ingilizce çalışmak

İngilizce Çalışmak


20 minutos leitura

İngilizce çalışmaya karar verdiğinde, önünde iki ana yol belirir: Evde kendi disiplininle ilerlemek ya da geleneksel bir kursa katılmak. Hangi yolu seçersen seç, unutma ki başarı, senin ne kadar çaba gösterdiğine, ne kadar tutarlı olduğuna ve öğrenme sürecini ne kadar keyifli hale getirdiğine bağlıdır.

Bu yazıda, bu iki yolu detaylıca inceleyecek ve her birinin sana neler sunabileceğini, bu yolda hangi zorluklarla karşılaşabileceğini göreceksin.

Evde İngilizce Çalışmak

Evde İngilizce çalışmak, özellikle son yıllarda popülaritesi artan ve teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanan bir öğrenme modelidir. Bu yöntemin merkezinde online İngilizce kursları yer alır ve bu kurslar sayesinde coğrafi sınırlamalar ortadan kalkar. Evinin konforunda, iş veya okul düzenini bozmadan, tamamen kendi hızında ve kendi belirlediğin zamanlarda İngilizce çalışabilirsin.

Esneklik ve Özgürlük Senin Elinde

Online kurslar sana inanılmaz bir esneklik sunar. Canlı derslere katılmak ya da önceden kaydedilmiş materyalleri izlemek tamamen senin programına bağlıdır.

  • Zaman Yönetimi: Akşam yemeğinden sonra, sabah işe gitmeden önce ya da hafta sonu… Öğrenme saatlerini sen belirlersin. Yoğun bir iş programına sahipsen ya da düzensiz saatlerde çalışıyorsan, bu esneklik senin için bir kurtarıcı olabilir. Geleneksel kursların aksine, dersi kaçırma veya telafi etme derdin yoktur, çünkü materyaller genellikle her an erişimine açıktır.
  • Mekan Özgürlüğü: İngilizce çalışmak için bir yere gitmek zorunda değilsin. İster mutfağında kahve içerken, ister en sevdiğin koltuğunda otururken, istersen de bir kafede… İnternet bağlantın olduğu sürece her yerde.
  • Kendi Hızında İlerleme: Bir konuyu anlamakta zorlanıyorsan, o bölümü defalarca izleyebilir, tekrar edebilirsin. Eğer bir konuda zaten yetkinsen, o bölümü hızlıca geçebilirsin. Bu, kişiselleştirilmiş öğrenmenin en önemli avantajıdır. Geleneksel eğitimlerde, tüm sınıfın hızına uyum sağlamak zorundasın, oysa online ortamda direksiyon senin elindedir.

Online İngilizce Kurslarının Temel Yapı Taşları

İyi bir online İngilizce kursu sadece video izlemekten ibaret değildir. Başarılı bir program genellikle şu unsurları içerir:

  1. Video Dersler ve Modüller
    • Görsel Destek: Karmaşık gramer kuralları, animasyonlar ve görsellerle desteklenir, bu da anlamayı kolaylaştırır.
    • Kısa ve Odaklanmış İçerik: Modern online kurslar, dikkat süresini maksimize etmek için uzun dersler yerine, 5-15 dakikalık, tek bir konuya odaklanmış modüller kullanır.
    • Sürekli Güncelleme: İyi bir online platform, içeriğini ve materyallerini sürekli güncelleyerek en yeni pedagojik yaklaşımları sana sunar.
  2. Etkileşimli Egzersizler ve Sınavlar 
    • Anında Geri Bildirim: Bir alıştırmayı bitirdiğinde, doğru cevabın ne olduğunu anında görürsün. Bu, hatalarından hemen ders çıkarmanı sağlar.
    • Oyunlaştırma (Gamification): Puanlar, rozetler ve liderlik tabloları gibi unsurlarla öğrenmeyi bir oyuna dönüştürerek motivasyonunu artırır.
  3. Konuşma ve Pratik Ortamları:
    • Canlı Konuşma Oturumları: Çoğu iyi online kurs, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle veya diğer öğrencilerle küçük gruplar halinde canlı konuşma seansları sunar. Bu seanslar genellikle senin belirlediğin konular üzerine yoğunlaşır.
    • Yazma ve Okuma Alıştırmaları: Yazdığın denemeleri veya metinleri uzmanların değerlendirdiği ve sana geri bildirimde bulunduğu bölümler de bu kursların önemli bir parçasıdır.
  4. Yapay Zeka Destekli Araçlar:
    • Telaffuz Analizi: Yapay zeka, senin telaffuzunu anlık olarak analiz eder ve hangi sesleri yanlış çıkardığını gösterir, böylece ağız hareketlerini dahi düzeltebilirsin.
    • Kişiselleştirilmiş Çalışma Planı: Algoritmalar, en çok hangi konularda hata yaptığını belirleyerek, çalışma planını sana özel olarak yeniden düzenler ve zamanını en verimli şekilde kullanmanı sağlar.

Evde İngilizce Çalışmanın Zorlukları - İngilizce çalışmak

Evde İngilizce Çalışmanın Zorlukları

Evde İngilizce çalışmanın avantajları saymakla bitmezken, bu yolun kendine has zorlukları da vardır ve bunların üstesinden gelmek tamamen senin elindedir.

  1. Motivasyon ve Disiplin Eksikliği: Belki de en büyük engel budur. Geleneksel bir kursta, ders saatine uymak zorundasın ve öğretmeninin beklentisi seni motive eder. Evde ise, kimse seni kontrol etmez. Kolayca ertesi güne erteleyebilir, İngilizce çalışmak yerine sosyal medyada vakit geçirebilirsin. Başarılı olmak için, kendi kendini motive etme ve sağlam bir disiplin geliştirme zorunluluğun vardır.
  2. Sosyal İzolasyon: Geleneksel bir sınıf ortamında, yeni insanlarla tanışır, birlikte pratik yapar ve bir topluluğun parçası olursun. Online öğrenimde ise, bu sosyal etkileşim eksik kalabilir. Eğer konuşma pratiklerini ihmal edersen, sadece okuma ve dinleme yeteneklerin gelişirken, akıcı konuşma becerin körelebilir. Aktif olarak online konuşma gruplarına ve canlı derslere katılman bu izolasyonu kırmanın tek yoludur.
  3. Teknolojiye Bağımlılık ve Teknik Sorunlar: İngilizce çalışma sürecin tamamen internet bağlantına, cihazının performansına ve kurs platformunun kalitesine bağlıdır. Teknik bir sorun (internet kesintisi, yazılım hatası) yaşadığında, dersin yarım kalabilir.
  4. Odak Dağınıklığı: Ev, rahatlık ve dinlenme yeri olsa da, aynı zamanda dikkat dağıtıcı unsurlarla doludur. Ev işleri, aile üyeleri, telefon bildirimleri… İngilizce çalışmaya ayırdığın zamanı “kutsal” ilan etmeli ve bu saatlerde tüm dikkat dağıtıcıları devre dışı bırakmalısın.

İngilizce çalışmak için online İngilizce kursuna ihtiyaç duyuyorsan, bu sayfada yer alan formu doldurarak ilk adımı atabilirsin. Open English olarak 15 yılı aşkın süredir sunduğumuz online İngilizce platformu ile dilediğin yerde, dilediğin zaman İngilizce çalışabilirsin.

Geleneksel Kursta İngilizce Çalışmak

Geleneksel kurslar, dil eğitiminin köklü ve kanıtlanmış bir yöntemidir. Fiziksel bir sınıfa gitmek, belirli bir saatte orada olmak ve yüz yüze bir eğitmenle etkileşim kurmak, öğrenme sürecine bambaşka bir dinamik katar. Bu model, özellikle düzen ve sosyal etkileşim arayan öğrenciler için idealdir.

Yüz Yüze Etkileşimin Gücü

Geleneksel sınıf ortamı, online kursların zorluk çektiği alanlarda parlar: anında, doğal ve sosyal etkileşim.

  1. Doğal Konuşma Pratiği: Bir sınıfta olmak, seni konuşmaya zorlar. Partnerinle diyalog kurmak, grupla tartışmaya katılmak ve eğitmenin sorularına anında cevap vermek durumunda kalırsın. Bu, ezberden ziyade doğaçlama yeteneğini geliştirir. Hata yapmaktan çekinmeyeceğin, yargılanmayacağın bir ortamda sürekli pratik yaparsın.
  2. Anında, Kişisel Geri Bildirim: Eğitmenin seni gözlemler. Ne zaman zorlandığını, ne zaman yanlış bir telaffuz yaptığını anında fark eder. Geri bildirimi, bir yazılımın sunduğu robotik bir analizden ziyade, deneyimli bir uzmanın sana özel sunduğu rehberliktir. Eğitmenin yüz ifadesi, beden dili ve verdiği detaylı açıklamalar, İngilizce çalışma sürecini çok daha derinleştirir.
  3. Sosyal Destek ve Motivasyon: Aynı amacı taşıyan bir grupla bir arada olmak, inanılmaz bir motivasyon kaynağıdır. Sınıf arkadaşlarınla kurduğun bağlar, İngilizce çalışma sürecini keyifli hale getirir. Onların başarısı seni kamçılar, onların zorlandığı konuları görmen ise sadece senin bu durumda olmadığını anlamanı sağlar. 

Yapılandırılmış ve Disiplinli Eğitim

Geleneksel kursların en büyük artısı, sana sunulan hazır bir disiplin ve yapıdır.

  • Zorunlu Katılım: Belirli bir saatte derste olman gerekir. Bu zorunluluk, ertelemeyi imkansız hale getirir ve bir rutine girmeni sağlar. Bu rutin, özellikle kendi kendine disiplin kurmakta zorlananlar için çok değerlidir.
  • Kanıtlanmış Müfredat: Çoğu iyi kurs, yıllardır geliştirilmiş, seviyelere ayrılmış ve belirli öğrenme hedeflerine ulaşmak üzere tasarlanmış bir müfredat kullanır. Sen sadece bu müfredatı takip edersin. Hangi kitabı alacağım, hangi konuya ne kadar çalışacağım gibi planlama yükü senin üzerinden kalkar.
  • Dengeli Dört Beceri Gelişimi: Müfredat, genellikle dört temel dil becerisi olan okuma, yazma, dinleme ve konuşma arasında dengeli bir dağılım yapar. Online kurslarda daha çok videolara ve kişisel pratiklere odaklanma eğilimi varken, geleneksel kursta bu becerilerin hepsi sistematik olarak geliştirilir.

Geleneksel Eğitimin Kısıtlamaları ve Maliyeti

Mükemmel bir sistem olmasa da, geleneksel eğitimin de dezavantajları vardır ve bunlar senin için önemli bir karar verme kriteri olabilir.

  1. Düşük Esneklik ve Zaman Kısıtlaması: Ders saatleri ve günleri sabittir. Eğer bir gün işin çıkarsa, o dersi kaçırırsın. Seyahat ediyorsan veya programın değişiyorsa, kursa devam etmek zorlaşır. Bu model, özellikle sabit bir programa uymakta zorlananlar için bir engel teşkil edebilir.
  2. Yüksek Maliyet: Geleneksel dil kursları, genellikle online kurslara göre daha pahalıdır. Bu maliyet; bina kirası, fiziki materyaller ve eğitmenlerin yüz yüze verdiği hizmetin karşılığıdır. Buna ek olarak, kurs yerine gidiş-dönüş yol parası ve zamanını da hesaba katman gerekir.
  3. Bireysel Hızın Göz Ardı Edilmesi: Bir sınıf ortamında, öğretmen tüm sınıfın ortalama hızına göre hareket etmek zorundadır. Eğer bir konuyu çok hızlı anlıyorsan, sıkılabilirsin. Eğer bir konuda zorlanıyorsan, tüm sınıfın seni beklemesi mümkün olmadığı için geride kalabilirsin. Bireyselleştirme sınırlıdır.
  4. Ulaşım ve Coğrafi Kısıtlama: Yaşadığın yerde iyi bir dil kursu olmayabilir ya da kurs merkezine ulaşımın çok uzun sürebilir. Bu, İngilizce çalışmaya ayırdığın toplam süreden çalan bir faktördür.

Karar Verirken Kendine Sorman Gerekenler - ingilizce çalışmak

Karar Verirken Kendine Sorman Gerekenler

Hangi yolun senin için doğru olduğuna karar vermek, tamamen senin çalışma tarzına ve bütçene bağlıdır. İşte sana yol gösterecek bazı kritik sorular:

  • Öğrenme Tarzım Ne?
    • Kendi kendime disiplin kurabilir miyim? (Cevabın “Evet” ise online kurslar senin için harika.)
    • Yüz yüze etkileşimle mi daha iyi öğreniyorum? (Cevabın “Evet” iseo geleneksel kurslar sana daha çok hitap edebilir.)
  • Hayat Tarzım Ne?
    • Programım sabit mi, yoksa sürekli değişiyor mu? (Değişiyorsa online esneklik önemlidir.)
    • Evimden her gün bir yere gitmeye zamanım ve enerjim var mı? (Yoksa evde çalışma senin için daha verimli.)
  • Bütçem Ne Kadar?
    • Yüksek bir maliyeti karşılayabilir miyim? (Karşılayabilirsen geleneksel kurslar bir seçenek.)
    • Daha uygun fiyatlı, geniş içerik havuzuna erişim mi istiyorum? (İstiyorsan online kurslar genellikle daha ekonomiktir.)

Genele baktığımızda online İngilizce uygulamaları İngilizce çalışmak için daha verimli bir yöntem gibi görünüyor. Eğer sen de bizim gibi düşünüyorsan hemen yan tarafta yer alan formu doldur ve İngilizce çalışmak için ilk adımı at.

İngilizce Nasıl Çalışılır?

Önceki bölümde, İngilizce öğrenmenin iki ana yolunu – online ve geleneksel kursları – inceledik. Hangi yolu seçersen seç, bilmen gereken en kritik şey, yöntem ne olursa olsun, asıl başarının senin günlük çalışma alışkanlıklarında gizli olduğudur.

Şimdi, seninle İngilizce çalışma sürecini sadece bir yol izlemekten çıkarıp, onu hayatının doğal bir parçası haline getirecek 5 temel çalışma ilkesini paylaşacağız ve bunları nasıl uygulayacağını inceleyeceğiz.

İşte İngilizce nasıl çalışılır sorusuna verilebilecek cevaplar:

Tekrarlama Değil, Geri Çağırma Pratiği Yap

Bir şeyi tekrar tekrar okumak veya dinlemek sana güven verir, ancak beyninin o bilgiyi uzun süreli hafızaya kaydettiği anlamına gelmez. Başarılı bir öğrenme, aktif geri çağırma (Active Recall) ile olur.

Uygulama Yolları:

  • Flashcard’ları Doğru Kullan: Bir kelimeyi gördüğünde anlamını hemen açmak yerine, önce aklına getirmeye çalış. Anlamını hatırlayamıyorsan bile o anki düşünme çabası beynindeki nöral bağlantıları güçlendirir. Anlamını gördükten sonra kartı hemen atma; onu farklı zaman aralıklarında (5 dakika sonra, 1 saat sonra, ertesi gün) tekrar et. Bu, aralıklı tekrar (Spaced Repetition) ilkesidir.
  • Kendine Soru Sor: Bir dersi veya metni bitirdikten hemen sonra, “Bu derste ne öğrendim? Hangi kuralı anlattı? Bu kelimeyi nerede kullanabilirim?” gibi sorularla kendini test et. Notlarına bakmak yerine, beynini zorla.
  • Jenerasyon Etkisini Kullan: Geri çağırmanın bir adım ötesi, bilgiyi kendin üretmektir. Yeni öğrendiğin bir kelime veya gramer kuralı ile hemen yeni bir cümle kur. Bu, bilgiyi sadece tüketmek yerine üretmeni sağlar ve öğrenmeyi pekiştirir.

İngilizceyi Tüketmek Yerine Deneyimle

Sadece ders saatlerinde İngilizceye maruz kalmak yetersizdir. İngilizce, etrafını saran bir çevre olmalıdır. Beynin, dili arka planda sürekli işlediğinde çok daha hızlı ilerlersin. Bu, tam daldırma (Immersion) ortamını evde yaratmak anlamına gelir.

Uygulama Yolları:

  • Pasif Dinlemeyi Aktif Hale Getir: Ev işi yaparken, spor yaparken veya yolda yürürken İngilizce podcast’ler veya müzikler dinle. Başlangıçta anlamasan bile, beynin kelimelerin akışına, telaffuz kalıplarına ve ritmine alışır. Ancak bunu daha etkili hale getirmek için, günde en az 15 dakikalık bir bölümü oturup, odaklanarak dinle ve anlamadığın yerlerin notunu al.
  • Ortam Dilini Değiştir: Telefonunun, bilgisayarının ve kullandığın uygulamaların dilini İngilizce yap. Başlangıçta zorlansan bile, günlük hayatta sıkça kullandığın komutları ve kelimeleri bağlam içinde, zahmetsizce öğrenirsin.
  • İzleme Alışkanlıklarını Değiştir: Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı olarak izlemeye başla. Altyazıyı Türkçe tutmak, beyninin tembellik etmesine ve sadece ana dilini okumasına neden olur. İngilizce dinle, İngilizce oku. Seviyen ilerledikçe, altyazıları tamamen kapatmayı hedefle.
  • Hedef Dilde Düşün: Gün içinde kendine İngilizce sorular sormaya başla: “What should I eat for dinner?” “Did I finish my tasks today?” Bu, beyninin İngilizceyi bir çeviri aracı olmaktan çıkarıp, doğrudan düşünme aracı olarak kullanmasını sağlar.

İngilizce nasıl çalışılır konusuna kaldığımız yerden alttaki başlıklarla devam ediyoruz.

Üretim (Output) Odaklı Çalış

Dil öğrenmek sadece bilgi almak değildir; aynı zamanda bilgi vermek demektir. Birçok öğrenci, “Hazır hissedene kadar konuşmayacağım” der ve bu, ilerlemeyi yavaşlatan en büyük hatadır.

Uygulama Yolları: Konuşma (Speaking)

  • Konuşma Partneri Bul: Online kursunun canlı seanslarını kullan ya da bir dil değişim partneri edin. Konuşma sürenin %80’ini partnerinin dinlemesine değil, senin konuşmana ayır.
  • Sesini Kaydet: Yeni bir konuyu öğrendikten sonra, o konu hakkında 1-2 dakikalık bir konuşma yap ve bunu telefonuna kaydet. Kaydı dinlerken yaptığın gramer hatalarını, takıldığın yerleri ve telaffuz sorunlarını kendin tespit et. Bu, hem hatalarını fark etmeni sağlar hem de kendini “konuşma zorunluluğuna” sokar.
  • Shadowing Tekniğini Kullan: Bir podcast veya video konuşmacısını dinle ve onun konuşmasından hemen sonra, aynı ses tonu, ritim ve telaffuzla aynı şeyleri tekrar et. Bu, ağız kaslarını İngilizce konuşmaya hazırlar.

Uygulama Yolları: Yazma (Writing)

  • Günlük Tut: Her gün İngilizce olarak, o gün yaşadıklarını, hissettiklerini veya öğrendiklerini yaz. Bu, karmaşık konular değil, basit cümleler olabilir. Önemli olan tutarlılıktır. İngilizce nasıl çalışılır sorusuna verilebilecek en güzel yollardan biri…
  • Kısa Özetler Çıkar: Okuduğun bir makalenin ya da izlediğin bir videonun ana fikrini, kendi cümlelerinle 5-6 İngilizce cümle kullanarak özetle. Bu da İngilizce nasıl çalışılır denildiğinde akla gelen bir yöntemdir
  • Geri Bildirim Al: Yazdıklarını bir dil partneriyle, eğitmeninle veya online bir düzeltme platformuyla paylaş ve hataların hakkında geri bildirim al. Hatalarından ders çıkarmak, gelişiminin anahtarıdır.

Tutarlılık, Yoğunluktan Önemlidir

Haftada bir gün 8 saat İngilizce çalışmak, yedi gün boyunca günde 1 saat çalışmaktan daha az verimlidir. Beyin, yeni bilgiyi sindirmek için tutarlı ve sık uyarılmaya ihtiyaç duyar. Dil öğrenimi bir maratondur, sprint değil.

Uygulama Yolları:

  • Micro-Learning’i Benimse: 3 saatlik bir boşluk bulmayı beklemek yerine, günde 3-4 kez 15 dakikalık “micro-dersler” oluştur. Sabah uyanınca 15 dakika kelime tekrarı, öğle yemeğinde 15 dakika podcast, akşam 15 dakika yazma pratiği gibi.
  • Çalışma Rutini Oluştur: İngilizce çalışmayı, diş fırçalamak veya kahve içmek gibi tartışmasız bir alışkanlık haline getir. Bunu, zaten yaptığın bir aktiviteye bağla (Örneğin: “Sabah kahvemi yaparken 10 dakika İngilizce haber dinleyeceğim”).
  • “Kolay %70 Zor %30” Kuralını Uygula: Çalışma sürenin %70’ini bildiğin ve seni rahatlatan konulara ayırarak motivasyonunu yüksek tut. Kalan %30’luk süreyi ise seni zorlayan, yeni ve karmaşık konulara ayır. Bu denge, hem ilerlemeni sağlar hem de tükenmişliği önler.

Hata Yapmaktan Keyif Al

Dil öğrenme sürecindeki en büyük düşmanın mükemmeliyetçiliktir. Hata yapmaktan korktuğun an, konuşmayı ve yazmayı bırakırsın. Oysa hatalar, senin en iyi öğretmenindir.

Uygulama Yolları:

  • Hata Günlüğü Tut: Konuşurken veya yazarken yaptığın, eğitmenin tarafından düzeltilen tüm önemli gramer ve kelime hatalarını not aldığın bir defter veya dijital dosya tut. Bu, senin kişisel ders kitabındır. Bu hataları tekrar yapmamak için, çalışma sürenin bir kısmını bu günlüğü gözden geçirmeye ayır.
  • Hatalarını Kutla: Bir hata yaptığında, “Harika! Öğrenmem gereken bir şeyi daha buldum!” diye düşün. Her düzeltme, bilmediğin bir boşluğu doldurur. Hata yapmamak demek, kendini yeterince zorlamıyorsun demektir.
  • Anlamın Önceliği: Akıcı konuşmanın ilk aşamalarında, gramerin %100 doğru olmasından çok, anlaşılabilir olmaya odaklan. İnsanlar ne demek istediğini anlıyorsa, o an için görevi başardın demektir. Gramer ve telaffuz incelikleri zamanla oturacaktır.

İngilizce nasıl çalışılır sorusuna net cevaplar verdiğimizi düşünüyoruz. Nasıl İngilizce çalışılır diye arayış içindeysen artık cevabı buldun. Şimdi İngilizce çalışma planı konusuna geçiş yapabiliriz. İngilizce nasıl çalışılır konusu kadar önemli olan İngilizce çalışma planına hemen geçiyoruz.

Başarı-İçin-İngilizce-Çalışma-Planı-ingilizce-çalışmak

Başarı İçin İngilizce Çalışma Planı

Yazının burasına kadar İngilizce çalışmanın teorisini ve temel prensiplerini öğrendin. Şimdi sıra geldi bu prensipleri hayatına uygulayarak, öğrenme sürecini sürdürülebilir ve ölçülebilir bir programa dökmeye. Unutma, en iyi İngilizce çalışma programı, senin gerçekçi bir şekilde bağlı kalabileceğin programdır. Haftalık 10 saatlik yoğun bir çalışma temposu belirleyip, sadece iki hafta sonra yorulup bırakmaktansa; her gün 1 saat çalışarak, bunu bir yıla yaymak çok daha garantili bir başarı getirir.

Bu program, sana orta seviyeden başlayarak akıcılığa giden yolda rehberlik edecek şekilde tasarlanmıştır.

Programının Temelini At: Önceliklerini Belirle

Başlamadan önce, kendine şu temel soruları sor ve cevaplarını not al:

  • Günlük Ortalama Ne Kadar Zaman Ayırabilirim? (Örn: 1 saat, 90 dakika)
  • Hangi Saatler Benim İçin En Verimli? (Örn: Sabah erken saatler ya da akşam yemeğinden sonrası)
  • En Zayıf Yönüm Ne? (Örn: Konuşma, Kelime Bilgisi, Gramer)

Cevaplarına göre, programındaki ağırlığı zayıf yönüne vermelisin. Eğer konuşma zayıfsa, zamanının %40’ını doğrudan konuşma pratiğine ayırmalısın.

Haftalık Çalışma Şeması: 7 Günlük Düzen

Kendine bir İngilizce çalışma planı hazırlaman şart. Bu İngilizce çalışma planını baştan savma bir şekilde yapmak yerine her gün uygulayabileceğin şekilde oluşturmalısın. Günde 2 saat ayırarak sadece 1 2 hafta yapacağın bir çalışma programının sana bir faydası olmayacaktır. Kendini en iyi sen tanırsın ve ne kadar çalışma yapacağını bilirsin. Kendini kandırmadan bir İngilizce çalışma planı hazırlamalısın.

Bu çalışma planında haftanın 7 gününe yer vermen gerekiyor. İngilizce çalışma aşamasındasın ve boş bırakacak bir günün bile yok ama kendine dinlenme zamanları yaratmak için planını bazı günler yoğun bazı günler daha sakin olacak şekilde tasarlayabilirsin. İngilizce çalışma planı konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsan, İngilizce çalışma programı konulu yazımıza göz atabilirsin.

Micro-Learning ile Boşlukları Doldur

Unutma, her zaman 90 dakikalık bloklar halinde çalışmak zorunda değilsin. Gün içindeki “ölü” zamanları İngilizceye ayırarak çalışma süreni katlayabilirsin:

  • Uyanır Uyanmaz (5-10 dk): Telefonunu eline aldığında sosyal medyaya bakmak yerine, hızlı bir online kelime quiz’i çöz veya Flashcard uygulamandan 10 kartı tekrar et.
  • İşe/Okula Giderken (15-30 dk): Kulaklıklarını tak ve hedeflenen İngilizce podcast’ini dinle. Dinlediğin şeyi anlamaya odaklan, sadece arka plan sesi olarak kullanma.
  • Öğle Arası (15 dk): İngilizce bir haber sitesinden gündemi takip et veya bir önceki günkü yazma pratiğine gelen geri bildirimleri düzenle.
  • Yemek Hazırlarken (10-15 dk): İngilizce bir yemek tarifi videosu izle. Bu, hem talimat dilini hem de mutfak kelimelerini öğrenmeni sağlar.

Başarı İçin Kritik Ayarlamalar

İngilizce çalışma planını sadece uygulamak yetmez, onu sürekli olarak optimize etmelisin:

  1. “Akıcılık Duvarını” Yık: Orta seviyelerde (B1-B2), öğrenciler genellikle “akıcılık duvarına” çarpar ve gelişimleri durur. Bunun nedeni genellikle gramer çalışmayı bırakıp sadece konuşmaya odaklanmaktır. Akıcılığın artması için, konuşma pratiğine yeni ve daha karmaşık gramer yapılarını bilinçli olarak dahil etmeye zorla kendini. Örneğin, sadece “I went” yerine “I should have gone” gibi Perfect Modals kullanmaya çalış.
  2. Kelime Defterini Özelleştir: Kelime öğrenirken sadece Türkçe karşılığını yazma. Kelime defterine şunları ekle:
    • Kelimenin Tanımı (İngilizce)
    • Kelimenin Farklı Biçimleri (Success, Successful, Successfully)
    • Kelimeyi İçeren Senin Kurduğun Örnek Bir Cümle
    • Kelimenin Zıt/Eş Anlamlıları (Örn: Fast food değil, Quick meal)
  3. Ölç ve Ayarla: Her ay sonunda kendine şu soruyu sor: Bu ay belirlediğim hedeflere ulaştım mı? Hangi çalışma saatlerim verimliydi? Eğer bir alıştırma seni sıkıyorsa, onu eğlenceli başka bir alıştırmayla değiştir. İngilizce çalışma programın senin için çalışmalı, sen program için çalışmamalısın.

Unutma, bu program senin kişisel laboratuvarın. Deney yap, hatalarından ders çıkar ve en önemlisi, sürecin tadını çıkar. İngilizce çalışmak bir angarya değil, dünyaya açılan yepyeni bir kapıdır ve bu kapının anahtarı senin elindeki bu tutarlı İngilizce çalışma programında gizlidir.

Efektif bir şekilde İngilizce çalışmak istiyor ve online İngilizce platformlarından destek almak istiyorsan, doğru yerdesin. Hemen bu sayfada yer alan bilgi formunu doldur ve seni hemen arayıp online İngilizce çalışma serüvenini başlatalım; her zaman yanında olacak desteğimiz ile etkili bir şekilde İngilizce öğrenmene yardımcı olalım. Hemen harekete geç ve formu doldurarak ilk adımı at.

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso