İngilizce Fıkralar – İngilizce Şakalar
Aralık 26, 2022
Genellikle yabancı dil öğrenme sürecinde öncelikli bir sıraya alınmasa da, espri ve fıkralar kişinin yabancı dile hakimiyetini artıracak, ve sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme becerisini de mutlaka geliştirecektir.
Biz de bu yazımızda eğlenirken öğrenmek isteyenler için çeşitli İngilizce fıkra ve esprilere yer verdik. Kelime oyunlarına ve ikili anlamlara dikkat etmeni tavsiye ettiğimiz yazıyı okurken, açıklamalarına bakmadan önce şakaları kendin çözmeye çalışarak pratik de yapabilirsin!
Hazırsan başlayalım! İşte kimini ortamlarda arkadaşlarına anlatabileceğin, kimini günlük konuşmana entegre edebileceğin İngilizce fıkra ve şakalar:

One-Liners (Kısa Şakalar)
“One-liner”, İngilizcede bir – iki cümleden ibaret olan; genelde çift anlamlar gibi ufak dil oyunlarına başvuran bir şaka formatıdır. İşte birkaç örnek:
I’ve had a wonderful evening, but this wasn’t it. – Harika bir gece geçirdim, ama bu gece değildi.
Groucho Marx
I failed math so many times at school, I can’t even count. – Matematikten kaç defa kaldım, sayamıyorum bile.
It takes a lot of balls to golf the way I do! – Benim gibi golf oynamak büyük yürek ister!
Burada bir çift anlam görebilirsin. Bu cümle, “benim gibi golf oynamak için çok topun olması lazım” diye de doğrudan çevrilebilir; fakat “balls” argoda “cesaret” anlamında da kullanılmaktadır.
I don’t want to achieve immortality through my work. I want to achieve it through not dying. – Ölümsüzlüğe eserlerimle değil, ölmeyerek ulaşmak istiyorum.
Woody Allen
I used to think I was indecisive. But now I’m not so sure. – Eskiden karar vermekte zorlanan biri olduğumu düşünürdüm, şimdiyse bundan o kadar emin değilim.
Russian dolls are so full of themselves. – Rus bebekleri de çok kendini beğenmiş oluyorlar.
Burada da bir çifte anlam gözlemlenebilir. “To be full of oneself”, “kendini beğenmiş” anlamına gelen bir deyimdir. Doğrudan bir çevirisi yapılacak olursa da “kendisiyle dolu olmak” anlamına gelir. Bu şakada, kendini beğenmiş derken, iç içe geçen, yani aslında fiziksel olarak “kendileriyle dolu olan” matruşka bebeklerinden bahsediliyor. Aslında burada da İngilizce deyimleri bilmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmış oluyor.
İngilizce Soru – Cevap Şakaları
İşte eğlenceli bir şaka formatı… Arkadaşlarına sorabileceğin komik cevaplı sorular:
- What’s red and moves up and down? – Bir aşağı bir yukarı giden kırmızı şey nedir?
- A tomato in an elevator. – Asansördeki bir domates.
- Why does scientists trust atoms? – Bilim insanları atomlara neden güvenmez?
- Because they make up everything! – Çünkü her şeyi uydururlar!
Yukarıdaki şakada da bir çifte anlam mevcut. “Make up” ifadesi, “bir şeyi oluşturmak, meydana getirmek” anlamına geldiği gibi, “uydurmak” anlamına da gelebilir. Her şey atomlardan oluştuğu için, bu şakada da bu çifte anlam güzel bir şekilde kullanılmıştır.
-Where do fishes sleep? – Balıklar nerede uyur?
-In the riverbed! – Nehir yatağında!

İngilizce Fıkralar
Şimdi de partilere neşe katmak için anlatabileceğin birkaç küçük fıkra örneği verelim:
A guy is walking on a beach when he finds a genie lamp…
He rubs the lamp and a Genie pops out.
The Genie says, “Thank you for releasing me. I will grant you one wish.”
The guy doesn’t hesitate..”I want to be world famous! I want my name in lights in every theater around the world!”
“Done!”, says the Genie..”Your name is now EXIT.”
Adamın biri, sahilde yürürken sihirli bir lamba bulur. Lambayı ovaladıktan sonra, lambadan bir cin çıkar. “Beni serbest bıraktığın için teşekkür ederim,” der cin, “şimdi benden bir dilek dileyebilirsin!” Adam hiç beklemeden dileğini söyler: “Tüm dünya beni bilsin istiyorum! Her tiyatroda, her sinemada ismim ışıklı yazılarla yazsın!”
“Tamamdır!”, der cin, “artık ismin ÇIKIŞ.”
İngiliz dilinde, “walks into a bar”, yani “… biri bir gün bara girmiş”… fıkraları meşhurdur… İşte bir örnek:
A rabbi walks into a bar with a parrot on his shoulder. The bartender says, “Where did you get that?” The parrot says, “Brooklyn, they’re everywhere!”
Bir haham, omzunda bir papağanla bir bara girmiş. Barmen, “nereden buldun o şeyi!” diye sormuş. Papağan cevap vermiş “Brooklyn’den; orası bunlarla dolu!”
Son bir örnek daha:
Little Johnny’s teacher asks, “George Washington not only chopped down his father’s Cherry tree, but also admitted doing it. Do any of you know why his father didn’t punish him?” Little Johnny replies, “Because George was the one holding the axe?
Küçük Johnny’nin öğretmeni, sınıfa bir soru sormuş: “George Washington hem babasının kiraz ağacını baltayla kesmiş, hem de bunu itiraf da etmiş. Babası onu niye cezalandırmamış bilen var mı?” Küçük Johnny şöyle cevap vermiş: “Balta George’un elinde olduğu için olmasın!”
Open English ile İngilizceyi Ana Dilin Gibi Konuş!
İngilizceyi anadilin gibi konuşmak kolay olmasa da, kesinlikle imkânsız değil! Dünyanın dört bir yanında 1,6 milyon kişi tarafından tercih edilen online İngilizce kursu Open English ile sen de dil hedeflerine kolayca ulaşabilir; İngilizce konuşma, okuma, ve yazma becerini önemli ölçüde geliştirebilirsin!
Sınırsız içerik erişimi, 7/24 canlı dersleri, ana dili İngilizce olan yetkin öğretmen kadrosu, pratik yapabileceğin konuşma grupları ve daha pek çok ayrıcalığı ile Open English, İngilizce öğrenme amacın ne olursa olsun seviyene ve hedeflerine en uygun program ile İngilizceni kısa sürede ilerletecek.
Hemen bu sayfadaki formu doldurarak Open English’i keşfetmeye başlayabilir, İngilizceyi anadilin gibi konuşmaya bir adım daha yaklaşabilirsin!
