Hangi dilde konuşursan konuş düğüne gitmek her zaman eğlencelidir. Bazen stresli yanları olsa da gün sonunda genellikle mutlu ayrılırsın mekandan. Aileyle, arkadaşlarla birlikte olmak, güzel bir tören izlemek ve sonrasında harika bir partiye gitmek kimin hoşuna gitmez ki?
Ama işte bazen işler böyle yürümüyor. Biraz stresli de olabiliyor. Özellikle yabancı bir arkadaşınızın düğününe gideceksen…
İngilizce öğrenme sürecindeysen ve İngilizcenin anadil olarak konuşulduğu bir düğüne gitmek üzereysen bilmen gereken birkaç kelime olacaktır. Sen o düğünde öylece kalakalma diye biz senin için ihtiyacın olan tüm kelimeleri bu yazıda topladık.
Ama ben bu kelimeleri hiçbir yere bakmadan kendi kendime konuşabileyim diyorsan, seni Open English ile tanıştıralım.

Düğünde veya başka bir yerde kendini ifade etmekte zorlanıyorsan bol bol pratik yapmalısın. ‘E nasıl yapacağım, hep bir yerlere gitmiyorum ki?’ deme sakın! Çünkü Open English ayağına geldi. Dilediğin saatte, dilediğin yerde native hocalarla pratik yapabilirsin.
Open English online bir İngilizce kursu Sıfırdan İngilizce öğrenmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim olacak. Çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Bunun yanı sıra 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini dinleyebilirsin.
Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Motive olup İngilizceyi öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurman yeterli.
Bu yazıda, İngilizce konuşulan bir düğüne misafir olarak gittiğinde bilmen gereken tüm kelimeleri öğreneceksin. Hadi, başlayalım!
İngilizcede Bride (brayd) kelimesi “gelin” olarak kullanılır. Bu kelime genellikle evlenme töreni sırasında kullanılır. Yani evlenmek üzere olan kadını tanımlar. Gelin, evlenme töreni sırasında günün en önemli kişisi olur ve tüm dikkatler onun üzerindedir.
Bride yani gelin genellikle beyaz bir elbise giyer. Bu elbise ile günün en güzel kadını olarak görünür. Bride genellikle çiçeklerle süslenir ve saçlarının üzerine beyaz bir kurdele bağlar. Tören sırasında gelin ve damat eş olarak kabul edilir. Bu kabul sonrası da birlikte yaşamaya başlarlar.

Example: We are getting married in a beautiful ceremony next month.
(Gelecek ay güzel bir törende evleniyoruz.)
Example: The groom was surprised about what to do with excitement.
(Damat heyecandan ne yapacağını şaşırdı.)
Example: The wedding reception was held in a fancy hotel.
(Düğün resepsiyonu lüks bir otelde gerçekleşti.)
Example: They plan to get married next year.
(Onların gelecek yıl evlenme planları var.)
Example: They met each other and knew they were meant to be spouses.
(Birbirlerini tanıdılar ve eş olarak birlikte olmalarının mecbur olduğunu anladılar.)
Example: They were partners in life and in business.
(Hayat ve işte onlar ortaktılar.)
Example: Her husband couldn’t take his eyes off his beautiful wife at the ceremony.
(Kocası törende güzel karısının gözlerini ayıramadı.)
Example: Him wife was so happy to have her husband by her side.
(Karısı, kocasının yanında olmasından çok mutluydu.)
Example: The ceremony was filled with emotion as the couple exchanged vows.
(Tören duygusal olarak doluydu çünkü çift sözleri değiştirdi.)
Example: The reception was a grand affair with delicious food and great music.
(Resepsiyon lezzetli yemekler ve harika müziklerle dolu büyük bir etkinlikti.)
Example: The couple exchanged vows and rings in front of their family and friends.
(Çift, eşleri ve arkadaşları önünde birbirlerine söz verip yüzükleri taktılar.)
Example: They decided to tie the knot in a small ceremony.
(Küçük bir törende bağlarını bağlamaya (evlenmeye) karar verdiler.)

Example: The couple exchanged rings during the ceremony.
(Çift, törende yüzükleri taktı.)
Example: The bride walked down the aisle towards her waiting groom.
(Gelin damadının beklediği yöne doğru aisle’a yürüdü.)
Example: They decided to honeymoon in Hawaii.
(Balayı için Hawaii’ye gitmeye karar verdiler.)
Example: The couple’s wedding party was grand, with lots of music and dancing.
(Çiftin düğün partisi çok müzikli ve danslı büyük bir etkinlikti.)
Example: The couple hired a professional wedding planner to organize their wedding day’s details.
(Çift profesyonel bir düğün planlamacısını düğün günlerinin tüm ayrıntılarını organize etmek için kiraladı.)
Example: The couple gave their guests small boxes of chocolates as wedding favors.
(Çift misafirlerine küçük kutular şeker olarak düğün hediyeleri verdi.)
Example: The best man gave a heartfelt toast to the happy couple during the reception.
(En iyi arkadaş mutlu çifte kalpten bir kadeh kaldırdı resepsiyonda.)
Example: The couple set up a wedding registry at a department store for their guests to buy gifts.
(Çift armağan alacak misafirleri için bir departman mağazasında bir düğün kayıt defteri açtı.)
Example: The groom chose a simple but elegant wedding band to match his fiancé’s engagement ring.
(Damat, nişan yüzüğünün eşleşeceği basit ama zarif bir düğün bileziği seçti.)
Example: The couple sent out beautiful wedding invitations with a calligraphy design.
(Çift, kaligrafi tasarımı olan güzel düğün davetiyeleri gönderdi.)
Example: The couple hired a professional wedding photographer to capture all the special moments of their big day.
(Çift profesyonel bir düğün fotoğrafçısını büyük günlerinin tüm özel anlarını yakalamak için kiraladı.)
Hayatında en az bir kez oyun oynamışsındır. Nerede oynadığın fark etmez: Telefon, tablet ya da bilgisayar… Eğer ki bu oyunları İngilizce dilde oynadıysan, karşına birçok kelime çıkmış ve bu kelimeleri bilmiyorsan bile zamanla anlamlarını çözmüşsündür. Yani bu şekilde bakınca oyunlardan pek çok İngilizce kelime öğrenmiş olabilirsin.
Bazen bir durumu betimlemek, bazen oyuna dair talimatlar vermek, bazen de oyun oynarken oyuncuları yönlendirmek için kullanılan bu İngilizce kelimeler, zamanla diline yerleşmiş ve online oyunlarda sıklıkla karşına çıkmıştır. Peki oyunlarda sık kullanılan İngilizce kelimeler neler mi? Aşağıda buna dair tüm detayları bulabilirsin.
Listemizde sadece oyunlarda kullanılan kelimelerin yanı sıra günlük hayatta da karşına çıkan farklı durumlarda kullanabileceğin kelimeler yer almaktadır. Burada kafan karıştıysa yazıya geçmeden önce ufak bir örnek vererek her şeyi netleştirmek daha sağlıklı olacaktır.
Örneğin bir yabancı ile toplantı yaptın ve en sonunda size “Clear?” dedi. Burada ne demek istiyor? “Temiz mi?” Ama ne temiz mi? Neyden bahsediyor? Anladıysan bir sorun yok, günlük kullanıma hakimsin.
Anlamadıysan da hemen açıklayalım. Burada “Clear?” kullanımı “Her şey anlaşıldı mı?”, “Anlaşılmayan bir nokta var mı?”, “Kafanıza takılan bir şey var mı?” gibi anlamlara gelmektedir.
Örneğin açıklayıcı olduğunu düşünerek hemen oyunlarda karşına çıkabilecek İngilizce kelimelere geçmek istiyoruz.

İngilizce çalışmak ve İngilizce kelime hazneni genişletmek için kullanabileceğin oyunlarda sık kullanılan İngilizce kelimeler, aşağıda seni bekliyor. Hiç vakit kaybetmeden listemize geçelim.
| Oyunlarda Kullanılan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Ability / skill | Oyundaki karakterlerin yetenekleri, yapabilecekleri |
| Ace | Rakip takımın hepsini bir oyuncunun ortadan kaldırması |
| Action game | Aksiyon oyunu |
| Away From Keyboard (AFK) | Klavyenin başında olmama, şu anda oyunda yer almama |
| Again | Tekrar etmek, tekrarlamak |
| Aim | Nişan almak, nişanlamak |
| Aimbot | Düşmana otomatik nişan almayı sağlayan hile |
| Amateur | Amatör |
| Armor | Oyunlarda karakter için alınan zırh |
| Attack | Atak yapmak, saldırmak |
| Backgrounds | Arka taraf |
| Bad Game (BG) | Kötü oyun |
| Ban | Oyun kurallarına aykırı hareket yaparak oyundan men edilme |
| Basic | Temel |
| Beta | Oyunun yanına çıkmadan önceki son aşama hali |
| Bot | Yapay zeka tarafından yönetilen ve antrenman modlarında kullanılabilen oyun karakterleri |
| Bug | Oyundayken oyuncunun başına gelebilen komik durumlar |
| Bunny | Normal hızdan daha hızlı gitmek için sürekli zıplayarak hareket etmek |
| Buy | Satın almak |
| Cancel | İptal etmek |
| Chapter | Bölüm |
| Check point | Kontrol Noktası |
| Clear | Bir alanın temiz olduğunu belirtmek için kullanılan ifade |
| Config | Ayar yapmak, konfigüre etmek |
| Continue | Devam etmek |
| Cross Koymak | Nişangahı bir noktaya sabitlemek |
| Damage | Alınan veya verilen hasar, darbe |
| Danger | Tehlike durumu |
| Defenders | Savunucular |
| Defense | Savunmak |
| Delay | Sunucudan veya internetten kaynaklanan gecikme durumu |
| Difficulty | Zorluk |
| Direction | Yön |
| Disconnect | Bağlantının kesilmesi |
| Distance | Mesafe, uzaklık |
| Double Kill | Peş peşe iki kişiyi öldürmek |
| Drive | Sürmek |
| Easy | Kolay |
| Edit | Düzenlemek |
| Enemy | Düşman |
| Energy | Enerji |
| Escape | Kaçış, kaçmak |
| Exclusive | Sadece belli platformlarda piyasaya sürülecek oyunlara verilen ad |
| Exit | Çıkış |
| Fall Damage | Bir yerden düşüldüğünde karakterin aldığı hasar |
| Finish | Bitirmek, bitiş |
| Flash | Rakibi kör eden yetenekler |
| Focus | Odaklanmak, odak noktası |
| Forward | İleri |
| Free for all | Çoklu oyunculu oyunlarda herkesin birebir oynaması |
| Free to Play | Bir oyunun ücretsiz olarak piyasaya sürülmesine verilen ad |
| Game over | Oyun sonu |
| Good Game (GG) | İyi oyun, kaliteli ve zevkli oyun |
| Ghost | Rekabetçi bir oyunda canlı yayın gibi yerlerden yayıncıyı izleyerek oyun içerisinde onu takip etmek |
| Good Job (GJ) | Başarılı bir iş yapan oyuncuyu takdir etmek, iyi iş |
| Good Luck(GL) | İyi şanslar, şans dilemek |
| God mod | Tanrı modu (Sınırsız cana sahip olunan mod) |
| Grenade | El bombası |
| Guide | Rehber |
| Hard core | Yetenekli oyuncular için kullanılan tabir, zorlu |
| Head Shot (HS) | Kafadan vuruş, kafadan vurmak |
| Heal | Can veren yeteneklere verilen isim |
| Health points (HP) | Can puanı, sağlık puanı |
| Have Fun (HF) | İyi eğlenceler |
| Hide | Gizlemek, saklamak |
| How-to-play | Nasıl oynanır |
| Indie oyun | Düşük bütçeli yapımlara verilen isim |
| Info | Rakiplerin nerde olduğuna dair takım arkadaşlarına bilgi vermek |
| Instruction | Yönerge, talimat |
| Intro | Giriş, tanıtım |
| Invate | Oyuna davet etmek |
| Item | Oyunlarda kullanılan eşyalara verilen ad, nesne |
| Jump | Zıplamak |
| Kick | Atmak, çevrimiçi bir oyunda takımdan bir oyuncunun kovulması |
| Kill | Bir rakibi öldürmek |
| Knock out (KO) | Bir dövüş oyununda rakibi yenme durumu |
| Lag | Sunucudan veya internetten kaynaklı olarak yaşanan gecikme veya duraklama |
| Lagger | Online oynanan oyunlarda gecikme yaşayan oyucuya verilen ad |
| Last-hit | Son vuruşu yapmak |
| Level | Seviye |
| Light | Işık |
| Loading | Yükleniyor ibaresi |
| Log out | Çıkış Yapmak |
| Laughing out Loud (LoL) | İngilizce sesli gülme anlamına gelen kısaltma |
| Loot | Oyunda ölen düşmanın üzerinden düşen eşyaları toplama işlemi |
| Map | Harita |
| Market | Silah, zırh ve yetenek satın alanın yer |
| Massively Multiplayer Online (MMO) | Çok sayıda oyuncunun online oynadıkları büyük oyunlar |
| Mode | Mod |
| Multiplayer | Çoklu oyunculu, çok sayıda oyuncuya sahip |
| Non Player Character (NPC) | Bir karakterin yapay zekânın kontrolünde olması |
| Noob | Oyunda yeni olan; çaylak, tecrübesiz, yeteneksiz kişi |
| No Problem (NP) | Sorun yok anlamında kullanılan ibare |
| Nice Try (NT) | İyi deneme demek için kullanılan tabir |
| Offline | Çevrimdışı |
| One Tap | Tek mermi ile düşmanı kafadan vurma durumu |
| Online | Çevrimiçi |
| Opponent | Rakip |
| Options | Seçenekler |
| Password | Şifre |
| Pause | Durdurmak, duraklama |
| Ping | İnternet bağlantısın durumunu ifade eden birim |
| Play Slow | Yavaş oyna ya da sakin oyna anlamında kullanılan kelime öbeği |
| Player | Oyuncu |
| Power | Güç |
| Practice | Pratik |
| Pre-Fire | Ön ateş |
| Press | Baskı |
| Previous | Önceki |
| Punch | Yumruk |
| Quest | Görevler, oyun içinde alınan görev |
| Quit | Çıkış, çıkmak |
| Ranked | Dereceli oyun |
| Ready | Hazır, hazır olmak |
| Real Time Strategy (RTS) | Gerçek zamanlı strateji oyunlarına verilen genel ad |
| Record | Kayıt etmek, kayıt |
| Report | Raporlama, oyunda hile yapan ya da oyunun gidişini bozan kişileri şikayet etme |
| Resurrection (Res) | Yeniden doğuş, yeniden doğmak |
| Re-Take | Ele geçirmeye çalışmak |
| Retry | Tekrar |
| Return | Geri dönmek |
| Roguelike | Sürekli ölüp dirilinen oyun türü |
| Rotate | Rota |
| Round | Tur, raunt |
| Rule | Kural |
| Rush | Hızlı bir şekilde bir alana gitmek, hızlı hareket etmek |
| Safe | Güvenli |
| Save | Kaydetmek |
| Score | Skor |
| Screen | Ekran |
| Select | Seçmek |
| Server | Sunucu |
| Settings | Ayarlar |
| Shop | Oyun için dükkan |
| Shot | Vuruş, atış |
| Simulation | Simülasyon |
| Skip | Atlamak, geçmek |
| Sound | Ses |
| Speed | Hız |
| Sprint | Hızlı koşmak |
| Stage | Aşama |
| Start | Başlamak |
| Status | Durum |
| Step | Adım |
| Stop | Durmak, dur talimatı |
| Strafe | Yan yürüme, sağa veya sola doğru ilerleme |
| Strike | Vurmak |
| Surrender | Takımdaki oyuncuların yenilgiyi kabul edip teslim olması |
| Survival | Bir adada ya da şehirde çeşitli tehditlere karşı hayatta kalmaya çalışılan oyun türü |
| Target | Hedef |
| Team | Takım |
| Total | Toplam |
| Troll | Kasıtlı olarak takım arkadaşlarına zarar veren aktivitelerde bulunan oyuncu |
| Turn | Dönmek, dön talimatı |
| Utility | Yetenekler |
| Wallbang | Duvar arkasındaki kişiyi öldürmek |
| Wallhack | Bir düşmanı duvarın arkasındayken hile yardımıyla görmek |
| Warning | İkaz, uyarı |
| Weapon | Silah |
| Win | Galibiyet, zafer |
| Well Played (WP) | İyi oynayan rakip ya da dost oyuncuyu takdir etmek |
| Zone | Bölge, alan |

Burada listemizi bitiriyoruz. İngilizce öğrenirken bu kelimelerden faydalanabileceğin gibi profesyonel bir destek için Open English’i tercih edebilirsin.
Online İngilizce kursumuz sayesinde istediğin yerden dilediğin zaman 7/24 İngilizce öğrenebilir, anadili İngilizce olan eğitmenlerle İngilizce konuşma pratikleri yapabilirsin. Hemen kursumuza kaydol, hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce öğrenmeye başla.
Hadi harekete geç! Hemen yan tarafta yer alan formu doldur, seni arayalım ve İngilizce öğrenme yolculuğunda her zaman yanında olalım.
İngilizce konuşurken ya da İngilizce öğrenirken, her zaman kelimelerin önemli bir unsur olduğunu görmüşsündür. İletişim kurmak, karşı tarafı anlamak ve metinler hazırlamak için İngilizce kelimeler, gramer kadar önemli bir konudur ve her zaman canlı tutulması gerekir.
Şöyle düşünelim; İngilizce grameri çok iyi biliyorsun ama kelime haznen iletişim kurmaya yetecek kadar yok ya da kelime haznen bir noktadan sonra iletişim için yetersiz kalıyor. Bu noktada gramerin bir katkısı olmayacaktır. Ama gramer konusunda sağlam bir birikime sahip olup bir de üzerine İngilizce kelime haznenin genişletirsen, İngilizce sorununu hızlı bir şekilde ortadan kaldırabilirsin.
Bunun için de İngilizcede en çok kullanılan 250 kelimeyi öğrenmek sana faydalar sağlayacaktır. Daha önce İngilizcede en çok kullanılan 100 kelime, İngilizcede en çok kullanılan 500 kelime ve İngilizcede en çok kullanılan 1000 kelime yazılarını hazırlamıştık. İstersen bu yazılarımıza da bir göz atabilirsin.
Ana dili İngilizce olan eğitmenlerle 7/24 online derslerden sınırsız yararlanmak istersen Open English’e bugün başlayabilirsin. Detaylı bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli, sana anında geri dönüş yapacağız.

İşte İngilizcede en çok kullanılan 250 kelime listesi ve Türkçe karşılıkları:
| İngilizcede En Çok Kullanılan 250 Kelime | Türkçe Karşılıkları |
| accept | kabul etmek |
| achieve | başarmak |
| acquire | edinmek |
| add | eklemek |
| address | hitap etmek |
| admit | itiraf etmek |
| advise | önermek |
| affect | etkilemek |
| agree | katılmak |
| allow | izin vermek |
| analyse | analiz etmek |
| answer | cevaplamak |
| appear | ortaya çıkmak |
| appoint | ayarlamak |
| approve | onaylamak |
| argue | tartışmak |
| arrange | ayarlamak |
| arrest | tutuklamak |
| arrive | varmak |
| ask | sormak |
| back | yardım etmek |
| be | olmak |
| become | olmak |
| begin | başlamak |
| believe | inanmak |
| born | doğmak |
| break | kırmak |
| bring | getirmek |
| build | inşa etmek |
| burn | yanmak |
| buy | satın almak |
| call | aramak |
| care | ilgilenmek |
| carry | taşımak |
| catch | yakalamak |
| cause | sebep olmak |
| change | değiştirmek |
| check | bakmak |
| choose | seçmek |
| claim | istemek |
| clean | temizlemek |
| climb | tırmanmak |
| close | kapatmak |
| combine | birleştirmek |
| come | gelmek |
| comment | yorumlamak |
| compare | karşılaştırmak |
| confirm | onaylamak |
| connect | bağlanmak |
| consider | düşünmek |
| contain | kapsamak |
| continue | devam etmek |
| control | kontrol etmek |
| cook | pişirmek |
| count | saymak |
| cover | örtmek |
| create | yaratmak |
| cry | ağlamak |
| cut | kesmek |
| damage | zedelemek |
| dance | dans etmek |
| deal | anlaşmak |
| decide | karar vermek |
| define | açıklamak |
| deliver | göndermek |
| depend | bağlanmak |
| describe | açıklamak |
| design | tasarlamak |
| destroy | yok etmek |
| determine | belirtmek |
| develop | geliştirmek |
| die | ölmek |
| direct | yönlendirmek |
| disappear | kaybolmak |
| discover | keşfetmek |
| discuss | tartışmak |
| do | yapmak |
| dress | giyinmek |
| drink | içmek |
| drive | kullanmak |
| earn | kazanmak |
| eat | yemek |
| end | bitirmek |
| enter | girmek |
| escape | kaçmak |
| exercise | egzersiz yapmak |
| explain | açıklamak |
| explore | keşfetmek |
| face | yüzleşmek |
| fail | başarısız olmak |
| fear | korkmak |
| feed | beslemek |
| feel | hissetmek |
| fight | savaşmak |
| find | bulmak |
| finish | bitirmek |
| fly | uçmak |
| focus | odaklanmak |
| follow | takip etmek |
| force | zorlamak |
| forget | unutmak |
| get | almak |
| give | vermek |
| go | gitmek |
| grow | büyümek |
| handle | halletmek |
| hang | asmak |
| hate | nefret etmek |
| have | sahip olmak |
| hear | duymak |
| help | yardım etmek |
| hope | umutlanmak |
| imagine | hayal etmek |
| improve | gelişmek |
| increase | artmak |
| influence | etkilemek |
| inform | haber vermek |
| introduce | tanıtmak |
| invite | davet etmek |
| join | katılmak |
| judge | yargılamak |
| jump | zıplamak |
| keep | tutmak |
| kick | tekme atmak |
| kill | öldürmek |
| kiss | öpmek |
| knock | vurmak |
| know | bilmek |
| laugh | gülmek |
| learn | öğrenmek |
| leave | bırakmak |
| let | izin vermek |
| lie | yalan söylemek |
| like | hoşlanmak |
| listen | dinlemek |
| live | yaşamak |
| look | bakmak |
| lose | kaybetmek |
| love | sevmek |
| make | yapmak |
| manage | yönetmek |
| mark | işaretlemek |
| marry | evlenmek |
| match | eşleştirmek |
| meet | tanışmak |
| mention | bahsetmek |
| miss | kaçırmak |
| move | ilerlemek |
| need | istemek |
| note | not almak |
| obtain | edinmek |
| offer | teklif etmek |
| open | açmak |
| order | emretmek |
| organise | organize etmek |
| own | sahip olmak |
| paint | boyamak |
| pass | geçmek |
| pay | ödemek |
| plan | planlamak |
| play | oynamak |
| prefer | tercih etmek |
| prepare | hazırlanmak |
| prevent | engellemek |
| produce | üretmek |
| promise | söz vermek |
| promote | desteklemek |
| protect | korumak |
| prove | kanıtlamak |
| provide | sağlamak |
| pull | çekmek |
| push | ittirmek |
| race | yarışmak |
| read | okumak |
| realize | fark etmek |
| receive | almak |
| record | kaydetmek |
| refuse | itiraz etmek |
| reject | reddetmek |
| remain | kalmak |
| remember | hatırlamak |
| remove | çıkarmak |
| repeat | tekrar etmek |
| reply | yanıtlamak |
| report | bildirmek |
| respond | cevap vermek |
| result | sonuçlanmak |
| return | dönmek |
| review | değerlendirmek |
| ride | binmek |
| rise | yükselmek |
| rule | kural |
| run | koşmak |
| save | kaydetmek |
| say | söylemek |
| search | aramak |
| see | görmek |
| seem | görünmek |
| select | seçmek |
| sell | satmak |
| send | göndermek |
| serve | servis etmek |
| set | kurmak |
| share | paylaşmak |
| shoot | vurmak |
| show | göstermek |
| sign | imzalamak |
| sing | şarkı söylemek |
| sleep | uyumak |
| smile | gülmek |
| solve | çözmek |
| speak | konuşmak |
| spend | harcamak |
| stand | durmak |
| start | başlamak |
| stay | kalmak |
| steal | çalmak |
| step | adım atmak |
| stop | durmak |
| study | çalışmak |
| suffer | acı çekmek |
| suggest | önermek |
| support | desteklemek |
| survive | sağ kalmak |
| take | almak |
| talk | konuşmak |
| teach | öğretmek |
| tell | söylemek |
| thank | teşekkür etmek |
| think | düşünmek |
| touch | dokunmak |
| train | eğitmek |
| travel | seyahat etmek |
| trust | güvenmek |
| try | denemek |
| turn | dönmek |
| understand | anlamak |
| use | kullanmak |
| view | görüntülemek |
| visit | ziyaret etmek |
| wait | beklemek |
| walk | yürümek |
| want | istemek |
| wash | yıkamak |
| watch | izlemek |
| wear | giymek |
| win | kazanmak |
| work | çalışmak |
| worry | endişelenmek |
| write | yazmak |

İngilizcede en çok kullanılan 250 kelimeyi bitirdiğimize göre sana İngilizce öğrenmek için tercih edebileceğin online İngilizce kursumuzdan bahsetmek istiyoruz.
Open English olarak 15 yılı aşkın süredir 1,5 milyon öğrenciye İngilizce çalışma ve öğrenme konusunda destek vermekteyiz. Sen de bu aileye dahil olmak ve hızlı bir şekilde İngilizce öğrenip dil sorununu ortadan kaldırmak istiyorsan, tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak…
Hiç vakit kaybetmeden yan tarafta yer alan formu doldur, kısa süre içerisinde seni arayalım ve İngilizce öğrenmek için çıktığın yolculukta her zaman yanında olalım.
Film izlemek, pek çoğumuzun keyifli vakit geçirmek için sıklıkla yaptığı aktivitelerin başında gelir. Kimi zaman akşam vakti eşinle, ailenle, arkadaşlarınla ya da sevgilinle yeni bir şeyler izleyip hayatın olağan akışından uzaklaşmak, kimi zaman da hayranı olduğun yönetmenin veya oyuncunun yeni yapımını izlemek için yaptığın bu aktivite, İngilizceni geliştirmene ve İngilizce öğrenmene de katkılarda bulunabilir.
Bu yıl İngilizceni geliştirmeyi planlıyorsan Open English ile kolayca başarabilirsin. Online İngilizce kursu Open English hakkında detaylı bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurabilirsin.
Pek mantıklı gelmediyse hemen açıklıyoruz. İlk olarak izlemeyi planladığın filmin alt yazısını İngilizce yapmalı ve bu şekilde izlemelisin. Burada “İngilizcem zaten iyi değil. İngilizce alt yazılı izlediğimde hiçbir şey anlamayacağım.” diyorsan, sana tavsiyemiz daha önce izlediğin filmler içerisinden izleyeli uzun zaman olmuş ve tekrar izlemek istediğin yapımlara yönelmen…
Bu sayede hem filmin konuşmalarını kestirebilir, hem de İngilizceni geliştirebilirsin. Tabii İngilizce geliştirecek birçok film türü var. Bunlar içinden herkesin dikkatini farklı türler çekmektedir.
Biz de bu yazımızda bilim kurgu sevdalılarını göz önünde bulundurarak İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmlerini liste haline getirdik.
Daha öncesinde İngilizce geliştirecek komedi filmleri, İngilizce geliştirecek polisiye filmleri ve İngilizce öğrenmeni kolaylaştıracak klasik filmleri listelemiştik. Bunlara da göz atmak isteyebilirsin.
Lafı uzatmadan İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmleri listemize geçelim:

İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmleri listemizin ilk sırasında son dönemlerin en çok beğenilen filmlerinden biri olan Marslı var. Bir görev için Marsa gönderilen bir grup astronot, şiddetli bir fırtına sonrasında Mark Watney’i (Matt Damon) öldü sanarak dönüş yolculuğuna çıkarlar.
Mark Watney ise sanılan aksine ölmemiştir ve Mars’ta tek başınadır. Zekasını ve zorlu şartlara dayanıklılığını ortaya koyarak dünyaya sinyal göndermeye ve Mars’tan kurtulmaya çalışan Mark Watney karakterinin çevresinde dönen bu film, bir kitap uyarlamasının da detaylara ve inanılırlığa dikkat edildiğinde son derece kaliteli olabildiğini göstermektedir.
İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmi arıyorsan The Martian ile bu arayışını sonlandırabilir ve hem aksiyon hem de gerilim dolu bir İngilizce geliştirme serüveni yaşayabilirsin.
Sırada çıktığı ilk günden itibaren binlerce teoriye sebep olan ve yıllardır halen belirli gizemlerini koruyan bir film var: Inception… Christopher Nolan tarafından yazılan ve başrolünde Leonardo DiCaprio’nun yer aldığı bu film, İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmlerinden biri olarak karşına çıkıyor.
Rüya içinde rüya hatta o rüyanın içinde de bir rüya olarak en basit şekilde ifade edebileceğimiz Inception filmi, bilinçaltına sızmak ve bilgi almak için rüyalara sızarak casusluk yapan bir ekinin hayatına odaklanıyor. Hem şaşırtan, hem kafa karıştıran, hem de İngilizce geliştirecek olan bu filmi, izlemediysen kesinlikle listene almalı; eğer izlediysen de İngilizce alt yazıyla tekrar izlemelisin.

Eğer yapay zekaya ilgi duyuyorsan, İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmi için Ex Machina adlı yapımı tercih edebilirsin. Teknoloji şirketinde yazılım uzmanı olarak çalışan Caleb, şirketinde düzenlenen bir yarışma neticesinde şirketinin gizemli CEO’sunun gözlerden uzak dağ evinde bir hafta geçirmeye hak kazanır.
Robot bir kızın bedeninde dünyanın ilk yapay zekasıyla karşılaşan Caleb, bu andan itibaren yavaş yavaş olayların içine girmeye başlar. Zekice tasarlanan senaryosu ile her zaman gerilim, heyecan ve merak duygularını tetikleyen Ex Machina filmini İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmleri listene sen de dahil edebilirsin.
Başrollerinde Tom Cruise ve Emily Blunt’ın yer aldığı Edge of Tomorrow, İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin başka bir bilim kurgu filmi… Bu filmi daha önceden izlediysen zaten konusunu biliyorsun ama izlemediysen de spoiler vererek filmi izleme isteğini kaçırmak istemiyoruz.
Ama şunu söyleyebiliriz; yakın geleceğe dair bilim kurgusal bir yaklaşıma sahip olan bu filmin her anında aksiyon var. Ayrıca eklemek istiyoruz ki filmin mottosu bile seni izlemeye teşvik edecektir. Posterinde de yazan “LIVE, DIE, REPEAT” cümlesini söyleyerek spoiler vermeden başka bir İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmine geçiş yapıyoruz.
İlk kez 1979 yılında yapılan Mad Max filminin 36 yıl sonra gelen farklı bir uyarlaması Mad Max: Fury Road, İngilizce geliştirmek için izleyebileceğin başka bir bilim kurgu dizisi… Nükleer savaşın ardından dünyanın çölleştiği ve susuzluk probleminin kol gezdiği dünyada hayatta kalma içgüdüsüyle hareket eden Max (Tom Hardy) üzerine odaklanan muhteşem bir yapım…
36 yıl sonra aynı yönetmen George Miller tarafından çekilen bu filmin her anında karakterlerin farklı motivasyonları, filmin an be an artan aksiyonuyla birleştiğinde tadına doyulmaz bir yapım oluyor. Tom Hardy’nin başrolü Charlize Theron ile paylaştığı bu filmi izlemediysen kesinlikle izlemeli, izlediysen de İngilizce altyazılı olarak İngilizceni geliştirmek için izlemelisin.

Marvel çizgi romanlarını şu ana kadar kesinlikle duymuşsundur. Bu çizgi romanlardan bir tanesi olan X-Men serisinin 7. filmi Days of Future Past, İngilizce geliştirmek için tercih edebileceğin bir bilim kurgu filmi…
Bir mutant filmi olarak kısaca tanımlanabilecek olan X-Men’in bu yedinci filminde insan ırkı ve mutanlar yok olmanın eşiğine gelmişlerdir. Bu minvalde şekillenen bu bilim kurgu filmi, hem fantastik öğeler arayan hem de film izleyerek İngilizce öğrenmek isteyen bireyler için yerinde bir tercih olacaktır.
Kesinlikle listene alman gereken bu altıncı bilim kurgu filmiyle İngilizce geliştirecek bilim kurgu filmleri listemizi sonlandırıyoruz.
Yazımızı bitirmeden önce de İngilizce öğrenmek ve geliştirmek için sana fayda sağlayacak önerimizi bir alt başlığa geçerek yakından inceleyebilirsin.
İngilizce bilim kurgu filmleri izleyerek bir noktaya kadar İngilizce öğrenebilir ya da İngilizceni geliştirebilirsin ama İngilizce çalışmak ve peşine gelen süreçte her zaman profesyonel destek alman gerekmektedir.
Çünkü profesyonel destek, İngilizceyi nasıl öğrenmen gerektiğini anlatır ve sonrasında da İngilizcenin en önemli unsurlarından başlayarak gramer, İngilizce konuşma, İngilizce okuma ve İngilizce yazma konularında seni geliştirir.
Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursumuz sayesinde İngilizce öğrenmenin tüm süreçlerini profesyonel destekle halledebilirsin. Buna ulaşmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak…
Sen formu doldurduktan sonra kısa süre içinde seni arayacağız ve online İngilizce kursumuzla alakalı tüm detayları seninle paylaşacağız.
Hadi daha fazla vakit kaybetme! İngilizceni 2023 yılında hızlı ve kolay bir şekilde hallet.
Doğru bir şekilde dil öğrenmek herkesin hayalidir. Dil öğrenmeye başlarken kelimeleri ve kelimelerin anlamlarını araştırmak, kelimelerin okunuşlarını doğru telaffuzla söyleyebilmek en önemli adımdır. Bu yazımızda İngilizce diksiyonun ayrıntılarını öğreneceksin.
İngilizce diksiyon öğrenebilmek için öncelikle kendi dilimizdeki diksiyon kurallarını bilmek gerekir. Hece ve sözcük vurgusuna dikkat etmek, diksiyon kurallarından en önemlisidir. Cümleyi anlamlı hale getiren vurgu, diksiyon için anahtar noktadır. Kelimeleri seçerken doğru vurgu kullanmak, hem kelimenin anlamını hem de konunun içerisindeki cümleyi farklı noktalara taşıyabilir. Bu nedenle konuşurken kullandığımız kelimelerin anlamlarını bilmek İngilizce diksiyon öğrenmek için önemli bir adım olacaktır.
İngilizce diksiyon öğrenmek gündelik hayatın en önemli yapı taşıdır. Kendini ifade etmede en önemli rolü üstlenen diksiyon, kelime dağarcığının gelişmesi ile pekişir. Bu nedenle kullandığımız dilin kelimelerini bilmek, anlamlarını öğrenmek ve anlamlarına uygun vurgu yapabilmek oldukça önemlidir.
İngilizce diksiyon dersi nasıl alınır? İngilizce diksiyonun inceliklerini ve İngilizceye dair diğer tüm ayrıntıları öğrenmek istiyorsan bu sayfada bulunan formu bir an önce doldur, en kısa sürede seni arayalım ve hemen Open English aboneliğini başlatalım!
Ayrıca İngilizce kelimeleri öğrenmek, İngilizce diksiyonunu geliştirebilmek için January Hangi Ay? İngilizce January Hakkında Bilgiler başlıklı yazımızı okuyabilir, İngilizce kelimeleri öğrenmeye aylardan başlayabilirsin!

Diksiyon; seslerin, sözcüklerin, anlamına uygun vurgulanarak okunmasıdır. İngilizce diksiyon öğrenebilmek için kullanacağımız dilin kelimelerini bilmek gerekir. İngilizce diksiyon kurallarını öğrenmenin yollarından biri de, kelime dağarcığını geliştirmek ve bol bol İngilizce pratik yapmak. İngilizce pratik yapmak için ise öncelikle ihtiyacın olan kelimeleri öğrenmelisin.
Gündelik hayatta duyduğumuz kelimeler; yaşantımızı şekillendirmenin, kendimizi ifade etmenin en temel taşıdır. Olaylara doğru yaklaşım, konularla bağlantılı kelimeleri öğrenmekle başlar. Bu noktada yapman gereken ilk şey ihtiyacın olan kelimeleri bulmak ve anlamlarını öğrenmek.
İngilizce diksiyon öğrenebilmek için anlamını bilmediğin yabancı kelimeleri not etmelisin. Sonra bu kelimelerin anlamlarını öğrenmeli ve bu kelimelerin cümle içerisinde anlamına uygun kullanımlarını dinlemelisin. Diksiyon konusunda en önemli noktanın vurgu konusu olduğundan bahsetmiştik. Buna bağlı olarak konuşurken kullandığımız kelimelerin vurgusuna dikkat etmezsek cümlelerimizde farklı anlamlar oluşmasına sebep olabilir, kendimizi yanlış ifade edebiliriz.
Her dilin kendine özel vurgulama tekniği bulunmaktadır. İngilizcede vurgu konusu oldukça önemlidir ve bir çok kelimenin anlamını vurguyla belirleriz. İngilizce diksiyonda vurgulamayı doğru yapabilmek için kelimelerin söyleniş biçimlerini, vurgulu kısımlarını ve harflerin telaffuzunu doğru öğrenmek gerekir. Özellikle kelime içerisindeki harflerin okunuşu İngilizce diksiyonda oldukça önemlidir. Çünkü dilden dile aktarımda kendi ana dilimizin harf sistemi, okunuşu başka bir dilde farklı olabilir.
İngilizce diksiyon becerisinin gelişmesi için yapman gerekenleri not almak, verilecek en doğru karar olacaktır. Diksiyon öğrenmek ciddi bir iştir, özellikle de farklı bir dilde diksiyon öğrenmek oldukça disiplin ve ciddiyet gerektirir.
İngilizce diksiyon öğrenirken jest ve mimikleri kullanmak önemlidir. Çünkü konuştuğumuz bir çok şeyi farkında olmadan aslında yüz ifademizle anlatırız. Jest ve mimik kullanımı istemsiz gelişen bir durum olsa da, bunu kontrollü yapabilmek çok önemlidir.
İngilizce diksiyon kurallarını kullanırken yeterli donanıma sahip olmak gerekir. Çünkü en basit örneğiyle anlamını bilmediğimiz bir kelimeyi söylerken mimiklerimizi nasıl kullanacağımızı bilemeyebiliriz. Bu noktada mimik kullanımı, diksiyon eğitiminin başında gelir.
İngilizce diksiyon öğrenirken işini kolaylaştıracak durumlardan bir tanesi teknolojik aletlerden yararlanmak. Telefon, kayıt cihazı, tablet, bilgisayar günümüzde internet ağının rahatça kullanılabildiği araçlar olduğundan herhangi bir dilin, özellikle İngilizcenin doğru kullanımı, diksiyon kurallarının doğru kullanımı konusunda bize oldukça yardımcı olurlar.
İngilizce diksiyon öğrenirken kullanacağımız kelimeleri vurgularına uygun bir şekilde ses tonumuza göre ayarlamalı ve bu kelimelere uygun jest ve mimiklerimizi yerleştirmeliyiz. Tüm basamaklar tamamlandıktan sonra bir kayıt cihazıyla kendimizi kayıt etmeli ve hatalarımız varsa kayıt üzerinden gördüğümüz, dikkat çeken eksi yönleri düzeltmek için çaba sarf etmeliyiz.
İngilizce diksiyonda kullanabileceğin kelimeleri ve çok daha fazlasını öğrenmek istiyorsan hemen yazımızın içerisinde bulunan formu doldur, en kısa sürede seni arayalım ve hemen Open English üyeliğini aktif hale getirelim!

İngilizce öğrenmek, İngilizceyi etkili kullanabilmek hepimizin hayali. Bir dil öğrenirken o dilin içerisindeki en ince ayrıntılara dahi hakim olabilmek, dil bilmenin en keyifli yanlarından biri. Peki; dil öğrenirken bu ayrıntılara nasıl ulaşabilir, İngilizcenin ayrıntıları hakkında nasıl bilgi alabilirim? Diye soruyorsan tam olarak bu sorularına cevap bulabileceğin bir içerik hazırladık senin için!
Diksiyon kurallarından yukarıda bahsetmiştik. Şimdi gelelim bu kuralların kullanımına. Doğru bir İngilizce konuşmak istiyorsan aktif çalışma planı belirlemen gerek. Bu aktif çalışma planı tamamen sana özgü olmalı ve içeriğini kendin geliştirebilmelisin. İngilizce öğrenirken yaptığımız en büyük hata, İngilizce öğrenirken kişiye özel öğrenme metotları olduğunu unutmaktır.
İngilizce diksiyon öğrenirken dil hakimiyeti kazanabilmek için disiplinli ve aktif çalışmak gerekir. Gün içerisinde bol bol pratik yapmakla başlayabilirsin mesela! Kullanılan aksanları analiz etmek ve bu aksanları taklit etmek, ayna yöntemi sayesinde diksiyonuna en büyük katkıyı sağlayacak metottur.
Doğduğumuz andan itibaren tüm büyüme sürecinde öğrenme, taklit yöntemiyle gerçekleşir. Önce annemizi, babamızı; ardından çevremizde bulunan insanları, canlıları taklit etmeye başlarız. Sesleri, görüntüleri hafızamıza alıp kayıt etmeye başladığımız andan itibaren dil gelişimi de oluşmaya başlar. Böylece ana dilimizin temellerini atarız.
İngilizce diksiyon öğrenirken ana dili İngilizce olan kişilerin konuşmalarını, telaffuzlarını, jest ve mimiklerini taklit etmek en önemli kuraldır. Taklit etmeye başladığımız her kelime vurgusu zamanla dile yerleşir ve böylece konuşma, sistemli bir şekilde gelişir.

Dil gelişiminde düşünmek, dili geliştirmenin yapı taşıdır. Düşünürken konuştuğumuz dil üzerinden düşünmemiz, cümlelerimizi daha anlamlı hale getirecektir. Türkçe konuşurken, cümleleri kurmadan önce beynimiz neyi ifade edeceğimizi otomatik olarak kodlayıp dile gönderir. Bu alışılmış bir dil öğrenme tekniği olsa da kullanmak oldukça güçtür. Bizler doğuştan taklit ederek öğrendiğimiz dili kullanmakta zorlanmayız ancak başka bir dil öğrenirken bu kuralları uygulayabilmek oldukça güç gelir.
İngilizce düşünmek, İngilizce konuşmanın yarısıdır. Düşündüğünü doğru vurguyla aktarabilmek, İngilizce düşünmekten geçer. Bunun için bol bol pratik yapmalı, okuduğunu anlama ve geliştirme için egzersiz yapmalısın. Bolca kitap okumalı, İngilizce şarkı dinlemeli ve kendi diline çevrilmemiş filmler izlemeye özen göstermelisin.
İngilizce düşünmeye başlamak için online İngilizce kursu Open English’ten yardım alabilirsin. Eğitmenlerin moderatörlüğünde katılacağın İngilizce konuşma sınıfları ile ana dili İngilizce olan kişilerle sohbet edebilirsin. Böylece İngilizce diksiyonda ana dili İngilizce olan kişilerin vurgularını kolayca taklit edebilir, jest ve mimiklerin nerelerde ne şekilde kullanıldığını gözlemleyebilirsin.
Open English sayesinde İngilizce diksiyon öğrenmenin tüm ayrıcalıklarını yaşayabilirsin. 7/24 İngilizce öğrenebilir, dilediğin yer ve zamanda eğitim alabilmenin ayrıcalığını yaşayabilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerimiz sayesinde aksanları çok daha kolay öğrenebilir ve geliştirebilirsin.
Open English’in tüm avantajlarından indirimli fiyatlarla yararlanmak için hemen sayfada bulunan iletişim formunu doldur, en kısa sürede seni arayalım ve Open English üyeliğini başlatalım!
Değişen dünya ve gelişen teknoloji hayatımızı şekillendiriyor. Artık küresel bir dünyada yaşıyoruz. Tüm dünyaya hakim olan dil ise İngilizce… Bu nedenle İngilizce için evrensel bir dil olduğu söyleniyor.
Dünyanın neresinde olursan ol, mutlaka İngilizce konuşabileceğin biri olacaktır. İnsanlarla sorun yaşamadan iletişim kurabilirsin. Kendini kolaylıkla ifade edebilirsin. Gerekirse yardım isteyebilir hatta insanların görüşlerine başvurabilirsin. İngilizce konuşabilmenin daha pek çok avantajı var.
İnternet ortamında birçok içerik İngilizce paylaşılıyor. Yine yazılan akademik makalelerin, edebi kitapların, dergilerin büyük çoğunluğu İngilizce. Bu demek oluyor ki İngilizce bilmek, çok sayıda kaynağa erişebilmek demek. Sen de daha fazla kaynağa ve içeriğe erişmek istemez misin? Elbette istersin!
İngilizce hayatın her alanında karşına çıkıyor olmalı. Artık günlük hayatın içinde dahi İngilizce kelimelere denk gelmek mümkün. Çünkü bu kelimelerin oldukça yaygın bir kullanım alanı var. Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyorsan ya da temel İngilizce bilgini geliştirmeyi planlıyorsan seni Open English ile tanıştıralım!
Online İngilizce kursu: Open English… 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini takip edebilirsin. Ana dili İngilizce olan eğitmenlerden ders alarak kendini geliştirebilirsin. Ayrıca bol bol İngilizce konuşma pratiği yapabilirsin. Böylece yeni İngilizce kelimeler öğrenmiş olursun.
Open English ile İngilizce öğrenmek oldukça kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan formu doldurabilirsin.
İngilizce öğrenme sürecinde kelimelerin anlamlarını aklında tutabilmen önemli. Çünkü en nihayetinde bir cümle kelimelerden meydana geliyor. Cümlenin yapısı ne kadar karışık olursa olsun, kelimelerden yola çıkarak tahmin yürütebilirsin.
İngilizce kelime dağarcığın ne denli geniş olursa dile o kadar hakim olabilirsin. Çünkü zamanla göreceksin ki bir kelimenin tek bir anlamı yok. Tıpkı Türkçede olduğu gibi! Bir kelime birden çok anlama sahip. İçinde bulunduğu cümleye göre anlamı değişiyor. Dilin bu sürprizli yapısı oldukça eğlenceli.
Sözlük kurcalama huyun var mı? Eğer sözlük karıştırmayı ve okumayı seviyorsan mutlaka görmüşsündür. Bir kelimenin tonlarca anlamı oluyor. Kelimelerin anlamlarını bilmek, İngilizce öğrenme sürecinin önemli adımlarından biri. Dilersen, İngilizcede En Çok Kullanılan 1000 Kelime adlı yazıya da göz atabilirsin.
Bazı İngilizce kelimelerin kullanım alanı daha geniş. Bu nedenle başka bir anlamı olup olmadığı merak ediliyor. Bunlardan bir tanesi de “kiss” kelimesi. Haydi, kiss kelimesi ne demek detaylı bir şekilde inceleyelim.

Kiss kelimesi ne demek? Bu kelimenin başka anlamları da var mı? İçinde kiss kelimesi geçen deyimler neler? Kiss kelimesinin farklı anlamları neler? Tüm bu sorular oldukça merak ediliyor.
Kiss, İngilizce bir kelime. Kelimenin Türkçede öpücük, buse gibi karşılıkları var. Kelime temelde öpücük ve öpme eyleminin kendisi manasında kullanılıyor. Ancak kelimenin yan anlamları da mevcut. Kiss kelimesi öpmek anlamının dışında temas etmek, hafifçe dokunmak ve şekerleme anlamlarına geliyor.
Kiss İngilizce bir kelime. Genelde öpmek, öpücük gibi anlamlarda kullanılıyor. Fakat başka yan anlamları da mevcut. Kiss kelimesini cümle içinde kullanalım. Böylece aklında daha kalıcı olacaktır.
Years later, when I saw her in front of me, I hugged and kissed her.
Türkçesi:
Yıllar sonra onu karşımda görünce sarılıp öptüm.
He kissed everyone one by one on his birthday.
Türkçesi:
Doğum gününde herkesi tek tek öptü.
Please kiss your son for me.
Türkçesi:
Lütfen oğlunu benim için öp.
Kiss it and make it well.
Türkçesi:
Öp de geçsin.
Sending kisses from the stage.
Türkçesi:
Sahneden öpücük gönderiyor.

İngilizce kiss kelimesi, çok yaygın kullanılan bir kelime. Genelde öpmek, öpücük gibi anlamlara geliyor. Fakat bazen başka kelimelerle bir araya gelerek yeni anlamlar oluşturuyor. Kiss kelimesinin farklı anlamlara geldiği İngilizce ifadelere bir bakalım.
Goodbye kiss: Veda busesi.
Air kiss: Havadan öpücük atmak. Yani bir kişiyi vedalaşırken temas etmeden öpmek. Öpüyormuş gibi yapmak anlamında düşünebilirsin.
Kiss of life: Hayat öpücüğü.
Good luck kiss / Kiss for luck: Şans öpücüğü.
Wedding kiss: Düğün öpücüğü.
A good night kiss: İyi geceler öpücüğü.
Kiss-off: Bir nevi ölüm ya da bir şeyin son bulması anlamında kullanılıyor.
Glasgow kiss: Karşısındaki kişinin yüzündeki en hassas noktaya temas etme. Yüzdeki en hassas noktaya sert bir şekilde vurmak. Bu kullanım, bazı cümlelerde kafa atmak manasına da gelebiliyor. Sert bir şekilde vurma şeklinde düşünebilirsin.
Candy kiss: Ufak lokmalık şekerlere verilen bir isim. Şekerlemelere deniyor.
Motto kiss: Bir kağıda sarılmış şekerleme türüne verilen isim. Bu şekerlerin sarılı olduğu kağıtlarda şiir dizeleri ya da iyi dilekler yazıyor.
Kiss and make up: Barışmak anlamında kullanılıyor.
Kiss the dust: Mağlup olmak.
Kiss on the forehead: Alnından öpmek manasında kullanılıyor.
İçinde kiss kelimesinin geçtiği İngilizce deyimler de var. Kiss something goodbye cümlesi, Türkçedeki üzerine bir bardak su içmek deyimine benziyor. Aşağı yukarı aynı anlamda kullanılıyor. Kiss my neck back cümlesi ise argoda yok daha neler cümlesine benzeyen bir anlama sahip.
İyi bir biçimde İngilizce konuşabilmek için kelime dağarcığını geliştirmen gerek. İngilizce sözlük alıp çalışmak iyi bir fikir olabilir. Bunun dışında bir kelime defteri tutabilirsin. Yeni öğrendiğin kelimeleri bu deftere not edersin. Arada açıp bakabilirsin.
İngilizce öğrenme yolculuğu kısa sürmüyor. Ama bu yolculuğun her anında Open English yanında! Yol arkadaşın Open English ile İngilizce öğrenmek hem kolay hem de eğlenceli olacak.
Open English ile İngilizce öğren! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen formu doldurabilirsin.
Bugün İngilizce yemek terimlerinden bahsediyoruz. Mutfakla ilgiliysen, hem kariyerini geliştirmek hem de çok daha zengin bir bilgi havuzundan yararlanmak için bugün İngilizce öğrenmeye başlayabilirsin.
Daha önce yayınladığımız İngilizce Yemek Tarifleri yazımızda, mutfakta vakit geçirmeyi seven öğrencilerimizin hoşuna gidecek, bir yandan yemek yaparken bir yandan da İngilizcelerini geliştirmelerine yardımcı olacak tarifleri paylaşmıştık.
Eğer bunlar gibi tarifleri kolayca okuyup anlamak, ya da yurt dışında alışveriş yaparken zorlanmamak istiyorsan, belli başlı yemek terimlerini bilmenin faydalı olacağını düşündük, ve bu yazımızda çeşitli İngilizce yemek terimlerine yer verdik.
İşte gıdalardan mutfak araç gereçlerine, mutlaka bilmen gereken temel İngilizce yemek terimleri…
Bu yıl İngilizce öğrenme planın varsa, kariyerin gelişiminde global düşünüyorsan online İngilizce kursu Open English’e bugün başla. Ana dili İngilizce olan eğitmenerle 7/24 online sınırsız derslerden yararlan, en kısa sürede İngilizce öğren.
Daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki formu doldurmayı unutma!

Yemeklik malzemeler, özellikle de İngilizce yemek tarifi okuyup uygularken çok ihtiyaç duyacağın olmazsa olmaz kelimeler. Yemek yapmak söz konusu olduğunda malzeme sayısı neredeyse sınırsız olsa da, mutlaka bilmen gereken temel malzemelerden birkaçını aşağıda bulabilirsin:
İşte yapacağın yemeğe bağlı olarak ihtiyaç duyacağın ana malzemeler:
Fish – Balık
Ör. I wanna have some fish tonight – Bu gece balık yemek istiyorum.
Meat – Et
Ör. We are vegetarians; we don’t eat meat. Biz vejetaryeniz; et yemiyoruz.
Chicken – Tavuk
Ör. I love fried chicken! – Kızarmış tavuğa bayılırım!
Turkey – Hindi
Ör. We are going to cook some turkey in Thanksgiving! – Şükran Günü’nde hindi pişireceğiz.
Pasta – Makarna
Ör. What kind of pasta do you like? – Ne tür makarna seversin?
Rice – Pirinç
Ör. I want some rice with my chicken. – Tavuğumun yanına biraz da pirinç (pilav) istiyorum.
Olive Oil – Zeytinyağı
Ör. I love meals with olive oil! – Zeytinyağlı yemekleri çok severim!
Butter – Tereyağı
Ör. I want some butter on my bread! – Ekmeğimin üzerine biraz tereyağı istiyorum.
Spices (İngilizce Baharatlar)
Biraz da baharatlardan bahsedelim ve birkaç örnek cümle verelim…
Black Pepper – Karabiber
Ör. Don’t forget to buy some black pepper! – Karabiber almayı unutma!
Salt – Tuz
Ör. This meal’s a bit too salty… – Bu yemek biraz fazla tuzlu olmuş…
Paprika – Acı Biber
Ör. Do you like paprika? – Acı biber sever misin?
Sugar – Şeker
Ör. You need to cut down on sugar. – Şekeri biraz azaltmalısın.
Cumin – Kimyon
Ör. I like my chicken with some cumin. – Tavuğuma biraz kimyon atmayı severim.
Oregano – Kekik
Ör. Excuse me, I want to buy some oregano – Bakar mısınız? Biraz kekik almak istiyorum.
Cinnamon – Tarçın
Ör. I put some cinnamon in the dessert. – Tatlıya biraz tarçın ekledim.

Sırada İngilizce sebze isimleri var…
Tomato – Domates
Ör. I’d like to buy two kilos of tomato. – İki kilo domates almak istiyorum.
Potato – Patates
Ör. Can you get some potatos before you come? – Gelmeden biraz patates alır mısın?
Eggplant – Patlıcan
Ör. I am gonna cook some eggplants tonight – Bu akşam biraz patlıcan pişireceğim.
Onion – Soğan
Ör. I don’t like the smell of onions! – Soğan kokusunu sevmem!
Garlic – Sarımsak
Ör. Add some garlic to the butter. – Tereyağına biraz da sarımsak ekle.
Broccoli – Brokoli
Ör. I just want some broccolis; I am vegan. – Ben veganım; yalnızca biraz brokoli istiyorum.
Carrot – Havuç
Ör. Would you like some carrot cake? – Biraz havuçlu kek ister misin?
Cucumber – Salatalık
Ör. I need to buy some cucumbers. – Biraz salatalık almam lazım.
Beans – Fasulye
Ör. Beans are my favorite! – Fasulye en sevdiğim şeydir!
Mushroom – Mantar
Ör. What kind of mushrooms would you like? – Ne tür mantar istersin?
Spinach – Ispanak
Ör. Spinach is good for your health! – Ispanak sağlığın için çok iyi!
Şimdi de İngilizce meyve isimlerinden bahsedelim biraz…
Apple – Elma
Ör. I eat some apples every morning. – Her sabah biraz elma yerim!
Lemon – Limon
Ör. Can I have a slice of lemon with my tea, please? – Çayımın yanına bir dilim de limon alabilir miyim lütfen?
Grapes – Üzüm
Ör. I am going out to buy some grapes. – Biraz üzüm almaya çıkıyorum.
Orange – Portakal
Ör. Would you like some orange juice? – Biraz portakal suyu ister misin?
Grapefruit – Greyfurt
Ör. I like grapefruits better than oranges. – Greyfurtu portakaldan daha çok severim.

İşte bilmen gereken temel İngilizce mutfak araç gereçlerinden bazıları:
Oven – Fırın
Ör. I am going to put the fish in the oven now. – Şimdi balığı fırına vereceğim.
Pan – Tava
Ör. The handle of that pan is broken! – O tavanın sapı kırık!
Knife – Bıçak
Ör. Can I get a new knife? This one’s stained! – Yeni bir bıçak alabilir miyim? Bu lekeli!
Fork – Çatal
Ör. Do you have an extra fork? – Fazladan çatalınız var mı?
Spoon – Kaşık
Ör. Here’s a spoon for your soup. – İşte çorbanızı içmeniz için bir kaşık.
Plate – Tabak
Ör. There are two plates on the table. – Masada iki tabak var.
Tray – Tepsi
Ör. Everything’s on the tray – Her şey tepside.
Şimdi de, pişireceğin yemeğe ve şekline göre uygulaman gereken -tariflerde de sık sık karşılaşacağın- yemek pişirme terimlerinden bazılarına bir bakalım…
(to) Cook – Pişirmek
Ör. Let’s cook the meat first. – İlk iş eti pişirelim.
Not. “Cook”, isim olarak da “aşçı” anlamına gelir.
Ör. I am the cook! – Aşçı benim!
(to) Fry – Kızartma(k)
Ör. Can you fry the potatoes? – Patatesleri kızartabilir misin?
to Preheat – Önceden ısıtmak
Ör. You need to preheat the oven. – Fırını önden biraz ısıtman gerekiyor.
to Boil – Haşlamak
Ör. Now let’s boil some pasta! – Haydi şimdi biraz makarna haşlayalım!
Yemek yapma terimlerini öğrendiysen bu harika! Fakat İngilizce kelime bilgisi dendiğinde uçsuz bucaksız bir dünya söz konusu, ve bu alanda kendini geliştirmek için doğru yerde, doğru metotla çalışman şart.
Eğer sen de kelime bilgini -ve tabii gramer becerini ve konuşmanı da- geliştirmek istiyorsan, dünyanın dört bir noktasında her seviyeden 1,6 milyondan fazla bireyin tercihi olan Open English online İngilizce kursunu keşfedebilirsin!
Ana dili İngilizce olan yetkin eğitmen kadrosu, 7/24 sınırsız içerik erişimi, canlı dersler, seviyene özel programlar, pratik yapabileceğin online konuşma grupları gibi pek çok ayrıcalığı olan Open English ile, sen de İngilizceni çok kısa sürede geliştirebilir, dil hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!
Zaman çok hızlı geçiyor. Herkes günlerin hiç yetmediğinden şikayetçi. İnsanlar, çok eski dönemlerden beri zamanı ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirmişler. Bunun nedeni tıpkı bugün olduğu gibi gündelik hayatı aksatmadan sürdürebilme arzusu.
Takvimin icadı, insanların zamanı yönetme ihtiyacından ileri geliyor. Geçmişten bu yana ay ya da güneş esaslı birçok takvim kullanılmış. Günümüzde bu takvimler hala mevcut ve kullanılıyor. Birçok ülke, güneş yılı esaslı takvim kullanmayı tercih ediyor. August (Ağustos) güneş yılı esaslı takvimde bulunan aylardan bir tanesinin adı.
August hangi ay? İngilizce August ne demek? Bu ve bunun gibi pek çok merak edilen soru var. Çünkü insanlar İngilizce öğrenmeye önce ayları, mevsimleri, sayıları, sık kullanılan gündelik ifadeleri öğrenerek başlıyor. Sen de İngilizce çalışmaya ayları öğrenerek başlayabilirsin. İngilizce öğrenmek adına ilk adımı attıysan gerisi Open English ile çok kolay!
Open English, online platforma sahip bir İngilizce kursu. 7/24 canlı dersleri takip edebilirsin. İngilizce konusunda hangi alanda kendini eksik hissediyorsan o alana yönelebilirsin. Okuma, dinleme, yazma ve konuşma kategorilerinin tamamında Open English yanında! Üstelik ana dili İngilizce olan eğitmenleriyle konuşarak pratik yapma imkanın da var.
Open English ile İngilizce öğrenmek hem eğlenceli hem de kolay! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersen, yan tarafta bulunan formu doldurabilirsin.
İngilizce öğrenmek, uzun bir süreç. Bu, başka diller için de geçerli. Çünkü bir dilde yetkin olabilmek pratik yapmayı gerektiriyor. Yeni bir dil öğrenmek için sabırlı ve istekli olmak önemli.
İngilizce öğrenme sürecini eğlenceli hale getirmek senin elinde. Daha zor konulardan başlayıp hevesini kırmana gerek yok. Adım adım gidersen motive bir şekilde ilerlersin. Herkes İngilizce öğrenirken önce aylara, mevsimlere, sayılara, günlük hayatta en sık kullanılan kelimelere çalışıyor. Sen de aylardan ve mevsimlerden başlayabilirsin.
August hangi ay? Aug hangi ayın İngilizce kısaltması olarak kullanılıyor? August hangi ay ve isminin hikayesi nedir? Tüm bu sorular çoğu kişi tarafından merak ediliyor. Haydi gel, August hangi ay ve hakkında neler biliyoruz bir bakalım.

August hangi ay diye merak edenler mevcut. August, İngilizce bir kelime. Türkçedeki Ağustos ayına tekabül ediyor. Bunun yanında takvimdeki sekizinci aya karşılık geliyor.
Bir kelimenin kısaltılarak yazılması, günlük hayatta işleri hızlandırıyor. Tarihlerin kısaltılmış yazımlarına resmi yazışmalarda da rastlayabilirsin. Bu durum o tarihin not edilmesini kolay bir hale getiriyor. Ancak kısaltmaların ne anlama geldiğini bilmezsen sorun yaşayabilirsin. August (Ağustos) kelimesi İngilizce “Aug” şeklinde kısaltılarak yazılıyor.
August hangi ay diye merak ediyorsan, Türkçedeki Ağustos ayına karşılık geldiğini bilmelisin. August (Ağustos), Gregoryen takvimindeki sekizinci ay. Bu ay otuz bir gün sürmektedir. August (Ağustos) ayının isminin nereden geldiği konusunda çeşitli rivayetler var.
Türkçedeki karşılığı Ağustos olan August ayına “Harman Ayı” ya da “Lobut Ayı” da deniyor. Hatta tıpkı Temmuz ayı gibi “Orak Ayı” olarak anıldığına da şahit olabilirsin. August kelimesinin nereden geldiği konusunda meşhur bir hikaye anlatılır. Bu hikayeyi belki sen de duymuşsundur, duymayanlar için hemen anlatalım.
August hangi aya karşılık geliyor sorusunu cevapladık. Şimdi sıra August kelimesinin meşhur hikayesini anlatmaya geldi. Bu oldukça bilindik bir hikaye aslında. Ayın adının August olması bir rivayete göre, Caesar Augustus ile ilgili.
Roma İmparatoru olan Caesar Augustus, Julius Caesar’ın adının bir aya verilmesinden etkilenir. Ağustos ayı da Caesar Augustus’un adıyla anılmaya başlar. Augustus aya adını vermeden önce Roma takviminin altıncı ayı olmasından dolayı bu ayın adı Sextilis idi.
August (Ağustos) ayının ismi, Caesar Augustus’a ithaf edilir. July (Temmuz) ayı ise Julius Caesar’ın adını taşımaktadır. Rivayete göre, Augustus Temmuz ayı otuz bir gün sürdüğü için Ağustos ayının da otuz bir gün sürmesini ister. O günden bu yana August (Ağustos) ayının otuz bir gün sürdüğü kabul ediliyor.

August hangi ay sorusu oldukça merak ediliyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi August, Türkçedeki Ağustos ayına tekabül ediyor. Bir yılda tamı tamına on iki ay var. Hepsinin kendine özgü özellikleri mevcut elbette. August (Ağustos) da bu aylardan biri. Haydi, August hakkında daha detaylı bilgi verelim.
Doğum günleri özel zamanlardır. Çoğu kişi sevdiklerinin doğum günlerini kutlamayı sever. Peki, senin doğum günün ne zaman? Eğer August (Ağustos) ayında doğduysan muhtemelen ya aslan ya da başak burcusun. Çünkü 23 Temmuz – 23 Ağustos arası aslan burcunu, 24 Ağustos – 23 Eylül arası ise başağı temsil ediyor.
August yani Türkçedeki karşılığıyla Ağustos ayı, yaz mevsiminde yer alıyor. Sana da sıcak havayı, denizi ve güneşi çağrıştırmadı mı? Aslında çoğu kişinin sevdigi bir ay Ağustos. Çünkü genelde akıllara yaz tatilini getiriyor.
Her mevsimin kendine has sebze ve meyveleri var. Aylar da aynı şekilde bazı meyve ve sebzelerle ilişkilendirilmiş. Biraz da August (Ağustos) ayının sebze ve meyvelerinden bahsedelim. Çünkü mevsime göre beslenmek sağlık açısından oldukça yararlı.
August (Ağustos) Ayı Sebzeleri:
Bamya (Okra), Barbunya (Kidney bean), Kabak (Pumpkin), Patlıcan (Aubergine), Domates (Tomatoes), Biber (Pepper), Mısır (Sweetcorn), Fesleğen (Basil), Salatalık (Cucumber), Taze fasulye (Green beans)
August (Ağustos) Ayı Meyveleri:
Erik (Plum), İncir (Fig), Kayısı (Apricot), Şeftali (Peach), Kavun (Melon), Karpuz (Watermelon), Böğürtlen (Blackberry), Vişne (Cherry), Üzüm (Grape)
August (Ağustos) Ayında Ekilebilecek Çiçekler:
Aslanağzı (Garden Snapdragon), Kasımpatı (Chrysanthemum), Nergis (Daffodil)
August (Ağustos) Ayında Açan Çiçekler:
Begonya (Begonia), Gül (Rose), Ortanca (Hydrangea Flower)
August (Ağustos) sevilen bir ay. İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan önce aylar ve mevsimler gibi eğlenceli, basit konuları çalışabilirsin. Bu durumda daha hızlı ilerleme kaydedebilirsin. Çünkü eğlendiğin için sıkılmazsın. Böylece İngilizce öğrenirken motive olursun. Haydi, seni motive edelim! İçinde August (Ağustos) ayı geçen İngilizce cümle örnekleri verelim.
August hangi ay diye merak edenler, artık cevabı biliyor! Evet, August Türkçedeki Ağustos ayına karşılık geliyor. Şimdi de İngilizce pratik yapman için birkaç örnek cümle kuralım.
I’am planning a vacation in August.
Türkçesi: Ağustos ayında tatil yapmayı planlıyorum.
Esra was born on the fifth of August. Today is Esra’s birthday. Don’t forget to celebrate her birthday.
Türkçesi: Esra 5 Ağustos’ta doğdu. Bugün Esra’nın doğum günü. Doğum gününü kutlamayı unutmayın.
August this year has been very hot.
Türkçesi: Bu yıl Ağustos çok sıcaktı.
I will be traveling for business in August. I will work hard.
Türkçesi: Ağustos ayında iş için seyahat edeceğim. Çok çalışacağım.

İngilizce öğrenirken film izleyebileceğin gibi şarkı da dinleyebilirsin. Hem İngilizce şarkı dinlemek telaffuzunu geliştirir. Ayrıca İngilizce dinleme (listening) pratiği yapmış olursun. İçinde August (Ağustos) kelimesinin geçtiği o kadar çok şarkı var ki! Üstelik hepsi de popüler şarkılar…
Senin için en popüler beş şarkıyı listeledik. Dilersen, bu şarkıları playlist’ine (çalma listesi) ekleyebilirsin. Haydi, listede hangi şarkılar var bir bakalım.
Örnek Şarkı:
Brings jasmine tea on a painted tray
Boyalı bir tepside yasemin çayı getirir
And bends to kiss my frown away.
ve kaşlarımı öpmek için eğiliyor.
But I’m still still stuck in the August rain;
Ama yine de Ağustos yağmurunda mahsur kaldım;
Stuck out in the cloudburst once again.
Bir kez daha bulut patlamasında sıkışıp kaldım.
The cover’s on, the coast is clear.
Güvenlik açık, sahil temiz.
We’re all battened down, only us here.
Hepimiz gerginiz, burada sadece biz varız.
But I’m still still stuck in the August rain;
Ama yine de Ağustos yağmurunda mahsur kaldım;
Stuck out in the cloudburst once again.
Bir kez daha bulut patlamasında sıkışıp kaldım.
She walks between the lines
O satırların arasında yürüyor
And she can read my signs.
ve benim işaretlerimi okuyabiliyor.
Stuck out in the August rain:
Ağustos yağmurunda mahsur kalmak:
Out in the cloudburst once again.
Bir kez daha bulut patlamasında.
Single-minded in my gloom.
Karanlığımın içinde sabit fikirli.
I appear to revel in this darkened room.
Bu karanlık odada eğleniyor gibiyim.
İngilizce çalışma sürecini eğlenceli hale getirmek mümkün. İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, bu oldukça kolay. Sıfırdan İngilizce öğrenmek istiyorsan da korkma! Open English her zaman yanında.
Open English ile İngilizce öğrenmek hem kolay hem de eğlenceli! Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsan formu doldurabilirsin.
Jeremy Burge tarafından 2013 yılında kurulan Emojipedia tarafından hayatımıza girmeye başlayan ve 10 yıllık süreçte artık günlük yazışmalarımızın vazgeçilmezi haline gelen emojiler, duyguları ifade etmek için sıklıkla kullanılmaktadır.
Hatta neredeyse emojisiz bir konuşmanın yapılmadığı, yapıldığı takdirde de aktarılmak istenen duygunun net bir şekilde yansıtılmadığı günümüzde, emojilerin anlamları son derece önemlidir.
Biz de bunları göz önünde bulundurarak emoji temelli bir yazı hazırlamaya karar verdik. Aşağıdaki listemizde emojiyi, emojilerin İngilizcesini ve emojilerin Türkçe karşılıklarını bulabilirsin.
İngilizce emojilere geçmeden önce İngilizce öğrenmek istiyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldur. Online İngilizce kursumuza dair tüm detayları seninle paylaşalım.
Şimdi yazımıza geçebiliriz.

Emojilerin İngilizcesini ve Türkçelerini iki parça halinde sana sunuyoruz. Burada ilk kısmı bulabilirsin. Hadi durmadan hemen emojilere, emojilerin İngilizcesine ve Türkçe karşılıklarına bir bakış atalım.
| Emoji | Emojilerin İngilizcesi | Emojilerin Türkçe Karşılığı |
| 😀 | Grinning Face | Sırıtan Yüz |
| 😃 | Grinning Face with Big Eyes | İri Gözlü Gülen Yüz |
| 😄 | Grinning Face with Smiling Eyes | Gülen Gözlerle Sırıtan Yüz |
| 😁 | Beaming Face with Smiling Eyes | Gülen Gözlerle Işıldayan Yüz |
| 😆 | Grinning Squinting Face | Sırıtan Şaşı Yüz |
| 😅 | Grinning Face with Sweat | Terli Gülen Yüz |
| 🤣 | Rolling on the Floor Laughing | Gülerek Yerde Yuvarlanmak |
| 😂 | Face with Tears of Joy | Sevinç Gözyaşlarına Sahip Yüz |
| 🙂 | Slightly Smiling Face | Hafifçe Gülen Yüz |
| 🙃 | Upside-Down Face | Ters Yüz |
| 😉 | Winking Face | Göz Kırpan Yüz |
| 😊 | Smiling Face with Smiling Eyes | Gülen Gözlerle Gülen Yüz |
| 😇 | Smiling Face with Halo | Halo İle Gülen Yüz |
| 🥰 | Smiling Face with Hearts | Kalpli Gülen Yüz |
| 😍 | Smiling Face with Heart-Eyes | Kalp Gözlü Gülen Yüz |
| 🤩 | Star-Struck | Yıldız Çarpması |
| 😘 | Face Blowing a Kiss | Öpücük Üfleyen Yüz |
| 😗 | Kissing Face | Öpücük Atan Yüz |
| ☺️ | Smiling Face | Gülen Yüz |
| 😙 | Kissing Face with Smiling Eyes | Gülen Gözlerle Öpücük Atan Yüz |
| 😋 | Face Savoring Food | Yemek Tadını Çıkaran Yüz |
| 😛 | Face with Tongue | Dil İle Yüz |
| 😜 | Winking Face with Tongue | Dil İle Göz Kırpan Yüz |
| 🤪 | Zany Face | Çılgın Yüz |
| 😝 | Squinting Face with Tongue | Dil İle Şaşı Yüz |
| 🤑 | Money-Mouth Face | Para Ağızlı Yüz |
| 🤗 | Smiling Face with Open Hands | Açık Ellerle Gülen Yüz |
| 🤭 | Face with Hand Over Mouth | Eli Ağız Üzerinde Duran Yüz |
| 🤫 | Shushing Face | Susan Yüzü |
| 🤔 | Thinking Face | Düşünen Yüz |
| 🤐 | Zipper-Mouth Face | Fermuar Ağızlı Yüz |
| 🤨 | Face with Raised Eyebrow | Kaşları Kalkık Yüz |
| 😐 | Neutral Face | Tarafsız Yüz |
| 😑 | Expressionless Face | İfadesiz Yüz |
| 😶 | Face Without Mouth | Ağızsız Yüz |
| 😏 | Smirking Face | Sırıtan Yüz |
| 😒 | Unamused Face | Eğlenmeyen Yüz |
| 🙄 | Face with Rolling Eyes | Yuvarlanan Gözlere Sahip Olan Yüz |
| 😬 | Grimacing Face | Ekşitilmiş Yüz |
| 😮💨 | Face Exhaling | Nefes Veren Yüz |
| 🤥 | Lying Face | Yalancı Yüz |
| 😌 | Relieved Face | Rahatlamış Yüz |
| 😔 | Pensive Face | Dalgın Yüz |
| 😪 | Sleepy Face | Uykulu Yüz |
| 🤤 | Drooling Face | Salyası Akan Yüz |
| 😴 | Sleeping Face | Uyuyan Yüz |
| 😷 | Face with Medical Mask | Tıbbi Maskeli Yüz |
| 🤒 | Face with Thermometer | Termometreli Yüz |
| 🤕 | Face with Head-Bandage | Başı Bandajlı Yüz |
| 🤢 | Nauseated Face | Mide Bulandırıcı Yüz |
| 🤮 | Face Vomiting | Kusan Yüz |
| 🤧 | Sneezing Face | Hapşıran Yüz |
| 🥵 | Hot Face | Sıcak Yüz |
| 🥶 | Cold Face | Soğuk Yüz |
| 🥴 | Woozy Face | Sersem Yüz |
| 😵 | Face with Crossed-Out Eyes | Gözü Çarpık Yüz |
| 😵💫 | Face with Spiral Eyes | Spiral Gözlü Yüz |
| 🤯 | Exploding Head | Patlayan Kafa |
| 🤠 | Cowboy Hat Face | Kovboy Şapkalı Yüz |
| 🥳 | Partying Face | Parti Yapan Yüz |
| 😎 | Smiling Face with Sunglasses | Güneş Gözlüğü İle Gülen Yüz |
| 🤓 | Nerd Face | İnek Yüz |
| 🧐 | Face with Monocle | Tek Gözlüklü Yüz |
| 😕 | Confused Face | Kafası Karışmış Yüz |
| 😟 | Worried Face | Endişeli Yüz |
| 🙁 | Slightly Frowning Face | Biraz Asık Yüz |
| ☹️ | Frowning Face | Çatık Yüz |
| 😮 | Face with Open Mouth | Ağzı Açık Yüz |
| 😯 | Hushed Face | Sessiz Yüz |
| 😲 | Astonished Face | Şaşkın Yüz |
| 😳 | Flushed Face | Kızarık Yüz |
| 🥺 | Pleading Face | Yalvaran Yüz |
| 😦 | Frowning Face with Open Mouth | Açık Ağızlı Çatık Yüz |
| 😧 | Anguished Face | Acı Yüz |
| 😨 | Fearful Face | Korkunç Yüz |
| 😰 | Anxious Face with Sweat | Terli Endişeli Yüz |
| 😥 | Sad but Relieved Face | Üzgün Ama Rahatlamış Yüz |
| 😢 | Crying Face | Ağlayan Yüz |
| 😭 | Loudly Crying Face | Yüksek Sesle Ağlayan Yüz |
| 😱 | Face Screaming in Fear | Korku İçinde Çığlık Atan Yüz |
| 😖 | Confounded Face | Şaşkın Yüz |
| 😣 | Persevering Face | Azimli Yüz |
| 😞 | Disappointed Face | Hayal Kırıklığına Uğramış Yüz |
| 😓 | Downcast Face with Sweat | Terli Mahzun Yüz |
| 😫 | Tired Face | Yorgun Yüz |
| 🥱 | Yawning Face | Esneyen Yüz |
| 😤 | Face with Steam From Nose | Burundan Buhar Çıkan Yüz |
| 😡 | Enraged Face | Öfkeli Yüz |
| 😠 | Angry Face | Kızgın Yüz |
| 🤬 | Face with Symbols on Mouth | Ağzında Semboller Olan Yüz |

Geldik İngilizce emojilerin ikinci kısmına… Hadi vakit kaybetmeden bunları da İngilizceleriyle beraber öğrenelim.
| Emoji | Emojilerin İngilizcesi | Emojilerin Türkçe Karşılığı |
| 😈 | Smiling Face with Horns | Boynuzlu Gülen Yüz |
| 👿 | Angry Face with Horns | Boynuzlu Kızgın Surat |
| 👋 | Waving Hand | Sallanan El |
| 🖐️ | Hand with Fingers Splayed | Parmakları Açık El |
| ✋ | Raised Hand | Yükseltilmiş El |
| 🖖 | Vulcan Salute | Vulkan Selamı |
| 👌 | OK Hand | Tamam El |
| 🤏 | Pinching Hand | Çimdikleyen El |
| ✌️ | Victory Hand | Zafer Eli |
| 🤞 | Crossed Fingers | Çapraz Parmak |
| 🖕 | Middle Finger | Orta Parmak |
| 👍 | Thumbs Up | Başparmak Havaya (Beğendim) |
| 👎 | Thumbs Down | Başparmak Aşağıya Beğenmedim |
| ✊ | Raised Fist | Yükseltilmiş Yumruk |
| 👊 | Oncoming Fist | Yaklaşan Yumruk |
| 🤛 | Left-Facing Fist | Sola Bakan Yumruk |
| 🤜 | Right-Facing Fist | Sağa Bakan Yumruk |
| 👏 | Clapping Hands | Elleri Çırpmak |
| 🙌 | Raising Hands | Elleri Kaldırma |
| 👐 | Open Hands | Açık Eller |
| 🤝 | Handshake | Tokalaşma |
| ✍️ | Writing Hand | El Yazısı |
| 👶 | Baby | Bebek |
| 🧒 | Child | Çocuk |
| 👦 | Boy | Erkek |
| 👧 | Girl | Kız |
| 🧑 | Person | Kişi |
| 👨 | Man | Erkek Adam |
| 👩 | Woman | Kadın |
| 👴 | Old Man | Yaşlı Adam |
| 👵 | Old Woman | Yaşlı Kadın |
| 🙍♂️ | Man Frowning | Kaşları Çatık Adam |
| 🙍♀️ | Woman Frowning | Kaşları Çatık Kadın |
| 🙎♂️ | Man Pouting | Somurtkan Adam |
| 🙎♀️ | Woman Pouting | Somurtkan Kadın |
| 🙅♂️ | Man Gesturing No | Hayır Hareketi Yapan Adam |
| 🙅♀️ | Woman Gesturing No | Hayır Hareketi Yapan Kadın |
| 🙆♂️ | Man Gesturing OK | Tamam Hareketi Yapan Adam |
| 🙆♀️ | Woman Gesturing OK | Tamam Hareketi Yapan Kadın |
| 💁♂️ | Man Tipping Hand | El Deviren Adam |
| 💁♀️ | Woman Tipping Hand | El Deviren Kadın |
| 🙋♂️ | Man Raising Hand | El Kaldıran Adam |
| 🙋♀️ | Woman Raising Hand | El Kaldıran Kadın |
Burada yazımızı sonlandırıyoruz. Yazımızı bitirmeden İngilizce çalışmak, İngilizce konuşmak ve İngilizce geliştirmek için İngilizce kursu arıyorsan, hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin.
15 yılı aşkın süredir online İngilizce eğitim veren Open English olarak İngilizce öğrenme serüveninde her daim yanında olacağız. Hemen İngilizce öğrenmeye başla ve bu sene hedeflediğin İngilizce konuşma yeteneğine sahip ol.
Ve geldik Z ile başlayan İngilizce kelimelere… Bu da demek oluyor ki yazı serimiz artık sona eriyor. Bu zamana kadar İngilizce birçok kelimeyi öğrendiğini varsayıyoruz.
A’dan Z’ye kadar hazırladığımız kapsamlı listemiz; İngilizce konuşma, İngilizce okuma ve İngilizce yazma gibi becerilerini efektif bir şekilde geliştirmene yardımcı olmuştur.
Eğer yardımcı olmadıysa listemizi bir tur daha okuyabilirsin ya da hemen yan tarafta yer alan formu doldurarak online İngilizce kursumuza dair detaylara ulaşabilirsin.
1.5 milyon öğrencinin tercih ettiği Open English olarak sana 7/24 canlı derslere katılabileceğin ve her zaman İngilizce pratik yapabileceğin kursumuzu sunuyoruz. 2023 yılına yeni girmişken hemen İngilizce konusunda bir adım at ve İngilizce öğrenmeye başla.
İngilizce kursumuza dair ufak detaylar verdiğimize göre artık Z ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçiş yapabiliriz.

Z ile başlayan İngilizce kelimeleri tek bir liste halinde sunmanın daha faydalı olacağını düşündüğümüz için parçalara ayırmadık.
Burada Z ile başlayan İngilizce kelimeleri bulabilirsin. Hazırsan kelime hazneni genişletmeye başlayabilirsin.
| Z İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Zag | Dönemeç |
| Zakat | Zekat |
| Zany | Budala, Maskara, Palyaço, Soytarı |
| Zap | Gebertmek, Öldürmek, Vurmak |
| Zarathustra | Zerdüşt |
| Zazoo | Adam |
| Zeal | Azim, Gayret, Heves, İstek |
| Zealot | Bağnaz Kimse, Fanatik, Mutaassıp |
| Zealotry | Bağnazlık, Tutuculuk |
| Zealous | Ateşli, Gayretli, Hevesli, Heyecanlı |
| Zebra | Zebra |
| Zed | Z Harfi |
| Zeitgeist | Zamanın Ruhu |
| Zen | Zen |
| Zenana | Harem Dairesi |
| Zend | Zendi Dili |
| Zenith | Başucu, Doruk, Zirve |
| Zephyr | Batı Rüzgârı, Çok İnce Kumaş, Esinti |
| Zeppelin | Zeplin |
| Zero | Sıfır, Sıfır Noktası, Sıfıra Ayarlamak, Sıfırlamak |
| Zest | Çeşni, Lezzet, Lezzet Katmak, Tat Vermek |
| Zestful | Leziz, Lezzetli, Zevkli |
| Zesting | Lezzet Katmak, Tat Vermek, Zevk Vermek |
| Zeugma | Fiilin İki İsimle Kullanılması |
| Zeus | Jüpiter, Zeus |
| Zigzag | Zikzak, Zikzak Çizerek, Zikzak Çizmek |
| Zigzagging | Zikzak Çizmek, Zikzak Yapmak, Zikzaklı Olmak |
| Zilch | Bir Hiç Olan Kimse, Hiç, Sıfır |
| Zillion | Zilyon |
| Zinc | Çinko, Çinko İle Kaplamak, Galvanize Etmek |
| Zincography | Çinkografi |
| Zing | Güç, Kuvvet, Vınlama, Vınlamak, Vızıltı |
| Zinging | Vın Diye Geçmek, Vınlamak |
| Zink | Çinko |
| Zinnia | Zinya Çiçeği |
| Zion | Sion Dağı, Vadedilmiş Topraklar |
| Zionism | Siyonizm |
| Zionist | Siyonist |
| Zip | Çaba, Fermuarını Kapatmak, Vızıltı |
| Zip Code | Posta Kodu |
| Zipper | Fermuar |
| Zippo | Zippo |
| Zippy | Canlı, Enerjik, Hareketli, Hızlı |
| Zircon | Zirkon |
| Zirconium | Zirkonyum |
| Zither | Kanuna Benzer Bir Çalgı |
| Zizz | Kestirme, Kestirmek, Uyuklama, Uyuklamak |
| Zodiac | Burçlar Kuşağı, Zodyak |
| Zoic | Hayvanlara Ait, Hayvansal |
| Zombi | Zombi |
| Zombie | Yaşayan Ölü, Yılan Tanrı, Zombi |
| Zonal | Kuşaklara Ait, Bölgesel, Bölgeye Ait |
| Zone | Alan, Bölge, Bölgelere Ayırmak |
| Zoned | Bölgelere Ayırmak, Çevirmek, Kuşatmak |
| Zonked | Bitkin, Canı Çıkmış, Fitil Gibi, Sarhoş |
| Zoo | Hayvanat Bahçesi |
| Zoogeography | Zoocoğrafya |
| Zoological | Hayvanbilimsel, Zoolojik |
| Zoologist | Zoolog |
| Zoology | Hayvanbilim, Zooloji |
| Zoom | Yakınlaştırmak |
| Zooming | Yakınlaştırma |
| Zoophyte | Bitkisel Hayvan |
| Zoster | Zona, Zoster |
| Zounds! | Aman Allah’ım, Olur Şey Değil |
| Zucchini | Dolmalık Kabak, Kabak, Yeşil Kabak |
| Zumba | Zumba |
| Zurich | Zürih |
| Zygoma | Elmacık Kemiği |
| Zymosis | Fermantasyon, Mayalanma |
| Zymotic | Bulaşıcı, Mayalanma İle İlgili |
Burada listemizi noktalıyoruz ve Z ile biten İngilizce kelimeleri de sunarak bir yazı listemizi sonlandırıyoruz. Yazımızı bitirirken İngilizcenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.
Sadece bir genel kültür olarak değerlendirmek yerine kariyer ilerletme, yurt dışına açılma ve globalleşme gibi hedeflere de yardımcı olan İngilizce öğrenmek için tek yapman gerekeni biliyorsun: Yan tarafta yer alan formu doldurmak…

15 yılı aşkın süredir online İngilizce eğitimi veren Open English olarak sana kursumuzda sayısız fırsat sunuyoruz. Bu fırsatlarımızı şu şekilde sıralayabiliriz:
Yukarıda da gördüğün gibi Open English olarak sunduğumuz online İngilizce kursunu tercih etmek için sayısız neden var. Bu nedenleri göz önünde bulundurarak İngilizce öğrenmeye hızlıca başlayabilirsin.
Ek olarak söylemek istediğimiz WhatsApp desteği, her kur sonunda alacağın sertifika ve kurs sonunda sınava girerek alabileceğin Linguaskill sertifikası, online İngilizce kursumuzu daha da cazip hale getiriyor.
İngilizce kursumuza dair aklına takılan başka şeyler varsa hemen yan tarafta yer alan formu doldurabilirsin. Ekip arkadaşlarımız kısa süre içerisinde seni arayacak ve aklına takılan her soruya açıklayıcı cevaplar verecekler.
Artık İngilizce öğrenmeyi ertelemekten vazgeç, bu yıl İngilizceyi hallet ve hayalini kurduğu yurt dışı tatilini yap ya da dolarla maaş kazanabileceğin mesleği bul.
Hadi harekete geç!