Sunset Ne Demek? – İngilizce Güneşle İlgili Kelimeler
Şubat 10, 2023
Sunset kelimesi günlük hayatta, şarkılarda, kitaplarda sık sık karşımıza çıkan bir kelimedir. Gayet hoş tınlayan bir kelime olan sunset’in anlamı aklınızda soru işareti oluşturuyor olabilir. Bu yazımızda sizler ile sunset kelimesinin anlamını paylaşacak, sunset gibi güneş ile alakalı kelimeleri birlikte inceleyeceğiz. Tabii ki bunları yaparken bol bol örnekle sunset kelimesinin aklınızda yer ettiğinden emin olacağız.
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Eğer, seviyen ne olursa olsun, İngilizceyi en verimli şekilde öğrenmek ve akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak istersen seni aramızda görmeyi çok isteriz!
Dünyada önde gelen online İngilizce kursu olan Open English, sana bir çok ayrıcalıklı fırsat sunuyor. Open English’e abone olarak bu fırsatlardan gönlünce faydalanabilirsin. Peki nedir bu fırsatlar?
- Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinirsin.
- Ardından ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya başlayabilirsin.
- Öğrendiklerini pratiğe dökebileceğin canlı konuşma gruplarında, eğitmen moderatörlüğünde yabancılarla konuşabilirsin.
- Dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişebilirsin.
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

İngilizce Sunset Ne Demek?
Sunset kelimesi Türkçede “gün batımı” anlamına gelir. Bu kelime, en güvenilir sözlüklerden olan Merriam Webster’da şöyle açıklanır:
- the apparent descent of the sun below the horizon
(güneşin, ufuk çizgisinin altına belirgin bir şekilde inişi)
- the time when the upper limb of the sun disappears below the horizon as a result of the diurnal rotation of the earth
(güneşin üst kısmının, dünyanın günlük deviniminin sonucu olarak ufuğun altında gözden kaybolduğu zaman)
- a period of decline
(gerileme dönemi)
Bu anlamlara baktığımızda hem olayın kendinden hem zamandan hem de mecaz bir anlamının olduğunu görüyoruz sunset kelimesinin. Gelin birlikte içinde sunset geçen cümlelerle bu anlamları pekiştirelim.
- Our graduation party ended at sunset. (Mezuniyet partimiz gün batımında bitti.)
- I love watching the sunset at the beach. (Kumsalda gün batımını izlemeyi severim.)
- He calls 1997 “the sunset of his life”. (O, 1997’yi hayatının gün batımı olarak anımsar.)
- I met with my friends at sunset yesterday. (Arkadaşlarımla gün batımında buluştuk.)
- I have to be in the village before sunset. (Gün batımından önce köyde olmalıyım.)
Güneş İle İlgili Kelimeler
Yazımızın bu kısmında sunset gibi, güneş ile ilgili kelimelerden bahsedecek ve örnek cümleler vereceğiz. Öncelikle sunset kelimesinin zıt anlamlısı bir kelimeden bahsedeceğiz.
Sunrise: Gün Doğumu
- I woke up at sunrise to go to the office and worked until sunset.
(Ofise gitmek için gün doğumunda uyandım ve gün batımına kadar çalıştım.)
Sundown: Gün Batımı
- They wanted to meet at sundown but I was busy. (Gün batımında buluşmak istediler fakat meşguldüm.)
Dusk: Alacakaranlık
- While he was staying at my place, we used to talk till dusk . (Benim evimde kaldığı zamanlarda alacakaranlığa kadar sohbet ederdik.)
Dawn: Şafak
- My mom wakes up at dawn and gets ready for the day. (Annem şafakta uyanır ve güne hazırlanır.)
Sunlight: Güneş ışığı
- The room was illuminated by the sunlight. (Oda güneş ışığı ile aydınlanıyordu.)
Shine: Parlamak
- His eyes were shining with joy. (Gözleri mutlulukla parlıyordu.)

Umarız buraya kadar yazımızdan yeni şeyler öğrenmişsindir! Eğer İngilizceyi daha derinlemesine öğrenmek ve daha verimli bir şekilde İngilizce çalışmak istersen seni tekrardan Open English’e davet etmek isteriz!
Open English’e abone olarak sana özel hazırlanmış çalışma programını edinebilir ve ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders almaya hemen başlayabilirsin. Bunun yanı sıra, öğrendiklerini pekiştirebileceğin canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşabilir ve dev içerik arşivimize sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Daylight: Gün ışığı
- I opened up the curtains to let some daylight in. (Perdeleri açtım ve içeriye gün ışığı girmesine izin verdim.)
Shimmer: Parıltı
- The sun shimmered on the lake very beautifully. (Güneş, gölde çok güzel bir şekilde parıldadı.)
Sunburst: Güneş ışığı deseni
- His new t-shirt had a sunburst pattern. (Onun yeni tişörtünde güneş ışığı deseni vardı.)
Glare: Göz kamaştırıcı ışık
- When I stepped outside, the glare of the sun blinded my eyes. (Dışarıya adım attığımda güneşin göz kamaştırıcı ışığı gözlerimi kör etti.)
Bright: Parlak
- I didn’t like the new color of the walls. It was a bit too bright for my taste. (Duvarların yeni rengini sevmedim. Benim zevkim için biraz fazla parlaktı.)

İngilizceyi Ana Dilin Gibi Konuş!
Bugünkü yazımızda sunset kelimesinden, sunset kelimesinin anlamından ve sunset kelimesine benzer kelimelerden bahsettik. Aynı zamanda sunset kelimesine örnek cümleler de verdiğimiz bu yazımız, umarım faydalı olmuştur! Günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız bir başka kelimeyi de öğrenmek istersen Loading Ne Demek? isimli yazımıza göz atabilirsin!
Yazımızı kapatırken sana bir sorumuz var: İngilizceyi ana dilin gibi konuşmak ister misin? Eğer çoğu insan gibi cevabın “evet” ise seni Open English’te görmeyi çok isteriz. Open English, dünya çapında 1.5 milyon insana 15 yıldır İngilizce öğreten bir online İngilizce kursu. Dolayısıyla alanında oldukça donanımlı ve deneyimli! Bu deneyimden faydalanmak istersen sen de aramıza katıl!
Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan dünya çapında eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, öğrendiklerini canlı konuşma gruplarında yabancılarla konuşarak pratiğe dökebilir ve dev içerik arşivimizdeki materyal ve kaynaklara sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Bu sayfadaki iletişim formunu doldur, seni arayalım.