İngilizce Direkt Anlatım: Direct Discourse

İngilizcede “direct speech” ve “quoted speech” olarak da bilinen Direct Discourse oldukça önemli bir konudur. Türkçede “doğrudan anlatım” olarak isimlendirdiğimiz Direct Discourse, günlük hayatta diğer insanların söylediği şeyleri iletmemiz gerektiği durumlarda olmazsa olmazdır. İlgili konusu olan Indirect Discourse’a göre daha kolay olsa da yine de bazı detayları zaman zaman kafa karıştırabilmektedir. Bu yüzden bu yazımızda Direct Discourse konusuna değinecek, inceliklerini paylaşacak ve özgün örneklerle pekiştireceğiz. 

Başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Seviyen veya İngilizce öğrenme amacın ne olursa olsun Open English seni sahip olabileceğin en yüksek İngilizce yetkinliğine ulaştırmak için ayrıcalıklı fırsatlar sunuyor. Sektöründe öncü online İngilizce kursu Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, eğitmenlerin moderatörlüğünde canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve tüm içeriklerimize sınırsız erişebilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Direct Discourse Nedir? 

Başta bahsettiğimiz gibi “direct speech” ve “quoted speech” olarak da adlandırdığımız Direct Discourse, Türkçedeki “doğrudan anlatım”a karşılık gelir. Direct Discourse cümlelerinde birinin söylediği şeyi alıntılar ve karşımızdakine iletiriz. Fakat Indirect Discourse’dan farklı olarak Direct Discourse’da adı üstünde, direkt olarak karşıdakinin söylediği şeyi eklememiz gerekir. Bir örnek vermemiz gerekirse: 

  •  Joel said, “I’ll join you after work”. (Joel “İşten sonra size katılacağım” dedi.)

Bu örneğimizde Joel’un söylediği cümleyi bire bir alıntıladığımız için Direct Discourse olarak adlandırıyoruz. 

  • Joel said that he’ll join us after work. (Joel işten sonra bize katılacağını söyledi.)

Bu örneğimizde ise Joel’un söylediği şeyi direkt olarak iletmiyoruz. Dikkat edersek asıl söylediği “katılma” kısmında kendisinden üçüncü kişi olarak, söylediği kişiden ise “you” yerine “us” olarak bahsetmişiz. Yani dediği şeyin özünü, direkt alıntılamadan belirtmişiz. 

ingilizce direct discourse cümle nasıl kurulur

Direct Discourse Cümle Nasıl Kurulur?

Direct Discourse cümleleri kurmak epey kolaydır. Çünkü Indirect Discourse’un aksine Direct Discourse’da söylediğimiz asıl şeyi direkt olarak alıntılamamız yeterli. Yani ana fikri verirken fazladan bir iş yapmamıza gerek yok. Asıl yapacağımız iş ise söylenen cümleden önce ya da sonra söyleyen kişi ya da yerine geçecek bir zamiri ve alıntılarken kullanabileceğimiz fiilleri kullanmamız yeterli. Gelin, birkaç örnek üzerinden inceleyelim.

  • “I won’t leave until you come out!” David yelled. (“Sen dışarı çıkana kadar buradan ayrılmıyorum!” diye bağırdı David.)

Gördüğün gibi, Direct Discourse olması için illa “say” fiilini kullanmamıza gerek yok. Bir cümleyi iletebilecek herhangi bir fiili kullanabiliyoruz. Bu kelimelere örneklerimizde bol bol yer vereceğiz. Ayrıca dikkat ettiysen özne ve fiili bu örneğimizde alıntının ardından kullandık.

Umarız buraya kadar her şey aklında oturmuştur. Eğer tam aklına yatmadıysa da merak etme, Open English yanında! Bu tarz konuları ana dili İngilizce olan birinden dinlemek her zaman daha mantıklıdır. Çünkü onlar bu kullanımları bizim Türkçeyi içselleştirdiğimiz gibi içselleştirmiştir. İşte bu yüzden Open English’in sunduğu ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapabilme fırsatı sana her konuda yardımcı olacağı gibi Direct Discourse’da da çok yardımcı olacaktır! 

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

  • She texted “I love you” in the middle of the night. (“Seni seviyorum.” diye mesaj attı gecenin bir yarısı.)

Burada ise görebiliyoruz ki cümle alıntı, özne ve fiilden oluşmak zorunda değil. Sonrasında zaman belirtebiliriz. Nihayetinde alıntı kısmı fiilimizin nesnesi. Yani normal bir cümlede bulunabilecek diğer öğelerin bulunmaması için bir sebep yok. 

  • “Let me in”, the voice cried softly. (“Beni içeri al” diye hafifçe yakardı bir ses.)

Slint’in “Good Morning Captain” şarkısından aldığımız bu cümlede ise fiillerimizle birlikte zarf kullanarak, fiilleri niteleyebileceğimizi görüyoruz. “Nasıl dedi?” sorusuna cevap verecek bir zarf kullanmak Direct Discourse cümlemizi daha detaylı hale getirecektir. 

  • “Please,” the child begged “It’s cold.” (“Lütfen” diye yalvardı çocuk, “Hava soğuk.)

Burada ise daha edebi metinlerdeki Direct Discouse cümlelerinde karşılaştığımız bir durum var. Bazen cümlenin isim ve fiili daha dramatik bir hava katmak için alıntının arasına girebilir. 

  • The man shouts “Come here, have a look.” (Adam “Gel ve bir bak.” diye bağırıyor.)

Gördüğün gibi Direct Discourse’da her zaman geçmiş zaman kullanmak zorunda değiliz. Resmi olmayan konuşmalarda anlatılan şeyi daha canlı ve dramatik kılmak için Present Simple Tense ya da Present Continuous Tense kullanılabilir. Present Simple ile kullanımını haber başlıklarında görebiliriz. 

  • “When is it going to be over?” asked the little boy. (“Ne zaman bitecek bu?” diye sordu küçük çocuk.)

Bu örneğimizde ise Direct Discourse’da karşımıza çıkabilecek bir başka kullanımı görüyoruz. Bazen, özellikle edebi metinlerde, Direct Discourse cümlelerinde özne ve fiilin yeri değişebilir. Bu, yine daha dramatik bir hava katmak için kullanılan bir yoldur. Eğer özne ile fiilin yerini değiştireceksek genellikle asıl kısım alıntıdan sonra olur.

ingilizce direkt anlatım ve daha fazlası open englishte

İngilizceyi En Doğru Şekilde Öğren!

Direct Discourse konumuzun böylece sonuna geldik. Umarız konuya daha hakimsindir! Eğer hala aklında soru işaretleri varsa merak etme, bu gayet doğal. İngilizce gramer konularını blog yazıları üzerinden öğrenmek zordur. En verimli öğrenme yolu ise ana dili İngilizce olan bir eğitmenden dinlemektir.

Bu noktada ise Open English devreye giriyor! 15 yıldır, 1.5 milyon kullanıcıya İngilizce öğreten, alanında önder online İngilizce kursu olan Open English sana dil öğreniminde ihtiyacın olacak her fırsatı sunuyor. Open English’e abone olarak kendine özel çalışma programını edinebilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini pekiştirebilir ve dev içerik arşivimizde sınırsız erişerek aklındaki tüm sorulara anında cevap bulabilirsin!

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım. 

İngilizce Kriket Terimleri

Kriket -İngilizcesiyle “Cricket”- ülkemizde pek fazla popüler bir oyun olmasa da, yurt dışında özellikle de İngiltere, Hindistan, Yeni Zelanda gibi ülkelerde oldukça sevilen, geniş kitlelerce takip edilen bir spor. 

Orta Çağ’da, başta bir çocuk oyunu olarak ortaya çıktığı düşünülen kriket, İngiliz kültürünün de önemli bir parçası. O yüzden, İngiliz kültürü ile ilgilenenlerin bu güzide spor hakkında da fikir sahibi olması gerektiğini düşündük, ve İngilizce Futbol Terimleri ve Karşılıkları yazımızdan sonra, bir yazıyı da İngilizce kriket terimlerine ayırmaya karar verdik.

Kriket Hakkında

Kısaca tanımlamak gerekecek olursa, kriket, on bir kişiden oluşan iki takımın bir top ve tahta sopalar ile oynadığı, ana amacı topu karşı takımın kalesine yollamak olan bir oyundur. Özel bir top, sopalar ve koruyucu ekipmanlar ile oynanan bu oyunda, oyun formatları ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir.

İngilizce “Cricket” Kelimesi Hakkında

Önce oyunun adı hakkında birkaç şey söyleyelim. Biliyor olabileceğin gibi, “cricket” İngilizcede aslında cırcır böceği anlamına gelir. Bu sporun isminin ise, eski Fransızcada “çatırdamak” anlamına gelen “criquer” kelimesinden İngilizceye önce “criquet” olarak geçtiği, daha sonra ise günümüzdeki halini aldığı düşünülmektedir.

ingilizce kriket terimleri nelerdir

 

İngilizce Kriket Terimleri

İşte popüler kriket terimleri ve karşılıkları…

All-rounder (Çok yönlü oyuncu)

“All-rounder”, hem atma hem de vurma konusunda yetenek gösteren çok yönlü oyuncular için kullanılan bir terimdir. Türkçeye basitçe “çok yönlü” olarak çevrilebilir:

Örnek:

-Who is your favorite all-rounder? – Favori çok yönlü oyuncun kim?

-I like the style of Chris Woakes – Chris Woakes’un tarzını beğeniyorum.

Attacking Shot (Hücum vuruşu)

Attacking shot, krikette vurucu oyuncunun skor yapmak için yaptığı kuvvetli vuruştur.

Örnek: You missed the attacking shot! – Hücum vuruşunu kaçırdın!

Batsman (Vurucu)

Batsman, yani vurucu, krikette atıcının attığı topa vurmakla görevli oyuncudur.

Örnek: Who is your favorite batsman in cricket? – En sevdiğin kriket vurucusu kim?

Boundary (Sınır)

Krikette, “boundary” oyun alanını çevreleyen sınırdır. Sınırı oluşturmak için ipler kullanılabileceği gibi, plastik koniler hatta çitler de tercih edilebilir. Aynı zamanda, bu sınırı aşarak sayı yapan vuruşlar için de “boundary” kelimesi kullanılır.

Örnek: Watch the boundary when playing! – Oynarken sınıra dikkat et!

Bowler (Atıcı)

Krikette, “bowler”, topu vurucuya (batsman) atan oyuncuyu belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Örnek: Jackson is a really good bowler! – Jackson çok iyi bir atıcı!

Century (100 sayı)

Tek bir vurucunun (batsman) 100 sayıya ulaşmasını belirtmek için kullanılır.

Örnek: Sachin Tendulkar has the most centuries in cricket. – Krikette en çok 100 sayı yapan oyuncu Sachin Tendulkar’dır.

Dolly (kolay atış/kolay top)

Topun dışarı gitmesini engellemekle görevli meydan oyuncusunun (fielder) zorlanmadan yakaladığı topa/atışa “dolly” denir.

Örnek: That was a dolly for him! – Onun için çok kolay bir toptu!

Fielder (savunma/meydan oyuncusu)

Bazı kaynaklarda savunmacı, bazılarında meydan oyuncusu, bazılarında ise doğrudan “fielder” olarak kullanıldığını görebileceğin bu terim, topun dışarı gitmesini engellemekle görevli savunma oyuncuları için kullanılır.

Örnek: I think he is the best fielder in the world at the moment! – Bence o şu an dünyanın en iyi savunma oyuncusu!

ingilizce kriket terimleri - ingilizce krikter türkçe karşılıkları

Innings (vuruş/oyun sırası)

Innings, bir takımın -ya da bir oyuncunun- topa vurma (ya da karşılama) sırasını belirtmek için kullanılan bir kriket terimidir.

Örnek: In professional cricket, a new ball is used at the beginning of each innings. – Profesyonel krikette, her yeni oyun sırası için yeni bir top kullanılır.

Leg side (ters taraf/bacak tarafı)

Leg side, kriket sporunda sahanın o anki pozisyona göre belli bir bölümünü tarif etmek için kullanılan bir terimdir. Burada, pozisyon, vurucuya göre tanımlanır: sağ elli bir vurucunun sol tarafı, sol elli bir vurucunun ise sağ tarafı “leg side” olarak bilinir.

Örnek: The fielder should be close to the batman on the legs side – Savunmacı, vurucunun ters tarafında ve ona yakın olmalıdır.

Off-break (falsolu atış)

“Off-break”, krikette bir çeşit falsolu atışı belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Örnek: Did you see that off break? It was great! – O falsolu atışı gördün mü? Harikaydı!

Pads (dizlik/bacak koruyucu)

Krikette, oyuncuların bacaklarını top darbelerinden korumak için kullanılan ekipmanlar, İngilizcede “pads” olarak bilinir.

Örnek: I’ve got to buy some new pads for this season! – Bu sezon için kendime yeni dizlikler almam lazım!

Wicket-keeper (kaleci)

Kalenin arkasında duran, vurucunun (batsman) vurmadığı topları tutan savunma oyuncusu, krikette “wicket-keeper” olarak bilinir.

Örnek: There are a lot of very good wicket-keepers in England. – İngiltere’de çok sayıda iyi kaleci var.

Wicket (kale)

Sahada üç tahta çubuk ile kurulan kale benzeri düzenek.

He should be standing behind the wicket – Kalenin arkasında durmalı

İngilizce Seviyeni Open English ile İlerlet!

Bir ülkede popüler olan sporlar ve bu sporlarda kullanılan terimler hakkında bilgi sahibi olman, o ülkenin kültürüne olan hakimiyetini şüphesiz artıracaktır. Bununla birlikte, eğer gittiğin yabancı ülkede insanlarla gerçek anlamda anlaşabilmek, etrafında olup bitenleri takip edebilmek istiyorsan, akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilmen gerekiyor. 

İşte bu noktada online İngilizce kursu Open English devreye giriyor. Ana dili İngilizce olan tecrübeli eğitmenleri, 7/24 sınırsız canlı dersleri, online konuşma grupları gibi ayrıcalıklarıyla İngilizce okuma, yazma, ve tabii ki konuşma becerilerini önemli ölçüde geliştirecek olan Open English sayesinde, sen de dil hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!

Öyleyse İngilizce öğrenmek istiyorsan, haydi, Open English’i hemen keşfetmeye başla! Bu sayfadaki formu doldur, seni hemen arayalım.

G İle Başlayan İngilizce Kelimeler

Evet, İngilizce kelimeler listemize hız kesmeden devam ediyoruz. Sırada G ile başlayan İngilizce kelimeler listemiz var. Daha önceki listelerimize detaylı bir bakış atıp üzerine de çalışmalar gerçekleştirdiysen yeni İngilizce kelimeler öğrenmen için harika bir liste daha seni bekliyor.

Harfler ile başlayan İngilizce kelimeler listesini yapmamızdaki en büyük neden, sana istediğin kelimeleri kolayca bulabileceğin bir liste sunmak… Tabii İngilizce öğrenirken çok fazla kelimeye ihtiyaç duyacaksın ve bunları harf listesine göre öğrenmek istemeyebilirsin.

Ama listeye göre gitmek, hem İngilizce kelime hazneni daha hızlı genişletmene hem de farklı kaynaklardan İngilizce kelimeler öğrenirken bu çalışmanı desteklemene yardımcı olacaktır.

Hadi hemen G ile başlayan İngilizce kelimeler yazımıza geçelim. Öncesinde ise İngilizce kelime öğrenme için tercih edebileceğin online İngilizce kursumuza ufak bir değinelim:

Open English’le İngilizce Kelimeler Öğren

İngilizce öğrenmek isteyenlerin evden online bir şekilde çalışmalarına fırsat tanıyan Open English, dilediğiniz yerde dilediğiniz zaman İngilizce çalışmana yardımcı olacak online İngilizce kursu…

Anadili İngilizce olan eğitmenler, yarım saatte bir başlayan canlı grup dersleri, sınırsız İngilizce materyal ve İngilizce kelime hazneni genişletmeni sağlayacak okuma metinleri, sık kullanılan deyimlerin olduğu çalışmalar ve mesleki İngilizce bölümü ile Open English, İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculuğu hem keyifli hem de verimli bir hale getiriyor.

İlk olarak İngilizce seviye tespit sınavına girerek İngilizce seviyeni belirleyeceğin Open English online İngilizce kursu ile sen de hızlı ve kolay İngilizce öğrenebilirsin.

Platformumuz hakkında daha detaylı bilgi almak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Hadi G ile başlayan İngilizce kelimeler listemize devam edelim.

g ile başlayan ingilizce kelimeler listesi 1

G İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 1

İlk olarak şunu belirtmek istiyoruz: Uzun bir liste olduğu için G ile başlayan İngilizce kelimeler yazımızı ikiye ayırıp sana sunduk. Devamında ikinci partı da bulabilirsin. Şimdi listemize geçebiliriz.

 

G İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Gain Kazanmak
Gallon Galon
Game Oyun
Gaol Hapis
Gap Boşluk
Gape Esnemek
Garage Garaj
Garb Kıyabet
Garbage Çöp
Garbanzo Nohut
Garble Saptırmak
Garden Bahçe
Gargle Gargara
Garland Çelenk
Garment Giysi
Garniture Garnitür
Garret Çatı Katı
Garrulous Geveze
Garter Jartiyer
Gas Gaz
Gasbag Lafebesi
Gasket Conta
Gasoline Benzin
Gastric Mide
Gate Kapı
Gather Toplamak
Gear Dişli
Gender Cinsiyet
Gene Gen
General Genel
Generalize Genellemek
Generally Genellikle
Generate Üretmek
Generation Nesil
Generator Jeneratör
Generic Genel
Generosity Cömertlik
Generous Cömert
Genetic Genetik
Genie Cin
Genius Deha
Genocide Soykırım
Gent Centilmen
Genteel Soylu
Gentle Nazik
Gentleman Beyefendi
Genuine Hakiki
Geography Coğrafya
Geothermal Jeotermal
Get Almak
Ghazi Gazi
Gherkin Salatalık
Ghost Hayalet
Giant Dev
Giaour Gâvur
Gib Pim
Gibberish Saçmalık
Gibbous Kambur
Giblets Sakatat
Giddy Sersem
Gift Hediye
Ginger Zencefil
Gingerly Temkinli
Gingham Şemsiye
Giraffe Zürafa
Girandole Fıskiye
Gird Kuşatma
Girder Kiriş
Girdle Korse
Girl Kız
Gist Öz
Give Vermek
Gizzard Taşlık
Glacial Buzul
Glad Memnun
Gladiator Gladyatör
Glass Cam
Global Global, Küresel
Global Warming Küresel Isınma
Glory Şeref, Zafer
Glove Eldiven
Glow Parıltı
Glue Yapıştırmak
Go Gitmek
Goal Amaç, Hedef
Goal Line Kale Çizgisi
Goalkeeper Kaleci
Goalpost Kale Direği
God Tanrı
Goddess Tanrıça
Godfather Mafya Babası
Godfearing Dindar
Godless Dinsiz
Godly Dindar
Goffer Kıvırmak
Goggle Patlak
Goggles Gözlük
Gold Altın
Golden Altından
Goldsmith Kuyumcu
Golf Golf
Gondola Gondol
Gong Gong
Good Iyi
Goodbye Elveda

 

g ile başlayan ingilizce kelimeler listesi 2

 

G İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 2

Geldik G ile başlayan İngilizce kelimeler listemizde ikinci parta… Burada fark etmişsindir; kelimelerimizi günlük hayatta sık kullanılan ve karşına çıkma ihtimali yüksek olanlardan seçtik. Hiç hız kaybetmeden G ile başlayan İngilizce kelimeler listemize devam edelim.

 

G İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Govern Yönetmek
Government Hukümet
Governor Vali
Grab Kapmak
Grabble Yoklamak
Grace Zarafet
Graceful Zarif
Graceless Terbiyesiz
Grad Mezun
Gradation Derece
Grade Sınıf, Seviye
Gradient Eğim
Gradual Kademeli
Graduate Mezun Olmak
Graft Aşı
Grain Tahıl
Gram Gram
Grammar Gramer
Grand Büyük
Grandchild Torun
Granddaughter Kız Torun
Grandfather Büyük Baba
Grandmother Büyükanne
Grandparent Büyükbaba veya Büyükanne
Grandson Erkek Torun
Grant Hibe Etmek
Granule Granül
Grape Üzüm
Grapefruit Greyfurt
Grapeshot Misket
Grapevine Dedikodu
Graph Grafik
Grapple Boğuşmak
Grasping Açgözlü
Grass Çimen
Grasshopper Çekirge
Grassland Çayır
Grassplot Çimenlik
Grateful Minnettar
Grater Rende
Grating Izgara
Gratis Bedava
Gratuitous Gereksiz
Gratuity Armağan
Grave Mezar
Gravel Çakıl
Graven Oyma
Graver Vahim
Gravitate Çekilmek
Gravitation Çekim
Gravity Yerçekimi
Gravy Sos
Gray Gri
Grazier Çoban
Grease Gres
Greaser Yağcı
Great Harika, Muhteşem
Greatcoat Palto
Greed Hırs
Greedy Açgözlü
Green Yeşil
Greenhouse Effect Sera Etkisi
Greet Selam Vermek
Gregarious Sokulgan
Grey Gri
Grief Keder
Grill Izgara
Grim Gaddar
Grime Kir
Grind Eziyet, Öğütmek
Grinder Öğütücü
Grippe Grip
Gripper Kıskaç
Grist Kazanç
Gritty Cesur
Grizzly Bozayı
Grocery Bakkaliye
Groggy Halsiz
Groom Damat
Groove Oluk
Ground Zemin
Groundwater Yeraltı
Group Grup
Grow Büyümek
Guarantee Garanti
Guard Bekçi, Muhafız
Guardian Gardiyan
Guess Tahmin Etmek
Guest Konuk
Guide Rehber
Guilt Suç
Guilty Suçlu
Gulet Gırtlak
Gulf Körfez
Gull Martı
Gullet Gırtlak
Gullible Saf
Gulp Yudum
Gum Sakız
Gumption Cesaret
Gun Silah, Tabanca
Gunpowder Barut
Gunsmith Silahçı
Gunstock Dipçik
Gushy Konuşkan
Gust Bora
Gustatory Tat
Gut Bağırsak
Guy Adam

 

Bir listemizin daha sonuna geldik. G ile başlayan İngilizce kelimelere dair detaylı bir bilgi edindiğini düşünüyoruz. Ama İngilizce öğrenmek sadece kelimelerden ibaret değil, bunun için yan tarafta yer alan formu doldurarak online İngilizce kursumuz hakkında detayları öğrenebilir; İngilizce öğrenme serüveninde profesyonel desteği her zaman yanında hissedebilirsin.

Hadi durma, hemen formu doldur. İngilizce öğrenmek için ihtiyaç duyduğun profesyonel desteğe hemen ulaş!

İngilizce Dilekçe Nasıl Yazılır?

Yurt dışında bir tatil hayali mi kuruyorsun? Yeni yerler keşfetmek, daha önce hiç görmediğin, bilmediğin bir şehirde gezintiye çıkmak oldukça heyecan verici. Ama elbette yurt dışına çıkmak için birtakım prosedürler var. Bunları yerine getirmen gerekiyor.

Yurt dışına işin gereği ya da eğitim almak için seyahat etmek istiyor olabilirsin. Bunun dışında niyetin turistik bir gezi de olabilir. Farklı amaçlara yönelik bu gezilerin bir ortak noktası var. O da hepsi için İngilizce vize talep dilekçesi yazılmasının zorunlu oluşu. 

Gitmek istediğin ülkenin konsolosluğuna müracaat edebilmen için İngilizce vize talep dilekçesi yazman gerekiyor. İngilizce dilekçe yazmak, vize başvurusunun ilk aşaması sayılır. Bu nedenle İngilizce vize talep dilekçesi nasıl yazılır sorusu, epey merak ediliyor. 

İngilizce vize talep dilekçesi nasıl bir formatta yazılmalı? İngilizce dilekçe nasıl yazılır? İngilizce dilekçeye nasıl başlanır? İngilizce resmi yazı nasıl bitirilir? İngilizce dilekçe dili nasıl olmalı? Tüm bu sorular aklını kurcalıyor olabilir. Fakat merak etme, İngilizce dilekçe yazmak o kadar da zor bir iş değil.

İngilizce evrensel bir dil. Hangi ülkede olursan ol, İngilizce bilginle yazılı ve sözlü olarak kendini ifade edebilirsin. Bu nedenle İngilizce bilmek çok avantajlı bir durum. Eğer sen de İngilizce öğrenmeyi istiyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemeyi düşünüyorsan Open English yanında!

Open English ile İngilizce Öğren! 

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek istiyorum ama kursa gidecek vaktim yok diye düşünüyorsan Open English tam sana göre! Çünkü istediğin her yerden İngilizce öğrenebileceğin bir kolaylık sunuyor. 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini takip edebilirsin. 

Open English bünyesindeki ana dili İngilizce olan eğitmenler ile pratik yapabilirsin. İngilizce bilgini ölçen sınavlara hazırlanabilir, iş İngilizcesi öğrenebilirsin. Open English her kategoride senin yanında. Dilersen seyahat İngilizcesi ile yurt dışında rahat edebilirsin. Seçim senin! 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen, hemen yan tarafta bulunan formu doldurabilirsin.

ingilizce dilekçe örnekleri - ingilizce dilekçeler

İngilizce Bilmenin Sağladığı Kolaylık

İngilizce bilmek, işleri oldukça kolaylaştırıyor. İşte, okulda, seyahatte hatta günlük hayatın içerisinde bile karşına çıkıyor olmalı. Sen de İngilizce bilen birinin sahip olduğu avantajları edinebilirsin. Yalnızca İngilizce öğrenmek istediğine karar vermen ve çalışmalara başlaman gerek. 

Yurt dışı seyahatinde insanlarla iletişim kurabilmek için seyahat İngilizcesi öğrenebilirsin. Seyahatte karşına çıkabilecek belli başlı durumlara karşı, öğrendiğin birkaç cümle kurtarıcı olabilir. Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Seyahat İngilizcesi Öğrenmek İsteyenlere 7 İpucu adlı yazıya da bir göz atabilirsin. 

Seyahat planı yapmak harika. Ama sırada yurt dışına seyahat edebilmek için yapman gereken işler var. Bunların ilki, İngilizce vize talep dilekçesi yazmak. İngilizce dilekçe yazmak birçok kişinin gözünü korkutuyor. Ancak korkulduğu kadar zor bir iş değil. 

İngilizce biliyor olmak, İngilizce dilekçe yazma işini epey kolaylaştırıyor. Fakat yine de günlük dilde kullanılan İngilizceden farklı. Çünkü dilekçe daha resmi bir dil ile yazılıyor. İngilizce dilekçe örneklerine geçmeden önce, dilekçe nedir ve İngilizce dilekçe nasıl yazılır, bir bakalım. 

Dilekçe Nedir?

Dilekçe; bir isteği, durumu ya da kişilerin şikayetlerini anlatmak amacıyla yazılıyor. Bunlar resmi ya da özel kuruluşlara, gerçek ve tüzel kişilere yazılan yazılar. Ayrıca bu yazılar, imzalı başvuru yazısı niteliği taşıyor. Her vatandaşın dilekçe yazma hakkı, anayasa tarafından güvence altındadır. 

Dilekçe Nasıl Yazılır?

Dilekçeler resmi evraklar. Bu nedenle dilekçe yazmanın, birtakım katı kuralları var. Sen de ister Türkçe istersen İngilizce dilekçe yazıyor ol, bu kurallara uymak zorundasın. Aksi takdirde yazdığın dilekçe dikkate alınmaz. 

Dilekçe yazmanın ilk kuralı, çizgisiz bir kağıt kullanmak. Eğer İngilizce dilekçe yazacaksan çizgisiz, beyaz bir kağıt tercih edebilirsin. Bununla birlikte kesinlikle yarım kağıt kullanılmamalı. Ayrıyeten kağıdın arka yüzüne yazı yazmamalısın. Çok gerekli ise ikinci bir kağıt alıp yazacaklarına devam edebilirsin. 

Dikkat etmen gereken ikinci bir husus ise yazdığın kalemin rengi. Dilekçe resmi bir evrak olduğu için her renk kalemle yazılmaz. Sen de siyah ya da mavi mürekkepli bir kalem tercih edebilirsin. Hatta bilgisayar, daktilo gibi araçlar kullanmak daha iyi bir seçenek olabilir. 

Dilekçede gündelik bir üslup kullanılmaz. Oldukça saygılı, ciddi ve resmi bir üslup ile yazmalısın. İngilizce dilekçe yazarken de ciddi ve resmi bir üslup kullanmaya özen göstermelisin. Yazdıkların nesnel olmalı. 

Dilekçeye yer ve tarih eklemek zorunlu bir durum. Bunu İngilizce dilekçe örneklerinde daha net görebilirsin. Bunun yanında hitap da önemli bir konu. Yazdıkların hangi kurumu ilgilendiriyorsa, dilekçeye o kuruma hitap ederek başlamalısın. İngilizce dilekçelerde genelde kurum, seyahat edeceğin ülkenin konsolosluğu oluyor. 

Dilekçeler çok uzun yazılar değil. Genellikle durum, şikayet ya da istek her ne ise kısaca belirtiliyor. Konunun gereksiz ayrıntılarına asla girilmiyor. Sen de İngilizce dilekçede, kişisellikten ve detaylardan uzak yalın bir metin yazmalısın.

Dilekçede istenilen durum, kesinlikle yasalara uygun olmalı. Ayrıca bir şikayet söz konusuysa, belge ve tanık göstermek gerekli. Dilekçede bulunacak herhangi bir belge, yazının sonunda ekler başlığı altında oluyor.

İngilizce dilekçe yazarken kurallara, yazım ve noktalama işaretlerine dikkat etmelisin. Ayrıca imza konusu da önem arz ediyor. Bir dilekçede tek bir imza olur. Eğer birden fazla kişi, ortak bir dilekte bulunmak istiyorsa, hepsi ayrı dilekçe yazmalıdır. Yazdığın İngilizce dilekçeye imza atıp atmadığını kontrol etmelisin. 

Dilekçe Bölümleri

Dilekçeler belli bir plana göre yazılır. Çünkü dilekçe resmi bir evrak. Sen de İngilizce dilekçe yazarken bu planı takip etmelisin. 

Tarih

Dilekçenin ne zaman kuruma verildiğini belirtmek için kullanılıyor. Yazdığın her İngilizce dilekçeye mutlaka tarih eklemelisin. Bu tarih gün, ay ve yıl şeklinde olmalı. 

Makam Adı

Dilekçenin başında başvurulan makamın adı olmalı. Ayrıca makamın adını dilekçeye eklerken baş harflerini büyük yazmalısın. 

Konu Metni

Dilekçede aktarılan durum, istek ya da şikayetin yer aldığı kısım. İngilizce dilekçelerde genelde bu kısım, yurt dışı seyahat ile ilgili oluyor. 

Dilekçeyi Yazan Kişinin Adı

Yazdığın dilekçeyi imzalamadan önce adını soyadını eklemelisin. 

İmza

Her dilekçede bulunması gereken kısım. Bununla birlikte dilekçelerde bir adet imza olur. Yazacağın dilekçede bu kurallara dikkat etmelisin.

Dilekçeyi Yazan Kişinin Adresi

Dilekçenin en altına, dilekçeyi yazan kişinin adresi ve hatta telefon bilgisi eklenir. Sen de İngilizce dilekçe yazarken adres ve telefon bilgisi eklemelisin. 

ingilizce dilekçe örnekleri - ingilizce dilekçe nasıl yazılır

İngilizce Dilekçe Örnekleri

İngilizce dilekçe nasıl yazılır konusu, epey merak ediliyor. Çünkü yurt dışı seyahati yapmak isteyenler, vize işlemleri için İngilizce dilekçe yazmak zorunda. Ama vizesiz gidilebilen ülkeleri tercih edersen, İngilizce vize talep dilekçesi yazmak zorunda değilsin. Dilersen, Vizesiz Gidilebilecek Ülkelerin Listesi adlı yazıya göz atabilirsin.

Dilekçe yazmanın belli kuralları var. Yani İngilizce dilekçe yazarken de bu kurallar geçerli. Dilekçe yazarken bazı İngilizce kalıp cümlelerden yararlanabilirsin. Haydi, İngilizce dilekçe örneklerine bir bakalım. 

İngilizce Dilekçe Örnek 1

  • Tarih

Consulate General of Italy

Ankara

To whom it may concern;

I am Aysu Aktaş. I am planning a trip to Italy between 23 – 30 March 2023. I will make this trip with a tour. During my trip, I will visit Torino. All expenses during the trip will be covered by myself. You can find it attached all my travel documents.

I guarantee to return to my country on the departure date mentioned above and I request that you provide the necessary visa.

Kind Regards 

  • İmza
  • İsim – soyisim
  • Adres
  • Telefon

 

Türkçesi:

  • Tarih

İtalya Başkonsolosluğuna 

Ankara

İlgili makama;

Ben Aysu Aktaş. 23 – 30 Mart 2023 tarihleri arasında İtalya seyahati planlıyorum. Bu seyahatimi tur ile gerçekleştireceğim. Seyahatim sırasında Torino’yu ziyaret edeceğim. Yolculuk esnasında tüm masraflar, tarafımca karşılanacaktır. Tüm seyahat belgelerimi ekte bulabilirsiniz.

Yukarıda belirtilen tarihte ülkeme döneceğimi garanti eder ve gerekli vizeyi sağlamanızı rica ederim.

Saygılarımla

  • İmza
  • Ad – Soyad
  • Adres
  • Telefon

İngilizce Dilekçe Örnek 2 

TO THE AMERICAN CONSULATE

İZMİR

  • Tarih

Dear Sir or Madam,

Mrs. Aysu Aktaş works at the Creativity agency. She will attend an award ceremony in your country between 10.03.2023 – 17.03.2023. As a company, we request a visa from you. 

We guarantee she will return to Turkey before the deadline.

Best Regards 

  • İmza
  • Kaşe
  • Adres
  • Telefon

 

Türkçesi

  • Tarih

AMERİKA KONSOLOSLUĞUNA

İZMİR

Sayın Bey ya da Hanım,

Aysu Aktaş, Creativity ajansında çalışmaktadır. 10.03.2023 – 17.03.2023 tarihleri arasında ülkenizde düzenlenecek bir ödül törenine katılacaktır. Firma olarak sizden vize talep etmekteyiz. 

Süresinden önce Türkiye’ye döneceğini garanti ediyoruz. 

Saygılarımızla

  • İmza
  • Kaşe
  • Adres
  • Telefon

Bazı İngilizce kalıp cümleler ile İngilizce dilekçe yazma işinin üstesinden gelebilirsin. Ancak İngilizceyi iyi bir şekilde öğrenirsen birçok işini halledebilirsin. Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! 

Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istersen, yan tarafta bulunan formu doldurabilirsin. 

Loading Ne Demek? İngilizce Bilgisayar Terimleri

Hepimiz hayatımızda en az bir kez ‘server is loading’ ya da  sadece ‘ loading’ yazısıyla karşılaşmışızdır. Ne anlama geliyor bu ‘loading’? 

Bilgisayarlar ve akıllı cihazlar öyle ya da böyle öğrenmek zorunda olduğumuz cihazlar. Artık çoğu şey yapay zeka kullanılarak kolayca halledilir hale geldi. Tabii ki yapay zekanın nasıl çalıştığını anlamak için de bilgisayar dilini bilmen gerekiyor. 

Bilgisayarların dilinden anlamak hayatına görünür şekilde kolaylık sağlamakla beraber yeni iş fırsatları da sunabilir. Bu yüzden ufak da olsa bilgisayarları anlamak da fayda var. Diğer bilmen gereken önemli nokta ise tüm teknolojik gelişmelerin İngilizce dilince oluşuyor olması. Yani bilgisayarın kendine ait bir dili varsa, bu dilin background’unu oluşturan şeyde İngilizce. Bu durumda ne yapmalısın? İngilizce öğrenmelisin!

ingilizce loading ne demek

İngilizce Öğrenmenin Kolaylığını Yakala

Dünyada 1 milyondan fazla öğrencinin dil eğitimi için tercih ettiği Open English sana bir form kadar yakın. Çalıştığın iş ne olursa olsun mesleki yeterlilik veya daha iyi pozisyonlara yükselmek için İngilizce öğrenmek bir zorunluluk oluyor çoğu zaman. Zorunlu olan şeyleri çoğumuz sevmiyoruz.İşte tam bu yüzden  Open English’le tanışman gerekiyor. 

Open English ile  anadili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 ders alabilirsin. İngilizce olan sınavlara hazırlanmaktan tut günlük konuşma dilini geliştirecek birçok eğitimi bulabilirsin. Üstelik online ve günün istediğin saati, istediğin yerden bağlanabilirsin.

Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma!

Bilgisayar dilinin background’unu oluşturan dil İngilizcedir demiştik. Şimdi bu yazı da öncelikle her yerde sık sık karşına çıkan ‘loading’ kelimesinin ne anlama geldiğini açıklamakla beraber diğer İngilizce bilgisayar terimlerinin neler olduğunu paylaşacağız. Umarız faydalı bir yazı olur!

Loading Ne Demek?

Loading, mevcut verileri kullanmak üzere bir sabit disk veya ağ gibi bir depolama aygıtından bilgisayarın belleğine aktarma işlemi anlamına gelir. Ya da bu işlemin tam tersi olarak bilgisayarın belleğinden sabit disk ya da ağ depolama aygıtına gönderim anlamına gelir. 

Genelde, bir işletim sisteminin, bir programın veya veri dosyalarının yüklenmesi gibi işlemlerde karşımıza çıkar. Örneğin, bir web tarayıcısı bir web sayfasını yüklerken, “Loading” mesajını görürsün. Bu mesaj, tarayıcının sayfayı yükleme işlemine devam ettiğini gösterir.

Sözlük anlamı olarak ‘yükleniyor’ anlamına gelir. Bir yerden bir yere transfer yaparken geçen süreye karşılık gelir.

İngilizce olarak gördüğümüz diğer bazı yaygın terimleri ise aşağıda bulabilirsin.

ingilizce bilgisayar terimleri - bilgisayar terimleri ingilizce

  • Hardware (Donanım): Bir bilgisayar sisteminin işlemci, bellek ve depolama aygıtları gibi fiziksel bileşenleri. Klavye, fare, monitör gibi.
  • Software (Yazılım): Bir bilgisayar tarafından kullanılan programlar ve diğer çalıştırma bilgileri.
  • Hard Drive (Sabit Sürücü): Verileri bir bilgisayarda depolayan, tipik olarak dönen bir disk veya SSD biçiminde bir aygıt.
  • Operation System OS (İşletim sistemi): Bir bilgisayardaki donanımı ve diğer yazılımları yöneten ve kontrol eden yazılım. Windows, Linux ve MacOs gibi. 
  • Application (Uygulama: İşlemci veya web tarayıcı gibi belirli bir görevi gerçekleştirmek için tasarlanmış bir program.
  • Data (Veri): Bilgisayar tarafından işlenebilen bilgi.
  • Storage (Depolama): Sabit sürücüler, yarıiletken sürücüler ve USB sürücüler gibi verileri depolamak için kullanılan aygıtlar veya ortamlar.
  • Memory (Bellek): Programlar tarafından işlenirken veya kullanılırken verileri geçici olarak depolamak için kullanılan bir bilgisayarın depolama kapasitesi. RAM (rastgele erişim belleği) ve ROM (salt okunur bellek) dahil olmak üzere farklı bellek türleri vardır.
  • Processor (İşlemci): İşleme görevlerinin çoğunu gerçekleştiren bir bilgisayarın merkezi işlem birimi (CPU).
  • Network (Ağ): Birbirleriyle iletişim kurabilen ve veri alışverişi yapabilen birbirine bağlı bilgisayarlardan ve diğer cihazlardan oluşan bir sistem.
  • File (Dosya): Bir bilgisayarda depolanan ve genellikle hiyerarşik bir dosya sisteminde düzenlenen bir veri koleksiyonu. Dosyalar metin, resim, ses ve video gibi çeşitli bilgi türlerini içerebilir.
  • Folder (Klasör): Dosyaları bir bilgisayarda depolamak ve düzenlemek için bir kapsayıcı. Klasörler, hiyerarşik bir yapı oluşturmak için diğer klasörlerin içine yerleştirilebilir.
  • User İnterface UI (Kullanıcı ara birimi): Grafik arabirim (örneğin, simgeler ve pencereler) veya komut satırı aracılığıyla bir kullanıcının bilgisayarla etkileşim biçimi.
  • Peripheral (Çevre birimi): Bir bilgisayara bağlı olan ancak yazıcı, tarayıcı veya harici sabit sürücü gibi ana sistemin parçası olmayan bir aygıt.
  • Server (Sunucu): Bir ağda, diğer bilgisayarlara hizmet veren bir bilgisayar. Örneğin, bir web sunucusu gibi.
  • Client (İstemci veya Sunucu): Bir ağda, diğer bilgisayarlardan hizmet alan bir bilgisayar. Örneğin, bir web tarayıcısı gibi.
  • Input: Bilgisayara veri girişi. Örneğin, bir klavye veya bir fare gibi.
  • Output: Bilgisayardan veri çıkışı. Örneğin, bir ekran veya bir yazıcı gibi.
  • Cloud Computing (Bulut Bilgi İşlemi): Verileri ve uygulamaları depolamak, işlemek ve yönetmek için yerel sunucular veya kişisel cihazlar kullanmak yerine uzak sunucuların kullanılması.
  • Malware: Scumware olarak da adlandırılan Malware; bilgisayarınızın ayarlarını değiştirmek, yazılımlarınızı ortadan kaldırmak, sistem hatalarına neden olmak, kullanım alışkanlıklarınızı incelemek veya bilgisayarınızı saldırılara karşı tamamen açık hale getirmek amacıyla hazırlanan kötü amaçlı yazılımlardır. Bir bilgisayar herhangi web sitesini ziyaret ederek, virüslü bir yazılım indirerek veya virüslü bir yazılımı kurarak/çalıştırarak Malware yazılımın etkisi altında girebilir.
  • İnternet: Veri ve bilgi alışverişini sağlayan, birbirine bağlı bilgisayar ağlarından oluşan küresel bir ağ.
  • BIOS (temel giriş/çıkış sistemi): önyükleme ve donanım aygıtlarıyla etkileşim gibi bir bilgisayarın temel işlevlerini kontrol eden yazılım.
  • Keyboard (Klavye): Bilgisayara metin ve veri girmek için kullanılan bir cihaz.
  • Mouse (Fare): Bilgisayar ekranındaki imleci kontrol etmek için kullanılan bir aygıt.
  • Monitör (Ekran): Bir bilgisayarın çıktısını görüntüleyen bir aygıt.
  • Printer (Yazıcı): Kağıda metin ve resim basan bir aygıt.

Eğer bilgisayar gibi teknik konulara ilgin varsa bu ilgin üzerinden yeni kelimeler öğrenebilirsin. Örneğin arabalar genelde en çok ilgilenilen teknik alan. Eğer otomobil  parçaların İngilizce karşılıklarını merak ediyorsan İngilizce Otomobil Parçaları ve Türkçe Karşılıkları yazısına bir göz at. Bu yazı otomobil parçalarının İngilizce karşılıklarının neler olduğunu öğrenmen konusunda sana yardımcı olabilir.

İngilizceni en kısa sürede geliştirmek istiyorsan, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online sınırsız İngilizce konuşma derslerinee başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin.

İngilizce Ettirgen Cümleler: Causative Verbs

İngilizcede biraz daha ileri seviyelerde karşımıza çıkan Causative Verbs, aslında çok zor olmasa da birkaç yapıyı birden bilmeyi gerektirdiği için zor görünebilir. “Make, have, get” gibi basit kelimeleri kullansak da, anlamları arkasındaki incelik bazen gözden kaçabilir. Bu yazımızda Causative Verbs konusunun derinliklerine inecek, alt anlamlarından bahsedecek ve örnek cümlelerle pekiştireceğiz!

Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English, sektöründe 15 yıldır öncü olan, 1.5 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet vermiş bir online İngilizce kursu. Bu da tabii ki bir tesadüf değil!

Open English’in başarısının temelinde kullanıcılara sunduğu ayrıcalıklı fırsatlar yatıyor. Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24, gönlünce canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında yabancılarla pratik yapabilir ve dev içerik arşivimize sınırsızca erişebilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

causative verbs nedir

Causative Verbs Nedir?

Causative Verbs, Türkçede “ettirgen yapı” anlamına gelmektedir. Adından da tahmin edebileceğin gibi, Causative Verbs kullanarak cümlemizde birine bir şeyi yaptırma, “ettirme” anlamını veririz. 

Bu anlamı vermek için kullanacağımız 5 kelime ve bunlara bağlı yapılar var. Hepsinde işi başkasına yaptırma anlamı olsa da, alt anlamlarına bakınca epey önemli nüanslar olduğunu göreceksin. Bu yüzden dikkatli olmanı öneririz. Hazırsan başlayalım!

Causative Verbs: “Get”

Öğreneceğimiz ilk Causative Verbs “get” olacak. “Get” fiilinin “elde etmek, almak, kazanmak” gibi bir çok anlamı olsa da burada cümlemize bambaşka bir anlam katacak. “Get someone to do something” olarak özetleyebileceğimiz bu yapının altındaki anlam birine işi yaptırırken ondan istediğimiz, talep ettiğimiz ya da ikna ettiğimizdir. Kullanımı ise şu şekildedir

get + (iş yaptırılan kişi) + to + fiilin yalın hali

Örnek: 

  • I will get my friend to make a cake for the party. (Arkadaşıma parti için kek yaptıracağım. 
  • I got my brother to do my homework for me. (Ödevimi erkek kardeşime yaptırdım.)
  • She should get Jake to help me with the housework. (Jake’in bana ev işlerinde yardım etmesini sağlamalı.)

Gördüğün gibi örneklerimizde “get” çeşitli zaman ve gramer yapılarında bulundu. İlk cümlede gelecek zaman, ikinci cümlede geçmiş zaman üçüncü cümlede ise “should” modal fiili ile kullandık. 

Yani bu demek oluyor ki Causative Verbs, normal fiiller gibi farklı zaman ve yapılardaki cümlelerde kullanılabilir. Ama kalıp olarak yanında gelen, formül olarak belirttiğimiz şeyleri unutmamak gerek.

Causative Verbs: Have

İkinci Causative Verbs başlığımız ise “have”. Biliyorsun ki have “sahip olmak” anlamında bir fiil olsa da bir çok işleve sahiptir. Örneğin, Present Perfect Tense gibi bazı tense’lerde yardımcı fiil olabilir. Buradaki kullanımında ise birine bir işi yapması için sorumluluk ya da vermek anlamında olacak. Kullanımı “get” kullanımına benzese de “to” kullanmıyoruz. Yani, formüle dökersek şöyle olacaktır:

have + (iş yaptırılan kişi) + fiilin yalın hali

Örnek: 

  • I’ll have John handle our budget problem. (John’ın bütçe problemimizle ilgilenmesini sağlayacağım.)
  • He is going to have the plumber fix the toilet. (Tuvaleti tesisatçıya tamir ettirecek.)
  • I had my dad drive me to school yesterday. (Bugün babama kendimi okula bıraktırdım.) 

Umarız buraya kadar her şey aklına yatmıştır. Causative Verbs çok da zor bir konu olmasa da birçok farklı yapıyla birlikte kullanılabilmesi ve anlamları arasındaki ince farklılıklar yüzünden zaman zaman kafa karıştırabilir. İşte bu noktada Open English yanında! 

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24, gönlünce ders alabilir, canlı konuşma gruplarında eğitmenler moderatörlüğünde yabancılarla öğrendiklerini pratiğe dökebilir ve aklındaki her soruya dev arşivimizdeki kaynak ve materyallere danışarak anında cevap bulabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

causative verbs kullanımı - ingilizce ettirgen cümleler

Causative Verbs: Make

Şimdi değineceğimiz Causative Verbs ise “make”. Normalde “yapmak” anlamı olsa da buradaki anlamı epey farklı. “Make” fiilini Causative Verbs olarak kullandığımızda birine bir işi zorla yaptırmak anlamına gelir. Biraz daha agresif bir anlamı olduğu için kullanırken dikkat etmeliyiz. Kullanımı “have” ile aynı, fakat yine de formül olarak görelim:

make + (iş yaptırılan kişi) + fiilin yalın hali

Örnek: 

  • The principal made guilty students stand on one foot for an hour. (Müdür suçlu öğrencileri bir saat boyunca tek ayak üzerine tuttu.)
  • My landlord made me move out for no reason. (Ev sahibim hiçbir sebep yokken beni evden çıkarttı.)
  • I’ll make him pay for the damage he’s done. (Verdiği hasar için onu ödeteceğim.)

Causative Verbs: Let

Bu Causative Verbs, biraz daha asıl anlamına yakın. Normalde anlamı “izin vermek” olan “let” burada da aynı anlamda kullanılacak. “Let” fiilini Causative Verbs olarak kullanarak birine bir şeyi yapması için izin vermek anlamını sağlayabiliriz. Kullanımını inceleyelim:

let + (izin verilen kişi) + fiilin yalın hali

Örnek: 

  • My mom let me go outside after dinner. (Annem akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmama izin verdi.)
  • Teacher didn’t let him leave the classroom. (Öğretmen sınıftan çıkmasına izin vermedi.)
  • Please let me go. (Lütfen gitmeme izin ver.)

Causative Verbs: Help

Önceki başlığımızdaki gibi “help” Causative Verbs’ü de asıl anlamına yakın. “Help”i Causative Verbs olarak kullanarak birine bir işi yapmasında yardım etme anlamını verebiliriz. Kullanımında iki alternatifimiz var. Fiilden önce “to” kullanabiliriz de kullanmayabiliriz de. Formüle dökelim:

help + (yardım edilen kişi) + fiilin yalın hali 

ya da 

help + (yardım edilen kişi) + to + fiilin yalın hali

Örnek: 

  • I helped him water the plants. (Bitkileri sulamasına yardım ettim. )
  • She helped them to finish their drawing. (Çizimlerini bitirmelerine yardım etti.)
  • They helped the old lady get home. (Yaşlı kadının eve gitmesine yardım ettiler.)

Open English ile İngilizceye Hakim Ol!

Bu yazımızın da sonuna geldik. Umarım Causative Verbs konusunu anlamana yardımcı olmuşuzdur! Eğer bu konuya ve tüm diğer İngilizce konularına hakim olmak istersen seni Open English’e davet ediyoruz!

Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini pratiğe dökebilir ve dev arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. 

İngilizce Bağlaç Zarfları: Conjunctive Adverbs

Türkçeye “bağlaç zarfları” olarak çevirebileceğimiz Conjunctive Adverbs, İngilizcenin hangi seviyesinde olursanız olun çeşitli metinlerde karşınıza çıkabilecek bir konudur. Bağlaçlar doğal olarak günlük konuşmanın ve yazılı metinlerin her türlüsünde çok büyük önem arz eder. Çünkü bağlaçları kullanmazsak anlatmaya çalıştığımız şey akıcılıktan ve anlaşılırlıktan uzak olacaktır. Bu yazımızda Conjunctive Adverbs arasından en yaygın olanlarına değinecek, nasıl kullanacağınızı örneklerle göstereceğiz. Hazırsan başlayalım!

Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English 15 yıllık deneyimi ile alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Şimdiye kadar 1.6 milyonu aşkın insana İngilizce öğretmiş ve öğretmekte olan Open English, İngilizce öğrenme konusunda ihtiyacın olan her fırsatı sunuyor!

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında yabancılar ile pratik yapabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin! 

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Bu yazımızda Conjunctive Adverbs arasında en yaygın olanları, işlevlerine göre kategoriler altında inceleyeceğiz. Böylece çoğu durumda birbirinin yerine kullanılabilecek Conjunctive Adverbs’leri birlikte görmüş olacaksın.

conjunctive adverbs kullanımı - ingilizce bağlaç zarfları

Conjunctive Adverbs Kullanımı

Conjunctive Adverbs’ü kullanırken dikkat etmemiz gereken birkaç kural var. Bunlar günlük hayatta çok göze batmasa da, yazılı metinlerde kesinlikle dikkat etmemiz gereken hususlar.

  • Cümle başında Conjunctive Adverbs kullandıktan sonra virgül kullanılır.

I wanted to see that new movie. Instead, we watched a quiz show. 

(O yeni filmi izlemek istiyordum fakat onun yerine bilgi yarışması izledik.)

  • Cümle ortasında Conjunctive Adverbs kullanılacaksa öncesinde virgül değil, noktalı virgül kullanılır. Ardından virgül kullanılır. 

I was planning to study tonight; however, my cousins visited us. 

(Bu akşam ders çalışmayı planlıyordum ancak kuzenlerim bizi ziyaret etti.)

  • Cümle sonunda Conjuctive Adverbs kullanılacaksa öncesinde virgül kullanılır. 

They were thinking about going outside. The plan changed, however.

(Dışarı çıkmayı düşünüyorlardı fakat plan değişti.) 

Sebep Sonuç Belirten Conjunctive Adverbs

Bu Conjunctive Adverbs’ü kullanarak iki olay arasındaki sebep sonuç bağlantısına vurgu yapabilirsin.

Therefore

  • I forgot my notebook; therefore, I can’t take notes. (Defterimi unuttum, bu yüzden not alamıyorum.)

Consequently

  • He told us that he won’t be able to come. Consequently, we postponed our meeting. (Bize gelemeyeceğini söyledi. Sonuç olarak toplantımızı erteledik.)

Örnek Verirken Kullanılan Conjunctive Adverbs

Conjunctive Adverbs’ün bu tipini sık sık görmüşsündür. Bu Conjunctive Adverbs’ü kullanarak fikrini açıklayan örnekler verebilirsin!

For Example 

  • There are a lot of things you can do. For example, you can go for a walk. (Yapabileceğin çok şey var. Örneğin, yürüyüşe çıkabilirsin.)

For Instance

  • You can see many landmarks in Paris. For instance, you can visit the Eiffel Tower. (Paris’te bir çok kent simgesi görebilirisin. Örneğin Eyfel Kulesi’ni ziyaret edebilirsin.)

Umarız buraya kadar her şey yolundadır! Conjunctive Adverbs, Conjunctions ile karıştırılabileceğinden ötürü öğrenmesi zor olabilir. Bu durumda yapılabilecek en iyi şey ise bu konuyu ana dili İngilizce olan birinden dinlemek. İşte tam bu noktada Open English devreye giriyor!

Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında eğitmenlerin moderatörlüğünde pratiğe dökebilir ve aklındaki her soru için dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

konuyu özetlerken kullanılan conjunctive adverbs

Konuyu Özetlerken Kullanılan Conjunctive Adverbs

Bu başlık altındaki Conjunctive Adverbs ile üzerinde durduğun konuyu akıcı bir şekilde noktalayabilirsin!

In Conclusion 

  • In conclusion, we should pay more attention to hygiene. (Sonuç olarak hijyene daha çok dikkat etmeliyiz.)

In Summary

  • In summary, people should adopt pets instead of buying. (Özetle, insanlar evcil hayvanları satın almak yerine sahiplenmeli.)

Zıtlık Belirten Conjunctive Adverbs

Bu Conjunctive Adverbs türünü kullanarak önceki cümledeki fikrin zıttını belirtebilirsin. 

However

  • I like him as a person; however, he isn’t great at his job. (Onu insan olarak severim. Fakat işinde çok da iyi değildir.)

Instead

  • I wanted to talk to him in person; instead, we talked about our problems on the phone. (Onunla yüz yüze konuşmak istedim. Ama onun yerine problemlerimizi telefonda konuştuk.)

Vurgu İçin Kullanılan Conjunctive Adverbs

Bu Conjunctive Adverbs tipini kullanarak anlattığın konuya dikkat çekebilirsin. 

Of Course

  • Of course, there is no place like home! (Tabii ki ev gibisi olmaz!)

Certainly

  • Certainly, they need to develop their ideas more. (Muhakkak fikirlerini daha çok geliştirmeliler.)

Evet, böylece bir yazımızın daha sonuna geldik. Bu yazımızda Conjunctive Adverbs konusundan bahsettik ve en sık kullanılanlarına örnekler verdik. Fakat tabii ki bu konu burada bitmiyor. Eğer benzer kullanım alanı olan Temel Bağlaçlar konusuna da göz atmak istersen seni Linking Words yazımıza bekliyoruz.

Conjunctive Adverbs konusu epey uzun ve detaylı bir konudur. Bu yüzden bu konuyu kavramak, bir blog yazısından daha fazlasını gerektirebilir. Eğer sen de bu ve daha bir çok İngilizce konusuna hakim olmak istiyorsan, seni Open English’e davet ediyoruz!

Open English ile İngilizceyi Doğru Şekilde Öğren!

Open English, alanındaki 15 yıllık deneyimiyle 1.5 milyon kullanıcıya hizmet vermiş, alanında önder bir online İngilizce kursu. Open English’i bu kadar popüler kılan şey ise kullanıcılarına sunduğu ayrıcalıklı fırsatlar!

Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve dev içerik arşivimizden sınırsızca, gönlünce faydalanabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

İngilizce Fıkralar – İngilizce Şakalar

Genellikle yabancı dil öğrenme sürecinde öncelikli bir sıraya alınmasa da, espri ve fıkralar kişinin yabancı dile hakimiyetini artıracak, ve sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme becerisini de mutlaka geliştirecektir. 

Biz de bu yazımızda eğlenirken öğrenmek isteyenler için çeşitli İngilizce fıkra ve esprilere yer verdik. Kelime oyunlarına ve ikili anlamlara dikkat etmeni tavsiye ettiğimiz yazıyı okurken, açıklamalarına bakmadan önce şakaları kendin çözmeye çalışarak pratik de yapabilirsin!

Hazırsan başlayalım! İşte kimini ortamlarda arkadaşlarına anlatabileceğin, kimini günlük konuşmana entegre edebileceğin İngilizce fıkra ve şakalar:

ingilizce kısa şakalar

One-Liners (Kısa Şakalar)

“One-liner”, İngilizcede bir – iki cümleden ibaret olan; genelde çift anlamlar gibi ufak dil oyunlarına başvuran bir şaka formatıdır. İşte birkaç örnek:

I’ve had a wonderful evening, but this wasn’t it. – Harika bir gece geçirdim, ama bu gece değildi.

Groucho Marx

I failed math so many times at school, I can’t even count. – Matematikten kaç defa kaldım, sayamıyorum bile.

It takes a lot of balls to golf the way I do! – Benim gibi golf oynamak büyük yürek ister!

Burada bir çift anlam görebilirsin. Bu cümle, “benim gibi golf oynamak için çok topun olması lazım” diye de doğrudan çevrilebilir; fakat “balls” argoda “cesaret” anlamında da kullanılmaktadır.

I don’t want to achieve immortality through my work. I want to achieve it through not dying. – Ölümsüzlüğe eserlerimle değil, ölmeyerek ulaşmak istiyorum.

Woody Allen

I used to think I was indecisive. But now I’m not so sure. – Eskiden karar vermekte zorlanan biri olduğumu düşünürdüm, şimdiyse bundan o kadar emin değilim.

Russian dolls are so full of themselves. – Rus bebekleri de çok kendini beğenmiş oluyorlar.

Burada da bir çifte anlam gözlemlenebilir. “To be full of oneself”, “kendini beğenmiş” anlamına gelen bir deyimdir. Doğrudan bir çevirisi yapılacak olursa da “kendisiyle dolu olmak” anlamına gelir. Bu şakada, kendini beğenmiş derken, iç içe geçen, yani aslında fiziksel olarak “kendileriyle dolu olan” matruşka bebeklerinden bahsediliyor. Aslında burada da İngilizce deyimleri bilmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmış oluyor.

İngilizce Soru – Cevap Şakaları

İşte eğlenceli bir şaka formatı… Arkadaşlarına sorabileceğin komik cevaplı sorular:

  • What’s red and moves up and down? – Bir aşağı bir yukarı giden kırmızı şey nedir?
  • A tomato in an elevator. – Asansördeki bir domates.
  • Why does scientists trust atoms? – Bilim insanları atomlara neden güvenmez?
  • Because they make up everything! – Çünkü her şeyi uydururlar!

Yukarıdaki şakada da bir çifte anlam mevcut. “Make up” ifadesi, “bir şeyi oluşturmak, meydana getirmek” anlamına geldiği gibi, “uydurmak” anlamına da gelebilir. Her şey atomlardan oluştuğu için, bu şakada da bu çifte anlam güzel bir şekilde kullanılmıştır.

-Where do fishes sleep? – Balıklar nerede uyur?

-In the riverbed! – Nehir yatağında!

ingilizce fıkralar - ingilizce komik şakalar

İngilizce Fıkralar

Şimdi de partilere neşe katmak için anlatabileceğin birkaç küçük fıkra örneği verelim:

A guy is walking on a beach when he finds a genie lamp…

He rubs the lamp and a Genie pops out.

The Genie says, “Thank you for releasing me. I will grant you one wish.”

The guy doesn’t hesitate..”I want to be world famous! I want my name in lights in every theater around the world!”

“Done!”, says the Genie..”Your name is now EXIT.”

Adamın biri, sahilde yürürken sihirli bir lamba bulur. Lambayı ovaladıktan sonra, lambadan bir cin çıkar. “Beni serbest bıraktığın için teşekkür ederim,” der cin, “şimdi benden bir dilek dileyebilirsin!” Adam hiç beklemeden dileğini söyler: “Tüm dünya beni bilsin istiyorum! Her tiyatroda, her sinemada ismim ışıklı yazılarla yazsın!”

“Tamamdır!”, der cin, “artık ismin ÇIKIŞ.”

İngiliz dilinde, “walks into a bar”, yani “… biri bir gün bara girmiş”… fıkraları meşhurdur… İşte bir örnek:

A rabbi walks into a bar with a parrot on his shoulder. The bartender says, “Where did you get that?” The parrot says, “Brooklyn, they’re everywhere!”

Bir haham, omzunda bir papağanla bir bara girmiş. Barmen, “nereden buldun o şeyi!” diye sormuş. Papağan cevap vermiş “Brooklyn’den; orası bunlarla dolu!”

Son bir örnek daha:

Little Johnny’s teacher asks, “George Washington not only chopped down his father’s Cherry tree, but also admitted doing it. Do any of you know why his father didn’t punish him?” Little Johnny replies, “Because George was the one holding the axe?

Küçük Johnny’nin öğretmeni, sınıfa bir soru sormuş: “George Washington hem babasının kiraz ağacını baltayla kesmiş, hem de bunu itiraf da etmiş. Babası onu niye cezalandırmamış bilen var mı?” Küçük Johnny şöyle cevap vermiş: “Balta George’un elinde olduğu için olmasın!”

Open English ile İngilizceyi Ana Dilin Gibi Konuş!

İngilizceyi anadilin gibi konuşmak kolay olmasa da, kesinlikle imkânsız değil! Dünyanın dört bir yanında 1,6 milyon kişi tarafından tercih edilen online İngilizce kursu Open English ile sen de dil hedeflerine kolayca ulaşabilir; İngilizce konuşma, okuma, ve yazma becerini önemli ölçüde geliştirebilirsin! 

Sınırsız içerik erişimi, 7/24 canlı dersleri, ana dili İngilizce olan yetkin öğretmen kadrosu, pratik yapabileceğin konuşma grupları ve daha pek çok ayrıcalığı ile Open English, İngilizce öğrenme amacın ne olursa olsun seviyene ve hedeflerine en uygun program ile İngilizceni kısa sürede ilerletecek.

Hemen bu sayfadaki formu doldurarak Open English’i keşfetmeye başlayabilir, İngilizceyi anadilin gibi konuşmaya bir adım daha yaklaşabilirsin!

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler

Sıra geldi F ile başlayan İngilizce kelimelere… İngilizce kelimeler, bildiğin gibi günlük konuşmalarda, yazışmalar ve okuduğunu anlamada sana önemli katkılarda bulunmaktadır. Bunun için ne kadar çok İngilizce kelime bilirsen, İngilizce konuşman ve yazman da o kadar iyi hale gelir.

Bu etkenleri göz önünde bulundurarak başladığımız yazı serimizde F ile başlayan İngilizce kelimeler listesine gelmiş bulunmaktayız.

Hızlı bir şekilde kelimelere göz atmadan önce İngilizce kelime öğrenmene yardımcı olacak kursumuzdan bahsetmek istiyoruz.

İngilizce Kelime Öğrenmenin Kolay Yolu

F ile başlayan İngilizce kelimelerin yanı sıra İngilizcede işine yarayacak kelimeleri nasıl öğreneceğini merak ediyorsan, seni online İngilizce kursumuzla tanıştıralım. 15 yılı aşkın süredir online İngilizce eğitimi konusunda dünyada lider bir marka olarak, İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculukta sana istediğin her desteği vermeye hazırız.

Yapay zeka destekli telaffuz aracı, sınırsız canlı dersler, sayısız İngilizce materyal, günlük hayatta sıklıkla kullanılan deyimler ve farklı tabirler ile çok daha fazlası Open English’te seni bekliyor.

Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek. Hadi durma, hemen harekete geç! 2023 yılında İngilizce öğrenerek hem kariyerini ilerlet hem de kişisel gelişimine katkılarda bulun.

f ile başlayan ingilizce kelimeler - 1

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 1

Evet, F ile başlayan İngilizce kelimeler listemize başlayabiliriz. Vakit kaybetmeden hemen yazımıza geçelim.

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Fab Çok Büyük
Fabric Kumaş
Fabricate Uydurmak
Fabricator Fabrikatör
Facade Cephe
Face Yüz
Facetious Alaycı
Facile Kolay, Pratik
Facilitate Kolaylaştırmak
Facility Tesis
Facing Karşı
Facsimile Kopya
Fact Gerçek, Hakikat
Factitious Yapay
Factitive Ettirgen
Factor Faktör
Factorize Çarpanlara Ayırmak
Factory Fabrika
Factotum Factotum, Gerçek
Factual Olgusal
Facultative İhtiyari
Faculty Fakülte
Fad Heves 
Fade Solmak
Faerie  Peri, Hayali
Fag Homoseksüel
Faience Fayans
Fail Başarısız
Failsafe Güvenli
Failure Arıza
Fain Bayılmak
Faint Baygın
Faintheart Korkak
Fair Adil
Fairing Kaporta
Fairway Çim Saha
Fairy Peri
Fairyland Masallar Ülkesi
Faith İnanç
Faithful Sadık, Bağlı
Faithless İnançsız
Fake Sahte
Falbala Saçak
Falchion Orak Biçimli Ağır Kılıç
Falcon Şahin
Falconry Doğancılık
Faldstool Tabure
Fall Düşmek, Sonbahar
Fallacious Yanıltıcı
Fallacy Safsata
Fallback Geri Çekilmek
Falloff Düşmek, Başarısızlık
Fallout Araları Açılmak
Fallowdeer Alageyik
Falsehood Yalan
Falseness Sahtelik
Falter Bocalamak
Family Aile
Famine Kıtlık
Famous Ünlü
Fan Fan
Fanatic Fanatik, Aşırı Düşkün
Fanaticism Bağnazlık
Fanciful Hayali
Fancy Güzel, Süslü
Fandangle Yelpaze
Fane Mabet
Fanfare Tantana
Fang Azıdişi
Fantasia Fantezi
Fantasize Dalıp Gitmek, Hayal Kurmak
Fantastic Harika
Fantasticality Acayiplik
Far Uzak
Faraway Çok Uzakta
Farcical Saçma Sapan
Farewell Veda
Farina İrmik
Farm Çiftlik
Farmer Çiftçi
Farmland Tarım Arazisi
Farmstead Çiftlik, Çiftlik Evi
Farmyard Çiftlik Avlusu
Farrier Nalbant
Fart Gaz Çıkarmak
Farther Daha Uzağa
Fascicule Fasikül
Fascinate Büyülemek
Fascism Faşizm
Fascist Faşist
Fashion Moda 
Fastener Raptiye
Fastidious Titiz
Fastigiate Huni Şeklinde
Fat Şişman
Fatal Ölümcül
Fatalistic Kaderci
Fatality Alın Yazısı, Kader
Fate Kader
Fathead Koca Kafalı
Father Baba

 

f ile başlayan ingilizce kelimeler 2

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 2

Listemizi daha kolay okunabilir hale getirmek için 3 part halinde vereceğimizi iletmiştik. F ile başlayan İngilizce kelimeler yazımıza ikinci partla devam ediyoruz.

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Fathom Kulaç
Fatidical Kehanete Ait
Fatigue Yorgunluk, Tükenmişlik
Fatless Cılız
Fatness Şişmanlık
Fatten Şişmanlamak
Fatty Yağlı
Fatuity Akılsızlık, Saçmalık
Fatuous Akılsız
Fauces Boğaz
Faucet Musluk
Faul Hata
Fault Arıza, Hata
Faulty Arızalı
Fauna Bölge Hayvanlarının Tümü
Favor İyilik
Favorable Olumlu, Avantajlı
Favorite Favori
Favoritism Adam Kayırma
Favour İyilik, Ayrıcalık
Favourite Favori, Gözde
Fax Faks
Fealty Sadakat
Fear Korku
Fearful Korkunç
Feasible Mümkün
Feast Bayram
Feat Ustalık
Febrifuge Ateş Düşürücü İlaç
Feckless Aciz
Feculence Bitki Örtüsü, Gübre
Feculent Verimli
Fecund Bereketli, Verimli
Fecundity Doğurganlık
Feeble Cılız, Zayıf
Felicitate Kutlamak
Felicitation Kutlama
Felicity Mutluluk
Feline Kedi
Feller Sevgili
Fellow Adam, Kardeşlik
Fellowship Arkadaşlık, Kardeşlik
Felly Jant
Felon Suçlu
Felony Suç
Felt Keçe
Female Kadın
Feminism Feminizm
Feminist Feminist
Fen Bataklık
Fence Çit, Parmaklık
Fend Karşı Koymak
Fender Çamurluk
Feral Vahşi
Fertile Doğurgan
Fever Ateş
Field Alan
Fiend Şeytan
Fierce Şiddetli, Hiddetli
Fiesta Şenlik
Fig İncir
Fight Kavga
Figment Hayal Ürünü
Figurant Figüran
Figurative Mecazi
Figure Şekil
Filbert Fındık
Filch Aşırmak
File Dosya
Filet Fileto
Filibeg Etek
Filibuster Haydut
Filigree Filigran
Fill Doldurmak
Fir Köknar
Fire Ateş, Ateş Etmek
Firm Firma
Firmament Sema
Firman Ferman
First İlk, Birinci
Fish Balık
Fisher Balıkçı
Fishy Şüpheli
Fission Fizyon
Fissure Çatlak
Fist Yumruk
Fistful Avuç Dolusu
Fistic Boks
Fitful Düzensiz
Flagrant Apaçık, Bariz
Flap Kanat Çırpmak
Flat Düz, Yassı
Flavor Tat, Lezzet
Flee Kaçmak,
Flimsy Dayanıksız, Çürük
Flu Grip
Food Yiyecek
Fool Aptal
Footfall Ayak Sesi
Forceful Kuvvetli
Fortunate Minnettar, Müteşekkir
Forward İleri
Found Kurmak, Yapmak

 

f harfi ile başlayan ingilizce kelimeler

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 3

Geldik F ile başlayan İngilizce kelimeler yazımızın son part’ına… Hız kesmeden yeni kelimeler öğrenmeye devam ediyoruz.

F İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Fretful Aksi, Huysuz
Frightful Berbat, Korkunç
Fringe Saçak, Püskül
Frippery Süs
Frisk Koşuşmak
Fritter İsraf Etmek
Frivolity Ciddiyetsizlik
Frizz Kıvrım
Frog Kurbağa
Frolic Eğlence
Frond Yaprak
Front Ön
Frontier Sınır
Frostbitten Donmuş
Frosty Soğuk
Froth Köpük
Froward İnatçı
Frozen Dondurulmuş
Fructuous Meyveli 
Frugal Tutumlu
Fruit Meyve
Fruiterer Manav
Fruitful Bereketli
Fuchsia Küpe Çiçeği, Fuşya
Fuck Becermek
Fuddle Şaşırtmak
Fudge Geçiştirmek
Fuel Yakıt
Fug Ağır Hava
Fugacious Kaçak
Fuggy Tüylü
Fugitive Kaçak, Firari
Fugleman Kaçakçı
Fulcrum Dayanak Noktası
Fulfil Yerine Getirmek
Fulgent Dolu
Fulgurant Dolu Dolu
Full Tam
Fullback Tam Geri
Fuller Dolgun
Fullfill Doldurmak, Yerine Getirmek
Fulmar Kutup Fırtına Kuşu
Fulminate Sona Ermek
Fulness Dolgunluk
Fulsome Aşırı
Fumble Becerememe
Fumbler Beceriksiz Kimse
Fumigate Tütsülemek
Fun Eğlence
Function Fonksiyon, İşlev
Functional Fonksiyonel
Functionary Görevli
Fund Fon, Sermaye
Fundamental Esas, Temel
Fundamentalism Köktencilik
Funds Para Kaynağı
Funeral Cenaze
Funfair Eğlence Parkı
Fungal Mantar
Fungible Değiştirilebilir
Fungicide Mantar İlacı
Fungoid Mantarsı
Fungus Mantar
Funicle Kordon
Funnel Huni
Funny Eğlenceli
Fur Kürk
Furbish Süslemek
Furcate Yarmak
Furious Öfkeli
Furlong Uzun Boylu
Furlough İzin
Furnace Fırın
Furnish Döşemek
Furniture Mobilya
Furor Taşkınlık
Furrier Kürkçü
Furring Pas
Furrow Karık, Kırışık, Çizgi
Further Daha Öte, Daha İleri
Furtherance İlerleme
Furthermore Üstelik, Ayrıca
Furtive Sinsi, Gizli
Furtiveness Gizlilik
Fury Öfke, Hiddet
Furze Karaçalı
Fuse Sigorta
Fusil Tüfek
Fusillade Yaylım Ateşi
Fusion Füzyon
Fuss Yaygara
Fussiness Titizlik
Fussy Telaşlı
Fustigation Dayak
Fusty Köhne
Futile Beyhude
Futility Amaçsızlık
Future Gelecek
Futurism Fütürizm
Futurist Fütürist
Futurity Gelecek, İlerisi
Futurology Fütüroloji, Gelecek Bilimi
Fuze Fünye
Fuzzy Bulanık

Kelime listemizi burada sonlandırdık. Yeni İngilizce kelimeler öğrenmek, İngilizceni geliştirmek ya da sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur.

Seni kısa sürede arayalım ve online İngilizce kursumuza dair detayları seninle paylaşalım. Open English olarak İngilizce öğrenme yolculuğunda her zaman yanında olalım ve hedeflerine ulaşırken senin destekleyelim!

E İle Başlayan İngilizce Kelimeler

İngilizce kelimeler listemize hız kesmeden devam ediyoruz. Sırada E ile başlayan İngilizce kelimeler listemiz var.

Bu kelimeleri öğrenerek hem İngilizce kelime hazneni geliştirebilir hem de yeni öğrendiğin kelimeleri kullanarak İngilizce konuşma ve İngilizce yazma yeteneklerini geliştirebilirsin.

Hemen yazımıza geçelim ve E ile başlayan İngilizce kelimeler listemize yakından bakalım.

Yazıya geçmeden önce İngilizce öğrenmek ya da İngilizceni geliştirmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur.

e ile başlayan ingilizce kelimeler 1

E İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 1

Alfabetik olarak listelediğimiz E ile başlayan İngilizce kelimelerin ilk başlık altında yarısına bakalım. Bu liste bittiğinde de devamında E ile başlayan İngilizce kelimeler 2 başlığına geçiş yapalım.

E İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Each Her Biri
Eager İstekli
Ear Kulak
Earlier Daha Erken
Earlobe Kulak Memesi
Early Erken
Earn Kazan
Earth Toprak
Ease Kolaylık
East Doğu
Easy Kolay
Easygoing Uyumlu
Eat Yemek
Ecology Ekoloji
Economic Ekonomik
Economist İktisatçı
Economy Ekonomi
Ecosystem Ekosistem
Edge Kenar
Edit Düzenlemek
Edition Baskı, Düzenleme
Editor Editör
Educate Eğitmek
Education Eğitim
Effect Etki
Effective Etkili
Efficient Verimli
Effort Çaba
Egg Yumurta
Either Ya
Elastic Elastik
Elbow Dirsek
Elect Seçmek
Election Seçim
Electric Elektrik
Electrician Elektrikçi
Electricity Elektrik, Elektrik Akımı
Electronic Elektronik
Element Element, Öğe
Elementary Temel, Başlangıç İçin
Elephant Fil
Else Başka, Başka
Elsewhere Başka Yerde
Embarrass Utandırmak
Embarrassment Sıkıntı
Embassy Büyükelçilik
Emerge Çıkmak
Emergency Acil Durum
Emigrate Göçmen 
Eminent                Seçkin
Emissary Temsilci
Emission Emisyon
Emit Yaymak
Emollient Yumuşatıcı
Emolument Maaş
Emotion Duygu
Emotional Duygusal
Empathy Empati
Emperor İmparator
Emphasis Vurgu
Emphasize Vurgulamak
Empire İmparatorluk
Empirical Deneysel
Empiricism Şarlatanlık
Emplacement Yerleşme
Employ İstihdam Etmek
Employee İşçi
Employer İşveren
Employment İş
Emporium Market
Empower Güçlendirmek
Empress İmparatoriçe
Empty Boş
Enable Etkinleştirmek
Enact Sahnelemek
Enamel Emaye
Encamp Kamp
Encase Örtmek
Enclose Kapatmak, Etrafını Kapatmak
Encounter Karşılaşma
Encourage Teşvik Etmek
End Bitmek
Endangered Nesli Tükenmekte
Enemy Düşman
Energy Enerji
Engage Nişanlamak, Angaje Etmek
Engaged Nişanlı
Engine Motor
Engineer Mühendis
English İngilizce
Enjoy Zevk Almak
Enjoyment Zevk
Enkindle Tutuşturmak
Enlace Dolamak
Enlarge Büyütmek
Enlighten Aydınlatmak
Enlist Sağlamak, Kaydetmek
Enliven Canlandırmak
Enmity Düşmanlık
Ennoble Yüceltmek
Enormity İğrençlik
Enormous Muazzam
Enough Yeter, Yeterli
Enounce İfade Etmek
Enquire Sormak
Enrage Kızdırmak
Enrobe Giydirmek
Enroll Kaydetmek
Ensconce Yerleştirmek
Ensemble Topluluk
Enshrine Saklamak
Enshroud Gizlemek
Ensiform Hançer
Ensign Sancak
Ensure Sağlamak
Entablature Saçak
Entablement Kaide
Entail Yol Açmak
Entangle Dolaştırmak
Enter Girmek
Enteric Bağırsak
Enterprise Kuruluş, Girişim
Enterprising Girişimci
Entertain Eğlendirmek, Konukları Ağırlamak
Entertainment Eğlence
Enthrall Büyülemek
Enthuse Azmettirmek
Enthusiasm Coşku
Enthusiastic Hevesli
Entice İkna Etmek
Entire Tüm, Bütün
Entrance Giriş
Entry Giriş
Envelope Zarf
Environment Çevre
Environmentalist Çevreci
Envy İmrenmek
Equal Eşit
Equality Eşitlik
Equipment Ekipman
Equivalent Eşdeğer
Erase Silmek
Erect Kaldırmak

 

e ile başlayan ingilizce kelimeler 2 

E İle Başlayan İngilizce Kelimeler – 2

E ile başlayan İngilizce kelimeler listemizde geldik ikinci bölüme. Hız kesmeden yeni İngilizce kelimeler öğrenmeye devam ediyoruz ve İngilizce öğrenmek için çıktığın bu yolculuğu daha efektif bir hale getiriyoruz.

E İle Başlayan İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılıkları
Erosion Erozyon
Error Hata
Ersatz Yapay
Erudite Bilgili
Erudition Alimlik
Erupt Patlamak, Püskürmek
Eruption Püskürme
Erythema Kızarıklık
Erythrocyte Alyuvar
Escalator Yürüyen Merdiven
Escapade Kaçamak
Escape Kaçış, Kaçmak
Escargot Salyangoz
Eschar Kabuk
Eschew Sakınmak
Escrow Emanet
Escutcheon Arma
Especial Özel, Önemli
Especially Özellikle
Espionage Casusluk
Esplanade Meydan
Espouse Benimsemek
Esprit Neşe
Espy Fark Etmek
Esquire Bey
Essay Deneme
Essence Öz, Esas
Essential Gerekli, Temel
Establish Kurmak, İnşa Etmek
Establishment Kuruluş
Estate Arazi, Emlak
Esteem Saygı
Estimate Tahmin Etmek
Estop Menetmek
Estrange Yabancılaştırmak
Ethnic Etnik
Evaluate Değerlendir
Even Bile, Çift
Evening Akşam
Event Olay
Eventually Sonunda
Ever Hiç
Every Her
Everybody Herkes
Everyday Her Gün
Everyone Herkes, Her Biri
Everything Her Şey
Everywhere Her Yerde
Evidence Kanıt
Evident Açık, Belirgin
Evil Şeytani, Kötü
Ex Eski
Exact Tam
Exactly Tam Olarak
Exaggerate Abartmak
Exam Sınav
Examination Muayene, Sınav
Examine İncelemek
Example Örnek
Exceed Aşmak
Excellent Mükemmel
Except Hariç, Dışında
Exception İstisna
Excess Aşırılık
Exchange Değiş Tokuş
Exchequer Maliye
Excitable Heyecanlı
Excite Heyecanlandırmak
Excitement Heyecan
Exclaim Haykırmak
Exclamation Ünlem
Exclude Hariç
Exclusive Özel
Excreta Dışkı
Excrete Salgılamak
Excruciate Eziyet Etmek
Exculpate Aklamak
Excursion Gezi
Excuse Bahane, Mazeret
Execrable Berbat
Execrate İğrenmek
Execute Gerçekleştirmek
Execution İcra
Executive Yönetici
Exemplary Örnek, İbret Verici
Exempt Muaf
Exercise Egzersiz Yapmak
Exert Uygulamak
Exhaustive Ayrıntılı, Her Şeyi İçeren
Exist Oluş, Var Olmak
Exit Çıkış, Çıkmak
Expect Ummak, Beklemek
Expend Tüketmek
Expense Gider
Expensive Pahalı
Experience Deneyim
Experiment Deney
Expert Uzman
Expire Sona Ermek
Expiry Vade
Explain Açıklamak
Explanation Açıklama
Explanatory Açıklayıcı
Expletive Küfür
Explicate Açıklamak, Anlatmak
Explicit Açık
Explode Patlamak
Explore Araştırmak (Bir Yeri)
Explosion Patlama
Exponent Üs
Export İhracat
Exposition Sergi
Exposure Poz
Expound Yorumlamak
Express İfade Etmek
Expression İfade
Expressly Açıkça
Expropriate Kamulaştırmak
Expunge Çıkarmak
Expurgate Arıtmak
Exquisite Nefis
Extemporary Hazırlıksız
Extend Uzatmak, Genişletmek
Extension Genişletme, Büyütme
Extensive Geniş
Extent Derece, Boyut, Büyüklük
Extenuate Ciddiye Almamak
Exterior Dış
Exterminate Yok Etmek
Externalize Yansıtmak
Extinct Soyu Tükenmiş
Extinction Sönme
Extinguish Söndürmek
Extirpate Kökünü Kazımak
Extra Fazla, Ekstra
Extract Çekip Çıkartmak
Extraordinary Olağandışı
Extroverted Dışa Dönük
Eye Göz
Eyebrow Kaş
Eyeglass Gözlük
Eyelash Kirpik
Eyelet Delik
Eyelid Göz Kapağı
Eyeshot                     Görüş Mesafesi

Open English İle Yeni Kelimeler Öğren

E ile başlayan İngilizce kelimeleri öğrenmek, İngilizce öğrenme yolculuğunda sadece ufak bir adım… İngilizce öğrenmek yazma, konuşma, dinleme ve okuduğunu anlama gibi farklı birçok unsuru da beraberinde getiriyor.

Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda İngilizce öğrenmek veya İngilizce geliştirmek için online İngilizce kursu Open English en efektif tercih… 7/24 aktif olan online İngilizce kursumuz sayesinde istediğin zaman hızlı bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin.

Bu ayrıcalıktan yararlanmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek… Hadi durma, hemen harekete geç!