Amerikan Tiyatrosunun En Önemli Oyunları
Ocak 31, 2025
Kitap ve diğer yayınları okumak; İngilizceni ilerletmek için oldukça etkili bir yardımcı yöntem. Tiyatro metinleri de, çoğunlukla diyaloglardan oluştukları için, hem roman ve kurgu dışı eserlere kıyasla -genelde- daha kolay okunabilmeleri, hem de anadili İngilizce olan bireylerin nasıl konuştuklarını gösterdikleri için bu konuda son derece faydalı eserler…
O yüzden biz de hem tiyatro severlerin hem de İngilizcesini yabancı kaynaklar ile ilerletmek isteyenlerin ilgisini çekeceğini düşündüğümüz bu yazımızda, mutlaka okunması gerektiğini düşündüğümüz Amerikan tiyatro oyunlarından bazılarına yer verdik.
Amerikan tiyatro eserlerini orijinal dillerinde okumak istiyorsan, Open English’e bugün başla, en kısa sürede İngilizceyi ana dilin gibi konuş. Detaylı bilgi almak bu sayfadaki iletişim formunu doldurmayı unutma!

Long Day’s Journey Into Night (Günden Geceye) – Eugene O’Neill
Long Day’s Journey Into Night, modern Amerikan tiyatrosunun babası olan -ve birçok kişiye göre gelmiş geçmiş en büyük Amerikan oyun yazarı kabul edilen- Eugene O’Neill’ın en önemli eseri. O’Neill’ın kendi ailesini anlattığı bu otobiyografik oyunda; Tyrone ailesinin alkolizm, madde bağımlılığı, depresyon gibi sorunlarla boğuşan, aralarındaki ilişkiler onarılmayacak yaralar almış, geçmişin gölgesinden ve pişmanlıklarından kurtulamayan üyelerinin geçirdiği bir gün anlatılıyor.
O’Neill, yazma süreci çok acı verici olan bu oyunu sahnede görmek istemediği için; asla sahnelenmemesini, ve yalnızca ölümünden 25 yıl sonra yayımlanmasını vasiyet etmiş. Fakat eşi, O’Neill öldükten (1953) kısa bir süre sonra oyunu yayımlatmış, ve oyun ilk kez 1956 yılında sahnelenmiş.
Death of a Salesman (Satıcının Ölümü) – Arthur Miller
Sırada Amerikan tiyatrosunun bir diğer unutulmaz klasiği var. Amerikan rüyasının karanlık yüzünü belki de en iyi anlatan eser olduğunu söyleyebileceğimiz Death of a Salesman, gezgin bir satıcı olan Willy Loman’ın ve ailesinin acılı hikayesini yer yer anılarla, yer yer rüyalarla, bazen de sert diyaloglarla anlatırken; Amerikan rüyası, gerçeklik, aile ilişkileri, sadakatsizlik gibi temalara da son derece etkileyici bir bakış atıyor. İlk defa 1949 yılında sahnelenen oyun, günümüzde hala dünyanın dört bir yanında oynanmaya devam ediyor.
Meraklıları için, Satıcının Ölümü’nün, başrollerinde Dustin Hoffman ve John Malkovich’in oynadığı oldukça başarılı bir film versiyonu da mevcut.

A Streetcar Named Desire (İhtiras Tramvayı) – Tennessee Williams
Güneyli yazar Tennessee Williams’ın en başarılı eseri olarak kabul edilen A Streetcar Named Desire, Amerikan tiyatrosunun bir diğer unutulmaz oyunu… İlk defa Broadway’de, 1947 yılında sahnelenen İhtiras Tramvayı, parası ve yaşayacak bir yeri kalmadıktan sonra kız kardeşi ve onun kocasının yanına yerleşen Blanche DuBois’nın yaşadıklarını şiirsel, etkileyici -ve yer yer sert- bir üslupla anlatıyor.
20. yüzyıla damga vuran eserler arasında gösterilen bu ölümsüz oyunun, bir de Marlon Brando’nun başrolü oynadığı, Elia Kazan’ın yönetmen koltuğuna oturduğu çok başarılı bir film versiyonu bulunuyor.
Angels in America (Amerika’da Melekler) – Tony Kushner
Uzun adı Angels in America: A Gay Fantasia on National Themes (Ulusal Meseleler Üzerinden Bir Eşcinsel Fantezisi) olan Angels in America, ilk bölümü 1991 yılında, ikinci bölümü ise 1992’de açılış yapmış; Pulitzer, Tony gibi prestijli ödüller kazanmış bir başyapıt.
1980’ler Amerika’sında geçen; AIDS krizi, homoseksüellik, politika gibi temalara değinen, hem gerçek hem hayali karakterler içeren oyunun, Mike Nichols tarafından yönetilen; Al Pacino, Meryl Streep, Emma Thompson, Patrick Wilson gibi ünlü isimlerin oynadığı, 2003 yapımı ödüllü bir HBO mini – dizi versiyonu da mevcut. John M. Clum, bu önemli oyunu Amerikan tiyatrosunda, eşcinsel tiyatrosunda ve Amerikan edebiyatında bir dönüm noktası olarak nitelemiştir.

Who’s Afraid of Virginia Woolf? (Kim Korkar Hain Kurttan?) – Edward Albee
Fransız yazarların eserleriyle yükselen absürt tiyatro akımının Amerikan tiyatrosundaki en önemli temsilcilerinden biri olan Edward Albee’nin imzasını taşıyan Who’s Afraid of Virginia Woolf -oyunun başlığı, “Who’s Afraid of the Big Bad Woolf” şarkısı üzerinde bir kelime oyunudur ki eserin adı da genelde Türkçeye bu kelime oyununu içermeden çevrilir- ilk defa 1962 yılında sahnelendi.
İşlediği temalar, onları işleyişi ve yer yer rahatsız edici olan sert dili ile büyük yankı uyandıran oyun, orta yaşlı çift Martha ve George’un, genç bir çifti evlerinde ağırladıkları bir gece yaşananları anlatıyor, ve Amerikan rüyası, mutlu olmak için kendini kandırma, sorunlu karı – koca ilişkileri gibi konseptlere değiniyor.
İngilizce Okuma Becerini Open English ile Geliştirebilirsin!
Eğer sen de bunlar gibi İngilizce eserleri yazıldıkları dilde okuyabilmek için İngilizceni ilerletmek istiyorsan, dünyanın dört bir yanında her seviyeden 1,5 milyonu aşkın öğrencinin ilk tercihi olan online İngilizce kursu Open English’i gönül rahatlığıyla tercih edebilirsin!
Open English; anadili İngilizce olan uzman eğitmen kadrosu, 7/24 erişebileceğin canlı dersleri, sınırsız içerik imkânı, dilediğin gibi pratik yapabileceğin online konuşma grupları gibi sayısız ayrıcalığı ile, İngilizce konuşma, yazma, ve okuma becerini hızlı, etkili, ve tabii ki keyifli bir şekilde ilerletmeni sağlayacak. Başka bir deyişle ister iş, ister kişisel gelişim ister eğitim; İngilizce öğrenme/İngilizceni ilerletme sebebin ve seviyen ne olursa olsun, sen de dil hedeflerine Open English ile kolayca ulaşabilirsin.
O yüzden eğer İngilizceni ilerletmeye hemen başlamak istiyorsan, bu sayfadaki iletişim formunu şimdi doldur, sana özel indirimle İngilizce öğrenmeye başla!
