İngilizce C1 Seviyesi – Upper Intermediate İngilizce Seviyesi

İngilizce seviyeler serimizi hatırlıyor musun? İşte sırada İngilizce C1 seviyesine dair detaylar var. Daha öncesinde İngilizce C1 seviyesine kadar olan her seviyeyi detaylandırmıştık. Bu yazımızda da Upper Intermediate seviyesine dair merak edilenleri listeledik.

İngilizce öğrenme serüvenine başlamak için yan tarafta yer alan formu doldurarak sana ulaşmamızı sağlayabilir ve %100 online İngilizce kursumuz sayesinde İngilizceni kolayca ilerletebilirsin.

Tüm İngilizce seviyeleri buradan inceleyebilirsiniz.

İngilizce C1 Seviyesi Nedir?

C1 İngilizce seviyesi, diğer adıyla Upper Intermediate İngilizce seviyesi; İngilizceyi sorunsuz bir şekilde konuşabildiğin, İngilizce metinler hazırlayabildiğin, dinlediklerini kolayca anlayabildiğin bir seviyeye sahip olduğunu göstermektedir.

Advanced seviye İngilizceden bir önceki aşama olan Upper Intermediate İngilizce seviyesi, yurt dışına çıktığında hayatını kolayca iademe ettirmene ve global bir şekilde yapacağın işlerini dil açısından sorunsuz bir şekilde yürütmene fırsat tanır.

Şimdi İngilizce C1 seviyesiyle alakalı farklı noktalara yakından bakabiliriz.

c1 ingilizce seviye konuları - ingilizce c1 seviye konuları

C1 Seviye İngilizce Konuları

C1 seviye İngilizce, yukarıda da bahsettiğimiz gibi upper intermediate bir seviyedir. Yani İngilizce konuşmalar kolayca yapılmakta, filmler ve diziler orijinal dilinde alt yazısız bir şekilde izlenebilmekte ve derinlemesine İngilizce metinler hazırlanabilmektedir.

Şu ana kadar incelediğimiz İngilizce seviyelerde hep zamanlar ve belirli konular vardı. C1 seviyesinde ise zamanlar ve diğer konular yerine, daha detaylı ve bir nebze karmaşık olarak nitelendirilebilecek konular işlenmektedir.

İşte İngilizce C1 seviye konuları:

  •         Passive voice
  •         Relative clauses
  •         Noun clauses
  •         Adverbial clauses
  •         If clauses
  •         Causatives
  •         Inversion
  •         Subjunctives
  •         Reduction
  •         Linking words

Konular bu kadar az diye sakın basit bir seviye zannetme. C1 seviyesi artık anadilin gibi İngilizce konuşmaya yaklaştığın seviyedir. Hadi durmak yok, hemen C1 seviye İngilizce hikaye kitaplarına bakalım.

C1 Seviye İngilizce Hikaye Kitapları

C1 seviye İngilizcede farklı birçok hikaye kitabı ve roman yer almaktadır. Biz burada farklı hikaye kitaplarını topladık. Sen üstüne roman ve deneme kitap eklemeleri de yapabilirsin.

  •         Breaking Into Fast Company
  •         An Imaginative Woman
  •         Aunt Kipp
  •         A Venetian Night’s Entertainment
  •         Elder Brown’s Backslide
  •         The Frame Up
  •         The Hour and the Man
  •         The Land of Lost Toys
  •         Bad Medicine
  •         Which Was the Murderer
  •         At Comanche Ford
  •         The Maid’s Progress

C1 seviye İngilizce kitapların yanı sıra orijinal halindeki İngilizce kitapları da artık okuyabilirsin. Yani şunu demek istiyoruz: Mesela İngilizce orijinal metne sahip olan bir kitap var. Bu kitabı alıp okuman çok kolay… Ama öncesinde C1 seviye İngilizce kitaplar olarak sana sunduğumuz yukarıdakileri okuyarak yeni kelimeler de öğrenebilirsin.

Unutma; dil öğrenmek ve o dili canlı tutmak devam eden bir süreçtir. Her zaman metinler okumaya devam etmeli ve İngilizceyle arana hiçbir zaman mesafe koymamalısın.

ingilizce c1 seviyesi kelimeleri

İngilizce C1 Seviye Kelimeler

Evet geldik, İngilizce C1 seviye kelimelere… Upper Intermediate İngilizce seviyesi için birçok kelime listeledik. Aşağıda bu kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsin.

C1 Seviye İngilizce Kelimeler Türkçe Karşılığı
acknowledge kabul etmek
acquire elde etmek
acquisition edinim
adequate yeterli, uygun, elverişli
adjacent bitişik
allocate pay etmek, bölüştürmek
ally müttefik
antibody antikor
arch kemer
array bir dizi-sıra
artificial yapay
assess değerlendirmek
associate İlişkilendirmek
audit denetlemek , hesap denetimi
beam ışın
binary ikili
breach ihlal, çiğneme
capture ele geçirmek
cease durdurmak
chorus koro
cluster küme
commodity ticari mal
compensation tazminat
comply razı olmak, boyun eğmek
comprise içermek, kapsamak
confine sınırlamak
conflict çatışma, anlaşmazlık
confront yüzleştirmek
conjunction bağlaç
consequence sonuç
consonant ünsüz, sessiz harf
constant sabit, sürekli, değişmez, daimi
constitute oluşturmak
constraint baskı, kısıtlama zorlama
context bağlam
contraction kasılma
contractor müteahhit
conversation konuşma, sohbet, görüşme
convey iletmek
crucial çok önemli
curb frenlemek
curve eğim, eğmek
damp nemli, ıslak, rutubetli
debtor borçlu
debut sahneye ilk çıkış
decay çürümek
dedicate adamak
deficit eksiklik
deliberate kasten, kasıtlı, planlı
depict betimlemek, tasvir etmek
depreciation amortisman, değerini düşürme
derivative türev
disapprove onaylamamak
discharge deşarj
discourse söylev, konuşma, nutuk, tez
disposal imha etme
dispute tartışma, kavga, münakaşa
dissolve eritmek
distant uzak
distinct farklı
distinguish ayırt etmek
elaborate ayrıntılı, detaylı
elect seçmek, atamak
embrace kucaklamak
emerge ortaya çıkmak
encounter karşılaşmak
equity tarafsızlık, eşitlikçilik
equivalent eşdeğer
evolve gelişmek
exceed aşmak
exemption muafiyet, bağışıklık
exploit sömürmek
exploration keşif, araştırma
extract ayıklamak, çekip çıkarmak
fraction kesir
framework yapı, çatı, iskelet
gain elde etmek, kazanmak
genre tarz, tür, üslup, biçim, çeşit
genuine hakiki, gerçek
gesture jest, jest yapmak
grain tahıl, tane, tanecik, granül
highlight vurgulamak
imperative zorunlu
implement uygulamak
implication çıkarım, ima
impose zorla kabul ettirmek, empoze etmek
incur uğramak, girmek,
indicate belirtmek
induce ikna etmek, teşvik etmek
initial ilk, baş
initiative girişim
interim geçici
interior
interpret yorumlamak
interval aralık
intervention müdahale
justify haklı çıkarmak, haklı göstermek
keen ölenin ardından ağlamak
lean dayanmak, yaslanmak
leap sıçramak
loose gevşek
lump yumru
magnitude büyüklük
manner tavır
noticeable dikkate değer
obscure belirsiz, gizlemek
occasion fırsat
occupy işgal etmek
opponent rakip, muhalif, karşı taraf
oppose karşı çıkmak
ordinal sıra
particularly özellikle
pension emekli maaşı, emeklilik
possess sahip olmak
preserve korumak, muhafaza etmek
presumably muhtemelen, büyük ihtimalle
primitive ilkel
probe araştırmak
prompt çabuk
rapid hızlı
resemble benzemek
residue kalıntı, tortu, artık, kalan
respective sırayla
retain Alıkoymak
reveal ortaya çıkarmak
savage vahşi
scatter saçmak, serpmek
sediment tortu, çökelti
sequence dizi
severe şiddetli
sheer katıksız, halis
statutory kanuni
steer yönlendirmek
stem kök
stimulate uyarmak
strain gerginlik
subsequent sonraki
subsidiary bağlı ortaklık
subtle belirsiz, hemen göze çarpmayan
sustain sürdürmek
tender hassas, yumuşak
undergo maruz kalmak
underlie altında olmak, altında yatmak
undertake üstlenmek, yüklenmek
vegetation bitki örtüsü
velocity hız
venture girişim
verse ayet
withdraw çekmek, para çekmek
yield verim, getiri

 

Kelimelerimizin de sonuna geldik. Yazımızı bitirmeden hemen önce sana Upper Intermediate seviye de olsan İngilizceni geliştirmek için tercih edebileceğin bir önerimiz var.

Hemen alt başlığa bir göz atabilirsin.

Upper Intermediate Seviye İngilizce Öğrenmek

Open English online İngilizce kursu olarak sana her seviyeden İngilizce öğrenme fırsatı sunuyoruz. İlk olarak kursumuzu kaydolduktan sonra seviye belirleme sınavına giriyorsun ve çıkan seviyeye göre İngilizce öğrenmeye başlıyorsun.

Eğer C1 seviye İngilizceye sahipsen online İngilizce kursumuzda İngilizceni diri tutabilir, bir üst seviyeye çıkarabilir ve İngilizceni ilerletebilirsin.

Hangi seviye olduğunun hiçbir önemi yok, hemen yan tarafta yer alan formu doldur; İngilizce öğrenme serüveninde ilk adımı at!

Dünyada En Çok Konuşulan Diller

Dünyada konuşulan binlerce dilden bazıları çok küçük bölgelerde kullanılırken bazıları dünya genelinde kullanılıyor. Peki, dünyada en çok konuşulan diller hangileri? 2022 yılında dünyada en çok konuşulan 10 dili araştırdık ve senin için bir liste oluşturduk. Bu yazımızda seninle, dünyada en çok konuşulan diller listesini paylaşıyoruz. Bu vesileyle sen de konuşmak istediğin ikinci dili seçip bu dile yoğunlaşmaya başlayabilirsin.

Dünyada en çok konuşulan yabancı dil hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için bu sayfada bulunan formu doldurabilir, temsilcilerimizin sana dönüş yapmasını bekleyebilirsin.

Dil Nedir?

Dünyada en çok konuşulan dillerden bahsetmeden önce dil ne demek, bundan bahsedelim. Dil, toplumların iletişim kurmasını sağlayan en önemli araçtır. Dil kelimesinin TDK’de şu şekilde karşılıkları bulunuyor; “İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban.”, “Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı”.

Peki, dünyada en çok konuşulan diller hangileri? Şimdi, insanların iletişim kurarken kullandığı dünyada en çok konuşulan dillerin sıralamasından bahsedelim.

dünyada en çok konuşulan dil İngilizce mi

Dünyada En Çok Konuşulan Diller Sıralaması

Diller hakkında yaptığı araştırmalar ile tanınan Ethnologue: Languages of the World, 2022 yılında dünyada en çok konuşulan diller hakkında bir çalışma yayınladı. Bu çalışmada dünyada en çok konuşulan diller ve bu dillerin bulunduğu dil aileleri yer alıyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden ilk 10 tanesini yazımızın bu bölümünde bulacaksın. Dünyada en çok konuşulan dillerden onuncusu ile dünyada en çok konuşulan diller sıralamasına başlayalım.

10. Urduca

Hindistan ve Pakistan’ın resmi dillerinden olan Urduca dili listemizde, dünyada en çok konuşulan dillerden 10.su olarak yer alıyor. Urduca dili, Hint – Avrupa dillerinden biri ve bu dili 231.3 milyon insan konuşuyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Urduca dili 36 harfe sahip ve Arap alfabesi ile yazılıyor. Bu alfabede özel Urdu harfleri de bulunuyor.

9. Portekizce

Dünyada en çok konuşulan dillerden 9.su olan Portekizce, Hint – Avrupa dil ailesinden bir dil. Portekizce; Portekiz, Brezilya, Kap Verde, Ekvator Ginesi, Sao Taome ve Principe, Angola, Mozambik, Mokau ve Doğu Timor’da resmi dil olarak kullanılıyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Portekizceyi dünyada 257.7 milyon insan konuşuyor. Portekizce alfabesi 26 harften oluşuyor ve harfleri farklı şekillerde okutmak için  ´, ^ ve ~ işaretleri kullanılıyor.

8. Rusça

Hint – Avrupa dil ailesinin bir üyesi olan Rusça, dünyada en çok konuşulan dillerden 8.si olarak listemizde kendine yer buluyor. Rusça; Rusya, Kazakistan, Belarus ve Kırgızistan, Tacikistan, Abhazya, Güney Osetya, Transdinester, Gagavuzya‘nın resmi dili olarak biliniyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Rusçayı dünya üzerinde 258.2 milyon insan konuşuyor. 33 harfe sahip Rusçada Kiril alfabesinden türetilen bir Rus alfabesi kullanılıyor.

7. Bengalce

Bangladeş ve Hindistan’ın resmi dillerinden olan Bengalce, dünyada en çok konuşulan dillerden 7.si olarak biliniyor. 272.7 milyon insanın konuştuğu Bengalce dili Hint – Avrupa dil ailesine ait bir dil. Dünyada en çok konuşulan dillerden Bengalce, 60 harfe sahip Belgal alfabesi ile yazılıyor.

6. Arapça

Suudi Arabistan, İran, Irak, Suriye, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ülkeleri, Fas, Filistin Afrika, Etiyopya, Katar ve Kuveyt’in resmi dillerinden olan Arapça dili listemizde, dünyada en çok konuşulan dillerden 6.sı olarak yer alıyor. Arapça dili, Hami – Sami dil ailesi dillerinden biri ve bu dili 274 milyon insan konuşuyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Arapça dili 28 harfe sahip ve Arap alfabesi ile yazılıyor.

dünyada en çok konuşulan diller nedir

5. Fransızca

Dünyada en çok konuşulan dillerden 5.si olan Fransızca, Hint – Avrupa dil ailesinden bir dil. Fransızca; Fransa, Kongo, Kanada, Madagaskar, Kamerun, Fildişi Sahili, Burkina Faso, Nijer, Senegal, Mali, Ruanda, Belçika, Gine, Çad, Haiti, Burundi, Benin, İsviçre, Togo, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Komorlar, Ekvator Ginesi, Cibuti, Lüksemburg, Vanuatu, Seyşeller ve Monako’da resmi dil olarak kullanılıyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Fransızcayı dünyada 274.1 milyon insan konuşuyor. Fransızca alfabesi  Latin alfabesinden türemiş, 26 harfli bir alfabedir.

4. İspanyolca

Hint – Avrupa dil ailesinin bir üyesi olan İspanyolca, dünyada en çok konuşulan dillerden 4.sü olarak listemizdeki yerini alıyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden İspanyolcayı dünya üzerinde 548.3 milyon insan konuşuyor. İçerisinde bazı vurgu işaretleri de bulunduran 27 harfe sahip İspanyolca’da Latin alfabesi kullanılıyor.

İspanyolca; İspanya, Küba, Arjantin, Bolivya, Kolombiya, Kosta Rika, Şili, Ekvador, Guatemala, Ekvator Ginesi, Honduras, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Porto Riko, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Uruguay ve Venezuela‘nın resmi dili olarak biliniyor. Ayrıca İspanyolca; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Amerikan Devletleri Örgütü, İbero-Amerikan Devletleri Örgütü, Afrika Birliği, UNASUR, Antarktika Antlaşması Sekreterliği, Latin Birliği, Karayip Ortak Pazarı ve NAFTA gibi uluslararası ve bölgelerarası organizasyonlarda da resmî dil olarak kullanılıyor.

3. Hintçe

Hindistan’ın resmi dillerinden olan Hintçe, dünyada en çok konuşulan dillerden 3.sü olarak biliniyor. 602.2 milyon insanın konuştuğu Hintçe dili Hint – Avrupa dil ailesine ait bir dil. Dünyada en çok konuşulan dillerden Hintçe, 49 harfe sahip Devanagari alfabesi ile yazılıyor.

2. Mandarin (Standart Çince)

Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan’’In resmi dillerinden olan Mandarin dili, diğer adıyla Standart Çince, dünyada en çok konuşulan dillerden 2.si olarak listemizde yerini alıyor. Mandarin dili, Çin – Tibet dil ailesi dillerinden biri ve bu dili 1.1 milyar insan konuşuyor. Dünyada en çok konuşulan dillerden Mandarin dilinde harfler değil semboller kullanılıyor.

1. İngilizce

Birleşmiş Milletler’in resmi dili olan ve 53 bağımsız ülkede resmi dil olarak kullanılan İngilizce, dünyada en çok konuşulan dil olarak biliniyor. 1.5 milyar insanın konuştuğu İngilizce dili Hint – Avrupa dil ailesine ait bir dil. Dünyada en çok konuşulan dil olan İngilizce, Latin alfabesinden türemiş 26 harfli İngiliz alfabesi ile yazılıyor.

İngilizceyi Öğrenmenin En Kolay Yolu

Dünyada en çok konuşulan dilleri senin için listeledik ve bu listeyle, İngilizcenin dünyada en çok konuşulan dil olduğunu öğrendin. Dünyada 1.5 milyar insanın konuştuğu bir dili öğrenirsen, dünyanın her yerinde kendini rahatlıkla ifade edebilirsin. Peki, kendini ifade edecek kadar iyi İngilizce öğrenmenin en kolay yolu nedir?

İngilizce öğrenmenin en kolay yolu online İngilizce kursu Open English’e kaydolmak. Open English, %100 online bir İngilizce kursudur. Yani bu kurs ile istediğin yer ve zamanda İngilizce öğrenebilirsin. Open English’te bulunan uzman eğitmenlerin ana dili İngilizcedir. Uzman eğitmenlerin canlı derslerine sınırsız katılım sağlayabilir, konuşma sınıfları ile ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet ederek bolca pratik yapabilirsin.

Her seviyeye uygun eğitim programının yer aldığı online İngilizce kursu Open English’in avantajlarından yararlanmaya başlamak için sayfadaki iletişim formunu doldur ve hemen İngilizce öğrenmeye başla!

İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime

Evet sırada İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelime yazımız var. Bu yazımızda günlük hayatta ve metinlerde sıkça kullanılan İngilizce kelimeleri bulabilirsin.

Bu kelimeler fiil, sıfat, zarf ve zamir olmak üzere farklı kategorilerden oluşmaktadır. Belirli bir ayrım yapmadan sana İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelimeyi sunduk.

Listemize geçmeden önce İngilizce yeni kelimeler öğrenmek için izleyebileceğin efektif bir yöntemi sana sunmak istiyoruz. Sonrasında da İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelime listemizi yakından inceleyebilirsin.

ingilizce 1000 kelime - en çok kullanılan 1000 kelime

Yeni Kelimeler Öğrenmek

Her dilde olduğu gibi İngilizcede de kelimelerin gücü son derece önemlidir. Günlük konuşmaları gerçekleştirmek, okunan metinleri anlamak ve yazı yazmak için her zaman kelimeye ihtiyaç duyarız. Bunun için her daim yeni kelimelerle İngilizceyi güçlendirmeli ve bu kelimeleri günlük hayatımıza adapte etmeliyiz.

Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursu sayesinde her zaman yeni kelimeler öğrenebilirsin. Ayrıca bu kelimelerin cümle içerisindeki örnek kullanımlarını tecrübe edebilir, Türkçe anlamlarını öğrenebilir ve nasıl telaffuz edildiklerini çözebilirsin.

Tabii online İngilizce kursumuzu sadece yeni kelimeler öğrenmek için değil; sıfırdan İngilizce öğrenmek, gramer yapılarını çözmek, telaffuz yeteneğini geliştirmek ve uluslararası sınavlara hazırlanmak için tercih edebilirsin.

Tek yapman gereken yanda yer alan formu doldurman… Kısa sürede seni arayacağız ve merak ettiğin her soruya cevap vereceğiz.

ingilizcede en çok kullanılan 1000 kelime - ingilizce kelimeler

İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime Listesi

İngilizcede en çok kullanılan kelimeler listemizin sonuncusuna geldik. Daha önce İngilizcede en çok kullanılan 100 kelime ve İngilizcede en çok kullanılan 500 kelime yazılarını seninle buluşturmuştuk. Şimdi aşağıdaki listede en çok kullanılan 1000 İngilizce kelimeyi bulacaksın.

Hadi durmadan kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını inceleyelim:

İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime Türkçe Karşılığı
a bir
ability kabiliyet, yetenek, beceri
able yapabilmek, yapabilen
about hakkında, ilgili, konusunda
above yukarıda
accept kabul etmek
according göre
account hesap, açıklama
across karşısında
act eylem, davranış
action eylem, etki, hareket
activity faaliyet, etkinlik
actually aslında, gerçekte
add eklemek, ilave etmek
address adres
administration yönetim, idare
admit kabul etmek, itiraf etmek
adult yetişkin, erişkin
affect etkilemek, etki etmek
after sonra, ardından, daha sonra
afternoon öğleden sonra
afterwards ondan sonra
again tekrar, yeniden
against karşı
age yaş
agency ajans, acenta
agent ajan
ago önce, evvel
agree katılmak, hem fikir olmak
agreement anlaşma, sözleşme
ahead önde, ileri
air hava
all her şey, tüm, bütün
all right peki
allow izin vermek
almost neredeyse, hemen hemen
alone yalnız, tek başına
along boyunca, yanı sıra
already zaten
also ayrıca, hem de
although rağmen, karşın , gerçi
always her zaman, daima
american amerikan
among arasında, içinde
amount miktar, tutar
analysis analiz, çözümleme
and ve, ile
animal hayvan
another diğeri
answer cevap, yanıt
any herhangi, hiç, her
anyone kimse, herhangi biri, hiç kimse
anything bir şeyi herhangi bir şey, hiçbir şey
anyway her halükârda
anywhere herhangi bir yere
appear görünmek, gözükmek
apple elma
apply uygulamak, başvurmak
approach yaklaşım, yaklaşma
april nisan
area alan, bölge
argue tartışmak
arm kol
around etrafında
arrive varmak, ulaşmak
art sanat
article makale, yazı
artist sanatçı
as gibi, olarak
ask sormak, istemek
assume varsaymak, farzetmek
attack saldırı, atak
attention dikkat
attorney avukat, vekil
audience seyirci, izleyici
author yazar
authority yetki, otorite
available müsait
avoid önlemek, kaçınmak
away uzak, uzakta
baby bebek
back geri
bad kötü
bag sırt çantası
ball top
bank banka
bar bar
base üs, temel, baz
be olmak, var olmak
beat dövmek, yenmek
beautiful güzel
because çünkü
become olmak, haline gelmek
bed yatak
before önce
begin başlamak, başlatmak
behavior davranış, tutum, hareket
behind arkasında, gerisinde
believe inanmak
benefit yarar, fayda
best en iyi, en iyisi, en
better daha iyi, daha güzel, daha iyi şekilde
between arasında, aralarında
beyond ötesinde, öte
big büyük
bill fatura
billion milyar
black siyah
blood kan
blue mavi
board yazı tahtası
body vücut
book kitap
born doğmuş, doğum
both her ikisi de, ikisi de
box kutu
boy erkek çocuk
break kırmak
bring getirmek
brother erkek kardeş
budget bütçe
build inşa etmek
building bina
business
but fakat, ama, lakin
buy satın almak
by tarafından, ile, göre, vasıtasıyla
call aramak
camera kamera
campaign kampanya
can yapabilmek
cancer kanser
candidate aday
capital başkent
car araba
card kart
care bakım
career kariyer
carry taşımak
case dava
catch yakalamak
cause sebep olmak
cell hücre
center merkez
central merkezi
century yüzyıl
certain belirli, kesin
certainly kesinlikle
chair sandalye
challenge meydan okuma
chance şans
change değişiklik
character karakter
charge şarj etmek
check kontrol etmek, denetlemek
child çocuk
choice seçim, seçenek
choose seçmek
church kilise
citizen vatandaş
city şehir
civil sivil
claim iddia etmek, iddia
class sınıf
clear temiz, açık
clearly açıkça
close kapatmak
coach koç
cold soğuk
collection toplamak
college kolej
color renk
come gelmek
commercial ticari
common ortak
community topluluk
company şirket
compare karşılaştırmak
computer bilgisayar
concern ilişkisi olmak, ait olmak, ilgilendirmek
condition şart
conference konferans
congress kongre
consider dikkate almak
consumer tüketici
contain içermek
continue devam etmek
control kontrol
cost maliyet
country ülke
couple çift
course ders
court mahkeme
cover örtmek
create yaratmak
crime suç
cultural kültürel
culture kültür
cup fincan
current şu andaki
customer müşteri
cut kesmek
dark karanlık
data veri
daughter kız evlat
day gün
dead ölü
deal anlaşmak
death ölüm
debate müzakere, tartışma
decade on yıl
decide karar vermek
decision karar
deep derin
defense savunma
degree derece
democrat demokrat
democratic demokratik
describe tanımlamak
design tasarım
despite rağmen, aksine
detail ayrıntı
determine belirlemek
develop geliştirmek
development gelişim, kalkınma
die ölmek
difference fark
different farklı
difficult zor
dinner akşam yemeği
direction yön
director yönetmen
discover keşfetmek
discuss tartışmak
discussion tartışma
disease hastalık
do yapmak
doctor doktor
dog köpek
door kapı
down aşağı
draw çizmek
dream rüya
drive sürmek
drop düşürmek
drug uyuşturucu
during sırasında
each her biri
early erken
east doğu
easy kolay
eat yemek yemek
economic ekonomik
economy ekonomi
edge kenar, kıyı
education eğitim
effect efekt
effort çaba
eight sekiz
either ya
election seçim
else başka
employee çalışan
end son
energy enerji
enjoy keyif almak
enough yeterli
enter girmek, katılmak
entire tamamı
environment çevre
environmental çevreci
especially özellikle
establish kurmak
evening akşam
event olay
ever hiç
every her
everybody herkes
everyone herkes, her biri
everything her şey
evidence delil
exactly kesinlikle
example örnek
executive yönetici
exist var olmak
expect ummak
experience deneyim
expert uzman
explain açıklamak
eye göz
face yüz
fact gerçek
factor faktör
fail başarısız
fall düşmek
family aile
far uzak
fast hızlı
father baba
fear korku
federal federal
feel hissetmek
feeling duygu
few az
field tarla, alan
fight kavga
figure şekil
fill doldurmak
film film
final final, nihai
finally en sonunda
financial mali
find bulmak
fine iyi, güzel
finger parmak
finish bitiş
fire ateş
firm firma
first ilk
fish balık
five beş
floor zemin
fly uçmak
focus odaklanmak
follow takip etmek
food gıda, yiyecek
foot ayak
for için
force kuvvet
foreign yabancı
forget unutmak
form form
former önceki, eski
forward Ileri
four dört
free ücretsiz
friend arkadaş
front ön
full tam
fund fon, sermaye
future gelecek
game oyun
garden bahçe
gas gaz
general genel
generation nesil
get almak
girl kız
give vermek
glass bardak
go gitmek
goal hedef
good iyi
government hükümet
great harika
green yeşil
ground zemin
group grup
grow büyümek
growth büyüme
guess tahmin
gun silah
guy adam
hair saç
half yarım
hand el
hang asmak
happen olmak
happy mutlu
hard zor
have sahip olmak
he o (erkek)
head kafa
health sağlık
hear duymak
heart kalp
heat sıcaklık
heavy ağır
help yardım
her ona (kadın)
here burada
herself kendini
high yüksek
him onu (erkek)
himself kendisi
his onun (erkek
history tarih
hit çarmak
hold tutmak
home ev
hope umut
hospital hastane
hot sıcak
hotel otel
hour saat
house ev
how nasıl
however ancak
huge kocaman
human insan
hundred yüz
husband koca
idea fikir
identify belirlemek, tanımak, tanımlamak
if eğer
image görüntü, resim
imagine hayal etmek
impact etki
important önemli
improve iyileştirmek, iyi hale getirmek
in içinde
include dahil etmek
including dahil olmak üzere
increase artırmak
indeed aslında
indicate belirtmek
individual bireysel
industry endüstri
information bilgi
inside Içeride
instead yerine
institution kurum
interest faiz
interesting ilginç
international uluslararası
interview röportaj
into Içine
investment yatırım
involve içermek, kapsamak
issue sorun
it o (cansız)
item öğe
its onun (cansız)
itself kendisi
job meslek
join katılmak
just sadece
keep tutmak
key anahtar
kid çocuk
kill öldürmek
kind tür
kitchen mutfak
know bilmek
knowledge bilgi
land arazi, toprak
language dil
large geniş
last son
late geç
later sonra
laugh gülmek
law hukuk
lawyer avukat
lay yatırmak
lead öncülük etmek
leader lider
learn öğrenmek
least en az
leave ayrılmak
left ayrıldı
leg bacak
legal yasal
less az
let Izin vermek
letter mektup
level seviye
lie yalan
life hayat
light ışık
like sevmek, beğenmek
likely muhtemel
line çizgi, sıra
list liste
listen dinlemek
little küçük
live canlı
local yerel
long uzun
look bakmak
lose kaybetmek
loss kayıp
lot çok
love aşk
low düşük
machine makine
magazine dergi
main ana
maintain sürdürmek
majority çoğunluk
make yapmak
man adam, insan
manage yönetmek
management yönetim
manager müdür, yönetici
many çok
market pazar
marriage evlilik
material malzeme
matter konu, mesele
may mayıs ayı
maybe belki, olabilir
me bana, beni
mean anlamına gelmek
measure ölçmek
media medya
medical tıbbi
meet buluşmak
meeting toplantı
member üye
memory hafıza
mention değinmek, söz etmek
message mesaj
method yöntem
middle orta
might belki
military askeri
million milyon
mind zihin
minute dakika
miss özlemek
mission misyon
model model
modern modern
moment an
money para
month ay
more daha
morning sabah
most çoğu
mother anne
mouth ağız
move hareket etmek
movement hareket
movie film
Mr bay
Mrs bayan
much çok
music müzik
must zorunlu
my benim
myself kendim
name isim
nation ulus
national ulusal
natural doğal
nature doğa
near yakın
nearly neredeyse
necessary gerekli
need ihtiyaç, gereksinim
network
never asla
new yeni
news haber
newspaper gazete
next sonraki
nice iyi, güzel
night gece
no hayır
none yok, hayır, hiçbiri, hiçbir şey
nor ne de
north kuzey
not değil
note not
nothing hiçbir şey
notice fark etmek
now şimdi
number numara
occur meydana gelmek
off kapalı
offer teklif etmek
office ofis
officer memur
official resmi
often sıklıkla
oil yağ
okay tamam
old yaşlı, eski
on üzerinde
once bir zamanlar
one bir
only bir tek
onto üstüne
open açık
operation ameliyat
opportunity fırsat
option seçenek
or veya
order sipariş, sipariş vermek
organization organizasyon
other diğer
others diğerleri
our bizim
out dışarı
outside dışında
over bitti
own kendi
owner sahip
page sayfa
pain ağrı
painting boyama
paper kağıt
parent ebeveyn
part bölüm
participant katılımcı
particular özel, belirli
particularly özellikle
partner partner, ortak
party parti
pass geçmek
past geçmiş
patient hasta, sabırlı, hoşgörülü
pattern desen
pay ödemek
peace barış
people insanlar
per başına, göre
perform yapmak, uygulamak, yerine getirmek
performance performans
perhaps belki
period periyot, dönem
person kişi
personal kişisel
phone telefon
physical fiziksel
pick almak
picture resim
piece parça
place yer, mekan
plan plan
plant bitki
play oynamak
player oyuncu
point puan
police polis
policy politika
political siyasi
politics siyaset
poor fakir
popular popüler
population nüfus
position pozisyon
positive pozitif
possible mümkün
power güç
practice uygulama, pratik
prepare hazırlamak
present mevcut
president devlet başkanı
pressure basınç
pretty güzel
prevent engel olmak
price fiyat
private özel
probably muhtemelen
problem problem, sorun
process süreç, işlem
produce üretmek
product ürün
production üretim
professional profesyonel
professor profesör
program program
project proje
property gayrimenkul
protect korumak
prove kanıtlamak
provide sağlamak
public halka açık
pull çekmek
purpose amaç
push itmek
put koymak
quality kalite
question soru
quickly hızlı bir şekilde
quite oldukça
race yarış
radio radyo
raise yükseltmek
range menzil, aralık
rate oran
rather daha doğrusu
reach ulaşmak
read okumak
ready hazır
real reel, gerçek
reality gerçeklik
realize fark etmek
really gerçekten
reason neden
receive teslim almak
recent son
recently son günlerde
recognize tanımak
record kayıt
red kırmızı
reduce azaltmak, düşürmek
reflect yansıtmak
region bölge
relate Ilişki kurmak
relationship Ilişki
religious dini
remain kalmak, sürdürmek
remember hatırlamak
remove kaldırmak, uzaklaştırmak, ortadan kaldırmak
report rapor
represent temsil etmek
republican cumhuriyetçi
require gerekmek, gerektirmek
research araştırma
resource kaynak
respond yanıtlamak
response cevap vermek
responsibility sorumluluk
rest dinlenme
result sonuç
return dönüş
reveal ortaya çıkartmak, açığa vurmak
rich zengin
right sağ
rise yükselmek
risk risk
road karayolu, yol
rock kaya
role rol
room oda
rule kural
run koşmak
safe güvenli
same aynı
save kayıt etmek
say söylemek
scene sahne
school okul
science bilim
scientist bilim insanı
score skor
sea deniz
season sezon
seat koltuk
second ikinci
section bölüm, kesit
security güvenlik
see görmek
seek aramak
seem görünmek
sell satmak
send göndermek
senior kıdemli, yaşça büyük
sense algı, duyu
series dizi, seri
serious ciddi
serve servis
service hizmet
set ayarlamak
seven yedi
several birkaç
shake sallamak
share paylaşmak
she o (kadın)
shoot şut çekmek
short kısa
shot atış
should meli, malı
shoulder omuz
show göstermek
side yan
sign işaret
significant önemli
similar benzer
simple basit
simply basitçe
since dan beri
sing şarkı söylemek
single tek
sister kız kardeş
sit oturmak
site alan
situation durum
six altı
size boyut
skill beceri
skin cilt
small küçük
smile gülümseme
so yani
social sosyal
society toplum
soldier asker
some bazı
somebody birileri
someone birisi
something bir şey
sometimes ara sıra
son oğul
song şarkı
soon yakında
sort çeşit
sound ses
source kaynak
south güney
southern güney, güneyli
space boşluk
speak konuşmak
special özel
specific özel
speech konuşma
spend harcamak
sport spor
spring bahar
staff personel
stage sahne
stand ayakta durmak, direnmek
standard standart
star yıldız
start başlama
state devlet, durum
statement beyan, ifade
station istasyon
stay kalmak
step adım
still hala
stock stok
stop dur, durmak
store mağaza
story öykü
strategy strateji
street sokak
strong güçlü
structure yapı
student öğrenci
study ders çalışma
stuff şey, madde
style stil
subject konu
success başarı
successful başarılı
such böyle
suddenly aniden
suffer acı çekmek
suggest önermek
summer yaz
support destek
sure emin
surface yüzey
system sistem
table masa, tablo
take almak
talk konuşmak
task görev
tax vergi
teach öğretmek
teacher öğretmen
team takım
technology teknoloji
television televizyon
tell söylemek
ten on
tend yönelmek, eğilmek
term terim
test test
thank teşekkür etmek
that o
their onların
them onları
themselves kendilerini
then sonra
theory teori
there orada
these bunlar
they onlar
thing şey
think düşünmek
third üçüncü
this bu
those bunlar
though olsa da
thought düşündü
thousand bin
threat tehdit
three üç
through vasıtasıyla
throughout boyunca
throw atmak
thus böylece
time zaman
to mastar (mek, mak), karşı
today bugün
together birlikte
tonight bu gece
too çok, fazla
top üst
total toplam, tüm
tough sert
toward -e doğru
town kasaba
trade ticaret
traditional geleneksel
training eğitim, antrenman
travel seyahat
treat tedavi etmek
treatment tedavi 
tree ağaç
trial deneme, test
trip yolculuk
trouble sorun
true doğru
truth hakikat
try denemek
turn çevirmek
two iki
type tip, tür, model
under altında
understand anlamak
unit ünite
until -a kadar
up yukarı
upon üzerinde
us bize
use kullanmak
usually genellikle
value değer
various çeşitli
very çok
victim kurban
view görünüm
violence şiddet
visit ziyaret etmek
voice ses
vote oy
wait beklemek
walk yürümek
wall duvar
want istemek
war savaş
watch izlemek
water su
way yol, yön, yöntem
we biz
weapon silah
wear giyinmek
week hafta
weight ağırlık
well daha iyi
west batı
western batıda
what ne
whatever her neyse
when ne zaman
where nerede
which hangi
while iken
white beyaz
who kim
whom kime
whose kimin
why niçin?
wide geniş
wife kadın eş
win kazanmak
wind rüzgar
window pencere
wish dilek, dilemek
with ile
within içinde
without olmadan
woman kadın
wonder merak etmek, şaşmak
word kelime
work çalışmak
worker işçi
world dünya
worry endişe etmek
would cekti, caktı
write yazmak
writer yazar
wrong yanlış
yard avlu
yarn iplik
year yıl
yearly yıllık
yelling seslenmek
yes evet
yesterday dün
yet henüz
you sen
young genç
your senin
yourself kendin
youth gençlik
zebra zebra
zeppelin zeplin
zipper fermuar
zodiac burçlar kuşağı
zombie zombi
zoo hayvanat bahçesi
zoology hayvan bilimi
zoom yakınlaşmak, zoom yapmak

 

Geldik listemizin sonuna… İngilizceye dair daha pek çok yazıyla sana geleceğiz. Her gün yazılarımızı okumak için gelmeyi unutma.

Ayrıca İngilizce öğrenmek, İngilizceni geliştirmek ya da TOEFL ve IELTS gibi sınavlara hazırlanmak istiyorsan, yan tarafta formu doldur.

Hemen seni arayıp online İngilizce kursumuz hakkında detayları paylaşalım ve İngilizce öğrenme serüveninde her zaman yanında olalım.

İskoç Efsaneleri: Baobhan Sith

Daha önceki blog yazılarımızda, Birleşik Krallık topraklarının efsaneler, ilginç öyküler ve halk kahramanları bakımından son derece zengin olduğundan bahsetmiş; İngiliz efsanelerinden Robin Hood, Aziz Yorgi ve Ejderha, Kral Arthur gibi efsane örnekleri vermiştik.

Bu toprakların kültürü ile ilgilenen, özellikle de tarih ve mitoloji ile yakından alakadar olan okuyucuların yine bunlar gibi çok ilgisini çekeceğini düşündüğümüz bu blog yazımızda da, önemli İskoç efsanelerinden bir tanesi olan Baobhan Sith’e yer verdik… Yazının geri kalanında, ürkütücü dişi peri Baobhan Sith hakkında birbirinden ilginç bilgileri bulabilirsin!

efsaneler ve mitoloji neden önemli

Efsaneler ve Mitoloji Neden Önemli?

Konuya girmeden önce, efsanelerin önemi hakkında bir iki söz söyleyebiliriz belki de… Bir coğrafyanın mitolojisine hakim olmak, arkadaş ortamlarında ne kadar genel kültür sahibi olduğunu göstermekten çok daha büyük anlamlar taşıyor.

Öyle ki, bir ülkenin halk anlatıları, onun kültüründe ve sanat eserlerinde oldukça önemli bir rol oynuyor. Başka bir deyişle, bir coğrafyanın mitolojisine hakim olmak, bir anlamda o coğrafyanın kültürünü, ve insanını daha iyi anlayabilmenin de önünü açıyor. Tüm bunlara ek olarak, birbirinden ilginç karakterler ve olaylarla dolu bu hikâyeleri okumak da her zaman son derece keyifli diyebiliriz elbette! 

Öyleyse, eğer hazırsan artık başlayalım! İşte popüler İskoç efsanelerinden bir tanesi olan Baobhan Sith hakkında bilmen gerekenler…

Baobhan Sith Efsanesi

İskoç mitolojisinde, Baobhan Sith, güzel bir kadın suretinde görünen, böylece kurbanlarını baştan çıkaran ve onları yakaladıktan sonra da öldüren bir peridir. İskoç folklor uzmanı Donald Alexander Mackenzie’nin tasvirine göre Baobhan Sith, genellikle uzun, yeşil bir elbise giyen güzel bir kadın suretinde görünür. Giydiği bu uzun elbise de, aslında ayaklarındaki çift toynakları saklamak içindir. Aynı zamanda, bu perinin, bir kuzgun ya da karga formuna da bürünebileceği söylenmektedir. Başka kaynaklarda, Baobhan Sith’in, erkeklerin aklını okuyabildiği, ve onların güzel bulduğu bir surette görünebildiği de söylenmektedir.

İngilizce konuşma hedefine ulaşmak için hemen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı at!

iskoç efsaneleri - ava giden dört adamın hikayesi

Ava Giden Dört Adamın Hikâyesi

Mackenzie tarafından anlatılan popüler bir hikâyeye göre, avlanmakta olan dört adam, gece karanlık bastırınca boş bir kulübeye sığınır. Burada, adamlardan bir tanesi şarkı söylemeye, diğerleri de dans etmeye başlar. Bir noktada, adamlar yanlarında birlikte dans edebilecekleri kadınlar olmasını dilediklerini söyleyince, kısa süre sonra dört tane kadın içeri girer. Kadınlardan bir tanesi şarkı söyleyen adamın yanına oturur, diğer üçü de, üç adamla birlikte dans etmeye başlar.

Şarkı söyleyen adam, birden arkadaşlarının kanlar içinde kaldığını görünce, kulübeden kaçar, ve atların yanına sığınır. Kadın adamın peşine düşse de onu yakalayamaz, ve gün ağardığında ortadan kaybolur. Kurtulan adam tekrar kulübeye döndüğünde, üç arkadaşını da yerde ölü yatarken bulur; tüm kanları vücutlarından çekilmiştir. Bir başka folklor uzmanı Katharine Briggs’in bu hikâye üzerine yaptığı yoruma göre, Baobhan Sith’in dördüncü adamı yakalayamamasının sebebi, atların nallarındaki demirlerdir- demir, geleneksel olarak perileri kötü etkileyen bir maddedir.

Bu popüler hikâyenin başka bir varyasyonuna göre ise, adamlardan bir tanesi, kızların ayakları değil, geyik gibi toynakları olduğunu fark eder ve kaçar. Döndüğünde ise arkadaşlarını ölü bulur.

Üçüncü bir varyasyonda da, avcılar bir mağaraya sığınırlar. Adamlardan üç tanesi, sevgililerinin yanlarında olmasını istediklerini dile getirirken, adı MacPhee olan bir tanesi de -yanında bir köpek vardır- karısının evde kalmasını yeğleyeceğini söyler. O sırada, bir grup kadın mağaraya girer, ve sevgililerinin yanlarında olmasını isteyen adamları öldürürler. Köpeği MacPhee’yi korur, ve perileri mağaradan kovar.

Bu hikâyelerdeki tekrar eden tema, Baobhan Sith’in, erkekler yanlarında kadın olmasını istediklerinde ve bunu dile getirdiklerinde ortaya çıkmasıdır. Bu da, eski bir İskoç inancını akla getirir- birisi, gece yarısı Tanrının merhametine sığınmadan bir dilek dilerse, bu dileği çok kötü bir şekilde gerçek olabilir.

Dil Hedeflerine, Open English ile Ulaş!

Sen de İngilizce kitapları çeviri desteğine ihtiyaç duymadan anadillerinden okumak, İngilizce dizi ve filmleri altyazısız izleyebilmek, yurt dışında akıcı bir şekilde İngilizce iletişim kurabilmek ister misin? Eğer cevabın “Evet!” ise, sen de artık dünyanın önde gelen online İngilizce kursu Open English ile bir an önce tanışmalısın!

Dünyanın dört bir yanından, her seviyeden bir buçuk milyondan fazla öğrencinin ilk tercihi olarak ön plana çıkan Open English; ana dili İngilizce olan yetkin eğitmen kadrosu, 7/24 canlı dersleri, sınırsız erişim olanağı, ve dilediğin gibi pratik yapabileceğin canlı online konuşma grupları ile, senin için İngilizce öğrenme veya İngilizceni geliştirme sürecini daha önce hiç olmadığı kadar hızlı, pratik, etkili ve eğlenceli kılacak! İster iş, ister eğitim, isterse de kişisel gelişim… İngilizce öğrenme sebebin ve kendine koyduğun hedefler ne olursa olsun ve hangi seviyede olursan ol, sen de hemen Open English’i keşfederek dil hedeflerine şimdi bir adım daha yaklaşabilirsin!

İngilizce Ders ve İngilizce Okul Terimleri

Türkiye’de İngilizceyi ilkokuldan başlayarak öğrenmeye çalışıyoruz. İlkokul, lise çoğu kişi üniversitede tekrar ve tekrar öğreniyor. Günlük yaşantının, iş hayatının, kariyerinin önemli bir parçasının dil bilmek olduğunu biliyorsundur. Daha ilkokul sıralarında İngilizce öğrenmeye başlamamızın sebebi biraz da bu. Bu yazıda okul ve sınıf terimlerini içeren kelimeleri ve kelime gruplarını paylaşacağız. 

Online İngilizce kursu Open English ile İngilizceyi kısa yoldan öğrenebilirsin. Yenilikçi yöntemleri, %100 online sistemi ve CEFR standartlarına uygun içeriğiyle İngilizcenin tüm detaylarını öğrenmeye hazırsan, bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin. Müşteri temsilcimiz bilgi vermek adına en kısa sürede seni arayacaktır.

Eğer daha okula yeni başlamış, içinde bulunduğu ortamı kendi anadilinde bile yeni yeni öğrenmiş miniklere İngilizcede okul hayatına dair kavramları öğretmek istiyorsan bu yazı senin işine yarayabilir. 

Ya da miniklerle ilgilenmiyor da eğitim hayatını, dersleri tanımlayan kavramlara ihtiyacın varsa aynı şekilde bu yazıdan faydalanabilirsin. Bu yazı sonunda okul içinde kullanılan ders ve araç gereçlere dair kavramların neler olduğunu ve nasıl kullanıldığını öğreneceksin.

Hadi başlayalım o zaman! 

Type of School: Okul Tipleri

Birbirinden farklı okul tipleri vardır.

  • Private school: Özel okul
  • Public school: Devlet okulu
  • Preschool: Ana okulu
  • Primary school: ilk okul
  • Secondary school: orta okul 
  • Rural school: Kırsal, köy okulu
  • Urban school: Şehir, merkez okulu
  • Sixth-from college / High school: Lise
  • Boarding school: Yatılı okul
  • Teacher training college: Öğretmen lisesi
  • Vocational school: Meslek okulu
  • Distance learning: Açık öğretim okulu
  • Bilingual school: Çift dilli okul
  • Technical school: Teknik okulu
  • Home school: Evden eğitim
  • Faith school: Dini eğitimin verildiği okullar / İmam hatip okulu
  • State school: Devlet okulu
  • Day school: Gündüz okulu
  • Night school: Gece okulu
  • University: Üniversite
  • Faculty: Faküte

Örnek cümleler

İngilizce çalışmak için aşağıdaki cümleleri Türkçeye çevirebilirsin. 

  • Bilingual schools are more and more popular nowadays.
  • State schools are run by the government.
  • I once went to a night school to learn accountancy.
  • Teenagers like going to boarding schools.

sınıf için kullanılabilecek ingilizce sıfatlar

Adjectives for Describing Clasroom: Sınıf İçin Kullanılabilecek Sıfatlar

Sınıf ortamı bazen stresli bazen keyifli oldukça karışık bir atmosfer. Bu ortamı tanımlamak için kullanabileceğin birçok kavram mevcut.

  • Spacious: Ferah, açık
  • Roomy: Geniş, ferah
  • Crowded: Kalabalık
  • Cramped: Sıkışık
  • Stuffy: Havasız
  • Organized: Düzenli
  • Disorganized: Düzensiz
  • Lively: Neşeli, hareketli sınıf
  • Noisy: Gürültülü
  • Safe: Güvenli
  • Unsafe: Güvenliksiz
  • Nurturing: Besleyici, faydalı, çalışkan
  • Stifling: Boğucu 
  • Encouraging: teşvik edici, destekleyici
  • Oppressive: Baskıcı, bunaltıcı
  • Distressing: üzücü, acıklı

Örnek cümleler

  • Students learn better when classrooms are organized, let alone well-equipped. 
  • Crowded classrooms are oppressive and stifling.
  • Safe classrooms provide a nurturing environment for schoolchildren.
  • Stuffy and cramped classrooms have stale air, making breathing difficult for students and teachers alike.
  • It is easy to mistake a lively classroom for a noisy one.

Objects in a School: Okuldaki Eşyalar

Okulda kullanılan tüm araç gereçlerin İngilizce karşılıklarını burada bulabilirsin.

  • Notebook: Defter
  • Desk: Masa
  • Chair: Sandalye
  • Textbook: Ders kitabı
  • Rubber: Silgi
  • Ruler: Cetvel
  • Board: Tahta
  • Computer: Bilgisayar
  • Binder: Ataç, klasör
  • Stapler: Zımba
  • Glue: Yapıştırıcı
  • Scissors: Makas
  • Sharpener: Kalemtraş
  • Paper: Kâğıt
  • Pin: Raptiye

Örnek cümleler

  • I was borrowing a rubber from Jane when the teacher called me.
  • Chike needs a pencil and ruler for his Geometry exam next week.
  • As a matter of fact, I don’t want to get a new binder each year if the previous one is still in very good condition.
  • They would like to buy glue this afternoon, although it is out of stock.
  • She tore her English textbook and has to replace it, regardless of the price.

Places in The School: Okul İçerisindeki Yerler 

Eğitim hayatımız boyunca okul içinde hepimizin favorisi olan yerler, mekanlar vardır. Bazılarımız kütüphaneyi, bazılarımız kulüp odalarını bazılarımız ise kafeteryayı sever. Bu yerlerin İngilizce karşılığı ne hep beraber bakalım.  

  • Classroom: Sınıf
  • Library: Kütüphane
  • Playground: Çocuk bahçesi / Oyun alanı
  • Headteacher’s office: Müdür odası
  • Cafeteria: Yemekhane
  • Staffroom: Öğretmenler odası
  • Toilet: Tuvalet 
  • Art room: Sanat odası / Resim atölyesi
  • Gym: Spor salonu
  • Computer room: Bilgisayar sınıfı
  • Canteen: Kantin, büfe
  • Music room: Müzik sınıfı
  • Laboratory: Laboratuvar 
  • Pitch: Saha

Örnek cümleler

  • Many people are envious of our new canteen because it serves tasty and wholesome meals for a cheap price.
  • John and Ifeoma went to the headmaster’s office at break time this morning to see their parents who had come to visit them.
  • We play basketball and volleyball on the football pitch since we have no gym.
  • I like spending time in the art room and music room provided that the lessons take place in the morning.
  • The computer room is always full of students on Fridays while the laboratory is empty.

ingilizce okuldaki insanlar - ingilizce okul

People in a School: Okuldaki İnsanlar

Okulda görevleri birbirinden farklı birçok insanla karşılaşırız. Onlardan bahsetmek için kullanacağımız kelimeleri aşağıda bulabilirsin.

  • Teacher: Öğretmen
  • Headteacher: Başöğretmen 
  • Cleaner: Temizlikçi
  • Pupil: Öğrenci
  • Student: Öğrenci
  • Counselor: Danışman- rehber
  • Nurse: Hemşire
  • Principal: Yönetici- Müdür
  • Bursar: Okul muhasebecisi
  • Head boy: Okul temsilcisi erkek
  • Librarian: Kütüphane çalışanı
  • Technician: Teknisyen
  • Head girl: Okul temsilcisi kız
  • Secretary: Sekreterlik
  • Psychologist: psikolog
  • Social Worker: Sosyal hizmetler
  • Cook: Aşçı 

Örnek cümleler

  • Our Geography teacher was hilarious and this is the reason why I adored his classes.
  • The school counselor often gives good advice.
  • I met the cook in the corridor today and he was carrying a plate full of delicious food!
  • They took the documents to the secretary so that she could send them to the Ministry of Education.

School Subject: Okul Dersleri

Bu kısımda okul derslerinden bahsettik.

  • Maths: Matematik
  • Literature: Edebiyat
  • Science: Fen bilimleri
  • Geometry: Geometri
  • History: Tarih
  • Chemistry: Kimya
  • Physics: Fizik
  • Biolog: Biyoloji
  • Physical education: Beden eğitimi
  • Psychology: Psikoloji
  • Sociology: Sosyoloji
  • Social Studies: Sosyal bilgiler
  • Economics: Ekonomi
  • Informatics: Bilgisayar dersi
  • Archaelogy: Arkeoloji
  • Law: Hukuk
  • Geology: Coğrafya
  • Religion and Morals: Din kültürü ve ahlak bilgisi
  • Civics: Yurttaşlık bilgisi

Örnek cümleler

  • I am good at EnglishFrench, and Biology; however, I have trouble with Algebra, Geometry, and Arithmetic.
  • She doesn’t like Chemistry and Physics because they are difficult subjects.
  • I first saw him in the Spanish class, whereas he first saw me at the canteen.
  • Geography is one of my favorite subjects at school even though I hate traveling.
  • Physical Education classes are fun but tiresome at the same time.

Pay, Spend ve Cost: Aralarındaki Farklar

Finansal terimler genellikle karıştırılıyor. Bu terimlerin doğru anlaşılması, kişisel veya işletme finansmanında önemli bir rol oynuyor. “Pay”, “Spend” ve “Cost” terimleri, para yönetimi ve finansal planlama açısından farklı anlamlara gelirler. Bu yazıda bu terimleri doğru yerde doğru şekilde nasıl kullanman gerektiğinden bahsedeceğiz.

Pay (Ödeme)

Pay, genellikle bir iş, hizmet veya mal için yapılan bedeli ifade eder. Bu ödeme, bir ürün satın almak, bir hizmet için ödeme yapmak veya bir borcu kapatmak gibi çeşitli amaçlarla gerçekleşebilir. Ödeme, nakit, kredi kartı, çek veya banka havalesi gibi farklı yöntemlerle yapılabilir. Ödemeler, genellikle bir alışverişin veya bir işlemin karşılığında verilen miktarı ifade eder.

  • Employees receive their paychecks each month’s end for their dedicated work throughout the preceding weeks. (Çalışanlar, önceki haftalarda gösterdikleri özverili çalışmanın karşılığında her ayın sonunda maaşlarını alırlar.)
  • The online transaction requires secure payment methods to ensure that customers’ pay details remain confidential. (Turkish Translation: Çevrimiçi işlem, müşterilerin ödeme detaylarının gizli kalmasını sağlamak için güvenli ödeme yöntemlerini gerektirir.)
  • Determining your pay rate as a freelancer involves considering various factors such as expertise, market demand, and project scope. (Serbest çalışan olarak, ödeme oranınızı belirlemek uzmanlık alanınızı, piyasa talebini ve proje kapsamını göz önünde bulundurmayı gerektirir.)
  • The company decided to increase the pay scale for its employees to attract and retain skilled professionals in the competitive industry. (Şirket, rekabetçi endüstride yetenekli profesyonelleri çekmek ve elde tutmak için çalışanları için ödeme skalasını artırmaya karar verdi.)
  • Negotiating the pay package during a job interview is crucial to ensure that both the employer and employee reach a satisfactory agreement. (İş görüşmesi sırasında ödeme paketini müzakere etmek, işveren ve çalışanın tatmin edici bir anlaşmaya ulaşmasını sağlamak açısından önemlidir.)

spend - harcamak

Spend (Harcamak)

Spend, belirli bir zaman diliminde yapılan harcamaların genelini ifade eder. Bu terim, gelirin belirli bir kısmının belli bir süre içinde nasıl harcandığını gösterir. Harcamalar, günlük ihtiyaçları karşılamak için yapılan alışverişlerden, yatırım amaçlı büyük ödemelere kadar çeşitli şekillerde olabilir. Harcamalar, bireysel veya kurumsal bütçeleme süreçlerinde önemli bir rol oynar.

  • Responsible budgeting involves tracking expenses and analyzing where and how you spend your money regularly. (Sorumlu bütçeleme, harcamaları izlemeyi ve düzenli olarak paranızı nereye ve nasıl harcadığınızı analiz etmeyi içerir.)
  • Some people tend to overspend during the holiday season due to increased shopping and impulse buying. (Bazı insanlar, artan alışveriş ve dürtüsel satın almalar nedeniyle tatil sezonunda fazla harcama yapma eğilimindedir.)
  • Learning how to spend wisely is crucial for maintaining financial stability and achieving long-term financial goals. (Akıllıca harcamayı öğrenmek, finansal istikrarı korumak ve uzun vadeli finansal hedeflere ulaşmak için önemlidir.)
  • The company encourages its employees to spend time on skill development through various training programs offered throughout the year. (Şirket, çalışanlarının yıl boyunca sunulan çeşitli eğitim programlarıyla beceri geliştirmeye zaman harcamasını teşvik eder.)
  • Understanding your spending habits is the first step towards creating an effective budget that aligns with your financial objectives. (Harcama alışkanlıklarınızı anlamak, finansal hedeflerinizle uyumlu etkili bir bütçe oluşturmanın ilk adımıdır.)

İngilizce çalışmak istiyorsan, yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

cost - maliyet

Cost (Maliyet)

Cost, bir ürünün veya hizmetin üretim veya sağlanma sürecinde kullanılan kaynakların toplam miktarını temsil eder. Bu, ham madde maliyetlerini, işgücü masraflarını, üretim sürecinde kullanılan enerjiyi ve diğer kaynakları içerebilir. Bir şeyin maliyeti, üretimi veya sağlanması için gerekli olan tüm kaynakların toplam bedelini ifade eder.

  • The cost of manufacturing the new product includes raw material expenses, labor costs, and overhead expenditures. (Yeni ürünün imalat maliyeti, hammadde giderleri, işgücü maliyetleri ve genel gider harcamalarını içerir.)
  • High healthcare costs have become a concern for many families, prompting discussions on affordable medical insurance options. (Yüksek sağlık maliyetleri, birçok ailenin endişe kaynağı haline gelmiş olup, uygun fiyatlı tıbbi sigorta seçenekleri üzerine tartışmaları tetiklemiştir.)
  • The cost of renting an office space in the city center is considerably higher compared to suburban areas due to the prime location. (Şehir merkezinde bir ofis alanını kiralamak, ana konumu nedeniyle banliyö bölgelerine göre önemli ölçüde daha yüksek maliyetli olabilir.)
  • Implementing energy-efficient solutions in households can help reduce long-term utility costs and contribute to environmental sustainability. (Evlerde enerji verimli çözümleri uygulamak, uzun vadeli hizmet maliyetlerini azaltmaya ve çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunmaya yardımcı olabilir.)
  • Calculating the total cost of ownership is essential before making a big purchase like a car to consider all expenses beyond the initial buying price. (Bir araba gibi büyük bir satın alma öncesinde, başlangıçtaki satın alma fiyatının ötesinde tüm harcamaları göz önünde bulundurmak için toplam sahip olma maliyetini hesaplamak önemlidir.)

Kelimeler Arasındaki Farklar

Bu terimler arasındaki ana farklar, odaklandıkları noktalardan gelir. “Pay”, belirli bir işlem veya alışverişin ödenen miktarını temsil ederken, “Spend” harcanan toplam miktarı ifade eder. Öte yandan, “Cost” maliyetleri belirler ve üretim veya sağlanma sürecinde kullanılan kaynakların toplam bedelini gösterir.

Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse; bir şirket bir ürünü satın alırken, “Pay” satın alınan ürün için ödenen miktarı ifade eder. Şirketin belirli bir dönemde yaptığı tüm alımların toplamı ise “Spend”i oluşturur. Üretim veya satın alma maliyetleri ise “Cost”u belirler.

Finansal planlama yaparken, bu terimler arasındaki farkları anlamak önemlidir. Doğru bütçeleme ve kaynak yönetimi, işletmelerin ve bireylerin finansal başarısını belirleyebilir.

Bu terimlerin anlamlarını kavramak, finansal konular hakkında daha bilinçli kararlar almanıza yardımcı olabilir. Bu nedenle, kişisel veya işletme finansmanında kullanılan bu terimler arasındaki farkları anlamak önemlidir.

Yeni Bir Dil Öğrenmenin Kolay Yolu

Yeni bir dil öğrenmek harika bir deneyim olabilir, ancak çoğu zaman kelimelerin karışması veya gramerdeki eksiklikler yavaşlatabilir. Düşün, her yeni kelimeyi öğrendiğinde sürekli karıştırmak yerine, akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak ve kendini ifade etmek için doğru araçlara ve rehberliğe sahip olmak ne kadar harika olurdu!

Open English, İngilizce öğrenme sürecinde karşılaşabileceğin zorlukları biliyor. Bu sayede bu engelleri aşman için yardımcı olacak eksiksiz bir çözüm sunuyor. Open English, interaktif ve eğlenceli bir platform aracılığıyla kelimeleri öğrenmeni kolaylaştırır. Konuşma pratiği ve interaktif dersler, yeni kelimeleri akılda tutmanı ve günlük konuşmalarına entegre etmeni sağlar.

Open English, her dil seviyesine uygun kursları ile dil öğrenme sürecinde sana tamamen destek olur. Güvenilir öğretmenler, etkileşimli ders materyalleri ve kişiselleştirilmiş öğrenme planlarıyla, yeni bir dil öğrenmenin ne kadar eğlenceli ve kolay olabileceğini keşfetmelisin

Dil engellerini aşmak ve kendi hikayeni anlatmak için şimdi Open English ile adım atmaya ne dersin?

“Bye” Yerine Tercih Edebileceğin İngilizce Kelimeler

Sevdiklerimizle vedalaşırken kullanabileceğimiz birçok kelime var. Bye kelimesi de bu kelimelerden biri. Peki, İngilizcede bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler neler?  Günlük hayatta İngilizce konuşurken kullandığın kelimelerin çeşitliliği, İngilizce konuşurken özgüvenli olmanı sağlayacak. Bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri öğrenmen de buna katkıda bulunacak.

Bu yazımızda İngilizce konuşurken bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri ve bu kelimelerin cümle içinde kullanımlarını bulabilirsin.

Bye kelimesi gibi günlük hayatta kullanabileceğin birçok kelimeyi öğrenebileceğin online İngilizce kursu Open English’e katılmak için bu sayfada bulunan formu doldur, arkadaşlarımız seni hızlıca arayıp bilgilendirsinler!

bye yerine kullanabileceğin ingilizce kelimeler - ingilizce bye alternatifleri

Bye Yerine Kullanılabilecek İngilizce Kelimeler

Günlük hayatta İngilizce konuşurken bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri öğrenerek İngilizce kelime hazneni geliştirebilirsin. Daha nitelikli bir İngilizce konuşabilmen için gereken bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri aşağıda bulabilirsin.  

Be careful! Dikkatli ol!
Catch you later Sonra görüşürüz
Cheerio! Hoşça kal!
Farewell Elveda
Good day İyi günler
Good evening İyi akşamlar
Good night İyi geceler
Goodbye Hoşça kal
Have a nice day İyi günler
Nice to see you Seni görmek güzeldi
Peace out  Huzur / barışla kal
See you Görüşürüz
See you again Tekrar görüşürüz
See you later Sonra görüşürüz
See you tomorrow Yarın görüşürüz
So long Elveda
Take care (of yourself)! Kendine iyi bak

 

Bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimelerden bahsetmişken, İngilizce hoşça kal demenin farklı yollarını atlamak olmaz. “İngilizcede Hoşça Kal Demenin 8 Farklı Yolu” yazımızı okuyarak farklı biçimlerde hoşça kal demenin yollarını öğrenebilirsin.

Bye Yerine Kullanılabilecek İngilizce Kelimeler İle Örnek Cümleler

Bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri yazımız sayesinde öğrendin. Şimdi sana, bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeleri cümle içinde nasıl kullanacağına dair örnek cümleler sunacağız.

  • I want you to meet me again. Be careful! – Benimle yeniden buluşmanı isterim. Dikkatli ol!
  • Alright, Ali, we’ll catch you later. – Pekala, Ali, sonra görüşürüz.
  • Cheerio! She said and took her computer bag and left. – Hoşça kal! Dedi ve bilgisayar çantasını alıp gitti.
  • Farewell, then, have a nice summer.- Elveda öyleyse, iyi yazlar.
  • Tell him, I miss him. Good day. – Ona, onu özlediğimi söyle. İyi günler.
  • It was an enjoyable day. Good evening. – Keyifli bir gündü. İyi akşamlar.
  • I had so much fun tonight. Good night to everyone. – Bu akşam çok eğlendim. Herkese iyi akşamlar.
  • I just want to say, cheerio, Yasemin. – Sana hoşça kal demek istedim, Yasemin.
  • I wish you have a nice day. – Size iyi günler dilerim.
  • I’m nice to see you. Please come again. – Seni gördüğüme sevindim. Lütfen yine gel.
  • I hope you will always be happy. Peace out. – Umarım hep mutlu olursun. Barışla / huzurla kal.
  • I’ve come to say see you. – Görüşürüz demek için geldim.
  • I’m glad to see you. See you again. – Seni gördüğüme sevindim. Yine görüşürüz.
  • I got work to do, see you later. – Yapacak işlerim var, sonra görüşürüz.
  • We have completed a productive meeting. See you tomorrow. – Verimli bir toplantıyı tamamladık.Yarın görüşürüz.
  • Even though it’s very hard to say goodbye to you, I have to say so long now. – Sana veda etmek çok zor olsa da artık elveda demeliyim.
  • Write me when you get there. Take care (of yourself)! – Oraya gittiğinde bana mutlaka yaz. Kendine iyi bak!

Bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler ile kurulabilecek cümleler bu şekilde.  Peki, günlük konuşmalarında kullanabileceğin farklı kelimeleri öğrenmek için ne yapabileceğini biliyor musun? Yazımızın devamında günlük konuşmalarında kullanabileceğin İngilizce kelimeleri nasıl öğrenebileceğin hakkında bilgi bulabilirsin.

ingilizce bye alternatif kelimeler - bye demenin farklı yolları

Günlük Konuşmalarda Kullanabileceğin İngilizce Kelimeleri Open English İle Öğren!

Günlük hayatta İngilizce konuşurken bilmen gereken, bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler gibi birçok farklı kelime var. İngilizce konuşurken bu farklı kelimeleri kullanman senin daha havalı ve İngilizceye hakim görünmeni sağlayacak.  İngilizcedeki farklı kelimeleri öğrenmenin kolay bir yolu var! O da online İngilizce kursu Open English’e katılmak.

Bye yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler gibi, aynı anlamı karşılayan farklı kelimeleri öğrenerek kelime dağarcığını geliştirmek için ana dili İngilizce olan eğitmenlerinden alacağın İngilizce dersleri çok işine yarayacak. Üstelik Open English’te, eğitmenlerin moderatörlüğünde dünyanın her yerinden ana dili İngilizce olan öğrencilerle konuşma sınıflarında sohbet ederek kelime hazneni geliştirebileceksin.

% 100 online İngilizce kursu Open English’te istediğin yer ve zamanda İngilizce öğrenebilirsin. Binlerce saatlik interaktif ders içeriği sayesinde writing, speaking, reading, listening çalışmaları yaparak İngilizce bilgini ilerletebilirsin. Sertifikalı İngilizce eğitimi sunan Open English ile IELTS, TOEIC, TOEFL gibi sınavlara hazırlanabilir, ses tanıma özellikli telaffuz uygulaması sayesinde telaffuzundaki hataları düzeltebilirsin. Seçtiğin kurs paketlerine göre eğitmenlerinden bire bir dersler alabilirsin. Böylelikle İngilizce öğrenmede daha sağlam atarak ilerlersin.

Şimdi, süper avantajlı bir kampanya ile online İngilizce kursu Open English’e abone olmanın tam zamanı. Open English’e abone olmak için ise bu sayfada bulunan formu doldurman yeterli. Open English’in avantajları ile ilgili bilgi vermek için seni hemen arayacağız.

İngilizce Öğrenirken Bırakman Gereken 10 Alışkanlık

İngilizce öğrenme sürecinde, etkili bir dil edinimi için belirli alışkanlıklar edinmek önemlidir. Ancak bazı alışkanlıklar, dil öğrenme hedeflerini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu yazıda, İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlık üzerine odaklanacağız. Dil öğrenme sürecini daha verimli hale getirmek, sıkılmadan motive olmak ve gerçek anlamda iletişim kurmak için bu alışkanlıkları değiştirmek veya bırakmak, İngilizce becerilerini daha etkili bir şekilde geliştirmene yardımcı olabilir. Şimdi, İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlığa daha yakından göz atalım.

İngilizce öğrenirken bırakman gereken davranışların tümünü öğrenmek ve bu davranışlardan kolayca kaçınmak için online İngilizce kursu Open English’ten destek alabilirsin. Online İngilizce kursu Open English üyeliğini başlatmak için bu sayfada yer alan iletişim formunu hemen doldur, müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hızlıca arasın ve Open English üyeliğini başlatsın.

ingilizce öğrenirken bırakman gereken alışkanlıklar nedir

İngilizce Öğrenirken Bırakman Gereken Alışkanlıklar Nelerdir?

İngilizce öğrenirken bazı alışkanlıklar, dil öğrenme sürecini olumsuz etkileyebilir. Bu alışkanlıkları bir an önce bırakmak, İngilizce öğrenmeni kolaylaştıracaktır. İşte, İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlık:

  1. Ertelemek: İngilizce öğrenme süreci sabır ve düzenli pratik gerektirir. Öğrenmeye başlamak için mükemmel bir zaman olmayabilir, bu yüzden ertelemek yerine düzenli bir şekilde çalışmaya odaklan. Ertelemeyi bırakmak için Open English’e abone olabilirsin. Çünkü, Open English, %100 online İngilizce kursu olduğundan, Open English aboneliğini başlattığında yer ve zaman farketmeden İngilizce eğitimi alırsın
  2. Sadece Gramer Kitaplarına Güvenmek: İngilizce öğrenme sadece gramer kurallarını ezberlemekle değil, aynı zamanda İngilizcenin gerçek kullanımını anlamakla mümkündür. İngilizcenin gerçek kullanımını anlamak için ise bol bol İngilizceyi kullanmak ve kullanıldığı ortamda bulunmak gerekir. Bunun için Open English sana çok fayda sağlayacak. Çünkü Open English’te eğitmenlerin moderatörlüğünde katılabileceğin konuşma sınıfları bulunuyor. Bu konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan İnsanlarla İngilizce sohbet ederek İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin.
  3. Sadece Bir Beceriyi Geliştirmek: Sadece bir dil becerisine odaklanmak yerine (örneğin, sadece konuşma veya sadece okuma), dört beceriyi (konuşma, dinleme, okuma, yazma) dengeli bir şekilde geliştirmeye çalış. İngilizce konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini geliştirmek için Open English’te sınırsız erişim hakkına sahip olacağın interaktif dersler bulunuyor.
  4. Hedef Belirlememek: Hedefler belirlemek, İngilizce öğrenme sürecini motive edici kılar. Kısa vadeli ve uzun vadeli hedefler belirle ve bu hedeflere ulaşmak için planlar yap. Ve sabırlı olmayı unutma!
  5. Tek Tip Kaynak Kullanmak: Sadece bir tür kaynaktan (örneğin, sadece kitap veya sadece uygulama) faydalanmak yerine çeşitli kaynakları kullan. Farklı materyaller; farklı aksanları, dil yapılarını ve kelime dağarcığını keşfetmene yardımcı olabilir. Open English geniş materyal seçeneğiyle ders öncesi ve sonrasında sana destek olacak.
  6. Hatalardan Kaçmak: Dil öğrenirken hatalar kaçınılmazdır. Hataları bir öğrenme fırsatı olarak gör ve düzeltmeleri yaparak ilerle.
  7. Sıkıcı Olabilecek Aktiviteleri Sürekli Yapmak: İngilizce öğrenme sürecini canlı ve ilgi çekici tutmak önemlidir. Sıkıcı olabilecek aktiviteleri çeşitlendirerek öğrenmeyi daha eğlenceli hale getir. 
  8. Çevreni İngilizce ile Çevrelememek: İngilizcenin gerçek bir şekilde öğrenilmesi, İngilizcenin etrafındaki birçok şeyle çevrelenmekle mümkündür. İngilizce konuşulan medya, müzik, film ve kitapları hayatına dahil ederek çevreni İngilizce ile zenginleştir.
  9. Yeterince Pratik Yapmamak: Dil öğrenme sürecinde sürekli pratik yapmak önemlidir. Dil pratiği için fırsatlar yarat, konuşma gruplarına katıl ve günlük yaşamında İngilizce kullanımını artır. 
  10. Başkalarıyla İletişim Kurmaktan Kaçınmak: Dilin gerçek kullanımını anlamak için diğer insanlarla iletişim kurmaktan kaçınma. Dil değişkendir ve farklı kişilerin farklı konuşma tarzları vardır.

Yukarıda bahsettiğimiz 10 alışkanlık İngilizce öğrenme sürecinde aksamalara yol açar. İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlıktan kaçınmak, İngilizce öğrenme sürecini daha etkili ve keyifli hale getirebilir.

İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlığı öğrendin. Peki, İngilizce öğrenirken en sık yapılan hatalar neler öğrenmek ister misin? Eğer cevabın evet ise, İngilizce Öğrenirken Yapılan Hatalar başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın.

ingilizce öğrenirken edinmen gereken alışkanlıklar

İngilizce Öğrenirken Edinmen Gereken Alışkanlıklar

İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlıktan sonra bir de İngilizce öğrenirken edinmen gereken bazı alışkanlıklardan bahsetmek istiyoruz. Yazımızın bu bölümünde İngilizce öğrenirken edinmen gereken en önemli 5 alışkanlığı öğreneceksin.

  1. Düzenli ve Hedefe Yönelik Çalışma: Dil öğrenme sürecin için düzenli çalışma planları oluştur. İngilizce öğrenirken kısa vadeli ve uzun vadeli hedeflere odaklan. Bu, motivasyonunu artırmana ve ilerlemeni takip etmene yardımcı olacaktır.
  2. Çeşitli Kaynakları Kullanma: Farklı türde kaynakları (kitaplar, uygulamalar, filmler, müzikler) kullanarak dilin farklı yönlerini keşfet. Bu, geniş bir kelime dağarcığına sahip olmana ve farklı aksanları anlamana yardımcı olacaktır.
  3. Günlük Dil Pratiği: İngilizceyi sadece ders saatlerinde değil, günlük yaşamının bir parçası olarak da kullanmaya çalış. Basit cümlelerle başlayarak konuşma pratiği yap ve zamanla karmaşık cümle yapılarına geç.
  4. İletişim Kurma Cesareti: İngilizce öğrenen diğer öğrencilerle, dil değişim gruplarıyla veya İngilizce konuşulan ortamlarda iletişim kurmaktan çekinme. Gerçek hayatta konuşma becerilerini geliştirmek için fırsatlar yarat.
  5. Öğrenme Sürecinde Esnek Olma: Dil öğrenme süreci zorlayıcı olabilir, ancak esnek olmak ve hatalardan ders çıkarmak önemlidir. Her gün mükemmel olmak zorunda değilsin; önemli olan sürekli olarak ilerlemektir.

İngilizce öğrenirken edinmen gereken alışkanlıkların birkaçı bu şekilde sıralanabilir. Ayrıca, sana, İngilizce öğrenirken sana fayda sağlayacak bazı metotları önermek istiyoruz. Bu önerilerimizi İngilizce Öğrenmede 5 Etkili Yöntem başlıklı yazımızda bulabilirsin.

ingilizceyi kolayca öğrenmek için hemen open english

İngilizceyi Kolayca Öğrenmek İçin Open English

İngilizce öğrenirken bırakman gereken 10 alışkanlığı sıralarken bahsettiğimiz gibi, İngilizce öğrenmede sana en büyük desteği sağlayacak şey; Open English üyeliğini başlatmak. Online İngilizce kursu Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden İngilizce eğitimi alacağın için, İngilizceyi emin adımlarla ilerleyerek öğreneceksin.

Open English %100 online olduğundan, internete ulaşabildiğin istediğin her yerde ve her anda İngilizce öğrenebileceksin. Böylelikle zamandan tasarruf sağlayabileceksin. 8 farklı kademede eğitim veren Open English’te kendine en uygun seviyeden başlayarak ileri seviyede İngilizce öğrenmeye kadar ilerleyebileceksin. Testler ve quizler ile öğrenme sürecini takip edebilecek, derslere sınırsız erişim hakkı ile eksiklerini rahatlıkla tamamlayabileceksin. 

Open English, kişiselleştirilmiş İngilizce öğrenme deneyimi sunan kusursuz bir İngilizce kursu. Online İngilizce kursu Open English’e sen de hemen üye ol, sana sunacağımız onlarca güzel imkan sayesinde İngilizce bilgini ileri seviyelere taşı. Bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurarak sana ulaşmamızı bekleyebilirsin. Seni en kısa sürede arayacağız ve Open English aboneliğini başlatacağız.

İngilizce Meslekler – Mesleklerin İngilizceleri

İngilizce meslekler, ilkokul müfredatında başlayıp lise müfredatında, hatta bazen üniversite İngilizce hazırlık sınıflarında bile yer alan çok temel bir konu. İngilizce mesleklerin bu kadar sık öğretilme sebebi de tabii ki işler ve mesleklerin günlük hayatımızın en temel noktasında yer almasıdır.

Bu kadar çok öğrenmiş olsak da doğal olarak unutmuş olabilir, hafızanı tazelemek istiyor olabilirsin. Merak etme, bu yazımızda en yaygın meslekleri kısa tanıtımları ile paylaşacak ve diğerlerine de kısaca değineceğiz!

Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English 15 yıllık deneyimi ve 1.5 milyonu aşkın kullanıcısıyla alanında önder bir kuruluş.

Sektördeki deneyimini arkasına alarak size sunduğu fırsatlar ise İngilizce öğrenmek için ihtiyacın olan her şeyi kapsıyor. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini pekiştirebilir ve dev içerik arşivimize erişim sağlayabilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

ingilizce meslekler nasıl sorulur

İngilizce Meslekler Nasıl Sorulur?

İngilizce mesleklere göz atmadan önce insanlara hangi işi yaptıklarını ve hangi işi yaptığımızı nasıl dile getirebileceğimiz öğrenmemiz günlük konuşmalarda çok faydalı olacaktır. İngilizce meslekler sorulurken kullanılan belli başlı cümle yapıları vardır. Aynı şekilde mesleğimizi söylemek için kullanılan çeşitli yapılar vardır. Haydi bunları bir inceleyelim:

  • What’s your occupation? (Mesleğiniz nedir?)
  • What’s your job? (İşiniz nedir?)
  • What do you do? (Ne iş yapıyorsunuz?)

Bu cümlelerin üçünü de insanlara mesleklerini sorarken kullanmamız mümkün. “Job” ve “occupation” kelimeleri arasında çok bir fark olmasa da “occupation”ın biraz daha resmi ve direkt olduğunu söyleyebiliyoruz. “What do you do?” cümlesinde meslek anlamına gelen bir kelime olmasa da altındaki “ne yapıyorsun?” anlamından mesleğin sorulduğunu anlayabiliriz. 

İngilizce meslekler sorulan bu sorulara cevap verirken ise şu yapıları kullanmamız mümkün:

  • I’m a/an …

Bu cümleyi bir meslek ismi ile tamamlarsak iş ünvanımızın ne olduğunu belirtmiş oluruz. Örneğin “I’m a teacher” diyerek “Ben bir öğretmenim.” anlamında bir cevap verebilirim. Tabii ki İngilizce meslekler belirtilirken sadece bu şekilde cevap vermemize gerek yok.

  • I work as a/an …

Bu cümlede de İngilizce meslekler ekleyerek devam edebiliriz. Burada “Şu olarak çalışıyorum.” anlamı verecektir. Anlamsal pek bir fark yok. Örneğin “I work as a teacher” (Bir öğretmen olarak çalışıyorum) diyoruz. 

  • I work in a/an …

Bu cümledeki fark ise cümlenin devamında mesleğimizi değil, çalıştığımız yeri, iş ortamımızı belirtiriz. Örneğin “I work in a high school.” (Bir lisede çalışıyorum.) diyebiliriz. Önceki örnek cümlelerimizi kullanarak daha detaylı bir cevap verebiliriz. 

Umarız buraya kadar anlattıklarımız aklına yatmıştır. Fakat İngilizce meslekler konusunda yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan, İngilizceyi temelden öğrenmek ya da olduğun seviyeden ileriye taşımak istiyorsan Open English yanında!

Open English sana ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapma, konuşma gruplarına ve tüm içeriklerimize erişim gibi ayrıcalıklı fırsatlar sunuyor!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

İngilizce Yaygın Meslekler ve Tanıtımları 

Bu kısımda en yaygın İngilizce meslekleri anlamlarıyla verecek ve kısa tanıtımlar yapacağız. Pratik olması için diğer İngilizce meslekleri sen de kısaca açıklamaya çalışabilirsin!

Doctor (doktor): 

Doctors work in hospitals and help sick people feel better. You have to study medicine to become a doctor. 

(Doktorlar hastanelerde çalışır ve hasta insanların daha iyi hissetmelerine yardım ederler. Doktor olmak için tıp okumalısın.)

Teacher (öğretmen):

Teachers work in schools and teach students school subjects such as English, Science and Literature. You should graduate from a faculty of education to become a teacher.

(Öğretmenler okullarda çalışır ve öğrencilere İngilizce, Fen ve Edebiyat gibi dersleri öğretir. Öğretmen olmak için bir eğitim fakültesinden mezun olmalısın.)

Lawyer (avukat):

Lawyers work in law offices and courthouses and help people defend themselves in court. You should study law to become a lawyer. 

(Avukatlar avukatlık büroları ve adliyelerde çalışır ve insanların mahkemede kendilerini savunmalarına yardım eder. Avukat olmak için hukuk okumalısın.)

Police Officer (polis memuru):

Police officers work in police stations, enforce the law and fight crime. You should study at a police academy to become a police officer.

(Polis memurları karakollarda çalışır, kanunu uygular ve suçla savaşır. Polis memuru olmak için polis akademisinde okumalısın.)

Not:Police” kelimesi Merriam-Webster sözlüğüne göre kuruluşu temsil eder. Kişi olarak polislerden bahsetmek için police officer, policeman ya da policewoman gibi kelimeler tercih edilir. 

Salesperson (satış elemanı):

Salespeople work in stores, help people find what they’re looking for and assist them during their purchase. You don’t necessarily need a university degree to become a salesperson.

(Satış elemanları dükkanlarda çalışır, insanlara aradıklarını bulmada ve alışverişlerinde yardımcı olur. Satış elemanı olmak için özellikle bir üniversite diplomasına ihtiyacın yok.)

Not: Salesperson (çoğul: salespeople) kelimesi cinsiyet anlamından nötrdür. Bunun yanısıra cinsiyet belirtilmesi gerekiyorsa saleswoman ya da salesman tercih edilebilir. Benzeri durumlar İngilizce meslekler konusunda karşımıza çıkabilir, dikkatli olmalıyız.

ingilizce meslekler listesi - mesleklerin ingilizce halleri

İngilizce Meslekler Listesi

 

Programmer programcı Engineer mühendis
Pharmacist eczacı Taxi Driver taksi şöförü
Mechanic araba tamircisi Scientist bilim insanı
Plumber tesisatçı Butcher kasap
Nurse hemşire Dentist dişçi
Pilot pilot Greengrocer manav
Banker bankacı Farmer çiftçi
Dancer dansçı Babysitter bebek bakıcısı
Soldier asker Judge hakim
Travel guide gezi rehberi Hairdresser kuaför

Open English ile İngilizce Kelime Dağarcığını Geliştir

İngilizce meslekler konusundaki yazımızın sonuna geldik. Umarız faydalı olmuştur. Sadece İngilizce meslekler gibi kelime üzerine olan konulara değil, gramer konularına ve günlük konuşma kalıpları gibi konuları öğrenip İngilizceye hakim olmak için Open English sana ihtiyacın olan her şeyi sunuyor!

Open English aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı dersler yapabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pratiğe dökebilir ve aklındaki her soru için dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. 

İrlanda Efsaneleri – Leprikonlar (Leprechauns)

Bundan evvelki blog yazılarımızda, efsane ve halk öykülerinin bir kültürü anlamak söz konusu olduğunda son derece önemli olduğuna birden fazla defa değinmiş, ve bu konuda oldukça zengin olan Birleşik Krallık topraklarından çıkma birbirinden ilginç efsane ve karakterlere yer vermiştik. Bunlardan bazılarını kısaca hatırlatacak olursak:

İngiliz Efsaneleri – Robin Hood

İskoç Efsaneleri – Loch Ness Canavarı

İrlanda Efsaneleri – Başsız Süvari Dullahan

Bu hikâyelerin -ve paylaştığımız diğer öykülerin- her biri, İngilizce öğrenenlerin İngilizce konuşulan topraklarda gelişen kültüre dair daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayacak ilham verici, bazen eğlenceli tabii bazen de korkutucu detaylar ile dolu. Bu yazımızda ise, İrlanda efsanelerinin belki de en meşhuru olan leprikon’lardan bahsedeceğiz. İşte, bugüne kadar çeşitli kaynaklarda karşına çıkmış olabileceğini düşündüğümüz bu minik karakterler hakkında bilmen gerekenler!

irlanda efsaneleri - leprikon nedir

Leprikon Nedir?

Yazının başında da belirttiğimiz gibi belki de en meşhur İrlanda efsanesi olan leprikon’lar -İngilizcede “leprechaun”, İrlandacada “lucharachán”, “leipreachán”, “luchorpán” şekillerinde yazılır- yeşil giyinen, genellikle şapkalı ve sakallı bir şekilde tasvir edilen (bu modern bir yorumdur ki birazdan açıklamasını yapacağız), ve bol bol yaramazlık yapan kısa boylu cinlerdir. Birtakım İrlandalı mitoloji araştırmacılarının dediklerine göre, Kelt ırkı insanları, İrlanda adasına ayak basmadan önce, İrlanda toprakları leprikonların ortak yaşam alanıydı. İlerleyen dönem anlatılarında, leprikon’lar ayakkabı yapıcıları olarak tasvir edilmiş olup, gökkuşağının bittiği yerde bir tas altın gizledikleri söylenmiştir.

Anlatılar, leprikon’ların yalnız yaşayan yaratıklar olduğunu, ve ayakkabı yapımının ve tamirinin yanı sıra eşek şakaları yapmaktan da büyük keyif aldığını söyler. D. R. McAnally’nin 1888 kaynaklı anlatısına göre ise, leprikon’lar profesyonel ayakkabı tamircileri değil, etrafta çok koşturup durdukları ve ayakkabılarını sürekli yıprattıkları için sürekli kendi ayakkabılarını tamir eden varlıklardır. Yine McAnally’ye göre, bir leprikon’u yakalamak için en büyük fırsat, ayakkabı tamiri ile meşgul olduğu anı kollamaktır. (Dediğine göre bunu yapan birisi, daha sonra leprikon’u servetini elinden alana kadar rehin de tutabilir!)

Yazar -aynı zamanda da amatör halk anlatısı uzmanı- William Butler Yeats’e göre ise, leprikon’lar yalnız yaşayan perilerdir. Yeats de, 19. yüzyılda tekrar leprikon’lara dikkat çeken modern anlatıların popülerleşmesi sürecinde önemli rol oynayan bir yazardır. Yeats’e göre, bu yaramaz yaratıkların servetlerinin kaynağı, savaş zamanında gömülü kalmış içi altın dolu çömleklerdir.

Leprikon’ların Görünüşü

Pek çok efsane ve mitolojik karakterde olduğu gibi, leprikon’lara dair de farklı kaynaklarda farklı detaylar mevcuttur. Örneğin 20. yüzyıldan önceki anlatılarda, bu yaratıklar yeşil değil, kırmızı giyerlermiş. Samuel Lover’ın 1831 tarihli anlatısında, leprikon’un üzeri altınlarla süslü kırmızı bir palto giydiği söylenir. Aynı zamanda, leprikon’ların kıyafetlerinin tasviri, anlatının İrlanda’nın hangi bölgesinden çıktığına göre de değişiklik gösterir!

Leprikon’un kırmızı sakallı, yeşil şapkalı klasik günümüz imajı ise, daha çok modern bir yorum olarak görülmektedir- kimisi ise bunun Avrupa folklöründen esinlenerek yapıldığını düşünür. Yeşilin öne çıkartılmasının bir diğer mantıklı kabul edilen açıklaması ise, bu rengin 17. yüzyıldan beri İrlanda’nın ulusal rengi olarak görülmesidir.

irlanda efsaneleri - popüler kültürde leprikonlar

Popüler Kültürde Leprikon’lar

Belki de dikkatini çekmiş olabileceği gibi, leprikon’lar popüler kültürde de hala önemli bir rol oynamıştır. Filmlerde, çizgi filmlerde ve reklamlarda -İrlanda folklöründe anlatılanlara çok paralel sayılmasalar da- pek çok leprikon tasviri yapılmıştır. Çeşitli müzik grupları “  leprechaun” terimini albüm isimlerinde kullanmış, hatta Nobel Ödüllü ekonomist Paul Krugman; çarpık, bölük pörçük ekonomik verileri tanımlamak için “Leprechaun Economics” diye bir terim bile ortaya atmıştır! Amerika Birleşik Devletleri’nde ise, leprikon’lar genellikle St. Patrick’s Day ile özdeşleştirilmişlerdir.

Benzer Yaratıklar

Leprikon’un, yalnız yaşayan bir yaratık olarak yine İrlanda folkloründen Clurichaun ve Far Darrig’e benzediği söylenebilir- bu ikisine de sonraki yazılarımızda yer verebiliriz! Hatta, bazı anlatıcıların, daha geniş kitlelere ulaşabilmek adına, daha az bilinen bu iki yaratığı bazı hikayelerde leprikon’lar yerine kullandığı da bilinmektedir. Bazıları ise, Clurichaun’u durmadan içki içen bir çeşit Leprikon olarak tanımlamaktadır.

open english ile ingilizceni ilerletebilirsin

Open English İle İngilizceni İlerletebilirsin!

İş fırsatları, okul imkânları, kişisel gelişim, ya da yalnızca hobi için İngilizce öğrenmek ya da İngilizceni geliştirmek mi istiyorsun? Cevabın “Evet!” ise, artık senin de dünyanın dört bir yanında 1,5 milyonu aşkın öğrencinin öncelikli tercihi olan Open English online İngilizce kursunu keşfetmenin vakti çoktan gelmiş demektir!

Open English’in ayrıcalıklı dünyasında seni neler mi bekliyor? Kendi seviyenden öğrenciler ile dilediğin gibi pratik yapabileceğin online İngilizce konuşma grupları, sınırsız içerik erişimi, 7/24 canlı ders imkânı, anadili İngilizce olan profesyonel, yetkin eğitmen kadrosu, ve çok daha fazlası! Bunlar kulağına hoş geliyorsa, hemen sen de Open English’i keşfetmeye başlayarak dil hedeflerini gerçekleştirmeye dair ilk ve en önemli adımı atabilirsin!