Gittiğimiz yerleri, bulunduğumuz atmosferi tarif etmek için birçok farklı İngilizce kelimeye ihtiyaç duyabiliriz. Bu sıfatlar olumlu veya olumsuz anlamda birçok şekilde olabilir. Özellikle birçok farklı kökenden gelen arkadaşlarınla bulunduğun ortamda kendi gittiğin ortamları tarif edebilmek için bu sıfatlara sık sık ihtiyaç duyabilirsin. Bu yazıda mekanları tarif etmene yardımcı olacak elli farklı sıfattan ve bu sıfatları içeren örneklerden bahsedeceğiz.
Bu kelimeleri İngilizce konuşurken aktif bir şekilde kullanmak istersen, yan tarafta yer alan formu doldurarak online İngilizce kursumuzda çalışmaya başlayabilirsin.

Bu başlıkta eğer yapabiliyorsan öncelikle cümleleri kendine göre çevirmeyi deneyebilirsin. Hemen ardından cümle çevirinin doğruluğunu kontrol etmek için aşağıda yer alan Türkçe çevirilerden yararlanabilirsin.
Verimli bir şekilde İngilizce çalışmak için arayış içindeysen, hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Alex: Hey, Sarah! I just visited this cozy café in the heart of the city. The rustic decor and vintage furniture give it such a unique vibe.
(Merhaba, Sarah! Şehir merkezinde bu sıcak kafeyi ziyaret ettim. Kırsal dekor ve vintage mobilyalar ona benzersiz bir hava katıyor.)
Sarah: Oh, really? That sounds charming! I’ve been to a contemporary art gallery recently. The minimalistic design and the vibrant artwork created a really dynamic atmosphere.
(Gerçekten mi? Kulağa çok çekici geliyor! Ben de son zamanlarda çağdaş bir sanat galerisine gittim. Minimalist tasarım ve canlı sanat eserleri gerçekten dinamik bir atmosfer oluşturmuş.)
Alex: That sounds amazing! I love places that blend tradition and modernity. You should definitely check out the café I mentioned, it’s got this quaint yet stylish feel that I think you’d appreciate.
(Harika görünüyor! Gelenek ile modernliği harmanlayan yerleri seviyorum. Kesinlikle bahsettiğim kafeyi denemelisin, burada eski moda ama şık bir his var, bunu takdir edeceğini düşünüyorum.)
Sarah: I’m totally up for that! By the way, I also explored a historic district last week. The architecture was so grand and majestic, it felt like stepping back in time.
(Buna tamamen hazırım! Bu arada geçen hafta tarihi bir bölgeyi keşfettim. Mimarisi o kadar büyük ve görkemliydi ki, sanki zamanda geriye doğru bir adım atmış gibi hissettim.)
Alex: Wow, that’s intriguing! I’m a fan of history, so that’s right up my alley. And speaking of grand, I went to this luxurious spa resort. The serene surroundings and high-ceilinged architecture really made it a relaxing escape.
(Vay, ilginç! Ben tarih hayranıyım, bu tam benlik bir şey. Ve büyükten bahsetmişken, lüks bir spa tatil köyüne gittim. Huzurlu çevre ve yüksek tavanlı mimari gerçekten rahatlatıcı bir kaçış sunuyor.)
Sarah: That sounds like a dream! I’m all about finding serene spots. Maybe we can plan a day to explore both the café and the spa resort together?
(Hayal gibi geliyor! Benim için huzurlu yerler bulmak çok önemli. Belki hem kafeyi hem de spa tatil köyünü birlikte keşfetmek için bir gün planlayabiliriz?)
Alex: Absolutely, that’s a fantastic idea! It would be a perfect blend of cozy charm and luxurious relaxation. Let’s do it!
(Kesinlikle, harika bir fikir! Rahat ve lüks bir tatili mükemmel bir şekilde harmanlamış oluruz. Yapalım!)
Sarah: Great, looking forward to it! Let’s capture the essence of these places and share the experiences with our followers.
(Süper, heyecanla bekliyorum! Bu yerlerin özünü yakalamak ve deneyimleri takipçilerimizle paylaşmak istiyorum.)
Alex: Definitely, our followers will love it. It’s all about discovering hidden gems and sharing the joy with them.
(Kesinlikle, takipçilerimiz bunu çok sevecek. Gizli hazineleri keşfetmek ve onlarla mutluluğu paylaşmak her şeydir.)
Bu yazıda mekanları tarif ederken kullanabileceğin sıfatlardan bahsettik. Eğer kelime hazneni genişletmek ve İngilizce öğrenmek istersen, yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.
Evimiz… Konfor alanımız… Son dönemin hayatımıza kazandırdıklarının başında; evden çalışma, eğitime evden devam etme ve evde kendimizi geliştirme geliyor.
Evde kendimizi geliştirmenin binlerce yöntemi var. Pek çok kurumun online eğitimlere ağırlık vermesiyle, evden eğitim almak artık her şeyden kolay bir hal aldı. Tabii bu durumda evde İngilizce öğrenmek de herkesin istediği bir duruma dönüştü.
“İngilizce öğrenmek istiyorum.” diyen birçok insanın evde İngilizce öğrenmek için çabaladığına şahit olmuşsunuzdur. Bunlardan kimileri başarılı olurken kimileri de vazgeçip farklı maceralara yelken açarlar.
Peki evde İngilizce öğrenmek gerçekten mümkün mü? Mümkünse evde İngilizce öğrenmek için neler yapılabilir?
İşte bu soruların cevapları ve daha fazlası:

Sürekli evde olan birinden konuşma sırasında “Ben de İngilizce öğreniyorum.” gibi bir cümle duyabilirsiniz. Evde İngilizce öğrenmek pek tabii mümkün bir şey ama bunun için yapılması ve dikkate alınması gereken birçok unsur var.
Bu unsurları göz önünde bulundurarak kendi çalışma planınızı hayata geçirdiğinizde evde İngilizce öğrenmek sizin için çok kolay bir hal alacaktır.
Evde İngilizce öğrenmek için neler yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız, yazımızı okumaya devam edin.
“Evde İngilizce öğrenmek istiyorum.” diyorsanız kendi çalışma planınızı oluşturmalı ve buna katı bir şekilde riayet etmelisiniz. Bu çalışmalarınızı İngilizce okuma, İngilizce yazma, İngilizce dinleme ve İngilizce konuşma başlıkları altında çeşitlendirmeli ve hepsini düzenli olarak hayata geçirmelisiniz.
Öğrendiğiniz her yeni bilgiyi tekrar etmeli, kelime çalışmalarınızı İngilizce altyapınıza göre artırmalı ya da belli bir seviyede tutmalısınız. İngilizce metinler yazmaya başlamalı, öğrendiğiniz kelimelere metinlerde yer vermeli ve gramer kurallarını yazılarınızda kullanmalısınız.
Kelimelerin telaffuzunu doğru bir şekilde öğrenmek ve kulak aşinalığı oluşturmak için listening egzersizlerini hiç bırakmamalısınız. Evde İngilizce öğrenmek için; müzik dinleyerek, film izleyerek ya da kitap dinleyerek İngilizce kelime telaffuzlarını sürekli duymalısınız.
Ve konuşma pratiklerine kesinlikle ağırlık vermelisiniz. İngilizce konuşma pratiğini tek başınıza yapamayacağınız için burada Open English olarak sunduğumuz profesyonel online İngilizce eğitimimize bir göz atmanızda fayda var.
Yan tarafta yer alan formu doldurun, hemen size ulaşalım.

Open English olarak yıllardır online İngilizce eğitim vermekteyiz. Dilediği zaman dilediği yerden İngilizce çalışmak isteyenlerin, yorgun bir şekilde işten çıktıktan sonra İngilizce kursuna katılmak zorunda olan bireylerin, okul bitiminde koşa koşa kursa giden öğrencilerin ve İngilizce öğrenmek niyetinde olan herkesin kolayca evde İngilizce öğrenmek için kullanabileceği bir platforma sahibiz.
İlk seviyeden başlayarak son seviyeye kadar her eğitimin yer aldığı platformumuzda; konuşma, okuma, yazma ve dinleme için çeşitli aktiviteler ve dersler mevcut. Ayrıca ilgi alanınıza göre oluşturduğumuz içeriklerimizle hem kelime haznenizi hem de bilgi birikiminizi artırmaktayız.
Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen canlı dersler ile siz de evde İngilizce öğrenebilirsiniz.
“Evde İngilizce öğrenmek istiyorum.” diyorsanız, vakit kaybetmeden yanda yer alan formu doldurun ve arkadaşlarımızın size ulaşmasını bekleyin. Ekip arkadaşımız sizi en kısa sürede arayacak ve merak ettiğiniz her soruyu cevaplayıp üyelik işlemlerinizi tamamlayacaktır.
İngilizcenin renkli paletinde dolaşırken, bazen bir kelimenin ne kadar çok yönlü olabileceğine şaşıracaksın. Bugünkü durağımız ise “cut” kelimesi ve onun pek çok farklı anlamı olacak. Bu yazıda ‘cut’ kelimesinin sadece bir işleme veya nesneye dair değil, aynı zamanda duygulara, ilişkilere ve hatta sanata dair ne kadar geniş bir kullanım yelpazesi olduğunu göreceksin. Hazır mısın? Öyleyse gelin, “cut” kelimesinin gizemli dünyasına adım atalım ve birlikte keşfe çıkalım!
Eğer sen de İngilizceyi daha derinlemesine keşfetmek, kelime dağarcığını zenginleştirmek ve dilin sırlarını çözmek istiyorsan, doğru yerdesin. Open English ile İngilizce öğrenmek artık sıkıcı olmaktan çıkıyor. Sana sadece ders değil, aynı zamanda dilin tüm renkleriyle dolu bir macera sunuyor.
Open English, sadece bir dil kursu değil, aynı zamanda dilin sonsuz güzelliklerini ve derinliklerini keşfedebilmen için de bir araç. Kelimelerin farklı anlamlarını, kullanım alanlarını ve dilin inceliklerini öğrenerek, İngilizceni güçlendirebilirsin. Open English ile dilin dünyasına adım attığında, kelimeler artık sadece basit semboller değil, düşüncelerini ifade etmenin araçları olacak.
Zamana ve mekâna bağlı kalmadan, istediğin zaman ve istediğin yerden dil öğrenmeye başlayabileceğin online İngilizce kursu. Etkileşimli ders içerikleri, gerçek hayattan örnekler ve pratik alıştırmalar sayesinde İngilizceni hızla geliştirebilirsin.
Haydi, dilin sınırlarını zorlamak ve yeni bir dünyanın kapılarını aralamak için bugün Open English’e katıl!



Günlük yaşamda en sık ihtiyaç duyulan kalıplar arasında İngilizce adres sorma ve adres tarif etme kalıpları yer alır. İster turistik amaçlı bir gezide şehir turu yaparken yanlış bir sokağa gir, ister en yakında bulunan eczaneyi sormak için yoldan geçen birini durdur, kullanacağın ifadeler mutlaka adres tarifiyle bağlantılı kalıpları kullanmayı gerektirecektir.
Bazen sen de yoldan geçen bir turistin adres sorusuna cevap verecek kent sakini rolünü üstlenebilirsin. İngilizce adres tarifinde dikkat edilmesi gereken püf noktalarını bilir ve bunları uygularsan her durumda akıcı bir diyalog oluşturman mümkün olur.
Başka bir deyişle, adres veya yer tarifi talebini açıkça sorabilir veya söz konusu yeri en kısa ve doğru biçimde karşı tarafa aktarabilirsin.
İngilizce adres tarifinde dikkat edilmesi gerekenler konusunu irdelemek isteyen dil öğrencileri, bu yazıda, İngilizce adres sorma, yer veya konum belirtme, yol veya güzergah tarif etme gibi adres tarifine ilişkin farklı adımlar hakkında pratik bilgileri bulabilirler.
İngilizce adres tarifiyle ilgili ilk ipucu, adres sorma biçimleriyle bağlantılıdır. En nazik şekilde konuya giriş yapman için “Excuse me” kalıbını kullanmalısın. Adres sormak için en sık kullanılan iki kalıbın farklı versiyonlarını aşağıda bulabilirsin.
Eğer ulaşmak istediğin adres yakın bir mesafedeyse aşağıdaki kalıplardan da faydalanabilirsin.
Özellikle daha resmî veya daha kibar bir iletişim biçimini tercih ediyorsanız rica etme kalıplarını içeren, aşağıdakine benzer İngilizce adres sorma biçimlerini tercih edebilirsiniz.
Bu bölümün başlangıcında belirtildiği gibi, İngilizce adres sormaya başlamak veya İngilizce konuşmayı başlatmak için bazı püf noktalarından faydalanabilirsin. Bunlar af dilemek, hitap etmek veya rica etmek kalıplarıyla benzerlik gösteren sözcüklerden ve sözcük öbeklerinden oluşur. Ayrıca yörenin yabancısı olduğunu belirten cümlelere de yer verebilirsin.

Size bir yabancı tarafından sorulan İngilizce adres belirtme sorularına yanıt verebilmen için farklı kalıplar mevcut. Bu durumda, olumlu yanıt verebilmek için karşındaki kişiye yardım edebileceğini gösteren ifadeleri kullanabilirsin.
Adresi bilmediğini anlatmak için kibar biçimde İngilizce olumsuz yanıt verme yolunu seçebilirsin.
İngilizce adres tarifinin üçüncü aşaması İngilizce yer belirtme veya konum gösterme kalıplarıyla ifade edilir. Başka deyişle, adresi soran değil, adresi tarif eden kişi konumunda bulunduğun durumları gösterir. Konumunu veya gideceğin yerin konumunu aşağıdaki İngilizce ifadelerle tarif edebilirsin.
İngilizce öğrenmek için ilk adımı yan tarafta yer alan formu doldurarak atabilirsin.

Ulaşmak istediğiniz adrese giden yolu İngilizce tarif etmek için çok çeşitli yön belirtme kalıpları var. İlerlemek, sağa veya sola dönüş yapmak, farklı yol güzergahlarından birini seçmek için çok çeşitli kalıplardan durumuna uygun olanları tercih ederek İngilizce yol tarifini gerçekleştirebilirsin.
Güzergah üzerindeki çeşitli ilerleme seçeneklerini ifade etmek üzere faydalanabileceğiniz İngilizce kalıpları da aşağıda bulabilirsiniz.
İngilizce adres tarifinde dikkat edilmesi gerekenler dahil, İngilizceyi akıcı bir biçimde kullanmak için ihtiyacın olan bütün konuları Open English platformunda bulabilir, dilediğin yerden istediğin zaman İngilizce çalışabilirsin.
Kişilik özellikleri, karakter özellikleri akıcı bir İngilizce için mutlaka bilinmesi gereken konulardan biridir. Eğer İngilizceyi henüz yeni öğrenmeye başladıysan temel seviyede kelimeleri öğrenmen yeterli olacaktır. Örneğin, happy, sad, angry gibi kelimeler temel seviye İngilizce için yeterli gelecektir.
İleride İngilizceni geliştirdikçe aşağıdaki kelimelerle birlikte İngilizce kelime hazneni genişletebilirsin. Biz bu yazıda orta seviye için İngilizce sıfatlar paylaşacağız. Bu kelimelerin neredeyse hepsi günlük hayatta kullanılması olası kelimeler olduğundan bol bol pratik yapmanız öneririz. Senin pratiğini desteklemek içiinse alta örnek paragraflarımız ve diyaloglarımız var. İyi eğlenceler!

Selin is a young woman who exudes a blend of creativity and rationality. Her kindhearted nature and empathetic disposition make her a true friend and confidante to those around her. She approaches challenges with determination and an optimistic outlook, always finding innovative solutions. Selin’s charismatic presence and openmindedness draw people towards her, fostering an atmosphere of genuine connection and understanding. She possesses a resourceful spirit, consistently coming up with fresh ideas and adapting effortlessly to new situations. Selin’s humility and selfdiscipline are remarkable traits that complement her ambitious and selfmotivated personality. She is both a reflective thinker and a dynamic doer, able to envision a better future and actively work towards it. Her caring and patient approach combined with a strong sense of loyalty contribute to her success in building meaningful relationships. With her keen sense of observation and analytical skills, Selin navigates the complexities of life with grace and purpose. In essence, Selin is a versatile individual who brings a sense of balance and positivity to every situation.
Selin, yaratıcılık ve rasyonelliğin harmanlandığı genç bir kadın. İyiliksever doğası ve empatik tavrı, etrafındakilere gerçek bir arkadaş ve güvendiği biri olmasını sağlıyor. Zorluklara kararlılıkla yaklaşan ve her zaman iyimser bir bakış açısına sahip olan Selin, yenilikçi çözümler bulmayı başarıyor. Selin’in karizmatik varlığı ve açık fikirli yaklaşımı, insanları etrafında topluyor ve gerçek bağlar kurulmasını sağlıyor. Kaynakçı bir ruha sahip olan Selin, sürekli olarak yeni fikirler üretiyor ve yeni durumlara kolayca uyum sağlıyor. Selin’in alçak gönüllülüğü ve öz disiplini, hırslı ve özgüdümlü kişiliğini mükemmel şekilde tamamlıyor. Hem düşünce dünyasında derinlemesine düşünen hem de dinamik biri olan Selin, daha iyi bir gelecek hayal edebilen ve aktif olarak ona yönelen biri. Sabırlı ve ilgili yaklaşımı, sadakatiyle birleşince, anlamlı ilişkiler kurma konusundaki başarısını artırıyor. Gözlem yeteneği ve analitik becerileri sayesinde, Selin, hayatın karmaşıklıklarını zarafet ve amacıyla yönlendiriyor. Selin özünde, her duruma denge ve pozitiflik getiren çok yönlü bir bireydir.
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istersen, hemen yan taraftaki formu doldur.

(O kadar dışa dönüktür ki herkesle konuşmaya başlayabilir.)
(İçine dönük eğilimleri bazen onun yeni insanlarla tanışmasını zorlaştırır.)
(Özgüven dolu tavırları, onun zorlukları tereddüt etmeden üstesinden gelmesine olanak tanır.)
(Sürekli kendine güvensizlik ve onaylama ihtiyacı, onun oldukça güvensiz olduğunu gösteriyor.)
(Zorluklara rağmen, hayata iyimser bir bakış açısıyla devam ediyor.)
(Karamsar bakış açısı genellikle onun en kötü olası sonucu beklemesine neden olur.)
(Maceracı ruh halleri, onların yeni ülkeleri keşfetmelerine ve farklı aktiviteleri denemelerine yol açar.)
(Dikkatli doğası, kararlarını vermeden önce avantajları ve dezavantajları dikkatlice değerlendirmesi anlamına gelir.)
(Ani yolculukları, arkadaşları arasında efsanevi hikayelerin malzemesi olmuştur.)
(Disiplinli eğitim ve sıkı çalışma sayesinde, alanında üst düzey bir sporcu haline geldi.)
(Düşüncesizce verdiği kararlar bazen beklenmedik ve kaotik durumlara yol açmıştır.)
(Empatik doğası, onun arkadaşlarını zor zamanlarda anlamasını ve desteklemesini sağlar.)
(Kanıtlara rağmen, haklı olduğuna inancında inatçı bir şekilde direndi.)
(Hızla değişen bir ortamda, esnek zihniyeti onun hızlıca adapte olmasına izin verir.)
(Azim dolu tavırla, hayallerine ulaşmak için sayısız engeli aştı.)
İngilizce öğrenmek için arayış içindeysen, hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

John: Have you met Lisa? She’s incredibly organized and efficient at work.
(Lisa ile tanıştın mı? İşte inanılmaz derecede düzenli ve etkili.)
Jane: Yes, I’ve noticed that too. However, sometimes she can be a bit too controlling and rigid in her approach.
(Evet, ben de fark ettim. Ancak bazen biraz fazla kontrolcü ve katı olabiliyor.)
John: That’s true, but on the positive side, she’s also very reliable. Whenever we need help, she’s the first one to offer.
(Doğru, ama olumlu tarafıyla söylemek gerekirse, aynı zamanda çok güvenilir. Yardıma ihtiyacımız olduğunda ilk yardım eden o olur.)
Jane: Absolutely, her reliability is a strong trait. But, I’ve also observed that she tends to be overly critical at times. It can create a tense atmosphere.
(Kesinlikle, güvenilirliği güçlü bir özellik. Ama ben de bazen fazla eleştirel olduğunu gözlemledim. Gerilimli bir ortam yaratabilir.)
John: I see your point. Yet, I admire her ambition. She’s always setting high goals and striving for excellence.
(Anladım. Ancak, onun hırsını takdir ediyorum. Hep yüksek hedefler belirliyor ve mükemmeliyeti hedefliyor.)
Jane: You’re right, ambition is commendable. On the flip side, I’ve found her to be somewhat insensitive to others’ feelings. It’s something she could work on.
(Haklısınız, hırs takdir edilir bir şey. Diğer yandan, başkalarının duygularına karşı biraz duyarsız olduğunu düşünüyorum. Üzerinde çalışabileceği bir nokta.)
John: Agreed, sensitivity is important in teamwork. Still, I must say, her straightforwardness is refreshing. You always know where you stand with her.
(Kabul ediyorum, takım çalışmasında duyarlılık önemlidir. Yine de, dürüstlüğünün temizliğini takdir ediyorum. Her zaman nerede durduğunuzu bilirsiniz.)
Jane: Yes, that’s true. But her bluntness can sometimes come across as rude. Finding a balance between honesty and tact would be beneficial.
( Evet, haklısınız. Ancak bazen açık sözlülüğü kaba olarak algılanabilir. Dürüstlük ile nezaket arasında denge bulmak faydalı olabilir.)
John: Very valid point. Overall, we all have our strengths and weaknesses. It’s about understanding and growing from them.
(Çok doğru bir nokta. Genel olarak, hepimizin güçlü ve zayıf yönleri var. Onları anlamak ve bu deneyimden etkilenmek önemli.)
Jane: Absolutely, it’s all part of being human. We learn and improve as we go along.
(Kesinlikle, bu insan olmanın bir parçası. Gittiğimiz yolda öğreniyor ve gelişiyoruz.)
John: Indeed, our job is to support each other’s strengths and be understanding about the weaknesses.
(Gerçekten de, işimiz birbirimizin güçlü yönlerini desteklemek ve zayıf yönleri konusunda anlayışlı olmak.)
Bu yazıda kişilikleri tarif ederken kullanabileceğin 50 farklı sıfattan bahsettik. Eğer daha fazla sıfat öğrenerek İngilizce çalışmak istersen Open English ailesini takipte kal!
Akıcı İngilizce konuşmayı kim istemez ki? Günümüzde ileri seviye İngilizce bilgisinin insana kattığı pek çok avantaj var. Mesleğini global ölçekte yapabilirsin, yurt dışı seyahatlerine çıkabilirsin, internetteki sayısız içeriği anlayabilirsin, global düzeyde akademik kariyer yapabilirsin… Fırsatlar sonsuz!
Bir dili tam kavramıyla anlamak için 4 beceri edinmen gerekiyor: Okuma, yazma, dinleme ve konuşma. Akıcı İngilizce konuşmanın yolu da bu 4 beceriyi edinmekten geçiyor. Kimimiz İngilizceyi daha iyi okuyor ama konuşamıyor, kimimiz çok iyi İngilizce konuşuyor fakat iyi İngilizce yazılar yazabilmek için yeterli gramer bilgisine sahip değil… Open English olarak burada devreye giriyoruz.
Dünyada 1,5 milyondan fazla kişi İngilizce öğrenmek için %100 online Open English’i tercih ediyor. Sen de onların arasına katılıp hızlıca İngilizce öğrenmek istersen iletişim formunu şimdi doldurabilirsin.
Open English online İngilizce eğitim platformunu, İngilizce öğrenmek isteyen herkese bu dili akıcı kullanmayı öğretmeyi hedefleyerek tasarladık. Mesela telaffuz alıştırmalarımız ve inovatif telaffuz aracımızı ele alalım.
Open English’te İngilizce telaffuz alıştırmaları yapmanın birçok yolu var. Fakat bunlar arasından en etkili olanı, tabii ki telaffuz alıştırmaları bölümü. Çünkü burayı özellikle akıcı İngilizce konuşmak isteyenler için tasarladık.
Open English’e üye olduğunda telaffuz alıştırmaları bölümünü istediğin zaman istediğin yerde kullanabilirsin. Üstelik sınırsız kere tekrar edebiliyorsun! Böylece İngiliz fonetiğini ve İngilizce heceleri %100 verimli şekilde öğrenebiliyorsun.
İngilizce telaffuz alıştırmaları bölümünde seviyene uygun içeriklerle karşılaşacak ve alıştırmaları bitirdikçe daha zor seviyelere geçeceksin. Burada İngilizce ses ve heceleri %100 etkili şekilde öğrenebilirsin. Peki, nasıl?

Telaffuz alıştırmaları bölümünde sana İngilizce cümlelerin yazılışlarını gösterip okunuşlarını dinleteceğiz. Bu cümle seviyene uygun İngilizce sesleri içeren yeni kelimeler içerecek. Cümlelerin doğru İngilizce telaffuzunu istediğin kadar dinleyebilirsin. Böylece İngilizce hece ve vurguları tam olarak anlayabilirsin.
Cümledeki tüm İngilizce okunuşları kavradığını düşündüğün zaman, sesini kaydetmeye başlayabilirsin. Bakalım ne kadar doğru telaffuz edeceksin?
Sesini kaydetmek için mikrofon simgesine basman yeterli. Böylece kayıt işlemi başlayacak ve telaffuz uygulamamız konuşmanı analiz etmek üzere kaydedecek. Cümleyi söylerken yanlış telaffuz ettiysen önemli değil, istediğin kadar tekrar kayıt yapabilirsin.
Herhangi bir kelimenin okunuşunu unuttuysan, cümlenin orijinal İngilizce telaffuzunu sesini kaydettiken sonra da istediğin kadar tekrar dinleyebilirsin.
Cümleyi sesli okumayı tamamladıktan sonra kaydını onaylayabilirsin. Bundan sonra iş telaffuz aracımızda! Telaffuzunu analiz edecek ve sana hangi kelimelerde, hatta hangi hecelerde yanlış yaptığını gösterecek. Sonrasında tekrar kayıt alabilir ve hatalarını düzeltebilirsin.
Telaffuz aracımız hangi heceleri neden yanlış söylediğini ve onların doğru versiyonlarını sana gösterecek. Böylece en doğru İngilizce telaffuzu öğrenene kadar istediğin kadar pratik yapabilirsin.
Hatalı telaffuz ettiğin heceleri keşfettikten sonra onların üzerine yoğunlaşabilirsin. Biliyoruz, İngilizcenin fonetiği Türkçeden çok farklı, o yüzden ilk zamanlarda zorlanabilirsin. Ama unutma, çalışmadan başarı gelmez. Ne kadar çok tekrar edersen ve telaffuz alıştırması yaparsan, o kadar iyi İngilizce konuşabilirsin!

İngilizcenin fonetiği Türkçeye göre çok farklı, demiştik. Doğal olarak İngilizce telaffuz çalışırken hatalar yapman çok normal. Bu hatalar motivasyonunu düşürmemeli, aksine daha iyisini yapmak için sürekli tekrar etmeye devam etmelisin.
Hatalarımız bize yeni şeyler öğretiyor. İngilizcede bu böyle. Belki şimdiye kadar bir kelimenin okunuşu yanlış biliyordun, bu hiç sorun değil. Open English telaffuz aracı ile her zaman İngilizce telaffuz en doğru şekline çalışabilirsin.
Open English’in en güzel yanı, her bir İngilizce becerisi için (okuma, yazma, konuşma, dinleme) ayrı çalışma alanları olduğu kadar öğrendiklerini uygulayabilme ortamı sağlayan konuşma sınıflarına sahip olması.
Bu sınıflarda ana dili İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına sahip eğitmenlerin moderatörlüğünde dünyanın dört bir yanından platforma bağlanan öğrencilerle İngilizce iletişim kurabiliyorsun. İngilizce konuşmada özgüvenini geliştirmen için ne kadar da mükemmel bir ortam! Bu sınıflarda kendini tanıtabilir, belirlenmiş ortak konularda fikirlerini İngilizce olarak anlatabilirsin.
Utanmana hiç gerek yok! Bu konuşma sınıflarında herkes senin gibi öğrenci ve senin seviyene çok yakınlar. Konuşman sırasında hatalar yapabilirsin, bu hiç önemli değil. Çünkü bu konuşma sınıflarında amaç teste tabi tutulmak değil, İngilizce akıcı konuşma pratiği yapmak.
Open English’te binlerce saatlik ders içeriğine aboneliğin boyunca sınırsız kere erişim hakkın olacak. Bu içeriklerde zaman zaman interaktif videolarla karşılaşıyorsun. Bu videolarda önceden hazırlanmış İngilizce diyalogları dinlerken onlara yüksek sesle eşlik edebilirsin. Çünkü akıcı İngilizce konuşmayı düşünerek geliştiremeyiz. Pratiğe dökmemiz gerekir!
İnteraktif videolar için hazırladığımız İngilizce diyaloglar, CEFR standartlarına uygun şekilde Cambridge onaylı eğitim içerikleridir. Bu videolarda en doğru İngilizce telaffuzları duyacaksın. Dinle ve tekrar et! Ne kadar çok pratik yaparsan o kadar iyi!
Akıcı İngilizce konuşma pratiği yapmanın yollarından biri de dizileri İngilizce izlemek. Bu konu ilgini çektiyse İngilizce geliştiren diziler başlıklı yazımızdan devam edebilirsin.
Sinirli anların karmaşıklığı ve duygusal yoğunluğu, insan doğasının bir parçasıdır. Zaman zaman hayatın akışı içinde karşılaştığımız bu anlar, duygusal spektrumumuzun sadece bir yönünü yansıtır. Ancak bu anlar, sadece içsel bir deneyimden ibaret değil. Aynı zamanda bu duygusal durumları doğru bir şekilde ifade etme becerisi de gerektirir.
Özellikle İngilizce gibi global bir iletişim aracını kullanırken, sinirli olduğumuzda nasıl iletişim kuracağımızı bilmek, duygusal zekamızı ve insanlar arası ilişkilerimizi daha derinlemesine anlamamıza olanak tanır.
Evet, milat oldu çünkü Open English ile aşamayacağın hiçbir dil kalmayacak!
İletişim, dil ve duygusal zeka, hayatının her alanında temel bir rol oynar. Open English, İngilizce öğrenme sürecini daha etkili hale getirerek en duygusal anlarında bile nasıl sağlıklı ve su gibi bir İngilizce ile konuşacağını sağlar. Tamamen online olan platforma 7/24 erişim sağlayabilirsin.
Duygularını en iyi şekilde ifade etmek, küresel bir dünyada başarılı iletişim kurmanın anahtarıdır. Open English ile İngilizce öğrenirken, duygusal zeka becerilerini geliştirerek hem kişisel hem de profesyonel ilişkilerde daha samimi ve etkili bir iletişim kurabilirsin.
Duygusal ifade yeteneğini güçlendirmek ve İngilizceyi daha özgüvenle kullanmak için bugün Open English ile adım atmaya ne dersin?

Bu yazıda, sinirlendiğinde kullanabileceğin İngilizce ifadeleri ve cümleleri derledik. Daha fazla bekletmeden seni şöyle aşağıya doğru alalım.
Sinirlendiğimizde, içimizde biriken duyguları ifade etmek önemlidir. İşte sinirli anlarda kullanabileceğiniz bazı ifadeler:
Duygularımızı daha derinlemesine ifade etmek, insanlar arası iletişimde daha fazla bağ kurmamıza yardımcı olur. İşte daha zengin bir ifade kullanımı ve farklı kelimelerle örnekler:
İstediğin gibi İngilizce konuşmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

Duygularımızı ifade ederken farklı kelime kalıpları kullanarak ifadelerimizi zenginleştirebiliriz. İşte buna birkaç örnek:
Duygularımızı ifade etmek, karşımızdaki kişiye sinirlenme nedenimizi anlatmanın ve içsel dünyamızı paylaşmanın önemli bir yoludur. İşte daha derinlemesine duygularımızı ifade eden cümleler:
Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi istersen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.
Teknolojinin iletişim dünyasına hızlıca dahil olmasıyla birlikte mektup, dilekçe, iş başvurusu, davet veya kutlama gibi çok çeşitli amaçlarla e-posta iletisi gönderilmeye başlandı. Günümüzde hem özel yaşamda hem de iş yaşantısında e-posta iletilerinin önemi gitgide arttı.
Bir önceki kuşağın özenle gerçekleştirdiği mektup yazma görevi, kuralına uygun e-posta yazımı biçimine dönüştü. Dolayısıyla, İngilizce e-postaları düzgün biçimde yazmak artık bu yabancı dilin öğreniminde temel konulardan biri.
İngilizceyi yeni öğrenmeye başlayanlar veya İngilizce seviyelerini ilerletmek isteyenlerin sıkça sorduğu “İngilizce e-mail (e-posta) yazarken işinize yarayabilecek püf noktaları nelerdir?” sorusuna yanıt olabilecek hususları bu yazıda bulabilirsin.
İngilizce e-posta içeriği hazırlarken hitap şeklin çok önemlidir. Samimi olduğun arkadaşına veya aile bireylerine isimle hitap etmek uygunken resmî yazışma niteliğindeki profesyonel e-posta içeriğinde ad soyad veya unvan bilgisi mutlaka olmalıdır.
Resmî olmayan hitap şekli:
Resmî hitap şekli:
E-posta göndereceğimiz kişinin ad soyad bilgisine sahip değilsek ama unvanını veya görev tanımını biliyorsak hitap için kullanmamız mümkün.
Eğer e-posta resmî bir yazışma amacıyla kullanılıyorsa ve bir kuruma gönderiliyorsa daha nötr bir hitap biçimini kullanmak da mümkün.

E-posta göndereceğin kişinin veya kurumun adresini yazdıktan sonra, “Subject (Konu)” kısmında e-posta gönderme nedenini birkaç sözcükle mutlaka anlatman gereklidir. Konu kısmı iletişim amacınızı açıkça ifade eden ve alıcının e-postanı neden okuması gerektiğini anlatan en önemli bölümdür.
Subject: (Konu:)
Eğer daha önce sana e-posta yazan birine yanıt veriyorsan, yani ¨Reply¨ (“Cevapla”) seçeneğini tıkladıysan metnine bir teşekkür mesajıyla başlaman uygun olacaktır.
İlk kez e-posta gönderen taraf veya kurum sensen, öncelikle kendini tanıtmak ve e-posta gönderme amacını kısa ve öz bilgilerle anlatman gerekli olacaktır. Buradaki püf noktası şudur; tanıtma ve amaç bölümlerini ayrı mini paragraflar halinde tasarlaman, hem okuyucuya kolaylık sağlar hem de niyetini İngilizce olarak net biçimde anlatmana yardımcı olur.
İngilizce çalışmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

E-posta içeriğini oluşturan konuyu, kim olduğunu ve talebini İngilizce kalıplarla kısa ve net anlatmanız hem resmî hem de resmî olmayan yazışmaların ortak özelliğidir. Zamanın değerli olduğu günümüz iş yaşantısında kısa, anlaşılır ve iyi tasarlanmış bir metni okumak hem e-posta alıcısının sana olan güvenini artırır hem de talebinin olumlu karşılanma ihtimalini yükseltir.
Bu nedenle, uzun ve karmaşık bir konudan bahsediyorsan, İngilizce e-posta metnini en fazla iki üç kısa paragraftan oluşturabilirsin. Son paragrafının talebini veya karşılığında duymayı istediğin yanıtı net olarak belirtmesi çok önemlidir. Son paragrafta kullanabileceğin İngilizce e-posta bitirme kalıpları da şöyle özetlenebilir.
Bu noktada, e-posta mesajınıza ilaveten bir de belge gönderiyorsan, İngilizce ek gönderme kalıbını kullanmayı ihmal etmemelisin.
İngilizce e-posta kapanış paragrafını tamamlamak için son bir dokunuşa daha ihtiyacın olacak. Son dokunuş tek sözcük veya sözcük öbeklerinden oluşan İngilizce kalıplarla ifade edilir. Samimi bir e-posta gönderiyorsan, aşağıdaki ifadelere yer verebilirsin:
İngilizce resmî yazışma kurallarına uygun bir metin hazırlıyorsan, son dokunuşta iki sözcükten oluşan kalıpları kullanmalısın.
Elbette, bu e-posta iletisinin finali senin imzan olacağından en altta adının, soyadının ve gerekiyorsa iletişim bilgilerinin bulunduğundan emin olmalısın.
İngilizce e-posta yazarken işine yarayabilecek püf noktaları şimdilik bu kadar. Ama elbette İngilizceni daha ileri bir noktaya taşımak için hem yazılı hem sözlü olarak sürekli pratik yapman gerekir. Open English platformu sayesinde İngilizce öğrenebilir, düzenli tekrarlarla İngilizceni geliştirebilirsin.
Birçok kültürde hediyeleşmenin büyük bir yeri vardır. Doğum günleri, özel gün kutlamaları, evlilik yıl dönümleri, ev hediyeleri ve daha birçok şekilde hediyeleşebilirsiniz.
İngilizcede hediyeleşmek için birçok farklı kalıp kullanılabilir. Bugünkü yazıda İngilizcede arkadaşına hediye verirken kullanabileceğin kalıplar üzerine konuşacağız.

Bu kalıplarla aldığın hediyeleri yerine göre farklı şekillerde ifade edebilirsin.
İngilizce çalışmak için arayış içindeysen hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

Selin: Hi Mehmet! It’s been such a long time since we last saw each other. Are you excited about the birthday party tonight?
(Merhaba Mehmet! Görüşmeyeli çok uzun zaman olmuştu. Akşamki doğum günü partin için heyecanlı mısın?)
Mehmet: Hello Selin! I’ve missed you during this time. Yes, my friends have been planning my birthday party for a while.
(Merhaba Selin! Görüşmeyeli seni özlemişim. Evet, arkadaşlarım uzun süredir doğum günü partimi planlıyorlar.)
Selin: You’re lucky to have great friends! Unfortunately, I won’t be able to make it to the birthday party, so I wanted to give you your gift early.
(İyi arkadaşlara sahip olduğun için çok şanslısın! Maalesef doğum gününe katılamayacağım o yüzden hediyeni erken vermek istedim.)
Mehmet: I’m sorry to hear that you won’t be able to make it. I’m looking forward to receiving the gift.
(Doğum günüme katılamayacağın için üzüldüm. Hediyeni merakla bekliyorum.)
Selin: Since you moved to the US, you’ve been wanting to improve your English but couldn’t find the time, right?
(Amerikaya taşındığından beri İngilizceni geliştirmek istiyordun ama vakit bulamıyordun değil mi?)
Mehmet: Yes, Selin. During the process of moving to the US, I realized that I had neglected my English quite a bit while living in Turkey. My knowledge isn’t as fresh as it used to be.
(Evet Selin. Amerikaya taşındığım süreçte fark ettim ki, Türkiyede yaşarken İngilizceyi oldukça ihmal etmişim, bilgilerim eskisi kadar taze değil.)
Selin: One of the first things I noticed during my trips abroad was that I needed to improve my English too.
(Yurt dışı seyahatlerimde benim de ilk fark ettiğim şey İngilizcemi geliştirmem gerektiğiydi.)
Mehmet: I wish I had time to study English, but unfortunately, I can’t find any time to do so.
(Keşke İngilizce çalışacak vaktim olsa, maalesef İngilizce çalışmak için hiç vakit bulamıyorum.)
Selin: Well then, my gift will make you very happy! Do you want to know what I got you?
(O zaman hediyem çok hoşuna gidecek! Ne aldığımı öğrenmek ister misin?)
Mehmet: Of course, yes! Please don’t keep me in suspense any longer!
(Tabii ki evet! Lütfen daha fazla heyecanlandırma beni!)
Selin: I bought us an Open English English course to make the most of this summer. Thanks to the 2 for 1 campaign, we can improve our English together whenever and wherever we want.
(Bu yazı en güzel şekilde değerlendirelim diye ikimize Open English İngilizce kursu satın aldım. al öde kampanyası sayesinde İngilizcemizi istediğimiz zaman istediğimiz yerde birlikte geliştirebiliriz.)
Mehmet: That’s exactly what I needed! You know I’m not a fan of material gifts, and this was the best gift you could have gotten for me!
(Tam da ihtiyacım olan şey! Hediyelik eşyalardan hoşlanmadığımı bilirsin, bu bana alınabilecek en güzel hediyeydi!)
Selin: I know my friend well. Use the gift well, my buddy!
(Arkadaşımı çok iyi tanıyorum, Hediyeni iyi günlerde kullan dostum!)
Mehmet: Thank you again, Selin. You’re amazing!
(Tekrardan teşekkür ederim Selin, harikasın!)
Ah bu diyalogta geçenler keşke gerçek olsa değil mi! Peki ya gerçek olduğunu söylesek? Bu yazı arkadaşınla İngilizce glow up’ı geçirerek tamamlamak istiyorsan şimdi tam zamanı!Eğer sen de Open English’in efsane avantajlarından yararlanmak istiyorsan, hemen yan taraftaki formu doldurabilir ve İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin!