Y İle Başlayan Phrasal Verb’ler ve Türkçe Karşılıkları

Phrasal verb’ler, bir fiil ile bir veya daha fazla zarf veya edatın bir araya gelerek anlamını değiştirdiği ifadelerdir. İngilizcenin en karmaşık ve renkli yapılarından biri olan phrasal verb’ler, dil öğrenme sürecinde önemli bir rol oynar.

Dil öğrenme sürecinde phrasal verb’lerin öğrenilmesi, dil becerilerini geliştirmede kritik bir faktördür. Özellikle konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek için çok değerlidirler çünkü günlük konuşma dilinde sıkça kullanılırlar.

Phrasal verb’lerin bir kelime yerine bir ifade olarak kullanılması, anlam çeşitliliğini artırır. Bir phrasal verb birden fazla anlama gelebilir ve bu, konuşma ve yazma becerilerini daha zengin hale getirir.

Phrasal verb’lerin anlamları, bireysel kelimelerin anlamlarından türetilmez. Bu nedenle, öğrenirken kelimenin tümüne odaklanmak önemlidir. Ayrıca, phrasal verb’lerin farklı anlamları ve kullanımları olabileceğini unutmamak gerekir.

Phrasal Verb Öğrenmekte Zorlanıyor musun?

Phrasal verb’leri ezberlemek ve doğru kullanmak bazen zorlu bir görev gibi görünebilir, ancak endişelenmene hiç gerek yok! Open English online İngilizce kursu olarak dil becerilerini geliştirmede yardımcı oluyor. Bu sayede phrasal verb’leri anlamak artık çok daha kolay hale gelecek.

Neden Open English?

✅ Uzman Eğitmenler: Deneyimli ve uzman eğitmenler, phrasal verb’leri anlatmak ve kullanımını pratik yaparak pekiştirmede yardımcı olur.

📆 Esnek Programlar: Sıkışık bir programın varsa bile, Open English ile ders saatlerini ayarlayabilirsin. Kendi hızında öğrenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı!

🎓 Kişiselleştirilmiş Dersler: İhtiyaçlarına uygun olarak tasarlanan derslerle, phrasal verb’leri daha etkili bir şekilde öğrenir ve kullanabilirsin.

💬 Pratik Konuşma Fırsatı: İngilizce Konuşma becerilerini geliştirmek ve phrasal verb’leri günlük hayatta kullanma pratiği yapmak için canlı derslere katılmanın faydasını inanılmaz göreceksin.

🌐 Kültürel Deneyimler: Open English ile dünyanın farklı bölgelerinden öğrencilerle iletişim kurarak, phrasal verb’leri gerçek yaşam senaryolarında kullanma fırsatı yakalayabilirsin.

Phrasal verb’leri ezberlemekten ziyade anlamını anlamak ve kullanmak önemlidir. Open English ile İngilizceni geliştirirken aynı zamanda phrasal verb’leri etkili bir şekilde kullanmayı öğrenebilirsin. Hemen kaydol ve dil öğrenme yolculuğunda Open English ile adım at!

y ile başlayan phrasal verb listesi

Y İle Başlayan Phrasal Verb Listesi

Yazının bu kısmında Y harfiyle başlayan phrasal verb’leri örneklendirdik. Biliyorsun ki bir süredir alfabetik sıraya göre phrasal verb’leri veriyoruz. Bu şekilde, yani liste halinde ve örneklerle sunmak sana kelimeleri ezberlemen için kolaylık sağlayacak. 

  • Yell at (someone) – (Birine) bağırmak

 She yelled at her kids for breaking the vase.

Vazoyu kırdıkları için çocuklarına bağırdı.

  • Yearn for (something) – (Bir şeyi) özlemek

He yearns for the days when he could freely explore the mountains.

O, dağları özgürce keşfedebildiği günleri özler.

  • Yield to (something/someone) – (Bir şeye/birine) boyun eğmek

The politician yielded to public pressure and changed his stance on the issue.

Siyasetçi, halkın baskısına boyun eğdi ve konudaki tutumunu değiştirdi.

  • Yank off (something) – (Bir şeyi) sertçe çekmek

She yanked off the sticker from her laptop.

Dizüstü bilgisayarından çıkartmayı sertçe çekti.

  • Yawn at (something) – (Bir şeye) esnemek

The presentation was so boring that half of the audience yawned at least once.

Sunum o kadar sıkıcıydı ki seyircinin yarısı en az bir kez esnedi.

  • Yield up (information) – (Bilgiyi) vermek, açıklamak

The suspect finally yielded up the location of the hidden treasure.

Şüpheli sonunda gizli hazineyi bulma yerini verdi.

y ile başlayan phrasal verb listesi ikinci kısım

  • Yap up (a package) – (Bir paketi) sıkıca bağlamak

She yapped up the gift box with a colorful ribbon.

Hediye kutusunu renkli bir kurdele ile sıkıca bağladı.

  • Yank up (something) – (Bir şeyi) sertçe çekerek kaldırmak

 He yanked up the heavy suitcase and placed it in the trunk of the car.

 Ağır valizi sertçe çekerek kaldırdı ve arabanın bagajına yerleştirdi.

  • Yearn to (travel) – (Bir şeyi) çok istemek, arzulamak

 She yearns to travel to distant lands and experience different cultures.

O, uzak topraklara seyahat etmeyi ve farklı kültürleri deneyimlemeyi çok istiyor.

  • Yield to (pressure) – (Baskıya) boyun eğmek

Despite his initial reluctance, he eventually yielded to the peer pressure and joined the adventure.

İlk başta isteksiz olmasına rağmen, sonunda akran baskısına boyun eğdi ve maceraya katıldı.

  •  Yield to (temptation) – (Baştan çıkarılmaya) direnmemek

  He couldn’t resist the delicious dessert and yielded to temptation.

   Lezzetli tatlıya karşı koyamadı ve baştan çıkarılmaya boyun eğdi.

  • Yank out (a tooth) – (Dişini) çekmek

 The dentist had to yank out the decayed tooth to prevent further infection.

 Diş hekimi daha fazla enfeksiyonu önlemek için çürümüş dişi çekmek zorunda kaldı.

Hızlı bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

y ile başlayan phrasal verb listesi üçüncü kısım

  • Yearn after (something) – (Bir şeyi) özlemek, hasretini çekmek

  She yearns after her childhood days when life was simpler.

  Çocukluk günlerini özlüyor, hayatın daha basit olduğu günleri arıyor.

  • Yield to (desire) – (Arzuya) teslim olmak

He tried to resist the urge, but eventually, he yielded to his desire for    chocolate.

İsteğe karşı koymaya çalıştı, ama sonunda çikolata isteğine boyun eğdi.

  •  Yap at (someone) – (Birine) havlamak (hayvanlar için kullanılır)

The dog yapped at the mail carrier every morning.

Köpek her sabah postacıya havlıyordu.

  • Yap for (someone/something) – (Birine/bir şey için) çalışmak, çaba göstermek

She yaps for her family tirelessly, ensuring everyone is cared for.

Ailesi için durmaksızın çalışır, herkesin iyi bakıldığından emin olur.

  • Yap off (something) – (Bir şeyi) hızla çıkartmak

He quickly yapped off his jacket and rushed into the house to escape the rain.

Hızla ceketini çıkardı ve yağmurdan kaçmak için eve koştu.

İngilizce öğrenmek niyetindeysen hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

İngilizceyi Beraber Öğren: Open English 2 AL, 1 ÖDE

İngilizcenin önemi her geçen gün daha da büyüyor. Özellikle internetin sayesinde artık sınırlar kalkıyor ve bir dünya medeniyeti haline geliyoruz. Ekonomi, spor, sanat, teknoloji… Tüm alanlarda seçeneklerimiz sonsuz. Fakat bize ortaklaşa kullanabileceğimiz bir dil gerekiyor ve gidişat gösteriyor ki, bu dil İngilizce olacak. 

İşte bu yüzden global şirketler iş ilanlarında İngilizceyi şart koşuyor. Akademik kariyer yapmak isteyenlerin ileri seviye İngilizce bilmesi gerekiyor çünkü en önemli makaleler bu dilde yayınlanıyor. Diğer alanlarda da durum farksız. İngilizce bilenler bir adım öne geçiyor. 

İngilizce Öğrenmek Artık Bir Gereklilik

Sadece kariyer özelinde değil, İngilizce becerisi seyahatlerde ve internette de çok işe yarıyor çünkü 2021 araştırmalarına göre internetteki sitelerin %63,4’ünün içerik dili İngilizce (ya da içerik dillerinden biri). İkinci sırada Rusya (%7,1) ve üçüncü sırada Türkiye (%3,9) var. 

Peki, İngilizce öğrenmek artık bir gereklilikse nereden başlamalıyım? İngilizce öğrenmeye zaman bulabilecek miyim? Yetişkinlikle sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün mü? Yeni bir dil öğrenmek zor mu? Bu sorular İngilizce öğrenmeyi hedefleyen birinin aklına gelebilecek ve belki de motivasyonunu düşürecek sorular. 

Cevaplar ise basit: 

  • Yenilikçi eğitim metotlarını kullanan ve ana dili İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına sahip eğitmenleri tercih eden bir kursla başlamak her zaman iyi bir fikir.
  • Ders zamanının seçimini sana bırakan online İngilizce kurslarını tercih edebilirsin. Mesela Open English gibi. 
  • İngilizce her yaşta öğrenilebilir. Fakat eğitim bir metot işidir. Yani yeni bir öğrenmek, özellikle o dili en ince ayrıntısıyla bilen insanlardan destek almak, İngilizce öğrenmeni kolaylaştırır ve hızlandırır. 
  • Hayır, yeni bir dil öğrenmek zor değil! Sadece düzenli çalışmak ve o dili günlük hayatta kullanmak yeterli.

online ingilizce eğitimde indirim

2 AL, 1 ÖDE ile Bütçe Dostu Online İngilizce Kursu Open English

İngilizce öğrenmeye karar verdiysen, şimdi başlamak için çok doğru bir zaman. Çünkü Open English 2 AL, 1 ÖDE kampanyasıyla inanılmaz bir fiyat avantajı seni bekliyor. Üstelik birlikte öğrenmenin keyfiyle beraber…

Dünyada 1,5 milyondan fazla öğrencinin tercih ettiği Open English, %100 online şekilde eğitim veren bir İngilizce kursu. Ana dili İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına sahip (EFL) binlerce Open English eğitmeni, burada 7/24 online canlı dersler düzenliyor. Open English’e üye olduğunda, 30 dakikada bir yayınlanan bu canlı derslerden abonelik süren boyunca sınırsız kere yararlanabiliyorsun. 

Open English sadece akıcı İngilizce konuşma becerisi üzerine yoğunlaşmıyor. Bir dili öğrenmek için 4 temel beceri gerekiyor: Okuma, yazma, dinleme ve konuşma. Open English online İngilizce kursunun amacı sana tüm bu becerileri kazandırmak. Bunun için canlı derslerin yanı sıra sınırsız kere erişebildiğin konu anlatımı için interaktif videolar ve yenilikçi uygulamalar var. 

2 AL, 1 ÖDE Nasıl İşliyor?

Open English 2 AL, 1 ÖDE kampanyasında sistem oldukça basit. 1 Open English üyeliğini başlattığın zaman 2.’si yanında ücretsiz olarak geliyor. Open English üyeliği başlatmak için tek yapman gereken, iletişim formunu doldurmak. Böylece en kısa sürede müşteri deneyimi ekibimiz seni arayarak Open English hakkında sana detaylı bilgi verecek. 

Şimdi bir arkadaşınla ortaklaşa alıp fiyat avantajından yararlanabileceğin gibi sevdiğin bir kişiye İngilizce eğitimi hediye ederek onun kişisel gelişimine katkıda bulunabilirsin. Daha fazla bilgi için 2 AL, 1 ÖDE sayfamıza göz atmak isteyebilirsin.

Birlikte Öğrenmek Motivasyonu Yükseltiyor

Hepimiz sosyal varlıklarız. Birlikte daha hızlı öğreniyor ve daha başarılı oluyoruz. İngilizce eğitiminde de bu yöntem işliyor. İşte bu yüzden Open English’te tatlı bir rekabet ile öğrencilerin motivasyonunu yüksek tutmak için oyunlaştırma metodunu kullanıyoruz. 

Open English’te işlediğin her interaktif ders için puan (Mil) kazanıyorsun. Kazandığın puanlarla haftalık olarak yayınlanan başarı listesinde zirveye oynayabilirsin! Böylece Open English sana birlikte öğrenme motivasyonunu sağlarken; rekabetin gücüyle öğrenme azmini her zaman yüksek tutuyor. 

2 al 1 öde ingilizce eğitim

Neden Open English?

Open English’in geleneksel kurslardan ve diğer online platformlardan farkı ne? İngilizce öğrenmeye karar verdiysen, sana yardımcı olabilecek bazı öne çıkan noktaları aktaralım.

  • Open English %100 online çalışan bir İngilizce kursu olarak sana istediğin yerde dilediğin zaman çalışma fırsatı sunuyor. Tek ihtiyacın olan şey, internet bağlantısı olan bir bilgisayar.
  • Open English’teki eğitmenlerin hepsi ana dil İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına sahip kişiler. Böylece dili olması gerektiği şekilde öğreniyorsun. 
  • Open English’te online canlı dersler ve konuşma sınıfları 7/24 yayınlanıyor. İş molanda, tatilde, evde, toplu taşımada; kısaca internetin olduğu her yerde İngilizce öğrenebiliyorsun.
  • Open English’te birçok yenilikçi uygulama var. Mesela telaffuz aracı. Burada önce bir cümlenin doğru okunuşunu dinliyorsun, ardından o cümleyi telaffuz ederken sesini kaydediyorsun. Telaffuz aracı sana hangi heceleri yanlış telaffuz ettiğini göstererek sana İngilizce sesleri ve heceleri öğretiyor. Bu, akıcı İngilizce konuşmak için mükemmel bir eğitim metodu! 
  • Open English’te daha özel bir eğitim isteyenler için bire bir dersler de var. Bu derslerde özel eğitmenlerle online video toplantısı aracılığıyla istediğin konuda ders işleyip eksiklerini giderebiliyorsun.
  • Open English’te iş İngilizcesine ayrılmış ders içerikler var. Burada kariyerine uygun yeni kelimeler öğrenerek konuşma kalıplarını çalışabiliyorsun.
  • Open English’te CEFR standartlarına göre uygun eğitim görüyorsun. Yani sıfırdan başlayarak İngilizce öğrenebilir ya da temel seviyedeysen yüksek seviyelere geçiş yapabilirsin. 
  • Ve son olarak, uluslararası alanda İngilizce yeterlilik sınavlarına gireceksen (TOEFL, IELTS, TOEIC), Open English’te yüzlerce saatlik ders içeriği ve bire bir sınav deneyimi yaşatan özel bölüm var. 

Tüm bu özellikler şimdi 2 AL, 1 ÖDE ile seni bekliyor. Şimdi ders arkadaşını seç, İngilizceyi beraber öğrenmeye başla! Kampanyamız 31 Ağustos 2023 tarihine kadar geçerlidir.

İngilizce Tatlı Tarifi Nasıl Verilir?

Tatlılar dünyası, herkesin keyif aldığı, çeşitli kültürler ve yaşam tarzlarından insanlara mutluluk getiren bir alan. Sınırları aşan bir dil olarak İngilizce, bu tatlı tariflerini paylaşmak için vazgeçilmez bir araç haline geliyor. Bu blog yazısında, tatlı tariflerini İngilizce olarak paylaşmanın yollarını paylaşacağız. Bu sayede lezzetli tarifleri çeşitli kültürlerden insanlar tarafından anlaşılabilir hale getirebilirsin. Öyleyse, hadi tatlı yiyelim tatlı konuşalım!

Potansiyelini Open English ile Açığa Çıkar

Heyecan verici bir İngilizce öğrenme yolculuğuna hazır mısın? Open English, bir dünya dolusu fırsatı açman için bir anahtar niteliğinde geliyor. İngilizceyi kişisel gelişim ya da mesleki ilerleme için geliştirmek istersen Open English’in senin için sunduğu fırsatlara göz atmanın vakti geldi. Open English her ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor! 

Open English ile İngilizceyi yepyeni bir seviyeye taşıyabilirsin. Dinamik ve etkileşimli dersler, İngilizceyi eğlenceli ve ilgi çekici bir şekilde öğrenmene yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Başlangıçtan ileri seviyeye kadar tüm düzeylerde size uygun bir kurs bulabilirsin.

Uzman eğitmen kadrosu ile dil yolculuğunda her adımında iyi şekilde yönlendirilecek, kişiselleştirilmiş geri bildirim ve destek alacaksın. Onların rehberliğiyle, dil hedeflerine ulaşma konusunda kendini güçlü ve motive hissedeceksin.

Hayatın yoğunluğunu anlıyoruz. Bu yüzden Open English esnek öğrenme seçenekleri ile geliyor. Kendi hızında, kendi programına göre ve evinin konforunda ders çalışabilirsin. Çevrim içi platformu, derslere her zaman ve her yerden erişim sağlayarak öğrenmeyi kolay ve sorunsuz hale getiriyor.

Potansiyelini Open English ile açığa çıkar ve dönüştürücü bir dil öğrenme deneyimine adım at!. Başlangıç seviyesindeysen veya dil becerilerini mükemmelleştirmek istiyorsan, Open English ihtiyaçlarına uygun kapsamlı kurslar sunuyor. Küresel öğrenci topluluğuna katılıp ve İngilizce konuşmanın getirdiği sonsuz fırsatları keşfetmek çok kolay. Daha fazla beklemeden Open English ailesine sen de katıl!

ingilizce tatlı tarifi vermek

İngilizce Tatlı Tarifi Vermek

Tatlı tariflerini İngilizce olarak verirken, net ve anlaşılır bir dil kullanmak önemlidir. Aşağıda, tatlı tarifi verirken sık kullanılan bazı kelimeler, cümle yapıları ve bir de örnek tarif ekledik. Şimdiden afiyet olsun 

Malzemeleri Sıralama:

  • “You will need” (ihtiyacınız olacak)
  • “Here are the ingredients” (malzemeler burada)
  • “For the recipe, you’ll require” (tarif için ihtiyacınız olanlar)

Malzemelerin Ölçüleri:

  • “Cups” (bardaklar)
  • “Teaspoons” (çay kaşıkları)
  • “Tablespoons” (yemek kaşıkları)
  • “Ounces” (onslar)
  • “Grams” (gramlar)
  • ‘’Gradually’’ (Parça parça)

Tarif Adımları:

  • “Instructions” (talimatlar)
  • “Method” (yöntem)
  • “Steps” (adımlar)
  • “How to make” (nasıl yapılır)

Bazı Fiil ve Sıfat Kullanımları:

  • “Mix” (karıştır)
  • “Stir” (karıştır)
  • “Whisk” (çırp)
  • “Bake” (fırında pişir)
  • “Preheat” (ön ısıt)
  • “Pour” (dök)
  • “Chill” (soğut)
  • “Spread” (sür)
  • “Sprinkle” (serpiştir)
  • Creamy – Kıvamlı
  • Candies – Şekerlemeler
  • Condensed milk – Yoğunlaştırılmış süt
  • Filling – Dolgu
  • Carefully – Dikkatlice
  • Chill in the fridge – Dolapta soğutun
  • Serve hot – Sıcak servis yapın
  • Refreshing – Serinletici
  • Soft – Yumuşak
  • Sugary – Şekerli
  • Pressure – Baskı
  • Bubble – Kabarcık
  • Mixture – Karışım
  • Temperature – Sıcaklık
  • Flavor – Tat

ingilizce tatlı tarifi - pişirme süresi ve sıcaklık

Pişirme Süresi ve Sıcaklık:

  • “Bake at (temperature) for (time) minutes.” (Fırında (sıcaklık) derecede (süre) dakika pişirin.)
  • “Cook until the edges are golden brown.” (Kenarları altın rengi olana kadar pişirin.)

Tarifte Alternatifler ve Değişiklikler:

  • “Feel free to customize the recipe by adding (ingredient).” (Tarifi kişiselleştirmek için (malzeme) eklemekten çekinmeyin.)
  • “You can substitute (ingredient) with (alternative).” ((Malzeme) yerine (alternatif) kullanabilirsiniz.)
  • ‘’If you don’t have buttermilk on hand, you can easily make a substitute by mixing 1 cup of milk with 1 tablespoon of lemon juice or vinegar. Let it sit for 5 minutes before using it in the recipe.” (Elinizde ayran yoksa, kolayca yerine geçecek bir alternatif yapabilirsiniz; 1 su bardağı sütü 1 yemek kaşığı limon suyu veya sirke ile karıştırın. Tarifte kullanmadan önce 5 dakika bekletin)

Servis ve Sunum:

  • “Serve warm with a scoop of ice cream on top.” (Sıcak servis yapın ve üzerine bir kepçe dondurma ekleyin.)
  • “Garnish with (ingredient) for an extra touch of elegance.” ((Malzeme) ile süsleyin, ekstra bir zarafet dokunuşu.)

Afiyet Olsun:

  • “Enjoy your delicious (dessert name)!” (Lezzetli (tatlı adı) tarifinizin keyfini çıkarın!)
  • “Bon appétit!” (Afiyet olsun!)

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

ingilizce tatlı tarifi vermek - ingilizce tatlı tarifi örnek

Örnek İngilizce Tatlı Tarifi

“Hello everyone, today I’ll be sharing a classic recipe for chocolate chip cookies. Here are the ingredients you’ll need: 1 cup of butter, 1 cup of granulated sugar, 1 cup of packed brown sugar, 2 large eggs, 1 teaspoon of vanilla extract, 3 cups of all-purpose flour, 1 teaspoon of baking soda, 1/2 teaspoon of baking powder, 1/2 teaspoon of salt, 2 cups of semisweet chocolate chips, and 1 cup of chopped nuts (optional).

To make these delicious cookies, start by preheating your oven to 375°F (190°C). In a large mixing bowl, cream together the butter, granulated sugar, and brown sugar until light and fluffy. Add the eggs one at a time, beating well after each addition. Stir in the vanilla extract until well combined.

In a separate bowl, whisk together the flour, baking soda, baking powder, and salt. Gradually add the dry ingredients to the wet mixture, mixing until just combined. Be careful not to overmix. Gently fold in the chocolate chips and chopped nuts (if using).

Using a cookie scoop or a tablespoon, drop rounded balls of dough onto a lined baking sheet, leaving enough space between each cookie for spreading. Bake the cookies in the preheated oven for 9 to 11 minutes or until the edges are golden brown.

Remove the baking sheet from the oven and allow the cookies to cool on the sheet for 5 minutes before transferring them to a wire rack to cool completely. Enjoy your freshly baked, irresistibly delicious chocolate chip cookies with a glass of cold milk or your favorite hot beverage!

Bon appétit!”

İngilizce Sevgi Sözleri

İngilizce sevgi sözleri ile dil bilgini pekiştirmeye ne dersin? En güzel sevgi sözleri İngilizce nasıl söyleniyor? Bugün İngilizce güzel sevgi sözlerini seninle paylaşıyoruz.

İngilizceyi kolayca öğrenmenin yolu onun hayatın her alanına yaymaktan geçer. Bu ne demek? Yani İngilizceni geliştirmek istiyorsan bu dili sadece çalışma anlarında değil, günlük hayatta da kullanmalısın.

İngilizceyi günlük hayatımıza daha çok yaymak için bugün İngilizce sevgi sözlerini öğreneceğiz. Böylece sevdiğin insana duygularını bu dilde de yansıtabileceksin. İngilizcenin geliştiğine tanık olmak için kesinlikle keyifli bir yol: Hayatındaki insanları İngilizce sevgi sözleri ile onları ne kadar sevdiğini anlatmak!

Hitap Şeklinde Kullanabileceğin İngilizce Sevgi Sözleri

İngilizce sevgi sözleri konumuza hitaplarla başlıyoruz. Türkçede sevdiğin insana nasıl hitap ediyorsun? Onu telefona nasıl kaydettin? Ailenin sana hitap ederken kullandığı sözcükler var mı?

Hitap şeklinde kullanabileceğin İngilizce sevgi sözcükleri Türkçeyle benzer. Çünkü güzel şeyler çoğu zaman evrensel. Şimdi sevdiğin insana söyleyebileceğin en güzel İngilizce sevgi sözleri ve Türkçe karşılıklarına bakalım.

Hem efektif hem de yabancı hocalar ile İngilizce çalışmak ister misin? O zaman yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

kız arkadaşa söylenebilecek ingilizce sevgi sözleri

Kız Arkadaşa Söylenebilecek İngilizce Sevgi Sözleri

  • (My) Love

Bu hitap, aşkım ifadesinin İngilizce karşılığı. En çok kullanılan İngilizce sevgi sözlerinden biri.

  • (My) Sunshine

Türkçede gün ışığım anlamına geliyor.

  • Honey (Hon’)

Tam çevirisi bal olsa da aslında balım anlamını veriyor. Sevgi sözleri İngilizcede her zaman iyelik bildiren kip almıyor.

  • (My) Baby (Babe)

Bebeğim anlamınını veren İngilizce sevgi sözü.

  • (My) Angel

Karşındakine meleğim demek istiyorsan, bu kalıbı kullanabilirsin.

  • (My) Sweetheart

Türkçede sevgilim, canım, kalbim kalıplarını karşılayan İngilizceye özgü bir sevgi sözcüğü.

  • (My) Princess
  • Cutie pie

Türkçe tam karşılığı yok ama sevimli pastam diye çevirebiliriz.

  • (My) Precious

Türkçedeki kıymetlim hitabını karşılayan İngilizce sevgi sözü.

  • (My) Dear & Darling

Sevgilim ve canım demek istiyorsan, İngilizce sevgi sözcükleri olarak bu kalıpları kullanabilirsin.

  • Pumpkin

Türkçede pek kullanılmayan İngilizce sevgi sözleri arasında. Çünkü anlamı balkabağı.

Hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek ister misin? Cevabın evet ise yan taraftaki formu doldurabilirsin.

erkek arkadaşa söylenebilecek ingilizce sevgi sözleri

Erkek Arkadaşa Söylenebilecek İngilizce Sevgi Sözleri

  • (My) Darling

Sevgilim, sevdiceğim demenin İngilizce versiyonu.

  • (My) Baby

İngilizce sevgi sözleri arasında en çok tutulanı. İki cinsiyete de gidiyor.

  • Boo bear

Benim sevimli ayım gibi bir anlama geliyor. İri yapılı erkekler için kullanılan bir sevgi sözü.

  • Sweets

Tam Türkçe çevirisi şekerlemeler olsa da İngilizce sevgi sözcükleri arasında “tatlım” gibi bir anlama geliyor.

  • Captain

Sevgi sözcükleri İngilizcede tıpkı Türkçede olduğu gibi kişisel özelliklere göre çeşitleniyor. Mesela denizi seven erkekler için kaptan anlamına gelen “captain” hitabını kullanabilirsin.

  • Light of my life

Hayatımın ışığı kalıbının İngilizce versiyonu.

  • (My) Prince

Sevdiğin erkeğe prensim diye hitap etmek için İngilizce sevgi sözleri arasında “My Prince” kalıbını kullanabilirsin.

  • Baby face

Türkçede de kullandığımız bir hitap şekli. Bebek yüzlü anlamına geliyor.

  • Handsome

Erkeklere söylenebilecek İngilizce sevgi sözleri arasında en klasiklerden biri olan handsome, yakışıklı anlamına geliyor.

  • Big

Ünlü dizi “Sex and the City”den bir hitapla bitiriyoruz. Türkçe düşündüğümüzde “tosunum” gibi anlam veriyor. Net Türkçe çevirisi ile bay büyük.

En Güzel İngilizce Sevgi Sözleri

İngilizce anlamlı sevgi sözleri ile devam ediyoruz. Hitapları bitirdik, sıra daha uzun cümlelerden oluşan İngilizce sevgi sözlerine geldi. Aşağıdaki sevgi sözleri İngilizceni geliştirirken daha etkileyici konuşmanı sağlayacak!

En Güzel İngilizce Sevgi Sözleri İngilizce Sevgi Sözleri Türkçe* karşılıkları
You want to know who I’m in love with? Read the first word again. Sen kime aşık olduğumu bilmek ister misin? İlk kelimeyi tekrar oku.
You are the source of my joy, the center of my world and the whole of my heart. Neşe kaynağımsın, dünyamın merkezisin ve kalbimdesin.
You’re that part of me I’ll always need. Sen benim her zaman ihtiyaç duyacağım parçamsın.
My angel, my life, my entire world, you’re the one that I want, the one that I need, let me be with you always, my love, my everything. Meleğim, hayatım, bütün dünyam, tek istediğimsin, tek ihtiyacımsın her zaman yanında olmama izin ver aşkım, her şeyim.
I may not be your first date, kiss or love…but I want to be your last everything. Senin ilk görüştüğün, öpüştüğün ya da aşık olduğun kişi olmayabilirim… Ama senin için her şeyde son olmak istiyorum.
Being in love with you makes every morning worth getting up for. Sana aşık olmak her günü uyanmaya değer kılıyor.
Before you came into my life, I never knew what true love felt like. Sen hayatıma girmeden önce, gerçek aşkın nasıl bir his olduğunu hiç bilmedim.
I love it when you send me those texts that make me smile no matter how many times I read them. Kaç kere okursam okuyayım, beni gülümseten mesajlar göndermeni seviyorum.
Some people search their whole lives to find what I found in you. Benim sende bulduğumu bazı insanlar hayatı boyunca arıyor.

 

*Türkçe çeviriler günlük kullanıma göre anlamı bozmayacak şekilde düzenlenmiştir.

ünlülerden ingilizce sevgi sözleri

Ünlülerden İngilizce Sevgi Sözleri

Sevgi sözleri İngilizce çalışırken belki de en mutluluk verici konulardan biri. Çünkü birine sevgimizi yansıtmak mutluluk yaratır. Hem karşımızdakini hem de kendimizi mutlu ederiz.

Şimdi biraz kopya çekeceğiz. Düşünceleri ve eserleriyle tarihe geçmiş bazı insanlar vardır. Bu insanlar rutinleri bozar ve düşünce işleyişine kendilerine has dokunuşlar yaparlar. Doğal olarak onlardan çıkan cümleler de benzersizdir.

Şimdi ünlü isimlerden bildiğimiz en güzel İngilizce sevgi sözleriyle yazımızı kapıyoruz.

“Love has nothing to do with what you are expecting to get–only with what you are expecting to give–which is everything.”

(Aşkın elde etmeyi umduğunuz şeylerle alakası yoktur; sadece vermeyi umduğunuz şeylerle alakalıdır ki bu her şeydir.)

Katherine Hepburn

“Where there is love there is life.”

(Aşkın olduğu yerde yaşam da vardır.)

Mahatma Gandhi

“One word frees us of all the weight and pain of life: That word is love.”

(Tek bir kelime bizi hayatın acılarından ve ağırlığından kurtarabilir: Aşk.)

Sophocles

“I love you the way a drowning man loves air. And it would destroy me to have you just a little.”

(Boğulan bir adamın havayı sevdiği gibi seviyorum seni. Sana sadece biraz sahip olmak beni mahvederdi.)

Rae Carson

“I love you not because of who you are, but because of who I am when I am with you.”

(Seni seviyorum, olduğun kişi için değil, seninleyken olduğum kişi için.)

Roy Croft

“And in her smile I see something more beautiful than the stars.”

(Gülüşünde, yıldızlardan daha güzel şeyler görüyorum.)

Beth Revis

“There is only one happiness in this life, to love and be loved. Love me and let me love to you, like there is no tomorrow.”

(Bu hayattaki tek mutluluk: sevmek ve sevilmek. Sev beni ve seni sevmeme izin ver, yarın yokmuşçasına.)

George Sand

“There is always some madness in love. But there is also always some reason in madness.”

(Aşkta her zaman bir delilik vardır. Ancak, her deliliğin de bir sebebi vardır.)

Friedrich Nietzsche

You can fall in love truly not by finding the perfect person, but by seeing an imperfect person perfectly.

(Kusursuz insanı bulmakla değil ama kusurlu birini kusursuz görerek gerçekten aşık olabilirsiniz.)

Sam Keen

“There is a madness in loving you, a lack of reason that makes it feel so flawless.”

(Seni sevmenin çılgınca bir yanı var, bunu kusursuz hissettiren bir nedensizlik.)

Leo Christopher

“I’ve come here with no expectations, only to profess, now that I am at liberty to do so, that my heart is, and always will be, yours.”

(Buraya hiçbir beklentim olmadan, sadece itiraf etmeye geldim; bu yapma özgürlüğüm olduğuna göre, kalbim senin ve daima senin olacak.)

Jane Austen

“They say when you meet the love of your life, time stops, and that’s true.”

(Derler ki hayatının aşkıyla tanıştığında zaman durur; gerçekten de doğru bu.)

Daniel Wallace

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Açma ve Kapatma Sözcüklerinin İngilizce Kullanımları

Teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen İngilizce, dünyanın en yaygın kullanılan dillerinden biri. İş, eğitim, seyahat veya sadece iletişim kurmak için her gün pek çok insan, İngilizceyi ana dilleri gibi konuşuyor, yazıyor ve anlamaya çalışıyor. Bu nedenle, İngilizce dilindeki temel kavramlar ve günlük hayatta sıkça karşılaşılan ifadeler, her dil öğrenenin ilk adımıdır.

Bu blog yazısında, İngilizcede günlük yaşamda sıkça kullanılan “açma” ve “kapatma” fiillerine odaklanacağız. Hem bu kelimelerin günlük hayattaki pratik kullanımlarını keşfedeceğiz hem de onları içeren yaygın ifadelerle dil becerilerimizi güçlendireceğiz. Hazır mısın? O halde açılan kapıları keşfedelim ve kapanan pencereleri birlikte görelim!

Ama önce Open English ile yeni bir pencere açma zamanı!

Open English ile Dil Öğrenmenin Kolaylığını Yakala

Haydi, hayatına yeni bir soluk kat ve dünyayı keşfetmeye hazırlan! Open English ile İngilizce öğrenmenin heyecan dolu yolculuğuna katıl. Modern eğitim yöntemleri ve uzman eğitmenlerle, dil öğrenmek artık hiç bu kadar kolay ve keyifli olmamıştı.

Open English, dil kursları arasında öncü konumda olup, bireysel ihtiyaçlarını dikkate alarak kişiselleştirilmiş dersler sunan online bir dil kursu.

Eğitmenler İngilizce konuşmana yardımcı olmak için sabırsızlıkla bekliyor. Unutulmaz bir dil öğrenme deneyimi için profesyonel ve sıcakkanlı bir topluluğa şimdiden hoş geldin.

Dil öğrenme sürecin boyunca, günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan ifadeleri ve pratik konuşma becerilerini öğreneceksin. Açılan kapılarla dolu yeni fırsatların senin için hiç bu kadar erişilebilir olmadığını fark edeceksin. İş dünyasında ve sosyal çevrelerde özgüvenle iletişim kuracak, kendinizi güçlü ve yetkin hissedeceksin.

Hadi, hayatına bir dönüşüm katmak için adım at ve Open English ile dil öğrenmenin keyfini çıkar. Sana özel planlanmış dersler, esnek program seçenekleri ve etkili eğitim materyalleri ile hedeflerine ulaşmanın ne kadar kolay olduğunu göreceksin. Dil bariyerlerini yıkmak ve dünyayı keşfetmek için şimdi kaydol! Open English ile geleceğini şekillendirmeye bugünden başla!

Açma ve Kapatma Kelimelerinin Kullanımları

İngilizcede “açma” ve “kapatma” anlamını ifade etmek için farklı fiiller ve ifadeler kullanılıyor. Biz de bu yazıda “açma” ve “kapatma” anlamına gelen kelimeleri tanımlayıp örneklendirdik. Bol şanslar!

açma kelimesinin ingilizce kullanımları

Açma (Opening):

  • Unlatch: (Kapı, pencere, çanta vb. için) kilit açmak, açmak

As he approached the old wooden door, he carefully unlatched the rusty lock, revealing the hidden garden that had been untouched for years.

Eski tahta kapıya yaklaştığında, paslı kilidi dikkatlice açtı ve yıllardır dokunulmamış olan gizli bahçeyi ortaya çıkardı.

  • Unseal: (Zarf, kavanoz vb. için) mühürü açmak, açmak

The archaeologist was excited as he unsealed the ancient scroll, eager to decipher the mysterious writings from a lost civilization. (Arkeolog, eski papirüsü açtığında, kayıp bir medeniyetten gelen gizemli yazıları çözmek için heyecanlıydı.)

  • Turn on: Işığı açmak

The room was plunged into darkness as the storm outside raged on. Seeking comfort, she walked towards the window and turned on the small bedside lamp, its warm glow instantly filling the room and providing a sense of security amidst the thunderous night. (Dışarıda fırtına devam ederken oda karanlığa gömüldü. Huzur arayan bir şekilde, pencereye doğru yürüdü ve küçük yatak lambasını açtı; sıcak ışığı anında odayı doldurdu ve şiddetli gece fırtınasında güvende olduğu hissini verdi.)

  • Untie: Açmak, düğümünü çözmek.

To engage with the audience, the magician gracefully untied the knot of the magical rope, and a baseball appeared from the box. (Seyircilerle etkileşim kurmak için büyücü, zarif bir hareketle sihirli ipin düğümünü açtı ve kutudan bir beyzbol topu çıktı.)

  • Power on: (Elektronik cihazlar için) açmak, çalıştırmak

He powered on his computer, eager to start the day’s work and tackle the challenges ahead. (Bilgisayarını açtı ve günün işine başlamak ve önündeki zorlukları aşmak için sabırsızlandı.)

  • Switch on: (Elektronik cihazlar için) açmak, çalıştırmak

She switched on the television to watch her favorite show, and the room was soon filled with the vibrant colors and captivating sounds of the program. (Favori programını izlemek için televizyonu açtı ve oda kısa sürede canlı renklerle ve etkileyici seslerle dolup taştı.)

kapatma kelimesinin ingilizce kullanımları

Kapatma (Closing):

  • Shut: (Kapı, pencere, kitap vb. için) kapatmak

With a gentle smile, she shut the heavy wooden door, feeling a sense of tranquility wash over her as she left the outside world behind. (Nazik bir tebessümle, ağır ahşap kapıyı kapattı ve dış dünyayı geride bırakarak huzurun kendisini sardığını hissetti.)

  • Seal: (Zarf, kavanoz vb. için) mühürlemek, kapatmak

The explorer carefully sealed the precious artifacts in a protective case, ensuring their safekeeping during the journey back home. (Kaşif, değerli artefaktları koruyucu bir kutuda dikkatlice mühürledi ve onları ev yolculuğu sırasında güvende tutmayı sağladı.)

  • Turn off: Işığı kapatmak

After a long day at work, she eagerly returned home, ready to unwind. She walked into the living room, dropped her bag, and turned off the glaring overhead light, opting for the soft glow of the table lamp to create a cozy ambiance. (Uzun bir iş gününün ardından, istekle eve döndü ve rahatlamaya hazırdı. Oturma odasına girdi, çantasını bıraktı ve göz yoran tavan ışığını kapattı; sıcak bir ambiyans yaratmak için masa lambasının yumuşak ışığını tercih etti.)

  • Cover: (Örtü, kapak vb. için) örtmek, kapatmak

As the rain started pouring, they quickly covered the fragile plants with a protective cloth to shield them from the harsh weather. (Yağmur yağmaya başladığında, hassas bitkileri korumak için hızlıca koruyucu bir bezle örttüler.

  • Fasten: (Düğme, kemer, fermuar vb. için) bağlamak, sıkıca kapamak

She fastened her seatbelt securely before the roller coaster ride began, ensuring her safety throughout the thrilling experience. (Eğlenceli roller coaster yolculuğu başlamadan önce emniyet kemerini sıkıca bağladı, böylece heyecanlı deneyim boyunca güvenliğini sağladı.)

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.

1’den 100’e Kadar İngilizce Sayılar

Sayılar dünyanın her yerinde benzer şekilde sembolize ediliyor. Yani 1, 2, 3, 4 ve üzeri sayı sembolleri evrenseldir. Fakat terimsel anlamda yazılışları ve okunuşları dilden dile göre değişiyor. Bugün İngilizce sayılar konusuna temelden giriş yapacağız.

Sayıların İngilizcesini öğrenmek için en güzel yöntem belirli kalıpları ezberlemek. Çünkü bu kalıpları öğrendiğin zaman sayıların İngilizce yazılışlarını kolayca türetebiliyorsun.

Sayılar İngilizce dilinde oldukça önemli bir konu. Çünkü İngilizce sayıları bilmeden kendini ifade etmen çok zor. Bu yüzdNen sayıların İngilizcesini öğrenmek, bu dilde gelişmek isteyenlerin pratik yapanların ilk tercihlerinden oluyor.

Günlük hayatta sıkça kullandığımız İngilizce sayılar, kendimizi anlatırken (yaş, yıl), siparişlerde (miktar, adet, fiyat), tarihlerde ve daha birçok konuda karşımıza çıkıyor.

Sayıların İngilizcesi matematikten fiziğe, biyolojiden kimyaya tüm akademik dünyada da karşımıza çıkıyor.

1’den 100’e kadar İngilizce sayabilir misin? Peki, ya 1’den 1000’e kadar İngilizce sayıları biliyor musun? İngilizce sayılar hakkında bilgi arıyorsan, okumaya devam et…

İngilizce Sayılar: 0’dan 10’a Kadar Sayıların İngilizcesi

İngilizce sayıları öğrenmek için öncelikle İngilizce rakamlar konusuna hakim olmalısın. Bildiğimiz üzere, her rakam bir sayıdır fakat her sayı bir rakam değildir.

İngilizce Rakamlar Okunuş ve Yazılış Tablosu

Rakam (sembol) İngilizce Rakam Yazılışı İngilizce Rakam Okunuşu
0 Zero Zirou
1 One Van
2 Two Tu
3 Three Tı-ri
4 Four For
5 Five Fayf
6 Six Siks
7 Seven Se-vın
8 Eight Eyt
9 Nine Nayn

1den 100e kadar ingilizce sayılar

İngilizce Sayılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İngilizcede sayıların yazılışı konusu oldukça kolaydır. Belli başlı istisnaları ezberlediğin sürece tüm İngilizce sayılar ve sayılarla ilgili terimleri kolayca öğrenebilirsin. Şimdi kurallara ve istisnalara hızlıca göz gezdirelim.

  • İngilizcede sayma sayılarına (klasik sayılar) “cardinal numbers”, sıra sayılarına (birinci, ikinci gibi sıralama belirten sayılar) ise “ordinal numbers” İngilizcede sıra sayıları, sayma sayılarına -th eki getirilerek yazılıyor. Fakat birinci, ikinci ve üçüncü terimlerinde istisna var. Ayrıca bazı sayıların yazılışı değişime uğruyor. Detaylar için aşağıda paylaştığımız tabloları inceleyebilirsin.
  • İngilizcede 10 sayısı “ten” olarak yazılıyor. 11 ile 19 arasındaki sayıların kendine has yazılış ve okunuşu var. Fakat 20’den sonra belirli bir sistem var. Onluk sayıyı (20, 30, 40 vs sayıların İngilizcesinde) kullandıktan sonra ardına ilgili rakamı getirerek 21, 32, 45 vs gibi sayıları oluşturabiliyorsun.
  • 12 ile 19 arasındaki rakamların sonuna “teen” Fakat 11 ile 12 istisna. İngilizce’de 11 ile 12’nin yazılışı ve okunuşu için 1’den 20’ye kadar İngilizce sayılar başlığına bakabilirsin.
  • Yüzlük, binlik ve daha yukarı sayı sistemlerinde de Türkçeye benzer bir sistem var. Örneğin 118 (yüz on sekiz) sayısını İngilizce yazacağın zaman Türkçeye benzer bir şekilde ifade ediyorsun: Yani “one hundred + eighteen”. One “bir” demek, hundred ise “yüz” anlamına geliyor. Eighteen ise “on sekiz” anlamına geliyor. Detaylar için 10’un katları, 100’lük sayı sistemi ve 1’den 20’ye kadar İngilizce sayılar başlıklarına göz atabilirsin.
  • İngilizcede sıfır “zero” diye okunduğu gibi “oh” diye de telaffuz edilebiliyor. Türkçe telaffuzu ise “ouv” şeklinde.

İngilizcede 10’un Katları: 10, 20, 30 ve Üzeri Sayıların İngilizcesi

Türkçede 10’un katlarında her bir sayı için farklı terimimiz var. On, yirmi, otuz, kırk… İngilizce sayılar sistemi Türkçeye benziyor ama daha kolay. Sayılara İngilizcede sıfır eklenince, yazılışlarında sonuna -ty eki alıyor. Fakat bu durumun bazı istisnaları var: Kimi rakamların İngilizce yazılışı değişime uğruyor.

  • İngilizce 10 (on) nasıl yazılıyor: Cevap: Ten
  • İngilizce 20 (yirmi) nasıl yazılıyor: Cevap: Twenty
  • İngilizce 30 (otuz) nasıl yazılıyor: Cevap: Thirty
  • İngilizce 40 (kırk) nasıl yazılıyor: Cevap: Forty
  • İngilizce 50 (elli) nasıl yazılıyor: Cevap: Fifty
  • İngilizce 60 (altmış) nasıl yazılıyor: Cevap: Sixty
  • İngilizce 70 (yetmiş) nasıl yazılıyor: Cevap: Seventy
  • İngilizce 80 (seksen) nasıl yazılıyor: Cevap: Eighty
  • İngilizce 90 (doksan) nasıl yazılıyor: Cevap: Ninety

İngilizcede 100’ün Katları: 100, 200, 300 vb Sayıların İngilizcesi

Sırasıyla İngilizcede rakamları ve 10’un katlarını öğrendik. Şimdi sıra 100’ün katlarına geldi. Yüzlü sayılardan bahsediyorsak “hundred” ifadesini öğrenmemiz gerekiyor.

Yukarıdaki satırlarda bahsettiğimiz gibi “hundred” ifadesi 100 anlamına geliyor. İngilizcede “hundred” ifadesinin önüne rakamları eklediğimiz zaman 100’ün katlarını elde ediyoruz.

  • İngilizce 100 (yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: One hundred
  • İngilizce 200 (iki yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Two hundred
  • İngilizce 300 (üç yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Three hundred
  • İngilizce 400 (dört yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Four hundred
  • İngilizce 500 (beş yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Five hundred
  • İngilizce 600 (altı yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Six hundred
  • İngilizce 700 (yedi yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Seven hundred
  • İngilizce 800 (sekiz yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Eight hundred
  • İngilizce 900 (dokuz yüz) nasıl yazılıyor: Cevap: Nine hundred

Efektif bir şekilde İngilizce öğrenmek istersen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

İngilizce Sayılar 20’ye Kadar

1’den 20’ye kadar İngilizce sayılar konusuna geldik. Sayıları ezberlerken en çok istisnaya burada karşılaşacaksın. Fakat bir kere ezberledikten sonra İngilizce sayı sistemi size çok kolay gelecek. Karşında İngilizce sayılar 1’den 20’ye kadar!

Sayma sayısı sembolu İngilizce sayılar yazılışı Türkçe okunuşu Türkçe sıra sayıları İngilizce sayılar (sıra sayıları) Türkçe okunuşu
1 One Van Birinci First – 1st Först
2 Two Tu İkinci Second – 2nd Se-kınt
3 Three Tı-ri Üçüncü Third – 3rd Töört(h)
4 Four For Dördüncü Fourth – 4th Fort(h)
5 Five Fayf Beşinci Fifth – 5th Fift(h)
6 Six Siks Altıncı Sixth – 6th Sikst(h)
7 Seven Se-vın Yedinci Seventh – 7th Se-vınt(h)
8 Eight Eyt Sekizinci Eighth – 8th Eyt(h)
9 Nine Nayn Dokuzuncu Ninth – 9th Naynt(h)
10 Ten Ten Onuncu Tenth – 10th Tent(h)
11 Eleven İ-le-vın On birinci Eleventh – 11th İ-le-vint(h)
12 Twelve Tı-velf On ikinci Twelfth – 12th Tı-velft(h)
13 Thirteen Tör-tiin On üçüncü Thirteenth – 13th Tör-tiint(h)
14 Fourteen For-tiin On dördüncü Fourteenth – 14th For-tiint(h)
15 Fifteen Fif-tiin On beşinci Fifteenth – 15th Fif-tiint(h)
16 Sixteen Siks-tiin On altıncı Sixteenth Siks-tiint(h)
17 Seventeen Se-vın-tiin On yedinci Seventeenth – 17th Se-vın-tiint(h)
18 Eighteen Eyt-tiin On sekizinci Eighteenth – 18th Eyt-tiint(h)
19 Nineteen Nayt-tiin On dokuzuncu Nineteenth – 19th Nayn-tiint(h)
20 Twenty Tı-ven-ti Yirminci Twentieth – 20th T-ven-tiiyt(h)

İngilizce Sayılar 50’ye Kadar

1’den 50’ye kadar İngilizce sayıları öğrenmek çok kolay. Şimdiye kadar 20’ye kadar sayıları ezberledik. Bunun yanı sıra 10’un katları ve 100’ün katlarını öğrendik. İngilizce sayılar konusunda 20’den sonrası önceki öğrendiklerimizi bir araya getirmek olacak.

Sayma sayısı sembolu İngilizce sayılar yazılışı Türkçe okunuşu Türkçe sıra sayıları İngilizce sayılar (sıra sayıları)
21 Twenty one Tı-ven-ti-van Yirmi birinci Twenty-first – 21st
22 Twenty-two Tı-ven-ti-tu Yirmi ikinci Twenty-second – 22nd
23 Twenty-three Tı-ven-ti-tı-ri Yirmi üçüncü Twenty-third – 23rd
24 Twenty four Tı-ven-ti-for Yirmi dördüncü Twenty-forth – 24th
25 Twenty-five sTı-ven-ti-favf Yirmi beşinci Twenty-fifth – 25th
26 Twenty-six Tı-ven-ti-siks Yirmi altıncı Twenty-sixth – 26th
27 Twenty-seven Tı-ven-ti-se-vın Yirmi yedinci Twenty-seventh – 27th
28 Twenty-eight Tı-ven-ti-eyt Yirmi sekizinci Twenty-eighth – 28th
29 Twenty-nine Tı-ven-ti-nayn Yirmi dokuzuncu Twenty-ninth -29th
30 Thirty Tör-ti Otuzuncu Thirtieth – 30th
31 Thirty-one Tör-ti-van Otuz birinci Thirty-first – 31st
32 Thirty-two Tör-ti-tu Otuz ikinci Thirty-second – 32nd
33 Thirty-three Tör-tı-ri Otuz üçüncü Thirty-third – 33th
34 Thirty-four Tör-ti-for Otuz dördüncü Thirty-fourth – 34th
35 Thirty-five Tör-ti-fayf Otuz beşinci Thirty-fifth – 35th
36 Thirty-six Tör-ti-siks Otuz altıncı Thirty-sixth – 36th
37 Thirty-seven Tör-ti-se-vın Otuz yedinci Thirty-seventh – 37th
38 Thirty-eight Tör-ti-eyt Otuz sekizinci Thirty-eighth – 38th
39 Thirty-nine Tör-ti-nayn Otuz dokuzuncu Thirty-nineth – 39th
40 Forty For-ti Kırkıncı Fortieth – 40th
41 Forty-one For-ti-van Kırk birinci Forty-first – 41st
42 Forty-two For-ti-tu Kırk ikinci Forty-second – 42nd
43 Forty-three For-ti-tı-ri Kırk üçüncü Forty-third – 43rd
44 Forty-four For-ti-for Kırk dördüncü Forty-fourth – 44th
45 Forty-five For-ti-fayf Kırk beşinci Forty-fifth – 45th
46 Forty-six For-ti-siks Kırk altıncı Forty-sixth – 46th
47 Forty-seven For-ti-se-vın Kırk yedinci Forty-seventh – 47th
48 Forty-eight For-ti-eyt Kırk sekizinci Forty-eighth – 48th
49 Forty-nine For-ti-nayn Kırk dokuzuncu Forty-ninth – 49th
50 Fifty Fif-ti Ellinci Fiftieth – 50th

İngilizce çalışmak için yapacağın en doğru şey yan tarafta yer alan formu doldurmak!

ingilizce sayıların okunuşları ingilizce sayıların yazılışları

İngilizce Sayılar 100’e Kadar

1’den 100’e kadar İngilizce sayılarla devam ediyoruz. Şimdiye kadar 1’den 50’ye kadar sayma ve sıra sayılarını öğrendik. Fark ettiğiniz üzere, sayılar İngilizce dilinde belirli bir şablona sahip. İngilizce sayılar konusunu öğrenirken örneklerle ne kadar çok tekrar yaparsan o kadar hızlı gelişiyorsun.

İngilizce sayılar 100’e kadar tablomuza 51’den başlıyoruz. 1’den 50’ye kadar İngilizce sayılar için yukarıdaki tabloları inceleyebilirsin. 51’den 100’e kadar sayıların İngilizcesi için aşağıdaki tabloya göz atabilirsin.

Sayma sayısı sembolu İngilizce sayılar yazılışı Türkçe okunuşu
51 Fifty-one Fif-ti-van
52 Fifty-two Fif-ti-tu
53 Fifty-three Fif-ti-tı-ri
54 Fifty-four Fif-ti-for
55 Fifty-five Fif-ti-fayf
56 Fifty-six Fif-ti-siks
57 Fifty-seven Fif-ti-se-vın
58 Fifty-eight Fif-ti-eyt
59 Fifty-nine Fif-ti-nayn
60 Sixty Siks-ti
61 Sixty-one Siks-ti-van
62 Sixty-two Siks-ti-tu
63 Sixty-three Siks-ti-tı-ri
64 Sixty-four Siks-ti-for
65 Sixty-five Siks-ti-fayf
66 Sixty-six Siks-ti-siks
67 Sixty-seven siks-ti-se-vın
68 Sixty-eight siks-ti-eyt
69 Sixty-nine Siks-ti-nayn
70 Seventy Se-vın-ti
71 Seventy-one Se-vın-ti-van
72 Seventy-two Se-vın-ti-tu
73 Seventy-three Se-vın-ti-tı-ri
74 Seventy-four Se-vın-ti-for
75 Seventy-five Se-vın-ti-fayf
76 Seventy-six Se-vın-ti-siks
77 Seventy-seven Se-vın-ti-se-vın
78 Seventy-eight Se-vın-ti-eyt
79 Seventy-nine Se-vın-ti-nayn
80 Eighty Ey-ti
81 Eighty-one Ey-ti-van
82 Eighty-two Ey-ti-tu
83 Eighty-three Ey-ti-tı-ri
84 Eighty-four Ey-ti-for
85 Eighty-five Ey-ti-fayf
86 Eighty-six Ey-ti-siks
87 Eighty-seven Ey-ti-se-vın
88 Eighty-eight Ey-ti-eyt
89 Eighty-nine Ey-ti-nayn
90 Ninety nayn-ti
91 Ninety-one nayn-ti-van
92 Ninety-two nayn-ti-tu
93 Ninety-three nayn-ti-tı-ri
94 Ninety-four nayn-ti-for
95 Ninety-five nayn-ti-fayf
96 Ninety-six nayn-ti-siks
97 Ninety-seven nayn-ti-se-vın
98 Ninety-eight nayn-ti-eyt
99 Ninety-nine nayn-ti-nayn
100 One hundred Van-han-dı-rıd

 

  • 100’e kadar İngilizce sayıları öğrenmiş olduk. Yukarıdaki tablolar üzerinde çalışarak hem sayma hem de sıra sayıları için bilgilerini pekiştirebilirsin.
  • 200, 300, 400 gibi sayılar İngilizcede nasıl yazılıyor? Bu tür İngilizce sayılarda 100’lük sistemi kullanabilirsin. Örneğin 200 İngilizce sayılar sisteminde Two hundred şeklinde yazılıyor. Yani rakamlarla “hundred” ifadesini kullanarak yüzlük sistemde istediğin sayıyı türetebilirsin.
  • Örneğin 345 ve 567 gibi sayılar İngilizce de “three hundred fourty five” ve “five hundred sixty seven” olarak yazılıyor.
  • İngilizce sayılar 100’den sonra kendini tekrar ederek ilerliyor. Daha büyük İngilizce sayılar için 1.000, 10.000, 100.000 ve 1.000.000 kalıplarını öğrenmek isteyebilirsin. Bunun için bir alt tabloya göz atabilirsin.

İngilizce Sayılar 1000 ve Katları: 1000 ve Üzeri Sayıların İngilizcesi

1’den 1000’e kadar İngilizce sayılarda artık öğrendiğimiz kalıplarla kendimiz sayıları türetebiliriz. Aşağıdaki tablodan yardım alarak istediğin İngilizce sayıyı üretebilirsin.

Binlik Sayılar İngilizce sayılar yazılışı İngilizce okunuşu
1.000 One thousand Van-ta-u-zınd
10.000 Ten thousand Ten-ta-u-zınd
100.000 One hundred thousand Van-han-dı-rıd-ta-u-zınd
1.000.000 One million Van-mil-yın
10.000.000 Ten million Ten-mil-yın
100.000.000 One hundred million Van-han-dı-rıd-mil-yın
1.000.000.000 One billion Van-bil-yın

ingilizce sayılar hakkında ekstra bilgiler

İngilizce Sayılar Hakkında Ekstra Bilgiler

İngilizce sayılar ve okunuşu konusunda bayağı bir konuya göz attık. İngilizce sayılar nasıl yazılır konusunda bilgi sahibi olduk. Şimdi İngilizce sayılar konusunu merak edenler için ileri seviyelere geçiyoruz.

İngilizce Ondalık Sayıların Okunuşları ve Yazılışları

Ondalık sistemde İngilizce sayılar ve okunuşları nasıl? Ondalık sayılarda “point” ifadesini kullanıyoruz ve rakamları tek tek telaffuz ediyoruz. Daha fazla bilgi için aşağıdaki tabloya göz atabilirsin.

Ondalık sayı Ondalık sistemde yazılışı Ondalık sistemde okunuşu
0.5 Point five Po-yint-fayf
0.48 Point seven eight Po-yint-for-eyt
3.175 Three point one seven five Tı-ri-po-yint-van-se-vın-fayf

Örnek kullanım:

TR: Sınıfın not ortalaması üç nokta dörttür (3.4).

EN: The grade point average for the class is three point four (3.4).

Kesirli Sistemde İngilizce Sayıların Okunuşları ve Yazılışları

Kesirli sistemle İngilizce sayılar ve yazılışları ile devam ediyoruz. İngilizce sayılarda kesirli sistem başta karmaşık gelebilir ama aslında oldukça kolaydır. Sayılar İngilizce yazıldığında belli başlı kurallara sahiptir.

  • Kesirli İngilizce sayılarda payı sayma sayısı, paydayı ise sıra sayısı şeklinde yazıyoruz.
  • Kesirli sayılar İngilizce dilinde pay ve paydaya göre şekilleniyor. İlk olarak pay 1’den büyükse payda çoğul şekilde ifade ediliyor.
  • Kesirli sayılar İngilizce dilinde bir özelliğiyle daha dikkat çekiyor. Payda 2’yse 1 ve küçük sayılarda “half”, 1’den büyük sayılarda “halves” ifadesini kullanıyoruz.

Kesirli Sistemde İngilizce Sayılar Türkçe okunuşu ve İngilizce yazılışı

Kesirli sayı İngilizce yazılışı Türkçe okunuşu
1/2 One half Van-helf
8/2 Eight halves Eyt-helfs
4/3 Four thirds For-törds
1/8 One eighth Van-eyth

Yüzdeli Sistemde İngilizce Sayıların Okunuşları ve Yazılışları

Yüzdeli sistemde İngilizce sayılar okunuşu ve yazılışı oldukça kolaydır. Önce sayıyı okur, ardından “percent” ifadesini eklersin.

Not: Türkçede % işareti sayıdan önce, İngilizce sayılarda ise sonra kullanılır.

Yüzdeli  sayı İngilizce yazılışı Türkçe okunuşu
%45 Forty-five percent (45%) For-ti-fayf-pör-sınt
%150 One hundred fifty percent (150%) Van-han-dı-rıd-fif-ti-pör-sınt

İngilizce Sayılar Şarkıları

İngilizce sayıları ezberlemeye çalışırken şarkılardan yararlanabilirsin. İnternette birçok İngilizce sayılar şarkısı var. Ayrıca İngilizce sayılar oyunu araması da yapabilirsin. Özellikle çocukların İngilizce eğitiminde şarkı ve oyunları yardımcı bir öğe olarak kullanabilirsin.

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

İngilizcedeki Bazı Deyimlerin Şaşırtıcı Hikayeleri

Bugün seninle dilin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkacağız. Deyimler, bir dilin renkli ve eşsiz yüzlerini yansıtan önemli parçalardır. Genellikle onların ardındaki hikayeler, kültürel zenginliğin ve tarihin derinliklerine doğru bizi sürükler. İngilizcedeki deyimler, yüzyıllar boyunca şekillenmiş, ilginç ve sıradışı geçmişleri olan birçok ifadeye sahiptir. Bu deyimler, sadece günlük konuşmalarımızı süslemekle kalmaz, aynı zamanda geçmişin ipuçlarını da taşırlar. 

Eğer meraklı bir dil öğrencisiysen ve İngilizceyi daha derinlemesine anlamak istiyorsan, bu deyimlerin kökenlerine dair bilgiler dilin ve toplumun nasıl evrildiği konusunda ilginç perspektifler sunacaktır. Hazır mısın? O zaman gelin, İngilizce deyimlerin şaşırtıcı dünyasına birlikte göz atalım!

İngilizce Öğrenmede Doğru Yöntem: Open English!

Dil öğrenme yolculuğunda sizi cesaretlendirmek ve desteklemek için buradayız. Open English, dünyayı farklı bir perspektifle keşfetmeni sağlayacak online bir dil kursudur.

Open English, seni rahat bir ortamda, deneyimli eğitmenlerle ve diğer öğrencilerle bir araya getirerek destekler. Sıfırdan başlayanlardan ileri seviyeye kadar herkes için uygun İngilizce öğrenme programları sunuyor.

7/24 erişilebilir bir platform olan Open English’te kişiselleştirilmiş bir dil programı ile kendine en uygun takvimi oluşturabilirsin.

Her adımında sana eşlik etmek için buradayız ve hayatını değiştirecek bu dil yolculuğunda sana rehberlik edeceğiz. Şimdi adım at ve kendine güvenle açılan kapıyı arala!

Open English, hayallerinize daha hızlı ulaşmana yardımcı olacak. Ücretsiz deneme dersimizi almak ve dil becerilerini nasıl geliştirebileceğini öğrenmek için bugün bizimle iletişime geçmeye ne dersin?

İngilizcede Deyimlerin Şaşırtıcı Hikayeleri

Her birinin ardında ilginç ve bazen eğlenceli hikayeler yatan bu deyimler İngilizce öğrenirken sürecini daha eğlenceli hale getirmeni sağlayacak.  Deyimlerin hikayeleriyle tanışmak, sadece günlük iletişimini zenginleştirmekle kalmaz, aynı zamanda dilin tarihini ve kültürünü daha derinlemesine anlamana da yardımcı olur. Unutma, dil öğrenmek sadece kelimeleri ezberlemekten ibaret değil, onların hikayelerini ve içerdikleri anlamları keşfetmek de önemlidir. Yeni deyimlerle dolu bir dil yolculuğunda keyifli ve başarılı bir dil deneyimlerin olsun.

ingilizcede deyimlerin şaşırtıcı hikayeleri - break a leg

“Break a leg” (Bacağını kır)

  • Sahne sanatlarından ilham alan bu deyimin hikayesi oldukça eğlenceli. Eskiden tiyatro oyuncuları, birbirlerine başarı dilemek için “iyi şanslar” demek yerine tam tersini söylerlermiş. Yani, “break a leg!” yani “bacağını kır!” dilemek, başarı getireceğine inanılırmış. Bu, tiyatro camiasının geleneksel bir uğraşı haline gelmiş ve günümüzde hâlâ yaygın olarak kullanılan bir deyim olmuştur.

“Cat got your tongue?” (Dilini kedi mi bastı?) 

  • Bu deyim aslında biraz gizemli bir geçmişe sahip. Bir teoriye göre, Orta Çağ döneminde halk arasında dilini çıkararak yalan söyleyen kişilere işkence yapılırmış. İşkenceciler, bu kişilerin dillerini kedinin keskin tırnaklarına bastırarak onları sustururmuş. Bu nedenle, bir kişi konuşamadığında “cat got your tongue?” diye sorulurmuş. Elbette, şimdi bu deyimi kullanırken işkenceyle bir ilişkisi olmadığını hatırlamak önemli!

“Cost an arm and a leg” (Bir kol ve bacak tutmak)  

  • Pahalı bir şeyden bahsederken sıkça duyduğumuz bu deyimin kökeni, 18. yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. O zamanlarda, portre ressamları müşterilerinden daha fazla para almak istediğinde, tam boy portrelerin kol ve bacakları ile detaylandırılması gerektiğini söylerlermiş. Bu da resmin maliyetini artırırmış. Dolayısıyla, şimdi bir şeyin çok pahalı olduğundan bahsederken “cost an arm and a leg” ifadesini kullanıyoruz.

“Hold your horses” (Atlarını tut) 

  • Eski zamanlarda, insanlar arabalar yerine atları kullandıkları için bu deyim ortaya çıkmıştır. Arabaların kontrolden çıkması durumunda, atları tutmak sakinleştirmek için önemli bir adımdı. Bu yüzden, sabırsızlanan ya da aceleci olan kişilere “hold your horses” denerek, onları yavaşlamaya ve sabırlı olmaya teşvik etmeye çalışırlarmış.

ingilizcede deyimlerin hikayeleri - spill the beans

“Spill the beans” (Fasulyeleri dökmek) 

  • Bu deyim, antik Yunanistan’da oy kullanırken, oy pusulalarının taş kaplar içinde fasulyelerle sayılmasından gelir. Eğer biri oy pusulasını devirirse ve fasulyeler dökülürse, oylama sonucu da etkilenebilirdi. Bu nedenle, bir sırrı açığa vurmak anlamında “spill the beans” ifadesi kullanılmaya başlanmış.

“Bite the bullet” (Kurşunu ısırmak) 

  • Bu deyim, ameliyat döneminden kaynaklanır. Eskiden, anestezi olmadan yapılan cerrahi müdahalelerde hastalar ağrıyı azaltmak için kurşun parçalarını ısırırlardı. Bu, ağrıyı unutmaya ve acıya dayanmaya yardımcı olurdu. Günümüzde ise “bite the bullet” ifadesi, zorlu bir durumla yüzleşirken cesur olmayı ve olumsuzluklara rağmen kararlılığı simgeler.

“Piece of cake” (Kek parçası) 

  • Bu deyimin hikayesi oldukça keyifli. 19. yüzyılın başlarında, ABD’deki kölelik döneminde bazı zenci köleler, ev sahiplerinin kutlamalarında artan yemekleri çalmak için fırsat kollarlarmış. Özellikle pastaların parçalarını çalmak en kolayı olduğu için bu ifade, bir şeyin kolayca elde edilebildiğini ifade etmek için kullanılmaya başlanmış.

“Break the ice” (Buzları kırmak) 

  • Bu deyim, sosyal bir ortamda yeni insanlarla tanışmak ve sohbet başlatmak için kullanılır. Eskiden gemiler buzlu sularda seyahat ederken, diğer gemilerle iletişim kurmak zordu. Ancak büyük gemiler, buzları kırmak ve diğer gemilerle temas kurmak için özel olarak tasarlanmıştı. Bu nedenle, yeni bir grup insanla iletişime geçerken onların dikkatini çekmek, “icebreaker” yani “buz kıran” olarak adlandırılan bir şey yapmak gibi kabul edildi ve zamanla “break the ice” deyimi oluştu.

“Go the extra mile” (Ekstra mil gitmek) 

  • Bu deyimin kökeni, İncil’de bulunan bir söyleme dayanır. Hıristiyanlıkta, insanlar yalnızca bir mil mesafe boyunca başkasının yükünü taşımakla yükümlüdürlerdi. Ancak, iyilikseverler bir mil daha gitmeyi tercih ederler ve bu nedenle “go the extra mile” ifadesi, beklenenden daha fazla çaba göstermeyi ve özveride bulunmayı ifade eder.

“Hit the nail on the head” (Çiviye başı vurmak) 

  • Bu deyimin anlamı, bir konuda tam olarak doğruyu söylemek ya da tam isabet etmek demektir. Deyimin kaynağı, çivi çakarken doğru bir şekilde hedefi vurmakla ilgili. Eğer çiviye başarılı bir şekilde vurursanız, işinizi doğru yapmış olursunuz.

İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

ingilizcede deyimlerin ilginç hikayeleri - a dime a dozen

“A dime a dozen” (Düzinelerce bir on cent) 

  •  Bu deyim, bir şeyin çok yaygın ve değersiz olduğunu ifade etmek için kullanılır. 19. yüzyılın başlarında, ABD’de bir on cent, yani bir “dime” oldukça yaygın bir para birimi idi. Dolayısıyla, bir şeyin “a dime a dozen” olduğu söylenirken, o şeyin bol miktarda ve pek de değerli olmadığı anlatılmak istenir.

“Burning the midnight oil” (Gece yarısına kadar mum yakmak) 

  • Eğer biri “burning the midnight oil” dediyse, o kişi gece geç saatlere kadar çalışıyor veya çalışma odaklı bir etkinlikle meşgul oluyordur. Bu deyim, 18. ve 19. yüzyıllarda, geceleri mum ışığında çalışmanın yaygın olduğu zamanlardan gelir.

“Cost a pretty penny” (Güzel bir cent tutmak) 

  • Bu deyim, bir şeyin oldukça pahalı olduğunu ifade ederken kullanılır. “Pretty penny” ifadesi, aslında “güzel bir cezaret” anlamına gelir. 17. yüzyılda, “pretty penny” terimi, nadir ve güzel olan şeylerin değerini ifade etmek için kullanılırdı. Zamanla, bu ifade lüks ve pahalı şeyleri tanımlamak için yerleşik bir deyime dönüştü.

“Caught between a rock and a hard place” (Kaya ve sert yer arasında kalmak)

  • Bu deyim, zorlu bir seçimle karşı karşıya kaldığınızda kullanılır. İlk olarak, 1920’lerde bir maden kaza raporunda yer aldığı bilinir. Madencilikte, dar ve sıkışık alanlarda çalışmak, oldukça zorlayıcı ve riskli bir durumdu. Madenciler, sıkışmış bir şekilde, ya kaya tarafından ezilme tehlikesiyle ya da sert zemine çarpmak tehlikesiyle karşı karşıya kalırdı. Bu nedenle, iki kötü seçenek arasında kalmak anlamında bu deyim kullanılmaya başlandı.

“Turn a blind eye” (Kör bir göz çevirmek)  

  • Bu deyim, bir sorunu ya da hatalı davranışı görmezden gelmek anlamında kullanılır. Terim, 1801 yılında Britanya Amiral Horatio Nelson’ın Trafalgar Savaşındaki bir emriyle ortaya çıkmıştır. Nelson, bir emir verirken kör olan gözünü kullanmamış ve düşmanın gemilerinin savaş gemilerinden kaçmasına izin vermiştir. Bu, genellikle disiplini gevşetmek veya hoşgörü göstermek anlamında kullanılan bir deyim haline gelmiştir.

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek istersen, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Yaz İle İlgili İngilizce 10 Deyim ve Türkçe Çevirileri

Son zamanlarda yaşadığımız kavurucu yaz sıcaklarını anlatmak için birçok deyime ihtiyaç duyarız. Peki, kavurucu yaz sıcaklarından İngilizce bahsetmen gerekseydi? Bir dili öğrenirken dilin vazgeçilmez parçalarından bir tanesinin de deyimler ve atasözleri olduğunu unutmamak gerekir. bu sebeple doğru yerde doğru deyimleri kullanmayı bilmek de oldukça önemlidir.

Bu yazıda İngilizce yaz ile ilgili 10 ilginç deyimden söz edeceğiz. !

Yaz İle İlgili İngilizce 10 Deyim

Aşağıda yer alan deyimlerin çoğu günlük hayatta sıklıkla kullanılan, dikkatli dinlediğinde dizilerde ve filmlerde de fark edebileceğin günlük kalıplardır. Bu deyimlerin bir kısmı Türkçe’de neredeyse aynı anlamda ve şekilde kullanılır. Bu sebeple deyimleri öğrendikçe aslında onlara ne kadar aşina olduğunu fark edeceksin.

yaz ile ilgili 10 ingilizce deyim - cool as a cucumber

1. Cool as a Cucumber

Anlamı: Sakin ve serin olmak anlamında kullanılır. “Salatalık kadar serin olmak” şeklinde çevrilebilir.

Kökeni: Bu deyim, salatalık (cucumber) gibi serin ve ferah bir sebzeden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Salatalıkların içi genellikle serin olduğu için, bu ifade birinin stresli bir durumda bile sakin kalmayı başardığını anlatmak için kullanılır.

Örnek Cümle: Despite the scorching heat, she remained as cool as a cucumber throughout the outdoor event. (Aşırı sıcak havaya rağmen, o dış etkinlik boyunca serin salatalık gibi kaldı.)

2. Indian Summer

Anlamı: Normalde sonbaharın gelmesiyle birlikte hava koşullarının serinlemesi ve yaprakların dökülmesi beklenirken, ani bir şekilde tekrar sıcak ve yaz benzeri günlerin yaşandığı dönemi tanımlar. Bu dönemde, sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde olabilir ve hava oldukça güneşli ve ılıman olur.

Kökeni: Bu kelimenin nereden geldiği tam olarak saptanmamış olsa da Kızılderililerin bu terimi bulduğu ve kullandığı düşünülür. Deyim, ilk olarak 18. yüzyılda kullanılmış ve zamanla yaygın hale gelmiştir.

Örnek Cümle: After the chilly autumn days, we were surprised by the warm weather during the Indian Summer. (Serin sonbahar günlerinin ardından, Hint yazında sıcak hava bizi şaşırttı.)

3. Catch Some Rays

Anlamı: Güneşlenmek anlamında kullanılır. “Biraz ışın yakalamak” olarak Türkçeye çevrilebilir.

Kökeni: Güneş ışınlarını yakalamak anlamında kullanılır. Bronzlaşmak gibi sebepler için bu deyim kullanılabilir. İlk kullanımına dair kesin bir kaynak bulunmamaktadır. ancak 20. yüzyılın ortalarına doğru popülerleştiği bilinmektedir.

Örnek Cümle: Let’s head to the park and catch some rays in the afternoon. (Hadi parka gidelim ve öğleden sonra güneşlenelim.)

İngilizce çalışmak için arayış içindeysen, yan taraftaki formu doldurabilirsin.

yaz ile ilgili 10 ingilizce deyim - as hot as hades

4. As Hot as Hades

Anlamı: Çok sıcak, yanıcı sıcaklıkta anlamında kullanılır. Hades kadar sıcak olarak çevrilir. Buna benzer bir kalıp olarak “As hot as hell” deyimi deyimi de sıklıkla kullanılır. Bu kalıp ise cehennem kadar sıcak anlamına gelir.

Kökeni: Yunan mitolojisinde Hades, yeraltı dünyasının efendisidir ve bu dünya oldukça sıcak ve karanlık bir yer olarak tasvir edilir. Bu deyim, aşırı sıcak hava durumlarını tanımlamak için kullanılır.

Örnek Cümle: The desert climate was unbearable, with temperatures rising as hot as Hades. (Çöl iklimi dayanılmazdı, sıcaklıklar Hades kadar sıcaktı.)

5. In Full Swing

Anlamı: Tam etkinlikte, hareket halinde olmak anlamında kullanılır. Türkçeye “tam gaz, tüm hızıyla olarak çevrilmektedir.

Kökeni: Bu ifade, hız kesmeden devam eden, sürekli eylem hâlinde olan bir vakti veya durumu anlatmak üzere kullanılır.

Örnek Cümle: Summer vacation is in full swing, and families are heading to the beach for some relaxation. (Yaz tatili tam gaz devam ediyor, aileler dinlenmek için sahile yöneliyor.)

yaz ile ilgili ingilizce 10 deyim - dog days of summer

6. Dog Days of Summer

Anlamı: Sıcak ve bunaltıcı yaz günleri anlamında kullanılır. Yazın en sıcak, en kavurucu sıcakları için kullanılan bir deyimdir. Basitçe “yazın en sıcak günleri” olarak çevirebiliriz.

Kökeni: “Dog Days,” Sirius yıldızının Roma mitolojisindeki takımyıldızının yükseldiği dönemi ifade eder. Bu dönemde sıcak hava ve yıldız kaymaları ile ilişkilendirilir

Örnek Cümle: During the dog days of summer, it’s best to stay hydrated and avoid outdoor activities during peak hours. (Yazın en sıcak günlerinin pik yaptığı saatlerde dışarı etkinliklerinden kaçınmak en iyisidir.)

7. Take a Dip

Anlamı: Yüzmek için suya girmek anlamında kullanılır.

Kökeni: “Dip” kelimesi, suya kısa bir dalış yapmak anlamına gelir. Plajlarda ve havuzlarda yazın serinlemek için yapılan bir etkinliği ifade eder.

Örnek Cümle: The pool looks inviting, and I can’t resist taking a dip to cool off. (Havuz çok cazip görünüyor, serinlemek için bir dalmamak imkansız.)

8. Fish Out of Water

Anlamı: Sudan çıkmış balık anlamına gelir. Türkçede “Sudan çıkmış balığa dönmek” olarak kullanılır.

Kökeni: Sudan çıkan balık nefes alamadığı için yalnızca çırpınır. Dolayısıyla diğer hiçbir eylemini yerine getiremez ve suya dönene kadar çırpınmaya devam eder. Bu deyim konfor alanından çıkan veya bilmediği, alışık olmadığı bir yere giden kişiler için kullanılır. Aynı şekilde hiç bilmediği veya beklemediği bir durumla karşılaşan kişiler için de bu terimler kullanılabilir.

Örnek Cümle: As a city dweller, moving to a little village made me feel like a fish out of water. (Şehirde yaşayan biri olarak, uzak bir köye taşınmak, beni sudan çıkmış balığa döndürdü.)

9. As Bright as the Sun

Anlamı: Güneş kadar parlak anlamında kullanılır. Bir kişiye iltifat etmek veya bir şeyin ne kadar parlak olduğunu anlatmak için kullanılan bir ifadedir. Türkçeye “güneş kadar parlak” olarak çevrilir.

Kökeni: Güneş, parlaklığı ve ışığı temsil eder. Bu ifade, bir şeyin çok parlak, çarpıcı veya akılda kalıcı olduğunu anlatmak için kullanılır.

Örnek Cümle: Her gorgeous smile and her pervasive aura were as bright as the sun, almost radiating light into the room.(O muhteşem gülümsemesi ve her yere yayılan aurası güneş kadar parlaktı, adeta odaya ışık saçıyordu.)

10. Fry an Egg on A Sidewalk

Anlamı: Aşırı sıcakları ifade etmenin komik bir yoludur. “Kaldırımda yumurta pişirmek” anlamına gelir. Türkçede de buna benzer bir terim kullanılır.

Kökeni: Bu deyim, aşırı sıcak bölgelerde yaşayan insanların güneşin ve asfaltın sıcaklığı ile birlikte pişmesi oldukça kolay bir besin olan yumurtanın pişirileceğini düşünerek söylenen sözlerden bir tanesidir. Bilinen temel bir kökeni yoktur. Günümüzde hâlâ haberlerde “Bu bölgede hava o kadar sıcaktı ki asfaltta yumurta pişirdiler.” şeklinde haber başlıklarını görmek mümkündür.

Örnek Cümle: Weather is so hot, we could fry an egg on a sidewalk. (Hava çok sıcak, kaldırımda yumurta pişirebiliriz.)

Bu yazıda, yaz mevsimiyle ilgili ilginç ve yaygın olarak kullanılan 10 İngilizce deyimi inceledik. Deyimleri öğrenerek, İngilizce konuşurken daha doğru ve akıcı bir dil kullanabilirsin. Yaz tatilinde bu deyimleri pratiğe dökerek kendini daha iyi ifade edebilirsin. İngilizce öğrenmek için günlük kalıpları öğrenmenin oldukça önemli olduğunu kesinlikle unutmamalısın. İngilizce ile ilgili daha fazla ipucu için bizi takip edebilir, sıklıkla kullandığın İngilizce deyimler varsa yorumlarda bizimle paylaşırsın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! 

İngilizce Aylar Nasıl Okunur ve Yazılır?

Yeni bir dil öğrenirken günlük hayatta sıkça karşılaştığımız terimlerle başlaman her zaman iyi bir fikir. Böylece dilin dinamiklerini anlaman çok kolaylaşıyor. Çünkü beynimiz tekrarlayan kalıpları daha kolay öğrenebiliyor. Yeni bir dil öğrenmek demek, beynin çalışma şeklini değiştirmek demek. İngilizce yazıldığı gibi okunmuyor. İngilizce aylar okunuşu ve yazılışı bu nedenle farklı!

İngilizce Aylar Okunuşu ve Yazılışı

İngilizce ayların okunuş ve yazılışlarını kolayca öğrenebilirsin. Takvim ve tarih bilgisi verirken kullanabileceğin aylar, İngilizce eğitiminde öğretilen temel bilgiler arasında yer alıyor.

Temel İngilizce eğitiminde ilk işleyeceğin konulardan biri İngilizcede aylar olacak. Şimdi İngilizcede aylar konusunun derinliklerine inelim.

Aşağıda İngilizce aylar ve Türkçe karşılıklarına göz atabilirsin.

İngilizce Türkçe Aylar Tablosu

Türkçe Aylar İngilizce Aylar Yazılışı İngilizce Aylar Okunuşu
Ocak January Ce-nu-e-ri
Şubat February Feb-ru-e-ri
Mart March Març
Nisan April Ep-rıl
Mayıs May Mey
Haziran June Cun
Temmuz July Cu-lay
Ağustos August Ou-gıst
Eylül September Sep-tem-bır
Ekim October Ok-to-bır
Kasım November No-vem-bır
Aralık December Di-sem-bır

 

Örneğin “a” harfini “e” gibi okuyabiliyoruz. Ama “ou” gibi de okuyabiliyoruz. İngilizcede okunuş ve yazılışın farklı olmasının sebepleri kullanılan ses sayısı kadar harf sayısı olmaması ve sesli harflerin yanına gelen harflerin onun okunuşunu değiştirmesidir. Bunun yanı sıra bu konu ileri seviye İngilizcede ayrı bir inceleme konusudur.

Online İngilizce kursumuza dair detaylara ulaşmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

İngilizcede Aylar ve Kullanım Yerleri

Tarih ve zaman bilgisi her zaman işe yarıyor. İster iş seyahatinde ister keyif amaçlı bir gezide temel İngilizce bilginle iletişim kurabilirsin.

Ayları, günleri, saatleri ve mevsimleri ifade ederek net zaman bilgisi verebilirsin. İngilizce ay adlarının okunuşlarını öğrendiğinde, geleceğe yönelik planlarından konuşma içinde bahsedebileceğin gibi geçmiş anılarından da bahsedebilirsin.

Örneğin yurt dışı tatilinde temmuz ayında gidebileceğin en güzel plajları öğrenmek istiyorsun. Bu noktada gittiğin yerdeki yerel dili bilmiyorsan konuyu İngilizce sorduğunda cevap almanız çok olasıdır. Çünkü İngilizce günümüzde en çok kullanılan dillerden biridir.

Bir başka örnek daha verelim. İşin gereği zaman kavramı sizin için önemliyse, İngilizce Türkçe ayları, günlerin ve saatlerin çevirilerini bildiğinde hem iş kaynakların hem de kendini ifade edebilme yeteneğin artacaktır. Nasıl?

Mesela bir tekstil şirketiniz var diyelim. Markanızı büyütmek için yurt dışındaki fuarları takip etmeyi planlıyorsun. Bu fuarların ne zaman gerçekleşeceğini öğrenmek için İngilizce aylar, günler ve saatler bilginizin olması gerekir. Büyük fuarların tarihlerini Türkçe bulabilirsin belki ama henüz popülerleşmemiş tasarımları ve kumaşları bulabileceğin küçük ölçekli fuarlar? Asıl hazineler orada!

Bir seyahat yazarı olduğunu düşünelim. Temmuzda gidilecek yerler konulu bir rehber hazırlamak istiyorsun. Bu noktada İngilizce ay isimlerini bildiğinde yararlanabileceğin kaynak sayısı inanılmaz oranda artacaktır. Çünkü haziranda gezilecek yerlerin yanı sıra “where to go on holiday in June?” aramasıyla daha fazla içeriğe ulaşabilirsin.

Tabii ki sadece İngilizce ay adlarının okunuşlarını öğrenmek yeterli değil. Kendini ifade edebilmen için İngilizce konuşmayı ve anlamayı öğrenmen gerekiyor.

İngilizce öğrenmek ya da İngilizceni geliştirmek için farklı yöntemler mi arıyorsun? Open English olarak sunduğumuz 3 günlük ücretsiz denemeye göz atmaya ne dersin?

İngilizce Aylar Nasıl Yazılır?

İngilizce aylar ve Türkçelerinden bahsettik. Peki, aylar ifadesinin kendisi İngilizce olarak nasıl yazılır? İngilizcede takvimde kullandığımız ay terimi “month” olarak ifade edilir. Mesela haziran ayı demek istiyorsak, “month of June” ifadesini kullanırız.

İngilizcede aylar “months” olarak yazılır. Mesela yılın 12 ayı kalıbını İngilizcede “12 months of the year” şeklinde kullanıyoruz.

  • İngilizcede ocak ayı January diye yazılır.
  • Şubat ayı February diye yazılır.
  • Mart ayı ise March şeklinde yazılır.
  • Nisan ayının İngilizce çevirisi April’dir.
  • Mayıs ayının İngilizce çevirisi ise May’dir. Oldukça akılda kalıcı!
  • Haziran ayı İngilizcede June diye geçer.
  • Temmuz ayı July şeklinde ifade edilir.
  • Ağustos ayı İngilizcede August şeklinde karşınıza çıkar.
  • Eylül ayını İngilizce dilinde September şeklinde yazıyoruz.
  • Ekim ayı October şeklinde yazılır.
  • Kasım ayı ise İngilizcede November şeklinde yazılır. Örneğin Guns N’ Roses grubunun ünlü şarkısı November’s Rain, kasım yağmuru anlamına gelir.
  • Aralık ayı ise December şeklinde yazılır.

Son olarak eklememiz gereken bir nokta var. İngilizcede aylar her zaman özel isimdir; yani cümlenin her yerinde ay isimleri büyük harfle başlar. Türkçede ise spesifik zaman belirtmeyen tarih isimleri özel değildir. Örneğin 12 Kasım 2022 cümlesindeki kasım ayı ifadesi özel isim şeklinde kabul edildiği için büyük harfle başlar. Fakat kasımda gezilecek yerler ifadesindeki kasım net bir tarihi yansıtmadığı için küçük harfle kullanılır.

ingilizce aylar anlamları ve ingilizce aylar kullanımları

İngilizce Aylar ve Anlamları & Kısaltmaları

Günümüzde kullandığımız takvim isimleri çok eski zamanlardan geliyor ve aslında her ayın bir anlamı var. Türkçe birçok dilden beslendiği için Türkçe ay isimlerinin farklı hikayeleri var.

İngilizcede ay isimleri çoğunlukla Roma İmparatorluğu döneminden geliyor. Örneğin ağustos ayının İngilizce ay ismi olan August, Roma imparatoru Augustus’tan günümüze miras.

Temmuz ayının İngilizce yazılışı July şeklindedir. July ise büyük Roma imparatoru Julius Sezar’dan geliyor!

  • January (Jan) ne demek? Yanıt: Ocak
  • February (Feb) ne demek? Yanıt: Şubat
  • March (Mar) ne demek? Yanıt: Mart
  • April (Apr) ne demek? Yanıt: Nisan
  • May ne demek? Yanıt: Mayıs
  • June ne demek? Yanıt: Haziran
  • July ne demek? Yanıt: Temmuz
  • August (Aug) ne demek? Yanıt: Ağustos
  • September (Sep) ne demek? Yanıt: Eylül
  • October (Oct) ne demek? Yanıt: Ekim
  • November (Nov) ne demek? Yanıt: Kasım
  • December (Dec) ne demek? Yanıt: Aralık

İngilizce Aylar ile İlgili Cümleler

Bir dili öğrenmenin yolu pratikten geçiyor. Ne kadar çok pratik yaparsan, dil üzerindeki hakimiyetin o kadar artıyor.

Örneğin İngilizce dizileri orijinal dilinde izliyorsan, bir süre sonra belirli kalıpların tanıdık gelmeye başladığını ve onları anladığınızı göreceksin. Çünkü dinleme pratiği yaptın ve hafızan belirli kalıpları ezberledi, artık o cümleleri tanıyorsun.

İngilizce yazma ve okuma da tıpkı dinleme gibi pratikle gelişiyor. Ne kadar çok örnek cümle çalışırsan, İngilizce terimler ve gramer konusunda o kadar gelişiyorsun.

O zaman şimdi İngilizce aylar ile ilgili cümleler kuralım ve pratik yapalım.

  • It is February. Bu cümle şubat ayındayız anlamına geliyor. “Hangi aydayız?” (What month is it?) sorusunu bu şekilde cevaplandırabiliriz. Tabii ki günlük hayatta “hangi aydayız?” sorusuyla pek karşılaşmayız ama İngilizce ayları sırasıyla pratik yapmak için iyi bir yöntem.
  • December is the last month of the year. Bu cümleyi Türkçeye “Aralık ayı, yılın son ayıdır.” şeklinde çevirebiliriz. Ay isimleri tekil ve özel olduğu için “is” yardımcı fiilini kullanırız. Is ve are kullanımı için İngilizcede yardımcı fiiller konumuza göz atabilirsin.
  • I am going to drive from Belgium to Germany in July. İngilizcede ay isimlerinde “in” edatı kullanıyoruz. Bu cümlenin Türkçe çevirisi şu şekilde: Temmuz ayında Belçika’dan Almanya’ya araba süreceğim.
  • I will travel to Turkey in September. Türkçeye çevirmek gerekirse, Eylül ayında Türkiye’ye seyahat edeceğim anlamı çıkıyor.
  • I will apply for a new job after I graduate. I think it will be in September of 2023. Bu cümleyi “Mezun olduktan sonra yeni bir iş başvurusunda bulunacağım. 2023 yılının Eylül ayında olacağını düşünüyorum.” şeklinde Türkçeye çevirebiliriz.

Sen de bu cümleleri çeşitleyerek İngilizcede ayların kullanımı konusunda kendini geliştirebilirsin. Mesela gelecek aylarla ilgili planlarını düşünerek İngilizce şekilde ifade etmeye çalışabilirsin!

ingilizce aylar şarkısı ingilizce aylar oyunu

İngilizce Aylar Şarkısı ve Daha Fazlası

Daha verimli ve hızlı bir şekilde öğrenmek için uygulayabileceğin birçok yöntem var. Mesela şarkı söylemek!

Şarkı söyleyerek öğrenmek o kadar verimli ki çocukluğumuzdan yaşlılığımıza bu teknikle birçok zaman diliminde karşılaşabiliyoruz. İngilizce eğitiminde de şarkıların yeri büyük.

Şarkıyla İngilizce eğitimi kulağınıza biraz çocukça mı geldi? Fakat şu bir gerçek ki, tekrarlayan melodilere eşlik eden terimleri beynimiz çok daha kolay öğrenebiliyor.

Bakalım, şarkılar İngilizce ayların okunuşlarını ezberlemene yardımcı olacak mı? Denemesi bedava! Özel dersler ve keyifli alıştırmalarda online İngilizce öğrenmek, Open English ile çok kolay. Şimdi Open English olarak sunduğumuz 3 günlük ücretsiz denemeye göz atmaya ne dersin?

İngilizce Aylar Oyunu

İngilizcede ay adlarının okunuşları ve yazılışları konusunda kendinizi geliştirebileceğin oyunlar da var. İngilizce ay oyunları çoğunlukla kelime bulma oyunları kategorisinde karşımıza çıkıyor. Bu noktada yaratıcılığını konuşturup kendi oyununu da tasarlayabilirsin.

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

W İle Başlayan Phrasal Verb’ler ve Türkçe Karşılıkları

Phrasal Verbler, İngilizce öğrenenleri zorlayan bir nokta olsa da günlük konuşmanın vazgeçilmez bir parçası olan ifadelerdir. Phrasal Verbler iki kelimeden oluşu ve bazen içerdiği iki kelimeden de apayrı bir anlam taşıyabiliriz. İşte bu yüzden Phrasal Verbler bazı insanları gözünü korkutabilir. Fakat korkma!

Bu yazımızda, Phrasal Verbleri örneklerle açıklayarak ve farklı tiplerini nasıl kullanmamız gerektiğini inceleyeceğiz. Phrasal Verbler yoğun bir konu olduğu ve birçok Phrasal Verble karşılaşabileceğimiz için parça parça ilerliyoruz. Bu yazımıza “W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsedeceğiz!

Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?

  • Open English’e üye olarak seviyeni öğrenip, bu doğrultuda eğitimine devam edebilirsin.
  • Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. 
  • İnteraktif dersler ve konuşma gruplarıyla pratik yapabilirsin. 
  • Dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Phrasal Verb Nedir?

“W” ile başlayan Phrasal Verbler listemize başlamadan önce kısaca Phrasal Verblerin tanımını hatırlayalım! 

Phrasal Verbler, Türkçede genellikle “deyimsel fiil” olarak adlandırdığımız, sözcük grubu şeklinde olan fiillerdir. “Deyimsel” olmalarının nedeni, asıl fiilin genellikle gerçek anlamından uzaklaşması veya mecazlaşmasıdır. Phrasal Verbs, genellikle bir fiile ilave edilen edatlar (prepositions) ve zarflar (adverbs) ile oluşturulur. 

w ile başlayan en yaygın phrasal verbler

W İle Başlayan En Yaygın Phrasal Verbler

Gelelim yazımızın asıl kısmına! Bildiğin üzere, Phrasal Verbler yüzlerce olduğu için ilk harfine göre gidiyorduk. Bu yazımızda “W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsedeceğiz. Yalnızca en yaygın olan Phrasal Verblere değindiğimizi hatırlamakta fayda var. Tabii ki hepsi bu kadar değil. 

Wake up

Listemizdeki phrasal verblerin ilkini bizce herkes biliyordur. Bu fiilimiz “uyanmak” anlamına geliyor. 

  • I usually wake up at 8:00 a.m. every morning.

(Genelde her sabah 8’de kalkarım.)

Walk out

Phrasal verblerimizin ikincisi ise “walk out”. Anlamı ise “bırakıp gitmek”

  • The employees walked out of the meeting to show that they’re not satisfied.

(Çalışanlar memnun olmadıklarını göstermek için toplantıyı bırakıp gittiler.)

Wash up 

Bu phrasal verbümüzün anlamını belki de tahmin edebilirsin. “Elini yüzünü yıkamak” anlamına gelen bu fiil sıkça karşımıza çıkacak. 

  • After making sand castles, the children washed up before lunch

(Kumdan kaleler yaptıktan sonra çocuklar öğlen yemeği öncesinde ellerini yüzlerini yıkadılar.)

Work out

“Work out” da genelde ilk karşımıza çıkan phrasal verblerden birisidir. “Egzersiz yapmak, antrenman yapmak” gibi anlamlarla karşımıza çıkar. 

  • I work out at the gym four times a week to stay healthy. 

(Haftada dört kere spor salonunda egzersiz yaparım.)

Umarız buraya kadar İngilizce “W” ile başlayan Phrasal Verbler yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni Open English’te görmekten mutluluk duyarız!

Open English’e abone olarak sana özel çalışma programına sahip olabilir ve ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin. Üstüne üstlük, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve sonsuz içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hemen İngilizce çalışmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

w ile başlayan ingilizce phrasal verb listesi ikinci kısım

Wear out

Phrasal verblerimizden bir diğeri ise “eskitmek, yıpratmak, kullana kullana aşındırmak” gibi anlamlara sahip olan “wear out”. 

  • The constant use has worn out these machines in the factory. 

(Sık kullanılmaları fabrikadaki bu makineleri yıprattı.)

Write down

Yine tahmin etmesi çok güç olmayan bir phrasal verb var karşımızda. Write down, “not almak” anlamına geliyor. 

  • Please write down the important details from the class.

(Lütfen dersteki önemli detayları not al.)

Wait for

Bir başka sık sık gördüğümüz phrasal verb ise wait for. Bu phrasal verbü “birini, bir şeyi beklemek” anlamında görürüz. 

  •  I’m waiting for my friend at the café to finish our school project. 

(Okul projemizi bitirmek için arkadaşımı kafede bekliyorum.)

Wind up

Bu phrasal verbün anlamı ise “bir şeyi toparlamak, sonlandırmak”. İş hayatında sık sık kullanıldığına şahit olabiliriz. 

  • Let’s wind up this meeting and go back to work.

(Haydi şu toplantıyı toparlayalım da işe geri dönelim.)

Work on

Bu phrasal verbümüz ise “bir şey üzerine çalışmak, odaklanmak” anlamında sık sık karşımıza çıkar. 

  • I have to work on my school presentation for tomorrow.

(Yarınki sunumum üzerinde çalışmam gerekiyor.)

Weigh in

Son phrasal verbümüz ise “bir konu hakkında görüşünü belirtmek” anlamına geliyor. 

  • The geology experts are going to weigh in on the issue during the panel discussion.

(Jeoloji uzmanları bu konu hakkındaki panelde görüşlerini belirtecekler.)

open englishle w ile başlayan İngilizce phrasal verbleri öğren

Open English İle Kelime Hazneni Geliştir

“W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsettiğimiz bu yazının sonuna geldik. Phrasal verbler günlük hayatımızda çok fazla karşımıza çıkan ve sayıca çok fazla olan kelimelerdir. Bu noktada kelime dağarcığını geliştirmek için yapabileceğin en iyi şey, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın derslerde günlük hayattan kelimeler ve deyimleri öğrenerek yabancılarla pratik etmektir. 

Bu durumda Open English sana tam olarak ihtiyacın olan şeyi sunuyor! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan, dünya çapındaki eğitmenlerden amaçlarına yönelik 7/24 canlı dersler alabilir, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında yabancılarla, eğitmen moderatörlüğünde pekiştirebilir ve dev arşivimize sınırsızca erişerek aklındaki tüm sorulara anında cevap bulabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.