
| What season is experienced in January in the northern hemisphere? | Kuzey yarım kürede Ocak ayında hangi mevsim yaşanır? |
| January is a very cold month. | Ocak ayı çok soğuk bir aydır. |
| I have a very important meeting on January 5th. | 5 Ocak’ta çok önemli bir toplantım var. |

İngilizce şarkıları incelediğimizde birçok şarkıda January kelimesine yer verildiğini görürüz. Yılın ilk ayından bahsederken kullandığımız January isminin geçtiği bir şarkının sözlerini seninle paylaşmak istedik ve senin için January Without You adlı şarkıyı seçtik. Yazımızın bu bölümünde January Without You şarkısının sözlerini ve Türkçe karşılığını bulacaksın.
It’s wintertime and I can see you’re struggling
Kış zamanı ve mücadele ettiğini görebiliyorum
Some friends are on the holiday you’ve never been
Bazı arkadaşlar senin hiç gitmediğin tatilde
You’re dark inside, so people won’t be looking in
İçeride karanlıksın, bu yüzden insanlar içeri bakmayacak
Lift your chin, close your eyes, I’ll be by your side
Çeneni kaldır, gözlerini kapat, yanında olacağım
‘Cause I, sigh
Çünkü ben, iç çekiyorum
I can’t get you out of my mind, I’m
Seni aklımdan çıkaramıyorum, ben
Looking at the stars in the sky, while
Gökyüzündeki yıldızlara bakarken,
You’re fighting with your angels in white
Beyazlar içindeki meleklerinle savaşıyorsun
Oh, I’m not going through
Oh, geçmiyorum
January without you
Sensiz Ocak
All I see are your gleaming eyes
Tek gördüğüm senin parlayan gözlerin
Praying by the candlelight
Mum ışığında dua etmek
I’ll keep you safe and warm
Seni güvende ve sıcak tutacağım
In January in my arms
Ocak ayında kollarımda
All I need are your hands in mine
Tek ihtiyacım olan senin ellerin benim ellerimde
And everything will be alright
Ve her şey yoluna girecek
January hakkında her şeyi öğrendin. Fakat İngilizce aylar elbette January ile sınırlı değil. İngilizce ayları öğrenirken keyif almak ve pratik bir şekilde öğrenmek istiyorsan Open English ile tanışmalısın. Open English’te ana dili İngilizce olan öğretmenlerden alacağın İngilizce dersleri sayesinde İngilizce aylar ve İngilizceye dair başka birçok bilgiyi kolaylıkla öğrenebilirsin.
%100 online İngilizce kursu Open English ile hiçbir kurs merkezine gitmeden ve ders saatini kaçırma derdin olmadan istediğin yer ve saatte İngilizce öğrenebilirsin. Eğitmenlerin tarafından açılan konuşma sınıfları sayesinde İngilizce konuşma pratiği yapabilir; interaktif derslere sınırsız giriş hakkın ile İngilizce konuşma, dinleme, yazma, okuma becerilerini ileri seviyelere taşıyabilirsin.
Online İngilizce kursu Open English hakkında detaylı bilgi almak ve İngilizce ayları bir an önce öğrenmek istiyorsan bu sayfada yer alan iletişim formunu doldurman yeterli. Merak ettiğin her şeyi hızlıca öğrenmen için seni hemen arayacağız.
Alışveriş yapman gerektiği zaman en çok nereleri tercih ediyorsun? Büyükşehirlerde yaşıyorsan buna çok çeşitli cevap verirsin. Çünkü ihtiyacın olan her şey ayağına kadar geliyor. Tabii bu ayağa gelme olayı hepimiz için çok da tercih edilir bir durum değil. Çünkü ürünün kalitesini bilmeden internet üzerinden alışveriş yapmak biraz risk de barındırıyor.
Bu yüzden çoğu zaman, çok çeşitli markaların tek bir çatı altında bulunduğu ve seçerek, deneyerek alışveriş yapabildiğimiz alışveriş merkezlerini tercih ediyoruz. Bu mekanlara İngilizcede ‘mall’ deniliyor. Bu yazıda ‘mall’ kelimesi ve bu kelimeyle ilgili kavramları ele alacağız. Yazının sonunda ingilizcede alışveriş kelimeleriyle ilgili toplamda en az 10 tane kelime öğrenmiş olacaksın.
Open English online bir İngilizce kursu. Sıfırdan İngilizce öğrenmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim. Ayrıca ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Bunun yanında 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini dinleyebilirsin.
Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay. Bu da seni İngilizce konusunda motive edecek. Günün her saati, istediğin yerden Open English ile İngilizce öğrenmenin keyfini çıkarabilirsin. İngilizceyi öğrenmek konusunda kararlıysan, ertelemeden harekete geç!
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Motive olup İngilizceyi öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

“Mall”, İngilizcede büyük bir alışveriş merkezi olarak tanımlanan bir isimdir. Genellikle çeşitli perakende mağazaların yanı sıra restoranlar, sinemalar ve diğer eğlence seçeneklerini de içerisinde barındırır. Mall’lar, alışveriş yapanların birçok ürün ve hizmete tek bir çatı altında kolayca erişebilmesi için tasarlanmış mekanlardır.
Mall’lar için aynı zamanda sosyalleşmeyi kolaylaştıran mekanlardır diyebiliriz. Eğlence ve çeşitli etkinliklerin gerçekleştiği bu mekanlarda her türlü insan bulunur. Birçok mall, ziyaretçiler için çeşitli etkinlikler ve aktiviteler sunar. Örneğin canlı müzik performansları, kitap fuarları ve moda gösterileri. Bu sayede çoğu mall, popüler turistik cazibe merkezi haline gelir. Bu da dünyanın her yerinden ziyaretçiler çekmek anlamına gelir.
Mall’ın Türkçede alışveriş merkezi anlamına geldiğini gördük. Şimdi mall ile ilgili olan kelimeleri paylaşacağız. Bu sayede İngilizcede alışverişe dair duyabileceğin kelimelerin çoğuna vakıf olacaksın.
Merchandise, perakende sektöründe satılan ürünleri ifade eder. Örnek olarak, “The store’s merchandise variety meets customers’ tastes.” ifadesinde, mağazada satılan ürünlerin çeşitliliği “merchandise” olarak kabul edilir.
Consumer, bir ürünü veya hizmeti satın alan ve kullanan kişiyi ifade eder. Örnek olarak, “While designing our new products, we consider consumer needs.” ifadesinde, ürünleri satın alan ve kullanan kişiler için “consumer” kelimesi kullanılır.
Store, perakende sektöründe bir satış yerini ifade eder. Örnek olarak, “I found the product I was looking for in the store” ifadesinde, ürünü satan yer “store” olarak kullanılır.
Commerce, malların ve hizmetlerin alım ve satımının takası olarak tanımlanır. Diğer bir tanımla ‘ticaret’ de diyebiliriz. Örnek olarak “E-Commerce is one of the most popular ways of commerce in recent years.” ifadesinde, internet aracılığı ile gerçekleştirilen ticaret “commerce” olarak kabul edilir.
Mal veya hizmetlerin alım ve satımı ile ilgili bir faaliyet olarak tanımlanır. Türkçe ticaret anlamına gelir. Örnek olarak, “Trade volume increased” ifadesinde, ürünlerin veya hizmetlerin alınıp satıldığı işlemler “trade” olarak kabul edilir.
Mal veya hizmetlerin alım ve satımı ile ilgili bir kişi veya şirket olarak tanımlanır. Yani tüccardır. Örnek olarak, “This shop owner is a merchant” ifadesinde, mağaza sahibi bir “merchant” olarak kabul edilir.
Purchase, bir ürün veya hizmeti satın almak için yapılan bir işlemi ifade eder. Örnek olarak “I purchase this product” ifadesinde, ürünü almak için yapılan işlem “purchase” olarak kabul edilir.
Item, bir ürün veya hizmeti ifade eden kelime olarak kullanılır. Örnek olarak “List of all products sold in this store” ifadesinde, listede yer alan her biri bir “item” olarak kabul edilir.

Product, bir üretim sürecinde ortaya çıkarılan, ticaret için hazır hale getirilmiş bir ürünü ifade eder. Bu ürün genellikle mal veya hizmet olarak kabul edilir. Örnek olarak “Cars produced in this factory” ifadesinde, üretilen her bir araba bir “product” olarak kabul edilir.
Brand, bir şirket tarafından kullanılan, ticari amaçlar için tasarlanan ve ticaret markası olarak korunan bir isim veya semboldür. Bir marka, müşterilerin bir ürün veya hizmeti tanımasını ve onu diğerlerinden ayırt etmesini sağlar. Örnek cümle: I always trust in the brand, Nike for my sports shoes.
Outlet, perakende sektöründe bir satış noktasıdır. Bu satış noktası, normal perakende mağazalardan daha uygun fiyatlarla ürünleri satar. Outlet mağazaları genellikle fabrika çıkışı ürünleri, eski sezon ürünleri veya düşük miktarlarda üretilen ürünleri satarlar. Örnek cümle: I found a great deal on a designer dress at the outlet store.
Inventory, bir işletmenin elindeki mal ve hizmetlerin miktarını ifade eder.
İş dünyasında ‘inventory management’ diye bir kavram vardır. Bir işletmenin ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin doğru miktarda ve doğru zamanda stoklarını tutmasını sağlamaya denir. Bu, işletmenin maliyetlerini azaltırken, müşteri memnuniyetini ve hizmet seviyesini arttırmayı hedefler.Örnek cümle: We need to check our inventory levels before placing another order.
Özgün tasarımları olan ve ürün yelpazesi az olan, daha lüks veya elit bir alışveriş deneyimi sunan dükkanlar için kullanılır. Örnek cümle: This boutique shop sells unique and designer clothing.
Eğlence amacıyla kullanılan bölge veya yerleri ifade eder. Örnek cümle: The mall has an entertainment center that includes a movie theater and a bowling alley.
Cep veya torba anlamında kullanılan bir kelimedir, genellikle küçük nesnelerin taşınması için kullanılır. Örnek cümle: I always keep my phone and wallet in my pouch.
Yazının başında en az 10 kelime öğrenebileceğini söylemiştik. Eğer 10 kelimeden daha fazlasını öğrenmek istiyorsan Open English ailesine bugün katıl, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online sınırsız ders yapmanın tadını çıkar.
Detaylı bilgi almak ve hemen İngilizce konuşmaya başlamak için Open English iletişim formunu doldurmayı unutma!
İngilizce kelime listelerimiz hız kesmeden devam ediyor. Şimdi sırada O ile başlayan İngilizce kelimeler var.
Biliyorsun ki İngilizce öğrenmede ve İngilizce konuşmada her dilde olduğu gibi kelimelerin önemi çok fazla… Özellikle de yurt dışına bir seyahat ya da gezi için gittiğinde İngilizce kelime haznen genişse bir şekilde iletişim kurabildiğini fark edeceksin.
Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda İngilizce kelimeler, İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculukta sana büyük bir destek sağlayacak.
O zaman ne yapıyoruz? Sıradaki yazımız olan O ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi yakından inceliyoruz.
15 yılı aşkın süredir online İngilizce kursu ile öğrencilerine İngilizce öğreten Open English olarak seni de kursumuza bekliyoruz. Bunun için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek…
Bu konuda tamamsa O ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçebiliriz.

O ile başlayan İngilizce kelimeleri, sana kolaylık olması için iki kısımda topladık. Aşağıdaki O ile başlayan İngilizce kelimeleri bitirdikten sonra ikinci kısma geçmeden önce ufak bir ara verebilir veya hız kesmeden kelime hazneni genişletmeye devam edebilirsin.
Karar senin… Hadi şimdi yeni kelimeler öğrenmeye başlayalım.
| O İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Overcharge | Abartma |
| Obvious | Açık |
| Outdoor | Açık Alan, Açık Hava |
| Outdoors | Açık Havada |
| Open | Açık, Açmak |
| Obvious | Açık, Görünen |
| Obviousness | Açıklık |
| Oblation | Adak |
| Orifice | Ağız |
| Octopus | Ahtapot |
| Otherwise | Aksi Takdirde |
| Obligee | Alacaklı |
| Originally | Aslı Olarak |
| Obscuration | Ay Tutulması |
| Oppressive | Baskıcı |
| Onset | Başlangıç |
| Owl | Baykuş |
| Occasionally | Bazen |
| Obscure | Belirsiz |
| One | Bir |
| Once | Bir Kez |
| Our | Bizim |
| Ours | Bizimki |
| Obligor | Borçlu |
| Overcast | Bulutlu |
| Oomph | Cazibe |
| Ostrich | Devekuşu |
| Other | Diğer |
| Oblong | Dikdörtgen |
| Odontalgic | Diş Ağrısı |
| Out | Dışarı |
| Outgoing | Dışına Dönük |
| Obstetric | Doğum |
| Orison | Dua |
| Outfield | Düşünce Alanının Dışı |
| Organize | Düzenlemek |
| Obstetrics | Ebelik |
| Oblique | Eğik |
| October | Ekim |
| Obtain | Elde Etmek |
| Obstacle | Engel |
| Obsolete | Modası Geçmiş |
| Old | Eski |
| Old-Fashioned | Eski Moda |
| Opress | Ezmek |
| Oppress | Ezmek |
| Overbook | Fazladan Rezervasyon Almak |
| Offshoot | Filiz |
| Oven | Fırın |
| Opportunity | Fırsat |
| Oil Lamp | Gaz Lambası |
| Obtuse | Geniş |
| Obscurantism | Gericilik |
| Occult | Gizli |
| Opinion | Görüş, Fikir |
| Observation | Gözlem |
| Observe | Gözlemek, Gözlemlemek |
| Optician | Gözlükçü |
| Offend | Gücendirmek, Can Sıkıcı |
| Orator | Hatip |
| Orator | Hatip, Konuşmacı |
| Obeisance | Hürmet |
| Obnoxious | İğrenç |
| Obstinacy | İnatçılık |
| Occupation | Meslek, İşgal |
| Occupancy | Doluluk, Doluluk Oranı |
| Occupy | İşgal Etmek |
| Operate | İşletmek |
| Oyster | İstiridye |
| Obedience | İtaat |
| Obey | İtaat Etmek |
| Obedient | İtaatkâr |
| Objection | İtiraz |
| Optimistic | İyimser |
| Optimism | İyimserlik |
| Off | Kapalı |
| Overcloud | Kapanmak, Bulutlanmak |
| Opposing | Karşı |
| Oppose | Karşı Koymak |
| Opponent | Karşı Taraf, Rakip |
| Opposite | Karşıtlık, Karşıt |
| Own | Kendi |
| Ourselves | Kendimiz |
| Oneself | Kendini |
| Offended | Kırgın |

Evet geldik O ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına… Burada kelimelere geçmeden önce ufak bir not vermek istiyoruz. Kelime çalışmalarını not alarak gerçekleştirirsen akılda daha kalıcı olacağını belirtmekte fayda görüyoruz.
Şimdi O ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci partına geçiş yapabiliriz.
| O İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Origination | Köken |
| Odor | Koku |
| Obloquy | Kötüleme |
| Offstage | Kulis |
| Oar | Kürek |
| Orangery | Limonluk |
| Oppressed | Mazlum, Ezilmiş |
| Obligate | Mecbur |
| Ought | Meli, -Malı |
| Officer | Memur |
| Origin | Menşei, Köken |
| Ointment | Merhem |
| Occupied | Meşgul |
| Occur | Meydana Gelmek |
| Originator | Mucit |
| Originator | Mucit |
| Opposition | Muhalefet |
| Oppositional | Muhalif |
| Oilskin | Muşamba |
| Obscene | Müstehcen |
| Occasional | Nadiren |
| Object | Nesne, İtiraz Etmek |
| Objective | Nesnel |
| Oration | Nutuk |
| Obsessive | Obsesif |
| Office | Ofis |
| Offside | Ofsayt |
| Oxygen Mask | Oksijen Maskesi |
| Ox | Öküz |
| Ocean | Okyanus |
| Occasion | Olay |
| Ounce | Ons |
| Operation | Operasyon |
| Organic | Organik |
| Organization | Organizasyon |
| Original | Orijinal |
| Orientation | Oryantasyon |
| Ovoid | Oval |
| Originality | Özgünlük |
| Ozone Layer | Ozon Tabakası |
| Overcoat | Palto |
| Official | Resmi |
| O’Clock | Saat |
| Only | Sadece |
| Owner | Sahip |
| Offal | Sakatat |
| Offensive | Saldırgan, Agresif |
| Onslaught | Saldırı |
| Oriflamme | Sancak |
| Option | Seçenek |
| Often | Sık Sık |
| Order | Sipariş, Emir Vermek |
| Ordinary | Sıradan |
| Offbeat | Sıra Dışı |
| Obese | Şişman |
| Obese | Şişman, Obez |
| Onion | Soğan |
| Outcome | Sonuç |
| Onus | Sorumluluk |
| Offence | Suç, Hücum |
| Offense | Suç |
| Offender | Suçlu |
| Ornament | Süs, Süsleme |
| Ok | Tamam |
| Overbrim | Taşmak |
| Odd | Tek |
| One-Way | Tek Yön |
| Offer | Teklif Etmek |
| Overalls | Tulum |
| Orange | Turuncu |
| Oud | Ud |
| On | Üstünde |
| Onto | Üzerine |
| Or | Veya |
| Oil | Yağ |
| Oilcan | Yağ Tenekesi |
| Oilcup | Yağdanlık |
| Oiled | Yağlı |
| Obsequious | Yaltakçı |
| Originative | Yaratıcı |
| Obliging | Yardımsever |
| Oath | Yemin |
| Ovular | Yumurta |
| Obverse | Yüz |
| Obligatory | Zorunlu |
| Obliged | Zorunlu, Mecbur |
Geldik O ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin sonuna… Yeni İngilizce kelimeler öğrenerek hem kişisel hem de dil gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu fark etmişsindir. Ama tabii İngilizceyi tam anlamıyla öğrenebilmek için her zaman profesyonel bir desteğe ihtiyacın var. Bunun için sana online İngilizce kursumuzdan tekrar bahsetmek istiyoruz.
7/24 aktif olan online İngilizce kursumuzda; ana dili İngilizce olan eğitmenler, bire bir İngilizce konuşma dersleri, telaffuzu geliştiren yapay zeka destekli araç, sayısız İngilizce materyal ve çok daha fazlası seni bekliyor.
Sen de kolay bir şekilde İngilizce çalışmalar yaparak İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur. Kısa süre içerisinde seni arayalım ve her soruna cevap vererek İngilizce öğrenme sürecini başlatalım.
İngilizce öğrenmek ya da İngilizce çalışmak pek çok zaman zorlu bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar içerisinde de en zorluları da; yeni kelimeler öğrenmek ve bu kelimeleri cümle içerisinde kullanmaktır.
Bu unsuru göz önünde bulundurarak uzun zamandır İngilizce kelime listesi hazırlamaktayız. Şimdi sırada İngilizce alfabenin 14. Harfi olan N var. Bu yazımızda N ile başlayan İngilizce kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını seninle buluşturacağız.
Bu sayede yeni İngilizce kelimeler öğrenerek kelime hazneni genişletebilirsin. Hadi hemen N ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin birinci kısmına geçiş yapalım.
Eğer ki İngilizce öğrenmek ya da İngilizceni geliştirmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldur. Seni hemen arayalım ve İngilizce öğrenme yolculuğunu keyifli ve efektif bir hale getirelim.

Her yazımızda olduğu gibi N ile başlayan İngilizce kelime listemizi de üç parçaya ayırdık. Bu sayede sıkılmadan yeni İngilizce kelimeler öğrenebilirsin.
İşte karşında N ile başlayan İngilizce kelimeler:
| N İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Anlamları |
| Nacre | Sedef |
| Nacreous | Sedefli |
| Nag | Dırdır Etmek |
| Nagger | Dırdırcı |
| Nail | Tırnak, Çivi |
| Naive | Toy |
| Naively | Safça |
| Naivety | Saflık |
| Naked | Çıplak |
| Name | İsim, İsimlendirmek |
| Nameless | İsimsiz |
| Namely | Yani |
| Namesake | Adaş |
| Nana | Nine |
| Nanny | Dadı |
| Nap | Şekerleme |
| Nape | Ense |
| Napery | Bez |
| Naphtha | Nafta |
| Naphthalene | Naftalin |
| Napkin | Peçete |
| Napless | Tüysüz |
| Napoleon | Napolyon |
| Nappy | Bebek Bezi |
| Narrow | Dar |
| Nastiness | Pislik |
| Nasty | Pis |
| Natal | Doğum |
| Natatorial | Doğal |
| Natatory | Yüzme |
| Nation | Ulus |
| National | Ulusal |
| Native | Yerli |
| Native Land | Memleket |
| Nativity | Doğuş |
| Natty | Zarif |
| Natural | Doğal |
| Naturalism | Natüralizm |
| Naturally | Doğal Olarak |
| Nature | Doğa |
| Nausea | Mide Bulantısı |
| Nauseous | Mide Bulandırıcı |
| Nauseousness | Mide Bulantısı |
| Nautical | Deniz |
| Nave | Nef |
| Navel | Göbek |
| Navicular | Naviküler |
| Navigable | Gezilebilir |
| Navigate | Gezin |
| Navigation | Navigasyon |
| Navigator | Denizci |
| Navy | Donanma |
| Near | Yakın |
| Nearby | Yakındaki |
| Nearest | En Yakın |
| Nearly | Neredeyse |
| Nearness | Yakınlık |
| Nearsighted | Miyop |
| Neat | Düzgün |
| Neath | Altında |
| Neatly | Düzgün Şekilde |
| Neatness | Düzenlilik |
| Nebulous | Bulutsu |
| Nebulously | Belirsizce |
| Necessary | Gerekli |
| Neck | Boyun |
| Neckband | Gerdanlık |
| Neckcloth | Boyunbağı |
| Neckerchief | Boyun Atkısı |
| Necklace | Kolye |
| Necktie | Kravat |
| Necrosis | Nekroz |
| Nectar | Nektar |
| Nectarine | Şeftali |
| Need | İhtiyacı Olmak |
| Needle | İğne |
| Nefarious | Hain |
| Nefariously | Alçakça |
| Negate | Reddet |
| Negation | Olumsuzlama |
| Negative | Negatif |
| Negativism | Olumsuzluk |
| Negatory | Olumsuz |
| Negligence | İhmal |
| Negligent | İhmalkâr |
| Negligible | Önemsiz |
| Negotiable | Pazarlık Edilebilir |
| Negotiate | Görüşmek |
| Negotiation | Müzakere |
| Negotiator | Arabulucu |
| Negro | Zenci |
| Neigh | Komşu |
| Neighbor | Komşu |
| Neighborhood | Mahalle |
| Neither | Ne |
| Neolithic | Neolitik |

Ufak bir mola vermek istiyorsan burada durabiliriz ya da N ile başlayan İngilizce kelime listemize hız kesmeden devam edebilir ve bu kısmı bitirdiğimizde kısa bir dinlenme arası verebiliriz.
| N İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Anlamları |
| Neologism | Neolojizm |
| Neology | Neoloji |
| Neoplasm | Neoplazma |
| Neoteric | Neoterik |
| Nephew | Erkek Yeğen |
| Nephology | Nefoloji |
| Nephritic | Böbrek |
| Nepotism | Kayırmacılık |
| Nepotist | Akrabasını Kayıran Kimse |
| Nerd | İnek Öğrenci |
| Nerve | Sinir |
| Nerveless | Sinirsiz |
| Nervous | Sinirli |
| Nervously | Gergin Bir Şekilde |
| Nervousness | Sinirlilik |
| Nervy | Gergin |
| Nescience | Cehalet |
| Nescient | Cahil |
| Nest | Yuva |
| Nestle | Yuvalamak |
| Nestling | Yavru Kuş |
| Net | Net |
| Nethermost | En Alttaki |
| Netting | Ağ |
| Nettle | Isırgan Otu |
| Network | Ağ |
| Neural | Sinirsel |
| Neutral | Tarafsız |
| Neutrality | Tarafsızlık |
| Neutralization | Nötralizasyon |
| Neutralize | Etkisiz Hale Getirmek |
| Neutrally | Tarafsız |
| Neutron | Nötron |
| Never | Asla |
| Nevermore | Asla |
| Nevertheless | Yine De |
| New | Yeni |
| Newborn | Yeni Doğan |
| Newcomer | Yeni Gelen |
| Newel | Babaanne |
| Newfangled | Yeni Çıkmış |
| Newish | Yenice |
| Newly | Yeni |
| News | Haber |
| Newspaper | Gazete |
| Next | Sonraki |
| Nexus | Bağ Kurma |
| Nib | Uç |
| Nibble | Kemirmek |
| Nice | Güzel |
| Nicely | Güzelce |
| Niceness | İncelik |
| Nicety | Titizlik |
| Niche | Niş |
| Nickel | Nikel |
| Nicknack | Ivır Zıvır |
| Nickname | Takma Ad |
| Nicotine | Nikotin |
| Nictitation | Niktitasyon |
| Nidificate | Yuva Yapmak |
| Nidification | Nidifikasyon |
| Niece | Yeğen |
| Niff | Koklamak |
| Niffy | Leş Gibi Kokan |
| Nifty | Şık |
| Niggard | Cimri |
| Niggardliness | Cimrilik |
| Niggle | Kıkırdamak |
| Niggling | Detaycı |
| Nigh | Yakın |
| Night | Gece |
| Nightgown | Gecelik |
| Nightingale | Bülbül |
| Nigritude | Siyahlık |
| Nihilism | Nihilizm |
| Nihilist | Nihilist |
| Nil | Sıfır |
| Nine | Dokuz |
| Nineteen | On Dokuz |
| Ninety | Doksan |
| Nip | Kıstırma |
| Nippers | Pense |
| Nipple | Emzik |
| Nit | Sirke |
| Nitrate | Nitrat |
| Nitric | Nitrik |
| Nitrogen | Azot |
| No | Hayır |
| No One | Hiç Kimse |
| Nobody | Kimse |
| Noddle | Kafa |
| Node | Düğüm |
| Noel | Noel |
| Nog | Takoz |
| Noise | Gürültü |
| Noisy | Gürültülü |

N ile başlayan İngilizce kelime listemizin üçüncü ve son kısmına… Hemen listemize geçelim ve vakit kaybetmeden yeni İngilizce kelimeler öğrenelim.
| N İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Anlamları |
| Nomad | Göçebe |
| Nomadism | Göçebelik |
| Nomenclature | Terminoloji |
| Nominal | Nominal |
| Nominally | Nominal Olarak |
| Nominate | Aday Göstermek |
| Nomination | Adaylık |
| None | Yok |
| Noob | Deneyimsiz |
| Noodle | Şehriye |
| Nook | Kuytu |
| Noon | Öğle Vakti |
| Noontime | Öğle Vakti |
| Noose | İlmik |
| Nope | Hayır |
| Nor | Ne De |
| Normal | Normal |
| Normally | Normalde |
| North | Kuzey |
| Norther | Kuzey |
| Northerner | Kuzeyli |
| Northwest | Kuzey Batı |
| Norway | Norveç |
| Norwegian | Norveççe |
| Nose | Burun |
| Nosebleed | Burun Kanaması |
| Nosedive | Pike |
| Nosegay | Burun Bandı |
| Nosepiece | Burunluk |
| Nosey | Meraklı |
| Nosology | Nozoloji |
| Nostalgia | Nostalji |
| Nostalgic | Nostaljik |
| Nostril | Burun Deliği |
| Notability | Şöhret |
| Notable | Dikkate Değer |
| Notables | İleri Gelenler |
| Notarial | Noter |
| Notarize | Noter Tasdikli |
| Notary | Noter |
| Notation | Gösterim |
| Notch | Çentik |
| Notched | Çentikli |
| Note | Not |
| Notebook | Not Defteri |
| Notedly | Kayda Değer |
| Notes | Notlar |
| Nothing | Hiçbir Şey |
| Noticable | Dikkat Çekici |
| Notification | Bildirim |
| Notify | Bildirmek |
| Notion | Kavram |
| Novation | Yenileme |
| Novel | Roman |
| Novelist | Romancı |
| Novelties | Tuhafiye |
| Novelty | Yenilik |
| Novice | Cemi |
| Now | Şimdi |
| Noway | Olmaz |
| Nowise | Asla |
| Noxious | Zararlı |
| Nozzle | Ağızlık |
| Nuance | Nüans |
| Nubble | Yumru |
| Nubile | Çekici |
| Nuclear Energy | Nükleer Enerji |
| Nullify | Geçersiz Kılmak |
| Nullity | Hükümsüzlük |
| Numb | Hissiz |
| Number | Sayı |
| Numbness | Uyuşma |
| Numbskull | Mankafa |
| Nuncupative | Evlilik Dışı |
| Nunnery | Rahibe Manastırı |
| Nuptial | Evlilik |
| Nuptials | Nikah |
| Nurse | Hemşire |
| Nut | Fındık |
| Nutbrown | Fındık Rengi |
| Nutcase | Kaçık |
| Nutcracker | Fındıkkıran |
| Nuthatch | Sıvacı Kuşu |
| Nuthouse | Tımarhane |
| Nutmeg | Küçük Hindistan Cevizi |
| Nutrient | Besin |
| Nutritionist | Diyetisyen |
| Nutritious | Besleyici |
| Nuts | Fındık |
| Nutty | Çatlak |
| Nylon | Naylon |
N ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi burada bitirirken İngilizce konuşmak ve İngilizce öğrenmek için arayış içerisindeysen, yan tarafta yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.
Seni en kısa sürede arayarak online İngilizce kursumuz hakkında tüm detayları paylaşacağız ve İngilizce öğrenme yolculuğunda her zaman yanında olacağız. Hadi durma, 2023 senin yılın olsun!
Geldik İngilizce alfabenin ortasındaki harf ile başlayan İngilizce kelimeler listemize: M… İngilizcede kelimelerin gücünü her yazımızda sana anlatıyoruz. İster İngilizce konuşmak, ister İngilizce okuduğunu anlamak, ister karşı tarafın İngilizce söylediklerini doğru bir şekilde idrak etmek olsun; İngilizce kelimeler dil öğrenirken son derece önemli…
M ile başlayan İngilizce kelimeler de kelime hazneni genişletmek ve günlük hayatta karşına çıkabilecek kelimelerin anlamını öğrenmek için büyük bir öneme sahip…
O zaman hiç durmadan M ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçiş yapabiliriz. Her zaman olduğu gibi M ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi kısımlar halinde seninle buluşturuyoruz.
Listemize geçmeden önce yan tarafta yer alan formu doldurarak İngilizce öğrenmek için hızlı bir adım atabilir ve online İngilizce kursumuza dair detaylara kısa sürede ulaşabilirsin.

M ile başlayan İngilizce kelime listemizin birinci kısmına hemen geçiş yapalım. Aşağıdaki liste üzerinde detaylı bir İngilizce çalışma yaparak yeni kelimeleri kolayca öğrenebilirsin.
| M İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| machine | makine |
| mad | deli |
| magazine | magazin |
| magic | büyü |
| magnesium | magnezyum |
| magnet | mıknatıs |
| magnetic | manyetik |
| magnetize | cezbetmek |
| magnificent | muhteşem |
| magnolia | manolya |
| magpie | saksağan |
| mahatma | evliya |
| maid | hizmetçi |
| maidan | meydan |
| posta yollamak | |
| main | ana |
| maintain | korumak |
| major | büyük |
| majority | çoğunluk |
| make | yapmak |
| male | erkek |
| malice | kötülük |
| man | adam |
| manage | yönetmek |
| management | yönetim |
| manager | müdür |
| manner | tarz |
| manufacture | imalat |
| many | birçok |
| map | harita |
| march | mart |
| margin | marjin |
| marina | yat limanı |
| mariner | denizci |
| marionette | kukla |
| marital | medeni, evlilik |
| maritime | deniz |
| mark | işaret etmek |
| market | Pazar, piyasa |
| marketing | pazarlama |
| marksman | nişancı |
| marquee | tente |
| marriage | evlilik |
| marry | evlenmek |
| mass | kitle |
| master | usta |
| master’s degree | Yüksek lisans |
| match | maç |
| mate | dost, arkadaş |
| material | malzeme |
| mathematics | matematik |
| matriculate | okula kaydetmek |
| matter | madde, önemli olmak |
| maw | kursak |
| mawkish | iğrenç |
| maxim | özdeyiş |
| maximal | azami |
| maximum | maksimum |
| may | mayıs ayı |
| maybe | belki |
| mayhem | kargaşa |
| mayonnaise | mayonez |
| mayor | belediye başkanı |
| me | ben |
| meal | yemek |
| mean | anlamına gelmek |
| meaning | anlam |
| means | vasıta |
| meanwhile | Bu arada |
| measure | ölçmek |
| measurement | ölçüm |
| meat | et |
| mechanic | tamirci |
| mechanical | mekanik |
| mechanism | mekanizma |
| media | medya |
| mediation | arabuluculuk |
| medical | tıbbi |
| medication | ilaç |
| medicine | tıp, ilaç |
| medium | orta |
| meet | buluşmak |
| meeting | toplantı |
| melt | erimek |
| member | üye |
| membership | üyelik |
| memory | bellek |
| mental | zihinsel |
| mention | anma, değinme |

Ufacık bir dinlenmeden sonra M ile başlayan İngilizce kelime listemizin ikinci kısmına geçebiliriz.
| M İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| menu | menü |
| mercantile | ticari |
| merchandise | mal |
| merchant | tüccar |
| merciful | merhametli |
| merciless | acımasız |
| mercury | merkür |
| mercy | merhamet |
| merely | sadece |
| merge | birleşmek, bir araya gelmek |
| meridian | meridyen |
| merit | hak |
| meritorious | değerli |
| merriment | neşe |
| merry | neşeli |
| mess | karışıklık |
| message | mesaj |
| metal | metal |
| metaphor | mecaz |
| meter | sayaç |
| methane | metan |
| method | yöntem |
| middle | orta |
| midget | cüce |
| midnight | gece yarısı |
| midwife | ebe |
| mien | eda |
| might | belki |
| mighty | güçlü |
| mignon | minyon |
| migraine | migren |
| migrate | göç |
| mike | mikrofon |
| mild | hafif |
| mildew | küf |
| mile | mil |
| milieu | çevre |
| militant | militan |
| military | askeri |
| milk | süt |
| mill | değirmen |
| mind | zihin |
| mine | mayın |
| mineral | mineral |
| minimum | asgari |
| minimum wage | asgari ücret |
| minister | bakan |
| minor | minör |
| minority | azınlık |
| minute | dakika |
| miracle | mucize |
| mirror | ayna |
| misery | sefalet |
| miss | kaçırmak, özlemek |
| misshape | şeklini, görüntüsünü bozmak |
| missile | füze |
| missing | eksik |
| mission | misyon, görev |
| missionary | misyoner |
| missive | tezkere |
| mist | sis |
| mistake | hata, yanlış |
| mistral | karayel |
| mistreat | hor kullanmak, zarar vermek |
| mistress | metres |
| mix | karıştırmak |
| mixture | karışım |
| mobile | mobil |
| mode | kip, moda |
| model | model |
| moderate | ılımlı |
| modern | modern |
| modest | mütevazi |
| mom | anne |
| moment | an |
| money | para |
| monitor | monitör, izlemek |
| monopoly | tekel |
| monotone | monoton |
| monsoon | muson |
| monster | canavar, yaratık |
| monstrous | korkunç |
| montage | montaj |
| montane | dağ |
| month | ay (yılın ayları) |
| monthly | aylık |
| monument | anıt |
| mooch | aşırmak |
| mood | ruh hali |
| moody | huysuz |

Evet geldik yazımızın son kısmına. İşte M ile başlayan İngilizce kelime listemizin üçüncü kısmına… Buraları da not alarak çalıştığın takdirde İngilizce kelime haznen ciddi bir genişleme gösterecektir.
| M İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| moon | ay (dünyanın uydusu) |
| moonstruck | çılgın |
| moony | dalgın |
| moor | kır |
| moorings | şamandıra |
| moorland | bozkır |
| moose | geyik |
| mop | paspas |
| mope | üzmek |
| moppet | çocuk |
| moral | ahlaki |
| morality | ahlâk |
| morass | batak |
| mordant | iğneleyici |
| more | daha |
| morello | vişne |
| morgue | morg |
| morning | sabah |
| most | en |
| mostly | çoğunlukla |
| mother | anne |
| mother-in-law | Kayınvalide |
| motion | hareket |
| motor | motor |
| mount | çıkmak |
| mountain | dağ |
| mouse | fare |
| mouth | ağız |
| move | hareket etmek |
| movement | hareket |
| movie | film |
| much | çok |
| mud | çamur |
| muggy | bunaltıcı |
| multi | çok |
| multiply | çarpmak |
| murder | cinayet işlemek |
| muscle | kas |
| muse | ilham perisi |
| museum | müze |
| mushroom | mantar |
| music | müzik |
| musical | müzikal |
| musician | müzisyen |
| muskeg | bataklık |
| muskmelon | kavun |
| muss | kargaşa, karışıklık |
| mussel | midye |
| must | zorunlu olmak |
| mustache | bıyık |
| mustang | yabani at |
| mustard | hardal |
| muster | toplamak |
| musty | küflü |
| mutation | mutasyon |
| mute | sessiz |
| mutineer | asi |
| mutinous | isyankâr |
| mutiny | isyan |
| mutt | ahmak |
| mutter | homurdanma |
| mutton | koyun eti |
| mutual | karşılıklı |
| muzzle | ağızlık |
| muzzy | kasvetli |
| my | benim |
| myself | kendim |
| mysterious | esrarengiz |
| mystery | gizem |
M ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi burada sonlandırıyoruz. İngilizce öğrenmek için kendi başına kelime çalışması yapmak dışında profesyonel bir desteğe başvurmak da son derece önemlidir.
Bu noktada 15 yılı aşkın süredir hizmet veren Open English olarak sana online İngilizce kursumuzu sunuyoruz. Anadili İngilizce olan eğitmenler, sınırsız İngilizce içerikler ve çok daha fazlası eğitimimizde seni bekliyor.
Hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve seni kısa sürede arayarak İngilizce eğitimimiz hakkında tüm detayları seninle paylaşalım.
Alfabede ne kadar çok harf varmış değil mi? Biz de İngilizce kelimeler listesi hazırlarken fark ettik. Kaçtır yazıyoruz ve şu anda L ile başlayan İngilizce kelimeler listesine geldik. Yolu yarıladık sayılır ve tüm harfler özelinde listemizi hazırlamaya hız kesmeden devam ediyoruz.
Hem İngilizce konuşmalarını daha iyi hale getirecek, hem de okuduklarını daha kolay anlamanı sağlayacak olan İngilizce kelimelerden L ile başlayanları yine 2 kısımlık bir liste olarak sana sunuyoruz.
Vakit kaybetmeden L ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçelim.
Her gün yeni İngilizce kelimeler öğrenmek istersen Open English’e bugün başlayabilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online sınırsız derslerle öğrenmek hem çok kolay hem de çok hızlı! Bu sayfadaki formu doldur, seni arayalım.

İşte L ile başlayan İngilizce kelime listemizin ilk kısmı… Hızlı bir şekilde öğrenebileceğin birçok İngilizce kelime seni bekliyor. Hemen başlayalım.
| L İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Lament | Ağıt |
| Lung | Akciğer |
| Low | Alçak |
| Land | Arazi, Toprak |
| Lift | Asansör |
| Love | Aşk, Aşık Olmak |
| Liner | Astar |
| Lawyer | Avukat |
| Leave | Ayrılmak |
| Leg | Bacak |
| Luggage | Bagaj |
| Link | Bağlantı Kurmak |
| Look | Bakmak |
| Launch | Başlatmak, Fırlatmak |
| Lady | Bayan |
| Like | Beğenmek, Gibi |
| Limbo | Belirsizlik |
| Lush | Bereketli |
| Limpid | Berrak |
| Louse | Bit |
| Loan | Borç, Kredi |
| Leisure | Boş |
| Locate | Bulmak |
| Large | Büyük |
| Loft | Çatı Katı |
| Lei | Çelenk |
| Lot | Çok |
| Leprosy | Cüzam |
| Less | Daha Az |
| Litigate | Dava |
| Lam | Dayak Atmak |
| Landfill | Depolama |
| Leather | Deri |
| Lesson | Ders |
| Lecture | Ders Vermek, Konferans Vermek |
| Language | Dil |
| Lusty | Dinç |
| Listen | Dinlemek |
| Lip | Dudak |
| Lower | Düşürmek |
| Literary | Edebi |
| Literature | Edebiyat |
| Lack | Eksiklik |
| Labor | Emek |
| Least | En Az |
| Liminal | Eşik |
| Limber | Esnek |
| Label | Etiket |
| Loser | Ezik |
| Loin | Fileto |
| Late | Geç |
| Limp | Gevşek |
| Loose | Gevşek |
| Lurk | Gizlenmek |
| Lake | Göl |
| Laugh | Gülmek |
| Lovely | Güzel |
| Lunge | Hamle |
| Line | Hat, Çizgi |
| Life | Hayat |
| Lampoon | Hiciv |
| Linage | Hiza |
| Lenient | Hoşgörülü |
| Legist | Hukukçu |
| Linden | Ihlamur |
| Landing | İniş |
| Landmark | İşaret |
| Light | Işık |
| Loth | İsteksiz |
| Layoff | İşten Çıkarmak |
| Let | İzin Vermek |
| Lout | Kaba Adam |
| Limestone | Kalker |
| Lorry | Kamyon |
| Law | Kanun |
| Lid | Kapak |
| Layer | Katman |
| Lose | Kaybetmek |
| Lost | Kayıp |
| Loss | Kayıp, Zarar |
| Locust | Keçi Boynuzu |
| Linen | Keten |
| Lock | Kilitlemek |
| Landlord | Kiraya Veren |
| Limy | Kireçli |
| Lough | Körfez |
| Lurid | Korkunç |
| Lord | Kral |
| Lap | Kucak |
| Little | Küçük |
| Log | Kütük |
| Library | Kütüphane |
| Lamb | Kuzu, Koyun |
| Laboratory | Laboratuvar |
| Lama | Lama |
| Lamp | Lamba |
| Laminate | Laminat |
| Lens | Lens |
| Leopard | Leopar |

İngilizce L işe başlayan kelimeler listemizin ikinci kısmı burada seni bekliyor. Ufak bir mola verebilirsin ya da hala dinçsen hız kesmeden kelimelere ve Türkçe anlamlarına bakmaya devam edebilirsin.
| L İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Liberal | Liberal |
| Leader | Lider |
| League | Lig |
| Lemon | Limon |
| Lime | Limon |
| Limewater | Limon Suyu |
| Lemonade | Limonata |
| Limousine | Limuzin |
| Lynch | Linç |
| Lyric | Lirik |
| License | Lisans |
| List | Liste |
| Lodge | Loca |
| Logarithm | Logaritma |
| Logo | Logo |
| Logistics | Lojistik |
| Lollipop | Lolipop |
| Lotion | Losyon |
| Lotto | Loto |
| Lemur | Maki |
| Logic | Mantık |
| Logical | Mantıksal |
| Letter | Mektup |
| Lentil | Mercimek |
| Ladder | Merdiven |
| Legitimate | Meşru |
| Lance | Mızrak |
| Likely | Muhtemel |
| Lancet | Neşter |
| Lent | Ödünç |
| Lend | Ödünç Vermek |
| Lunch | Öğle Yemeği |
| Learn | Öğrenmek |
| Life Sentence | Ömür Boyu Hapis |
| Lead | Öncülük Etmek |
| Liberty | Özgürlük |
| Longing | Özlem |
| Lustre | Parıltı |
| Lustrous | Parlak |
| Landscape | Peyzaj, Manzara |
| Lottery | Piyango |
| Loyal | Sadık |
| Lounge | Salon |
| Luck | Şans |
| Lucky | Şanslı |
| Lust | Şehvet |
| Lane | Şerit |
| Lovable | Sevimli |
| Level | Seviye, Düzey |
| Lurch | Silkinme, Toparlanma |
| Lightning | Şimşek |
| Limit | Sınır, Limit |
| Limited | Sınırlı |
| Limitless | Sınırsız |
| Liquid | Sıvı |
| Leak | Sızdırmak |
| Left | Sol |
| Loaf | Somun |
| Last | Son |
| Latter | Son |
| Lately | Son Zamanlarda |
| Later | Sonra |
| Lineage | Soy |
| Locker Room | Soyunma Odası |
| Loiter | Sürtmek |
| Locution | Tabir |
| Luscious | Tatlı |
| Lazy | Tembel |
| Lame | Topal |
| Lavatory | Tuvalet |
| Lay Up | Uzatmak |
| Lengthy | Uzun |
| Long | Uzun |
| Lenght | Uzunluk, Boy |
| Lynx | Vaşak |
| Lie | Yalan Söylemek, Yatmak |
| Lone | Yalnız |
| Lonely | Yalnız |
| Loneliness | Yalnızlık |
| Linesman | Yan Hakem |
| Leaf | Yaprak |
| Lamina | Yaprak Tabakası |
| Legal | Yasal |
| Live | Yaşamak, Canlı |
| Lay | Yatıştırmak |
| Leisurely | Yavaş |
| Loll | Yayılmak |
| Lure | Yem |
| Luring | Yemlemek |
| Location | Yer |
| Local | Yerel |
| Lustrate | Yıkamak |
| Lofty | Yüce |
| Load | Yük |
| Loud | Yüksek Sesle |
| Louden | Yükselmek |
| Lump | Yumru |
| Lean | Zayıf |
L ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi bitirirken sana %100 online olarak geliştirdiğimiz online İngilizce kursumuzdan bahsetmek istiyoruz. 15 yılı aşkın süredir 1,5 milyondan fazla öğrenciye hizmet veren online İngilizce kursu olarak, İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculukta her zaman yanında olacağız.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmeye yardımcı anadili İngilizce olan hocalarla bire bir özel dersler, yabancı öğrencilerle ve eğitmenle yapacağın grup dersleri, sayısız İngilizce materyal, interaktif videolar, telaffuzu geliştiren yapay zeka destekli telaffuz aracı ve çok daha fazlası İngilizce kursumuzda seni bekliyor.
Artık bir kursa yazıldığında yorgunluk, yoğunluk ve uzaklık gibi bahaneler senin için geçerli olmayacak. Online İngilizce kursumuz sayesinde dilediğin zaman, istediğin yerden İngilizce öğrenebileceksin. Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek…
Hadi daha fazla zaman kaybetme! 2023 yılında İngilizce öğren: hem kişisel geliş hem de kariyerini geliştir.
Bizi takip ediyorsan bu kelime listelerimizi biliyorsundur. Şimdi sırada K ile başlayan İngilizce kelimeler var. Bu listemizde K ile başlayan İngilizce kelimeleri ve bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını bulabilirsin.
İngilizce konuşma, İngilizce yazma ve okuduğunu anlama yeteneklerine önemli katkılarda bulunacak olan İngilizce kelimelerden K ile başlayanları bu listemizde topladık.
Hemen K ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçebilir ve bu kelimeleri not alarak çalışıp İngilizce kelime hazneni geliştirebilirsin.

Artık K ile başlayan İngilizce kelime listemize geçebiliriz. Güzel bir şekilde bu listemize çalışarak K ile başlayan İngilizce kelimeleri öğrenebilir ve İngilizce kelime hazneni geliştirebilirsin.
Hadi hiç vakit kaybetmeden K ile başlayan İngilizce kelimelere yakından bakalım:
| K İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| kaleidoscopic | sürekli değişen |
| kampong | köy |
| kangaroo | kanguru |
| kasher | kaşar |
| kbobby | budaklı, yumrulu |
| kebab | kebap |
| kedge | korkuluk |
| kedgeree | balık ve yumurtalı pilav |
| keel | gemi omurgası |
| keel over | salma üzerinde |
| keen | hevesli |
| keen edge | keskin kenar |
| keen on | meraklı |
| keen-edged | keskin kenarlı |
| keening | ağıt |
| keenly | gayretle,hevesle |
| keenness | keskinlik |
| keen-witted | keskin zekalı |
| keep | tutmak |
| keep a tight rein on | dizginleri sıkı tutun |
| keep alive | hayatta kal |
| keep aloof | uzak dur |
| keep an eye on | gözünü üzerinden ayırma |
| keep apart | ayrı tutun |
| keep back | geri dur |
| keep calm | kendini tut |
| keep cave | mağarayı koru |
| keep company with | birlikte olun |
| keep down | sakin ol |
| keep from | alıkoymak |
| keep going | devam et |
| keep guard | nöbet tutun |
| keep handy | el altında tutun |
| keep ın | tutmak |
| keep ın dark | karanlıkta kal |
| keep ın mind | aklında tut |
| keep ın one s bosom | göğsünde tut |
| keep ın suspense | askıda kalmak |
| keep ın view | görünümde tutun |
| keep ın with | birlikte kalmak |
| keep ınformed | haberdar olun |
| keep on | devam etmek |
| keep on the right side of | sağ tarafta tutun |
| keep oneself close | kendini yakın tut |
| keep out | dışarıda tutmak |
| keep out of | uzak tutun |
| keep pace with | ayak uydurmak |
| keep quiet | sessiz ol |
| keep snug | rahat tutun |
| keep step | adımı tut |
| keep tabs on | sekmeleri açık tutun |
| keep the ball rolling | topu döndürmeye devam et |
| keep together | birlikte tutun |
| keep under | altında tut |
| keep under control | kontrol altında tut |
| keep up | sürdür |
| keeper | kaleci |
| keeping away | uzak durmak |
| keeping secret | sır tutmak |
| keepsake | hatıra |
| keg | fıçı, varil |
| kennel | köpek kulübesi |
| kept for breeding | ıslah için saklandı |
| kerb | zapt etmek |
| kerchief | fular |
| kerf | çentik |
| kernel | çekirdek |
| kerosene | gazyağı |
| ketchup | ketçap |
| kettle | su ısıtıcısı |
| key | anahtar |
| key ın | veri girişi |
| key on | anahtar açık |
| key up | anahtar yukarı |
| key word | anahtar kelime |
| keyboard | klavye, tuş takımı |
| keychain | anahtarlık |
| keyhole | anahtar deliği |
| keynote | açılış konuşması |
| keypad | klavye |
| keystone | kilit taşı |
| khalif | halife |
| khan | han, kaan |
| kibosh | saçma |
| kick | tekme atmak |
| kick off | başlamak |
| kick out | tekme |
| kick the bucket | nalları dikmek |
| kick up a row | bir satır vurmak |
| kick up a stink | bir kokuyu başlat |
| kickback | geri tepme |
| kicker | vurucu, mızmız, şikayetçi |
| kickoff | başlama vuruşu |
| kickshaw | çekçek |
| kick-starter | marş motoru |
| kid | çocuk |
| kid glove | çocuk eldiveni |
| kidding | dalga geçmek |
| kiddy | yavrucak |
| kid-glove | çocuk-eldiven |

Sırada k ile başlayan ingilizce kelime listemizin ikinci kısmı var. Hadi hız kaybetmeden yazımıza devam edelim.
| K İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| kidnap | adam kaçırmak |
| kidnaper | adam kaçıran |
| kidnapper | kaçıran |
| kidnapping | adam kaçırma |
| kidness | iyilik |
| kidney | böbrek |
| kill | öldürmek |
| killer | katil |
| killjoy | oyunbozan |
| kill-time | zaman öldürmek |
| kiln | fırın |
| kilometer | kilometre |
| kilowatt | kilovat |
| kilt | etek |
| kind | tür |
| kindergarten | çocuk yuvası |
| kindhearted | iyi kalpli |
| kindle | tutuşmak |
| kindliness | lütuf |
| kindling | çıra |
| kindly | iyi, hoş, içten, nazikçe |
| kindness | iyilik, nezaket |
| kinetic | kinetik |
| king | kral |
| kingbird | cennet kuşu |
| kingdom | krallık |
| kingfisher | yalıçapkını |
| kingly | kral gibi |
| kingship | krallık, kraliyet |
| kingsize | kral boy |
| kink | ilginçlik |
| kinky | sapıkça |
| kinship | akrabalık |
| kinsman | akraba |
| kiosk | büfe |
| kiosque | köşk |
| kismet | kısmet |
| kiss | öpmek |
| kissing | öpme |
| kiss-off | son |
| kit | malzeme, ekipman |
| kitbag | çanta |
| kitchen | mutfak |
| kitchenette | küçük mutfak |
| kitchenware | mutfak eşyaları |
| kite | süzülmek |
| kitle | uçurtma |
| kitten | kedi yavrusu |
| kitty | yavru kedi |
| kiwi | kivi |
| kleptomania | kleptomani |
| kleptomaniac | kleptomanyak |
| klieg | projektör |
| knack | ustalık |
| knackered | bitkin |
| knaggy | budaklı |
| knapsack | sırt çantası |
| knave | üç kağıtçı |
| knavery | hilekarlık |
| knavish | üçkâğıtçı |
| knead | yoğurmak |
| knee | diz |
| kneel | diz çökmek |
| knee-pan | dizlik |
| knell | çan |
| knickers | kısa pantolon |
| knife | bıçak |
| knight | şövalye |
| knit | örmek, bağlamak |
| knitted | örme |
| knitting | örgü örmek |
| knitting needle | örgü şişi |
| knitwear | triko |
| knob | topuz |
| knobbly | yumrulu |
| knobby | tokmak |
| knock | vurmak |
| knoll | tepecik |
| knot | bağ, düğüm atmak |
| knothole | budak |
| know | bilmek |
| know-all | her şeyi bilen |
| know-how | bilgi birikimi |
| knowledge | bilgi |
| knowledgeable | bilgili |
| known | bilinen, tanınan |
| knuckle | boğum |
| knucklejoint | parmak eklemi |
| knurl | tırtıl |
| kohl | sürgün |
| kohlrabi | alabaş |
| kookaburra | ahmak |
| kooky | çılgın |
| kopeck | rus para birimi |
| korean | koreli |
| kraut | alman |
| krone | kron |
| kudos | şeref |
| kümmel | baharat |
| kurbash | kırbaç |
Geldik K ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin sonuna… Burada yazımızı sonlandırırken seni 7/24 aktif olan online İngilizce kursumuza davet ediyoruz. Kursumuzla alakalı detaylara ulaşmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek…
Hadi hemen formu doldur ve İngilizce öğrenmek için ilk adımı hızlıca at!