Toyota İngilizce Mülakat Soruları ve Cevapları

Çalıştığı işte mutlu olan insanlar, hayatlarını keyifli geçirir. Eğer sevdiğin işi yaparsan iş yapmış olmazsın. Bir nevi hobilerinle uğraşmak gibidir bu, denir hep. Sen de bu bakış açısına katılıyor musun? 

İş hayatı, kişiyi birçok yönden etkiliyor. Çünkü neredeyse günün büyük bir bölümü iş yerinde iş arkadaşlarıyla geçiyor. Sevmediğin bir işte, hiç anlaşamadığın insanlarla çalıştığını düşün. Dünyada cehennemi yaşamak buna benzer bir şey olmalı!

Stres, sinir ve kaygıyı besleyen bir iş ortamında çalışmayı kimse istemez. Aksine zarif ve uyumlu insanlarla beraber sevdiği işi yapmak ister insan! Peki, ya sen yaptığın işi seviyor musun? Henüz çalışmıyorsan da kendine çizdiğin kariyer yolunda yapacağın işi seviyor musun? 

Bazı durumlarda insanlar sevmedikleri işlerde çalışabiliyor. Bu kimi zaman zaruri olaylar ve şartların bir getirisi olabiliyor. Günümüzde iş bulmak başlı başına bir mesele haline geldi. İşsizlik hatta diplomalı işsizlik mevcut. Bu nedenle büyük bir rekabet ortamı var. 

İş hayatındaki rekabet ortamının tamamen dışında kalmak mümkün değil. Ama biraz olsun sıyrılmak olası. Bu da kendine eklediğin katma değerlerle olacak. İş hayatında bir adım önde olmak istiyorsan yabancı dil bilmen gerek. 

Günümüzde yabancı dil biliyor olmak oldukça önemli bir hale geldi. Bazı meslekler için bu zaten şart. Fakat artık rekabet gereği her meslek ve sektörde yabancı dil bilen kişilerle çalışmak gündemde. Yabancı dil biliyor olman iş hayatında işine epey yarayacak. 

İngilizce evrensel bir dil. Dünyanın neresinde olursan ol, İngilizce konuşarak insanlarla iletişim kurabilirsin. Ayrıca İngilizce bilimin, sanatın, turizmin, teknolojinin, global iş hayatının ortak dili. Yani iyi bir İngilizce bilgisiyle birçok şeyi başarabilirsin. 

Her sektörde çalışanlardan İngilizce bilmesi bekleniyor. Hatta artık yalnızca İngilizce bilmek de yeterli değil. Bu rekabet ortamında ikinci bir dil bilenler daha şanslı. Bunun yanında İngilizce bilmek iş bulma sürecini olumlu etkiliyor. Kişiye yeni kapılar açıyor. Eğer İngilizce öğrenmek istiyorsan seni Open English ile tanıştıralım.

open english ile ingilizce öğren - toyotada ingilizce müakatı atla

Open English İle İngilizce Öğren! 

Sıfırdan İngilizce öğrenmek mi istiyorsun? Belki de temel bir İngilizce bilgin var. Temel İngilizce bilgine yeni bilgiler eklemeye ne dersin? Sınırlı çalışma yeterliliği düzeyinde bir İngilizcen varsa, İngilizceni geliştirmek isteyebilirsin. İşte Open English bunun için var!

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek istiyorum fakat kursa gidecek vaktim yok mu diyorsun? O halde Open English tam sana göre! 

7/24 canlı derslerde İngilizceni geliştirebilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle konuşarak bol bol pratik yapabilirsin. Hatta yalnızca iş İngilizcesi öğrenmek isteyebilirsin. Open English’in böyle bir kategorisi de var. 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay ve eğlenceli! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin. 

İş Hayatı ve İngilizce

İş hayatında İngilizce bilmek oldukça önemli. Hangi sektör olursa olsun, senden iyi bir İngilizce talep edecek. Çalışıyor musun ya da hayalini kurduğun bir meslek var mı? Hayalindeki meslek hakkında makale olurken dahi İngilizceye ihtiyaç duyacaksın. 

İngilizce bilmenin iş hayatındaki artıları saymakla bitmez. Ama bir tanesi var ki çok mühim. O da İngilizce bilen kişilerin global iş fırsatlarını değerlendirebiliyor oluşu. Eğer uluslararası büyük bir firmada çalışmak istiyorsan İngilizce öğrenmelisin. Bu konu hakkında kafanda soru işaretleri kaldıysa Mesleki İngilizce Nedir? İş İngilizcesi neden önemlidir? adlı yazıya da göz atabilirsin.

ingilizce mülakatlar

İngilizce Mülakatlar

Uluslararası bir şirkette çalışmak istiyorsan İngilizceyi bir problem olarak görmekten vazgeçmelisin. İngilizce bilmenin tek bir avantajı yok, birçok avantajı var. Mesleğinde yükselmek için İngilizce öğrenebilirsin. 

Uluslararası bir şirkette çalışmayı düşlüyorsun. İngilizce yalnızca iş için öğreneceğin bir şey değil. Aslında insanın tüm hayatını kolaylaştırıyor. İş bulma sürecinde seni bir adım öne çıkarıyor. 

Büyük firmaların açmış olduğu iş ilanlarına bakınca İngilizcenin gerekliliğini göreceksin. Bu firmalara her gün binlerce başvuru yapılıyor. Dolayısıyla karar vermek için şirket adına görevli kişilerle mülakatlar oluyor. Mülakatlara girecek olan adaylar, çoğunlukla mülakatta ne söyleneceğini araştırıyor. 

Merak edilen markalardan biri Toyota. Toyota köklü bir marka mı? Toyota İngilizce mülakat soru ve cevapları neler? Toyota çalışanlarına ne gibi imkanlar sunuyor? Bunlar ve bunlar gibi pek çok soru merak ediliyor. 

Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir konusundan bahsedelim. Fakat öncelikle Toyota nasıl bir marka sorusuyla başlayalım. Haydi, Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir, bir bakalım. 

Toyota Nasıl Bir Marka? 

Toyota uluslararası bir şirket. Fakat uzun yıllardır Türkiye’de de hizmet verdiği için sana tanıdık gelebilir. Tercih edilen ve büyük bir marka olduğu için iş ilanlarına talep yüksek! Kariyerinde terfi etmek ve rahat etmek isteyen insanların hedefi.

Gözde bir marka olan Toyota’da çalışmak mı istiyorsun? Cevap evet ise adayları nasıl işe aldığını merak ediyor olmalısın. Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir? Türkçe konuşulan bir mülakat dahi insanda stres yaratıyor. Bir de mülakat İngilizce ise gergin olmak çok normal.  

toyota işe alım süreci - toyota ingilizce mülakat soruları

Toyota İşe Alım Süreci

Toyota uluslararası bir firma olduğu için işe alım sırasında İngilizceni ölçüyor. Çünkü işe alınırsan birçok farklı insanla bir arada çalışacaksın. İngilizce bir ortak alan gibi olmalı ki iyi bir iletişim sağlansın. Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir konusuna gelmeden evvel işe alım sürecine bakalım. 

Toyota her büyük uluslararası şirket gibi işe alımda İngilizceye önem veriyor. Fakat bu İngilizce ölçümü tek bir soruya bağlı değil. Öncelikle aday telefon ile aranıyor. Arayan kişi adayla Türkçe konuşurken birden İngilizce konuşmaya başlıyor. Bu konuşmada İngilizce seviyesi, adayın başvurduğu alan ve sohbetin gidişatına göre şekilleniyor. 

Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir konusuna devam edelim. Telefondaki mülakattan geçen adaylar genel merkeze çağrılıyor. Orada İngilizce testini çözüyorlar. İkinci aşamadan sonra sıra mülakata geliyor. İş mülakatı denince insan biraz çekiniyor. Ama buna gerek yok. İyi bir İngilizce bilgisiyle altından kalkamayacağın mülakat yok.  

Toyota İngilizce Mülakat Soruları ve Cevapları

Toyota işe alacağı adayların İngilizce bilgisini önemsiyor. Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları neler diye merak ediyor olmalısın. Bu mülakat için belli bir İngilizce soru ve cevap listesi yok. Ancak her mülakatta sorulan sorular var. İşte mülakatlarda sorulan en popüler üç soru! 

What can you tell us about yourself?

Bize kendiniz hakkında ne anlatabilirsin?

What are your strengths and weaknesses? 

Güçlü ve zayıf yönleriniz var mı?

Why should we hire you? 

Sizi neden işe alalım? 

Toyota İngilizce mülakat soruları ve cevapları nelerdir konusunda artık fikir sahibisin. Mülakatta heyecanlanman çok normal. Mülakat İngilizce olsa da kaygılanma. Eğer iyi bir İngilizcen varsa, iş mülakatı sohbet havasında geçecektir. İngilizcede eksiklerin olduğunu düşünüyorsan da Open English her zaman yanında! 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay. Daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan formu doldurabilirsin. 

İngilizce Small Talk Nasıl Yapılır

Ayaküstü konuşmak her zaman eğlenceli. Konuşmaktan çekinmeyen biriysen bu şekilde yeni insanlarla tanışabilirsin. Hatta sağlam dostlukların temellerini bile atabilirsin. Hayatın ne getireceği belli olmaz. Karşına hiç ummadığın fırsatlar çıkabilir!

İngilizce bir dünya dili. Eğer İngilizce biliyorsan, daha çok insanla kısa konuşmalar yani small talk gerçekleştirebilirsin. Kendin için bir network ağı oluşturabilir ya da gününü enteresan hale getirebilirsin. Ne demişler, insana insan gerek! Çünkü bizler sosyal varlıklarız. 

İnsanlarla iletişim kurarken gerilmeye hiç gerek yok. Aslında havadan sudan konuşmalar günlük hayatın bir parçasıdır. Small talk yapmak oldukça basit. Hele de İngilizce biliyorsan işin daha kolay. Çünkü daha fazla insanla small talk yapabilirsin. İngilizceye çok hakim değilim diyorsan seni Open English ile tanıştıralım. 

Open English İle İngilizce Öğren! 

İngilizce evrensel bir dil. Dünyanın neresine gitmiş olursan ol, İngilizce konuşarak derdini anlatabileceğin insanlar olacak. Bu nedenle İngilizce bilmek oldukça önemli. Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyor olabilirsin. Belki de temel İngilizce bilgisine sahipsin. Bildiklerinin yerini sağlamlaştırıp yeni deneyimler edinmek istiyorsan doğru adrestesin!

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek isteyip de İngilizce kursuna gidecek vaktin yoksa, işte fırsat! 7/24 canlı derslere katılarak İngilizce çalışabilirsin. Open English ana dili İngilizce olan uzman kadrosuyla senin için İngilizceyi kolaylaştıracak. Eğitmenlerle konuşarak bol bol pratik yapabilirsin. 

Open English ile İngilizce öğrenmek hem eğlenceli hem de oldukça kolay. Bu konu hakkında detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin. 

dil öğrenirken pratik yapmanın önemi

Dil Öğrenirken Pratik Yapmanın Önemi

Bir dile hakim olmak için pratik yapmak gerekiyor. Çünkü ancak konuşarak hatalarının farkına varabilirsin. Bununla birlikte kendini de bu şekilde geliştirebilirsin. 

Başlangıçta biraz sıkıntı çeksen bile İngilizceye adapte oldukça daha iyi konuşmaya başlayacaksın. İstersen, Yeni Bir Dil Öğrenmek İçin İpuçları adlı yazıya göz atabilirsin. Bu yazı da sana yardımcı olabilir. İnsanlarla İngilizce small talk iyi fikir! Peki, nedir bu small talk? İngilizce small talk nasıl yapılır? Tüm bu soruların cevaplarına odaklanalım.

Small Talk Nedir?

Small talk, İngilizce bir ifade. İfade, ayaküstü kısa konuşmalar yapma gibi bir anlama geliyor. Small talk yapıp yapmadığını nasıl bileceksin? Aslında kolay bir formülü var. Eğer belli bir konu üzerine konuşmuyor biriyle havadan sudan laflıyorsan small talk yapıyorsun demektir. 

Small talk yapabilmenin birçok olumlu tarafı var. İlki, tahmin edeceğin üzere yeni insanlarla tanışabilmek. İkincisi ise small talk ile ortamlarda sosyal rahatsızlığını aşabilecek olmandır. Çünkü bu kısa konuşmalar daha derin konuşmalara zemin hazırlar. Ayrıca insanlarla sohbet ederek ortak bir payda yakalayabilirsin. 

Tanışma, bilgi edinmek için karşı tarafa soru sorma, iltifat etme, bir şey teklif etme gibi durumlarda small talk yapabilirsin. İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir merak ediyor olabilirsin. Elbette İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları neler konusuna da geçeceğiz. Ama önce hangi durumlarda hangi örnek İngilizce small talk cümlelerini kurabilirsin, bir bakalım. 

Bilgi Edinmek İçin Soru Sorma

İnsanlarla iletişim başlatmanın en kolay yolu soru sormaktır. Karşındaki kişiyle tanışmak ya da biraz laflamak istiyorsun. Fakat ne diyeceğini bir türlü bilemiyorsun. Haydi, ona bir şey sor! 

What’s your job? 

Mesleğiniz nedir?

Where are you from?

Nerelisiniz?

May I ask you something?

Size bir şey sorabilir miyim? 

How did you meet Ayşe?

Ayşe ile nasıl tanıştınız?

Isn’t it too crowded?

Çok kalabalık değil mi?

Do you also like drinking coffee more than drinking tea?

Sen de kahve içmeyi çay içmekten daha çok mu seviyorsun?

ingilizce small talk yapmak - iltifak etmek

İltifat Etmek

Herkes kendiyle ilgili güzel bir şey duymayı sever ve ister. Eğer İngilizce konuşma başlatmak ya da konuşmayı sürdürmekte zorlanıyorsan arada iltifat taktiğini deneyebilirsin. Yalnız burada dikkat etmen gereken bir nokta var. Çok abartılı, inanılması zor şeyler söylememeye özen göstermelisin. Samimi ve içten iltifatlar her zaman olumlu geri dönüş alır! 

You are so kind.

Çok kibarsınız.

Where did you get your dress? I love the color and it suits you very well.

Elbisenizi nereden aldınız? Rengine bayıldım ve size çok yakışmış.

This is a great idea! It’s a pleasure to chat with you. You are quite funny. 

Bu harika bir fikir! Sizinle sohbet etmek çok keyifli. Oldukça komik birisiniz.

Eğlenceli Tekliflerde Bulunmak

İnsanlara eğlenceli ve ilgi çekici tekliflerde bulunmak, sohbet etmeyi kolaylaştırabilir. Klişeleşmiş bir replik vardır, bilirsin. Esas kişi, sen de mi partiden sıkıldın diye sorar. Ardından biraz yürüyelim mi şeklinde bir teklifle devam eder. Tıpkı bunun gibi! 

Would you like to walk?

Yürümek ister misin?

Shall I get you something to drink?

Sana içecek bir şeyler getireyim mi? 

Do you want to go out on the terrace? It’s just cold, take your jacket with you.

Terasa çıkmak ister misin? Yalnız hava soğuk, ceketini yanına al.

İngilizce small talk yaparken dini konular, ölüm, siyaset ve para gibi konulardan uzak durabilirsin. Çünkü insanlar bu konuları ayaküstü konuşmayı sevmez. Bu nedenle olumsuz geri dönüş alman söz konusu olabilir. İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir konusuna devam edelim. Sana İngilizce small talk nasıl yapılır konusunda birkaç ipucu verelim. 

ingilizce small talk nasıl yapılır ipuçları

İngilizce Small Talk Nasıl Yapılır İpuçları

İngilizce small talk yapmak istiyorsun. Ama havadan sudan İngilizce konuşmak konusunda iyi olmadığını mı düşünüyorsun? Her şey gibi small talk yapmak da pratik yaparak öğrenilebilir. İngilizce small talk nasıl yapılır bilmek istiyorsan işte sana ipuçları!

Aynalama Yapmayın

İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir diye merak ediyorsun. O halde en önemli madde ile başlayalım. Konuşurken karşındakine aynalama yapmamalısın. Özellikle de karşındaki kişiyi çok fazla tanımıyorsan bunu yapmak sohbeti bitirir. 

Burada aynalama yapmaktan kasıt, her söylenene katılmak. Mesela karşındaki kişinin söylediği şeye “bence de öyle” şeklinde bir karşılık verebilirsin. Bu da sohbeti kısırlaştırır. Onun yerine muhalefet olmak, konuyu başka konularla bağlamak her zaman daha başarılı bir sonuç getirir. 

Gözlem Yapmak

İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir sorusuna cevap vermeye devam edelim. Sıra geldi ikinci maddeye! Evet, gözlem yapmak oldukça önemli. Çünkü o an konuşacağın şeyle ilgili veri toplamış oluyorsun. 

Pozitif Olmak

İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir sorusunun olmazsa olmaz cevabı geliyor! Elbette pozitif olmalısın. İnsanlar sürekli olumsuz konuşan, onların açığını arayan kişilerden kaçma eğilimi gösterirler. Oysa sen insanları kaçırmak değil onlarla small talk yapmak istiyorsun. Unutma pozitif ve sempatik görünmek iyidir. 

Konuştuğunuz Kişiyi Gerçekten Dinleyin

İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir öğrendin. Hepsini etkileyici bir şekilde uyguluyorsun. Ama bu maddeyi uygulamıyorsan yandın! Yaptığın her şeye çöpe gidiyor demektir. Çünkü konuştuğun kişiyi dinlemezsen, göz teması kurmazsan ilgisiz görünürsün. 

Biriyle konuşurken sürekli başka yerlere bakmak, gözlerini kaçırmak gibi hareketler sohbetin bitmesine neden olur. Kendini karşındakinin yerine koyabilirsin. Sen, seni dinlemeyen biriyle bir konuşma sürdürür müydün? İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir konusunda araştırma yapabilirsin. 

Artık İngilizce small talk nasıl yapılır ipuçları nelerdir konusunda fikir sahibisin. Small talk yapman gereken durumlarda atak davranabilirsin. Çekingenliğini atman için pratik yapman şart. İyi İngilizce konuşmak da sana özgüven kazandıracaktır. İngilizce konusunda sıkıntı yaşıyorsan kaygılanma. Open English her zaman yanında! 

Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay. Daha detaylı bilgi edinmek için formu doldurabilirsin. 

İngilizce Nickler – Yabancı Nick Önerileri

Merhaba! İnternet çağında; oyun oynamak, sosyal medyada etkileşimde bulunmak veya birçok diğer amaçla İngilizce kullanımı oldukça yaygınlaştı. İngilizce nickler de bu kullanım alanlarında önemli bir yer tutuyor. Ancak, İngilizce bilmeyen kişiler bu alanda sıkıntı yaşayabiliyor. Bu yazıda, sana,İngilizce konuşulan ülkelerde popüler olan İngilizce nickler hakkında örnekler sunacağız. Bu yazımızda, farklı ve özgün nickler yaratmak isteyenlere ilham kaynağı olacağız.

İngilizce nickler ile karşılaştığında bu nicklerin Türkçe karşılıklarını rahatlıkla anlayabilmek istiyorsan Open English ile tanışmalısın. Şimdi, bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur. Seni hemen arayalım ve online İngilizce kursu Open English’i hızlıca tanıman için sana yardımcı olalım.

İngilizce Nickler Ne Manaya Gelir?

İngilizce nickler, takma adlar veya kısaltılmış adlar olarak da bilinir. İngilizce nickler olan takma adlar, kişinin gerçek adı yerine kullanılan farklı isimlerdir. Bu İngilizce nickler, genellikle online platformlarda veya oyunlarda diğer kullanıcılarla etkileşimde bulunmak için kullanılıyor. Nickname kelimesi, “nick” kelimesiyle aynı anlama geliyor ve İngilizce’de takma ad anlamında kullanılıyor.

İngilizce nickler, birçok farklı kaynaktan gelerek oluşabiliyor. Bazıları, kişinin gerçek adının kısaltması veya bir varyasyonu olarak oluşuyor. Örneğin, William’ın kısaltması olan “Will”, Catherine’in kısaltması olan “Cat” gibi. Diğer İngilizce nickler, kişinin özelliklerini veya ilgi alanlarını yansıtıyor. Örneğin, “DragonSlayer” gibi bir nick, bir oyuncunun savaşçı veya maceracı bir oyun karakteriyle ilgilendiğini gösteriyor.

Bazı İngilizce nickler tamamen hayali oluyor ve hiçbir gerçek kişisel bağlantısı bulunmuyor. Bu İngilizce nickler, kişinin yaratıcılığına ve hayal gücüne bağlı ve birçok farklı tema veya tarzda olabiliyor. İngilizce nicklerin amacı; kişinin kimliğini ve tarzını ifade etmek, tanınabilir olmak ve diğer insanlarla etkileşimde bulunmak için kolay hatırlanabilir bir isim kullanmak olarak biliniyor.

spor oyunları için ingilizce nickler

Cinsiyete Göre İngilizce Nickler

Cinsiyete göre İngilizce nickler, online platformlarda veya oyunlarda kullanılan takma adların cinsiyete göre ayrıldığı bir kategoridir. Bu kategori, özellikle oyuncuların karakterlerini daha iyi yansıtabilmeleri için var. Aynı zamanda, birçok online platformda cinsiyete göre ayrılan özel bölümler veya gruplar da bulunuyor. Bu sebeple, cinsiyete göre İngilizce nickler, online topluluklarda daha rahat ve kolay bir iletişim kurmak için kullanılıyor. Yazımızın bu bölümünde; erkekler ve kadınlar için ayrı ayrı örnekler vererek, cinsiyete göre İngilizce nicklerin ne kadar farklı ve özgün olabileceğini göstermeye çalışacağız.

Kadınlar İçin İngilizce Nickler

Kadınlar için 20 İngilizce nick örneği ve Türkçe karşılıkları şu şekilde olabilir:

  1. Fashionista – Moda tutkunu kadın
  2. BeautyQueen – Güzellik kraliçesi
  3. Travelista – Gezi tutkunu kadın
  4. TechSavvy – Teknolojiye hakim kadın
  5. Foodie – Yiyecek tutkunu kadın
  6. FitnessQueen – Spor yapan kadın
  7. ArtisticSoul – Sanatsal ruhlu kadın
  8. MusicLover – Müzik tutkunu kadın
  9. MovieJunkie – Film manyağı kadın
  10. AnimalLover – Hayvan sever kadın
  11. CreativeMind – Yaratıcı zekalı kadın
  12. ThrillSeeker – Heyecan arayan kadın
  13. BeachBabe – Plajda güzel kadın
  14. Sweetheart – Tatlı kalpli kadın
  15. SportsFanatic – Spor delisi kadın
  16. FashionForward – Moda ileri görüşlüsü
  17. MindfulWoman – Farkında olan kadın
  18. Yogini – Yoga yapan kadın
  19. BeautyGuru – Güzellik uzmanı kadın
  20. RiskTaker – Risk alan kadın

Elbette burada yer alan takma adlar, kadınların ilgi alanlarına ve kişisel özelliklerine göre değişebilir. 

Erkekler İçin İngilizce Nickler

Kadınlar için olduğu gibi, erkekler için de farklı ilgi alanlarına ve kişisel özelliklere bağlı olarak oluşturulmuş takma adlar bulunuyor. Erkekler için 20 İngilizce nick örneği ve Türkçe karşılıkları şu şekilde sıralanabilir:

  1. CoolCat – Havalı adam
  2. Sportsman – Sporcu adam
  3. TechWizard – Teknoloji dehası
  4. MusicMan – Müzik adamı
  5. FitnessFreak – Spor delisi
  6. MovieBuff – Film tutkunu adam
  7. ArtisticMind – Sanatçı zekası
  8. Traveller – Gezgin adam
  9. GamerGuy – Oyuncu adam
  10. ScienceNerd – Bilim manyağı
  11. NatureLover – Doğa sever adam
  12. FreeSpirit – Özgür ruhlu adam
  13. BookWorm – Kitap kurdu adam
  14. Handyman – Tamirci adam
  15. WineConnoisseur – Şarap uzmanı adam
  16. PetLover – Hayvan sever adam
  17. HistoryBuff – Tarih meraklısı adam
  18. FitnessGuru – Spor gurusu
  19. Adventurer – Maceracı adam
  20. MindfulMan – Farkında olan adam

Hatırlatmakta fayda var, bir kişinin takma adı tamamen kendilerine ve kişisel tercihlerine bağlıdır ve Türkçe karşılığı da buna bağlı olarak değişebilir.

İngilizce konuşmaya hemen başlamak için yan tarafta yer alan formu doldur ve İngilizce çalışmaya başla.

farklı oyun türleri için ingilizce nickler

Farklı Oyun Türleri İçin İngilizce Nickler

Oyun dünyası, insanlara, birçok farklı türde ve tarzda oyunlar sunuyor. Her oyun türü, oyuncuların farklı zevklerine, ilgi alanlarına ve oynama tarzlarına hitap ediyor. İngilizce nickler, online oyunlarda birçok oyuncunun kullandığı takma adlar olarak biliniyor. Bu takma adlar; genellikle oyun dünyasındaki karakterleri, oyuncunun kendisini veya belirli bir özellikleri yansıtan isimlerden oluşuyor. Bu yazıda, farklı oyun türlerine uygun 20 farklı İngilizce nick örneği ve Türkçe karşılıkları sunacağız.

Oyun oynamayı seviyorsan, sana, oyunlarda kullanılan İngilizce kelimeleri öğrenebileceğin bir yazı önerelim. Oyunlarda Sık Kullanılan İngilizce Kelimeler başlıklı yazımızı okuyarak oyun oynarken kullanabileceğin ve karşılaşabileceğin İngilizce kelimeleri öğrenebilirsin.

Bulmaca Oyunları İçin İngilizce Nickler

Bulmaca oyunları; zekâ ve mantık gerektiren oyunlardır. Bu oyunlar genellikle; kelime oyunları, matematiksel bulmacalar, geometrik bulmacalar ve zeka oyunları gibi farklı kategorilerde sınıflandırılır. Bu tür oyunlar, hem eğlenceli hem de zihinsel becerileri geliştirici özellikleriyle popülerdir. Aşağıda, senin için, bulmaca oyunları için İngilizce nickler ve Türkçe karşılıklarını sıraladık:

  1. PuzzleMaster – Bulmaca Ustası
  2. MindGames – Zeka Oyunları
  3. Brainiac – Dahili Zeka
  4. CrosswordChamp – Haftanın Kelime Bulmacası Şampiyonu
  5. MathWhiz – Matematik Dehası
  6. SudokuSavant – Sudoku Uzmanı
  7. JigsawJunkie – Yapboz Hastası
  8. CodeCracker – Kod Çözücü
  9. WordSmith – Kelime Ustası
  10. BrainBuster – Zihin Bulmacaları
  11. LogicLover – Mantık Sevdalısı
  12. RiddleMaster – Bilmece Ustası
  13. CrypticSolver – Gizem Çözücü
  14. PuzzleAddict – Bulmaca Bağımlısı
  15. EnigmaEnthusiast – Enigma Tutkunu
  16. PuzzleProdigy – Bulmaca Dehası
  17. Brainteaser – Beyin Yakan
  18. MindMelder – Zihin Bükücü
  19. WordWiz – Kelime Çözücü
  20. NumberNerd – Sayı Delisi

RTS (Real Time Strategy) Oyunları İçin İngilizce Nickler

RTS (Real Time Strategy) oyunları, gerçek zamanlı strateji oyunlarıdır. Bu oyun türü, oyuncuların belirli bir kaynak havuzundan kaynaklar toplayıp bir ordu veya bir koloni kurarak düşmanlarına karşı mücadele ettiği bir savaş simülasyonu olarak bilinir. RTS oyunları; oyuncuların zamanlama, kaynak yönetimi ve taktiksel karar verme becerilerini test eder.

RTS oyunları için 20 İngilizce nick örneği ve Türkçe karşılıkları şu şekilde olabilir:

  1. Warlord – Savaş ağası
  2. Strategist – Stratejist
  3. Conqueror – Fetheden
  4. General – General
  5. Tactician – Taktisyen
  6. Commander – Komutan
  7. Emperor – İmparator
  8. Archon – Başrahip
  9. Spartan – Sparta’lı
  10. Viking – Viking
  11. Crusader – Haçlı
  12. Samurai – Samuray
  13. Ninja – Ninja
  14. Gladiator – Gladiator
  15. SpartanKing – Sparta Kralı
  16. Knight – Şövalye
  17. Warhammer – Savaş Çekiçi
  18. TheConqueror – Fetheden
  19. Stratego – Strateji
  20. TheWarrior – Savaşçı

spor oyunları için ingilizce nickler

Spor Oyunları İçin İngilizce Nickler

Spor oyunları, genellikle video oyunları olarak tasarlanan ve farklı spor dallarını içeren oyun türleridir. Bu oyunlar genellikle oyuncuların spor yapma deneyimini simüle eder ve birçok farklı platformda oynanabilir. İşte spor oyunları için 20 İngilizce nick ve Türkçe karşılıkları:

  1. Baller – Topçu
  2. Sprinter – Koşucu
  3. Dunker – Smaçör
  4. Boxer – Boksör
  5. Swimmer – Yüzücü
  6. Striker – Forvet
  7. Shooter – Atıcı
  8. Defender – Defans oyuncusu
  9. Keeper – Kaleci
  10. Racer – Yarışçı
  11. Hurdler – Engelli koşucu
  12. Jumper – Atlama oyuncusu
  13. Punter – Futbol topu taca çıkaran oyuncu
  14. Tackler – Rakip oyuncuyu durduran oyuncu
  15. Golfer – Golfçü
  16. Skater – Patenci
  17. Pitcher – Beyzbol topu atan oyuncu
  18. Catcher – Beyzbol topunu yakalayan oyuncu
  19. Brawler – Dövüşçü
  20. Archer – Okçu

Open English ile kendi İngilizce nicklerini hazırlayabilirsin. Nasıl mı? Elbette, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden İngilizce öğrenerek ve interaktif dersler sayesinde dil bilgisi konusunda kendini geliştirerek! Open English’te yer alan materyaller ile kelime dağarcığını geliştirebilir ve bu kelimeleri İngilizce nickler oluşturmak için kullanabilirsin. 

Open English’te İngilizce kelime oyunlarına erişebilir, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirebilirsin. Bu beceriler, İngilizce nickler oluşturmanız için gerekli olan kritik beceriler olduğundan bu becerileri edindiğin kolaylıkla İngilizce nickler oluşturabilirsin. Hadi, hemen sayfada bulunan formu doldurarak Open English aboneliğini başlat! Böylelikle, İngilizce bilgini artıracak ve kendi İngilizce nicklerini yazabileceksin.

İngilizce Sertifika Nasıl Alınır?

Hepimiz İngilizce serüvenimizin belli bir noktasında İngilizce seviyemizi resmi bir kayda dökmek istemişizdir. Bunun tabii ki en iyi yolu bir sertifikaya sahip olmak. Bir çok yararının yanı sıra havası da apayrı tabii ki. Hayatının çoğu noktasında işine yarayacak İngilizce sertifika, eğer dil becerini kanıtlamak istiyorsan olmazsa olmaz!

Bugünkü yazımızda çoğu kişinin farklı sebeplerden merak ettiği İngilizce sertifika nasıl alınır sorusunu cevaplayacağız. İngilizce sertifika alma konusunda kararsızsan, İngilizce sertifika nasıl alınır hiçbir fikrin yoksa merak etme. Bu yazımız ile aklındaki tüm soruları cevaplayacağız!

Yazımıza başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Seviyen ne olursa olsun İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmek ve ana dilin gibi konuşmak istersen sen de Open English’e katılmalısın! Open English üzerinden sertifika almak da mümkün. Yani İngilizce ile ilgili ihtiyacın olabilecek her şey burada! 

Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yıllık deneyimi ile sana bir çok fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan istediğin gibi faydalanabilir, İngilizceyi öğrenmeye sağlam adımlarla başlayabilirsin! Peki nedir bu fırsatlar?

  • Open English’e abone olarak kendine özel çalışma programını edinebilirsin.
  • Ana dili İngilizce olan, dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin.
  • Öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında, eğitmen moderatörlüğünde pratiğe dökebilirsin.
  • Devasa içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin.

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

ingilizce sertifikanın yararları

İngilizce Sertifikanın Yararları

İngilizce sertifika nasıl alınır sorusunun cevabını vermeden önce biraz İngilizce sertifikanın sana ne gibi yararlar sunabileceğinden bahsedelim. Mutlaka bu listede kendine göre bir faydasını göreceksin! 

  • Yüksek eğitim gibi bir hayalin varsa mutlaka gereklidir. Yüksek lisans gibi bir akademik sürece gireceksen İngilizce yeterliliğini ispatlaman çok önemli!
  • İş başvurularında göze çarpan en önemli kriterlerden biri dil becerisidir. Bir İngilizce sertifikaya sahip olarak İngilizce seviyeni kanıtlayabilirsin!
  • İngilizce sertifikası kendine olan güvenini fazlasıyla arttıracak, İngilizcede daha da ileri seviyelere gelmek konusunda seni motive edecektir.

İngilizce Sertifika Nasıl Alınır?

İngilizce sertifika nasıl alınır sorusunun cevabı aslında çok kısa: Gerekli sınavlara girerek! 

Sonraki başlığımızda bir çok farklı İngilizce sertifikadan bahsedeceğiz. Bu sertifikaları alabilmen için İngilizce becerini farklı alanlarda ispatlaman gereken çeşitli sınavlardan ve puanlama sistemlerinden geçeceksin. Bunların detaylarına her sertifika için değineceğiz.

Alabileceğin İngilizce Sertifikalar

Alabileceğin İngilizce sertifikalara birlikte yakından bakalım.

alabileceğin ingilizce sertifikalar

TOEFL

En yaygın İngilizce sertifikalardan biri TOEFL. İsmini sık sık duymuşsundur. Bu sınav Amerika ve Kanada’da fazlasıyla geçerlidir ve 667 puan üzerinden değerlendirilir. TOEFL sınavında İngilizcenin temel 4 becerisi olan Listening, Speaking, Reading, Writing ile karşılaşırsın. Yani sadece gramer ezberlemek yeterli değil. 

Umarız buraya kadar yazımızdan İngilizce sertifika nasıl alınır konusunda yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha derinlemesine, daha verimli bir şekilde öğrenmek istersen, İngilizce seviyeni sertifikalı hale getirmek istersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz! 

Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilir, üstelik dil becerini sertifikalayabilirsin!

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

IELTS

Bir başka popüler İngilizce sertifikası ise IELTS’tir. Dünyada binlerce firma tarafından kabul edilen ve senede milyonlarca insanın girdiği bu sınavda da TOEFL’daki gibi 4 bölüm bulunuyor. Her biri 9 puan üzerinden değerlendirilen bu bölümlerin ortalaması IELTS puanını veriyor. 

Cambridge

Cambridge sınavının tercih edilme sebebi genelde geçerlilik süresi olmaması. IELTS ve TOEFL sertifikan 2 yıl süreyle geçerlidir. Fakat Cambridge üzerinden aldığın sertifika ömür boyu geçerliliğini korur. Sürekli sınava girmek istemiyorsan iyi bir çözüm olabilir. Bunun karşılığında kabul gördüğü alanlar daha kısıtlı denilebilir. Kendi içerisinde CAE, CPE ve BEC olarak farklı seviyelerde sınavları vardır. 

PTE

Pearson tarafından verilen PTE sertifikası genellikle üniversitede hazırlık geçme amacıyla tercih edilen bir İngilizce sertifikadır. 2 saat süren bir sınavın ardından 5 gün içerisinde sonuçlar hazır olur ve isteğiniz üzerine ilgili üniversiteye direkt postalanabilir. Diğer sınavlar gibi bu sınavda da Listening, Speaking, Writing, Reading başlıklarına ayrılır. 

Bu İngilizce sertifikalar dışında farklı sertifikalarla karşılaşabilecek olsan da unutmaman gereken bir şey var: Ne kadar geçerliliği yüksek ve prestijli bir sertifikaya sahip olursan, İngilizce sertifikanın faydalarını o kadar görürsün. 

ingilizceni sertifika ile ispatla

İngilizceni Sertifika İle İspatla!

Bugünkü İngilizce sertifika nasıl alınır, İngilizce sertifika nasıl yararlar sağlar gibi sorulara cevap verdik ve öneminden bahsettik. İngilizce sertifika nasıl alınır sorusunun yanı sıra çeşitli önerilere de yer verdiğimiz bu yazımız, umarız faydalı olmuştur! İngilizce sertifika nasıl alınır gibi önemli sorulardan biri olan bir konuyla ilgili olan Türkler Neden İngilizce Öğrenemiyor? isimli yazımızı da incelemeni öneririz.

Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım ve hemen İngilizce çalışmaya başla.

İngilizce Nasıl Global Bir Dile Dönüştü?

İngilizce günümüzde en çok konuşulan dillerden bir tanesidir. Dünyada anadili ve ikinci dili olarak İngilizce konuşan yaklaşık 2 milyar insan vardır. Bu da demektir ki yalnızca İngilizce konuşarak dünya üzerindeki birçok insanla iletişime geçebilirsin. Hatta yalnızca iletişime geçmekle kalmaz, birlikte iş yapabilir veya yaptığın bir projeden yatırım alabilirsin.

Medya, yazılım, bilim ve teknolojinin dili İngilizcedir. Dolayısıyla bu alanlarda çalışma yapan herkes İngilizce öğrenerek projesini uluslararası bir projeye dönüştürebilir. Peki, İngilizcenin nasıl bu kadar yaygın bir dile dönüştüğünü biliyor musun? Bu yazıda İngilizcenin nasıl oldu da bu kadar yaygın bir dil hâline geldiğinden bahsedeceğiz.

Yazıya başlamadan önce İngilizcenin geçmişten günümüze bu kadar yayılmasının birden fazla sebebi olduğunu söylemek gerekir. Tarihten yaşanmış olaylar, teknolojik gelişmeler ve dünyanın ortak bir dil konuşma ihtiyacı gibi birçok sebep dünya dilinin İngilizce olmasına sebep olmuştur.

İngilizce öğrenmek istiyorsan, tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek!

İngiliz İmparatorluğunun Etkisi

İngilizcenin dünyaya yayılmasının ilk sebebi olarak İngiliz İmparatorluğunu gösterebiliriz. İngiliz İmparatorluğu dünyaya yayılım göstermeden önce yalnızca İngilizler tarafından konuşulan bir dildi. Ancak sömürgecilik yıllarının başlaması ve global ticaretin artmasıyla Asya ve Afrika gibi bölgelerde de İngilizce yaygın olarak konuşulmaya başladı.

Çoğu krallıkta fethedilen toprakların asimile edilebilmesi için kendi dillerinin konuşulması zorunlu olurdu. Günlük konuşulan dil kendi dilleri olsa dahi eğitim ve iş hayatında krallığın dilini konuşmak gerekirdi. Bu zorunluluk da İngilizcenin yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

ingilizceyi yaygınlaştıran tarihi gelişmeler

İngilizceyi Yaygınlaştıran Tarihi Gelişmeler

İngilizce yalnız İngiltere ve Amerikanın etkisiyle değil, daha birçok tarihi faktörün etkisiyle gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Bununla birlikte İngilizcenin yaygınlaşmasında hem tarihi hem sektörel birçok örnek vermek mümkündür. Kısaca tarihi gelişmelerden bahsetmek gerekirse şu örnekleri sıralayabiliriz:

  •     İngiltere İmparatorluğunun giderek büyümesi
  •     Amerika Birleşik Devletlerinin İngiltere İmparatorluğunun kaybettiği güce kavuşması
  •     Sanayi Devrimi
  •     Bankacılığın doğması ve yaygınlaşması
  •     Global ilişkilerin sürdürülebiliriği için  ortak dil ihtiyacının doğması
  •     Sinema, film ve dizi gibi medya sektörünün tüm dünyaya yayılım göstermesi
  •     Bilimin ve bilimsel araştırmaların giderek gelişmesi ve artması, bilimde ortak dil kullanma ihtiyacının doğması
  •     Bilgiye ulaşma kolaylığının giderek artması, teknolojinin doğuşu

Amerika Birleşik Devletleri ve Eğlence Sektörü

Tahmin edebileceğin üzere İngilizcenin yaygınlaşmasında en önemli sebeplerden biridir. I. ve II. Dünya savaşından sonra eğlence sektörü eskisi kadar geniş kapsama sahip değildi. Hollywood filmleri, müzik kültürü, Rock’n Roll müziğinin doğuşu da bir anda bütün dünyayı etkisi altına aldı ve dilin herkes tarafından duyulmasını sağladı.

Bu sırada Amerika uluslararası ticarete başladı ve İngilizceyi daha global bir dil hâline getirdi. Amerika ve İngilterenin birçok sektörde adını duyurması ve uluslararası alanda çalışması sayesinde İngilizce giderek daha da yaygınlaştı ve günün sonunda tüm dünya için ortak bir dil hâline geldi.

Bilim ve Teknoloji

Amerika ve İngilterenin akılcı hareketleri sayesinde giderek yaygınlaşan bu dil, bilim ve teknolojinin gün geçtikçe ilerlemesiyle İngilizce öğrenilmesi zorunlu bir dil hâline geldi. Geçmiş zamanlardan bu yana sıkça konuşulmaya başlanan İngilizce, bilim ve teknolojinin ortak bir dile ihtiyaç duyduğu dönemde de yardımlarına koştu ve bu iki sektörde de İngilizce kullanmaya başlandı.

Günümüzde halâ hangi dilde bilimsel makale yazarsan yaz, “overview” yani genel bakış bölümünü İngilizce yazman zorunludur.

Online İngilizce kursumuzla hemen İngilizce öğrenmek için yan taraftaki formu doldurman yeterli!

ingilizcenin kolaylığı - ingilizce nasıl globalleşti

İngilizcenin Kolaylığı

İngilizce diğer dillere kıyasla çok daha basit bir dildir. Ağır dil bilgisi, karmaşık alfabe, öğrenmesi ve telaffuz etmesi zor kelimelerden oluşmaması İngilizcenin yaygın bir dil olmasına önayak olmuştur. Elbette, anadilimiz dışında bir dil öğrenmek her zaman için daha zor ve karmaşıktır.

Ancak Japonca, Çince, Rusça gibi diller düşünüldüğünde öğrenmesi çok daha kolay ve az zaman alan bir dildir. Günümüzde teknoloji ve sanayi bakımından Japonya ve Çin daha ileride olmasına rağmen global anlamda bu alanlardan bahsederken İngilizce hâlâ kullanımda olan bir dildir. Bunun sebebi ise Çince veya Japonca öğrenmenin belki yıllar alması, İngilizce öğrenmenin ise düzenli çalışmayla yalnızca birkaç ay sürmesidir diyebiliriz.

Popüler Kültür ve Dijital Çağ

Geçmişten günümüze gitgide gelişen dijital çağda, çevrimiçi oyunların gelişmesi, YouTube, Twitch gibi yayın sektörlerinin gelişmesi ve sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte İngilizce, İngilizce bilmeyen birçok kişinin dahi devamlı maruz kaldığı bir dil hâline gelmiştir. Basitçe örnek vermek gerekirse hayatımıza giren “story”, “reels”, “post”, “like” gibi birçok kavram sosyal medya kullanırken sıklıkla kullandığımız kelimeler arasında yer alır.

Popüler kültürün etkisi ile İngilizce şarkılar, filmler ve diziler de küresel anlamda izlenir hâle gelmiştir. Öyle ki, anadili İngilizce olmayan bazı ülkelerde bile uluslararası alanda tanınması için İngilizce yazılmış diziler ve filmler çekilmiştir. Bununla birlikte dünyaca tanınır olmak isteyen birçok sanatçı da İngilizce albüm çıkarmak ister. 

Bugünkü yazıda kısaca İngilizcenin nasıl yaygın bir dil hâline geldiği hakkında konuştuk. Yazının en başında da söylediğimiz üzere bu başlıkların yanında daha birçok başlık İngilizcenin küresel bir dil olma sebepleri arasında gösterilebilir. Ancak yukarıda verdiğimiz başlıklar İngilizcenin yaygın bir dll olmasında en büyük role sahip olan sebeplerdir.

ingilizce nasıl global bir dil oldu - open englishle ingilizce hemen öğrenilir

Open English’le Hızlıca İngilizce Öğren

Eğer sen de dünyada milyonlarca insan tarafından konuşulan bu dili öğrenmek istiyor ancak bir türlü aksiyona geçemiyorsan Open English yanında! Open English’in avantajlı fırsatları, anadili İngilizce olan öğretmenleri ve kapsamlı içerikleriyle Open English’te kalıcı İngilizce 7/24 kendi belirlediğin saatte canlı derslere katılabilir, zengin içerikleri sayesinde boş vakitlerinde İngilizce pratiği yapabilir ve İngilizce konuşma sınıfları sayesinde akıcı İngilizce konuşabilirsin.

İngilizce konuşmak istiyorum ama aksanım kötü olduğu için çekiniyorum mu diyorsun? O hâlde artık korkmana gerek yok! Open English’in geliştirdiği telaffuz araçları sayesinde telaffuzunu kısa sürede düzeltebilirsin. Hemen formu doldur, uzmanlarımız seni  arasın!

İngilizceyle İlgili 30 İlginç Bilgi

İngilizce kimileri için öğrenmesi kolay, kimileri için öğrenmesi zor bir dildir. Bugünkü yazımızda İngilizce dilbilgisi, kelime anlamları gibi kimi zaman yorucu olabilen bilgiler yerine İngilizce hakkında ilginç bilgilere yer vereceğiz. Bakalım bu ilginç bilgilerden kaçı hakkında bilgi sahibisin? Yorumlara kaçını bildiğini yazabilir, bildiğin farklı ilginç bilgiler varsa yorumlarda belirtebilirsin!

Eğer ben yalnızca ilginç bilgiler değil İngilizcenin kendisini de öğrenmek istiyorum diyorsan Open English’in kapsamlı eğitimlerinden hemen yararlanmaya başlayabilirsin! İlgili öğretmenler, online canlı dersler, İngilizce konuşma sınıfları ve kapsamlı içerikleriyle Open English’te nitelikli İngilizce eğitimi seni bekliyor! Hemen formu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçsin!

İngilizceyle İlgili İlginç Bilgiler

  1. İngilizcenin dünya üzerinde en çok konuşulan dil olduğunu mu düşünüyorsun? Yanlış! İngilizce, Çince ve İspanyolca’dan sonra dünyada en çok konuşulan üçüncü dildir.
  2. İngilizceyi birinci veya ikinci dil olarak konuşan kişi sayısını tahmin edebilir misin? İngilizceyi birinci veya ikinci dil olarak konuşan toplamda 1 milyardan fazla insan var!
  3. İngilizcede en çok tanıma sahip olan kelimenin “set” olduğunu biliyor muydun? Bu kelimenin toplamda 430 farklı tanımı bulunuyor!
  4. İngilizce’deki en kısa tam cümleyi kurmak istersek “I am” diyebiliriz.
  5. İngilizce’de en yaygın kullanılan harf “E” dir.
  6. “Oxymoron” kelimesi, birbiriyle çelişen iki kelimeyi birleştirdiği için tam anlamıyla zıtlığı ifade eder. Örneğin; “big baby” (koca bebek), “living dead” (yaşayan ölü) ve “passive aggresive” (pasif agresif) bu kelimenin ifade ettiği birleşmelere örnek olarak verilebilir.
  7. “Queue” kelimesi, son dört harf çıkarıldığında bile aynı şekilde telaffuz edilebilen tek İngilizce kelimedir.
  8. “Nerd” kelimesi ilk olarak Dr. Seuss tarafından “If I Ran the Zoo” adlı kitabında türetilmiştir. Nerd Türkçeye kısaca inek öğrenci olarak çevrilebilir. Fazla sosyal olmayan, derslerine çalışan ve ilginç hobileri olan bireyler için kullanılır.
  9. “Goodbye” kelimesi Eski İngilizcede “God be with you” yani “Tanrı seninle olsun.” ifadesinden gelir.
  10. İngilizce, gökyüzünün resmi dilidir ve tüm pilotlar İngilizce konuşabilmeli ve anlayabilmelidir. Pilot olmak için ileri seviye İngilizce bilmek şarttır.

ingilizceyle ilgili ilginç bilgiler 1

  1. İngilizce’deki en uzun kelime “pneumonoultramicroscopicsilicovolcanoconiosis” dir.  ince silika tozunun solunmasından kaynaklanan bir akciğer hastalığını ifade etmek için kullanılır.
  2. İngilizce’de en uzun kelimeyi oluşturan harfler, “subdermatoglyphic” kelimesinde bulunur.
  3. İngilizce toplamda 53 ülkenin resmi dilidir.
  4. “Maverick” kelimesi, başına buyruk anlamına gelir. Bu kelimenin kökeni ise sığırlarını damgalamayı reddeden Teksaslı bir çiftçinin adından gelir.
  5. İngilizce diline her yıl onlarca yeni kelime eklenir. Bu dilde her yıl eklenen yeni kelimelerle birlikte şu anda kullanımda olan 170.000’den fazla kelime vardır. Elbette akıcı şekilde konuşmak için bu kelimelerin her birini bilmeye gerek yoktur.
  6. İngilizce, dünya çapında 1 milyardan fazla insanın onu ikinci dil olarak öğrenip kullandığı uluslararası ticaret ve siyaset dili olarak kabul edilir.
  7. İngiliz dilinin kökleri, 5. ve 6. yüzyıllarda İngiltere’yi işgal eden Anglo-Saksonlar tarafından konuşulan Germen dillerine dayanmaktadır.
  8. İngilizce, Latince, Yunanca, Fransızca ve İspanyolca da dahil olmak üzere diğer dillerden zamanla ödünç alınan birçok kelime ve deyimle inanılmaz derecede esnek bir dildir.
  9. İngilizce, şu anda kullanımda olan 170.000’den fazla kelime ile dünyadaki herhangi bir dilin en geniş kelime dağarcığına sahiptir.
  10. “Hello” kelimesi ilk olarak 19. yüzyılda selamlama olarak kullanılmaya başlandı. Onun öncesinde ise insanlar “hulla” veya “hallo” kelimelerini selamlaşmak üzere kullanırlardı.

ingilizceye dair ilginç bilgiler

İngilizce çalışmaya başlamak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek…

  1. “Q” harfi İngilizcede en az kullanılan harftir.
  2. İnternetin dili de günümüzde birçok alanda olduğu gibi İngilizcedir ve tüm web sitelerinin yarısından fazlası İngilizce dili ile yazılmıştır. Aynı şekilde yazılım dilinde ve sosyal medyada da İngilizce ağırlıklı olarak kullanılır.
  3. Shakespeare, “eyeball”, “fashionable” ve “bedroom” da dahil olmak üzere 1.700’den fazla kelime icat etmesiyle tanınır. Günümüzde Shakespeare’in eserlerini basitleştirmeden okumak oldukça zordur. Hatta öyle ki Shakespeare için ayrıca Shakespeare sözlüğü çıkarılmıştır.
  4. İngilizce keşke yazıldığı gibi okunsa diye düşünmüş müydün? O zaman sana ilginç bir bilgimiz daha var. İngilizce fonetik bir dildir, yani Fransızca veya Mandarin gibi telaffuzun çok daha karmaşık olabildiği diğer dillerin aksine, kelimelerin yazımlarına göre telaffuz edildiği anlamına gelir. Yani, hayallerin aslında gerçek diyebiliriz.
  5. İngilizce, birçok filmin, TV şovunun ve şarkının İngilizce olarak üretildiği ve dünyanın her yerinden insanların keyif aldığı eğlence endüstrisinin de dili olarak kullanılır.
  6. İngilizce, İngiliz Telaffuzundan Güney Amerika İngilizcesine kadar dünya çapında konuşulan çok çeşitli aksan ve lehçelerle zengin ve çeşitli bir dildir.
  7. Şimdiye kadar yazılmış en uzun İngilizce cümle, toplam 13.955 kelimeyle Jonathan Coe’nun “The Rotters’ Club” adlı romanında bulunur. Bununla birlikte bu cümle ek bir tutarlı cümleden oluşmaz. Daha çok birbirine bağlı bir dizi cümleden meydana gelir. Bu tek cümle ise ortalama 83 sayfa boyunca sürer. İngilizce dilbilgisi açısından doğru olan en uzun cümle ise “Absalom, Absalom!” kitabında 1.288 kelimelik bir cümle olarak belirtilir. Bu kitap ise William Faulkner tarafından yazılmıştır.
  8.   İngilizce dilindeki en karmaşık kelime “run” kelimesidir. Bu kelime başta çok absürt gelse de Oxford English Sözlüğünün editörleri en karmaşık kelimenin “run” olduğunu söylüyor. Bu kelimenin 645 farklı tanımı bulunuyor. Bu geniş tanımı teknolojinin de oldukça etkilediği düşünülüyor. Örneğin, “a train running on rails”, “the phone running the apps”, “I am running.” gibi ifadeler run kelimesinin kullanım alanlarına verilebilecek en basit örneklerdendir.
  9. “Buffalo buffalo Buffalo buffalo buffalo buffalo Buffalo buffalo” cümlesi İngilizce’de tamamen doğru bir cümledir. Bu cümledeki her “buffalo”, farklı bir anlama sahiptir.
  10. “Dreamt” kelimesi, İngilizce’de yalnızca bir “m” harfi içeren tek fiildir.

Bugünkü yazımızda İngilizce ile ilgili otuz farklı bilgiye yer verdik. İngilizce ile ilgili daha fazla bilgi almak için blog sayfamızı takip edebilir, merak ettiğin soruları iletişim kanallarımızdan bize iletebilir, Open English’le İngilizce öğrenmek istiyorsan hemen formu doldurabilirsin! 

İngilizce Bahane Cümleleri

İngilizceyi günlük hayatımızda kullanmaya başladığımızda derdimizi, sıkıntımızı veya bahanelerimizi rahatlıkla karşı tarafa aktarabilmemiz gerekir. Bu sebeple bahanemizi anlatmak için kullanacağımız cümlelere hâkim olmamız oldukça önemlidir. Bu yazıda kısaca özür dileme kalıplarından ve bahaneler ile ilgili örnek cümle kalıplarından bahsedeceğiz.

İngilizce Özür Cümleleri

İngilizce özür cümleleri tahmin edebileceğin üzere yanlış yaptığımız bir durumda, birini duygusal veya fiziksel olarak incittiğimizde veya yalnızca kibar davranmak için kullanabileceğimiz cümlelerdir. Bu özür cümlelerinin kullanım alanı yerine ve zamanına göre farklılık gösterebilir. İngilizce özür cümleleri ve örnekleri hakkında detaylı bilgi almak istersen linke tıklayabilirsin.

  •     I’m sorry. (Özür dilerim.)
  •     I apologize. (Özür dilerim.)
  •     I beg your pardon. (Kusura bakmayın.)
  •     Please forgive me. (Lütfen beni affet.)
  •     I didn’t mean to do that. (Onu demek istemedim/ Öyle söylemek istemedim.)
  •     I feel terrible about what happened. (Olanlar için kötü hissediyorum.)
  •     That was my mistake, and I’m sorry. (Benim hatamdı, üzgünüm.)
  •     I want to apologize for my behavior. (Hareketim/ davranışım için özür dilemek isterim.)
  •     I realize I was wrong, and I’m sorry. (Hatalı olduğumu fark ettim, özür dilerim.)
  •     I’m so sorry for any inconvenience I may have caused. (Sebep olduğum rahatsızlık için çok özür dilerim.)

ingilizce bahane cümleleri nasıl kullanılır

İngilizce Bahane Cümleleri Nasıl Kullanılır?

Yabancı bir dil konuşurken anadilimizden bağımsız düşünmemiz gerekir. Yani, bir cümleyi kurarken Türkçe değil İngilizce düşünmek gerekir. Hem akıcı İngilizce konuşmak hem de cümle yapısını doğru kurabilmek için bu oldukça önemli bir adımdır. Ancak “Kendimi nasıl açıklayacağım, ne söyleyeceğim, ya kendimi yanlış ifade edersem?” gibi sorulara kapılıp gidiyorsan “Türkiye’de olsam ne derdim, Türkçe açıklamam gerekirse nasıl açıklardım?” gibi soruları konuşma yapmadan önce kendine sorarak karşı tarafla daha iyi iletişim kurma fırsatı yakalayabilirsin.

Unutma ki, bu soruları cümle kurarken değil, kendini ifade etmekte zorlandığın kısımlarda sormalısın. Örneğin, trafik sıkışık olduğunda karşı tarafa basitçe “Trafik çok sıkışıktı, kusura bakmayın.” deriz. İngilizcede de bu ifade aynı şekilde kullanılabilir. Aşağıda yer alan cümleler ile söylediklerimizi çok daha net anlayabilirsin. Şimdi birlikte aşağıdaki örneklere ve çevirilerine göz atalım.

  •     I’m sorry I’m late. There was heavy traffic on the way here. (Üzgünüm, geciktim. Trafik çok sıkışıktı.)
  •     I couldn’t complete the assignment because my computer crashed. (Bilgisayarım çöktüğü için ödevimi tamamlayamadım.)
  •     I apologize for not responding to your email earlier. It got lost in my spam folder. (Mailinize daha erken cevap veremediğim için özür dilerim. Spam kutumda kaybolmuştu.)
  •     I’m sorry I missed your call. I was in a meeting at the time. (Üzgünüm aramana cevap veremedim. Bir toplantıdaydım.)
  •     I can’t make it to the party tonight because I’m feeling under the weather. (Bu akşamki partiye katılamayacağım çünkü keyifsiz hissediyorum.)
  •     I forgot to bring the documents you needed. Can I bring them tomorrow instead? (İhtiyacın olan dosyaları getirmeyi unuttum. Onun yerine yarın getirebilir miyim?)
  •     I’m sorry for the confusion. I misunderstood the instructions. (Karışıklık için özür dilerim. Yönergeleri yanlış anlamışım.)
  •     I missed the deadline because I had a family emergency that I had to attend to. (Aile ile ilgili katılmam gereken acil bir durum olduğu için bitiş tarihini kaçırdım.)
  •     I’m sorry for my behavior. I was going through a rough patch and didn’t mean to be rude. (Davranışım için üzgünüm. Zor bir dönemden geçiyordum ve kaba davranmak istememiştim.)
  •     I couldn’t attend the meeting because my flight was delayed due to bad weather. (Toplantıya katılamadım çünkü uçuşum kötü hava sebebiyle rötar yaptı.)
  •     I’m sorry, I can’t come to the party because I have to study for an exam. (Özür dilerim, sınava çalışmam gerektiği için partiye gelemeyeceğim.)
  •     I didn’t finish my homework because I was sick yesterday. (Dün hasta olduğum için ödevimi bitiremedim.)
  •     I’m sorry for being late, the bus was delayed. (Geç kaldığım için özür dilerim, otobüs gecikti.)
  •     I can’t stay longer, I have to pick up my sister from school. (Daha uzun kalamam, kardeşimi okuldan almam gerekiyor.)
  •     I forgot to bring my book, can I borrow yours? (Kitabımı getirmeyi unuttum, seninkini ödünç alabilir miyim?)
  •     I’m sorry for the mistake, I didn’t understand the instructions properly. (Hata için üzgünüm, yönergeleri tam olarak anlamadım.)
  •     I can’t meet you at that time, I have a doctor’s appointment. (Seninle zamanında buluşamayacağım, bir doktor randevum var.)
  •     I missed your call because my phone was on silent mode. (Telefonum sessizde olduğu için aramanı kaçırdım.)
  •     I’m sorry, I can’t go to the concert because I don’t have enough money. (Özür dilerim, konsere gelemeyeceğim çünkü yeterli param yok.)
  •     I apologize for the confusion, I thought the meeting was on a different day. (Karışıklık için üzgünüm, toplantı başka bir gün olacak sandım.)

ingilizce bahaneler ile ilgili diyaloglar

İngilizce Bahaneler ile İlgili Diyalog

Bu bölümde İngilizce bahaneleri pratikte daha iyi kullanabilmek için örnek bir diyaloğa yer vereceğiz. Sen de aklına gelen bir bahane cümlesini yorumlara yazabilir, kendi deneyimlerinden bahsedebilirsin.

Jane: Hey, sorry I’m late. I got caught up with something.
(Hey, üzgünüm geciktim. Bir şeye takıldım.)

Caught up bir işe takılı kalmak ve bir olaya istemsizce dahil olmak gibi anlamlarda kullanılır. Dolayısıyla bu cümlede bir şeye takıldım olarak çevirdik ancak tam karşılığı iş eylemi içeren bir şeye takılıp kalmak anlamındadır.

Tom: No worries, what happened?
(Sorun değil, n’oldu?)

Jane: I had to drop off my little sister at school, and traffic was really bad.
(Kardeşimi okula bırakmam gerekti ve trafik çok kötüydü.)

Tom: Oh, that’s understandable. Did you get stuck in the traffic for a long time?

(Oh, bu anlaşılır. Trafikte uzun süre sıkışıp kaldın mı?)

Jane: Yeah, it took me almost an hour just to get through it.

(Evet, sadece trafikten çıkmam bir saatimi aldı.)

Get through bu cümlede zor bir olayın üstünden gelmek anlamında kullanıldı. Dolayısıyla trafikten çıkmam bir saatimi aldı derken cümlede trafik kelimesi geçmemesine rağmen çevirinin daha anlamlı olması için bu şekilde çevirdik.

Tom: Well, I’m glad you made it. Let’s get started with the meeting.

(Başardığına sevindim. Hadi toplantıya başlayalım.)

Jane: Actually, there’s something else I need to tell you. I’m not feeling too well today. (Aslında size söylemem gereken başka bir şey daha var. Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum.)

Tom: Oh, I’m sorry to hear that. Are you feeling okay?

(Bunu duyduğuma üzüldüm. İyi hissediyor musun?)

Jane: I have a headache and a bit of a fever. I don’t think I can concentrate on the meeting. (Baş ağrım ve biraz ateşim var. Toplantıya odaklanabileceğimi sanmıyorum.)

Tom: No problem, your health is more important. We can reschedule the meeting for another time.

(Sorun değil, sağlığın daha önemli. Toplantıya daha sonrası için tekrar planlayabiliriz.)

Jane: Thank you for understanding. I really appreciate it.

(Anlayışınız için teşekkür ederim. Gerçekten minnetarım.)

Tom: Of course, take care of yourself and get some rest. We can discuss the details of the meeting when you’re feeling better.

(Tabii ki, kendine dikkat et ve biraz dinlen. Daha iyi hissettiğinde toplantı detaylarını görüşebiliriz.)

Jane: Sounds good. Thanks for being so understanding.
(Anlayışlı olduğunuz için çok teşekkürler.)

ingilizce bahane cümlelerini open english ile öğren

Open English İle Tanış!

Online İngilizce eğitiminde lider Open English’in kapsamlı eğitim programları sayesinde kusursuz öğrenme sağlayabilir, online eğitimler ile gittiğin her yerde İngilizce öğrenmeye devam edebilirsin. Open English’in sana özel hazırladığı seviye eğitim planı ile eğitimine kendi İngilizce seviyenden devam edebilir, bildiklerini pratiğe dökme şansı yakalayabilirsin. İlgili öğretmenler, kapsamlı içerikler, pratik yapabileceğin quizler ve canlı derslerle dolu dolu bir eğitim hayatına hazır mısın? Hemen formu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçsin!

İngilizce Sayılar 30’a Kadar

İngilizce sayılar, hem İngilizce öğrenmek isteyenler hem de İngilizce konuşan toplumlar için hayati bir öneme sahip. İngilizce sayıları bilmek; günlük yaşamda para birimi, saatler, tarihler, telefon numaraları, adresler gibi birçok alanda işimize yarar. Ayrıca İngilizce sayıları öğrenmek; matematik, bilim, teknoloji, işletme ve finans gibi birçok alanda da gerekli bir beceri. 

İngilizce Sayılar 30’a Kadar başlıklı yazımızda; 0’dan 30’a kadar İngilizce sayıları öğrenmek isteyenler için İngilizce sayıların nasıl okunduğu, yazıldığı ve kullanıldığı hakkında bilgi vereceğiz. İngilizce sayıları hızlı ve kalıcı bir şekilde öğrenebilmek için bu sayfada yer alan iletişim formunu doldurarak online İngilizce kursu Open English hakkında bilgi alabilirsin.

İngilizce Sayı Nedir?

Sayılar; matematikte, fizikte, kimyada ve diğer bilim dallarında çok önemli bir rol oynarlar. Sayılar, bir şeyin niceliğini veya miktarını ifade etmek için kullanılırlar. İngilizce sayının ne anlama geldiğini merak ediyorsan hemen söyleyelim. Sayının İngilizcesi “number” olarak biliniyor. 

İngilizce sayılar genellikle aritmetik işlemler yapmak, ölçüleri ifade etmek, zamanı belirtmek ve para birimlerini ifade etmek için kullanılıyor. İngilizce sayılar, diğer dillere göre biraz farklı yapıya sahip. Örneğin, 21 sayısı İngilizcede “twenty-one” şeklinde yazılırken, Fransızca’da “vingt-et-un” olarak yazılıyor.

İngilizce sayılar, dil öğrenenler için temel bir öğe ve günlük yaşamda sıklıkla kullanılıyor. Sayıları doğru bir şekilde anlamak ve kullanmak; çeşitli işlemler yapmak ve para birimleri, ölçüler ve zaman hakkında bilgi edinmek gibi pek çok konuda faydalı oluyor.

0dan 30a kadar ingilizce sayılar

0’dan 30’a Kadar İngilizce Sayılar

İngilizce sayılardan 0’dan 30’a kadar olan sayılar, günlük hayatta en sık kullanılan sayılardır. Bu sebeple biz de yazımızın bu kısmında 0’dan 30’a kadar olan İngilizce sayıları, bu sayıların okunuş ve yazılışlarını seninle paylaşmak istedik. Ayrıca hemen aşağıda yer alan listemizde 0’dan 30’a kadar olan İngilizce sayıların Türkçe karşılıklarını da bulabilirsin.

0 – zero (ziro) – sıfır

1 – one (van) – bir

2 – two (tu) – iki

3 – three (tiri) – üç

4 – four (for) – dört

5 – five (fayv) – beş

6 – six (siks) – altı

7 – seven (sevın) – yedi

8 – eight (eyt) – sekiz

9 – nine (nayn) – dokuz

10 – ten (ten) – on

11 – eleven (ilevın) – on bir

12 – twelve (tuvelf) – on iki

13 – thirteen (tirtin) – on üç

14 – fourteen (fortin) – on dört

15 – fifteen (fiftin) – on beş

16 – sixteen (siktin) – on altı

17 – seventeen (seventin) – on yedi

18 – eighteen (eytin) – on sekiz

19 – nineteen (nayntin) – on dokuz

20 – twenty (tventi) – yirmi

21 – twenty-one (tventi-van) – yirmi bir

22 – twenty-two (tventi-tu) – yirmi iki

23 – twenty-three (tventi-tiri) – yirmi üç

24 – twenty-four (tventi-for) – yirmi dört

25 – twenty-five (tventi-fayv) – yirmi beş

26 – twenty-six (tventi-siks) – yirmi altı

27 – twenty-seven (tventi-sevın) – yirmi yedi

28 – twenty-eight (tventi-eyt) – yirmi sekiz

29 – twenty-nine (tventi-nayn) – yirmi dokuz

30 – thirty (tördi) – otuz

0’dan 30’a kadar İngilizce sayıları öğrendin. Daha fazla İngilizce sayı öğrenmek istiyorsan 1’den 100’e Kadar İngilizce Sayılar başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın!

0dan 30a kadar ingilizce sayılar ile örnek cümleler

0’dan 30’a Kadar İngilizce Sayılar İle Örnek Cümleler

0’dan 30’a kadar olan sayıları öğrendin. Peki, bu sayıları cümle içerisinde nasıl kullanacağını biliyor musun? 0’dan 30’a kadar olan sayıları cümle içerisinde rahatlıkla kullanabilmen konusunda sana rehberlik edecek örnek cümleleri hemen aşağıda bulabilirsin.

0 – Zero is not usually used to count things, but it is used in mathematical contexts. (Sıfır, genellikle şeyleri saymak için kullanılmaz, ancak matematiksel bağlamlarda kullanılır.)

1 – One day, I hope to travel the world. (Bir gün, dünyayı gezmeyi umuyorum.)

2 – Two heads are better than one. (İki kafa birinden daha iyidir.)

3 – Three strikes and you’re out. (Üç hata ve sen dışarıdasın.)

4 – Four seasons make up a year. (Dört mevsim bir yılı oluşturur.)

5 – Five fingers are on each hand. (Her elde beş parmak vardır.)

6 – Six people are coming to the party. (Partiye altı kişi geliyor.)

7 – Seven days make up a week. (Yedi gün bir haftayı oluşturur.)

8 – Eight glasses of water a day is recommended for good health. (Gün içinde sekiz bardak su içmek iyi sağlık için önerilir.)

9 – Nine planets are in our solar system. (Dokuz gezegen güneş sistemimizde bulunur.)

10 – Ten is the basis of our number system. (On, sayı sistemimizin temelidir.)

11 – Eleven players are on a football team. (On bir oyuncu bir futbol takımında bulunur.)

12 – Twelve months make up a year. (On iki ay bir yılı oluşturur.)

13 – Thirteen is considered an unlucky number in many cultures. (On üç, birçok kültürde uğursuz bir sayı olarak kabul edilir.)

14 – Fourteen days are in two weeks. (İki haftada on dört gün vardır.)

15 – Fifteen minutes can make a big difference. (On beş dakika büyük fark yaratabilir.)

16 – Sixteen candles were on the birthday cake. (Doğum günü pastasında on altı mum vardı.)

17 – Seventeen years is a long time to wait. (On yedi yıl beklemek uzun bir süredir.)

18 – Eighteen is the legal age to vote in many countries. (On sekiz, birçok ülkede oy kullanmak için yasal yaşdır.)

19 – Nineteen people are attending the conference. (Konferansa on dokuz kişi katılıyor.)

20 – Twenty dollars is a lot of money to a child. (Çocuklar için yirmi dolar çok para.)

21 – Twenty-one questions were asked during the interview. (Mülakatta yirmi bir soru soruldu.)

22 – Twenty-two students are in the classroom. (Sınıfta yirmi iki öğrenci var.)

23 – Twenty-three is my lucky number. (Yirmi üç benim şanslı sayım.)

24 – Twenty-four hours are in a day. (Bir günde yirmi dört saat vardır.)

25 – Twenty-five years is a quarter of a century. (Yirmi beş yıl bir çeyrek yüzyıldır.)

26 – Twenty-six letters are in the English alphabet. (İngiliz alfabesinde yirmi altı harf vardır.)

27 – My little brother is twenty-seven months old. (Küçük kardeşim yirmi yedi aylık.)

28 – There are twenty-eight students in my class. (Sınıfımda yirmi sekiz öğrenci var.)

29 – I turned twenty-nine years old last week. (Geçen hafta yirmi dokuz yaşına girdim.)

30 – The speed limit on this road is thirty miles per hour. (Bu yoldaki hız sınırı saatte otuz mil.)

ingilizce sayıları öğrenmek için open english

İngilizce Sayıları Öğrenmek İçin Open English

Open English, İngilizce konuşma ve öğrenme konusunda çeşitli kaynaklar ve materyaller sunan bir online İngilizce kursu. Bu kurs, İngilizce sayıları öğrenmek isteyenler için de bir dizi kaynak sunuyor. Open English’te, İngilizce sayılar hakkında video dersleri ve interaktif egzersizler bulabilirsin. Bu kaynaklar, İngilizce sayıların doğru telaffuzunu öğrenmene, İngilizce sayıların yazılışını ve kullanımını anlamana yardımcı olacak. Ayrıca, Open English’te öğretmenlerle birebir İngilizce dersleri alabilirsin ve İngilizce sayıları doğru bir şekilde kullanarak cümle oluşturma pratiği yapabilirsin.

Open English; İngilizce sayıları kullanarak para birimlerini, ölçüleri ve zamanı ifade etmeyi öğreten özel dersler de sunar. Bu dersler, İngilizce sayıların günlük hayatta kullanımını anlamana ve pratik yapmana yardımcı olacak. Eğer sen de İngilizce sayıları öğrenmeye ve günlük hayatında rahatça kullanmaya bir an önce başlamak istiyorsan sayfada bulunan formu doldurarak Open English aboneliğini başlatabilirsin.

See You Again Sözleri – See You Again Çevirisi

Bu yazımızda, unutulmaz bir şarkı olan Wiz Khalifa & Charlie Puth – See You Again çevirisini yapacağız. Hepimizin aklında bolca yer etmiş See You Again çevirisi ile size belki mutlu, belki duygusal anlar yaşatabilir! 2015 yılında çıkan Wiz Khalifa – See You Again çevirisi ile bu dillere dolanan şarkıyı tamamen anlayabilecek, eşlik edebileceksin!

Başlamadan önce seni önde gelen online İngilizce kursu Open English’e davet etmek istiyoruz! Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir ve dev içerik arşivimizden sınırsız faydalanabilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

See You Again çevirisine başlamadan önce seninle İngilizce sözlerini bir inceleyelim. See You Again çevirisini çabalayarak, elinden geldiğince senin yapmaya çalışmanı öneririz. Böylece See You Again çevirisi kısmına geçtiğimizde doğrularını ve yanlışlarını kontrol edebilirsin. Belki de aslında çok yakın bir See You Again Çevirisi yaparsın! 

see you again sözleri

See You Again Sözleri

It’s been a long day without you, my friend

And I’ll tell you all about it when I see you again

We’ve come a long way from where we began

Oh, I’ll tell you all about it when I see you again

When I see you again

 

Damn, who knew?

All the planes we flew, good things we been through

That I’d be standing right here talking to you

‘Bout another path, I know we loved to hit the road and laugh

But something told me that it wouldn’t last

Had to switch up, look at things different, see the bigger picture

Those were the days, hard work forever pays

Now I see you in a better place

 

How could we not talk about family when family’s all that we got?

Everything I went through, you were standing there by my side

And now you gon’ be with me for the last ride

First, you both go out your way and the vibe is feeling strong

And what’s small turned to a friendship, a friendship turned to a bond

And that bond will never be broken, the love will never get lost

And when brotherhood come first, then the line will never be crossed

Established it on our own when that line had to be drawn

And that line is what we reached, so remember me when I’m gone

….

So let the light guide your way, yeah

Hold every memory as you go

And every road you take

Will always lead you home, home

Umarız buraya kadar See You Again çevirisine başlamadan sözleri hatırlamış, şarkıya eşlik edebilmişsindir! Yazımızın kalanında See You Again çevirisini yapacağız. Eğer See You Again çevirisi gibi çevirilerine ihtiyaç duymadan, istediğin her şarkıyı dinlediğin anda anlayabilmek istiyorsan Open English’e kaydolmanı şiddetle tavsiye ediyoruz!

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle ders alabilir, yabancılarla canlı konuşma gruplarında pratik yapabilir, dev içerik arşivimize ve See You Again çevirisi gibi yazılarımıza istediğin zaman, sınırsız erişebilirsin! 

Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve hemen İngilizce çalışmaya başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

see you again çevirisi

See You Again Çevirisi

Sensiz uzun bir gün oldu dostum

Anlatacağım seni bir sonraki görüşümde

Başladığımız yerden uzun bir yol kat ettik

Hepsini anlatacağım seni bir daha gördüğümde

 

Kim bilebilirdi ki?

Uçurduğumuz uçakları, geçirdiğimiz güzel zamanları,

Burada dikilip seninle konuşmamı

Başka bir yol hakkında. Biliyorum yola düşmeyi ve kahkaha atmayı sevdiğimizi

Ama bir şeyler bana böyle gitmeyeceğini söyledi

Bir şeyleri değiştirmem, farklı bakmam, büyük resmi görmem gerektiğini

Ne güzel günlerdi, sıkı çalışma sonsuza dek karşılığını bulur

Şimdi ise seni daha iyi bir yerde görüyorum

 

Tek sahip olduğumuz aile iken, aile hakkında nasıl konuşmayız?

Birlikte üstesinden geldiğimiz şeylerde hep sen yanımdaydın

Şimdi ise son bir sefer daha yanımda olacaksın

Öncelikle ikiniz de kendi yolunuza gideceksiniz ve hisler kuvvetlenecek

Ve küçük şeyler arkadaşlığa, arkadaşlık güçlü bağlara dönüşecek

Ve o bağlar asla kopmayacak, sevgi asla kaybolmayacak

Kardeşlik önce geldiğinde, o çizgi asla aşılmayacak

Biz bunu belirlemiştik o çizgi çekilmesi gerektiğinde

Ve o çizgi ulaştığımız yer, bu yüzden gittiğimde beni hatırla

Bu yüzden ışığın sana yol göstermesine izin ver

Tüm anıları yanında tut giderken

Ve geçtiğin her yol 

Seni her zaman evine ulaştıracak

Böylece See You Again çevirisini de yapmış olduk. Eğer kendin çevirmeye çalıştıysan kontrol etmeni öneriyoruz. Tabii ki çeviride alternatif yaklaşımlar olabilir. Fakat anlamı yeterince yakınsa tebrik ederiz! Çevirmesi o kadar da kolay olmayan See You Again çevirisini başarıyla yapmışsın kabul ediyoruz! 

open english ile sevdiğin şarkıları ve see you again sözleribi anla

Open English ile Sevdiğin Şarkıları Anla!

Umarız See You Again çevirisi yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir. See You Again çevirisi gibi şarkı sözlerinin çevirilerini okumayı seviyorsan bir diğer yazımız olan Nothing Else Matters Sözleri – Nothing Else Matters Çevirisi yazımızı incelemeni öneririz. 

See You Again çevirisi yazımızın sonuna gelmişken seni Open English’e davet ediyoruz. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabileceğin, yabancılarla pratik yapabileceğin ve tüm içeriklerimize sınırsız erişebileceğin Open English aboneliği, eminiz ki İngilizceni en üst seviyeye taşıyacak! Böylece See You Again çevirisi gibi yazılara ihtiyaç duymadan, sevdiğin her şarkıyı dinlediğin anda anlayabilirsin!

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, İngilizce konuşma ihtiyacını karşılamak için hemen seni arayalım.

Mistake ve Error Arasındaki Fark Nedir?

Birçok dilde olduğu gibi bazı kelimelerin anlamı aynıdır ancak farklı durumlarda kullanılır. Örneğin İngilizcede “sound” ve “voice” ses anlamına gelir ancak kullanım alanları farklıdır. “Mistake” ve “error” kelimelerinde ise her ikisi de hata anlamına gelmesine rağmen iki farklı anlamda kullanılır.

Bugünkü yazıda error ve mistake kelimelerinin anlamlarından, kullanım alanlarından ve aralarındaki farklardan bahsedeceğiz. Temelde zor gibi görünse de birazdan vereceğimiz bilgiler ışığında bu iki kelimeyi ayırt etmenin ve doğru yerde kullanmanın mantığını kolaylıkla kavrayableceksin.

Error Ne Demektir?

Error birçoğumuzun bilgisayarında, telefonunda veya hesap makinesinde gördüğü İngilizce kelimelerden bir tanesidir. Hayatımızın içine giren dijital dünyayla İngilizce bilmeyen birçok kişinin de aşina olduğu bu kelime temelde hata anlamına gelir. Error kelimesi henüz bilmediğiniz bir konu hakkında yapılan hatada kullanılan bir sözcüktür.

Örnek vermek gerekirse, henüz İngilizcede geçmiş zamanı kullanmayı öğrenmedin ve geçmiş zaman kullanman gereken yerde şimdiki zaman kullandın. Bu durumda henüz bilmediğin bir konu hakkında hata yaptığınız için “error” kelimesini kullanmak daha doğru olacaktır.

İngilizce çalışmak için arayış içindeysen, hemen yan tarafta yer alan formu doldur! Kısa süre içinde seni arayalım ve İngilizce öğrenme serüveninde senin yanında olalım.

error ile ilgili cümleler

Error ile İlgili Cümleler

  • I made an error in my calculations. (Hesaplamada bir hata yaptım.)
  • The computer program had an error and crashed. (Bilgisayar programı hata verdi ve çöktü.)
  • She pointed out the error in my grammar. (Dil bilgimdeki hatayı belirtti.)
  • The referee made an error in the soccer match. (Futbol maçında hakem bir hata yaptı.)
  • The error in the report was caused by a typo. (Rapordaki hataya yazım hatası sebep oldu.)    
  • The error message on my phone told me to restart the device. (Telefonumdaki hata mesajı bana aleti yeniden başlatmamı söyledi.)
  • The error rate for this manufacturing process is too high. (Bu üretim sürecindeki hata oranı çok yüksektir.)
  • The error in the recipe caused the cake to not turn out correctly. (Tarifteki hata kekin düzgün çıkmamasına sebep oldu.)
  • He realized his error in judgment and apologized. (Karardaki hatasını fark etti ve özür diledi.)

Mistake Ne Demektir?

Mistake tıpkı error gibi hata anlamında kullanılır. Eğer İngilizce öğrenmeye yeni başlıyorsan veya kelime hazneni tam geliştirmemişsen bu kelime günlük hayatta sık karşılaştığın kelimelerden biri olmayabilir. Bu sebeple bu yazıyı okuduktan sonra mistake kelimesi ile ilgili yazma çalışmaları yapabilir, hâli hazırda Open English kurslarından yararlanıyorsan kurs içerikleriyle öğrendiklerini pekiştirme fırsatı yakalayabilirsin.

Mistake bildiğimiz, bir konu hakkında hata yapmak anlamına gelir. Bununla ilgili çok basit bir örnek vermek gerekirse de, daha önce derste işlenen bir matematik konusu ile ilgili soru çözdün. Konuya hâkim olmana rağmen belki dikkat dağınıklığından belki de işlem hatasından soruyu yanlış yaptın. Bu durumu ifade ederken “mistake” kelimesini kullanırız.

Mistake ile İlgili Cümleler

  • I made a mistake on my math homework.
    (Matematik ödevimde bir hata yaptım.
  • She admitted that she had made a mistake in her report.
    (Raporunda bir hata yaptığını kabul etti.)
  • He learned from his mistake and didn’t make the same error again.
    (Hatasını öğrendi ve bir daha aynı hatayı yapmadı.)
  • It was a mistake to leave my umbrella at home when it’s raining outside.
    (Dışarıda yağmur yağarken şemsiyemi evde bırakmak bir hataydı.)
  • The waiter made a mistake with our order and brought us the wrong food.
    (Garson siparişimizde bir hata yaptı ve bize yanlış yemeği getirdi.
  • I’m sorry, it was my mistake not to check the schedule before making plans.
    (Özür dilerim, plan yapmadan önce programımı kontrol etmemek benim hatamdı.
  • She thought it was Tuesday but it was actually Wednesday, a simple mistake.
    (O salı günü olduğunu düşündü ama aslında çarşamba günüydü, basit bir hata.)
  • I made a mistake on the directions and got lost on my way to the museum.
    (Yolumu bulmaya çalışırken bir hata yaptım ve müzeye giderken yolumu kaybettim.)
  • We all make mistakes, it’s important to learn from them and move forward.
    (Hepimiz hata yaparız, önemli olan onlardan bir şey öğrenmek ve ileriye bakmaktır.)

mistake ve error arasındaki fark nedir

Mistake ve Error Arasındaki Fark Nedir?

Mistake ve error’un tanımını yaptığımızdan aralarındaki farkı az çok anlamış olabilirsin. Bu başlıkta mistake ve error arasındaki farkı teoride görmek yerine örnek bir diyalog yoluyla görmüş olacaksın. Diyaloğa geçmeden önce bu iki kelime arasındaki anlam farkını bir kez daha hatırlayalım:

Error: Bilinmeyen bir konu hakkında yapılan hataya verilen isim.

Mistake: Bilgi sahibi olunan bir konu hakkında yapılan hataya verilen isim.

 

Jen: Hey, can you take a look at my essay? I’m not sure if I’ve made any errors. (Hey, makaleme göz atar mısın? Bir hata yaptım mı emin değilim.)

Tom: Sure, I’d be happy to help. Let me take a look. (Tabii, yardım etmekten mutluluk duyarım. Bir bakayım.)

 

Jen: Thanks! I’m really trying to improve my writing skills, so any feedback would be appreciated. (Teşekkürler! Yazma becerilerimi geliştirmek için çok çabalıyorum o yüzden her türlü geri dönüş kabul edebilirim.)

Tom: Okay, so I noticed a few errors in your grammar and sentence structure. For example, you used the wrong verb tense in this sentence. (Tamam, cümle yapısında ve dilbilgisinde birkaç hata fark ettim. Örneğin, bu cümlede yanlış fiilini kullanmışsın.)

 

Jen: Oh, I see. That was just an error, right? (Oh, anladım. Bu sadece bir hata, değil mi?)

Tom: Yes, exactly. An error is when you make a mistake due to a lack of knowledge or understanding. (Evet, kesinlikle. Error bilmediğin veya anlamadığın bir konu hakkında yaptığın hataya denir.)

 

Jen: Got it. So what’s the difference between an error and a mistake? (Anladım. O hâlde error ve mistake arasındaki fark nedir?)

Tom: Well, a mistake is when you know the correct form, but still make an incorrect language production. For example, if you accidentally use the wrong verb tense even though you know the correct one. (Peki, “mistake” doğru kullanımı bilmene rağmen dil üretiminde (dil öğreniminin 4 bölümünü de kapsamak için kullanılan terim) yaptığın hatadır. Örneğin, doğrusu bilmene rağmen yanlışlıkla hatalı fiil kipini kullanmak.)

 

Jen: I see. That makes sense. So, can you give me an example of a mistake? (Anlıyorum. Mantıklı, Yani, bana mistake ile ilgii bir örnek verebilir misin?

Tom: Sure, let’s say you wrote a sentence and you used the wrong verb tense, even though you know the correct one. That would be a mistake. (Elbette, diyelim ki bir cümle yazdın ve doğrusunu bilmene rağmen yanlış fiil kipini kullandın. Bu bir mistake olurdu.)

 

Jen: Oh, I think I get it now. Thanks for explaining the difference between errors and mistakes. (Oh, sanırım şimdi anlıyorum. Error ve mistake arasındaki farkı açıkladığın için teşekkür ederim.)

Tom: No problem, happy to help. Keep practicing and you’ll improve in no time. (Sorun değil, yardım ettiğime sevindim. Pratik yapmaya devam edersen kısa sürede gelişirsin.)

İngilizce öğrenmek istiyorsan, tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak!