İngilizcede Look Fiilinin Kullanımları

Dil, iletişim kurmamızı sağlayan en güçlü araçlardan biridir. Kelimelerin farklı bağlamlarda farklı anlamlar kazanması, dilin zenginliğini ve esnekliğini ortaya koyar. “Look” fiili de İngilizcede bu esnekliğe en iyi örneklerden biridir. Farkettin mi, bir kelime, bir fiil, ama ne kadar da geniş bir anlam yelpazesi taşıyor! 

Bu blog yazısında ‘look’ fiilinin farklı anlamları, kullanımlarını inceleyeceğiz.

İngilizcede Look Fiilinin Kullanım Örnekleri

  • Look at: Bir şeye veya birine bakmak veya incelemek için kullanılan ifade.
    • Look at the beautiful sunset. (Güzel günbatımına bak.)
    • Look at this painting. (Bu tabloya bak.)
  • Look forward to: Sabırsızlıkla beklemek anlamına gelir.
    • I look forward to meeting you. (Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.)
    • We look forward to your feedback. (Geri bildiriminizi bekliyoruz.)
  • Look up: Bilgi veya bilgiye ulaşmak amacıyla bir şeyi araştırmak.
    • I’ll look up that information for you. (O bilgiyi senin için araştıracağım.)
    • You can look up the word in the dictionary. (Kelimeyi sözlükte arayabilirsiniz.)
  • Look out: Dikkat etmek veya uyarıda bulunmak anlamına gelir.
    • Look out for that car! (O araca dikkat et!)
    • Look out, there’s a step here. (Dikkat et, burada bir basamak var.)
  • Look over: Gözden geçirmek veya incelemek amacıyla bir şeyi dikkatlice incelemek.
    • Can you look over my essay before I submit it? (Makalemimi göndermeden önce inceleyebilir misin?)
    • I need to look over these documents before the meeting. (Toplantıdan önce bu belgelere göz atmalıyım.)
  • Look down on: Birini veya bir şeyi küçümsemek veya aşağılamak.
    • Don’t look down on people based on their backgrounds. (İnsanları geçmişlerine dayanarak küçümseme.)
    • He tends to look down on anyone who disagrees with him. (Onunla aynı fikirde olmayan herkese aşağılayıcı bir tavır sergiler.)
  • Look after: Bir şeyi veya birini gözlemlemek, bakmak veya ilgilenmek.
    • Can you look after my cat while I’m away? (Ben uzakta olduğumda kedime bakabilir misin?)
    • She looks after her younger brother after school. (Okuldan sonra küçük kardeşine bakar.)
  • Look back: Geçmişi hatırlamak veya geçmişe dönük düşünmek.
    • Let’s look back on our journey and see how far we’ve come. (Yolculuğumuza geri dönelim ve ne kadar ilerlediğimize bakalım.)
    • When I look back on my childhood, I remember the good times. (Çocukluğuma dönüp baktığımda, iyi anıları hatırlıyorum.)

İngilizce çalışmak istersen, ilk adımı yanda yer alan formu doldurarak atabilirsin.

ingilizcede look fiilinin kullanımı - look forward to

  • Look in: Bir yere veya bir şeye hızlıca göz atmak anlamına gelir.
    • I’ll look in the fridge to see if we have any milk. (Buzdolabına bakayım, sütümüz var mı diye göz atarım.)
    • Could you look in your bag for my phone? (Telefonumu çantanda arayabilir misin?)
  • Look up to: Saygı duymak veya örnek almak amacıyla birine veya bir şeye yukarıdan bakmak.
    • Many young athletes look up to professional sports players as role models. (Birçok genç sporcu, profesyonel sporcuları örnek alır.)
    • She’s someone I’ve always looked up to for her determination. (Onun kararlılığı nedeniyle hep örnek aldığım biridir.)
  • Look through: Bir şeyi hızlıca gözden geçirmek veya taramak.
    • I need to look through my notes before the presentation. (Sunumdan önce notlarıma göz atmalıyım.)
    • Let’s look through the book to find that quote. (O alıntıyı bulmak için kitaba bir göz atalım.)
  • Look someone in the eye: Birine doğrudan gözlerinin içine bakmak, samimi veya dürüst bir şekilde iletişim kurmak.
    • If you’re telling the truth, you should be able to look me in the eye. (Eğer doğruyu söylüyorsan, bana gözlerimin içine bakabilmelisin.)
    • During the interview, he looked the interviewer in the eye to show his confidence. (Mülakat sırasında, özgüvenini göstermek için mülakatçının gözlerinin içine baktı.)
  • Look down the road: Geleceği düşünmek veya tahminde bulunmak.
    • It’s hard to predict what will happen down the road. (Gelecekte ne olacağını tahmin etmek zor.)
    • When planning your career, you should look down the road and consider long-term goals. (Kariyerinizi planlarken, geleceği düşünmeli ve uzun vadeli hedefleri göz önünde bulundurmalısınız.)
  • Look off: Uzağa bakmak veya dalgın bir şekilde bakmak.
    • She looked off into the distance, lost in thought. (Uzağa bakarak, düşüncelere daldı.)
    • He looked off during the meeting, not really paying attention. (Toplantı sırasında dalgındı, pek dikkat etmiyordu.)
  • Look your best: En iyi görünmek, özellikle bir etkinlik veya özel bir durum için özen göstermek.
    • She always tries to look her best when going to important events. (Önemli etkinliklere giderken her zaman en iyi görünmeye çalışır.)
    • It’s natural to want to look your best for a job interview. (İş mülakatı için en iyi görünmek istemek doğaldır.)

Eğer İngilizce konuşmak istersen, yan taraftaki formu doldurarak online İngilizce kursumuz hakkında detaylara ulaşabilirsin.

ingilizcede look fiilinin kullanım örnekleri - look to the future

  • Look to the future: Geleceği düşünmek, geleceğe yönelik plan yapmak.
    • We should look to the future and make decisions that will benefit us in the long run. (Geleceği düşünmeli ve uzun vadede bize fayda sağlayacak kararlar almalıyız.)
    • The company is looking to the future by investing in new technologies. (Şirket, yeni teknolojilere yatırım yaparak geleceğe yöneliyor.)
  • Look both ways: Her iki yöne bakmak, özellikle yoldan geçerken dikkatli olmak için kullanılır.
    • Always remember to look both ways before crossing the street. (Caddeyi geçmeden önce her iki yöne de bakmayı unutma.)
    • The teacher reminded the children to look both ways before crossing the road. (Öğretmen çocuklara, yolu geçmeden önce her iki yöne bakmalarını hatırlattı.)
  • Look into the mirror: Aynaya bakmak, kendini görmek.
    • Every morning, she looks into the mirror and prepares for the day ahead. (Her sabah aynaya bakar ve önündeki gün için hazırlık yapar.)
    • Looking into the mirror, he noticed a small smudge on his shirt. (Aynaya bakarken, gömleğinde küçük bir leke fark etti.)
  • Look the other way: Sorunları veya olumsuz durumları görmezden gelmek veya görmezden gelmek.
    • The management chose to look the other way when they noticed the employee’s lateness. (Yönetim, çalışanın geç gelmesini fark ettiğinde görmezden gelmeyi tercih etti.)
    • Sometimes people look the other way when they see someone in need of help. (Bazen insanlar, yardıma ihtiyacı olan birini gördüklerinde görmezden gelirler.)
  • Look alive: Hızlı veya enerjik olma çağrısı, hareket et veya daha canlı ol.
    • Come on, team, let’s look alive and get this project done! (Hadi, ekip, harekete geçin ve bu projeyi bitirin!)
    • The coach’s pep talk made the players look alive and ready for the game. (Koçun teşvik konuşması oyuncuları canlandırdı ve oyun için hazır hale getirdi.)
  • Look down the line: Geleceği düşünmek, daha sonra ne olabileceğini düşünmek.
    • When making investments, it’s important to look down the line and consider potential outcomes. (Yatırım yaparken, geleceği düşünmek ve potansiyel sonuçları göz önünde bulundurmak önemlidir.)
    • The decision you make now will have an impact down the line. (Şimdi verdiğiniz karar ileride etkisi olacak.)

ingilizcede look fiilini ve çok daha fazlasını open englishte öğren

Hedeflerine Ulaşmak İçin Open English İle Adım At!

Hayat, fırsatlarla dolu bir serüven. Ve sen bu serüvenin en iyi şekilde tadını çıkarmak istiyorsun, öyle değil mi? İşte tam da bu noktada, İngilizcenin kapılarını dünya çapında açmana yardımcı olacak bir çözüm sunuyoruz: Open English!

İngilizce öğrenme süreci sıkıcı veya kafa karıştırıcı olmak zorunda değil. Open English ile her adımını keyifli ve etkili bir şekilde atabilirsin. Ne tür hedeflerin olursa olsun, iş veya seyahat, Open English sana gerekli dil yetisi kazandırmak için burada.

7/24 erişebileceğin online platformla istediğin yerden istediğin saatte derslere katılabilirsin. Alanında uzman native eğitmenler ile kendi yoğunluğuna göre program yapabilirsin.

Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli!

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek Mümkün Mü?

İngilizce öğrenme yolculuğuna çıkmayı planlayan herkesin aklında beliren bir soru var: Sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün mü? Hiç bilmiyorken İngilizce öğrenmeye başlamak tabii ki zorlu bir süreç gibi görünebilir ama bu sürece bir an önce başlamak, emin olun öğrenme sürenizi kısaltacak ve aklınızdaki soruları silecektir.

Sıfırdan İngilizce öğrenmek herkes için başlangıçta korkutucu ve yorucu görünür. Çünkü çok uzun bir yolculuk olacağı için aynı enerji ve istekle bu yolculuğu sonlandırmak, pek olası görünmez ama her zaman denildiği gibi başlamak bitirmenin yarısıdır. Siz bahanelerden kurtulup sıfırdan İngilizce öğrenmeye bir an önce başlayın.

Peki sıfırdan İngilizce öğrenmeye karar verdiniz, bu noktadan sonrası ne olacak diye mi merak ediyorsunuz? O zaman yazımızı okumaya devam edin; ayrıca yazının sonunda sıfırdan İngilizce öğrenmenizi kolaylaştıracak platformumuz hakkındaki detayları da kesinlikle inceleyin.

İngilizce Sıfırdan Öğrenmek İçin Nereden Başlamalı?

Yazının başında dediğimiz gibi tabii ki de sıfırdan İngilizce öğrenmek mümkün… Burada sizin güzel bir çalışma planı oluşturmanız ve o plana her zaman sadık kalmanız gerekiyor. Bir dil öğrenmek ne kadar yorucu görünse de sonucunda her açıdan bunun faydasını göreceksiniz.

Şimdi gelin sıfırdan İngilizce öğrenmek için nereden başlamanız ve nasıl hareket etmeniz gerektiğine dair detaylara bir göz atalım.

Kelime ve Gramer Öğrenme

Kelime ve gramer, sıfırdan İngilizce öğrenirken dikkate alınması gereken unsurların başında gelmektedir. Şöyle düşünelim; kelime öğrenmeyi es geçerek gramer üzerine yoğunlaştınız ve gramerde sağlam bir alt yapı oluşturdunuz. Cümle kurarken kullanabileceğiniz kelime bulamayacaksınız. Ya da tam tersi durum; sağlam bir kelime haznesine sahipsiniz ama gramer eksik… O zaman da kelimeleri ne şekilde kullanmanız gerektiğini bilemeyeceksiniz.

Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda sıfırdan İngilizce öğrenmek için kelime ve gramerin birlikte götürülmesi son derece önemlidir.

Open English ile kelime ve gramer çalışmalarını birlikte efektif bir şekilde yürütebilirsiniz.

Reading (Okuma) Çalışmaları

Sıfırdan İngilizce öğrenirken okuma çalışmalarına da ağırlık vermelisiniz, çünkü öğrendiğiniz kelimelerin ve gramerin ne şekilde kullanıldığını görmeniz gerekir. Burada dikkat etmeniz gereken size uygun metinler seçmektir. Seviyenize göre seçeceğiniz okuma metinleriyle gramer ve kelime çalışmalarınızı pekiştirebilirsiniz.

Ayrıca ilgili olduğunuz alanlara dair yapacağınız reading çalışmaları, sıfırdan İngilizce öğrenme serüveninizi daha keyifli kılacaktır.

Open English ile seviyenize uygun okuma çalışmalarını kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

sıfırdan ingilizce öğrenme yöntemleri

Writing (Yazma) Çalışmaları

Kelime ve gramer pekiştirmenizde okuma kadar önemli olan bir diğer unsur da yazma çalışmalarıdır. Öğrendiğiniz her şeyi yazarak tekrar ederseniz, sıfırdan İngilizce öğrenme süreciniz göreceksiniz ki daha verimli bir hale gelecek. Hem cümle kurma, hem kelime tekrarı yapma, hem de grameri pekiştirme için önemli olan writing çalışmaları, sıfırdan İngilizce öğrenmenize önemli katkılarda bulunacaktır.

Önem verdiğiniz alanlara dair yazma çalışmaları gerçekleştirmeniz, 0’dan İngilizce öğrenme için önemli bir unsurdur.

Open English’in sunduğu yazma aracı ile İngilizce yazı yazma çalışmalarınızda hızlı bir şekilde ilerleme kaydedebilirsiniz.

Listening (Dinleme) Çalışmaları

Sıfırdan İngilizce öğrenmeye başladınız ve süreç gayet güzel gidiyor. Peki dinleme çalışmaları ne durumda? İngilizceyle sürekli ilgileniyor ve bir şeyler dinliyor musunuz? Sıfırdan İngilizce öğrenirken sadece yazacak ve okuyacakmış gibi davranmamalısınız. Sonuçta kişileri veya bir şeyleri dinlemek zorunda kalacaksınız. Dinleme konusunda da kendinizi geliştirmelisiniz.

Özellikle de konuşma aşamasına geçmeden önce listening çalışmalarına yoğunlaşmak, 0’dan İngilizce öğrenmede son derece önemlidir.

Open English ile ilgi alanlarınıza göre farklı pek çok dinleme çalışması yapabilir, bire bir özel derslerde hocalarınızı dinleyerek bu yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.

Speaking (Konuşma) Çalışmaları

Geldik İngilizcenin en sıkıntılı noktasına: İngilizce konuşma… Birçok insan sağlam bir İngilizceye sahip olmasına rağmen speaking aşamasında sıkıntılarla karşılaşır, çünkü konuşma pratik yaptıkça gelişir ve sürekli üzerine çalışmalar yapılması gerekir. Sıfırdan İngilizce öğrenirken de hangi aşama olursanız olun, speaking çalışmalarını kesinlikle eksik etmeyin.

Kendi kendinize ya da tanımadığınız yabancı kişilerle hiç çekinmeden İngilizce konuşun, 0’dan İngilizce öğrenme serüveninizi hiç tahmin etmeyeceğiniz bir noktaya getirin.

Open English ile bire bir ya da grup derslerine girerek İngilizce konuşma yeteneğinizi üst seviyelere kolayca çıkarabilirsiniz.

sıfırdan ingilizce öğrenmek mümkün mü

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek İçin En İyi Uygulama: Open English

Open English olarak sunduğumuz platformumuzda, sıfırdan İngilizce öğrenmek isteyenlere profesyonel çözüm sunuyoruz. Platformumuzda yer alan farklı özellikler ile 0’dan İngilizce öğrenmeyi kolay bir hale getiriyoruz. Şimdi bu özelliklere yakından bakalım:

7/24 Canlı Dersler

Her yarım saatte bir başlayan canlı derslerimizle, İngilizce konuşma ve gramer bilgilerinizi geliştirebilirsiniz. Profesyonel eğitmenler tarafından gerçekleştirilen canlı dersler, sıfırdan İngilizce öğrenmeye başladığınızda sizin seviyenize göre şekillenmektedir.

Bire Bir Özel Dersler

Ek bir hizmet olarak sunduğumuz bire bir özel dersler, özellikle de İngilizce konuşma yeteneğinizi üst seviyelere çıkarmanıza yardımcı olmaktadır. Farklı paketler halinde sunulan bire bir özel dersler, akıcı İngilizce konuşma yeteneğinizi ciddi seviyelere taşımaktadır.

Telaffuz Alıştırmaları

İngilizce telaffuz yeteneğinizi geliştirmenize fırsat tanıyacak olan telaffuz alıştırmaları, karşınıza gelen cümleyi dinledikten sonra mikrofonu açarak okuma biçiminde gerçekleşmektedir. Burada sizi dinleyen yapay zeka temelli aracımız, yanlış telaffuz ettiğiniz kelimeleri size göstermekte ve gelişiminize ciddi katkılarda bulunmaktadır.

İnteraktif Videolar

Bir video içinde hem okuma, hem kelime öğrenme, hem dinleme, hem de telaffuz alıştırmaları yaptığınızı düşünebiliyor musunuz? İşte interaktif videolarımız bunların hepsini tek seferde sunuyor. İnteraktif videolarımız sayesinde İngilizcenizi farklı yönlerden geliştirebilirsiniz.

Deyimler

Sıfırdan İngilizce öğrenmek için önemli bir unsur olan deyimler, platformumuzda sizi bekliyor. Günlük hayatta sık karşılaşılan deyimlerin anlamlarını ve ne şekilde kullanılabileceğini öğreneceğiniz deyimler bölümü, 0’dan İngilizce öğrenirken çok işinize yarayacak.

İş İngilizcesi

Mesleki İngilizceyi öğrenmek için değerlendirebileceğiniz iş İngilizcesi bölümü, seçtiğiniz 3 mesleğe dair detaylara hakim olmanıza olanak tanıyor. İş İngilizcesi çalışmaları sayesinde mesleki İngilizcenizi geliştirebilir ve yeni kariyer adımlarını güvenle atabilirsiniz.

Yazma, çeviri yapma, sözlükten kelime öğrenme ve dilbilgisi kılavuzuna ulaşma avantajlarıyla Open English, sıfırdan İngilizce öğrenme serüveninizi son derece verimli kılıyor. Siz de 0’dan İngilizce öğrenmek istiyorsanız, yan tarafta yer alan doldurarak size ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

İngilizce Kadın Elbise Stilleri

Kıyafetler sadece bedenimizi örtmekle kalmaz; aynı zamanda kişiliğimizi, ruh halimizi ve hatta hayallerimizi yansıtan güçlü bir ifade biçimidir. Kadınlar için elbiseler, dünya genelinde gardıropların vazgeçilmez parçaları haline gelmiştir. Onlar sofistike bir tarzın, rahatlığın ve kişisel özgünlüğün bir karışımını yansıtarak, eşsiz bir tarzı sergilemek için çok yönlü bir tuval oluştururlar. 

Dünya çapında modayı takip etmek de bu gardırop aşkına dahil. Bu yüzden bu modayı takip edecek kadar İngilizce bilmek gerekiyor. Bu blog yazısında, farklı zevklere, fırsatlara ve ruh hallerine hitap eden çeşitli kadın elbise stillerinin İngilizce karşılıkları nelermiş, bunlara bakacağız.

Hiç yeni bir dilde akıcı konuşmanın hayalini kurdun mu? Open English ile o hayal gerçeğe dönüşebilir. Kariyer olanaklarını artırmak, dünyanın dört bir yanındaki insanlarla iletişim kurmak veya sadece yeni kültürleri keşfetmek istiyor ol. Open English’in online dil kursları, hedeflerini gerçekleştirmene yardımcı olmak üzere tasarlandı.

Kurslar, yoğun yaşamına sorunsuz bir şekilde uyum sağlayacak şekilde tasarlandı. 7/24 platforma erişim sayesinde, kendi hızında öğrenebilir, istediğin zaman ve nerede olursan ol kolayca ders alabilirsin.

Open English’in deneyimli, anadil konuşan eğitmen ekibi, dil yolculuğun boyunca seni yönlendirecektir. Kişiselleştirilmiş geri bildirim ve ilgi çekici derslerle kısa sürede özgüvenle konuşuyor olacaksın.

İngilizce konuşmak ve kursumuz hakkında daha fazla bilgi  için sayfanın kenarında bulunan formu doldurabilirsin. Hemen bugün ücretsiz deneme sürümüne kaydol, Open English ile kapıları aralayarak yeni fırsatların dünyasını keşfetmeye başla!

kadın elbise stillerinin ingilizce karşılıkları

Kadın Elbise Stillerinin İngilizce Karşılıkları

Ruffled Dresses (Volanlı Elbiseler):

Ruffled dresses are adorned with layers of frills, adding a playful and romantic touch to your outfit. (Volanlı elbiseler, katmanlar halinde volanlarla süslenir ve kombininize oyunbaz ve romantik bir dokunuş katar.)

Bodycon Dresses (Vücuda Oturan Elbiseler):

Bodycon dresses are form-fitting and accentuate your curves, creating a bold and confident statement. (Vücuda oturan elbiseler, vücut hatlarınızı vurgular ve cesur ve özgüven dolu bir ifade yaratır.)

Empire Waist Dresses (İmparator Bel Elbiseleri):

Empire waist dresses have a high waistline just below the bust, flowing down into a loose skirt, providing comfort and elegance. ( İmparator bel elbiseleri, göğüs altından hemen yukarıda yüksek bir bel hattına sahiptir ve gevşek bir etekle aşağı doğru akar, konfor ve zarafet sağlar.)

High-Low Dresses (Ön Kısa Arkası Uzun Elbiseler):

High-low dresses have a hemline that is shorter in the front and longer in the back, creating a dynamic and trendy look. (Ön kısa arkası uzun elbiseler, ön tarafta daha kısa ve arka tarafta daha uzun bir etek hattına sahiptir ve dinamik ve trend bir görünüm oluşturur.)

Tiered Dresses (Kat Kat Elbiseler):

Tiered dresses feature layers of fabric that cascade down, adding volume and movement to the dress. (Kat kat elbiseler, aşağıya doğru kaskatı kumaş katmanlarıyla hareket ve hacim katar.)

Tunic Dresses (Tunik Elbiseler):

Tunic dresses have a loose and relaxed fit, often worn as a versatile and comfortable option for casual occasions. (Tunik elbiseler, geniş ve rahat bir kesime sahiptir ve genellikle rahat etkinlikler için çok yönlü ve rahat bir seçenek olarak giyilir.)

Corset Dresses (Korseli Elbiseler):

Corset dresses are characterized by their fitted bodices that cinch the waist, creating an hourglass figure. (Korseli elbiseler, beli sıkıştıran oturan üst bedenleriyle tanınırlar ve kum saati şeklinde bir siluet yaratırlar.)

Balloon Sleeve Dresses (Balon Kollu Elbiseler):

Balloon sleeve dresses feature voluminous sleeves that add drama and flair to the overall look. (Balon kollu elbiseler, hacimli kollara sahiptir ve genel görünüme drama ve hava katarlar.)

Verimli bir şekilde İngilizce çalışmak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

kadın elbise stillerinin ingilizce karşılıkları - cowl neck dresses

Cowl Neck Dresses (Kapüşonlu Elbiseler):

Cowl neck dresses have a draped neckline that adds an elegant and sophisticated touch to the dress. (Kapüşonlu elbiseler, sarkık bir dekolteye sahiptir ve elbiseye zarif ve sofistike bir dokunuş katarlar.)

Midi Dresses (Midi Boy Elbiseler):

English Sentence: Midi dresses have a length that falls between the knee and ankle, offering a versatile and timeless choice. (Midi boy elbiseler, diz ve bilek arasında uzunluğa sahiptir ve çok yönlü ve zamansız bir seçenek sunarlar.)

Sheath Dresses (Vücuda Oturan Elbiseler):

Sheath dresses have a tailored, figure-hugging silhouette that exudes elegance and sophistication. (Vücuda oturan elbiseler, kesilmiş ve vücuda sıkıca oturan bir siluetleri ile zarafet ve sofistike bir hava yayar.)

Halter Neck Dresses (Halter Boyunlu Elbiseler):

Halter neck dresses have straps that wrap around the neck, creating a chic and modern neckline. (Halter boyunlu elbiseler, boynun etrafında dolanan askıları ile şık ve modern bir dekolte oluşturur.)

Asymmetric Hem Dresses (Asimetrik Etekli Elbiseler):

Asymmetric hem dresses have uneven hemlines, adding an artistic and edgy touch to your look. (Asimetrik etekli elbiseler, düzensiz etek hatları ile görünümünüze sanatsal ve havalı bir dokunuş ekler.)

Shirt Dresses (Gömlek Elbiseler):

Shirt dresses resemble oversized shirts, offering a relaxed yet stylish option for various occasions.( Gömlek elbiseler, büyük beden gömlekleri andırır ve çeşitli fırsatlar için rahat ancak şık bir seçenek sunar.)

Sequin Dresses (Payetli Elbiseler):

Sequin dresses are adorned with shimmering embellishments, making them perfect for dazzling at parties. (Payetli elbiseler, parıldayan süslemelerle süslenir ve partilerde göz kamaştırmak için mükemmeldir.)

Pleated Dresses (Pileli Elbiseler):

Pleated dresses feature folds of fabric that create an elegant and flowing texture. (Pileli elbiseler, kumaş katlarına sahiptir ve zarif ve akıcı bir dokuya sahip oluşturur.)

Kimono Dresses (Kimonolu Elbiseler):

Kimono dresses are inspired by traditional Japanese kimonos, featuring wide sleeves and a relaxed fit. (Kimonolu elbiseler, geleneksel Japon kimonolarından esinlenmiş olup geniş kollara ve rahat bir kesime sahiptir.)

kadın elbise stillerinin ingilizce karşılıkları - slip dresses

Slip Dresses (İç Elbiseler):

Slip dresses have a sleek and minimalistic design, often worn with a casual and effortless vibe. (İç elbiseler, şık ve minimalist bir tasarıma sahiptir ve genellikle rahat ve çaba harcamadan giyilir.)

Floral Print Dresses (Çiçek Desenli Elbiseler):

Floral print dresses are perfect for adding a touch of femininity to your outfit. (Çiçek desenli elbiseler, kombininize kadınlık ve zarafet katmak için harika bir tercihtir.)

Maxi Dresses (Uzun Elbiseler):

Maxi dresses are comfortable and versatile, suitable for both casual outings and more formal occasions. (Uzun elbiseler rahat ve çok yönlüdür, hem günlük gezintiler hem de daha resmi etkinlikler için uygundur.)

A-line Dresses (A-Çizgisi Elbiseler):

A-line dresses are known for their flattering silhouette that gradually widens from the shoulders to the them. (A-çizgisi elbiseler, omuzlardan etek ucuna doğru yavaşça genişleyen hoş siluetleri ile tanınır.)

Wrap Dresses (Sarma Elbiseler):

Wrap dresses cinch at the waist and create a wrapped effect, making them a stylish choice for various body types. (Sarma elbiseler, beli sıkıştırarak ve sarılı bir etki yaratarak farklı vücut tipleri için şık bir tercih sunar.)

Off-the-Shoulder Dresses (Omuzdan Askılı Elbiseler):

Off-the-shoulder dresses expose the shoulders, giving a flirty and romantic look. (Omuzdan askılı elbiseler omuzları açığa çıkararak flörtöz ve romantik bir görünüm sağlar.)

Shift Dresses (Shift Elbiseler):

Shift dresses are known for their simple, straight silhouette that hangs loosely from the shoulders. (Shift elbiseler, omuzlardan gevşek bir şekilde sarkan basit ve düz bir siluetleri ile tanınırlar.)

Ballgown Dresses (Balo Elbiseleri):

Ballgown dresses are characterized by their full skirts and fitted bodices, making them ideal for formal events. (Balo elbiseleri, dolgun etekleri ve oturan üst bedenleri ile formal etkinlikler için idealdir.)

Peplum Dresses (Peplum Elbiseler):

Peplum dresses have a flared ruffle at the waist, creating a playful and flattering effect. (Peplum elbiseler bel kısmında açılan volanlarıyla oynak ve hoş bir etki yaratır.)

İngilizce Seviyeler

Hayatımızın bir evresinde hepimiz bir şekilde, İngilizce öğrenmek için bir çaba harcamışızdır; ilkokul, ortaokul, lise ya da üniversite… Belki de iş hayatına başlayınca kişisel gelişim sağlamak için…

Her ne olursa olsun İngilizce eğitimi almaya başladığında bir seviye tespit sınavına girmiş ve beginner, elementary ve intermediate gibi İngilizce seviyelerinden bir tanesine dahil olmuşsundur.

Genele baktığımızda birbirlerinden gramer ve kelime sayısı bakımından farklı olan İngilizce dil seviyeleri, İngilizce yeterliliği tespit etmeye ve ona göre oluşturulmuş eğitim planını uygulamaya yardımcı olur.

Başlangıçtan ileri seviyeye kadar 6 başlık altında toplanan İngilizce seviyelerine şimdi yakından bakalım.

A1 (Beginner) İngilizce Seviye

İngilizcenin başlangıcı olarak nitelendirilebilecek olan A1 seviyesi, kişilerin İngilizce öğrenmeye başladığı aşamadır. Bireyin basit olarak kendini ifade edebileceği belirli cümle kalıplarını ve temel İngilizce kelimeleri öğrendiği A1 İngilizce seviyesinde, kişisel bilgileri içeren temel cümleler kullanılır.

Sağlam bir alt yapının oluşması için elzem olan A1 seviye İngilizce, kısıtlı bir iletişime imkân sağlasa da gelişim için olmazsa olmazdır ve karşıdaki bireyi anlamaya başlamak için önemlidir.

A1 İngilizce Konuları

Başlangıç seviyesi olduğu için harflerin ve sayıların okunuşuyla başlanılan A1 seviye İngilizce; personal pronouns, object pronouns, to be, there is, there are, how much ve daha farklı pek çok konunun öğretildiği aşamadır.

İngilizce cümle kurma ve kendini basit bir şekilde ifade etme üzerinde durulan A1 İngilizce konuları; simple present tense, sıklık zarfları (usually, always, often gibi), wh question, saat ifadesi gibi çalışmaları da içermektedir.

A2 (Elemantary) İngilizce Seviye

Başlangıç seviyesinden sonraki aşama olan A2 İngilizce seviyesi, A1 seviyesinde öğrenilen konuların detaylarının genişletildiği ve buna paralel olarak kelime haznesinin geliştirildiği aşamadır.

Bireylerin kendi mesleklerini, yaşadıkları yerleri, hobilerini ve rutinlerini ifade ettiği Elemantary İngilizce, basit cümlelerin kurulmaya başlandığı ve İngilizce bilen kişilerle kısa konuşmaların hayata geçirildiği bir seviyedir.

A2 İngilizce Konuları

A2 İngilizce konuları, A1’de yer alan konulara ek olarak simple past tense, present perfect tense ve future tense zamanlarının öğrenildiği dilimdir.

Bunların yanı sıra comparative, relative pronouns, infinitives, wishes, if ve be able to gibi konuşmada kullanılan yapıların değinildiği A2 İngilizce konuları, İngilizce öğrenmeye yardımcı olan ve kelime haznesini artırmaya fırsat tanıyan farklı pek çok konuyu da içermektedir.

B1 (Pre-Intermediate) İngilizce Seviye

Orta seviye öncesi olarak nitelendirilebilen B1 seviye İngilizce, A1 ve A2 seviyesini başarı ile tamamlayabilen kişilerin katıldığı ve İngilizcelerini geliştirdikleri bir aşamadır.

Genel olarak ilk iki seviyedeki konuların genişletilerek anlatıldığı Pre-Intermediate İngilizce seviyesi, günlük hayatta gerçekleşmesi muhtemel kısa konuşmaları kolay bir şekilde yapmaya fırsat tanımaktadır.

B1 İngilizce Konuları

İlk iki İngilizce seviyelerindeki konulara ek olarak present perfect, past perfect, ve future perfect gibi konuların ele alındığı B1 İngilizce seviyesi, konuşma kabiliyetini artırmaya ve diğer seviyelerde öğrenilen kelimelerin üzerine koyarak kelime haznesini çoğaltmaya yönelik çalışmaları içerir.

Seyahat ederken rahatça konuşmak ve hakim olunan konuları net bir şekilde ifade etmek için yardımcı olan B1 İngilizce konuları; articles, reported speech ve passive voice gibi partları da içerisinde bulundurmaktadır.

B2 (Intermediate) İngilizce Seviye

Türkçeye orta seviye olarak çevrilen B2 İngilizce seviyesi, özellikle de yurt dışı seyahatlerinde ve İngilizce konuşan bireylerin olduğu ortamlarda rahat bir şekilde iletişim kurmanın kapılarını açar.

B2 seviye İngilizceyi bitirenler kendilerine güvenerek İngilizce konuşabilirler ve farklı konularda kısa makaleleri kolay bir şekilde hazırlayabilirler.

B2 İngilizce Konuları

B2 İngilizce seviye konularında diğer seviyelerdeki konuların daha kapsamlı halleri işlenirken bunların yanı sıra was-were going to, adverbal clauses, infinitives ve gerund konuları ele alınır.

Past perfect continuos ve present perfect continuos gibi zamanların da dahil olduğu B2 İngilizce seviyesinde, time clauses ve causative form konuları üzerine de çalışmalar yapılır.

ingilizce seviye konuları

C1 (Upper-Intermediate) İngilizce Seviye

İleri seviye olarak telaffuz edilen C1 İngilizce seviyesi, uzun ve zorlu makaleleri kolay bir şekilde anlamanın mümkün olduğu ve İngilizce dilinde iletişimin çok pratik hale geldiği bir aşamadır.

Upper-Intermediate İngilizce seviyesindeki bireyler, kendi alanlarında diledikleri uzunluktaki metinleri ve sunumları İngilizce olarak hazırlayabilirler, İngilizceyi akademik ve sosyal olarak efektif bir şekilde kullanabilirler.

Detaylı bilgi C1 İngilizce Seviyesi yazımızda!

C1 İngilizce Konuları

Relative clauses, passive voice ve if clauses konularının derinlemesine incelendiği C1 İngilizce seviyesi, Intermediate aşamasında işlenen zamanların kapsamlarının genişletilmiş hallerini de içerir.

Diğer seviyelere ek olarak inversion, subjunctives ve reduction gibi farklı konular üzerine de yoğunlaşılan C1 İngilizce seviyesi, yurt dışında yaşamak isteyen bireylerin yaşamlarını rahat bir şekilde devam ettirmelerine fırsat tanır.

C2 (Advanced) İngilizce Seviye

En üst seviye olarak görünen Advanced, İngilizceyi anadil gibi konuşmaya, filmleri veya dizileri altyazısız izlemeye ve okunan her metni kolay bir şekilde anlamaya yardımcı olmaktadır.

Yurt dışında iş bulmanın kapılarını da açacak olan C2 İngilizce seviyesi, biraz abartı gibi görünse de dilin her detayına ve farklı kelimelerine hakim olduğun için İngilizce dilinde kitap yazmana bile fırsat tanıyabilir.

C2 İngilizce Konuları

C1 seviyesindeki konulara ek olarak cleft sentences dahil olan C2 İngilizce konuları, artık İngilizceyi tam olarak bildiğiniz için farklı alanlarda da gelişebilir.

Akademik ya da mesleki İngilizcenin geliştirilebileceği C2 İngilizce seviye konuları, daha vurgulu konuşmak ve dikkat çekici metinler hazırlamak için önemlidir. Ayrıca akıcı bir konuşmaya sahip olmak için speaking eğitimlerinin de dahil edildiği C2 İngilizcede kendini istediğin noktaya ulaştırabilirsin.

Eğer sen de İngilizceyi ana dilin gibi öğrenmek ve akıcı bir şekilde konuşmak istiyorsan, Open English olarak sunduğumuz %100 online İngilizce kursumuzu tercih edebilirsin.

İngilizce seviye tespiti sınavına göre kur seviyenin belirlendiği eğitimimizde, tüm İngilizce seviyelerini öğrenerek hayalini kurduğun seviyeye ulaşabilirsin.

İngilizce Yol Tarifi – İngilizce Yol Tarifi Nasıl Yapılır?

Gidilecek bir yerin yolunu anlamak, anlatmak ve bulmak, günlük yaşamın önemli bir parçası. Yeni yerlere seyahat etmek, tanıdık olmayan sokaklarda dolaşmak veya bir turistik mekana gitmek gerektiğinde; etkili bir şekilde yol tarifi vermek veya almak oldukça değerli. İşte, bu noktada, İngilizce yol tarifleri hem yerel halk hem de yabancılar için önemli bir iletişim aracı haline geliyor. 

İngilizce yol tarifleri başlıklı yazımızda; seninle, yol tarifinin İngilizcesini ve İngilizce yol tariflerinde kullanılabilecek kavramları paylaşacağız. Yazımızın devamında temel İngilizce yol tariflerini öğrenerek ve kullanarak, yeni yerlere rahatça ulaşmanın ve yolculuğun keyfini çıkarmanın ipuçlarını keşfedeceksin. Her türlü mekanik ve teknolojik ilerlemeye rağmen, basit ve etkili bir şekilde İngilizce yol tarifleri vermek ve anlamak, iletişim becerilerinin önemli bir yönünü oluşturmaya devam ediyor. 

İngilizce yol tariflerini kolayca anlamak için hemen bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurarak online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlat!

İngilizce Yol Tarifi Nedir?

İngilizce yol tarifleri konusundan bahsedeceğimiz yazımızda öncelikle, İngilizce yol tarifinin ne demek olduğunu ele almak istiyoruz. İngilizcede yol tarifi anlamına gelen terim, “directions” olarak ifade ediliyor. İngilizce yol tariflerini belirten bu terim; bir kişiye, bir yerden başka bir yere gitmek için izlenmesi gereken yolların ve yönergelerin aktarılması manasını taşıyor.

İngilizce yol tarifleri; genellikle belirli cadde veya sokak isimleri, dönemeçler, kavşaklar, ve benzeri yerel referansları içerebiliyor. İngilizce yol tarifleri, insanların gitmek istedikleri yere kolayca ulaşmalarını sağlamak için kullanılıyor. İngilizce yol tariflerinde, belirgin noktaları tanımlamak için binalar, kavşaklar, tabelalar ve diğer referans noktaları da kullanılabiliyor. Ayrıca kilometre veya mil gibi mesafe ölçüleri de dahil edilebiliyor.

Örneğin: “From the hotel, go straight on Main Street for about 500 meters. Then, turn right onto Oak Avenue. Walk two blocks and you’ll see a large blue building on your left. The restaurant is just across the street from the blue building.”

Türkçe çevirisi: “Otelden çıkıp ana cadde üzerinde yaklaşık 500 metre düz gidin. Ardından, Oak Bulvarı’na sağa dönün. İki blok yürüdükten sonra solunuzda büyük bir mavi bina göreceksiniz. Restoran, mavi binanın tam karşısında.”

Hemen İngilizce öğrenmeye başlamak için sayfadaki formu doldurabilir, Open English ile hızlıca İngilizce öğrenebilirsin!

ingilizce yol tariflerinde kullanılabilecek kavramlar

İngilizce Yol Tariflerinde Kullanılabilecek Kavramlar

İngilizce yol tariflerinden bahsetmek istiyorsan bazı kavramları öğrenmen senin için faydalı olacak. Bu kavramlar sayesinde günlük hayatında rahatlıkla İngilizce yol tariflerini anlatabilirsin. İşte, İngilizce yol tariflerinde kullanabilmen için seçtiğimiz 30 kavram ve Türkçe karşılıkları!

  1. Turn – Dön
  2. Go straight – Düz git
  3. Continue – Devam et
  4. Take a left/right (Turn left/right) – Sola/sağa dön
  5. Intersection – Kavşak
  6. Traffic light – Trafik lambası
  7. Crosswalk – Yaya geçidi
  8. Roundabout – Döner kavşak
  9. Bridge – Köprü
  10. Underpass – Alt geçit
  11. Overpass – Üst geçit
  12. Exit – Çıkış
  13. Entrance – Giriş
  14. Pedestrian zone – Yaya bölgesi
  15. Sidewalk – Kaldırım
  16. Street – Sokak, cadde
  17. Avenue – Bulvar
  18. Highway – Otoyol
  19. Lane – Şerit
  20. Turnpike – Otoban
  21. Ramp – Rampa
  22. Mile – Mil
  23. Kilometer – Kilometre
  24. Distance – Mesafe
  25. Direction – Yön
  26. North – Kuzey
  27. South – Güney
  28. East – Doğu
  29. West – Batı
  30. Landmark – Nokta atışı yer

Bu kavramları kullanarak İngilizce yol tarifleri yapabilir ve gerektiğinde iletişimi kolaylaştırabilirsin. Bazen, belirli bir adresi sorarak İngilizce yol tariflerini öğrenmek isteyebilirsin. Peki, İngilizce adres sormayı biliyor musun? İngilizce Adres Sorma Kalıpları yazımız sayesinde istediğin adresi kolaylıkla sorabilirsin.

ingilizce yol tarifi örnekleri

İngilizce Yol Tarifi Örnekleri

İngilizce yol tariflerini merakla beklediğini biliyoruz. Yazımızın bu bölümünde senin için 3 farklı İngilizce yol tarifi paylaşacağız. Parka, otobüs durağına ve restorana gidişi anlatırken kullanabileceğin İngilizce yol tariflerini yazımızın devamında bulabilirsin.

Parka Gidişi Anlatan İngilizce Yol Tarifi

İngilizce:

Start walking down Elm Street. Take the first right onto Maple Avenue. Continue for two blocks until you see the park on your left. Walk past the playground and you’ll find the entrance near the fountain. The park entrance is right next to the large oak tree.

Türkçe:

Elm Caddesi’nde yürümeye başlayın. İlk sağa dönün, Maple Bulvarı’na. İki blok boyunca devam edin, parkı solunuzda göreceksiniz.Oyun parkını geçin, girişi çeşmenin yakınında bulacaksınız. Park girişi büyük meşe ağacının hemen yanındadır.

Otobüs Durağına Gidişi Anlatan İngilizce Yol Tarifi

İngilizce:

Exit the building and turn left on Oak Street. Walk straight for about 300 meters until you reach the main intersection. Cross the street at the crosswalk and you’ll see the bus stop on your right. The bus stop is in front of the bookstore and next to the coffee shop. You can’t miss it; there’s a sign with the bus symbol.

Türkçe:

Binadan çıkın ve Meşe Caddesi’ne sola dönün. Yaklaşık 300 metre boyunca dümdüz yürüyün, ana kavşağa varacaksınız. Yaya geçidini kullanarak karşıya geçin, otobüs durağını sağınızda göreceksiniz. Otobüs durağı kitabevinin önünde ve kahve dükkanının yanındadır.

Kaçırmazsınız; otobüs sembolü olan bir işaret var.

ingilizce yol tarifi - restorana gidişi anlatan ingilizce yol tarifi

Restorana Gidişi Anlatan İngilizce Yol Tarifi

İngilizce:

Leave the hotel and walk straight ahead until you reach the roundabout. Take the second exit onto Market Street. Keep walking for three blocks, and you’ll see the restaurant on your left. The restaurant is across from the park and next to the bakery. Look for the red awning; that’s the entrance!

Türkçe:

Otelden ayrılıp düz gitmeye devam edin, döner kavşağa varacaksınız. İkinci çıkışı alarak Market Caddesi’ne çıkın. Üç blok boyunca yürümeye devam edin, restoranı solunuzda göreceksiniz. Restoran parkın karşısında ve fırının yanındadır. Kırmızı tente olan yere bakın; işte, giriş burada!

İngilizce yol tariflerine dair bu örnekleri rehber edinerek sen de kendi İngilizce yol tariflerini oluşturabilirsin. Kendi cümlelerinle kendine ait İngilizce yol tarifleri yazmak ve bu İngilizce yol tariflerini günlük hayatında tereddüt etmeden profesyonelce kullanmak istiyorsan Open English’ten İngilizce öğrenmenin zamanı geldi demektir!

%100 online İngilizce kursu Open English, İngilizce yol tarifleri verme ve alma becerilerini geliştirmek için mükemmel bir kaynak. Open English, interaktif öğrenme materyalleri ve pratik alıştırmalar sunarak, gerçek hayatta kullanabileceğin dil becerilerini geliştirmene yardımcı olur. 

İngilizce yol tarifleri verme ve alma, günlük hayatta karşılaşabileceğin durumlar arasında bulunuyor. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerinin moderatörlüğünde katılabileceğin konuşma sınıfları sayesinde pratik yaparak bu becerileri daha etkili hale getirebilir, günlük hayatında rahatlıkla İngilizce yol tarifleri alabilir ve verebilirsin.

İngilizce konuşmaya hemen başlamak için sayfada bulunan iletişim formunu bir an önce doldur. Seni hızlıca arayalım ve Open English’in tüm detaylarını anlatalım. İngilizceyi Open English’ten öğrenmenin keyfini kaçırma!

İzmir İngilizce Kursu

İzmir’de yaşıyorsunuz, İngilizce öğrenmeye karar verdiniz ve hemen internette İzmir İngilizce kursu araması yaptınız. Peki karşınıza çıkan kurslarda en çok dikkatinizi çeken şey neydi? Her İzmir İngilizce kursunun geleneksel bir şekilde gerçekleştiriliyor olmasıydı, değil mi?

Yani işten yorgun argın çıktığınızda evinize gitmek ya da hafta sonu dinlenmek yerine kursa katılmak zorunda kalacaksınız. Bu durumda genel olarak bir hevesle başlanan İngilizce kursları, kısa süre içerisinde çeşitli bahanelerle yarıda bırakılmakta ve İngilizce öğrenme serüveni yine başka bir bahara kalmaktadır.

Sizin kursa uyum sağlamak zorunda kalacağınız bir eğitim yerine dilediğiniz zaman istediğiniz şekilde hayata geçirebileceğiniz bir İngilizce eğitimi nasıl olurdu? Kulağa harika geliyor, değil mi? O zaman yazıyı okumaya devam edin, yazının sonunda bu konuyu derinlemesine açıklayacağız.

İzmir İngilizce Kursu İçin Doğru Tercihte Bulunmak

İzmir İngilizce kursu arayışınızda birçok geleneksel eğitim ile karşılaşacaksınız. Kimi zaman writing, kimi zaman speaking, kimi zaman listening, kimi zaman da reading temelli şekillenen geleneksel İngilizce kursları, genelde belirli zaman dilimlerinde gerçekleştirildikleri için problemlere sebebiyet verebiliyor. Bu problemleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Yorgun bir şekilde işten çıktıktan sonra kursa katılmanın zor gelmesi
  • Hafta için sarkan toplantılar neticesinde kurs saatinin kaçırılması
  • Hafta sonu aileyle yapılan planlar yüzünden İzmir İngilizce kursunun ertelenmesi
  • Şehir dışı planı sebebiyle kurs gününün eğitim için uygun olmaması

Bu problemleri daha farklı pek çok şekilde çoğaltabilirsiniz. Geleneksel İzmir İngilizce kurslarına ek olarak tercih edebileceğiniz online İngilizce kursu, bu sorunları ortadan kaldırarak İngilizceyi efektif bir şekilde öğrenmenize fırsat tanır.

Şimdi gelin online İngilizce kursu İzmir detaylarına yakından bakalım:

ingilizce kursu izmir

Online İzmir İngilizce Kursu Faydaları

Online İngilizce kursu İzmir için dikkat çeken birçok detay var. Bu detayları liste olarak sunmak daha iyi bir seçenek gibi görünüyor. İşte İzmir İngilizce kursunda online bir tercihte bulunmanın faydaları:

  • İzmir İngilizce kursu online, dilediğiniz zaman İngilizce eğitiminizi ilerletmenize imkan tanır.
  • Şehir dışı ziyaretleriniz İngilizce öğrenmenize engel olamaz, dilediğiniz yerden eğitiminizi devam ettirebilirsiniz.
  • Evinizde ya da bir seyahatte olduğunuz fark etmeksizin mekandan bağımsız derslere katılabilirsiniz.
  • Canlı dersler sayesinde İngilizce speaking yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.
  • Tüm kurları kolay ve hızlı bir şekilde İngilizce öğrenerek tamamlayabilirsiniz.
  • Verilerle İngilizce eğitiminizin ilerleyişini takip edebilirsiniz.
  • Tek bir platformda hem konuşma, hem okuma, hem yazma, hem de dinleme becerilerinizi geliştirebilirsiniz.
  • İlginizi çeken konularda, İngilizce makaleler ile sektörel bilgilerinizi geliştirebilirsiniz.

Yukarıda saydığımız faydalara ek olarak daha birçok avantajı bulunan Open English’i tercih ederek İzmir İngilizce kursu arayışınızı kolay bir şekilde neticelendirebilirsiniz.

Open English Online İngilizce Kursu İzmir

Alanında uzman bir kurum olarak dünya çapında bir milyondan fazla öğrenciye İngilizce eğitim veren Open English, İzmir İngilizce kursu için en doğru seçenek olarak ön plana çıkıyor. Yukarıda saydığımız online İngilizce eğitimine ek olarak daha nice faydası olan Open English İngilizce eğitimi, İzmir’de veya Türkiye’nin hangi ilinde olursanız olun evinize geliyor.

Siz de İzmir İngilizce kursu için yaptığınız araştırmalarda en doğru kararın Open English olduğunu fark ettiyseniz, burada yer alan formu doldurarak size ulaşmamızı sağlayabilirsiniz. Ekip arkadaşlarımız kısa süre içerisinde sizlerle iletişime geçecek ve merak ettiğiniz her soruyu cevaplayarak İngilizce öğrenme sürecinizi başlatacaktır.

Turizm & Otelcilik İçin İş İngilizcesi Terimleri

Daha önceki yazılarımızda da günümüzde iş dünyasında ilerleyebilmek, yurt içinde ve tabii ki yurt dışında iş olanaklarını genişletebilmek için iyi seviyede İngilizce bilmenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştik. Bu durum artık hemen hemen her sektör için geçerli olsa da, kolayca tahmin edilebilir sebeplerden ötürü belki de en çok geçerli olduğu alan turizm ve otelcilik.

Biz de bu yazımızda, turizm otelcilik alanında sıklıkla kullanılan iş İngilizcesi terimlerinden bazılarına yer verdik. Yazının geri kalanında, bu sektörde çalışmak için İngilizcenin önemine kısaca değinecek, ardından popüler terimlere, açıklamalarına ve Türkçe çevirilerine geçeceğiz. Sen de kendini denemek isterse, Türkçe açıklamaları okumadan önce İngilizcelerini kendin çevirmeyi deneyebilirsin…

Hazırsan başlayalım!

Turizm & Otelcilikte İngilizce Bilmenin Önemi

Yazının başında da kısaca belirttiğimiz gibi, turizm ve otelcilik sektörü, belki de İngilizce bilmenin en önemli olduğu sektör. Öyle ki, bu alanda çalışanların, ana dili İngilizce olsun olmasın dünyanın dört bir yanından konuk ile iletişim kurabilmesi gerekebiliyor.

Burada da, özellikle İngilizce okuyup yazabilmekten çok bu dili akıcı bir şekilde konuşabilmek son derece önemli hale geliyor. Dolayısıyla, turizm ve otelcilik alanında çalışan bireyler, akıcı bir şekilde İngilizce konuşabildikleri zaman, bu sektörde görev alabilecekleri pozisyonların sayısı da önemli ölçüde artıyor.

Şimdi de, birlikte bu alanda en sık kullanılan terimlerden bazılarına bir bakalım…

turizm otelcilik iş ingilizcesi terimleri ve çevirileri

Turizm & Otelcilik İş İngilizcesi Terimleri ve Çevirileri

Accommodation (Konaklama)

Accommodation is a term used to specify a room, group of rooms, or building in which people may stay.

Konaklama terimi, insanların kalabileceği bir veya birkaç odayı, veya bir binayı belirtmek için kullanılır.

ADR – Average Daily Rate (Ortalama Günlük Fiyat)

The average daily rate is a metric used in the hospitality industry that indicates the average revenue earned for an occupied room on a day.

Ortalama Günlük Fiyat, konaklama sektöründe, bir odadan bir gün için elde edilen kârı belirtmek için kullanılan metriktir.

Best Available Rate – Mevcut En İyi Fiyat

Best Available Rate is the lowest rate of the day available for guests to book.

Mevcut En İyi Fiyat, belirli bir güne bir odayı rezerve edebilmek için misafirlere sunulabilen en düşük fiyattır.

Bed & Breakfast (Oda & Kahvaltı)

In hospitality, bed & breakfast is a service that provides a room to sleep in for the night and a breakfast in the morning. Or it can describe a small lodging establishment which one night of accommodation and a breakfast the next day.

Konaklama sektöründe, oda & kahvaltı, bir gecelik konaklama ve ertesi sabah kahvaltıyı kapsayan bir hizmet olabileceği gibi, bir terim olarak, bu konaklama ve kahvaltı hizmetini sunan küçük pansiyonları tanımlamak için de kullanılabilir.

turizm otelcilik için iş ingilizcesi kelimeleri - concierge

Concierge (Konsiyerj)

A hotel employee who assists guests by booking tours, making restaurant reservations, etc.

Konsiyerj, otel misafirlerine restoran rezervasyonları ya da tur gibi etkinliklerin rezervasyonları için yardımcı olan otel çalışanlarını tanımlamak için kullanılır.

Early Checkout (Erken Checkout)

Early Checkout is a term used to indicate that a guest is departing earlier than the decided checkout date.

Erken checkout, otel misafirinin otelden belirlenen checkout tarihinden daha erken ayrılması durumunu belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Housekeeping (Kat hizmetleri)

Housekeeping is a range of services including cleaning, disposing of the garbage, making beds, etc.

Kat hizmetleri temizlik, çöp atma, yatak yapma gibi bir dizi hizmeti kapsar.

Low Season (Sezon dışı & Ölü sezon)

Low season is the least popular time of year at a certain resort or a hote, when the accommodation prices are the lowest.

Sezon dışı, bir resort ya da otel için yılın en az ziyaret alınan ve konaklama ücretlerinin de en düşük olduğu dönemidir.

Vacancy (Boş oda/Boşluk)

Vacancy refers to the number of rooms in a hotel/resort that are available for accommodation.

Boşluk, bir resort veya otelde konaklamaya müsait boş oda sayısını belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Bunlar, turizm & otelcilik alanında sıklıkla karşına çıkacak terimlerden bazıları…

turizm otelcilik iş ingilizcesini open englishle öğren

İş İngilizceni, Open English İle İlerlet!

Eğer turizm & otelcilik alanında üniversite okumak ya da çalışmak istiyorsan, ya da halihazırda bu sektörde olup da iş İngilizceni geliştirmeyi arzuluyorsan, Open English online İngilizce kursu ile mesleki İngilizceni kolay, eğlenceli ve etkili bir şekilde ilerletebilirsin!

Ana dili İngilizce olan tecrübeli eğitmen kadrosu, diğer öğrenciler ile bir araya gelip pratik yapabileceğin online konuşma grupları, sınırsız içerik erişimi, 7/24 canlı ders ve daha pek çok ayrıcalık, Open English’te seni bekliyor! Sen de İngilizce okuma, yazma ve konuşma becerilerini hızla geliştirip bu dili akıcı bir şekilde konuşabilmek istiyorsan, dünyanın yanında 1,5 milyon öğrenci ve profesyonelin tercih ettiği Open English’i hemen keşfetmeye başla deriz!

İngilizce İsimler: İngilizce Kız İsimleri ve İngilizce Erkek İsimleri

İngilizce isimler konusunda ne kadar bilgin var? Muhtemelen sevdiğin sanatçıları ve hayali karakterleri düşündün, değil mi? Aklına ilk ne geldi? Mesela İngilizce erkek isimleri arasında? Ya da İngilizce kız isimleri arasında? Bizimle paylaşmak istersen, senin için en güzel İngilizce isimleri yorum kısmına yazabilirsin.

İngilizce isimler arasında en güzellerini nasıl seçeceğiz ki? En iyisi bunu insanlara ve kurumlara bırakalım. ABD Sosyal Güvenlik Kurumu’nun düzenlediği 1920 – 2021 Yılları Arasında En Çok Kullanılan İsimler raporundan aldığımız bilgilerle hazırladığımız İngilizce isimler listesi karşında!

İngilizce öğrenmek için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

ingilizce erkek isimleri

İngilizce Erkek İsimleri

Herkesin ismi kendine güzel. Fakat bazı isimler var ki onlar daha çok tercih ediliyor. Şimdi karşında sıkça tercih edilen en güzel İngilizce isimler ve anlamları!

1 – James

İngilizce isimler arasında en çok tercih edileni merak ediyorsan, cevap James. 1920 – 2021 arasında tam 4,700,229 ABD vatandaşı çocuğuna bu ismi koymuş. İbranice Jacob isminden türemiş ve “takip eden, yerine geçen” anlamına geliyor.

İngilizce erkek isimleri arasında James, çok eski zamanlardan beri popüler bir isim. 17. yüzyılda Britanya tahtına geçen İskoç Kralı I. James sonrasında bu sonra bu isim çok popüler olmuş.

2 – Robert

İngilizce isimler ve anlamları listemizin ikinci sırasında Robert var. 1920’den beri 4 milyondan fazla Robert doğmuş. Alman kültüründen gelen bir isim olan Robert, “parlak şöhret” anlamına geliyor.

Popüler İngilizce erkek isimleri arasında Robert güncelliğini kaybediyor. 1970’den sonra bu isim en çok tercih edilen İngilizce isimler erkek klasmanında ilk 5’e giremedi.

3 – John

En güzel İngilizce isimler erkekler klasmanımızın üçüncü sırasında John var. ABD’de 4 milyondan fazla kullanılmış bir İngilizce isim olan John, aynı zamanda kimliği bilinmeyen kişiler için kullanılan isimde de karşımıza çıkıyor: John Doe.

John ismi oldukça eski. İbranice Yohanan isminden geliyor. Bu isim daha sonrasında Johannes’e evrilmiş, ardından günümüzdeki formuna kavuşmuş. Popüler İngilizce erkek isimleri sıralamasındaki yeri ne yazık ki sallanıyor. Çünkü 1972’den beri ilk 5’e giremedi.

4 – Michael

Erkekler için İngilizce isimler kategorimize çok tanıdık bir isimle devam ediyoruz. Michael! Michael Jackson, Michael Jordan, Michael Schumacher… Örnek çok!

ABD’de son 100 yılda 4 milyondan fazla bebeğe Michael ismi verilmiş. Olasılık bilimini düşündüğümüzde bu kadar çok ünlü Michael olması şaşırılacak bir şey değil 🙂

Michael ismi İbraniceden günümüze gelen bir diğer isim ve “tanrı gibi olan” anlamında geliyor. Bu ismin orijini ise, semavi dinlerdeki dört büyük melekten biri olan Mikail (Michael)…

5 – William

ABD’de son yüzyılda 3 buçuk milyondan fazla insanın taşıdığı bir isimle devam ediyoruz: William. İngilizce isimler listesine beşinci sıradan giren William, “sadık koruyucu” ve “güçlü savaşçı” anlamına geliyor.

Kökeni ise bir Alman ismi olan Wilhelm. William aynı zamanda oldukça soylu bir isim. Çünkü tarihte birçok William isimli İngiliz kral var.

İngilizce isimler erkek klasmanında William’ın yeri değişmiyor. Son yüzyılda çoğu zaman kendine ilk 5’te yer buldu.

6 – David

Hiç Türkçe isimlerin İngilizcesini merak ettin mi? Mesela Davut isminin İngilizcesi ne olabilir? Cevap başlıkta saklı, yani David! ABD’de son yüzyılda David ismi 3 buçuk milyondan fazla insana verilmiş. Dünyada muhtemelen çok daha fazla David var.

David isminin kökleri ise İbraniceden gelen “Dod” ve “Dawid”. “Sevgili, sevilen” anlamına geliyor. ABD’de kullanılan popüler İngilizce erkek isimleri olmasının yanı sıra Avrupa ülkelerinde bu isim sıkça kullanılıyor.

7 – Richard

İsimler İngilizce dilinde yazıldığı gibi okunmuyor. Mesela Richard ismini ele alalım. Bu ismin İngilizce okunuşu Ri-çırt. Alman kültüründen gelen bir isim olan Richard, cesur hükümdar anlamına geliyor. Ric (hükümdar, muhteşem) ve hard kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir isim ve tarihi çok eski.

8 – Joseph

Türkçe isimlerin İngilizcesi konusundan devam edelim. Yusuf isminin İngilizcesinin Joseph olduğunu biliyor muydun? Tarihi çok eski zamanlara giden bu isim, İbranice “Yosef”ten geliyor.

Anlamına bakalım dedik ama karşımıza birçok farklı bilgi çıktı. Tarih ve teoloji konusunda uzman bilim insanlarına göre, Joseph İbranicede “ekleyen” ya da “övgü, şöhret” anlamına gelen köklerden geliyor.

9 – Thomas

ABD’de en çok kullanılan İngilizce isimler listemizin dokuzuncu sırasında Thomas var. Son yüzyılda 2 milyondan fazla Thomas doğmuş. İbraniceden gelen bir diğer isim olan Thomas, “ikiz” anlamına geliyor.

Son yüzyılda ABD’de tercih edilen popüler İngilizce isimler arasında Thomas asla ilk 5’e giremedi ama düzenli olarak tercih edilen bir isim.

10 – Charles

İngilizce isimler arasında yakından tanıdığımız bir isimle devam ediyoruz: Charles. İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Prens Charles’ı hatırladın mı? Bu isim o kadar popüler ki son yüzyılda 2 milyondan fazla ABD vatandaşına ailesi tarafından Charles ismi verilmiş.

İngilizce isimler ve anlamları konusuna gelelim. Charles’ın anlamı “özgür adam”. Bu isim Almanca Karl (ya da Carl) isminin Fransızca versiyonu aslında.

Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

ingilizce kız isimleri

İngilizce Kız İsimleri

En güzel İngilizce isimlerin kadın versiyonlarına geçiyoruz. Yine aynı taktiği uyguluyor ve son yüzyılda ABD’de en çok tercih edilmiş isimleri seçiyoruz. Karşında ABD Sosyal Güvenlik Kurumu datalarına göre en çok tercih edilen İngilizce kız isimleri!

Bu arada listeye başlamadan önce dünyada en çok kullanılmış isimlere bir bakalım dedik. Forebears’in araştırmasına göre dünyada en çok kullanılan isim Maria. Dünyada toplamda 61 milyondan fazla Maria yaşadığı düşünülüyor. İngilizce kız isimleri arasından dünyada en çok kullanılan hangisi diye merak ediyorsan, sorunun cevabı Maria.

1 – Mary

İngilizce kadın isimleri listemizin başında Mary var. Son yüzyılda 3 milyondan fazla kadına Mary ismi verilmiş. Mary ismi “Meryem Ana”dan geliyor. Yeni doğanlar için İngilizce kız isimleri arasında en popüler olanı bu.

En çok kullanılan isimlerin İngilizcesine baktığımızda dini kültür öne çıkıyor. Mary, Eski Ahit’e göre Hz. Musa’nın kızkardeşi “Miriam”dan türemiş bir isim. “Sevgili” anlamının yanı sıra “asi” ve “acı” anlamına geliyor.

2 – Patricia

Kız çocukları için tercih edilen İngilizce kadın isimlerinin ikinci sırasında Patricia var. Latince dilinde asil ve soylu anlamına gelen “patrician” kelimesinden türemiş bir isim. İngilizce kız isimleri arasında kesinlikle özel bir yere sahip. Çünkü son 100 yılda 1 milyon 500 ABD vatandaşına bu isim verilmiş.

3- Jennifer

Jennifer Lopez, Jennifer Aniston, Jennifer Lawrence… Bu isimlerden birini mutlaka duymuşsundur! Son yüzyılda ABD’de Jennifer ismi verilmiş 1 milyon 400 bin kişi arasından sıyrılmak kolay olmasa gerek…İngilizce kız isimleri arasında Jennifer kesinlikle çok ünlü!

İngilizce isimler ve anlamları açısından Jennifer’i incelediğimizde, İngiliz mitolojisindeki Kral Arthur’un sevdiceği Guinevere ismini görüyoruz. Jennifer ismi buradan geliyor ve kökleri Galce’ye dayanıyor. “Adil, kutsanmış ruh ve beyaz büyücü” anlamlarına geliyor.

4 – Linda

Jennifer kadar popüler bir isimle devam ediyoruz. Son yüzyılda 1 milyon 400 binden fazla ABD’li bebeğe Linda ismi verilmiş. Bu ismin anlamı ise “güzel, tatlı ve şirin”.

İngilizce kız isimleri arasında Linda eskisi kadar popüler olmasa da, hala tercih edilen bir isim. Özellikle 1965 yılına kadar olan en popüler İngilizce kadın isimleri listesinde mutlaka ilk 5’teymiş.

5 – Elizabeth

İngiliz kraliyet ailesinin son yüzyıldaki en güçlü ismi Kraliçe Elizabeth ya da eski zamanların ünlü aktrisi Elizabeth Taylor… İngilizce kadın isimleri arasında Elizabeth oldukça popüler. Antik zamanlardan kalma bir isim olan Elizabeth, İbranicede “Tanrı benim yeminimdir.” anlamını veren köklerden türemiş.

6 – Barbara

En çok tercih edilen İngilizce isimler listemize Barbara ile devam ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde son 100 yılda neredeyse 1 milyon 400 bin tane bebeğe Barbara ismi verilmiş. Yani bu ismin çok sevildiğini söyleyebiliriz!

Barbara “yabancı, farklı” anlamına geliyor. Antik Yunancadaki Barbaros kelimesinden türemiş.

7 – Susan

Bazı isimler vardır, dünyanın her yerinde karşılaşabilirsin. Mesela Ali. Çok eski bir isim olduğu için özellikle İslam kültürünün yaygın olduğu ailelerde kullanılır ve kültürden kültüre göre pek değişmez.

Bazı isimler ise ufak değişiklikler gösterir ama aslında anlamı aynıdır. Mesela David ve Davut. Fakat Susan ve Suzan isimleri arasında bir bağ yok. Çok tercih edilen İngilizce kız isimlerinden Susan ismi leylak çiçeği anlamına geliyor. Türkçede karşılaştığımız Suzan ise yakıcı, kor, heyecanlı ve sevgili gibi anlamlara geliyor.

8 – Jessica

İngilizce isimler listemizin sekizinci sırasında Jessica var. 1921’den günümüze kadar ABD’de 1 milyondan fazla Jessica doğmuş. Böylece en çok tercih edilen İngilizce isimler sıralamasına girmeye hak kazanmış.

İngilizce isimler ve anlamları konusunda sıra dışı bir örnek varsa, o kesinlikle Jessica. Çünkü bu ismi Shakespeare türetmiş! İngilizce isimler kadınlar dünyasında bu ismin kesinlikle özel bir yeri var.

9 – Sarah

En çok tercih edilen İngilizce isimler listemizin dokuzuncu sırasında Sarah var. Oldukça eski bir isim olan Sarah’ın anlamı ise prenses, soylu kadın ve asil kadın. İngilizce isimler kadınlar dünyasında Sarah da eski fakat hala kullanılan bir isim.

10 – Karen

İngilizce isimler listemizin son sırasında Karen var. Son yüzyılda neredeyse 1 milyon ABD vatandaşına Karen ismi verilmiş. İsmin anlamı ise “saf”. En popüler İngilizce isimler kadın kategorisinin sonuna geldik böylece. 1921-2021 arası en popüler İngilizce kız isimleri arasından ilk 10 bu şekilde!

İngilizce isimler listemiz burada sona eriyor. Bu isimlerin yanı sıra son yıllarda popüler olan İngilizce isimler için aşağıdaki listeyi inceleyebilirsin.

  • Liam
  • Olivia
  • Noah
  • Sebastien
  • Elijah
  • Emma
  • Ava
  • Chloe

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

Tepkisel Seslerin İngilizceleri (Ay, üf, peh..)

Tepkisel sesler, dilin günlük kullanımında iletişimimize renk katan eğlenceli ve samimi ifadelerdir. Bu sesleri kullanarak duygularımızı ve düşüncelerimizi daha etkili bir şekilde ifade edebiliriz. Dil, kültürleri birbirine bağlayan bir araçtır ve tepkisel sesler, farklı toplumlarda benzer duyguları ve tepkileri paylaşmamıza yardımcı olur.

Dil öğrenirken ve iletişim kurarken tepkisel sesleri kullanmaktan çekinme! Bu eğlenceli ifadeleri doğru bağlamda kullanmak, iletişimini daha samimi ve doğal hale getirecektir. İngilizcede tepkisel sesleri kullanarak hem dil becerilerini geliştirebilir hem de kendini daha iyi ifade edebilirsin.

Yay! Open English ile Dil Öğren!

‘Ay! Ne kadar yoğun bir iş programım var’, diye düşünebilirsin. Ama endişelenme! Open English, esnek programlar sunarak dil öğrenme sürecini kendi hızına göre ayarlamana olanak tanır.

‘Hmm, acaba eğitmenler ne kadar kaliteli’, diye merak ediyor olabilirsin. Merak etme, Open English’deki eğitmenler uzman ve deneyimlidir. Sana özel bir eğitim süreci sunarak konuşma pratiğinde hızlı ilerlemeni sağlarlar.

‘Peh, dil öğrenme deneyimi hep sıkıcı olmuştur’, diye düşünebilirsin. Fakat Whoops! Open English, interaktif ve eğlenceli derslerle dolu! Video dersler, etkileşimli alıştırmalar ve eğlenceli etkinliklerle dil öğrenmek artık keyifli bir hale gelecek.

Yikes! İngilizce konuşma pratiği yapmak sana korkutucu gelebilir. Endişelenme, Open English sana diğer öğrencilerle etkileşim kurma fırsatı sunar. Konuşma pratiği yaparak kendini daha iyi ifade etme becerisine sahip olabilirsin.

Ah, işte burada bir dil öğrenme fırsatı! Open English, 24/7 destek sunar, böylece her an sorularına cevap alabilirsin. Haydi, şimdi kayıt ol ve dil öğrenme macerasına hemen şimdi başla!

ingilizce tepkisel sesler ve örnek cümleler

İngilizce Tepkisel Sesler ve Örnek Cümleler

Bu yazıda Türkçede sıklıkla kullandığımız tepkisel seslerin İngilizcedeki karşılıklarını göreceğiz. Awww! hadi başlayalım.

Ouch! (Ay!)

“Ouch!” ifadesi, acı ya da ağrı anlatmak için kullanılır. Örneğin, parmağını bir yere çarparsan ya da düşersen “Ouch!” diye bağırırsın.

  • “Ouch! I accidentally touched the hot stove, and the sharp pain instantly made me withdraw my hand. I ran it under cold water to soothe the burn.” (Ayy! Yanlışlıkla sıcak ocağa dokundum ve keskin acı anında elimi geri çekmeme sebep oldu. Yanığı yatıştırmak için hemen soğuk suyun altında tuttum.)

Phew! (Üf!)

“Phew!” ifadesi, rahatlama, şükran veya yorgunluk anlarında kullanılır. Örneğin, zor bir sınavdan çıktığında “Üf!” diyerek rahatladığını belirtebilirsin.

  • “Phew! After running a marathon, I collapsed on the grass, relieved and exhausted, but proud of my achievement.” (Uf! Bir maraton koştuktan sonra, çimlere yığıldım, rahatlamış ve yorgun hissediyordum, ama başarımın gururunu yaşıyordum.)

Pff (Peh!)

“Pff!” ifadesi, hafife alma, küçümseme veya beğenmeme durumlarında kullanılır. Örneğin, bir arkadaşın seni kızdırdığında “Pff!” çekerek tepkini gösterebilirsin.

  • “She said she doesn’t like pizza. Pff! Can you believe that?” (Pizza sevmediğini söyledi. Peh! Buna inanabiliyor musun?)

Hmm!

“Hmm!” ifadesi, düşünme, tereddüt etme veya şüphe duyma anlarında kullanılır. Örneğin, bir konuda karar veremediğinde “Hmm!” diyerek düşünme sürecinde olduğunu gösterebilirsin.

  • “Hmm, I’m not sure which movie to watch tonight.” (Hmm, bu akşam hangi filmi izleyeceğimden emin değilim.)

Yay! (Vuhu!)

“Yay!” ifadesi, coşku, sevinç ve mutluluk anlarında kullanılır. Örneğin, sevindiğin bir haber aldığında vs. 

  • “Yay! I got the highest score in the exam, and I’m so proud of my hard work and dedication.” (Yay! Sınavda en yüksek notu aldım ve çalışmalarıma ve özverime gurur duyuyorum.)

İngilizce çalışmak ve İngilizce tepkisel sesleri öğrenmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

tepkisel seslerin ingilizcesi - oops tüh

Oops! (Tüh!)

“Oops!” ifadesi, bir hata yaptığında veya bir şeyi düşürdüğünde kullanılır. Örneğin, bardağı düşürdüğünde “oops!” çekerek tepkini gösterebilirsin.

  • ‘’Oops, I accidentally spilled coffee on my new white shirt while rushing to catch the train.” (Oops, trene yetişmek için telaşla yeni beyaz gömleğime kahve döktüm.)

Ahh! (Ah!)

“Ahh!” ifadesi, hayranlık, şaşkınlık, hayal kırıklığı veya rahatlama gibi birçok duyguyu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, güzel bir manzaraya baktığında “Ah!” diye hayranlığını gösterebilirsin.

  • “Ah! The sunset is so beautiful.” (Ah! Günbatımı çok güzel.)

Eww! (Iyy!)

“Eww!” ifadesi, iğrenme, hoşlanmama veya tiksinme duygularını ifade etmek için kullanılır. Örneğin, garip bir yiyecek tadına baktığında “Eww!” diyerek tepkini gösterebilirsin.

  • “Eww, as I was walking through the dark and damp forest, I unexpectedly felt something squishy and repulsive under my shoe, and the unpleasant sensation made me shudder in disgust.” (Eww, karanlık ve nemli ormanda yürürken, beklenmedik bir şekilde ayakkabımın altında sıkışan bir şey hissettim ve hoş olmayan his beni iğrençlikle titretti.)

ingilizce tepkisel sesler - uh oh

Uh-oh! (Aman Allah’ım!)

“Uh-oh!” ifadesi, bir hata yaptığında veya bir problemle karşılaştığında kullanılır. Örneğin, bir şeyi kırdığında “Uh-oh!” diyerek kendini ifade edebilirsin.

  • “Uh-oh! I forgot to lock the door.” (Aman Allah’ım! Kapıyı kilitlemeyi unuttum.)

Yikes! (Eyvah!)

“Yikes!” ifadesi, korku, endişe veya şaşkınlık anlarında kullanılır. Örneğin, beklenmedik bir durumla karşılaştığında “Yikes!” diye tepkini gösterebilirsin.

  • “Yikes! The spider is huge!” (Eyvah! Örümcek çok büyük!)

Aww! (Ayy!)

“Aww!” ifadesi, sevimlilik, şefkat veya duygusal anlar için kullanılır. Örneğin, sevimli bir bebek görünce “Aww!” diye iç geçirebilirsin.

  • ‘’Aww, when the little girl saw her lost kitten return home, her face lit up with pure joy and she hugged it tightly, overwhelmed with happiness.’’ (Aww, küçük kız kaybolan kedisinin eve dönüşünü gördüğünde yüzü saf sevinçle parladı ve onu sıkıca sarılarak, mutlulukla dolup taştı.)

Whoops! (Hop!)

“Whoops!” ifadesi, küçük bir hata yaptığında veya dikkatsizce bir şey yaptığında kullanılır. Örneğin, bir şeyi düşürdüğünde “Whoops!” çekerek özür dileyebilirsin.

  • “Whoops! I spilled the milk.” (Hop! Sütü döktüm.)

Wow! (Vaov!)

“Wow” kelimesi, hayranlık, şaşkınlık, memnuniyet veya olumlu bir sürpriz duygusu ifade etmek için kullanılır. Aynı zamanda, bir şeyin büyüleyici, etkileyici veya olağanüstü olduğunu belirtmek için de kullanılabilir.

  • “Wow, the view from the top of the mountain is absolutely stunning!” (Wow, dağın tepesinden manzara kesinlikle büyüleyici!)

İngilizce dil kursumuzla alakalı detaylara ulaşmak için yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.

İngilizce Was Were Kullanımı ve Örnekler (Detaylı Konu Anlatımı)

Was were kullanımı hakkında detaylı bilgi mi arıyorsun? İngilizce was kullanımı ve were kullanımı hakkında merak ettiklerin varsa, bu yazımızda aradığın her detaya ulaşabilirsin.

Günümüz dünyasında İngilizce dil becerisi, insana birçok yeni kapı açıyor. Global şirketlerde İngilizce kullanımı ön planda, yani bu dili bilen çalışanlar kariyer yolculuklarına bir adım önde başlıyor. Üstelik İngilizce dil becerisi kazanmak, Almanca, Fransızca ve İspanyolca gibi yakın kökten gelen dillerin öğrenilmesini kolaylaştırıyor.

İngilizcede was were kullanımı en temel konuların başında geliyor. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kavramlar bazen karıştırılabiliyor ve bunun sonucunda hatalı kullanımlar karşımıza çıkıyor. İngilizce was kullanımı ve were kullanımı hakkında bilgi sahibi olarak bu tür hatalardan kaçınabilirsin.

Şimdi was were kullanımı nasıl yapılıyor? İngilizcede was were nerede ve ne zaman kullanılıyor? Tüm bu soruları yanıtlayalım.

Online İngilizce kursumuz hakkında detaylı bilgi almak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

İngilizcede Was Were Nedir?

İngilizce was were kullanımı hakkında bilgi sahibi olmadan önce bu kavramların ne olduğunu öğrenelim. İngilizcede was were, “to be” (olmak) yardımcı fiilinin past simple çekimi, yani geçmiş zamana dönüşmüş versiyonudur. Diğer bir deyişle “am, is, are” ifadesinin geçmiş zamana çekimlenmiş halidir.

İngilizcede were was kullanımı arasındaki en önemli fark, was tekil; were ise çoğul özneyi ifadeyi eder. Yani “ben, sen ve o” zamirlerinde was kullanımı; “biz, siz ve onlar” zamirlerinde ise were kullanımı yapılır.

Böylece was were nedir sorusunu yanıtlamış olduk. Şimdi were was kullanımı için tablolar yardımıyla bilgilerimizi pekiştirelim.

Was Were Kullanım Şekilleri ve Detaylı Konu Anlatımı

Was Were Kullanımı

Geniş Zaman (Present) Geçmiş Zaman (Past simple)
Am / is Was
Are Were

İngilizcede sıkça kullandığımız “to be” yardımcı fiilinin geniş ve şimdiki zaman hali tekil zamirlerde (ben, o) “am, is”; çoğul zamirlerde (biz, siz, onlar) ise “are”dır. İngilizce was were kullanımı ise bu durumun geçmiş zamana uyarlanmış halidir. Şimdi was were kullanımını örnekle açıklayalım.

  • I am a student → I was a student (Ben bir öğrenciyim →  Ben bir öğrenciydim.)
  • He is a student → He was a student (O bir öğrenci →  O bir öğrenciydi.)
  • They are students → They were students. (Onlar öğrenciler  →  Onlar öğrencilerdi.)

İngilizce were was kullanımı hangi zamirlere göre değişiyor? Tablodan inceleyelim.

Zamirler Yardımcı fiil geçmiş zaman hali (past simple) Olumsuz hali Olumsuz kısaltma
I, he, she, it (tekil zamirler) Was Was not Wasn’t
We, you, they (çoğul zamirler) Were Were not Weren’t

Not: Hem “sen” hem de “siz” anlamında kullanılan “you”, was were kullanımında çoğul olarak ele alınıyor. Tıpkı “are” kullanımında olduğu gibi.

ingilizce was kullanımı

İngilizce Was Kullanımı

İngilizce was were kullanımı konusunu şimdi daha da özelleştirelim. Öncelikle was konusunu ele alalım. Was kullanımı, “to be” yardımcı fiili için geçmiş zaman belirtir ve tekil zamirlerde karşımıza çıkar.Yani geçmiş zamanda bir konudan bahsediyorsak ve isim cümlesi kuruyorsak was kullanımı uygundur. Şimdi was kullanımı ile ilgili detaylara bir göz atalım.

İngilizce was kullanımı için olumlu cümle yapısı şöyledir:

Özne (tekil zamir) + Was  + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: I was at the home yesterday. (Dün gece evdeydim.)

İngilizce was kullanımı için olumsuz cümle yapısı şöyledir:

Özne (tekil zamir) + Was not + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: Buck Dharma wasn’t ready. (Buck Dharma hazır değildi.)

İngilizce was kullanımı için soru cümlesini şu şekilde kuruyoruz:

Was + Özne (tekil zamir) + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: Was he excited? (O heyecanlı mıydı?)

İngilizce was kullanımı örnek cümlelerle bilgilerimizi pekiştirelim. Böylece was were kullanımı arasındaki farkları daha iyi anlayabiliriz.

  • I was never there. (Ben orada hiç bulunmadım.)
  • He was ill. (O hastaydı.)
  • She was alone.  (O yalnızdı.)

İngilizce Were Kullanımı

İngilizce was were kullanımı konu anlatımında “were” kavramına geçiyoruz. “Were”, kullanım şekli olarak “was” ile aynı görevi görüyor fakat sadece çoğul isim cümlelerinde kullanılıyor. Yani “was”ın çoğul hali “were” diyebiliriz.

İngilizce were kullanımında bir önceki başlıkta işlediğimiz tüm formüller geçerli.

İngilizce were kullanımı için olumlu cümle yapısı şöyledir:

Özne (çoğul zamir) + Were  + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: You were at the home yesterday. (Dün gece evdeydin.)

İngilizce were kullanımı için olumsuz cümle yapısı şöyledir:

Özne (çoğul zamir) + Were not + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: Can weren’t ready. (Can hazır değildi.)

İngilizce were kullanımı için soru cümlesini şu şekilde kuruyoruz:

Were + Özne (çoğul zamir) + Nesne/Fiil + Diğer öğeler

Ör: Were you excited? (Heyecanlı mıydın?)

ingilizce were kullanımı

İngilizce Was Were Nerede Kullanılıyor? 

Was were kullanımı hakkında birçok detay öğrendik. Şimdi öğrendiklerimizi nerede ve zaman kullanabileceğimizi keşfetme vakti. İngilizcede was were kullanımı nerelerde karşımıza çıkıyor? Örneklerle inceleyelim.

Geçmişle ilgili bir durumdan söz ediyorsan was were kullanımı uygundur. 

  • We were at the park yesterday. (Biz dün parktaydık.)
  • She was sick last week, so she couldn’t come to school. (O geçen hafta hastaydı, bu yüzden okula gelemedi.)
  • I was on the phone 10 minutes ago. (10 dakika önce telefondaydım.)

Eski zamanda sahip olduğumuz bir unvandan bahsederken was were kullanabiliriz. 

  • Jim Lahey was the supervisor of Sunnyvale Trailer Park. (Jim Lahey Sunnyvale Karavan Parkı’nın yöneticisiydi.
  • They were the best strikers of our high school football team. (Onlar lise futbol takımımızın en iyi forvetleriydiler.)
  • Barack Obama was the president of the USA. (Barack Obama ABD başkanıydı.)

Dilek kipinde, yani “I wish” kalıplarının geçtiği cümlelerde was were kullanımı uygundur. 

  • I wish you were here. (Burada olmanı dilerdim.)
  • Mary and Jane wished they were somewhere else. (Mary ve Jane başka bir yerde olmayı dilediler.)
  • Cinderella wishes she was a princess. (Külkedisi prenses olmayı diler.)

was were kullanımında örnekler

Past continuous tense çatılı cümle kurarken was were kullanımı yapıyoruz. 

  • She was dancing when we got home. (Eve gittiğimizde dans ediyordu.)
  • You were still swimming after the sun went down. (Güneş battıktan sonra sen hala yüzüyordun.)
  • Atticus Finch was walking when someone called his name. (Biri adını seslendiğinde Atticus Finch yürüyordu.)

Geçmişe ait bir konuda soru sorarken was were kullanımı uygundur. 

  • Were you with your parents all night? (Tüm gece boyunca ailenle miydin?)
  • Who was the first prime minister of Turkey? (Türkiye’nin ilk başbakanı kimdi?)
  • Why were you sleeping on the beach? (Neden sahilde uyuyordun?)

Bonus: Was Were Soru Cümlelerine Nasıl Cevap Veririz?

Was were kullanımında son bir konudan bahsetmek istiyoruz. Bu şekilde sorularla karşılaştığınız zaman nasıl yanıt verirsin? Bu noktaya soruya bağlı olarak “I were” ya da “he was” gibi kısa cevaplar verebilirsin.

Ör: Were you in the kitchen five minutes ago? (Beş dakika önce mutfakta mıydın?)

Olumlu yanıt: Yes, I was. (Evet, oradaydım.)

Olumsuz yanıt: No, I wasn’t. (Hayır, değildim.)

Hızlıca İngilizce Öğrenmeye Ne Dersin?

Was were kullanımı ile ilgili daha fazla şey mi öğrenmek istiyorsun? İngilizceyi işi uzmanlarından öğrenmeye ne dersin?

Ana dili İngilizce olan uluslararası sertifikalara sahip eğitmenlerle çalışmaya ne dersin? Üstelik dünyanın birçok yerinden yeni bir dil becerisi kazanma motivasyonuna sahip öğrencilerle beraber İngilizce öğrenme hızını katlayacaksın. Tüm bunlar ve daha fazlası en iyi online İngilizce kursu Open English’te seni bekliyor.