Şarkılarla İngilizce öğrenmek bazen çok daha keyifli olabiliyor. Özellikle sevdiğin bir şarkıysa defalarca dinler ve ezberlersin. Hem dinlediğin şarkıdan keyif alır hem de şarkı sözlerinden İngilizce cümle yapılarına aşinalık kazanabilirsin. Bu yüzden İngilizce şarkı dinlerken çevirisine bakmak, ne anlama geldiğini anlamaya çalışmak öğrenme süreci olumlu yönde etkileyecektir.
Yabancı dilde şarkı demişken dünya çapında şöhrete sahip olan Queen hakkında ne biliyorsun? Grubun fanı olmasanız bile birkaç şarkısını duymuşsunuzdur muhtemelen. Çünkü oldukça popüler. Bu yazıda grubun en popüler şarkılarından olan Bohemian Rhapsody’nin hem ingilizce hemde Türkçe sözlerini paylaşacağız. Bu şekilde sözlerin ne anlama geldiğini görürken öğrendiğin gramer yapılarına da örnekler bulabilirsin.

İngilizce şarkı sözlerini anlamak için bol bol kelime anlamı çalışmalısın ve listening çalışması yapmayı da atlamamalısın. İngilizce şarkı sözlerini anlamak için çalışırken sana destek olacak Open English ile karşılaştığın için çok şanslısın.
Online İngilizce kursu Open English ile 7/24 istediğin her an ve %100 online olarak istediğin her yerden İngilizce çalışabileceğin için İngilizceyi günlük hayatına katman çok kolay olacak. İngilizceyi hayatına kattıkça İngilizce şarkı sözlerini anlama yeteneğin artacak.
Open English’te Ana dili İngilizce olan eğitmenler ile yapacağın keyifli dersler sayesinde İngilizceni ileri seviyelere taşırsın. Eğitmenlerinin moderatörlüğünde ana dili İngilizce olan öğrencilerle sohbet ederek, İngilizce şarkı sözlerini dinlerken Türkçelerini anlamak için de pratik yapmış olursun.
Open English’te yüzlerce saatlik interaktif ders içeriğine erişim hakkın olacağı için İngilizce şarkı sözlerini daha kolay anlamanı sağlayacak sınırsız speaking, listening, writing, reading çalışması yapabilirsin.
Is this the real life?
Bu gerçek yaşam mı?
Is this just fantasy?
Yoksa sadece rüya mı?
Caught in a landslide,
İki arada kalmış
No escape from reality
Gerçeklerden yok kaçış
Open your eyes, Look up to the skies and see,
Gözünü aç, gökyüzüne bak ve gör;
I’m just a poor boy, I need no sympathy,
Serserinin tekiyim ama sempatiye ihtiyacım yok
Because I’m sympathy
Çünkü sempati benim
Because I’m easy come, easy go, Little high,little low,
Çünkü haydan geldim huya giderim, biraz aşağı biraz yukarı
Anyway the wind blows doesn’t really matter to me, to me
Rüzgar ne yönden eserse essin mühim değil
Mama just killed a man,
Anne demin bir adam öldürdüm
Put a gun against his head, pulled my trigger, now he’s dead
Başına silah dayadım, tetiği çektim ve o şimdi ölü
Mama, life had just begun,
Anne, hayat daha yeni başlamıştı
But now I’ve gone and thrown it all away
Ama gidip her şeyi mahvettim
Mama, ooh, Didn’t mean to make you cry,
Anne seni ağlatmak istemedim
If I’m not back again this time tomorrow,
Eğer yarın bu vakit dönmüş olmazsam
Carry on, carry on as if nothing really matters
Güçlü ol, birşey olmamış gibi dur
Too late, my time has come,
Çok geç, vakit geldi
Sends shivers down my spine, body’s aching all the time
Beni sarsacak titreşimler gönderir, durmadan ağrır tüm bedenim
Goodbye, ev’rybody, I’ve got to go,
Elveda herkese gitmem gerekli
Gotta leave you all behind and face the truth
Hepinizi geride bırakmam ve gerçekle yüzleşmem gerekli
Mama, ooh, I don’t want to die,
Anne, hayır ben ölmek istemiyorum
I sometimes wish I’d never been born at all
Zaman zaman hiç doğmamış olmayı diliyorum
I see a little silhouetto of a man,
Bir adam silüeti görüyorum.
Scaramouche, Scaramouche, will you do the Fandango
Korkak soytarı Scaramouche Fandango dansı edecek misin
Thunderbolt and lightning, very, very fright’ning me
Yıldırım ve şimşekler korkutuyor beni
(Galileo) Galileo Galileo, Galileo figaro
(Gözetle) gözetle gözetle,bu devrimin habercisi
Magnifico I’m just a poor boy and nobody loves me
Asilzadem, Ben zavallı biriyim ve kimse sevmez beni.

He’s just a poor boy from a poor family,
O gariban bir ailenin zavallı bir çocuğu
Spare him his life from this monstrosity
Bu çirkinlikten ayırın onun hayatını
Easy come, easy go,will you let me go
Haydan gelen huya gider, bırakın da gideyim
Bismillah! No, we will not let you go
Bismillah! Seni bırakmayacağız.
(Let him go!) Bismillah! We will not let you go
(Bırakın gitsin) Bismillah! Seni bırakmayacağız.
(Let him go!) Bismillah! We will not let you go
(Bırakın gitsin) Bismillah! Seni bırakmayacağız.
(Let me go) Will not let you go &…
(Bırakın gideyim) Seni bırakmayacağız.
(Let me go) Will not let you go (Let me go) Ah ..
(Bırakın gideyim) Seni bırakmayacağız.(Bırakın gideyim)Ah
No, no, no, no, no, no, no &…
(Oh mama mia, mama mia) Mama mia, let me go ..
Tanrım,aman Tanrım, bırak gideyim
Beelzebub has a devil put aside for me, for me, for me
Şeytan bir iblisini bana ayırdı bana ayırdı
So you think you can stone me and spit in my eye
Demek beni taşlaştırıp gözümden vuracaktın
So you think you can love me and leave me to die
Demek beni önce sevip sonra ölüme bırakacaktın
Oh, baby, can’t do this to me, baby,
Bebeğim bunu bana yapamazsın
Just gotta get out, just gotta get right outta here
Buradan çıkıp gitmek zorundayım buradan çıkmalıyım
Nothing really matters, Anyone can see,
Hiçbirşeyin önemi yok benim için, herkes görebilir bunu
Nothing really matters,
Hiçbirşeyin önemi yok benim için
Nothing really matters to me
Hiçbir şeyin önemi yok benim için
Anyway the wind blows…
Rüzgar ne yönden eserse essin…
Bunun gibi daha fazla İngilizce şarkı ve çeviri için En Güzel İngilizce Şarkı ve Çevirileri başlıklı yazıya bakabilirsin.
İngilizce kelimeler listemize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Daha önce A, B ve C ile başlayan İngilizce kelimeler listemizi sana sunmuştuk. Şimdi sırada D ile başlayan İngilizce kelimeler listemiz var.
Bu D ile başlayan İngilizce kelimeler ne işine mi yarayacak? Her şeyden önce İngilizce kelime hazneni hızlı bir şekilde genişletmene ve yeni kelimeler öğrenmene yardımcı olacak. Ayrıca burada öğrendiğin kelimeleri cümle içerisinde yazarak çalıştığın takdirde İngilizce yazma yeteneğin ciddi bir gelişme gösterecek.
Tüm bunlara ek olarak da D ile başlayan İngilizce kelimeleri, İngilizce konuşmalarda kullanarak günlük sohbetlerini daha akıcı bir hale getirebileceksin. Bu faydaları daha da uzatabiliriz ama burada bırakıp konumuza dönelim.
Gördüğün gibi yeni İngilizce kelimeler öğrenmenin sayısız faydası var. O zaman hiç durmadan D ile başlayan İngilizce kelimeler listemize geçelim. Öncesinde İngilizce öğrenmek ve İngilizce geliştirmek için tercih edebileceğin efektif bir yöntemi sana sunmak istiyoruz.
İngilizce okuma, yazma, dinleme ve tabii ki konuşma becerilerini geliştirmek, ana dili İngilizce olan kişilerle rahatça sohbet edebilmek, hem sosyal hem de profesyonel hayatında kendine yeni kapılar açabilmek ister misin? Eğer cevabın “Evet!” ise, seni de online İngilizce kursu Open English’e bekliyoruz!
7/24 sınırsız erişim imkânı, anadili İngilizce olan yetkin eğitmen kadrosu, konuşma grupları, etkileşimli içerikleri ve daha pek çok ayrıcalığı ile dünyanın dört bir yanında her İngilizce seviyesinden 1,5 milyon insanın öncelikli tercihi olan Open English ile, sen de İngilizceni çok daha hızlı, etkili ve eğlenceli bir şekilde geliştirebilir, dil hedeflerine kolayca ulaşabilirsin!
Hemen yan tarafta yer alan formu doldur, en kısa sürede sana ulaşalım; İngilizce öğrenme serüveninde her zaman yanında olalım!
Şimdi listemize geçebiliriz. Listemizi 3 başlıkta sana sunacağız. İşte karşında D ile başlayan İngilizce kelimeler:

| D İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Dad | Baba |
| Dagger | Hançer, Kama |
| Daily | Günlük |
| Dainty | Zarif |
| Dais | Kürsü |
| Daisy | Papatya |
| Dale | Vadi |
| Dalliance | Oyalanma |
| Dam | Baraj |
| Damage | Zarar, Hasar |
| Dame | Kadın |
| Damnation | Lanet |
| Damp | Nemli |
| Dampen | Kırmak |
| Damping | Islatma |
| Dance | Dans Etmek |
| Dancer | Dansçı |
| Dander | Hiddet |
| Dandle | Okşamak |
| Dandruff | Kepek |
| Dandy | Züppe |
| Danger | Tehlike |
| Dangerous | Tehlikeli |
| Danish | Danimarka Dili |
| Dank | Rutubetli |
| Dap | Zıplamak |
| Daphne | Defne |
| Dapper | Şık, Zarif |
| Dare | Cüret Etmek |
| Dark | Karanlık |
| Darkening | Karartma |
| Darkling | Karanlık |
| Darky | Zenci |
| Darling | Sevgilim |
| Darn | Lanetlemek |
| Dart | Dart Oyunu |
| Dash | Tire |
| Dashing | Şık |
| Data | Veri |
| Dataless | Tarihi Geçmiş |
| Date | Buluşma, Tarih |
| Daughter | Kız Evlat |
| Daunt | Yıldırmak |
| Dawn | Şafak |
| Day | Gün |
| Daybreak | Ağarma, Şafak |
| Daytime | Gündüz, Iş Günü |
| Dazzle | Büyülemek, |
| Deactivate | Devre Dışı Bırakmak |
| Dead | Ölü |
| Deadbeat | Avantacı |
| Deadeye | Keskin Nişancı |
| Deadlock | Çıkmaz |
| Deadly | Ölümcül |
| Deaf | Sağır |
| Deal | Anlaşma Yapmak |
| Dealer | Satıcı, Tüccar |
| Dean | Dekan |
| Dear | Biricik, Sevgili |
| Dearth | Açlık, Kıtlık |
| Death | Ölüm |
| Debacle | Fiyasko |
| Debase | Alçaltmak, Bozmak |
| Debate | Tartışma |
| Debater | Konuşmacı, Tartışmacı |
| Debating | Çekişmek |
| Debenture | Borç Senedi |
| Debilitating | Güçten Düşürmek, Zayıflatmak |
| Debit | Borç |
| Debonair | Nazik |
| Debrief | Bilgi Almak |
| Debris | Enkaz |
| Debt | Borçlı Olma Durumu |
| Debtor | Borçlu |
| Debut | Ilk |
| Decade | On Yıl |
| Decadence | Çöküş |
| Decal | Çıkartma |
| Decameter | Dekametre |
| Decanter | Sürahi |
| Decare | Dekar |
| Decay | Çürümek |
| Decease | Ölüm, Vefat |
| Deceive | Aldatmak |
| Deceiver | Düzenbaz |
| Decelerate | Yavaşlatmak |
| Decency | Terbiye |
| Decibel | Desibel |
| Decide | Karar Vermek |
| Decimate | Kırıp Geçirmek |
| Decimeter | Desimetre |
| Decipher | Çözmek |
| Decision | Karar |
| Decisive | Belirleyici |
| Deck | Güverte |
| Declare | Bildirmek |
| Decline | Reddetmek |
| Decongestant | Dekonjestan |
| Decorate | Süslemek, Dekore Etmek |
| Decoration | Dekorasyon |
| Decorative | Dekoratif |
| Decrease | Azalma |
| Deep | Derin |
| Deep Fryer | Fritöz |
| Defame | Kötülemek |
| Default | Varsayılan |
| Defaulter | Gaip |
| Defeasance | Fesih |
| Defeat | Yenilgi |
| Defecate | Arınmak |
| Defect | Kusur |
| Defective | Arızalı |
| Defend | Savunmak |
| Defendant | Sanık |
| Defense | Savunma |
| Defer | Ertelemek |
| Deference | Saygı |
| Deferential | Saygılı |
| Deferred | Vadeli |
| Defiance | Nispet |
| Deficit | Açık |

| D İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Defile | Kirletmek |
| Define | Tanımlamak |
| Definite | Kesin |
| Definition | Tanım |
| Deflate | Söndürmek |
| Deflect | Saptırmak |
| Deflower | Koparmak |
| Deforce | Alıkoymak |
| Deforestation | Ağaçları Yok Etme |
| Deformation | Deformasyon |
| Defraud | Dolandırmak |
| Defray | Ödemek |
| Degree | Derece |
| Delay | Gecikme |
| Deliberate | Kasıtlı |
| Delicate | Narin |
| Delicious | Lezzetli |
| Delight | Zevk Almak |
| Deliver | Teslim Etmek |
| Demand | Talep Etmek |
| Democracy | Demokrasi |
| Demonstrate | Göstermek |
| Dental Hygienist | Diş Sağlığı |
| Dentist | Diş Doktoru |
| Deny | Inkar Etmek |
| Department | Bölüm |
| Departure | Kalkış |
| Depend | Bağlı Olmak |
| Dependence | Bağımlılık |
| Deposit | Depozito |
| Depress | Bastırmak |
| Depression | Depresyon |
| Depth | Derinlik |
| Derive | Türetmek |
| Derrick | Vinç |
| Describe | Tarif Etmek |
| Description | Tanımlama |
| Desert | Çöl |
| Deserve | Hak Etmek |
| Design | Tasarım |
| Designer | Tasarımcı |
| Desire | Arzu Etmek |
| Desk | Masa |
| Desperate | Umutsuz |
| Despite | Rağmen |
| Destroy | Yok Etmek |
| Destruction | Tahribat |
| Detail | Detay |
| Determine | Belirlemek |
| Determined | Belirlenen |
| Develop | Geliştirmek |
| Developer | Geliştirici |
| Development | Geliştirme |
| Device | Aygıt |
| Devote | Adamak |
| Diamond | Elmas |
| Diamond | Elmas |
| Diaper | Bebek Bezi |
| Diarrhea | Ishal |
| Diary | Günlük |
| Dice | Zar |
| Dickey | Papyon |
| Dictionary | Sözlük |
| Die | Ölmek |
| Diet | Diyet |
| Dietician | Diyetisyen |
| Difference | Fark |
| Different | Farklı |
| Difficult | Zor |
| Difficulty | Zorluk |
| Dig | Kazmak |
| Digging | Kazma |
| Dimension | Boyut |
| Dinner | Akşam Yemeği |
| Dip | Daldırmak |
| Direct | Doğrudan, Direkt |
| Direction | Yön |
| Director | Yönetmen |
| Dirt | Kir |
| Dirty | Kirli |
| Disagree | Katılmamak |
| Disagreement | Anlaşmazlık |
| Disappear | Ortadan Kaybolmak |
| Disappoint | Hayal Kırıklığına Uğratmak |
| Disappointment | Hayal Kırıklığı |
| Disapproval | Onaylamama |
| Disapprove | Onaylamamak |
| Disaster | Felâket |
| Disc | Disk |
| Discipline | Disiplin |
| Discover | Keşfetmek |
| Discovery | Keşif |
| Discuss | Tartışmak |
| Discussion | Tartışma |
| Disease | Hastalık |
| Disgust | Iğrenme |
| Dish | Tabak |
| Dish Rack | Bulaşıklık |
| Dishonest | Sahtekâr |
| Dishwasher | Bulaşık Makinası |
| Dislike | Beğenmemek |
| Dismay | Dehşet |
| Dismiss | Işten Çıkarmak |
| Display | Ekran |
| Disposable | Tek Kullanımlık |
| Dispute | Itiraz Etmek |
| Disrespect | Saygısızlık |
| Dissolve | Çözmek |
| Distance | Mesafe |
| Distant | Uzak |
| Distasteful | Antipatik |
| Distich | Beyit |
| Distil | Damlatmak |
| Distinct | Farklı |
| Distinction | Ayrım |
| Distinguish | Ayırmak |
| Distort | Çarpıtmak |
| Distract | Dikkatini Dağıtmak |
| Distrain | Haczetmek |
| Distress | Sıkıntı |
| Distress | Sıkıntı |
| Distribute | Dağıtmak |

| D İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Distribute | Dağıtmak |
| Distribution | Dağıtım |
| Distributive | Dağıtım |
| District | Ilçe |
| District | Bölge |
| Distrust | Güvensizlik |
| Distrust | Güvensizlik |
| Disturb | Rahatsız Etmek |
| Disturb | Rahatsız Etmek |
| Disturbance | Rahatsızlık |
| Disunion | Ihtilaf |
| Disunite | Ara Bozmak |
| Disunity | Anlaşmazlık |
| Disuse | Terketmek |
| Dither | Titreme |
| Ditto | Aynen |
| Diurnal | Günlük, Gündüze Ait |
| Dive | Dalmak |
| Diver | Dalgıç |
| Diverge | Sapmak |
| Diversify | Çeşitlendirmek |
| Diversion | Saptırma |
| Diversity | Çeşitlilik |
| Divide | Bölmek |
| Division | Bölünme |
| Divite | Divit |
| Divorce | Boşanmak |
| Dizzy | Sersemlemiş |
| Do | Yapmak |
| Doctor | Doktor |
| Document | Belge |
| Dog | Köpek |
| Dog | Köpek |
| Dogfish | Kedi Balığı |
| Dogged | Inatçı |
| Dogmatic | Dogmatik |
| Dogmatize | Kestirip Atmak |
| Doings | Zımbırtı |
| Dolce | Tatlı |
| Doldrums | Kasvet |
| Dole | Hüzün |
| Doleful | Kederli |
| Doll | Oyuncak Bebek |
| Doll | Oyuncak Bebek |
| Dollar | Dolar |
| Dollar | Dolar |
| Dollop | Topak |
| Dolly | Bebek |
| Dolman | Dolama |
| Dolt | Ahmak |
| Dome | Kubbe |
| Domestic | Yerli |
| Domestic | Evcil |
| Domesticate | Evcilleştirmek |
| Domicile | Konut |
| Dominance | Üstünlük |
| Dominant | Baskın |
| Dominate | Hükmetmek |
| Domination | Hakimiyet |
| Domineer | Otoriter |
| Domineering | Otoriter |
| Dominie | Papaz |
| Domino | Domino, Domino Taşı |
| Donation | Bağış |
| Done | Tamam |
| Donkey | Eşek |
| Doodle | Karalama |
| Doom | Kader |
| Door | Kapı |
| Dorm | Yurt |
| Dorsal | Sırt |
| Dose | Doz |
| Dosser | Küfe |
| Dossier | Dosya |
| Dot | Nokta |
| Dotage | Bunaklık |
| Dote | Düşkün Olmak |
| Dotty | Sapık |
| Double | Çift |
| Double | Çift |
| Doubles | Çiftler |
| Doubt | Şüphe |
| Doubtful | Şüpheli |
| Doubtless | Kuşkusuz |
| Douce | Kibar |
| Douche | Şırınga |
| Dough Rolling Machine | Hamur Açma Makinesi |
| Doughboy | Piyade Eri |
| Doughty | Cesur |
| Dour | Aksi |
| Douse | Söndürmek, Üzerine Su Serpmek |
| Dove | Güvercin |
| Dowdy | Pasaklı |
| Dower | Çeyiz |
| Down | Aşağı |
| Downbeat | Kötümser |
| Downcast | Mahzun |
| Downers | Yatıştırıcı |
| Downfall | Yağış |
| Downhearted | Morali Bozuk |
| Downpour | Sağanak |
| Downright | Büsbütün |
| Draft | Taslak |
| Dragline | Vargel |
| Drawer | Çekmece |
| Dress | Elbise |
| Dresser | Şifoniyer, Dersuar |
| Dressing Gown | Sabahlık |
| Dribble | Dalma |
| Drill | Matkap |
| Driver | Sürücü |
| Dropper | Damlalık |
| Drum | Bateri |
| Dryer | Kurutucu |
| Dugout | Yeraltı Sığınağı |
| Dusk | Akşam Karanlığı |
| Duster | Silgi |
| Dustpan | Faraş |
| Duty-Free | Gümrüksüz Satış |
| Duvet | Nevresim |
| Dynamite | Dinamit |
Geldik D ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin sonuna… Yazı serimize hız kesmeden devam edeceğiz. Bizi takip etmeye devam!
C İle Başlayan İngilizce Kelimeler
Her İngilizce harf için kelimeler hazırlayacağız demiştik, hatırlıyor musun? İşte bu yazı serimizden üçüncüsüne geldik. Bu yazımızda C ile başlayan İngilizce kelimeleri seninle buluşturuyoruz.
Bu listeyi hazırladığımızda çok uzun olduğunu fark ettik ve 3’e bölerek sana sunmanın daha efektif bir yöntem olacağına karar verdik.
Bu yazımızda üç alt başlık kullanarak C ile başlayan kelimeleri listeledik. Hadi daha fazla vakit kaybetmeden yazımıza geçelim.
İngilizce öğrenmek için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve ekip arkadaşlarımızın aramasını beklemek…

Alfabetik olarak listelediğimiz C ile başlayan İngilizce kelimeler listemizin ilk bölümü burada seni bekliyor. Yazının devamında da ikinci ve üçüncü bölümler var.
| C İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Çevirileri |
| Cabaret | Kabare |
| Cabbage | Lahana |
| Cabby | Taksi Şoförü |
| Cabin | Kabin |
| Cabinet | Kabine |
| Cable | Kablo |
| Cabman | Taksici |
| Caboodle | Cemaat |
| Cabriolet | Kabriyole |
| Cacao | Kakao |
| Cache | Önbellek |
| Cage | Kafes |
| Cagey | Kurnaz |
| Caique | Kayık |
| Caisson | Duba |
| Cajole | İkna Etmek |
| Cake | Kek |
| Cake | Pasta |
| Calabash | Sukabağı |
| Calamity | Afet |
| Calcic | Kalsiyumlu |
| Calcimine | Badana |
| Calcium | Kalsiyum |
| Calculate | Hesaplamak |
| Calculation | Hesaplama |
| Calendar | Takvim |
| Calf | Buzağı |
| Call | Çağrı |
| Calm | Sakin |
| Camera | Kamera |
| Camp | Kamp |
| Campaign | Kampanya |
| Campus | Kampus |
| Can | -Ebilmek, Yapabilmek |
| Cancel | İptal Etmek |
| Cancer | Kanser |
| Candidate | Aday |
| Candy | Candy |
| Cap | Kap |
| Capable | Yetenekli |
| Capacity | Kapasite |
| Capital | Başkent |
| Captain | Kaptan |
| Capture | Ele Geçirmek |
| Car | Araba |
| Carbon Dioxide | Karbondioksit |
| Carbon Monoxide | Karbonmonoksit |
| Carcinogen | Kanserojen Madde |
| Card | Kart |
| Care | Bakım |
| Careen | Sarsılmak |
| Career | Kariyer |
| Carefree | Kaygısız |
| Careful | Dikkatli |
| Careless | Dikkatsiz |
| Caret | Şapka |
| Caretaker | Bekçi |
| Careworn | Üzgün |
| Cargo | Kargo |
| Caricature | Karikatür |
| Carina | Omurga |
| Carious | Çürük |
| Carload | Asgari Yük |
| Carmine | Kırmızı |
| Carnage | Katliam |
| Carpenter | Marangoz |
| Carpet | Halı |
| Carrot | Havuç |
| Carry | Taşımak |
| Carry-On | Sürdürmek |
| Case | Dava |
| Caseous | Peynir Gibi |
| Cash | Nakit Para |
| Cashier | Kasiyer |
| Cashmere | Kaşmir |
| Casing | Kasa |
| Casino | Kumarhane |
| Cask | Fıçı |
| Casket | Tabut |
| Casque | Miğfer |
| Cassation | Fesih |
| Casserole | Güveç |
| Cassette | Kaset |
| Cassis | Siyah Üzüm |
| Cassock | Cüppe |
| Cast | Oyuncular |
| Castigate | Azarlamak |
| Casting | Döküm |
| Castle | Kale |
| Cat | Kedi |
| Catalog | Katalog |
| Catch | Yakalamak |
| Catcher | Yakalayıcı |
| Category | Kategori |
| Catholic | Liberal |
| Catsup | Ketçap |
| Cattle | Sığır |
| Catty | Sinsi |
| Catwalk | Podyum |
| Cause | Neden Olmak |
| Caution | Dikkat |
| Cautious | İhtiyatlı |
| Cave | Mağara |
| Cease | Durdurmak |
| Ceiling | Tavan |
| Celebrate | Kutlamak |
| Celebration | Kutlama |
| Celebrity | Şöhret |
| Celeriac | Kereviz |
| Celerity | Sürat |
| Celestial | Gök |
| Celibacy | Bekârlık |
| Celibate | Bekâr |
| Cell | Hücre |
| Cellar | Kiler |
| Cellarage | Bodrum |
| Cellulose | Selüloz |
| Cement | Çimento |
| Cemetery | Mezarlık |
| Cenotaph | Anıt Mezar |
| Censure | Kınama |
| Census | Sayım |
| Cent | Sent |
| Centenary | Asırlık |
| Centennial | Yüzyıllık |
| Center | Merkez |
| Central | Merkezi |
| Century | Yüzyıl |
| Ceremony | Tören |
| Certain | Belirli |
| Certainly | Kesinlikle |
| Chain | Zincirlemek |
| Chair | Sandalye |
| Challenge | Meydan Okuma |
| Chamber | Oda |
| Champion | Şampiyon |
| Championship | Şampiyonluk |
| Chance | Şans |
| Change | Değiştirmek |
| Channel | Kanal |
| Chaos | Kaos |
| Chapter | Bölüm |
| Character | Karakter |

İlk bölümü bitirdin ve ufak bir nefes aldın. C ile başlayan İngilizce kelimelerin ilk bölümünü güzelce çalıştıysan ve öğrendiysen buradan devam edebilirsin.
| C İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Characteristic | Karakteristik |
| Charge | Şarj Etmek |
| Charity | Yardımlaşma |
| Charm | Cazibe |
| Charming | Büyüleyici |
| Chart | Grafik |
| Chase | Kovalamak |
| Chastise | Suçlamak |
| Chat | Sohbet |
| Chateau | Şato |
| Chatterbox | Ağustos Böceği |
| Chauffeur | Şoför |
| Cheap | Ucuz |
| Cheat | Hile Yapmak |
| Check | Kontrol Etmek |
| Cheek | Yanak |
| Cheerful | Neşeli |
| Cheese | Peynir |
| Chemical | Kimyasal |
| Chemistry | Kimya |
| Chest | Göğüs |
| Chew | Çiğnemek |
| Chic | Şık |
| Chicane | Şike |
| Chick | Civciv |
| Chicken | Tavuk |
| Chickpea | Nohut |
| Chide | Söylenmek |
| Chief | Şef |
| Chieftain | Başbuğ |
| Child | Çocuk |
| Childhood | Çocukluk |
| Children | Çocuklar |
| Chilly | Serin, Soğuk |
| Chin | Çene |
| Chip | Yonga |
| Chocolate | Çikolata |
| Choice | Seçim |
| Choke | Boğmak |
| Cholera | Kolera |
| Cholesterol | Kolesterol |
| Choose | Seçmek |
| Choosy | Titiz |
| Chop | Kesmek |
| Chophouse | Lokanta |
| Chopper | Helikopter |
| Choppy | Dalgalı |
| Chord | Kiriş |
| Choreography | Koreografi |
| Choric | Koro |
| Christmas | Noel |
| Church | Kilise |
| Circle | Daire |
| Circumstance | Durum |
| Citation | Alıntı |
| Citizen | Vatandaş |
| City | Şehir |
| Civil | Sivil |
| Claim | İddia |
| Clap | Alkışlamak |
| Clarify | Açıklamak |
| Class | Sınıf |
| Classic | Klasik |
| Classify | Sınıflandırmak |
| Clause | Madde, Cümle |
| Clay | Kil |
| Clean | Temizlemek |
| Clerk | Katip |
| Clever | Zekice |
| Click | Tıklamak |
| Cliff | Uçurum |
| Climate | İklim |
| Climb | Tırmanmak |
| Clinic | Klinik |
| Clock | Saat |
| Close | Kapat |
| Closet | Klozet |
| Cloth | Kumaş |
| Clothes | Giysiler |
| Clothing | Giyim |
| Cloud | Bulut |
| Cloudy | Bulutlu |
| Club | Kulüp |
| Coach | Koç |
| Coal | Kömür |
| Coast | Kıyı, Sahil |
| Coat | Ceket |
| Cockpit | Pilot Kabini |
| Code | Kod |
| Coffee | Kahve |
| Coherent | Tutarlı |
| Coin | Para |
| Cold | Soğuk |
| Cold Front | Soğuk Hava Kitlesi |
| Collapse | Çökmek |
| Collaret | Yaka |
| Collate | Sıralamak |
| Collateral | Yan |
| Collation | Karşılaştırma |
| Collect | Toplamak |
| Collection | Koleksiyon |
| College | Kolej |
| Collegian | Üniversiteli |
| Collet | Bilezik |
| Collide | Çarpışmak |
| Collier | Madenci |
| Colliery | Kömür Ocağı |
| Colligate | Bağlamak |
| Collogue | Gizli Konuşmak |
| Colloquy | Diyalog |
| Collude | Dolap Çevirmek |
| Cologne | Kolonya |
| Colon | Kolon |
| Colonel | Albay |
| Colonialism | Sömürgecilik |
| Colonic | Kolik |
| Colonist | Sömürgeci |
| Color | Renk |
| Colored | Renkli |
| Colossus | Dev |
| Colt | Tay |
| Column | Sütun |
| Combat | Savaş |
| Combatant | Savaşçı |
| Combative | Hırçın |
| Combe | Vadi |
| Comber | Tarak |
| Combination | Kombinasyon |
| Combine | Birleştirmek |
| Come | Gelmek |
| Comedian | Komedyen |
| Comedy | Komedi |
| Comfort | Konfor |
| Comfortable | Rahat |
| Comforter | Yorgan |
| Comic | Komik |
| Comma | Virgül |
| Command | Emir, Komuta |
| Commandant | Kumandan |
| Commander | Komutan |
| Commanding | Hakim |
| Commando | Komando |
| Comment | Yorum |
| Commercial | Ticari |

Buraya kadar geldin ve yüzlerce C ile başlayan İngilizce kelime öğrendin. Son bir listemiz daha var. Burada da yine 100’ün üstünde C ile başlayan İngilizce kelime göreceksin.
Durmadan listemize devam ediyoruz.
| C İle Başlayan İngilizce Kelimeler | Türkçe Karşılıkları |
| Commission | Komisyon |
| Commit | Taahhüt |
| Committee | Komite |
| Common | Ortak |
| Common-Law | Genel Hukuk |
| Communicate | İletişim Kurmak |
| Communication | İletişim |
| Community | Toplum |
| Commute | Hafifletmek |
| Company | Şirket |
| Compare | Karşılaştırmak |
| Comparison | Karşılaştırma |
| Compassion | Merhamet |
| Compete | Rekabet Etmek |
| Competition | Yarışma |
| Competitive | Rekabetçi |
| Complain | Şikayet Etmek |
| Complaint | Şikayet |
| Complete | Tamamlamak |
| Completion | Tamamlama |
| Complex | Karmaşık |
| Complicate | Karışık |
| Complicated | Karmaşık |
| Component | Bileşen |
| Compose | Yazmak |
| Composition | Kompozisyon |
| Compost | Organik Gübre |
| Compound | Bileşik |
| Comprehensive | Kapsamlı |
| Compulsive | Zorlayıcı |
| Computer | Bilgisayar |
| Concentrate | Konsantre Olmak |
| Concentration | Konsantrasyon |
| Concept | Kavram |
| Concern | Endişe |
| Concert | Konser |
| Conclude | Sonuçlandırmak |
| Conclusion | Sonuç |
| Concrete | Somutlaştırmak |
| Condition | Durum |
| Conduct | Davranış |
| Conference | Konferans |
| Confidence | Güven |
| Confident | Kendine Güvenen |
| Confine | Sınırlandırmak |
| Confirm | Onaylamak |
| Conflict | Çatışma |
| Confuse | Karıştırmak |
| Confusion | Karışıklık |
| Congress | Kongre |
| Conjunction | Birleşim |
| Connect | Bağlamak |
| Connection | Bağlantı |
| Conscience | Vicdan |
| Conscious | Bilinçli |
| Consent | Onay Verme |
| Conservation | Koruma |
| Conservationist | Doğacı |
| Conservative | Muhafazakâr |
| Consider | Düşünmek |
| Considerable | Önemli |
| Consideration | Düşünce |
| Consist | Oluşmak |
| Consistent | Tutarlı |
| Constant | Sabit |
| Constantly | Sürekli |
| Constitution | Anayasa |
| Construct | İnşa Etmek |
| Construction | Inşaat |
| Consult | Danışmak |
| Consumer | Tüketici |
| Consumer Goods | Tüketim Malları |
| Contact | İletişim |
| Contagious | Bulaşıcı |
| Contain | İçermek |
| Container | Konteyner |
| Contaminant | Kirletici Madde |
| Contamination | Bulaşma |
| Contemporary | Çağdaş |
| Content | İçerik |
| Contentment | Hoşnutluk |
| Contest | Yarışma |
| Context | Bağlam |
| Continent | Kıtasal |
| Continually | Sürekli Olarak |
| Continue | Devam Etmek |
| Continuous | Sürekli |
| Continuously | Devamlı Olarak |
| Contract | Sözleşme |
| Contrast | Kontrast |
| Contribute | Katkıda Bulunmak |
| Contribution | Katkı |
| Control | Kontrol Etmek |
| Convenient | Uygun |
| Conversation | Konuşma |
| Convert | Dönüştürmek |
| Convince | İkna Etmek |
| Cook | Pişirmek |
| Cookie | Çerez, Kurabiye |
| Cool | Serin |
| Cooperation | İşbirliği |
| Cope | Başa Çıkmak |
| Copy | Kopya |
| Copyright | Telif Hakkı |
| Core | Çekirdek |
| Corn | Mısır |
| Corner | Köşe |
| Corporate | Kurumsal |
| Corporation | Şirket |
| Correct | Doğru, Hatasız |
| Correspond | Karşılık Gelmek |
| Cost | Maliyet |
| Cottage | Yazlık |
| Cotton | Pamuk |
| Cough | Öksürmek |
| Council | Meclis |
| Count | Saymak |
| Country | Ülke |
| Couple | Çift |
| Courage | Cesaret |
| Courageous | Cesur |
| Course | Kurs |
| Court | Mahkeme |
| Cousin | Kuzen |
| Cover | Kapak |
| Cover Letter | Ön Yazı |
| Cow | İnek |
| Cowardly | Korkakça |
| Crack | Çatlak |
| Craft | Zanaat |
| Crash | Kaza |
| Crayon | Boya |
| Crazy | Çılgın |
| Cream | Krem |
| Create | Yaratmak |
| Creative | Yaratıcı |
| Creature | Yaratık |
| Credit | Kredi |
| Crew | Mürettebat |
| Crime | Suç |
| Criminal | Ceza |
| Crisis | Kriz |
| Crisp | Berrak |
| Cruel | Acımasız |
| Crutch | Koltuk Değneği |
| Cry | Ağlamak |
| Curiosity | Merak |
| Curious | Meraklı |
| Currency | Para Birimi |
| Custody | Gözaltı |
| Customs | Gümrük |
| Cut | Kesmek |
| Cynical | Alaycı |
Evet geldik bir yazımızın daha sonuna… Bugün C ile başlayan İngilizce kelimeleri yakından inceledik. 400’ün üzerinde İngilizce kelimeye güzelce çalıştın ve birkaç tekrarla hepsine hakim olacaksın.
Hiç durmadan İngilizce öğrenmeye devam! Eğer İngilizce öğrenmeye yeni başladıysan İngilizce seviye belirleme sınavına girerek kendini test edebilir ve bilgi birikimini görebilirsin.