As Well As, İngilizcede sıklıkla duyduğumuz bir sözcük öbeğidir. “As … as” yapısından türemiş olan As Well As’in kullanımı basit gibi görünse de İngilizceyi yeni öğrenen biri için kafa karıştırıcı olabilecek detayları olabilir. Bu yazımızda As Well As kullanımını detaylarıyla inceleyecek ve örneklerle pekiştireceğiz!
Başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. 1.5 milyon kullanıcısı ve 15 yıllık deneyimi ile alanında önde gelen İngilizce öğrenim platformu olan Open English, İngilizceyi kendi programına göre öğrenmek için tüm fırsatları sunuyor.
Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapabilir, konuşma grupları ile öğrendiklerini pekiştirebilir ve tüm içeriklerimize sınırsızca erişebilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
As Well As epey farklı çevirileri olan bir sözcük öbeğidir. “Bunun yanı sıra, ek olarak, hem … hem de …” gibi anlamlara gelebilir ve “also, in addition, in addition to” gibi yapılara benzer anlama sahiptir. As Well As kullanımı, genellikle arkasından isim getirilerek yapılır.
Örnek:
Not: As Well As kullanımı, bazen iki virgül arasına girerek ek bilgi verirken kullanılır. Son örneğimizde virgül arasındaki kısmı çıkarırsak cümle yapıca bozulmuyor çünkü ekstra bir bilgi veriyor. Ray’in resim çizdiğini söylerken arada Charles’ın da resim çizdiğini belirttik.

Bu yapı As Well As kullanımı ile çok da yakın değil, hatta epey spesifik bir anlamı var. Fakat ilk bakışta As Well As ile karıştırılması mümkün olduğu için yazımızda yer vermek istedik.
Bu iki yapı bir şeyin, diğer seçenekler tükendiği ve son seçenek olduğu için yapmaya değer olduğunu ima ederken kullanılıyor. Fazla detay, değil mi? Yine de günlük hayatta işine yarayacaktır!
Örnek:
Buraya kadar umarım yazımızdan istediğini öğrenebiliyorsundur. Fakat belirtmek isteriz ki bu tarz konuları ana dili İngilizce olan birinden öğrenmek her zaman çok daha verimli ve kalıcı olacaktır.
Çünkü ana dili İngilizce olan kişiler biz nasıl Türkçedeki sözcük öbeklerini içgüdüsel kullanabiliyorsak onlar da As Well As gibi kalıpları düşünmeden kullanabiliyorlar. İşte bu yüzden hayatın içinden daha fazla örnek almak ve mantığını kavramak çok daha basit bir hale geliyor!
Bu yüzden Open English’e katılmanı şiddetle tavsiye ediyoruz! Çünkü Open English, sana ana dili İngilizce olan deneyimli eğitmenlerden ders almanın en kolay yolunu sunuyor.
Bunun yanı sıra derslerde öğrendiklerini pekiştirmen için canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ya da içeriklerimize sınırsız erişerek çalışmalarına ders dışında da devam edebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
As Well As kullanımı gibi olan In Addition To’yu da yazımıza dahil ederek konuşmana varyasyon katmanı sağlamak istedik. In Addition To, As Well As kullanımı ile aynı anlama gelir. Yani “ek olarak, yanı sıra” gibi anlamlarda karşımıza çıkması mümkün. Kullanımı da aynı şekilde ardından genelde isim kullanılır.
Örnek:

Bir önceki başlığımızın neredeyse aynısı değil mi? Fakat dikkat! Bu yapıyı As Well As ve In Addition To’nun akisne arkasından cümle getirerek kullanıyoruz. Yani genelde bağlaç görevi görüyor. Bu farkı gözden kaçırırsan yanlış kullanman çok mümkün. Bu yüzden ekstra dikkat!
Örnek:
As Well As kullanımı ve bununla karıştırmanın olası olduğu yapılardan bahsettiğimiz bu yazının sonuna geldik. Yazıyı bitirmeden tekrardan seni İngilizce öğrenmenin en verimli ve kalıcı yollarını sunun Open English’e davet ediyoruz! Open English, 1.5 milyon kullanıcıya 15 yıl boyunca İngilizce serüveninde eşlik etmiş, alanında önde gelen bir kuruluş.
Online İngilizce kursu Open English’e abone olarak kendi programına göre ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapabilir, canlı konuşma gruplarında konuşma becerilerini geliştirebilir ve geniş içerik arşivimize istediğin gibi erişebilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İnsanlar olarak iletişim kurarken zaman zaman birtakım kazalarla karşılaşabiliriz. Dil sürçmesi (slip of the tongue) veya başka bir deyişle lapsus linguae, konuşurken başımıza gelen, bilinçli olmayan, çoğunlukla önemsiz, bazen de komik hatalara verilen addır.
Her yaştan ve cinsiyetten konuşmacıların sıklıkla bu durumu yaşadığı, hatta işaret dili kullanan insanların da yaptıkları hataları “el sürçmesi” olarak adlandırdığı bilinmektedir. Bu anlamda, dil sürçmesinin tüm dillerin ortak bir özelliği olduğunu söylemek mümkündür. Peki konuşma hataları ya da dil sürçmeleri neden olur, türleri nelerdir? İşte bu konuda merak edeceğin detayları yazımızda ele aldık. Keyifli okumalar!

İnsanların dili nasıl kullandığını inceleyen araştırmacılar, konuşma sürecinin arkasındaki nöropsikolojik yönler hakkında birçok açıklama ortaya koymuştur. Peki dil sürçmesi bize insan zihni hakkında ne anlatıyor? Bu doğrultuda psikodilbilimciler, dil sürçmesini yanlış ifade edilen cümle ve kelimelerin içerdiği sesli ve sessiz harfler gibi dilsel birimler üzerinden açıklamaktadır. Birçok dilbilimci kendiliğinden oluşan bu konuşma hatalarını inceleyip, bize dil hakkında ne bildiğimiz, bu bildiklerimizi konuşmak ve başkalarının bize söylediklerini anlamak için nasıl kullandığımıza dair bir açıklama getirmeye çalışmıştır. Freud ise dil sürçmesinin konuşmacının bastırılmış düşüncelerinden kaynaklandığını öne sürmüştür. Ona göre dil sürçmeleri, bilinçaltının bir yansıması, bastırılmış duygu ve düşüncelerin uygun zeminde dil sürçmesi olarak yüzeye çıkmasıdır.
Her ne kadar Freud’u haklı çıkaran örnekler mevcut olsa da günümüzde yapılan çalışmalar dil sürçmelerinin yalnızca çok küçük bir kısmının bilinçaltı ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Yıllar boyu yapılan araştırmalar sonucunda belli başlı dil sürçmesi türleri kategorize edilmiştir. Bunlardan en sık karşılaşılanı ses değişimidir. Kişi konuşma esnasında kelimelerdeki harf/ses veya heceleri yanlış kullanılabilir. Birleştirme hatalarında, doğru öğelerin seçildiği fakat bunların yanlış sırayla bir araya getirildiği görülür. “Yew Nork, black bloxes, noman numbers” gibi dil sürçmesi örnekleri meşhurdur.
Hatta ayak parmağı anlamına gelen “toe” yerine parmak anlamındaki “finger” kelimesinin kullanımı özellikle yeni İngilizce öğrenenlerin başına gelen dil sürçmelerinin en bilinenlerindendir. Zaman zaman dil sürçmelerine dizi ve filmlerde mizah amaçlı da yer verilmektedir. Örneğin, çok sevilen sitcomlardan biri olan Friends’in unutulmaz bir sahnesinde arkadaşlarının yanlışlarıyla alay etmesiyle bilinen Chandler Bing karakterinin “he wants his blue blazer back” yerine “blue blazer black” demesiyle fırsatı bulan arkadaşlarının Chandler’ın üzerine gitmesi gibi.

Dil sürçmesi en az yürürken ayağımızın takılıp tökezlememiz kadar doğal bir durumdur. Bu konuşma hatalarının nedenleri çeşitli olabilir ancak önemli olan ciddi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermedikçe hoşgörüyle karşılamak ve bu iletişim kazalarının herkesin başına geldiğini unutmamaktır.
Dil sürçmesi, iletişim sırasında ortaya çıkabilen yaygın bir durumdur. Bu iletişim kazaları, konuşmacının istediği şeyi ifade etmeye çalışırken aniden yanlış bir kelime veya ses kullanması anlamına gelir. İletişimde istenmeyen olumsuz bir durum yaratabileceği gibi, dili sürçen bir kişi kendini gülünç hissedebilir. Hele söz konusu ana diliniz olmayan bir dili konuşmaksa. İşte o zaman dil sürçmesi gibi durumlar özgüven problemlerine yol açabilir. Bu doğrultuda, İngilizce konuşurken bu hataları azaltmaya çalışmak için sık sık telaffuz ve konuşma pratiği yapılması gerekmektedir. Konuşmada yakalanılacak akıcılık, iletişimde olumlu ve özgüvenli bir hava yaratmaya katkı sağlar.
O halde sence de şimdi İngilizceni geliştirmenin ve zincirlerini kırma zamanı değil mi? 15 yılı aşkın deneyimi ile alanında lider online İngilizce kursu Open English tam da sana yardımcı olacak fırsatlara sahip! İşte Open English ailesine dahil olmanın sana sağlayacağı fırsatlardan yalnızca birkaçı:
Ayrıca Open English’te yer alan yapay zeka destekli telaffuz uygulaması sayesinde telaffuzunu kontrol edebilir ve telaffuz hatalarını düzeltebilirsin. Eğer sen de Open English ailesine katılmak ve dil becerilerini bir üst seviyeye taşımak istersen, hemen bugün kaydolabilirsin!
Daha fazla bilgi almak istersen sayfamızdaki iletişim formunu doldurman yeterli olacaktır. Kısa bir süre içinde müşteri temsilcilerimiz seninle iletişime geçecek ve dilersen kaydını başlatmak için gerekli adımları atacaklar. Hadi Open English’e gel ve bu deneyimin tadını çıkar!
Daha önce İngilizcede en çok kullanılan 100 kelime diye bir liste yapmıştık ve dedik ki neden bu listeyi genişleterek okuyucularımıza yardımcı olmayalım.
İngilizcede tıpkı Türkçede olduğu gibi binlerce kelime vardır hatta İngilizce, kelime bakımından dünyadaki en zengin dillerden bir tanesi olarak da nitelendirilir.
Tabii her dilde olduğu gibi bu kelimelerden de unutulup giden, günlük hayatta çok nadir kullanılan ya da yazım dilinde neredeyse hiç karşına çıkmayan binlerce vardır. Onun için İngilizcede en çok kullanılan 500 kelimeyi bilmek senin için son derece önemli…
Çünkü bu sayede günlük konuşmalara dahil olabilir ve konuşulanları kolayca anlayabilirsin.
İngilizcede en çok kullanılan 500 kelime listemize geçmeden önce sana kelime öğrenmede muhteşem destekler sağlayacak platformumuzdan bahsetmek istiyoruz. Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursumuz sayesinde İngilizce kelimeleri kolayca öğrenebilirsin.
Günlük haberler sayesinde yeni kelimeler öğrenebilir ve kullanımlarına dair örnekler tecrübe edebilirsin. Deyimler bölümümüz ile günlük hayatta veya yazışmalarda sık kullanılan deyimleri öğrenebilir, farklı okuma metinlerimiz sayesinde de farklı kelimeleri hızlı bir şekilde öğrenebilirsin.
Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak için yan tarafta yer alan formu doldurman yeterli.

Şimdi gelelim kelime listemize… Bu listemizde İngilizcede en çok kullanılan 500 kelimeyi ve bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını seninle buluşturuyoruz.
Öncesinde bir ısınma turu atmak istersen, İngilizcede en çok kullanılan 100 kelime yazımıza da göz atabilirsin.
İşte İngilizcede en çok kullanılan 500 kelime listesi:
| İngilizcede En Çok Kullanılan 500 Kelime | Türkçe Karşılığı |
| able | yapabilen |
| about | hakkında |
| above | yukarıdaki |
| accessible to | erişilebilir |
| according to | e göre |
| achievment | başarı |
| across | karşısında |
| admit | kabul etmek |
| adult | yetişkin |
| affect | etkileme, etki etmek |
| after | dikten sonra |
| afternoon | öğleden sonra |
| afterwards | ondan sonra |
| again | tekrar, yine |
| against | aleyhinde, -e karşı |
| age | yaş |
| agent | ajan |
| ago | önce |
| agree | anlaşmak, katılmak |
| ahead | ilerde |
| air | hava |
| all | her şey |
| all right | peki |
| almost | neredeyse |
| alone | tek başına |
| along | süresince |
| already | zaten, çoktan |
| also | üstelik |
| although | e rağmen, olduğu halde, gerçi |
| altogether | büsbütün |
| always | her zaman, daima |
| among | arasında |
| and | ve, ile |
| any | hiç |
| anybody | hiç kimse, herhangi biri |
| anyone | hiç kimse, herhangi biri |
| anything | hiçbir şey, herhangi bir şey |
| anyway | her halükârda |
| anywhere | herhangi bir yere |
| appear | görünmek, gözükmek |
| apple | elma |
| apply | başvurmak |
| approach | yaklaşım |
| april | nisan |
| area | alan, bölge |
| argue | tartışmak |
| arm | kol |
| around | etrafta, çevrede |
| arrive | varmak, ulaşmak |
| art | sanat |
| article | makale |
| artist | sanatçı |
| as | kadar, gibi |
| ask | sormak |
| assume | varsaymak |
| attack | atak |
| attention | dikkat |
| attorney | avukat |
| audience | seyirci |
| august | ağustos |
| author | yazar |
| authority | yetki, otorite |
| avoid | önlemek, kaçınmak |
| away | uzakta |
| baby | bebek |
| back | geri |
| bad | kötü |
| bag | sırt çantası |
| ball | top |
| bank | banka |
| bar | bar, baro |
| base | temel, baz |
| be | olmak, var olmak |
| beat | dövmek, yenmek |
| beautiful | güzel, hoş |
| because | çünkü, diği için |
| become | haline gelmek |
| bed | yatak |
| before | önce |
| begin | başlamak, başlatmak |
| behavior | davranış, tutum, hareket |
| behind | arkada |
| believe | inanmak, inancı olmak |
| below | aşağı |
| benefit | yarar, fayda |
| beside | başka, yanında |
| besides | ayrıca |
| best | en iyi |
| better | daha iyisi |
| between | arasında |
| beyond | ötesinde |
| big | büyük |
| bill | fatura |
| billion | milyar |
| black | siyah |
| blood | kan |
| blue | mavi |
| board | yazı tahtası |
| body | vücut |
| book | kitap |
| born | doğmuş, doğum |
| both | ikisi de |
| box | kutu |
| boy | erkek çocuk |
| bread | ekmek |
| break | kırılma |
| Breakfast | kahvaltı |
| bring | getirmek |
| brother | erkek kardeş |
| budget | bütçe |
| build | inşa etmek |
| building | bina |
| bus | otobüs |
| business | iş |
| busy | meşgul |
| but | ama, fakat |
| buy | satın almak |
| by | yoluyla |
| cab | taksi |
| call | çağrı, aramak |
| camera | kamera |
| campaign | kampanya |
| can | yapabilmek |
| cancer | kanser |
| candidate | aday |
| capital | başkent |
| car | araba |
| card | kart |
| care | bakım |
| career | kariyer |
| carry | taşımak |
| catch | yakalamak |
| cause | sebep olmak |
| cell | hücre |
| center | merkez |
| century | yüzyıl |
| certainly | kesinlikle |
| chair | sandalye |
| challenge | meydan okuma |
| chance | şans |
| character | karakter |
| charge | şarj etmek |
| cheap | ucuz |
| child | çocuk |
| choose | seçmek |
| church | kilise |
| cigarette | sigara |
| cinema | sinema |
| citizen | vatandaş |
| city | şehir |
| civil | sivil |
| class | sınıf |
| class | sınıf |
| clear | açık |
| clearly | açıkça |
| coach | koç |
| coffee | kahve |
| cold | soğuk |
| colour | renk |
| come | gelmek |
| common | ortak, yaygın |
| company | şirket |
| compare | karşılaştırmak |
| computer | bilgisayar |
| concern | ilgilendirmek |
| condition | şart |
| conference | konferans |
| consider | dikkate almak, göz önüne almak |
| crazy | çılgın, deli |
| dad | baba |
| dangerous | tehlikeli |
| dark | karanlık, koyu |
| date | tarih, randevu |
| daughter | kız çocuk |
| day | gün |
| december | aralık |
| delicious | lezzetli |
| different | değişik |
| difficult | zır |
| dinner | akşam yemeği |
| dirty | kirli |
| doctor | doktor |
| double | çift, ikiye katlamak |
| down | aşağıya doğru |
| each | her, her biri |
| early | erken |
| easy | kolay, basit |
| else | başka |
| empty | boş |
| enough | yeterli |
| even | bile, hatta |
| evening | akşam |
| ever | daima, hiç |
| every | her biri |
| exactly | tam olarak |
| except | hariç tutmak, haricinde |
| expensive | pahalı |
| extra | ekstra |
| family | aile |
| far | uzak, uzakta |
| fast | hızlı |
| father | baba |
| february | şubat |
| few | az |
| file | dosya |
| film | film |
| final | final, son |
| fine | güzel, iyi |
| first | ilk, öncelikle |
| floor | zemin |
| food | yiyecek |
| for | nedeniyle |
| foreign | yabancı |
| forward | ileri |
| friday | Cuma |
| friend | arkadaş |
| full | dolu, tam |
| fun | eğlence |
| funny | komik |
| game | oyun |
| gas | gaz |
| general | genel |
| gentleman | centilmen |
| get permission | izin almak |
| girl | kız çocuk |
| god | tanrı |
| good | iyi |
| goverment | hükümet |
| great | harika |
| green | yeşil |
| grey | gri |
| half | yarım |
| hand | el |
| handbag | el çantası |
| happy | mutlu |
| hard | zor, sert |
| healthy | sağlıklı |
| heart | kalp, gönül |
| help | yardım etmek |
| here | burada |
| high | yüksek yer |
| holiday | tatil |
| home | ev |
| hospital | hastane |
| hot | sıcak |
| hotel | otel |
| hour | saat |
| house | ev |
| how | nasıl |
| however | ama, oysa |
| hungry | aç |
| husband | koca |
| idea | fikir |
| if | eğer, ise |
| important | önemli |
| in | içinde |
| incredible | inanılmaz |
| information | bilgi |
| inside | iç, içteki |
| instead of | yerine |
| interesting | ilginç |
| international | uluslararası |
| into | içine, içeriye |
| it | o |
| january | ocak |
| job | iş, meslek |
| joke | şaka, şaka yapmak |
| july | temmuz |
| june | haziran |
| just | sadece |
| key | anahtar |
| kind | çeşit, nazik |
| kitchen | mutfak |
| lady | kadın, hanımefendi |
| large | geniş, büyük |
| late | geç |
| least | az miktar |
| less | daha az |
| life | hayat, ömür |
| light | ışık |
| list | liste, listelemek |
| little | az miktar |
| long | uzun |
| lot | çok, hisse |
| luck | şans |
| lunch | öğle yemeği |
| posta | |
| main | ana, esas, başlıca |
| man | adam |
| manager | yönetici, müdür |
| many | bir hayli, çok |
| march | mart, marş |
| market | pazarlama |
| may | mümkün olmak, mayıs |
| me | bana, beni |
| meat | et |
| meet | görüşme yapmak |
| meeting | toplantı |
| men | adam |
| message | mesaj |
| metre | metre |
| mine | kazmak |
| minute | dakika |
| mistake | yanlış, hata |
| monday | Pazartesi |
| money | para |
| month | ay |
| more | çok |
| morning | sabah |
| most | en fazla miktar |
| mother | anne |
| much | çok şey |
| music | müzik |
| must | meli, malı |
| my | benim |
| name | isim |
| necessary | gerekli |
| never | asla |
| new | yeni |
| news | haber |
| newspaper | gazete |
| next | sonraki |
| nice | hoş |
| night | gece |
| no | hayır |
| nobody | hiç kimse |
| normal | normal |
| not | yok, değil |
| nothing | hiç |
| november | kasım |
| now | şimdi |
| nowhere | hiçbir yerde |
| number | sayı, rakam |
| october | ekim |
| off | den, dan, dışında |
| office | büro, ofis |
| official meeting | resmi toplantı |
| often | sık sık |
| on | üstünde, üzerinde |
| once | bir zamanlar |
| one | bir tane, tek |
| only | yalnız, sadece |
| opposite | zıt, karşı |
| other | diğer, başka |
| our | bizim |
| out | dış |
| outside | dışarı |
| over | sona ermiş, üstünde |
| paper | kağıt |
| part | ayırmak, kısmen |
| party | parti |
| past | geçmiş |
| pen | tükenmez kalem |
| people | insan |
| perfect | mükemmel, kusursuz |
| person | kişi |
| phone | telefon, telefon etmek |
| picture | resim |
| pink | pembe |
| place | yer, mekan |
| plus | artı, potizif |
| police | polis |
| poor | zavallı, sefil |
| possible | mümkün, olası |
| power | güç, enerji |
| problem | sorun, problem |
| programme | program, yayın |
| quarter | çeyrek |
| quick | hızlı, çabuk |
| ready | hazır |
| really | gerçekten |
| red | kırmızı |
| relationship | ilişki |
| restaurant | restoran, lokanta |
| right | gerçek, sağ |
| room | oda |
| rude | kaba |
| rule | kural, talimat |
| sad | üzgün |
| salt | tuz |
| same | aynı |
| sandwich | sandviç |
| saturday | Cumartesi |
| school | okul |
| sea | deniz |
| september | eylül |
| serious | ciddi |
| several | birkaç |
| shoe | ayakkabı |
| short | kısa |
| shower | duş |
| since | den beri |
| sir | sör, beyefendi |
| sister | kız kardeş |
| slow | yavaş |
| small | küçük |
| so | yani |
| some | bazı |
| somebody | birisi |
| someone | biri, birisi |
| sometimes | bazen |
| somewhere | bir yerde |
| son | erkek çocuk, oğul |
| sorry | üzgün, özür |
| spoon | kaşık |
| street | cadde |
| stupid | aptal |
| such | bu gibi |
| sugar | şeker |
| summer | yaz |
| sun | güneş |
| sunday | pazar |
| super | süper |
| sure | kesin, emin |
| surname | soyadı |
| sweet | tatlı |
| taxi | taksi |
| tea | çay |
| teacher | öğretme |
| team | takım |
| telephone | telefon |
| television | televizyon |
| than | göre |
| that | şu, öteki |
| their | onların |
| them | onları, onlara |
| then | o zaman, öyleyse |
| there | şuradaki |
| these | bunlar |
| they | onlar |
| thing | şey |
| this | bu |
| those | şunlar |
| thursday | Perşembe |
| ticket | bilet, etiket |
| time | zaman |
| to | e doğru, göre |
| today | bugün |
| together | beraber |
| tomorrow | yarın |
| tonight | bu gece |
| too | dahi, çok |
| top | en yüksek, en iyi |
| total | toplam, bütün |
| town | kent, ilçe, kasaba |
| traffic | trafik |
| tuesday | salı |
| twice | iki kere |
| under | alt, altında |
| unless | olmadıkça |
| until | inceye kadar |
| up | yukarı |
| upstairs | yukarıdaki |
| urgent | acil |
| us | bizi, bize |
| useful | kullanışlı, işe yarar |
| usual | olağan |
| very | çok |
| warm | ısınma, ılık |
| water | su |
| way | yol |
| we | biz |
| weak | zayıf, kuvvetsiz |
| weather | hava, hava durumu |
| wednesday | çarşamba |
| week | hafta |
| well | iyi, hoş, iyi durum |
| what | ne |
| whatever | her ne |
| when | ne zaman |
| whenever | dığında, diğinde |
| where | nere, nerede |
| while | iken |
| white | beyaz |
| who | kim |
| whoever | her kim |
| whole | bütün |
| whose | kimin |
| why | neden, niçin |
| wife | eş, hanım |
| will | istek |
| window | pencere |
| with | ile, birlikte |
| within | iç, içinde |
| without | olmadan, medikçe, maksızın |
| woman | kadın |
| wonderful | harika |
| word | kelime |
| world | dünya |
| worse | daha kötü |
| worst | en kötüsü |
| wrong | yanlış |
| year | sene |
| yellow | sarı |
| yes | evet |
| yesterday | dün |
| yet | hala, henüz |
| young | küçük, genç |
| your | senin, sizin |
| zero | sıfır |
Evet, geldik İngilizcede en çok kullanılan 500 kelime listemizin sonuna… En güzel İngilizce kelimelerden devam etmeye ne dersin?
Yazımızın sonunda sana tekrardan online İngilizce kursumuzu hatırlatmak isteriz. Yan tarafta yer alan formu doldurarak ekip arkadaşlarımızın kısa sürede sana ulaşmasını sağlayabilir ve online İngilizce eğitimimize dair tüm detayları öğrenebilirsin.
Hiç durmadan İngilizce öğrenmeye başla, 2023 yılına kendini geliştirerek gir!
Collins Dictionary tarafından 2023 yılının en dikkat çekici kelimesi “AI” seçildi. İnsana özgü zihinsel işlevlerin bilgisayar programları tarafından modellenmesi olarak tanımlayabileceğimiz AI (Artificial Intelligence) oldukça hızlı bir şekilde ivme kazandı ve kelimenin kullanımı bu yıl tam tamına dört katına çıktı.
Haliyle 2023 yılında en çok konuştuğumuz konulardan biri olan yapay zeka, hızla gelişen ve dönüşen dünya üzerindeki yoğun etkisini artırıyor ve artık fütürist bir yaklaşım değil gündelik hayatımızın bir parçası haline geliyor.
Peki yapay zeka nedir, nasıl çalışır, devrimci bir güç olmasının yanında bir risk, insanlık için tehlike teşkil ediyor mu, dil öğrenimine ne gibi katkılar sunuyor? Tüm bu soruların yanıtlarını yazımızda ele aldık. Keyifli okumalar!
Yapay zeka (AI) hızla gelişiyor ve modern yaşamımızın birçok yönünü dönüştürüyor. Yapay zeka, en sade haliyle özetleyecek olursak bilgisayarların bir insan gibi öğrenmesi ve sorunları çözmesini sağlayan araçlara verilen addır.
Bu anlamda, öncelikle bilgisayar programına büyük miktarda veri girişi ve gerekli bir dizi talimatın verildiği eğitim “training” adı verilen bir süreç gerekmektedir. Böylelikle yapay zeka programları bu büyük miktardaki veriler üzerinden eğitiliyor ve bu verilerdeki kalıpları tanımayı öğreniyor.
Örneğin, günümüzde oldukça popülerleşen sohbet botları, çevrimiçi metinler gibi büyük miktarda veri ile eğitilmesi sonucunda insan elinden çıkmışçasına içerikler üretiyor. Bu büyük dil modelleri olarak bilenen yapay zeka araçları, büyük hacimli metinlerle eğitilmesinin yanı sıra dilbilgisi kurallarını, kelimeleri bağlamına uygun şekilde kullanma gibi bilgileri insan yardımı olmadan öğrenebilmektedir.
Başka bir örnek verecek olursak, basit metin talimatları ile görüntüler oluşturabilen diğer yapay zeka programları da günümüzde hızla popüler hale geldi.

Yapay zeka programları videolar hazırlayabilecek ve hatta ünlü müzisyenlerin tarzında müzik üretebilecek kadar gelişti. Fakat bu durumun yarattığı belli başlı riskler de mevcut. Örneğin, bu programlar ile cinsiyetçi veya ırkçı söylemler yeniden üretilebiliyor, sanatçıların eserleri taklit ediliyor ve sahte videolar ile sosyal medyada dezenformasyona neden olunabiliyor.
Bu anlamda, yapay zekanın kötü niyetli insanlar tarafından kullanılabileceği endişesi nedeniyle yapay zeka kullanımını düzenleyecek ve vatandaşların haklarını koruyacak bir yapay zeka yasası oluşturmaya karar verildi.
Birleşik Krallık, yapay zekanın güvenli bir şekilde kullanımı üzerine Elon Musk’ın da aralarında bulunduğu teknoloji patronları ve dünya liderleri ile küresel bir zirveye ev sahipliği yaptı. Zirve sonucunda Bletchley Deklarasyonu adı verilen bir bildiri imzalandı. Bu bildiri ile birlikte, yapay zekanın güvenli olmasını sağlamak ve risklerini yönetmek için uluslararası işbirliği üzerinde anlaşıldı.
Yapay zeka artık bilinmeyen bir gelecekteki teknolojik gelişme veya bir bilimkurgu filminin konusu değil, modern dünyanın her alanına işlemiş gündelik hayatımızın bir parçası. Öne çıktığı alanlardan biri de dil öğrenimi. Günümüzde, geleneksel dil öğretimi yöntemleri dönüşüyor ve yapay zekadan da faydalanılan yenilikçi yaklaşımlar benimseniyor.
Dil öğretiminde kullanılan ders kitapları, alıştırmalar ve hatta sınıf ortamında yapılan yüz yüze derslerin yerini teknolojinin entegre edildiği yeni yaklaşımlar, yöntemler ve araçlar alıyor. Online ders ve platformlar, interaktif uygulamalar ve çeviri araçları daha ilgi çekici bir dil öğrenme deneyimi sunuyor. Böylelikle öğrenciler her zaman, her yerde pratik yapma imkanı buluyor. Ayrıca yapay zeka kullanımı sayesinde kişiselleştirilmiş ve optimize edilmiş bir dil öğretimi mümkün.
Öğrencilerin yeterlilik seviyelerine göre öğrenme modelleri analiz edilerek, içerik ve alıştırmalar kişiselleştiriliyor. Aynı zamanda yapay zeka sayesinde gerçek zamanlı geri bildirim sağlanıyor ve öğrencilerin konuşma pratiği yapabileceği sohbet robotları/sanal dil öğretmenleri kullanılıyor. Böylelikle öğrencilerin, telaffuz ve dilbilgisi kullanımları hakkında anında geri bildirim almaları dil öğrenme süreçlerini hızlandırıyor.

Herkesin aynı hızda öğrenmesi mümkün değildir. Bu anlamda yapay zekanın, bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanmış kişiselleştirilmiş öğrenme yolları sağladığına yazımızda değindik. Open English olarak öğretim yöntemlerimizi geliştirmek adına biz de bu yaklaşımı benimsedik. Dünyada 2 milyondan fazla öğrenciye ulaşmanın yanı sıra İngilizce öğrenmenin en etkili ve modern yolunu sunuyoruz.
Open English’te ses tanıma özellikli telaffuz uygulamamız sayesinde hatalarını duyarak anında düzeltebilir, İngilizce telaffuzunu kusursuzlaştırarak mükemmel bir aksana sahip olabilirsin. Sadece Open English platformunda deneyimleyebileceğin inovatif etkileşimli araçlardan faydalanarak İngilizce öğrenme sürecini hızlandırabilirsin.
Etkileşimli derslerimiz ve alıştırmalarımız, kendini doğal bir şekilde ifade etmeni sağlayacak hayatın içinden gündelik deneyim ve yaygın olarak kullanılan deyişler temel alınarak geliştirilmiştir. Ayrıca Open English, sana ihtiyaçlarına göre belirlenmiş ve kişiselleştirilmiş bir ders programı da sunuyor.
Eğer sen de 7/24 dilediğin yerde İngilizce öğrenebileceğin online İngilizce kursu Open English’e katılmak istersen, tek yapman gereken sayfamızda yer alan iletişim formunu doldurmak. Ekip arkadaşlarımız sana en kısa sürede ulaşacak ve merak ettiğin her şeyi cevaplayacak.
Hadi, daha fazla vakit kaybetme ve Open English ile İngilizceni geliştirmeye başla!
Akıllı telefonlarımızda yer alan sosyal medya platformları artık günlük yaşamımızın bir parçası. Sosyal medya platformlarında kullanılan birtakım İngilizce sosyal medya terimleri bulunuyor. Bu terimleri bilenler sosyal medyayı daha yetkin biçimde kullanıyor. Sen de mutlaka bilmen gereken İngilizce sosyal medya terimlerini merak ediyorsan bu yazımız tam sana göre!
Hemen online İngilizce kursu Open English’e kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersin? Bu sayede İngilizce sosyal medya terimlerine de daha fazla hâkim olabilirsin. Bu sayfadaki formu doldur, müşteri hizmetlerinden arkadaşlarımız seni hemen arasın.
Instagram, Twitter ve Facebook günümüzün en popüler sosyal medya platformları. Peki, bu sosyal medya platformlarına ait İngilizce sosyal medya terimleri neler? Yazımızın bu bölümünde önce Instagram, Twitter ve Facebook’a ait İngilizce sosyal medya terimlerini ayrı ayrı ele aldık. Sonrasında ise bu üç sosyal medya platformunda ortak kullanılan İngilizce sosyal medya terimlerinden 25 tanesini senin için sıraladık.
Aşağıda göreceğin İngilizce sosyal medya terimlerini öğrenerek Instagram, Twitter ve Facebook uygulamalarının dillerine hâkim olabilirsin. Bahsedeceğimiz kelimeler dışında bir de sosyal medya platformlarında kullanılan kısaltmalar bulunuyor. Bu kısaltmaları da öğrenmek istersen Sosyal Medyada En Çok Kullanılan 10 İngilizce Kısaltma yazımızı okuyabilirsin.

Son yılların gözde sosyal medya platformu Instagram’ın kendine has bazı terimleri bulunuyor. Instagram’a özgü İngilizce sosyal medya terimlerini aşağıda bulabilirsin.
Açılımı Instagram TV’dir. Instagram’da story ve postlarda paylaşılan videolar kısa süren videolardır. IGTV ise 1 saat süren videolar paylaşmanı sağlar.
Bir başkasının gönderisini kendi hesabınızda paylaşmanız anlamına gelir.
İngilizce sosyal medya terimlerinden post; Instagram’da yapılan gönderilere verilen isimdir.
Türkçe’de “Hikâye” anlamına gelen bu kelime sosyal medyada 24 saat içerisinde silinen fotoğraf ve videolar için kullanılıyor.
Açılımı Throwback Thursday’dir ve bu geçmişe ait fotoğraf paylaşma akımıdır. Açılımından da anlaşılacağı üzere paylaşımlar perşembe günü tercih edilir.
Karşılıklı profil paylaşımıdır. Bir başkasının profilini storylerde veya ana gönderilerde paylaşmaya verilen addır.

Kullanıcıların kendini dilediğince ifade ettiği sosyal medya platformu Twitter’a ait terimleri öğrenmek ister misin? Twitter’a has İngilizce sosyal medya terimlerini senin için sıraladık.
Açılımı, favoridir. Twitter’da kullanılan bu terim bir tweeti beğenmek, favorilere eklemek anlamına gelmektedir.
Twitter’da paylaşıldıktan 24 saat sonra silinen fotoğraf ve videolara verilen isimdir.
Atılan tweette bir başka kullanıcıdan bahsetmek ya da onu da tweete eklemek anlamında kullanılan terimdir.
Attığın tweetin kaç kere retweet edildiğini gösteren terimdir.
Bir kişinin attığı tweetin başkaları tarafından kendi hesaplarında paylaşılmasıdır.
Belli konu başlıklarında en çok hangi konuların konuşulduğunu gösteren ve atılan tweet sayısına göre anlık olarak değişen popüler konu başlıkları listesidir.

Sosyal medya uygulamalarından Facebook İngilizce sosyal medya terimlerinden hangilerine sahip birlikte göz atalım.
Gerçek hayatta bulunulan yeri ve konumu sosyal medyada paylaşmak veya gönderiye eklemek.
Facebook sayfanda meydana gelen herhangi bir hareket için ne kadar tutar harcadığınızı ortalama olarak gösteren terimdir.
Zaman akışını, zaman tünelini yani kimlerin ne paylaştığını gerçek zamanlı olarak ana sayfanda görmen anlamına gelir.
Sosyal medya platformlarından Facebook İngilizce sosyal medya terimleri, Instagram İngilizce sosyal medya terimleri ve Twitter İngilizce sosyal medya terimleri arasında birçok ortak terim bulunuyor. Facebook, Instagram ve Twitter’da sıklıkla karşılaşacağın İngilizce sosyal medya terimlerinden tam 25 tanesini bu bölümde alfabetik sıralanmış olarak bulabilirsin.

Sosyal medyayı daha etkili bir biçimde kullanman için gereken İngilizce sosyal medya terimlerini öğrendin. Peki, hayatın her alanında karşımıza çıkan İngilizce dili ile ilgili daha fazla şey öğrenmek istemez misin? İngilizce hakkında her şeyi öğrenebileceğin bir yer var. %100 Online İngilizce kursu Open English
Online İngilizce kursu Open English, öğrencilerine, geleneksel kurs yapısından çok daha farklı ve yenilikçi bir İngilizce kursu sunuyor. Ana dili İngilizce olan eğitmenler tarafından % 100 online olarak verilen bu İngilizce kursundaki canlı derslere istediğin yerden ve istediğin zamanda katılabilirsin. Open English aboneliğini başlatarak, binlerce saatlik interaktif ders içeriğine sınırsız erişim hakkına sahip olabilirsin.
Open English’te bulunan telaffuz uygulamasıyla telaffuzunu güzelleştirirken, eğitmenlerinin gözetiminde katılabileceğin konuşma sınıflarıyla ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet ederek İngilizceni ilerletebilirsin.
Her seviyeye uygun bir eğitim programı bulabileceğin ve bir an önce İngilizce öğrenmeye başlayacağın Open English’in keyfini çıkarmaya başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldbkn ur, seni hemen arayalım!
İngilizce öğrenmek, sadece bir dilin kelimelerini öğrenmekten öte, yeni bir dünya ve kültür keşfetmenin kapılarını aralamaktır. Bu yolculuk, yeni insanlarla tanışma, farklı bakış açılarını keşfetme ve tabii ki dostluklar kurma sürecidir. Dil öğrenirken, sadece cümle yapılarını, gramer kurallarını veya kelime dağarcığını öğrenmekle kalmayız; aynı zamanda bu dilin konuşulduğu toplumun içine doğru adım atarız.
Farklı kültürden insanlarla iyi ilişkiler kurmak dil öğrenme sürecinde sadece yardımcı değil, aynı zamanda muazzam derecede motive edici bir süreçtir. Dostluk, sadece iki insan arasında değil, aynı zamanda farklı kültürler arasında bir köprü oluşturur. Bir dilin öğrenilmesi, sadece kelimelerin ve gramerin ötesinde, gerçek bağlar ve anlamlar kazanmak demektir. Bu yazıda, İngilizce öğrenme yolculuğunda dostluğun değerini vurgulamak için 20 özel İngilizce deyimi inceleyeceğiz. Her biri, dilin ötesindeki derin bağlara işaret eden, samimi ve insanı hissettiren ifadelerdir. Haydi o zaman hazırsan başlayalım.

İngilizce çalışmak istersen hemen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.


Hayat, sınırları aşma ve yeni ufuklara açılma yolculuğudur. Dil öğrenmek de bu yolculuğun en heyecan verici parçalarından biridir. Open English, sadece İngilizce konuşma sürecinde değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin derinliklerine inmeyi hedefler.
Open English ile, birbirimize destek verdiğimiz, anlayışla yaklaştığımız ve birlikte büyüdüğümüz bir topluluk oluşturuyoruz. Bu, dil öğrenme yolculuğunda yalnız olmadığını hissettiren ve yeni bir dil ve kültürle tanışırken dostluk bağlarını güçlendiren bir deneyimdir.
Arkadaşlık, bizim için çok önemlidir; bu sebeple öğrencilerimizin birbirleriyle iletişim kurmasını ve etkileşimde bulunmasını teşvik ediyoruz. Gerçek dostluk bağları oluşturmanın yanı sıra, dil öğrenme sürecini daha keyifli, etkileşimli ve anlamlı hale getiriyoruz.
Hemen bugün bize katıl ve Open English’in sunduğu benzersiz dil öğrenme deneyimini yaşamaya başla. Yepyeni bir dil ve kültür keşfedin, dostluklar kurun ve dünya çapında bir topluluğun parçası olun. Open English ile, dil öğrenmek sadece bir hedef değil, aynı zamanda dostluk ve anlayışı paylaştığımız bir macera haline gelsin.
Günümüzde oldukça rekabetçi bir dünyada yaşıyoruz. Hemen hemen her şey için bizden bir sınava girip kendimizi ispat etmemiz bekleniyor. Sınavların isimlerinin listesi uzayıp gider ama biz bugün tek bir sınava yoğunlaşacağız. Yani konumuz IELTS olacak.
IELTS nasıl bir sınavdır? IELTS’e girmek senin ne işine yarar? IELTS’in zorluk derecesi nedir? IELTS’e sıfırdan hazırlanmak mümkün mü? Bütün bu sorular çok merak ediliyor. Biz de bu yazımızda, merak edilen sorulara cevap vermeye çalışacağız. Öncelikle IELTS’in ne olduğundan başlayalım.
International English Language Testing System’in kısaltması olan IELTS, herkesin bildiği üzere bir sınav. Türkçesinin Uluslararası İngilizce Dili Sınav Sistemi olmasından da anlaşılacağı gibi İngilizce bilgisini ölçüyor. Oldukça popüler bir sınav. Çünkü iyi bir puan alman halinde, İngilizce bilgini uluslararası geçerliliği olacak şekilde belgelemiş oluyorsun.
İngilizce bilgini ölçen IELTS’e benzer başka sınavlar da var. Ama en popülerleri IELTS, TOEFL, TOEIC gibi sınavlar olarak biliniyor. Uluslararası iş ve akademik olanaklardan faydalanman için bu sınavlara girmen gerekli.
IELTS 1989’dan beri Cambridge Üniversitesi, British Council, IDP Education tarafından düzenleniyor. Saygın okullar, büyük şirketler, mesleki kuruluşlar gibi alanlarda kabul gören bir sınav. Bundan dolayı oldukça kapsamlı olduğunu söylemeden geçmeyelim.
İngilizce konuşulan bir yerde çalışmak, okula gitmek ya da yüksek tahsil görmek istiyorsan IELTS’e hazırlanabilirsin. Peki sıfırdan IELTS’e hazırlanmak mümkün mü? Çok iyi bir şekilde İngilizce konuşamıyorsan da korkma, Open English yanında!

İngilizce öğrenmek, gelişen teknoloji ile birlikte artık çok daha kolay. Online İngilizce kursu Open English online bir İngilizce kursu. İngilizceyi sıfırdan öğrenmek ya da kendini geliştirmek için kursa kayıt olabilirsin.
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldur, seni arayalım.
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden ders alarak İngilizceni geliştirebilirsin. Open English sana İngilizcenin dört alanında da yardımcı olabilir. Anlama, konuşma, okuma, yazma gibi alanlarda pratik yaparak kendini geliştirebilirsin.
Open English, IELTS için gerekli olan İngilizce anlama, konuşma, okuma, yazma gibi alanlarda becerilerini geliştirmeye yardımcı olabilir. IELTS, CEFR yani Ortak Avrupa Dilleri Çerçeve Programı standartlarına uygun bir sınavdır. Open English de CEFR standartlarına uygun bir İngilizce eğitimi veriyor. Open English ile sıfırdan IELTS’e hazırlanmak hem kolay hem zevkli!
Yurt dışında bir kariyer hayali mi kuruyorsun? Yüksek lisans yapmak istediğin o üniversiteye burslu mu gireceksin? Pekala, belki de bunların hiçbiri değil. Sadece yabancı bir ülkeye taşınmak istiyorsun. Bunların hepsi için sıfırdan IELTS’e hazırlanman gerekebilir.
İngiltere, ABD, İskoçya, İrlanda, Yeni Zellanda, Avustralya gibi pek çok ülkenin göçmenlik büroları ve devlet kurumları IELTS puanı talep ediyor. Yine birçok saygın üniversitede öğrenim görmek için de IELTS sınavına girmen gerek. Hatta yalnızca yurt dışındaki üniversiteler için geçerli olan bir durum değil bu. Ülkemizde Boğaziçi Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi gibi saygın okullar da hazırlık sınıfı muafiyeti için belirli bir IELTS puanı istiyor.
Peki, IELTS’e herkes girebilir mi? 2022 yılından itibaren IELTS’e on bir yaşını doldurmuş herkes girebiliyor. Elbette on sekiz yaşından küçük olanlar, velilerinin izniyle sınava başvuruyor. Yani on bir yaşını doldurduysan sıfırdan IELTS’e hazırlanmak için çalışmalara başlayabilirsin!
Türkiye’de IELTS iki kurum tarafından yapılıyor. Bunlardan biri İngiltere merkezli British Council, diğeri ise Avustralya merkezli IDP. Eğer sıfırdan IELTS’e hazırlanmaya başladıysan bu kurumlar üzerinden başvurunu yapabilirsin. Elbette sınavın belirli bir ücreti var.
IELTS’in sınav ücreti, sınav tarihine ve sınav türüne göre değişiklik gösteriyor. IELTS’in ücret skalası ise sınavı düzenleyen kurumlar tarafından belirleniyor. Sıfırdan IELTS’e hazırlanmayı planlıyorsan, daha detaylı bilgi alabilmek için IELTS Sınavı ve IELTS Hazırlık Hakkında Tüm Bilgiler başlıklı yazımızı da okuyabilirsin.
Sıfırdan IELTS’e hazırlanmak konusunda kararlıysan nasıl bir sınavla karşı karşıya olduğundan biraz bahsedelim. Online olarak ya da sınav yerine bizzat giderek sınava girebilirsin. Online olarak girebileceğin IELTS her ay yapılıyor. Sınav yerine giderek girebileceğin IELTS ise daha uzun aralıklarla gerçekleşiyor.
IELTS kapsayıcı bir sınav. Bu nedenle tek tip bir sınav değil. Genel olarak bahsetmek gerekirse; IELTS General Training (IELTS Genel Eğitim) ve IELTS Academic (IELTS Akademik) olmak üzere iki türe ayrılıyor. Bu iki ayrı türün de alt başlıkları mevcut. Sıfırdan IELTS’e hazırlanmaya karar verdiysen, sınavın hangi versiyonuna hazırlandığın önemli.
Yüksek tahsil, genel olarak eğitim ve iş ile ilgili konular için IELTS’in Academic versiyonuna katılabilirsin. İngilizce konuşulan bir ülkeye taşınmak, orta standartlarda bir iş bulmak gibi konular için de IELTS’in General Training versiyonuna girebilirsin. Eğer sıfırdan IELTS’e hazırlanmaya başladıysan öncelikle hangi versiyona girmen gerektiğini belirlemelisin.

Belirli amaçlar için girilen IELTS, elbette kapsayıcı ve zorlu bir sınav. Bu nedenle sınava girecek adayların en çok sorduğu soru, sıfırdan IELTS’e hazırlanmak mümkün mü, sorusu oluyor. Gelin bu soruyu cevaplamadan önce kısaca IELTS nasıl bir sınav, ona bakalım.
IELTS kapsayıcı bir sınav. Çünkü sınavda İngilizce bilgini, dört beceri üzerinden değerlendiriyorlar. İngilizce anlama, okuma, yazma ve konuşma bölümleri olan bir sınav. Bu dört bölümü de mola vermeden çözüyorsun. Sınav toplamda, iki saat kırk beş dakika sürüyor.
Sınava girilen her bir bölüm için bir ile dokuz arasında bir not alıyorsun. Daha sonra bütün bölümlerin notları hesaplanıp ortalaması alınıyor ve senin IELTS puanın ortaya çıkıyor. Sıfırdan IELTS’e hazırlanıp iyi bir puan almak elbette mümkün. Fakat bu İngilizceye önem vermeni gerektiriyor.
IELTS okuma, konuşma, yazma, anlama gibi becerileri ölçen çok yönlü bir sınav. Sıfırdan IELTS’e hazırlanacaksan sen de bu dört becerini geliştirmelisin. Öncelikle İngilizce bilme düzeyin temel seviyedeyse ya da İngilizceyi hiç bilmiyorsan, bu açığı kapatmalısın.
Open English ile İngilizce öğrenebilirsin, 7/24 canlı ders imkanından yararlanabilirsin. Ayrıca ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak konuşma, anlama gibi becerilerini geliştirebilirsin. Sıfırdan IELTS’e hazırlanıyorsan direkt olarak IELTS konularına başlamak sana zor gelebilir. Öncelikle İngilizcenin temel konularını halletmiş olmalısın.
Her sınavda olduğu gibi IELTS için de en iyi hazırlık daha önce çıkmış olan soruları çözmek. Bu nedenle İngilizce bilme düzeyin biraz ilerlemiş olmalı ki zorlanıp pes etmeyesin. Ayrıca IELTS her yıl belirli bir formata göre hazırlanıyor. Bu demek oluyor ki düzenli ve istikrarlı bir çalışma ile sıfırdan IELTS’e hazırlanabilirsin.
Open English sıfırdan IELTS’e hazırlananları da düşünüyor! IELTS iki saat kırk beş dakika süren bir sınav. Bu sınavı daha önce defalarca kez tecrübe ederek alışkanlık kazanmak çok önemli. Bu nedenle Open English sıfırdan IELTS’e hazırlananların dikkatini çekebilecek bir kolaylık sağlıyor.
Open English IELTS Hazırlık Kursu ile IELTS’e hazırlanabilirsin. Bu bölümde IELTS’in çıkmış sorularına göz atabilir, süreli ya da süresiz IELTS deneme sınavı çözebilirsin. Üstelik Open English üyeliğini başlattığın an, bu bölüme ulaşım hakkı kazanacaksın. Sıfırdan IELTS’e hazırlananlara büyük kolaylık!
Open English ile İngilizce öğrenmek hem kolay hem de çok keyifli! Önce İngilizce öğren sonra istersen IELTS Hazırlık Kursu kısmının ayrıcalıklarından yararlan. Daha detaylı bilgi edinmek için lütfen hemen yan taraftaki formu doldur.
Hepimizin internet deneyiminde zaman zaman karşımıza çıkan ve muhtemelen birçoğumuzun sıkça kullandığı GIF’lerle dolu bir dünyaya yolculuk yapalım! Her ne kadar sadece kısa animasyonlar gibi görünse de, GIF’ler aslında dijital iletişimin renkli birer öznesi.
Bu kısa ve tekrar eden animasyonlar, duyguları, düşünceleri veya hatta bir kahkahanın tadını içeren ifadeleri bir araya getirir. CompuServe’in 1987’de tanıttığı bu dosya formatı, internet kültürünün önemli bir parçası haline geldi. Peki, bu küçük dosyalar aslında neyin nesi? Bu yazıda, GIF’lerin ne olduğunu, nasıl kullanıldığını ve internetin kalbindeki yerini keşfedeceğiz. Hazır mısın? Öyleyse, GIF’lerin sihirli dünyasına birlikte dalalım!
Evet, konumuz GIF’ler! Birçoğumuzun online iletişimde sıkça kullandığı, duyguları anlatmanın, espri yapmanın veya hatta bazen bilgi vermenin en eğlenceli yollarından biri olan bu kısa animasyonlarla dolu dünyaya adım atalım.
Peki, GIF tam olarak nedir? Graphics Interchange Format (Grafikler Arası Format) kelimelerinin kısaltması olan bir dosya formatıdır. Birkaç saniyelik kısa video klipleri veya animasyonlu görseller gibi düşünebilirsin. İlk olarak 1987’de CompuServe tarafından tanıtıldığında, dijital dünyaya eklenen en harika şeylerden biriydi. Renkli görselleri ve kısa animasyonları paylaşmayı inanılmaz kolaylaştırdı.
GIF’ler, aslında bilgisayar teknolojisinin geçmişine dayanan bir hikayeye sahipler. 1987’de CompuServe tarafından tanıtıldığında, o zamanın dijital dünyasında renkli bir devrim başlatmıştı. Fakat o dönemde, GIF’ler bugünkü kadar karmaşık değillerdi.
Renk sınırlamaları vardı ve genellikle düşük çözünürlüklüydüler. Ancak, o sınırlı renk paleti ve düşük kaliteye rağmen, bu animasyonlu dosyaların büyüsü hızla etkisini gösterdi.
Open English ile İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek istersen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Şöyle düşün: İnternetin daha genç olduğu yıllarda, dial-up bağlantılarla online olurken bir web sitesi açtığında, bir GIF animasyonu karşına çıkabilirdi. Belki de bu, sadece basit ve tekrar eden bir hareket içeriyordu. Ama o zamanın internet kullanıcıları için oldukça eğlenceliydi.
Mesela, o klasik “Under Construction” GIF’leri hatırlıyor musun? İnşaat işaretleri ve hareket eden işçilerle dolu olanlar? İşte, o basit GIF’ler bile o dönemde internetin renkli dünyasını ifade ediyordu.
İnternetin gelişmesiyle, GIF’lerin popülaritesi arttı. Sosyal medya platformları, forumlar, mesajlaşma uygulamaları gibi yerlerde duyguları ifade etmek, komik içerikler paylaşmak veya bilgi vermek için sıkça kullanılmaya başlandılar. GIF’lerin asıl büyüsü, sadece internetin ilk yıllarındaki eğlence aracı olmalarından ibaret değildi.
Bunlar, duyguları ifade etmenin ve içerikleri paylaşmanın yeni bir yolu haline geldi. Kullanıcılar, iletişimlerini daha renkli hale getirmek için GIF’leri kullanmayı seçtiler. Sosyal medya, forumlar ve hatta e-posta iletişimleri, bu küçük animasyonlarla canlanıyor ve iletişim daha eğlenceli bir hale geliyordu.
Hala birçok insan, GIF’lerin hızlıca duygularını ifade etmekte veya eğlenceli içerikler paylaşmakta kullanışlı olduğunu düşünüyor. Ancak, daha uzun süreli ve yüksek kaliteli videoların paylaşılabilmesi gibi nedenlerle, GIF’lerin yerini video formatları almış olabilir.

Heyecan verici bir dil öğrenme serüvenine hazır ol! Open English, dil öğrenme deneyimini görsel ve eğlenceli bir seviyeye taşıyan online bir dil kursudur. Sadece kelimelerle değil, GIF’lerden tut şarkılara kadar farklı yollarla dil öğrenmeyi deneyimleten bir dil kursu.
Profesyonel eğitimci kadrosu ile sana 7/24 yardımcı olacak Open English ile dilediğin saat istediğin yerden derslere katılım sağlayabilirsin. Gelişmiş teknolojik eğitim materyalleri ile güncelden kopmadan olabildiğince keyifli ve faydalı hale getirerek dili sevmeni sağlar.
İngilizce öğrenirken, kelimelerin ve ifadelerin anlamını görsel olarak anlamak önemlidir. Open English, interaktif dersler ile dil bilgisi ve sözcük dağarcığını geliştirmene yardımcı olur. Dil bilgisi kuralları ve kelime dağarcığı öğreniminin yanı sıra, İngilizce konuşulan kültürün mizahını ve popüler ifadelerini de sunar.
Dil öğrenme süreci sıkıcı olmak zorunda değil! Open English, etkileşimli dersler ve eğlenceli içeriklerle dolu platformuyla öğrenmeyi keyifli hale getirir.
Open English ile dil öğrenmek sadece bir tık uzakta! Şimdi katıl ve Open English ile İngilizce dünyasına açılan kapıları aralayın. Sözcüklerle dolu bir maceraya adım atmak için hemen kaydol!
As Soon As, günlük kullanımda sık sık karşımıza çıkabilen bir kalıp. İngilizceyi yeni öğrenenler için zaman zaman sorun olabilmesinin sebebi ise genelde bu kalıbın detaylı incelenmemesi. “As … As” yapısından türemiş olan As Soon As’i gelin birlikte detaylarıyla inceleyelim ve örneklerle pekiştirelim.
Başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Bu sene kuruluşunun 15. yılını kutlayan Open English, dünya çapında 1.5 milyon kullanıcısı ile İngilizce öğrenim platformları arasında önder bir kuruluş. Bunun sebebi ise sunduğu harika fırsatlar.
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan öğretmenlerle, kendi programına göre 7/24 canlı ders yapabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini pekiştirebilir ve tüm içeriklerimize sınırsız erişebilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
As Soon As, “yapar yapmaz” anlamı verir ve bir olayın diğer olay yaşanır yaşanmaz diğerinin de yaşanacağını ima eder. As Soon As kalıbını günlük kullanımda yer edinmiş olan “as soon as possible” ya da kısaltması olan “ASAP” olarak sık sık, “mümkün olan en yakın zamanda” anlamında görebiliriz.
As Soon As yapısını kullanırken dikkat edeceğimiz şeylerden ilki As Soon As’den sonra bir cümlecik oluşturmamız gerekir. Ardından fiil kullanılmaz fakat yer yer isim geldiğini görebiliriz. Yine de en yaygın kullanımı ardından bir clause yani cümle gelmesidir. Burada kullandığımız cümle, ana cümlecikteki olayın ne olur olmaz gerçekleşeceğini gösterecektir.
“She returned to the office.” (Ofise geri döndü) ve “Her dentist appointment was over.” (Onun dişçi randevusu bitmişti.) gibi iki cümleyi As Soon As ile bağlarsak şu cümleyi elde ederiz:
She returned to the office as soon as her dentist appointment was over. (Dişçi randevusu biter bitmez ofise geri döndü.)
Gördüğün gibi As Soon As’in ardından getirdiğimiz cümle ile “ofise dönme” işinin hangi olay biter bitmez başlayacağını göstermiş olduk.

As Soon As kalıbını bir çok zamanla kullanabiliriz. Gelecekte bir işin diğer iş bitince yapılacağı, geçmişte bir işin diğer iş bitince yapılmış olduğunu ya da düzenli olarak yapılan işlerin hangi olay bittikten sonra başlaması gibi durumları As Soon As’e getirdiğimiz cümlenin zamanı ile belirtebiliriz. En yaygın olanlara birlikte bakalım:
Burada birkaç tense’e değineceğiz. Bunların kısa anlatımları blogumuzda olsa da bu konuları öğrenmenin en verimli yolu ana dili İngilizce olan eğitmenlerden öğrenmek olacaktır. İşte bunun için Open English sana kendi programına uygun bir şekilde ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alma fırsatı, konuşma grupları ve sınırsız içerik erişimi gibi ayrıcalıklar sunuyor!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
As Soon As kalıbını geniş zaman (Simple Present Tense) ile kullandığımızda iki ayrı anlam elde edebiliriz. Ana cümleye bağlı olarak bir işin düzenli olarak diğer iş bittiğinde yapıldığı anlamı ya da bir işin gelecekte diğer iş bitince yapılacak olduğu anlamını verebiliriz.
Dikkat! As Soon As ile “Will” ve “Be Going To” gibi gelecek zaman (Future Tense) kullanılmaz. Gelecek anlamı vermek için yine Simple Present kullanılır.
Örnek:
Burada ana cümle de As Soon As’li cümle gibi geniş zamanda olduğu için düzenli yapılan bir işten bahsederek geniş zaman anlamı veriyoruz.
Dikkat ettiysen burada ana cümlemizde gelecek zaman olduğu için As Soon As’den sonra Simple Present Tense bir cümle kurduğumuz için gelecek anlamı verdi.
As Soon As’i Present Perfect Tense ile kullanırsak yine yukarıdaki gibi gelecek zaman anlamı verir. Anlamda farklılık oluşmaz.
Örnek:

As Soon As’i Past Simple ya da Past Perfect Tense ile kullanırsak geçmiş zamanda bir işin diğer iş biter bitmez başladığını vurgular. İki tense ile de aynı anlamı elde edebiliriz.
Örnek:
As Soon As kullanımı ile ilgili yazımızın sonuna gelmişken seni As Soon As ve daha yüzlerce İngilizce konuyu kendi programına göre öğrenebileceğin, önde gelen online İngilizce kursu olan Open English’e davet etmek istiyoruz. Bir dünya markası olan Open English, aboneliğinin başlangıcıyla sana ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenler ile 7/24 dersler alabilir, konuşma gruplarında öğrendiklerinin pratiğini yapabilirsin ve tüm içeriklerimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
İnsan diliyle ilgili en zorlu konulardan biri, dilin beyinde nasıl konumlandığı ve işlendiğini anlamaktır. Dil işlevlerinin beyin ile doğrudan ilişkili olduğunun ilk keşfinden beri, insanlar dilin sinirsel temelini anlamakla ilgilendiler. Bu bağlamda, dil ve beyin arasındaki ilişkinin incelendiği alan nörodilbilim veya sinirdilbilim olarak adlandırılmıştır. Aslında bilinenin aksine bu çalışma alanı 19. yüzyıla uzanacak kadar eskidir. 1848 yılında Phineas P. Gage adında bir adamın geçirdiği bir kaza sonucu, demir bir çubuk beyninin sol ön lobundan geçmiştir. Ancak adamın, duyularında ve konuşmasında hiçbir sorun olmadan iyileşmesi dil ile ilgili işlevlerin beynin ön lobunda yer almadığını düşündürmüştür ve nörodilbilimi başlatan ilk kıvılcım olmuştur.
O zamandan bu yana, beyinde dil işlevleriyle ilgili belirli bölümler hakkında bir dizi keşif yapılmış ve dili incelemek için kullanılan yöntemler yıllar içinde muazzam bir ilerleme kaydetmiştir. Beyindeki bilişsel işlevleri görüntülemek için EEG, MEG ve MRI gibi yöntemler kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sonucunda, bilim insanları beyinde dil için diğer bölgelerden daha önemli olan bazı bölgeler tespit etmişlerdir. Bu bölgeler ise beynin “dil merkezleri” olarak adlandırılmıştır.
Peki dil, beynin tam olarak neresinde yer alıyor? Bu sorunun yanıtlarını senin için yazımızda derledik. Keyifli okumalar!

Beynin dille en ilgili bölümü serebral kortekstir. Serebral korteks sağ ve sol yarıküre olmak üzere iki yapısal kısma ayrılmaktadır. Sol yarıküre, dilin nerede işlendiğini tanımlarken öne çıkan ilk alandır. Dil işlevleriyle ilgili en önemli kısımlar sol kulak çevresindeki bölgelerde bulunur. Başka bir deyişle, sol yarıküredeki belirli alanların belirli dil görevlerinin işlenmesinden sorumlu olduğu görülmektedir. Örneğin, Broca alanı ve Wernicke alanı sol yarıkürede yer alır.
Yapılan çalışmalar sonucunda, bu bölgelerin her birinin sağ yarıkürede eşdeğer bir konumu olsa da, sol tarafta sağ tarafın görevi devralmasını gerektiren bir hasar olmadığı sürece sağ yarıkürenin dil işlemeye çok fazla dahil olmadığı görülmüştür. Ayrıca serebral korteksin belirli bölgelerindeki lezyonların afazi olarak bilinen nörolojik dil bozukluğuna yol açtığı kanıtlanmıştır. Bu anlamda, Broca ve Wernicke bölgelerinin dil için ciddi önem taşıdığı bilinmektedir.
Broca alanı sol ön (frontal) lobda yer alır. Dil işlemedeki önemi ilk olarak Fransız cerrah Paul Broca tarafından saptanmıştır. Bu bölgedeki hasarın konuşma üretiminde aşırı güçlüğe neden olduğu görülmüştür. Bu anlamda, dil yeteneğinin sol yarıküre ilişkili olduğu fikrini destekleyen önemli bir gösterge olarak kabul edilmiştir. Hasar sonucunda oluşan dil bozukluğuna ise Broca afazisi denilmiştir. Yazma ve okuma becerilerinin bozulması, dilbilgisinde bozulma, olağandışı yineleme ve anlamsal dil üretiminde bozulmalar gibi belirtiler görülmektedir.

Wernicke alanı sol temporal lobda yer alır, arka konuşma korteksi olarak da adlandırılır. Dil işlemedeki rolü ilk olarak Alman doktor Carl Wernicke tarafından bulgulanmıştır. Bu bulgu, dil yeteneğinin sol yarıküredeki konumunu doğrulamıştır. Broca afazisinden farklı olarak, Wernicke bölgesinde oluşan hasarların anlamsal yönden hastaların üretimlerinde sorun oluşturduğu görülmüştür. Broca afazisinin aksine Wernicke afazisinde dilbilgisi daha iyi durumdadır. Fakat akıcı olsa da anlamsal bozulma içeren dil üretimi, anlamlandırma bozukluğu, okuma becerisinin bozulması ve hatta hastanın dilsel bozukluğunun farkında olmaması gibi belirtiler görülmektedir.
Broca ve Wernicke alanlarını birbirine bağlayan sinir lifi demetidir. Arcuate Fasciculus’un görevi iki alan arasındaki iletimi sağlamaktır. Burada oluşacak bir hasar ise iletim afazisine yol açmaktadır. Bu kapsamda, Broca ve Wernicke alanlarında hasar olmamasına rağmen konuşma bozukluğu oluşmaktadır. Wernicke alanından Broca alanına iletilmek istenen sinyaller düzgün bir şekilde aktarılamadığı için hastada basit ifadeleri tekrar etmede güçlük gibi belirtiler görülmektedir.
Her ne kadar beyin ve dil ilişkisine dair bilimsel araştırmalar önemli ölçüde artmış olsa da, insan dilinin ve beynin karmaşıklığı nedeniyle hala net olarak anlaşılamayan ve keşfedilmeyi bekleyen konular olduğu bilinmektedir.

Yazımızda değindiğimiz gibi dil ve beyin arasında eşsiz bir ilişki vardır. Yabancı bir dil öğrenmek ise beyindeki sinir ağlarını güçlendirebilir ve bilişsel yetenekleri geliştirebilir. Ayrıca beynin plastisite kapasitesini artırdığı gibi bazı çalışmalar Alzheimer ve demans gibi hastalıkların riskini de azaltabileceğini göstermektedir. Eğer sen de hem yabancı dil öğrenmenin bu bilişsel avantajlarından faydalanmak hem de ana dilin gibi akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istiyorsan, o zaman doğru yerdesin!
Dünyanın çeşitli noktalarından ve her seviyeden 1,5 milyondan fazla öğrencinin tercih ettiği online İngilizce kursu Open English ile hedeflerine kolayca ulaşabilirsin. 7/24 sınırsız içerik erişimi, ana dili İngilizce eğitmen kadrosu, canlı dersler, pratik yapabileceğin konuşma grupları ve daha pek çok ayrıcalık Open English’te!
Daha fazla bilgi almak istersen sayfamızda bulunan iletişim formunu doldurman yeterli. Ekip arkadaşlarımız sana en kısa sürede ulaşacak ve merak ettiğin her şeyi cevaplayacak.
Hadi daha fazla erteleme, hemen şimdi İngilizce öğrenmeye başla!