Çinceden Gelen İngilizce Kelimeler

Dil, insanların iletişim kurmak için kullandığı en temel araçlardan biridir. İlginçtir ki, dünya dilleri arasında derin köklere sahip olan kelimeler, zaman içinde farklı kültürler arasındaki etkileşimlerle şekillenmiştir. Bu etkileşimler, özellikle Çinceden İngilizceye geçen kelimelerde açık bir şekilde görülebilir.

Bu blog yazısında İngilizcede yaygın olarak kullanılan ve aslen Çinceden gelen 5 kelimeden bahsedeceğiz. Bu kelimeler, aslında daha büyük bir hikayenin parçaları. Bütün bu bağlantılardan yola çıkarak İngilizcenin zenginliğini, tarihini ve kültürel çeşitliliğini görmek mümkün.

ingilizceye çinceden geçen kelimeler - tea

İngilizceye Çinceden Geçen Kelimeler

Tea (Çay)

“Tea” kelimesi, Çincede “茶 (chá)” olarak söylenir ve dünyanın pek çok diline bu şekilde geçmiştir.

Anlamı: Bitki yapraklarından elde edilen sıcak içecek.

 “Would you like some tea?” (Bir fincan çay ister misiniz?) 

“She enjoys drinking herbal tea in the evenings.” (Akşamları bitki çayı içmekten hoşlanır.)

“Tea is a popular beverage worldwide.” (Çay, dünya çapında popüler bir içecektir.)

“They always serve tea with biscuits.” (Onlar her zaman çayın yanında bisküvi servis ederler.)

Ketchup (Ketçap)

“Ketchup” kelimesi, Çince “茄汁 (qiézhī)” kelimesinden türemiştir.

Anlamı: Domates bazlı bir sos.

“Could you pass the ketchup, please?” (Ketçabı uzatabilir misiniz, lütfen?)

He puts ketchup on almost everything he eats.” (Yediği hemen her şeyin üzerine ketçap koyar.)

“Ketchup is commonly used as a condiment for fries.” (Ketçap genellikle patates kızartmaları için sos olarak kullanılır.)

“I prefer mustard over ketchup on my hot dog.” (Sıcak köfte sandviçimde ketçap yerine hardalı tercih ederim.)

Typhoon (Tayfun)

“Typhoon” kelimesi, Çince “台风 (táifēng)” kelimesinden gelir.

Anlamı: Şiddetli tropikal siklon veya fırtına.

“The typhoon caused massive destruction in the coastal areas.” (Tayfun, kıyı bölgelerinde büyük yıkıma neden oldu.)

“Typhoons can have wind speeds of over 150 mph.” (Tayfunlar, saatte 150 milin üzerinde rüzgar hızlarına sahip olabilirler.)

“People were evacuated as the typhoon approached.” (Tayfun yaklaştıkça insanlar tahliye edildi.)

“The country has a typhoon warning system in place.” (Ülkede tayfun uyarı sistemi mevcut.)

Gung-ho

“Gung-ho” terimi, Çince “工合 (gōnghé)” ifadesinden türetilmiştir.

Anlamı: Coşkulu, istekli ve motive olmuş.

“The team was gung-ho about the new project.” (Ekip, yeni proje konusunda çok istekliydi.)

“He approached the challenge with a gung-ho attitude.” (Zorluğa gung-ho bir 

tutumla yaklaştı.)

“Their gung-ho spirit led to success.” (Onların gung-ho ruhu başarıya yol açtı.)

“She was gung-ho to start her own business.” (Kendi işine başlamak için çok istekliydi.)

Feng Shui (Feng Shui)

“Feng Shui” terimi, Çince “风水 (fēngshuǐ)” kelimesinden gelir.

Anlamı: Bir alanın düzenlenmesiyle enerji akışını iyileştirmeye dayanan Çin geleneksel uygulaması.

“They consulted a Feng Shui expert before designing their new home.” (Yeni evlerini tasarlarken bir Feng Shui uzmanına danıştılar.)

“Feng Shui principles focus on harmony and balance.” -> “Feng Shui prensipleri uyum ve dengeye odaklanır.”

“She rearranged the furniture according to Feng Shui guidelines.” -> “Mobilyaları Feng Shui yönergelerine göre yeniden düzenledi.”

“The garden layout was based on Feng Shui principles.” -> “Bahçe düzeni Feng Shui prensiplerine göre yapıldı.”

Kowtow

“Kowtow” terimi, Çince “磕头 (kētóu)” kelimesinden gelir. 

Anlamı: Bu terim, büyük bir saygı ve boyun eğme göstermek anlamına gelir. Özellikle Çin kültüründe, otoriteye veya büyüklerine karşı saygının ifadesi olarak kullanılır. 

“He refused to kowtow to the unreasonable demands.” (O, mantıksız taleplere boyun eğmeyi reddetti.)

“In some cultures, kowtowing is a sign of utmost respect.” (Bazı kültürlerde, kowtow yapmak en yüksek saygının bir göstergesidir.)

“The tradition of kowtowing to the emperor was deeply ingrained.” (İmparatora kowtow yapma geleneği derin köklere sahipti.)

“Kowtowing was seen as a gesture of submission in ancient times.” (Eski zamanlarda kowtow yapmak, teslimiyetin bir işareti olarak görülüyordu.)

Junk

“Junk” terimi, Çince “軍 (jūn)” kelimesinden türetilmiştir ve aslen bir tür Çin gemisini ifade eder.

Anlamı: Günümüzde ise bu terim, değersiz veya gereksiz şeyleri ifade etmek için kullanılır. 

“I need to clean out the garage, it’s full of junk.” (Garajı temizlemem gerekiyor, çöp dolu.)

“They disposed of all the household junk before moving.” (Taşınmadan önce evdeki tüm gereksiz şeyleri attılar.)

“His room was cluttered with junk from various projects.” (Odası, çeşitli projelerden gelen gereksiz eşyalarla dağınıktı.)

“The attic was full of old furniture and other junk.” (Çatı katı eski mobilyalar ve diğer gereksiz eşyalarla doluydu.)

Kung Fu

“Kung Fu” terimi, aslen Çince “功夫 (gōngfu)” kelimesinden gelir. 

Anlamı: Bu kelime, Çin dövüş sanatlarını ifade ederken, genellikle fiziksel beceri veya yetenek anlamında da kullanılır. 

“She has been studying Kung Fu for years.” (Yıllardır Kung Fu çalışıyor.)

“Kung Fu requires discipline and dedication.” (Kung Fu disiplin ve özveri gerektirir.)

“The school teaches a variety of Kung Fu styles.” (Okul çeşitli Kung Fu tarzlarını öğretiyor.)

“He admires the philosophy behind Kung Fu.” (Kung Fu’nun felsefesini takdir ediyor.)

İngilizce konuşma yeteneğini ilerletmek istersen, yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

çinceden ingilizceye geçen kelimeler - chopstick

Chopstick

“Chopstick” terimi, Çince “筷子 (kuàizi)” kelimesinden türetilmiştir. 

Anlamı: Bu kelime, yemek yemek için kullanılan geleneksel Çin kaşıklarını ifade eder. 

“I prefer eating sushi with chopsticks.” (Sushi’yi çubuklarla yemeyi tercih ederim.)

“She’s skilled at using chopsticks.” (Çubukları kullanmada yeteneklidir.)

“Chopsticks are commonly used in Asian countries.” (Çubuklar, Asya ülkelerinde yaygın olarak kullanılır.)

“Learning how to use chopsticks takes practice.” (Çubukları nasıl kullanacağını öğrenmek alıştırma gerektirir.)

Silk (ipek)

“Silk” kelimesi, Çince “丝绸 (sīchóu)” kelimesinden türetilmiştir. 

Anlamı: İpek kumaşını ifade eder ve Çin’in tarihî ticaret ürünlerinden biridir. 

“She wore a beautiful dress made of silk.” (O, ipekten yapılmış güzel bir elbise giydi.)

“Silk is known for its smooth and luxurious texture.” (İpek, pürüzsüz ve lüks dokusuyla tanınır.)

“They traded silk along the ancient Silk Road.” (Eski İpek Yolu boyunca ipek ticareti yapıyorlardı.)

“The curtains were made from the finest silk.” (Perdeler en kaliteli ipekten yapılmıştı.)

Loot

“Loot” terimi, Çince “劫 (jié)” kelimesinden gelir. 

Anlamı:Başlangıçta bir savaş sırasında ele geçirilen ya da çalınan eşyaları ifade eder. 

“The thieves looted the museum and stole valuable artifacts.” (Hırsızlar müzeyi yağmaladı ve değerli eserleri çaldı.)

“During the riot, shops were looted and set on fire.” (Ayaklanma sırasında dükkanlar yağmalandı ve ateşe verildi.)

“The pirates looted the ship for treasure.” (Korsanlar hazine için gemiyi yağmaladılar.)

“People were arrested for looting during the chaos.” (Kaostan dolayı yağma yapmaktan insanlar tutuklandı.)

çinceden ingilizceye geçen kelimeler - jasmine

Jasmine

“Jasmine” kelimesi, Çince “茉莉 (mòlì)” kelimesinden türetilmiştir ve aslen bir çiçeği ifade eder. 

Anlamı: Genellikle hoş kokulu çiçekleri tanımlamak için kullanılır. 

“The garden was filled with the fragrance of jasmine flowers.” (Bahçe, yasemin çiçeklerinin kokusuyla doluydu.)

“She loves the scent of jasmine in perfumes.” (Parfümlerdeki yasemin kokusunu sever.)

“Jasmine tea is known for its calming effects.” (Yasemin çayı, sakinleştirici etkileriyle tanınır.)

“They planted jasmine along the pathways.” (Yollar boyunca yasemin diktiler.)

Ginseng

“Ginseng” terimi, Çince “人参 (rénsēn)” kelimesinden türetilmiştir ve genellikle Asya’ya özgü bir bitki olan ginseng kökünü ifade eder. Bu bitkinin sağlık faydaları olduğuna inanılır. 

“Some people drink ginseng tea for its supposed health benefits.” (Bazı insanlar, iddia edilen sağlık faydaları için ginseng çayı içerler.)

“Ginseng is believed to have medicinal properties.” (Ginsengin tıbbi özelliklere sahip olduğuna inanılır.)

“They use ginseng in traditional medicine.” (Ginsengi geleneksel tıpta kullanıyorlar.)

“Ginseng root is a common ingredient in herbal remedies.” (Ginseng kökü, bitkisel çözümlerde yaygın bir içeriğe sahiptir.)

Open English İle Dünyayı Keşfetmeye Başla!

Hayal gücünü özgür bırakmanın zamanı geldi. Open English ile dil öğrenmek daha eğlenceli ve interaktif hale geliyor. Dünyanın her yerinden öğretmenlerle bağlantı kurma fırsatına sahip olmak için sadece bir tık uzaklıktasın.

Öğrenme sürecini senin için özelleştiriyoruz. Kişiselleştirilmiş ders planları, sana en uygun İngilizce öğrenme yolunu sunuyor. İster işte, ister evde, istediğiniz zaman öğrenmeye başlayabilirsin. Zaman senin kontrolünde!.

Hedeflerini Open English ile gerçekleştir. Biliyorsun ki, yabancı dil öğrenmek, yeni bir dünya kapısını aralıyor. Başarıya giden yolda sana rehberlik etmek için buradayız. Open English ile bugün başla, yarının fırsatlarını yakala!

Yurt Dışında Doktor Olarak Çalışmak

Doktorlar son yıllarda sıkça yurt dışında doktor olarak çalışmak için neler yapmak gerektiğini araştırıyor. Daha iyi yaşam koşulları ve maddi imkânlar birçok doktor için yurt dışında doktor olarak çalışmak konusunda araştırma yapmayı cazip hale getiriyor.

Sen de yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan bu yazı tam sana göre! Yurt dışında doktor olarak çalışmak için yerine getirmen gereken şartlar neler? Diploman hangi ülkelerde geçerli? Yurt dışında doktor olarak çalışmak için hangi ülkeler tercih ediliyor? Yurt dışında doktor olarak çalışmak için en ideal ülkeler hangileri? En önemlisi, yurt dışında doktor olarak çalışmak için İngilizce eğitimini nereden almalısın? Bu soruların yanıtlarını yazımızda bulabilirsin.

Yurt dışında doktor olmak için İngilizceyle başlayalım. Her şeyden önce iyi bir İngilizceye sahip olman şart! Open English ile hızlandırılmış mesleki İngilizce eğitimi alabilirsin. Daha fazla bilgi almak için iletişim formunu doldur, en kısa sürede seni arayalım. 

Yurt Dışında Doktor Olarak Çalışmak İçin Yerine Getirmen Gereken Şartlar

Yurt dışında doktor olarak çalışmak için, çalışmak istediğin ülkenin belirlediği bazı şartları yerine getirmen, talep ettiği belgeleri hazırlaman gerekiyor. Bu şartların başında, aldığın eğitim ve diploma için denklik almak geliyor. Ayrıca mesleki yeterliliğin ve İngilizce bilgin ile alakalı değerlendirmelerden de geçmen gerekiyor. 

Bu süreçler, ülkeden ülkeye değişiklik gösterebiliyor. Farklı ülkelerin mesleki yeterlilik için koyduğu şartlar, aradıkları tecrübe süresi, branşlar ve sağladıkları oturma izni imkânları da değişiklik gösterebiliyor. Gerekli denklik işlemleri tamamlandıktan sonra yurt dışında doktor olarak çalışmak istediğin ülkede iş aramaya başlaman gerekiyor. İş arama sürecini başarıyla tamamladığında çalışacağın ülkeye davet edileceksin. Çalışacağın ülkede de bir süre uzun süreli oturma izni, ev kiralama ve benzer süreçlerle ilgilendikten sonra çalışma hayatına başlayabilirsin.

Mesleki İngilizceyi geliştirmek konulu yazımıza da göz atmak isteyebilirsin. 

yurt dışında doktor olarak çalışmak için ülkeler

Yurt Dışında Doktor Olarak Çalışmak İçin Hangi Ülkeler Tercih Ediliyor?

2021’de en fazla tercih edilen ülke Almanya oldu. İtalya, İspanya, İsveç, Finlandiya, İsviçre, Norveç gibi Avrupa ülkeleri de büyük ilgi gördü. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Yeni Zelanda, Avustralya gibi ülkelere de ilgi arttı. Suudi Arabistan, Amerika, Kanada da seçenekler arasında yerini aldı. 

Yurt Dışında Doktor Olarak Çalışmak İçin İdeal 3 Ülke

Yurt dışında doktor olarak çalışmak için ideal ülkeler hangileri? Şimdi bu konuya başlıyoruz. 

Avustralya

Yurt dışında doktor olarak çalışmak isteyenlerin araştırdığı ülkelerden biri Avustralya’dır. Kültür çeşitliliği, göz alıcı manzaraları ve kariyer imkânlarıyla dünyanın en yaşanabilir ülkeleri arasında sayılan Avustralya’da; yurt dışında doktor olarak çalışmak isteyen en düşük pratisyen hekimler için ortalama maaşlar yıllık 104.000$, uzman doktorlar için ise 210.000$ dolaylarında.

Biraz da dünyanın en iyi sağlık sistemine sahip ülkelerden biri olan Avustralya’da doktor olmak istiyorsan bilmen gerekenlerden bahsedelim. Öncelikle diplomanın Avustralya tarafından tanınıyor olması gerekiyor. Geçerli üniversitelerin listesini Avustralya devletinin web sitesinde bulabilirsin. 

Yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan bilmelisin ki; İngiltere’de doktor olmak isteyenler için bahsettiğimiz gibi Avustralya’da da IELTS sınavından 7.0 üstü bir sonuç alman bekleniyor. Ayrıca AMC MCQ isimli denklik sınavında başarılı olman bekleniyor. Bu sınav Avustralya Tıp Konseyi tarafından denetlenir ve bu sınav ile sağlık alanındaki bilgilerini kanıtlaman beklenir.

IELTS hazırlık sayfamıza göz atmak isteyebilirsin. 

İngiltere

Dünya çapında altıncı büyük ekonomiye sahip olan İngiltere’de, sağlık ve tıp çalışanlarına talep oldukça fazla. Her yıl çok sayıda doktor yurt dışında doktor olarak çalışmak için İngiltere’ye geliyor. İngiltere’ye yurt dışında doktor olarak çalışmak için gelen pratisyen hekimler en düşük  118.000$ kazanırken, uzman doktorlar yaklaşık 174.000$ yıllık kazanç elde ediyorlar.

Yurt dışında doktor olarak çalışmak için araştırma yaparken İngiltere’de denklik almanın çok zor olduğunu düşünüyor olabilirsin. Hiç merak etme. Yurt dışında doktor olarak çalışmak için İngiltere’ye başvururken neler yapman gerektiğini sana anlatacağız.  

İngiltere’de doktor olmak için GMC (General Medical Council) kurumuna kayıt olup doktorluk lisansı alman gerekiyor. Bunun için; IELTS sınavından 7.0 düzeyinde bir sonuç almalısın. Ayrıca PLAB – 1 ve PLAB – 2 adlarındaki tıp kurulu sınavlarında başarı göstermen gerekiyor. 

PLAB sınavları için endişelenmene gerek yok. Çünkü bu sınavlar tıp doktoru olarak hastalarla olan iletişimini ve bilgini ölçmeyi amaçlar. Yani bu sınavlar mesleğini bilen doktorlar için kolay sınavlardır. Doktorluk lisansı alabilmen için gereken bir diğer şey ise fakültenin GMC tarafından tanınıyor olması ve intörnlüğünün sayılması. Bir de Tabipler Birliği ya da Sağlık Bakanlığı’ndan alınacak Good Standing belgesine ihtiyacın olacak.

Amerika

Rüyalar ülkesi Amerika’da çalışan doktorların %25’ini yabancı doktorlar oluşturuyor. Sen de yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan Amerika’ya gitmek için yapman gerekenleri bu bölümde bulabilirsin. Yurt dışında doktor olarak çalışmak isteyenlerin en çok merak ettiği şeylerden biri de Amerika’daki doktorların ne kadar maaş aldığı. Amerika’da tıp alanında pratisyen hekimlerin maaşları ortalama yıllık 242.000$ iken, uzman doktorların maaşları ise 350.000$ civarında.

Biliyorsun ki, yurt dışında doktor olarak çalışmak için en önemli şey İngilizcenin yeterli olması desek yanlış bir şey söylemiş olmayız. Diğer pek çok ülke gibi Amerika’da da hastalarla sağlıklı iletişim kurabilmen için İngilizceyi ana dilin gibi konuşuyor olmalısın.

Ayrıca tıp alanındaki İngilizce terimlere de hâkim olmalısın. Amerika’da doktor olarak çalışabilmen için girmen gereken üç aşamalı bir sınav var. Bu sınavın adı USMLE (United States Medical Licensing Examination). USMLE, aslında TUS gibi mesleki yeterliliği ölçen bir sınav. Fakat TUS gibi teorik bir sınav değil, uygulamaya yönelik bir sınav. Bu sınav İngilizce olarak yapıldığından İngilizce düzeyini de ortaya koyacak.

doktorlar için ingilizce eğitimi

Yurt Dışında Doktor Olarak Çalışmak İçin İngilizce Eğitimi

Yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan yapman gereken en önemli şeylerden biri de İngilizce bilgini artırmak. Yukarda da bahsettiğimiz gibi; yabancı ülkeler  yurt dışında doktor olarak çalışmak için ülkelerine gelecek olan doktorların, İngilizce sınavlarından geçer not almalarını çok önemsiyor.

İngilizce bilgini ileri seviyeye taşımak için yapman gereken Open English İngilizce kursuna kaydolmak.  Yurt dışında doktor olmak için Open English’e üye olarak IELTS hazırlık bölümünden sınırsız yararlanabilir, IELTS sınavına kolayca hazırlanabilirsin.

%100 online İngilizce kursu Open English ile temelden ileri seviyeye kadar tıp alanıyla ilgili öğreneceğin İngilizce terimler ve dil bilgisi sayesinde, İngilizcede yeterlilik gerektiren yurt dışı kariyer fırsatlarına odaklanabilirsin. Ana dili İngilizce olan birçok alacağın İngilizce eğitimi sayesinde teorik İngilizceyi rahatlıkla öğrenirsin. 

Elbette yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan İngilizceyi sadece teorik olarak öğrenmek sana yetmeyecek ve mutlaka pratik yapman gerekecek. Open English sana, eğitmenlerinin moderatörlüğünde dünyanın her yerinden yabancı öğrencilerle sohbet ederek pratik yapma imkânı sunar.

Eğer sen de tıp İngilizcesini ve İngilizceyi etkili bir şekilde öğrenmek istiyorsan eğitimini Open English’ten almalısın. Çünkü %100 online İngilizce kursu Open English ile online derslere ve yabancı öğrencilerle sohbet gruplarına 7/24 istediğin her yerden katılarak İngilizceyi çok iyi anlayıp konuşabilirsin.

Yurt dışında doktor olarak çalışmak istiyorsan yabancı uyruklu hastalarla sağlıklı iletişim kurabilmeli ve meslektaşlarınla rahatlıkla bilgi alışverişinde bulunabilmelisin. Bu nedenlerle, yurt dışında doktor olarak çalışmak için sözlü ve yazılı İngilizcelerini güçlendirmelisin. Burada, online İngilizce kursu Open English’in binlerce saatlik interaktif dersleri devreye giriyor. Çünkü elde ettiğin interaktif derslere sınırsız giriş hakkı ile bol bol speaking ve writing çalışmaları yapabilirsin.

Yurt dışında doktor olarak çalışmak isteyen bir hekimsen, bu sayfada yer alan formu doldurarak bize ulaşabilirsin. Tıp İngilizcesi ve genel İngilizce eğitiminde sana destek olmak için hazırız!

İngilizcede Nezaket İfadeleri

Nezaket, günlük hayatımızda uyumlu ve sorunsuz bir iletişim kurmak için olmazsa olmaz bir değerdir. Bu değeri ana dilimiz Türkçede nasıl sağlayabileceğimizi küçüklüğümüzden beri öğrendiğimiz için düşünmeden direkt olarak kullanabiliyoruz. Peki İngilizce nezaket ifadelerine gelince ne kadar hakimiz?

İngilizce nezaket ifadeleri, İngilizceyi günlük hayatında kullanmak istiyorsan asla gözden kaçırmaman gereken bir konudur. Özellikle bir yere seyahat edeceksen ya da İngilizce konuşulan bir yerde yaşayacaksan İngilizce nezaket ifadelerini bilmen hayati önem taşır. 

İngilizce nezaket ifadelerini kullanmadığın takdirde çevren tarafından kaba görülebilirsin ve bu sebeple sosyal hayatında olumsuz durumlar oluşabilir. Bunu önleyebilmek için bugünlü yazımızda seninle hayatın her noktasında karşımıza çıkacak olan İngilizce nezaket ifadelerinden bahsedeceğiz! 

Fakat İngilizce nezaket kuralları ile ilgili yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Seviyen ne olursa olsun İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmek ve ana dilin gibi konuşmak istersen sen de Open English’e katılmalısın! Open English üzerinden sertifika almak da mümkün. Yani İngilizce ile ilgili ihtiyacın olabilecek her şey burada! 

Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yıllık deneyimi ile sana bir çok fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan istediğin gibi faydalanabilir, İngilizceyi öğrenmeye sağlam adımlarla başlayabilirsin! Peki nedir bu fırsatlar?

  • Open English’e abone olarak kendine özel çalışma programını edinebilirsin.
  • Ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin.
  • Öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında, eğitmen moderatörlüğünde pratiğe dökebilirsin.
  • Devasa içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

ingilizce nezaket ifadeleri- selamlaşma

Selamlaşma (Greeting)

İngilizce nezaket ifadelerinden en temelleri insanlarla selamlaşırken kullandığımız kalıplardır. 

  • Hello! (Merhaba!)
  • Hi there! (Selam!)
  • Good morning (Günaydın)
  • Good afternoon (Tünaydın)
  • Good evening (İyi akşamlar)
  • Nice to meet you. (Tanıştığıma memnun oldum.)
  • How do you do? (Memnun oldum.)

Son örneğimiz bazen soru olarak anlaşılsa da “tanıştığıma memnun oldum” ile aynı anlamda, daha resmi durumlarda kullanılır. Resmiyetinden dolayı İngilizce nezaket ifadeleri arasında kabul edilebilir. 

Sohbet Başlatma (Starting A Conversation)

Bir başka İngilizce nezaket ifadelerini sık gördüğümüz yer ise “small talk” dediğimiz “havadan sudan” sohbetlerdir. Hal hatır sormak tabii ki İngilizce nezaket ifadeleri için olmazsa olmazdır. 

  • How are you? (Nasılsın?)
  • What have you been up to lately? (Son zamanlarda neler yapıyorsun?)
  • I hope you are doing well. (Umarım iyisinizdir.)
  • How have you been lately? (Son zamanlarda nasılsın?)
  • It’s nice to see you. (Seni görmek güzel.)
  • It’s a pleasure to see you again. (Seni tekrar görmek bir zevkti.)

ingilizce nezaket ifadeleri - özür dileme

Özür Dileme (Apology)

İngilizce nezaket ifadeleri deyince ilk başta akla gelen bir diğer başlık ise özür dileme. Özür dilemesini bilmeyen nazik insan mı olurmuş? 

  • I am truly sorry. (Gerçekten üzgünüm.)
  • I apologize for any inconvenience. (Herhangi bir rahatsızlık için özür dilerim.)
  • Excuse me. (Kusura bakmayın.)
  • Please accept my apologies. (Lütfen özürlerimi kabul edin.)

Umarız buraya kadar her şey açık ve nettir! İngilizce nezaket ifadeleri gibi temel konuları en doğru şekilde öğrenmek çok önemlidir. Aksi takdirde basit olarak gördüğümüz İngilizce nezaket ifadeleri gibi konulardaki hatalar sosyal hayatımızı etkileyebilir. Bu yüzden, eğer İngilizce nezaket ifadeleri  hakkında aklında sorular varsa Open English’e göz atmanı öneriyoruz! 

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derslerde öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce konuşmaya başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Teşekkür İfadeleri (Expressions of Gratitude)

Özür dileme gibi, teşekkür ifadeleri de İngilizce nezaket ifadelerinin olmazsa olmazıdır. 

  • Thank you so much! (Çok teşekkür ederim!)
  • Thanks a lot! (Çok teşekkür ederim!)
  • I appreciate it. (Bunu takdir ediyorum.)
  • I’m grateful for your help. (Yardımınız için minnettarım.)
  • I’m thankful for your support. (Desteğiniz için minnettarım.)

ingilizce nezaket ifadeleri - rica etme

Rica Etme (Polite Requests)

Eğer bu İngilizce nezaket ifadelerini kullanmazsan rica ediyormuş gibi değil, emir veriyormuşsun gibi duyulabilir. Aman dikkat!

  • Could you please…? (Lütfen… yapar mısınız?)
  • Would you mind…? (Sakıncası yoksa … yapar mısınız?)
  • I was wondering if you could… (Merak ediyorum da acaba … yapabilir misiniz?)

Yardım Teklif Etme (Offering Help)

Nazik biri ihtiyacı olan birine yardım etmekten çekinmez. İşte bu İngilizce nezaket ifadeleri ile sen de insanlara yardım eli uzatabilirsin.

  • Can I help you with anything? (Sana herhangi bir şekilde yardımcı olabilir miyim?)
  • Is there anything I can do for you? (Senin için yapabileceğim bir şey var mı?)
  • Please let me know if you need help. (Yardıma ihtiyacın olursa lütfen haber ver.)

Open English İle İngilizce Gramerini Geliştir!

İngilizce nezaket ifadelerinden bahsettiğimiz bu yazımızı sonlandırıyoruz. Umarız  İngilizce nezaket ifadeleri yazımızın faydası olmuştur! Eğer öğrenmeye devam etmek istersen İngilizce nezaket ifadelerine benzer başka bir konu başlıklığı olan Kolay İngilizce Konuşma Kılavuzu yazımızdan okuyabilirsin!

Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin! Böylece İngilizce nezaket ifadeleri konusunu en doğru şekilde öğrenebilirsin!

Future Perfect Tense Konu Anlatımı

Future Perfect Tense Türkçede direkt olarak bulunmayan tense’lerden birisi olduğu için İngilizceyi öğrenen kişilere zor gelen bir yapı. Bu yüzden Future Perfect Tense’in, tense’lerin arasında en zorlayıcı olanlardan biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Fakat merak etme, bu yazımızda Future Perfect Tense ile ilgili aklında oluşabilecek her soruya cevap bulacak ve örneklerle kavradığına emin olacağız.

Biliyorsun ki İngilizce yalnızca kelimeler ve gramer yapılarından oluşmuyor. Bunlar dışında birçok öğretmesi zor ve deneyimlenerek öğrenilmesi gereken parçaları var. İşte bu yüzden başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan deneyimli eğitmenlerle 7/24 canlı dersler yapabilir, konuşma gruplarında öğrendiklerini pekiştirebilir ve tüm içeriklerimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

İngilizce zamanlar konulu yazımızı okuyarak tüm tense’ler hakkında temel bilgilerini öğrenebilirsin. 

Future Perfect Tense Nedir?

Future Perfect Tense’i direkt olarak Türkçede bir yapıya çeviremesek de mantığını kavrarsan işin kolaylaşacaktır. Future Perfect Tense’i, gelecekte belli bir zamanda yapılmış ve bitmiş olacağını tahmin ettiğimiz olaylar için kullanırız. Mesela “Seneye üniversiteden mezun olmuş olacağım” gibi bir cümleyi Future Perfect Tense ile kurmak doğru olacaktır. Bu şekilde Future Perfect Tense cümleleri de “… olmuş olacak” şeklinde çevirmemiz doğru olacaktır. Hadi bu cümleleri nasıl kurduğumuza bir göz atalım.

Future tense konusuna çalışmak istersen ilgili yazımızı okuyabilirsin. 

future perfect tense olumlu olumsuz soru cümleleri

Future Perfect Tense Olumlu Cümleler

Future Perfect Tense’de cümle kurarken diğer tense’lerden tanıdığımız birkaç dostumuzun yardımını alacağız. Bunlar Future Simple Tense’den hatırlayacağımız “will” ve Present Perfect Tense’den hatırlayabileceğin “have” olacaktır. Future Perfect Tense cümlemizi kurarken her zamanki gibi öznemizle başlayacak, “will have” ile devam edecek ve fiilimizi üçüncü halinde (past participle) kullanacağız. Bu yüzden eğer fiillerin üçüncü hallerini hatırlamıyorsan bu konudan önce çalışmanı tavsiye ediyoruz.

özne + will have + fiilin üçüncü hali (past participle)

Örnek:

  • I will have graduated from the university next year. (Seneye üniversiteden mezun olmuş olacağım.)
  • Jane will have finished her project by tomorrow morning. (Jane yarın sabaha kadar projesini bitirmiş olacak.)
  • They will have released an album by next month. (Önümüzdeki aya kadar albüm yayınlamış olacaklar.)
  • We’ll have worked together for 4 years on 3rd January. (3 Ocak’ta birlikte 3 yıl çalışmış olacağız.)

Not: Will”i nasıl ‘ll have diye kısaltabiliyorsak bu yapıda da ‘ll have şeklinde kısaltmamız mümkün 🙂

Aslında mantığı basit bir yapı fakat birkaç tense’in özelliğini taşıdığı için biraz ileri bir konu diyebiliriz. Eğer aklına yatmadıysa korkma, çünkü Open English yanında! Her konu gibi bu konuyu da ana dili İngilizce olan bir eğitmenden öğrenmek, konuşma gruplarında pratik yapmak ve içeriklerimiz üzerinden çalışmak öğrenmeni çok daha kolaylaştıracaktır!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Future Perfect Tense Olumsuz Cümleler

Eğer Future Perfect Tense’de olumlu cümleyi kavradıysan olumsuz cümleyi kurmak çok kolay gelecektir. Future Perfect Tense’de kullandığımız “will have” yapısını “will not have” şeklinde “not” ekleyerek kullanmamız olumlu bir cümleyi olumsuz bir cümleye çevirmek mümkün! Bu yapıyı “won’t have” ya da “‘ll not have” olarak da kısaltabiliriz.

özne + will not have + fiilin üçüncü hali (past participle)

Örnek: 

  • You will not have finished this book by tomorrow. (Bu kitabı yarına kadar bitirmemiş olacaksın.)
  • Max won’t have been successful at his job. (Max işinde başarılı olmamış olacak.)
  • They won’t have understood this subject by next week. (Haftaya kadar bu konuyu anlamamış olacaklar.)
  • She’ll not have left the country by then. (O zamana kadar ülkeyi terk etmemiş olacak.)

Not: Dikkat ettiysen hiçbir cümlemizde, Present Perfect Tense’deki gibi öznemize göre have/has ayrımı yapmadık. Future Perfect Tense’de “will has” şeklinde bir kullanım yoktur. Öznemiz ne olursa olsun “will have” şeklinde kullanırız. 

future perfect tense soru cümleleri

Future Perfect Tense Soru Cümleleri

Soru cümlelerindeki temel mantık Future Perfect Tense’de de sabit. Hatırlarsan “Yes/No Question” tipi cümleleri oluştururken yardımcı fiilimizi başa getiriyorduk. Burada ise bu görevi “will” üstlenerek başa gelecek. “Wh- Question” yapacaksak ise bu yapıyı kurduktan sonra başına bir soru kelimesi (when, where, how, who gibi) getirmemiz yeterli! 

will + özne + have + fiilin üçüncü hali (past participle)

Örnek: 

  • Will you have worked here when I resign? (Ben istifa ettiğimde burada çalışıyor olacak mısın?)
  • Will Josh have finished writing his book by next month? (Önümüzdeki aya kadar Josh kitabını yazmayı bitirmiş olacak mı?)
  • Who will have been the dean of the university in 2025? (2025’te kim üniversitenin dekanı olmuş olacak?)
  • Where will they have visited on your trip next summer? (Önümüzdeki yaz yapacağın gezide nereyi ziyaret etmiş olacaksın?)

Not: Dikkat ettiysen cümlelerimizin çoğunda “by …” (şu zamana kadar) yapısını kullandık. Future Perfect Tense’de sıklıkla karşımıza çıkan zaman ibarelerinden biridir. “When” ve “by the time”ı da sık sık görebilirsin 🙂

Bu tarz cümleler kulağına yanlış geliyor olabilir. Future Perfect Tense genelde diğer tense’ler kadar yaygın olmadığı için kulak dolgunluğunu kazanmak da biraz zor olabilir. Artık konuyu bildiğine göre her yerde görmesen de izlediğin dizilerde ve filmlerde kulak kabartırsan nadiren de olsa Future Perfect Tense bir cümle duyman olası.

Future Continuous Tense konusunu öğrenmek için ilgili yazımızı okuyabilirsin. 

Open English ile Tüm Tense’leri Kolaylıkla Öğren!

Tabii bu kadar zahmete girmek yerine 1.5 milyon insanın tercihi olan Open English üzerinden ana dili İngilizce olan eğitmenler yardımıyla 7/24 canlı derslerle bu konuyu kısa sürede, kolaylıkla öğrenebilirsin! Ayrıca aboneliğinin başlangıcı ile konuşma gruplarında pratik yapma imkanı ve tüm içeriklerimize sınırsız içerik ayrıcalığına sahip olabilirsin! 

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

2023’ün En İyileri: Şimdi Gelişimini Kutlama Vakti!

2023’ün sonuna yaklaşırken hepimizin gözü farklı şeyler görmek istiyor değil mi? Biz de bunu göz önüne alarak yepyeni bir proje hazırladık ve seni mutlu edebileceğimizi düşündük. Heyecanla duyurmak istediğimiz harika bir haber var: “Open English – 2023 Özeti” ile yıl boyunca elde ettiğin öğrenme istatistiklerini inceleyebileceksin! Bu, sadece başarılarını kutlamanı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda hedeflerine ulaşmak için gösterdiğin çabanın ve harcadığın zamanın önemini vurgulayacak bir fırsat.

Bu programı neden hayata geçirdik, diye merak ediyor olabilirsin. En basit ve kısa haliyle başarılarını kutlamak ve 2024’e daha fazla motivasyonla adım atmanı sağlamak için bir araç sunmak istedik. Çünkü sen, kazandığın her başarıyı paylaşmayı, onurlandırmayı ve bu başarıları ailenle, arkadaşlarınla birlikte kutlamayı hak ediyorsun! 

Gelişimine dair kartı görmek istersen buraya tıklayabilirsin.

open english best of 2023

Open English Best of 2023

Nedir bu #OpenEnglishBestOf2023? Bir tür karne tarzında sonuç belgesi diyebiliriz. Ama tabi daha eğlenceli ve verimli haliyle. Sana tüm yıl boyunca platformda ne kadar zaman geçirdiğini, kaç kelime öğrendiğini, kaç canlı derse katıldığını, kaç seviye tamamladığını ve daha bir çok şeyi istatiksel olarak sunuyor. Buna göre de senenin en iyileri seçiliyor.

Seçimlere dair analizler, aşağıda verilen koşullara göre hazırlanıyor. Hadi hemen sonuçlarına bak ve hazırsan bu yılın en iyilerini beraber kutlayalım! 🎉

Canlı Derslerde Geçirilen Süre: 📚 2023 yılı boyunca canlı derslerde harcanan zamanın tam ölçümü! Tüm yıl boyunca İngilizceni geliştirmek için ne kadar süre harcadın? 🔍🕰️

🎓 Yapılan Alıştırmalar: 📝 Sen ve başarılarının arkasındaki çalışmalar! Tamamladığın dersler ve gerçekleştirdiğin alıştırmaların sayısı, öğrenme serüveninde attığın her adımın bir göstergesi! 🚀📖

🔤 Öğrenilen Kelimeler: 🌟 2023’te öğrendiğin yeni kelimelerin sayısı, dil yolculuğundaki ilerlemeni ifade ediyor! Yepyeni kelimelerle dolu bir yıl geçirdin mi? 🌈📚

👩‍🏫 Canlı Dersler: 🎉 Grup dersleri ve özel derslerinin toplam sayısı! Öğrencilerin öğrenme sürecindeki en canlı anlarından bazıları, canlı derslerde geçirilen vakitler! 🎒📅

🏆 En İyi Performans Gösterenler: 🥇 Bazı öğrenciler, ülkelerinde en iyi performans gösterenler arasında yer alıyor! Onlar için özel rozetler var. Seni de aralarında görmemiz mümkün mü? 🚀👏

🐾 Öğrenme Tarzı: 🐱 Kedilerin bazı konulardaki gayreti bu sene için sana ilham olabilir diye umuyoruz. Her türlü zorluğa rağmen hiçbirini takmayıp İngilizceni geliştirmendeki azmi bir kedi kişiliğiyle taçlandırdık! Bakalım çalışma stilini hangi kedinin cazibesinden aldın? 🤔🐾

Bu istatistikler, dil öğrenme serüveninin önemli bir parçası! Her bir veri, başarılarının bir göstergesi ve ne kadar yol kat ettiğinin bir kanıtı! 🚀📊✨

Bundan sonraki adımda tüm sonuç belgen baz alınarak senin hangi tip öğrenci olduğun belirleniyor. Her bir öğrenci tipini biraz da eğlenelim diye bir kediye uyarladık. 🐈‍⬛Ana ölçümler ile öğrenme istatistiklerin belirlendikten sonra hangi gruba ait olduğunu göreceksin. Heyecanlandın biliyoruz!

Gelişim kartına ulaşmak için bu linke tıklayabilirsin.

2023 yılında ingilizce - online kedi

🤝📚 Online Kedi:

Online kedi, dengeli bir öğrenme yaklaşımına sahip olan öğrencileri temsil ediyor. Hem canlı derslere katılıp etkileşimde bulunmayı hem de kendi başlarına ders materyallerini işlemeyi seviyorlar. 🌟

💬🐱 Popi Kedi:

Popi kedi, öğrenme sürecinde canlı derslere odaklanan öğrencileri temsil ediyor. Bu öğrenciler, anlık etkileşimlerle öğrenmeyi seviyor ve derslerde aktif bir şekilde katılım gösteriyorlar. Popi kedi, öğrencilerin etrafındaki her şeye katılmaktan keyif aldığını, canlı derslerin aranan yüzü olduğunu simgeliyor. 🎤📚

🖥️🤓 Nerd Kedi:

Nerd kedi, öğrenme sürecinde genellikle eğitim içerikleri ve alıştırmalara odaklanan,  kendi hızlarında ilerlemekten hoşlanan öğrencileri temsil ediyor. Bu öğrenciler, derslerini kendi programlarına göre düzenlemekten ve derinlemesine konuları keşfetmekten keyif alan öğrenciler. Nerd kedi, içgüdüsel ve rahat bir öğrenme yaklaşımını simgeliyor! 📖🚀

🥱😴 Uykucu Kedi:

Uykucu kedi, henüz yeterli veriye sahip olmayan veya yeni başlayan öğrencileri temsil ediyor. 🌟🕒

Bu analizler yalnızca bu yıl içinde nasıl ilerleme kaydettiğini göstermek için değil aynı zamanda yeni yıl için de bir motivasyon sağlaması için de oluşturuldu. Her öğrenciye kendi istatistik verisine göre belirlenen, yapay zeka ile oluşturduğumuz kedi profilleri hazırladık. 2023 Özetin, içerisinde yıl boyunca nasıl bir yol izlediğine dair bilgilerle dolu. 2023 Özetine tıklayınca içerisinde senin için oluşturulmuş mesajları da bulacaksın.

Mesaj demişken, e-posta ve Whatsapp mesajlarına da göz atmayı unutma. 2023 Özetine bu kanallar aracılığıyla ulaşacaksın. Bununla beraber herkese İngilizce dil öğrenim sürecine göre de bir rozet verildi. Bu rozetin ileride daha sürpriz anlamları olabilir. Şimdilik sana verebileceğimiz bilgi bu seviyede ama sen yine en yüksek rozetleri almaya çalış. İleride ne olacağını kim bilir? 😉

Yeni yılının şimdiden çook güzel geçmesini diliyoruz. İngilizceyi çok seveceğin, dilinde su gibi akacağı bir yıl olsun. ✨

İngiliz Efsaneleri – Jenny Greenteeth

Bir coğrafyanın efsanelerine ve halk anlatılarına hâkim olmak, onların kültürlerini ve sanatlarını daha iyi anlamak, ayrıca günlük hayatta karşılaşabilecek referansları kavrayabilmek bakımından oldukça önemlidir. Her coğrafyanın kendine has halk kahramanları, birbirinden ilginç karakter ve öyküleri mevcut. Birleşik Krallık topraklarının da bu bakımdan son derece zengin olduğunu söyleyebiliriz. Bu coğrafyanın eski anlatılarına yer verdiğimiz daha önceki blog yazılarımızda, İngiliz mitolojisinin en popüler figürleri arasında yer alan Kral Arthur’dan, Aziz Yorgi ve Ejderha’dan ve Robin Hood’dan  detaylı bir şekilde bahsetmiştik.

Bu yazımızda da, ilginç karakterler ve ilham verici hikâyeler ile dolu olan zengin İngiliz mitolojisinin bir diğer popüler efsanesi olan Jenny Greenteeth’ten bahsedeceğiz. Eğer sen de İngiliz mitolojisi ve halk anlatıları ile yakından ilgileniyorsan, bu ürkütücü karakter hakkında birbirinden ilginç bilgileri bu yazımızda bulabilirsin.

İşte İngiliz efsanelerinden Jenny Greenteeth hakkında bilmen gerekenler…

jenny greenteeth kimdir

Jenny Greenteeth Kimdir?

Jenny Greenteeth – Wicked Jenny, Ginny Greenteeth ya da Jeannie Greenteeth olarak da bilinir- İngiliz mitolojisinin en korkutucu figürlerinden bir tanesidir- “Greenteeth” ismi, dilimize “Yeşil diş” olarak çevrilebilir. Bir büyücü kadın/cadı olarak tasvir edilen bu ürkütücü karakter, çocukları ya da yaşlı insanları suya çekerek onları boğmasıyla bilinir. Bu isim, aynı zamanda su yüzeyinde yüzen ve su mercimeği olarak bilinen bitkiler için de kullanılır- bu bitkiler suyu ve derinliğini gizleyebildikleri için, çocuklar için tehlikeli olabilir. Özellikle de Liverpool ve Güneybatı Lancasshire’da, bu bitkiler Jenny Greenteeth ismiyle bilinir.

Jenny Greenteeth karakteri, çoğunlukla yeşil tenli, uzun saçlı, sivri yeşil dişli, oldukça korkutucu bir kadın olarak tasvir edilir. Göl ve nehir gibi su gövdelerinde yaşadığı, özellikle de su yüzeyindeki bitkilerin altında saklanarak orada kurbanlarını beklediği söylenir. Bununla birlikte, bazı kaynaklarda ağaçların dallarında da saklanabildiğinden bahsedilir ama bu bilginin, bir baykuş türünün kuzey İngilizcesinde “Jenny Hewlet” olarak bilinmesinden kaynaklanan bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünenler de vardır.       

Özellikle de yüzeyi bitkiler ile kaplı olan suların altında Jenny Greenteeth’in yaşadığı düşünülür. Rüzgarla birlikte gelen ıslık benzeri, ürkütücü bir ses ise, cadının yakınlarda olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir.

Günümüzde dünya çapında bir popülerliğe sahip olmasa da, Jenny Greenteeth efsanesi, 2018 yılında tekrar gündeme gelmiştir. Cadının, Liverpool’daki -hikayenin ortaya çıktığı düşünülen bölge- St. James mezarlığına musallat olduğu söylentileri yayılmaya başladıktan sonra, Avustralyalı bir turist oraya gitmiş, ve her yerini otların bürüdüğü bir alanda duran uzun boylu bir figürün fotoğrafını çekmiştir. Turist, daha sonra da fotoğrafı çektiği esnada figürün orada olmadığını belirtmiştir.

Tabii ki günümüzde bu gibi efsaneler fazla ciddiye alınmasa da, Jenny Greenteeth popüler kültürde pek çok esere ilham vermiştir. Örneğin Ridley Scott tarafından yönetilen 1985 tarihli fantastik film Legend’da karşımıza çıkan göl canavarı Meg Mucklebones, bu karakterden ilham alınarak yaratılmıştır. Simon Brown imzası taşıyan kitap Water Babies’de ise, çocukları kendine kurban seçen su iblisi için kullanılan pek çok isimden bir tanesi Jenny Greenteeth olmuştur. Bunların yanı sıra, bu figürden, John Heath-Stubbs’ın The Green Man’s Last Will and Testament isimli şiirinde de bahsedilmiştir.

jenny greenteeth efsanesinin kökenleri

Jenny Greenteeth Efsanesinin Kökenleri

Jenny Greenteeth efsanesinin kökenleri tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte, bu hikâyenin, çocukların tek başlarına gölde ve nehirde oynamalarının önüne geçmek için üretilmiş olabileceği kuvvetle muhtemeldir. İngiltere’nin çeşitli noktalarında büyüyen pek çok kişi, çocukluklarında aileleri tarafından bu efsanevi varlığa dair çeşitli hikayeler ile uyarılmıştır.

Farklı kültürlerin anlatılarında da, Jenny Greenteeth benzeri figürler mevcuttur. Slav kültüründeki Rusalka, Japon mitolojisindeki Kappa ve Avustralya anlatılarındaki Bunyip bunlara örnek olarak gösterilebilir. Bazı kaynaklar, Jenny Greenteeth efsanesinin İngiltere’nin kuzeybatısından -Liverpool ve Lancashire- türediğini söylemektedir.

Open English ile Anadilin Gibi İngilizce Konuşabilirsin!

Eğer sen de Jenny Greenteeth gibi çeşitli İngiliz efsanelerini ve İngilizce edebiyat eserlerini çeviri desteğine hiç ihtiyaç duymadan kolay bir şekilde okuyup anlayabilmek, anadilin gibi akıcı bir biçimde İngilizce konuşmak istiyorsan, Open English online İngilizce kursu ile bu hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!

Open English online İngilizce kursu; anadili İngilizce olan uzman eğitmen kadrosu, 7/24 canlı dersleri, sınırsız içerik erişim imkânı, katılıp pratik yapabileceğin online konuşma grupları ve sunduğu bunlar gibi daha pek çok ayrıcalık ile, İngilizce öğrenme veya İngilizceni geliştirme sürecini senin için her zamankinden çok daha hızlı, etkili ve tabii ki eğlenceli hale getirecek. Sen de dil öğrenme veya dilini geliştirme amacın ne olursa olsun hemen şimdi Open English’i keşfetmeye başlayabilir, dil hedeflerine doğru bir adım daha yaklaşabilirsin!

Maillerde Kullanılan İngilizce Teşekkür Kalıpları

İngilizce e-mail yazışmalarında kullanılan dil, normal hayatta kullanılan İngilizce konuşma diline göre daha resmi, mesafeli ve doğrudandır ve bu zaman zaman istemeden de olsa okuyan kişiyi negatif olarak etkileyebilir. Bu bakımdan her türlü e-mail’de “teşekkür ederim” ibaresine yer vermek, oldukça resmi ve mesafeli bir dille yazılmış olan mesajı gerekli ölçüde kibarlaştırıp özelleştirecektir. Biraz aşağıda göreceğin İngilizce kalıplar da işte tam bu yüzden işine yarayacak.

Aşağıdaki kalıpların ilk 5’i yazdığın mesajın başına konulmaktadır. Mesajına teşekkür ederek başlamak okuyucu da doğrudan daha pozitif bir etki yaratacak ve yazışmanın geri kalanının daha sağlıklı işlemesini sağlayacaktır.

Ayrıca bu noktada, mesajın başına eklenen teşekkür cümlelerinin geçmişteki bir konuya ve mesajın sonuna eklenen teşekkürün ise gelecekte yaşanacak olan durumlara hitaben yazıldığını da belirtmek gerekir.

Günlük hayatta ve resmi yazışmalarda kullanabileceğin İngilizce pek çok kalıbı öğrenmek için online İngilizce kursu Open English’e kaydolabilirsin. 7/24 aktif olan online İngilizce kursumuz sayesinde hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin. Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman…

mailin başına konulacak İngilizce teşekkür kalıpları

Mailin Başına Konulacak İngilizce Teşekkür Kalıpları

Maillerde kullanılan teşekkür kalıpları, mail girişinde ya da sonunda kullanılabilir. İlk olarak mail başına eklenebilecek İngilizce teşekkür kalıplarını inceleyeceğiz.

Thank you for contacting us

Eğer almış olduğun e-posta, firmana/markana yöneltilmiş bir soruysa yazacağın karşı mesaja  “Thank you for contacting us” kalıbı ile başlaman, karşı tarafa kendisinin firmana gösterdiği ilgiden dolayı minnet duyduğunu gösterecektir.

Bu kalıp ayırca, “about” veya “regarding” gibi uygun edatlarla birlikte kullanıldığında, “Thank you for contacting us regarding our current products and prices.” örneğinde olduğu gibi e-mail’in konusunu belirtmeni de sağlayacaktır.

Thank you for your prompt reply

Birisi (müşteri, firma veya iş ortağı) e-mail’ine kısa sürede dönüş yaptığında, bu kalıbı kullanarak ona teşekkür edebilirsin. Cevabın hızlı olmadığı, ancak yine de karşı tarafa teşekkür etmek istediğin durumlarda ise basitçe “prompt” kelimesini çıkartarak yalnızca “Thank you for your reply” kalıbıyla mailine başlayabilirsin.

Thank you for the information

Birisinden e-mail yoluyla bilgi istedin ve karşı taraf da vakit ayırarak sana bu konuda geri dönüş yaptıysa kendisine yazacağın e-mail’e bu kalıbı kullanarak başlayabilirsin. İlk kalıpta olduğu gibi bu kalıba da “about”, “regarding” gibi edatları ekleyerek yazışmanın konusunu netleştirebilirsin.

Thank you for all your assistance

Eğer yazıştığın kişi vakit ayırarak, hatta diğer işlerinden feragat ederek senin soruna/sorununa çözüm bulmana yardımcı olduysa, bu kalıbı kullanarak ona teşekkür edebilirsin. Ayrıca belirtmemiz gerekir ki bu tip durumlarda karşı taraf üzerinde iyi bir algı bırakmak adına teşekkür etmeyi unutmamak son derece önemlidir.

Thank you for raising your concerns

Bir müşteri veya işveren sana çalışma şeklin/işleyişinde gördüğü bir sorun ile ilgili bir e-mail yazdığında da o kişiye teşekkür etmen önemlidir. Bu, karşı tarafın fikirlerini dikkate aldığını ve onun görüşlerine değer verdiğini gösterecektir.

Bu tip durumlarda alternatif olarak “Thank you for your feedback” kalıbını da kullanabilirsin.

Mesleki İngilizce sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

mail sonuna konulacak İngilizce teşekkür kalıpları

Mailin Sonuna Konulacak İngilizce Teşekkür Kalıpları

Sıra geldi mail sonunda kullanılabilen İngilizce teşekkür kalıplarına… Hadi, durmadan hızlı bir şekilde bu İngilizce teşekkür kalıplarını da inceleyelim.

Thank you for your kind cooperation

Eğer e-mail’i yazdığın kişinin işbirliğine ve sana yardımcı olmasına ihtiyacın varsa yazışmanı bu kalıpla bitirerek o kişiye önden teşekkür edebilirsin. Bu kalıbı, ayrıca “in advance” ifadesini ekleyerek “Thank you in advance for your kind cooperation” şekline de getirebilirsin.

Thank you for your attention to this matter

Bir üstteki kalıba benzer şekilde, bu kalıp da karşı taraftan gelmesini beklediğin bir yardım için öncesinde ettiğin teşekkürü belirtir. Bu İngilizce kalıp ayrıca karşı tarafa, isteğinin önemli olduğunu ve kendisi tarafından dikkatle okunması gerektiğini de belirtir.

Thank you for your understanding

Bu İngilizce cümle, yazdığımız mesajın içeriğinde okuyucuyu gücendirebilecek bir şey yazmış veya herhangi bir huzursuzluğa sebebiyet verebilecek bir şey istemişsek, bunun bilerek olmadığını belirtmek istediğimiz için “Thank you for your understanding” kalıbı kullanılır.

Thank you for your consideration

Eğer e-mail yoluyla bir iş başvurusunda bulunuyor veya yazdığın e-mail’le bir yarışma veya benzeri bir organizasyona katılıyorsan, yazını mutlaka “Thank you for your consideration” kalıbı ile bitirebilirsin.

Thank you again for everything you’ve done

Bu kalıbın en sonda olmasının sebebi, üstteki diğer kalıplara göre daha farklı bir kullanım alanı olmasıdır. E-mail’inin başında bir teşekkür cümlesi kullandıysan bile, yine de karşı tarafa yardımlarından dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorsan, bu kalıbı kullanmalısın.

İyi İngilizce konuşmak için yapılması gerekenlerden biri de nerede ve ne zaman teşekkür edeceğini bilmektir. Her alandaki ikili diyaloglar gibi e-mail yoluyla gerçekleşenlerde de gerektiği durumlarda karşındaki kişiye teşekkür etmek hem o kişinin sana duyduğu sevgi ve saygıyı artıracak hem de anlık ve gelecekte yaşanması muhtemel olan diyaloglardaki iletişimi çok daha sağlıklı kılacaktır.

Open English’le İngilizceye Dair Her Şeyi Öğren

İngilizce maillerde nasıl teşekkür edebileceğini öğrendiğine göre şimdi İngilizceyle dair detayları içeren platformumuzu sana anlatabiliriz. Open English tamamen online bir şekilde tasarlanan yenilikçi bir İngilizce öğrenme platformudur.

İçerisinde yer alan ve 7/24 gerçekleşen canlı dersler, İngilizce konuşma yeteneğini geliştirecek bire bir özel dersler, günlük hayatta sık kullanılan deyimleri öğrenebileceğin alıştırmalar ve daha farklı pek çok özellik platformda seni bekliyor.

Sen de hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin. Sen formu doldurduktan sonra ekip arkadaşlarımız seni arayacak ve platforma dair detaylı bilgi verecekler.

Sen de aklına takılabilecek tüm sorulara bu konuşmada cevap bulabilir, hızlı bir şekilde kayıt olarak İngilizce öğrenmeye hemen başlayabilirsin.

İngilizcede Yer Edatlarının Genel Kullanımı ve İstisnalar

İngilizce yer edatları, İngilizce öğrenme serüvenlerimizin en başından beri karşımıza çıkan bir konudur. Fakat İngilizcede ne kadar ilerlesek de İngilizce yer edatları konusunda sorunlar yaşayabiliriz. Bunun sebebi ise İngilizce yer edatlarının bir çok istisnası olmasıdır. İngilizce yer edatlarının istisnaları genelde gözümüzden kaçar ve yanlış kullanımlara sebep olur. 

Bu yazımızda en önemli İngilizce yer edatları olan In, On ve At’in genel kullanımlarından bahsedeceğiz. En sık yapılan hatalardan olan İngilizce yer edatlarının istisnalarına ise her başlığımızda değineceğiz. Eğer İngilizce yer edatlarını derinlemesine öğrenmek, İngilizce yer edatlarını kusursuz bir şekilde öğrenmek istersen yazımızı okumaya devam et! 

İngilizce yer edatları ve istisnaları ile ilgili yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Eğer İngilizceyi temelden, en doğru şekilde öğrenmek istiyorsan alanında önde gelen online İngilizce kursu Open English’e de bir göz atmalısın. Peki Open English sana neler sunuyor?

  • Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilirsin.
  • Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. 
  • Canlı İngilizce konuşma gruplarında eğitmenlerinin moderatörlüğü ile yabancılarla konuşma pratiği yapabilirsin. 
  • Engin içerik arşivimizdeki tüm kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

İngilizce Yer Edatları Nedir?

İngilizce yer edatları, İngilizcede bir kişinin ya da nesnenin yerini belirtirken kullandığımız edatlardır. Genellikle bahsedilen yerden önce kullanılırlar. Biz bu yazımızda en önemli İngilizce yer edatları olan In, On ve At’e değineceğiz. Fakat aşağıdaki İngilizce yer edatlarına da kısaca değinelim. 

Behind: Arkasında

In front of: Önünde

Next to: Yanında

Between: Arasında

Near: Yakınında

Above: Üzerinde

Below: Altında

Opposite: Karşısında

ingilizce yer edatları - in

İngilizce Yer Edatları: In 

İngilzice yer edatlarındaki ilk başlığımız “in”. Genellikle “içinde” olarak çevirdiğimiz bu edatları hem zaman, hem yer için kullanabiliriz. Yer edatı olarak kullandığımızda dikkat etmemiz gereken şey, bahsettiğimiz yerlerin “sınırları” olmasıdır. 

Örneğin bir kitabın, çekmecenin içinde olduğunu söylerken kullanabiliriz. Çünkü çekmece bir sınırdır. 

  • The book is in the drawer. 

Odalar da duvarları bakımından sınırlı olduğundan In kullanmamız gerekir. 

  • I’m in the kitchen. 

Ülkelerde ve şehirlerde de hep In kullanırız, çünkü bu yerlerin belli sınırları vardır. 

  • I was born in Birmingham. 

Aynı zamanda belirli sınırları olan doğal oluşumlarda da kullanabiliriz.

  • I like taking walks in the forest. 

In’in kullanımına dair istisnaları genelde kalıplaşmış söylemlerde görürüz. Bunlara birkaç örnek verelim:

  • In the sky
  • In the water
  • In the mirror
  • In trouble
  • In the way

Umarız buraya kadar her şey açık ve nettir! İngilizce yer edatları gibi temel konuları en doğru şekilde öğrenmek çok önemlidir. Bu yüzden bu tür konular hakkında aklında sorula işaretleri varsa Open English’e göz atmanı öneriyoruz! 

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, derslerde öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hızlıca İngilizce öğrenmeye başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

ingilizce yer edatları - on

İngilizce Yer Edatları: On

Diğer bir İngilizce yer edatı olan “on”u genelde “üzerinde” diye çeviririz. Fakat böyle aklımızda tutmamız hatalara sebebiyet verebilir. On’u “yüzeylerin üzerinde” gibi düşünmemiz daha mantıklı olacaktır. 

Bir yüzeyin üstünde olduğu için şöyle bir kullanım doğru olur:

  • The pen is on the table. 

Biraz garip gelse de toplu taşıma araçlarında da On’u tercih ederiz. 

  • I’m on the bus/train. 

Fakat buna istisnamız araba olacaktır. Çünkü arabanın içinde ayakta duramayız, otururuz. Bu yüzden In tercih ederiz. 

  • I’m waiting in the car. 

Dikey yüzeyler de On’un kapsamı içerisine girer. 

  • The mosquito is on the wall. 

Ekranları da düz yüzeyler olarak düşünebiliriz. Örneğin televizyon:

  • I’ve seen her on TV:

ingilizce yer edatları - at

İngilizce Yer Edatları: At

İngilizce yer edatlarından değineceğimiz son kelime “At”. At’i direkt olarak “-de, -da” olarak düşünebiliriz. Ama mantığına indiğimizde spesifik, belirli bir yerde olma anlamı taşıdığını görürüz. 

Örneğin çeşitli binalar ve yerlerde At kullanırız. Özellikle de bir buluşma noktası ise.

  • I’ll see you at school tomorrow. 

Buna istisnamız, daha doğrusu alternatifimiz In olabilir. Bu durum ise bağlama göre değişiklik gösterir. Örneğin özellikle bir restoranın içinde olacağımızı söyleyeceksek In diyebiliriz. Fakat genel olarak buluşacağımız yerden bahsediyorsak “at” deriz.

  • She is waiting in the restaurant. 
  • He will meet his partner at the restaurant. 

At’i aynı zamanda bir yerin belirli pozisyonundan bahsederken de kullanabilir.z 

  • Turn left at the corner there.

Yazımızı noktalamadan önce hatırlatalım. Bu tarz kuralların tüm istisnalarına değinmek çok da kolay değildir. Bu yüzden yaşayarak, deneyimleyerek incelemek çok daha yararlı olacaktır. Bu yüzden mantığını anlattığımız noktaları aklında tutup gördüğün kullanımları bunlara göre değerlendirmeni öneriyoruz. 

İngilizceye Hakim Ol!

Bu yazımızda İngilizce yer edatlarının kullanımını konuştuk ve detaylarına yer verdik. İngilizce yer edatları ne kadar temel bir konu olsa da bazen detaylarında kaybolabiliyoruz. Bu yüzden İngilizce yer edatları gibi konuları mantığını anlayarak, örneklerle pekiştirerek öğrenmek gerekir. Bu yüzden seni Open English’e davet ediyoruz!

Open English’e abone olarak sadece İngilizce yer edatlarının kullanımı gibi ufak detayları değil, İngilizceyi tüm incelikleriyle bir bütün olarak öğrenebilirsin. Open English’e aboneliğin ile edineceğin kendine özel çalışma programınla amaçlarını özelleştirebilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir ve canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini pratiğe dökebilirsin! Eğer blogumuzda gezinmeye devam etmek istersen ilgili bir konu olan Prepositions Konu Anlatımı yazımıza göz atabilirsin.

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.

İngilizce Öğrenirken Yapılan Hatalar

Global dünyanın dili olan İngilizce, her ne kadar öğrenmesi en zor yabancı dil olmasa da, bu dilde belli bir seviyenin ötesine geçerek hem sosyal hem profesyonel hayatta kendini akıcı bir biçimde ifade edebilmek, belli bir zaman ve elbette disiplinli bir çalışma gerektiriyor. Verimli çalışabilmek, bu işe ayrılacak zaman ve enerjiyi boşa harcamadan hızlı gelişebilmek için ise belli başlı hatalardan kaçınmak gerekiyor.

Sen de İngilizce öğreniyor ve çalışmalarından daha fazla verim almak istiyorsan, bu yazımıza konu olan bu hatalara mutlaka göz atmanı öneririz! İşte 7 maddede İngilizce öğrenenlerin sıklıkla yaptığı hatalardan bazıları…

Fazla Hızlı İlerlemeye Çalışma

Listemize, özellikle de İngilizce öğrenmeye yeni başlayanların sık sık yaptığı bir hata ile başlayalım… Bir dili öğrenmeye hevesli olmak tabii ki güzel -hatta iyi öğrenmek için gerekli- olsa da, bazen çok hevesli olma hali, kişinin belli bir konunun üzerinde yeterince durmadan, yani onu sindirmeden, hemen ilerleyebilmek için ileri seviye konulara atlamasına sebep olabiliyor. Bu da, ne yazık ki iyi bir temelin oturmasına engel olup, kişinin karşısına çıkacak yeni konuları da özümseyebilmesinin önüne geçiyor. Onun için, her konuyu iyice tekrar edip yeteri kadar örnek yaptığından emin olman önemli!

Online İngilizce kursu Open English’te CEFR temelli seviyene uygun ders içerikleri sayesinde en doğru noktadan en doğru hızla İngilizce öğrenebilirsin. 7/24 online İngilizce çalışmak istersen, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. 

Öğrenme Sürecini Derslerle Sınırlama

Az önce de bahsettiğimiz gibi, İngilizce öğrenirken yeteri kadar tekrar yapmak, belli başlı konseptlerin oturması ve dile alışabilmek için son derece önemli. Bu yüzden, İngilizce öğrenme sürecini yalnızca derslerle sınırlı tutmamak gerekiyor. Başka bir deyişle, öğrenme sürecini yalnızca alacağın İngilizce dersleri ile sınırlar, kendi zamanında gerektiği kadar pratik yapmazsan, gelişme sürecin önemli ölçüde yavaşlayacaktır.

ingilizce öğrenirken sevmediğin alıştırmaları atlama

Sevmediğin Alıştırmaları Atlama

Elbette her insan farklı olabilir; kimi yazma alıştırmalarından keyif alırken kimine bu sıkıcı gelebilir, kimi kelime çalışmayı severken kimi grameri daha eğlenceli bulur. Bunların hiçbirinde bir problem olmamakla birlikte, zor ve/veya sıkıcı gelen belli başlı alıştırmaları sürekli atlamak, öğrenme sürecini ne yazık ki olumsuz etkileyecektir. Bu yüzden, farklı amaçlı alıştırmalara gereken ilgiyi göstermeyi unutma!

Open English’te eğlenirken İngilizce öğrenmen için oyunlaştırma yöntemini kullanıyoruz. Haftalık hedefleri tamamladıkça ödüller kazanarak diğer öğrencilerin önüne geçiyor, böylece öğrenme motivasyonunu arttırıyorsun. 

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. 

Hata Yapmaktan Korkma

Pek çok öğrenci, İngilizce konuşma & yazma pratiği yaparken hata yapma korkusu/mükemmel olma kaygısı ile hareket edebiliyor. Bunun altında anlaşılır bir sebep yatsa da, bu kaygıların fazla öne çıkması da kesinlikle öğrenme sürecine olumsuz etki ediyor. Öyle ki mükemmel konuşma/yazma kaygısıyla kendini sürekli frenleyen bir öğrencinin önünde iki büyük problem bulunuyor- birincisi; bu düşüncelerin kendine güvenini azaltıp ona doğru yapacağı yerlerde de engel olması, ikincisi ise hatalarından öğrenmesinin önüne geçmesi. Bundan dolayı, öğrencilerin hata yapma korkusunu ve mükemmel olma kaygısını kafalarından mümkün olduğunca çıkarmaları gerekiyor.

İngilizce öğrenmede 5 etkili yöntem konulu yazımıza da göz atmak isteyebilirsin. 

Çabuk Pes Etme

İngilizce öğrenme sürecinin her aşaması eşit derecede kolay olmayacak elbette. Ayrıca her bireyin farklı olduğunu da göz önünde bulundurursak, kimisine kolay gelen konseptlerin kimisini zorlayabileceği de rahatlıkla söyleyebiliriz. Kısacası, bir konsepti çok rahat kavradıktan sonra, başka bir konsepti kavramakta güçlük çekiyorsan, bil ki bu son derece normal! Zorlandığın yerlerde yapabileceğin pek çok şey mevcut, fakat pes etmek kesinlikle bunlardan bir tanesi olmamalı! Yazının başında da belirttiğimiz gibi dil öğrenmek zaman ve disiplin gerektiren bir süreç. Bu süreçte zorlanacağın yerler olabileceğini, bunun son derece normal olduğunu ve tüm zorlukların aşılabileceğini asla unutma!

ingilizce öğrenirken çabuk pes etme

Türkçe Düşünüp İngilizceye Çevirme

Ne yazık ki sık karşılaşılan bu problem, özellikle de İngilizce öğrenmeye yeni başlayanlar söz konusu olduğunda anlaşılır da olsa, kesinlikle bir an önce kurtulunması gereken bir alışkanlık. Öyle ki, kafasında sürekli Türkçe cümleler kurup bunları çevirerek konuşmaya çalışan kişilerin İngilizceyi gerçekten özümseyebilmesi de, bu dili akıcı konuşabilmesi de mümkün olmayacaktır. O yüzden, İngilizce öğrenmeye başladığın ilk andan beri; yazarken ve konuşurken daima İngilizce düşünmeye özen göster- başta kolay olmayacaktır, ama zamanla kendin için iyi bir şey yaptığını göreceksin!

Başlarda Aksana Fazla Önem Verme

Her ne kadar İngilizceyi iyi bir aksan ile konuşmak her zaman tercih edilir olsa da, özellikle de İngilizce öğrenmeye yeni başlayanların aksana fazla odaklanması doğru değil. Bir diğer deyişle, daha temel konseptleri tam oturtmamış bir öğrencinin bir Londra yerlisi gibi konuşmak için çaba sarf etmesi -her ne kadar gösterdiği heves her zaman takdir edilesi olsa da- onun için çok faydalı olmayacaktır- zira hem aksanın iyileşmesi için dili yeterince dinlemek/konuşmak gerekir, hem de başlangıç seviyesindeki öğrencilerin zaman ve enerjilerini kelime bilgisi ve gramere daha çok harcaması tavsiye edilir.

Not: Tabii ki burada kelimelerin yanlış anlaşılabilmesi noktasına varacak büyük telaffuz hatalarını ayrı tutuyoruz.

Open English ile Etkili İngilizce İçin Doğru Yaklaşımı Keşfet!

Yukarıda bahsettiğimiz hatalardan olabildiğince kaçınacağını umuyoruz. Bununla birlikte, dil öğrenirken hiç hata yapmamak gibi bir durum da ne yazık ki söz konusu değil. Fakat etkili dil öğrenmek için doğru kaynakları ve doğru yaklaşımı bulmak, bu hataları minimum seviyeye indirmek için önemli. İşte bu noktada da Open English devreye giriyor…

Open English online İngilizce kursu ile, İngilizceyi hızlı, keyifli ve verimli bir şekilde öğrenmen mümkün! Eğitim alanındaki 15 yıllık deneyimi, 7/24 sınırsız canlı dersleri, ana dili İngilizce olan yetkin eğitmenleri ve daha fazlası ile Open English, dünyanın dört bir noktasında 1,5 milyon insanın ilk tercihi… Sen de doğru yaklaşım ile etkili İngilizce konuşabilmek istiyorsan; sınırsız içerik erişimi, online konuşma grupları, etkileşimli videolar, kişiselleştirilmiş çalışma planı gibi ayrıcalıklardan yararlanabileceğin sana özel bir online İngilizce eğitimi için, Open English’i hemen keşfetmeye başla!

İrlanda Efsaneleri – The Dullahan (Başsız Süvari)

Birleşik Krallık, zengin bir tarihe ve kültüre, aynı zamanda son derece ilgi çekici karakter ve olaylar ile dolu bir mitolojiye sahip. Hatırlarsan, bundan önceki yazılarımızda popüler İngiliz efsanelerine yer vermiş, Robin Hood, Kral Arthur ve Aziz Yorgi ve Ejderha gibi hikâyelerden bahsetmiştik. Bu yazımızda da biraz batıya, İrlanda adasına yolculuk edecek, ve bu toprakların en ünlü efsaneleri arasında yer alan The Dullahan’dan bahsedeceğiz. Eğer sen de mitoloji ve efsaneler ile ilgileniyor ve geleneksel İrlanda hikâyeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsan, okumaya devam et!

İşte The Dullahan, yani Başsız Süvari hakkında bilmen gerekenler!

The Dullahan Kimdir? Başsız Süvari Efsanesi ve Varyasyonları

En önemli İrlanda efsaneleri arasında yer alan, pek çok farklı varyasyonu bulunan Dullahan –“başı olmayan” anlamına gelen Gan Ceann ismiyle de bilinir- siyah bir at süren, başı kopmuş bir süvaridir. Kesik başını elinde, ya da hemen koltuğunun altında taşır. Çeşitli anlatılarda Dullahan’ın, ölmeye hazır olanların ruhlarını aldığı söylenir. Dullahan’ın başını nasıl kaybettiği ile ilgili, tahmin edilebileceği gibi pek çok farklı hikaye mevcuttur.

Bunlardan bir tanesi de, önceki hayatında bir asker olduğu, ve başını çatışma sırasında kaybettiğidir. Bazı farklı anlatılarda, başsız dolaşan Dullahan’ın, sonsuza kadar kayıp başını aradığı söylenir. Yine bazı anlatılarda -tabii bunlar hikâyenin daha modern versiyonlarıdır- Dullahan’ın elinde insan omurgasından bir kırbaç ile dolaştığı anlatılır. Modern hikaye anlatıcılarından Tony Locke’un tasvirine göre ise, Dullahan’ın ağzı sipsivri dişler ile doludur; kocaman gözleri, ve başının iki yanına kadar uzanan ürkütücü bir gülümsemesi vardır. Bir diğer modern anlatıya göre de, elinde tuttuğu kesik başı havaya kaldırarak onun gözleriyle uzaklara bakabilir, ve bu şekilde ruhunu teslim alabileceği kişileri seçebilir.

Bazı anlatılara göre de, Dullahan’dan korunmak için altın objeler kullanılabilir- bu objeler Dullahan’ın kaybolmasını sağlayabilir.

Thomas Crofton Croker’ın 1828 tarihli Fairy Legends and Traditions of the South of Ireland (Güney İrlanda’nın Peri Masalları ve Hikâye Gelenekleri) adlı eserinde, “The Dullahan” isminde, 5 bölümden oluşan ilgi çekici bir anlatı okunabilir.

Bunların yanı sıra, bazıları, Dullahan’ın, Kelt tanrısı Crom Dubh’un vücut bulmuş hali olduğunu da düşünmektedir.

the dullahan efsanesi - başsız arabacı

Başsız Arabacı

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi farklı anlatılarda farklı şekillerde tasvir edilen Dullahan, her zaman at üstündeki bir süvari olarak anlatılmaz. Hikaye’nin bazı versiyonlarında, Dullahan’ı bir at arabası sürücüsü olarak görmek mümkündür. Mezarlıklardan çıkıp at arabası ile dolaşan Dullahan’ın, ölümü yakın olan kişileri ziyaret ettiği söylenir.

The Good Woman – Kadın Dullahan

Croker’ın anlatıları arasında yer alan “The Good Woman” (İyi Kadın) başlıklı bölümde, Dullahan bir kadın olarak anlatılır. Bu hikayede, bir çiftçi, pelerin giymiş bir kadın ile karşılaşır. Daha sonra, bu kadının Dullahan olduğu ortaya çıkar. Bu noktadan sonra da, çiftçi hem kadın hem erkek olmak üzere birden fazla Dullahan ile karşılaşır.

“Başsız Süvari” Figürünün Halk Anlatılarındaki Yeri

Başsız Süvari karakteri, farklı coğrafyalardaki çeşitli anlatılarda karşımıza çıkan son derece popüler bir figürdür. İskoçya ve Almanya hikaye geleneğinde de bu karakter mevcuttur. Bunların yanı sıra, Amerikan edebiyatında önemli bir yeri olan, 1820 yılında Washington Irving tarafından kaleme alınan kısa öykü “Sleepy Hollow” da yine başsız bir süvarinin yer aldığı bir eserdir. Bu eser, aynı zamanda Tim Burton tarafından 1999 yılında filme çekilmiş, başrollerinde ise Johnny Depp, Christopher Walken, ve Christina Ricci oynamıştır.

efsaneleri ve ingilizceyi open english ile hemen öğren

İngilizceni Open English ile Geliştir!

Sen de İngilizceni ana dilin seviyesinde konuşabilmek, edebiyat eserlerini çeviri desteğine ihtiyacın olmadan okuyabilmek, ya da film ve dizileri altyazısız izleyebilmek ister misin? Cevabın evet ise, artık dünyanın en etkili online İngilizce kursu Open English’i keşfetmenin vakti çoktan gelmiş demektir!

Dünyanın dört bir yanında bir buçuk milyonu aşkın öğrencinin öncelikli tercihi olarak ön plana çıkan Open English; ana dili İngilizce olan uzman eğitmen kadrosu, 7/24 canlı dersleri, sınırsız erişim imkânı, ve dilediğin gibi pratik yapabileceğin canlı İngilizce konuşma grupları ile, senin için İngilizce öğrenme -ya da İngilizceni geliştirme- sürecini hiç olmadığı kadar hızlı, etkili, ve elbette eğlenceli kılacak! İş, kişisel gelişim ya da eğitim, İngilizce öğrenme amacın ne olursa olsun, hangi seviyede olursan ol, sen de hemen Open English’i keşfederek dil hedeflerine bir adım daha yaklaşabilirsin!