IELTS Eş Anlamlı Kelimeler ve Türkçe Karşılıkları
Mayıs 12, 2023
IELTS geçmişten günümüze en popüler İngilizce yeterlilik sınavlarından bir tanesidir. Yurt dışına eğitim veya iş için çıkmak isteyen kişiler, İngilizce yeterliliğini kanıtlamak isteyenler her yıl IELTS ve benzeri sınavlara girer. Bu sınavlar yalnız Türkiye’ye özgü değildir, birçok ülkede sınavlar benzer zamanlarda gerçekleştirilir.
Eğer sen de İngilizce yeterlilik sınavına girmek istiyor ancak İngilizcene yeterince güvenemiyorsan, Open English online ve canlı derslerle, 7/24 erişebileceğin zengin içerikleriyle seni bekliyor! Yabancı uyruklu eğitmenler sayesinde aksanını ve İngilizce konuşmanı geliştirebilir, yurt dışı kültürü hakkında merak ettiklerini sorabilir ve sistem tarafından sana özel hazırlanmış quiz’lerle kendini deneyebilirsin.
IELTS Nedir?
IELTS, Uluslararası İngilizce Dil Test Sistemi anlamına gelir. İngilizce konuşulan ülkelerde okumak veya çalışmak isteyen, ana dili İngilizce olmayan kişilerin İngilizce dil yeterliliğini ölçen standartlaştırılmış bir sınavdır. Test dinleme, okuma, yazma ve konuşma olmak üzere dört dil becerisini değerlendirir.
Üniversiteler, kolejler, işverenler, göçmenlik makamları ve meslek kuruluşları dahil olmak üzere 140’tan fazla ülkede 10.000’den fazla kuruluş tarafından IELTS uluslararası alanda tanınmaktadır. Test, bir adayın İngilizceyi akademik veya profesyonel amaçlarla kullanma becerisinin doğru bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak için tasarlanmıştır.

IELTS’te En Çok Kullanılan Eş Anlamlı Kelimeler
A –
Analyze – examine, scrutinize (Analiz etmek, muayene etmek, incelemek)
Advantage – benefit, asset, edge (Avantaj, fayda)
Assess – evaluate, appraise, judge (Değerlendirmek, paha biçmek)
Acquire – gain, obtain, attain (Elde etmek, kazanmak)
B –
Boost – increase, elevate, enhance (Yükseltmek, değerli hâle getirmek)
Benefit – advantage, gain, profit (Fayda, yarar)
Broaden – expand, widen, enlarge (Genişletmek)
Believe – trust, have faith in, rely on (İnanmak, güvenmek, inanç duymak)
C –
Consider – contemplate, ponder, think about (Göz önünde bulundurmak)
Contribute – donate, give, provide (Bağışlamak, vermek)
Crucial – critical, vital, essential (Kritik, hayati, gerekli)
Concern – worry, anxiety, apprehension (Endişe duymak)
D –
Develop – evolve, advance, progress (İlerleme göstermek, geliştirmek)
Dilemma – predicament, quandary, conundrum (Kararsızlık, ikileme düşmek)
Discuss – talk about, converse, debate (Tartışmak, bir konu üzerine konuşmak)
Distinguish – differentiate, separate, discriminate (Ayırt etmek)
E –
Enhance – improve, enrich, augment (Genişletmek, geliştirmek)
Evaluate – assess, appraise, estimate (Değerlendirmek)
Examine – scrutinize, inspect, investigate (Muayene etmek, değerlendirme yapmak)
Expand – broaden, enlarge, extend (Genişletmek)
F –
Focus – concentrate, center, fixate (Odak, konsantre olmak)
Facilitate – ease, simplify, enable (Basitleştirmek, olanak vermek)
Feature – characteristic, attribute, trait (karakteristik, özellik)
Fundamental – basic, essential, foundational (basit, gerekli)
G –
Generate – produce, create (Yaratmak, oluşturmak)
Goal – objective, aim, target (Hedef)
Guarantee – ensure, promise, assure (Garanti)
Genuine – authentic, real, sincere (Gerçek)
İngilizce öğrenmek için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek!

H –
Hinder – impede, obstruct, hamper (Engellemek)
Highlight – emphasize, accentuate, underline (Vurgulamak, altını çizmek)
However – nevertheless, nonetheless, still (Her neyse, boşver)
Hypothesis – theory, assumption, conjecture (Hipotez, teori)
I –
Implement – execute, carry out, apply (Uygulamak, gerçekleştirmek)
Indicate – show, signify, suggest (Göstermek, belirtmek)
Interpret – understand, explain, decipher (Açıklamak, yorumlamak)
Impact – effect, influence, consequence (Etki)
J –
Justify – defend, vindicate, warrant (Savunmak)
Jeopardy – danger, risk, hazard (Tehlike)
Just – fair, impartial, equitable (Adil)
K –
Knowledge – information, understanding, awareness (Bilgi, farkındalık)
Key – important, crucial, essential (Önemli)
Keep – retain, hold, preserve (Tutmak, korumak)
Know – comprehend, understand, be aware of (Anlamak, kavramak)
L –
Lead – guide, direct, steer (Rehber, lider)
Likely – probable, expected, anticipated (Muhtemelen, büyük ihtimalle)
Link – connect, associate, relate (Bağlantı)
Limit – restrict, confine, restrain (Limit, kısıtlı)
M –
method – technique, approach, strategy (Metod, teknik, strateji)
modify – change, alter, adjust (Değiştirmek)
mean – signify, represent, imply (Belirtmek)
motivate – inspire, encourage, stimulate (Etkilenmek, motive etmek)
N –
necessary – essential, imperative, vital (Gerekli)
negate – deny, contradict, disprove (Reddetmek)
notable – noteworthy, remarkable, significant (Kayda değer)
neglect – ignore, disregard, overlook (Görmezden gelmek)
O –
objective – goal, aim, purpose (Hedef, amaç)
observe – watch, notice, see (Gözlemlemek)
obtain – acquire, get, secure (Elde etmek)
obvious – evident, clear, apparent (Bariz)
P –
particular – specific, individual, precise (Özel, belirli)
promote – encourage, support, foster (Teşvik etmek)
positive – optimistic, hopeful, constructive (Pozitif, iyimser)
perceive – understand, interpret, comprehend (Algılamak)

Q –
qualify – meet the requirements, be eligible, authorize (Nitelik, gereklilikleri karşılamak)
question – query, inquire, ask (Soru, sorgulama)
quantity – amount, number, volume (Miktar)
Query – question, inquiry, doubt, uncertainty (Sorgulama)
Quell – suppress, extinguish, pacify, subdue (Bastırmak)
Quench – extinguish, satisfy, allay, slake (Etkilenmek)
Querulous – complaining, petulant, grumbling, fretful
Quintessential – typical, classic, model, archetypal (Klasik, tipik)
R-
Radical – extreme, drastic, fundamental, thorough (Alışılmadık, ekstrem)
Ramification – consequence, outcome, result, effect (Sonuç)
Rancor – bitterness, animosity, enmity, hatred (Kin)
Rapport – relationship, connection, understanding, harmony (İlişki, harmoni
Rationalize – justify, explain, excuse, account for (Doğrulama, Haklı çıkarma)
S-
Sagacious – wise, shrewd, perceptive, insightful (Akıllıca, akıllı)
Salient – prominent, notable, significant, conspicuous (Belirgin)
Sanction – approval, permission, authorization, consent (Yaptırım)
Sanguine – optimistic, hopeful, confident, cheerful (Umutlu, iyimser)
Scrutinize – examine, inspect, analyze, study (İncelemek)
T-
Tacit – implied, unspoken, inferred, suggested (Sözsüz, sessiz)
Tangible – concrete, palpable, perceptible, real (Somut)
Tantalize – tease, entice, allure, tempt (Baştan çıkarmak)
Taut – tight, tense, rigid, strained (Gergin)
Temperament – nature, disposition, personality, character (Kişilik, mizaç)
U-
Ubiquitous – omnipresent, pervasive, universal, widespread (Her yerde, her yerde olan)
Ultimate – final, eventual, conclusive, eventual (Nihai, sonuç)
Unanimous – agreed, consistent, united, undivided (Oybirliği)
Undermine – weaken, sabotage, subvert, impair (Baltalamak, sabote etmek)
Unprecedented – exceptional, unique, unparalleled, incomparable (Eşi benzeri olmayan)
V-
Validate – verify, confirm, authenticate, justify (Doğrulama)
Venerate – respect, admire, honor, worship (Saygı göstermek)
Versatile – adaptable, flexible, resourceful, all-around (Çok yönlü)
Vigilant – watchful, alert, cautious, attentive (Uyanık, tetikte)
Vindicate – justify, clear, absolve, exonerate (Korumak, temize çıkarmak)
W-
Wane – decrease, decline, diminish, fade (Azaltmak)
Wary – cautious, careful, vigilant, watchful (Dikkatli)
Whimsical – fanciful, playful, capricious, unpredictable (Kaprisli)
Wistful – nostalgic, yearning, longing, melancholic (Hasret, hasret çeken)
Writhe – twist, contort, squirm, thrash (Kıvranmak)
X-
Xenophobia – fear of foreigners or strangers, racism, prejudice (Irkçılık)
Xerophyte – a plant adapted to a dry climate, cactus, succulent (Çöl bitkileri)
Y-
Yearn – long for, crave, desire, want (Burnunda tütmek)
Yield – give way, surrender, produce, generate (Teslim olmak)
Z-
Zenith – highest point, peak, pinnacle, summit (Doruk noktası, zirve)
Zealous – enthusiastic, passionate, fervent, dedicated (Hevesli, tutkulu)
Open English IELTS Kursu Hakkında
Open English’in yalnız IELTS kursu için tasarlanmış kursu yoktur. Ancak Open English’in online İngilizce kursuna kayıtlı kişiler hiçbir ücret ödemeden uluslararası sınavlar için hazırlanmış kurslardan da yararlanabilir. Open English kursları ile dinleme, okuma, konuşma ve yazma becerilerini geliştirme fırsatı bulursun.
Her beceriyi geliştirmek için farklı metotlar kullanılır. Yabancı uyruklu eğitmenlerden alacağın eğitimler, interaktif etkinlikler, sınava yakın hazırlanmış denemeler sayesinde IELTS korkulu rüyan olmaktan çıkacak, istediğin puanı doğru ve düzenli çalışma ile elde edebileceksin. İngilizceni en doğru şekilde geliştirmek için hemen formu doldur, uzmanlarımız seninle iletişime geçsin!