Konuşmak, duygu ve düşüncelerini karşı tarafa aktarmanın en etkili yolu. İnsan, sosyal bir canlı. Tüm problemlerini, duygularını ve ürettiği fikirleri konuşarak, iletişim kurarak diğer insanlara aktarıyor.
Günlük hayatın içerisinde, her birimiz kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bunu en iyi şekilde yapmak da konuşulan dilde yetkin olmakla mümkün. Bir dile, kültüre ne kadar adapte olabilirsen duygu ve düşüncelerini o denli kusursuz anlatabilirsin.
İyi konuşabilmek, hayatın her alanında insanı diğer insanların bir adım önüne geçiriyor. Bu oldukça önemli bir kabiliyet. Hatta öyle ki bu işi, profesyonel şekilde yapan kişilere konuşmacı diyoruz. Bir konu hakkında araştırma yapıp o konuyu diğer insanlara kolayca ifade ediyorlar. Oldukça etkileyici bir meslek, tıpkı yazarlık gibi.
Sen de iyi bir konuşmacı olmak istemez misin? Arkadaşların ile sohbet ederken, iş görüşmesinde insan kaynakları elemanına kendini anlatırken hatta birine adres tarif ederken dahi iyi konuşmak önemli. Çünkü insanlarla dil vasıtasıyla bir köprü oluşturuyoruz. Bir nevi kendimizi açıklıyoruz ve anlaşma sağlıyoruz.
Konuşmak bu denli önemliyse ikinci bir dil bilmek de haliyle oldukça önemli. Bunun sebebi daha fazla insana temas etmeni kolaylaştırıyor oluşu. Özellikle de bildiğin dil İngilizce ise işin çok daha kolay. Çünkü İngilizce evrensel bir dil.
Dünyanın neresinde olursan ol İngilizce konuşarak insanlarla iletişim kurabilirsin. Üstelik günlük hayattaki konuşmaları sürdürebilmek bir yana fikirlerini paylaşabilirsin. Daha çok insana nasıl hissettiğini İngilizce konuşarak anlatabilirsin. İngilizce öğrenmek işte bu nedenle çok önemli.
İngilizce öğrenmek istiyorsan ya da İngilizce biliyorum ama konuşamıyorum diyorsan, online İngilizce kursu Open English yanında! Değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte İngilizce öğrenmek artık çok daha kolay. Yeter ki İngilizce öğrenmek istediğine karar ver ve kendine zaman tanı.
Open English, sen nerede olursan ol katılabileceğin online bir İngilizce kursu. Yani İngilizce öğrenmek için her gün trafikte, yollarda vakit kaybetmen gerekmeyecek. İster sabah istersen akşam, kendini ne zaman hazır hissediyorsan Open English ile İngilizce öğren!
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden ders alarak pratik yapabilirsin. İngilizce konuşarak insanlara nasıl hissettiğini anlatabilirsin. 7/24 canlı İngilizce dersleri ve İngilizce konuşma sınıfları sayesinde İngilizce öğrenmek kolay ve zevkli.
Open English ile İngilizce öğrenmek istiyorsan hemen harekete geç! İngilizce kursu hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak için hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

Günlük hayat konuşmaları, genelde rutin bir seyir halindedir. Karşılaştığımız insana öncelikle selam veririz. Ardından ise ona nasıl olduğunu sorarız. Bundan dolayı birine nasıl hissettiğini anlatabilmek kıymetli bir konu.
İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan gündelik konuşmalarda sıkıntı çekiyor olabilirsin. Fakat zorlanmana hiç gerek yok. Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce kalıplar var. İşe kelimeleri ve bu kalıp cümleleri öğrenerek başlayabilirsin. Ayrıca kelimeleri öğrenirken telaffuzlarına da dikkat etmelisin, Telaffuzu En Zor 15 İngilizce Kelime adlı yazımızı da okuyabilirsin.
İnsanlarla konuşurken duygu ve düşüncelerimize göre cevaplar veririz. Bundan dolayı yöneltilen nasılsın sorusuna verdiğimiz cevaplar değişebilir. O an nasıl hissettiğine bağlı olarak iyi ya da kötü olduğunu söyleyebilirsin. Öncelikle iyi olduğunda söyleyebileceklerine bir bakalım.

Biri sana nasılsın diye sorabilir. Aslında sadece nasılsın demesi gerekmez. “How do you feel?” yani nasıl hissediyorsun da diyebilir. Bunların dışında biri soru sormadan, sen nasıl olduğunu anlatmak da istiyor olabilirsin. İşte bu gibi zamanlarda nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce kalıplara başvurabilirsin.
Günün harika geçiyor ve sadece iyi değilsin, çok iyisin. O zaman “i’m good” demek yerine başka bir cümle kullanabilirsin.
Türkçesi: Kendimi oldukça iyi hissediyorum.
Bu olumlu, nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce cümle kalıbı, harikayım manasında kullanılıyor. İyi demenin yetmediği durumlarda kurtarıcı bir cümle olabilir.
Bu, nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce cümle kalıbı ise teşekkür etmekten fazlasına işaret ediyor. “Thanks” ya da “thank you so much” diyerek teşekkür edebileceğin durumlarda kullanabilirsin. Hem daha nazik bir ifadedir hem de içinde bir minnet hissi barındırıyor.
Çok teşekkürler Jack. Yemek yapmanı gerçekten takdir ediyorum.
Biriyle sohbet ederken herhangi bir şey için unut gitsin demek istiyorsan, bu İngilizce kalıbını kullanabilirsin. Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce olan bu cümle kalıbı, önemli olmayan şeyler için kullanılabilir.
Fakat bu kalıbı kullanırken ses tonuna ve jest – mimiklerine dikkat etmelisin. Çünkü aslında olumlu bir şey söylemek isterken üzgün görünebilirsin.
Oh! Never mind Lisa. It’s okay.
Türkçesi: Unut gitsin Lisa, sorun yok.
Biriyle sohbet ederken söylediği şey çok hoşuna gitti. Konuşurken seni memnun edecek bir şey söylendi diyelim. İşte böyle durumlarda da kullanabileceğin bir İngilizce cümle kalıbı var.
Türkçesi: Bu harika!
Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce kalıp cümle, Türkçedeki “kulağa hoş geliyor” cümlesine benzer. Seni memnun eden, duymaktan hoşlandığın bir cümleye karşılık olarak kullanabilirsin. Üstelik cümlenin içindeki “great” kelimesini, anlamı ona benzeyen başka kelimelerle değiştirebilirsin.
Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce bir kalıp içerisinde tek kelimeyi değiştirerek aynı anlamı aktarabilirsin. Çünkü kullanılan bu kelimeler, anlamları bakımından birbirlerinin muadili. Kelimelerin anlamlarına bir bakalım.

Bazen mutlu olmasak da nasılsın sorularını iyiyim diye geçiştirebiliriz. Ama keyifsiz olduğumuz her halimizden belli oluyorsa, bunu yapmak daha zor. Sen de böyle bir gününde ne diyeceğini öğrenmek istiyor olabilirsin. Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce kalıplara devam edelim.
Türkçesi: Bugün modum düşük.
Çok kullanılan cümlelerden biri olan bu İngilizce cümle kalıbı, kendimizi biraz huysuz ve neşesiz hissettiğimiz zamanlara özgü. “I’m bad/ i’am so bad” gibi cümleler kurarak çok kötüyüm demek istemediğinde kullanabileceğin bir İngilizce cümle kalıbı.
Türkçesi: Ben çok üzgünüm.
Sadece üzgün olduğunu söylemek istiyorsan bu İngilizce cümle kalıbını kullanabilirsin. Ne için üzgün olduğunu söyleyerek cümleyi biraz daha özelleştirmen mümkün. Mesela üzgün olduğun şeyi kısaca açıklayabilirsin.
Tükçesi: Üzgün hissediyorum çünkü o başka şehre taşınıyor.
Nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce bir başka kalıp cümlesine gelelim. Cümlenin sonundaki kelimeyi, nasıl hissettiğine bağlı olarak değiştirmen yeterli. Mesela depresif hissediyorsan cümlenin sonuna depressed getirebilirsin. Onun dışında kızgınsan, angry kelimesini getirebilirsin.
Bu, nasıl hissettiğini anlatabileceğin İngilizce kalıp cümle için kullanabileceğin kelimelere bir bakalım.
İnsanlarla İngilizce basit diyaloglar kurmak ve nasıl hissettiğini İngilizce olarak anlatmak oldukça kolay. İngilizce öğrenmek için Open English‘i tercih edebilirsin!
İngilizceyi yeni öğreniyorsan aklında bir çok soru olması çok doğal. Özellikle tenseleri öğrenmeye başlamadıysan gördüğün her cümlede kavrayamadın kurallar olduğunu görebilirsin. Özellikle geçmiş zamanları gördükçe kelimelerin tek bir hali olmadığını görmek belki de seni korkutuyor olabilir.
Bu noktada sıklıkla sorulardan biri fall/fell asleep farkı oluyor. Birbirine bu kadar benzeyen iki kelimenin farkı ne olabilir? Fall/fell asleep farkı hangi konuyla ilişkili? Fall/fell asleep farkı o kadar büyük mü? Eğer aklında bunlar ve benzeri fall/fell asleep farkına yönelik sorular varsa yazımızı okumaya devam etmeni öneriyoruz! Fall/fell asleep farkı ile alakalı konuya da kısaca değineceğiz!
Yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Seviyen ne olursa olsun İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmek ve ana dilin gibi konuşmak istersen sen de Open English’e katılmalısın! Open English ile fall/fell asleep farkını ve daha bir çok konuyu öğrenebilir, aktif olarak kullanabileceğin bir hale gelebilirsin. Yani İngilizce ile ilgili ihtiyacın olabilecek her şey burada!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yıllık deneyimi ile sana birçok fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan istediğin gibi faydalanabilir, İngilizceyi öğrenmeye sağlam adımlarla başlayabilirsin! Peki nedir bu fırsatlar?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce çalışmaya başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Yazımızın başlığındaki soru olan fall/fell asleep farkına değinerek başlayalım. Ardından ise fall/fell asleep farkının hangi konudan kaynaklandığına ve fall/fell asleep farkına benzer durumlardan bahsedelim.
Öncelikle fall/fell asleep farkının temel olarak fiil çekimlerinden kaynaklandığını belirtelim. “Fall asleep” sözcük öbeğindeki asıl fiilimiz olan “fall” fiilin birinci, yani “infinitive” halinde. Bu halini geniş zamanda, -ing eki ekleyerek şimdiki zamanda ve çeşitli durumlarda fiilin kendisinden bahsederken kullanabiliriz.
Fakat “fall” fiilinin ikinci, yani “past simple” halinde kullandığımızda bu fiilin geçmiş zamanda olduğunu ifade ederiz. Yani “düşerim” ve “düştüm” ile arasındaki zaman farkı fall/fell asleep farkını gösterir.
Az önce fiilimizi tek başına kullandığımız “düşmek” olarak bahsettik. Fakat tabii ki “fall asleep” kalıbının anlamı düşmekten uzaklaşıyor. Mecaz bir anlamı olduğu için “uyuyakalmak, uykuya dalmak” anlamlarında görürüz.
Özetlemek gerekirse fall/fell asleep farkı tamamen zamansaldır. Anlam açısından aynı fiili ifade ederler fakat “fell asleep” dediğimizde geçmiş zamandan bahsetmiş oluruz. Örneğin.
Umarız buraya kadar yazımızdan fall/fell asleep farkı konusunda yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha derinlemesine, daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen, en yaygın dil hatalarından sakınmak, fall/fell asleep farkı gibi konuların ustası olmak, İngilizce seviyeni sertifikalı hale getirmek istersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz!
Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilir, üstelik dil becerini sertifikalayabilirsin!

Az önce fall/fell asleep farkının fiilin çekiminden kaynaklandığına değinmiştik. Kısaca hatırlatmakta fayda var.
Fall/fell asleep farkında karşımıza çıkan şey düzensiz fiiller, yani irregular verbs’tür. Düzensiz fiiler, düzenli fiillerin aksine -ed takısı alarak ikinci hallerine gelmezler. Fall/fell asleep farkında gördüğümüz fall fiilinin ikinci hali fell, üçüncü hali fallen’dır.
Düzensiz fiilleri öğrenmek çok önemlidir. Çünkü en yaygın fiillerin büyük bir kısmı düzensiz fiillerdir ve -ed takısı eklemek gibi bir kısayola başvurma şansımız yoktur. Bu fiillerin ikinci ve üçüncü hallerini ezberlemekten başka şansımız maalesef yoktur.
Fakat kural kabul edemesek de bazı fiillerin çekimleri birbirini andırabilir. Bu noktada önerimiz çekimlenme şekilleri birbirine benzeyen fiilleri gruplayarak öğrenmek olacaktır. Örneğin fall, fell, fallen’a benzer çekimlenen şu fiilleri de öğrenmek hatırlamana yardımcı olacaktır.
Bugün, fall/fell asleep farkı sorusuna cevap verdik. Umarız bu yazımız faydalı olmuştur! Fall/fell asleep farkı konumuzda geçen önemli konulardan olan Simple Past Tense Konu Anlatımı yazımızı da incelemeni öneririz.
Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin! Böylece İngilizce becerini en yaygın dil hatalarından arındırabilirsin!
İngiliz İngilizcesi sence de büyüleyici değil mi? İngiliz aksanlarını, İngiliz İngilizcesine has argo ve tabirleri ve deyimleri konuşabilmek de dinlemek de birçok İngilizce öğrencisinin hayallerini süsler.
İngilizce pratiği yaparken film izleyebileceğini ve bunu yaparken de nelere dikkat etmen gerektiğini daha önceki yazılarımızda zaten belirtmiştik. İngiliz İngilizcesine ait aksanlar, tabirler ve diğer ince nüansları öğrenmek veya geliştirmek isteyenler için de durum hiç farklı değil, yalnızca hangi filmleri izleyeceğini bilmeni yeterli.
Online İngilizce kursu Open English ile en kısa ve hızlı şekilde İngilizce öğrenebileceğini biliyor muydun? Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurabilirsin.
İngiliz İngilizcesinin tam performans kullanıldığı ve izledikçe hoşuna gidecek film alternatiflerini senin için listeledik, hadi gel birlikte bakalım:

İngilizce öğrenmeye başlarken bir kralın bunu yapmasını izlemekten daha uygun ne olabilir? Kral VI. George’un kekelemesini düzeltmek için pratik yapması hikayesini anlatıyor.
Filmin bazı yerlerinde küfürler de olduğundan izlerken biraz dikkat edilmesi gerekebilir. Ancak aktörün klasik aksanı ve filmdeki konuşma eğitmeninin tavsiyeleri, İngiliz İngilizcesi öğrenmeye niyetli olanlar için son derece yararlı olabilir.
Züppe bir fonetik profesörünün (Rex Harrison), kendisiyle beraber yüksek sosyete arasında yer bulabilmesi için bir çiçekçi kıza (Audrey Hepburn) düzgün İngilizce konuşma dersi vermesini konu alan bir müzikal olan “My Fair Lady”, eğer amacın film izleyerek İngiliz İngilizcesi öğrenmekse tam sana göre.
Filmde İngilizce şarkılar, deyimler ve bol bol eğlenceli aksan seni bekliyor.
Sihirli güçleri olan bir çocuk bakıcısının (Julie Andrews) hikayesini konu alan meşhur bir çocuk hikayesi olan film, hem çizgi film hem de gerçek sahnelerden oluşuyor.
Yalnız filmi izlerken kötü aksanıyla meşhur olan Dick Van Dyke’ın karakteri olan Bert’i kendine örnek alma.

Esprili bir gangster filmi olan ve başrolünde Michael Cane’in oynadığı “Italian Job”da karşına çıkacak İngilizce terimler, tabirler ve deyimleri gerçek hayatta da İngiltere’de sıkça duyabilirsin.
Ünlü bir Amerikan aktrisi (Julia Roberts) kitap almak için dükkanına uğradıktan sonra hayatı alt üst olan bir kitapçının (Hugh Grant) hikayesini konu alan bir romantik komedi olan “Notting Hill”, özellikle hem İngiliz hem de Amerikan aksanlarını bir arada barındırması dolayısıyla senin için muhteşem bir dinleme pratiği olacak.
Bir sokak serserisinin, kör bir çiçekçi kıza aşık olmasını anlatan bu Charlie Chaplin klasiği aslında bir sessiz film. Evet, doğru okudunuz “sessiz film”! “City Lights” İngilizce dinleme veya konuşma değil, İngilizce okuma için muhteşem bir pratik aracı… Özellikle de o dönemlerin İngilizce deyimleri, deyişleri, tabirleri ve müziklerine ilgi duyuyorsan…

Konusu Cambridge İngiltere’de geçen ve ünlü fizikçi ve kozmolog Stephen Hawking’in hayatını anlatan bu muhteşem görselliğe sahip film, seni İngiltere’nin güzelliğinin ve İngiliz İngilizcesinin tam kalbine götürecek.
Hatta bu filmi izledikten sonra, muhtemelen Oxford ve Cambridge şehirlerini ziyaret etmek isteyeceksin. Ancak baştan uyaralım; bu filmde kullanılan dilin bir kısmı, anadili İngilizce olan kişiler için bile son derece bilimsel ve kavramsal…
Babasını savaşta kaybeden genç bir çocuğun (Thomas Turgoose) konu alan film, adından da anlaşılabileceği gibi, seni İngiltere ve İngiliz İngilizcesiyle buluşturuyor. Filmde Britanya argosu, deyimleri ve aksanlarının yanı sıra işçi sınıfının kültürüne dair de pek çok öge seni bekliyor.
İngiliz İngilizcesi konuşulan filmlerden oluşan bir liste hazırlayıp da bu listeye bir James Bond filmi dahil etmemek olmazdı! Aslında İngilizce pratiği için onlarca James Bond filminden herhangi birini tercih edebilirsin. Ama dikkat et, bir kez başladın mı kendini bitmek bilmeyen bir film maratonunda bulabilirsiniz!
Bu filmde karşına çıkacak olan Sean Connery’nin asil İngiliz aksanını dinlemek bile başlı başına bir İngilizce pratiği olacaktır.
Böyle bir listede elbetteki Alfred Hitchcock’u unutmak olmazdı! Eğer İngiliz aksanlarını, sisli Londra manzaralarını ve casusluk filmlerini seviyorsanız bu film tam size göre! En İngiliz aksanları, İngiliz argosunu ve İngiliz İngilizcesine ait tabirleri bu filmde sıkça göreceksiniz.
İngiliz İngilizcesinin kulaklara ziyafet çektiren dünyasını sana en güzel şekilde sunan bu 10 filmi daha önce hiç izlemediysen bir an önce izlemeni, eğer daha önce izlediysen de bir kez de bu açıyı dikkate alarak izlemeni tavsiye ediyoruz.
Daha fazla film? İngilizcesi basit filmler yazımıza göz atabilirsin.
Filmlerle tabii ki de İngilizceyi bir yere kadar öğrenebilirsin ama bildiğin gibi İngilizce her zaman tekrar edilmesi ve canlı tutulması gereken bir dildir.
Bunun için sana muhteşem bir tavsiyemiz var: Online İngilizce kursu Open English! İngilizce platformumuzda İngilizceni geliştirmek için kullanabileceğin telaffuz aracı, deyimler, interaktif videolar, gramer öğreten üniteler, okuma metinleri ve çok daha fazlası var.
Eğer sen de sıfırdan İngilizce öğrenmek, İngilizceni geliştirmek veya İngilizceni canlı tutmak istiyorsan, Open English online İngilizce kursu tam sana göre! Hadi hiç vakit kaybetme, yan tarafta yer alan formu doldur ve İngilizce öğrenme serüvenine başlamak için ilk adımı at.
Türkçede olduğu gibi İngilizcede de kipler vardır. Fakat genelde İngilizce öğrenirken cümleleri kurmayı öğrendikten çok sonra dilek kipine ait olduklarını öğreniriz. Fakat bazı dilek kipi yapıları vardır ki üst düzey kabul edilir ve bazen günlük hayatta bile çok duymayız.
Bu tür ileri İngilizce dilek kipi yapıları genelde edebi eserlerde, film ve kitaplarda karşımıza çıkarlar. Örneğin çok ünlü bir Star Wars alıntısı olan “may the force be with you” da bu tür bir İngilizce dilek kipi örneğidir. Haydi gel İngilizce dilek kipinin tüm detaylarını seninle paylaşalım!
İngilizce dilek kipi kullanımı ile ilgili yazımıza başlamadan sana bir sorumuz var: İngilizceyi mükemmel bir şekilde konuşmak, İngilizce dilek kipi kullanımı hakkında tüm sırları bilmek ister misin? Cevabın “evet” ise seni Open English’e davet ediyoruz!
Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

İngilizce dilek kipinin asıl ismi “subjunctive mood”dur. Ne kadar çevirisi dilek kipi olarak geçse de İngilizce dilek kipinin birçok amacı varır. Dilek anlamının yansıra tavsiye ve emir verme, talep etme, varsayımsal durumlardan bahsetme gibi işlevleri vardır.
Değinmemiz gerekir ki İngilizce dilek kipinin az sonra bahsedeceğimiz kullanımı, Britanya İngilizcesinde Amerikan İngilizcesinde olduğundan daha az yaygındır. Britanya İngilizcesinde biraz sonra göreceğimiz “subjunctive verb”ler yerine “should kullanımı tercih edilir.
İngilizce dilek kipini genelde şimdiki zaman ve geçmiş zaman İngilizce dilek kipi olarak ikiye ayırırız. Öncelikle şimdiki zamandaki İngilizce dilek kipine, yani “the present subjunctive”e bir bakalım.
Şimdiki zaman İngilizce dilek kipi, adı ne kadar şimdiki zaman olsa da gelecekteki olay ve durumlar için kullanılır. Şimdiki zaman denme sebebi kullandığımız fiillerin şimdiki zaman halinde olmasıdır.
İngilizce dilek kipinin bu kullanımında iki cümleciğimiz vardır. İlk cümleciğimizde indicative verbler kullanılarak kimin, nasıl dilek, talep veya varsayımsal durumu dile getirdiğini görürüz. İkinci cümleciğimizde ise hanig dilek, talep veya varsayımsal durumdan bahsedildiğini görürüz.
Bu örnekte gördüğümüz gibi altı çizili kısım ilk cümleciğimizi gösterirken, “that” ve sonrasında gelen italik kısım tavsiye edilen şeyi gösteriyor. Görebileceğin gibi koyu yazılan fiilimiz yalın halinde. Anlamı ise gelecek zamanda çalışmasını tavsiye etmek üzerine. Birkaç örneğe daha bakalım.
Son örneğimizde dikkat ettiysen olumsuzluk anlamını fiilden önce “not” getirerek kurduk.
Umarız buraya kadar İngilizce dilek kipi kullanımı ile ilgili sırlarımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizce dilek kipi kullanımı konusunu ve birçok ileri konuyu daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni Open English’te görmekten mutluluk duyarız!
Open English’e abone olarak sana özel çalışma programına sahip olabilir ve ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin. Üstüne üstlük, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve sonsuz içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
İngilizce konuşmak istersen yan tarafta yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

“The past subjunctive” yani geçmiş zaman İngilizce dilek kipi genelde geçmişte ya da şimdiki zamandaki olaylar veya durumlardan bahsederken kullanılır. Bahsedilen olaylar ya imkansız, ya da hayali durumlardır. Yine iki cümlecik şeklinde ele alınırlar.
Asıl cümleciğimizde yine indicative mood’dan faydalanırız ve genelde “wish” fiilini kullanırız. Diğer cümlecikte ise genelde “that, if, as if” kullanarak subjunctive mood’a geçeriz.
Gördüğün gibi ilk cümlemizde “wish”i kullanmış, ardından ikinci cümlecikte istediğimiz şeyi, yani “burada olmasını” söylemişiz.
Burada da bu sefer “if” kullanarak “yerinde olsaydım” demiş ve ne yapacağımızı ikinci cümlecikte, geçmiş zamanda söylemişiz. Dikkat edelim, bu tarz cümlelerde “was” kullanmayız. “Be” fiilini hep “were” olarak çekimleriz.
Bugünkü yazımızda İngilizce dilek kipi kullanımı için detaylı bir rehber ile karşındaydık. Sana çok fazla şey katacak, İngilizceyi daha iyi öğrenmeni sağlayacak bu öneriler umarız işini görür! Eğer İngilizce öğrenme için daha çok ipucu istersen Kendi Kendine İngilizce Öğrenmek Mümkün Mü? başlıklı yazımıza göz atmanı öneririz. İngilizce dilek kipi kullanımı ile ilgili yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizce öğrenirken motivasyonunu yüksek tutmak ve İngilizce dilek kipi gibi konuları öğrenmek için daha çok tavsiye almak ister misin?
Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Türkiye, doğal ve yapay güzellikleri sayesinde yılın her döneminde dünyanın birçok yerinden turist ağırlıyor. Türkiye’ye gelen turistler genellikle İngilizce konuşarak anlaşmak istiyorlar. Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde çalışarak ya da tatil yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Onlar rahatça iletişim kurdukları için mutlu olurken sen de yaptığın İngilizce pratikleri için mutlu olursun!
Yaz ve kış tatilleri için tercih edilen Türkiye’de İngilizce konuşulan yerler nereler ve insanlar bu bölgelerde tatil yapmayı neden seviyor? Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde bulunduğunda, insanlarla İngilizce iletişim kurmak için en çok hangi cümlelere ihtiyacın olur?
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde özgüvenli bir biçimde iletişim kurabilmen için yapman gerekenler neler? Aklındaki sorulara bu yazımızda yanıt bulacaksın.
Sayfada bulunan formu doldur, Türkiye’de gezerken İngilizceyle karşılaştığında sessiz kalma. En hızlı İngilizce yöntemini keşfet.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerin başında elbette Türkiye’nin en fazla turist alan şehirleri geliyor. Bu bölümde senin için Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerden 5 tanesini sıraladık.

Türkiye’de İngilizce pratiği yapmak için en uygun şehirlerden biri Antalya şehri. 2022 yılında Ocak – Ekim ayları arasında hava yoluyla 2 milyona yakın misafir alan Antalya, Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerin başında geliyor. Özellikle Kaş, Kemer, Alanya, Side, Manavgat ilçeleriyle ilgi çeken Antalya’ya giderek yapacağın İngilizce pratikleriyle İngilizceni ilerletebilirsin.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerden biri de Aydın şehri. 2021 yılı istatistiklerinden yılda 1 milyon civarı ziyaretçi aldığını öğrendiğimiz Aydın şehri turistlerin ilgisini çeken şehirlerden biri. Özellikle Kuşadası ve Didim ilçeleriyle ön plana çıkan Aydın’a gitmek, İngilizceni ilerletmek için en iyi yollardan biri.
İstanbul, Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerin en önemlilerinden biri. 2022 yılında Ocak – Ekim ayları arasında 10 milyonu aşkın yabancı turist ağırlayan İstanbul’da İngilizceni geliştirmek için pek çok fırsat yakalayabilirsin. İstanbul’da özellikle Sultanahmet ve Beyoğlu çevresi Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerden sayılabilir.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerler denince akla ilk gelen yerlerden biri de tabi ki İzmir şehri. 2022 yılı istatistiklerine baktığımızda İzmir’in, Ocak – Ekim ayları arasında 1 milyondan fazla yabancı turist ağırladığını görüyoruz. Çeşme, Alaçatı ve Foça ilçeleriyle çok sayıda turisti kendisine çeken İzmir’de rahatlıkla İngilizce pratiği yapabilirsin.

2022 yılında Ocak – Ekim ayları arasında 2 milyonu aşkın yabancı turist ağırlayan Muğla, Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerin başında geliyor. Muğla şehri özellikle Fethiye, Bodrum, Datça, Marmaris gibi ilçeleriyle turistler için tatil merkezi haline geliyor. Muğla, İngilizce pratiği yapmak için ideal bir şehir desek yanlış bir söylemde bulunmuş olmayız.
Bonus: Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerin en önemlilerinden biri de online İngilizce kursu Open English! Open English’te İngilizce pratiği yapmak çok kolay. Üstelik Open English %100 online olduğundan İngilizce konuşmak için hiçbir yere gitmene de gerek kalmıyor.
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerin moderatörlük yaptığı yabancı dil konuşma sınıfları sayesinde dünyanın farklı yerlerinden ana dili İngilizce olan insanlarla konuşabilirsin. Burada yaptığın konuşma pratikleri sayesinde İngilizceni ileri seviyelere taşıyabilirsin.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde çok sık kullanılan bazı cümleler var. Bu cümleleri öğrenerek sen de Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde iletişim kurarken sohbeti ilerletebilirsin.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde ihtiyaç duyacağın birkaç cümleyi yazımızdan öğrendin. Daha fazlasını öğrenmek istersen Turizmde Kullanılan İngilizce Kelimeler ve İfadeler yazımızı okuyabilirsin.

Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde ana dilin gibi İngilizce konuşmak istiyorsan güzel bir İngilizce kursuna gitmelisin. Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde pratik yaparken nasıl iyi bir İngilizce kursu bulacağını düşünmene gerek yok. %100 online İngilizce kursu Open English ile Türkiye’nin her yerinde İngilizce öğrenebilirsin. Üstelik bunu, 7/24 istediğin zamanda canlı derslere erişim sağlayarak yapabilirsin.
Open English’te CEFR (Avrupa Ortak Dil Çerçevesi) standartlarına dayalı 8 aşamalı bir eğitim sistemi bulunuyor. Sen de seviyeni belirlemeni sağlayacak kısa bir test ile İngilizce öğrenmeye kendi kademenden hızlıca başlayabilirsin. Hangi seviyede olursan ol, online İngilizce kursu Open English ve ana dili İngilizce olan uzman eğitmenler sayesinde İngilizceni üst seviyelere taşıyabilirsin.
Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde rahatlıkla İletişim kurabilmek için, Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlere gitmeden de pratik yaparak İngilizce dilini geliştirmelisin. Hiç merak etme! Open English bu konuda da sana yardım etmeye hazır. Eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıfları sayesinde dünyanın dört bir yanından ana dili İngilizce olan yabancı öğrencilerle sohbet edebilirsin. Bu sayede bolca pratik yapma imkânına da sahip olursun ve İngilizce bilgini ilerleterek Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde daha rahat iletişim kurarsın.
% 100 online İngilizce kursu Open English’in sunduğu sertifikalı İngilizce eğitiminde binlerce saatlik interaktif derse sınırsız erişim hakkına sahip olursun. Bu sayede istediğin kadar writing, reading, listening, speaking çalışması yapabilirsin ve Türkiye’de İngilizce konuşulan yerlerde özgüvenli bir biçimde iletişim kurabilirsin.
Seçtiğin eğitim paketiyle ana dili İngilizce olan eğitmenlerin ile birebir ders seçeneğine de sahip olursun. Bu sayede bol bol tekrar yapabilir, takıldığın konuları tekrar işleyebilir ve İngilizce bilgini hızla ilerletebilirsin.
Online İngilizce kursu Open English ile ilgili daha fazla bilgi almak için Online İngilizce Kursu yazımızı okuyabilirsin. Open Englishin avantajlı fiyatlarıyla tanışmak ve Türkiye’de İngilizce konuşulan yerler hakkında daha fazla bilgi olmak için bu sayfada bulunan formu doldurman yeterli. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımızın seni hızlıca arayıp bilgilendireceğine emin olabilirsin.
İngilizce cümlelerde vurgu her şeydir. İngilizce cümlelerde vurguyu sağlamanın birçok yolu olsa da hem yazılı hem de sözlü iletişimde bunu yapmanın en kolay yolu cümle sıralamasını değiştirmektir. İngilizce cümlelerde vurgu tonlama ile de değişebilse de bu tonlamayı yazıya dökmek mümkün değildir.
İngilizce cümlelerde vurgu bir cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir. Bazen istemeyerek de olsa cümlede öğelerin yerini değiştirerek anlamı değiştirebiliriz. Bazen ise kasten belli bir öğeye vurgu yapmak isteyebiliriz. İşte bu yüzden bu yazımızda İngilizce cümlelerde vurgulamadan bahsedecek ve bu konuyu örneklerle pekiştireceğiz!
İngilizce cümlelerde vurgulama başlıklı yazımıza başlamadan önce sana sormak isteriz: İngilizceyi mükemmel bir şekilde konuşmak ister misin? Cevabın “evet” ise seni Open English’e davet ediyoruz!
Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

İngilizce cümlelerde vurgulama yapmamız için kullanabileceğimiz en temel iki araç cümle sıralaması ve tonlamadır. Tonlama noktasında genelde özellikle değindiğimiz kelimeyi daha yüksek ve daha farklı bir tonda söylememiz yeterli olabilmektedir. Fakat cümle sıralaması noktasına gelince İngilizce cümlelerde vurgu yapabilmek için bazı gramer konularını iyi bilmemiz gerekir.
İngilizce cümlelerde vurgu genellikle ilk öğede olur. Yani genellikle düz bir cümlede öznenin olması gerektiği yer asıl vurguyu verir. Fakat İngilizce cümlelerde vurgu yapmak istediğimiz öğe her zaman nesne olmayabilir. Bu yüzden cümle sıralamasını değiştirmemiz gerekir. Fakat İngilizce cümlelerde vurgu yaparken cümlenin sıralamasını değiştirmek riskli olabilir. Öğeleri doğru şekilde taşımak çok önemlidir.
Hazırsan İngilizce cümlelerde vurgulamayı nasıl yapabileceğimize bir göz atalım!
İngilizce cümlelerde vurguyu değiştirmenin en temel yollardan biri cümlenin çatısını değiştirmektir. Etken çatı (active voice), genellikle en yaygın gördüğümüz cümle tipidir ve cümledeki işi yapan kişiyi, yani özneyi vurgular. Edilgen çatıda (passive voice) ise işi yapan kişi önemli değildir ya da belirtilmesi gereksizdir. Bu yüzden yapılan iş ön plandadır ve özne konumuna cümlenin nesnesi geçer.
Bu cümlemiz etken bir cümle. Yani en başta öznemiz var ve vurgu temizleme işini yapan kişide, yani öğrencilerde. Cümleyi edilgene çevirelim:
Bu cümlemiz ise edilgen yapıda. Gördüğün gibi işi yapan kişi olan “students” öğesini kullanmadık bile. Özne pozisyonunda ise temizlenen şey, yani nesne olan “classroom” var. Dolayısıyla vurgumuz yapılan işte olmuş oldu.

İngilizce cümlelerde vurguyu bazen zamana taşımak isteyebiliriz. Örneğin geçen hafta tatile gittiğimizi söyleyeceksek ve ne zaman gittiğimiz tatile gitmiş olduğumuz gerçeğinden önemliyse zamanı öne taşıyabiliriz. Örneğimize bakalım.
Bu cümlemizde zamanımız çoğu zaman olduğu için en sonda. Fakat vurgulamak istediğim öğe zaman olduğu için bunu cümlenin başına taşıyabilirim.
Gördüğün gibi cümlemizdeki zaman ifadesini başa alıp ardından virgül kullandık. Böylece artık vurgumuz işi ne zaman yaptığımızla alakalı oldu.
Umarız buraya kadar İngilizce cümlelerde vurgulama hakkında yeni şeyler öğrenmişsindir! Her ne kadar uzun uzun anlatsak da vurguyu kağıt üzerinde öğrenmek zordur. Bu yüzden dili ana dili olan birinden öğrenmek çok önemlidir!
Bu noktada Open English yanında! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. Bunun dışında deyim ve söz öbeklerine ulaşabildiğin interaktif etkinliklerle yeni kelimeler öğrenebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce konuşmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce cümlelerde vurguyu değiştirmenin bir başka yolu ise zarfları cümlenin başına taşımaktır. Tüm zarflarda bunu yapmamız mümkün olmasa da genellikle sorunsuz bir şekilde en başa alabiliriz.
Cümlemizde geçen “never, seldom, no sooner, in no way” gibi olumsuz kalıpları başa taşıyarak cümlemizde vurguyu olumsuz olması yönüne çekebiliriz.
Genellikle Present Perfect cümlelerde bu yapıya rastlarız.

İngilizcede Simple Present, Simple Past gibi bazı tenselerde olumlu cümlelerde yardımcı fiil kullanmayız. Fakat eğer fiili vurgulamak istiyorsak, normalde kullanmasak bile fiilden önce yardımcı fiil kullanabiliriz. Eğer Simple Past bir cümledeysek asıl fiilimizi yalın halinde kullanmamız gerektiğini unutma!
Introductory adverbs olarak isimlendirdiğimiz bağlaç görevli zarfları cümlenin sonunda da başında da kullanılabiliriz. Cümlenin başında kullanıldığında cümlenin tamamını daha da vurgulu hale getirir.
Bu yazımızda İngilizce cümlelerde vurgulamaya değindik. Bu tarz İngilizce cümlelerde vurgulama kurallarını sıkça kullanarak hayatının bir parçası haline getirebilirsin. Türkçeye İngilizce cümlelerde vurgulama yazımızda geçen bir diğer önemli konu olan Passive Voice / Active Voice konusunu da sitemizden okuyabilirsin!
Yazımızı kapatmadan sana Open English’in fırsatlarından biraz daha bahsetmek isteriz. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabileceğin gibi, TOEFL, IELTS gibi dil sertifika sınavlarına da çalışabilirsin. Ayrıca yapay zeka tarafından hazırlanmış eğlenceli ve interaktif aktiviteler ile İngilizce becerilerini zirveye çıkarabilirsin!
If Clause İngilizcede göreceli olarak biraz daha ileri seviyelere ait bir konu. Fakat If Clause içerisindeki farklı tiplerden bazılarını öğrenmek diğerlerine göre daha kolay olabilir. Bu If Clause konu anlatımı yazımızda sizlerle If Clause tiplerini detaylarıyla inceleyecek ve örneklerle destekleyeceğiz. Hazırsan başlayalım!
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English, 1.5 milyon kullanıcısı ve 15 yıllık deneyimi ile dünya çapında alanında önde gelen bir kuruluş. Bunun sebebi ise sunduğu harika imkanlar.
Open English aboneliğinin başlangıcından itibaren ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı dersler alabilir, konuşma gruplarında pratik yapabilir ve tüm içeriklerimize sınırsız bir şekilde erişebilirsin.
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
If Clause konu anlatımımıza öncelikle ne olduğuna değinerek başlayalım. If Clause Türkçedeki koşul-şart cümlelerine karşılık gelir. Bir olayın gerçekleşmesi için gereken koşul ve sonucu bu tarz cümlelerde verilir.
“If” eğer anlamı taşır ve “if” ile başlayan cümleciğe “If Clause” deriz. Bu cümlecikte “Eğer …” diye başlayarak koşul olan olay verilir. Diğer cümleciğe ise “Main Clause” deriz ve bu cümlecikte de koşulun yerine gelmesi sonucunda ne olacağını söyleriz.
If Clause cümleleri 4 başlıkta incelenir. Haydi If Clause konu anlatımımızın detaylarına geçeriz.

Type Zero (0), If Clause konu anlatımımızın ilk basamağı, çünkü herkesin ilk öğrendiği tense’i içeriyor. Type Zero If Clause yapısında Simple Present Tense (Geniş Zaman) kullanıyoruz.
Geniş zamanın da genelde gerçekleşen, sürekli olarak yaşanan ya da bilimsel gerçekler gibi genelgeçer olgularda kullanıldığını hatırlarsak işimiz kolaylaşacaktır. Burada da tam olarak bunlardan bahsedeceğiz ama koşul-sonuç bağlamında ele alacağız.
If Clause (Present Simple) + Main Clause (Present Simple)
Örnek:
Not: Dikkat ettiysen If Clause cümleciğimiz illa başta olacak diye bir şart yok. If Clause ve Main Clause yer değiştirebilir fakat If Clause başta ise Main Clause’a geçmeden önce virgül kullanırız. Eğer Main Clause başta ise If Clause’a geçerken virgül koymayız. Çünkü “if” kelimesi bize zaten diğer cümleciğimize geçtiğimiz sinyalini verir.
If Clause konu anlatımı yazımızın bu başlığında işler biraz karışmaya başlayabilir. Type Zero If Clause’ın aksine burada birçok yapı ve tense kullanabiliyoruz. Anlam açısından ise kesin olmayan, gerçekleşme ya da gerçekleşmeme ihtimali olan olaylar için If Clause Type 1 kullanırız.
If Clause (Present Simple, Present Continuous, Present Perfect, Present Perfect Continuous) + Main Clause (Will, May, Might, Can, Should, Must + fiilin yalın hali)
Örnek:
Umarız buraya kadar her şey aklına yatmıştır. Fakat aklında If Clause konu anlatımıyla alakalı ya da herhangi bir İngilizce konusunda sorun varsa bunları cevaplamanın en verimli yolu Open English’e katılarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 derslerde öğrenerek aklındaki sorulara anında cevap almak olacaktır! Ve tabii ki sınırsız içerik erişimi, canlı konuşma grupları gibi fırsatlar da İngilizce öğreniminde sana çok fayda sağlayacaktır!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

If Clause konu anlatımımızın bu kısmında imkansız ya da yaşanma ihtimali çok az olan olaylardan bahsederken kullandığımız If Clause Type 2 var. Bu yapıyı kullanırken “şöyle olsaydı şöyle olabilirdi” gibi geçmişte kalmış ve etkilerinden hayali olarak bahsettiğimiz, daha varsayımsal anlamlar veren cümleler kurarız.
If Clause (Simple Past, Past Continuous) + Main Clause (Could, Would, Might + fiilin yalın hali)
Örnek:
Not: If Clause Type 2’da geçmiş zaman cümleleri kurarken “be” fiilini özne fark etmeksizin “were” olarak kullanırız. “If I were you…” gibi “senin yerinde olsaydım şöyle yapardım” cümlelerini de bu şekilde kurarız.
If Clause konu anlatımımızın Type 3 başlığında artık anlam açısından geçmişte kalmış pişmanlıklar ve değişmesi mümkün olmayan durumlardan bahsederiz. If Clause Type 3’yi, Type 2’nun daha da geriye dönük hali olarak düşünebiliriz. Bu yüzden Perfect Tense’lerde kullandığımız “have” yardımcı fiilini kullanacağız.
If Clause (Past Perfect, Past Perfect Continuous) + Main Clause (Could, Would, Might + have + fiilin üçüncü hali)
Örnek:
If Clause konu anlatımımızın sonuna geldik. Eğer “If I had learnt English with native speakers, I would have learnt it faster” gibi bir pişmanlık cümlesi kurmak istemiyorsan sana Open English’e katılmanı şiddetle tavsiye ediyoruz! Online İngilizce kursu Open English sana İngilizceyi kendi programına uygun, kendi şartlarında öğrenme fırsatı veriyor. Hem de ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı dersler alarak, konuşma gruplarında pratik yaparak ve tüm içeriklerimize ulaşma ayrıcalığına sahip olarak!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce dilinde bağlaçları etkili bir şekilde kullanarak karmaşık cümleler oluşturmak, dil becerilerini geliştirmenin ve iletişimi zenginleştirmenin önemli bir yoludur. Bağlaçlar, cümleleri birbirine bağlayarak anlamın daha açık ve derin olmasını sağlar. Günlük İngilizce konuşmalarda her ne kadar bağlaçlar sık kullanılmasa da akademik kariyerde, iş hayatındaki yazışmalarda ve özellikle de edebiyatta sıklıkla kullanılmaktadır.
Bağlaçlar, iki cümleyi birbirine bağlayan kelimelerdir demek bağlaçların üstlendikleri göreve haksızlık etmek gibi olur. Bağlaçlar rastgele iki cümleyi birbirine bağlayan kelimeler değillerdir. Anlamsal olarak bir bütünlük içinde olan cümleleri birbirine bağlayarak daha net ifadeler yaratmaya yardımcı olan bağlaçlar, tıpkı Türkçede olduğu gibi İngilizcede de yazışmalarda sıklıkla kullanılan kelimelerdir.
Biz de bu makalede, İngilizce dilinde bağlaçları kullanarak karmaşık cümleler oluşturmanın önemini ve bu beceriyi nasıl geliştirebileceğine dair detayları seninle buluşturacağız.
Bağlaçlar, cümleleri, kelimeleri veya cümle öğelerini bir araya getirerek anlamın bütünlüğünü sağlar. Temel bağlaçlar arasında “and” (ve), “but” (ancak), “or” (veya), “because” (çünkü), “although” (rağmen) gibi yaygın kullanılan bağlaçlar bulunur. Bu bağlaçlar, cümleleri birleştirirken okuyucu veya dinleyiciye daha anlamlı cümleler yaratmanın kapılarını açar.

İngilizce bağlaçları 5 alt başlık altında toparlayabiliriz. Bu başlıklar altında İngilizce bağlaç örneklerini ve bu bağlaçlardan bir tanesi ile kurulmuş örnek cümleleri göreceksin.
İngilizce bağlaçlarla alakalı daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyarsan İngilizce bağlaçlar – conjuctions listesi başlıklı yazımıza göz atabilirsin.
“And,” “as well as,” “both… and”
Örnek: “She likes both tea and coffee.”
“But,” “however,” “although,” “nevertheless”
Örnek: “He is very talented, but he lacks confidence.”
“Because,” “since,” “as a result,” “therefore”
Örnek: “She couldn’t sleep because the room was too noisy.”
“If,” “unless,” “in case,” “provided that”
Örnek: “I will come if you invite me.”
“When,” “while,” “before,” “after”
Örnek: “She sang while he played the piano.”
İngilizce öğrenmek için arayış içindeysen yan tarafta yer alan formu doldurarak bu konuda ilk adımı atabilirsin.

Bağlı cümleler, sadece edebiyatta kullanılıyor diye bir kural yok. Sonuçta anlaşmak için cümlelerden faydalanıyoruz ve bu yazılı veya sözlü anlaşma sırasında bağlaçları kullanarak metnimizi ya da konuşmamızı daha etkili bir hale getirebiliriz. Ayrıca bağlı cümleler kullanmanın avantajlarını sadece bunlarla sınırlayamayız.
Bağlaçlar kullanılarak oluşturulan karmaşık cümleler, düşünceleri daha derinlemesine ifade etmemize olanak tanır. Bu, dil becerilerimizi geliştirmemizi önemli katkılarda bulunur.
Karmaşık cümleler, okuyucunun veya dinleyicinin ilgisini çeker çünkü daha fazla bilgi ve detay içerir. Bu, iletişimimizi etkili bir şekilde yapmamıza yardımcı olur.
Bağlaçlarla oluşturulan cümleler, dilin zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koyar. Bu, ifademizin daha etkileyici ve etkili olmasına katkı sağlar.

İngilizce bağlaç kullanımını geliştirmek için birçok yönteme başvurabilirsin. 3 temelde bağlaç kullanımını nasıl geliştirebileceğine dair detaylara hızlıca ulaşabilirsin.
Kitaplar, makaleler, filmler ve müzik gibi çeşitli kaynaklardan bağlaç kullanımını gözlemleyerek öğrenmek, farklı bağlaçları anlamlarına uygun bir şekilde kullanmayı geliştirebilir.
Bağlaçlarla cümleler kurarak pratik yapmak, bu dil becerisini güçlendirmenin en etkili yollarından biridir. Günlük yazı yazma veya İngilizce konuşma pratiği bu konuda yardımcı olabilir.
Öğrendiğiniz bağlaçları kullanarak kendi cümlelerini oluşturmak, dil bilgisini pekiştirmenin yanı sıra yaratıcılığını da geliştirir.
Sonuç olarak bağlaçlar, İngilizce dilinde karmaşık cümleler oluşturmanın temel taşlarından biridir. Bu dil becerisi; iletişimi zenginleştirir, dilin derinliklerine inmeni sağlar ve daha etkili bir şekilde ifade etmene yardımcı olur.
Bağlaçları doğru bir şekilde kullanmak, dil becerilerini geliştirmenin yanı sıra dilin güzelliklerini keşfetmenin de bir yoludur. Yeterli pratik ve dikkatle, bağlaçları kullanarak karmaşık cümleler kurmak, dil becerilerini daha üst düzeye taşıyabilir ve dilin zengin dünyasında daha etkili bir iletişim kurmana olanak tanıyabilir.
Bildiğin gibi İngilizcede farklı pek çok kelime var. Hatta önceki yazılarda değindiğimiz bir konu vardı: aynı kelimenin farklı zıt anlamlara sahip olması… Bu bile İngilizcedeki kelimelerle alakalı bir fikir edinmene yardımcı olmaktadır.
İngilizce kelimeler, her dilde olduğu gibi burada da kendini konuşurken net bir şekilde ifade etmek, yazı yazarken anlatmak istediğini sıkıntısız bir şekilde anlatmak ve karşı tarafı dinlerken söylediklerini eksiksiz bir şekilde anlamak için son derece önemlidir.
Biz de bu durumları göz önünde bulundurarak bu yazımızda İngilizcedeki en zor 15 kelimeyi listeledik ama nasıl zor kelimeler bunlar? Tabii ki telaffuz açısından zor olanlar…
Kelime listemize geçmeden önce İngilizcedeki kelime telaffuzunun önemine derinlemesine değinmek istiyoruz. İngilizcedeki kelimelerin telaffuzunun önemini iki farklı noktadan ele almakta fayda var. Bunlardan ilki, İngilizce konuşurken kelimeleri doğru bir şekilde ifade ederek anlatmak istediğini net bir biçimde karşı tarafa aktarmak…
İkincisi ise bir İngiliz ile ya da anlaşmak için İngilizcenin ortak dil olduğu bir bireyle iletişim kurarken karşındaki kişinin ne söylediklerini net bir şekilde anlayabilmek…
Bu iki durumda İngilizce iletişim kurmak için son derece önemlidir. Artık İngilizce kelime telaffuzunun önemini kavradığımıza göre yazımıza devam edebiliriz.
%100 online İngilizce kursumuza dair detaylı bilgi edinmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Yazının başında dediğimiz gibi İngilizcede telaffuz açısından çok zor olan birçok kelime var. Biz de bunlar içinden 15 tanesini seçtik.
İşte İngilizcede telaffuz edilmesi en zor 15 kelime:
(Bu yazımızda kelimelerin birebir telaffuz ediliş hallerini yazdık.)

Dünya dışı veya yeryüzü dışında yer alan gibi şekillerde Türkçeye çevrilebilecek olan bu kelimenin okunuşu “Ekstre-tires-triyıl” şeklindedir.
Kelimenin yazımından bile ne kadar zor telaffuz edilebileceğini anlamışsındır. Kulak burun boğaz uzmanı şeklinde Türkçede karşılık bulan bu kelimenin okunuşu “Oto-rayno-lerin-galı-cist” şeklindedir.
Katkısız, saf ve hilesiz gibi betimlemeleri yapmak için tercih edilen bu kelimenin telaffuzunda da sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kelimenin okunuşunu da şu şekilde yapabilirsin: ”Anı-dal-tırey-tid”
Türkçede çok sık kullanılan bir kelime olan “mendil”in İngilizcedeki karşılığı olan handkerchief kelimesini şu şekilde telaffuz edebilirsin: “Hen-kır-çif”
Erken gelmiş, vaktinden önce gelişmiş, büyümüş de küçülmüş ve bacaksız gibi farklı şekillerde Türkçeye çevrilebilen bu kelime de İngilizcede telaffuzu zor olan kelimelerden biridir. Bu kelimeyi de “Pri-ko-şıs” olarak telaffuz edebilirsin.

Sırada askeri bir terim var. Türkçede teğmen olarak ifade edilen İngilizce telaffuzu zor olan bu kelimeyi “Luu-te-nınt” biçiminde dile getirebilirsin.
Birçok girişimci tanımışsındır ya da bir şekilde girişimci kelimesini duymuşsundur. İşte bu kelimenin İngilizce telaffuzu bir miktar zorlayıcı… Entrepreneurial kelimesini “An-tre-pre-nör-yıl” olarak telaffuz edebilirsin.
Bu kelimeyi gördüğünde bile ürperiyor olma ihtimalin var. Çünkü biz de benzer duyguları yaşıyoruz. İngilizcede telaffuzu en zor kelimelerden biri olarak nitelendirebileceğimiz ve “Tebrikler” anlamına gelen bu kelimeyi “Kon-gra-çu-ley-şıns” şeklinde söyleyebilirsin.
Yaramaz ve afacan gibi şekillerde Türkçeye çevrilen bu kelime, yazılışından da görüldüğü gibi farklı bir okunuşa sahiptir. İngilizce telaffuzu zor olan bu kelimeyi “Mıs-chiv-ıs” diyerek en iyi şekilde dile dile getirebilirsin.

Ne kadar çok sesli harf var, değil mi? İngilizce telaffuzu zor olan bir diğer kelime de onomatopoeia’dır. Yansıma olarak Türkçeye çevrilen bu kelimeyi “On-o-mat-o-pi-a”
Aşağılık, yüz kızartıcı ve rezil gibi hiç hoş olmayan anlamlara karşılık gelen ignominious kelimesini de ifade ederken şu şekilde telaffuz kullanabilirsin: “İg-nı-mıni-ıs”
Eşzamanlılık olarak Türkçeye çevirebileceğimiz synecdoche kelimesini, gerçekten İngilizcede telaffuzu zor bir kelime olarak dikkate alabiliriz. Bu kelimeyi “Se-nek-da-ki” olarak telaffuz edebilirsin.
Aldırmaksızın, bakmaksızın ve ne olursa olsun gibi anlamlara gelen irregardless kelimesini de şu şekilde telaffuz etmek mümkün: “İ-re-gard-lıs”

Hevesli ve coşkulu kelimelerinin İngilizcedeki karşılığı olan enthusiastic kelimesinin telaffuzu da kimi zaman zorlu olmaktadır. Bu kelimeyi de “İn-tü-zi-astık” olarak dile getirebilirsin.
Dürüst, hakçı, vicdanlı gibi güzel ifadelerin İngilizce hali olan conscientious kelimesini de “Kan-şi-en-şıs” olarak ifade edebilirsin.
Evet, geldik listemizin sonuna. Her zaman olduğu gibi sana telaffuz yeteneğini geliştirmek için tercih edebileceğin harika bir yöntem sunuyoruz. Hemen alt başlıkta bununla alakalı detayları bulabilirsin.
Open English olarak İngilizce telaffuzunu geliştirmek için sana muhteşem fırsatlar sunuyoruz. Open English online İngilizce kursumuzda ana dilin İngilizce olan eğitmenler ile bire bir dersler gerçekleştirerek İngilizce telaffuzunu mükemmel bir hale getirebilirsin.
Diğer bir özelliğimiz ise yapay zeka destekli telaffuz aracımız… Eğer ki İngilizce anadildeki hocalar ile iletişim kurabilecek seviyede değilim diyorsan, bu özellik senin için harika… Yapay zeka destekli telaffuz aracımız, şu şekilde çalışıyor: Önce sana bir cümle veriyor ve “oynat” tuşuna bastığında bu cümlenin nasıl telaffuz edildiğini öğreniyorsun.
Sonrasında ise kayıt tuşuna basarak aynı cümleyi söylüyorsun ve yapay zekanın telaffuzunu analiz etmesi için çok kısa süre bekliyorsun. Burada analiz neticesinde cümleyi okumakta ne kadar başarılı olduğunu ve kelimelerden hangilerini doğru ve yanlış bir şekilde telaffuz ettiğini öğrenebiliyorsun.
Gördüğün gibi telaffuzunu geliştirmek istiyorsan, Open English gibisi yok. Yan tarafta yer alan formu doldurarak Open English üyesi olmak için ilk adımı atabilirsin.
İngilizce isim fiil ve mastarlar, çok temel bir konu olmasına rağmen sık sık karıştırılabilir. Bunun sebebi ise bu iki yapının işlevlerinin ortak yönlerinin bol olması. Fakat İngilizce isim fiil ve mastarların birebir aynı olduğunu söylemek tamamen yanlış olacaktır. Benzerlikleri olsa da İngilizce isim fiil ve mastarlar, doğru tanınmadığı sürece bir çok yanlış kullanıma sebep olabilir.
Bu yazımızda İngilizce isim fiil ve mastarların doğru kullanımı hakkında ipuçları verecek, İngilizce isim fiil ve mastarların farkını gösteren örneklerle yazımızı zenginleştireceğiz. Eğer aklında İngilizce isim fiil ve mastarlarla ilgili sorular varsa yazımızı dikkatle okumanı öneriyoruz. Eminiz ki bu yazının sonunda İngilizce isim fiil ve mastarların kullanımının inceliklerini kapacaksın.
Fakat başlamadan önce sana Open English’ten bahsetmek isteriz. Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, İngilizce öğrenme serüveninin her adımında sana yardımcı olmak için var! Peki, Open English’e abone olarak ne gibi fırsatlardan yararlanabilirsin? Hemen açıklayalım!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

İngilizce isim fiillere “gerund” adını veririz. Aslında ne kadar “gerund” olarak yabancı gelen bir isimle bahsetsek de çoğumuz İngilizce isim fiilleri “-ing” takısı olarak biliriz. Türkçedeki isim fiiller gibi İngilizce isim fiiller de bir fiile gelen takı ile onu isim yapar. Örneklerimize bakalım.
Gördüğün gibi gerund yapılarımız cümlede fiil konumunda değil. Çünkü onlar artık birer isim fiil.
İngilizce isim fiilleri yukarıdaki örneklerimizde “see” ve “love” fiilleri ile kullanabildik. Fakat İngilizce isim fiilleri tüm fiileri takiben kullanamayız. Bu konuda seni yoracak kısım hangi fiillerden sonra İngilizce isim fiil kullanacağımızı bilmek olacaktır. Gel bunların en yaygınlarını inceleyelim:
Umarız buraya kadar yazımızın faydası dokunmuştur! İngilizce İngilizce isim fiil ve mastarların kullanımı ilk bakışta kafa karıştırsa da mantığını kavradığımızda devamı kolay gelen bir konudur. Bu yüzden İngilizce isim fiil ve mastarların kullanımının tekrarını mutlaka yapmalısın. Yazımızın devamına geçmeden sana bir soru sormak isteriz. İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin?
Cevabın “evet” ise seni Open English’e davet ediyoruz. 15 yılı aşkın süredir 1.5 milyon kişiye İngilizce öğretmiş olan Open English, sana İngilizceye hakim olman için harika fırsatlar sunuyor. Open English’e kaydolarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce mastarlara “infinitive” adını veririz ve fiillerin başına “to” gelmesi ile oluşurlar. Bazı gramer yapılarının içerisinde karşımıza çıkar. Gel, iki cümlenin içerisinde Infinitive yapıyı görelim.
Yine İngilizce isim fiiller gibi her fiilden sonra kullanamayız. Mastarları belli başlı ana fiillerden sonra kullanabiliriz. Yine en yaygınlarını inceleyelim.

Bazı fiilleri hem infinitive hem gerund olarak farklı farklı karşımıza çıkabilir. Bunlardan bazılarının anlamları ise gerund ya da infinitive olmasına göre değişir. Bunlardan bazıları:
Bunların dışında hem gerund hem infinitive olarak kullanılması anlam değişikliği olmadan mümkün olan fiiller de vardır. Bunlar epey yaygın fiiller olduğu için hata yapma şansımız azalıyor. Örneğin:
İngilizce isim fiil ve mastarlardan bahsettiğimiz bu yazımızı artık sonlandırıyoruz. Umarız yazımızın faydası olmuştur! Eğer İngilizce isim fiil ve mastarlardan sonra öğrenmeye devam etmek istersen bir başka kritik bir konu olan İngilizce Noktalama İşaretleri başlığımıza göz atmanı öneriyoruz. Bu yazımızın sonuna gelmeden seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz.
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerinin pratiğini yapabilir ve dev içerik arşivimizdeki içeriklere sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce konuşmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.