Sıkça Yapılan İngilizce Yazım Hataları

İngilizce yazım hataları, İngilizceyi yeni öğrenenleri olduğu kadar İngilizceye hakim olanları da zorlayan bir konu. Hatta ana dili olan kişileri bile İngilizce yazım hataları yaparken görmek mümkün. Fakat dil becerimizi göstermek istediğimiz durumlarda İngilizce yazım hataları bizi kötü duruma düşürebilir. Bu yüzden bu yazımızda sıkça yapılan İngilizce yazım hatalarından bahsedeceğiz!

Başlamadan önce ise sana bir sorumuz var: Eğitim, iş ya da günlük hayatında İngilizcenin sana katacağı faydaların tadını çıkarmak ister misin? Eğer cevabın “evet” ise adres belli! 

Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yılı aşkın deneyimi ile 1.5 milyondan fazla insana İngilizce öğretmiş bir kurum. Dolayısıyla alanındaki deneyimi yadsınamaz. Eğer sen de İngilizceye hakim olmak istiyorsan Open English’in ayrıcalıklı dünyasına bir göz at! Peki Open English’te seni ne gibi imkanlar bekliyor?

  • Open English’e abone olarak kendine özel çalışma programını edinebilir,
  • Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir,
  • Derslerde öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında pekiştirebilir,
  • Engin içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayarak pratik yapabilirsin!

Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

ingilizce yazım hatalarının sebepleri

İngilizce Yazım Hatalarının Sebepleri

İngilizce yazım hataları birçok farklı sebepten kaynaklanabilir. Örneğin ana dili İngilizce olan kişiler kelimeleri duydukları gibi yazmaya çalıştığında İngilizce yazım hatalarına sebebiyet verebilir. İngilizceyi yeni öğrenenler ise dilin yapısını yeni yeni kavradıkları için hatalar yapabilirler. Bazen ise İngilizce yazım hataları sadece dikkatsizlikten kaynaklanabilir. 

İngilizce Yazım Hatalarının Zararları

İngilizce yazım hataları çeşitli durumlarda çeşitli sorunlara sebep olabilir. İngilizce yazım hataları bazen imajımızı zedeleyebilirken, bazen tamamen anlaşılmazlığa sebep olabilir. İngilizce yazım hatalarının ölçüsüne göre anlaşılmamıza verebileceği zarar da değişir. 

İngilizce Yazım Hataları Nasıl Önlenebilir?

İngilizce yazım hatalarını önlemek maalesef her zaman çok kolay olmayabilir. Öncelikle dile hakimiyetimizi geliştirmek İngilizce yazım hatalarını engellemek konusunda bize yardımcı olacaktır. Zaten dile hakimiyetimiz arttıkça İngilizcenin yapısını kavrayarak İngilizce yazım hatalarından da içgüdüsel olarak sakınırız. Bunun dışında yazımından emin olmadığımız kelimeleri aratarak teyit etmek her zaman iyi bir fikirdir. 

İngilizce yazım hatalarını önlemenin en güzel yolu ise ana dili İngilizce olan bir eğitmenden ders alıp, eğitmenin moderatörlüğünde pratik yapmaktır. Böylece kelimeleri doğru öğrenerek bir daha asla yazım yanlışı yapmazsın. İşte tam olarak bu sebeple Open English!

Open English’te ders alacağın tüm eğitmenlerin ana dili İngilizcedir. Bu yüzden dili kaynağından öğrenmiş olacağın için yazım hataların anında düzeltilecektir. Bunun dışında pratik yaptığın canlı gruplarda yabancılarla konuşmaların da eğitmen moderatörlüğünde gerçekleşir. Bu yüzden yaptığın hatalar da anında düzeltilebilecektir. Ayrıca içerik arşivimize erişerek kaynaklarla okuyarak çalışman da kelimelerin yazımı hakkında büyük anlamda yardımcı olacaktır. 

Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve İngilizce çalışmaya hemen başlamak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

sıkça yapılan ingilizce yazım hataları önrek kelimeler

Sıkça Yapılan İngilizce Yazım Hataları 

Şimdi sıra geldi en sık yapılan İngilizce yazım hatalarını incelemeye. Hazırsan başlayalım!

Your – You’re

Ne kadar okunuşları aynı olsa da anlamları ve kullanım yerleri tamamen farklıdır. Biri “senin” anlamına gelirken diğeri ise “you are”ın kısaltılmış halidir ve birbirinin yerine kullanılamazlar. Aman dikkat!

Their – They’re – There

Your ve You’re karışıklığındaki durum burada da var. Bu üç kelime genelde birbiri ile, okunuşları sebebiyle karıştırılır. Bu hatayı ana dili İngilizce olan kişiler bile yapıyor!

Than – Then

Bu iki kelime de başka anlamlara sahip fakat yazarken birinin yerine diğerini kullanmak epey sık yapılan bir hata. Biri “-den, -dan” anlamında karşılaştırma yapılırken kullanılır, diğeri ise “o zaman, sonra” anlamına gelir. 

Believe

Bu kelime zaman zaman “belive” veya “beleive” şeklinde yazılabiliyor. Ses dizilimi yüzünden yazımı karıştırılabilen bir kelime.

License

Bu kelime de “believe” gibi okunuşu yüzünden yazılışı karıştırılan kelimelerden. Zaman zaman bu kelimeyi “licence”, “lisense” ya da “lisence” gibi yazılabiliyor. “Licence” kullanımı Amerikan İngilizcesi dışında genel olarak yanlış kabul edilmiyor. 

Privilege 

Bu kelimeyi sık sık “priviledge” ya da “privelege” gibi yanlış şekillerde yazılabiliyor. 

Separate

İçinde benzer sesler olduğu için “separate” kelimesinin yazımı da sık sık akılları karıştırabiliyor. “Seperate” ya da “seprate” şeklinde yanlış yazımı çok yaygın. 

Entrepreneur

Böyle bir kelime kimin aklını karıştırmaz ki? Fransızca kökeni yüzünden çoğu İngilizce kelimede karşılaşmadığımız bir yapıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu kelimeyi doğru yazmaktan çok yanlış yazma yolu var. “Entrepenur”, “entrepeneur”, “entreperneur” gibi yanlış yazımları fazlasıyla yaygın. 

sıkça yapılan ingilizce yazım hataları - weather

Weather

İçindeki sesli harflerin bolluğundan dolayı bu harflerin sırası da sık sık karışıyor “weather” kelimesini yazarken. “Wather”, “wether” gibi yanlış yazımları karşımıza çıkabilir. 

Weird

Bu kelimeyi genelde “wierd” şeklinde yazılırken görüyoruz. Öyle ki “Carissa’s Wierd” adında bir grup bile var! Bunun sebebi ise İngilizcede bu iki sesli harf bir araya geldiğinde genelde “-ie” sırasıyla ortaya çıkması. 

Mükemmel İngilizceyle Yaz!

İngilizce yazım hataları isimli yazımızın sonuna geldik. İngilizce kelime bilgisiyle alakalı olan İngilizce Kelime Öğrenme İçin 5 Etkili Yöntem isimli yazımıza da göz atmanı öneriyoruz! Yazımızın ortasında da bahsettiğimiz gibi, İngilizce yazım hatalarından kurtulmanın en kolay yolu Open English’te! 

Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilirsin. Bunun üstüne, bu derslerde öğrendiğin yeni bilgileri canlı konuşma gruplarında, eğitmenin moderatörlüğünde yabancılarla konuşurken kullanarak pratiğini yapabilirsin. Üstelik, dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyalleri boş zamanlarında inceleyerek öğrendiklerini pekiştirebilirsin! 

Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.

Freelance Çalışanlar İçin İngilizce Kelimeler

Hiçbir kuruma, mekana bağlı kalmadan çalışan özgür ruhlu çalışanlar için geliyor bu yazımız. Evet, adından da anlaşılacağı gibi freelance çalışanlar herhangi bir kuruma bağlı kalmazlar. İstedikleri işi kabul eder, istemediklerini reddederler. Bu da monotonluktan uzak daha az stresli bir iş hayatı sunar.

Bu çalışma şeklinin avantajları ve dezavantajları mutlaka vardır ve bahsedilebilir. Ama kime göre neye göre diye peşinen sormak şartıyla. 

Freelance Ne Demek?

İngilizcede ‘free’ serbest, özgür anlamlarına gelir. ‘Lance’ ise mızrak, mızrakçı anlamlarına gelir. Freelance serbest çalışan, maaşsız çalışan anlamlarına gelir. Freelance çalışanlara ‘freelancer’ denir.

Freelancerlar grafik tasarımından yazılım sektörüne kadar birçok işle ilgilenirler. Özellikle metin ya da blog yazarlığı en çok tercih edilen freelance işlerdendir.

Freelance çalışanlar uzaktan çalıştıkları için dünyanın her yerinden iş alabilirler. Aynı zamanda internetin olduğu her yerde de çalışabilirler. Dolayısıyla sayısız seçim hakkına sahip olabilirler. 

Çoğu freelancer iş alma ağını genişletmek ister. Daha büyük şirketlerle çalışıp daha çok kazanmak ister. Bunun için de İngilizce bilmek çok önemli. Digital dünya piyasasına maalesef İngilizce bilmeden açılmak mümkün değil. 

Open English tam da böyle çalışmak isteyen kişiler için gayet faydalı olabilecek online İngilizce kursu. Eğer sen de freelance çalışan isen ve çalışma alanını genişletmek istiyorsan işte senin için fırsat.

Bu sayfadaki formu doldurarak İngilizce eğitimine başlayabilirsin. Ayrıca bu yazıda da freelance çalışanların bilmesi gereken İngilizce kelimeleri seninle paylaşacağız.

freelance ne demek - freelance çalışanlar için ingilizce kelimeler

Freelance Çalışanlar İçin İngilizce Kelimeler

İşte freelance çalışanların çok işine yarayacak İngilizce kelimeler, örnek cümleler ve Türkçe karşılıkları:

Blog post: Blog yazısı

I need to write a new blog post for my client’s website.

(Müşterimin web sayfası için yeni bir blog yazısı yazmam lazım.)

Headline: Başlık

The headline of my latest blog post is not catching people’s attention.

(Son blog yazımın başlığı insanların dikkatini çekmedi.)

Content: İçerik

The quality of the content is the most important factor in SEO

(İçeriğin kalitesi SEO’da önemli bir faktördür.)

SEO: Arama motoru optimizasyonu

I’m learning more about SEO to improve my blog’s search engine ranking.

(Blogumun arama motoru sıralamasını iyileştirmek için SEO hakkında daha fazla şey öğreniyorum.)

Keywords: Anahtar kelimeler

I need to research and use the right keywords in my blog post for better visibility.

(Daha iyi görünürlük için blog yazımda doğru anahtar kelimeleri araştırmam ve kullanmam gerekiyor.)

Meta description: Meta açıklama

A good meta description can increase click-through rates to your blog post.

(İyi bir meta açıklama, blog gönderinizin tıklanma oranlarını artırabilir.)

Backlink: Geri bağlantı

Getting a backlink from a high-authority website can improve your blog’s credibility.

(Popülerliği yüksek bir web sitesinden geri bağlantı almak, blogunuzun güvenilirliğini artırabilir.)

Social media: Sosyal medya

Sharing your blog post on social media can increase traffic to your website.

(Blog gönderinizi sosyal medyada paylaşmak, web sitenize gelen trafiği artırabilir.)

freelance çalışanlar için ingilizce kelime listesi - analytics

Analytics: Analitik veriler

I use Google Analytics to track my blog’s traffic and user behavior.

(Blogumun trafiğini ve kullanıcı davranışını izlemek için Google Analytics kullanıyorum.)

Call-to-action (CTA): Eyleme çağrı

Including a clear and compelling CTA in your blog post can increase engagement

(Blog gönderinize net ve çekici bir CTA dahil etmek, etkileşimi artırabilir.)

Engagement: İletişim

The level of engagement on my blog post could have been higher, so I need to improve it.

(Blog gönderimdeki katılım düzeyi daha yüksek olabilirdi, bu yüzden onu geliştirmem gerekiyor.)

Traffic: Trafik

The traffic to my blog has increased significantly since I started using social media.

(Sosyal medyayı kullanmaya başladığımdan beri bloguma gelen trafik önemli ölçüde arttı.)

Audience: Hedef kitlesi

Knowing your target audience and writing blog posts catering to their interests is important.

(Hedef kitlenizi tanımak ve ilgi alanlarına hitap eden blog yazıları yazmak önemlidir.)

Niche: Pazar

My blog focuses on a specific niche, which helps me attract a dedicated audience.

(Blogum, özel bir kitleyi çekmeme yardımcı olan belirli bir pazara odaklanıyor.)

Branding: Marka oluşturma

Consistent branding across your blog and social media can help establish your brand identity.

(Blogunuzda ve sosyal medyada tutarlı marka bilinci oluşturma, marka kimliğinizi oluşturmanıza yardımcı olabilir.)

Guest post: Konuk yazısı

I’m planning to write a guest post for a popular blog to increase my blog’s exposure.

(Blogumun görünürlüğünü artırmak için popüler bir blog için bir konuk yazısı yazmayı planlıyorum.)

freelance çalışanlar için ingilizce kelimeler - topics

Topic: Konu

Choosing the right topic is crucial for a successful blog post.

(Başarılı bir blog yazısı için doğru konuyu seçmek çok önemlidir.)

Trend: Trend

Writing about current trends in your niche can help attract new readers to your blog.

(Güncel trendler hakkında yazmak, blogunuza yeni okuyucular çekmenize yardımcı olabilir.)

Research: Araştırma

Conducting thorough research is important to write a well-informed and credible blog post.

(İyi bilgilendirilmiş ve güvenilir bir blog yazısı yazmak için kapsamlı araştırma yapmak önemlidir.)

Plagiarism: İntihal

Plagiarizing content is unethical and can harm your blog’s reputation.

(İntihal içerik etik dışıdır ve blogunuzun itibarına zarar verebilir.)

Bu kelimeler, freelance çalışanların özellikle blog, metin yazarlarının içeriklerini hazırlarken kullandıkları İngilizce kelimeler. Aynı zamanda bloggerların bloglarının büyümesini sağlamak için diğer blog yazarlarıyla ve müşterileriyle olan iletişimlerinde kullanabilecekleri temel terimlerdir.

Bu terimlerden daha fazlasını öğrenmek istiyorsan Open English tam sana göre! Ana dili İngilizce olan öğretmenlerinin moderatörlüğünde açılan konuşma sınıflarına katılarak İngilizceni geliştirebilirsin. Ayrıca ana dili İngilizce olan insanlarla sohbet etme imkanıyla da İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin.

İngilizceni daha iyi bir seviye taşıyıp iş alanını genişletmek istiyorsan bu sayfadaki formu doldurabilirsin. Open English her zaman, her yerde seninle!

İngilizce Ekonomi Terimleri ve Türkçe Karşılıkları

Toplulukların ve toplumların ortaya çıkmaya başladığı andan itibaren insan hayatında her zaman olan bir öğe üzerine odaklanıyoruz bu yazımızda: Ekonomi… İnsanların birbirleri ile iletişim halinde oldukları ve ihtiyaçlarını karşılamak için birbirlerinden destek aldıkları toplumlarda, ekonomi her zaman yer alan bir unsurdur.

Bu belki takas, belki taşınmaz mal, belki de para ile hayata geçirilebilir. Sonuçta neredeyse insan kadar eski – en azından insan toplumu/topluluğu kadar eski – olan ekonomi, İngilizce öğrenirken de farklı şekillerde karşına çıkmaktadır.

Biz de bunun dikkate alarak İngilizce ekonomi terimlerine ve bunların Türkçe karşılıklarına dair bir yazı hazırlamak istedik.

Evinden rahat ve hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek istiyorsan, online İngilizce kursu Open English’e başlamak için hemen yan tarafta yer alan formu doldur. Seni kısa sürede arayalım ve İngilizce öğrenme yolculuğunda yanı başında olalım.

İşte İngilizce ekonomi terimleri ve Türkçeleri:

ingilizce ekonomi terimleri listesi 1

İngilizce Ekonomi Terimleri Listesi 1

Ekonomi terimleri İngilizce yazımızdaki listeyi sana kolaylık olması için üç parçaya böldük. Hemen İngilizce ekonomi terimleri listemizin ilk kısmıyla başlayalım.

İngilizce Ekonomi Terimleri Türkçe Karşılığı
Accounting Muhasebe
Adverse supply shock  Ters arz şoku
Aggregate demand Toplam talep
Aggregate demand curve  Toplam talep eğrisi
Aggregate supply curve  Toplam arz eğrisi
Aggregate supply  Toplam arz
Anticipated inflation  Beklenen enflasyon
Anticipated monetary expansion  Beklenen parasal genişleme
Anticipated policies  Beklenen politikalar
Appreciation Değer Kazanma
Assets  Aktifler, varlıklar
Average cash balance Ortalama nakit dengesi
Balance of payments  Ödemeler dengesi
Balance sheets  Bilanço
Balanced budget amendment Denk bütçe düzeltmesi
Bank deposits  Banka mevduatları
Bank failure  Banka iflası (başarısızlığı)
Barter economy  Barter (Takas) ekonomisi
Balanced budget multiplier  Denge bütçe çarpanı
Bonds  Tahviller
Budget deficit Bütçe açığı
Budget surplus  Bütçe fazlası
Business cycles  Konjonktür dalgaları
Business fixed investment  İşletme sabit yatırımı
Capacity utilization  Kapasite kullanımı
Capital Sermaye
Capital outflow Sermaye çıkışı
Capital gains  Sermaye kazançları
Capital market equilibrium  Sermaye piyasası dengesi
Capital mobility Sermaye mobilitesi / hareketliliği
Capital stock  Sermaye stoku
Capital-labor ratio  Sermaye – emek oranı
Cash management  Nakit yönetimi
Centralization Merkezileştirme
Central Bank Merkez Bankası
Classical unemployment  Klasik işsizlik
Competition  Rekabet
Composition of output  Çıktının kompozisyonu
Consumer prince index Tüketici Fiyat Endeksi
Consumer  Tüketici
Consumption function  Tüketim Fonksiyonu
Consumption tax  Tüketim vergisi
Consumption  Tüketim
Contractions  Daralmalar
Credibility  Kredibilite
Credit rationing  Kredi tayınlaması
Currency – Deposit ratio Nakit – mevduat oranı
Currency Nakit para (dolaşımdaki para)
Current account  Cari hesap
Current output  Cari çıktı
Debt- Income ratio  Borç – gelir oranı
Debt management  Borç yönetimi
Demand Talep
Demand deposits  Vadesiz mevduat
Deposit insurance  Mevduat Sigortası
Depression Şiddetli durgunluk
Desired capital stock  Arzulanan sermaye stoku
Devaluation Devalüasyon
Diminishing returns  Azalan getiriler
Discount rate  iskonto oranı
Disequilibrium economics  Dengesizlik iktisadı
Disinflation  Enflasyonsuzluk (politikası)
Dissaving  Tasarruf etmeme
Distributed lay dağılmış gecikme
Dividends  Temertü
Domestic credit Ülke içi kredi
Domestic spending  Ülke içi harcama
Domestic wealth  İç servet
Durable goods  Dayanıklı mallar
Dynamic multiplier  Dinamik çarpan
East of capital Sermaye maliyeti
East of holding money  Para tutma maliyeti
Economic development İktisadi gelişme
Economic growth İktisadi büyüme
Economics  İktisat bilimi
Economies of scale  Ölçek ekonomileri
Economy  Ekonomi
Effective exchange rate  Efektif döviz kuru
Efficient wage theory  Etkin ücret teorisi
Efficiency Etkinlik
Employment  İstihdam
Equilibrium income Denge geliri
Equilibrium output  Denge çıktısı
Equities  Öz kaynaklar
Excess demand Aşın talep, fazla talep
Excess reserves Fazla rezervler
Excess supply  Fazla arz
Exchange rates Döviz kurları
Expansion  Genişleme
External balance Dış denge 

 

ingilizce ekonomi terimleri listesi 2

İngilizce Ekonomi Terimleri Listesi 2

Ekonomiyle ilgili bir bireysen, İngilizce ekonomi terimleri listemiz dikkatini çekmiştir ve buraya kadar gelmişsindir. Hiç vakit kaybetmeden İngilizce ekonomi terimleri listemizin ikinci kısmına geçiş yapalım.

İngilizce Ekonomi Terimleri Türkçe Karşılığı
Factor cost  Faktör maliyeti
Factor markets Faktör piyasaları
Permanent income Sürekli gelir
Final sales  Nihai satışlar
Financial intermediation  Finansal aracılık
Financial assets  Finansal varlıklar (aktifler)
Fiscal expansion  Mali genişleme
Fiscal multiplier  Maliye politikası çarpanı
Fiscal policy Maliye politikası
Fixed exchange rate  Sabit döviz kuru
Flexible exchange rate  Esnek döviz kuru
Floating exchange rate  Yüzen döviz kuru
Foreign trade Dış ticaret
Full employment  Tam istihdam
Gold standard Altın standardı
Great Depression  Büyük Bunalım
Gross domestic product (GOP)  Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)
Gross investment  Gayrı safi yatırım
Gross National product (GNP)  Gayri safi milli Hasıla (GSMH)
Gross private domestic investment  Gayrisafi özel yurt içi yatırım
Growth  Büyüme
High powered money  Gücü yüksek para
Hyperinflation  Hiperenflasyon
Income Gelir
Income effect  Gelir etkisi
Index Endeks
Indexation  Endeksleme
İnflation shocks  Enflasyon şokları
İnflation tax  Enflasyon vergisi
Inflation  Enflasyon
Inside lay  İç gecikme
Institutional economics  Kurumsalcı iktisat
Institutional reform Kurumsal reform
Interbank deposits  Bankalararası mevduat
Interest Faiz
Interest rates Faiz oranları
Internal balance İç denge
Inventories  Stoklar, demirbaşlar
Inventory cycle Stok döngüsü
Inventory investment  Stok şeklinde yatırım
Investment function  Yatırım eğrisi
Investment spending  Yatırım harcaması
Investment subsidy  Yatırım teşviki
Investment  Yatırım
Macroeconomic models  Makroekonomik modeller
Macroeconomics  Makroekonomi
Marginal propensity to consume  Marjinal tüketim meyli
Marginal propensity to import Marjinal ithalat meyli
Marginal propensity to save  “Marjinal tasarruf meyli
Market prices  Piyasa fiyatları
Microeconomics  Mikro iktisat
Misery index Sefalet endeksi
Monetary base  Parasal taban
Monetary disturbance  Parasal rahatsızlık
Monetary expansion  Parasal genişleme
Monetary policy Para politikası
Monetary rule  Parasal kural
Money multiplier  Para çarpanı
Money stock  Para stoku
Money supply function  Para arzı fonksiyonu
Money supply  Para arzı
Money  Para
Monopolistic competition  Tekelci rekabet
Mortgages  İpotekler
Multiplier  Çarpan
Myopia hypothesis  Miyopluk hipotezi
National balance sheet  Milli bilanço
National debit Ulusal borç
National net worth  Ulusal net servet
National wealth  Milli servet
Natural rate of unemployment  Doğal işsizlik oranı
Negative lag  Negatif gecikme
Neoclassical approach  Neoklasik yaklaşım
Net export  Net ihracat
Net investment  Net yatırım
Net national product (NNP)  Net milli gelir
Neutrality of money  Paranın tarafsızlığı
New Classical macroeconomics  Yeni Klasik Makro iktisat
New Economics  Yeni iktisat
Noninterest deficit Faiz dışı açık 

 

ingilizce ekonomi terimleri listesi 3

İngilizce Ekonomi Terimleri Listesi 3

Geldik son başlığa: İngilizce ekonomi terimleri listesi 3… Hızlıca buradaki İngilizce ekonomi kelimelerini de öğrenelim.

İngilizce Ekonomi Terimleri Türkçe Karşılığı
Open economy  Açık ekonomi
Open market operations  Açık piyasa işlemleri
Opportunity cost  Fırsat maliyeti
Output gap  Çıktı açığı
Output lag  Çıktı gecikmesi
Output  Çıktı
Overnight repurchase agreements (RPS)  Gecelik Repo
Overshooting  Ani yükselme
Peak  Tepe Noktası
Per capita income Kişi başına gelir
Political economy  Ekonomi politik, siyasi iktisat
Portfolio decisions  Portföy kararları
Portfolio disequilibrium  Portföy dengesizliği
Portfolio risk Portföy riski
Price gap Fiyat açığı
Price indexes Fiyat endeksleri
Prices  Fiyatlar
Primary (noninterest) deficits  Faiz dışı açık
Private sector  Özel sektör
Producer price index (PPI)  Üretici fiyat endeksi
Production – smoothing model Üretimi düzenleyici model
Public debt  Kamu borcu
Public’s demand for money Kamu para talebi
Quantity theory of money  Paranın miktar teorisi
Real assets  Reel varlıklar
Real demand for money Reel para talebi
Real devaluation Reel devalüasyon
Real exchange rates Reel döviz kuru
Real interest rates Reel Faiz oranları
Real money balances Reel para dengeleri
Real money supply  Reel para arzı
Real price of materials Reel mal fiyatları
Real rate of interest Reel faiz oranları
Real wage  Reel ücret
Recession  Durgunluk; üretimde düşme, işsizlikte artma
Regulation  Düzenleme
Relative prices  Nisbi Fiyatlar
Rental cost of capital Sermayenin rant maliyeti
Repurchase agreements (RPs)  Repo
Reservation wage  Koruma ücreti
Retiring debit Emeklilik borçlanması
Return to capital Sermayenin Getirisi
Revaluation  Revalüasyon
Risk Risk
Savings bonds  Tasarruf bonoları
Savings deposits  Tasarruf mevduatı
Savings  Tasarruflar
Simple economy  Basit ekonomi
Slow growth recovery  Yavaş büyüme canlanması
Speculative demand for money  Spekülatif para talebi
Spending  Harcama
Stagflation  Stagflasyon; üretimde düşme, fiyatlarda artma
Standard of living  Hayat standardı
Steady state  Durgun durum
Sticky wages  Yapışkan ücretler
Stock market and cost of capital Borsa ve sermaye maliyeti
Supply shocks  Arz şokları
Supply side economics  Arz yanlı iktisat
Tangible assets  Maddi varlıklar
Tax incentive plans  Vergi teşvik planları
Trade deficit Ticaret açığı
Trade surplus  Ticaret fazlası
Transfer payments  Transfer ödemeleri
Transitory budget deficits  Geçici bütçe açıkları
Treasury bills  Hazine Barosu
Treasury securities  Hazine kağıtları
Trough  Dip noktası
Uncertainty  Belirsizlik
Underground economy  Yeraltı ekonomisi
Unemployment  İşsizlik
Unit labor cost  Birim emek maliyet
Value added  Katma değer
Wage and price controls  Ücret ve fiyat kontrolleri
Wages  Ücretler
Wealth budget constraint  Servet bütçe kısıtı
Wealth effect  Servet etkisi 
Wealth  Servet

İngilizce Ekonomi Terimlerini Open English ile Öğren

Yazımızı bitirirken istersen sıfırdan İngilizce öğrenebileceğin, istersen de İngilizce konuşmak ya da İngilizceni geliştirmek için tercih edebileceğin online İngilizce kursumuzdan tekrar bahsetmek istiyoruz.

Ana dili İngilizce olan eğitmenler, 7/24 aktif platform ve İngilizceye dair her materyal ve konu kursumuzda seni bekliyor. Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve arkadaşlarımızın seni aramasını beklemek…