Günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız ancak anlamını tam olarak kavrayamadığımız ifadelerden biri de “To Whom It May Concern”dır. Özellikle resmi yazışmalarda, iş başvurularında veya belirli durumlarda kullanılan bu ifade, bazen belirsizlik yaratabiliyor Bu yüzden, ne zaman ve nasıl kullanılması gerektiğini bilmek hayati önem bile taşıyabilir bazen.
Bu yüzden bilen birine danışmak her zaman en faydalı yol. Eğer etrafında böyle bir fırsatın yoksa Open English’ten başka iyi seçenek de yok gibi.
Hayatını dönüştürecek bir dil öğrenme deneyimine hazır ol! Open English, İngilizce öğrenmek isteyen herkes için kapılarını aralayan, etkileşimli ve esnek bir online dil kursudur.
Belki de daha önce hiç İngilizce öğrenme deneyimin olmamış olabilir veya dil öğrenme sürecinin nasıl işlediği konusunda bilgi sahibi olmayabilirsin. İşte tam bu noktada, Open English size rehberlik etmek için burada!
Sende Open English ailesine katılmak istersen sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli.

“To Whom It May Concern” ifadesi, başvuru mektuplarından resmi şikayet dilekçelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılır. Esasen, alıcı bilinmediği veya belgenin birden fazla kişiye ulaşması gerektiği durumlarda tercih edilir. Bu ifade, belgenin veya mektubun genel bir kitleye hitap etmesi için kullanılan bir standart başlangıç cümlesidir.
Özellikle resmi yazışmalarda veya profesyonel ortamlarda, belgenin içeriğinin alıcıya özel olmadığı durumlarda bu ifadeye sıkça rastlanır. İş başvurularında, özgeçmiş veya kapak mektubu ile birlikte kullanılarak belge, birden fazla işverene ulaştırılmak istendiğinde tercih edilir. Ayrıca, resmi bir şikayet dilekçesi yazarken veya belirli bir kuruma veya kuruluşa yönelik taleplerde bulunurken de kullanılabilir.
Doğru kullanımı, belgenin içeriği ve hedef kitlesi ile doğrudan ilgilidir. Alıcı bilinmediğinde veya belgenin geniş bir kitleye hitap etmesi gerektiğinde bu ifade uygun olabilir. Ancak daha kişisel bir mektupta veya belgede, alıcı biliniyorsa veya daha samimi bir ton tercih ediliyorsa, bu ifadenin kullanılması gerekmeyebilir.
“To Whom It May Concern” ifadesi, iletişimdeki resmiyeti korumak ve belgeyi belirli bir alıcıya değil, geniş bir kitleye hitap eder hale getirmek için kullanılır. Her durumun kendine özgü olduğunu ve bu ifadenin uygunluğunun duruma bağlı olduğunu göz önünde bulundurmak önemlidir. Bu blog yazısında bu ifadenin nerede ve nasıl doğru kullanılacağından bahsedeceğiz.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

“To Whom It May Concern” ifadesini doğru bir şekilde kullanmak, iletişimdeki resmiyet düzeyine ve belgenin veya mektubun amacına bağlıdır. İşte bu ifadeyi kullanmanın uygun olduğu bazı durumlar:
Mektup veya belgeyi okuyacak kişinin kimliği bilinmiyorsa, bu ifade standart bir seçenek olabilir. Örneğin, iş başvurularında, şikayet mektuplarında veya genel duyurularda kullanılabilir.
Özellikle resmi ve ciddi nitelikteki yazışmalarda, belgenin veya mektubun genel bir kitleye hitap etmesi gerekiyorsa kullanılabilir. Örneğin, kurumsal başvurularda, resmi taleplerde veya iş yerinden ayrılırken yazılan veda mektuplarında tercih edilebilir.

Bu ifadeyi doğru bir şekilde kullanmak, yazılı iletişiminizde uygun bir tonu ve resmiyeti korumakla ilgilidir. İşte dikkate almanız gereken bazı noktalar:
Belgeyi okuyacak kişilere karşı saygılı olun ve duyarlı bir üslup kullanmaya özen göstermelisin.
Belge veya mektubunuzun genel içeriğine uygun bir şekilde bu ifadeyi kullanmalısın. Örneğin, ciddi bir talep veya duyuru yaparken tercih edilebilir.
Daha kişisel bir mektupta, alıcı biliniyorsa veya daha samimi bir ton tercih ediliyorsa, bu ifade kullanılmayabilir.
İngilizcede belki de en çok kafa karıştıran tense’lerden olan Past Perfect Continuous çoğu kişinin korkulu rüyası. Bunun sebebi ise Türkçede tam olarak karşılığı olan bir zaman olmaması. Perfect yapıların hepsi ana dili Türkçe olan kişiler için zor olsa da, anlamındaki katmanlar Past Perfect Continuous’u iyice zor kılıyor.
Fakat korkma, bu yazımızda kullanımının yanı sıra mantığını da olabildiğince somutlaştıracağız!
Başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Dünya çapında 1.5 milyon kullanıcısı ile 15. yılını kutlayan Open English, İngilizceyi tüm detaylarıyla, hızlıca öğrenmek için ihtiyacın olan her fırsata sahip. Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı dersler, tüm içeriklerimize sınırsız erişim ve çevrimiçi konuşma grupları gibi ayrıcalıklara kolaylıkla erişebilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
İngilizce zamanlar konusuna detaylı göz atmak istersen ilgili yazımıza mutlaka göz at.
Past Perfect Continuous’ı Türkçede direkt olarak bir yapıya çeviremiyoruz. Fakat kullanım alanını özetlemek gerekirse “geçmişteki bir olaydan önce yaşanmış ve belli bir zaman almış olaylarda kullanırız” diyebiliriz. Eğer Past Perfect’i hatırlıyorsan bu tanıma göre tek farkın Past Perfect Continuous’ın zaman alan eylemlerden bahsederken kullanılması olduğunu fark etmişsindir
Bunun dışında yine diğer Continuous yapılardaki gibi Past Perfect Continuous’ta da birbirini kesen ya da aldığı zaman belirtilen eylemleri de sık sık görürürüz. “When, before, after, for” gibi yapılar da bu konuda karşına çıkabilir!

Aklında daha rahat kodlaman için ismini “deşifre” ederek başlayalım. Dikkat ettiysen “Perfect” yapılarda yardımcı fiil olarak “have”in bir halini kullanıyorduk (have/has/had), burada Past Perfect Continuous olduğu için “had”i kullanacağız. “Continuous” yapıların ise zaman alan eylemlerle kullanıldığını ve “be” fiilinin bir halini (am/is/are/was/were/been) kullanıldığını unutmayalım.
Past Perfect Continuous’ta “been”i tercih edeceğiz. Yine “Continuous” olması sebebiyle fiilimize “-ing” takısı getirmemiz gerekiyor. Yani:
özne + had + been + fiil+ing
Örnek:
Eğer Past Perfect Continuous olumlu cümlelerini kavradıysan olumsuz halleri epey kolay olacaktır. Past Perfect Continuous’ta da, diğer tense’lerde yaptığımız gibi yardımcı fiilimize “not” ekleyerek olumsuz cümle oluşturabiliyoruz. Gelin Past Perfect Continuous olumsuz cümle formatına birlikte bakalım:
özne + had not / hadn’t + been + fiil+ing
Örnek:
Mantığını anladın değil mi? Eğer tam aklına yatmadıysa da merak etme, Open English yanında! Bu tarz daha nadir görülen konuları ana dili İngilizce olan birinden dinlemek her zaman daha mantıklıdır. Çünkü onlar bu kullanımları bizim Türkçeyi içselleştirdiğimiz gibi içselleştirmiştir.
İşte bu yüzden Open English’in sunduğu ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders yapabilme fırsatı sana her konuda yardımcı olacağı gibi Past Perfect Continuous’ta da çok yardımcı olacaktır!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Past Perfect Continuous soru cümleleri, diğer tense’lerdeki mantığı takip eder. Diğer tense’lerdeki gibi Past Perfect Continuous’ta da yardımcı fiili başa getirmek bize “Yes/No Question” verecektir. Hatırlarsan, “Wh- Question” elde etmek için yapmamız gereken tek şey Yes/No Question’ın başına soru kelimelerinden birini (when, where, what, who, how gibi) getirmek! Past Perfect Continuous’ta yardımcı fiilimizin “had” olduğunu unutma.
have + özne + been + fiil+ing
Evet, Past Perfect Continuous konumuzun anlatımını bitirmiş olduk. Eğer aklına yattıysa ne mutlu bize… Fakat aklında hala daha sorular varsa bu çok doğal. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Past Perfect Continuous gibi mantığı Türkçeninkine çok benzemeyen tense’leri ana dili İngilizce olan birinden öğrenmek her zaman daha faydalı olacaktır.
İşte bu yüzden seni 15 yıldır alanında önde gelen, 1.5 milyon kişinin tercihi online İngilizce kursu Open English’e davet ediyoruz. Aboneliğinin başlangıcı ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerde 7/24 canlı dersler yapabilir, konuşma gruplarında öğrendiklerinin pratiklerini yapabilir, tüm içeriklerimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Günümüzde video oyunları; sadece eğlence aracı olmanın ötesine geçerek, dil becerilerini geliştirmek adına da önemli bir kaynak haline geldi. Bu dinamik oyun dünyası, sıklıkla kullanılan ve günlük dilde de rahatlıkla uygulanabilen bir dizi İngilizce ifadeyi içeriyor. Bu yazıda, video oyunlarından öğrenebileceğin beş faydalı İngilizce ifadeyi keşfedeceğiz. Bu ifadeler, hem oyun dünyasında kullanılıyor hem de günlük konuşmalarda kendine yer buluyor. Oyunlardan öğrenilen bu ifadeler, dil becerilerini geliştirmenin yanı sıra, günlük hayatta da kendini ifade etmene yeni ve eğlenceli yollar sunacak.
Video oyunlarından öğrendiğimiz çok sayıda faydalı İngilizce ifade var. Bunları hızlıca öğrenmek istiyorsan sayfadaki formu doldur ve online İngilizce kursu Open English hakkında detaylı bilgi al.

Video oyunları, dil becerilerini geliştirmek ve günlük yaşamda kullanabileceğin ifadeleri öğrenmek için etkili bir kaynak olabilir. İşte video oyunlarından öğrenebileceğin beş faydalı İngilizce ifade:
Quest/Questline (Görev/Görev Serisi): Video oyunlarında sıkça kullanılan bir terimdir. Bir görevi tamamlamak veya bir hikayeyi ilerletmek için belirli adımları takip etmek anlamına gelir. Örneğin, “I need to complete this quest to level up my character” (Karakterimi geliştirmek için bu görevi tamamlamam gerekiyor).
Level Up (Seviye Atla): Karakterini oyun içinde geliştirdiğinde veya daha güçlü hale geldiğinde kullanılır. Bu terim, genellikle kişisel gelişimle ilgili bağlamlarda da kullanılır. Örneğin, “I’ve been studying English every day, and I feel like I’ve leveled up in my language skills” (Her gün İngilizce çalışıyorum ve dil becerilerimde gelişme olduğunu hissediyorum).
Power-up (Güçlendirme): Video oyunlarında, karakterini güçlendiren bir öge veya yetenek anlamına gelir. Günlük hayatta kullanıldığında, birisinin enerji veya motivasyon kazandığı bir durumu ifade eder. Örneğin, “A good night’s sleep is like a power-up for the next day” (İyi bir gece uykusu, ertesi gün için bir güçlendirme gibidir).
Respawn (Yeniden Doğma): Oyun karakterinin öldükten sonra tekrar canlanması anlamına gelir. Genellikle olumsuz bir durumdan sonra yeniden başlama veya başkalarına bir şans daha verme anlamında kullanılabilir. Örneğin, “After the project failed, we decided to rethink our strategy and respawn with a new plan” (Proje başarısız olduktan sonra, stratejimizi tekrar düşünmeye ve yeni bir planla yeniden doğmaya karar verdik).
Co-op (İşbirliği): “Cooperative” kelimesinin kısaltmasıdır ve video oyunlarında başka oyuncularla işbirliği yapmayı ifade eder. Günlük konuşmalarda da sıkça kullanılan bir terimdir. Örneğin, “We should work on this project in co-op to get it done faster” (Bu projede işbirliği yapmalıyız, böylece daha hızlı tamamlarız).
Oyunlarda karşılaşabileceğin kelimelerin daha fazlasını öğrenmek istersen Oyunlarda Sık Kullanılan İngilizce Kelimeler başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

Video oyunlarından öğrendiğimiz 5 faydalı kelimeyi artık biliyorsun. Peki, bu kelimeler video oyunlarında karşımıza nasıl çıkacak? Bu soruya yanıt verecek örnek cümleleri hemen aşağıda bulabilirsin.
Quest/Questline:
Level Up
Power-up
Respawn (Yeniden Doğma)
Co-op

Video oyunlarında kullanılan İngilizce kelimeleri kolaylıkla öğrenebilmek için %100 online İngilizce kursu Open English’ten yardım alabilirsin. İstediğin yer ve zamanda canlı derslere katılabileceğin Open English’te kendine en uygun seviyeden başlayarak İngilizce öğrenirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın İngilizce eğitimi sayesinde video oyunlarına ait kelimeleri kolaylıkla öğrenirsin.
Video oyunlarında kullanılan İngilizce kelimeler genellikle günlük hayatta da kullanılıyor. Bu yüzden eğitmenlerin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan öğrencilerle İngilizce konuşarak, video oyunlarında kullanılan İngilizce kelimeleri diline yerleştirmek için pratik yapabilirsin. Open English’te interaktif derslere sınırsız erişim hakkına sahip olacağından dilediğin kadar İngilizce çalışabilirsin!
Oyunlar, eğlenceli ve etkileşimli bir şekilde İngilizce öğrenmenin harika bir yolu olabilir. Sayfadaki formu doldurup Open English’e katılarak video oyunlarında geçen kelimeleri kolayca öğrenebilir ve dil becerilerini geliştirebilirsin.
İngilizce seviyeleri anlattığımız yazıları biliyorsun. Bu serinin 3. yazısıyla karşındayız. Bir İngilizce seviye belirleme sınavına girdiğinde karşına çıkan pre-intermediate (ortaya giriş) İngilizce seviyesine dair detayları bu yazımızda bulabilirsin.
İngilizce eğitimine başlama noktasında son derece belirleyici olan seviyelerden bir tanesi olan B1 İngilizce seviyesi, İngilizce konusunda sağlam bir temele sahip olan ve İngilizcenin kullanımına dair detaylara hakim olan bireylerin İngilizce seviye tespit sınavlarından aldığı neticedir.
Peki B1 seviye İngilizce nedir? B1 seviye İngilizce olup olmadığını nasıl anlarsın? Bu soruların ve daha fazlasının cevabı bu yazıda. Hız kaybetmeden okumaya devam et.
İngilizce seviyeleri en hızlı şekilde geçmek için online İngilizce kursu Open English’e bugün başla. Sayısız avantajımız hakkında bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni hemen arayalım.
Evet, şimdi B1 seviye İngilizce nedir sorusuna cevap verelim. B1 İngilizce seviyesi – bilinen adıyla Pre-Intermediate – orta seviye olarak nitelendirilmektedir. Pre-Intermediate İngilizce seviyesine sahip bireyler; okuduklarını ve dinlediklerini anlama, basit konularda essay hazırlama ve günlük konuşmalara kolay bir şekilde katılma gibi yeteneklere sahip olurlar.
Bu yazımızda inceleyeceğimiz B1 seviye İngilizceyle alakalı detayları şu şekilde sıralayabiliriz:
Artık bu detayları yakından incelemeye başlayabiliriz. Hadi hiç durmadan hemen pre-intermediate seviye İngilizce yazımızı okuyalım.

Pre-Intermediate seviye İngilizce olarak da nitelendirilen B1 seviye İngilizcede birçok farklı konu işlenmektedir. Bu konuları şu şekilde listeleyebiliriz:
Bu konular A1 ve A2 seviyede öğrendiklerinin üstüne koyarak ilerlemene çok yardımcı olmaktadır. Bunun için her seviyede gördüğün konuları tüm detaylarıyla öğrenmende fayda var.
İngilizce seviyelerin her birinde farklı hikaye kitapları yer almaktadır. Daha doğrusu farklı kitaplar yerine pek çok kitabın farklı versiyonları vardır. B1 seviye İngilizce kitaplarında da benzer durum geçerlidir. Aşağıda yer alan listedeki İngilizce B1 seviye kitapların farklı seviyelere uygun baskıları da mevcuttur. İngilizce B1 seviyene uygun kitap seçerken bunları dikkate almanı tavsiye ederiz.
Pre-Intermediate İngilizce seviyesine dair kitapları da öğrendiğimize göre artık bu seviyede yer alan İngilizce kelimeleri ve Türkçe karşılıklarına geçebiliriz.
İngilizce kitaplar konulu yazımıza da göz atmak isteyebilirsin.

Şimdi sıra geldi B1 seviye İngilizce kelimeleri öğrenmeye… Hiç durmadan aşağıda yer alan İngilizce B1 seviye kelimeleri ve Türkçe çevirilerini yakından inceleyelim.
| İngilizce B1 Kelimeler | İngilizce B1 Kelimelerin Türkçeleri |
| advertisement | reklam |
| advice | tavsiye |
| affection | şefkat |
| afford | karşılamak,gücü yetmek |
| allow | izin vermek(resmi) |
| amount | miktar |
| arrange | düzenlemek |
| art | sanat |
| ashamed | utanmış, mahcup |
| attack | saldırı |
| attend | katılmak |
| attention | dikkat |
| attract | cezbetmek |
| average | avaraj, ortalama |
| behave | davranmak |
| belief | inanç |
| belong | ait olmak |
| bleed | kanamak |
| blood | kan |
| boarding time | uçuş zamanı |
| boarding-card | uçuş bileti |
| bone | kemik |
| brake | fren |
| coach | antrenör |
| coast | sahil |
| coin | bozuk para, sikke |
| comb | tarak |
| common | ortak, yaygın |
| communicate | iletişim kurmak |
| compare | karşılaştırmak |
| complain | şikayet |
| connected flight | bağlı uçuş |
| consist | oluşmak, meydana gelmek |
| contain | içermek |
| convince | ikna etmek |
| count | saymak |
| departure gate | kalkış kapısı |
| destination | hedef |
| destroy | yıkmak, mahvetmek |
| detail | detay |
| development | geliştirmek |
| disagree | katılmamak |
| discount | indirim |
| disease | hastalık |
| dive | dalış |
| divide | bölmek |
| education | eğitim |
| effort | efor |
| elegant | zarif |
| employer | işveren |
| engine | motor |
| environment | çevre |
| event | olay, durum |
| field | alan |
| fist | yumruk |
| fold | katlamak |
| force | kuvvet |
| forgive | affetmek |
| funeral | cenaze |
| gentle | nazik |
| governor | vali |
| ground | zemin |
| guess | tahmin |
| guilty | suçlu |
| host | ev sahibi |
| humour | mizah |
| hurt | yaralamak, zarar vermek |
| imagine | hayal etmek |
| import | ithalat |
| improve | geliştirmek |
| inform | bildirmek |
| injection | enjeksiyon |
| ink | mürekkep |
| insist | ısrar |
| interview | röportaj |
| liquid | sıvı |
| load | yüklemek |
| low | düşük |
| passenger | yolcu |
| pavement | kaldırım |
| peace | barış |
| penalty | ceza |
| perform | yerine getirmek |
| permission | izin,müsaade |
| pig | domuz |
| pill | hap |
| pleasant | halinden memnun |
| plug | tıkaç, tıkamak |
| poison | zehir |
| population | popülasyon |
| prefer | tercih etmek |
| protest | protesto etmek |
| provide | sağlamak, temin etmek |
| public | halk |
| publish | yayınlamak |
| remove | kaldırmak, çıkarmak |
| resign | istifa etmek |
| responsible | sorumlu |
| result | sonuç |
| root | temel, kaynak, kök |
| search | araştırmak |
| seatbelt | emniyet kemeri |
| secret | sır, gizemli |
| snore | horlamak |
| socket | soket, giriş |
| soldier | asker |
| solve | çözmek |
| souvenir | hediyelik eşya |
| space | boşluk |
| spy | ajan |
| sudden | ani, beklenmedik |
| target | hedef |
| tiny | minik, ufacık |
| tool | alet |
| trade | ticaret yapmak, ticaret |
| translate | tercüme etmek |
| trip | yolculuk, tökezlemek |
| truck | kamyon |
| tyre | tekerlek |
| vote | oy vermek, oy |
| wide | geniş |
| wish | dilek, dilemek |
Pre-Intermediate İngilizce seviyesine dair detayları hep beraber inceledik. Artık yazımızı bitiriyoruz ama alt başlıkta sana harika bir önerimiz var. Ufak bir bakış atarak aşağıyı da irdelemeni istiyoruz.
İngilizcede hangi seviyede olursan ol, Open English olarak sana her seviyeden İngilizce öğrenme imkanı sunuyoruz. Profesyonel bir şekilde tamamen online bir şekilde tasarladığımız İngilizce kursumuz sayesinde kolay bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin.
Online İngilizce kursumuzu yakından incelemek ve detayları öğrenmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin. Ekip arkadaşlarımız kısa sürede seni arasın, her soruna cevap versin. Sen de sonrasında hızlı bir şekilde aboneliğini başlat!
İletişimde gecikmeler kaçınılmaz bir gerçektir ve zaman zaman yanıt verme sürecinde aksaklıklar yaşanabilir. Ancak, bu gecikmeleri anlayışlı bir şekilde yönetmek ve nezaketle özür dilemek, iletişimde güveni ve saygıyı artıracaktır. Bu yazıda, “Yanıt Vermek için Geciktiğinizde İngilizcede Nezaketle Özür Dilemenin Yolları” başlıklı konuyu ele alacak ve gecikmelerle başa çıkmanın etkili yollarını keşfedeceğiz. İster kişisel ilişkilerde ister iş ortamında olsun, nezaketle özür dileme becerilerini geliştirmek, iletişimde olumlu bir etki bırakmanın anahtarıdır. Hadi gel; iletişimde nezaketin gücünü birlikte keşfedelim.
Nezaketle özür dilemenin yollarını hızlıca öğrenmek için bu sayfadaki formu doldur ve online İngilizce kursu Open English’e üyeliğini başlatmak için seni aramamızı bekle! Seni hemen arayacağız ve Open English hakkında detaylı bilgi sunduktan sonra aramıza katılmana yardımcı olacağız.
İngilizcede özür dilemek; bir hata, gecikme, ya da başka bir olumsuz durum nedeniyle bir kişiden veya bir gruptan af dileyerek, hatanın farkında olduğunuzu ve gelecekte benzer bir durumu tekrarlamamaya söz verdiğini ifade etmek anlamına gelir. İngilizce özür dilemek, kişisel veya profesyonel iletişimde yaygın olarak kullanılan bir nezaket ifadesidir.
Özür dilemek; olası bir hata, aksaklık veya gecikme durumunda sorumluluk almayı ve karşınızdaki kişiyi veya kişileri rahatlatmayı amaçlar. İngilizcede özür dileme genellikle saygılı ve anlayışlı bir dil kullanmayı içerir. İngilizce özür ifadeleri, iletişimde açık ve samimi bir atmosfer yaratmaya yardımcı olabilir.
İngilizce özür dileme ifadeleri arasında genelde şu kelimeler ve ifadeler bulunabilir:
Örneğin, “I apologize for the confusion” ifadesi, bir karışıklık veya anlaşılabilirlik durumu için özür dilemek için kullanılabilir İngilizce özür dilemek, iletişimdeki olası gerilimleri azaltır ve karşılıklı anlayışı güçlendirir.

İngilizcede özür dilemek için birçok farklı ifade bulunuyor. Eğer bir durum nedeniyle yanıt vermen geciktiyse, İngilizce nezaketle özür dilemeye ihtiyaç duyduğunda sesnin için aşağıda sıraladığımız ifadelerden birini seçip kullanabilirsin.
Yalnızca yanıt vermek için geciktiğinde kullanabileceğin değil, hayatın her anında kullanabileceğin özür dileme kalıplarını öğrenmek için İngilizce Özür Dileme Kalıpları başlıklı yazımızı okumanı tavsiye ederiz.
Yanıt vermek için gecikmen sebebiyle konuşmanın başlangıcında özür dilemek istiyorsan aşağıdaki cümleleri rehber edinebilirsin.
Yanıt vermen geciktiğinde bu gecikmenin sebebini belirtmek ve sorumluluk almak istiyorsan konuşmalarında kullanabileceğin cümleleri hemen aşağıda bulabilirsin.
Yanıt vermek için geciktiğinden dolayı İngilizce özür dilemek istediğinde empati yaptığını belirterek ve teşekkür ederek özür dileyebilmek için aşağıda yer alan örnek cümleleri inceleyebilirsin.

İngilizce özür dileme sebebin yanıt vermek için gecikmiş olmansa, gecikme sorununa olası çözümler bularak özür dilemen sana fayda sağlayacaktır. Aşağıda yer alan olası çözümler paylaşmaya dair örnek cümleleri inceleyerek kendi cümlelerini kurabilirsin.
Yanıt vermek için geciktiğinde bunun sorun yaratabileceğini farkettiysen kullanabileceğin bazı cümleler bulunuyor. Özür dilerken durumun olumsuz etkilerinin bilincinde olduğunu da ifade etmek istersen aşağıda yer alan cümlelerden yararlanabilirsin.
Yanıt vermek için geciktiğinde durumu düzeltmek adına sözler vermek istiyorsan aşağıdaki örnek cümleler işine yarayacaktır.
Yanıt vermek için gecikmen sebebiyle konuşmanın sonunda tekrar özür dilemek istiyorsan aşağıdaki cümleleri rehber edinebilirsin.
Bu yollar, gecikmiş bir yanıt durumunda İngilizcede nezaketle özür dilemenin çeşitli yollarını kapsıyor. İfadeyi kişiselleştirerek ve saygılı bir ton kullanarak iletişimde olumlu bir etki bırakabilirsiniz.

Kendi ifadelerinle İngilizce özür dilemek için ilk olarak, temel özür dileme ifadelerini öğren. İngilizce özür dileme ifadeleri, günlük konuşmalar ve yazışmalarda sıkça karşına çıkacaktır. Bu yazımızda daha önce bahsettiğimiz İngilizce özür dileme ifadeleri bu aşamada çok işine yarayacak. İlgili ifadelerle örnek cümleleri inceleyerek, bu ifadeleri nasıl doğru bir şekilde kullanabileceğini anlamaya çalış. Open English’te ana dili İngilizce olan eğitmenlerinden alacağın kaliteli İngilizce dersleri sayesinde özür dilemeye dair pek çok örnek cümle inceleyebileceksin.
Öğrendiğin İngilizce özür dileme ifadelerini kullanarak pratik yap. Günlük konuşmalarını, yazışmalarını veya öğrenme uygulamalarını kullanarak özür dileme ifadelerini entegre et. Open English’te eğitmenlerin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet ederek İngilizce özür dileme ifadelerini kullanma pratiği yapabilirsin. Ayrıca Open English’te yer alan telaffuz uygulaması ile telaffuzunu güzelleştirebilirsin.
Kendi İngilizce özür dileme cümlelerini oluşturmak için okuma ve dinleme pratiği yap. İngilizce metinler oku ve konuşmalar dinle. Bu, gerçek hayatta özür dileme durumlarını daha iyi anlamanı ve bu ifadeleri daha etkili bir şekilde kullanmanı sağlar. Open English’te yer alan interaktif derslere sınırsız erişim hakkı sayesinde istediğin kadar İngilizce çalışabileceğin gibi örnek metinler okuyarak okuma pratiği yapabilirsin.
Open English aboneliğini başlatarak sen de kendi cümlelerinle dilediğin gibi İngilizce konuşmaya başlayabilirsin. Bu sayfada yer alan formu doldur, aramıza katıl!
Son derece zengin bir dil olan İngilizcede, belli başlı duygu ve düşünceleri ifade etmek için tercih edilebilecek pek çok kelime ve kalıp var. Bu yazının konusu olan, konuşmayı öğrendiğimiz andan itibaren ömrümüz boyunca belli başlı durumlarda kullanmak zorunda kaldığımız af dileme kalıpları da bu dilde bolca mevcut…
Her ne kadar hepsi aşağı yukarı aynı anlama gelse de, aralarındaki ufak farklılıkları bilmek; doğru ortamda, doğru zamanda, doğru kalıbı tercih etmeni, başka bir deyişle İngilizceyi etkili bir şekilde kullanmanı kolaylaştıracak.
Öyleyse haydi gel, İngilizcede özür dilemek için tercih edebileceğin belli başlı kalıplar arasından öne çıkanlara kısaca bakalım…

“I am sorry”, İngilizce özür dilemek söz konusu olduğunda doğal olarak herkesin aklına ilk gelen, büyük ihtimalle anadili İngilizce olan bireyler tarafından da en sık kullanılan kalıp. Bu kısa, basit kalıp günlük konuşmada daha da kısaltılıp doğrudan “Sorry…” şeklinde kullanılabileceği gibi; etkiyi artırmak, konuşan kişinin samimiyetini pekiştirmek için çeşitli kelimelerle güçlendirilebilir de…
Buna birkaç örnek verecek olursak:
I’m really sorry – Gerçekten üzgünüm
I’m so/very sorry – Çok üzgünüm
I’m deeply sorry – Yine “çok üzgünüm” diye çevrilebilir, fakat çoğunlukla yukarıdakilerden derin bir üzüntünün belirtileceği durumlarda kullanılır- hatta “gerçekten çok üzgünüm” diye pekiştiren bir çeviri de uygun olur.
Bu kalıbı, yine yukarıdaki anlamlara gelecek şekilde daha da çeşitlendirmek mümkün:
I’m terribly sorry,
I’m genuinely sorry,
I’m awfully sorry.
Bir diğer popüler İngilizce özür kalıbı da “I apologize”… “I’m sorry” ile kıyaslayacak olursak, bu kalıbın daha “ciddi” bir özür anlamında tercih edildiğini söyleyebiliriz; örneğin “I’m sorry” pek çok kez basit bir “kusura bakma” anlamında da kullanılabilirken, “I apologize” daha net -ve biraz daha resmi- bir özür cümlesidir.
“I apologize” kullanımına birkaç örnek verelim:
I apologize for what I’ve said – Öyle dediğim için özür dilerim/Söylediklerim için özür dilerim
I apologize wholeheartedly – Tüm kalbimle özür dilerim.
I apologize on behalf of … – … adına özür dilerim.
Biraz daha kibar olmak, aynı zamanda daha etkili bir ifade ile özür dilemek istiyorum diyorsan, kullanabileceğin İngilizce özür kalıplarından bir tanesi “I beg your forgiveness…”
“Lütfen beni affet, “Affına sığınıyorum”, “Lütfen kusuruma bakmayın” gibi çeşitli şekillerde dilimizde karşılığını bulabilecek olan bu kalıp, güçlü bir af dileme ifadesi olduğundan, çok basit durumlarla pek tercih edilmez.
Listemize bir diğer resmi İngilizce özür kalıbıyla devam edelim. Bu kalıbın, “I beg your forgiveness” ile kıyaslandığında daha resmi olduğu söylenebilir- hatta bu kalıbı yalnızca yabancı olduğun insanlara karşı, ya da profesyonel ortamlarda kullanabileceğini söyleyebiliriz; öte yandan yine bir resmiyet içerse de “I beg your forgiveness” yakın olduğun insanlara karşı da kullanılabilir. Doğrudan çevirecek olursak, bizim dilimizde kullanımı pek olmayan “Lütfen özrümü kabul edin” şeklinde ifade edebiliriz.
“Please, accept my apologies”, kısaltılarak biraz daha az resmi olacak şekilde “My apologies” olarak kullanılabileceği gibi, aşağıdaki şekillerde güçlendirilebilir de:
Please, accept my sincere apologies- Sizden içtenlikle özür dilerim
My profuse apologies – Sizden çok özür diliyorum

Doğrudan çevirdiğimizde “beni affet/affedin” anlamına gelen bu kalıp, “Kusuruma bakma(yın)…” olarak da çevrilebilir. Hem resmi, hem de samimi iletişim içinde olduğun insanlara karşı kullanabileceğin “Please, forgive me…” kalıbı, hatalı olduğunu kabul ederek içten bir tavırla özür dilemek için en uygun alternatiflerden:
“Please, forgive me. I had no idea that…” – Lütfen kusuruma bakma, … olduğunu bilmiyordum.
Tabii hafif bir ekstra kibarlık genelde zararsız olsa da, her zaman “Please” kullanmak zorunda da değilsin:
“Forgive me, I forgot” – Kusuruma bakma, unutmuşum.
Dilimize doğrudan “Sana bir özür borçluyum” şeklinde çevrilebilecek olan bu deyiş, bir diğer popüler İngilizce özür kalıbı. Kulağa resmi geliyor olsa da, bu kalıbı da hem profesyonel ortamlarda/yabancı olduğun kişilere karşı, hem de samimi olduğun insanlara karşı tercih edebilirsin.
“I owe you an apology”, özür dilemenin basit bir kibarlık değil gerçek bir gereklilik olduğu durumlarda daha çok tercih edilen, genelde bir kabahati kabul ederken kullanılan bir kalıptır.
“Excuse me”, özür olarak kullanılacaksa dilimize “kusura bakma”, “affedersiniz” gibi çevrilebilir, ve genellikle gerçek anlamıyla bir af dilemeyi gerektirmeyen çok basit durumlarda tercih edilir- örneğin yolda yürürken birisine çarparsan, ya da birisi konuşurken gülersen, basitçe bu terimi tercih edebilirsin.
Listemizdeki diğer kalıplardan farklı olarak, bu kalıp özür olarak kullanılmaktan çok günlük konuşmalarda belli başlı durumlarda kibar bir tavır takınmak için de tercih edilir. Örneğin şahsen tanımadığın birine seslenmek istediğinde “Excuse me,” diyerek söze başlayabilirsin. Ya da birisi konuşurken araya girmek istersen, yine söze başlamadan önce “Excuse me,” diyebilirsin. Bir başka örnek verecek olursak da, konuşan birisinin ne dediğini anlamadığında, “Duyamadım” anlamında “Excuse me?” diyebilirsin.
Yazının başında da belirttiğimiz gibi İngilizce zengin bir dil, ve benzer duygu ve düşünceleri aktarmak için tercih edilebilecek birbirinden farklı pek çok kelime/kalıp içeriyor. Eğer sen de İngilizceni geliştirmek istiyor, hem profesyonel hem de sosyal hayatında dili daha etkili konuşmana yardımcı olacak terimleri ve kullanımlarını öğrenmeyi hedefliyorsan, seni de 7/24 aktif olan online İngilizce kursu Open English’e bekliyoruz!
Profesyonel ya da kişisel, İngilizceyi hangi amaçla öğrenmek istiyor olursan ol; dünya çapındaki diğer 1,5 milyon kullanıcıya katıl, ve en iyi sertifikalı online İngilizce eğitimini deneyimlemeye hemen başla!
Poly- ön eki Yunanca’dan gelmekte ve “çok” veya “çoklu” anlamı taşımaktadır. Glot ise “dil” ya da “lisan” anlamına gelmektedir. Peki o halde Polyglot nedir?
Polyglot, 3’ten fazla dili konuşabilen, anlayabilen ve kullanabilen kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Dünya nüfusunun yalnızca %3’ü 4 veya daha fazla dil konuşabilmektedir. Her ne kadar polyglotların sayısı oldukça az olsa da, polyglot olmak imkansız değildir. Polyglotların dahi olduğu veya dil öğrenmek adına özel bir yeteneklerinin olduğu gibi düşünceler yaygın olmasına rağmen, gerekli motivasyona sahip ve belli bir çaba gösteren herkesin polyglot olabileceği bilinen bir gerçektir.
Polyglotlar, farklı ülkelerde büyüdükleri için ya da çok dilli ebeveynlere sahip oldukları için dil öğrenenlerin aksine, dil öğrenmeyi bir hobi olarak gördükleri için çok fazla dil konuşabilmektedirler. Bu yapmak zorunda oldukları bir şeyden ziyade onlar için bir tutkudur. Eğer sen de bu tutkuya sahipsen, o zaman polyglot olmak için ipuçlarına geçebiliriz!
İngilizce konuşmaya başlamak için hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.



Günümüz dünyasında iletişim sınır tanımıyor. Aslında sadece bir dil öğrenmek bile dünyanızı değiştirmek, perspektifinizi genişletmek, birçok fırsat ve deneyim sunmak için yeterli. İşte bu sebeple ilk adımı atma zamanı!
Ana dilinizden başka en az bir dil konuşabilmek kolay bir yolculuk olmasa da bu yolculuğun keyifli olması hiç de imkansız değil. Open English online İngilizce eğitimde 1.5 milyon öğrencinin tercihi. Open English’in ana dili İngilizce olan deneyimli kadrosuyla gerçekleştireceğin bire bir ve 7/24 canlı dersler, konuşma grupları ve inovatif etkileşimli araçlar İngilizce öğrenmene ve belki de sonrasında polyglot olma yolundaki ilk adımı atmana yardımcı olacak. Ayrıca Open English ailesine katıldığında, iş İngilizcesi programı, TOEFL, TOEIC ve IELTS gibi dünyanın en önde gelen İngilizce sınavlarına hazırlık ve Cambridge tarafından geliştirilen Linguaskill Sertifikasına sahip olmak gibi avantajlar ek ücret ödemene gerek kalmadan seni bekliyor olacak.
Öyleyse sen de İngilizce öğrenmeye bugün başlamak ve bu yolculukta 15 yılı aşkın deneyimiyle önde gelen online İngilizce kursu Open English ile olmak ister misin? Cevabın evet ise tek yapman gereken sayfamızda bulunan iletişim formunu doldurmak. Ekip arkadaşlarımız sana en kısa sürede ulaşacak ve merak ettiğin her şeyi cevaplayacak.
Hadi, durma! Sen de bu maceraya Open English ile birlikte çık!
Dünyada pek çok alanda resmi dil olarak İngilizce kullanılıyor. Bu durum İngilizce dilini bilmenin önemini çok artırıyor. Günümüzde küçük yaşta İngilizce öğrenimi de çok büyük önem kazanmış durumda. İngilizce eğitiminin anaokulu ve kreşlerde de verilmesi sebebiyle İngilizce öğretmenlerine büyük görev düşer hale geldi. Durum böyle olunca ders öğretmenleri, İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamaların neler olduğunu öğrenmek istiyorlar.
Eğitim, teknoloji ile birleştiğinde öğrenciler için daha ilgi çekici bir hâl alıyor. Bunun için öğretmenler, ders konularını daha anlaşılır ve eğlenceli hale getirmek için birtakım uygulamalar kullanıyor. İngilizce öğretmenlerinin de bu konuyla ilgili araştırma yaptığını biliyoruz.
Peki, İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama hangisi? Yazımızın devamında İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamayı öğrenebilirsin. Yazımızda; İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamayı öğrenmenin yanı sıra, hangi bölümde okuyanlar İngilizce öğretmenliği yapabilir? İngilizce dersi hangi kademelerde verilir? İngilizce öğretmenleri sınıfta en çok hangi cümleleri kullanır? Gibi sorularına da cevap alabilirsin.
İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama olan online İngilizce kursu Open English’e bir an önce kavuşmak için bu sayfada bulunan formu doldur, müşteri temsilcilerimiz detaylı bilgi vermek üzere seni hemen arasınlar!

İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamayı merak edenler genellikle İngilizce öğretmenliği bölümünü bitirenler ile İngiliz dili ve edebiyatı bölümünü bitirip pedagojik formasyon alanlar. Sen de bu bölümlerden mezunsan özel okulların ya da kurs merkezlerinin iş ilanlarını inceleyip İngilizce öğretmeni olarak görev yapmaya başlayabilirsin.
Devlet okullarında çalışmak istiyorsan KPSS’den atamaya uygun bir puan alman gerekiyor. Ataman yapıldıktan sonra devlet okullarında İngilizce öğretmenliği yapmaya da başlayabilir, İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama sayesinde derslerini keyifle işleyebilirsin. İngilizce öğretmenliği, global bir dili öğretmesinden dolayı değeri yüksek mesleklerden biri.
Geçmişte ortaokul ve lise kademelerinde verilen İngilizce dili eğitimi günümüzde; ilkokul, anaokulu kademelerinde ve kreşlerde de veriliyor. Bu sayede İngilizce öğretmenliği mesleği ve İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama bilgisi de daha fazla değer kazanıyor.
İngilizce öğretmeniysen ve okullarda ya da kurslarda çalışmak istemiyorsan İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamanın da desteğini arkana alarak yüz yüze ya da online İngilizce özel dersleri verebilirsin.
İngilizce öğretmenlerinin derslerinde sık kullandığı bazı klasik cümleler var. Bu cümleler artık İngilizce öğretmenleri ile bütünleşmiş cümleler diyebiliriz. İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamaya sahip olunca daha farklı cümleler kullanacak olsan da önce klasik cümle kalıplarını öğrenmen senin için faydalı olacak. İngilizce öğretmenlerinin İngilizce derslerinde en sık kullandığı yirmi cümleyi senin için paylaşıyoruz.

Ülkemizde yabancı dil öğretimi sıralamasında ilk sırada yer alan İngilizce dilini öğreten İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulamanın hangisi olduğunu merak ettiğini biliyoruz. Senin de bir tahminin vardır diye düşünüyoruz. Artık seni daha fazla bekletmeden açıklayalım. Elbette İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama Open English uygulaması.
Bir öğretmen olarak mesleki gelişimini sürdürmen gerektiğinden ana dili İngilizce olan Open English eğitmenlerinin sana çok faydası dokunacak. Üstelik eğitmenlerinin moderatörlüğünde ana dili İngilizce olan öğrencilerle ya da meslektaşlarınla da sohbet edebilirsin. Böylelikle devamlı pratik yaptığın için İngilizce konuşurken düzgün bir telaffuza sahip olursun.
İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama olan Open English’i öğrencilerine de gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirsin. Öğrencilerin, ses tanıma özellikli telaffuz uygulaması ile konuşmalarındaki hataları düzeltip çok düzgün bir telaffuz elde ederler. İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama Open English’te bulunan sözlük bölümü ile kelime çalışabilir, merak ettikleri kelime anlamlarını inceleyebilirler. Open English platformunda yer alan İngilizce dilini geliştirici online oyunlar sayesinde diğer kullanıcılar ile ya da öğrenciler ile öğretmenleri olarak birbirinizle yarışabilirsiniz. Birbirinizle rekabet edip puanlar kazanırken keyifli vakit geçirirsiniz.
İngilizce okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini geliştirici çalışmalar hazırlarken öğretmenler için en iyi uygulama olan Open English’ten faydalanabilirsin. Öğrencilerin için kendi çalışma örneklerini hazırlarken İngilizce kursu Open English’te bulunan reading, listening, writing ve speaking egzersizlerinden fikir alabilirsin.
İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama olan Open English’te herkes kendi seviyesinden ders almaya başlar ve tamamlanan her seviye için ayrı bir İngilizce sertifikası alır. Mesleki bilgilerin sayesinde İngilizce derslerine ileri seviyelerden başlayacağını düşünüyoruz. Hızlı bir şekilde seviyeleri tamamlarken birçok sertifikaya sahip olabilirsin.
Üstelik İngilizce öğretmenleri için en iyi uygulama olan Open English’te İngilizce eğitim programını tamamladığında Cambridge Linguaskill sertifikası sınavına ücretsiz girme hakkına da sahip olacaksın. Böylelikle %100 online dil kursu Open English ile mesleki profiline değer katıp iş başvurularında ön plana çıkabilirsin.
Hemen şimdi bu sayfada bulunan formu doldur, İngilizce öğretmenliği için en iyi uygulama olan Open English aboneliğini avantajlı fiyatlarla başlat!
Bildiğin gibi, Birleşik Krallık toprakları, konu halk kahramanlarına ve efsanelere geldiğinde son derece zengin. Daha önceki blog yazılarımızda Kral Arthur, Robin Hood, ve Aziz Yorgi ve Ejderha gibi bu toprakların kültüründe önemli yer tutan hikâyelere yer vermiştik. Bu yazımızda da, belki de en meşhur İskoç efsanelerinden bir tanesi olan, dünyaca ünlü Loch Ness canavarından kısaca bahsedeceğiz. Eğer mitolojiye ve ilginç hikâyelere ilgi duyuyorsan, bir yere ayrılma deriz!
İşte İskoç efsanelerinden Loch Ness canavarı hakkında bilmen gerekenler…
Önce küçük bir coğrafya dersiyle başlayalım! Loch Ness – İskoç Gal dilinde “Loch Nis” diye geçer- İskoçya’nın Highlands olarak bilinen bölgesinde, Inverness şehrinin güneybatısında bulunan, 37 kilometre boyunca uzanan bir tatlı su gölüdür. İsmini, kuzey ucundan akan Ness nehrinden almıştır. “Loch” kelimesi -dikkat edersen İngilizcedeki “Lake” kelimesini de andırır- İskoç ve Gal dilinde göl anlamına gelmektedir. 56 km2’lik yüzey alanıyla Loch Ness, Loch Lomond’un ardından, yüzey alanı bakımından İskoçya’da bulunan en büyük ikinci göldür.
Derinliği hesaba katıldığında ise, Büyük Britanya’daki en büyük su hacmi olarak bilinmektedir. En derin noktası 230 metreyi bulabilmektedir. Ama tabii ki, Loch Ness Gölü, muhteşem manzarası ve coğrafi detaylarıyla değil, bir sonraki alt başlıkta anlatacağımız canavarıyla meşhur!

Şimdi gelelim canavarımızın hikâyesine… “Nessie” ismiyle de bilinen Loch Ness canavarı, Loch Ness Gölü’nde yaşadığına inanılan mistik bir yaratıktır. İskoç halk anlatılarında önemli bir yeri olan Loch Ness Canavarı, çoğunlukla büyük gövdeli, uzun boyunlu, yüzeyde ilerlerken kamburları su üzerine çıkan bir hayvan olarak tasvir edilir.
Loch Ness canavarının ilk kez dünya gündeminde geniş bir yer kaplaması, 1933 yılına denk gelir. Ağustos 1933 yılında, Courier, George Spicer’ın böyle bir yaratık gördüğünün haberini yapar. Bu haber üzerine hikâye çok büyük ilgi görür ve farklı insanlardan bu yaratığı gördüklerine dair art arda haberler gelmeye başlar. İlk başlarda “Monster Fish” (Canavar Balık), “Dragon” (Ejderha) gibi isimler kullanılsa da, en sonunda Loch Ness Monster’da, yani Loch Ness Canavarı -ya da tam çevirisiyle Ness Gölü Canavarı- karar kılınır. 1940’lı yıllardan beri de, yaratık, daha sevecen bir tabirle, Nessie olarak bilinir- İskoç Galcesinde de Niseag’dır.
Günümüzde bilimsel çevrelerde Loch Ness canavarının yalnızca bir masaldan ibaret olduğu, bugüne kadarki fotoğraf ve bire bir gözlemlerin gerçek olmadığı kabul edilse de, günümüzde hala canavarın hikayesine ilgi duyanlar, ve onu arayanlar vardır. Gölün ne kadar büyük olduğunu düşünürsek, sonuçta bunu asla bilemeyiz, öyle değil mi?

Bugün hala Loch Ness canavarının bilinen en popüler fotoğrafı, The Surgeon’s Photo, yani Cerrahın Fotoğrafı ismiyle ün yapmış, 1934 yılında çekilmiş siyah-beyaz, çok da net olmayan, “yaratığın” başının ve boynunun görünebildiği bir fotoğraftır. Londralı bir jinekolog olan Robert Kenneth Wilson tarafından çekildiği söylenen fotoğraf, 21 Nisan 1934 tarihinde Daily Mail gazetesinde yayınlanmıştır. Wilson, isminin bu fotoğrafla anılmasını istemediğinden, fotoğrafın ismi de Cerrahın Fotoğrafı olarak kalmıştır. Wilson, anlattığına göre, sahilde otururken canavarın başını sudan çıkardığını görmüş, ve arka arkaya dört tane fotoğraf çekmiştir. İşte fotoğraflardan bir tanesi de bu ünlü fotoğraftır.
Yıllar boyunca pek çok şüpheci fotoğrafın sahte olduğunu, ya da görülenin bir kuş, bir fil vs. olabileceğini söylemiştir. 1994 yılından beri de, genel kanı fotoğrafın bilinçli tasarlanmış bir numara olduğu yönündedir. 1999 yılında yayımlanan Nessie – the Surgeon’s Photograph Exposed adlı kitapta, fotoğrafın nasıl tezgahlandığı anlatılmıştır. Söylenenlere göre, resimdeki “yaratık”, Christian Spurling tarafından yapılmış oyuncak bir denizaltıydı. Anlatılan hikâyeye göre, Spurling’in kayınpederi Marmaduke Wetherell, canavara ait olduğunu söylediği ayak izlerinin sahte olduğu anlaşıldığında, işvereni Daily Mail tarafından alaya alınmıştır. Wetherell de bunun üzerine, aralarında Spurling’in de olduğu bir grupla, Daily Mail’den intikam almak için böyle bir plan yapmıştır, ve göle yerleştirilen sahte denizaltının fotoğrafları çekilmiştir.

Dünya çapında en çok konuşulan dil olan İngilizceyi anadilin seviyesinde konuşabilmek, ilgini çeken kitapları çeviri desteğine ihtiyaç duymadan okuyabilmek, film ve dizileri altyazısız izleyebilmek fikri kulağına hoş geliyor mu? Eğer bu soruya cevabın “Evet!” ise, senin de dünyanın en etkili online İngilizce kursu Open English’i keşfetme vaktin gelmiş demektir! Anadili İngilizce olan uzman eğitmenleri, 7/24 canlı dersleri, dilediğin gibi pratik yapabileceğin online İngilizce konuşma grupları ve daha pek çok özel ayrıcalığı ile Open English, senin için İngilizce öğrenme ya da İngilizceni geliştirme sürecini çok daha hızlı, keyifli ve de etkili kılacak. Sen de dil hedeflerine bir adım daha yaklaşmak istiyorsan, seviyen ve öğrenme amacın ne olursa olsun, Open English’in ayrıcalıklı dünyasını keşfetmeye hemen başla!
Günlük hayatta kullandığın İngilizcenin yanı sıra bir de iş İngilizcesi (veya mesleki İngilizce) vardır ki bu dildeki yetkinliğini ilerletmen için eğitiminde veya kariyerinde bir noktada mutlaka ona başvurman gerekecektir.
İş İngilizcesinin zengin bir dalı da dış ticarettir. Bu daldaki isimler ve terimler, bildiğin gündelik kalıpların epey dışındadır ve hepsine birden dış ticaret İngilizcesi denir.
Kafanda şimdiden soru işaretleri oluşmaya başladı değil mi? Dış ticaret İngilizcesi elbette bir günde öğrenilip bitirilecek bir konu değil ama temel sorularının cevaplarını bu yazıda ve kapsamlı bir terim listesini de yazının sonunda bulabilirsin.
İlk olarak öğrenmen gereken terimler tabii ki yapılacak iş konusuyla ilgilidir. Yurt dışından bir mal alınacaksa ithalat yani “import”, mal gönderilecekse ihracat yani “export” yapmış olursun. Bu durumda malı ihraç eden firmaya ihracatçı yani “exporter”, ithal eden firmaya da ithalatçı yani “importer” denir.
Bu evraklarda gönderen firma “forwarder” ya da “consignor” olarak, alıcı firma da “consignee” olarak anılır. Günlük hayatındaki İngilizce terimlerle birebir çevirisi olmayan bu kelimeler, ticaret hayatında büyük yer tutar.
Dış ticaret işlemlerinde her şey konşimentoyla, yani bir taşıma senedi düzenlenmesiyle başlar. Konşimentonun İngilizce karşılığı “bill of lading” şeklindedir ve ticari mallara “commercial products” yerine “commodity” ya da “goods” denir.
Konşimento üzerinde başlıca gönderici ve alıcı firma isimleri, “agent” yani acente ismi, “loading location” yani malların yükleneceği yükleme yeri varsa “transshipment” yani aktarma yeri ve son olarak “destination” yani varış yeri bilgileri yer alır.

Dış ticaret mevzuatında her ticari malın bir sınıf kodu vardır ve bu koda “tariff code” denir. Gümrük evrakları düzenlenirken ticari malların sınıfı çok önemlidir çünkü fatura işlemleri ve vergilendirme bu kod üzerinden yapılır.
Bu aşamada öğrenmen gereken bir başka önemli kelime “freight charge” yani navlun ücretidir. Navlun ücreti diğer anlamıyla taşıma ücretidir. Bu ücret alıcıya ya da satıcıya ait olabilir. Eğer ürünler navlun ücreti ödenmeden taşınacaksa “non-freight” yani navlunsuz ibaresini kullanman gerekecektir.
Gümrük evrakları hazırlanırken öğrenmen gereken bir diğer önemli kelime de “proforma invoice” yani proforma faturadır. Proforma fatura, alıcıyla satıcı arasında yapılan ön anlaşmadır ve mutlaka düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada işine yarayacak diğer terim de “commercial invoice” yani ticari fatura olacaktır. Ticari fatura, iki firma arasındaki anlaşmayı kesin hatlarıyla çerçeveleyen fatura şeklidir. “Tax” yani vergi, bu bölümde sıkça karşına çıkacak bir kelimedir. “Customs” yani gümrük ve “custom tax” gümrük vergisi de işini yaparken mutlaka ezberinde olmalıdır. Eğer ürünler gümrük vergisinden muaf ise bu durumda “customs free” ibaresi kullanılır.
Dış ticaret protokollerinde diğer bir önemli konu ise ödeme şekilleridir. Peşin ödeme her iki taraf için de en garantili ödeme şeklidir ve “cash in advance” olarak ifade edilir. Peşin ödemenin de çeşitleri vardır. Ürün siparişlerinin verildiği gün yapılan ödemeye “cash with order”, siparişin verilip teslimat için hazırlandığı dönemde yapılan ödemeye de “cash before delivery” denir.
Peşin ödeme kısaca T/T olarak ifade edilir ve banka yoluyla yapılır. Bir de alıcı firmanın çalıştığı bankayla anlaşarak kredili olarak yapılan ödeme şekli vardır; bunun da İngilizce karşılığı “letter of credit” şeklindedir ve ticari yazışmalarda L/C olarak kısaltılır.
Diğer bir önemli gümrük evrakı da çeki listesi, İngilizce karşılığıyla “packing list”tir. Çeki listesi, tam olarak hangi ürünlerden kaç adet gönderilecek, bu ürünlerin içeriğinde neler olacak gibi, ticari mallara ilişkin hazırlanan detaylı bir ürün listesidir.
Ticaret dili günlük kullandığımız İngilizce dilinden biraz farklıdır fakat kullandıkça onu öğrenebilir ve kolayca hatırlayabilirsin. Yukarıdaki örnekler ışığında dış ticaret hayatında karşına çıkabilecek 100 İngilizce kelimenin ve kalıbın listesine aşağıdan göz atabilirsin. Yeni kelimeleri öğrenirken şu da aklında olsun; bu kelimeleri günlük hayatına rahatlıkla adapte etmen mümkün, özellikle de ticaretle ilgileniyorsan.

Kelimeleri öğrenmeye çalışıyor fakat ne yapacağını bilemiyor musun? O zaman seni 7/24 aktif olan Open English’e bekliyoruz. %100 online İngilizce kursumuz sayesinde sen de istediğin zaman istediğin yerden kolayca İngilizce öğrenebilirsin.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman… Sadece dış ticaret İngilizcesi için değil, her İngilizce için kursumuzu tercih edebilirsin. Hadi erteleme, hemen şimdi İngilizce öğrenmeye başla.