ingilizce futbol terimleri

İngilizce Futbol Terimleri ve Türkçe Karşılıkları


6 minutos leitura

Modern futbolun İngiltere’de doğmuş olması sebebiyle, futbol ile ilgili terimleri incelediğimizde bu terimlerin İngilizce futbol terimleri olduğunu görüyoruz. Futbol seven biriysen İngilizce futbol terimleri günlük hayatında çok fazla kullandığın kelimeler olacak.

Arkadaşlarınla futbol hakkında konuşurken kullanmak isteyeceğin İngilizce futbol terimlerini bu yazımızda bulabilirsin. Ayrıca İngilizce futbol terimleri ile kurulmuş birkaç örnek cümleyi de bu yazımızda seninle paylaşacağız.

Bu sayfada bulunan formu doldurarak futbol ve diğer spor dalları ile ilgili İngilizce kavramları öğrenmeye hızlıca başlayabilirsin.

ingilizce futbol nedir - ingilizce futbol terimleri

İngilizce Futbol Nedir?

İngilizce futbol terimlerini sıralamadan önce futbolun İngilizcesini seninle paylaşmak istedik. Futbol kelimesinin İngilizcesi “Football” olarak biliniyor. İngilizce ayak anlamına gelen foot ile top anlamına gelen ball kelimesinin birleşmesiyle oluşan football kelimesi Türkçede futbol olarak yer alıyor.

İngilizce futbol kelimesi gibi öğrenebileceğin birçok İngilizce kelime var. Peki bu kelimeleri kolayca öğrenebilmen için İngilizce bilgini artırmanın kolay yolu nedir biliyor musun? İngilizce bilgini kolay yoldan artırmak istiyorsan İngilizce Nasıl Geliştirilir? başlıklı yazımızı okuyabilirsin.

İngilizce Futbol Terimleri

Futbola ilgi duyuyorsan, yazımızın bu bölümünde, İngilizce futbol terimlerini öğrenmenin çok da zor olmadığını göreceksin. Çünkü Türkçede kullandığımız futbol terimlerinin birçoğu İngilizce futbol terimlerinden geliyor. İngilizce futbol terimlerinden en popüler 100 tanesini senin için seçtik ve  aşağıda listeledik.

 

Assist İngilizce futbol terimlerinden assist, asist demektir. Gol vuruşundan önce verilen son pas.
Assistant referee Yardımcı hakem.
Attacker İngilizce futbol terimlerinden attacker, hücum oyuncusu demektir. Atak yapan, gol atmaya çalışan kişi.
Away game Deplasman maçı. Bir takımın karşı takımın sahasına giderek yaptığı maç.
Away team Deplasman takımı. Konuk takım.
Back of the net Gol olduğunu anlatan bir ifade.
Back pass Geri pas
Bicycle kick “Bisiklet vuruşu”. Asıl anlamı röveşatadır.
Booking Kart görme.
Bench İngilizce futbol terimlerinden bench, yedek kulübesi demektir.
Brace İki gol atmış oyuncunun başarısını ifade etmek için kullanılan kelime. 
Captain Takım kaptanı
Centre circle Orta yuvarlak.
Chip Shot Aşırtma vuruşu. Topun kalecinin üzerinden geçirilerek kaleye gönderilmesi.
Clean sheet Takımın ve kalecinin gol yemeden maçı bitirmesi ile kazandıkları unvan.
Coach Antrenör
Commentator Futbol yorumcusu.
Concede Gol yemek.
Corner kick Korner vuruşu, köşe atışı.
Corner Korner, köşe.
Cracker Herkesi şaşırtan, ağızları açık bırakan genellikle uzak mesafeden atılmış olan gol.
Crossbar İngilizce futbol terimlerinden crossbar, kale üst direği demektir.
Dead Ball Ölü top. Serbest atışlarda ve penaltı atışlarında topun hareketsiz durması.
Defeat Mağlubiyet.
Defender Savunma (defans) oyuncusu. 
Defense Defans. Takımın yaptığı savunma.
Draw Beraberlik. İki takımın ayı skora sahip olması.
Dropped ball Hakem atışı (ara atışı).
Equalizer İki takım arasında beraberlik oluşturan gole verilen ad.
Extra time Uzatmalar.
Fast break Hızlı Hücum
Field İngilizce futbol terimlerinden field, futbol sahası demektir.
First half İlk yarı, ilk devre.
Fixture Fikstür. Karşılaşmaların sırasını belirleyen tabloya verilen ad.
Footballer Futbolcu.
Football player Futbol oyuncusu.
Forward İngilizce futbol terimlerinden forward, forvet oyuncusu demektir.
Foul Faul.
Free kick Serbest vuruş.
Goal angle Gol açısı.
Goal area Kale alanı.
Goal kick Gol vuruşu.
Goal Post Kale yan direği.
Goal Keeper Kaleci.
Goal-line Kale çizgisi.
Hairdryer treatment  Teknik direktörün takım oyuncularını sert bir dille azarlamasını belirten söz.
Half time Devre arası.
Halfway line Orta çizgi.
Hat trick Bir oyuncunun üst üste üç gol atması.
Header İngilizce futbol terimlerinden header, kafa vuruşu demektir.
Home team Ev sahibi takım.
Hug the line  Özellikle kanat oyuncularının sahanın iki yanındaki taç çizgilerine yakın oynaması için verilen talimat.
Injury time Yaralanma süresi. Sakatlanma gibi sebeplerle maça ara verildi zaman, devre sonunda bu araların toplanıp süreye eklenmesi.
Jersey İngilizce futbol terimlerinden jersey, forma demektir.
Kick Off Başlangıç düdüğü
Kick start Başlangıç vuruşu
League Lig
License Lisans. Futbolcuların maçlarda oynaması için verilen belge.
Locker room Soyunma odası
Midfielder Orta saha oyuncusu
Must-win game  Takımın maçı kazanmak zorunda olduğunu, kaybettiği takdirde yenik düşeceğini anlatan bir ifade. 
Off the line  “Çizgiden”. Topun çizgiden son anda kurtarıldığını anlatan söz.
Offensive team Hücum takımı.
Offside Ofsayt.
Out of line Çizgi dışı.
Out Aut. Topun kale çizgisinin dışında kalması.
Own goal Takımın kendi kalesine attığı gol.
Park the bus Maçta skor avantajı olan takımın sadece gol yememeye odaklı oynaması.
Pass Pas.
Penalty area Ceza alanı.
Penalty kick Penaltı vuruşu.
Penalty shootout Penaltı atışları, penaltılar.
Penalty Penaltı.
Field Saha.
Red card Kırmızı kart.
Referee Hakem.
Relegation Küme düşme durumu.
Run it off  Ciddi olmayan bir sakatlık sonrası oyuncuya verilen “maça devam” talimatı.
Scissor kick Makas vuruşu.Vole.
Second half İkinci devre.
Shoot Şut.
Sitter  Hücum oyuncusunun kaçırdığı çok kolay bir gol fırsatı.
Stand Tribün.
Striker Golcü. Hücum oyuncusu, forvet.
Strutting Çalım.
Substitute player Yedek oyuncu.
Supporters İngilizce futbol terimlerinden supporters, taraftarlar demektir.
Target man  Ortalar, uzun paslar, yüksek toplar gibi hedeflerin odağında olan uzun boylu forvet oyuncusu. 
Theatrical  Maçta bir oyuncunun abartılı ya da fazla dramatik bir davranış sergilediğini ifade eden sıfat.
Through ball Ara pas. İki veya daha fazla oyuncu arasından top geçirerek takım arkadaşına atılan pas.
Throw in Taç atışı. Taç çizgisinin dışına çıkan topu bir oyuncunun takım arkadaşına başının üzerinden fırlatması.
Touchline İngilizce futbol terimlerinden touchline, taç çizgisi demektir.
Training ball Antrenman topu.
Transfer fee Futbolcunun başka bir takıma geçmesi hâlinde yapılan ödeme.
Treble Bir sezon içerisinde üç kupa birden kazanan takımın başarısına verilen ad.
Unpracticed İdmansız.
Wall İngilizce futbol terimlerinden wall, baraj demektir.
Wet area Islak zemin
Wing defense Kanat savunması
Yellow cad Sarı kart.

 

ingilizce futbol terimleri ile kurulmuş cümleler

İngilizce Futbol Terimleri İle Kurulmuş Cümleler

Bu bölümde senin için İngilizce futbol terimleri ile oluşturulmuş birkaç örnek cümle paylaşacağız.

 

Futbolcu topun başına geçti. The football player went to the ball.
Kaleci, kullanılan serbest vuruşu kurtaramadı. The goalkeeper could not save the free kick taken.
Hakem sert bir müdahalede bulunan futbolcuya sarı kart verdi. The referee gave a yellow card to the football player who made a harsh intervention.
Orta saha oyuncusu, sahada en çok koşan kişiydi. The midfielder was the person who ran the most on the field.
Maçın sonucunu penaltı atışları mı belirleyecek? Will penalty shootouts determine the outcome of the match?

İngilizce Bilgini Open English İle Artır!

İngilizce futbol terimleri gibi öğrenebileceğin birçok İngilizce kelime var. Sen de hızlı ve kolay bir şekilde İngilizce kelimeler öğrenip İngilizce bilgini artırmak istiyorsan online İngilizce kursu Open English senin için en doğru yer.

% 100 online İngilizce kursu Open English ile ana dili İngilizce olan eğitmenlerden istediğin yer ve saatte canlı dersler alabilirsin. Binlerce saatlik interaktif derse sınırsız erişim sağlayarak İngilizceni ilerletebilirsin.

Sayfada bulunan formu doldurarak İngilizceni geliştirmek için Open English dünyasına adımını at, ana dilin gibi İngilizce konuşmaya hemen başla!

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso