İngilizce kimya terimleri hem yabancı makaleleri okuyabilmek hem de genel kültürümüzü geliştirebilmek adına oldukça önemlidir. Birçok dalda olduğu gibi kimya terimlerinin birçoğu Türkçe çevirisi ile oldukça benzerdir. Bu sebeple terimlerin İngilizce karşılığını öğrenirken fazla zorlanmazsın.
Aşağıda kimya ile ilgili basit terimlere yer vereceğiz. Sen de yorumlara eklemek istediğin terimleri ekleyebilir, aklına gelenleri bizimle paylaşabilirsin.
İngilizce çalışmak için İngilizce kimya terimlerini hızlıca öğrenebilirsin. İşte İngilizce kimya terimleri ve Türkçe karşılıkları:
İngilizce kimya terimleri ile ilgili cümlelere geçmeden önce İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek ya da sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve online İngilizce kursumuzla İngilizceyi her yönüyle öğren.

Bu bölümde basit seviyede anlamlarıyla birlikte yazılmış cümleleri inceleyeceğiz. Bu bölümde anlamını bilmediğin kelimeleri not almanı ve cümle yapılarını incelemeni tavsiye ederiz.
Water is a compound made up of two hydrogen atoms and one oxygen atom.
Su, iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomundan oluşan bir bileşiktir.
Carbon dioxide is a molecule composed of one carbon atom and two oxygen atoms.
Karbondioksit, bir karbon atomu ve iki oksijen atomundan oluşan bir moleküldür.
Sodium chloride is an ionic compound formed by the reaction of sodium and chlorine.
Sodyum klorür, sodyum ve klorin reaksiyonu ile oluşan iyonik bir bileşiktir.
Hydrogen and oxygen react to form water through a chemical reaction.
Hidrojen ve oksijen, kimyasal bir reaksiyon yoluyla su oluşturmak için reaksiyona girer.
The covalent bond between hydrogen and oxygen in water is a polar bond.
Sudaki hidrojen ve oksijen arasındaki kovalent bağ polar bir bağdır.
The acidity of a solution can be measured using the pH scale.
Bir çözeltinin asitliği pH ölçeği kullanılarak ölçülebilir.
Enzymes are biological catalysts that speed up chemical reactions in living organisms.
Enzimler, canlı organizmalarda kimyasal reaksiyonları hızlandıran biyolojik katalizörlerdir.
Polymers such as plastics are made up of many repeating subunits.
Plastikler gibi polimerler, tekrar eden birçok alt birimden oluşur.
Inorganic chemistry focuses on the study of compounds that do not contain carbon.
İnorganik kimya, karbon içermeyen bileşiklerin incelenmesine odaklanır.
The periodic table organizes elements based on their atomic structure and chemical properties.
Periyodik tablo, elementleri atomik yapılarına ve kimyasal özelliklerine göre düzenler.
Stoichiometry calculations can be used to determine the amount of reactants needed to produce a desired amount of product.
Stokiyometri hesaplamaları, istenen miktarda ürün üretmek için gereken reaktanların miktarını belirlemek için kullanılabilir.
The oxidation of iron causes rust to form on the surface of metal objects.
Demirin oksidasyonu, metal nesnelerin yüzeyinde pas oluşmasına neden olur.
A basic solution has a pH greater than 7, while an acidic solution has a pH less than 7.
Bazik bir çözeltinin pH’ı 7’den büyükken, asidik bir çözeltinin pH’ı 7’den azdır.
Chemical bonds hold atoms together to form molecules and compounds.
Kimyasal bağlar, molekülleri ve bileşikleri oluşturmak için atomları bir arada tutar.
Catalysts can increase the rate of a chemical reaction without being consumed in the process.
Katalizörler, işlemde tüketilmeden kimyasal reaksiyon hızını artırabilir.

Bu bölümde ileri seviye cümlelere yer vereceğiz. Eğer İngilizceye yeni başlayanlardansan bu cümleleri anlayamaman veya anlamakta zorlanman oldukça normaldir. Bu cümleler B2-C1 İngilizcesi ile yazıldığından daha komplike cümlelerdir. Bu kısımda ileri seviye İngilizce bilenler için cümle çevirisi alıştırması yapacağız. Cümleleri önce kendi gözünden çevirip hemen ardından asıl çevirisine bakıp doğruluğunu kontrol edebilirsin.

İngilizce kimya terimleri ile alakalı cümleleri bitirdiğine göre şimdi de Türkçe çevirilerine geçiş yapabilirsin.
Eğer online İngilizce kursumuz ile hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin. Kısa süre içinde seni arayacağız ve İngilizce öğrenme sürecinde her zaman yanında olacağız.
Değişen ve gelişen dünyayla birlikte hayatımızda birçok yeni düzen oluşmaya başladı. Dünyanın var oluşundan beri insanlar bir çok olaya şahit olmuş ve yaşantıları buna göre evrilmiştir. Dil gelişimi de bu değişimlerin sonuçlarından bir tanesi. Dilin öğrenilme süreci, ortaya çıkışı, birçok uygarlık tarafından farklı lehçelere bürünmesi, zaman içinde belli kalıpların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Dünya üzerinde varlığını sürdüren gelişim modelleri, zaman içerisinde yaşantıyla birlikte, farklı boyutlara ulaşmıştır. Yaşanan felaketler, doğal yollarla oluşan durumlar, savaşlar, salgın hastalıklar, insan ihtiyaçlarını farklı şekillerde evrimleştirmiş ve dilin kullanım alanlarına yeni bakış açıları getirmiştir. Bu durum da uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmeyi ortaya çıkarmıştır.
Uzaktan eğitim modeli uzun zamandır kullanılan bir eğitim modeli. İlk çıkış dönemi pandemi dönemi olarak görülse de aslında bundan çok daha önceleri dünyada kullanılan bir sistemdi. Bazı sistemlerin gelişimi, ihtiyaçlarla birlikte zorunluluklarla da kullanılır hale geliyor. İşte uzaktan eğitim de bunlardan bir tanesi. Dil öğrenme isteğiyle birlikte uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenme bilinci de oluşmaya başlandı.
Uzaktan eğitim modeli, örgün eğitimin yanı sıra ulaşılmak istenilen hedefe daha portatif şekilde ve zahmetsiz ulaşmayı sağlıyor. Dil öğrenme isteğiyle birlikte zaman ve mekan sıkıntısı çeken kişiler de uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmeyi hedefliyor.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, bu anlamda kişiye daha özgür bir alan tanıyor. İş yoğunluğu olan kişiler de uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmeyi tercih ediyor.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, dil öğrenmenin kolay ve ulaşılabilir olması bakımından en çok tercih edilen eğitim modeli arasında geliyor. Kişiye zaman kısıtlaması uygulamadan rahat bir şekilde dili öğrenebilmesine olanak tanıyor.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek; yaşantımız içinde günümüzü planlarken, şehrin vermiş olduğu, basit görünen ama zaman kaybettiren sıkıntılardan uzaklaştırarak, kişiye dil öğrenmeyi daha rahat bir zaman diliminde entegre etmeyi sağlar.

Uzaktan eğitim, koşulsuz her alanda hayatımızı kolaylaştıran bir eğitim modeli haline geldi. İnsanlar gündelik yaşantının vermiş olduğu telaştan bir nebze de olsa uzaklaşmak ve kendilerini eğitebilmek, geliştirebilmek adına uzaktan eğitim yolunu tercih etmeye başladı. Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, dil öğrenmeyi en rahat öğrenme modeliyle eşleştirerek kişiye eğitimin dayatma şeklinde değil de kolay, ulaşılabilir ve rahat alınabilir olduğunu hissettiriyor.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmenin en büyük avantajı kişiye özgür bir alan sağlaması. Günün yoğunluğundan bunalan kişiye kolay ulaşılabilir bir eğitim imkanı sağlamak, bireyin kendini hem mutlu hem de daha tatmin olmuş hissetmesini sağlıyor. Yoğun trafik, yetişmeyen işler, uzayan mesai saatleri, okuldan sonra gidilmesi gereken kurslar, etütler vs. gibi günü saatlere bölüp dolduran ne varsa hepsinden uzak bir öğrenme alanı sağlıyor.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmenin hedefi kişinin rahat bir zihinle dili doğru ve mutlu bir şekilde öğrenmesini sağlamak. Yoğun ve stresli hayatımızdan bir nebze de olsa uzaklaşıp eğitimi daha verimli hale getirebilmek.
Sen de günün yorgunluğundan uzaklaşıp uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek; stresten ve karmaşadan uzak, zaman ve mekan gözetmeden dili doğru ve eğlenceli bir şekilde öğrenmek istiyorsan hemen sayfada bulunan formu doldur. En kısa sürede seni arayalım ve hemen Online İngilizce kursu Open English aboneliğini başlatalım!

Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek zamandan tasarruf etmeyi sağlar. Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmenin bir diğer avantajı mekan sorununun olmamasıdır. Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenirken müsait olduğun herhangi bir yer ve zamanda online derslere bağlanabilir, uzman eğitmenler sayesinde İngilizceyi keyifli bir şekilde öğrenebilirsin.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, zaman kavramını genişlettiği için uygun olunan zamanlarda derslere bağlantı sağlamanı kolaylaştırır. Uzaktan eğitim, hangi şehirde olursan ol dilediğin zamanda İngilizce öğrenmeni sağlar.
Yüz yüze İngilizce öğrenmenin dezavantajlarını, avantaj haline getiren uzaktan eğitim sayesinde milyonlarca insan yeni dil öğrenmenin keyfine varıyor. Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, yoğun iş temposunda çalışan kişiler için özellikle biçilmiş kaftan.
Ayrıca örgün eğitim alan öğrenciler için zaman sorununu ortadan kaldıran uzaktan eğitim modeli müsaitlik durumuna göre öğrenciye bilgi aktarımını gerçekleştirir. Yüz yüze eğitimde harcayacağın eforun çok daha azını online eğitimle harcayarak bilgiye hızlıca ulaşabilirsin.
Yüz yüze eğitim günümüzde yerini artık yavaş yavaş uzaktan eğitime bırakmaya başladı. Bunun başlıca sebebi, dünyanın teknolojik anlamda gelişiyor olması aslında. Küresel bir değişimin içinde gereksinimlerimiz, ihtiyaç duyduğumuz şeyler; kısacası yaşantımız değişiyor.
Gün içerisinde yapacağımız işler o kadar fazlalaştı ki bu işlere zaman ayırmak artık çok zor hale geldi. Bu sebeple de insanlar artık eğitim almaya bile online olarak ulaşmak istiyor. Online eğitimin en büyük avantajlarından biri de kişiye kişisel zaman bırakabilmesi. İşte tüm bu sebepler insanların artık günümüzde uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmesini teşvik etti.
Sen de günün yorgunluğundan uzaklaşıp uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek, stresten ve karmaşadan uzak, zaman ve mekan gözetmeksizin dili doğru ve eğlenceli bir şekilde öğrenmek istiyorsan hemen sayfada bulunan formu doldur en kısa sürede müşteri temsilcileriniz seni arasın ve hemen Open English üyeliğini tamamlasın.

Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek mümkün. Çünkü dil öğrenmek, kişinin isteği üzerine gelişen bir sisteme bağlı. Kişi, nasıl resim yapmaya istekli iken dikkatli bir şekilde çizgileri çizebiliyorsa dil öğrenmek de işte böyle kişinin isteğiyle perçinlenen bir durum. Öğrenme tekniklerinden biri olan teşvik, bu alanda kişiyi doğru yönlendirmeyi sağlar.
Eğer kişi bir şeyi öğrenmek istiyorsa ona imkan tanımak ve doğru olanakları sağlamak gerekir. Kişinin zaman kaygısı varsa uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek doğru bir teşvik modelidir. İngilizce bilgini hızlıca artırmak ve İngilizceni geliştirmek için İngilizce Nasıl Geliştirilir? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmek sadece İngilizce öğrenmeye yeni başlayanlar için yapılmış bir uygulama değildir. Aynı zamanda İngilizceyi basit şekilde bilen kişiler için de bolca pratik yaparak dili geliştirmeyi sağlar. Gündelik yaşantıya dilin aktarımı sağlanır. Dilin öğrenim kuralları, yeni kelimeler, kullanılması gereken ekler, zaman ekleri, bağlaçlar… Hepsini öğrenmek güç gibi görünse de uzaktan eğitim ile bu konuları çözmek oldukça kolay. Kaygısızca derse katılabilmek bile uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmeyi hızlandırır.
Uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmenin en keyifli yanı, dilediğin yerde eğitim alabilme şansının olması. Herhangi bir yere gitmene gerek kalmadan ister evde, ister dışarıda eğitim alabilirsin. Uzman eğitmenler sayesinde basit kelimelerle başlayarak zor kelimelere doğru kelime hazneni genişletebilir, bol bol pratik yaparak öğrendiğin kelimeleri ezberleyebilir ve bu kelimeleri gündelik yaşantın içinde anlamlı cümleler oluşturmak için kullanabilirsin.
Open English’te canlı sınıflara 7/24 bağlanabilir, 30 dakikada bir yayınlanan derslere katılım sağlayabilir, İngilizcenin gündelik yaşantıda ve profesyonel alanlarda kullanımını kolayca kavrayabilir ve uzaktan eğitim ile İngilizce öğrenmenin keyfini doyasıya çıkarabilirsin. Open English’in ana dili İngilizce olan başarılı eğitmen kadrosuyla İngilizce konuşmanın tadına varabilirsin. Uzman eğitmenler tarafından açılan konuşma sınıfları sayesinde dilini geliştirebilir, online olarak derslere sınırsız katılım sağlayabilir, İngilizceni üst seviyelere taşıyabilirsin.
Aksan, dilin fonetik yapısının çeşitli şekillerle değiştirilmesiyle oluşur ve dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı aksanlar kullanılır. Aksan yaşanılan bölgeye özel bir biçimdir ve farklı bölgelerin farklı aksanları olabilir. Dil gelişiminde önemli bir rol oynayan aksan; gırtlak kullanımı ve dudakların sesle kullanımının farklı şekillere evrilmesi sonucu ortaya çıkar.
İngilizce aksanları kendi içlerinde bölünür. Yaşadığımız ülkede nasıl şehirler arası, köyler arası şive dediğimiz farklılıklar varsa ülkeler içinde de diller arasında bazı farklılıklar bulunur. Bu farklı konuşma biçimlerine aksan farklılıkları denir.
İngilizce, dünyada en yaygın kullanılan dillerin başında geliyor. Dolayısıyla, bulunulan konumlara göre de aksan farkları oluşuyor. İngilizce 54 devletin resmi dili ve 200 milyondan fazla insan bu dili kullanıyor. Şimdi, birlikte, kullanılan farklı İngilizce aksanlarına göz atalım.
Eğer sen de farklı İngilizce aksanları hızlıca öğrenmek istiyorsan hemen bu sayfada bulunan formu doldur. Seni en kısa zamanda arayalım ve sana, online İngilizce kursu Open English hakkında detaylı bilgi sunalım.

İrlanda’da iki dil kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi İrlandaca bir diğeri ise İngilizcedir. İngilizce bu bölgede 17. yüzyılda yayılmaya başlamış ve yavaş yavaş dile yerleşmiştir. Ana dilin yanı sıra kullanım rahatlığı bakımından İngilizce tercih edilmeye başlanarak İrlandaca geri planda kalmıştır. İrlanda lehçesiyle İngilizce meç yaparak ortaya İngilizce aksanlarından İrlanda İngilizce aksanı çıkmıştır.
İrlanda İngilizcesinde diğer İngilizce aksanlarından farklı olarak bazı harfler söylenmez. Örneğin ‘morning’ kelimesindeki ‘g’ harfi İrlanda İngilizcesinde yutularak söylenir veya hiç kullanılmaz. Telaffuz olarak ‘mornin’ şeklinde söylenir. Bu da o ülkenin kendi içinde yaratmış olduğu İngilizce aksanlarından ve dil özelliklerinden kaynaklanır.
İrlanda İngilizcesi ülkenin dil yapısı gereğiyle hızlı konuşulan bir dildir. Ülkedeki dil yapısı İrlanda diline uygun olarak yerleştiği için İngilizce konuşurken kelimelerin ve bazı harflerin yutularak ya da söylenmeden kullanımı oldukça yaygındır.
Amerikan İngilizcesi, İngilizce aksanları arasındaki en yaygın aksandır. Genellikle İngiliz aksanıyla karşılaştırılmasıyla ünlüdür ancak dil yapısı ve telaffuz bakımından birbirinden farklı yönleri çoktur.
Ülkeler genellikle ikinci dillerini bir noktadan sonra ana dil gibi kullanmaya başlıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri sömürgeden çıkma noktaları. Bağımsızlığını kazanan ülkelerde ana dilin dışında sömürge zamanlarından kalan, yerleşmiş bir dil olması bu dillerin ön plana çıkmasına yol açıyor.
Amerikan İngilizcesinde bazı kelimeler kullanım açısından farklılıklar gösterir. Örneğin ‘color’ yerine ‘colour’ kullanılır. ‘ sweater’ yerine ‘jumper’ kullanılır. Bu ve benzeri şekillerde İngilizce aksanlarında farklılıklar vardır. Kullanılan ülkeye ve dil yapısına göre hatta yaşantı içinde kolaylık sağlaması bakımından kullanımları farklılıklar gösterebilir.
Amerikan İngilizcesi aksan bakımından İngiliz aksanının kullanımına neredeyse eş değer yaygınlıktadır. Bu durum, tıpkı, Türkiye’de farklı şehirlerde aksan farklılıkları olmasına rağmen aynı anlamlara çıkan kelimelerin kullanılmasına benziyor. Burada da yine ülkenin nüfus yoğunluğu ve kullanım alanı devreye giriyor. Bu sebeplerden dolayı da Amerikan İngilizcesi insan yoğunluğundan da kaynaklı olarak sık kullanılan İngilizce aksanlarından biri haline geliyor.

İskoç İngilizcesi yapı bakımından diğer İngilizce aksanlarına göre farklılıklar gösteriyor. Burada ülkenin yine dil yapısı ön plana çıkıyor. Diğer İngilizce aksanlarında olduğu gibi ses farklılıkları İskoç İngilizcesinde de gözlemlenebiliyor. Yapı bakımından, İskoç dilinin de zor bir dil olmasından kaynaklı olarak; İskoç İngilizcesi de diğer aksanlara oranla kullanımı zor İngilizce aksanlarından biri olarak biliniyor.
İngilizce aksanlarından İskoç aksanı, 17. yüzyılda İskoç dilinin ve İngilizce dilinin karışımından ortaya çıkmıştır. İskoç İngilizcesi bu meçten doğarak yepyeni bir aksan ortaya koymuştur. Tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi yine bağımsızlığın ilan edilmesi sonucu dile yerleşmesinden kaynaklı bir İngilizce aksanı oluşmuştur.
İskoç İngilizcesinde kelimelerin sonlarına ‘ie’ eki getirilir. İskoç dilinde ‘ie’ eki küçültme anlamı taşır. Örneğin İskoçlar genç kız anlamına gelen ‘lassie’ kelimesini kullanırlar. Bu kelimeye küçültme anlamı verir.
İskoç İngilizcesi, İngilizce aksanlarından farklı olarak, ana dilden fazlasıyla etkilenen bir dil yapısına sahiptir. Bu sebeple, İskoç aksanında ana dilden geçen ekler kullanılır. Kendine has bir lehçesi olan İskoç dili, İngilizce aksanlarından İskoç İniglizce aksanıyla birleşince diğer aksanlardan daha farklı bir dil ortaya koymuştur. Bu da, o ülkenin dilinin kendine özel olmasından kaynaklanmaktadır.
Avustralya İngilizcesi aksan bakımından Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletlerinden farklı bir aksana sahiptir. İngilizce aksanlarından kendine özgü bir aksana sahip olan Avustralya İngilizcesi kendi içinde de kategorilere ayrılır. Bu kategorilerin oluşma sebebi aslında sınıfsal farklılıklardır. Eğitimli ve eğitimsiz sosyal sınıfı temsil eden alt başlıklı Avustralya İngilizce aksanları, çok çeşitliliğiyle ünlüdür.
Avustralya İngilizcesi tam olarak İngilizce aksanlarının temeli olan İngiliz aksanından etkilenerek ortaya çıkmıştır. 1900’lü yılların başında başlayan İngilizce aksanının yerleşme süreci günümüze kadar gelmiştir. Avustralya İngilizce aksanlarının zor olmasının yanı sıra telaffuzu da bu ülkenin yapısına uygunluğuyla bilinir. Lehçe dediğimiz, sesin farklı çıkarılışı ve kelimelerin farklı telaffuzları özellikle Avustralya İngilizce aksanında ön plana çıkar.
İngilizce aksanlarından Avustralya İngilizce aksanında bazı harflerin okunuşu kulağa başka bir harfmiş gibi gelebilir. Örneğin ‘a’ harfi ‘e’ ya da ‘i’ harfi gibi duyulabilir. ‘Bad’ kelimesi ‘bit’ şeklinde duyulabilir.
İngilizce aksanlarından Avustralya aksanı hakkında öğrendiklerinden sonra, Avustralya’da çalışmak hakkında da bir şeyler öğrenmek isteyebileceğini düşündük. Bu sebeple de sana bir tavsiyede bulunmaya karar verdik. Avustralya’da çalışmak gibi bir hayalin varsa, Avustralya’da Çalışmak İçin İngilizce Şart mı? başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın.

İngilizce aksanlarından en özgün olanı elbette İngiliz aksanıdır. İngiliz aksanı, konuşulduğu andan itibaren ayırt edici özelliklere sahiptir. İngilizce aksanlarından İngiliz aksanı ile konuşurken ‘r’ harfi genel olarak kullanılmaz ve bazı sesli harfler patlatılarak kullanılır. Örneğin ‘p’ harfi İngiliz aksanında daha vurgulu söylenir.
Jest ve mimikler İngilizce aksanlarından İngiliz aksanının vazgeçilmezidir. İngiliz aksanıyla konuşan kişiler hareket etmekten, mimik yapmaktan çekinmezler. Dışa dönük insanlar olarak bildiğimiz İngilizler bu konuda oldukça ustaca İngilizce aksanlarını kullanır. Söylemek istediklerini ifade ederken sıklıkla hareket ederek ya da mimik yaparak söylediklerini aktarırlar.
İngiliz İngilizce aksanında kullanılan bazı harflerin yerini farklı harfler alabilir. Örneğin ‘th’ harflerinin aynı anda kullanımında ‘f’ veya ‘v’ harfi kullanılır. Daha dolu konuşma biçimi hakimdir. Dudak ve dil yapısı biraz peltek gibi konuşur. Kelimeler olması gerekenden daha fazla uzatılarak vurgulu hale getirilir. Örneğin ‘okay’ kelimesi daha vurgulu söylenmesi için ‘oğğkkey’ şeklinde telaffuz edilir.
Geçmişten Günümüze İngilizce Aksanları Hakkında Her Şey başlıklı yazımızda İngilizce aksanları hakkında bilgiler edindin. Bu bilgilerin çok daha fazlasını öğrenmek için Open English’e abone olabilirsin. Open English’e abone olarak sen de farklı İngilizce aksanları kullanabilirsin.
İngilizce öğrenmek ve mevcut İngilizce bilginin üzerine daha fazlasını katmak istiyorsan %100 online İngilizce kursu Open English’e kayıt olmalısın. Bu sayede İngilizce hakkında tüm bilgilere ulaşabilir, dünyayla iletişim kurmanın tadına doyasıya varabilirsin!
Open English sadece bir İngilizce kursu değil, bir İngilizce kursundan çok daha fazlası. Open English sayesinde profesyonel eğitmenler ile online derslere katılabilir, uzman eğitmen kadrosuyla tüm İngilizce aksanlarını öğrenebilir, dilediğin yer ve zamanda İngilizce öğrenmenin keyfini çıkarabilirsin!
Hemen şimdi sayfada bulunan iletişim formunu doldur. Open English aboneliğini başlat ve İngilizce öğrenmeye başla.
İngilizce eğitim görenler veya okuduğu İngilizce makaleleri anlamak isteyenler, fizik terimleri ile ilgili sözlüğe ihtiyaç duyabilirler.
Bu yazımızda, basit İngilizce fizik terimlerine yer vereceğiz. Daha teknik fizik terimleri için teknik sözlerden yararlanabilir veya okuduğun makalelerdeki kelimelerin çevirisine bakmayı deneyebilirsin.
Türkçede tam karşılığı olmayan İngilizce terimler, çoğunlukla dilimize de olduğu gibi geçmiştir. Aşağıda yer alan terimleri inceleyerek sen de bu kelimelerin Türkçe karşılıkları ile ne kadar benzediğini fark edebilirsin.
Acceleration: Hızlanma
Adhesion: Adezyon
Atom: Atom
Amper: Amper
Alternating current: Alternatif akım
Amplifier: Amplifikatör
Anion: Anyon
Antimatter: Antimadde
Baryon: Baryon
Boyle’s law: Boyle kanunu
Black hole: Kara delik
Cacion: Katyon
Centrifugal force: Merkezkaç kuvveti
Charge: Şarj
Convection: Konveksiyon
Current:
Energy: Enerji
Entropy: Entropi
Electromagnet: Elektro magnet
Force: Güç
Gravity: Yerçekimi
Kinetic energy: Kinetik enerji
Mass: Kütle
Momentum: Momentum
Potential energy: Potansiyel enerji
Power: Güç
Quantum mechanics: Kuantum mekaniği
Radiation: Radyasyon
Speed: Hız
Temperature: Derece
Time: Zaman
Velocity: Sürat
Vector: Vektör
Wave: Dalga
Work: İş

Bu bölümde basit ve orta seviye cümlelere yer vereceğiz. İngilizceye yeni başlayanlardansan, bu cümleleri kolaylıkla anlamaman çok normal, sakın kendini üzme!
Eğer sürekli İngilizce çalışıyorum ama bir türlü ne okuduğumu ne dinlediğimi anlayabiliyorum, çevirilerim de hep yanlış çıkıyor diyorsan; Open English kursları ile İngilizce seviyeni ilerletebilir, hem akıcı şekilde İngilizce konuşur hem de okuduğunu zorluk çekmeden anlarsın!
Deneyimli yabancı eğitmenler, interaktif içerikleri ve çok daha fazlasıyla Open English’de İngilizce öğrenme fırsatı seni bekliyor! Hemen iletişim formunu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçsin!
The car’s velocity increased as it accelerated down the road.
(Yolda hızlandıkça arabanın hızı arttı.)
The ball’s trajectory was influenced by the force of gravity.
(Topun yörüngesi, yerçekimi kuvvetinden etkilendi.)
The light traveled through the air at a constant speed.
(Işık havada sabit bir hızla yol alır.)
The sound waves propagated through the medium, creating an audible frequency.
(Ses dalgaları ortam boyunca yayılarak işitilebilir bir frekans oluşturdu.)
The kinetic energy of the moving object was transferred to the stationary object upon impact.
(Hareket eden cismin kinetik enerjisi çarpma anında duran cisme aktarılır.)
The electric current flowed through the circuit, powering the device.
(Elektrik akımı cihaza güç vererek devreden aktı.)
The mass of the object determined its gravitational force and attraction to other masses.
(Nesnenin kütlesi, yerçekimi kuvvetini ve diğer kütlelere olan çekimini belirledi.)
The laws of thermodynamics governed the heat transfer between the objects in the system.
(Termodinamiğin yasaları, sistemdeki nesneler arasındaki ısı transferini yönetir.)
The magnetic field generated by the electromagnet affected the nearby metallic objects.
(Elektromıknatıs tarafından üretilen manyetik alan, yakındaki metal nesneleri etkiledi.)
The frequency and wavelength of the electromagnetic radiation determined its properties and interactions with matter.
(Elektromanyetik radyasyonun frekansı ve dalga boyu, özelliklerini ve madde ile etkileşimlerini belirledi.)

Bu bölümde ileri seviye İngilizce gramer bilgisine sahipsen daha rahat anlayabileceğin cümlelere yer verdik. z.
Sana tavsiyemiz önce cümleleri kendi aklından çevirmen ve ardından cümlelerin çevirileriyle karşılaştırman olacak,;eğer hepsini doğru şekilde çevirebilmişsen sen bu dili çözmüşsün demektir! Bu şekilde efektif bir şekilde İngilizce fizik terimlerini öğrenebilir ve İngilizce çalışabilirsin.
The Schrödinger equation is a fundamental equation in quantum mechanics that describes how particles behave in certain physical systems.
Schrödinger denklemi, kuantum mekaniğinde parçacıkların belirli fiziksel sistemlerde nasıl davrandığını açıklayan temel bir denklemdir.
The Doppler effect is a phenomenon where the frequency of a wave appears to change as the source of the wave moves relative to the observer.
Doppler etkisi, dalganın kaynağı gözlemciye göre hareket ettikçe dalganın frekansının değiştiği bir olgudur.
The Higgs boson is a subatomic particle that gives mass to other particles, and was discovered at the Large Hadron Collider in 2012.
Higgs bozonu, diğer parçacıklara kütle veren atom altı bir parçacıktır ve 2012 yılında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda keşfedilmiştir.
The second law of thermodynamics states that the total entropy of a closed system always increases over time.
Termodinamiğin ikinci yasası, kapalı bir sistemin toplam entropisinin her zaman zamanla arttığını belirtir.
The event horizon is the boundary around a black hole beyond which nothing, not even light, can escape.
Olay ufku, bir kara deliğin etrafındaki hiçbir şeyin, hatta ışığın bile kaçamayacağı sınırdır.
The uncertainty principle states that the more precisely the position of a particle is known, the less precisely its momentum can be known.
Belirsizlik ilkesi, bir parçacığın konumu ne kadar kesin olarak bilinirse, momentumunun o kadar az kesin olarak bilinebileceğini belirtir.
The principle of least action is a fundamental principle in physics that describes how systems evolve over time by minimizing a certain quantity called action.
En az eylem ilkesi, fizikte, sistemlerin eylem adı verilen belirli bir miktarı en aza indirerek zaman içinde nasıl geliştiğini açıklayan temel bir ilkedir.
The Lorentz transformation is a set of equations that describe how measurements of space and time change depending on the observer’s frame of reference.
Lorentz dönüşümü, uzay ve zaman ölçümlerinin gözlemcinin referans çerçevesine bağlı olarak nasıl değiştiğini açıklayan bir dizi denklemdir.
The strong force is a fundamental force that holds the nuclei of atoms together, and is mediated by particles called gluons.
Güçlü kuvvet, atomların çekirdeklerini bir arada tutan ve gluon adı verilen parçacıkların aracılık ettiği temel bir kuvvettir.
The photoelectric effect is a phenomenon where electrons are ejected from a metal surface when light is shone on it, and was explained by Albert Einstein’s theory of relativity.
Fotoelektrik etki, üzerine ışık tutulduğunda metal bir yüzeyden elektronların fırlatıldığı bir olgudur ve Albert Einstein’ın görelilik kuramı ile açıklanmıştır.
Bu yazımızda İngilizce fizik terimleri hakkında bilgi verip cümle içerisinde kullanımlarına değindik. Umarız faydalı bir yazı olmuştur. Daha fazla bu tarz içerik için bizi takip etmeyi unutma!
İngilizce öğrenmek gibi bir niyetin varsa, hemen yan taraftaki formu doldur; hızlı bir şekilde online olarak İngilizce öğrenmeye başla.
Bir Akdeniz ülkesi olan Portekiz’de insanların nasıl bir yaşam sürdüğünü hiç merak ettin mi? Renkli kumaşları ve lezzetli balık yemekleriyle ünlü Portekiz’de çalışmak neden birçok insanın hayali? Yoksa, sen de bu hayale sahip insanlardan biri misin? Portekiz’de çalışmak hakkında merak ettiklerin varsa, tebrikler! Okuyabileceğin en iyi yazıya denk geldin!
Portekiz’de Çalışmak için İngilizce Şart mı?: Portekiz’de İş Hayatı başlıklı yazımızda öncelikle, Portekiz’de çalışmak isteyenleri Portekiz’de nasıl bir yaşamın beklediğini öğreneceksin. Hemen ardından gelen Portekiz’de İş Hayatı başlıklı bölümümüzde ise, sana, Portekiz’in nasıl bir çalışma kültürüne sahip olduğunu ve resmi tatillerinin hangi günlerde bulunduğunu anlatacağız. Ayrıca bu bölümün içerisinde; Portekiz’de çalışmak için İngilizcenin gerekli olup olmadığı ve Portekiz’de hangi mesleklerin revaçta olduğu bilgilerini bulabilirsin.
Portekiz’de çalışmak hakkında birçok bilgiyi bulabileceğin yazımızın son bölümünde, sana, Portekiz’de çalışmak için İngilizceyi nasıl öğrenebileceğini anlatacağız. Portekiz’de çalışmak için İngilizce öğrenmeye hemen şimdi başlamak istersen bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurabilirsin. Böylelikle online İngilizce kursu Open English ile İngilizce öğrenmeye bir an önce başlarsın.

Portekiz’de çalışmak isteyenler, Portekiz’de nasıl bir yaşam sürüldüğünü merak ediyorlar. Öyleyse, biz de hemen Portekiz’deki yaşamdan bahsedelim ve Portekiz’de çalışmak isteyenlerin içini rahatlatalım.
Portekiz, yıl boyu giden güzel havaları ile oldukça meşhur. Misafirperver ve sıcakkanlı Portekizliler de bu güzel havalara eklenince Portekiz’de yaşam oldukça keyifli bir hal alıyor. Portekiz’de kiralar, gıda fiyatları ve ulaşım ücretleri birçok Avrupa ülkesine göre oldukça uygun fiyatlı. Sonuç olarak, Portekiz’de yaşam maliyetleri oldukça düşük. Yani, Avrupa’nın en eski ulus devleti olan Portekiz’de çalışmak isteyenler, Portekiz’de çalışırken maddiyat bakımından refah içerisinde yaşayacağını bilmeli.
Portekiz, Avrupa Birliği’ne üye devletlerden biri olduğundan, Portekiz’de vatandaşların hakları Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ile korunuyor. Portekiz’de ömür boyu hapis cezası diye bir kavram bulunmuyor. Hapis cezaları en fazla 25 yıl olabiliyor.
Portekiz sahillerinde sörf çok sevilen bir spor. Sörf sporu, Portekiz’in her yıl çok sayıda turist ağırlamasını sağlıyor. Ayrıca, Portekiz’in tarihi mekanları ve koruma altındaki doğal parkları da farklı ülkelerden turistleri Portekiz’e çekiyor.
Portekiz’de çalışmak isteyenlerin elbette en çok araştırdığı konu Portekiz’de iş hayatının nasıl olduğu konusu. Portekizlilerin sıcakkanlı insanlar olduklarını daha önce söylemiştik. Bu durum Portekiz’de iş hayatına da yansıyor. Portekiz’de çalışmak için Portekiz’e gittiğinde oldukça samimi bir çalışma ortamı ile karşılaşacağına emin olabilirsin. Portekiz’de samimi bir çalışma ortamı bulunsa da ilk kez katıldığın bir toplantıda daha resmi bir duruş sergilemen gerekiyor.
Portekiz’de çalışmak oldukça keyifli çünkü Portekiz’de stressiz bir çalışma ortamı bulunuyor. Örneğin, işe geç kalmak büyük bir sorun yaratmıyor; kimse bununla ilgili birbiri ile tartışmıyor. Portekiz’de iş ortakları ile kahve içerek veya öğlen ya da akşam yemek yiyerek samimiyet sağlanıyor. Portekiz’de çalışanlar 66 yaşında emekli oluyorlar. Portekiz’de çalışmak isteyenler için hangi tarihlerde resmi tatillerin bulunduğunu da hemen aşağıda sıralayalım.

Resmi dili Portekizce olan Portekiz’de çalışmak isteyenler, Portekiz’de çalışmak için İngilizce bilmenin gerekli olup olmadığını merak ediyorlar. Portekiz’de yurt dışı bağlantılı yapılan her işte İngilizce konuşuluyor.
IT alanında, yağ ya da gaz endüstrisinde bulunup da Portekiz’de çalışmak istiyorsan; bu alanlarda çalışmak için İngilizcenin çok önemli olduğunu bimelisin. Bahsettiğimiz alanlarda bulunan uluslararası çalışanlar İngilizce konuşup iletişim kuruyor. Bu sebeple Portekiz’de çalışmak için İngilizce bilmek şart hale geliyor.
Portekiz’de birçok işveren, işe alımlarda öncelikle İngilizce bilmeyi şart olarak sunuyor. Portekiz’de, birçok şirket öncelikli olarak İngilizce bilen çalışanlar arıyor. Portekiz’de birçok meslekte İngilizce bilmek çok önemli olduğundan Portekiz’de çalışmak üzere Portekiz’e yola çıkmadan, İngilizce bilgini ilerletmen çok işine yarayacak.
Portekiz’de sanayi oldukça gelişmiş durumda. Birçok sanayi sektörünün bulunduğu Portekiz sanayisinin önde gelen sektörleri şunlar:
Portekiz’de çalışmak isteyenler elbette öncü sanayi sektörlerini bilmek istiyorlardı. Fakat Portekiz’de çalışanların bilmek istedikleri bir konu daha var. O da Portekiz’de öne çıkan mesleklerin neler olduğu. İşte şimdi, yazımızın bu bölümünde, Portekiz’de çalışmak isteyenlerin hangi mesleklere eğilmesinin doğru seçim olduğunu öğrenebileceksin.
Portekiz’de çalışmak isteyenlere en uygun meslekleri öğrendin. Peki, farklı ülkelerde hangi mesleklerin ön plana çıktığını da öğrenmek ister misin? Eğer cevabın evet ise Avustralya’da Çalışmak İçin İngilizce Şart mı? başlıklı yazımızı mutlaka okumalısın.

Portekiz’de çalışmak için İngilizce öğrenmek fikri seni korkutuyorsa sana çok iyi gelecek bir fikrimiz var. Bize kalırsa hızlıca Open English’e katılarak bu sorunu kolaylıkla çözebilirsin. Çünkü %100 online İngilizce kursu Open English ile İngilizce öğrenmek hem çok kolay hem de çok keyifli.
Open English’e üye olduğunda ana dili İngilizce olan eğitmenlerden harika bir İngilizce eğitimi alırsın. Üstelik bu eğitimlere istediğin yer ve zamanda katılabilirsin. Eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıfları sayesinde ana dili İngilizce olan birçok kişiyle sohbet edebilir, İngilizce speaking becerini geliştirebilirsin.
Sınırsız katılım hakkına sahip olacağın interaktif derslerle reading, listening, writing becerilerini ileri seviyelere taşıyabilirsin. Ses tanıma özellikli telaffuz uygulaması sayesinde Open English’te telaffuzunu kuvvetlendirebilir, yanlış telaffuz ettiğin kelimelerin doğrularını öğrenebilirsin.
Haydi durma, Portekiz’de çalışmak üzere İngilizce öğrenmek için online İngilizce aboneliğini hemen şimdi başlat. Open English aboneliğini başlatmak için bu sayfada bulunan iletişim formunu doldurman yeterli. Formu doldurduğunda müşteri temsilcisi arkadaşlarımız seni hızlıca arayacak ve Open English aboneliğini hemen başlatacak. Böylelikle sen de İngilizce bilgini ileri seviyelere taşımaya hiç vakit kaybetmeden başlayabileceksin.
Kişisel özellikler, bir kişinin benzersiz yanlarını tanımlayan özelliklerdir. Ya da bir kişiyi diğer kişilerden ayırt etmek için kullandığımız tanımlama terimleridir.
Bu özellikler, insanların doğal eğilimlerini, karakteristik özelliklerini ve davranış kalıplarını yansıtır. Kişisel özellikler, bir kişinin kimliğinin temelini oluşturur. Bu özellikler aynı zamanda karşımızdaki kişinin davranışlarının, ilişkilerinin ve iş performansının anahtar belirleyicisidir de.
Kişisel özellikleri İngilizce olarak ifade etmek için en yaygın kullanılan ifade, “She/He is” veya “She/He has” kalıplarıdır. Bu kalıplar, bir kişinin belirli bir kişilik özelliğine sahip olduğunu ifade eder. Örneğin, “She is a very confident person” ifadesi, bir kişinin kendine güvenli bir kişi olduğunu ifade ederken, “He has a great sense of humor” ifadesi, bir kişinin harika bir espri anlayışına sahip olduğunu ifade eder.
Bu ifadeler, farklı kişisel özellikleri ifade etmek için de kullanılabilir. Örneğin, “She is very patient” ifadesi, bir kişinin çok sabırlı olduğunu ifade ederken, “He is someone you can always count on” ifadesi, bir kişinin her zaman güvenebileceğiniz biri olduğunu ifade eder.
Kişisel özellikler hakkında konuşurken, “She/He is” ve “She/He has” kalıplarının yanı sıra, “She/He tends to be” veya “She/He is known for” gibi ifadeler de kullanılabilir. Örneğin, “She tends to be very organized” ifadesi, bir kişinin genellikle çok düzenli olduğunu ifade ederken, “He is known for his kindness” ifadesi, bir kişinin iyilikseverliğiyle bilindiğini ifade eder.
Aşağıya İngilizcede en sık kullanılan birkaç farklı kişisel özellik örneği ve bu özellikleri ifade etmek için kullanılan farklı ifadeleri paylaşacağız.
Open English, tüm dünyada öğrencilerin sevdiği bir online dil kursudur. Bugün hemen kayıt ol ve İngilizce öğrenmenin en kolay yolunu keşfet.

Example: She is articulate and is able to express herself well in public speaking engagements
Example: He is fluent in Spanish and can easily hold a conversation with native speakers.
Example: The salesman was very persuasive and managed to sell me the product despite my initial doubts.
Example: The CEO’s memo was concise and provided all the necessary information in just a few sentences.
Example: She is a confident speaker and never hesitates to speak her mind.
Example: He is a patient teacher who takes time to explain things to his students.
Example: The manager was assertive in his approach and clearly communicated his expectations to his team.
Example: The nurse was compassionate and showed great care for her patients.

Example: He remained humble despite his great success and never forgot his roots.
Example: She is an outgoing person who enjoys meeting new people and making friends.
Example: The young entrepreneur was ambitious and worked hard to turn her dreams into reality.
Example: The dog is loyal to its owner and will never leave their side.
Example: He is an analytical thinker who always considers all the facts before making a decision.
Example: She is a creative person who enjoys painting, writing, and making music.
Example: He is a resourceful person who can solve problems easily, even with limited resources.
Example: He is a resourceful person who can solve problems easily, even with limited resources.
Example: She is an empathetic person who always listens to her friends and tries to help them when they’re upset.
Example: He is an optimistic person who always sees the bright side of things and believes in his abilities.
Example: She is a resilient person who bounced back from her setbacks and used them to learn and grow.
Example: He is a sincere person who always tells the truth and keeps his promises.

İngilizcede bir kişi hakkında herhangi tanımlayıcı bir ifadede bulunmak istiyorsan bu kelimeleri kullanabilsin. Bunun yanında bir de bazen tanımlamak için burçlara ihtiyaç duyuluyor. ‘Onun burcu neydi?’ diye sorunca bazıları, bu yolla bir miktar kişilik analizi yapabiliyor. Eğer burçlarla ilgileniyorsan İngilizce Burçlar ve Türkçe Çevirileri yazısı ilgini çekebilir. Buna bir ara bir göz atarsın o zaman.
Bunun gibi daha birçok kalıp ifade mevcut. Ama bu yazıda hepsine yer veremeyeceğimiz için seni Open English’e yönlendirmek isteriz. Çünkü native eğitmenlerden alacağın sayısız tüyo ve kalıplar ile konuşma pratiğini geliştirip burada öğrenemeyeceğin birçok şeyi öğrenip pratik bir şekilde kullanman mümkün.
Neden mi Open English? Çünkü Open English, İngilizce öğrenmek için en uygun ve etkili online dil kursudur. Dünya çapında birçok öğrenciye yüksek kaliteli dil öğrenimi sunuyor ve öğrenmenin en kolay yolunu öneriyor. Çevrimiçi derslerle, öğrencilere evlerinde veya iş yerlerinde, seyahat ederken veya tatil yaparken bile İngilizce öğrenme imkanı sunuyor.
Open English ile İngilizce öğrenmek, dil becerilerini hızla geliştirmek için en iyi yoludur. Dersler, bireysel öğretim, konuşma pratiği, dinleme egzersizleri ve gramer çalışmaları gibi çeşitli öğrenme araçları içerir. Ayrıca, deneyimli öğretmenler tarafından verilen özel derslerle, öğrencilerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunuyor.
Open English, öğrencilerin öğrenimlerini sürdürmelerine ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için 7/24 öğrenci desteği de sunuyor. Üstün hizmet ve kaliteli eğitimden oluşan kombinasyon ile öğrencilerin başarıya ulaşmalarını sağlıyor.