Native Öğretmenlerle İngilizce Öğrenmek
Şubat 2, 2024
İngilizce öğrenmek isteyen herkesin aklında belli başlı değişmeyen sorular vardır. Bunlardan bir tanesi nerden başlamalıyım iken diğeri kiminle başlamalıyım oluyor genelde. Dili öğrenim sürecinde kimi tercih edeceğin konusu öğrenim aşaman açısından oldukça önemli.
Bu yüzden kafanı karıştırmadan hızlı ve pratik bir şekilde öğrenmek istediğin dili kimden ve ne şekilde öğrenebilirim bunu bilmen gerekiyor. Daha yazının bu kısmındayken bile sana önereceğimiz, istediklerini fazlasıyla içeren bir platform var tabii ki: Open English.
İngilizceyi en iyi konuşanlar genelde anadili İngilizce olanlar olur. Çünkü orada doğmuş büyümüşlerdir ve dili öğrenmek için extra herhangi bir çabaları olmaz çünkü dilin içindedirler. Bu yüzden söz konusu İngilizce olduğu zaman anadili İngilizce olan birinden alacağın çok fazla şey olacak.
Bunların neler olduğunu ve daha birçok şeyi bu yazıda senin için açıklayacağız. Ama öncesinde Open English’in anadili İngilizce olan eğitmenlerle sana 7/24 sunacağı fırsatlara bir göz atmanı öneririz.

Open English ile İngilizce Öğren!
İngilizce öğrenmek isteyenler için Open English, büyük bir fırsat. Open English, online İngilizce kursu olarak istediğin her an pratik yapmanı sağlıyor. Bu demek oluyor ki sen nerede olursan ol, derslere katılabilirsin. Değişen dünya ve gelişen teknoloji ile birlikte İngilizce öğrenmek artık çok daha kolay.
Open English ile canlı sınıflarda İngilizceni geliştirebilirsin. Ayrıca ana dili İngilizce olan eğitmenlerden ders almak da sana pratik yapman için alan yaratabilir. 7/24 İngilizce ders görebileceğin Open English’te okuma, anlama, konuşma ve yazma becerilerini daha iyi bir noktaya taşıyabilirsin.
Native Öğretmen Ne Demek?
Native İngilizcede yerel demek. Yani konuştuğu dilin yerlisi, orada doğup büyümüş ve o kültüre hâkim olan kişi. Non- native ise o dili sonradan öğrenmiş, üniversitelerin İngilizce bölümlerinden veya daha sonra orada yaşayarak edinmiş olan kişi. Dili native kullananlar dile dair çoğu detayı bilirler.
Yani argo terimleri, sokak ağzını, mecazları vs. Tabi native olmak sadece bununla sınırlı değil. Aynı zamanda yaşadığın, büyüdüğün ülkenin tarihini, sosyal, kültürel yapısını bilmeyi de gerektiriyor. O ülkenin ekonomik ve politik arka planına dair de bilgi sahibidirler. Bu sayede native bir öğretmenden öğreneceğiniz ülkenin dilinden coğrafyasına, kültürüne kadar çoğu şey hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Ama anadili İngilizce olmayanlar, sonradan öğrenenler genelde sokakta kullanılan günlük dile aşina olmazlar. Onlar belli başlı müfredatın ötesine pek geçemezler. Örneğin bir podcast dinlediğinizde ya da dizi izlediğinizde orada geçen günlük konuşma dilini anadili İngilizce olan biri kolaylıkla anlarken non-native bir durup bir düşünmeye, sözlük karıştırmaya falan başlar. Çünkü sonradan öğrendiğin bir dilin tüm ayrıntılarına sahip olmak aslında çok zor bir şey.

Native ile Non-Native Arasındaki Fark Nedir?
Native ve non-native arasındaki farkı deneyimlemek için öncelikle native biriyle konuşmanı öneririz. Bunun için tabii ki başvuracağın ilk adres Open English olmalı. Orada anadili İngilizce olan birçok eğitmenle konuşabilir istediğini sorabilirsin. Bu sayede İngilizceni daha hızlı ve pratik bilgilerle ilerletebilirsin.
İngilizce öğrenme sürecinde native birinden alacağın destek sana dile daha yakın olduğunu hissettiren kuvvetli bir motivasyon sağlayacaktır. Sonuçta İngilizce öğrendiğinde bu dili onlarla ve onlar gibi konuşanlarla konuşacaksın. Bu kişiler tarafından anlaşıldığın da bu işin de üstesinden kolayca gelebildiğin anlamına gelir.
Native öğretmenlerin native olmayanlara göre daha tercih sebebi olmasının bir diğer yanı ise kendini sürekli doğuran bir şey olması. Dilin yapısı itibariyle dinamik, yenilenen, artan eksilen bir yanı vardır. Anadili İngilizce olan biri tüm bu gelişimlerden haberdar olmak zorunda çünkü dilin içinde. Yani onu her gün kullanmak zorunda olduğu için tüm bu dinamizmi de takip eder. Bu yüzden anadili İngilizce olan biri size çok fazla katkıda bulunabilir.
Speaking Clup’larda genelde native olanları tercih ederler. Çünkü onlardan günlük yaşama dair genelde internette ya da İngilizce kitaplarında bulunmayan idiomların ötesinde bir de aksan meselesi vardır.
Aksan dil öğrenim sürecinde olmazsa olmaz bir şey değil tabi ama İngilizceni daha profesyonel hale getirmek istiyorsan biraz gerekli bir şey. Tabii ki farklı farklı aksanlar var, milletlere, ülkelere göre değişiyor bunlar. Hatta Amerika’da eyaletten eyalete bile değiştiği oluyor. Bu kadar aksan çeşidi olmasına rağmen yine de en yaygın olanlardan birini öğrenmekte fayda var. Anadili İngilizce olan biri bunu sana çok kolay verebilir. Onunla konuşurken telaffuzlarına dikkat etmen ve bol bol pratik yapman bu iş için yeterli olacaktır.
Yukarda saydıklarım anadili İngilizce olan birinden alacağın eğitimde sana katacağı artı değerlerle alakalıydı. Ama bazen bunun eksi yanları olabiliyor. Örneğin anadili İngilizce olmayan biri dilin gramerine, teknik detaylarına oldukça hakimdir çünkü dili öğrenirken öncelikle gramerden başlıyoruz genelde.
Öte yandan onlar dil için gerekli akademik dereceye de sahip oldukları için bir dilin iskeletini oluşturabilecek konulara çoğu zaman bir native’den daha fazla bilgili olabiliyorlar. Bu da gramer bilgisini ölçen yabancı dil sınavlarına hazırlık için tercih edeceğiniz hocalar için önemli bir kriter. Onlar sizi bu sınavlara daha iyi hazırlayabilir.
Bir de genellikle özel eğitim kursların da yaygın olan bir şeyden bahsetmekte fayda var. Sırf yabancı ve native diye birinden İngilizce eğitimi almak yukarıda bahsettiğimiz özellikleri kapsamayabilir. Çünkü anadilini konuşan herkes bu konuştuğu dilin tüm yapısına hâkim kişiler değiller sonuçta. Onlardan alacağınız eğitimin çok daha iyisini non-native birinden de alabilirsiniz. Yazmada, konuşmada, gramer bilgisi konusunda yeterli olan öğretmenleri tercih etmelisiniz. Bunları sağlayabilen native öğretmenler size dil öğrenme sürecinde fazlasıyla yardımcı olacaklardır.
