İngilizcenin dünyanın en çok konuşulan dili olduğunu tahmin etmek zor değil. Peki toplam kaç kişi İngilizce konuşuyor biliyor muydun? Peki ya kaç tane ülkede İngilizcenin resmi dil olduğunu? Bu yazımızda, İngilizce öğrenmenin -hem kişisel hem de profesyonel anlamda- neden çok önemli olduğunu tekrar akla getiren, bu dilin global dünyada ne kadar yaygın olduğunu gösteren belli başlı istatistiklere yer verdik.
Hazırsan başlayalım… İşte dünyadan İngilizce istatistikleri…
Not: Veriler, 2022 yılına aittir.
Araştırmalara göre, dünya genelinde 1,35 milyardan fazla insan İngilizce konuşuyor- bu da dünya nüfusunun %17’sinden fazla… Dünyada ana dili İngilizce olan insanların sayısı ise 350 – 400 milyon civarında. Bazı uzmanlar, 2050 yılına gelindiğinde İngilizcenin dünyada 2 milyar insan tarafından konuşulacağını öngörüyor- buna inanmak güç değil açıkçası!
Hızlı ve kolayca ev konforunda İngilizce öğrenerek sen de uzmanlıklarını globalleştirmek istersen Open English’e bugün başlayabilirsin. Detaylı bilgi almak için bu sayfadaki formu doldur, seni en kısa sürede arayalım.

İngilizce, 67 ülkede, ayrıca 27 özerk olmayan ülke/bölgede resmi dil olarak tanınıyor. Bu dilin en çok konuşulduğu iki ülke, tahmin edebileceğin gibi Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık. Buna ek olarak, İngilizce, resmi dil olarak tanınmadığı pek çok ülkede de nüfusun çoğunluğu tarafından konuşuluyor- Norveç, Danimarka, Hollanda bu ülkelerden bazıları…
Not: İngilizcenin bir ülkede resmi dil olması, o ülkedeki tek resmi dil olduğu ya da en çok konuşulan dil olduğu anlamına gelmemektedir. Örneğin Hindistan’da en çok konuşulan dil Hintçe olsa da, İngilizce de resmi dil olarak tanınmaktadır.
İşte Avrupa’da İngilizcenin resmi dil/dillerden biri olduğu ülkelerin bir listesi:
Afrika’da ise 24 ülke İngilizceyi resmi dilleri ya da gayrı resmi dil/iş dili olarak tercih ediyor:
Amerika kıtalarında ise İngilizcenin resmi dil olduğu ülkeler şunlar:

Karayipler’de de pek çok yerde İngilizce konuşuluyor:
Sırada Asya ülkeleri var:
Son olarak da Okyanusya ülkelerini listeleyelim:

Nüfusu en yüksek 100 ülkede, 4,5 milyona yakın internet araması üzerinde yapılan çalışmalara göre -bu çalışmalarda özellikle de “İngilizce öğren”, “İngilizceye çeviri” gibi anahtar terimlere odaklanılmıştır-İngilizce öğrenmeye en azından online ilginin en büyük olduğu ülke, Birleşik Arap Emirlikleri… Listede ilk 10 ülke, şu şekilde:
Yazımıza son verirken, dünyanın en çok konuşulan dili hakkında birkaç ilginç bilgi paylaşalım:
Eğer sen de İngilizce okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini ilerletmek, ana dilin gibi akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilmek istiyorsan doğru yerdesin! Dünyanın çeşitli noktalarından, her seviyeden 1,5 milyondan fazla öğrencinin tercih ettiği online İngilizce kursu Open English ile amacın ister kariyer ister kişisel gelişim olsun dil hedeflerine kolayca ulaşabilirsin.
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurman yeterli.
Eğer bunlar kulağına hoş geliyorsa; 7/24 içerik erişimi, ana dili İngilizce eğitmen kadrosu, canlı dersler, pratik yapabileceğin konuşma grupları ve daha pek çok ayrıcalık ile CEFR (Avrupa Ortak Dilleri Çerçeve Programı) standartlarında sunulan %100 online İngilizce kursu Open English’i hemen keşfet, ve dil hedeflerine doğru ilerlemeye başla!
Teknolojinin hızına yetişmek artık neredeyse imkansız bir hal aldı. Bundan 10 yıl öncesini düşündüğümüzde, o günlerde artık teknoloji daha fazla ilerlemez; son noktaya geldi diyorduk ama 10 yıllık süreçte teknolojinin geldiği aşama hepimizi ister istemez şaşkına çevirdi.
Teknolojideki bu gelişmeler, hız kesmeden devam edecek ve belki bir 10 yıl sonra hiç tahmin etmediğimiz bir noktaya gelecek, bilemeyiz. Ama şunu biliyoruz ki, teknoloji günümüzün vazgeçilmezi… İngilizce öğrenirken de teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeleri öğrenmeden geçmek hiç olacak şey değil.
Bu sebeple biz de teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeleri listelemeye karar verdik. Hadi hep beraber yazımızda yer alan detaylara geçelim.
Evinden çıkmadan İngilizce çalışmak istiyorsan, tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve online İngilizce kursumuza üye olmak…
Aşağıdaki teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeler içerisinde; bilgisayar parçalarının İngilizce karşılıklarını, bir web sitesiyle alakalı terimlerin İngilizce karşılıkları ve basit teknolojik aletlerin İngilizce karşılıklarını bulacaksın.
Sadece teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeleri listelemek yerine teknolojiyle ve bağlantılı yan kollarıyla alakalı İngilizce kelimeleri listelemek daha rasyonel geldiği için böyle bir yol izledik. Tabii ilerleyen yazılarımızda teknoloji ve İngilizce konusuna daha yakından bakacağız.
İşte teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeler:

Teknolojiyle alakalı İngilizce makaleleri okurken ya da İngilizce videolar izlerken başlangıç aşamasında çok işine yarayacak olan teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeleri, iki parça halinde sana sunuyoruz. Hiç vakit kaybetmeden hemen ilk kısma bakalım.
| Teknolojiyle İlgili İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Administrator | Yönetici |
| Advanced | Gelişmiş |
| Algorithm | Algoritma |
| Anti-Virus | Antivirüs |
| App | Uygulama |
| Application | Uygulama |
| Artificial Intelligence | Yapay Zeka |
| Audio | Ses |
| Autonomous Vehicle | Otonom Araç |
| Backup | Yedeklemek |
| Band Widht | Band Çubuğu |
| Battery | Pil |
| Biometric | Biyometrik |
| Bite/Byte | Bayt (Veri Ölçüm Birimi) |
| Blog | Kişisel Sayfa |
| Bookmark | Yer İşareti |
| Bug | Bilgisayar Yazılımı Sorunu |
| Button | Düğme |
| Cable | Kablo |
| Cable Modem | Kablolu Modem |
| Calibrate | Ayarlamak |
| Camcorder | Video Kamera |
| Caps Look | Büyük Harf Tuşu |
| Capture | Görüntü Yakalamak |
| Carrier | Taşıyıcı |
| Cellphone | Cep Telefonu |
| Change | Değiştirmek |
| Chip | Çip |
| Circuit | Devre |
| Click | Tıklamak |
| Clipart | Küçük Resim |
| Cloud Computing | Bulut Bilişim |
| Cluster | Küme, Grup |
| Code | Kod |
| Component | Bileşen |
| Computer | Bilgisayar |
| Connection | Bağlantı |
| Contactless Payment | Temassız Ödeme |
| Control | Kontrol |
| Convert | Dönüştürmek |
| Cpu | Merkezi İşlem Birimi |
| Crytocurrency | Kripto Para Birimi |
| Cupboard | Bilgisayar Dolabı |
| Current | Geçerli |
| Cursor | İmleç |
| Data | Veri |
| Database | Veri Tabanı |
| Debug | Hata Ayıklama |
| Definition | Tanım |
| Definition | Tanımlama |
| Device | Cihaz |
| Digital | Dijital |
| Display | Görüntülemek |
| Domain | Alan Adı |
| Download | İndirmek |
| Draw | Çizmek |
| Driver | Sürücü |
| Edition | Sürüm |
| Electronic | Elektronik |
| E-Posta | |
| Engine | Motor |
| Error | Hata |
| Exit | Çıkış |
| Fatal Error | Ölümcül Hata |
| Fax Machine | Faks Makinesi |
| File | Dosya |
| Find | Bulmak |
| Firewall | Güvenlik Duvarı |
| Fix | Çözmek |
| Folder | Klasör |
| Format | Biçimlendirme |
| Freeware | Ücretsiz |
| Full Screen | Tam Ekran |
| Graphics | Grafik |
| Hacker | Siber Korsan |
| Hard Disk | Sabit Disk |
| Hardware | Donanım |
| Hd (High Definition) | Yüksek Çözünürlük |
| Headphones | Kulaklıklar |
| Help | Yardım |
| Home Page | Ana Sayfa |
| Host | Barındırma Servisi |
| Icons | Simgeler |
| Id (Identity) | Kimlik |
| Inbox | Gelen Kutusu |
| Information | Bilgi |
| Input | Giriş |
| Insert | Yazılı Metin Yerleştirme Tuşu |
| Interface | Arayüz |
| Internet | İnternet |
| Internet Of Things | Nesnelerin İnterneti |
| IP | İnternet Protokolü |
| Jpeg | Resim Dosyası Türü |
| Keyboard | Klavye |
| Keyboard | Klavye/Tuş Takımı |
| Keyboard | Tuş Takımı |
| Lan | Yerel Ağ |
| Language | Dil |
| Laptop | Dizüstü Bilgisayar |
| Laser | Lazer |
| Line | Çizgi |
| Load | Yük |
| Login | Giriş Yapmak |
| Logout | Çıkış Yapmak |

Geldik teknolojiyle alakalı İngilizce kelimeler listemizin ikinci kısmına… Bu liste bittikten sonra sana iş İngilizcesi ve İngilizce öğrenebileceğin harika bir öneri sunduk. Kesinlikle göz at!
| Teknolojiyle İlgili İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Magneto | Manyetik |
| Main Board | Ana Kart |
| Mainboard | Anakart |
| Maintenance | Bakım |
| Memory | Bellek |
| Microphone | Mikrofon |
| Modem | Modem |
| Monitor | Bilgisayar Ekranı |
| Monitor | İzlemek |
| Mouse | Fare |
| Mouse Pad | Mouse Altlığı |
| Mpeg | Video Dosyası Türü |
| Multimedia | Multimedya |
| Network | Ağ |
| Network | Bilgisayar Ağı |
| Null | Boşluk |
| Offline | Çevrim Dışı |
| Online | Çevrim İçi |
| Open Source | Açık Kaynak Kod |
| Operating System | İşletim Sistemi |
| Options | Seçenekler |
| Output | Çıktı |
| Page | Sayfa |
| Page Down | Sayfayı Bir Sayfa Aşağı Taşıma. |
| Page Up | Sayfayı Bir Sayfa Yukarı Taşıma |
| Password | Parola |
| Password | Şifre |
| Pause | İşlem Durdurma Tuşu |
| Picture | Resim |
| Plug Socket | Priz |
| Print Screen | Baskı Ekranı, Ön İzleme |
| Printer | Yazıcı |
| Processor | İşlemci |
| Program | Program |
| Projector | Projektör |
| Properties | Özellikler |
| Radio | Radyo |
| Reader | Okuyucu |
| Ready | Hazır |
| Reboot | Yeniden Başlatmak |
| Receiver | Alıcı |
| Register | Kayıt |
| Remote | Uzak |
| Repair | Onarmak |
| Repeat | Tekrarlamak |
| Replace | Yer Değiştirmek |
| Resize | Yeniden Boyutlandırmak |
| Resolution | Çözünürlük |
| Satellite | Uydu |
| Scanner | Tarayıcı |
| Screen | Ekran |
| Script | Kod |
| Search | Aramak |
| Search Engine | Arama Motoru |
| Serial Number | Seri Numarası |
| Server | Sunucu Bilgisayar |
| Setting | Ayar |
| Shadow | Gölge |
| Shortcut | Kısayol |
| Smartphone | Akıllı Telefon |
| Social Network | Sosyal Ağ |
| Software | Yazılım |
| Spam Mail | Gereksiz Mail |
| Speaker | Hoparlör |
| Speaker | Konuşmacı |
| Spy-Ware | Casus Yazılım |
| Start | Başlama |
| State | Durum |
| Surf | Sörf |
| Tab | Sekme veya Boşluk Bırakma Tuşu |
| Technology | Teknoloji |
| Telecommunication | Telekomünikasyon |
| Template | Şablon |
| Text | Metin |
| Toolbar | Araç Çubuğu |
| Touchpad | Laptop Parmak Mouse |
| Track | İz |
| Trademark | Marka |
| Translate | Çevirici |
| Update | Güncelleme |
| Upgrade | Yükseltmek |
| Upload | Yüklemek |
| Url | Bağlantı Adresi |
| Usb | Bağlantı Noktası Türü |
| User | Kullanıcı |
| User Name | Kullanıcı Adı |
| User-Friendly | Kullanıcı Dostu |
| Verify | Doğrulamak |
| Version | Sürüm |
| Video | Video |
| Virtual | Sanal |
| Virus | Virüs |
| Visual | Görsel |
| Wearable Technology | Giyilebilir Teknoloji |
| Web Address | İnternet Adresi |
| Web Browser | İnternet Tarayıcısı |
| Web Page | İnternet Sayfası |
| Webcam | Web Kamera |
| Website | İnternet Sitesi |
| Wifi | Kablosuz İnternet |
| Wireless | Kablosuz |
| Wireless Modem | Kablosuz Modem |
| Zoom | Yakınlaştır |

Teknolojiyle ilgili İngilizce kelimeler listemizi sona erdirdik. Burada da gördüğün gibi teknik İngilizce, mesleki İngilizce ve günlük İngilizce belirli noktalarda birbirlerinden farklılar. Ama hepsini tek bir yerde bulabilirsin.
Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursumuzda, yukarıda bahsettiğimiz tüm detayları bulabilirsin. İngilizce konuşma grupları ve üniteler sayesinde günlük İngilizceni, mesleki İngilizce alanı sayesinde de mesleki ve teknik İngilizceni kolayca ilerletebilirsin.
Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek… Sonrasında hızlı bir şekilde dilediğin zaman dilediğin yerden İngilizce çalışmaya başlayabilirsin.
Ülke olarak yastayız. Yakın zamanda art arda yaşadığımız korkunç doğal afetler sonucunda yaklaşık olarak 15 milyon vatandaşımız depremin yıkıcılığıyla yüzleşti. Bu yazımızda depremle ilgili bilgilere yer verirken depreme hazırlıklı olmak için neler yapabileceğimizden bahsedeceğiz. Deprem kuşağında yer alan bir ülke olmamızdan ötürü, bu konuda bilinçli olmak bizler için hayati önem taşıyor.
6 Şubat Pazartesi sabahı saat 04.17’de Kahramanmaraş – Pazarcık merkezli 7,7 şiddetinde; saat 13.24’te ise Elbistan merkezli 7,6 şiddetinde gerçekleşen iki deprem yaşadık. Bu depremler 10’dan fazla şehri etkiledi ve biz bu yazıyı yazarken artçı depremler devam ediyor.
Deprem ağırlıklı olarak 10 şehri etkiledi: Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya ve Kilis. Bunlarla beraber depremin etkisi, çevre illerde de bu 10 şehir kadar şiddetli olmasa da hissedildi.
13 Şubat 2023 itibariyle resmi kurumların açıkladığı (AFAD) ölü sayısı 31.643. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı şimdiye kadar 236 bin 410 binada hasar tespit çalışması yapıldığı bildirdi.
AFAD gibi resmi devlet kurumlarının yanı sıra AKUT gibi birçok STK, madenciler, gönüllüler, dünyanın birçok ülkesinden gelen profesyonel arama kurtarma ekipleri ve adını sığdıramadığımız daha birçok oluşum, insanlarla hayvanları enkazlardan kurtarmak ve depremzedelere destek olmak için canla başla çalışıyorlar.
Open English olarak, gerektiği zamanlarda kendi hayatlarını bile hiçe sayan tüm kahramanlara teşekkür ediyoruz. Enkaz çalışmalarında vefat eden Meksikalı arama kurtarma ekibin kahraman köpeği Proteo’yu minnetle anıyoruz.
Peki, sıradan vatandaşlar olarak bizler neler yapabiliriz? İlk olarak yapabileceğimiz şey, depremzedeler için oluşturulan fonlara katkıda bulunmak, yani bağış yapmak.

Depremzedelere yardım etmek amacıyla bağış yapabileceğin birçok kurum var. Bunların başında AFAD, AKUT ve AHBAP geliyor.
Depremzedelere resmi kurumlar aracılığıyla bağışta bulunmak istiyorsan AFAD üzerinden bunu gerçekleştirebilirsin.
AKUT, kar amacı gütmeyen; afet durumlarında arama kurtarmaya odaklanmış bir sivil toplum örgütüdür. Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma derneğidir. Bu derneğe bağış yaparak arama kurtarma çalışmalarına destek olabilirsin.
AHBAP, ihtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımı amaçlayan, kar amacı gütmeyen ve gönüllüğün esas olduğu bir dernektir.
Bu noktada dikkat etmen gereken şey, resmi kurumların adını kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalışan sahte oluşumlar.
Depremzedeler için online olarak bağışta bulunurken alan isimlerine mutlaka dikkat etmelisin. Türkiye’nin resmi kurumları “gov.tr” alan uzantısını kullanır. Kar amacı gütmeyen dernekler ise çoğunlukla “org.tr” uzantısını kullanır.
Depremden etkilenmiş kişilere destek olmak amacıyla biz de şirket olarak AFAD’da bağışta bulunduk. Çalışanlarımıza deprem konusunda bilinç kazandırma çalışmalarımıza ağırlık verdik. Bir deprem kuşağında yaşadığımızın bilincinde olarak, tüm çalışanlarımızın depremle alakalı farkındalığını geliştirmek adına eğitimlerimize düzenli olarak devam edeceğiz.

Depremler, kaçınamayacağımız doğal afetlerdir. Depremi durduramayız ve ne zaman gerçekleşeceğinden emin olamayız. Fakat deprem öncesinde, anında ve sonrasında yapabileceğimiz şeyler var. Böylece depreme karşı hazırlık yapabiliriz.
Günümüzde sismik aktiviteler birçok kurum tarafından izleniyor. Bu kurumlar Google gibi oluşumlara anlık bilgi paylaşımı yapıyor. Bu tür uygulamalarla beraber deprem sonrasında destek olabilecek uygulamalar da mevcut.
Android işletim sistemli telefonlarla deprem uyarı sistemini aktif edebilirsin. Bu sistem 4,5 ve üzeri depremlerde telefonuna uyarı gönderiyor. Buna erken uyarı sistemi deniyor ve depremden 5-10 saniye öncesinde bu şekilde haber almak mümkün. Bu sistem henüz Apple telefonlarda yok.
Türkiye’nin resmi kurumu AFAD’ın mobil uygulaması var. Bu mobil uygulama üzerinden acil durumlar ve afetlerle ilgili bilgiler alabilirsin.
Türkçede “belirteçler” olarak andığımız İngilizce Determiners konusu sıklıkla akıllarda soru işareti oluşturabiliyor. Bunun en büyük sebebi ise sıfatlarla karıştırılabilmesidir. Günlük hayatta da, yazıda da oldukça önemli olan İngilizce Determiners, kesinlikle bilinmesi gereken konulardan biridir.
Çünkü her ne kadar küçük bir konu gibi görünse de cümlelerimize bağlam sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Örneğin en temel İngilizce Determiners olan “a/an” ve “the” gerektiği yerlerde kullanılmadığında cümledeki anlamı kısıtlar ve anlaşılmasını zorlaştırır. Bu yüzden bu yazımızda İngilizce Determiners konusundan bahsedecek ve örneklerle zenginleştireceğiz.
Fakat başlamadan önce sana Open English’ten bahsetmek istiyoruz. Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, 15 yıllık deneyimi ve 1.5 milyonu aşkın kullanıcısı ile İngilizce öğrenmen için gerekli her olanağı sana sunuyor!
Open English’e abone olduğunda öncelikle tamamen sana özel hazırlanmış bir çalışma planı edineceksin. Sonrasında ise ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin! Üstelik bu derslerin yanında, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı İngilizce konuşma gruplarına katılabilir ve dev içerik arşivimizden sınırsız faydalanabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.
İngilizce Determiners, Türkçede “belirteçler” ismini verdiğimiz konuya denk düşer. İngilizce Determiners’ın görevi isimlerden önce gelip, ismin anlamını kısıtlamaktır. İngilizce Determiners kullanarak bir ismi sayı ve sahiplik açısından niteleyebilir, bir grup isimden hangisi olduğunu vurgulayabiliriz.
İngilizce Determiners’ın sıfattan farkları ise şunlardır:
İngilizce Determiners, isme atadığı özellik açısından altı ayrı gruba ayrılır. Gelin bunları inceleyelim ve örnekler ile zenginleştirelim.

İngilizce Determiners arasında en kritiği olan Articles, neredeyse her cümlede karşımıza çıkar. “Bunu neden kullandık ki?” sorularını uyandıran Articles ikiye ayrılır.
İngilizce Determiners arasında yer alan Definite Article, sık sık gördüğümüz “the”dır. The, öncesinde kullanıldığı ismin belirli olduğunu, herhangi bir isim olmadığını gösterir. Örneğin bu isimden daha önce bahsedildiğini belirtiyor olabilir.
Eğer buradaki gibi “doctor” kelimesinden önce “the” kullanırsak, bahsettiğimiz doktorun herhangi bir doktor olmadığını, diyalog içerisinde konuştuğumuz kişinin de bildiği, tahmin edebileceği bir doktor olduğunu gösteririz.
Adı üstünde, Indefinite Article da Definite Article’ın tam tersidir ve İngilzcede “a/an” olarak karşımıza çıkar. Öncesinde kullanıldığı ismin herhangi bir nesne olduğunu belirtir.
Burada ise, bahsi geçen doktorun herhangi bir doktor olduğunu, karşı tarafın bilmesine gerek olmadığını veya bağlamda önemli olmadığını belirtmiş olduk.
Eğer bu konu hakkında daha fazla bilgi almak istersen İngilizcede A/An & The Kullanımı isimli yazımıza göz atmanı öneririz.
Umarız buraya kadar her şey yolundadır! Eğer kafanı karıştıran bir şey varsa ya da İngilizceyi en verimli şekilde öğrenmek istiyorsan Open English’i tavsiye ediyoruz! Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders, canlı konuşma grupları ve içerik arşivimize sınırsız erişim fırsatları için sen de Open English’e abone ol!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak ve verimli bir şekilde İngilizce çalışmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizce Determiners arasında sık sık karşımıza çıkanlardan olan Demonstratives anlaması biraz daha kolay bir alt başlıktır. Adının da gösterdiği gibi, burada öncesinde kullandığımız ismi işaret ederiz.

Bir başka önemli İngilizce Determiners ise Possessives’dir. Adı üstünde, sahiplik belirtirler.
| my | benim | his | onun (erkek) |
| your | senin / sizin | her | onun (kadın) |
| our | bizim | its | onun (cansız) |
| their | onların |
Quantifiers, isimlerin miktarını belirleyen İngilizce Determiners türüdür. Tablomuza göz gezdirelim.
| a few / a little | biraz | much / many | çok / birçok |
| a lot of | bir sürü | most | en çok |
| some | biraz | any | hiç |
| enough | yeteri kadar |
Sayılar, İngilizce Determiners arasında da yer alır. Belirli ve belirsiz olarak ikiye ayırırız.
Belirli ve kesin sayılardır. “One, two, ten, a thousand, a million” gibi kesin sayılar, bu İngilizce Determiners konusuna dahildir.
Bunlar ise belirsiz sayılardır. Quantifiers konusunda verdiğimiz kelimeler gibi, kesin olmayan sayılar belirtir. Örneğin: great deal of, plenty, a large number of, several…

Bu İngilizce Determiners alt başlığındaki kelimeleri, bir şeyleri paylaştırma, dağıtma anlamında kullanılır. Bunlara “each, every, all, either, neither, both” gibi kelimeler dahildir.
Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak istersen İngilizce Nor/Neither Farkı ve Kullanımı yazımıza göz atabilirsin!
Cevabın “evet!” ise seni Open English’e bekliyoruz! Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 ders alabileceğini biliyor muydun? Üstelik derslerin yanı sıra canlı konuşma grupları ve dev içerik arşivine sınırsız erişim de aboneliğinin yanında edinebileceğin ayrıcalıklar!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Her meslek grubunun bilmesi gereken belirli kelimeler vardır. Mesela bir dijital pazarlamacı dijital pazarlamayla alakalı CTR, CPC, CPL gibi kelimeleri bilmek zorundadır. Bu kelimeler, genelde İngilizce olur ve meslek sahibinin derin bir bilgi birikime sahip olabilmesi için önemlidir. Tabii her meslekte olduğu gibi grafik tasarımcıların da bilmesi gereken kelimeler vardır.
Bu kelimeler, diğer mesleklere oranda daha çok İngilizce temellidir. Çünkü grafik tasarımcıların kullandıkları programlarım hemen hepsi İngilizce dilindedir ve iş üretim sürecini efektif bir şekilde götürebilmek için bu kelimelerin bilinmeleri gerekmektedir.
İstenildiği takdirde Türkçe çevirileriyle de iş yürütülebilir ama yaratıcılık temelli şekillenen bir meslekte güncelliği takip etmek son derece önemlidir. Grafik tasarım alanında da birçok yenilik İngilizce olarak yayınlandığı için grafik tasarımcıların İngilizceyi – en azından mesleki İngilizceyi – kesinlikle bilmeleri gerekmektedir.
Mesleki İngilizce diyerek grafik tasarımcıları sınırlamamak gerekir. Sonuçta bir grafik tasarımcı bilgisayar üzerinden çalışarak dünyanın herhangi bir ülkesindeki işini binlerce kilometre uzaktan rahat bir şekilde yürütebilir. Yani bir grafik tasarımcı ne kadar iyi İngilizce bilirse mesleki olarak gelişmesi ve yeni kariyer kapılarına ulaşması kolaydır.
Grafik tasarımcıların İngilizceyle bağlantılarına geçmeden önce ne iş yaptıklarına ufak bir bakış atalım.

Marka ya da bir kurum tarafından verilen brief doğrultusunda bir mesajı, konsepti ya da fikri görsel olarak sunan grafik tasarımcılar; online ya da offline mecralar için çalışmalar yapmaktadır.
Yani bir web sitesi için grafik tasarımlar ve konseptler, kitaplar ve dergiler için kapak tasarımları, ürünler için ambalaj tasarımları ya da kataloglar için ürün görselleri hazırlayan grafik tasarımcılar, yaratıcı bir zekaya ve hataları fark ederek ortadan kaldıracak dikkate sahip olmalıdırlar.
Bir markanın müşteri üzerinde doğru intibayı yaratmak ya da bir web sitesinin görsel ve verdiği mesajla potansiyel müşterisini harekete geçirmek için ihtiyaç duyduğu tasarımları oluşturan grafik tasarımcılar, yaratıcı ekibin vazgeçilmez bireylerinin başında gelmektedirler.
Grafik tasarımcıların ne iş yaptığını öğrendiğimize göre şimdi aklımıza gelen diğer soruları bir yazalım ve bunların cevaplarını bulmaya çalışalım.
Peki bir grafik tasarımcının bilmesi gereken İngilizce kelimeler nelerdir? Bu İngilizce kelimeleri bilmek grafik tasarımcıya neler kazandırır? Grafik tasarımcı İngilizce bilmeden mesleğini yapamaz mı? Ya da her grafik tasarımcı İngilizce bilmek zorunda mıdır?
Bu sorunların cevaplarını aşağıda bulabilirsin. Grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimelere geçmeden önce diğer sorulara bir alt başlıkta cevap verelim ve sonra listemize geçelim.
Grafik tasarımcıların İngilizce bilmeleri gerekir mi? Tabii ki de meslekte böyle bir zorunluluk yok ama İngilizce bilmek, her meslekte olduğu gibi grafik tasarımcılarda da önemli bir ayrımdır. Özellikle de global şirketler, İngilizce konusunda titiz davranırlar ve grafik tasarımcıların İngilizce yeterliliklerine dikkat ederler.
Yani grafik tasarımcıların İngilizce bilmeleri, tercih edilmelerinde büyük bir etken haline gelebilir. Birçok grafik tasarımcı İngilizce bilmeden mesleğini gayet yaratıcı bir şekilde icra edebilmektedir. Yani bir grafik tasarımcının İngilizce bilmeden mesleğini yapamama gibi bir durumu ortada yoktur.
Ama her grafik tasarımcının bilmesi gereken İngilizce kelimeler vardır. Bu kelimeleri bilmek, mesleki konularda konuşurken hem kendini anlatmaya hem de karşında aynı meslekten bir kişiyle daha kolay anlaşmaya yardımcı olur. Ayrıca grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimeler kullandıkları araçlarla da alakalı olabilir.
Bu unsurları göz önünde bulundurduğumuzda grafik tasarımcıların akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak gibi bir zorunlulukları yok gibi görünebilir ama yeni kariyer fırsatları ve daha yüksek maaşlar imkanı için grafik tasarımcıların İngilizce bilmeleri önemlidir.
İngilizce öğrenmek için hemen yan taraftaki formu doldurabilir ve online İngilizce kursumuza üye olabilirsin.
Şimdi grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimelere geçebiliriz.

Yukarıda grafik tasarımla alakalı pek çok bilgi verdik. Artık asıl konumuz olan grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimelere giriş yapabiliriz.
Aşağıda grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını bulabilirsin.
Grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimeleri bitirirken sana iş İngilizcesi öğrenmenin en kolay yolunu sunmak istiyoruz.
Detaylar için hemen alt başlığa geç!

Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursu sayesinde evinden çıkmadan son derece hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin.
Evde, işte ya da tatilde online İngilizce çalışmak için arayış içindeysen, yazıldığın her kursu yorgunluk, yoğunluk gibi bahanelerle yarıda bırakıyorsan ama hala İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan taraftaki formu doldur.
Ekip arkadaşlarımız kısa süre içerisinde seni arayacak ve online İngilizce kursumuza dair detayları paylaşacaklar. Vakit kaybetmeden harekete geç; Grafik tasarımcıların bilmesi gereken İngilizce kelimeleri ve çok daha fazlasını hemen öğren.
Cool kelimesini eminiz ki şimdiye kadar en az binlerce kez duymuşsundur! Peki cool kelimesinin asıl anlamını biliyor musun? Peki “cool” olmanın tarih boyunca ne anlamlara geldiğini? Eğer bilmiyorsan hiç korkma! Bu yazımızda cool kelimesinin anlamından, nasıl bu kadar yaygınlaştığından ve cool kelimesi yerine kullanabileceğin kelimelerden bahsedeceğiz!
Fakat başlamadan önce bir sorumuz daha var: Open English üzerinden, hangi gün, hangi saat fark etmeksizin ana dili İngilizce olan eğitmenlerden ders alabileceğini biliyor muydun? Cevabın “hayır” ise seni Open English’e davet ediyoruz!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, sana sadece 7/24 canlı ders vaad etmiyor. Derslerin yanı sıra yabancılarla konuşarak pratik yapabileceğin canlı konuşma gruplarına ve gönlünce kullanabileceğin dev içerik arşivimize sınırsız erişim de Open English’in sana sunduğu fırsatlardan birkaçı! İşte bu gerçekten “cool” bir teklif bizce!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Cool kelimesi, günlük konuşmalarda bildiğimiz, cool deyince aklımıza gelen ilk anlamı dışında da bir çok anlama gelmektedir. Hadi en temel anlamlarını birlikte inceleyelim ve örneklendirelim!
Evet, cool deyince ilk olarak aklına bu geldi büyük ihtimalle! Günlük konuşmada sıkça duyduğumuz, samimi konuşmalarda yer verdiğimiz bir anlamı bu. Özgün ve ilgi çekici giyinen birini görünce “cool” diyebilirsin mesela. Bazen “we’re cool” gibi bir kullanımla “aramızda sorun yok” anlamı da verilebilir.
Aslında asıl birincil anlamı ve en kökeninde cool kelimesinin sahip olduğu anlam bu. Tam anlamıyla havadan sudan bahsederken kullanabildiğimiz bir sıfat olarak karşımıza çıkıyor “cool”.
Cool kelimesi, burada ise karşımıza bir fiil olarak çıkıyor. Az önce değindiğimiz anlamından yola çıkarsak aklında tutman zor olmayacaktır. Düzenli bir fiil olduğu için ikinci ve üçüncü halleri “cooled” olacaktır. Mecazen “sakinleşmek” anlamında da görebiliriz fiil olan cool’u.
Not: Eğer geçmiş zamanı nasıl kullandığımızı hatırlamıyorsan Simple Past Tense yazımıza göz atarak fikir sahibi olabilirsin.
Buraya kadar umarız her şey anlaşılmıştır! Eğer anlamakta güçlük çektiğin bir yer varsa ya da “cool” gibi, günlük hayatta sık sık kullandığımız kelimeleri öğrenmek istersen seni Open English’e davet ediyoruz!
15 senede, 1.5 milyonu aşkın kişiye ingilizce öğreten Open English, sana İngilizceyi kavramak için ihtiyacın olan her fırsatı sunuyor! Open English’e abone olarak sana özel hazırlanacak çalışma programını edinebilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarına katılabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

Eski İngilizcede “cōl”, Flemenkçede “coel”, Eski Yüksek Almanca’da “chuoli” ve Eski Norsçada “kala” olarak karşımıza çıkar cool kelimesi. Fakat en yaygın anlamı olan “havalı” olarak kullanılışı görece daha yenidir.
Cool kelimesinin “havalı” anlamı 1930’larda Afrikan-Amerikan caz müzisyenlerinin kendi aralarında kullandıkları günlük dil ve jargondan ortaya çıkmıştır. Saksafoncu Lester Young tarafından popülerleştirildiği düşünülmektedir. Buradan alıp yürüyen cool kelimesi, hala günlük konuşmaların vazgeçilmezidir.
Buradaki listemizde cool kelimesinin yerine kullanarak konuşmana çeşitlilik katabileceğin kelimelere yer vereceğiz! Bu kelimeleri cümlelerine ekledikçe İngilizcenin, ana dili İngilizce olan birinin dil kullanımına daha yaklaştığını fark edeceksin. Bu kelimelerin farklı anlamları da olsa da biz burada havalı anlamlarını baz aldık!
| groovy | hip | rad | brilliant | enchanting |
| astonishing | stylish | marvelous | profound | impressive |
| legit | sweet | wicked | dope | grand |
| primo | excellent | dandy | neat | awesome |
| inspiring | distinctive | splendid | striking | wonderful |

Evet, bir yazımızın daha sonuna geldik. Bu yazımızda “cool” kelimesinin derinlerine indik, çeşitli alternatifler sunduk ve kökenini kısaca inceledik. Fakat asıl “cool” olan ne biliyor musun? İngilizceyi akıcı konuşabilmek!
Eğer sen de “cool”luğuna “cool”luk katmak istiyorsan, İngilizce öğrenimini boşlamamalısın! İngilizcen ile arkadaşlarını, aileni, öğretmenlerini, patronunu etkileyeceğin gibi üstüne bir de yepyeni bir dünyaya adım atacaksın! Dünyanın ortak dili kabul edilen İngilizceyi bilmek hem sosyal hayatında, hem kişisel gelişiminde, hem de kariyerinde sana bir çok fayda sağlayacaktır.
Tabii bu noktaya gelmeden İngilizceyi en doğru ve verimli şekilde öğrenmen gerekiyor. Bu noktada ise alanında öncü Open English’ten daha iyi bir kaynak düşünemiyoruz. Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan yabancı eğitmenlerden dilediğin gün, dilediğin saat ders alabilirsin. Üstelik derslerle kalmayıp, öğrendiklerini canlı İngilizce konuşma gruplarında pratiğe dökebilir, aklındaki her soru için dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallerden faydalanabilirsin!
İngilizce öğrenmek ne kadar gözünü korkutuyor olsa da asla vazgeçme! Çünkü Open English, seviyen ne olursa olsun seni zirveye taşıyacak!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
Hayat tesadüflerle dolu. Geçen her günün karşımıza ne çıkaracağı hiç belli olmuyor. Zaman geçtikçe insan da değişiyor, dönüşüyor. Değişimler, dönüşümler çoğu zaman insanın sabit kalmasından daha iyidir. Ama her zaman için iyi olduğu da söylenemez tabii ki. Dün, canım ciğerim dediğin bugün hiç tanımadığın biri haline gelir. Bu kişi için artık eskisi gibi düşünmezsin. O artık eskiden hayatında yer alan biridir. Yani ‘ex’.
“Ex” genellikle eski bir sevgiliden bahsederken kullanılır. Örneğin “ex-girlfriend” veya “ex-boyfriend” olarak kullanılır. Ex, ilişkilerde çoğu zaman eski bir sevgilinin hala etkisinin sürdüğü durumları ifade eder. Yani kişinin hala duygusal anlamda önemli bir rol oynadığı durumları belirtir.
Öte yandan ‘ex’ bir şirket veya organizasyondan ayrılmış bir çalışanı tanımlamak için de kullanılır. Örneğin “ex-employee” veya “ex-CEO” gibi. Bu terim eski bir çalışanın halen şirketle ilişkisi olabileceği veya halen önemli bir rol oynadığı anlamına geliyor..
“Ex” ayrıca bir ürünün eski bir versiyonunu tanımlamak için de ‘ex’ kavramından yararlanılır. Örneğin bir arabanın “ex-modeli” gibi. Kavramın bu kullanımı eski bir ürünün halen piyasada olmasına rağmen, yeni bir versiyonunun sürülmesi anlamına da geliyor.
Yani ex kısaca geçmişte bir dönem hayatımızda olup şu an olmayan şeyler için kullanılıyor. Geçmişte, geleceğe dair yaptığın planlar arasında ne vardı?. Mutlaka yapacağım deyip yapmadığın? Eğer bunlardan biri İngilizce öğrenmekse artık erteleme!
Günlük belli bir saat ayırarak neleri başarabileceğini Open English ile görebilirsin. Daha fazla vakit kaybetmeden sen de Open English ailesine katıl. Open English sana ne mi sunacak?
Open English online bir İngilizce kursu… Sıfırdan İngilizce öğrenmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim olacak. Çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Bunun yanı sıra 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini dinleyebilirsin.
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Motive olup İngilizceyi öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurman yeterli.

Sevgilinle olan ilişkini İngilizce nasıl ifade ediyorsun? Ya ona aşkını İngilizce hangi cümlelerle dile getiriyorsun?
Senin için İngilizce sevgililik terimlerini içerek cümleler hazırladık. Bu cümleleri Türkçeye çevirerek İngilizce pratik yapabilirsin.
Boyfriend – Erkek arkadaş
Example: “He’s my boyfriend and my best friend, we do everything together.”
Girlfriend – Kız arkadaş
Example: “She’s my girlfriend, we’ve been together for a year now and our relationship just gets stronger every day.”
Partner – Ortak, eş
Example: “He’s not just my partner in life, but also my business partner and we make a great team together.”
Significant other – Önemli kişi
Example: “She’s my significant other, my confidant and my rock, I can’t imagine my life without her.”
Fiancé(e) – Nişanlı
Example: “He’s my fiancé, and I couldn’t be happier, we are counting the days till our wedding.”
Spouse – Eş
Example: “She’s my spouse, my love and my life partner, we have been married for 10 years now and still going strong.”
Lover – Sevgili
Example: “He’s my lover, and also my biggest supporter, he always encourages me to follow my dreams.”
Sweetheart – Sevgilim
Example: “She’s my sweetheart, my sunshine and my everything, I am so lucky to have her in my life.”
Soulmate – Ruh eşi
Example: “He’s my soulmate, the one person that I feel truly understood and accepted by, we have an unbreakable bond.”
Beloved – Sevdalı
Example: “She’s my beloved, my heart and my passion, I am deeply and madly in love with her.”

“I love you more than words can say.”
– Seni kelimelere dökülemeyecek kadar çok seviyorum.
“You are my love, my life, my everything.”
– Sen benim aşkımsın, hayatımsın, herşeyimsin.
“I am in love with you and I can’t imagine my life without you.”
– Sana aşık oldum ve senin olmadığın bir hayat hayal bile edemiyorum.
“I have feelings for you and I want to be with you forever.”
– Sana karşı çok fazla duygu besliyorum ve seninle sonsuza dek beraber olmak istiyorum.
“I am sweet on you, will you be my girlfriend?”
– Seni seviyorum, sevgilim olmak ister misin?
“My heart beats for you and it will continue to do so for the rest of my life.”
– Kalbim senin için atıyor ve hayatımın geri kalanında da böyle devam edecek.
“I am head over heels for you and I can’t stop thinking about you.”
– Senin için başım döndü ve seni düşünmekten kendimi alamıyorum.
“I am smitten with you and I know that you are the one for me.”
– Sana âşık oldum ve senin benim için doğru kişi olduğunu biliyorum.
“You have captured my heart and I can’t imagine my future without you.”
– Kalbimi ele geçirdin ve sensiz olan bir geleceği hayal bile edemiyorum.
“I am deeply in love with you, and I want to spend the rest of my life making you happy.”
– Sana derinden aşığım ve hayatımın geri kalanını seni mutlu etmek için harcamak istiyorum.
My heart belongs to you, and I will always cherish it.”
– Kalbim senin ve her zaman onu koruyacağım.
“You are my everything, my love, my life, my reason to live.”
– Sen herşeyimsin, aşkım, hayatım, yaşamam için sebep.
İngilizcede, Türkçede de olduğu için temel anlamı sağlamakla görevli kipler vardır. Türkçedeki kipler eklerle sağlanır, fakat İngilizcede genelde fiillerin anlamlarıyla ilgilidir. Bu yazımızda bu kiplerden olan Indicative, Imperative ve Subjunctive Mood’lardan bahsedecek ve örneklerle destekleyeceğiz!
Fakat başlamadan önce bir soru: Open English’te ana dili yabancı eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabileceğini biliyor muydun? Eğer İngilizceyi en verimli ve amaçlarına uygun şekilde öğrenmek istiyorsan Open English’ mutlaka göz atmalısın! Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, canlı derslerin yanında sana canlı konuşma gruplarına ve dev içerik arşivimize erişme fırsatlarını da sunuyor!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Indicative Mood, Türkçede “haber kipi” ismini verdiğimiz kipin İngilizce karşılığıdır. Indicative Mood’un ismi “göstermek, işaret etmek, bildirmek” anlamındaki “indicate” kelimesinden gelir. Bu bilgiyi aklında tutarsan Indicative Mood’un ne olduğunu daha rahat aklında kalacaktır.
Indicative Mood’u kullandığımızdaki anlam olmakta olan, olmuş ya da olacak olayları bildirdiğimiz; gerçek dışı anlamları dahil etmeyerek sadece gerçekte olandan haber verdiğimizi gösteririz. Indicative Mood kavraması basit bir kiptir. Çünkü Indicative Mood’u kullanmamız için ekstra bir yapı kullanmıyoruz. Indicative Mood’u iki alt başlıkta ele alalım.
Declarative Mood’u, Indicative Mood’un ilk başlığı olarak ele alıyoruz. Declarative Mood, en temelinde olumlu ve olumsuz cümleleri kapsıyor. Yani gerçekten olan, olmuş, olacak bir şeyden bahsederken kullanıyoruz.
Indicative Mood’un ikinci başlığı ise Interrogative. Indicative Mood’un ilk başlığı Declarative için olumlu ve olumsuz cümleleri kapsadığını söylemiştik. Geriye kalan soru cümelelerini ise Interrogative’de ele alıyoruz. Olmuş, olan veya olması beklenen olaylarla ilgili soru sorarız bu yapı ile.
Gördüğün gibi, bildiğin Tenselerin hepsini kullanarak Indicative Mood’u istediğin her zamanda kullanabilirsin. Tenselerle ilgili hafızanı tazelemek istersen İngilizce Tense Tablosu yazımıza göz atabilirsin.

İkinci ana başlığımız Imperative Mood, Türkçedeki emir kipine karşılık gelmektedir. Türkçede nasıl “Dur! Yapma!” şekillerinde emir cümlesi kuruyorsak, Imperative Mood’un en basit hali de bu şekilde, herhangi bir özne olmadan yapılır. Fakat Imperative Mood’un, başka alt başlıkları da vardır. Haydi Imperative Mood türlerini birlikte inceleyelim:
Imperative Mood’da hepimizin bildiği, temel emir cümlesi bunlardır. Özne kullanılmadan kullanılır. Imperative Mood’da olumsuz bir Command cümlesi kullanacaksak “don’t/do not” yardımcı fiilini kullanırız.
Bu Imperative Mood alt başlığımızda ise Hortative ile karşılaşıyoruz. Hortative cümleler, direkt olarak emirden ziyade, birini bir şey için heveslendirmek, güdülemek, cesaretlendirmek için kullanılan Imperative Mood yapılarıdır.
Umarız buraya kadar her şey açık ve nettir! Eğer aklında soru işaretleri varsa veya İngilizceyi en temelden, en kendine uygun şekilde öğrenmek istiyorsan seni Open English’e bekliyoruz! Dünya çapında 15 senedir aktif olup, 1.5 milyon kişiye İngilizce öğretmiş olan Open English, sana ihtiyacın olan tüm olanakları sunuyor!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı İngilizce konuşma gruplarında öğrendiklerinin pratiğini yapabilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklardan sınırsız faydalanabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Imperative Mood’un son alt başlığı Optative’de ise, bir dileğimizi, isteğimizi emir cümlesine benzer bir yapıda belirtiriz. Imperative Mood’un bu alt başlığını sonraki ana başlığımız olan Subjunctive Mood ile karıştırmamaya dikkat et!

Subjunctive Mood, bugün göreceğimiz kiplerin sonuncusu. Türkçede Subjunctive Mood, dilek kipine karşılık gelmektedir ve oldukça sık kullanılmaktadır. Subjunctive Mood’da temel amaç, istek, dilek, gerçek dışı olaylar gibi Imperative ve Indicative’de belirtemediğimiz söylemleri gerçekleştirmektir. Subjunctive Mood’u da üç başlıkta inceleyeceğiz.
Subjunctive Mood’un ilk başlığı olan Mandatory ile zorunluluklardan, yapılması gereken şeylerden bahsederiz. Bunu Imperative ile karıştırmamaya dikkat edelim. Subjunctive Mood’un bu kullanımında birine emir vermeyiz, bir şeyin zorunlu olduğunun altını çizeriz.
Subjunctive Mood’un bu alt başlığı olan Hypothetical’da ise varsayımsal durumlardan bahsederiz. Subjunctive’in bu kullanımından Subjunctive tanımını verirken “gerçek dışı olaylar” olarak bahsetmiştik.
Hatırlarsan Subjunctive’in bu başlığını Imperative’de de görmüştük. Bu Subjunctive başlığında direkt olarak dilek ve isteklerimizden bahsediyoruz. Imperative’deki Optative’in, Subjunctive’dekinden farklı emir yapısıyla kullanılmasıydı. Fakat burada direkt olarak dilediğimizi veya istediğimizi söylüyoruz.
Indicative, Imperative ve Subjunctive Mood’dan bahsettiğimiz bu yazımızın sonuna geldik. Eğer Indicative, Imperative ve Subjunctive konularıyla alakalı aklında bir soru varsa ya da en temelden İngilizce öğrenmek istiyorsan Open English’e mutlaka bir göz atmalısın!
Open English sana ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alma gibi büyük bir ayrıcalığı sunuyor! Bunun yanı sıra öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma grupları ve dev içerik arşivimizdeki her kaynağa sınırsız erişim fırsatları da elinde olacak!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.
İngilizce öğrenmek, artık günümüzde farklı sektörlerde hizmet veren hemen herkesin bir gerekliliği haline geldi. Tabii İngilizce öğrenmek uzun soluklu bir süreç olduğu için her an İngilizceyi geliştirmek ve sürekli üzerine koyarak gitmek gerekiyor. İngilizce geliştirme noktasında da en önemli unsur, zevk alarak bir şeyleri yapmak…
Bu sebeple biz de herkes için bir zevk olan film izleyerek İngilizce geliştirme yöntemlerine dair bir seri başlattık. Şimdi serinin bir diğer konusuna geldik: İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmleri…
İngilizce filmleri altyazısız bir şekilde orijinal dillerinde izleyebilecek kadar İngilizcen olsun istiyorsan, online İngilizce kursu Open English’e bugün başla. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerin sunduğu 7/24 online derslere sınırsız eriş, istediğin yerde dilediğin zaman pratik yap. Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurmayı unutma!
Bu yazımızda İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin 5 dram filmini listeledik ama listemize geçmeden önce İngilizce film izlemenin İngilizce geliştirmeye katkılarına ufak bir bakış atalım. İlk olarak izleyeceğin filmleri İngilizce altyazılı olarak izlemen gerekiyor.
Bu sayede İngilizce telaffuz edilen kelimelerin yazılışlarına da yakından şahit olabilir ve bu kelimeleri gördüğünde telaffuzunu kolayca yapabilirsin ya da tam tersi… Yani yazılışını gördüğün İngilizce kelimenin nasıl telaffuz edildiğini öğrenebilir ve bu kelimeyi İngilizce konuşurken doğru bir şekilde telaffuz edebilirsin.
Ayrıca film izlerken İngilizce dinlemeler yapacağın için birçok kelimeye dair aşinalık kazanabilir ve birisiyle İngilizce konuşurken karşındaki kişiyi zamanla daha net bir şekilde anlamaya başlayabilirsin.
Gördüğün İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin filmlerin İngilizcene çok önemli katkıları olacak. O yüzden düzenli olarak İngilizce altyazılı filmler izlemelisin.
Sıra geldi İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmlerine… Eğer ki dram seven bir film izleyicisiysen bu listemizi İngilizceni geliştirmek için kaçırma deriz.

Başrollerinde Ben Affleck, Matt Damon ve Robin Williams’ın yer aldığı Good Will Hunting, İngilizce geliştirmek için dram filmi arıyorsan son derece yerinde bir tercih… MIT’de temizlikçi olarak çalışan Will Hunting, çok zeki bir insandır ve IQ’su genelden çok yukarıdadır.
Temizlik yaptığı akşamlardan birinde bir profesör tarafından tahtaya yazılan ve çözülemeyen matematik sorusunu kolayca çözen Will Hunting’in hayatı bu noktadan sonra değişmeye başlar. Profesörün her sorusunu sorun yaşamadan çözen bu adamın hayatı, hapis cezasına çarptırılmasıyla bambaşka bir noktaya taşınacaktır.
Hem keyifli hem de akıcı bir dram filmi izleyerek İngilizceni geliştirmek istiyorsan, Good Will Hunting’i hemen izleyebilirsin.
New York’ta kendini müziğe adamış siyahi bir birey olan Solomon Norhtup, özgür bir şekilde hayatını yaşayan bir insandır. Bir müzik işi için tanıştığı 2 adamla Washington’a gitmeye karar vermesi ise, hayatında yaptığı en büyük yanlıştır. Çünkü kendisini köle olarak Güney’de bir çiftlikte bulur.
1800’lerin Amerika’sına ve köleliğe ışık tutan bu yapım, İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmlerinin başında gelmektedir.
Acının, şiddetin, küçük düşürülmenin ve ayrımcılığın gerçekçi bir şekilde anlatıldığı 12 Yıllık Esaret filmi, hem İngilizce geliştirmek hem de filmlere dair genel kültürünü artırmak için izlemen gereken bir yapım…

İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmleri listemize, bir biyografik dram ile devam ediyoruz. Son dönemlerin en ünlü matematikçilerinden biri olan John Nash’in hayatının anlatıldığı bu film, başladığı andan itibaren seni içine alacak ve İngilizceni geliştirirken bambaşka şeyler öğrenmene de vesile olacak.
Asosyal ve üstün zekalı bir matematikçi olan John Nash’in bursla başladığı Princeton Ünivesitesi’nde ve sonraki dönemde yaşadıklarını konu alan Akıl Oyunları filmini, İngilizceni geliştirmek için altyazılı olarak izleyebilirsin.
Bir baba – oğul hikayesinin anlatıldığı The Pursuit of Happyness, hem İngilizce geliştirmek hem de duygusal olarak kendine bir bakış atmak için izleyebileceğin güzel bir film…
İyi bir baba ve iyi bir eş olan Chris Gardner, maddi hayatında ve işinde sorunlarla boğuşmaktadır. Bu sorunlar zamanla içinden çıkılamaz bir hale gelir ve ortada sadece baba – oğlun birbirlerine sevgisi kalır.
İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin bir dram filmi olarak öne çıkan Umudunu Kaybetme, mücadelenin ve sevginin gücünü net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Bir efsaneyle listemizi sonlandırıyoruz: The Shawshank Redemption… Parmaklıklar ardında Andy ve Red karakterlerinin hayatı çevresinde şekillenen Esaretin Bedeli, İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmlerinden en önemlisi…
Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufrense’nin ömür boyu hapis cezası almasıyla hayatı hiç beklemediği bir noktaya gider. Hapiste de gerçek hayattaki gibi özgür bir yaşam olabileceğine herkesi inandıran Andy, hapishanede türlü şeylere şahit olur. Daha fazla spoiler vermeden İngilizce geliştirmek için ya da ne sebeple olursa olsun bu filmi izlemeni şiddetle tavsiye ediyoruz.
İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin dram filmlerine burada son veriyoruz. Yazımızı bitirmeden bir de ufak bir önerimiz var. Seni alt başlığa davet ediyoruz.
İngilizce çalışmak ve İngilizce geliştirmek için sana blog yazılarımızda farklı pek çok yöntem sunduk. Bu yöntemleri, hep araştırmalarımız sonucunda bulduk ve seninle paylaşmak istedik. Şimdi ise İngilizce öğrenmenin en etkili yöntemini seninle buluşturuyoruz.
Open English olarak 16 yıl önce hizmete sunduğumuz online İngilizce kursumuz, senin ve İngilizce öğrenmek isteyen herkesin tercih edebileceği en etkili yöntem…
Ana dili İngilizce olan ve tamamı sertifikalı eğitmenler, 7/24 devam eden canlı İngilizce konuşma sınıfları, telaffuzu mükemmel hale getirmeyi sağlayan İngilizce telaffuz aracı, günlük hayatta sık kullanılan İngilizce deyimler ve çok daha fazlası online İngilizce kursumuzda seni bekliyor.
Tüm bunlara ulaşmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan bilgi formunu doldurmak… Sonrasında biz seni kısa süre içinde arayacağız ve İngilizce öğrenmenin en etkili yöntemini tecrübe ederken her zaman yanında olacağız.
Bu yıl senin yılın olsun, İngilizce sorununu hızlı bir şekilde ortadan kaldır!
Kışçı mısın yoksa yazcı mı? Bu soru sosyal medyayı epey meşgul ediyor. Herkes kendine göre bir cevap veriyor. Fakat her mevsimin ve ayın kendine göre bir güzelliği var. İlla birini tercih etmek gerekli mi?
Kar yağışı, yağmur, sıcak ve güzel bir yaz günü hepsinin yeri ayrı. Hele ki insanın içini kıpır kıpır eden bahar ayları! Günlük hayatta havalardan o kadar çok konuşuluyor ki havadan sudan konuşmak diye bir deyim var. Hal böyle olunca yeni bir dil öğrenirken önce mevsimleri, ayları, hava durumlarını bilmek gerekiyor. Çünkü bunlar, günlük hayatta sık kullanılan ifadelerin içinde yer alıyor.
Yeni bir dil öğrenmek heyecanlı ve uzun bir maraton. Arada hevesin kırılabilir. Bu nedenle seni motive edip iyi hissettirecek taktikler ile bu yola çıkmalısın. İngilizce öğrenmek ve İngilizce çalışmak istiyorsan öncelikle daha basit ve anlaşılır konularla başlayabilirsin. Hem Open English gibi bir yol arkadaşın var!
Open English, online bir İngilizce kursu. Nerede ve ne zaman istersen İngilizce öğrenebilirsin. Bu büyük bir fırsat! 7/24 canlı sınıflarda İngilizceni geliştirebilirsin. Open English’in ana dili İngilizce olan eğitmenleriyle pratik yapma imkanın bulunuyor.
Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan yan tarafta bulunan formu doldurabilirsin.
İngilizce evrensel bir dil. Artık hayatın her alanında karşına çıkıyor olmalı. İngilizce bilen biri olmak, insanı birkaç basamak yukarı taşıyor. Sen de İngilizce öğrenmek istemez misin? Belki de temel bir İngilizce bilgin var ama yeni bilgiler edinmek istiyorsun. İngilizceni geliştirmen mümkün.
Yeni bir dil öğrenmek uzun bir serüven. Bu durum İngilizce için de geçerli. İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan zor konuları sonraya bırakmalısın. Seni daha çok heveslendirecek konulara yönelmelisin. Çünkü yapabildiğini gördükçe kendini daha iyi hissedeceksin.
İngilizce öğrenmeye başlayanlar önce sayılara, nesnelere, aylar ve mevsimlere, günlük dilde sık kullanılan ifadelere çalışıyor. Sen de aynı taktiği uygulayabilirsin. Böylece günlük hayatta bir konuşmaya dahil olabilirsin.
December hangi ay? Dec hangi ayın İngilizce kısaltması olarak kullanılıyor? December hangi ay ve isminin hikayesi nedir? Tüm bu sorular çoğu kişi tarafından merak ediliyor. Haydi gel, December hangi ay ve hakkında neler biliyoruz bir bakalım.

December hangi ay diye merak edenler mevcut. December, İngilizce bir kelime. Türkçedeki Aralık ayına tekabül ediyor. Bunun yanında takvimdeki on ikinci aya karşılık geliyor. Yani yılın sonuncu ayı oluyor.
Günlük hayatı kolaylaştıran şeylerin başında kelimelerin kısaltılarak yazılması geliyor. Bu durum aylar için de geçerli. Ayların İngilizce kısaltmalarını takvimlerde görebilirsin. Ayrıca resmi yazışmalarda da kullanılıyor.
December (Aralık) ayının İngilizce kısaltılarak nasıl yazıldığına gelelim. Çünkü eğer kısaltmaların anlamını bilmezsen sorun yaşayabilirsin. December (Aralık) kelimesi İngilizce “Dec” şeklinde kısaltılarak yazılıyor.
İngilizce yazıldığı gibi okunmayan bir dil. Bu nedenle İngilizce öğrenmek istiyorsan İngilizce okuma (reading) ve İngilizce yazma (writing) pratiklerine özen göstermelisin. Kelimeleri doğru telaffuz etmek oldukça önemli. Çünkü bu sayede konuştuğun kişi, ne demek istediğini doğru anlayabilir.
December hangi ay diye soranlar, İngilizce December’ın nasıl okunduğunu da merak ediyor olmalı. December, takvimdeki on ikinci ay olan Aralık ayına denk düşüyor. İngilizce okunuşu yazılışından çok farklı değil. Bu nedenle akılda kalıcı olacaktır. December (Aralık) ayı, Di-sem-bır şeklinde telaffuz ediliyor.
December hangi ay diye merak ediyorsan, Türkçedeki Aralık ayına karşılık geldiğini bilmelisin. December (Aralık), Gregoryen takvimindeki on ikinci ay. Yani yılın son ayı aslında. Bu ay otuz bir gün sürmektedir. December (Aralık) ayı denince senin de aklına kış mevsimi geliyor mu? Peki, kışın başlangıcını temsil eden bu ayın ismi nereden geliyor?
December, Antik Roma takviminde onuncu ayı temsil ediyordu. Çünkü Roma takvimi, Gregoryen takviminden farklı. Antik Roma takviminde on iki ay yok. O dönemde Aralık dönemine December deniliyordu. December (Aralık) ayının ismi de tıpkı November (Kasım) ayı gibi değişmeden günümüze gelmiş.
Decem kelimesi, Latince on anlamına geliyor. Evet, doğru tahmin ettin! December (Aralık) ayının ismi de buradan geliyor. Onuncu ay manasına gelen December ayı, günümüzde Gregoryen takvimde on ikinci ay olarak biliniyor.

December hangi ay diye merak edenler var. Daha önce de söylediğimiz gibi December, Aralık ayına karşılık geliyor. Gregoryen takvimdeki on ikinci yani sonuncu ay. Bu ay Kuzey yarım kürede soğuk, yağmur ve kar demektir.
December (Aralık) ayının diğer aylardan farklı bir yanı daha var. “Helight Monat” da denilen December, kutsal bir ay. Çünkü Hristiyan inancına göre İsa’nın doğumu (Noel) December (Aralık) ayına denk geliyor. Son ay olduğu için bir şeylerin bitişi ve yeniliklerin başlangıcını simgeliyor. Bu anlamda oldukça özel ve kutsal bir ay.
Kışın başlangıcı dedik ama December (Aralık) ayının başka bir özelliği daha var. O da yılın en uzun gecesinin bu ayda yaşanıyor oluşu. 21 Aralık ekinoksu ile Kuzey yarım kürede en uzun gece yaşanıyor. Bununla birlikte Güney yarım kürede ise en uzun gündüz oluyor.
December hangi ay sorusu epey merak ediliyor. December ayı, Türkçedeki Aralık ayına tekabül ediyor. Bir yılda tamı tamına on iki ay var. İşte bu aylardan en sonuncusu December. Gregoryen takvimdeki on ikinci ay.
Her ayın kendine özgü özellikleri mevcut. December (Aralık) ayı da bunlardan biri. Haydi, December hakkında daha detaylı bilgi verelim.
Bir yılda on iki ay var. Her ay belli bir burca karşılık geliyor. December (Aralık) ayında doğanlar iki farklı burç grubu ile ilişkilendiriliyor. December (Aralık) ayının burçları yay ve oğlak. 23 Kasım – 21 Aralık arasında doğanlar yay burcu oluyor. 22 Aralık – 20 Ocak arasında doğanlar ise oğlak burcu sayılıyor. İki burcun da özellikleri birbirinden çok farklı.
December ayı yani Türkçedeki karşılığıyla Aralık, kış mevsiminin başlangıcı sayılıyor. Kuzey yarım kürede hava Aralık ayıyla birlikte soğumaya başlıyor. Yağmur ve kar yağışını izlemek mümkün. December hangi ay sorusuna cevap verdiğimize göre tekrar soralım kışçı mısın yoksa yazcı mı?
Her mevsimin ve ayın kendine has bir güzelliği var. Özellikleri değişkenlik gösteriyor. Buna o dönemde yetişen sebze ve meyveler dahil. Hatta aylara özgü çiçekler de var. December (Aralık) ayı, genelde kırmızı Holly çiçeğiyle anılıyor. Noel zamanında Holly çiçeğinin süslemeler için kullanıldığını görmen mümkün.
Çiçek satan dükkanlarda, yılbaşına sayılı gün kala Holly çiçeğini fark edebilirsin. Yılbaşı haftası bu çiçeği almanın iyi şans getirdiğine inanılıyor. Yıllardır süren bir gelenek bu. Denemek istersen kendine Noel zamanı bir buket Holly çiçeği satın alabilirsin.
December (Aralık) sevilen ve özel bir ay. İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan mevsimler ve aylar gibi basit konularla yol alabilirsin. Hem başlangıçta bu eğlenceli konuları çalışmak, çalışma isteğini artırabilir. Sana çalışma şevki aşılamak için içerisinde December (Aralık) ayı geçen örnek İngilizce cümleler hazırladık. Haydi, cümlelere bir göz atalım.

December hangi ay diye merak edenler, artık cevabı biliyor! Evet, Türkçedeki Aralık ayına karşılık geliyor. Şimdi de İngilizce pratik yapman için birkaç örnek cümle kuralım.
I’m going on a business trip in December. Therefore, my assistant will follow up the work.
Türkçesi:
Aralık ayında bir iş gezisine çıkacağım. Bu nedenle iş takibini asistanım yapacak.
Does it snow in December? I wish it snowed on Christmas morning!
Türkçesi:
Aralık ayında kar yağar mı? Keşke Noel sabahı kar yağsa!
His birthday is on the fourteenth of December. I have little time to buy gifts.
Türkçesi:
Onun doğum günü Aralık ayının on dördünde. Hediye almak için az zamanım kaldı.
İngilizce öğrenme sürecini eğlenceli hale getirmek senin elinde. Sıfırdan İngilizce öğrenebilirsin ya da temel İngilizce bilgine yenilerini ekleyebilirsin. Üstelik Open English her zaman yanında!
Open English ile İngilizce öğrenmek ve İngilizce konuşmak hem kolay hem de eğlenceli! Daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan formu doldurabilirsin.