Dünyaca ünlü kitap ve film serisi Twilight, unutulmaz repliklere sahip bir seri. Bolca romantik diyalog içeren İngilizce en sevilen Twilight repliklerini öğrenmek istiyorsan bu yazımız tam sana göre. İngilizce twilight kelimesinin Türkçe manasını ve Twilight filmi hakkında güzel bilgileri öğrenebileceğin yazımızın en can alıcı noktası, İngilizce en sevilen Twilight repliklerini içeren kısmı. İyi okumalar!
Twilight gibi farklı İngilizce filmlerin repliklerini kolayca anlamak istiyorsan bu sayfada yer alan iletişim formunu doldur ve online İngilizce kursu Open English ile bir an önce İngilizce öğrenmeye başla.
İngilizce en sevilen Twilight repliklerinden bahsetmeden önce elbette, twilight kelimesinden bahsetmek gerekiyor.Twilight kelimesi İngilizce dilinde “alacakaranlık” anlamına geliyor. Alacakaranlık, güneşin batışından sonra hava kararana kadar geçen zamana deniyor ve genellikle günün son ışıklarının gökyüzünde belirgin olduğu dönemi belirtiyor. Bu kelime aynı zamanda, romantik bir fantezi roman serisinin de adı olarak biliniyor.
İngilizce en sevilen Twilight repliklerine geçmeden önce; twilight kelimesinin kullanımının, alacakaranlık saatlerini veya güneşin doğuşu ya da batışı gibi doğal olayları tanımlamak için kullanılabileceği gibi, bu kelimenin mecazi anlamlarda da kullanılabileceğini belirtmek isteriz. İngilizce twilight mecazi olarak kullanıldığında; bir şeyin sona erdiği veya bir değişimin başladığı, ancak ne olduğunun tam olarak anlaşılmadığı bir dönemi ifade etmek için kullanılabiliyor.

İngilizce En Sevilen Twilight Replikleri başlıklı yazımızda ele alacağımız İngilizce en sevilen Twilight replikleri, bizi Twilight filmi hakkında bir araştırma yapmaya itiyor. “Twilight” adlı film, Stephenie Meyer tarafından yazılmış aynı adlı roman serisinden uyarlanmış bir ABD filmi. 2008 yılında gösterime giren film, romantizm, fantastik ve genç yetişkin türlerinde yer alıyor.
İngilizce en sevilen Twilight repliklerine sahip olan film; Bella Swan adlı genç bir kızın Forks, Washington’a taşınmasıyla başlıyor. Bella, sıradan bir hayat yaşarken, gizemli bir aile olan Cullen ailesine aşık oluyor ve onların vampir olduğunu keşfediyor. Bella ve Cullen ailesinin oğlu Edward arasındaki romantik ilişki, birçok engelle karşılaşırken, Edward’ın ailesi ve diğer vampirlerle olan mücadelelerinin ortasında devam ediyor.
“Twilight” serisi, genç yetişkin edebiyatı için büyük bir fenomendir ve sinema endüstrisinde de büyük bir etki yaratmıştır. Film, gişe rekorları kırmıştır ve devam filmleri olan “New Moon”, “Eclipse”, “Breaking Dawn – Part 1” ve “Breaking Dawn – Part 2” ile devam etmiştir.
Twilight filmi gibi romantik filmleri seviyor musun? Eğer cevabın evet ise, film izleyerek İngilizce bilgini artırmaya ne dersin? Bu konu ilgini çektiyse İngilizce Geliştirmek İçin İzleyebileceğin Romantik Filmler başlıklı yazımızı okumanı tavsiye ederiz.

Twilight serisi, İngilizce en sevilen Twilight replikleriyle izleyicilerin kalplerinde yer etmiş bir seri. İngilizce en sevilen Twilight replikleri yazımızın bu bölümünde, İngilizce en sevilen Twilight replikleri ve Türkçe çevirilerini senin için derledik. Sosyal medyada fotoğraflarının altına ya da Whatsapp durumuna yazmak için de kullanabileceğin İngilizce en sevilen Twilight repliklerini hemen aşağıda bulabilirsin.

Open English, İngilizce öğrenmek isteyen kişilere online eğitim imkanı sunan bir İngilizce kursu. Open English’te, ana dili İngilizce olan eğitmenler tarafından; İngilizce dil bilgisi, kelime dağarcığı, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerileri gibi birçok alanda eğitimler veriliyor.
Film replikleri öğrenmek de İngilizce öğrenmek için etkili bir yöntem. Open English, öğrencilerin bu konuda özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olacak film ve dizi altyazılarına sahip materyaller sunuyor. Ayrıca, Open English’te, öğrencilerin film repliklerini dinleyip tekrar etmeleri ve anlamlarını öğrenmeleri için interaktif materyaller de bulunuyor. Bu sayede, öğrenciler İngilizceyi daha kolay ve eğlenceli bir şekilde öğrenebiliyorlar.
Open English hakkında anlatılacak çok şey var. Sen de Open English’i yakından tanımak istiyorsan, bu sayfada yer alan iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hızlıca arayacak ve Open English hakkında merak ettiğin her şeyi anlatacak.
İngilizce öğrenen birçok kişi, “job” ve “work” kelimelerinin birbirlerinin yerine kullanılabilmesi nedeniyle bu iki kelimeyi karıştırabiliyor. Ancak, İngilizcede job ve work arasındaki farklar önemli ve bu farkları bilmek, doğru anlamda ve doğru kullanımda önemli. Bu yazıda, İngilizcede job ve work arasındaki farkları anlatacağız. İngilizcedeki “job” ve “work” kelimelerinin farklı kullanımlarını inceleyeceğiz ve doğru kullanımları örneklerle ele alacağız.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları öğrendikten sonra, kelimeleri doğru yerlerde kullanarak kaliteli bir İngilizce konuşmak istiyorsan hemen sayfadaki formu doldur. Seni arayalım ve online İngilizce kursu Open English’i sana tüm detaylarıyla anlatalım. Eminiz, çok hoşuna gidecek!
İngilizcede job ve work arasındaki farkları senin için sıralamadan önce job kelimesinin Türkçesini seninle paylaşmak istedik. “Job” kelimesinin Türkçe karşılığı, bir kişinin belirli bir görevi veya faaliyeti yaparak para kazanmak, geçimini sağlamak veya kariyer hedeflerine ulaşmak için yaptığı iş veya meslek olarak biliniyor.
“Job” kelimesi aynı zamanda bir iş başvurusu veya iş arama sürecinde de kullanılıyor. İş ilanlarına başvururken veya iş başvurusu yaparken, İngilizcede, “job application” veya “job posting” gibi terimler kullanılıyor. “Job” kelimesi ayrıca birçok endüstride de karşımıza çıkıyor. Örneğin; inşaat endüstrisinde “job site” ifadesi, bir inşaat projesinin gerçekleştirildiği yer anlamına geliyor. İnşaat mühendisleri ve mimarlar için ise “job title” ifadesi, mesleki unvanları veya iş pozisyonlarını ifade ediyor.

İngilizce job kelimesinin Türkçesini öğrendin. Sıra geldi İngilizce work kelimesine. “Work” kelimesinin Türkçe karşılığı, “çalışma” veya “iş” olarak ifade ediliyor. “Work” kelimesi genellikle, belirli bir amaca veya hedefe ulaşmak için yapılan bir eylemi ifade ediyor. Bu eylem; bir iş yerinde çalışmak, ev işleri yapmak, bir projeyi tamamlamak, bir sanat eseri üretmek veya bir amaca ulaşmak gibi birçok farklı aktiviteyi kapsayabiliyor.
“Work” kelimesi aynı zamanda, bir iş yerinde çalışanların birbirleriyle veya işverenleriyle etkileşimlerini ifade eden terimlerle birlikte kullanılıyor. Örneğin, “teamwork” ifadesi, bir grup insanın birlikte çalışarak bir amaca ulaşmak için bir araya gelmesini ifade ediyor. “Workload” ifadesi ise, bir kişinin veya bir takımın yerine getirmesi gereken işlerin sayısını veya yoğunluğunu ifade ediyor.
“Work” kelimesi, birçok farklı endüstride karşımıza çıkıyor. Örneğin, inşaat endüstrisinde “work site” ifadesi, bir inşaat projesinin gerçekleştirildiği yer anlamına geliyor. Sanat endüstrisinde “artwork” ifadesi, bir sanat eseri olarak üretilen işleri ifade ediyor. Bilgisayar endüstrisinde “network” ifadesi, bilgisayarlar arasında bilgi paylaşımını sağlayan bir çalışma ağı anlamına geliyor.
İngilizce work kelimesinin Türkçe karşılığını da seninle anlattığımıza göre, artık, İngilizcede job ve work arasındaki farkları seninle paylaşmaya geçebiliriz.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları incelemek istediğimizde; “Job” ve “work” kelimelerinin, İngilizcede sıklıkla kullanılan ve birbirleriyle bağlantılı, ancak farklı anlamları olan kelimeler olduğunu görüyoruz.
İngilizcede job ve work arasındaki farklardan biri; İngilizcede “Job” kelimesinin, genellikle belirli bir iş veya pozisyonu ifade etmesidir. Bir iş ararken, genellikle bir “job” veya “job opening” için başvuruda bulunulur. “Job” kelimesi, sıklıkla para kazanmak için yapılan bir işi veya belirli bir işi ifade eder. İngilizcede job ve work arasındaki farkları daha iyi anlatabilmemiz için bir örnek vermemiz gerekirse, örneğin; “I have a job as a teacher” (Ben bir öğretmenim.) gibi bir cümle kullanılabilir. “Job” kelimesi, genellikle resmi veya iş dili gibi daha resmi ortamlarda kullanılır.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları anlatırken work kelimesinden yana da bir açıklama yapmak isteriz. İngilizcede “work” kelimesi, geniş bir anlam yelpazesine sahip bir kelimedir ve “job” kelimesine kıyasla daha geniş bir anlam ifade eder. “Work”, bir kişinin bir iş veya faaliyeti yapması için kullanılan daha genel bir terimdir. “Work” kelimesi, bir kişinin belirli bir faaliyeti gerçekleştirmesi için yapılan eylemi ifade eder ve para kazanmakla sınırlı değildir. “Work” kelimesi, belirli bir amaca veya hedefe ulaşmak için yapılan her türlü faaliyeti de ifade eder. İngilizcede job ve work arasındaki farkları daha iyi anlatabilmemiz için bir örnek vermemiz gerekirse, örneğin; “I need to work on my fitness” (Benim formumu artırmak için çalışmam gerekiyor) gibi bir cümle kullanılabilir. “Work” kelimesi, daha sık kullanılan bir kelime olduğu için daha geniş bir anlam ifade eder.
İngilizcede job ve work arasındaki farklar çok mühimdir. “Job” kelimesi, belirli bir pozisyonu veya işi ifade ederken, “work” kelimesi, daha geniş bir eylemi ifade eder. İngilizcede job ve work arasındaki farkları daha iyi anlatabilmemiz için bu iki kelimeyi barındıran bir örneği seninle paylaşmak isteriz. Örneğin, “I have a job as a software engineer, but I also like to work on personal projects in my free time” (Ben bir yazılım mühendisi olarak bir işim var, ama boş zamanlarımda kişisel projeler üzerinde çalışmayı da seviyorum) gibi bir cümle kullanılabilir. Bu cümlede, “job” kelimesi belirli bir pozisyonu ifade ederken, “work” kelimesi kişisel projeler üzerinde çalışmayı ifade eder.
İngilizcede job ve work arasındaki farklar gibi değişik kelimelerin farklarını öğrenmek istersen Mistake ve Error Arasındaki Fark Nedir? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizcede job ve work arasındaki farkları detaylı olarak paylaştık. İngilizcede job ve work arasındaki farkları daha iyi kavrayabilmen adına seninle, İngilizce job ile kurulan örnek cümleler paylaşacağız.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları anlatabilmek için job ile kurulan örnek cümleleri yukarda paylaştık. Elbette, İngilizcede job ve work arasındaki farkları daha iyi anlayabilmen için İngilizce work ile kurulan örnek cümleleri de seninle paylaşacağız.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları pekiştirmen için örnek cümleleri seninle paylaştık.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları pekiştirme konusunda sana en fazla yardımı dokunacak şey, Open English’e katılmak.
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden alacağın İngilizce eğitimi sayesinde İngilizcede job ve work arasındaki farkları çok daha iyi öğreneceksin. Eğitmenlerinin açtığı konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet ederek İngilizcede job ve work arasındaki farkları öğrenmenin yanı sıra job ve work kelimelerinin telaffuzlarını güçlendirebileceksin. İngilizcede job ve work arasındaki farkları pekiştirmek için Open English’te yapabileceğin çok şey var! İngilizcede job ve work arasındaki farklar gibi birçok bilgiyi öğrenebileğin Open English’in fırsatları saymakla bitmez.
İngilizcede job ve work arasındaki farkları öğrendin. İngilizce kelimeler hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenmeye Open English’e abone olarak başlayabilirsin. Bunun için yapman gereken çok basit. Şimdi; bu sayfada yer alan iletişim formunu doldurabilir, Open English aboneliğini başlatmak için sana hızlıca ulaşmamızı beklemeye başlayabilirsin.
Anneler Günü, dünya genelinde annelerin sevgi ve saygı görmesi amacıyla kutlanan özel bir gün. Anneler Günü, genellikle anne sevgisi ve fedakarlığına dikkat çekmek için özel mesajlar, hediye ve sürprizlerle kutlanıyor. Anneler Günü’nün yaklaştığı bugünlerde birçok insan İngilizce Anneler Günü mesajlarını araştırıyor. Eğer sen de İngilizce Anneler Günü mesajlarını araştıranlardandan İngilizce Anneler Günü Mesajları başlıklı bu yazımız çok hoşuna gidecek.
İngilizce Anneler Günü Mesajları başlıklı yazımızda önce İngilizce annenin ne demek olduğundan ve anneler gününden bahsettik. Ardından, senin için İngilizce Anneler Günü mesajlarından oluşan bir liste hazırladık. Bu mesajlarla annene olan sevgini ve saygını ifade edebilir, Anneler Günü’nü unutulmaz kılabilirsin.
İngilizce Anneler Günü Mesajları gibi en güzel İngilizce mesajları hemen öğrenmek istiyorsan bu sayfada bulunan iletişim formunu doldur ve online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlat!
İngilizce Anneler Günü mesajlarından önce elbette İngilizce annenin ne olduğundan bahsetmeliyiz. Annenin İngilizcesi mother kelimesi olarak biliniyor. İngilizce mother kelimesi, bir kadının biyolojik ya da evlat edinme yoluyla çocuk doğurduğu veya büyüttüğünü ifade etmek için kullanılıyor. “Mother” kelimesi aynı zamanda, hayvanlar için de kullanılan bir terim. Örneğin, bir köpeğin annesi “mother dog” olarak adlandırılabiliyor.
Mother kelimesi, bir şeyin kökeni veya kaynağı anlamında da kullanılabiliyor. Örneğin, “Mother country” ifadesi, bir kişinin doğduğu veya vatandaşı olduğu ülkeyi ifade etmek için kullanılabiliyor. Bunun yanı sıra, İngilizcede “mom” veya “mum” gibi daha sık kullanılan kısaltmaları da bulunuyor. Bu kısaltmalar, genellikle günlük konuşmalarda ve aile içinde kullanılıyor.
İngilizce Anneler Günü mesajlarına geçmeden önce, annesine sevgisini mesaj yerine bir mektup ile aktarmak isteyenlere bir önerimiz var. İngilizce Mektup Yazmak İçin İpuçları başlıklı yazımızı okuyarak annen için en güzel mektubu yazmaya başlayabilirsin.

Evet, işte beklediğin an geldi! Şimdi, seninle İngilizce Anneler Günü mesajlarının en güzellerini paylaşacağız. Yazımızın bu bölümünde yer alan İngilizce Anneler Günü mesajlarını senin için hazırladık. Sen de bu İngilizce Anneler Günü mesajları sayesinde annene sevgi dolu bir gün yaşatabilirsin. Aşağıda yer alan İngilizce anneler günü mesajlarını kullan ve annenin bu anneler gününü çok mutlu geçirmesini sağla! Dünyanın en güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarından 10 tanesini senin için sıraladık.
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 1.si: Happy Mother’s Day! You are the guiding light that shines upon our family. We are grateful for your love and dedication. – Mutlu Anneler Günü! Ailemizin üzerinde parlayan yol gösterici ışıksın. Senin sevgin ve özverin için minnettarız.
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 2.si: Dear Mom, you are the rock that holds our family together. Thank you for your strength, your love, and your unwavering support. Happy Mother’s Day! – Sevgili Anneciğim, sen ailemizi bir arada tutan kayasın. Gücün, sevgin ve kararlı desteğin için teşekkür ederiz. Mutlu Anneler Günü!
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 3.sü: To the best mom in the world, thank you for always being there for us with a warm embrace and a kind word. You are our superhero and we love you more than words can express. Happy Mother’s Day! – Dünyanın en iyi annesi, her zaman sıcak bir kucaklama ve nazik bir sözle yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz. Sen bizim süper kahramanımızsın ve seni ifade edemeyeceğimiz kadar çok seviyoruz. Mutlu Anneler Günü!
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 4.sü: Happy Mother’s Day to the woman who gave us life and taught us how to live it with grace and love. You are our inspiration and our role model. We love you to the moon and back! – Hayatımızı veren ve onu zarafet ve sevgiyle yaşamayı öğreten kadına Mutlu Anneler Günü! Sen bizim ilham kaynağımız ve rol modelimizsin. Seni ayın ötesinde seviyoruz!
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 5.si: Dear Mom, your unwavering love and devotion have been the foundation of our family. We are blessed to have you in our lives and we thank you for all that you do. Happy Mother’s Day! – Sevgili Annem, kararsız sevgin ve özverin ailemizin temelini oluşturdu. Seni hayatımızda olman için şanslıyız ve yaptıkların için sana teşekkür ediyoruz. Mutlu Anneler Günü!

En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 6.sı: Happy Mother’s Day to the queen of our hearts. You have filled our lives with love, joy, and happiness. Thank you for being the best mom in the world. – Kalbimizin kraliçesi olan senin Anneler Günün kutlu olsun. Hayatımızı sevgi, neşe ve mutlulukla doldurdun. Dünyanın en iyi annesi olduğun için teşekkür ederiz.
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 7.si: Mom, your love has been a guiding light in our lives. Thank you for being our anchor and our inspiration. Happy Mother’s Day to the most wonderful mom in the world! – Annem, senin sevgin hayatımızda bir yol gösterici oldu. Sen bizim çapa ve ilham kaynağımız oldun. Dünyanın en harika annesi için Mutlu Anneler Günü!
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 8.si: Happy Mother’s Day to the woman who has sacrificed so much for our family. You are the embodiment of love and kindness, and we are forever grateful for everything you do. – Ailemiz için çok şey feda eden kadının Anneler Günü kutlu olsun. Siz sevgi ve nezaketin vücut bulmuş halisiniz ve yaptığınız her şey için sonsuza dek minnettarız.
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 9.su: Happy Mother’s Day to the woman who taught me how to be strong, kind, and compassionate. I love you more than words can say. – Güçlü, nazik ve şefkatli olmayı öğreten kadına mutlu Anneler Günü. Sözlerle ifade edemeyeceğim kadar seni seviyorum.
En güzel İngilizce Anneler Günü mesajlarının 10.su: Happy Mother’s Day to the woman who has always been my guiding light, my role model, and my best friend. I love you more than you’ll ever know. – Her zaman benim kılavuz ışığım, rol modelim ve en iyi arkadaşım olan kadına mutlu Anneler Günü. Seni asla bilemeyeceğin kadar seviyorum.
Yazımızda öğrendiğin İngilizce Anneler Günü mesajlarını kullanarak anneni çok mutlu edebilirsin. Peki, İngilizce Anneler Günü mesajlarının en güzelini kendin yazmak ister misin? Eğer cevabın evetse hemen Open English ile tanışmalısın.
%100 online İngilizce kursu Open English, İngilizce dil eğitimi konusunda uzmanlaşmış bir platform. İngilizce Anneler Günü mesajları hazırlarken Open English; dil bilgisi, kelime dağarcığı ve doğru telaffuz gibi konularda sana çok fayda sağlayacak. Ayrıca, Open English’in kaynakları; farklı seviyelerde İngilizce öğrenenler için özel olarak hazırlanmış materyalleri içerdiğinden okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi farklı dil becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak.
İngilizce Anneler Günü mesajları hazırlarken; Open English’i kullanarak, kelime seçimlerini zenginleştirebilir, doğru dilbilgisi yapılarını kullanabilir ve kendini etkili bir şekilde ifade edebilirsin. Ayrıca, Open English’in canlı dersleri ve ana dili İngilizce olan öğretmenleri ile iletişime geçerek, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirebilirsin. Şimdi, sayfada bulunan iletişim formunu doldurarak Open English ailesine katılabilir, kendi İngilizce Anneler Günü mesajlarını oluşturabilirsin.
İngilizce kalıplar, İngilizce konuşurken sıklıkla kullanılan ifadelerdir. Bu kalıpları doğru şekilde kullandığında, konuşmanı daha akıcı hale getirebilirsin. Ayrıca, İngilizce kalıpları öğrenmek, İngilizce okuma ve yazma becerilerini de geliştirecektir.
Bu yazının konusu İngilizcede en sık kullanılan kalıp ifadeler. Lafı daha fazla uzatmadan hemen yazının içeriğine geçelim ama öncesinde bu kalıpları interaktif olarak kullanmanın ve dolayısıyla daha hızlı öğrenmenin en etkili yolundan bahsetmek istiyoruz: Open English!
Open English, senin gibi İngilizceyi en baştan en sona en iyi şekilde bir kerede öğrenip yaşam boyu konuşma pratiğini sürdürmek isteyenler için oluşturulmuş online bir İngilizce dil kursudur. Open English’in sağlayacağı materyaller ile İngilizceyi anadilin gibi konuşabilirsin. Çeşitli müfredatlar ve tamamen sana göre şekillenen ders programı sayesinde istediğin saat istediğin yerden İngilizce öğrenebilirsin.
Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli!
Şimdi gelelim kalıplarımıza.. Aşağıda yer alan kalıpları gündelik hayatta kolay bir şekilde anlaşılabilir olmak için ezberleyebilirsin.

“How are you doing?” – “Nasılsın?”
Bu sıklıkla kullanılan kalıp, İngilizce konuşanların birbirlerine sorduğu bir sorudur. Bu kalıbı öğrenmek, bir İngilizce konuşmasının başında veya herhangi bir noktasında, bir başka kişiye nasıl olduğunu bilmek anlamına gelir.
“Nice to meet you!” – “Seni tanıdığıma memnun oldum!”
Bu kalıp, birisiyle tanıştığında kullanılır ve olumlu bir izlenim bırakmana yardımcı olabilir. Bu kalıbı öğrenmek, yeni insanlarla tanıştığında kendini daha rahat hissetmene ve diyalog kurmana yardımcı olabilir.
“I’m sorry, I didn’t catch that.” – “Üzgünüm, anlamadım.”
Bu kalıp, biri sana bir şey söylediğinde ama ne söylediğini anlamadığında kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, İngilizce konuştuğunda, anlaşılırlık sorunları yaşadığında kullanabileceğin bir ifadeyi öğrenmeni sağlar.
“What do you do for a living?” – “Ne iş yapıyorsun?”
Bu kalıp, birisi hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğinde kullanılır.
“Could you repeat that, please?” – “Tekrar eder misiniz, lütfen?”
Bu kalıp biri birşey söylediğinde ama ne söylediğini anlamadığında kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, İngilizce konuşurken anlaşılırlık sorunlarını yaşamanı engellemeni sağlar.
“Nice to see you again!” – “Seni tekrar görmek güzel!”
Bu kalıp, birisiyle daha önce tanıştıysan ve onu tekrar gördüğünde kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, sosyal durumlarda doğru ifadeler kullanarak iletişimini geliştirmene yardımcı olabilir.
“I’m afraid I can’t make it.” – “Maalesef gelebilirim.”
Bu kalıp, bir etkinliğe veya buluşmaya katılamayacağınıı belirtmek için kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, kendinizi doğru bir şekilde ifade edebilmeniz için yararlı olabilir.
“It’s up to you.” – “Sana kalmış.”
Bu kalıp, birisi size bir seçim veya karar vermeniz gereken bir durumda olduğunuzda kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, karar verirken daha iyi bir konumda olmanız için size yardımcı olabilir.
“What’s the matter?” – “Sorun ne?”
Bu kalıp, birisi üzgün veya endişeli göründüğünde veya bir sorun olduğunda kullanılır. Bu kalıbı öğrenmek, başka insanların duygularını okuyabilmene ve bir empati kurmana yardımcı olabilir.

“Let’s call it a day.” – “Bugünlük yeterli.”
Bu kalıp, bir projenin ya da çalışmanın tamamlandığını ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, işin bittiğini ve bir sonraki adımın ertesi güne bırakılacağını ifade etmek için faydalıdır.
“I don’t feel like it.” – “Canım istemiyor.”
Bu kalıp, birisi senden bir şey yapmanı veya bir yere gitmeni istediğinde ama senin bunu istemediğini söylemek istediğinde kullanılır.
“Let’s agree to disagree.” – “Fikirlerimizi farklı, kabul edelim.”
Bu kalıp, birisiyle aynı fikirde olmadığında ve tartışma yapmak istemediğinde kullanılır. Bu kalıp, iletişimde anlaşmazlıkların üstesinden gelmene yardımcı olabilir.
“It’s not a big deal.” – “Büyük bir şey değil.”
Bu kalıp, birisi sana bir şey hakkında endişeli olduğunu söylediğinde veya bir hata yaptığında kullanılır. Bu kalıp, başka insanlarla olan ilişkilerinde empati göstermene yardımcı olabilir.
“I’m sorry for your loss.” – “Kaybınız için üzgünüm.”
Bu kalıp, birisi bir yakınını kaybettiğinde kullanılır ve başsağlığı dilemek için kullanılır. Bu kalıp, duygusal zorluklarla başa çıkman için yardımcı olabilir.
“I’m looking forward to it.” – “Sabırsızlanıyorum.”
Bu kalıp, bir etkinlik, toplantı veya başka bir planlanmış aktivite hakkında konuşurken ve heyecanını ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, sosyal durumlarda kendini en iyi şekilde ifade etmene yardımcı olabilir.
“I’m not really into that.” – “Ondan pek hoşlanmıyorum.”
Bu kalıp, biri sana bir şey hakkında fikrinizi sorarken veya bir aktiviteye katılmak isteyip istemediğini sorduğunda kullanılır. Bu kalıp, kendi zevklerin ve sınırlarını belirlemene yardımcı olur.
“Long time no see!” – “Uzun zamandır görüşemedik!”
Bu kalıp, uzun süredir görmediğin birini yeniden gördüğünde kullanılır. Bu kalıp, ilişkilerini güçlendirmek ve sosyal bağlarını korumak için fayda sağlar.
“I have a lot on my plate.” – “Çok fazla işim var.”
Bu kalıp, birisi senden bir şey yapmanı veya bir yere gitmeni teklif ettiğinde, ancak meşgul olduğunu ifade etmek istediğin anlarda kullanılır.
“I’ll think about it.” – “Düşüneceğim.”
Bu kalıp, biri bir teklifte bulunduğunda ve cevabını vermek için zaman istediğinde kullanılır.
“That’s a good point.” – “Doğru söylüyorsun.”
Bu kalıp, birisiyle fikir ayrılığı yaşadığında ve karşındaki kişinin fikrini takdir ettiğini ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, açık fikirli olmanı ve başkalarının görüşlerine saygı göstermeni sağlar.
“I’m all ears.” – “Pür dikkat dinliyorum.”
Bu kalıp, biri bir şey anlatmak istediğinde ve senden dikkat kesilmeni istediğini ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, empati göstermek ve başkalarının ihtiyaçlarını anlamanı sağlar..

“It’s a no-brainer.” – “Bu çok kolay.”
Bu kalıp, bir kararın kolay olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, bir durumun veya seçeneğin açık ve net olduğunu ifade etmek için faydalıdır.
“It’s up in the air.” – “Henüz netleşmedi.”
Bu kalıp, bir durumun henüz netleşmediğini ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, belirsiz durumlarda iletişim kurmana yardımcı olabilir.
“I can’t make it.” – “Katılamıyorum.”
Bu kalıp, bir etkinliğe katılamayacağını ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, zaman yönetimi ve kişisel sınırlarını belirlemek için faydalıdır.
“I’m on the fence.” – “Kararsızım.”
Bu kalıp, bir karar vermeden önce kararsız olduğunu ifade etmek için kullanılır. Düşünme süresine ihtiyacın olduğunu söylemek istediğinde kullanabilirsin.
“It’s not the end of the world.” – “Dünya yıkılmadı.”
Bu kalıp, bir sorunun çözülebileceğini ve büyük bir felaket olmadığını ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp ile olumsuz düşüncelerini kontrol edebilir ve durumu perspektifleyebilirsin.
“It slipped my mind.” – “Aklımdan çıktı.”
Bu kalıp, bir şeyi unuttuğunda kullanabileceğin bir ifade. Hatırlama becerilerini ve iş akışını iyileştirmek için faydalıdır.
“It’s not my cup of tea.” – “Bu benim işim değil.”
Bu kalıp, bir şeyin ilgi alanına veya yeteneklerine uygun olmadığını ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, sınırlarını belirlemek ve zamanını daha verimli kullanmak için faydalıdır.
“It’s a long shot.” – “İmkansız gibi.”
Bu kalıp, bir şeyin gerçekleşmesinin zor olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp, gerçekçi beklentilerini belirlemene ve hedeflerini doğru bir şekilde ayarlamana yardımcı olur.
“I have mixed feelings about it.” – “Kararsızım.”
Bu kalıp, bir şey hakkında hem olumlu hem de olumsuz düşüncelerinin olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu kalıp sayesinde, kararsızlığını ve düşüncelerini açıkça ifade edebilirsin.
“Let’s agree to disagree.” – “Fikirlerimizde anlaşamıyoruz, saygı duyalım.”
Bu kalıp, iki kişinin fikirlerinin uyuşmadığı bir durumda, fikir ayrılıklarını saygıyla kabul etmek için kullanılır. Bu kalıp, diğer kişilerin farklı düşüncelere sahip olabileceğini anlamaya ve saygı göstermeye teşvik eder.
Bu örnekler, günlük hayatta kullanılan en yaygın İngilizce kalıplardan sadece birkaçıdır. İngilizceni geliştirmek için, bu kalıpların yanı sıra daha spesifik veya ileri düzey kalıpların öğrenilmesi de faydalı olacaktır.
Uzman kişiler yeni bir dil öğrenirken kelime ezberi yapmanın gerekliliğinden bahseder. Çünkü bir dilde ne kadar çok kelime bilirsen, konuşulan cümleyi o denli anlayabilirsin. Ayrıca zamanla bu kelimeleri sen de cümle içinde kullanabilirsin. Bu durum senin öğrenmek istediğin dildeki hakimiyetini artırır.
Kelimelerin gücüne inanmanın vakti! Bir anlatımın sıkıcı olmamasını sağlayan şey de kelimelerdir. Çünkü yazan kişi farklı kelimeler kullanır. Sen de okurken anlatımda tekrara düştüğünü düşünmezsin. Böylece okurken sıkılmazsın. Metin yazarken en önemli şey kelimelerin seçimi ve aralarındaki uyumdur diyebiliriz.
Kelimeler birleşip cümleleri oluştururlar. Bir nevi cümlelerin yapıtaşlarıdır onlar. Bundan dolayı bir dili iyi konuşan kişi başarılı şekilde bulmaca çözebilir. Bunun dışında kelime oyunlarında her soruyu doğru yanıtlayabilir. Yine kelimelerle oynayabilen kişiler de özeldir. Çünkü çoğunluğuna şair diyoruz.
Yeni bir dil öğrenmek istiyorsan mutlaka iyi bir kelime haznen olmalı. Bol bol kelime egzersizleri yapmalısın. Zamanla anlamını bilmediğin kelimeleri, cümlenin anlamından sıyırıp çıkaracak kıvama gelirsin. Ama elbette bu bir süreç işi. Yeni bir dil öğrenmek hemen olmuyor, biraz sabır gerekli.
İngilizce evrensel bir dil. Dünyanın her yerinde konuşulan dillerden biri. Nerede olursan ol, bir sorunla karşılaştığında İngilizce biliyorsan derdini anlatman daha kolay. Bundan dolayı yeni bir dil öğrenmek isteyen herkes ilk önce İngilizce öğrenmeyi tercih ediyor. Sen de onlardan biri misin?
İngilizce öğrenmek mi istiyorsun? Eğer bu soruya evet cevabını verdiysen, her şey yolunda. En zor aşamayı geçmiş ve hedef dilini belirlemişsin demektir. Bundan sonrası biraz çaba ve sabır. Ama sonunda mükafatı İngilizce konuşmak olacak.
İngilizce öğrenmenin zor olduğunu düşünüp kaygılanma. Çünkü bu doğru değil. İngilizce belki de öğrenmesi en kolay dillerden bir tanesi. Sıfırdan İngilizce mi öğrenmek istiyorsun? Belki de temel bir İngilizce bilgin var. Bu bilgiye yenilerini ekleme niyeti taşıyorsun. Her durumda Open English senin yanında!

İngilizce öğrenmeyi gözünde büyütenlerden misin? Bir de hep İngilizce öğrenmek için zamanı olmayanlar vardır. Sen hangi ekibe dahilsin. Eğer İngilizce öğrenmek istiyor ama kursa gidecek vakti bulamıyorsan işte fırsat! Seni Open English ile tanıştıralım.
Open English, online bir İngilizce kursu. Bulunduğun yerden 7/24 canlı derslere girip İngilizce öğrenebilirsin. Ayrıca ana dili İngilizce olan eğitmenleriyle bol bol pratik yapma şansın var. İngilizce öğrenmek istiyorsan Open English her zaman yanında!
Open English ile İngilizce konuşmak oldukça kolay ve eğlenceli! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan formu doldurabilirsin.
Herhangi bir dili öğrenme sürecinde kelime ezberlemenin ne denli önemli olduğu aşikar. Kelimeleri ezberleyip pratik yaparak aklında kalıcı olmasını sağlayabilirsin. Hatta klişeleşmiş olan bir davranış var. Yeni bir dil öğrenen herkes kelime defteri tutmaya başlar.
Sen de kendine küçük bir not defteri edinebilirsin. Oraya bilmediğin kelimeleri not etmelisin. Kelime çalıştıktan sonra bol bol tekrar ederek aklında kalıcı olmasını sağlayabilirsin. Dilersen, İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime adlı yazıya da göz atabilirsin.
Kitap okuma alışkanlığı yeni kelimeler öğrenmene vesile olabilir. Kitap okurken bilmediğin bir kelimeye rastlarsan altını çizebilirsin. Daha uzun ama sağlıklı olan yol ise bilmediğin kelimeyi not defterine kaydetmek. Arada sırada bakıp tekrar etmek olacak.
Dizi ve film izlerken yeni kelimelere denk gelebilirsin. Yine o kelimeyi de defterine not edebilirsin. Haber sitelerini takip etmek de kelime öğrenmenin iyi bir yolu. Böylece hem kelime öğrenirken hem gündemi takip edebilirsin. Üstelik ilginç konularda fikir sahibi olabilmen de cabası.

Haber sitelerini takip edersen, bol bol seçim gündemi metinleriyle karşılaşabilirsin. Böylece seçimlerde kullanılan İngilizce kelimelere aşina olursun.
Dünyada birçok ülkede seçim gündemi yaşandı. Seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeleri bilirsen, bu gündeme ait haberleri anlayabilirsin. Ayrıca öğrendiğin seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeleri, yeni cümleler kurarken kullanabilirsin. İşte senin için bir araya getirdiğimiz seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeler!
Absentee voting: Gıyabında oy kullanmak.
Ballot: Seçmen kağıdı.
Ballot box: Seçmen kutusu.
Ballot rigging: Oy sayımı sırasında sahtekârlık yapmak.
By election: Ölen ya da istifa eden kişi yerine mecliste ya da parlamentoda yerine yeni birini seçmek.
Campaign: Kampanya.
Candidate: Aday.
Debate: Adayların seçmenler için önemli gördükleri şeyleri halkın da dahil olduğu resmi platformlarda tartışma.
Direct elections: Sadece temsilcilerin değil, oy verebilen herkesin katıldığı seçim.
Disenfranchise: Birinin oy verme hakkını elinden alma.
Early election: Erken seçim.
Elect: Seçmek.
Election: Seçim.
Electioneering: Seçim propagandası.
Elections Manitoba: Vilayet seçimlerini yürüten bağımsız yer.
Elective: Seçimle tespit edilen şey.
Electoral period: Seçim dönemi.
Electorally: Seçmenlerden oluşacak şekilde.
Enfranchise: Oy kullanma hakkını vermek.
Enumerator: Sayımdan mükellef kişiler.
Exit poll: Seçimden önce yapılan oy oranlarını tahmini olarak belirlemeye yönelik yapılan anketlere denir.
Fall: Seçim bölgesini yöneten partinin bölgeden mağlup çıkıp yerine başka partinin gelmesi.
First-past-the-post: Oy çoğunluğunu kazanan partinin ya da kişinin kazanması.
Fix: Bir kişinin hileyle başa gelmesi.
Franchise: Seçme hakkı.

Gallop poll: Kamuoyuna yapılan anket.
General election: Genel seçim.
Gerrymander: Seçimde hile yapmak.
Incoming: Yeni seçilmiş veya atanmış.
Landslide: Büyük çoğunluğu arkasına alarak bir partinin kazanması.
Loss: Seçim sonrasında partinin yönettikleri bölgeyi kaybetmesi.
Mandate: Manda altına almak.
Margin: Seçimi kazanma oranı.
Marginal: Bir koltuğu çok az oyla kazanmak.
Off-year: Seçimlerin olmadığı yıl.
On/At the hustings: Seçim öncesi seçmenlerden oy almak için yapılan konuşma.
On the stump: Siyasetçilerin seçim öncesinde illeri gezerek propaganda yapması.
Opposition Party: Muhalefet Partisi.
Political party: Siyasi parti.
Poll: Oy vermek.
Polling day: Seçim günü.
Popularly: Çoğunlukla (seçimi kazanma).
President: Başkan, Cumhurbaşkanı.
Prime Minister: Başbakan.
Proxy: Oy kullanmak için vekil edilen kişi.
Psephology: Seçim bilimi.
Recount: Yeniden sayım yapılması.
Re-election: Yeniden seçim yapılması.
Referendum: Referandum.
Result: Seçimi kazanan kişi.
Returns: Seçim sonuçları.
Round: Seçimlerin aşaması.
Suffrage: Oy verme hakkı.
Suffragette: Kadınlara oy hakkı sağlamak.
Tactically: Tedbirli bir şekilde.
The vote: Oy.
Unopposed: Rakipsiz.
Voters list: Seçmen listesi.
Voting place: Oy verme yeri.
Seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeler nelerdir, artık biliyorsun. Bu kelimeleri not defterine ekleyebilirsin. Ayrıca artık kurduğun cümlelerin içinde seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeler de olabilir.
Seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeleri, kelime haznene eklemen süper! Artık seçim gündemiyle ilgili konuşmalarda, seçimlerde kullanılan İngilizce kelimeleri tespit edebilirsin. İngilizce konusunda sıkıntı yaşadığında unutma ki Open English her zaman yanında!
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.
“Çünkü” kelimesi Türkçe’de özellikle gündelik hayatta en sık kullanılan bağlaçlardan biridir. Bu kelime, bir cümleyi diğerine bağlamak için kullanılır ve neden-sonuç ilişkilerini vurgulamaya yardımcı olur. Örneğin, “Bugün dışarı çıkmadım, çünkü hava çok yağmurluydu” gibi bir cümlede, “çünkü” kelimesi neden-sonuç ilişkisini vurgular.
Aynı görevi İngilizcede “because” kelimesi karşılar.
İngilizcedeki “because” kelimesi de Türkçe’deki “çünkü” kelimesinin işlevini yerine getirir.
“Because” kelimesi de Türkçede kullandığımız gibi çok fazla yan anlama sahip olabiliyor. Bu yüzden İngilizcede de oldukça yaygın kullanılır ve özellikle konuşma dilinde sık sık görürüz. Yani hem neden sonuç hem de amaç sonuç ilişkisi gibi kullanabiliriz.
Örneğin, “I didn’t go to the party because I was feeling sick” (Partiye gitmedim çünkü kendimi hasta hissediyordum) gibi bir cümlede, “because” kelimesi neden-sonuç ilişkisini vurgular.
Ama her cümlede ‘because’ kullanmak bazen istediğimiz anlamı vermeyeceği gibi bazen de sıkıcı bir monotonluk katar. Yani hep aynı seviyede kalmaya sebep olabilir. Bu yüzden hep söylediğimiz gibi yeniden söyleyelim: öğrendiğin her kelimenin eş anlamlılarına, zıt anlamlılarına ve alternatiflerine bakmak dil öğrenme sürecinde seni her zaman bir adım öteye taşıyacaktır.
İngilizceni birkaç adım öteye atmak için çok daha iyi bir alternatif olan Open English’i hiç duydun mu? Duymadıysan burdan devam edelim biraz.

Open English ile İngilizce öğrenmek artık birçok yönden çok daha kolay! Hem iş hayatında hem de günlük hayatta ihtiyacın olan İngilizceyi, en kaliteli eğitmenler eşliğinde öğrenmeye kim hayır der? Peki nedir bu Open English?
Open English, İngilizce öğrenmeyi keyifli hale getiren ve İngilizce konuşma becerilerini güçlendiren en iyi online İngilizce dil kursudur.
Online dersler sayesinde, istediğin zaman ve istediğin yerden, dünyanın herhangi bir yerinde İngilizce öğrenme fırsatını yakalamak senin elinde!
Open English, öğrencilere konuşma, okuma, dinleme ve yazma becerilerini geliştirmeleri için tam kapsamlı bir eğitim sunuyo. Pratik yapma ve geri bildirim alma şansı veren ödevlerle destekleniyor. Bu sayede, İngilizce öğrenirken, İngilizce konuşma, okuma, yazma ve dinleme becerilerini güçlendirmek de hem keyifli hem de etkili hale geliyor.
Open English, sınırsız erişim sunarak, öğrenme sürecini kendi hızına göre ayarlama fırsatı sağlar. Böylece, öğrenme sürecin tamamen senin kontrolünün altında olur ve kendi hedeflerine uygun bir şekilde öğrenirsin.
Şimdi kaydol ve İngilizce öğrenmenin kolaylığına eriş!
Şimdi gelelim asıl konumuza. Bu yazıda ‘because’ kelimesinin alternatif kullanımlarına bakacağız. Bakalım because yerine başka neler ile benzer anlamda cümleler kurabilirsin.

“Because” kelimesi, bir cümlede neden-sonuç ilişkisini ifade etmek için sıkça kullanılan bir bağlaç olduğundan bahsettik. Ama, İngilizcede “because” kelimesi yerine başka ifadeler de kullanılabilir. Yazının bu kısmında “because” kelimesi yerine kullanılabilecek bazı alternatif ifadeleri bulacaksın. E, bundan sonra daha özgün cümleler kurabilmen için seni bu kısma alalım.
Bu alternatif ifadeler, “because” kelimesinin yerine kullanılabilecek en yaygın ifadelerdir. Bu ifadeler, bir cümledeki nedeni belirtmek için kullanıldığı gibi, farklı ton ve anlamlar da verebilirler. Bu alternatif ifadeler, cümlelerinin daha ilginç ve çeşitli olmasını sağlayacaktır.
Son yıllarda teknolojinin etkisiyle online eğitimler gittikçe daha popüler bir hâl almaktadır. Geçtiğimiz yıllarda pandeminin baş göstermesiyle birlikte bir dönem tüm hayatımız online hâle gelmişti.
Bu dönemde evde yapacak bir aktivite bulmakta zorlanan birçok kişi online eğitimlerle birlikte kendini geliştirme fırsatı buldu. Birçok kişi online yabancı dil öğrenmeyi tercih ederken, bazı kişiler de hobilerine veya kariyerine yönelik eğitimlere yoğunluk verdi. Kısa sürede gittikçe yaygınlaşan online eğitimler hâlâ varlığını sürdürüyor. Bu yazıda online İngilizce öğrenmenin faydalarından bahsedeceğiz.
Teknolojinin ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte online İngilizce kursları git gide artmaktadır. Ancak yine teknolojinin gelişmesiyle birlikte İngilizce hakkında yeterli yetkinliğe sahip olmayan birçok kişi de online olarak İngilizce eğitimi vermeye başlamıştır. Diğer nitelikli eğitimlere nazaran bu kişilerin verdiği eğitimlerin daha uygun fiyatlı veya daha erişilebilir olması yetkinliği olmayan birçok kişinin sözde eğitim vermesine yol açmıştır. Bu durum ise internette bilgi kirliliğine, online eğitimlere önyargılı yaklaşımlara ve yabancı dile küsme, hiç öğrenemeyeceğini düşünme gibi olumsuz yargılara sebep olmuştur.
Online İngilizce kursu almak çok keyifli olabileceği gibi eğitim almadan önce detaylı şekilde araştırma yapmak da bir o kadar önemlidir. Deneyimsiz kadro, eğitimsiz eğitmenler, güvenilir olmayan siteler ve dolandırıcılık amaçlı kurulmuş sayfalar doğru eğitimi bulmaya çalışırken seni online eğitimlere küstürebilir.
Online eğitim satın almadan önce mutlaka firma hakkında araştırma yapmalı, öğrencilerin olumlu/olumsuz yorumlarını okumalı ve eğitim danışmanları ile iletişime geçmelisin. Bulunduğu şehirde eğitim alacağın firmanın ofisi bulunuyorsa yüz yüze görüşmek de senin için iyi bir seçenek olabilir.

Firmanın güvenilirliğinden emin olduktan sonra mutlaka eğitim paketlerini incelemen gerekir. Geleneksel eğitim sistemine benzer şekilde eğitim veren kurumlar, dilbilgisi ağırlıklı çalışıp diğer becerilere ağırlık vermeyen kurumlar veya öğrencisiyle ilgisiz kurumlardan uzak durmaya özen göstermelisin.
İngilizce konuşma, dinleme, yazma ve okuma olmak üzere dört farklı beceriden oluşur. İngilizceyi kalıcı şekilde öğrenmek için bu becerilerin hiçbirinin ihmâl edilmemesi gerekir. Open English ile yukarıda bahsedilen dört becerinin dördünü de geliştirebilir, gittiğin her yerde eğitimine devam edebilir ve canlı derslerle yabancı uyruklu eğitmenlerle devamlı iletişim hâlinde kalma fırsatı yakalayabilirsin.
Yalnızca canlı derslerde değil, ders dışı bir sorun olduğunda da öğretmenlerinle iletişime geçebilir, aklına takılan tüm soruları sorabilirsin. Sana özel hazırlanan quizlerle bilgilerini tekrar edebilir, kapsamlı içeriklerle bilgine bilgi katabilirsin! Eğer sen de kurumsal bir firmadan online İngilizce eğitimi almak istiyorsan eğitim döneminin avantajlı fırsatlarından yararlanabilir, İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin! Open English hakkında daha fazla bilgi almak için formu doldur, biz seni arayalım!
Online eğitimlerin tartışmasız en iyi yanı kursa gitmek için bir yere gitmek zorunda olmamaktır. Özellikle sürekli gezen veya sürekli şehir değiştirmesi gereken kişilerin sabit bir kursa yüz yüze gitmesi oldukça zordur. Bununla birlikte yoğun mesai saatleri olan, mesai saatleri sürekli değişkenlik gösteren kişiler de yüz yüze eğitimlere ayak uydurmakta zorlanacaktır.
Oysa online kurslar sayesinde eğitimine istediğin saatte devam edebilir, ister bir kafede ister sıcacık yatağında istersen de yolda giderken eğitimine devam edebilirsin. Kısacası dil öğrenmek için ayrıca bir vakit yaratmana gerek yoktur, dilediğin zaman dilediğin yerde eğitimini tamamlayabilirsin.
Online İngilizce eğitiminin en iyi avantajlarından biri de yüz yüze eğitimlere kıyasla çok daha uygun fiyatlı olmasıdır. Bazı kurslar İngilizce eğitimi konusunda yeterince donanımlı olmasa dahi yüz yüze kurs modeli ile çalıştıklarından dolayı yüksek fiyatlara çalışırlar.
Oysaki bir sıraya oturarak öğretmeni dinlemek ile dilediğin yerden bilgisayar karşısında öğretmeni dinlemek arasında hiçbir fark yoktur. Open English’in donanımlı öğretmenleri ve kapsamlı içerikleri sayesinde dilediğin yerden İngilizce eğitimine devam edebilir, kaliteli hizmet ve nitelikli öğrenmenin tadını çıkarabilirsin.

Yüz yüze yapılan kurslarda belirli sınıflar veya gruplar oluşturulur. Bu sebeple kişiye özel değil, genele uygun eğitim takvimi tasarlanır. Ancak online eğitimlerde her ne kadar sınıf oluşturulursa oluşturulsun eğitim takvimi öğrencinin öğrenme şekline ve kendi belirlediği İngilizce çalışma planına göre ilerler.
Yüz yüze kurslarda öğrenciler her haftanın belli saatinde kursa gitmek zorunda kalırken, online eğitim alan öğrenciler hafta içinde hangi saatte ne kadar çalışacaklarına kendisi karar verir. Her hafta kursa gitmek yerine boş vakitlerimi dolu dolu geçirmeyi tercih ederim diyorsan online eğitim senin için en doğru seçenek olacaktır.
Online eğitimlerde onlarca kitap alıp masraf etmene ve bu kitapları sırtında bir yük olarak taşımana gerek yoktur. İngilizce kitapları yalnızca dil öğrenirken kullanılan dönemsel ders kitaplardır. Evde veya iş yerinde fazlaca yer kaplarlar. Bununla birlikte bu kitapları yanında götürmek istediğinde ağırlaşan sırt çantası ve pratik olmaması sebebiyle seni pek mutlu etmeyecektir.
Meslek İngilizcesi ile ilgili kitaplar ve sözlükler dışında yer alan çoğu kitap bir süre sonra ömrünü tamamladığı için ya bir kitaplığın köşesinde eskimeye bırakılır ya da geri dönüşüm kutusuna yollanır. Online eğitimde sana sunulan içeriklerde ise kitap almana gerek yoktur. Open English kapsamlı ve zengin içeriği sayesinde onlarca İngilizce kitabını cebinde taşımanı sağlar. Bilgiye ulaşmak için kitaba değil, telefonuna ihtiyaç duyarsın.
Online eğitimlerin en güzel yanlarından biri de 7/24 online canlı derslerden yararlanmaktır. Her online kursta böyle bir imkân olmasa da Open English’in en iyi yanlarından biri de ne zaman nerede istersen canlı derslerden yararlanabilmektir. Open English sayesinde sen ders için vakit ayırmazsın, boş vaktini kaliteli değerlendirirsin.

Eğitim danışmanın düzenli olarak senin gelişimini takip ederek sana özel bir ders planı oluşturur. Bu sayede derslerden geri kalsan bile eğitim danışmanının yardımıyla eksikilerini hızlıca tamamlayabilirsin.
Open English deneyimli kadrosu ile 7/24 canlı derse açıktır. İster geceleri, ister sabah güneşin doğmasıyla birlikte İngilizce öğrenmeye başla, her zaman canlı ders imkânından yararlanabilirsin.
İngilizceyi akıcı olarak konuşabilmek için konuşma sınıflarına katılmak oldukça önemlidir. Bu sınıflar sayesinde konuşma kaygını geride bırakabilirsin. Aksanından şikayet ediyorsan telaffuz araçları ile kelime telaffuzunu geliştirebilir, istediğinden çok daha iyi bir aksana sahip olabilirsin.
Open English’in İngilizce kurslarından yararlanan tüm öğrenciler TOEFL, IELTS, TOEIC gibi uluslararası sınavlara hazırlık içeriklerinden ücretsiz olarak faydalanabilirler. Sınava yakın hazırlanan deneme sınavları, sana özel hazırlanan quizler ve kapsamlı içerikleriyle uluslararası sınavlara hazırlanmak senin için çok kolay olacak.
Anadili İngilizce olan öğretmenler sayesinde hem yurt dışında kullanılan kalıpları ve günlük konuşmaları doğru şekilde öğrenebilir hem de kitaplarda öğretilenden çok daha fazlasını öğrenme fırsatı yakalarsın.
Yabancı dil öğrenimi yalnızca dil bilgisi, deyimler ve kalıplar öğrenerek konuşulmaz. Aynı zamanda o dile ait kültür hakkında bir fikir sahibi olmak gerekir. Ana dili İngilizce olan eğitmenler sayesinde hem dilin kültürünü hem de kendisini öğrenebilirsin.
İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve kısa süre içinde seni arayalım. İngilizce öğrenme sürecinde her zaman yanında olalım.
Bir İngilizce kursuna gitmeden önce, mülakata girmeden önce veya TOEFL gibi uluslararası İngilizce sınavlarına girmeden önce İngilizce seviyeni belirlemen ve buna göre hareket etmen oldukça önemlidir. Kendi seviyenden daha düşük bir İngilizce seviyesini başlaman vakit kaybı olabileceği gibi, kendi seviyenden daha yüksek bir seviyeyle başlarsan anlatılanları anlamakta zorluk çekebilir ve İngilizceni geliştirmeye çalışırken kendini olumsuzluğa kaptırabilirsin.
Bu yazıda İngilizce seviyeni belirleme alternatiflerinden ve İngilizceni nasıl geliştirebileceğinden bahsedeceğiz. Eğer İngilizceni tek başına geliştirebileceğini düşünmüyorsan, nereden başlayacağımı bilemiyorum, bir uzmana ihtiyacım var diyorsan hemen formu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçerek sana özel bir program hazırlanmasına yardımcı olsun!
İngilizce seviyesini belirlemek hiç de zor değildir. İnternette bulunan güvenilir testleri çözmek, güvenilir kaynaklar tarafından hazırlanmış sınavlara girmek veya varsa daha önce eğitim almış olduğunuz kurumdan hangi seviyeye kadar yükseldiğini sormak belli başlı seviye belirleme yöntemleri arasında yer alır. Bu başlıkta kısaca seviye belirleme yöntemlerini açıklayacağız.
İnternet üzerinden ulaşabileceğin birçok online ve ücretsiz İngilizce seviye belirleme sınavları ile kolaylıkla seviyeni belirleyebilirsin. Bununla birlikte belli bir ücret karşılığında Cambridge ve Oxford gibi kurumlar tarafından gerçekleştirilen ücretli seviye belirleme sınavlarına da katılım gösterebilirsin. Bu sınavlara girdikten sonra sınavı başarı ile tamamlarsan bulunduğun seviyeyi kanıtlayan onaylı bir belge alırsın. Bu belge ile iş mülakatlarına katılabilir veya sınavı geçerli bulan kurumlarda akademik amaçla da kullanabilirsin.
Eğer herhangi bir iş mülakatı, akademik kaygı ile değil, İngilizceni bir ileri seviyeye taşımak ve var olduğun seviyeyi ölçmek için bir sınava katılmak istiyorsan, internette bulunan ücretsiz sınavlara katılman çok daha iyi olacaktır.

Uluslararası İngilizce sınavları yurt dışına çıkmak isteyen, akademide görev almak isteyen veya eğitimine devam etmek için İngilizce bildiğini kanıtlaması gereken birçok kişinin tercih ettiği veya mecburen girmek durumunda kaldığı sınavlar arasında yer alır. TOEFL ve IELTS gibi sınavlar uluslararası alanda geçerlidir. Yani, Türkiyede sınava girmene rağmen yurtdışına çıktığında bu puanı kullanarak İngilizce bildiğini kanıtlayabilirsin.
TOEFL ve IELTS dört farklı bölümden oluşur. Bu bölümler:
Bu sınavlar online veya yüz yüze gerçekleştirilebilir. Elbette sınavın online olması kolaylıkla kopya çekebileceğin anlamına gelmez. Sınav öncesinde odanın boş olması, herhangi bir not kağıdının veya gereksiz eşyanın bulunmaması gerekir. Bununla birlikte sınavlar kişiye özel olduğundan kopya çekme şansı oldukça düşüktür.
İngilizce konuşma bölümünde kişi karşıdaki görevli ile birebir iletişime geçer ve kendini bireysel olarak ifade etmesi gerekir. Aynı şekilde yazma ve dinleme bölümünde de kişinin kendi yorumunu katarak soruları cevaplaması gerekebilir.
Ulusal sınavlar ise ÖSYM tarafından gerçekleştirilen yüz yüze sınavlardır. Tıpkı diğer ÖSYM sınavlarında olduğu gibi çoktan seçmeli soruları belli bir süre zarfında tamamlaman gerekir. Bu sınavlar çoğunlukla yurtdışında geçerliliğini korumaz.
Yabancı dil sınavları her yıl belli dönemlerde deneme sınavları yapar. Yaş grubu ve eğitim düzeyi değerlendirilerek buna uygun sınıflar belirlenir ve seviye belirleme sınavı gerçekleştirilir. Bu deneme sınavları çoğunlukla ücretsiz gerçekleşir ve sınav sonrasında kursa katılma zorunluluğu yoktur.
Tıpkı diğer deneme sınavları gibi bu sınavlar da genellikle çoktan seçmeli sorulardan oluşan dil bilgisi ağırlıklı deneme sınavlarıdır. İngilizce seviyeni belirlemek için her ne kadar dilbilgisi ağırlıklı sınavlar yeterli olmasa da başlangıç için değerlendirilebilecek fırsatlar arasında yer alır.

Eğer sen de söyleneni anlıyorum ama konuşamıyorum, yazılanı anlıyorum ama ben cümle kuramıyorum diyorsan sana vereceğimiz farklı bir bilgi var. Daha önce de söylediğimiz gibi İngilizce öğrenimi dört farklı bölümde gerçekleşir. Bu bölümlerden birinde daha ileri seviyede olabilir ve diğer bölümde daha geride kalmış olabilirsin. Elbette yapacağın düzenli çalışma ve pratikle tüm bölümlerde aynı seviyeye gelmeyi başarabilirsin. Bu başlıkta bölüm bölüm yapabileceğin pratiklerden ve seviyeni belirlemek için dikkat etmen gerekenlerden söz edeceğiz.
İlk olarak Türk eğitim sisteminin en çok değer verdiği bölüm olan dil bilgisi ile başlamak istedik. Bu kısım İngilizce dersini okulda öğrenmiş ve diğer bölümlerde ağırlıklı pratik yapmamış birçok öğrencinin kolaylıkla yapabildiği bölümdür. Gelecek zaman nerede nasıl kullanılır, verb 3 fiilleri nelerdir gibi birçok sorunun cevabını biliyor olabilirsin. Ancak önemli olan bunları nerede-nasıl aktif olarak kullanabileceğini bilmendir.
Dil bilgisi seviyeni ölçmek için birçok testten veya kitaptan faydalanabilirsin. Eğer grameri pratikle öğrendiysen ve gramer konusunda kendine yeterince güvenmiyorsan küçük bir teste katılarak seviyeni öğrenebilir ve buna uygun gramer kitaplarıyla bilgini geliştirmeye devam edebilirsin. Maalesef ki gramer dil öğrenmenin en yorucu kısımlarından bir tanesidir. Ancak sen hâli hazırda az çok derdini anlatabiliyor, oyunlarda karşı tarafla etkileşime geçebiliyor ve dizilerde söylenenleri anlamakta zorlanmıyorsan gramer öğrenmek senin için çok daha kolay olacaktır.
Yine de günlük sohbet dili ile resmi dilde cümle kullanımları farklılık gösterebilir. Günlük kullanımda argo kelimeler yer alabilir, gramer daha az kullanılabiliir veya devrik cümleler ağırlıklı kullanılabilir. Ancak resmi kurumlarda bir görüşme yaparken cümlenin yapısına ve gramer kullanımına dikkat etmek gerekir. Aynı zamanda argo kelimelere yer verilmemelidir.
Dinleme kısmında en önemlisi karşı taraf konuştuğunda kelimeleri zorlanmadan yakalayabilmektir. Eğer kendini kelimeleri ayırt etmek için zorluyorsan dinleme kısmında biraz daha gelişmeye ihtiyacın var demektir. Kendini dinleme kısmında ölçmek için öncelikle basit seviyeli sesler dinleyebilirsin. Örneğin, “Hello, what is your name?” gibi metinleri ve ardından “I have been studying English for a year and I feel like my listening and speaking skills have improved a lot.” gibi daha uzun cümleleri dinlemeyi deneyebilirsin.
Verdiğimiz ilk örnek cümle A1 seviyesinin örneğiyken, ikinci örnek B1 seviyesinin örneğidir. Özellikle YouTube gibi mecralarda listening ile ilgili birçok dinleme metnine ulaşabilirsin. Eğer normal seviyen B1 ancak dinleme yaptığında ancak A2 seviyesindeki cümleleri anlayabiliyorsan, bu bölümü geliştirmek için biraz daha çaba harcaman gerek anlamına gelir. Düzenli çalışma ile çok kısa sürede dinleme bölümünde de kendini istediğin noktaya getirebilirsin.

Bu kısım birçok kişinin başlarda zorlandığı bölümlerden bir tanesidir. İngilizce öğrenirken yazma pratiği yapmamak, bir başka deyişle sıcağı sıcağına öğrenmemek de yazma becerilerinin geride kalmasına sebep olabilir. Tıpkı dinleme becerisinde olduğu gibi yazma becerisinde de başta basit cümleler kurabilir, ardından gittikçe kendine daha zor görevler verebilirsin. Kısaca şu adımları izlemeni tavsiye edebiliriz:
“Atatürk Kimdir?/ En sevdiğim Sanatçının Biyografisi/Geçmişten Günümüze Bilgisayar Oyunları/Tavuk Mu Yumurtadan Çıkar, Yumurta Mı Tavuktan?”
Dinleme becerisinin gelişebilmesi için uygulanabilecek en iyi yöntem konuşma kulüplerine katılmak ve İngilizce konuşabilen yabancı uyruklu diğer kişilerle devamlı iletişimde kalmaktır. Eğer bunun için yeterli imkân bulamıyor veya biriyle İngilizce konuşmaktan çekiniyorsan öncelikle kendi kendine İngilizce konuşmayı deneyebilirsin. Aklından basit bir diyalog yaratıp bunu devam ettirebilir, herhangi bir eylemde bulunurken bunu İngilizce olarak düşünmeyi deneyebilirsin.
Bu yazıda İngilizce seviye belirleme üzerine konuştuk. Eğer İngilizce öğrenmek istiyor ancak bir türlü düzeni oturtamıyorsan Open English’te İngilizce ile ilgili tüm becerilerini geliştirebileceğin kapsamlı bir eğitim hayatı seni bekliyor! Hemen formu doldurarak bizimle iletişime geçebilir, uzmanlarımızdan detaylı bilgi alabilirsin!
Yaza girmemize kısa bir süre kala aktif olarak kullanılabilecek kalıpları günlük hayatında bu aktivitelerle uğraşırken pratik yapabilmeni sağlar. Aynı zamanda yaz tatilini yurt dışında geçirmek isteyenler, Türkçenin yoğun konuşulmadığı bölgelerde tatil yapacak olanların için belli başlı kavramları öğrenmek önemlidir.
Elbette, akıcı şekilde İngilizce konuşabilmek için öncelikle sağlam bir İngilizce temelinin olması gerekir. Ben de İngilizce konuşmak istiyorum, verilen sorulara rahat rahat cevap verebilmek istiyorum ama temelim hiç sağlam değil diyorsan Open English ile yaz dönemine girmeden önce avantajlı fırsatlarla İngilizce öğrenme şansını yakalayabilirsin. Hemen şimdi formu doldurarak, sana uygun İngilizce kursuna kaydolabilirsin!


Yaz temalı deyimler bir cümle içerisinde sık sık kullanılsa da tek başına pek kullanılmazlar. Bu sebeple bu deyimleri cümle içerisinde kullanarak pratik yapmak oldukça önemlidir. Aşağıda yer vereceğimiz cümleler de pratiğinin gelişmesi için örnek cümlelerdir.
Sen de yukarıda yer alan deyimlerden bir tanesi seçerek yorumlara kendi cümleni yazabilir, eklemek istediğin deyim varsa bizimle paylaşabilirsin.
Bu bölümde downtime yoğun iş temposundan sonra rahatlamak ve kendine vakit ayırmak gibi anlamlarda kullanılır.
(Yaz sıcağında salatalık kadar serin kalmak önemlidir.
Burada stay cool as cucumber sakin ve soğukkanlı anlamında kullanılır.
(Güneşin tadını çıkarmayı dört gözle bekliyorum.)
(Bu yaz cehennem kadar sıcak olacak.)
(Sahil kenarında büyüdüm o yüzden üniversite için şehre taşındığımda sudan çıkmış balığa döndüm.)
Bu bölümde sudan çıkmış balığa dönmek deyimi tıpkı Türkçedeki anlamı gibi rahatsız olmak, gitti yere alışamamak, yadırgamak anlamı taşır.
(Sonbaharın gelmesi için sabırsızlanıyorum. Yazın çok sıcak ve nemli günlerinden yoruldum.)
Bu kısımda dog days of summer en sıcak ve nemli günleri ifade etmek için kullanılır.
(Yazın gelmesiyle dünya senin istiridyen. En iyi şekilde değerlendir!)
Bu cümlede the world is your oyster kavramı bu kısımda yapabileceğin her şeyi özellikle yaz aylarında gerçekleştirmek anlamında kullanılır. Gitme imkânının olduğu her yer, yapmak isteyip aksiyon almadığın herhangi bir şey bu kavrama dahil olabilir. Hemen hemen benzer bir karşılığı olarak “Yapabileceklerinin sınırı yok!” ifadesini de bu kalıp için kullanabiliriz.

(Hadi mayolarımızı alıp sahilin tadını çıkaralım!)
Bu cümlede hit the beach kavramı sahilde güneşin, denizin ve kumun tadını çıkarmak anlamında kullanılır.
(Geçen yaz en iyi yazdı. Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi hissettim, yeni maceralar ve deneyimlerle doluydu.)
Endless summer ifadesi sonu olmayan, hiç bitmeyecek yaz anlamındadır. Eğlenceli geçen bir dönem için kullanılır.
(Geçen sene harika bir yaz aşkım vardı ama sezon bittiğinde sona erdi.)
Summer fling ifadesi tıpkı Türkçede de olduğu gibi yaz aşkı anlamında kullanılır. Yazın tatil yerlerinde sezonluk olarak tanışılan, yazın sonunda biten veya bitmesi gerekmiş ilişkiler için kullanılır.
(Kuzen tam bir sahil manyağıdır. Her yazı sörf yapıp güneşte uzanarak geçirir.)
Bu cümlede beach bum sahilden çıkmayan, oranın müdavimi olmuş kişi anlamında kullanılır.
Open English ile ister tatil köyünde, ister evinde istersen şehir şehir gezerken İngilizce öğrenmeye devam edebilirsin. Online içerikler, dolu dolu geçen canlı dersler, yabancı uyruklu eğitmenler sayesinde konuşma pratiği yapma şansı ve çok daha fazlasıyla Open English avantajlı eğitim fırsatlarıyla seni bekliyor!
Hemen uzmanlarımızla iletişime geçerek İngilizce seviyene uygun kursun belirlenmesini sağlayabilir, bu yazı ileri seviye İngilizce ile bitirme fırsatı yakalayabilirsin!
Essay kelimesine aşina olmalısın. Çünkü gerek sosyal medyada gerekse gündelik yaşamın içinde çok sık kullanılıyor. Peki, essay sözcüğünün anlamını biliyor musun? Özellikle de akademik bir kariyer düşünüyorsan essay kelimesinin ne demek olduğunu öğrenmen gerek.
Essay kelimesi nedir ve ne anlama gelir? Essay ne demek? Essay nasıl yazılır? İngilizce essay kalıpları nelerdir? Essay yazma tüyoları nelerdir? Bunlar ve bunlara benzer birçok soru aklını kurcalıyor olabilir. Ama endişelenmene gerek yok. Şimdi sıralayla aklındaki soru işaretlerini gidermeye çalışalım.
Essay kelimesi, İngilizce bir sözcük. Belli bir konu etrafında düşüncelerini anlattığın deneme benzeri bir yazı türü. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine sahip. Üzerine konuşmak istediğin konuyu farklı yönleriyle ele aldığın bir kompozisyon gibi düşünebilirsin.
Üniversitelerde essay yazma ödevleri verilir. Özellikle eğitim dili İngilizce olan bir bölüm seçmeyi düşünüyorsan essay yazmaya alışmalısın. İngilizce essay yazma becerisi edinmek de işlerini epey kolaylaştırır. Çünkü akademik eğitim hayatın boyunca bunu bol bol yapacaksın.
Yoksa yurt dışında bir üniversiteden mi eğitim almayı düşünüyorsun? O halde essay yazma işine çalışmalısın. Hem derslerinde başarılı olmak için çeşitli konularda İngilizce essay yazman gerekebilir. Hem de yurt dışındaki üniversitelere başvururken senden başvurma nedenlerini anlatan bir essay yazmanı isteyebilirler. Bunu niyet mektubu gibi düşünebilirsin.
İngilizce evrensel bir dil. Yurt dışında bir okul tercih etmesen dahi eğitim dili Türkçe yerine İngilizce olan bir okul seçebilirsin. İngilizce olarak kendini ifade edemiyor musun? Belki de temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsundur. Haydi, seni Open English ile tanıştıralım!

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek istiyorsun. Ama İngilizce kursuna gidecek vaktin mi yok? Open English bunun için en iyi seçenek.
7/24 canlı derslerde İngilizce öğrenebilirsin. Bunun yanında ana dili İngilizce olan eğitmenlerle konuşarak pratik yapabilirsin. Akademik kariyer yapmak gibi bir hedefin varsa ilk fırsatta İngilizceni geliştirmelisin. Bu gelişim de bol bol pratik yapmakla mümkün olur.
Open English ile İngilizce öğrenmek hem kolay hem de eğlenceli! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.
Akademik kariyerin için İngilizce önemli bir rol oynuyor. İstediğin alanda çalışmalar yürütebilmen için İngilizce bilmen gerekli. Çünkü birçok makale İngilizce olarak yazılıyor. Bunun dışında okullara kabul almak için İngilizce yeterliliğini ölçen sınavlardan iyi puanlar almalısın. Dilersen, TOEFL Sınavı Hakkında Her Şey adlı yazıya da göz atabilirsin. Sana tüyolar vermeden evvel İngilizce essay kalıplarına bir bakalım.
İyi bir essay nasıl yazılır merak ediyor olmalısın. Öncelikle yazacağın essay dört ya da beş paragraf kadar olmalıdır. Elbette daha uzun ve karmaşık essay örnekleri yazılabilir. Fakat standart olarak bu taslağı kullanabilirsin.
Paragraflar giriş (introduction), gelişme (developmental paragraphs) ve sonuç (conclusion) şeklinde olmalı. Giriş paragrafı tez cümlesi (thesis statement) denen cümleyi de içermelidir. Bu cümle konuya ilişkin düşünceni aktardığın kısım. Essay yazmaya başlamadan önce bir taslak metin oluşturmak, işlerini kolaylaştırabilir.
Yazacağın essay içerisinde kullanacağın kelimeleri planlayabilirsin. Metinde aynı kelimeleri çok fazla kullanmak anlatımı sıradanlaştırır. Bununla birlikte essay yazarken kullanılan belli başlı kalıp ifadelerden de yararlanabilirsin. Özellikle İngilizce essay kalıpları işine yarayabilir. Haydi, en popüler İngilizce essay kalıpları hangileri, bir bakalım.

Essay yazarken kullanabileceğin belli kelimeler ve ifadeler var. Bunları bilmek essay yazarken işini büyük ölçüde kolaylaştırır. Haydi, sana İngilizce essay kalıplarından bahsedelim.
İyi bir essay yazmak istiyorsan, düşüncelerini etkili bir biçimde yazıya aktarmalısın. Düşüncenin ne olduğu muhakkak ki önemli. Ama düşünceni nasıl yazıya geçirdiğin ve hangi kelimeleri kullandığın da oldukça belirleyici. Essay yazan herkesin sık kullandığı İngilizce essay kalıpları var. İşte en popüler İngilizce essay kalıpları!
Despite this: Buna rağmen
Without doubt: Şüphesiz ki
What’s More: Dahası
As a matter of fact: Gerçek şu ki
That’s to say: Yani, demek oluyor ki, şöyle ki
In other words: Bir başka deyişle
Moreover: Dahası, bundan başka
Provided that… : … olmak kaydıyla
First and above all: Her şeyden önce
For instance: Örneğin
Likewise: Aynı şekilde
To exemplify: Örneğin
As stated above: Yukarıda bahsedildiği gibi
To give an illustration: Örnek vermek gerekirse
To put it another way: Başka şekilde ifade etmek gerekirse…
In brief: Kısacası
By and large: Genel olarak
In conclusion: Özetle
Given these points: Bu noktalar düşünülürse
As a result: Sonuç olarak
At the end of the day: Her şey düşünüldüğünde, günün sonunda
Additionally: Ek olarak
Furthermore: Ayrıca
In contrast: Aksine
From my point of view… : Benim görüşüme göre
As far as I know… : Bildiğim kadarıyla
Another objection is that… : Bir başka görüş ise
To sum up: Toparlamak gerekirse

Birçok nedenle İngilizce essay yazmak durumunda kalabilirsin. Üniversite kabul sürecinden üniversiteyi bitirme aşamasına kadar essay yazman gerekecek. Bu nedenle iyi bir İngilizce essay nasıl yazılır merak ediyor olabilirsin. İngilizce essay yazma tüyoları arıyor musun? O zaman sana birkaç İngilizce essay yazma tüyosu verelim.
İngilizce bir essay yazman gerekiyorsa en başta bu maddeye dikkat etmelisin. En önemli İngilizce essay yazma tüyosu bu. Bir essay yazmak istiyorsan giriş, gelişme ve sonuç bölümlerin olmalı. Düşüncelerini bu akış içerisinde ifade etmelisin. Ayrıca farklı fikirlere de essay yazarken yer verebilirsin.
Birden aklındakini kağıda dökmek sana zor gelebilir. Evet, bazı insanlar bu konuda yeteneklidir. Sen de bu insanlardan biri olabilirsin. Ama her zaman düzenli ve tertipli olmak başarı getirir.
İyi bir essay yazmak istiyorsan lütfen öncesinde bir taslak hazırla! Böylece düşüncelerini bir çerçeve içerisinde karşı tarafa aktarabilirsin. Taslak tamamsa İngilizce essay yazma tüyolarına devam edelim!
Bir metni ne sıkıcı yapar? En son okurken çok sıkıldığın bir metni düşün ya da bu zor geliyorsa bir arkadaşını düşün. Her buluştuğunuzda aynı konudan bahsediyor olsun. Bir noktadan sonra bu durum sıkıcı olmaya gelecek değil mi? İşte İngilizce essay yazmak da böyledir.
İngilizce essay yazarken kullandığın kelimeleri, mümkün olduğunca iyi seç. Böylece anlatımda tekrara düşmüşsün gibi anlaşılmaktan bir parça kurtulursun. İngilizce essay yazma tüyosu istiyorsan sıkı dur! En önemli İngilizce essay yazma tüyolarından biri kelime hazneni genişletmen gerektiği olacak.
İngilizce essay yazma tüyolarına devam edelim. Düşüncelerini örneklerle beslemekten çekinmemelisin. İyi bir essay yazmak istiyorsan bol bol örnekler kullanabilirsin. Böylece okuyan kişinin seni daha iyi anlayabilmesine yardımcı olursun. Örneklerinle metnini geliştirebilirsin.
Sana İngilizce essay yazma tüyolarından bahsettik. Ama öyle bir İngilizce essay yazma tüyosu var ki her şeyin anahtarı! O da kendine güvenmek ve yapabileceğine inanmak. İyi bir İngilizce essay yazmak istiyorsan önce bunu yapabileceğine inanmalısın. Eğer İngilizce essay yazma tüyolarını biliyorum ama İngilizce konusunda eksiklerim var diyorsan Open English her zaman yanında.
Open English ile İngilizce konuşmak ve öğrenmek oldukça kolay. Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.