Phrasal verb’ler, bir fiil ile bir veya daha fazla zarf veya edatın bir araya gelerek anlamını değiştirdiği ifadelerdir. İngilizcenin en karmaşık ve renkli yapılarından biri olan phrasal verb’ler, dil öğrenme sürecinde önemli bir rol oynar.
Dil öğrenme sürecinde phrasal verb’lerin öğrenilmesi, dil becerilerini geliştirmede kritik bir faktördür. Özellikle konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek için çok değerlidirler çünkü günlük konuşma dilinde sıkça kullanılırlar.
Phrasal verb’lerin bir kelime yerine bir ifade olarak kullanılması, anlam çeşitliliğini artırır. Bir phrasal verb birden fazla anlama gelebilir ve bu, konuşma ve yazma becerilerini daha zengin hale getirir.
Phrasal verb’lerin anlamları, bireysel kelimelerin anlamlarından türetilmez. Bu nedenle, öğrenirken kelimenin tümüne odaklanmak önemlidir. Ayrıca, phrasal verb’lerin farklı anlamları ve kullanımları olabileceğini unutmamak gerekir.
Phrasal verb’leri ezberlemek ve doğru kullanmak bazen zorlu bir görev gibi görünebilir, ancak endişelenmene hiç gerek yok! Open English online İngilizce kursu olarak dil becerilerini geliştirmede yardımcı oluyor. Bu sayede phrasal verb’leri anlamak artık çok daha kolay hale gelecek.
✅ Uzman Eğitmenler: Deneyimli ve uzman eğitmenler, phrasal verb’leri anlatmak ve kullanımını pratik yaparak pekiştirmede yardımcı olur.
📆 Esnek Programlar: Sıkışık bir programın varsa bile, Open English ile ders saatlerini ayarlayabilirsin. Kendi hızında öğrenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı!
🎓 Kişiselleştirilmiş Dersler: İhtiyaçlarına uygun olarak tasarlanan derslerle, phrasal verb’leri daha etkili bir şekilde öğrenir ve kullanabilirsin.
💬 Pratik Konuşma Fırsatı: İngilizce Konuşma becerilerini geliştirmek ve phrasal verb’leri günlük hayatta kullanma pratiği yapmak için canlı derslere katılmanın faydasını inanılmaz göreceksin.
🌐 Kültürel Deneyimler: Open English ile dünyanın farklı bölgelerinden öğrencilerle iletişim kurarak, phrasal verb’leri gerçek yaşam senaryolarında kullanma fırsatı yakalayabilirsin.
Phrasal verb’leri ezberlemekten ziyade anlamını anlamak ve kullanmak önemlidir. Open English ile İngilizceni geliştirirken aynı zamanda phrasal verb’leri etkili bir şekilde kullanmayı öğrenebilirsin. Hemen kaydol ve dil öğrenme yolculuğunda Open English ile adım at!

Yazının bu kısmında Y harfiyle başlayan phrasal verb’leri örneklendirdik. Biliyorsun ki bir süredir alfabetik sıraya göre phrasal verb’leri veriyoruz. Bu şekilde, yani liste halinde ve örneklerle sunmak sana kelimeleri ezberlemen için kolaylık sağlayacak.
She yelled at her kids for breaking the vase.
Vazoyu kırdıkları için çocuklarına bağırdı.
He yearns for the days when he could freely explore the mountains.
O, dağları özgürce keşfedebildiği günleri özler.
The politician yielded to public pressure and changed his stance on the issue.
Siyasetçi, halkın baskısına boyun eğdi ve konudaki tutumunu değiştirdi.
She yanked off the sticker from her laptop.
Dizüstü bilgisayarından çıkartmayı sertçe çekti.
The presentation was so boring that half of the audience yawned at least once.
Sunum o kadar sıkıcıydı ki seyircinin yarısı en az bir kez esnedi.
The suspect finally yielded up the location of the hidden treasure.
Şüpheli sonunda gizli hazineyi bulma yerini verdi.

She yapped up the gift box with a colorful ribbon.
Hediye kutusunu renkli bir kurdele ile sıkıca bağladı.
He yanked up the heavy suitcase and placed it in the trunk of the car.
Ağır valizi sertçe çekerek kaldırdı ve arabanın bagajına yerleştirdi.
She yearns to travel to distant lands and experience different cultures.
O, uzak topraklara seyahat etmeyi ve farklı kültürleri deneyimlemeyi çok istiyor.
Despite his initial reluctance, he eventually yielded to the peer pressure and joined the adventure.
İlk başta isteksiz olmasına rağmen, sonunda akran baskısına boyun eğdi ve maceraya katıldı.
He couldn’t resist the delicious dessert and yielded to temptation.
Lezzetli tatlıya karşı koyamadı ve baştan çıkarılmaya boyun eğdi.
The dentist had to yank out the decayed tooth to prevent further infection.
Diş hekimi daha fazla enfeksiyonu önlemek için çürümüş dişi çekmek zorunda kaldı.
Hızlı bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

She yearns after her childhood days when life was simpler.
Çocukluk günlerini özlüyor, hayatın daha basit olduğu günleri arıyor.
He tried to resist the urge, but eventually, he yielded to his desire for chocolate.
İsteğe karşı koymaya çalıştı, ama sonunda çikolata isteğine boyun eğdi.
The dog yapped at the mail carrier every morning.
Köpek her sabah postacıya havlıyordu.
She yaps for her family tirelessly, ensuring everyone is cared for.
Ailesi için durmaksızın çalışır, herkesin iyi bakıldığından emin olur.
He quickly yapped off his jacket and rushed into the house to escape the rain.
Hızla ceketini çıkardı ve yağmurdan kaçmak için eve koştu.
İngilizce öğrenmek niyetindeysen hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.
İngilizcenin önemi her geçen gün daha da büyüyor. Özellikle internetin sayesinde artık sınırlar kalkıyor ve bir dünya medeniyeti haline geliyoruz. Ekonomi, spor, sanat, teknoloji… Tüm alanlarda seçeneklerimiz sonsuz. Fakat bize ortaklaşa kullanabileceğimiz bir dil gerekiyor ve gidişat gösteriyor ki, bu dil İngilizce olacak.
İşte bu yüzden global şirketler iş ilanlarında İngilizceyi şart koşuyor. Akademik kariyer yapmak isteyenlerin ileri seviye İngilizce bilmesi gerekiyor çünkü en önemli makaleler bu dilde yayınlanıyor. Diğer alanlarda da durum farksız. İngilizce bilenler bir adım öne geçiyor.
Sadece kariyer özelinde değil, İngilizce becerisi seyahatlerde ve internette de çok işe yarıyor çünkü 2021 araştırmalarına göre internetteki sitelerin %63,4’ünün içerik dili İngilizce (ya da içerik dillerinden biri). İkinci sırada Rusya (%7,1) ve üçüncü sırada Türkiye (%3,9) var.
Peki, İngilizce öğrenmek artık bir gereklilikse nereden başlamalıyım? İngilizce öğrenmeye zaman bulabilecek miyim? Yetişkinlikle sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün mü? Yeni bir dil öğrenmek zor mu? Bu sorular İngilizce öğrenmeyi hedefleyen birinin aklına gelebilecek ve belki de motivasyonunu düşürecek sorular.
Cevaplar ise basit:

İngilizce öğrenmeye karar verdiysen, şimdi başlamak için çok doğru bir zaman. Çünkü Open English 2 AL, 1 ÖDE kampanyasıyla inanılmaz bir fiyat avantajı seni bekliyor. Üstelik birlikte öğrenmenin keyfiyle beraber…
Dünyada 1,5 milyondan fazla öğrencinin tercih ettiği Open English, %100 online şekilde eğitim veren bir İngilizce kursu. Ana dili İngilizce olan uluslararası eğitim sertifikalarına sahip (EFL) binlerce Open English eğitmeni, burada 7/24 online canlı dersler düzenliyor. Open English’e üye olduğunda, 30 dakikada bir yayınlanan bu canlı derslerden abonelik süren boyunca sınırsız kere yararlanabiliyorsun.
Open English sadece akıcı İngilizce konuşma becerisi üzerine yoğunlaşmıyor. Bir dili öğrenmek için 4 temel beceri gerekiyor: Okuma, yazma, dinleme ve konuşma. Open English online İngilizce kursunun amacı sana tüm bu becerileri kazandırmak. Bunun için canlı derslerin yanı sıra sınırsız kere erişebildiğin konu anlatımı için interaktif videolar ve yenilikçi uygulamalar var.
Open English 2 AL, 1 ÖDE kampanyasında sistem oldukça basit. 1 Open English üyeliğini başlattığın zaman 2.’si yanında ücretsiz olarak geliyor. Open English üyeliği başlatmak için tek yapman gereken, iletişim formunu doldurmak. Böylece en kısa sürede müşteri deneyimi ekibimiz seni arayarak Open English hakkında sana detaylı bilgi verecek.
Şimdi bir arkadaşınla ortaklaşa alıp fiyat avantajından yararlanabileceğin gibi sevdiğin bir kişiye İngilizce eğitimi hediye ederek onun kişisel gelişimine katkıda bulunabilirsin. Daha fazla bilgi için 2 AL, 1 ÖDE sayfamıza göz atmak isteyebilirsin.
Hepimiz sosyal varlıklarız. Birlikte daha hızlı öğreniyor ve daha başarılı oluyoruz. İngilizce eğitiminde de bu yöntem işliyor. İşte bu yüzden Open English’te tatlı bir rekabet ile öğrencilerin motivasyonunu yüksek tutmak için oyunlaştırma metodunu kullanıyoruz.
Open English’te işlediğin her interaktif ders için puan (Mil) kazanıyorsun. Kazandığın puanlarla haftalık olarak yayınlanan başarı listesinde zirveye oynayabilirsin! Böylece Open English sana birlikte öğrenme motivasyonunu sağlarken; rekabetin gücüyle öğrenme azmini her zaman yüksek tutuyor.

Open English’in geleneksel kurslardan ve diğer online platformlardan farkı ne? İngilizce öğrenmeye karar verdiysen, sana yardımcı olabilecek bazı öne çıkan noktaları aktaralım.
Tüm bu özellikler şimdi 2 AL, 1 ÖDE ile seni bekliyor. Şimdi ders arkadaşını seç, İngilizceyi beraber öğrenmeye başla! Kampanyamız 31 Ağustos 2023 tarihine kadar geçerlidir.
Tatlılar dünyası, herkesin keyif aldığı, çeşitli kültürler ve yaşam tarzlarından insanlara mutluluk getiren bir alan. Sınırları aşan bir dil olarak İngilizce, bu tatlı tariflerini paylaşmak için vazgeçilmez bir araç haline geliyor. Bu blog yazısında, tatlı tariflerini İngilizce olarak paylaşmanın yollarını paylaşacağız. Bu sayede lezzetli tarifleri çeşitli kültürlerden insanlar tarafından anlaşılabilir hale getirebilirsin. Öyleyse, hadi tatlı yiyelim tatlı konuşalım!
Heyecan verici bir İngilizce öğrenme yolculuğuna hazır mısın? Open English, bir dünya dolusu fırsatı açman için bir anahtar niteliğinde geliyor. İngilizceyi kişisel gelişim ya da mesleki ilerleme için geliştirmek istersen Open English’in senin için sunduğu fırsatlara göz atmanın vakti geldi. Open English her ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor!
Open English ile İngilizceyi yepyeni bir seviyeye taşıyabilirsin. Dinamik ve etkileşimli dersler, İngilizceyi eğlenceli ve ilgi çekici bir şekilde öğrenmene yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Başlangıçtan ileri seviyeye kadar tüm düzeylerde size uygun bir kurs bulabilirsin.
Uzman eğitmen kadrosu ile dil yolculuğunda her adımında iyi şekilde yönlendirilecek, kişiselleştirilmiş geri bildirim ve destek alacaksın. Onların rehberliğiyle, dil hedeflerine ulaşma konusunda kendini güçlü ve motive hissedeceksin.
Hayatın yoğunluğunu anlıyoruz. Bu yüzden Open English esnek öğrenme seçenekleri ile geliyor. Kendi hızında, kendi programına göre ve evinin konforunda ders çalışabilirsin. Çevrim içi platformu, derslere her zaman ve her yerden erişim sağlayarak öğrenmeyi kolay ve sorunsuz hale getiriyor.
Potansiyelini Open English ile açığa çıkar ve dönüştürücü bir dil öğrenme deneyimine adım at!. Başlangıç seviyesindeysen veya dil becerilerini mükemmelleştirmek istiyorsan, Open English ihtiyaçlarına uygun kapsamlı kurslar sunuyor. Küresel öğrenci topluluğuna katılıp ve İngilizce konuşmanın getirdiği sonsuz fırsatları keşfetmek çok kolay. Daha fazla beklemeden Open English ailesine sen de katıl!

Tatlı tariflerini İngilizce olarak verirken, net ve anlaşılır bir dil kullanmak önemlidir. Aşağıda, tatlı tarifi verirken sık kullanılan bazı kelimeler, cümle yapıları ve bir de örnek tarif ekledik. Şimdiden afiyet olsun

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

“Hello everyone, today I’ll be sharing a classic recipe for chocolate chip cookies. Here are the ingredients you’ll need: 1 cup of butter, 1 cup of granulated sugar, 1 cup of packed brown sugar, 2 large eggs, 1 teaspoon of vanilla extract, 3 cups of all-purpose flour, 1 teaspoon of baking soda, 1/2 teaspoon of baking powder, 1/2 teaspoon of salt, 2 cups of semisweet chocolate chips, and 1 cup of chopped nuts (optional).
To make these delicious cookies, start by preheating your oven to 375°F (190°C). In a large mixing bowl, cream together the butter, granulated sugar, and brown sugar until light and fluffy. Add the eggs one at a time, beating well after each addition. Stir in the vanilla extract until well combined.
In a separate bowl, whisk together the flour, baking soda, baking powder, and salt. Gradually add the dry ingredients to the wet mixture, mixing until just combined. Be careful not to overmix. Gently fold in the chocolate chips and chopped nuts (if using).
Using a cookie scoop or a tablespoon, drop rounded balls of dough onto a lined baking sheet, leaving enough space between each cookie for spreading. Bake the cookies in the preheated oven for 9 to 11 minutes or until the edges are golden brown.
Remove the baking sheet from the oven and allow the cookies to cool on the sheet for 5 minutes before transferring them to a wire rack to cool completely. Enjoy your freshly baked, irresistibly delicious chocolate chip cookies with a glass of cold milk or your favorite hot beverage!
Bon appétit!”
İngilizce sevgi sözleri ile dil bilgini pekiştirmeye ne dersin? En güzel sevgi sözleri İngilizce nasıl söyleniyor? Bugün İngilizce güzel sevgi sözlerini seninle paylaşıyoruz.
İngilizceyi kolayca öğrenmenin yolu onun hayatın her alanına yaymaktan geçer. Bu ne demek? Yani İngilizceni geliştirmek istiyorsan bu dili sadece çalışma anlarında değil, günlük hayatta da kullanmalısın.
İngilizceyi günlük hayatımıza daha çok yaymak için bugün İngilizce sevgi sözlerini öğreneceğiz. Böylece sevdiğin insana duygularını bu dilde de yansıtabileceksin. İngilizcenin geliştiğine tanık olmak için kesinlikle keyifli bir yol: Hayatındaki insanları İngilizce sevgi sözleri ile onları ne kadar sevdiğini anlatmak!
İngilizce sevgi sözleri konumuza hitaplarla başlıyoruz. Türkçede sevdiğin insana nasıl hitap ediyorsun? Onu telefona nasıl kaydettin? Ailenin sana hitap ederken kullandığı sözcükler var mı?
Hitap şeklinde kullanabileceğin İngilizce sevgi sözcükleri Türkçeyle benzer. Çünkü güzel şeyler çoğu zaman evrensel. Şimdi sevdiğin insana söyleyebileceğin en güzel İngilizce sevgi sözleri ve Türkçe karşılıklarına bakalım.
Hem efektif hem de yabancı hocalar ile İngilizce çalışmak ister misin? O zaman yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Bu hitap, aşkım ifadesinin İngilizce karşılığı. En çok kullanılan İngilizce sevgi sözlerinden biri.
Türkçede gün ışığım anlamına geliyor.
Tam çevirisi bal olsa da aslında balım anlamını veriyor. Sevgi sözleri İngilizcede her zaman iyelik bildiren kip almıyor.
Bebeğim anlamınını veren İngilizce sevgi sözü.
Karşındakine meleğim demek istiyorsan, bu kalıbı kullanabilirsin.
Türkçede sevgilim, canım, kalbim kalıplarını karşılayan İngilizceye özgü bir sevgi sözcüğü.
Türkçe tam karşılığı yok ama sevimli pastam diye çevirebiliriz.
Türkçedeki kıymetlim hitabını karşılayan İngilizce sevgi sözü.
Sevgilim ve canım demek istiyorsan, İngilizce sevgi sözcükleri olarak bu kalıpları kullanabilirsin.
Türkçede pek kullanılmayan İngilizce sevgi sözleri arasında. Çünkü anlamı balkabağı.
Hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek ister misin? Cevabın evet ise yan taraftaki formu doldurabilirsin.

Sevgilim, sevdiceğim demenin İngilizce versiyonu.
İngilizce sevgi sözleri arasında en çok tutulanı. İki cinsiyete de gidiyor.
Benim sevimli ayım gibi bir anlama geliyor. İri yapılı erkekler için kullanılan bir sevgi sözü.
Tam Türkçe çevirisi şekerlemeler olsa da İngilizce sevgi sözcükleri arasında “tatlım” gibi bir anlama geliyor.
Sevgi sözcükleri İngilizcede tıpkı Türkçede olduğu gibi kişisel özelliklere göre çeşitleniyor. Mesela denizi seven erkekler için kaptan anlamına gelen “captain” hitabını kullanabilirsin.
Hayatımın ışığı kalıbının İngilizce versiyonu.
Sevdiğin erkeğe prensim diye hitap etmek için İngilizce sevgi sözleri arasında “My Prince” kalıbını kullanabilirsin.
Türkçede de kullandığımız bir hitap şekli. Bebek yüzlü anlamına geliyor.
Erkeklere söylenebilecek İngilizce sevgi sözleri arasında en klasiklerden biri olan handsome, yakışıklı anlamına geliyor.
Ünlü dizi “Sex and the City”den bir hitapla bitiriyoruz. Türkçe düşündüğümüzde “tosunum” gibi anlam veriyor. Net Türkçe çevirisi ile bay büyük.
İngilizce anlamlı sevgi sözleri ile devam ediyoruz. Hitapları bitirdik, sıra daha uzun cümlelerden oluşan İngilizce sevgi sözlerine geldi. Aşağıdaki sevgi sözleri İngilizceni geliştirirken daha etkileyici konuşmanı sağlayacak!
| En Güzel İngilizce Sevgi Sözleri | İngilizce Sevgi Sözleri Türkçe* karşılıkları |
| You want to know who I’m in love with? Read the first word again. | Sen kime aşık olduğumu bilmek ister misin? İlk kelimeyi tekrar oku. |
| You are the source of my joy, the center of my world and the whole of my heart. | Neşe kaynağımsın, dünyamın merkezisin ve kalbimdesin. |
| You’re that part of me I’ll always need. | Sen benim her zaman ihtiyaç duyacağım parçamsın. |
| My angel, my life, my entire world, you’re the one that I want, the one that I need, let me be with you always, my love, my everything. | Meleğim, hayatım, bütün dünyam, tek istediğimsin, tek ihtiyacımsın her zaman yanında olmama izin ver aşkım, her şeyim. |
| I may not be your first date, kiss or love…but I want to be your last everything. | Senin ilk görüştüğün, öpüştüğün ya da aşık olduğun kişi olmayabilirim… Ama senin için her şeyde son olmak istiyorum. |
| Being in love with you makes every morning worth getting up for. | Sana aşık olmak her günü uyanmaya değer kılıyor. |
| Before you came into my life, I never knew what true love felt like. | Sen hayatıma girmeden önce, gerçek aşkın nasıl bir his olduğunu hiç bilmedim. |
| I love it when you send me those texts that make me smile no matter how many times I read them. | Kaç kere okursam okuyayım, beni gülümseten mesajlar göndermeni seviyorum. |
| Some people search their whole lives to find what I found in you. | Benim sende bulduğumu bazı insanlar hayatı boyunca arıyor. |
*Türkçe çeviriler günlük kullanıma göre anlamı bozmayacak şekilde düzenlenmiştir.

Sevgi sözleri İngilizce çalışırken belki de en mutluluk verici konulardan biri. Çünkü birine sevgimizi yansıtmak mutluluk yaratır. Hem karşımızdakini hem de kendimizi mutlu ederiz.
Şimdi biraz kopya çekeceğiz. Düşünceleri ve eserleriyle tarihe geçmiş bazı insanlar vardır. Bu insanlar rutinleri bozar ve düşünce işleyişine kendilerine has dokunuşlar yaparlar. Doğal olarak onlardan çıkan cümleler de benzersizdir.
Şimdi ünlü isimlerden bildiğimiz en güzel İngilizce sevgi sözleriyle yazımızı kapıyoruz.
“Love has nothing to do with what you are expecting to get–only with what you are expecting to give–which is everything.”
(Aşkın elde etmeyi umduğunuz şeylerle alakası yoktur; sadece vermeyi umduğunuz şeylerle alakalıdır ki bu her şeydir.)
Katherine Hepburn
“Where there is love there is life.”
(Aşkın olduğu yerde yaşam da vardır.)
Mahatma Gandhi
“One word frees us of all the weight and pain of life: That word is love.”
(Tek bir kelime bizi hayatın acılarından ve ağırlığından kurtarabilir: Aşk.)
Sophocles
“I love you the way a drowning man loves air. And it would destroy me to have you just a little.”
(Boğulan bir adamın havayı sevdiği gibi seviyorum seni. Sana sadece biraz sahip olmak beni mahvederdi.)
Rae Carson
“I love you not because of who you are, but because of who I am when I am with you.”
(Seni seviyorum, olduğun kişi için değil, seninleyken olduğum kişi için.)
Roy Croft
“And in her smile I see something more beautiful than the stars.”
(Gülüşünde, yıldızlardan daha güzel şeyler görüyorum.)
Beth Revis
“There is only one happiness in this life, to love and be loved. Love me and let me love to you, like there is no tomorrow.”
(Bu hayattaki tek mutluluk: sevmek ve sevilmek. Sev beni ve seni sevmeme izin ver, yarın yokmuşçasına.)
George Sand
“There is always some madness in love. But there is also always some reason in madness.”
(Aşkta her zaman bir delilik vardır. Ancak, her deliliğin de bir sebebi vardır.)
Friedrich Nietzsche
You can fall in love truly not by finding the perfect person, but by seeing an imperfect person perfectly.
(Kusursuz insanı bulmakla değil ama kusurlu birini kusursuz görerek gerçekten aşık olabilirsiniz.)
Sam Keen
“There is a madness in loving you, a lack of reason that makes it feel so flawless.”
(Seni sevmenin çılgınca bir yanı var, bunu kusursuz hissettiren bir nedensizlik.)
Leo Christopher
“I’ve come here with no expectations, only to profess, now that I am at liberty to do so, that my heart is, and always will be, yours.”
(Buraya hiçbir beklentim olmadan, sadece itiraf etmeye geldim; bu yapma özgürlüğüm olduğuna göre, kalbim senin ve daima senin olacak.)
Jane Austen
“They say when you meet the love of your life, time stops, and that’s true.”
(Derler ki hayatının aşkıyla tanıştığında zaman durur; gerçekten de doğru bu.)
Daniel Wallace
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen İngilizce, dünyanın en yaygın kullanılan dillerinden biri. İş, eğitim, seyahat veya sadece iletişim kurmak için her gün pek çok insan, İngilizceyi ana dilleri gibi konuşuyor, yazıyor ve anlamaya çalışıyor. Bu nedenle, İngilizce dilindeki temel kavramlar ve günlük hayatta sıkça karşılaşılan ifadeler, her dil öğrenenin ilk adımıdır.
Bu blog yazısında, İngilizcede günlük yaşamda sıkça kullanılan “açma” ve “kapatma” fiillerine odaklanacağız. Hem bu kelimelerin günlük hayattaki pratik kullanımlarını keşfedeceğiz hem de onları içeren yaygın ifadelerle dil becerilerimizi güçlendireceğiz. Hazır mısın? O halde açılan kapıları keşfedelim ve kapanan pencereleri birlikte görelim!
Ama önce Open English ile yeni bir pencere açma zamanı!
Haydi, hayatına yeni bir soluk kat ve dünyayı keşfetmeye hazırlan! Open English ile İngilizce öğrenmenin heyecan dolu yolculuğuna katıl. Modern eğitim yöntemleri ve uzman eğitmenlerle, dil öğrenmek artık hiç bu kadar kolay ve keyifli olmamıştı.
Open English, dil kursları arasında öncü konumda olup, bireysel ihtiyaçlarını dikkate alarak kişiselleştirilmiş dersler sunan online bir dil kursu.
Eğitmenler İngilizce konuşmana yardımcı olmak için sabırsızlıkla bekliyor. Unutulmaz bir dil öğrenme deneyimi için profesyonel ve sıcakkanlı bir topluluğa şimdiden hoş geldin.
Dil öğrenme sürecin boyunca, günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan ifadeleri ve pratik konuşma becerilerini öğreneceksin. Açılan kapılarla dolu yeni fırsatların senin için hiç bu kadar erişilebilir olmadığını fark edeceksin. İş dünyasında ve sosyal çevrelerde özgüvenle iletişim kuracak, kendinizi güçlü ve yetkin hissedeceksin.
Hadi, hayatına bir dönüşüm katmak için adım at ve Open English ile dil öğrenmenin keyfini çıkar. Sana özel planlanmış dersler, esnek program seçenekleri ve etkili eğitim materyalleri ile hedeflerine ulaşmanın ne kadar kolay olduğunu göreceksin. Dil bariyerlerini yıkmak ve dünyayı keşfetmek için şimdi kaydol! Open English ile geleceğini şekillendirmeye bugünden başla!
İngilizcede “açma” ve “kapatma” anlamını ifade etmek için farklı fiiller ve ifadeler kullanılıyor. Biz de bu yazıda “açma” ve “kapatma” anlamına gelen kelimeleri tanımlayıp örneklendirdik. Bol şanslar!

As he approached the old wooden door, he carefully unlatched the rusty lock, revealing the hidden garden that had been untouched for years.
Eski tahta kapıya yaklaştığında, paslı kilidi dikkatlice açtı ve yıllardır dokunulmamış olan gizli bahçeyi ortaya çıkardı.
The archaeologist was excited as he unsealed the ancient scroll, eager to decipher the mysterious writings from a lost civilization. (Arkeolog, eski papirüsü açtığında, kayıp bir medeniyetten gelen gizemli yazıları çözmek için heyecanlıydı.)
The room was plunged into darkness as the storm outside raged on. Seeking comfort, she walked towards the window and turned on the small bedside lamp, its warm glow instantly filling the room and providing a sense of security amidst the thunderous night. (Dışarıda fırtına devam ederken oda karanlığa gömüldü. Huzur arayan bir şekilde, pencereye doğru yürüdü ve küçük yatak lambasını açtı; sıcak ışığı anında odayı doldurdu ve şiddetli gece fırtınasında güvende olduğu hissini verdi.)
To engage with the audience, the magician gracefully untied the knot of the magical rope, and a baseball appeared from the box. (Seyircilerle etkileşim kurmak için büyücü, zarif bir hareketle sihirli ipin düğümünü açtı ve kutudan bir beyzbol topu çıktı.)
He powered on his computer, eager to start the day’s work and tackle the challenges ahead. (Bilgisayarını açtı ve günün işine başlamak ve önündeki zorlukları aşmak için sabırsızlandı.)
She switched on the television to watch her favorite show, and the room was soon filled with the vibrant colors and captivating sounds of the program. (Favori programını izlemek için televizyonu açtı ve oda kısa sürede canlı renklerle ve etkileyici seslerle dolup taştı.)

With a gentle smile, she shut the heavy wooden door, feeling a sense of tranquility wash over her as she left the outside world behind. (Nazik bir tebessümle, ağır ahşap kapıyı kapattı ve dış dünyayı geride bırakarak huzurun kendisini sardığını hissetti.)
The explorer carefully sealed the precious artifacts in a protective case, ensuring their safekeeping during the journey back home. (Kaşif, değerli artefaktları koruyucu bir kutuda dikkatlice mühürledi ve onları ev yolculuğu sırasında güvende tutmayı sağladı.)
After a long day at work, she eagerly returned home, ready to unwind. She walked into the living room, dropped her bag, and turned off the glaring overhead light, opting for the soft glow of the table lamp to create a cozy ambiance. (Uzun bir iş gününün ardından, istekle eve döndü ve rahatlamaya hazırdı. Oturma odasına girdi, çantasını bıraktı ve göz yoran tavan ışığını kapattı; sıcak bir ambiyans yaratmak için masa lambasının yumuşak ışığını tercih etti.)
As the rain started pouring, they quickly covered the fragile plants with a protective cloth to shield them from the harsh weather. (Yağmur yağmaya başladığında, hassas bitkileri korumak için hızlıca koruyucu bir bezle örttüler.
She fastened her seatbelt securely before the roller coaster ride began, ensuring her safety throughout the thrilling experience. (Eğlenceli roller coaster yolculuğu başlamadan önce emniyet kemerini sıkıca bağladı, böylece heyecanlı deneyim boyunca güvenliğini sağladı.)
Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için hemen yan taraftaki formu doldurabilirsin.
Sayılar dünyanın her yerinde benzer şekilde sembolize ediliyor. Yani 1, 2, 3, 4 ve üzeri sayı sembolleri evrenseldir. Fakat terimsel anlamda yazılışları ve okunuşları dilden dile göre değişiyor. Bugün İngilizce sayılar konusuna temelden giriş yapacağız.
Sayıların İngilizcesini öğrenmek için en güzel yöntem belirli kalıpları ezberlemek. Çünkü bu kalıpları öğrendiğin zaman sayıların İngilizce yazılışlarını kolayca türetebiliyorsun.
Sayılar İngilizce dilinde oldukça önemli bir konu. Çünkü İngilizce sayıları bilmeden kendini ifade etmen çok zor. Bu yüzdNen sayıların İngilizcesini öğrenmek, bu dilde gelişmek isteyenlerin pratik yapanların ilk tercihlerinden oluyor.
Günlük hayatta sıkça kullandığımız İngilizce sayılar, kendimizi anlatırken (yaş, yıl), siparişlerde (miktar, adet, fiyat), tarihlerde ve daha birçok konuda karşımıza çıkıyor.
Sayıların İngilizcesi matematikten fiziğe, biyolojiden kimyaya tüm akademik dünyada da karşımıza çıkıyor.
1’den 100’e kadar İngilizce sayabilir misin? Peki, ya 1’den 1000’e kadar İngilizce sayıları biliyor musun? İngilizce sayılar hakkında bilgi arıyorsan, okumaya devam et…
İngilizce sayıları öğrenmek için öncelikle İngilizce rakamlar konusuna hakim olmalısın. Bildiğimiz üzere, her rakam bir sayıdır fakat her sayı bir rakam değildir.
| Rakam (sembol) | İngilizce Rakam Yazılışı | İngilizce Rakam Okunuşu |
| 0 | Zero | Zirou |
| 1 | One | Van |
| 2 | Two | Tu |
| 3 | Three | Tı-ri |
| 4 | Four | For |
| 5 | Five | Fayf |
| 6 | Six | Siks |
| 7 | Seven | Se-vın |
| 8 | Eight | Eyt |
| 9 | Nine | Nayn |

İngilizcede sayıların yazılışı konusu oldukça kolaydır. Belli başlı istisnaları ezberlediğin sürece tüm İngilizce sayılar ve sayılarla ilgili terimleri kolayca öğrenebilirsin. Şimdi kurallara ve istisnalara hızlıca göz gezdirelim.
Türkçede 10’un katlarında her bir sayı için farklı terimimiz var. On, yirmi, otuz, kırk… İngilizce sayılar sistemi Türkçeye benziyor ama daha kolay. Sayılara İngilizcede sıfır eklenince, yazılışlarında sonuna -ty eki alıyor. Fakat bu durumun bazı istisnaları var: Kimi rakamların İngilizce yazılışı değişime uğruyor.
Sırasıyla İngilizcede rakamları ve 10’un katlarını öğrendik. Şimdi sıra 100’ün katlarına geldi. Yüzlü sayılardan bahsediyorsak “hundred” ifadesini öğrenmemiz gerekiyor.
Yukarıdaki satırlarda bahsettiğimiz gibi “hundred” ifadesi 100 anlamına geliyor. İngilizcede “hundred” ifadesinin önüne rakamları eklediğimiz zaman 100’ün katlarını elde ediyoruz.
Efektif bir şekilde İngilizce öğrenmek istersen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
1’den 20’ye kadar İngilizce sayılar konusuna geldik. Sayıları ezberlerken en çok istisnaya burada karşılaşacaksın. Fakat bir kere ezberledikten sonra İngilizce sayı sistemi size çok kolay gelecek. Karşında İngilizce sayılar 1’den 20’ye kadar!
| Sayma sayısı sembolu | İngilizce sayılar yazılışı | Türkçe okunuşu | Türkçe sıra sayıları | İngilizce sayılar (sıra sayıları) | Türkçe okunuşu |
| 1 | One | Van | Birinci | First – 1st | Först |
| 2 | Two | Tu | İkinci | Second – 2nd | Se-kınt |
| 3 | Three | Tı-ri | Üçüncü | Third – 3rd | Töört(h) |
| 4 | Four | For | Dördüncü | Fourth – 4th | Fort(h) |
| 5 | Five | Fayf | Beşinci | Fifth – 5th | Fift(h) |
| 6 | Six | Siks | Altıncı | Sixth – 6th | Sikst(h) |
| 7 | Seven | Se-vın | Yedinci | Seventh – 7th | Se-vınt(h) |
| 8 | Eight | Eyt | Sekizinci | Eighth – 8th | Eyt(h) |
| 9 | Nine | Nayn | Dokuzuncu | Ninth – 9th | Naynt(h) |
| 10 | Ten | Ten | Onuncu | Tenth – 10th | Tent(h) |
| 11 | Eleven | İ-le-vın | On birinci | Eleventh – 11th | İ-le-vint(h) |
| 12 | Twelve | Tı-velf | On ikinci | Twelfth – 12th | Tı-velft(h) |
| 13 | Thirteen | Tör-tiin | On üçüncü | Thirteenth – 13th | Tör-tiint(h) |
| 14 | Fourteen | For-tiin | On dördüncü | Fourteenth – 14th | For-tiint(h) |
| 15 | Fifteen | Fif-tiin | On beşinci | Fifteenth – 15th | Fif-tiint(h) |
| 16 | Sixteen | Siks-tiin | On altıncı | Sixteenth | Siks-tiint(h) |
| 17 | Seventeen | Se-vın-tiin | On yedinci | Seventeenth – 17th | Se-vın-tiint(h) |
| 18 | Eighteen | Eyt-tiin | On sekizinci | Eighteenth – 18th | Eyt-tiint(h) |
| 19 | Nineteen | Nayt-tiin | On dokuzuncu | Nineteenth – 19th | Nayn-tiint(h) |
| 20 | Twenty | Tı-ven-ti | Yirminci | Twentieth – 20th | T-ven-tiiyt(h) |
1’den 50’ye kadar İngilizce sayıları öğrenmek çok kolay. Şimdiye kadar 20’ye kadar sayıları ezberledik. Bunun yanı sıra 10’un katları ve 100’ün katlarını öğrendik. İngilizce sayılar konusunda 20’den sonrası önceki öğrendiklerimizi bir araya getirmek olacak.
| Sayma sayısı sembolu | İngilizce sayılar yazılışı | Türkçe okunuşu | Türkçe sıra sayıları | İngilizce sayılar (sıra sayıları) |
| 21 | Twenty one | Tı-ven-ti-van | Yirmi birinci | Twenty-first – 21st |
| 22 | Twenty-two | Tı-ven-ti-tu | Yirmi ikinci | Twenty-second – 22nd |
| 23 | Twenty-three | Tı-ven-ti-tı-ri | Yirmi üçüncü | Twenty-third – 23rd |
| 24 | Twenty four | Tı-ven-ti-for | Yirmi dördüncü | Twenty-forth – 24th |
| 25 | Twenty-five | sTı-ven-ti-favf | Yirmi beşinci | Twenty-fifth – 25th |
| 26 | Twenty-six | Tı-ven-ti-siks | Yirmi altıncı | Twenty-sixth – 26th |
| 27 | Twenty-seven | Tı-ven-ti-se-vın | Yirmi yedinci | Twenty-seventh – 27th |
| 28 | Twenty-eight | Tı-ven-ti-eyt | Yirmi sekizinci | Twenty-eighth – 28th |
| 29 | Twenty-nine | Tı-ven-ti-nayn | Yirmi dokuzuncu | Twenty-ninth -29th |
| 30 | Thirty | Tör-ti | Otuzuncu | Thirtieth – 30th |
| 31 | Thirty-one | Tör-ti-van | Otuz birinci | Thirty-first – 31st |
| 32 | Thirty-two | Tör-ti-tu | Otuz ikinci | Thirty-second – 32nd |
| 33 | Thirty-three | Tör-tı-ri | Otuz üçüncü | Thirty-third – 33th |
| 34 | Thirty-four | Tör-ti-for | Otuz dördüncü | Thirty-fourth – 34th |
| 35 | Thirty-five | Tör-ti-fayf | Otuz beşinci | Thirty-fifth – 35th |
| 36 | Thirty-six | Tör-ti-siks | Otuz altıncı | Thirty-sixth – 36th |
| 37 | Thirty-seven | Tör-ti-se-vın | Otuz yedinci | Thirty-seventh – 37th |
| 38 | Thirty-eight | Tör-ti-eyt | Otuz sekizinci | Thirty-eighth – 38th |
| 39 | Thirty-nine | Tör-ti-nayn | Otuz dokuzuncu | Thirty-nineth – 39th |
| 40 | Forty | For-ti | Kırkıncı | Fortieth – 40th |
| 41 | Forty-one | For-ti-van | Kırk birinci | Forty-first – 41st |
| 42 | Forty-two | For-ti-tu | Kırk ikinci | Forty-second – 42nd |
| 43 | Forty-three | For-ti-tı-ri | Kırk üçüncü | Forty-third – 43rd |
| 44 | Forty-four | For-ti-for | Kırk dördüncü | Forty-fourth – 44th |
| 45 | Forty-five | For-ti-fayf | Kırk beşinci | Forty-fifth – 45th |
| 46 | Forty-six | For-ti-siks | Kırk altıncı | Forty-sixth – 46th |
| 47 | Forty-seven | For-ti-se-vın | Kırk yedinci | Forty-seventh – 47th |
| 48 | Forty-eight | For-ti-eyt | Kırk sekizinci | Forty-eighth – 48th |
| 49 | Forty-nine | For-ti-nayn | Kırk dokuzuncu | Forty-ninth – 49th |
| 50 | Fifty | Fif-ti | Ellinci | Fiftieth – 50th |
İngilizce çalışmak için yapacağın en doğru şey yan tarafta yer alan formu doldurmak!

1’den 100’e kadar İngilizce sayılarla devam ediyoruz. Şimdiye kadar 1’den 50’ye kadar sayma ve sıra sayılarını öğrendik. Fark ettiğiniz üzere, sayılar İngilizce dilinde belirli bir şablona sahip. İngilizce sayılar konusunu öğrenirken örneklerle ne kadar çok tekrar yaparsan o kadar hızlı gelişiyorsun.
İngilizce sayılar 100’e kadar tablomuza 51’den başlıyoruz. 1’den 50’ye kadar İngilizce sayılar için yukarıdaki tabloları inceleyebilirsin. 51’den 100’e kadar sayıların İngilizcesi için aşağıdaki tabloya göz atabilirsin.
| Sayma sayısı sembolu | İngilizce sayılar yazılışı | Türkçe okunuşu |
| 51 | Fifty-one | Fif-ti-van |
| 52 | Fifty-two | Fif-ti-tu |
| 53 | Fifty-three | Fif-ti-tı-ri |
| 54 | Fifty-four | Fif-ti-for |
| 55 | Fifty-five | Fif-ti-fayf |
| 56 | Fifty-six | Fif-ti-siks |
| 57 | Fifty-seven | Fif-ti-se-vın |
| 58 | Fifty-eight | Fif-ti-eyt |
| 59 | Fifty-nine | Fif-ti-nayn |
| 60 | Sixty | Siks-ti |
| 61 | Sixty-one | Siks-ti-van |
| 62 | Sixty-two | Siks-ti-tu |
| 63 | Sixty-three | Siks-ti-tı-ri |
| 64 | Sixty-four | Siks-ti-for |
| 65 | Sixty-five | Siks-ti-fayf |
| 66 | Sixty-six | Siks-ti-siks |
| 67 | Sixty-seven | siks-ti-se-vın |
| 68 | Sixty-eight | siks-ti-eyt |
| 69 | Sixty-nine | Siks-ti-nayn |
| 70 | Seventy | Se-vın-ti |
| 71 | Seventy-one | Se-vın-ti-van |
| 72 | Seventy-two | Se-vın-ti-tu |
| 73 | Seventy-three | Se-vın-ti-tı-ri |
| 74 | Seventy-four | Se-vın-ti-for |
| 75 | Seventy-five | Se-vın-ti-fayf |
| 76 | Seventy-six | Se-vın-ti-siks |
| 77 | Seventy-seven | Se-vın-ti-se-vın |
| 78 | Seventy-eight | Se-vın-ti-eyt |
| 79 | Seventy-nine | Se-vın-ti-nayn |
| 80 | Eighty | Ey-ti |
| 81 | Eighty-one | Ey-ti-van |
| 82 | Eighty-two | Ey-ti-tu |
| 83 | Eighty-three | Ey-ti-tı-ri |
| 84 | Eighty-four | Ey-ti-for |
| 85 | Eighty-five | Ey-ti-fayf |
| 86 | Eighty-six | Ey-ti-siks |
| 87 | Eighty-seven | Ey-ti-se-vın |
| 88 | Eighty-eight | Ey-ti-eyt |
| 89 | Eighty-nine | Ey-ti-nayn |
| 90 | Ninety | nayn-ti |
| 91 | Ninety-one | nayn-ti-van |
| 92 | Ninety-two | nayn-ti-tu |
| 93 | Ninety-three | nayn-ti-tı-ri |
| 94 | Ninety-four | nayn-ti-for |
| 95 | Ninety-five | nayn-ti-fayf |
| 96 | Ninety-six | nayn-ti-siks |
| 97 | Ninety-seven | nayn-ti-se-vın |
| 98 | Ninety-eight | nayn-ti-eyt |
| 99 | Ninety-nine | nayn-ti-nayn |
| 100 | One hundred | Van-han-dı-rıd |
1’den 1000’e kadar İngilizce sayılarda artık öğrendiğimiz kalıplarla kendimiz sayıları türetebiliriz. Aşağıdaki tablodan yardım alarak istediğin İngilizce sayıyı üretebilirsin.
| Binlik Sayılar | İngilizce sayılar yazılışı | İngilizce okunuşu |
| 1.000 | One thousand | Van-ta-u-zınd |
| 10.000 | Ten thousand | Ten-ta-u-zınd |
| 100.000 | One hundred thousand | Van-han-dı-rıd-ta-u-zınd |
| 1.000.000 | One million | Van-mil-yın |
| 10.000.000 | Ten million | Ten-mil-yın |
| 100.000.000 | One hundred million | Van-han-dı-rıd-mil-yın |
| 1.000.000.000 | One billion | Van-bil-yın |

İngilizce sayılar ve okunuşu konusunda bayağı bir konuya göz attık. İngilizce sayılar nasıl yazılır konusunda bilgi sahibi olduk. Şimdi İngilizce sayılar konusunu merak edenler için ileri seviyelere geçiyoruz.
Ondalık sistemde İngilizce sayılar ve okunuşları nasıl? Ondalık sayılarda “point” ifadesini kullanıyoruz ve rakamları tek tek telaffuz ediyoruz. Daha fazla bilgi için aşağıdaki tabloya göz atabilirsin.
| Ondalık sayı | Ondalık sistemde yazılışı | Ondalık sistemde okunuşu |
| 0.5 | Point five | Po-yint-fayf |
| 0.48 | Point seven eight | Po-yint-for-eyt |
| 3.175 | Three point one seven five | Tı-ri-po-yint-van-se-vın-fayf |
Örnek kullanım:
TR: Sınıfın not ortalaması üç nokta dörttür (3.4).
EN: The grade point average for the class is three point four (3.4).
Kesirli sistemle İngilizce sayılar ve yazılışları ile devam ediyoruz. İngilizce sayılarda kesirli sistem başta karmaşık gelebilir ama aslında oldukça kolaydır. Sayılar İngilizce yazıldığında belli başlı kurallara sahiptir.
| Kesirli sayı | İngilizce yazılışı | Türkçe okunuşu |
| 1/2 | One half | Van-helf |
| 8/2 | Eight halves | Eyt-helfs |
| 4/3 | Four thirds | For-törds |
| 1/8 | One eighth | Van-eyth |
Yüzdeli sistemde İngilizce sayılar okunuşu ve yazılışı oldukça kolaydır. Önce sayıyı okur, ardından “percent” ifadesini eklersin.
Not: Türkçede % işareti sayıdan önce, İngilizce sayılarda ise sonra kullanılır.
| Yüzdeli sayı | İngilizce yazılışı | Türkçe okunuşu |
| %45 | Forty-five percent (45%) | For-ti-fayf-pör-sınt |
| %150 | One hundred fifty percent (150%) | Van-han-dı-rıd-fif-ti-pör-sınt |
İngilizce sayıları ezberlemeye çalışırken şarkılardan yararlanabilirsin. İnternette birçok İngilizce sayılar şarkısı var. Ayrıca İngilizce sayılar oyunu araması da yapabilirsin. Özellikle çocukların İngilizce eğitiminde şarkı ve oyunları yardımcı bir öğe olarak kullanabilirsin.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Bugün seninle dilin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkacağız. Deyimler, bir dilin renkli ve eşsiz yüzlerini yansıtan önemli parçalardır. Genellikle onların ardındaki hikayeler, kültürel zenginliğin ve tarihin derinliklerine doğru bizi sürükler. İngilizcedeki deyimler, yüzyıllar boyunca şekillenmiş, ilginç ve sıradışı geçmişleri olan birçok ifadeye sahiptir. Bu deyimler, sadece günlük konuşmalarımızı süslemekle kalmaz, aynı zamanda geçmişin ipuçlarını da taşırlar.
Eğer meraklı bir dil öğrencisiysen ve İngilizceyi daha derinlemesine anlamak istiyorsan, bu deyimlerin kökenlerine dair bilgiler dilin ve toplumun nasıl evrildiği konusunda ilginç perspektifler sunacaktır. Hazır mısın? O zaman gelin, İngilizce deyimlerin şaşırtıcı dünyasına birlikte göz atalım!
Dil öğrenme yolculuğunda sizi cesaretlendirmek ve desteklemek için buradayız. Open English, dünyayı farklı bir perspektifle keşfetmeni sağlayacak online bir dil kursudur.
Open English, seni rahat bir ortamda, deneyimli eğitmenlerle ve diğer öğrencilerle bir araya getirerek destekler. Sıfırdan başlayanlardan ileri seviyeye kadar herkes için uygun İngilizce öğrenme programları sunuyor.
7/24 erişilebilir bir platform olan Open English’te kişiselleştirilmiş bir dil programı ile kendine en uygun takvimi oluşturabilirsin.
Her adımında sana eşlik etmek için buradayız ve hayatını değiştirecek bu dil yolculuğunda sana rehberlik edeceğiz. Şimdi adım at ve kendine güvenle açılan kapıyı arala!
Open English, hayallerinize daha hızlı ulaşmana yardımcı olacak. Ücretsiz deneme dersimizi almak ve dil becerilerini nasıl geliştirebileceğini öğrenmek için bugün bizimle iletişime geçmeye ne dersin?
Her birinin ardında ilginç ve bazen eğlenceli hikayeler yatan bu deyimler İngilizce öğrenirken sürecini daha eğlenceli hale getirmeni sağlayacak. Deyimlerin hikayeleriyle tanışmak, sadece günlük iletişimini zenginleştirmekle kalmaz, aynı zamanda dilin tarihini ve kültürünü daha derinlemesine anlamana da yardımcı olur. Unutma, dil öğrenmek sadece kelimeleri ezberlemekten ibaret değil, onların hikayelerini ve içerdikleri anlamları keşfetmek de önemlidir. Yeni deyimlerle dolu bir dil yolculuğunda keyifli ve başarılı bir dil deneyimlerin olsun.


İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek istersen, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Son zamanlarda yaşadığımız kavurucu yaz sıcaklarını anlatmak için birçok deyime ihtiyaç duyarız. Peki, kavurucu yaz sıcaklarından İngilizce bahsetmen gerekseydi? Bir dili öğrenirken dilin vazgeçilmez parçalarından bir tanesinin de deyimler ve atasözleri olduğunu unutmamak gerekir. bu sebeple doğru yerde doğru deyimleri kullanmayı bilmek de oldukça önemlidir.
Bu yazıda İngilizce yaz ile ilgili 10 ilginç deyimden söz edeceğiz. !
Aşağıda yer alan deyimlerin çoğu günlük hayatta sıklıkla kullanılan, dikkatli dinlediğinde dizilerde ve filmlerde de fark edebileceğin günlük kalıplardır. Bu deyimlerin bir kısmı Türkçe’de neredeyse aynı anlamda ve şekilde kullanılır. Bu sebeple deyimleri öğrendikçe aslında onlara ne kadar aşina olduğunu fark edeceksin.

Anlamı: Sakin ve serin olmak anlamında kullanılır. “Salatalık kadar serin olmak” şeklinde çevrilebilir.
Kökeni: Bu deyim, salatalık (cucumber) gibi serin ve ferah bir sebzeden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Salatalıkların içi genellikle serin olduğu için, bu ifade birinin stresli bir durumda bile sakin kalmayı başardığını anlatmak için kullanılır.
Örnek Cümle: Despite the scorching heat, she remained as cool as a cucumber throughout the outdoor event. (Aşırı sıcak havaya rağmen, o dış etkinlik boyunca serin salatalık gibi kaldı.)
Anlamı: Normalde sonbaharın gelmesiyle birlikte hava koşullarının serinlemesi ve yaprakların dökülmesi beklenirken, ani bir şekilde tekrar sıcak ve yaz benzeri günlerin yaşandığı dönemi tanımlar. Bu dönemde, sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde olabilir ve hava oldukça güneşli ve ılıman olur.
Kökeni: Bu kelimenin nereden geldiği tam olarak saptanmamış olsa da Kızılderililerin bu terimi bulduğu ve kullandığı düşünülür. Deyim, ilk olarak 18. yüzyılda kullanılmış ve zamanla yaygın hale gelmiştir.
Örnek Cümle: After the chilly autumn days, we were surprised by the warm weather during the Indian Summer. (Serin sonbahar günlerinin ardından, Hint yazında sıcak hava bizi şaşırttı.)
Anlamı: Güneşlenmek anlamında kullanılır. “Biraz ışın yakalamak” olarak Türkçeye çevrilebilir.
Kökeni: Güneş ışınlarını yakalamak anlamında kullanılır. Bronzlaşmak gibi sebepler için bu deyim kullanılabilir. İlk kullanımına dair kesin bir kaynak bulunmamaktadır. ancak 20. yüzyılın ortalarına doğru popülerleştiği bilinmektedir.
Örnek Cümle: Let’s head to the park and catch some rays in the afternoon. (Hadi parka gidelim ve öğleden sonra güneşlenelim.)
İngilizce çalışmak için arayış içindeysen, yan taraftaki formu doldurabilirsin.

Anlamı: Çok sıcak, yanıcı sıcaklıkta anlamında kullanılır. Hades kadar sıcak olarak çevrilir. Buna benzer bir kalıp olarak “As hot as hell” deyimi deyimi de sıklıkla kullanılır. Bu kalıp ise cehennem kadar sıcak anlamına gelir.
Kökeni: Yunan mitolojisinde Hades, yeraltı dünyasının efendisidir ve bu dünya oldukça sıcak ve karanlık bir yer olarak tasvir edilir. Bu deyim, aşırı sıcak hava durumlarını tanımlamak için kullanılır.
Örnek Cümle: The desert climate was unbearable, with temperatures rising as hot as Hades. (Çöl iklimi dayanılmazdı, sıcaklıklar Hades kadar sıcaktı.)
Anlamı: Tam etkinlikte, hareket halinde olmak anlamında kullanılır. Türkçeye “tam gaz, tüm hızıyla olarak çevrilmektedir.
Kökeni: Bu ifade, hız kesmeden devam eden, sürekli eylem hâlinde olan bir vakti veya durumu anlatmak üzere kullanılır.
Örnek Cümle: Summer vacation is in full swing, and families are heading to the beach for some relaxation. (Yaz tatili tam gaz devam ediyor, aileler dinlenmek için sahile yöneliyor.)

Anlamı: Sıcak ve bunaltıcı yaz günleri anlamında kullanılır. Yazın en sıcak, en kavurucu sıcakları için kullanılan bir deyimdir. Basitçe “yazın en sıcak günleri” olarak çevirebiliriz.
Kökeni: “Dog Days,” Sirius yıldızının Roma mitolojisindeki takımyıldızının yükseldiği dönemi ifade eder. Bu dönemde sıcak hava ve yıldız kaymaları ile ilişkilendirilir
Örnek Cümle: During the dog days of summer, it’s best to stay hydrated and avoid outdoor activities during peak hours. (Yazın en sıcak günlerinin pik yaptığı saatlerde dışarı etkinliklerinden kaçınmak en iyisidir.)
Anlamı: Yüzmek için suya girmek anlamında kullanılır.
Kökeni: “Dip” kelimesi, suya kısa bir dalış yapmak anlamına gelir. Plajlarda ve havuzlarda yazın serinlemek için yapılan bir etkinliği ifade eder.
Örnek Cümle: The pool looks inviting, and I can’t resist taking a dip to cool off. (Havuz çok cazip görünüyor, serinlemek için bir dalmamak imkansız.)
Anlamı: Sudan çıkmış balık anlamına gelir. Türkçede “Sudan çıkmış balığa dönmek” olarak kullanılır.
Kökeni: Sudan çıkan balık nefes alamadığı için yalnızca çırpınır. Dolayısıyla diğer hiçbir eylemini yerine getiremez ve suya dönene kadar çırpınmaya devam eder. Bu deyim konfor alanından çıkan veya bilmediği, alışık olmadığı bir yere giden kişiler için kullanılır. Aynı şekilde hiç bilmediği veya beklemediği bir durumla karşılaşan kişiler için de bu terimler kullanılabilir.
Örnek Cümle: As a city dweller, moving to a little village made me feel like a fish out of water. (Şehirde yaşayan biri olarak, uzak bir köye taşınmak, beni sudan çıkmış balığa döndürdü.)
Anlamı: Güneş kadar parlak anlamında kullanılır. Bir kişiye iltifat etmek veya bir şeyin ne kadar parlak olduğunu anlatmak için kullanılan bir ifadedir. Türkçeye “güneş kadar parlak” olarak çevrilir.
Kökeni: Güneş, parlaklığı ve ışığı temsil eder. Bu ifade, bir şeyin çok parlak, çarpıcı veya akılda kalıcı olduğunu anlatmak için kullanılır.
Örnek Cümle: Her gorgeous smile and her pervasive aura were as bright as the sun, almost radiating light into the room.(O muhteşem gülümsemesi ve her yere yayılan aurası güneş kadar parlaktı, adeta odaya ışık saçıyordu.)
Anlamı: Aşırı sıcakları ifade etmenin komik bir yoludur. “Kaldırımda yumurta pişirmek” anlamına gelir. Türkçede de buna benzer bir terim kullanılır.
Kökeni: Bu deyim, aşırı sıcak bölgelerde yaşayan insanların güneşin ve asfaltın sıcaklığı ile birlikte pişmesi oldukça kolay bir besin olan yumurtanın pişirileceğini düşünerek söylenen sözlerden bir tanesidir. Bilinen temel bir kökeni yoktur. Günümüzde hâlâ haberlerde “Bu bölgede hava o kadar sıcaktı ki asfaltta yumurta pişirdiler.” şeklinde haber başlıklarını görmek mümkündür.
Örnek Cümle: Weather is so hot, we could fry an egg on a sidewalk. (Hava çok sıcak, kaldırımda yumurta pişirebiliriz.)
Bu yazıda, yaz mevsimiyle ilgili ilginç ve yaygın olarak kullanılan 10 İngilizce deyimi inceledik. Deyimleri öğrenerek, İngilizce konuşurken daha doğru ve akıcı bir dil kullanabilirsin. Yaz tatilinde bu deyimleri pratiğe dökerek kendini daha iyi ifade edebilirsin. İngilizce öğrenmek için günlük kalıpları öğrenmenin oldukça önemli olduğunu kesinlikle unutmamalısın. İngilizce ile ilgili daha fazla ipucu için bizi takip edebilir, sıklıkla kullandığın İngilizce deyimler varsa yorumlarda bizimle paylaşırsın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!
Yeni bir dil öğrenirken günlük hayatta sıkça karşılaştığımız terimlerle başlaman her zaman iyi bir fikir. Böylece dilin dinamiklerini anlaman çok kolaylaşıyor. Çünkü beynimiz tekrarlayan kalıpları daha kolay öğrenebiliyor. Yeni bir dil öğrenmek demek, beynin çalışma şeklini değiştirmek demek. İngilizce yazıldığı gibi okunmuyor. İngilizce aylar okunuşu ve yazılışı bu nedenle farklı!
İngilizce ayların okunuş ve yazılışlarını kolayca öğrenebilirsin. Takvim ve tarih bilgisi verirken kullanabileceğin aylar, İngilizce eğitiminde öğretilen temel bilgiler arasında yer alıyor.
Temel İngilizce eğitiminde ilk işleyeceğin konulardan biri İngilizcede aylar olacak. Şimdi İngilizcede aylar konusunun derinliklerine inelim.
Aşağıda İngilizce aylar ve Türkçe karşılıklarına göz atabilirsin.
| Türkçe Aylar | İngilizce Aylar Yazılışı | İngilizce Aylar Okunuşu |
|---|---|---|
| Ocak | January | Ce-nu-e-ri |
| Şubat | February | Feb-ru-e-ri |
| Mart | March | Març |
| Nisan | April | Ep-rıl |
| Mayıs | May | Mey |
| Haziran | June | Cun |
| Temmuz | July | Cu-lay |
| Ağustos | August | Ou-gıst |
| Eylül | September | Sep-tem-bır |
| Ekim | October | Ok-to-bır |
| Kasım | November | No-vem-bır |
| Aralık | December | Di-sem-bır |
Örneğin “a” harfini “e” gibi okuyabiliyoruz. Ama “ou” gibi de okuyabiliyoruz. İngilizcede okunuş ve yazılışın farklı olmasının sebepleri kullanılan ses sayısı kadar harf sayısı olmaması ve sesli harflerin yanına gelen harflerin onun okunuşunu değiştirmesidir. Bunun yanı sıra bu konu ileri seviye İngilizcede ayrı bir inceleme konusudur.
Online İngilizce kursumuza dair detaylara ulaşmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Tarih ve zaman bilgisi her zaman işe yarıyor. İster iş seyahatinde ister keyif amaçlı bir gezide temel İngilizce bilginle iletişim kurabilirsin.
Ayları, günleri, saatleri ve mevsimleri ifade ederek net zaman bilgisi verebilirsin. İngilizce ay adlarının okunuşlarını öğrendiğinde, geleceğe yönelik planlarından konuşma içinde bahsedebileceğin gibi geçmiş anılarından da bahsedebilirsin.
Örneğin yurt dışı tatilinde temmuz ayında gidebileceğin en güzel plajları öğrenmek istiyorsun. Bu noktada gittiğin yerdeki yerel dili bilmiyorsan konuyu İngilizce sorduğunda cevap almanız çok olasıdır. Çünkü İngilizce günümüzde en çok kullanılan dillerden biridir.
Bir başka örnek daha verelim. İşin gereği zaman kavramı sizin için önemliyse, İngilizce Türkçe ayları, günlerin ve saatlerin çevirilerini bildiğinde hem iş kaynakların hem de kendini ifade edebilme yeteneğin artacaktır. Nasıl?
Mesela bir tekstil şirketiniz var diyelim. Markanızı büyütmek için yurt dışındaki fuarları takip etmeyi planlıyorsun. Bu fuarların ne zaman gerçekleşeceğini öğrenmek için İngilizce aylar, günler ve saatler bilginizin olması gerekir. Büyük fuarların tarihlerini Türkçe bulabilirsin belki ama henüz popülerleşmemiş tasarımları ve kumaşları bulabileceğin küçük ölçekli fuarlar? Asıl hazineler orada!
Bir seyahat yazarı olduğunu düşünelim. Temmuzda gidilecek yerler konulu bir rehber hazırlamak istiyorsun. Bu noktada İngilizce ay isimlerini bildiğinde yararlanabileceğin kaynak sayısı inanılmaz oranda artacaktır. Çünkü haziranda gezilecek yerlerin yanı sıra “where to go on holiday in June?” aramasıyla daha fazla içeriğe ulaşabilirsin.
Tabii ki sadece İngilizce ay adlarının okunuşlarını öğrenmek yeterli değil. Kendini ifade edebilmen için İngilizce konuşmayı ve anlamayı öğrenmen gerekiyor.
İngilizce öğrenmek ya da İngilizceni geliştirmek için farklı yöntemler mi arıyorsun? Open English olarak sunduğumuz 3 günlük ücretsiz denemeye göz atmaya ne dersin?
İngilizce aylar ve Türkçelerinden bahsettik. Peki, aylar ifadesinin kendisi İngilizce olarak nasıl yazılır? İngilizcede takvimde kullandığımız ay terimi “month” olarak ifade edilir. Mesela haziran ayı demek istiyorsak, “month of June” ifadesini kullanırız.
İngilizcede aylar “months” olarak yazılır. Mesela yılın 12 ayı kalıbını İngilizcede “12 months of the year” şeklinde kullanıyoruz.
Son olarak eklememiz gereken bir nokta var. İngilizcede aylar her zaman özel isimdir; yani cümlenin her yerinde ay isimleri büyük harfle başlar. Türkçede ise spesifik zaman belirtmeyen tarih isimleri özel değildir. Örneğin 12 Kasım 2022 cümlesindeki kasım ayı ifadesi özel isim şeklinde kabul edildiği için büyük harfle başlar. Fakat kasımda gezilecek yerler ifadesindeki kasım net bir tarihi yansıtmadığı için küçük harfle kullanılır.

Günümüzde kullandığımız takvim isimleri çok eski zamanlardan geliyor ve aslında her ayın bir anlamı var. Türkçe birçok dilden beslendiği için Türkçe ay isimlerinin farklı hikayeleri var.
İngilizcede ay isimleri çoğunlukla Roma İmparatorluğu döneminden geliyor. Örneğin ağustos ayının İngilizce ay ismi olan August, Roma imparatoru Augustus’tan günümüze miras.
Temmuz ayının İngilizce yazılışı July şeklindedir. July ise büyük Roma imparatoru Julius Sezar’dan geliyor!
Bir dili öğrenmenin yolu pratikten geçiyor. Ne kadar çok pratik yaparsan, dil üzerindeki hakimiyetin o kadar artıyor.
Örneğin İngilizce dizileri orijinal dilinde izliyorsan, bir süre sonra belirli kalıpların tanıdık gelmeye başladığını ve onları anladığınızı göreceksin. Çünkü dinleme pratiği yaptın ve hafızan belirli kalıpları ezberledi, artık o cümleleri tanıyorsun.
İngilizce yazma ve okuma da tıpkı dinleme gibi pratikle gelişiyor. Ne kadar çok örnek cümle çalışırsan, İngilizce terimler ve gramer konusunda o kadar gelişiyorsun.
O zaman şimdi İngilizce aylar ile ilgili cümleler kuralım ve pratik yapalım.
Sen de bu cümleleri çeşitleyerek İngilizcede ayların kullanımı konusunda kendini geliştirebilirsin. Mesela gelecek aylarla ilgili planlarını düşünerek İngilizce şekilde ifade etmeye çalışabilirsin!

Daha verimli ve hızlı bir şekilde öğrenmek için uygulayabileceğin birçok yöntem var. Mesela şarkı söylemek!
Şarkı söyleyerek öğrenmek o kadar verimli ki çocukluğumuzdan yaşlılığımıza bu teknikle birçok zaman diliminde karşılaşabiliyoruz. İngilizce eğitiminde de şarkıların yeri büyük.
Şarkıyla İngilizce eğitimi kulağınıza biraz çocukça mı geldi? Fakat şu bir gerçek ki, tekrarlayan melodilere eşlik eden terimleri beynimiz çok daha kolay öğrenebiliyor.
Bakalım, şarkılar İngilizce ayların okunuşlarını ezberlemene yardımcı olacak mı? Denemesi bedava! Özel dersler ve keyifli alıştırmalarda online İngilizce öğrenmek, Open English ile çok kolay. Şimdi Open English olarak sunduğumuz 3 günlük ücretsiz denemeye göz atmaya ne dersin?
İngilizcede ay adlarının okunuşları ve yazılışları konusunda kendinizi geliştirebileceğin oyunlar da var. İngilizce ay oyunları çoğunlukla kelime bulma oyunları kategorisinde karşımıza çıkıyor. Bu noktada yaratıcılığını konuşturup kendi oyununu da tasarlayabilirsin.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
Phrasal Verbler, İngilizce öğrenenleri zorlayan bir nokta olsa da günlük konuşmanın vazgeçilmez bir parçası olan ifadelerdir. Phrasal Verbler iki kelimeden oluşu ve bazen içerdiği iki kelimeden de apayrı bir anlam taşıyabiliriz. İşte bu yüzden Phrasal Verbler bazı insanları gözünü korkutabilir. Fakat korkma!
Bu yazımızda, Phrasal Verbleri örneklerle açıklayarak ve farklı tiplerini nasıl kullanmamız gerektiğini inceleyeceğiz. Phrasal Verbler yoğun bir konu olduğu ve birçok Phrasal Verble karşılaşabileceğimiz için parça parça ilerliyoruz. Bu yazımıza “W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsedeceğiz!
Open English, alanında önde gelen bir online İngilizce kursu. Dünyada 15 yılı aşkın süredir, 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğreten Open English, bu deneyimiyle sana da İngilizce öğretmeye hazır! Peki Open English’te seni ne bekliyor?
Open English hakkında daha fazla bilgi almak ve İngilizce öğrenmeye başlamak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
“W” ile başlayan Phrasal Verbler listemize başlamadan önce kısaca Phrasal Verblerin tanımını hatırlayalım!
Phrasal Verbler, Türkçede genellikle “deyimsel fiil” olarak adlandırdığımız, sözcük grubu şeklinde olan fiillerdir. “Deyimsel” olmalarının nedeni, asıl fiilin genellikle gerçek anlamından uzaklaşması veya mecazlaşmasıdır. Phrasal Verbs, genellikle bir fiile ilave edilen edatlar (prepositions) ve zarflar (adverbs) ile oluşturulur.

Gelelim yazımızın asıl kısmına! Bildiğin üzere, Phrasal Verbler yüzlerce olduğu için ilk harfine göre gidiyorduk. Bu yazımızda “W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsedeceğiz. Yalnızca en yaygın olan Phrasal Verblere değindiğimizi hatırlamakta fayda var. Tabii ki hepsi bu kadar değil.
Listemizdeki phrasal verblerin ilkini bizce herkes biliyordur. Bu fiilimiz “uyanmak” anlamına geliyor.
(Genelde her sabah 8’de kalkarım.)
Phrasal verblerimizin ikincisi ise “walk out”. Anlamı ise “bırakıp gitmek”
(Çalışanlar memnun olmadıklarını göstermek için toplantıyı bırakıp gittiler.)
Bu phrasal verbümüzün anlamını belki de tahmin edebilirsin. “Elini yüzünü yıkamak” anlamına gelen bu fiil sıkça karşımıza çıkacak.
(Kumdan kaleler yaptıktan sonra çocuklar öğlen yemeği öncesinde ellerini yüzlerini yıkadılar.)
“Work out” da genelde ilk karşımıza çıkan phrasal verblerden birisidir. “Egzersiz yapmak, antrenman yapmak” gibi anlamlarla karşımıza çıkar.
(Haftada dört kere spor salonunda egzersiz yaparım.)
Umarız buraya kadar İngilizce “W” ile başlayan Phrasal Verbler yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen seni Open English’te görmekten mutluluk duyarız!
Open English’e abone olarak sana özel çalışma programına sahip olabilir ve ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin. Üstüne üstlük, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve sonsuz içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hemen İngilizce çalışmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Phrasal verblerimizden bir diğeri ise “eskitmek, yıpratmak, kullana kullana aşındırmak” gibi anlamlara sahip olan “wear out”.
(Sık kullanılmaları fabrikadaki bu makineleri yıprattı.)
Yine tahmin etmesi çok güç olmayan bir phrasal verb var karşımızda. Write down, “not almak” anlamına geliyor.
(Lütfen dersteki önemli detayları not al.)
Bir başka sık sık gördüğümüz phrasal verb ise wait for. Bu phrasal verbü “birini, bir şeyi beklemek” anlamında görürüz.
(Okul projemizi bitirmek için arkadaşımı kafede bekliyorum.)
Bu phrasal verbün anlamı ise “bir şeyi toparlamak, sonlandırmak”. İş hayatında sık sık kullanıldığına şahit olabiliriz.
(Haydi şu toplantıyı toparlayalım da işe geri dönelim.)
Bu phrasal verbümüz ise “bir şey üzerine çalışmak, odaklanmak” anlamında sık sık karşımıza çıkar.
(Yarınki sunumum üzerinde çalışmam gerekiyor.)
Son phrasal verbümüz ise “bir konu hakkında görüşünü belirtmek” anlamına geliyor.
(Jeoloji uzmanları bu konu hakkındaki panelde görüşlerini belirtecekler.)

“W” ile başlayan Phrasal Verblerden bahsettiğimiz bu yazının sonuna geldik. Phrasal verbler günlük hayatımızda çok fazla karşımıza çıkan ve sayıca çok fazla olan kelimelerdir. Bu noktada kelime dağarcığını geliştirmek için yapabileceğin en iyi şey, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın derslerde günlük hayattan kelimeler ve deyimleri öğrenerek yabancılarla pratik etmektir.
Bu durumda Open English sana tam olarak ihtiyacın olan şeyi sunuyor! Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan, dünya çapındaki eğitmenlerden amaçlarına yönelik 7/24 canlı dersler alabilir, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında yabancılarla, eğitmen moderatörlüğünde pekiştirebilir ve dev arşivimize sınırsızca erişerek aklındaki tüm sorulara anında cevap bulabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.