İngilizce, dünyada en çok konuşulan dillerden biridir ve İngilizce’de etkili bir şekilde iletişim kurabilmek, birçok fırsatlar dünyasının kapılarını açabilir. İngilizce diline hakim olmanın temel bileşenlerinden biri de dilbilgisini öğrenmektir. Dil öğrenen kişiler için en zorlayıcı kısımlardan biri gramer olsa dahi belli başlı adımları izleyerek gramer öğrenmeyi kolaylaştırabilirsin. Bu blog yazısında, İngilizce gramer öğrenmenin en iyi yollarından bazılarından bahsedeceğiz.
Konuyla ilgili sorular çözmek, uzman eğitmenlerden yardım almak, interaktif içerikler kullanmak ve bildiklerini düzenli olarak tekrar ederek pratik yapmak gramer öğrenmenin temellerinden bir tanesidir. Tüm bunlara ayrı ayrı vakit ayırmadan tek bir pakette bunların tümü olsa ve hiç yorulmadan İngilizce öğrensek ne kolay olurdu değil mi? Open English ile bahsettiğimiz tüm içerikler ve daha fazlası Open English’te avantajlı fırsatlarıyla seni bekliyor! Hemen iletişim formunu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçsin!

Dil öğrenirken her zaman yüz yüze kursa gitmek için vakit bulamayabilirsin. Online İngilizce kursumuz ile yalnızca gramer bilgini geliştirmez, aynı zamanda konuşma-dinleme-yazma pratiği ile kendini her anlamda geliştirme fırsatı yakalarsın. Yabancı uyruklu eğitmenlerle daima etkileşime geçebilir ve canlı ders imkânlarından yararlanabilirsin.
İngilizce öğrenmenin en güzel yollarından biri de sevdiğin dizileri, filmleri ve hatta YouTube videolarını izleyerek alıştırma yapmaktır. Eğer İngilizceyi biraz biliyorum ama daha da geliştirmek istiyorum diyenlerdensen günlük vloglar veya diziler yerine daha yoğun gramer içeren kaynaklardan yararlanabilirsin.
Aynı zamanda kaynakları İngilizce altyazılı izlemek, nerede hangi kalıbın kullanıldığına dikkat etmek de oldukça işine yarayacaktır. İngilizceyi henüz yeni yeni öğreniyorsan günlük diziler, çocuklar için animasyonlar gibi basit kelimeler içeren kaynaklardan yararlanabilirsin.
Telefonuna gramer ile ilgili uygulamalar yükleyerek boş zamanında bu uygulamaları kullanabilirsin. Bu uygulamalar sayesinde yanlışlarını gözden geçirme ve hatırlayamadığın konuları tekrar etme fırsatı yakalarsın. Eğer uluslararası sınavlara (IELTS, TOEFL vs.) hazırlanıyorsan çıkmış soruları kapsayan uygulamalardan da faydalanabilirsin.

Cümle egzersizi yapmak en iyi öğrenme şekilleri arasında yer alır. Hem akılda kalıcı olması hem de yaratıcılığını geliştirmesiyle cümle egzersizleri İngilizce öğrenme yolunda sana müthiş katkı sağlayacaktır. Cümle egzersizlerini birkaç farklı şekilde gerçekleştirebilirsin:
Bunlardan herhangi birini seçtiğinde geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman gibi kalıpların birçoğuna yer vereceğini görmüş olacaksın. Yazı pratiğin geliştikçe cümle kurmaktan korkmayacak, kendini hem yazılı hem sözlü çok iyi ifade edebilir hâle geleceksin, unutma ki dil öğrenmedeki en önemli şey, pes etmeden pratik yapmaktır.
İngilizce kitap okumak birçok kişinin tavsiye ettiği ancak birçok öğrencinin de uygulamak istemediği yöntemlerden bir tanesidir. Elbette İngilizce kitap okurken Shakespeare gibi klasikleri değil, daha basit olarak; Sindirella, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Kırmızı Başlıklı Kız gibi kitapları okuyabilirsin. Eğer bu hikâyeleri okurken sıkılırım diyorsan basit fıkralar, sosyal medya içerikleri, İngilizce öğretmek için geliştirilmiş metinler veya ilgini çekebilecek konuları içeren çocuk kitaplarından da faydalanabilirsin.
İlk seviyeleri geçtikten sonra daha kalın ve içerisinde farklı gramer kalıplarını barındıran Oxford veya Cambridge gibi yayınlar tarafından bastırılmış kitapları okuyabilirsin. Bu konuda oldukça fazla metin ve kitap bulunur. Özellikle hikâye türleri oldukça gelişmiş ve sürükleyicidir.
İngilizce kitap okurken dikkat etmen gereken en önemli nokta seviyenden daha yüksek bir kitapla başlamamaktır. Eğer bulunduğun seviyeden daha yüksek seviyede bir kitap okursan anlatılanları anlamakta zorlanabilir, gramer yapısını kavrayamayabilir ve moralini bozabilirsin. Moral bozukluğu ve motivasyon düşüklüğü de dil öğrenmenin en büyük düşmanıdır diyebiliriz. Eğitim amaçlı gerek dizi gerek kitap seçerken kendi seviyeni gözetmeyi ihmal etmemelisin.

İngilizce konuşmak istiyorum ama konuşacak kimseyi bulamıyorum diyorsan iki seçeneğin var: kendinle konuşmak veya speaking clublara katılmak. Eğer kendi kendime konuşurken hatalarımı göremem veya yeterince istekli olamam diyorsan speaking clublar senin için harika bir seçenek olacaktır. Çoğu speaking club katılım için bir kursa kaydolmanı gerektirmez. Hatta bazı konuşma kulüpleri ücretsiz düzenlenir ve çoğunlukla bir kafe ortamında gerçekleştirilir.
Bazı sınıflarda ana dili İngilizce olan biri veya İngilizce konusunda yetkin biri bulunur, bazı sınıflarda ise yalnızca İngilizce konuşma konusunda kendini geliştirmek isteyen kişiler yer alır. Üniversite kulüpleri, etkinlik düzenleyen kafeler, halk eğitim merkezleri ve gençlik merkezleri gibi birçok yer konuşma sınıfları düzenler. Bulunduğunuz şehrin veya gittiğiniz üniversitenin duyurularını takip ederek bu konu hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilir, işleyiş hakkında bilgi edinebilirsin.
Bugünkü yazımızda kısaca İngilizce gramer öğrenme yöntemlerinden bahsettik. Eğer senin de gramerinizi geliştirmek için kullandığın farklı kaynaklar varsa yorumlarda bizimle paylaşabilir, aklına takılan soruları sorabilirsin. Ben kendi kendine İngilizce öğrenmek isteyenlerdenim, ne okullarda ne geleneksel kurslarda bir fayda göremiyorum diyenlerdensen seni online İngilizce kursumuza davet ediyoruz.
Yan taraftaki formu doldurarak hemen İngilizce öğrenme yolculuğunu başlatabilir, dilediğin zaman 7/24 İngilizce çalışabilirsin.
İngilizce öğrenmek her zaman heyecan verici bir maceradır, ancak bir yabancı dilde konuşurken bazen doğru kelimeleri bulmak zor olabilir. Neyse ki, İngilizcede sık sık yapılan eylemler için kullanılan yapılar oldukça basit. Bu yapılar, günlük hayatta sık sık yaptığımız eylemleri anlatmak için en yaygın olarak kullanılan yapılar arasındadır.
İster bir kahvaltı ritüeli, ister hafta sonu alışverişe çıkmak olsun, İngilizcede sık sık yapılan eylemleri ifade etmek için birkaç farklı dil yapıları kullanabilirsin. Bu yazıda, İngilizcede sık sık yapılan eylemlerden bahsederken kullanılan yapıları inceleyeceğiz. Bu bilgiler, İngilizce konuşma becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak ve günlük konuşmalarında daha rahat hissetmeni sağlayacaktır.
Hazırsan, başlayalım! Ama öncesinde ufak bir anons geçelim: Open English’e gelen İngilizceyi tam öğrenmeden gitmiyor!

Neden mi? Çünkü eğitmenler, dünya genelindeki en iyi öğretmenler arasından seçilir. Biliyoruz ki, İngilizce öğrenmek için doğru kaynaklara sahip olman kadar, doğru öğretmenle çalışman da son derece önemlidir. Bu nedenle, Open English’deki tüm eğitmenler, alanında uzman, deneyimli ve seni motive edecek şekilde eğitim almış kişilerdir.
Open English online bir İngilizce dil kursu olduğu için, öğrenme hızına ve stiline uyacak şekilde esnek bir yapıya sahiptir. İster gündüz, ister gece veya hafta sonu olsun, öğrenmek için her zaman uygun bir zaman dilimi bulabilirsin. Ayrıca, sınıf arkadaşları ve öğretmenlerle etkileşim kurmak için her daim online destek ekibi de mevcut.
Biliyorsundur, İngilizce öğrenmek, bugünün küresel dünyasında önemli bir ihtiyaç haline geldi. İş, seyahat veya sadece kişisel gelişim amaçlarıyla, İngilizce bilmek büyük bir avantaj sağlıyor. Open English, bu ihtiyacı karşılamak için yola çıktı. Tamamen online olarak sunulan kurslar, her seviyedeki öğrencilere, konuşma, dinleme, okuma ve yazma gibi tüm dil becerilerini geliştirmeleri için gereken araçları sağlar.
Sıklık zarfları da dahil olmak üzere İngilizce öğrenmek isteyen herkese hitap eden Open English olarak ingilizce öğrenme yolculuğunda seni desteklemek için buradayız. Sen de bugün aramıza katıl, kariyerini ilerletmek veya dünya çapında daha fazla insanla iletişim kurmaya başla!

İngilizcede günlük hayatta sık sık yaptığımız eylemleri ifade etmek için belirli dil yapılarını kullanırız. Yazının ku kısmında, İngilizcede sık sık yapılan eylemlerden bahsederken kullanılan yapıları ve örnek cümleleri inceleyeceğiz.
İngilizcede sık sık yapılan eylemleri ifade etmek için en yaygın kullanılan yapı “Present Simple Tense” yani “şimdiki zaman” yapısıdır. Bu yapı, düzenli tekrarlanan veya alışkanlık haline gelmiş eylemleri ifade etmek için kullanılır. Örneğin:
“Sıklık Zarfları” olarak bilinen “Adverbs of Frequency”, sık sık yapılan eylemleri ifade etmek için kullanılan başka bir yapıdır. Bu zarflar, cümlede eylemin sıklığını belirtmek için kullanılır. En yaygın kullanılan sıklık zarfları şunlardır:

Bu sıklık zarfları, bir eylemin ne sıklıkla gerçekleştiğini ifade etmek için cümlelerde kullanılır. Örneğin:
Sıklık zarfları, İngilizce konuşma becerilerini geliştirmek için önemli bir araçtır. Bu zarfları kullanarak, günlük hayatta yaptığımız eylemleri anlatırken veya bir konuda ne kadar sıklıkla karşılaştığımızı ifade ederken daha doğru ve anlaşılır ifadeler kullanabiliriz.
Video oyun endüstrisi, son yıllarda hızla büyüyen milyarlarca dolarlık bir endüstridir. Video oyunları dünya çapında daha popüler hale geldikçe, hem geliştiriciler hem de oyuncular için sektörde yaygın olarak kullanılan terminolojiyi anlamak önemlidir. Bu yazıda, video oyun endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bazı İngilizce terimleri inceleyeceğiz.
Yazımıza geçmeden önce eğer ki İngilizce öğrenmek, İngilizceni geliştirmek ve dilediğin zaman İngilizce çalışmak istiyorsan, hemen yan taraftaki formu doldur. Kısa süre içinde seni arayalım ve online İngilizce kursumuz hakkında tüm detayları iletelim.
AAA (Triple-A):
Genellikle orta ölçekli veya büyük yayıncılar tarafından oluşturulan ve yayınlanan oyunlar; genellikle “bağımsız” olarak sınıflandırılamayan herhangi bir şeye denir.
Agent: Ajan
Ortamındaki diğer nesnelerle etkileşim kurmak için AI kullanan bir oyun içi karakter veya nesne.
Artiffical Intelligence (AI): Yapay Zeka
Yapay zeka; işlevselliği insan girdisinden ziyade bilgisayar koduna bağlı olan bir oyun içi varlık. NPC’ler yaygın AI varlıklarıdır.
Alpha: Alfa
Tüm önemli özellikleri ve çoğu varlığı içeren bir oyun versiyonu. Bir oyunun bu sürümü genellikle kalite ve hataları test etmek için dahili olarak dağıtılır.
AR / VR / MR / XR: Artırılmış / Sanal / karma
Genişletilmiş gerçeklik
Beta
Tüm önemli özellikleri ve varlıkları içeren bir oyun versiyonu. Bir oyunun bu sürümü önemli bir hata içermiyor ve kod sürümü yolda. Beta sürümleri, zaman zaman hata raporlaması ve kritik geri bildirim için halka sınırlı bir sürüm verilir.
Cinematics/cutscenes: Sinematikler/ara sahneler:
Oyunun oyuncu tarafından kontrol edilmeyen bölümleridir. Bunlar genellikle ana hikâye noktalarına dikkat çekmek için kullanılır.
Collision: Çarpışma
Oyun içinde iki nesnenin bir araya gelmesi ve birbirine dokunması/çarpması eylemi. Bir evde bir yerde duran oynanabilir karakterinizin basit hareketi, hem karakterin ayakları hem de zemin üzerinde çarpışma parametreleri gerektirir, aksi takdirde o karakter basitçe yere düşerdi.
Collision Detection: Çarpışma Tespiti
Bir nesnenin oyun içinde başka bir nesneyle ne zaman ve nerede “çarpışacağını” belirleyen süreçtir. Genellikle çarpışmayı önleyecek veya çarpışma oluşturmak için hangi alana ulaşılması gerektiğine karar verecek olan hitbox adı verilen bir nesne kullanılarak yapılır.

Cross-platform: Çapraz platform
Farklı platformlarda çalışabilen veya kullanılabilen bir şey.
Culling: Toplama
Oyun tasarımındaki gereksiz verilerin tespiti, izolasyonu ve reddi.
Debug: Hata Ayıklama
Bir oyundaki hataları bulma ve kaldırma. Bazen “bug-bashing” olarak anılır.
Demo
Bir oyunun, genellikle tanıtım ve/veya geri bildirim amacıyla halka yayınlanan, kavram kanıtı sürümü.
Game Engine: Oyun motoru
Oyun geliştiricilere oyunlarını profesyonel ve verimli bir şekilde oluşturmaları için bir dizi araç ve özellik sunan yazılım.
Goldmaster:
Tüm yayıncı ve platform gereksinimlerini karşılayan, tüm varlıkları ve özellikleri içeren ve lansmana hazır kabul edilen bir oyun. Türkçe’de tam kelime karşılığı yoktur. Genel tanımı ise dağıtıma/kullanıma hazır ürünün son hâli olarak tanımlanabilir.
Hitbox:
Başka bir GameObject etrafında oluşturulan ve diğer nesnelerle çarpışmaların olduğu alanı belirleyen görünmez bir nesnedir.
Keyframing
Animasyonun nerede başlayıp nerede biteceğini, hangi karede hangi hareketi yapacağını belirtme eylemidir. Bu kelimenin de tam Türkçe karşılığı yoktur.
Mesh: Ağ, örgü
Bir video oyununda bir modelin temeli olarak işlev gören köşeler, kenarlar ve yüzler koleksiyonudur.
Model: Model
Bir ağa dokular ve diğer özellikler eklenerek oluşturulan bir video oyununda tamamen 3B varlığa denir.
Multiplatform: Çoklu Platform
Birden fazla türde donanım veya işletim sistemiyle uyumludur.

Pixel: Piksel
Bir ekran görüntüsünün en küçük yapı taşı; diğer piksellerle birleştirildiğinde bir resim veya daha büyük bir grafik öğe oluşturan tek bir ışık veya renk noktasıdır.
Pixel art: Piksel sanatı
Klasik arcade ve konsol grafikleriyle yakından eşleşmesi için tipik olarak 8 ve 16 bit grafiklerle sınırlı bir tasarım stilidir.
Play-testing: Oyun testi
Hataları bulmak, oyun akışını sağlamak ve potansiyel iyileştirme fırsatlarını keşfetmek için bir oyunun her yeni yapısında oynamak.
Polygon: Çokgen
Üç boyutlu (3B) bir nesne oluşturan bilgisayar programlı bir dizi çizgi.
Ray-tracing: Işın izleme
Bir oyundaki ışığın nesnelerle etkileşimini ultra gerçekçi görünecek şekilde simüle eden bir ışık işleme tekniği.
Render: İşleme
Bilgisayar işleme yoluyla 2B veya 3B bir görüntünün sürekli olarak oluşturulması ve yenilenmesi eylemi.
Shaders: Gölgelendiriciler
Genellikle aydınlatma ve gölge efektlerini kontrol etmek için kullanılan daha büyük oyun geliştirme süreçleri içindeki küçük programlar.
UI/GUI: Kullanıcı arayüzü
Grafiksel kullanıcı arayüzü. Ekrandaki menüler, envanterler ve diğer oyun dışı etkileşimli sistemler.
UX: Kullanıcı deneyimi
Bir oyunun tasarımının ve uygulamasının hoş ve kullanıcı dostu olmasını sağlamak.
Vector Graphic: Vektör grafiği
Çizgileri ve eğrileri bağlamak için iki boyutlu noktaları kullanan, ölçeklenmesine ve özelleştirilmesine olanak tanıyan bir tür grafik görüntü.
Vertex
2B veya 3B uzayda bir nokta. İki köşeyi birleştirmek bir kenar oluşturur.
İngilizce konuşmak istiyorsan, yapman gerekenin ne olduğunu biliyorsun. Hemen yan taraftaki formu doldur!

Action-adventure: Aksiyon-macera
Oyuncuların birden fazla seviyede veya senaryoda ilerlerken bir dizi küçük ve büyük engeli aştığı bir oyun.
Augmented reality (AR): Artırılmış gerçeklik (AR)
Oynanışı fiziksel bir konuma yerleştirilmiş artırılmış gerçeklik özellikleriyle birleştiren bir deneyim. Mobil AR oyunlarına örnek olarak Pokémon Go ve Jurassic World Alive verilebilir.
Battle Royale
Oyun haritasının, ayakta kalan son oyuncu olmak gibi tipik bir amacı olan birçok dövüşçünün birbirini bulması ve savaşması için bir arena işlevi gördüğü çevrimiçi bir oyun.
Casual: Basit Eğlence
Minimum mekanikle oyuna hızlı giriş sunan oyunlar.
Downloadable Content: İndirilebilir içerik (DLC)
Tipik olarak basit bir uygulama içi yükleme işlemiyle indirilebilen ve eklenebilen bir oyuna yapılan eklemeler veya genişletmeler.
E-spor
Profesyonel rekabetçi oyun etkinliklerine denir.
Fantasy: Fantezi
Gerçek olmayan hikâyelerin anlatımı, kurgusudur.
First person shooter: Birinci şahıs nişancı (FPS)
Silahı farklı hedeflere doğrultan nişancının asıl bakış açısıyla oynanan oyun.
Nonplayable Character: Kontrol Edilemeyen Karakter (NPC):
Yapay zeka (AI) tarafından kontrol edilen bir oyun içi karakter.
Survival: Hayatta Kalma
Oyuncuların genellikle yiyecek, su ve barınak ararken düşmanlarını geride bırakarak karakterlerini güvenli ve sağlıklı tutmalarının gerekli olduğu bir oyun.
Virtual Reality: Sanal gerçeklik (VR):
Oyuncuların sanal bir 3B ortamda oyunu deneyimlemek için sanal gerçeklik başlığı takmasını ve klavye veya el kumandaları gibi giriş cihazlarını kullanmasını gerektiren bir oyun.
İngilizce çalışmak zamana yayman gereken bir durumdur. Yan taraftaki formu doldurarak istediğin zaman İngilizce çalışmaya başlayabilir, tüm İngilizce öğrenme sürecini efektif bir şekilde devam ettirebilirsin.
İngilizce öğrenmek, hayatında yapabileceğin en iyi yatırımlardan biri olabilir. Özellikle de dünya genelinde yaygın olarak kullanılan bir dil olan İngilizce, iş hayatında, seyahatlerde, eğitimde ve daha pek çok alanda avantaj sağlar. Ama İngilizce öğrenmek, hiç şüphesiz kolay bir süreç değil. Şimdi sana bahsedeceğim yöntemle İngilizce öğrenmeyi daha bir eğlenceli hale getireceksin: Şarkı dinleyerek!
Evet, şarkı dinleyerek İngilizce öğrenmek mümkün. Hem de oldukça keyifli bir şekilde! İngilizce şarkılar, İngilizce öğrenmek isteyenler için mükemmel bir kaynak.
Ama daha mükemmel bir kaynak istersen Open English’e uğra!
Open English’te alacağın İngilizce dersleriyle birçok yönden kendini geliştirebilirsin. Hem yazma hem konuşma hem de dinleme olacak şekilde İngilizceni ileri seviyeye taşıyabilirsin.
Open English İngilizce dil kursu olduğu için sana internetten açacağın bir şarkı kadar yakın. O zaman önce Open English’in sayfasında bulunan formu doldurup daha fazla bilgi ya da kayıt ol; sonra en sevdiğin İngilizce şarkıyı dinleyerek rahat bir nefes al! Çünkü artık doğru yerdesin.

Şimdi gelelim konumuza. İngilizce şarkı dinlemenin avantajı, sözlerin melodilerle birlikte tekrar tekrar işlenmesidir. Bu sayede sözlerin telaffuzunu ve anlamını daha kolay hatırlayabilirsin. Ayrıca şarkıların sözleri, günlük yaşamda kullanılan kelimeleri ve ifadeleri öğrenmene de yardımcı olur.
Peki hangi şarkıları dinlemelisin? Adele, Ed Sheeran, Beyonce, Michael Jackson, Queen, Beatles, Coldplay, Justin Bieber ve daha pek çok ünlü sanatçı İngilizce şarkılar söylüyor. Bunlardan birileri ya da kendi sevdiğin beğendiğin sanatçıların şarkılarını dinleyebilirsin.
İngilizce şarkılar, dilbilgisi ve kelime bilgisi konusunda da çok yararlı olabilir. Şarkıların sözlerini dinleyerek yeni kelimeler öğrenebilir, kelime telaffuzu geliştirebilirsin. İngilizce şarkı dinleyerek dil konusunda kendini geliştirebileceğin yönlerin neler olduğuna gel beraber bakalım:
İngilizce şarkılar, İngilizce dinleme becerilerini geliştirmene yardımcı olur. Şarkıları dinleyerek, doğal İngilizce konuşma hızına ve ritmine daha fazla maruz kalırsın. Ayrıca, farklı İngilizce aksanlarını dinleyebilir ve anlama konusunda farklı zorluklarla karşılaşabilirsin.

İngilizce şarkılar, İngilizce konuşan ülkelerin kültürleri hakkında bilgi verir. Şarkı sözleri, Amerikan kültürü, İngiliz kültürü ve diğer İngilizce konuşan ülkelerin kültürleri hakkında fikir edinmene yardımcı olur.
İngilizce şarkı dinlemek, dil öğrenme motivasyonunu arttırır. Şarkılar, sıkıcı dilbilgisi ve kelime çalışmalarından farklı bir öğrenme deneyimi sunar. Şarkıların ritmi ve müziği, öğrenme sürecinizi eğlenceli ve keyifli hale getirebilir.
Evet şarkı dinlemenin İngilizce öğrenim sürecine etkilerinden bahsettikten sonra senin için seçtiğimiz bir şarkıyla bu serüvene atılabilirsin. John Legend’den ‘All of Me’ şarkısı ve sözleri. Hadi aç şarkıyı ve dinlemeye başla!

| All of Me İngilizcesi | All of Me Türkçesi |
| What would I do without your smart mouth? | Senin ukala sözlerin olmasa ne yapardım? |
| Drawin’ me in and you kickin’ me out | Beni kendine çekişin ve defedişin olmasa |
| You’ve got my head spinnin’, no kiddin’ | Başımı döndürdün, şaka yok |
| I can’t pin you down | Seni zorlayamam |
| What’s goin’ on in that beautiful mind? | O güzel zihninde neler oluyor? |
| I’m on your magical mystery ride | Senin sihirli gezintindeyim |
| And I’m so dizzy, don’t know what hit me | Ve çok sersemim, bana ne çarptı bilmiyorum |
| But I’ll be alright | Ama düzeleceğim |
| My head’s under water,but I’m breathing fine | Kafam suyun altında ama iyi nefes alıyorum |
| You’re crazy and I’m out of my mind | Sen çılgınsın ve ben aklımı kaçırdım |
| ‘Cause all of me | Çünkü her bir zerrem |
| Loves all of you | Senin her bir zerrene aşık |
| Love your curves and all your edges | Tüm sivriliklerine ve sınırlarına |
| All your perfect imperfections | Bütün kusurlarına aşığım |
| Give your all to me | Ver her şeyini bana |
| I’ll give my all to you | Ben de her şeyimi vereyim sana |
| You’re my end and my beginin’ | Sen benim sonum ve başlangıcım |
| Even when I lose, I’m winnin’ | Kaybettiğimde bile kazanıyorum |
| ‘Cause I give you all of me | Çünkü her şeyimi veririm sana |
| And you give me all of you, oh-oh | Ve sen de her şeyini verirsin bana |
| How many times do I have to tell you? | Daha kaç kere söylemem lazım? |
| Even when you’re crying, you’re beautiful too | Ağlarken bile, güzel olduğunu |
| The world is beating you down | Tüm dünya seni yere seriyor |
| I’m around through every mood | Ben her türlü yanındayım |
| You’re my downfall, you’re my muse | Sen benim düşüşüm, ilham perimsin |
| My worst distraction, my rhythm and blues | En kötü çılgınlığım, ritmim ve kederimsin |
| I can’t stop singing, | Şarkı söylemeyi bırakamam |
| it’s ringing in my head for you | Kafamın içinde çalıyor ve orda sen varsın |
| My head’s under water, but I’m breathin’ fine | Kafam suyun altında ama iyi nefes alıyorum |
| You’re crazy and I’m out of my mind | Sen çılgınsın ve ben aklımı kaçırdım |
| ‘Cause all of me | Çünkü her bir zerrem |
| Loves all of you | Senin her bir zerrene aşık |
| Love your curves and all your edges | Tüm sivriliklerine ve sınırlarına |
| All your perfect imperfections | Bütün kusurlarına aşığım |
| Give your all to me | Ver her şeyini bana |
| I’ll give my all to you | Ben de her şeyimi vereyim sana |
| You’re my end and my beginin’ | Sen benim sonum ve başlangıcım |
| Even when I lose, I’m winnin’ | Kaybettiğimde bile kazanıyorum |
| ‘Cause I give you all of me | Çünkü her şeyimi veririm sana |
| And you give me all of you, oh-oh | Ve sen de her şeyini verirsin bana |
| Give me all of you, oh | Ver her şeyini bana |
| Cards on the table, we’re both showing hearts | Kartlar masada, ikimiz de kupaları (kalpleri) gösteriyoruz |
| We’re both showing hearts | İkimiz de kupaları gösteriyoruz |
| Risking it all, though it’s hard | Zor olsa da, riske atıyoruz her şeyi |
| ‘Cause all of me | Çünkü her bir zerrem |
| Loves all of you | Senin her bir zerrene aşık |
| Love your curves and all your edges | Tüm sivriliklerine ve sınırlarına |
| All your perfect imperfections | Bütün kusurlarına aşığım |
| Give your all to me | Ver her şeyini bana |
| I’ll give my all to you | Ben de her şeyimi vereyim sana |
| You’re my end and my beginin’ | Sen benim sonum ve başlangıcım |
| Even when I lose, I’m winnin’ | Kaybettiğimde bile kazanıyorum |
| ‘Cause I give you all of me | Çünkü her şeyimi veririm sana |
| And you give me all of you | Ve sen de her şeyini verirsin bana |
| ‘Cause I give you all of me | Çünkü her şeyimi veririm sana |
| And you give me all of you, oh-oh | Ve sen de her şeyini verirsin bana |
Hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek ya da İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve İngilizce serüvenine hızlı bir giriş yap.
Tip dil sınavı (TDS), tıp fakültelerinde okuyan veya mezun olan kişiler için Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan bir dil sınavıdır. Tabip Odaları, Türk Tabipleri Birliği bünyesinde düzenlenen tıpdil sınavı için, yurt içinde ve yurt dışında pek çok merkez belirlenir.
Bu sınav tıp ya da sağlık bilimleri fakültesinden mezun olmuş kişilerin TUS ve DUS gibi girecekler sınavların dil muafiyetini almak için YDS’ye ek bir alternatif olarak girebilecekleri bir yabancı dil sınavıdır. Sınav, tıp fakültelerinde okuyan veya mezun olan yabancı uyruklu öğrencilerin veya doktorların Türkçe dil seviyelerini ölçmek için uygulanır.

TDS, her yıl Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından belirlenen tarihlerde yapılır. Genellikle Nisan ve Kasım aylarında gerçekleşir. Sınav, Türkiye’deki üniversitelerde tıp eğitimi alan yabancı öğrencilerin yanı sıra yurt dışındaki üniversitelerde tıp eğitimi alan Türk öğrenciler tarafından da tercih edilir.
Sınavın içeriği, tıp alanında kullanılan terimlerin anlamı ve kullanımı üzerine yoğunlaşır. Dil bilgisi, okuma anlama, dinleme anlama ve yazma becerilerini ölçen sorular içerir. Sınav süresi 2 saat olup, 100 sorudan oluşur. Sınav sonuçları, ortalama 3-4 hafta içinde açıklanır.
TIPDİL sınavında şu soru tipleri çoğunlukla sorulur:
Kelime Bilgisi ve dil bilgisi (23 adet), cümle tamamlama (11 adet), İngilizce-Türkçe çeviri (7 adet), Türkçe- İngilizce çeviri (7 adet), paragraf sorusu (20 adet, her birinde 4 adet soru), paragraf tamamlama (6 adet), anlam bütünlüğünü bozan cümle (6 adet).
Sınav sonuçları, öğrencilerin dil seviyelerine göre belirli sınıflara ayrılır. Başarılı olan öğrenciler, Türk Tabipleri Birliği tarafından verilen TDS sertifikası almaya hak kazanırlar. Sertifika, Türkiye’de çalışmak isteyen yabancı uyruklu doktorların Türkiye’de çalışmaları için gereklidir. Bu sertifika sayesinde tıbbi terimleri doğru bir şekilde anladıklarını ve kullandıklarını belgelemiş olurlar.

Evet gerekli. Çünkü TIPDIL sınavı, en temelde tıp eğitimi alan veya tıp alanında çalışan kişilerin İngilizce dil becerilerini ölçmek için yapılan bir sınavdır.
Ve bu yüzden de sınav soruları İngilizce olarak hazırlanır. Bu sınavdan geçer not almak için İngilizce öğrenmek ve İngilizce bilmek oldukça önemlidir.
Sınavda yer alan soruların içeriğine baktığımızda, tıp alanındaki bilimsel literatürdeki kaynakların büyük bir kısmını içerdiğini görürüz. Bu kaynaklarında hemen hepsinin İngilizce olmasından dolayı, sınavda yer alan sorular da İngilizce olarak hazırlanır. Çünkü tıp alanı, dünya çapında birçok farklı dilde uygulama ve araştırma yapılabilen bir alandır.
Ancak, bilimsel literatürün çoğunun İngilizce olması nedeniyle, İngilizce dil becerileri tıp alanında çalışmak için son derece önemlidir. Bu nedenle, sınavın dili İngilizcedir; amacı ise, tıp eğitimi alan veya tıp alanında çalışan kişilerin İngilizce dil bilgisi, kelime dağarcığı, okuma-anlama ve yazma becerilerini ölçmektir.
Ayrıca, tıp alanında çalışan birçok kişi, uluslararası alanda çalışmak veya yabancı hastalarla iletişim kurmak zorunda kalabilir. İngilizce dil bilgisi ve konuşma becerileri, bu tür durumlarda iletişim kurmayı kolaylaştırabilir ve başarılı bir tıp kariyeri için önemli bir faktördür.
Tıp öğrencileri için İngilizce dil becerilerinin geliştirilmesi, tıp alanındaki kariyer hedeflerine ulaşmak için önemli bir adımdır. Open English, tıp öğrencilerine özel olarak tasarlanmış online İngilizce kursuyla bu hedeflerine ulaşmana yardımcı olur.
Open English, öğrencilerin İngilizce konuşma, yazma, dinleme ve okuma becerilerini geliştirmek için özelleştirilmiş dersler sunar. Kurs içeriği, tıp alanında kullanılan terimleri ve ifadeleri kapsar, böylece öğrenciler tıbbi literatürleri anlama ve kullanma yeteneklerini de geliştirirler.
Kurs, her seviyeden öğrencilere hitap eder ve dil becerilerine göre öğrencilerin ilerlemesine izin verir. Kurs materyalleri, interaktif egzersizler, video dersleri, pratik okuma ve yazma aktiviteleri ve diyaloglar gibi çeşitli kaynaklarla desteklenir.
Open English, öğrencilerin programlarına uyacak şekilde esnek bir şekilde sunulur. Öğrenciler diledikleri zaman derslere katılabilirler ve derslerin tekrarını yapabilirler. Ayrıca, öğrencilerin öğrenme yolculuklarını izlemelerine ve gelişimlerini takip etmelerine yardımcı olan özel bir izleme sistemi de bulunuyor.
Open English ile İngilizce dil becerilerini geliştir ve tıp kariyerinde başarılı olmak için gerekli olan becerileri kazan. Bugün kaydol ve online İngilizce kursumuz ile başla!

Tıpdil sınavına hazırlanmak için öncelikle iyi bir planlama yapmak önemlidir. Sınava ne kadar zaman kaldığını belirleyerek, günlük bir çalışma programı oluşturmak ve bu programa sadık kalmak gerekir. Yazının bu kısmında tıpdil sınavına hazırlanana ya da hazırlanacak arkadaşlarımız için dikkat edilmesi gereken bazı noktalardan bahsedeceğiz:
Tıp dil sınavı zor bir sınavdır ve birçok öğrenci bu sınava hazırlanırken kendilerini stresli ve bıkkın hissederler. Ancak, bu sınavda başarılı olmanın en önemli yolu kendini motive etmektir. Kendine sınavın ne kadar önemli olduğunu hatırlat ve başarılı olmak için çalışman gerektiğini unutma.
Tıp dil sınavına hazırlanırken, planlama yapmak oldukça önemlidir. Sınavın ne zaman olduğunu ve kaç saat süreceğini öğren ve bir çalışma programı hazırla. Bu programda hangi konulara odaklanacağını ve hangi kaynaklardan yararlanacağını belirle.
Tıpdil sınavı, tıp alanında kullanılan terimlerin anlamını ve kullanımını ölçer. Bu nedenle, tıp terminolojisi üzerine çalışmak, sınavda başarılı olmak için oldukça önemlidir.
Sınavda dil bilgisi ve kelime bilgisi soruları da yer alır. Bu nedenle, dil bilgisi ve kelime bilgisini geliştirmek için özellikle okuma yapmak faydalı olabilir.
Tıpdil sınavı için örnek sorular çözmek, sınav formatını anlamak ve sınavda karşılaşabileceğin soru tiplerine alışmak açısından önemlidir.
Tıp dil sınavına hazırlanırken soru bankalarından yararlanmak oldukça faydalıdır. Bu sorular sınavda karşına çıkacak sorulara benzer olabilirler. Sınavda kendini test etmene yardımcı olabilirler. Soru bankaları sayesinde, hangi konularda daha çok çalışman gerektiğini de öğrenebilirsin.
Sınavda dinleme anlama soruları da yer alır. Bu nedenle, Türkçe konuşulan podcast, radyo programları veya videolar dinleyerek dinleme becerilerini geliştirmeye çalışabilirsin.
Tıpdil sınavı, yazma becerilerini de ölçer. Bu nedenle, yazma becerilerini geliştirmek için sık sık pratik yapmak önemlidir. Makale yazmak, özet veya notlar hazırlamak gibi aktiviteler, yazma becerilerini geliştirmene yardımcı olabilir.
Tıpdil sınavına hazırlanırken, yukarıda bahsedilen yöntemleri uygulayarak çalışmalarını planlayabilirsin. Ayrıca, sınavla ilgili kaynaklar edinerek kendini sınava daha iyi hazırlayabilirsin. Sınav gününe kadar düzenli ve etkili bir İngilizce çalışma programı uygulamak, sınavda başarılı olmanı sağlayabilir.
İngilizcede karakter özellikleri ifadelerini bilmek dil öğreniminin önemli bir parçasıdır. Çünkü bu ifadeler, insanlarla iletişim kurarken insanların kişilikleri hakkında bilgi verir. İnsanların birbirlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. İngilizce konuşan ülkelerde, iş görüşmeleri, sosyal etkileşimler ve diğer birçok durumda karakter özelliklerinin tanımlanması ve ifade edilmesi önemlidir.
Peki bu ifadeleri günlük dilde kolay bir şekilde kullanmanı sağlayacak olan Open English’i duymuş muydun? Online İngilizce dil kursu olan Open English, dil öğreniminde çok sayıda öğretim materyaline sahip. Bu sayede öğrencilerin seviyelerine uygun bir öğrenme deneyimini en iyi şekilde sağlar.
Open English, öğrencilere, gerçek hayatta karşılaştıkları karakter özelliklerini içeren örnekler ve uygulamalar üzerinden müfredat oluşturur. Böylece bu ifadelerin daha iyi anlaşılması sağlanmış olur.
Ayrıca, öğrencilerin İngilizce seviyelerine uygun bir öğrenme deneyimi ile her öğrencinin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş bir öğrenme planına sahiptir.
Sen de bu konuda problem yaşıyorsan Open English online dil kursuna kayıt olup karakter özelliklerini günlük dildeki akıcılığıyla öğrenebilirsin. Daha etkili bir İngilizce öğrenme deneyimi için bugün kayıt olmaya ne dersin?
Eğer yanıtın evet ise yanda bulunan formu doldurman yeterli!
Evet, İngilizcede kullanılan karakter özellikleri, bir kişinin doğal kişiliğini ve davranışlarını tanımlamak için kullanılan kelimelerdir demiştik. İngilizcede birçok farklı karakter özelliği var. Bu yazıda, günlük ve formal İngilizce’de kullanılan karakter özelliklerinin neler olduğunu paylaşacağız.



İngilizce karakter özelliklerini ve İngilizceye dair hemen her detayı öğrenmek için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak… Arkadaşlarımız seni arayacak ve online İngilizce kursumuza dair tüm detayları seninle paylaşıp üyeliğini hemen başlatacaklar. Hadi, durma; harekete geç! bu yıl İngilizce sorun olmaktan çıksın.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirme günümüzde artık çok kolay. Bir çok bilgiye internet sayesinde ulaşabiliyor, yüz yüze eğitimlerden, online eğitimlerden ve bire bir eğitimlerden faydalanarak İngilizceyi öğrenebiliyoruz. Evet, bu sayede İngilizce speaking geliştirme çok kolay bir hâl aldı. Fakat İngilizce öğrenirken bilmemiz gereken önemli noktalar da var.
Ana dilimizde konuşurken kullandığımız eş anlamlı kelimeler olduğu gibi İngilizce speaking geliştirmede de kullandığımız birçok eş anlamlı kelimeler var. Bunlardan bir tanesi de “said” kelimesi. “Said” kelimesi kök olarak “say” kelimesinden gelir. “said” kelimesi “say” kelimesinin geçmiş zaman halidir. “Said” kelimesi “söylemek” anlamında kullanılır. Örneğin; “She said she will come home tomorrow.” (Yarın eve geleceğini söyledi.)
Said kelimesinin farklı bir anlamı daha bulunuyor. İngilizce speaking geliştirmenin popüler kelimelerinden “said”, “söylenen” ya da “adı geçen” anlamına gelir. İngilizce’de özellikle yasal belgelerde veya resmi yazışmalarda kullanılan “said” ifadesi, bir önceki cümlede bahsedilen veya belirtilen kişinin veya şeyin adını tekrar etmek yerine kullanılır. Örneğin; “John said he would be here at 2 pm.” (John, saat 2’de burada olacağını söyledi.)
İngilizce speaking geliştirme konusunda said gibi öğrenebileceğin birçok kelime var. Bu kelimeleri öğrenmeye bir an önce başlamak için bu sayfada bulunan formu doldurabilir ve müşteri temsilcisi arkadaşlarımızın online İngilizce kursu Open English’i anlatmak üzere seni aramasını bekleyebilirsin.

Said yerine kullanılabilecek kelimeleri öğrenmek, İngilizce speaking geliştirmede çok işine yarayacak. Bu yüzden biz de yazımızın bu bölümünde seninle said yerine geçebilecek kelimeleri paylaşmak istiyoruz.
İngilizce speaking geliştirme konusunda işine çok yarayacak kelimeler öğrendin. Daha fazla İngilizce kelime öğrenmek istersen İngilizcede En Çok Konuşulan 1000 Kelime başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizce speaking geliştirmede Said kelimesinin yerine anlam kayması yaşamadan kullanabileceğin kelimeleri cümle örnekleriyle incelemen için aşağıda sıraladık. Aşağıdaki cümlelerde said yerine kullanılabilecek kelimeleri cümle içerisinde görecek ve bu kelimeleri İngilizce speaking geliştirmede kullanabileceksin.

İngilizce speaking geliştirme, İngilizce öğrenirken en çok ihtiyacımız olacak konudur. Çünkü iletişimi geliştiren en önemli şeylerden birisi İngilizcede speakingtir. İngilizce speaking geliştirme için bol bol pratik yapmak gerekir. Bilmediğimiz kelimeleri öğrenmeli, anlamına uygun kullanabilmeli ve doğru telaffuz yapabilmeliyiz.
Doğru telaffuz yapabilmek için İngilizce speaking geliştirme konusuna iyice eğilmeliyiz. Bu konuda Open English’ten yardım almak çok işine yarayacak çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıfları sayesinde İngilizce speaking geliştirme çocuk oyuncağı. Ayrıca Open English’te yer alan ses tanıma özellikli telaffuz uygulaması da doğru telaffuz için çok faydalı.
İngilizce speaking geliştirme için bol bol kitap okumalı, insanlarla sözlü iletişim kurmalıyız. İngilizce speaking geliştirme çok konuşmakla pekişir. Çok konuşmak zamanla günlük bir rutin haline geleceği için İngilizce speaking geliştirmeye çok katkı sağlayacaktır.
İngilizce öğrenirken sözlü iletişimin önemini kavramamız gerekir. Sözlü iletişim yolu bir çok konuda çok daha etkili bir anlatım biçimidir. Ses, mimik, tonlama bunlar sözlü iletişimin olmazsa olmazıdır. Bu sebeple İngilizce speaking geliştirmede bu noktalara dikkat etmek çok önemlidir.
İngilizce speaking geliştirmede yazım konusuna dikkat etmek gerekir. Kelimelerin yazılışı ve okunuşu farklı olduğu için konuştuğumuz kelimeleri de yazabiliyor olmamız gerek. Bazen okurken hata yapmamız da aslında konuştuğumuz kelimelerin yazılışları üzerinde çok durmadığımızdan kaynaklanır.
Bu yazımızda sana, “said” kelimesinin farklı anlamlarda kullanımını ve başka kelimelerle “said” anlamı taşıyan cümlelerin kuruluş şeklini sunduk. Ayrıca İngilizce speaking geliştirme hakkında kısa kısa tüyolar vererek yabancı dil öğrenmenin ne kadar keyifli olduğundan bahsettik. Bu ve çok daha fazla bilgi için sayfada bulunan iletişim formunu doldurabilir, Open English üyeliği oluşturabilir ve anında İngilizce öğrenmeye temelden başlayabilirsin!
Open English’te canlı sınıflara 7/24 bağlanabilir, 30 dakikada bir yayınlanan derslere katılım sağlayabilir, İngilizcenin gündelik yaşantıda ve profesyonel alanlarda kullanımını kolayca öğrenebilirsin. Ana dili İngilizce olan başarılı eğitmen kadrosuyla İngilizce speaking geliştirmenin tadını çıkar! Uzman eğitmenler tarafından açılan konuşma sınıfları sayesinde dilini geliştirebilir, online olarak derslere sınırsız katılım sağlayabilir, İngilizceni üst seviyelere taşıyabilirsin. İngilizce speaking geliştirmeyle hayatına yepyeni bir soluk getirebilirsin!
Open English fırsatları yalnızca bunlarla sınırlı değil üstelik. İngilizce speaking geliştirme ve çok daha fazlası için bilgisayar ya da uygulamadan kolayca erişebilir, dilediğin yerde İngilizce öğrenme imkanı bulabilirsin.
Mesleki İngilizce zor mu sorusu birçok çalışan için en yaygın sorulardan bir tanesidir. Kaygılı bir şekilde mesleki İngilizce zor mu diye soran çalışanlar için artık çok büyük bir fırsat var. Open English’te İngilizce eğitimlerinin yanı sıra mesleki İngilizce zor mu diye düşünenler için mesleki İngilizce kursları da bulunmakta. Peki bu mesleki İngilizce kursları tam olarak ne öğretiyor?
Mesleki İngilizce kursu zor mu sorusunun cevabı Open English sayesinde ‘hayır’ olarak değiştirildi. Çünkü mesleki İngilizce belirli konulara odaklanarak, o konuların üstüne gider. Yaptığın iş doğrultusunda sana işle alakalı kullanabileceğin teknik kelimeleri ve zamanlarına uygun kullanımını gösterir.
Mesleki İngilizce zor mu diye düşünenler için mesleki İngilizce kurslarının en belirgin özelliği kişinin yapmış olduğu işe göre dili öğretiyor olması. Dil öğrenirken en büyük kaygılarımızdan bir tanesi öğrendiğimiz dilin mesleki alanda kullanılır olup olmadığıdır. Mesleki İngilizce zor mu diye düşünürken bu alanda yapabileceklerimizi de planlamalıyız. Mesleki İngilizce zor mu sorusunu cevaplamak için aldığımız eğitimleri incelememiz gerekir. Eğer aldığımız eğitim bu alanda ise, kesinlikle zor değildir.
Mesleki İngilizce zor mu kolay mı, aslında sana bağlı. Gittiğin kursta ya da aldığın eğitimde, mesleki İngilizce alanında bilgi aktarımı varsa elbette kolaydır. Open English ile mesleki İngilizce zor mu sorusuna çok hızlı bir şekilde cevap alabilirsin. Çünkü online İngilizce kursu Open English mesleki alanda da dil eğitimi veriyor.

Mesleki İngilizce zor mu sorusuna zor olmadığı yanıtını versek de, mesleki İngilizce eğitimi almak, çalışan insanlar için çok büyük ihtiyaç. Teknolojinin de gelişmesiyle birlikte artık yaptığımız işler çok daha fazla ülkeye ulaşıyor. Dolayısıyla diğer ülkelerdeki insanlarla irtibat halinde olmamız gerekiyor. Bunun için de ortak dili kullanabilmek çok önemli bir durumda oluyor.
Mesleki İngilizce zor mu sorusuna en güzel cevap mesleki İngilizce eğitimi almaktan geçiyor. Bunun için mesleki İngilizce zor mu diye düşünenler için mesleki İngilizce eğitimi veren kurslardan faydalanmak en doğru yol olacaktır. Mesleki İngilizce eğitimi veren kurslar kariyer basamaklarını da hızlıca tırmanmanı sağlayacaktır.
Mesleki İngilizce eğitimi almanın faydaları;
Sen de mesleki İngilizce zor mu diye düşünüp mesleki İngilizceyi kendine dert edenlerdensen, hemen bu sayfada bulunan formu doldur, seni en kısa zamanda arayalım ve Open English’in mesleki İngilizce kursları hakkında detaylı bilgi sunalım.

Günümüzde çalışma hayatı artık oldukça yaygın. Eskiden bir hanede bir kişi çalışırken günümüz dünyasında artık hanelerimizde birçok insan çalışır hale geldi. Eğitim alanının genişlemesi, global dünyaya ayak uydurmak, kariyer hedefleri ve mesleklerin çoğalması insanları farklı alanlarda çalışmaya teşvik etti. Artık herkesin becerisine uygun bir iş alanı var.
İş alanlarının genişlemesiyle mesleki kariyer hedefleri de yükseldi. Yoğun iş temposu, meslek alanlarının artması, iş yerlerinin dünya çapında genişlemesiyle birlikte dil ihtiyacı en üst seviyeye ulaştı. Mesleki İngilizce öğrenmek ihtiyaçların başında gelmeye başladı. Doğal olarak akıllarda, mesleki İngilizce zor mu sorusu dolanmaya başladı.
Mesleki İngilizce zor mu sorularına cevap arayan binlerce insan mesleki İngilizce öğrenmek için kolları sıvadı. Mesleki İngilizcenin zor mu düşüncesi yerleşmiş ve zor olduğu fikrine inanılmış olsa da mesleki İngilizce öğrenmeyi eğitimle kolay hale getirmek artık mümkün.
Mesleki İngilizce zor mu düşüncesini aşıp mesleki İngilizce öğrenen kişiler işyerlerinde daha doğru iletişim sağlarken, yapılması gereken işlerini de daha kısa sürede yapar hale geliyor. Böylece iş yükü azalan kişiler daha mutlu bir şekilde hayatlarına devam edebiliyor. Sosyal olarak da gelişmeyi sağlayan mesleki İngilizce eğitimi kişiye özgüven sağlamanın yanı sıra kariyer hedeflerine ulaşmakta da büyük bir fırsat sunuyor.
Mesleki İngilizce zor mu yoksa zorlayıcı bazı yönleri mi var öncelikle bunu ayırt etmek gerekiyor. Her işte olduğu gibi elbette mesleki İngilizce öğrenmenin de zorlukları var ancak doğru eğitimle üstesinden gelinebilir durumda. Mesleki İngilizce eğitimi doğru hedefler doğrultusunda verildiği takdirde çok verimli bir eğitim. Çalışan insanların hayatlarını en üst seviyede kolaylaştıran bu eğitim, tüm dünyayla iletişim kurabilmeyi sağlıyor.
Mesleki İngilizce zor mu düşüncesini bırakırsak, mesleki İngilizcede ihtiyacımız olan en önemli şeye bakabiliriz. Mesleki İngilizcede en önemli şey, teknik bilgileri öğrenmek. Teknik kelimeler, mail dilini bilmek, rapor hazırlamak ve en önemlisi sunum yapmak… Bu alanlarda başarılı olabilmek için yaptığımız işin teknik kelimelerini, anlatım modelini iyi biliyor olmak gerekir. Ana dilimizde de konuya hakimiyet çok önemli iken başka bir dilde işimizi anlatabilmek çok daha büyük önem taşıyor.
Mesleki İngilizce zor mu diye düşünenlerin çok seveceği bir önerimiz var. Mesleki İngilizce zor mu düşüncesine sahipsen Mesleki İngilizceyi Geliştirmek İçin 5 Yöntem başlıklı yazımızı okumanı öneririz.

Mesleki İngilizce zor mu? Mesleki İngilizce öğrenmek ne kadar zaman alır? Bu ve bunun gibi sorular, çalışan insanların en çok sorduğu sorular arasında. Çalışma hayatı yeteri kadar stresli bir ortamken bir de üstüne yapacağımız işi farklı bir dilde anlatmak, işimizle ilgili sunum yapmak epey zorlayıcı olabilir. Bu sebeple mesleki İngilizce zor mu diye düşünüyor olabilirsin ancak, günümüzde artık bu sorunların üstesinden gelmek çok da zor değil.
Mesleki İngilizce alanında başarılı olmak için mesleğimizin neye ihtiyacı olduğunu bilmek gerekir. Önceliğimizin mesleğimizin ayrıntıları olması işini kolaylaştıran faktör haline gelecektir. Mesleğin hakkında yeterli donanıma sahipsen geriye tek bir şey kalıyor o da mesleki terimlerin farklı bir dile aktarımı.
Dil becerisinin gelişmesi için İngilizce alan kişiler mesleki İngilizce eğitimini de beraberinde yürütebilir. Mesleğin getirilerinin içinde hangi hitap dili kullanılmalı? Bu sorudan yola çıkarak mesleki İngilizce eğitimini çok daha kolay bir şekilde kavrayabiliriz.
İhtiyaçlar listesi, mesleki İngilizce zor mu sorusuna farklı bir bakış açısıyla cevap verebilir. İhtiyacımız olan teknik kelimeleri öğrenmek, anlamlarını bilmek ve telaffuzları üzerine çalışmakla mesleki İngilizceni geliştirebilirsin. Yazım kurallarını öğrenmek, ifade yeteneğini ortaya koymak da mesleki İngilizce eğitiminde önemlidir. Çünkü başarıya giden yol ne istediğini bilmek ve bunun üzerine yoğunlaşmakla başlar.
Bu yazımızda sana, mesleki İngilizce zor mu? sorusunun cevaplarını bulduk. Çok daha fazlasını öğrenmek, kendini mesleki İngilizce alanında geliştirmek istiyorsan hemen sayfada bulunan formu doldur, en kısa sürede seni arayalım ve Open English üyeliğini başlatalım!
Open English, mesleki İngilizce öğrenmek için en doğru yer. Burada, mesleki İngilizce zor mu düşüncesi aklının ucundan bile geçmeyecek. Open English’te canlı sınıflara 7/24 bağlanabilir, 30 dakikada bir yayınlanan derslere katılım sağlayabilir, İngilizcenin gündelik yaşantıda ve profesyonel alanlarda kullanımını kolayca öğrenebilirsin. Ana dili İngilizce olan başarılı eğitmen kadrosuyla İngilizce konuşmanın tadını çıkar! Uzman eğitmenler tarafından açılan konuşma sınıfları sayesinde dilini geliştirebilir, online olarak derslere sınırsız katılım sağlayabilir, İngilizceni üst seviyelere taşıyabilirsin.
Open English fırsatları yalnızca bunlarla sınırlı değil üstelik. Open English’te yer alan mesleki İngilizce kurslarından kendine uygun alanı seçip bu alan ile ilgili online İngilizce eğitimi alabilirsin. Online derslere bilgisayar ya da uygulamadan kolayca erişebilir, dilediğin yerde İngilizce öğrenme imkanı bulabilirsin. Sana özel kişisel çalışma planlaması, interaktif araçlar ve profesyoneller için iş İngilizcesi ve daha birçok seçeneğiyle Open English bir İngilizce kursundan çok daha fazlası
İngilizce kitap özetleri genelde öğrencilerin ve kitap severlerin en çok ihtiyaç duydukları yazı türlerinden biridir. Bir kitap özeti yazarken, okuyuculara kitabın içeriğini, ana fikrini, karakterlerini ve önemli temalarını aktarmak oldukça önemli. Ama, sadece hikayeyi anlatmak yeterli değil tabii ki. Kitabın ruhunu, anlatım biçimini, yazarın mesajını ve okuyucunun ilgisini çekebilecek unsurları vurgulamak da gerekli.
Bir kitap özeti yazarken, öncelikle kitabın ana fikrini ve temasını anlamak gerekiyor. Bu, kitabın genel izlenimini ve okuyuculara ne anlatmak istediğini anlamamız açısından önemli bir ayrıntı. Daha sonra, ana karakterleri, onların motivasyonlarını, kişilik özelliklerini ve etkileşimlerini tanımlamak gerekir. Bu sayede de, okuyuculara karakterlerin ne tür bir etki yarattığını ve hikayenin gelişimini nasıl etkilediğini göstermiş olursun.
Öte yandan kitabın anlatım biçimi, yazarın dil kullanımı, kitabın atmosferi ve mesajı gibi unsurlara da dikkat etmek önemlidir. Bunlar, okuyucunun kitaba daha iyi bağlanmasını sağlar ve kitabın ana fikrini daha iyi anlamasına yardımcı olur.
Son olarak, bir kitap özetinin kısa ve öz olması önemlidir. Gereksiz ayrıntılara girmeden, kitabın ana hatlarını aktarmak ve okuyucunun ilgisini çekebilecek unsurları vurgulamak gerekir.
Bu yazıda İngilizce kitap özetleri yazarken dikkat etmen gereken unsurlardan bahsedeceğiz. Bir kitabın özetini İngilizce hatasız yazabilmek İngilizcede epey yol katettiğin anlamına gelir. Bu yüzden yazmak İngilizce çalışmanın çok önemli bir parçası. Biliyorsun ki IELTS, TOEFL gibi sınavların yazı yazma kısımları var. Okuttukları bir metnin özetini, ne anladığını soruyorlar ve belli bir süre içinde yanıt vermeni bekliyorlar. Bu sınavlara yönelik ayrıntılı bilgi edinmek istiyorsan Online IELTS Kursu Hakkında Her Şey ve Online TOEFL Kursu Hakkında Her Şey başlıklı yazılara bakabilirisin.
Yazı yazma konusunda sıkıntı yaşıyorum diyorsan Open English ile İngilizce yazma yetini geliştirebilirsin.

İngilizce dil becerilerini ve yazma yeteneğini geliştirmek mi istiyorsun? Open English’e başvurmanın tam zamanı! Dinamik ve yenilikçi dil kurslarımız, İngilizcede akıcılık kazanmana ve hem kişisel hem de profesyonel hayatında yeni fırsatlar elde etmene yardımcı olacaktır.
Open English, öğrencilere ve iş profesyonellerine İngilizce dil becerilerini geliştirme ve yazma yeteneklerini iyileştirme fırsatı ve daha fazlasını sunan online bir dil kursudur. Uzman öğretmenlerimiz, öğrencilerin ihtiyaçlarına ve hedeflerine uygun olarak özelleştirilmiş dersler sunarlar. Öğrenciler, kendi öğrenme hızlarına uygun olarak ilerleyebilir ve her seviyede destek alabilirler.
Online eğitim platformumuz, canlı sınıf ortamı, interaktif öğrenme araçları ve gerçek hayattan örnekler içeren ders materyalleri ile öğrencilere kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor. Böylece öğrencilerimizin İngilizce konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor.
Özellikle İngilizce yazma becerilerini geliştirmek isteyen öğrenciler için, Open English, özelleştirilmiş dersleri ile yaratıcı ve akademik yazma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. İngilizce yazma becerilerini geliştirmek, iş hayatında daha etkili bir şekilde iletişim kurmak, akademik çalışmaları ve makaleleri daha iyi anlamak ve yazmak gibi birçok alanda ihtiyaç duyacağın bir durum. Open English bu yüzden İngilizce dil becerilerini geliştirmek ve yazma yeteneklerini iyileştirmek isteyen herkes için uygun bir seçenektir. Başarılı bir kariyer, uluslararası bir öğrenci deneyimi veya sadece yabancı dil öğrenme sevgisiyle buradayız. Başlamak için bugün bize katıl yarın eğitimlere başla!
Aşağıda vereceğimiz 7 madddeli ipucu ve püf noktalarını takip ederek okuyuculara kitabı anlatabilir ve onları okumaya teşvik edebilirsin.

İyi bir kitap özeti yazmak için, öncelikle kitabı dikkatle okumak gerekir. Kitabın ana hatlarını anlamak, karakterlerin ve olayların gelişimini takip etmek ve kitabın temalarını belirlemek önemlidir. Kitabı okurken, notlar almak da faydalı olabilir.
Kitap özetinin odak noktası, kitabın ana fikri veya temasıdır. Kitabın yazarının ne anlatmak istediğini anlamak, özetinizi yazarken sana yardımcı olacaktır. Kitabın ana fikrini belirledikten sonra, özetinde bu fikri öne çıkaracak anahtar noktaları belirleyebilirsin.
Kitabın ana karakterlerini tanımak, kitabın özünü anlamak için önemlidir. Karakterlerin isimlerini, kişilik özelliklerini, davranışlarını ve diyaloglarını not alarak özetinde daha ayrıntılı bir şekilde bahsedebilirsin.
Kitap özetini yazmadan önce bir plan yapmak, özetinizin daha organize ve net olmasını sağlar. Özete başlamadan önce, kitabın ana hatlarını ve temalarını belirle. Daha sonra, özetini başlangıç, gelişme ve sonuç bölümlerine ayırabilirsin.
Kitap özetini yazarken, doğru gramer ve kelime kullanımına özen göstermelisin. Cümlelerini basit ve anlaşılır tut, karmaşık yapılarından kaçın. Ayrıca, kelime seçiminde de özen göster. Sıradan kelimeler yerine, daha zengin ve çeşitli bir kelime dağarcığı kullanarak özetini daha ilgi çekici hale getirebilirsin.

Kitabın özünü aktardıktan sonra, özete kişisel yorumlarını eklemek de iyi bir fikirdir. Kitap hakkındaki düşüncelerini ve hislerini paylaşarak, okuyucunun kitap hakkında daha geniş bir perspektif kazanmasına yardımcı olabilirsin.
Özetini tamamladıktan sonra son kontrolleri yapmak, hataların ve eksikliklerin tespit edilmesine yardımcı olacaktır. Yazım hatalarını, dilbilgisi hatalarını ve kelime seçimlerini gözden geçirerek özetinii tamamlayabilirsin.
İngilizce bir kitabın özetini nasıl yapman gerektiğini anlattıktan sonra bir kitap özeti örneğiyle bu yazıyı sonlandıracağız. Örnekte özeti nasıl yazdığımızı görmen benzer düzeyde yazabilmen için önemli. O zaman başlayalım
Book Title: “To Kill a Mockingbird”
Author: Harper Lee
“To Kill a Mockingbird” is a novel published in 1960 that triggered discussions about racism and equality in America. The novel is narrated from the perspective of a young girl named Scout who lives in a small town in Alabama.
The main characters of the novel are Scout, her brother Jem, and their father Atticus Finch. Atticus is a respected lawyer in the town and takes his role as a father very seriously. At the beginning of the novel, Atticus is assigned to defend a black man, Tom Robinson, who has been accused of raping a white woman.
Throughout the novel, Scout and Jem learn about the racial inequality and prejudice that exists in their town. They witness the injustice that Tom Robinson faces during his trial, and Atticus teaches them to stand up for what is right, even if it means going against the majority.
Despite Atticus’ efforts, Tom Robinson is found guilty and sentenced to prison. Shortly after, he is killed while trying to escape. The novel ends with Scout realizing that the world is not always fair and that people can be cruel and unjust.
“To Kill a Mockingbird” is a powerful and thought-provoking novel that explores important themes such as racial inequality, social justice, and moral courage. It is a timeless classic that has left a lasting impact on readers around the world.
İnsanın seçtiği meslek hayatını olumlu ya da olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü iş yerinde geçirilen zaman az değil. Bir bakıma günün büyük bir kısmını çalışarak geçiriyoruz. Bu bilgiyi göz önüne alırsan sevmediği bir işte çalışan kişi nasıl mutlu olsun ki!
Bir işi severek yaparken zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyor. Sen de sevdiğin şeyleri yaparken nasıl rahat hissediyorsun değil mi! Diğer insanlar gibi hep hayalini kurduğun bir meslek illa ki vardır. Peki, hangi meslekle ilgileniyorsun?
Meslek seçimi yaparken çoğunlukla ne kadar iş imkanı sağladığına bakılıyor. Bu elbette yanlış bir şey değil. Hatta son derece mantıklı ve stratejik bir hamle. Fakat sırf daha iyi iş imkanları var diye hiç sevmediğin, becerinin olmadığı bir alanda çalışmak, zamanla eziyete dönüşebilir. Bu nedenle meslek seçimi yaparken iyi düşünmelisin.
Hayalini kurduğun bir meslek varsa ona yoğunlaşmalı ve kendini geliştirmelisin. Kendini nasıl geliştireceğin hangi meslek alanını seçtiğinle alakalı. Ama bazı hususlar var ki onlar her meslek için aynı derecede hayati. Etkin bir şekilde iletişim kurmak, birçok programa hakim olmak ve İngilizce konuşabilmek iş hayatında artı puan getiriyor.
İngilizce bilmek, iş hayatında oldukça mühim. Çünkü artık küresel bir dünyada yaşıyoruz. İş arkadaşlarınla ya da müşterilerle İngilizce iletişim kurman gerekebilir.
Sıfırdan İngilizce mi öğrenmek istiyorsun? Yoksa sadece temel İngilizce bilgine yeni bilgiler ilave etme niyetinde misin? Sorunun cevabı ne olursa olsun, Open English her zaman yanında.

Open English, online bir İngilizce kursu. İngilizce öğrenmek istiyorum ama yeterli vaktim yok diyorsan işte sana fırsat! Open English ile bulunduğun her yerden İngilizce kursuna ulaşabilirsin.
Open English ile internet bağlantısı olan her yerde İngilizce çalışabilirsin. Bu müthiş bir kolaylık! Ayrıca 7/24 canlı derslere katılıp kendini geliştirebilirsin. Open English’in ana dili İngilizce olan uzman eğitmen kadrosuyla konuşarak pratik yapabilirsin.
Open English ile İngilizce öğrenmek hem kolay hem de eğlenceli! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.
İşini severek yapmanın önemli olduğundan bahsettik. Peki, ya sen hangi mesleği icra ediyorsun? Belki de soruyu hayallerinin mesleği nedir diye sormalıyız. Aklında bir meslek varsa, o konumu elde etmek için çok çalışmalısın. Çünkü ne yazık ki iş hayatında büyük bir rekabet var.
İş hayatında bir adım öne geçmenin birçok yolu var. Bunlardan ilki elbette çalışacağın alanda bilgili ve deneyimli olmak. Bir diğeri ise İngilizce bilgisi. Artık İngilizce bilmek bir zorunluluk haline geldi. Sen de iş hayatında başarılı olmak istiyorsan İngilizceye ağırlık verebilirsin.
Her meslek grubunun kendine özgü bir terminolojisi var. Ama İş hayatında sık kullanılan genel bir İngilizce de mevcut. Dilersen, İş Hayatında Sık Kullanılan İngilizce Kalıplar adlı yazıya da göz atabilirsin.
İngilizce turizmin, bilimin, teknolojinin, sanatın dili. Dolayısıyla senin mesleğin bu kategorilerden birine dahilse İngilizce daha önemli bir hale geliyor. Çünkü bu alanlara mensup mesleklerde, işe alımlar dahi İngilizce mülakatlar yoluyla yapılıyor. Popüler mesleklerden biri olan IOS developer’ın İngilizce mülakat soruları oldukça merak ediliyor.
IOS developer ve bunun gibi meslekler, son yıllarda aşırı revaçta. Eğer sen de IOS developer olmak istiyorsan İngilizceyi halletmelisin. Çünkü bu pozisyon için yapılan iş başvuruları İngilizce bir mülakatta görüşülüyor. Sana örnek teşkil etmesi bakımından IOS developer Ingilizce mülakat sorularından en popüler üç tane seçtik.

IOS developer (yazılım geliştirici) olmak istiyorsan İngilizceye çalışmalısın. Ayrıca kendi mesleki alanınla ilgili bilgi ve tecrübe kazanmalısın. Eğer IOS developer olmayı aklına koyduysan paylaşacağımız IOS developer İngilizce mülakat soruları seni mutlu edecek. Hatta gel, hemen başlayalım.
Türkçesi: IOS işletim sistemi için hangi programlama dilleri kullanılıyor?
IOS developer İngilizce mülakatları her mülakat gibi tedirgin edici olabilir. Ama gerilmene hiç gerek yok. Mülakata girmeden önce sektörü takip etmiş olmalısın. Her mülakatta sorulan aynı tip sorular vardır. Bu sorulara çalışabilirsin. Yukarıdaki soruya şu şekilde cevap verebilirsin:
The following programming languages are used in the IOS operating system.
HTML5
.NET
C
C++
Swift
Javascript
Objective-C.
Türkçesi: IOS işletim sisteminin en temel özelliği nedir?
IOS developer İngilizce mülakatlarında sorulan klasik sorulardan bir tanesi! Mülakatta endişeye kapılıp bildiğin konuları unutmamalısın. Hatta ezbere cevaplar vermek yerine tecrübelerini, yaratıcılığını kullanarak verdiğin cevaplar seni öne çıkartır. Yukarıdaki soruya şu şekilde cevap verilebilir:
The most basic feature of the iOS operating system is that it was developed by the Apple brand. In addition, other known features are high security, stability, ease of use, performance and application ecosystem.
Türkçesi:
IOS işletim sisteminin en temel özelliği Apple markası tarafından geliştirilmiş olmasıdır. Ayrıca diğer bilinen özellikleri yüksek güvenlik, stabilite, kullanım kolaylığı, performans ve uygulama ekosistemidir.

Türkçesi: IOS işletim sisteminin sürümü nedir ve kaç yaşında?
IOS developer İngilizce mülakatlarında gelen en popüler sorulardan biri. Neyse ki oldukça basit bir soru. Eğer mülakata hazırlandıysan bunlar senin için çocuk oyuncağı! Bu soruya şu şekilde yanıt verebilirsin:
The current version of iOS is 15.4.1 and was released on September 20, 2021.
Türkçesi:
iOS’un mevcut sürümü 15.4.1’dir ve 20 Eylül 2021 tarihinde yayınlanmıştır.
Senin için popüler olan sorulardan örnekler hazırladık. IOS developer İngilizce mülakatlarına gireceksen stres yapmana gerek yok. Eğer konuya hakimsen çok iyi geçecektir. İngilizce konuşma ve öğrenme konusunda endişelerin varsa o konuda da için rahat olsun. Çünkü Open English her zaman yanında!
Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.