İngilizce geliştirmenin farklı pek çok yolu var. Bu yollara; yabancı müzik dinlemek, İngilizce metinler okumak ya da filmler izlemek örnek gösterilebilir. Özellikle de İngilizce filmler; İngilizcenin telaffuz, kelime haznesi ve dinleme gibi farklı yönlerini aynı anda geliştirmeye yardımcı olmaktadır.
İşte bu durumdan yola çıkarak hem keyif alacağın hem de İngilizcenin farklı yönlerini aynı anda geliştirebileceğin İngilizce komedi filmlerinin neler olduğunu sana sunmak istedik.
Bu filmleri genel yargılara ve kişisel zevklerimize dayanarak oluşturduk ama hepsi de kendi içerisinde farklı komedi unsurlarını barındıran filmler… İzlerken keyif alacağından eminiz.
İngilizce komedi filmleri orijinal dillerinde alt yazısız izleyebilmek istersen, online İngilizce kursu Open English’e bugün başla.
Ana dili İngilizce olan eğitmenler ve kısa sürede İngilizce konuşmayı sağlayan binlerce saatlik interaktif ders içeriğinden 7/24 online ve sınırsız yararlan. Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli!
İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin birçok komedi dizisi mevcut. Biz de gülerek hem yeni kelimeler öğrenmeni, hem kelime telaffuzlarını kavramanı, hem de İngilizce dinleme egzersizleri yapmanı sağlamak için sana 8 tane komedi filmi hazırladık.
Bu filmlerden daha önce izlediklerin varsa, sana tavsiyemiz yeniden izlerken İngilizce altyazılı seçeneğini aktif etmen… Bu sayede gülerken öğrenebilir ve İngilizceni gayet eğlenceli bir şekilde geliştirebilirsin.
Şimdi İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin komedi filmlerine yakından bakalım.

Başrollerinde Zach Galifianakis, Bradley Cooper ve Ed Helms’in yer aldığı, çekildiği günden beri hemen herkesin en az bir kez izlemiş olduğu ve komedi filmi denildiğinde akla ilk gelen yapımların başında yer aldığı gerçeğiyle The Hangover, İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin komedi filmi olarak öne çıkıyor.
Hatırlamayacak kadar kötü bir gece geçirdikten sonra sabahında türlü belaların içinde kendilerini bulan bu eğlenceli ekibin macerasını kesinlikle izlemelisin.
Hatta İngilizceni geliştirmek için girdiğin bu yolda The Hangover 2 ve The Hangover 3 yapımlarına da yer verebilirsin.
Komedi filmi denilince tabii ki de akla ilk olarak Jim Carrey gelir. Biz de Jim Carrey’in yer almadığı bir liste hazırlamayı aklımızdan bile geçirmedik. Sayısız komedi filmi olan Jim Carrey’in yapımlarından öne çıkan Yes Man, İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin müthiş bir komedi filmi…
Filmin hikayesine çok ufaktan değinmek gerekirse; her şeye hayır diyen bir kişinin katıldığı bir program sonucunda bir yıl boyunca her şeye evet demek zorunda kalmasıyla başlayan komik olaylar silsilesini konu alan bir film…
İngilizceni geliştirmek için komedi filmi arıyorsan, Yes Man son derece yerinde bir tercih.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Guy Ritchie’nin yaptığı bu film, 1998 yapımı bir İngilizce mafya komedisidir. 90’lar İngiltere’sine bir bakış atmana yardımcı olacak olan ve içerisinde yer alan komik durumları ile yüzünde tebessümle izleyebileceğin Lock Stock & Two Smoking Barrels, Jason Statham’ı da kadrosunda barındıran bir yapım…
İngiliz İngilizcesini yakından tecrübe etmek için tercih edebileceği bu komedi filmini, izlediğinde tekrardan izlemek isteyeceğine eminiz.
Sırada Robert Downey Jr. ile Zach Galifianakis’in yer aldığı bir komedi filmi var. Bu iki oyuncunun canlandırdığı karakterlerin yollarının kesişmesiyle başlayan komik olaylar, yolculuk boyunca izlediğin maceralara kahkahalarla gülmeni sağlayacak.
İngilizceni geliştirmek için komedi filmi arıyorsan, işte sana muhteşem bir öneri: Due Date… İçinde yolculuk, dostluk ve karmaşanın yer aldığı bu komedi filmi sayesinde hem İngilizceni geliştirecek hem de filmin sonunun nasıl geldiğini anlamayacaksın.
İzlemeni şiddetle tavsiye ettiğimiz bir yapım…

Dünyadaki komedi filmlerini ya da komedi dizilerini yakından takip ediyorsan, bu filmin yönetmeni, senaristi ve oyuncusu Seth MacFarlane’i kesinlikle tanıyorsundur. Eğer tanımıyorsan, efsanevi dizi Family Guy’ın yaratıcısı ve birçok karakterin seslendirmeni…
Başrollerinde Seth MacFarlane, Charlize Theron ve Liam Neeson’ın yer aldığın A Million Ways to Die In The West, vahşi batının komedisi olur mu sorusuna çok şık bir cevap veriyor.
Hem İngilizceni geliştirmek hem de bu muhteşem üçlüyü vahşi batı komedisinde izlemek için bu yapımı izlenecekler listene eklemeni tavsiye ediyoruz.
Yine bir Guy Ritchie klasiğiyle karşındayız. Bu filmde yine Jason Statham var ama ek olarak Brad Pitt de yer alıyor. Dövüşün, mafyanın ve tabii ki de dostluğun yer aldığı Snatch filmi, özellikle de Brad Pitt’in yaptığı muhteşem İrlandalı çingene aksanı ile her zaman övgü almayı başarıyor.
Sadece Brad Pitt’in aksanıyla hatırlanan bir film demek ne kadar yanlışsa, sadece İngilizce öğrenmek için izlenebilir demek de o kadar yanlış Snatch için.
Ama yine de İngilizceni sağlam bir komedi filmi ile geliştirmek istiyorsan, listene kesinlikle bu yapımı da almalısın. Yukarıdaki Guy Ritchie filmi gibi bu filmi de bitirince ilk fırsatta yeniden izlemek isteyeceğine eminiz.
Listemize bir tane daha Jim Carrey filmi almak istedik. Dünya komedisinde Jim Carrey’i bir film ile geçmek büyük bir saygısızlık olurdu bizim gözümüzde…
Sırada klasikleşen bir film var: Dumb and Dumber… İngilizce öğrenmene katkı sağlayacağı gibi yaşanan olaylara ağız dolusu gülmeni de sağlayacak olan bu yapım, üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen güncelliğini ve komikliğini halen koruyor.
Yakın zamanda ikincisi de çekilen Dumb and Dumber filmini iki kişinin ne kadar avanak olabileceğine şahit olmak için bile izleyebilirsin. Bizden demesi…
İngilizcesi Basit 7 Film başlıklı yazımız da ilgini çekebilir.

Farklı işlerde çalışan 3 arkadaşın kendi aralarında yaptıkları anlaşma üzerine odaklanan Horrible Bosses, komediyi doyasıya hissedebileceğin bir komedi filmi…
Başrollerinde Kevin Spacey, Charlie Day, Jason Bateman ve Jennifer Aniston gibi yıldızların yer aldığı Horrible Bosses, İngilizce öğrenirken kelime hazneni desteklemek ya da İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin bir yapım…
Listene eklediğin takdirde pişman olmayacağın Patrondan Kurtulma Sanatı, ikincisini de peşine izleyebileceğin bir film olarak öne çıkıyor.
İngilizce öğrenmek için izleyebileceğin komedi filmleri yazımızın burada sonuna geldik. Her zaman olduğu gibi online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Kısa süre içerisinde seni arayıp eğitimimiz hakkında detayları paylaşacağız ve İngilizce öğrenme serüveninde her zaman yanında olacağız.
Phrasal Verbs, İngilizceyi yeni öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilse de, günlük konuşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bazı eylemleri Phrasal Verbs olmadan açıklamamız oldukça zordur fakat bazı durumlarda yerlerine gelebilecek fiiller de olabilir. Her halükarda Phrasal Verbs öğrenmemiz gereken bir konudur. Bu yazımızda Phrasal Verbs konu anlatımımızı örnekler ile destekleyecek, farklı tiplerini nasıl kullanmamız gerektiğini inceleyeceğiz.
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English, 7/24 canlı dersleri, dünyanın dört bir yanından eğitmen kadrosu ve sınırsız erişimi ile İngilizce öğrenimindeki tüm ihtiyaçlarını karşılamak için burada!
Phrasal Verbs konusunda Open English’in ana dili İngilize olan eğitmenlerinden 7/24 ders alabilirsin. Dünyada 1,5 milyondan fazla kişinin İngilizce eğitimi için seçtiği online İngilizce kursu Open English ile sen de kısa sürede İngilizce dil becerisi kazanabilirsin.
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Eğitim planlarımız ve ücretler hakkında bilgi vermek adına müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayacaktır.
Phrasal Verbs, Türkçede genel olarak “deyimsel fiil” olarak bahsettiğimiz, sözcük öbeği halindeki fiillerdir. “Deyimsel” olmasının sebebi ise asıl fiilimizin genelde asıl anlamından uzaklaşması veya mecazileşmesidir. Phrasal Verbs, genelde bir fiile eklenen edatlar (prepositions) ve zarflar (adverbs) ile elde edilir. Bu yazımızda iki ana başlık altında ele alacağız: Intransitive Phrasal Verbs ve Transitive Phrasal Verbs.

Intransitive Phrasal Verbs için geçişsiz deyimsel fiiller diyebiliriz. Bir fiilin geçişsiz olması demek, doğrudan bir nesnesi olmadığı anlamına gelir. Yani fiile “ne?” sorusu sorduğumuzda cevap alamayız. Aşağıda birkaç yaygın Phrasal Verbs’ü bulabilirsiniz.
I wake up at 7 every day.
(Her gün sabah 7’de kalkarım.)
You should come over my house.
(Benim evime gelmelisin.)
Bella went back to her childhood home.
(Bella çocukluğunu geçirdiği evine geri döndü.)
She’s grown up a lot over the last year.
(Geçtiğimiz yıl boyunca çok büyüdü.)
The bus broke down on our way home.
(Eve giderken otobüs bozuldu.)
Unutma! Phrasal Verbs, fiil içerdiği için zamana göre çekimlenmelidir. Fakat çekimlerken sadece fiil olan kısmı çekimlememiz gerekmektedir. Yani “broke down” doğrudur, fakat “break downed” yada “broke downed” şeklinde çekimlemeler yanlış olacaktır. 🙂
Devam etmeden önce sana Open English’in avantajlarından bahsetmek isterim. Open English, sana İngilizce öğrenmen için gerekli tüm olanakları sunuyor. Sınırsız erişim, 7/24 canlı dersler, çapında eğitmenler ve daha bir çok ayrıcalığıyla Open English, İngilizce öğreniminde her zaman yanında! Daha fazla bilgi için sitemizi incelemeyi unutma!
Transitive Phrasal Verbs’ü “geçişli deyimsel fiiller” olarak adlandırabiliriz. Geçişli olmasının sebebi ile doğrudan nesnesi (direct object) olmasıdır. Yani, fiilimize “Ne?” sorusunu sorduğumuzda cevap alabilir ve fiilden etkilenen nesne veya kişiyi bulabiliriz. Transitive Phrasal Verbs’ü kullanım şekline göre ikiye ayırmamız gerekir.
Separable, ayrılabilir demektir. Yani Seperable Phrasal Verbs’de, fiilimiz ve ikinci kelimemiz (edat/zarf) arasına nesnemizin girmesi ile deyimsel fiilimizin sözcük öbeği bölünür. Fakat bu her zaman ayrılmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Nesnemizi genelde fiilin arasına ya da sonrasına koyabiliriz.
– We called the meeting off because of the busy schedule. /
– We called off the meeting because of the busy schedule.
(Yoğun programımızdan dolayı toplantıyı iptal ettik.)
– I figured out the problem all by myself.
– I figured the problem out all by myself.
(Problemi kendi başıma çözdüm)
– I tried out the red sweater in the clothes shop.
– I tried the red sweater out in the clothes shop.
(Kırmızı kazağı dükkanda üzerimde denedim.)
– He turns off the TV off at 9.
– He turns the TV off at 9.
(Televizyonu saat 9’da kapatır.)
– You can throw it out.
(Onu çöpe atabilirsin)
Dikkat! Eğer Separable Phrasal Verbs ile kullandığınız nesne bir zamirse (him, her, it, me, you, us, them) bu nesneyi kesinlikle Phrasal Verbs’ün ortasına koymalıyız, fiilin sonrasında kullanamayız. Normalde nesneyi hem ortasına hem de sonrasına koyabileceğimizi söylemiştik fakat zamirler bu konuda bir istisna.

Inseperable, ayrılamaz demektir. Yani, Seperable Phrasal Verbs’deki mantık ile, bu tarz fiillerde sözcük öbeği bölünemez. Nesnemizi her zaman Phrasal Verbs’ten sonra kullanmalıyız, arasında kullanamayız.
I came across old family pictures in the attic.
(Tavan arasında eski aile fotoğraflarına rastladım.)
Let’s go over the project reports this evening.
(Hadi bu akşam proje raporlarını inceleyelim.)
I’m looking into the ways of practicing my speaking skills.
(Konuşma becerilerimi geliştirmenin yollarını araştırıyorum)
In the Transformers universe, robots can turn into cars.
(Transformers evreninde robotlar arabalara dönüşebilir.)
Don’t let me down, I’m counting on you.
(Beni hayal kırıklığına uğratma, sana güveniyorum.)
Son örneğimizde ekstra bir Phrasal Verbs örneği daha vardı, fark ettin mi? Evet, let (someone) down “birini hayal kırıklığına uğratmak” anlamında kullanılan bir Phrasal Verb. Kullanımına bakarak Seperable Phrasal Verbs’den biri olduğunu da görebilirsin. Nesnemiz zamir olduğu için fiilin ortasında kullandık.
Böylece bir konu anlatımının daha sonuna geldik. Bu yazıda kafanı karıştırabilecek konulardan olan Phrasal Verbs’den detaylıca bahsedip bir çok örnekle destekledik. Tabii ki, Phrasal Verbs buradaki örneklerle sınırlı değil, fakat artık karşılaştığında neyin Phrasal Verbs’ten olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir, yeni öğrendiklerini kolaylıkla kullanabilirsin.
Sana yardımcı olmak için İngilizce phrasal verbs listemizi de aşağıya ekliyoruz.
| Phrasal Verb Listesi | Phrasal Vers Türkçe Anlamları |
| Add Up | Akla Yatkın Olmak |
| Blow Up | Bir Şeyin Içerisini Gazla Doldurmak, Patlamak |
| Break Down | Bozulmak |
| Break In On | Bir Sohbeti Bölmek |
| Bring About | Bir Şeye Sebep Olmak |
| Bring Down | Bir Şeyi Azaltmak, Devirmek, Indirmek |
| Bring In | Bir Şeyi Tanıtmak |
| Bring Up | Bir Konudan Bahsetmek |
| Call Off | Bir Şeyi Yapmaktan Vazgeçmek |
| Call On | Ezbere Okumak |
| Care For | Ilgilenmek, Bakmak, Sevmek |
| Carry On | Devam Etmek |
| Catch On | Tutmak |
| Catch Up | Bir Şeyin Hızına Yetişmek, |
| Catch Up With | Yakın Olmak |
| Change Over | Kullanılan Yöntemi Bırakmak |
| Check Up On | İncelemek, Kontrol Etmek |
| Close Down | Kapatmak, Kepenk Indirmek |
| Come Across | Karşılaşmak, Tesadüfen Bir Araya Gelmek |
| Come Apart | Parçalara Ayırmak |
| Come Back | Aklına Gelmesi, Geri Gelmek, Geri Dönmek |
| Come Down | Fiyatı Azaltmak |
| Come Down With | Hastalığa Yakalanmak |
| Come In | Girmek |
| Come Over | Ziyaret Etmek |
| Come To | Şuuru Yerine Gelmek |
| Come Up With | Bağışta Bulunmak |
| Count On | Güvenmek |
| Cut Down On | Kesmek, Azaltmak |
| Cut Off | Durdurmak, Kesmek, Kapamak |
| Cut Out | Bırakmak, Kesip Çıkarmak |
| Depend On | Bağlanmak |
| Die Out | Yok Olmak, Soyu Tükenmek |
| Do Away With | Durdurmak, Bir Durumun Yürürlülükten Kalkması |
| Do Over | Bir Işi Tekrar Etmek |
| Do With | Bir Şey Ile İlgili Olmak, Alakalı Olmak |
| Do Without | Olmadan İdare Etmek |
| Draw Up | Düzenleme, Hazır Hale Getirme |
| Drop By | Haber Vermeden Uğramak |
| Drop Off | Araba İle Bırakmak |
| Drop Out | Vazgeçmek, Okuldan Kaydını Sildirmek |
| Drop Out Of | Sınıfta Kalmak |
| Eat Out | Yemek İçin Dışarıya Çıkmak |
| End Up | Sonuçlanmak |
| Fall Apart | Beklenmedik Bir Şekilde Kırılması Ve Parçalara Ayrılması |
| Fall On | Hücum Etmek |
| Fall Out | Kavga Etmek,Bozuşmak |
| Fall Through | Gerçekleşememek, Suya Düşmek |
| Fall To | Payına Düşmek |
| Figure Out | Anlamak, Bir Durumu Çözmek |
| Fill In | Birinin Yerini Geçici Olarak Almak |
| Fill Out | Bir Formu Doldurmak |
| Fill Up | Tamamen-Ağzına Kadar Doldurmak |
| Find Out | Öğrenmek |
| Follow Up | Takip Etmek |
| Force Out | Zorlamak |
| Get Along With | Biri İle İyi Geçinmek, İyi Anlaşmak |
| Get Around | Gezmek, Yayılmak |
| Get Away | Kaçmak, Kurtulmak |
| Get Away With | Bir İşten Sıyrılmak |
| Get By | Hayatını Sürdürmek |
| Get Off | İnmek, Ayrılmak |
| Get On | Binmek, Devam Etmek |
| Get Over | Bir Durumun Üstesinden Gelmek, Atlatmak, İyileşmek |
| Get Rid Of | Kurtulmak |
| Get Through With | Bitirmek |
| Get Up | Kalkmak |
| Give Away | Birisine Bir Şeyi Bedava Vermek |
| Give Back | Bir Şeyi Geri Vermek |
| Give Off | Salmak, Bırakmak, Yaymak |
| Give Rise To | Sebep Olmak |
| Go Ahead | İlerlemek, Devam Etmek |
| Go Back | Geri Dönmek |
| Go On | Devam Etmek, Olmak, Meydana Gelmek |
| Go Over | Yeniden İncelemek, Gözden Geçirmek |
| Go Through | Tüketmek |
| Grow Up | Büyümek |
| Hand In | Bir Şeyi Onaylamak (Ödev Yapmak) |
| Hang Up | Telefonu Kapatmak |
| Hold On | Beklemek |
| Hold Out | Bir Şeyi İdda Etmek |
| Hold Up | Geciktirmek |
| Keep Away | Uzak Durmak |
| Keep In With | Biri Ile İyi Geçinmek |
| Keep On (With Gerund) | Devam Etmek (Fiile -ing Takısı Ile) |
| Keep Up With | Geri Kalmamak |
| Lead To | Yol Açmak, Öncülük Etmek |
| Leave Out | Bir Şeyi Duruma Dahil Etmemek, Dışarıda Bırakmak |
| Look After | İlgilenmek, Bakmak |
| Look Down On | Hor Görmek, Küçümsemek |
| Look For | Aramak |
| Look Forward To | Dört Gözle Beklemek |
| Look In On | Birini Ziyaret Etmek |
| Look Into | Araştırmak, İncelemek |
| Look Out For | Dikkat Etmek, Gözetmek |
| Look Over | Göz Gerdirmek, Bir Şeyi İncelemek |
| Look Up | Bir Listenin İçinde Aramak |
| Look Up To | Saygı Göstermek |
| Make Do With | Bir Şey İle Yetinmek |
| Make For | E Neden Olmak, Sağlamak |
| Make Out | Duymak, Algılamak |
| Make Sure Of | Doğrulamak, Emin Olmak |
| Make Up | Bir Hikaye Veya Yalan Uydurmak |
| Pass Away | Vefat Etmek |
| Pass By | Geçip Gitmek |
| Pass Out | Bayılmak |
| Pick Out | Seçmek |
| Pick Up | Bir Şeyi Kaldırmak |
| Play Down | Bir Şeyi Önemsememek, Hafife Alma |
| Point Out | Açıklama Yapmak, Berlitmek |
| Put Away | Saklamak |
| Put Down | Yere Bırakmak |
| Put Forward | Bir Şeyi İddia Etmek, İleri Sürmek |
| Put Off | Ertelemek |
| Put On | Giyinmek |
| Put Out | Söndürmek |
| Put Over | Demir Atmak |
| Put Up | İnşa Etmek |
| Put Up With | Hoşgörü Göstermek |
| Read Over | Dikkatli Okumak |
| Rely On | Bir Duruma Veya Kişiye Bel Bağlamak, Güvenmek |
| Result In | Bir Şeye Neden Olmak |
| Run Across | Rastlamak |
| Run Into | Karşılaşmak, Rast Gelmek |
| Run Out Of | Tükenmek |
| Run Over | Tüketmek, Taşmak |
| Run Through | Var Olmak, Göz Atmak, Tüketmek |
| Send For | Getirtmek, Çağırmak |
| Set Forth | İleri Sürmek |
| Set Forward | İddia Etmek |
| Set Out | Yola Çıkmak |
| Set Up | Düzenlemek, Kurmak |
| Show Off | Gösteriş Yapmak |
| Show Up | Varmak, Ortaya Çıkmak |
| Slow Down | Sakinlemek, Yavaşlamak |
| Sort Out | Çözmek, Anlamak |
| Stick On | Yapışmak, Yapıştırmak |
| Switch Off | Bir Şeye Olan İlginin Yitirilmesi, Söndürmek |
| Take After | Benzemek |
| Take Back | Sözünü Geri Almak |
| Take Care Of | İlgilenmek, Sorumlu Olmak |
| Take Down | Bir Şeyi Not Almak |
| Take Off | Kıyafet Çıkarmak |
| Take To | Bir Şeye Başlamak, Hoşlanmak |
| Talk Back To | Kaba Bir Şekilde Cevap Vermek |
| Talk Over | Tartışmak |
| Tear Up | Parça Parça Etmek |
| Think Back On | Yad Etmek, Anmak |
| Think Out | Enine Boyuna Düşünmek |
| Think Over | Bir Durum Üzerine İyice Düşünmek |
| Throw Away | Atmak |
| Try On | Kıyafet Denemek |
| Try Out | Deneme Yapmak, Denemek |
| Turn Back | Geri Çevirmek, Reddetmek |
| Turn Down | Bir Şeyin Sesini Kısmak |
| Turn Into | Çevirmek |
| Turn Off | Elektriği Kapamak |
| Turn On | Elektriği Açmak |
| Turn Over | İşi Devretmek |
| Turn Up | Bir Şeyin Sesini Yükseltmek |
| Use Up | Harcamak, Tüketmek |
| Wait On | Servis Yapmak |
| Wake Up | Uyanmak |
| Walk Out On | Terk Etmek, Başından Atmak |
| Warm Up | Isınmak, Bir Şeyi Isıtmak |
| Work Out | Hesaplamak, Antrenman Yapmak |
Otomobiller… Kadın ya da erkek olduğu fark etmeksizin herkesin bir otomobile sahip olmak fikri vardır. Ulaşımı kolay bir şekilde gerçekleştirmek ve kafası estikçe bir yerlere gitmek için en konforlu ulaşım aracı olan otomobillerin, bir de çokça parçası mevcuttur.
Bu parçalar, tabii ki Türkçe olduğu gibi İngilizce karşılığa da sahip olan malzemelerdir. Peki, İngilizce otomobil parçaları nelerdir? Bu sorunun ve daha fazlasının cevabı bu yazıda seni bekliyor.
İngilizce otomobil parçalarına geçmeden önce bu bilgiler ne işime yarayacak ki diye düşünebilirsin. Bunu kısa birkaç örnekle açıklamak isteriz. Mesela araba meraklısı biriysen arabayla alakalı İngilizce makaleler okuduğunda metinler senin için daha anlaşılır olacaktır. Ya da otomobil parçalarıyla alakalı bir iş yapıyorsan, işini globale taşıma düşünceni destekleyecek bilgilerdir İngilizce otomobil parçaları…
Son olarak da hiçbir işine yaramayacağını düşünsen bile bir genel kültür bilgisi olarak işine yarama ihtimali bulunan İngilizce otomobil parçaları, belki de bir yabancıyla yapacağın konuşmada sohbeti ilerletmene yardımcı olacaktır.
Bu sebeplere bakarak İngilizce otomobil parçalarını öğrenmek önemlidir. İşte şimdi yazımıza geçebiliriz.

İngilizce otomobil parçaları, birçok farklı öğeden oluşmaktadır. Bu listemizde teknik parçaların yanı sıra hemen herkesin Türkçe karşılığını bildiği parçalar da var. Lafı daha fazla uzatmadan İngilizce otomobil parçaları listemize geçelim.
| İngilizce Otomobil Parçaları | Türkçe Karşılıkları |
| Accelerator | Gaz Pedalı |
| Accumulator | Akü |
| Aerial | Anten |
| Air Conditioner | Klima |
| Air Filter | Hava Filtresi |
| Airbag | Hava Yastığı |
| Armset | Dirseklik |
| Automatic | Otomatik |
| Back Seat | Arka Koltuk |
| Balance | Dengeleme |
| Battery | Batarya (Akü Bataryası) |
| Blinker | Flaşör |
| Blinker | Sinyal Işığı |
| Bonnet | Motor Kaputu, Kapağı |
| Brake | Fren |
| Brake Cylinder | Fren Silindiri |
| Brake Drum | Fren Kampanası |
| Brake Fade | Fren Zayıflaması |
| Brake Light | Fren Lambası |
| Brake Pedal | Fren Pedalı |
| Bumper | Tampon |
| Car Key | Araba Anahtarı |
| Car Stereo | Araba Teybi |
| Carburetor | Karbüratör |
| Central Locking | Merkezi Kilitleme |
| Child Seat | Çocuk Koltuğu |
| Cigarette Lighter | Sigara Çakmağı |
| Clutch | Debriyaj |
| Clutch Pedal | Debriyaj Pedalı |
| Coil | Bobin |
| Cooling System | Soğutma Sistemi |
| Cruise Control | Seyir Kontrolü |
| Cylinder | Silindir |
| Dashboard | Araba Ön Panosu |
| Diesel Engine | Dizel Motor |
| Dipstick | Yağ Ölçme Çubuğu |
| Distributor | Dağıtıcı |
| Door | Kapı |
| Door Handle | Kapı Kolu |
| Engine | Araç Motoru |
| Engine Power | Motor Gücü |
| Exhaust | Egzoz |
| Exhaust Pipe | Egzoz Borusu |
| Fan | Vantilatör, Fan |
| Fan Belt | Fan Kayışı |
| Filter | Filtre |
| Firing Sequence | Ateşleme Sıralaması |
| Floor Mat | Paspas |
| Flow Rate | Debi |
| Fluid Coupling | Hidrolik Kavrama |
| Fluid Flywheel | Sıvı Volan |
| Flywheel | Volan Dişlisi |
| Fog Lights | Sis Lambaları |
| Four-Wheel-Drive | Dört Tekerlekten Çekiş |
| Front Seat | Ön Koltuk |
| Fuel | Yakıt |
| Fuel Consumption | Yakıt Tüketimi |
| Fuel Filter | Yakıt Filtresi |
| Fuel Gauge | Yakıt Seviye Göstergesi |
| Fuel Pump | Yakıt Pompası |
| Fuel Tank | Yakıt Deposu |
| Gas Pedal | Gaz Pedalı |
| Gaskets | Contalar |
| Gasoline | Benzin |
| Gear | Vites |
| Gear Box | Vites Kutusu |
| Gear Stick | Vites Kolu |
| Glove Box/ Jockey Box | Torpido Gözü/Jokey Kutusu |
| Glove Compartment | Torpido Gözü |
| Gudgeon Pin | Piston Pimi |
| Handbrake | El Freni |
| Hazard Lights | Tehlike Işıkları |
| Head Lights | Ön Farlar |
| Head Rest | Baş Yastığı, Baş Desteği |
| Headlights | Farlar |
| Headrest | Kafalık |
| Heater | Isıtıcı |
| Hood | Kaporta |
| Horn | Korna, Klakson |
| Ignition | Kontak |
| Ignition Switch | Kontak Anahtarı |
| Indicator | Sinyal |
| Intercooler | Ara Soğutucu |
| Lights | Işıklar |
| Lock | Kilit |
| Manual | Manuel, Otomatik Olmayan |
| Manual Transmission | Manuel Şanzıman |
| Mirror | Ayna |
| Muffler | Susturucu |
| Navigation System | Navigasyon Sistemi |
| Number Plate | Araba Plakası |
| Odometer | Kilometre Göstergesi, Kadranı |
| Oil | Yağ |
| Oil Filter | Yağ Filtresi |
| Oil Pan | Yağ Deposu |
| Oil Pump | Yağ Pompası |
| Oil Tank | Benzin Deposu |
| Passenger Seat | Yolcu Koltuğu |
| Pedal | Pedal |
| Piston | Piston |
| Pressure Relief Valve | Basınç Tahliye Valfi |
| Pulleys | Makaralar |
| Radiator | Radyatör |
| Radio | Radyo |
| Rear-View Mirror | Dikiz Aynası |
| Regulator | Regülatör |
| Roof | Tavan |
| Roof Rack | Portbagaj |
| Sat Nav (Satellite Navigation’In Kısaltılmış Hali) | Uydu Seyir Sistemi |
| Seat | Koltuk |
| Seat Belt | Emniyet Kemeri |
| Shift | Vites Değiştirmek |
| Shock Absorber | Amortisör |
| Side Lights | Yan Sinyaller |
| Side Mirror | Yan Ayna |
| Snow Chain | Kar Zinciri |
| Spare Tire | Yedek Lastik |
| Spark Plug | Buji |
| Speaker | Hoparlör |
| Speedometer | Hız Göstergesi, Kilometre Saati |
| Starting Motor | Marş Motoru |
| Steering Wheel | Direksiyon |
| Sunroof | Güneşlik Kapağı |
| Tail Light | Arka Lamba |
| Temperature Gauge | Hararet Göstergesi |
| Thermometer | Termometre |
| Thermostat | Termostat |
| Tire | Lastik |
| Tire Balance | Lastik Balansı |
| Tire Tread | Lastik Dişi |
| Top | Başlık |
| Tow Bar | Çeki Demiri |
| Trunk | Bagaj |
| Turbo Charger | Turbo Şarj |
| Turbulence | Türbülans |
| Turn Signal | Dönüş Sinyali |
| Tyre | Araba Lastiği |
| Undercoating | Alt Kaplama |
| Vacuum Advance | Distribütör Avansı |
| Vacuum Gauge | Vakum Göstergesi |
| Vacuum Pump | Vakum Pompası |
| Valve | Valf |
| Velocity | Hız |
| Visor | Güneşlik |
| Volume | Hacim |
| Warning Light | İkaz (Uyarı) Lambası |
| Washer Fluid | Yıkayıcı Sıvısı |
| Water Hose | Su Hortumu |
| Water Pump | Devirdaim Pompası |
| Wheel | Tekerlek, Lastik |
| Wheel Base | Dingil Mesafesi |
| Wind Shield | Ön Cam |
| Window | Cam |
| Windscreen Wipers | Cam Silecekleri |
İngilizce otomobil parçaları yazımızın burada sonuna geldik. Girişte de dediğimiz gibi belki iş İngilizcesi, belki hobi, belki de bir İngilizce konuşma sırasında işine yarayacak olan İngilizce otomobil parçalarını ve İngilizceye dair farklı pek çok bilgiyi online İngilizce kursumuzda bulabilirsin.

İngilizceni geliştirmeye başlamak istersen, Open English ile bunu en kısa sürede başarabilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online sınırsız derslere başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli!
Hadi daha fazla vakit kaybetme. Online İngilizce öğrenmenin keyfini doyasıya yaşa.
İngilizce öğrenirken yapabileceğin farklı pek çok aktiviteyi önceki yazılarımızda sana sunmuştuk. Bunların içerisinde İngilizce diziler, İngilizce filmler, İngilizce belgeseller ve daha farklı pek çok aktivite vardı.
Tabii bu filmleri, dizileri ve belgeselleri seçerken çok dikkatli davranmış ve kelimelerin daha anlaşılır telaffuz edildiği yapımları sana sunmuştuk. Bu defa yazımızda da İngilizce öğrenme serüvenine başladığında hem İngilizce telaffuzları öğrenmek hem de kahkahalarla gülmek için tercih edebileceğin stand up’çıları listeledik.
Bu komedyenler arasında İngiliz ve Amerikan aksanına sahip olanlar var. Burada çok büyük bir sıkıntı yaşayacağını düşünmüyoruz, sadece İngilizce aksanı olan stand up’çıların biraz daha yutarak konuştuklarını göz önünde bulundurmanı rica ediyoruz.
İngilizceni geliştirmek, İngilizceni diri tutmak ya da İngilizce öğrenirken eğitimini desteklemek için İngilizce stand up’çıları izlemeyi istemek kadar doğal bir şey olamaz. Burada listemize geçmeden önce birkaç noktaya dikkatini çekmek istiyoruz:
Eğer ki İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan aşağıda adı geçen komedyenlerin gösterilerini ilk seferde Türkçe altyazılı olarak izlemen senin için daha iyi olacaktır. Çünkü ilk seferde kulak aşinalığı yakalaman ve doya doya gülerek konuyu kavraman için bu önemli…
Sonraki izlemelerinde ise altyazıyı İngilizceye çevirip kelime telaffuzlarına ve yazılışlarına odaklanman keyif alırken İngilizce çalışmana da yardımcı olacaktır.
Ama İngilizcen zaten yeterince iyi ise bu komedyenlerin gösterilerini İngilizce altyazılı olarak izleyebilir ve kelime hazneni ağız dolusu kahkahalarla gülerken kolayca genişletebilirsin.

Listemize ilk olarak İngilizce komedyen Ricky Gervais ile başlıyoruz. Bu isim sana yabancı gelmemiş olabilir hatta bu ismi daha önceden duymuş ve gösterilerini izlemiş olabilirsin. Bu çok doğal, çünkü şu anda dünyadaki en iyi komedyenlerden bir tanesi olarak gösteriliyor ve hatta en iyisi olarak da gösterilerine hız kesmeden devam ediyor.
Ricky Gervais ismi, özellikle de son dönemde Golden Globe sunarken yaptığı şakalarla Türkiye’de de bilinir bir hal aldı ve Netflix sayesinde herkesin evine giren bir komedyen oldu. Eğer bir Netflix hesabın varsa, Ricky Gervais ismini arattığında karşına birçok gösteri çıkacaktır. Bu gösterilerden birini izleyerek İngilizceni geliştirmeye başlayabilirsin.
Kendisi bir İngiliz olduğu için tabii ki de başta yadırgayacağın bir aksana sahip ama bir süre izlediğinde bu yadırgaman yerini sempatiye bırakacak. Ofansif şakaları ile Ricky Gervais, İngilizce öğrenirken izlenebilecek bir komedyen…
Dave Chappelle ismini daha önceden duyduysan zaten komediye ve stand up gösterilerine bir ilgi duyuyorsun demektir. Ricky Gervais ile beraber dünyanın en iyileri arasında gösterilen bir diğer isim olan Dave Chappelle, özellikle de son dönemlerde yaptığı şovlar ile dikkatleri üzerinde toplamayı başarıyor.
İngilizce öğrenirken izlenebilecek bir stand up’çı olan Dave Chappelle, yavaş yavaş açılan komedi gösterisiyle seni avcuna alacak ve yaptığı şakalarla kahkahalara boğulmanı sağlayacak.
Bir saat ya da biraz daha uzun gösterilerinde bütünsel bir şekilde şakalarını sıralayan Dave Chappelle, final noktasında öyle bir punh line (finalde en vurucu an) ile karşılaşırsın ki gerçekten ağzın açık bir şekilde gösterinin bitişini seyredersin.
Dave Chappele, İngilizce öğrenirken ve öğrendikten sonra izlenebilecek bir komedyen…

Komedi programlarına, komedi dizilerine ya da stand up’çılara meraklıysan, bu ismi duymamış olma ihtimalin neredeyse yok. 80’lerin sonunda başlayıp 98’e kadar devam eden efsane komedi dizisi Seinfeld dizisinin yaratıcılarından olan Jerry Seinfeld, stand up gösterileriyle de her zaman kahkahalarla güldürmeyi başarıyor.
Hangi tarihli gösterisini izlersen izle, hepsinden çok keyif alacağına eminiz. Günlük hayatın içerisinde karşısına çıkan bize göre sıradan durumlara farklı yaklaşımıyla komedinin hakkındı veren Jerry Seinfeld, sıkılmadan İngilizce öğrenirken izleyebileceğin stand up’çı…
Komedinin sert değil de daha yumuşak tarafından yaklaşan Jerry Seinfeld, her zaman güncelliğini ve komikliğini koruyacak bir yıldız olarak her zaman izleyebileceğin bir komedyen…
Amerikan aksanıyla da son derece anlaşılır olan bu komedyeni, İngilizce ya da Türkçe altyazılı dilediğin gibi izleyebilirsin.
Listemizdeki son kişi İngiliz-İrlandalı komedyen Jimmy Carr… Bu ismi daha önceden duyduysan stand up gösterilerine yakından ilgin var demektir. İngiliz aksanı ile son derece eğlenceli gösteriler yapan Jimmy Carr, ofansif stand up ya da dark stand up olarak nitelendirilebilecek ne varsa hepsini gösterilerine taşıyor.
Son derece sert şakaları ile hem sevilen hem de nefret edilen Jimmy Car, Ricky Gervais’ten bile daha ofansif bir tarza sahip olarak nitelendirilmektedir. Diğer komedyenlerin aksine kısa kısa şakalar ile 55-60 dakikalık şovlar yapan Jimmy Carr, sert mizah seviyorsanız şans verebileceğiniz bir komedyen.
Ama uyarmakta fayda var: Netflix’te ve diğer platformlarda yer alan gösterileri 18+ ibaresi ile yayınlanıyor. Buradan da ne kadar sert komedi şovları izleyeceğini az çok tahmin edebilirsin. Ek olarak Jimmy Carr’ın gülüşüne benzer bir gülüşü, daha önce duymadığına eminiz. Duyduğunda bize hak vereceksin. Komedi alanının en çalışkan komedyeni olarak nitelendirilen Jimmy Carr, sürekli kısa şakalar yazan ve bunu gösterilerinde sunan bir komedyendir.
İngilizce öğrenirken izleyebileceğin ya da İngilizceni geliştirmek için tercih edebileceğin komedyenlere geçmeden önce sana istediğin yerde istediğin zaman İngilizce öğrenebileceğin bir platformdan bahsetmek istiyoruz.
Open English, dünyada 15 yılı aşkın süredir hizmet veren %100 online İngilizce kursu. 1.5 milyonu aşkın öğrenci sayısıyla dünya genelinde online İngilizce denilince akla gelen Open English olarak sana evinden İngilizce öğrenme fırsatı sunuyoruz.
Eğitimimiz hakkında detaylı bilgi almak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek…
Hayvanların İngilizce İsimleri başlıklı yazımıza göz attıysan, yüksek ihtimalle pek çok hayvanın İngilizce ismini biliyorsun- eğer bazılarını unuttuysan da ilgili yazıya hemen bir göz atıp tekrar buraya gelebilirsin! Bu yazımızda ise, belli başlı hayvanların sürü halinde olduğunu belirtmek için kullanılan, ve ilk başta kulağına oldukça tuhaf geleceğinden emin olduğumuz kelimelerden bahsedeceğiz.
Türkçede hayvan sürüleri/toplulukları için genelde hayvandan bağımsız olarak sayı yeterliyse “sürü”, bazen de “grup” kelimesi tercih edilirken, İngilizcede durum bu şekilde değil; bu da birazdan seninle paylaşacağımız kelimelerin bu bağlamda ne anlama geldiğini bilmeyen kişiler için oldukça kafa karıştırıcı olabilir. O yüzden bu kelimelere mutlaka bir bak deriz!
Öyleyse hazırsan başlayalım… İşte İngilizcedeki birbirinden ilginç hayvan sürüsü tanımları…
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online İngilizce derslerden sınırsız yararlanmak için bugün Open English’e başlayabilirsin. Detaylı bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurman yeterli!

Listemize balıklar ile başlayalım! İngilizcede, balık sürüleri için, dilimizde “okul” anlamına gelen “school” kelimesi kullanılır:
See the school of fish there? – Balık sürüsünü görüyor musun?
Sırada yine son derece ilginç bir sürü kelimesi var. Dilimizde “cinayet” anlamına gelen “murder” kelimesi, İngilizcede aynı zamanda karga sürülerini tarif etmek için de kullanılır:
When he looked at the sky, he saw a murder of crows above him – Gökyüzüne baktığında, yukarıda bir karga sürüsü gördü.
Sıradaki kelimemiz, diğerlerine göre nispeten anlaşılır- Dilimizde “paket” olarak çevrilen, yani bir anlamda zaten bir aradaki şeylerden bahsetmek için kullanılan “pack”, aynı zamanda köpek ve kurt sürüleri/grupları için de kullanılır:
In the distance, he saw that a pack of wolves was approaching – Uzaklardan bir kurt sürüsünün yaklaştığını gördü.
I saw a pack of dogs on the street – Sokakta bir köpek sürüsü gördüm.
Büyük köpekler için “pack” kullanılırken, yavru köpekler söz konusu olduğunda ise aynı zamanda “çöp” anlamına da gelen “litter” kelimesi tercih edilir:
In the basement, there was a litter of puppies – Bodrum katında bir grup köpek yavrusu vardı.
Kedi sürüleri için “clowder” ya da “glaring” kelimeleri tercih edilebilir. “Glaring” kelimesinin “parlayan” gibi anlamları varken, “clowder” genellikle yalnızca bu amaçla kullanılır:
In my room, there’s a clowder of cats – Odamda bir grup kedi var – (birkaç tane kedi var diye de çevrilebilir.)
Can you see the glaring of cats? – Yavru kedileri görebiliyor musun?

Kedi yavruları söz konusu olduğunda ise, hem köpek yavrularında da gördüğümüz gibi “litter”, hem de “kindle” kelimeleri tercih edilebilir:
There’s a litter of cats there – Orada yavru kediler var
And here is the kindle of kittens – İşte kedi yavruları da burada
Aslan sürüleri için -bu görkemli hayvanlara uygun olacak şekilde- “gurur” anlamına gelen “pride” kelimesi tercih edilir:
He saw a pride of lions in safari – Safari’de bir grup aslan gördü.
Sırada tırtıllar var! Tırtıl sürüleri için tercih edilen kelime, dilimizde “ordu” anlamına gelen “army”:
You see the army of caterpillars in the garden? – Bahçedeki tırtıl sürüsünü görüyor musun?
Ayı toplulukları için “sloth” veya “sleuth” kelimeleri tercih edilir. “Sloth” kelimesi aslında hem tembel hayvanın İngilizcesi olup, hem de “miskinlik” gibi anlamlarda kullanılmaktadır. “Sleuth” kelimesinin ise “dedektiflik”, “takip etmek”, “av köpeği” gibi anlamları da bulunmaktadır:
We saw a sleuth of bears in the forest – Ormanda bir grup ayı gördük.
Sırada filler var! Fil gruplarından bahsedileceği zaman, dilimizde “geçit töreni” anlamına gelen “parade” kelimesi kullanılır. Fillerin ne kadar ihtişamlı hayvanlar olduğunu düşünürsek, bu tercih gayet anlaşılır.
When he looked out of his hut, he saw a parade of elephants – Kulübesinden dışarı baktığında, bir grup fil gördü.
“İş” anlamına gelen “business”, aynı zamanda yaban gelinciği sürülerini belirtmek için de tercih edilir:
Have you seen the business of ferrets? – Yaban gelinciklerini gördün mü?

Şimdi de sırada arılar var! Arı sürülerinden bahsetmek için tercih edilen kelime, dilimizde “akın etmek”, “toplaşıp doluşmak” gibi anlamlara gelen “swarm”:
Don’t go out, there’s a swarm of bees on the porch! – Dışarı çıkma, verandada bir arı sürüsü var!
Köpek balıkları için tercih edilen topluluk kelimesi ise, dilimizde “titremek” anlamına gelen “shiver”:
There is a shiver of sharks down there – Aşağıda bir köpek balığı sürüsü var.
Listemizi yunuslar ve balinalar ile bitirelim. “Koza” gibi anlamları da olan “pod” kelimesi, aynı zamanda balina ve yunus sürüleri için de kullanılır:
You can see the pod of dolphins if you look closely! – Dikkatli bakarsan yunus sürüsünü görebilirsin!
When we were diving, we ran into a pod of whales! – Dalış yaptığımızda, bir balina sürüsüyle karşılaştık!
Bu kelimeleri öğrenip tekrar yaparak, İngilizce kelime bilgini ve tabii ki anlama becerini geliştirebilirsin. Fakat kendini bu dilde hem konuşarak hem de yazarak daha iyi ifade edebilmek, okuduklarını ve duyduklarını kolayca anlamak istiyorsan, seni alanında lider online İngilizce kursu Open English’i keşfetmeye davet ediyoruz!
Eğitim sektöründe sahip olduğu 15 yıllık değerli tecrübesi ile sana İngilizceyi son derece hızlı ve etkili bir şekilde öğrenebilmen için ihtiyaç duyacağın tüm kaynakları sunan Open English; ana dili İngilizce olan eğitmen kadrosu, 7/24 sınırsız canlı dersleri, pratik yapabileceğin online konuşma grupları gibi sayısız ayrıcalığı ile online İngilizce eğitiminde beklentilerini aşacak bir adres!
Eğer sen de iş ya da kişisel gelişim için İngilizce öğreniyorsan, dil hedeflerine kolayca ulaşabilmek için Open English’i hemen keşfetmeye başla!
Kısaltmalar, her dilde yazışmaları hızlı bir şekilde yapmak için bilinmesi gereken kelimelerdir. Bir dili öğrenirken bu kısaltmaları da öğrenmek, hem genel kültür hem de yazışma dili bilgilerini artırmak için son derece önemlidir. Biz de bu yazımızda İngilizce kısaltmaları listeledik ki İngilizce öğrenme yolculuğunda sana yardımcı olsunlar.
Daha önce sosyal medyada sık kullanılan İngilizce kısaltmaları sana sunmuştuk. Bu sefer de karşımıza çıkan tüm İngilizce kısatlamaları sunuyoruz.
İşte İngilizce kısaltmalar ve Türkçe anlamları…

İngilizce kısaltmalar, tıpkı Türkçede olduğu gibi özellikle de mesajlaşmalarda ve resmi olmayan mail gibi yazışmalarda sıklıkla tercih edilmektedir. Bu İngilizce kısaltmaları öğrenmek, yazışmalarda daha efektif bir şekilde yer almana yardımcı olacaktır.
Şimdi bu İngilizce kısaltmalara, uzun hallerine ve Türkçe çevirilerine yakından bakalım.
| İngilizce Kısaltmalar | İngilizce Kısaltmanın Açılımı | Türkçe Çevirisi |
| ASL | Age/Sex/Location | Yaş/Cinsiyet/Konum |
| ATB | All The Best | Hoşça Kalın! |
| AKA | Also Known As | Nam-I Diğer |
| ADIH | Another Day İn Hell | Cehennemde Başka Bir Gün |
| AYMM | Are You My Mother? | Sen Benim Annem Misin? |
| RUOK | Are You Ok? | İyi Misin? |
| AAMOF | As A Matter Of Fact | Aslına Bakarsan |
| AFAICT | As Far As I Can Tell | Tek Söyleyebileceğim |
| AFAIK | As Far As I Know | Bildiğim Kadarıyla |
| AFAIR | As Far As I Remember | Hatırladığım Kadarıyla |
| AFAIC | As Far As I’m Concerned | Beni İlgilendirdiği Kadarıyla |
| ASAP | As Soon As Possible | En Kısa Zamanda |
| AMA | Ask Me Anything | İstediğini Sor |
| ATM | At The Moment | Şu An |
| AYOR | At Your Own Risk | Risk Sana Ait |
| AFK | Away From Keyboard | Klavyeden Uzakta |
| B@U | Back At You | Sana Da Aynısı |
| BBIAS | Be Back İn A Sec | Bir Saniye İçinde Dönüyorum |
| BRB | Be Right Back | Hemen Döneceğim |
| BC / ‘cause | Because | Çünkü |
| B4 | Before | Önce |
| BAE | Before Anyone Else | Herkesten Önce |
| BFF | Best Friends Forever | Sonsuza Kadar En İyi Arkadaşlar |
| BSAAW | Big Smile And A Wink | Büyük Bir Tebessüm Ve Göz Kırpma |
| BF | Boyfriend | Erkek Arkadaş |
| BUMP | Bring Up My Post | Paylaşımımı Yukarı Taşıyın |
| BRO | Brother | Erkek Kardeş |
| BWL | Bursting With Laughter | Kahkaha Patlatmak |
| BTW | By The Way | Bu Arada |
| BBBG | Bye Bye Be Good | Güle Güle, Kendine Dikkat Et |
| CSL | Can’t Stop Laughing | Gülmeyi Durduramıyorum |
| CIP | Commercially İmportant Person | Ticari Açıdan Önemli Kişi |
| CWOT | Complete Waste Of Time | Tam Bir Zaman Kaybı |
| GRATZ | Congratulations | Tebrikler |
| Crying | Ağlamak | |
| D8 | Date | Randevu |
| DM | Direct Message | Doğrudan Mesaj |
| DIY | Do İt Yourself | Kendin Yap |
| DBMIB | Don’t Bother Me I’m Busy | Beni Rahatsız Etme Meşgulüm |
| DWH | During Work Hours | Mesai Saatleri Sırasında |
| EMBM | Early Morning Business Meeting | Sabah Erken Saatte Yapılan İş Toplantısı |
| E123 | Easy As One, Two, Three | Bebek İşi |
| F2F | Face To Face | Yüz Yüze |
| FOMO | Fear Of Missing Out | Bir Şeyleri Kaçırma Korkusu |
| 4AO | For Adults Only | Yalnızca Yetişkinler İçin |
| FAWC | For Anyone Who Cares | Umurunda Olanlar İçin |
| FTL | For The Loss | Kaybeden, En Kötüsü |
| FYI | For Your İnformation | Bilgin Olsun |
| 4EVER | Forever | Sonsuza Kadar |
| FIMH | Forever İn My Heart | Sonsuza Dek Kalbimde |
| FKA | Formerly Known As | Önceki Bilinen Adıyla |
| FAQ | Frequently Asked Questions | Sıkça Sorulan Sorular |
| GAHOY | Get A Hold Of Yourself | Kendine Hâkim Ol |
| GOI | Get Over İt | Aş Bunu Artık |
| GF | Girlfriend | Kız Arkadaş |
| GFN | Gone For Now | Şimdilik Yokum |
| GG | Good Game | İyi Oyun |
| GL | Good Luck | İyi Şanslar |
| Gr8 | Great | Süper |
| GMTA | Great Minds Think Alike | Aklın Yolu Birdir |
| GOAT | Greatest Of All Time | Tüm Zamanların En İyisi |
| HB2U | Happy Birthday To You | Doğum Günün Kutlu Olsun |
| HF | Have Fun | İyi Eğlenceler |
| XOXO | Hugs And Kisses | Öpücükler Ve Kucaklar |
| IDC | I Don’t Care | Umrumda Değil |
| IDK | I Don’t Know | Bilmiyorum |
| IFYP | I Feel Your Pain | Acını Hissediyorum |
| IK | I Know | Biliyorum |
| ILY/ILU | I Love You | Seni Seviyorum |
| ILYSM/LYSM | I Love You So Much | Seni Çok Seviyorum |
| IMU | I Miss You | Seni Özlüyorum |
| IIRC | If I Remember Correctly | Eğer Doğru Hatırlıyorsam |
| ICYMI | In Case You Missed İt | Gözden Kaçırdıysan Diye |
| IMO | In My Opinion | Benim Fikrime Göre |
| IRL | In Real Life | Gerçek Hayatta |
| J4F | Just For Fun | Sırf Eğlencesine |
| JIC | Just İn Case | Ne Olur Ne Olmaz |
| JK | Just Kidding | Şaka Yapıyorum |
| JSYK | Just So You Know | Haberin Olsun |
| L8 | Late | Geç |
| L8R | Later | Sonra Görüşürüz |
| LOL | Laughing Out Loud | Yüksek Sesle Gülüyorum |
| LMK | Let Me Know | Haber Ver Mutlaka |
| MFW | My Face When | O Anki İfadem |
| NVM | Nevermind | Her Neyse, Boş Ver |
| NMY | Nice Meeting You | Tanıştığıma Memnun Oldum |
| NP | No Problem | Sorun Değil |
| NAGI | Not A Good İdea | İyi Bir Fikir Değil |
| N/A | Not Available | Uygun Değil |
| NBD | Not Big Deal | Büyük Bir Mesele Değil |
| NFS | Not For Sale | Satılık Değil |
| NM | Not Much | Çok Değil |
| NSFL | Not Safe For Life | Hayatınız İçin Güvenli Değil |
| NSFW | Not Safe For Work | İşyeri Ortamı İçin Güvenli Değil |
| OMG | Oh My God | Aman Tanrım |
| OMW | On My Way | Yoldayım |
| OC | Original Content | Orijinal İçerik |
| OMDB | Over My Dead Body | Cesedimi Çiğnemen Gerek |
| OH | Overheard | Kulak Misafiri Oldum |
| PPL | People | İnsanlar |
| POTD | Photo Of The Day | Günün Fotoğrafı |
| PLS | Please | Lütfen |
| PTB | Please Text Back | Lütfen Mesajla Yanıtla |
| POV | Point Of View | Bakış Açısı |
| PS | Post Script | Dipnot |
| RBTL | Read Between The Lines | Satır Aralarını Oku |
| RSVP | Repondez S’il Vous Plait (French) | Cevap Verin Lütfen |
| ROFL | Rolling On The Floor Laughing | Yerde Kahkahalar Atarak Yuvarlanıyorum |
| SFW | Safe For Work | İşyeri İçin Güvenli |
| SSDD | Same Stuff, Different Day | Yeni Bir Gün, Hala Aynı Hikâye |
| C U | See You | Görüşürüz |
| CYT | See You Tomorrow | Yarın Görüşürüz |
| SRSLY | Seriously | Cidden |
| SMH | Shaking My Head | Kafamı Sallıyorum |
| SIS | Sister | Kız Kardeş |
| ZZZ | Sleep | Uyku |
| SOML | Story Of My Life | Hayatımın Hikayesi |
| TTYL | Talk To You Later | Sonra Konuşuruz |
| TIME | Tears İn My Eyes | Gözlerim Doldu |
| TGIF | Thank God, İt’s Friday | Tanrıya Şükür, Bugün Cuma |
| THX | Thanks | Teşekkürler |
| TIA | Thanks İn Advance | Şimdiden Teşekkürler |
| TBT | Throwback Thursday | Geriye Dönüş Perşembesi |
| TBC | To Be Continued | Devam Edecek |
| TBH | To Be Honest | Dürüst Olmak Gerekirse |
| TIL | Today I Learned | Bugün Şunu Öğrendim |
| 2NITE | Tonight | Bu Gece |
| TL;DR | Too Long; Didn’t Read | Çok Uzundu Okumaya Üşendim |
| TMI | Too Much İnformation | Çok Fazla Bilgi |
| TNTL | Trying Not To Laugh | Gülmemek İçin Kendimi Zor Tutuyorum |
| VIP | Very İmportant Person | Çok Önemli Kişi |
| W8 | Wait | Bekle |
| WYD | What Are You Doing? | Ne Yapıyorsun? |
| Sup? | What’s Up? | Nasılsın? |
| WYWH | Wish You Were Here | Keşke Burada Olsaydın |
| WFM | Works For Me | Bana Uyar |
| U | You | Sen |
| YGTR | You Got That Right | Aynen Öyle |
| YNK | You Never Know | Asla Bilemezsin |
Listemizi burada sonlandırıyoruz. Hemen bir alt başlığa da İngilizceye dair her şeyi öğrenmek istiyorsan, bakmanı tavsiye ediyoruz.

İngilizce kısaltmalar, konuşmada sık kullanılan İngilizce deyimler, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle bire bir dersler, yapay zeka destekli telaffuz aracı ve çok daha fazlası online İngilizce kursumuzda seni bekliyor. Online İngilizce kursu Open English ile en kısa sürede kolayca İngilizce öğrenebilirsin.
İngilizce öğrenmek için hemen hareket geçmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldur. Kısa sürede seni arayalım ve İngilizce öğrenme serüveninde her zaman yanı başında olalım.
Her meslekte olduğu gibi hukukta da İngilizce önemli bir unsurdur. Genellikle uluslararası çalışan kurumlardaki avukatlar için önemli bir durum gibi görünse de aslında İngilizce, hemen her birey için elzemdir.
Bu yazımızda seninle birlikte İngilizce hukuk terimlerine yakından bakacağız. Bu İngilizce hukuk terimleri, şirketin devamlılığı ve yeni kariyer fırsatları için mühim bir konudur.
İngilizce hukuk terimlerine geçmeden önce bu terimlerin kimler için gerekli olduğuna bir göz atalım.
İngilizce hukuk terimlerinin gerekli olduğu farklı bireyler vardır. Bu bireyleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Bu listeyi farklı şekillerde uzatabiliriz ama temel olarak İngilizce hukuk terimlerinin kimlere lazım olduğunu öğrendik. Şimdi listemize geçebiliriz.
Yurt dışında eğitim ya da yurt dışında çalışmak için İngilizce öğrenmeye ihtiyacın varsa, Open English ile en kısa sürede başarabilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online derslerden sınırsız yararlanmaya başlamak için bu sayfadaki formu doldur, seni hemen arayalım.

Evet geldik İngilizce hukuk terimleri listemize… Bu listemizi istersen İngilizce avukatlık terimleri, istersen de İngilizce hukuk terimleri olarak nitelendirebilirsin.
| İngilizce Hukuk Terimleri | Türkçe Karşılığı |
| Acceptance Of An Action | Bir Eylemin Kabulü |
| Accuse | Suçlamak |
| Acquittal | Beraat |
| Advocate | Davayı Savunmak |
| Agreement | Anlaşma |
| Appeal | Temyize Başvurmak |
| Appendix | Ek (Dosya, Belge) |
| Arbitration | Tahkim, Hakem Kararıyla Halletme |
| Arrest | Tutuklama |
| Article | Madde |
| Assignment Of Claims | Alacakların Devri |
| Attorney | Avukat |
| Barrister | Avukat, Dava Vekili |
| Bribery | Rüşvet |
| Brief | Kısa Bilgi |
| Capital Punishment | Ölüm Cezası |
| Case | Dava |
| Charge | Kişinin Cezasının Kesinleşmesi |
| Child Labour | Çocuk İşçiliği |
| Civil Court | Sivil Mahkeme |
| Civil Law | Medeni Hukuk |
| Clause | Madde, Makale |
| Condition | Şart, Durum, Koşul |
| Conflict Of Interest | Çıkar Çatışması |
| Constitution | Anayasa |
| Contract | Sözleşme |
| Convict | Mahkum |
| Court | Mahkeme |
| Court Of Law | Hukuk Mahkemesi |
| Courtroom | Mahkeme Salonu |
| Credit | Kredi |
| Creditor | Alacaklı |
| Criminal Law | Ceza Hukuku |
| Death Penalty | Ölüm Cezası |
| Declaration | Deklarasyon |
| Default | Taşınmazın Borç Ya Da Faizini Ödememe |
| Defendant | Sanık, Davalı |
| Defense Attorney | Savunma Avukatı |
| Deposition | Yeminli Yazılı Ya Da Sözlü İfade |
| Emission | Emisyon |
| Enforcement | Uygulama |
| Enforcement Officer | icra Memuru |
| Evidence | Kanıt |
| Exceptio | İstisna |
| Expansion Of Claims | İddiaların Genişletilmesi |
| Expert | Uzman |
| Expert-Witness | Bilirkişi |
| Fine | Ceza |
| Force Majeure | Mücbir Sebep, Zorlayıcı Sebep |
| Forgery | Evrak Sahteciliği |
| Fraud | Sahtekar |
| Fulfil | Yerine Getirmek, Tamamlamak |
| Fundamental Error | Temel Hata |
| Guilty | Suçlu |
| Herein | Burada |
| Hereinafter | Bundan Böyle, Gelecekte (Sözleşmelerde) |
| Hereto | Buraya Kadar |
| Heretofore | Şimdiye Kadar |
| Illegal | Legal Olmayan, Hukuka Aykırı |
| In Behalf Of | Adına, Namına |
| Innocent | Masum |
| Judge | Hakim |
| Judicial Fine | Adli Para Cezası |
| Jurisprudence | İçtihat, Hukuk Bilimi |
| Jury | Jüri |
| Justice | Adalet |
| Law | Yasa, Kanun |
| Law Of The Sea | Deniz Kanunu |
| Lawsuit | Dava |
| Lawyer | Avukat |
| Legal | Legal Olan, Hukuka Uygun |
| Legal Personality Of The State | Devletin Tüzel Kişiliği |
| Letter Of Guarantee | Teminat Mektubu |
| Liable | Yükümlü, Mesul |
| Liquidable Assets | Tasfiye Edilebilir Varlıklar |
| Maritime Law | Deniz Hukuku |
| Misdemeanor | Hafif Suç, Kabahat |
| Motion For Amendment | Değişiklik Önergesi |
| Negligence | İhmal, Kusur |
| Notification | Bildirim |
| Null And Void | Geçersiz, Hükümsüz |
| Obligation To Inform | Bilgilendirme Yükümlülüğü |
| Official Deed | Resmi Senet Lisansın İptali |
| On Behalf Of | Kişinin Ya Da Grubun Yararına |
| On The One Hand | Bir Taraftan |
| On-Shore Injuries | Karada Yararlanmalar |
| Parole | Af |
| Party | Taraf Olan Kişi, Grup |
| Perjury | Yalan Beyan, Yalancı Şahitlik |
| Plea | Savunma, İfade, İtiraz |
| Plead | Savunmak |
| Postponed Surrender | Ertelenmiş Teslimiyet |
| Principle Of The Freedom Of The Seas | Denizlerin Özgürlüğü İlkesi |
| Prosecutor | Dava Avukatı, Davacı Taraf |
| Publicity | Tanıtım |
| Ratification | Onay |
| Reciprocity Of Rights | Hakların Karşılıklılığı |
| Recourse | Başvuru |
| Rectification | Düzeltme |
| Retroactivity | Geçmişe Yürüme |
| Revocation Of License | Lisansın İptali |
| Right To Claim | Talep Etme Hakkı |
| Rule Of Law | Hukuk Kuralı |
| Security Deposit | Güvence Bedeli |
| Solicitor | Avukat |
| State Practice | Devlet Uygulaması |
| Statute Of Limitations | Zamanaşımı |
| Stipulate | Şart Koşmak |
| Subpoena | Mahkemeye Çağıran Resmi Yazı, Mahkeme Yazısı |
| Succession | Halefiyet |
| Sue | Dava Açmak |
| Sum Up | Özetle |
| Take The Stand | İfade Vermek |
| Tax Collection | Vergi Tahsilatı |
| Tax Collector | Vergi Memuru |
| Tax Exemption | Vergi Muafiyeti |
| Tenant | Kiracı |
| Terms | Şartlar |
| Testify | Tanıklık Etmek |
| Testimony | Yazılı Yeminli İfade |
| To Be Acquitted | Beraat Etmek |
| Tort | Haksız Fiil |
| Trespass | Haneye Tecavüz |
| Unfair Competition | Haksız Rekabet |
| Unlawfulness | Kanunsuzluk |
| Verdict | Karar |
| Warrant | Garanti |
| Without Prejudice | Önyargısız |
| Witness | Tanık |
| Work Permit | Çalışan İzni |
| Wrongful Act | Haksız Fiil |
İngilizce hukuk terimleri listemizi bitirdiğimize göre meslek İngilizceyle alakalı sana bir tüyo verebiliriz. Alt başlıkta iş İngilizcesi eğitimine dair detayları yakından inceleyebilirsin.

İş İngilizcesi profesyonel iş hayatına girdikten sonra her birey için son derece önemli bir konudur. Özellikle de uluslararası çalışan kişilerin hem kariyerlerini ilerletmek hem de işlerini sorunsuz bir şekilde halledebilmeleri için önemli olan iş İngilizcesi, online İngilizce kursu Open English’te seni bekliyor.
Kariyer planlaması yapmak, dil öğrenerek maaşını artırmak ya da yurt dışında çalışmak için ihtiyaç duyabileceğin mesleki İngilizce eğitimi hakkında detaylı bilgi almak istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur.
Ekip arkadaşlarımız kısa süre içerisinde sana ulaşacak ve online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi verecekler.
İngilizce geliştirmek için dizi ya da film izlemek, sıklıkla tercih edilen efektif bir yöntemdir. Burada İngilizce altyazılı izleyerek kelime telaffuzlarını kolayca öğrenebilir ya da Türkçe altyazılı izleyerek kelime hazneni genişletebilirsin.
Tabii herkesin zevki farklı olduğu için İngilizce geliştirmek adına izleyeceği dizi türü de farklılık gösterebilir. Bu farklılıklardan bir tanesi olan komediyi baş köşeye koyarak, İngilizce geliştirmek için izlenebilecek diziler adında bir yazı hazırlamak istedik.
İngilizce dizileri orijinal dillerinde anlayabilmek için Open English’e bugün başla. Ana dili İngilzce olan eğitmenlerle 7/24 online derslere sınırsız katıl, en kısa sürede İngilizce öğren! Online İngilizce kursu Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurabilirsin.
İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin pek çok komedi dizisi var. Biz de bu yazımızda bu dizilerden özenle seçtiğimiz 9 tanesini bir liste haline getirdik ve sana sunuyoruz.
Hadi hız kaybetmeden İngilizce komedi dizilerine bir göz atalım.

İlk olarak İngiltere’de 2 sezondan ve 6 bölümden oluşan kısa hali çekilen The Office dizisi, sonrasında Amerikan uyarlamasıyla dünya çapında bilinirlik kazanan bir dizi oldu. İngilizce geliştirmek için izlenen dizilerin başında gelen The Office, 9 sezonluk haliyle komedi severlerin uzun süre izleyebileceği bir yapım…
Başrolde Hollywood yapımı birçok filmde yer alan Steve Carell’ın yer aldığı The Office, hem İngilizce geliştirmek hem de doya doya gülmek için tam yerinde bir tercih.
20’li yaşlarında olan 3 kadın ve 3 erkeğin hayatına odaklanan Friends dizisi, oyuncu kadrosu ve günümüzde halen güncelliğini koruyan replikleri ile akıllarda yer edinen bir yapım… Her bir karakterin hayatına odaklanılan Friends dizisi, kolay anlaşılabilir replikleri ve temiz bir aksana sahip oyuncuları ile İngilizce geliştirmek için ideal…
Amerikan komedilerinde olduğu gibi ortalama 22 dakikalık bölümleri ile hiç sıkılmadan izleyebileceğin Friends, 10 sezonda çekilen 236 bölümü ile uzun süre kahkahalarla izlerken İngilizceni de geliştirebileceğin bir dizi…
Ted, Marshall, Barney, Lily ve Robin karakterlerinin yer aldığı How I Meet Your Mother, 9 sezonluk başarılı geçmişi ile günümüzde halen pek çok kişi tarafından güle güle izlenen bir dizi… Ted karakterinin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatmak için başladığı bir hikaye olan bu dizi, İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin diziler arasında kendine yer buluyor.
Bu diziyle alakalı bilgiler sunarak sana spoiler vermek hiç istemiyoruz. Çünkü ilk bölümden itibaren kahkahalarla takip edebileceğin bu diziye hiç zarar vermek istemeyiz. En iyisi mi hala izlemediysen hemen ilk bölümü aç ve hem İngilizceni geliştir hem de komedi dizisi izlemenin keyfini doyasıya çıkar.

Okyanusa kıyısı olan villasında tek başına sakin bir hayat yaşayan Charlie Harper, kardeşi Alan’ın eşinden ayrılması ve yanına taşınması ile başlayan süreci konu alıyor. Ama bu nasıl bir komedi doğurur ki derken Alan yanında oğlu Jake’i de getiriyor.
Charlie ve Jake arasındaki uyum hemen ortaya çıkıyor ve bu üçlünün hayatı baştan sonra son derece komik bir hal alıyor. 12 sezon ve 262 bölümden oluşan arşiv ile Two and A Half Man, Amerikan İngilizcesini öğrenmek için son derece yerinde bir komedi dizisi…
2021 yılında final yapan bir komedi dizisiyle yazımıza devam ediyoruz. 8 sezon ve 153 bölümden oluşan bu komedi dizisi, karakolda görev alan dedektiflerin ve yönetim için göreve yeni getirilen polis şefinin başından geçen olayları konu alıyor.
Hem aşk hem komedi hem de yer yer gerilimin de kendini gösterdiği Brooklyn 99, Andy Samberg ve Melissa Fumero gibi yıldızlarında kadroda yer aldığı harika bir yapım… Anlaşılır İngilizcesi ile İngilizce öğrenmek ya da İngilizce geliştirmek için izlenebilecek olan bu dizi, keyifle takip edeceğin bir yapım olarak öne çıkıyor.
Daha önceki yazılarımızda Jerry Seinfeld’den bahsetmiştik. Belki hatırlarsın İngilizce öğrenmek için izleyebileceğin Stand Up’çılar konulu yazımızdan… Ya da zaten Jerry Seinfeld’i tanıyorsundur. 90’ların ve 2000’lerin en başarılı komedyenlerinden bir tanesi… İşte bu dizinin de yaratıcısı ve isim babası…
Seinfeld dizisi, durum komedisi denilince akla gelen yapımlardan bir tanesi… 3 kişilik bir arkadaş grubu ve bunları ‘garip’ komşularının hayatlarına ışık tutan bir yapım… Yayınlandığı dönemde harikalar yaratarak Emmy ödülü de kazanan ve halen güncelliğini koruyan bu dizi, Amerikan İngilizcesinin şık örneklerinden biri…
Seinfeld dizisini hem İngilizceni efektif bir şekilde geliştirmek hem de gülerek keyifli vakit geçirmek için gönül rahatlığıyla tercih edebilrsin.

Geldik yine bir arkadaşlık dizisine… Daha önceden izlemediysen The Big Bang Theory, hemen izlemeni tavsiye ettiğimiz bir komedi dizisi. Üniversitede yüksek lisans yapan 4 erkek arkadaşın ve karşı komşuları bir kadının hikayesiyle başlayan bu dizi, zamanla ekibini genişleterek finalde 7 kişilik ayrılmaz bir bütün olarak kendilerini gösteriyorlar.
İlk bölümden itibaren her bölümünde muhteşem komedi unsurlarının olduğu ve komediyle bilimin-zekanın harmanlandığı The Big Bang Theory, İngilizce geliştirmek için komedi dizisi arıyorsan son derece doğru bir tercih…
Sana bir durum komedisi daha sunuyoruz. Aileyi merkeze alan bir dizi olarak 11 yıl boyunca devam eden Modern Family, İngilizce öğrenmek için komedi dizisi arayışına son verebilecek kaliteli bir yapım…
Her bölümünde farklı aile olaylarının olduğu ve kahkahanın hiç durmadığı bu diziyi, İngilizce dinleme yeteneğini geliştirmek ve İngilizce yeni kelimeler öğrenmek için Türkçe ya da İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsin.

Seinfeld dizisinin yazarlarından ve yaratıcılarından biri olan Larry David tarafından yaratılan ve başrolünde yine kendisi olan Curb Your Enthusiasm, günlük hayattaki saçmalıkların odağa alındığı ve kahkahanın eksik olmadığı bir yapımdır.
Larry David karakterine ısındıktan sonra dizi senin için o kadar keyifli bir hale gelecek ki hiç durmadan izlemek isteyeceksin.
Curb Your Enthusiasm dizimizle İngilizce öğrenmek için komedi dizileri yazımızı sonlandırıyoruz. Her zaman olduğu gibi son deyişimizde online İngilizce kursumuz hakkında bilgi almak için yan tarafta yer alan formu doldurmanın yeterli olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Hemen formu doldur, oturduğun yerden hızlıca İngilizce öğrenmeye başla!
Önceki yazımızda, İngiliz edebiyatındaki 10 önemli romandan bahsetmiştik. Edebiyata meraklı okuyucularımızın yine çok ilgisini çekeceğini düşündüğümüz bu yazıda ise, biraz Amerikan edebiyatından bahsedeceğiz. İngiliz edebiyatı kadar köklü olmasa da, Amerikan edebiyatı da çok büyük yazarlara ve önemli eserlere sahip. Eğer sen de İngilizceni geliştiriyor ve bu dilin konuşulduğu ülkelerin kültür ve sanatına dair bir şeyler öğrenmek istiyorsan, belki de yakında ana dillerinden okuyabileceğin bu kitapları bilmende fayda var!
Öyleyse lafı hiç daha fazla uzatmadan listemize geçelim- işte Amerikan edebiyatından 10 önemli kitap:
Amerikan edebiyatını orijinal dilinde okumak istersen, Open English ile bugün İngilizce öğrenmeye ya da İngilizceni geliştirmeye başla. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 sınırsız derslere başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli!

Listemize, ülkemizde de oldukça popüler olduğunu düşündüğümüz bir karakterin eğlenceli ve öğretici hikayesi ile başlayalım. Huckleberry Finn, büyük mizahçı Mark Twain’in ölümsüz karakterlerinden. Pek çok kişi tarafından yazarın en önemli yapıtı kabul edilen bu romanda, eğitimsiz ama iyi kalpli bir çocuk olan Huck’ın, sarhoş babasından kaçtıktan sonra ABD’nin güneyinde atıldığı maceralar konu ediliyor.
Amerikan İç Savaşı’ndan sonraki dönemde geçen Beloved’da, kölelikten kaçan Sethe’nin ve ailesinin hikayesi anlatılıyor. İsimsiz ölen bebeğinin hayaletinin musallat olduğu evinde yaşayan Sethe, geçmişinin ağırlığıyla mücadele ederken, hikaye zulümlerle dolu bir tarihe estetik bir şekilde ışık tut
Bülbülü Öldürmek, Amerikan edebiyatının en popüler ve önemli eserleri arasında yer alıyor. ABD’nin güneyinde geçen, Oscar ödüllü bir filme de konu olan hikayede, haksız yere suçlanan siyahi bir adamı savunmak için her şeyini riske atan idealist Atticus Finch’in hikayesi anlatılıyor.

Amerikan edebiyatının dönüm noktaları arasında sayılabilecek Madde 22, II. Dünya Savaşı’nda pilotluk yapmış olan Joseph Heller tarafından kaleme alındı. Hem bir kara mizah eseri hem de savaş karşıtı bir roman olarak edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olan Catch 22, İtalya’da Amerikan ordusu için bombardıman uçağı pilotu olarak görev yapan Yossarian’ın hikayesini anlatıyor.
Amerikan edebiyatına damga vuran eserler arasında yer alan Tom Amca’nın Kulübesi, dünya edebiyatında da oldukça önemli bir yere sahip… Amerikan toplumunun kölelik konusundaki tutumunu incelerken siyahi vatandaşların maruz kaldıkları zulümleri detaylı bir şekilde gösteren roman, mutlaka okunması gereken klasikler arasında yer alıyor…
Sırada destansı bir intikam hikayesi var. Okunması zor eserler arasında gösterilen Moby Dick, ilk bakışta bir balina avını anlatan basit bir hikaye gibi dursa da, detaylı bir gözle incelendiğinde bundan çok daha fazlası olan, insana dair çok şey söyleyen zengin bir roman olarak klasikler arasındaki yerini günümüzde de koruyor.

Amerikan edebiyatı dendiğinde Faulkner’ı, okunması zor kitaplar söz konusu olduğunda ise Ses ve Öfke’yi atlamak olmaz. ABD’nin güneyinde geçen, Compson ailesinin dağılışının farklı bilinçlerle izlendiği, bilinç akışı dahil çeşitli anlatım tekniklerinin ustalıkla kullanıldığı bu roman, edebiyatta modernizmin en önemli örneklerinden bir tanesi olarak gösteriliyor.
Büyük romancı F. Scott Fitzgerald’ın en önemli eseri olarak gösterilen The Great Gatsby, 1920’ler Amerika’sının toplumsal portresini son derece başarılı bir şekilde çizerken, “Amerikan rüyası” kavramına da etkili bir eleştiri getiriyor. Kitapta, lüksle dolu ışıltılı bir hayat yaşayan, ama bu perdenin ardında hayal kırıklıklarıyla dolu yapayalnız bir adam olan Jay Gatsby’nin hikayesi anlatılıyor.
1940 yılında kaleme alınan Çanlar Kimin İçin Çalıyor?, Ernest Hemingway’in bir gazeteci olarak yerinde gözlemlediği İspanya iç savaşını anlatıyor. Bir ideal uğruna hayatını riske atan insanların hikayelerinin yer aldığı, romantizmin de etkili bir şekilde kullanıldığı kitapta, savaşın anlamsızlığı ve yıkıcı etkileri güçlü bir şekilde okuyucuya anlatılıyor.

Listemizi Amerikan edebiyatının bir diğer unutulmaz eseri ile sonlandıralım. Birbirlerine tamamen zıt iki tarım işçisinin öyküsünün anlatıldığı Of Mice and Men, güçlü bir dostluk hikayesinin yanı sıra insanın toplumla ve doğayla olan ilişkisini de başarılı bir şekilde anlatıyor. John Steinbeck imzası taşıyan romanın, John Malkovich ve Gary Sinise’ın başrolde yer aldığı başarılı bir filmi de bulunuyor.
Sen de bu önemli eserleri bir gün anadillerinden okumak istemez misin? Eğer cevabın evet ise, seni İngilizceni hızlı, kolay ve eğlenceli bir şekilde geliştirmek için tercih edebileceğin online İngilizce kursu Open English’i keşfetmeye davet ediyoruz! Open English’i tercih ederek sen de hiç olmadığı kadar verimli çalışabilir, dil hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!
İngilizce öğrenmekteki amacın ister kişisel gelişim olsun, isterse de yurt içi ya da yurt dışı iş imkânlarını artırmak, Open English’in sunduğu imkân ve ayrıcalıklar ile okuma, yazma, ve konuşma konusunda önemli bir ilerleme kaydedebilirsin. Anadili İngilizce olan tecrübeli eğitmenleri, 7/24 erişim olan sınırsız dersleri, etkileşimli ders içerikleri, pratik yapabileceğin online konuşma grupları ve sana özel çalışma planları gibi ayrıcalıklar ile Open English, sana dilini geliştirmen için ihtiyaç duyacağın her şeyi -ve çok daha fazlasını!- sunuyor.
Sen de dünyanın dört bir yanındaki 1,5 milyon öğrenci ile birlikte iyi İngilizce konuşmayı, yazmayı, ve okumayı öğrenmek istiyorsan, hemen şimdi Open English’i keşfetmeye başla! Tek yapman gereken şey, bu sayfadaki iletişim formunu doldurmak.
İngilizcede hepimizin bildiği gibi çok sayıda kelime vardır. Bu kelimeler içinde, günlük hayatta sıklıkla kullanılanlar olduğu gibi artık güncelliğini yitirmiş olanlar da vardır. Ama önemli olan İngilizce öğrenirken işine yarayacak kelimeleri öğrenmektir.
Yani yıllardır kullanılmayan bir kelimeyi öğrenmek ve cümle içerisinde kullanarak karşındaki insanların garip bakışlarına maruz kalmak çok istenilecek bir yöntem değildir. Sonuçta İngilizcede artık kullanılmayan bir kelimeyi, biz tekrardan yaşatmaya başlayamayız.
Bunun için İngilizce öğrenirken kelime haznene katacağın kelimelerin günlük kullanımında da karşılığının olması çok önemlidir. Mesela içeceklerin İngilizcesi… İngilizce kelime hazneni genişletmek için harika bir konu değil mi?
Hem günlük hayatta çok kullanılıyor hem de herkes tarafından biliniyor İngilizce içecekler. O zaman bu yazımız, senin kelime haznene önemli katkılarda bulunabilmen için önemli bir çalışma…
O zaman hemen içeceklerin İngilizcesinin neler olduğuna bir bakalım. Ama önce İngilizce yeni kelimeler öğrenmek için yapabileceklerini yakından inceleyelim.
İngilizce öğrenirken gramer kadar önemli bir diğer konu da yeni kelimeler öğrenmektir. Çünkü yeni kelimeler öğrenmedikçe; okuduğun İngilizce metinleri anlamakta zorlanacak, konuşulanları tam anlamıyla kavramakta zorluk yaşayacak ve kendini İngilizce olarak ifade ederken sıkıntılarla karşı karşıya kalacaksın. Bu sebepleri göz önünde bulundurduğumuzda, İngilizce kelime öğrenmek son derece önemli bir öğe…
Peki, İngilizce kelime öğrenirken nereden başlamalı diye kendi kendine soruyor musun? İngilizce yeni kelime öğrenmeye farklı pek çok noktadan başlayabilirsin. Örnek olarak kendi iş alanınla alakalı İngilizce kelimelere bir göz gezdirebilirsin ya da İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelimenin neler olduğunu öğrenebilirsin.
Ya da bu yazımızda yaptığımız gibi İngilizce içecekleri öğrenerek işe başlayabilirsin. İngilizce içecekleri bilmek bana ne gibi faydalar sağlayacak diye düşünüyorsan, yanlış bir bakış açısına sahipsin. Çünkü İngilizceyle alakalı sık kullanılan ne kadar kelime öğrenirsen senin gelişimin o kadar hızlı olacaktır.
Ayrıca içeceklerin İngilizcelerini bilmen, yurt dışı seyahatine çıktığında günlük yaşamını sürdürmen için önemli bir birikim olarak karşına çıkacak. Bir restoranda sipariş verirken, otelde odana içecek söylerken ya da büfelerden içecek alırken bu kelimelere ciddi anlamda ihtiyaç duyacaksın.
Onun için hadi bu içeceklerin İngilizceleri nelermiş, öğrenelim.
İngilizce yeni kelimeler öğrenmek için neler yapman gerektiğini merak ediyorsan, İngilizce Kelime Öğrenme İçin 5 Etkili Yöntem yazımıza göz atabilirsin.
İçeceklerin İngilizcesi listemizi sana kolaylık olması için sıcak içeceklerin İngilizcesi ve soğuk içeceklerin İngilizcesi olmak üzere 2 alt başlıkta topladık.
İlk olarak sıcak içeceklerin İngilizcesi ile işe başlıyoruz. Devamında da soğuk içeceklerin İngilizcesi listesiyle devam edeceğiz.
Hadi, devam edelim!

İngilizce içecekler listemize ilk olarak sıcak içeceklerin İngilizceleriyle başlıyoruz. Bu listede tüm kahve türleri yerine çok sık kullanılanlara ve Türkçesi ile İngilizcesi farklı olanlara yer verdir. Hadi vakit kaybetmeden sıcak içeceklerin İngilizcelerine bir göz atalım.
| İngilizce Sıcak İçecekler Listesi | Türkçe Karşılıkları |
| Black Coffee | Sütsüz Kahve |
| Cocoa | Kakao |
| Coffee | Kahve |
| Filter Coffee | Filtre kahve |
| Green Tea | Yeşil Çay |
| Herbal Tea | Bitki Çayı |
| Hot Chocolate | Sıcak Çikolata |
| Hot White Chocolate | Sıcak Beyaz Çikolata |
| Linden | Ihlamur |
| Milk | Süt |
| Mint and Lemon | Nane Limon |
| Mortar Coffee | Dibek Kahvesi |
| Sage | Ada Çayı |
| Tea | Çay |
| Turkish Coffee | Türk Kahvesi |
| Winter Tea | Kış Çayı |
İngilizce sıcak içecekleri öğrendiğimize göre soğuk içeceklere geçebiliriz. Seni hemen alt başlığa alalım.

Özellikle de sıcak havaların vazgeçilmezi olan soğuk içeceklerin İngilizcelerini de liste haline getirdik. Aşağıdaki listede bu içeceklerin İngilizcelerini bulabilirsin. Burada da tüm meyve suları yerine sadece günlük hayatta en çok kullanılanlara değindik.
| İngilizce Soğuk İçecekler Listesi | Türkçe Karşılıkları |
| Apple Juice | Elma Suyu |
| Apricot Juice | Kayısı Suyu |
| Beer | Bira |
| Beet Juice | Pancar Suyu |
| Blueberry Juice | Yaban Mersini Suyu |
| Brandy | Konyak |
| Carrot Juice | Havuç Suyu |
| Champagne | Şampanya |
| Cherry Juice | Vişne Suyu |
| Cider | Elma Suyu |
| Cocktail | Kokteyl |
| Coke | Kola |
| Cranberry Juice | Kızılcık Suyu |
| Energy Drink | Enerji İçeceği |
| Fruit juice | Meyve Suyu |
| Gin | Cin |
| Gin and Tonic | Cin Tonik |
| Grape Juice | Üzüm Suyu |
| Grapefruit Juice | Greyfurt Suyu |
| Iced Coffee | Buzlu Kahve |
| Iced tea | Buzlu çay |
| Kephir | Kefir |
| Kumiss | Kımız |
| Lemonade | Limonata |
| Liqueurs | Likör |
| Milkshake | Şurupla Karıştırılmış, Çalkalanmış Süt |
| Mineral water | Maden Suyu |
| Orange Juice | Portakal Suyu |
| Ouzo | Uzo |
| Peach Juice | Şeftali Suyu |
| Pineapple Juice | Ananas Suyu |
| Pop | Gazoz |
| Raki | Rakı |
| Red wine | Kırmızı Şarap |
| Rum | Rom |
| Sake | Sake |
| Smoothie | Meyve Püreli İçecek |
| Soda Pop | Gazoz |
| Tap water | Musluk Suyu |
| Tequila | Tekila |
| Tonic | Tonik |
| Turnip Water | Şalgam Suyu |
| Vermouth | Vermut |
| Vodka | Votka |
| Water | Su |
| Whiskey | Viski |
| White wine | Beyaz Şarap |
| Wine | Şarap |
İngilizce sıcak içecekleri de öğrendiğimize göre artık yazımızı sonlandırabiliriz ama öncesinde İngilizceye dair her şeyi bulabileceğin online İngilizce kursumuzdan bahsetmek istiyoruz.
İngilizce öğrenmenin en kolay yolu olarak nitelendirdiğimiz %100 online İngilizce kursumuzda, İngilizceye dair aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Anadili İngilizce olan hocalarla ve yabancı öğrencilerle gerçekleştirilen grup dersleri, bire bir speaking dersleri, yüzlerce alıştırma ve konuşma egzersizi yapabileceğin yapay zeka destekli telaffuz aracı, İngilizce öğrenmek isteyenlere muhteşem olanaklar sunuyor.
Bu özelliklere ek olarak iş İngilizcesi, günlük hayatta sıklıkla kullanılan deyimler, kelime hazneni geliştirecek olan haberler alanı ve daha fazlası Open English’te seni bekliyor.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek…
Sonrasında mı? Hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin!