İngilizce telaffuz, İngilizce öğrenen herkes için zorlayıcı olabiliyor. Gramer ve kelime bilgin kusursuz olsa da yine de İngilizce telaffuzda güçlük çekmen mümkün. Genellikle okullarda ve kurslarda pek de üzerine düşülmeyen İngilizce telaffuz, aslında İngilizce eğitiminin önemli bir parçası. Çünkü iş İngilizceyi günlük hayatta konuşmaya geldiğinde maalesef yanlış telaffuz yüzünden anlaşılmamız güçleşebiliyor.
Bu yazımızda İngilizce telaffuz becerilerini bir adım öne taşıyacak ipuçları vereceğiz. İngilizcede binlerce telaffuz kuralı olduğu için burada özellikle ana dili Türkçe olan kişilerin çektiği güçlüklere odaklanıp bunlara çözüm olacak ipuçları sunacağız.
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet ediyoruz. Open English, 1.6 milyon kullanıcısı ve 15 yıllık tecrübesiyle alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Open English’e abone olarak İngilizce öğreniminde ihtiyacın olan tüm fırsatlara ulaşabilirsin.
Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, İngilizce öğrenebilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pratik edebilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
İngilizce telaffuzu detaylı öğrenmek istiyorsan ilk durağımız fonetiğin ne olduğu olacaktır. “ses bilim” ve “ses bilgisi” gibi isimlerle de bilinen fonetik, dillerdeki sesleri inceler. Bu noktada öncelikle dikkat çekilmesi gereken temel bilgi ise “ses” ve “harf” kavramlarının farkını anlamaktır. İngilizcede 26 harf olsa da 44’ü aşkın ses vardır. Bu yüzden Türkçedeki çoğu harfin tek bir sese denk gelmesi durumunu İngilizce telaffuz konusunda uygulayamayız.
Fonetik alfabe, genelde sözlüklerde kelimelerin yanında iki eğik çizgi arasında gördüğümüz ilginç sembollerde kullanılır. Bu semboller bize o kelimenin harf yerine seslere dökülmüş halini gösterir. Yani eğer fonetik alfabeyi öğrenirsen, sözlükte gördüğün her kelimeyi doğru okunuşlarıyla telaffuz edebilirsin!

Bu başlığımızda, Türkçede bulunmadığı için sıklıkla kafa karıştıran fakat İngilizce telaffuz konusunun olmazsa olmazı olan birkaç çift sesten bahsedeceğiz.
Türkçede bulunan bir ses olmadığı için çoğu kişi tarafından yerine /v/ kullanılan /w/ sesi, en sık yanlış kullanılan seslerden. Dikkat edersen /v/ sesini çıkarırken alt dudağımızı üst dişlerimize yaslarken, /w/ sesini çıkarırken dudaklarımızı yuvarlak yapıp birbirine değdirmeden “vua” der gibi tekrar açmamız gerekir.
Pratik yapmak için şu kelime çiftlerini kullanabilirsin:
Bu garip sembolü genelde “peltek t” olarak biliriz. İngilizce telaffuza hakim olmayan kişilerce dilimizde olan /t/ sesiyle karıştırılır. Sesin üretimine dikkat edersek /t/ sesini çıkarırken dilimizin üst dişlerimizin arkasında, damağa değdiğini fark ederiz. Fakat /θ/ sesi çıkarılırken dilimizi alt ve üst dişlerimizin arasında havada tutar ve ses tellerimizi titretmeden hava veririz.
/n/ sesine benzeyen bu ses genelde “-ng” şeklinde biten kelimelerde karşımıza çıkar. Bu iki ses de burundan hava verilmesiyle ortaya çıksa da dikkat edersen /n/ sesinde dilimiz daha dişlerimize doğru değerken, /ŋ/ sesinde dilimiz, küçük dilimize daha yakın durur. İngilizce telaffuza pek hakim olmayan kişilerin “-ing” eki ile biten kelimeleri “ink” şeklinde okumasının sebebi bu sesin varlığını bilmemeleridir.
Umarız buraya kadar her şey yolundadır. İngilizce telaffuz, sesleri duyarak öğrenilmesi gereken bir konu olduğu için bir blog yazısında çok detaylı incelenmesi zor. İşte bu yüzden İngilizce telaffuzu Open English’e kayıt olarak ana dili İngilizce olan yabancı eğitmenlerden 7/24 alabileceğin canlı derslerde bire bir öğrenebilirsin. Hatta öğrendiklerin, canlı konuşma gruplarında eğitmenin moderatörlüğü ile yabancılarla pratik yapabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Yazımızı bitirmeden önce İngilizce Yanlış Telaffuz Edilen 10 Kelime başlıklı yazımızı da incelemeni öneriyoruz.

Bu yazımızda en temel telaffuz kurallarına değindik. Bunları pekiştirmenin en iyi yolu telaffuzlarını dikkatle dinleyip tekrar etmeye çalışmak ve izlediğin dizi ve filmlerdeki karakterlerin telaffuzlarına dikkat etmek olacaktır. Fakat tabii ki bu kuralların hepsini bir blog yazısına sığdırmak mümkün değil. İşte bu yüzden Open English online İngilizce kursuna katılmanı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan yabancı eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında eğitmenin moderatörlüğü ile yabancılarla öğrendiklerini pratik edebilir ve aklındaki her soruya anında cevap bulabileceğin dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce telaffuzunu geliştirmeyi hedefliyorsan, Open English tam sana göre. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerin sunduğu canlı sınıflarda en doğru telaffuzu öğrenirken, konuşma sınıflarında ise dünyanın farklı yerlerindeki öğrencilerle İngilizce konuşma pratiği yapıyorsun.
Tek başına İngilizce telaffuz çalışmak istersen, Open English telaffuz aracını 7/24 sınırsız kullanabilirsin. Telaffuz aracını kullanmak çok kolay, sana verilen cümleyi söylerken sesini kaydediyorsun. Telaffuz aracımız konuşmanı analiz ediyor ve hangi İngilizce seslerde sorun yaşadığını sana gösteriyor. Böylece çok hızlı bir şekilde eksiklerini kapıyorsun.
Open English, hızlı ve kolayca İngilizce öğrenme hedefin için en büyük destekçin olacak. Ben de başarmak istiyorum diyorsan, yukarıdaki link üzerinden form doldur, eğitim paketlerimiz hakkında bilgi vermek için seni arayalım.
Modern futbolun İngiltere’de doğmuş olması sebebiyle, futbol ile ilgili terimleri incelediğimizde bu terimlerin İngilizce futbol terimleri olduğunu görüyoruz. Futbol seven biriysen İngilizce futbol terimleri günlük hayatında çok fazla kullandığın kelimeler olacak.
Arkadaşlarınla futbol hakkında konuşurken kullanmak isteyeceğin İngilizce futbol terimlerini bu yazımızda bulabilirsin. Ayrıca İngilizce futbol terimleri ile kurulmuş birkaç örnek cümleyi de bu yazımızda seninle paylaşacağız.
Bu sayfada bulunan formu doldurarak futbol ve diğer spor dalları ile ilgili İngilizce kavramları öğrenmeye hızlıca başlayabilirsin.

İngilizce futbol terimlerini sıralamadan önce futbolun İngilizcesini seninle paylaşmak istedik. Futbol kelimesinin İngilizcesi “Football” olarak biliniyor. İngilizce ayak anlamına gelen foot ile top anlamına gelen ball kelimesinin birleşmesiyle oluşan football kelimesi Türkçede futbol olarak yer alıyor.
İngilizce futbol kelimesi gibi öğrenebileceğin birçok İngilizce kelime var. Peki bu kelimeleri kolayca öğrenebilmen için İngilizce bilgini artırmanın kolay yolu nedir biliyor musun? İngilizce bilgini kolay yoldan artırmak istiyorsan İngilizce Nasıl Geliştirilir? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.
Futbola ilgi duyuyorsan, yazımızın bu bölümünde, İngilizce futbol terimlerini öğrenmenin çok da zor olmadığını göreceksin. Çünkü Türkçede kullandığımız futbol terimlerinin birçoğu İngilizce futbol terimlerinden geliyor. İngilizce futbol terimlerinden en popüler 100 tanesini senin için seçtik ve aşağıda listeledik.
| Assist | İngilizce futbol terimlerinden assist, asist demektir. Gol vuruşundan önce verilen son pas. |
| Assistant referee | Yardımcı hakem. |
| Attacker | İngilizce futbol terimlerinden attacker, hücum oyuncusu demektir. Atak yapan, gol atmaya çalışan kişi. |
| Away game | Deplasman maçı. Bir takımın karşı takımın sahasına giderek yaptığı maç. |
| Away team | Deplasman takımı. Konuk takım. |
| Back of the net | Gol olduğunu anlatan bir ifade. |
| Back pass | Geri pas |
| Bicycle kick | “Bisiklet vuruşu”. Asıl anlamı röveşatadır. |
| Booking | Kart görme. |
| Bench | İngilizce futbol terimlerinden bench, yedek kulübesi demektir. |
| Brace | İki gol atmış oyuncunun başarısını ifade etmek için kullanılan kelime. |
| Captain | Takım kaptanı |
| Centre circle | Orta yuvarlak. |
| Chip Shot | Aşırtma vuruşu. Topun kalecinin üzerinden geçirilerek kaleye gönderilmesi. |
| Clean sheet | Takımın ve kalecinin gol yemeden maçı bitirmesi ile kazandıkları unvan. |
| Coach | Antrenör |
| Commentator | Futbol yorumcusu. |
| Concede | Gol yemek. |
| Corner kick | Korner vuruşu, köşe atışı. |
| Corner | Korner, köşe. |
| Cracker | Herkesi şaşırtan, ağızları açık bırakan genellikle uzak mesafeden atılmış olan gol. |
| Crossbar | İngilizce futbol terimlerinden crossbar, kale üst direği demektir. |
| Dead Ball | Ölü top. Serbest atışlarda ve penaltı atışlarında topun hareketsiz durması. |
| Defeat | Mağlubiyet. |
| Defender | Savunma (defans) oyuncusu. |
| Defense | Defans. Takımın yaptığı savunma. |
| Draw | Beraberlik. İki takımın ayı skora sahip olması. |
| Dropped ball | Hakem atışı (ara atışı). |
| Equalizer | İki takım arasında beraberlik oluşturan gole verilen ad. |
| Extra time | Uzatmalar. |
| Fast break | Hızlı Hücum |
| Field | İngilizce futbol terimlerinden field, futbol sahası demektir. |
| First half | İlk yarı, ilk devre. |
| Fixture | Fikstür. Karşılaşmaların sırasını belirleyen tabloya verilen ad. |
| Footballer | Futbolcu. |
| Football player | Futbol oyuncusu. |
| Forward | İngilizce futbol terimlerinden forward, forvet oyuncusu demektir. |
| Foul | Faul. |
| Free kick | Serbest vuruş. |
| Goal angle | Gol açısı. |
| Goal area | Kale alanı. |
| Goal kick | Gol vuruşu. |
| Goal Post | Kale yan direği. |
| Goal Keeper | Kaleci. |
| Goal-line | Kale çizgisi. |
| Hairdryer treatment | Teknik direktörün takım oyuncularını sert bir dille azarlamasını belirten söz. |
| Half time | Devre arası. |
| Halfway line | Orta çizgi. |
| Hat trick | Bir oyuncunun üst üste üç gol atması. |
| Header | İngilizce futbol terimlerinden header, kafa vuruşu demektir. |
| Home team | Ev sahibi takım. |
| Hug the line | Özellikle kanat oyuncularının sahanın iki yanındaki taç çizgilerine yakın oynaması için verilen talimat. |
| Injury time | Yaralanma süresi. Sakatlanma gibi sebeplerle maça ara verildi zaman, devre sonunda bu araların toplanıp süreye eklenmesi. |
| Jersey | İngilizce futbol terimlerinden jersey, forma demektir. |
| Kick Off | Başlangıç düdüğü |
| Kick start | Başlangıç vuruşu |
| League | Lig |
| License | Lisans. Futbolcuların maçlarda oynaması için verilen belge. |
| Locker room | Soyunma odası |
| Midfielder | Orta saha oyuncusu |
| Must-win game | Takımın maçı kazanmak zorunda olduğunu, kaybettiği takdirde yenik düşeceğini anlatan bir ifade. |
| Off the line | “Çizgiden”. Topun çizgiden son anda kurtarıldığını anlatan söz. |
| Offensive team | Hücum takımı. |
| Offside | Ofsayt. |
| Out of line | Çizgi dışı. |
| Out | Aut. Topun kale çizgisinin dışında kalması. |
| Own goal | Takımın kendi kalesine attığı gol. |
| Park the bus | Maçta skor avantajı olan takımın sadece gol yememeye odaklı oynaması. |
| Pass | Pas. |
| Penalty area | Ceza alanı. |
| Penalty kick | Penaltı vuruşu. |
| Penalty shootout | Penaltı atışları, penaltılar. |
| Penalty | Penaltı. |
| Field | Saha. |
| Red card | Kırmızı kart. |
| Referee | Hakem. |
| Relegation | Küme düşme durumu. |
| Run it off | Ciddi olmayan bir sakatlık sonrası oyuncuya verilen “maça devam” talimatı. |
| Scissor kick | Makas vuruşu.Vole. |
| Second half | İkinci devre. |
| Shoot | Şut. |
| Sitter | Hücum oyuncusunun kaçırdığı çok kolay bir gol fırsatı. |
| Stand | Tribün. |
| Striker | Golcü. Hücum oyuncusu, forvet. |
| Strutting | Çalım. |
| Substitute player | Yedek oyuncu. |
| Supporters | İngilizce futbol terimlerinden supporters, taraftarlar demektir. |
| Target man | Ortalar, uzun paslar, yüksek toplar gibi hedeflerin odağında olan uzun boylu forvet oyuncusu. |
| Theatrical | Maçta bir oyuncunun abartılı ya da fazla dramatik bir davranış sergilediğini ifade eden sıfat. |
| Through ball | Ara pas. İki veya daha fazla oyuncu arasından top geçirerek takım arkadaşına atılan pas. |
| Throw in | Taç atışı. Taç çizgisinin dışına çıkan topu bir oyuncunun takım arkadaşına başının üzerinden fırlatması. |
| Touchline | İngilizce futbol terimlerinden touchline, taç çizgisi demektir. |
| Training ball | Antrenman topu. |
| Transfer fee | Futbolcunun başka bir takıma geçmesi hâlinde yapılan ödeme. |
| Treble | Bir sezon içerisinde üç kupa birden kazanan takımın başarısına verilen ad. |
| Unpracticed | İdmansız. |
| Wall | İngilizce futbol terimlerinden wall, baraj demektir. |
| Wet area | Islak zemin |
| Wing defense | Kanat savunması |
| Yellow cad | Sarı kart. |

Bu bölümde senin için İngilizce futbol terimleri ile oluşturulmuş birkaç örnek cümle paylaşacağız.
| Futbolcu topun başına geçti. | The football player went to the ball. |
| Kaleci, kullanılan serbest vuruşu kurtaramadı. | The goalkeeper could not save the free kick taken. |
| Hakem sert bir müdahalede bulunan futbolcuya sarı kart verdi. | The referee gave a yellow card to the football player who made a harsh intervention. |
| Orta saha oyuncusu, sahada en çok koşan kişiydi. | The midfielder was the person who ran the most on the field. |
| Maçın sonucunu penaltı atışları mı belirleyecek? | Will penalty shootouts determine the outcome of the match? |
İngilizce futbol terimleri gibi öğrenebileceğin birçok İngilizce kelime var. Sen de hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce kelimeler öğrenip İngilizce bilgini artırmak istiyorsan online İngilizce kursu Open English senin için en doğru yer.
% 100 online İngilizce kursu Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden istediğin yer ve saatte canlı dersler alabilirsin. Binlerce saatlik interaktif derse sınırsız erişim sağlayarak İngilizceni ilerletebilirsin.
Sayfada bulunan formu doldurarak İngilizceni geliştirmek için Open English dünyasına adımını at, ana dilin gibi İngilizce konuşmaya hemen başla!
İngilizce öğrenmeye yeni mi başladın? Ya da İngilizceni geliştirmeye çalışıyor ve neye öncelik vermen gerektiğini mi merak ediyorsun? Öyleyse şanslısın! Bu yazımızda mutlaka bilmen gereken İngilizce gramer konularından bahsedeceğiz.
Amacın ne olursa olsun, bu İngilizce gramer konularını öğrenerek kendini günlük durumlarda kolaylıkla ifade edebilirsin! Tabii ki bu, bu konuları bildiğinde İngilizceye tamamen hakim olacağın anlamına gelmiyor.
Fakat eğer günlük konuşmadan çok daha fazlasında yetkin olmak, ana dilin gibi İngilizce konuşmak ya da iş/eğitim hayatında yararını göreceğin dil becerilerini edinmek istiyorsan seni Open English’e davet ediyoruz! Open English 15 yıllık deneyimi ve 1.5 milyonu aşkın kullanıcısı ile alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Bunun sebebi ise sunduğu ayrıcalıklar!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerde 7/24 canlı dersler alabilir, canlı konuşma gruplarında eğitmenlerin moderatörlüğünde yabancılarla pratik yapabilir ve aklına takılan her konu için dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız bir şekilde erişebilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Tenseler, yani “kipler” her dil için olmazsa olmaz konulardandır. Herhangi bir cümle kurarken İngilizce Tenselerden faydalanmak zorundayız. Yoksa “tarzanca” olarak isimlendirdiğimiz yapısız, birbirine yamanmış kelime öbekleriyle iletişim kurmak zorunda kalırdık. Bu yüzden İngilizce gramer konuları arasında Tenselerin önemi kesinlikle yadsınamaz.
Peki hangi Tenselere öncelik vermeliyiz? İngilizce gramerinde toplam 12 Tense bulunmakta. Bunların bazıları diğerlerine göre çok daha az kullanılıyor, bazıları ise günlük konuşmada daha basit yapılarla geçiştirilebilecek Tenseler.
Bu 4 Tense yardımıyla günlük konuşmadaki en temel işlevleri yerine getirmek mümkün. Ayrıca bunları önden öğrenmek, yapıların benzerliği sebebiyle diğer Tenseler başta olmak üzere çoğu İngilizce gramer konusu için temel oluşturacaktır!
Türkçede “edat” veya “ilgeç” olarak isimlendirdiğimiz Prepositions, İngilizce gramer konuları arasında olmazsa olmazlardandır. En azından “in, on, at, to, for, with” gibi temel Prepositionları bilmek herhangi bir İngilizce gramer konusunu öğrenirken çok yardımcı olacağı gibi, günlük konuşmada da fazlasıyla fayda sağlayacaktır.
Şu cümleyi ele alalım ve Prepositionları çıkaralım:
“I will meet with John and Gail to shop for a Christmas gift for Jenny” (John ve Gail ile Jenny’e bir noel hediyesi almak için buluşacağım)
“I will meet John and Gail shop a Christmas gift Jenny” gibi bir cümle elde ederiz. Bu cümlede kiminle buluşacağımız, ne amaçla buluşacağımız, kime hediye alacağız gibi detaylar hep havada kalıyor. İşte bu yüzden Prepositionlara dikkat!
Bu konuyla alakalı detaylar için İngilizce Prepositions yazımızı ziyaret edebilirsiniz.
Bu İngilizce gramer konusu, diğerleri gibi en temel İngilizce seviyelerinde defalarca verilen bir konu. Bunun sebebi çok basit. Bir şeylerin bir yerde olup olmadıklarını söylemek çok temel bir ihtiyaç. Durum bu olunca İngilizce gramer konularını öğrenirken atlayamayacağımız bir konu haline geliyor There Is / There Are.
Umarız buraya kadar bahsettiğimiz konuların en azından bir kısmına hakimsindir! Eğer İngilizcedeki eksiklerini kapatıp, dil becerilerini üst seviyelere taşımak istiyorsan seni Open English’e davet ediyoruz. Bu yazımızda blogumuzda halihazırda olan yazıların bağlantılarına da ulaşabilirsin. Ama blog yazıları okumak, temin ederiz ki ana dili İngilizce olan bir eğitmen ile öğrenmenin yanından geçemez!
Bu yüzden Open English’in sana sunduğu ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapma, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pekiştirme ve dev arşivimize sınırsız erişim sağlama gibi fırsatlar seni İngilizcede zirvelere taşımak için fazlasıyla yeterli!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Temel kullanımı becerilerimizi, yapabildiğimiz şeyleri ifade etmek olan Can, izin istemek, ihtimal belirtmek gibi yan anlamlarıyla temel İngilizce gramer konularının olmazsa olmazı. Günlük hayatta sık sık yapabileceğimiz şeyleri belirtme ihtiyacı duyabiliriz. Bu yüzden İngilizce gramer konularını öğrenmeye başladığımızda Can’i kesinlikle atlamamalıyız.
Bir başka önemli İngilizce gramer konusu da Should. Can gibi bir Modal fiil olan Should, günlük hayatta tavsiye verirken kullandığımız bir yapı. Bunun yanı sıra tahmin, ihtimal anlamı da olan Should, günlük konuşmada mutlaka karşımıza çıkacaktır.
İngilizce bağlaçlar (linking words/conjunctions) şüphesiz ki birinin İngilizce gramer konusundaki hakimiyetini gözler önüne seren bir başlık. Çoğu zaman İngilizce öğrenmeye yeni başlayan bir ile ileri seviye İngilizce konuşan birini ayırt ederken bağlaçlar büyük bir rol oynuyor. Şayet bağlaçları kullanmasak hem yazılı hem sözlü İngilizce kullanımımız akıcılıktan, açıklıktan, anlaşılırlıktan uzak cümle toplulukları gibi görünürdü!
Sıklıkla essay yazma gerektiren sınavlardan önce saatlerce ezberleyebilmek için uğraşılan Linking Words, İngilizce gramer için en temel yapı taşlarından!

İngilizce gramer konusu olmasa da kelime bilgisi İngilizcede en çok ihtiyacın olan başlıklardan birisi. Temel kelime bilgisi olmadan tüm bu gramer konularını bilsen de günlük konuşmanı sürdürmen imkansız. Bu yüzden en azından zaman, yerler, meslekler, hobiler gibi günlük konuşma başlıklarında işine yarayacak kelime gruplarını bilmelisin.
İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelime listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yazımızda mutlaka bilmen gereken İngilizce gramer konularından bahsettik. İngilizce gramer konularının sonu asla gelmez gibi hissedebilirsin, fakat bu yazıdakileri öğrenirsen en azından günlük konuşmalarda, temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir seviyeye gelebilirsin. Bu konuları blogumuzdan öğrenebilirsin, fakat eğer İngilizceyi ciddiye alıyorsan, sağlam bir temel üzerine oturtmak istiyorsan Open English’e bir göz atmalısın!
Open English 15 yıllık deneyimi ve 1.6 milyon öğrencisi ile alanında en önde gelen online İngilizce kursu. Open English’e kaydolarak amacına ve şartlarına yönelik, sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derslerde öğrendiklerini eğitmen moderatörlüğünde yabancılarla pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce alfabe, şüphesiz ki bu dile hakim olmanız için bilmeniz gereken en temel yapı taşlarındandır. Dili oluşturan en küçük öğeleri bilmeniz, çoğu konuda işine yarayacaktır. İngilizce alfabe, Türkçede alfabeden farklılık gösterse de, anaokulundan itibaren şarkılarla öğretilen İngilizce alfabe, öğrenim açısından çok zorlayıcı olmayacaktır!
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. İngilizce seviyen ne olursa olsun Open English tüm İngilizce öğrenimi ihtiyaçların için yanında! 15 yıldır, 1.5 milyonu aşkın kişiye İngilizce öğreten online İngilizce kursu Open English, aboneliğinin başlangıcı ile sana birçok fırsat sunuyor.
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derslerde öğrendiklerini eğitmenin moderatörlüğünde yabancılarla pratiğe dökebilir ve sınırsız erişim sağlayabileceğin dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyaller ile aklındaki her soruya anında cevap bulabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

İngilizce alfabe en temelinde İskandinavya’da vikingler tarafından da kullanılan runik alfabesi “Futhark” ve Latin alfabesinin karışımından oluşmuştur. Bir zamanlar İngilizce alfabe, şu anda var olmayan “æ ve œ” kelimelerinin yanı sıra “ve” anlamındaki “&” sembolünü de içeriyordu.
Bir dönem ise Norman işgali ile üst tabakalar Fransızcadan ortaya çıkan Normanca ve Latince konuşmaya başlayınca İngilizce alt tabakaya kalmış oluyor. Bu dönemden sonra ise matbaanın İngiltere’ye gelmesi ile İngilizce alfabe standart hale geliyor. Örneğin birbirinin yerine kullanılan “u” ve “w” harfleri birbirinden ayrılıyor ve “j” harfi İngilizce alfabeye ekleniyor.
Aşağıdaki tabloda İngilizce alfabeye, harfleri en yakın Türkçe okunuşuna ve örnek kelimelere yer verdik. Ne Kadar bildiğini düşünsen de, tekrardan bir göz gezdirip hatırlamakta fayda var! Tablodan sonra ise birkaç önemli detaya değineceğiz. Bu detaylara dikkat ettiğin sürece İngilizce alfabe konusunda sıkıntı çekmeyeceğine eminiz!
Umarız buradaki bilgiler senin için faydalı oluyordur. Eğer İngilizce öğrenimini daha ciddi bir seviyeye taşımak istiyorsan seni Open English’e davet ediyoruz. Open English, 15 yıllık deneyimi ile sana İngilizce serüveninde işine yarayacak her türlü imkanı sunuyor!
Open English’e üye olarak sana özel hazırlanan kişisel çalışma programına sahip olabilir, İngilizce seviye testiyle sahip olduğun İngilizceye göre eğitime başlayabilir, ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derste öğrendiklerini eğitmenin moderatörlüğünde yabancı öğrencilerle pratik yapabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayarak tüm sorularına anında cevap bulabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
| A | ey | apple | N | en | need |
| B | bi | bed | O | oo | object |
| C | si | clock | P | pi | play |
| D | di | deep | Q | küu | quick |
| E | ii | elephant | R | ar | rest |
| F | ef | fry | S | es | swamp |
| G | ci | go | T | tii | tea |
| H | eyç | honey | U | yu | umbrella |
| I | ay | intelligence | V | vi | video |
| J | cey | jacket | W | dabulyu | walk |
| K | key | know | X | eks | xylophone |
| L | el | late | Y | vay | you |
| M | em | mate | Z | zed / zii | zero |
Fark ettiysen İngilizce alfabede Türkçe alfabemizdeki “ö, ü, ğ, ı, ş, ç” gibi harfler bulunmamakta. Fakat bu, bu seslerin İngilizcede bulunduğu anlamına gelmiyor. Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dil olmasa da İngilizceye nazaran buna çok daha yakındır. Bu yüzden sesleri karşılayan harflere biz daha çok yer veriyoruz.
Fakat İngilizcede ses ve harf ayrımı çok daha belirgin. Harflerin tek tek okunuşlarını tabloda vermiş olsak da bu, bir kelimeyi okurken bu harfleri arka arkaya koyarak doğru okunuşuna ulaşamıyoruz. Örneğin “ç” ve “ş” sesleri, duruma bağlı değişebilmekle birlikte İngilizcede “ch” ve “sh” gibi iki harfin birleşmesinden ortaya çıkarılabilir.

Bu yazımızda İngilizcenin en temel konusu olan İngilizce alfabe konusuna yer verdik. Seviyen ne olursa olsun, İngilizce alfabe ve Simple Present Tense gibi temel konuları arada dönüp hatırlamanın zararı olmaz. Hatta eğer İngilizceni taze tutmak istiyorsan bu tarz temel konulara dönüş yapmanı şiddetle öneririz.
Fakat İngilizce öğrenmek için bazen sık tekrar yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda ise yapabileceğin en verimli şey, ana dili İngilizce olan birinden öğrenmektir. İşte tam olarak bu noktada Open English devreye giriyor. Dünya çapında, alanında önder bir platform olan Open English, sana İngilizce öğreniminde ihtiyacın olabilecek her fırsatı sunuyor.
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında yabancılarla pratik yapabilir ve içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İnternet kullanımının artmasıyla birlikte tüm dünyada iletişim alanındaki sınırlar ortadan kalktı. Böylelikle diller arasında etkileşim arttı ve yabancı kökenli kelimeler dilimize daha fazla dahil oldu. Son yıllarda günlük hayatta, İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerle çok fazla karşılaşmaya başladık.
Türkçe konuşurken yabancı kelime olduğunu fark etmeden kullandığımız İngilizceden Türkçeye geçen kelimeler bulunuyor. Artık kulağımıza normal gelen bu İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin neler olduğunu hiç düşündün mü? Peki, ya İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin cümle içinde kullanımlarını?
Bu yazıda senin için, en sık kullanılan İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri ve cümle içinde kullanımlarını derledik. Ayrıca yazımızın sonunda İngilizceden Türkçeye geçen kelimeler gibi daha fazla İngilizce kelime öğrenmek için neler yapabileceğini de öğreneceksin.
İngilizce öğrenmeye çabucak başlamak istiyorsan bu sayfada bulunan formu doldur ve online İngilizce kursu Open English hakkında her şeyi anlatmak için çalışma arkadaşlarımızın seni aramasını bekle. Merak etme, arkadaşlarımız sana çok hızlı dönüş sağlayacaklar!

İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri saymakla bitiremeyiz. O yüzden biz de İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerden en fazla kullanılanları senin için seçip sıralamak istedik.
İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri kolayca öğrenebilmen için bir liste hazırladık. Şimdi, İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerden en popüler 70 tanesine göz atalım.
İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin en önemlilerini öğrendin. Daha fazla İngilizce kelime öğrenmek istersen İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri öğrendikten sonra elbette İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri cümle içinde nasıl kullanacağını da öğrenmen gerekiyor. Biz de yazımızın bu bölümünde sana yardımcı olmak istedik ve senin için Türkçeden İngilizceye geçen kelimelerin en önemlilerini kullanarak bazı cümleler hazırladık.
Bu cümleler sayesinde İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri cümle içinde nasıl kullanacağını görüp kolaylıkla kendi cümlelerini oluşturabilirsin.
Hemen İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin kullanıldığı örnek cümleleri incelemeye başlayabilirsin.
| Solar energy is heat and bright light whose source is the Sun. | Güneş enerjisi, kaynağı Güneş olan ısı ve parlak ışıktır. |
| All of the cleaning measures taken to protect from environments that may harm health are defined as hygiene. | Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır. |
| To be objective, this year’s exam was the easiest exam of the last 10 years. | Objektif olmak gerekirse bu sene ki sınav son 10 yılın en kolay sınavıydı |
| Players who are new to playing tennis should prefer light rackets. | Tenis oynamaya yeni başlayan oyuncular hafif raketleri tercih etmelidir. |
| I also put some vanilla in this cake. | Bu kekin içine biraz da vanilya koydum. |
| You can make your home look nice with decoration products. | Dekorasyon ürünleri ile evinizi hoş bir görünüme kavuşturabilirsiniz. |
| Our musical instruments page includes the most recommended musical instruments, especially guitar, baglama, piano, violin. | Müzik aletleri sayfamızda gitar, bağlama, piyano, keman başta olmak üzere en çok tavsiye edilen müzik enstrümanları yer alır. |
| What color is your new jacket? | Yeni ceketin ne renk? |
| All the machines in their house are broken, none of them are working. | Evlerindeki tüm makineler bozuk, hiçbiri çalışmıyor. |
| The results of the telephone survey conducted with 2000 people drew attention. | 2000 kişiyle yapılan telefon araştırmasının sonuçları dikkat çekti. |
İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerle kurulmuş örnek cümleler bu şekilde. İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin daha fazlasını öğrenmek ve İngilizce bilgini ilerletmek istiyorsan yapman gerekenleri yazımızın devamında bulabilirsin.
İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri ve İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerle nasıl cümleler kurulabileceğini artık biliyorsun. Dilimize yerleşmiş bu İngilizceden Türkçeye geçen kelimeleri öğrendiğinde İngilizce birçok kelimeyi biliyor olacaksın.
Peki, İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin daha fazlasını öğrenmek ve İngilizce bilgini ilerletmek için yapman gerekeni biliyor musun? Hemen söyleyelim. İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin daha fazlasını öğrenmek ve İngilizce bilgini ilerletmek için yapman gereken şey Open English aboneliğini başlatmak!
Online İngilizce kursu Open English’te bulunan interaktif derslere sınırsız katılım hakkı sayesinde İngilizceden Türkçeye geçen kelimeler gibi bolca İngilizce kelime öğrenebilir; konuşma, dinleme, okuma, yazma becerilerini geliştirebilirsin. Open English ile alacağın CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) standartlarına uygun, 8 seviyeden oluşan eğitim sayesinde İngilizceyi kolaylıkla öğrenebilirsin.
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 alabileceğin kaliteli İngilizce dersleri sayesinde İngilizceyi kolaylıkla öğrenirsin. %100 online İngilizce kursu Open English ile eğitmenlerinin moderatörlüğünde dünyanın her yerinden öğrencilerle sohbet edip pratik yapabilirsin.
İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerin en güzellerini senin için seçtik ve örnek cümlelerle destekledik. İngilizceni ileri seviyelere taşıdığında sen de öğrendiğin İngilizceden Türkçeye geçen kelimelerle kendi cümlelerini yazabilirsin.
İngilizce bilgini ilerletip kendi İngilizce cümlelerini yazmaya bir an önce başlamak ve İngilizce öğrenmek istersen sayfada bulunan formu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni hemen arayacaktır.
Latin harfleri kullanılan İngilizce alfabesi 26 harfe sahip. Türkçe alfabede bulunan ç,ğ,ı,ö,ş,ü harflerinin bulunmadığı İngilizce alfabesinde q,w,x harfleri yer alıyor. Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil iken İngilizcede farklı kurallar devreye giriyor ve İngilizce yazıldığı gibi okunmuyor. Elbette farklılıkları olduğu gibi İngilizce ile Türkçenin bazı ortak özellikleri de var. Bu iki dilin en önemli özelliklerinden biri alfabelerinin A harfi ile başlaması.
A ile başlayan İngilizce kelimeler İngilizcede sıkça kullanılan kelimelerdir. Biz de bu yazımızda seninle a ile başlayan İngilizce kelimeleri ve a ile başlayan İngilizce kelimelerle kurulmuş örnek cümleleri paylaşacağız.
Online İngilizce kursu Open English’e kayıt olup İngilizce öğrenmeye hızlıca başlayabileceğini biliyor muydun? A ile başlayan İngilizce kelimeler ve daha fazlasını öğrenebileceğin Open English hakkında detaylı bilgi almak için bu sayfadaki formu doldur, müşteri hizmetlerinden arkadaşlarımız seni hemen arasın.

A ile başlayan İngilizce kelimelerden bahsetmeden önce A harfinden bahsetmek isteriz. İngilizce A harfi nasıl okunuyor? İngilizce A harfinin okunuşu İngilizce alfabe ile ilgili en çok merak edilen şeylerden biri. Öyleyse İngilizce A harfinin okunuşunu bir an önce paylaşalım.
İngilizce A harfi “ey” olarak okunuyor. Heyecanla a ile başlayan İngilizce kelimeleri beklediğini biliyoruz. Beklediğin a ile başlayan İngilizce kelimeleri hemen seninle paylaşalım. Şimdi sırada a ile başlayan İngilizce kelimeler var.
İngilizce dilini öğrenirken yapman gereken en önemli şeylerden biri kelime bilgini artırmak. İngilizce kelimeleri öğrenirken alfabenin ilk harfi olan a ile başlayan İngilizce kelimelerden başlamak kelime öğrenme hızını artıracak. İngilizce alfabenin ilk harfi a ile başlayan İngilizce kelimelerden günlük hayatta en fazla karşılaşacaklarını ve bu a ile başlayan İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıklarını senin için sıraladık.
A ile başlayan İngilizce kelimelerin dışında İngilizcede en fazla kullanılan başka kelimeleri de öğrenmek istersen İngilizcede En Çok Kullanılan 500 Kelime yazımızı okumanı tavsiye ederiz.

A ile başlayan İngilizce kelimelerin en önemlilerini artık biliyorsun. Sırada a ile başlayan İngilizce kelimelerle oluşturulan örnek cümleler var. Bu bölümde bulunan a ile başlayan İngilizce kelimelerle oluşturulmuş örnek cümleler İngilizce konuşurken cümle kurman konusunda sana kolaylık sağlayacak.
| Her drama teacher spotted her ability. | Drama öğretmeni onun yeteneğini fark etti. |
| I will sell the green armchair in the house today. | Evdeki yeşil koltuğu bugün satacağım. |
| People were talking about an affectionate teacher who went to a village away from the city in August. | İnsanlar, Ağustos ayında şehirden uzak bir köye giden sevecen bir öğretmen hakkında konuşuyorlardı. |
| He wants to be a soldier in the army. | O, orduda asker olmak istiyor. |
| My favorite subject in school is art class. | Benim, okulda en sevdiğim ders sanat dersidir. |
| She was extremely anxious about the missing relatives. | O, kayıp akrabaları hakkında son derece endişeliydi. |
| I’m not satisfied with my singing ability. | Şarkı söyleme yeteneğimden memnun değilim. |
| Autumn has started in Bolu and the forests beautify the city with their green, yellow and brown colors. | Bolu’da sonbahar başladı ve ormanlar yeşil, sarı, kahverengi renkleriyle şehri güzelleştirdi. |
| The man in the upper apartment wanted to apologize, but his wife did not listen. | Üst dairedeki adam özür dilemek istese de karısı onu dinlemedi. |
| Did you answer all the questions in the exam yesterday? | Dün sınavdaki tüm soruları cevapladın mı? |
Kelime dağarcığını geliştirirken öğrenmen gereken a ile başlayan İngilizce kelimeleri, a ile başlayan İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıklarını ve a ile başlayan İngilizce kelimelerle kurulmuş örnek cümleleri öğrendin. Peki, tüm İngilizce alfabeyi ve a İle başlayan İngilizce kelimeler gibi diğer harflerle başlayan İngilizce kelimeleri de öğrenmek ister misin? A ile başlayan İngilizce kelimeler gibi diğer İngilizce kelimeleri öğrenmek için bir an önce Open English ailesine katıl!
Open English; 7/24 katılım sağlayabileceğin %100 online bir İngilizce kursu olduğundan bu kursta, dilediğin saatte ve dilediğin yerde eğitim alabilirsin. Ücretsiz seviye belirleme sınavımız ile İngilizce bilgini ölçebilir, sana en uygun seviyeden başlayarak İngilizce bilgini artırabilirsin.
Online İngilizce kursu Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenlerden İngilizce dersi alabilir ve interaktif ders içeriği sayesinde bolca İngilizce pratiği yapabilirsin. İngilizce gramer, dinleme, okuma, konuşma, yazma gibi birçok alanda kendini geliştirebilir; böylelikle a ile başlayan İngilizce kelimeler gibi birçok kelimeyi kolaylıkla öğrenebilirsin. Open English’te alacağın İngilizce eğitimi sayesinde A ile başlayan İngilizce kelimelerle oluşturulmuş örnek cümleler gibi, sen de kendi cümlelerini rahatlıkla oluşturabilirsin.
Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursunu tercih ederek sen de ayrıcalıklarımızdan yararlanabilir, a ile başlayan İngilizce kelimeler ve diğer İngilizce kelimelere hakim olma hayalini gerçeğe dönüştürebilirsin. Bunun için tek yapman gereken bu sayfadaki bilgilendirme formunu eksiksiz bir şekilde doldurmak ve seni aramamızı beklemek.
Kafa dağıtmak, keyifli vakit geçirmek ya da hayatındaki olağanlığı yıkmak… Hobiler, hayatımızda bu ve benzeri daha farklı pek çok etken için yer almaktadır. Herkesin ufak veya büyük bir hobisi vardır.
Peki bu hobilerin İngilizce karşılıklarını biliyor musun? Mesela bir konuşma sırasında “okçuluk” hobin varsa, bunu İngilizce anlaştığın bir kişiye aktarabilir misin?
İngilizce hobiler, kelime hazneni geliştirmek ve günlük konuşmalarda yeni konular hakkında sohbetler gerçekleştirebilmek için son derece önemlidir. Biz de bunu göz önünde bulundurarak İngilizce hobilerle alakalı bir liste hazırladık.
İlk olarak İngilizce hobiler arasında popüler olanları – yani insanlar tarafından sıklıkla tercih edilenleri – ve devamında da İngilizce hobilerle alakalı kapsamlı bir listeyi bu yazımıza ekledik.
Gel bu İngilizce hobilere seninle detaylı bir bakış atalım.

Öncelikle İngilizce hobiler arasında popüler olanlarla başlayalım.
| İngilizce Popüler Hobiler | İngilizce Hobiler Türkçeleri |
| Archery | Okçuluk |
| Football | Futbol |
| Basketball | Basketbol |
| Climbing | Dağcılık |
| Comic Books Collecting | Çizgi Roman Koleksiyonculuğu |
| Puzzles | Yapboz |
| Fishing | Balık Tutma |
| Foreign Language Learning | Yabancı Dil Öğrenme |
| Gardening | Bahçecilik |
| Hiking | Doğa Yürüyüşü |
| Horseback Riding | At Biniciliği |
| Paintball | Paintball |
| Painting | Resim Yapmak |
| Playing Chess | Satranç Oynamak |
| Collecting Coin | Madeni Para koleksiyonculuğu |
| Billiards | Bilardo |
| Bodybuilding | Vücut geliştirme |
| Book collecting | Kitap koleksiyonculuğu yapmak |
| Calligraphy | Hat sanatı |
| Card games | Kağıt / kart oyunları |
| Cooking | Yemek yapma |
| Creative writing | Yaratıcı yazarlık |
| Listening to music | Müzik dinleme |
| Listening to podcasts | Podcast dinleme |
| Philately | Pul koleksiyonculuğu |
| Playing football | Futbol oynama |
| Playing golf | Golf oynama |
| Playing musical instruments | Müzik enstrümanı çalma |
| Playing table tennis | Masa tenisi oynama |
| Playing tennis | Tenis oynama |
| Playing the flute | Flüt çalma |
| Playing the guitar | Gitar çalma |
| Playing the piano | Piyano çalma |
| Playing the violin | Keman çalma |
| Playing volleyball | Voleybol oynama |
| Surfing | Sörf |
| Swimming | Yüzme |
| Pilates | Pilates |
| Playing backgammon | Tavla oynama |
| Playing basketball | Basketbol oynama |
| Vacation | Tatil |
| Vegetable farming | Sebze yetiştiriciliği |
| Video gaming | Bilgisayar oyunu |
| Walking | Yürüyüş |
| Watching movies | Film izleme |
| Wrestling | Güreş |
| Yoga | Yoga |
| Scouting | İzcilik |
| Bowling | Bowling |
| Boxing | Boks |
| Darts | Dart |
| Fish keeping | Balık tutma |
| Flower growing | Çiçek yetiştiriciliği |
| Esports | E sporlar |
| Farming | Çiftçilik |
| Fashion design | Moda Tasarımı |
İşte gördüğün gibi bu listede senin de bildiğin birçok hobi var. Şimdi İngilizce hobiler detaylı listesine geçiş yapabiliriz.

Sık tercih edilen İngilizce hobilere değindiğimize göre, şimdi İngilizce hobilerle alakalı hazırladığımız detaylı listeye geçebiliriz.
| İngilizce Hobiler | İngilizce Hobiler Türkçeleri |
| Acrobatics | Akrobatlık |
| Acting | Aktörlük |
| Action figure | Koleksiyon figürü |
| Air sports | Hava sporları |
| Airsoft | Bir askeri çatışma simülasyonu |
| Animal fancy | Hayvan bakımı |
| Antiquing | Antika |
| Ant-keeping | Karınca kolonilerinin yakalanması ve bakımı ile ilgili bir hobi |
| Art collecting | Sanat eseri koleksiyonculuğu |
| Auto racing | Araba yarışı |
| Badminton | Badminton |
| Baton twirling | Sopa cambazlığı |
| Beach volleyball | Sahil voleybolu |
| Beekeeping | Arıcılık |
| Blacksmithing | Nalbantlık |
| Board games | Masa oyunları |
| Book discussion clubs | Kitap tartışma kulüpleri |
| Breakdancing | Break dans |
| Button collecting | Düğme koleksiyonculuğu |
| Cabaret | Kabare |
| Camping | Kamp yapmak |
| Canoeing | Kano yapma |
| Cartophily (card collecting) | Kart koleksiyonculuğu |
| Cricket | Kriket |
| Crocheting | Tığ işi |
| Crossword puzzles | Çarpraz bulmaca |
| Cryptography | Kriptografi |
| Curling | Körling |
| Dancing | Dans etme |
| Debate | Münazara |
| Deltiology (postcard collecting) | Kartpostal koleksiyonculuğu |
| Digital arts | Dijital sanatlar |
| Dominoes | Domino taşları |
| Drama | Drama / Tiyatro |
| Drawing | Resim yapma / çizme |
| Drink mixing | İçki kokteyli hazırlama |
| Electronic games | Elektronik oyunlar |
| Element collecting | Kimyasal element koleksiyonculuğu |
| Embroidery | Nakış |
| Field hockey | Çim Hokeyi |
| Film making | Film çekme |
| Flying a kite | Uçurtma uçurma |
| Frisbee | Frizbi |
| Glassblowing | Cam üfleme |
| Graffiti | Grafiti |
| Graphic design | Grafik tasarım |
| Gymnastics | Jimnastik |
| Handball | Hentbol |
| Houseplant care | Ev bitkisi bakımı |
| Humor | Komedi |
| Hydroponics | Su içinde bitki yetiştirme |
| Ice skating | Buz pateni |
| Insect collecting | Böcek koleksiyonculuğu |
| Jewelry making | Takı tasarımı |
| Jiu Jitsu | Japon güreşi |
| Jogging | Hafif tempo koşu |
| Journaling | Günlük tutma |
| Judo | Judo |
| Juggling | Jonglörlük |
| Karaoke | Kareoke |
| Karate | Karate |
| Kitesurfing | Uçurtma sörfü |
| Knife collecting | Bıçak koleksiyonculuğu |
| Knitting | Örgü |
| Long-distance running | Uzun mesafe koşu |
| Marbles | Misket |
| Marching band | Bando takımı |
| Martial art | Dövüş sanatı |
| Meditation | Meditasyon |
| Microscopy | Mikroskopla inceleme |
| Model aircraft | Model uçak |
| Mountain climbing | Dağcılık |
| Nail art | Tırnak sanatı |
| Origami | Origami |
| Perfume | Parfüm |
| Phillumeny | Kibrit ve kibrit kutusu koleksiyonculuğu |
| Play dodgeball | Yakartop oynamak |
| Playing checkers | Dama oynama |
| Poker | Poker |
| Pottery | Çömlekçilik |
| Pressed flower craft | Preslenmiş çiçek zanaatı |
| Puzzles | Yapboz |
| Race walking | Yürüyüş |
| Rafting | Rafting |
| Reading a book | Kitap okuma |
| Refinishing | Boyama |
| Riding a bike | Bisiklete binme |
| Riding a horse / Horseback riding | Ata binme |
| Road biking | Yol bisikleti |
| Robot combat | Robot dövüşü |
| Rock climbing | Kaya tırmanışı |
| Rubik’s Cube | Zeka küpü |
| Rugby | Rugby |
| Running | Koşu |
| Sailing | Denize açılma |
| Sand art | Kum sanatı |
| Scuba diving | Tüple dalış |
| Sculling or rowing | Kürek çekme |
| Sculpting | Heykeltıraşlık |
| Seashell collecting | Deniz kabuğu koleksiyonculuğu |
| Shoemaking | Ayakkabıcılık |
| Shooting | Çekim |
| Shooting sport | Atıcılık |
| Singing | Şarkı söyleme |
| Skateboarding | Kaykay |
| Skiing | Kayak |
| Skipping rope | İp atlama |
| Skydiving | Serbest paraşüt |
| Slacklining | İp üzerinde yapılan denge sporu |
| Snowboarding | Kar kayağı |
| Taekwondo | Tekvando |
| Tai chi | Kung-fu’nun meditasyona yönelik olan biçimi |
| Taking photos | Fotoğraf çekme |
| Tarot | Tarot |
| Tea bag collecting | Poşet çay koleksiyonculuğu |
| Thrifting | İkinci el eşyacılık |
| Ticket collecting | Bilet biriktirme, bilet koleksiyonculuğu yapma |
| Topiary | Ağaç budama sanatı |
| Travel | Gezi |
| Triathlon | Triatlon |
| Vehicle restoration | Taşıt restorasyonu |
| Video editing | Video editleme |
| Video game collecting | Bilgisayar oyunu koleksiyonculuğu |
| Video game developing | Bilgisayar oyunu geliştirme |
| Videography | Videografi |
| Vintage cars | Vintage arabalar |
| Vintage clothing | Vintage kıyafetler |
| Water polo | Su topu |
| Water sports | Su sporları |
| Weaving | Dokumacılık |
| Weight training | Ağırlık egzersizleri |
| Windsurfing | Rüzgar sörfü |
| Winemaking | Şarap üretimi |
| Woodworking | Ağaç işçiliği |
İngilizce hobiler, İngilizce meslekler ya da İngilizce yazılım terimleri hangisi olduğu fark etmez; İngilizceye dair öğrenmek istediğin her şey Open English online İngilizce kursunda!
Binlerce saatlik alıştırmalar, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online dersler ve daha onlara İngilizce eğitimine katkı sağlayacak materyal, İngilizce öğrenme yolcuğunda yanında olacak.
Eğer sen de istediğin zaman istediğin yerde İngilizce öğrenmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurarak İngilizceye dair ilk adımını at. Hemen seni arayalım, üyeliğini başlatalım.
Hadi geç kalma! İngilizceyi kolay ve hızlı bir şekilde öğrenebilirsin.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan, bunun için tercih edebileceğin farklı pek çok yöntem mevcut. Bunlardan bir tanesi de İngilizce film izlemek… İngilizce film izlerken seçtiğin türün de İngilizce öğrenmene farklı noktalardan katkıları olacaktır.
Mesela bir komedi filmi izlediğinde gülerek yeni bir şeyler öğrenebilirsin ya da bir klasik film izlediğinde genel kültürünü artırırken yeni kelime telaffuzlarını tecrübe edebilirsin. Peki bir polisiye filmi izlerken?
Tabii ki İngilizce polisiye filmi izlerken de bu durumlar geçerli… Onun için İngilizceni geliştirmek için – eğer sana uyuyorsa – İngilizce polisiye filmleri tercih edebilirsin.
Şimdi İngilizce polisiye film yazımızın detaylarına geçebiliriz.
İngilizce polisiye film izlemenin İngilizceye pek çok farklı katkısı olacaktır. Bu katkıların birçoğu, tabii ki diğer İngilizce film türlerinde de vardır. Ama şu anda İngilizce polisiye film izlemenin katkılarına odaklanalım.
İlk olarak İngilizce polisiye film izlemek – İngilizce altyazılı olarak izlendiği takdirde – kelimelerin telaffuzunu anadili İngilizce olan bireylerden öğrenmeye yardımcı olmaktadır. Bu sayede kelimelerin en doğru şekilde söylenişlerini kolayca öğrenebilirsin.
Buna ek olarak İngilizce polisiye film izlemek – Türkçe altyazılı olarak izlediğinizde – yeni kelimeleri haznene katmana fırsat tanımaktadır. Burada öğrendiğin İngilizce kelimeleri not etmen senin için çok iyi olacaktır.
Son olarak da polisiye film izlemek, her zaman aksiyon olacağı için dikkatini kaçırmadan filme vermene ve hem İngilizce kelimeler ile telaffuzları kolay bir şekilde öğrenmene hem de filmden doyasıya keyif almana olanak tanıyacaktır.
Bu detayları incelediğimize göre şimdi İngilizceni geliştirecek polisiye filmlere yakından bakabiliriz.
İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin farklı pek çok polisiye filmi var. Biz de bu yazımızda bu İngilizce polisiye filmlerden 5 tanesini seçtik ve sana sunuyoruz.
Aşağıda bu filmleri ve filmlere dair ufak açıklamaları bulabilirsin. Unutma İngilizce polisiye filmlerle İngilizceyi geliştirmek sadece ufak bir alıştırma. Profesyonel desteğe her zaman ihtiyacın var.
Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldur.

Sir Arthur Conan Doyle tarafından kaleme alınan ve ilk yayınlandığı andan itibaren 100 yılı aşkın süredir halen güncelliğini koruyan bir kitap uyarlamasıyla başlıyoruz: Sherlock Holmes… Sivri zekasıyla olaylara herkesten farklı bakmayı başaran, yakın arkadaşı ve ortağı Dr. Watson ile dikkatini çeken her olayı üstüne alan bir dedektif olan Sherlock Holmes, Robert Downey Jr. oyunculuğuyla resmen arşa çıkıyor.
Robert Downey Jr. başrolde olduğu henüz 2 filmi olan – umuyoruz ki yakın zamanda üçüncüsü gelecek – Sherlock Holmes, hem İngilizce öğrenmek hem de dedektifliğin ve polisiyenin tadına doyulmaz nüanslarını yaşamak için tercih edebileceğin harika bir film…
Yukarıda bir kitap uyarlamasından bahsetmiştik. Şimdi de sırada bir gerçek hayat uyarlaması var. Başrollerinde Leonardo DiCaprio ile Tom Hanks’in yer aldığı Catch Me If You Can, 2 saat 20 dakikanın nasıl geçtiğini anlamayacağın muazzam bir yapım…
20’li yaşlarında onlarca ülke gezen ve bazen pilot, bazen doktor, bazen de savcı gibi rollere bürünerek peşindeki ajanlarla kedi-fare oyunu oynayan Frank Abagnale Jr, her durumdan bir şekilde kurtulmayı başaran bir suçlu…
Yaşanmış bir hikayeye dayanması filmi daha da enteresan kılarken, İngilizceni geliştirmek için izleyebileceğin bu polisiye filmin yönetmen koltuğunda Steven Spilerberg oturuyor.

Karşımızda yine bir kitap uyarlaması var ama bu seferki filmin bir diğer özelliği remake – yeniden yapım – olması… İlk kez 1974 yılında Birleşik Krallıkta çekilen ve tam 43 yıl sonra tekrardan hayata geçirilen Murder on the Orient Express, polisiye romanların usta kalemi Agatha Christie tarafından yazılmış bir eserdir.
Bizim önerdiğimiz çekiminde Johnny Depp ve Kenneth Branagh gibi ünlü oyuncular var. 1930’lu yıllarda İstanbul-Paris arasında sefer yapan trende Amerikalı bir milyonerin ölümünün incelendiği filmde, Belçikalı bir dedektifin de trende yer alması bir soruşturmanın başlamasına sebep olur.
Son derece anlaşılır bir İngilizcenin yer aldığı bu filmi, ilk dakikadan itibaren gözünü kırpmadan izleyeceğine eminiz.
Başrollerinde Denzel Washington, Clive Owen ve Jodie Foster’ın yer aldığı bir polisiye gerilim filmine hazır mısın? İngilizce öğrenmek için polisiye film arıyorsan, senin için harika bir öneri: Inside Man…
Hücrede yatan bir kişinin planladığı kusursuz soygunu anlatmasıyla başlayan Inside Man, bir banka soygununu konu alan polisiye bir film… Dedektif rolünde yer alan Denzel Washington, bankadaki soyguncular ile anlaşma yapmak için görevlendirilir.
Film ilerledikçe meydana gelen olaylar aslında basit bir banka soygunu dışında bir şeylerin döndüğünü de düşündürmeye başlar. İngilizceni geliştirmek için polisiye film mi arıyorsun, işte İçerideki adam… Harika bir aksiyon seni bekliyor.

Leonardo DiCaprio, Matt Damon ve Jack Nicholson… Kadroya bakar mısın? Bu kişilerin yer aldığı bir film nasıldır sence? Zaten polisiye meraklısı biriysen, efsane The Departed filmini izlememiş olman mümkün değil.
Mafya ve polis arasındaki savaşı anlatan ve içerideki bir köstebeğin olduğu bu film, adının da hakkını veriyor ve ilk dakikasından itibaren polisiyenin hakkını veren bir yapıt…
Mafya polisin içinde, polis mafyanın içinde; çık çıkabilirsen işin içinden gibi bir duruma sahip olan bu filmi, İngilizce geliştirmek için polisiye film arayışında izleme listene dahil edebilirsin.
Burada listemizin sonuna geldik ama İngilizce öğrenmeye ve İngilizce geliştirmeye dair söyleyeceklerimiz henüz bitmedi. Bir alt başlığa davet ediyoruz seni.
İngilizce öğrenmek için bir yolculuğa çıkmak istiyorsan, tercihini bizden yana yapabilirsin. Çünkü %100 online İngilizce kursu olarak sana her yerden İngilizce çalışma fırsatı sunuyoruz. Üstelik online İngilizce kursu Open English’te en kısa sürede öğrenebilmen için ihtiyaç duyduğun her şey var!
Bunun sana avantajını şöyle düşünebilirsin: Bir gün işten çıktın ve İngilizce kursun var. Yorgunluktan ölüyorsun ve kursa gitmek istemiyorsun ama bir yandan da İngilizceni geliştirmek istiyorsun. Ne yapacaksın? Büyük ihtimalle kursa gitmeyeceksin. Ya da kursa gitsen bile efektif bir şekilde ders işleyemeyeceksin.
Bu açıdan baktığımızda yorgun bir şekilde eve geldin ve İngilizce çalışmak istiyorsun. Hafif bir dinlenmeden sonra koltuğunda bilgisayarını açıp İngilizce çalışmaya başlayabilirsin. İşte Open English’i tercih etmen için sadece bir tane geçerli bir sebep…
O zaman ne yapıyorsun? Yan tarafta yer alan formu dolduruyorsun. Ekip arkadaşlarımız seni hemen arıyor ve İngilizce öğrenmeye hemen başlıyorsun. Hadi durma, harekete geç!
İngilizce öğrenmek hemen herkesin rüyasıdır. Bir de İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşmak yok mu işte asıl rüya odur. Peki İngilizce öğrendin ve akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyorsun. Sinema sektöründe çalışan bir birey olarak mesleki İngilizce terimlerine ne kadar hakimsin?
Her meslekte olduğu gibi sinema sektöründe farklı işler yapan kişilerde de mesleki İngilizce son derece önemlidir. Çünkü aynı sektörde yer alan yabancı kişilerle iş hakkında konuşmak istenildiğinde karşılarına farklı pek çok mesleki terim çıkacaktır.
Bu İngilizce film terimlerini ve İngilizce sinema terimlerini öğrenmek, bu sektörde yer alan bir bireysen, senin için muhteşem derecede önemli… Ama yok ben sinema sektöründe yer almıyorum, neden öğreneyim ki diyorsan cevap çok belli: Hem kelime hazneni geliştirmek hem de entelektüel birikim kazanmak için…
İngilizce film ve sinema terimlerini öğrenerek iş İngilizcesine de hakim olmak istiyorsan, Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursumuzu tercih edebilirsin. 7/24 aktif olarak hizmet veren ve anadili İngilizce olan eğitmenlerle gerçekleştirilen İngilizce dersler, İngilizceyi hızlı bir şekilde öğrenmeni sağlıyor.
Ayrıca iş İngilizcesi bölümünde yer alan ve farklı sektörleri barındıran makaleler, kendi mesleğine dair terimleri kolay bir şekilde öğrenmeni mümkün kılıyor.
Hangi amaçla olursa olsun İngilizce öğrenmek için arayış içerisindeysen, yan tarafta yer alan formu doldurarak İngilizce öğrenme serüveninde en doğru adımı atabilirsin. En kısa sürede seni arayacağız ve İngilizceni geliştirirken her zaman yanında olacağız.

İngilizce sinema ve film terimlerine geçmeden önce İngilizce film türlerine yakından bakmamızda fayda var. Bunların birçoğunu muhakkak biliyorsundur ama yine de üzerinden geçmenin hiçbir zararı olmayacaktır.
| Film Türlerinin İngilizcesi | Türkçe Karşılıkları |
| Romantic Comedy (Romcom) | Romantik Komedi |
| Science-Fiction (Sci-Fi)) | Bilim Kurgu |
| Horror (Scary Movie) | Korgu |
| Documentary | Belgesel |
| Animated Film (Animation) | Animasyon |
| Action | Aksiyon |
| Drama | Dram |
| Comedy | Komedi |
| Adventure | Macera |
| Thriller | Gerilim |
| Musical | Müzikal |
| Western | Kovboy |
| Crime | Suç |
| Family | Aile |
| War | Savaş |
| Historical Drama | Tarihi Drama |
| Martial Arts | Dövüş Sanatları |
| Biographical | Biyografik |
Evet İngilizce film türlerini öğrendiğimize göre şimdi İngilizce sinema ve film terimlerine gönül rahatlığıyla geçebiliriz.

Aşağıdaki listemizde İngilizce film ve sinema terimlerinin İngilizce alfabetik bir şekilde sıralanmış halini bulabilirsin.
| İngilizce Film ve Sinema Terimleri | Türkçe Karşılıkları |
| Actor | Aktör |
| Actress | Aktris |
| Audience | Seyirci, Izleyici |
| Background | Arka Fon |
| Based On | Dayanan (Bir Filmin Kitap Ya Da Hikayeden Uyarlanmış Olması) |
| Blackground | Arka Plan |
| Blockbuster | Çok Ünlü Ve Gişe Başarısı Kazanmış Film |
| Bombed | Çok Kötü Ve Başarısız Film |
| Box Office | Gişe Hasılatı |
| Budget | Gişe |
| Cameo | Ünlü Bir Oyuncu Ya Da Tanınmış Kişinin Filmde Kısa Süreyle Görülmesi |
| Camera Crew | Kamera Ekibi |
| Camera Movement | Kamera Hareketi |
| Camera Operator (Second Cameraman) | Kamera Operatörü (Ikinci Kameraman) |
| Cast | Filmin Oyuncu Kadrosu |
| Casting Director | Kast Direktörü, Kast Yönetmeni |
| Celebrity | Ünlü |
| Character | Karakter |
| Cinematography | Film Yapımında Fotoğraf Ve Kamera Sanatı, Sinematografi |
| Consulting Producer | Danışman Yapımcı |
| Contrast | Zıtlık |
| Created By | Yaratan Kişi, Tarafından Yaratıldı |
| Cut | Kesme, Sahnenin Bitişi |
| Developed By | Geliştiren Kişi, Tarafından Geliştirildi |
| Director | Yönetmen |
| Director Cut | Yönetmen Kesimi, Yönetmen Kurgusu |
| Director Of Photography | Görüntü Yönetmeni |
| Documentary | Belgesel |
| Dolly | Şaryo |
| Dubbed | Dublaj Yapılmış |
| Dublör | Dublör |
| Editing | Kurgulama |
| Editor | Kurgucu |
| End Credits | Isim Ve Ekipmanların Bitişte Gösterilen Listesi |
| Executive Producer | Uygulayıcı Yapımcı |
| Exposure | Poz |
| Extended Cut | Genişletilmiş Kesim, Genişletilmiş Kurgu |
| Fade In | Ekran Açılır |
| Fade Out | Ekran Kararır |
| Film Maker | Film Yapımcısı |
| Film Review | Film Eleştirisi |
| Film Star | Film Yıldızı |
| Filter | Filtre |
| Flashback | Geçmişe Dönüş |
| Focus | Odaklanmak |
| Frame | Kare |
| Genre | Tür |
| Head Voice | Kafa Sesi |
| Hero | Kahraman |
| Limited Edition | Sınırlı Sayıda |
| Movie | Sinema |
| Movie Premiere | Film Galası |
| Post-Production | Prodüksiyon Sonrası |
| Pre-Production | Prodüksiyon Öncesi |
| Producer | Prodüktör, Yapımcı |
| Production | Yapım |
| Production Designer | Yapım Tasarımcısı |
| Rabarba | Kalabalığın Hep Bir Ağızdan Konuşması, Kalabalıktan Çıkan Anlamsız Sesler |
| Scene | Sahne |
| Screenplay By | Yazan Kişi, Tarafından Yazıldı |
| Scriptwriter | Senarist |
| Sequel | Devam Filmi |
| Sequence | Sekans |
| Shooting Schedule | Çekim Programı |
| Shot | Plan |
| Sound Crew | Ses Ekibi |
| Soundtrack | Film Müziği |
| Story By | Hikaye Yazarı, Tarafından Yazıldı |
| Storyboard | Görsel Taslak, Hikayenin Taslağı |
| Stunts | Dublörler |
| Subtitle | Alt Yazı |
| Take | Tekrar |
| Theatrical Cut | Tiyatral Kesim, Tiyatral Kurgu |
| Trailer | Fragman |
| Treatman | Senaryonun Diyalogsuz Yazılmış Hali |
| Veteran | Tecrübeli Oyuncu |
| Villain | Kötü Adam |
| Voice Over | Dış Ses |
| Zoom | Yakınlaşmak |
Listemizi gördün ve artık birçok İngilizce sinema ve film terimini biliyorsun. Eğer ki listede olmasını düşündüğün ya da atladığımızı fark ettiğin kelimeler varsa, yorumlar kısmında buluşalım. Yazdığın kelimeler listemize uygun olursa hemen eklemeleri yapalım ve hem kendimizi geliştirelim hem de senin sayende başka insanların daha derin bir şekilde bilgilenmelerini sağlayalım.
Yazımıza son verirken yine online İngilizce kursumuza değinmek istiyoruz. Kendine uygun, evden çıkmadan ve dilediğin zaman dilediğin yerden hiç sıkılmadan İngilizce öğrenmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldur; hemen seni arayalım.
Online İnglizce kursu Open English ile mesleki İngilizceyi en kısa sürede öğren!