phrasal verbs konu anlatımı

Phrasal Verbs Konu Anlatımı – Phrasal Verbs Listesi


10 minutos leitura

Phrasal Verbs, İngilizceyi yeni öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilse de, günlük konuşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bazı eylemleri Phrasal Verbs olmadan açıklamamız oldukça zordur fakat bazı durumlarda yerlerine gelebilecek fiiller de olabilir. Her halükarda Phrasal Verbs öğrenmemiz gereken bir konudur. Bu yazımızda Phrasal Verbs konu anlatımımızı örnekler ile destekleyecek, farklı tiplerini nasıl kullanmamız gerektiğini inceleyeceğiz.

Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English, 7/24 canlı dersleri, dünyanın dört bir yanından eğitmen kadrosu ve sınırsız erişimi ile İngilizce öğrenimindeki tüm ihtiyaçlarını karşılamak için burada!

Phrasal Verbs’i Open English ile Öğren

Phrasal Verbs konusunda Open English’in ana dili İngilize olan eğitmenlerinden 7/24 ders alabilirsin. Dünyada 1,5 milyondan fazla kişinin İngilizce eğitimi için seçtiği online İngilizce kursu Open English ile sen de kısa sürede İngilizce dil becerisi kazanabilirsin.

Open English’e kayıt başvurusu yapmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Eğitim planlarımız ve ücretler hakkında bilgi vermek adına müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede seni arayacaktır. 

Phrasal Verbs Nedir?

Phrasal Verbs, Türkçede genel olarak “deyimsel fiil” olarak bahsettiğimiz, sözcük öbeği halindeki fiillerdir. “Deyimsel” olmasının sebebi ise asıl fiilimizin genelde asıl anlamından uzaklaşması veya mecazileşmesidir. Phrasal Verbs, genelde bir fiile eklenen edatlar (prepositions) ve zarflar (adverbs) ile elde edilir. Bu yazımızda iki ana başlık altında ele alacağız: Intransitive Phrasal Verbs ve Transitive Phrasal Verbs.

ıntransitive phrasal verbs

Intransitive Phrasal Verbs 

Intransitive Phrasal Verbs için geçişsiz deyimsel fiiller diyebiliriz. Bir fiilin geçişsiz olması demek, doğrudan bir nesnesi olmadığı anlamına gelir. Yani fiile “ne?” sorusu sorduğumuzda cevap alamayız. Aşağıda birkaç yaygın Phrasal Verbs’ü bulabilirsiniz.

  • Wake up: Uyanmak

I wake up at 7 every day. 

(Her gün sabah 7’de kalkarım.)

  • Come over: Birinin evine gitmek

You should come over my house.

(Benim evime gelmelisin.)

  • Go back: Geri dönmek 

Bella went back to her childhood home.

(Bella çocukluğunu geçirdiği evine geri döndü.)

  • Grow up: Büyümek

She’s grown up a lot over the last year. 

(Geçtiğimiz yıl boyunca çok büyüdü.)

  • Break down: Bozulmak

The bus broke down on our way home. 

(Eve giderken otobüs bozuldu.)

Unutma! Phrasal Verbs, fiil içerdiği için zamana göre çekimlenmelidir. Fakat çekimlerken sadece fiil olan kısmı çekimlememiz gerekmektedir. Yani “broke down” doğrudur, fakat “break downed” yada “broke downed” şeklinde çekimlemeler yanlış olacaktır. 🙂

Devam etmeden önce sana Open English’in avantajlarından bahsetmek isterim. Open English, sana İngilizce öğrenmen için gerekli tüm olanakları sunuyor. Sınırsız erişim, 7/24 canlı dersler, çapında eğitmenler ve daha bir çok ayrıcalığıyla Open English, İngilizce öğreniminde her zaman yanında! Daha fazla bilgi için sitemizi incelemeyi unutma!

Transitive Phrasal Verbs

Transitive Phrasal Verbs’ü “geçişli deyimsel fiiller” olarak adlandırabiliriz. Geçişli olmasının sebebi ile doğrudan nesnesi (direct object) olmasıdır. Yani, fiilimize “Ne?” sorusunu sorduğumuzda cevap alabilir ve fiilden etkilenen nesne veya kişiyi bulabiliriz. Transitive Phrasal Verbs’ü kullanım şekline göre ikiye ayırmamız gerekir.

Separable Phrasal Verbs 

Separable, ayrılabilir demektir. Yani Seperable Phrasal Verbs’de, fiilimiz ve ikinci kelimemiz (edat/zarf) arasına nesnemizin girmesi ile deyimsel fiilimizin sözcük öbeği bölünür. Fakat bu her zaman ayrılmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Nesnemizi genelde fiilin arasına ya da sonrasına koyabiliriz. 

  • Call (something) off: Bir şeyi iptal etmek

– We called the meeting off because of the busy schedule. /

– We called off the meeting because of the busy schedule.

(Yoğun programımızdan dolayı toplantıyı iptal ettik.)

  •  Figure (something) off: Bir şeyi anlamak, çözmek

– I figured out the problem all by myself.

– I figured the problem out all by myself.

(Problemi kendi başıma çözdüm)

  • Try (something) on: Bir şeyi üzerinde denemek

– I tried out the red sweater in the clothes shop.

– I tried the red sweater out in the clothes shop.

(Kırmızı kazağı dükkanda üzerimde denedim.)

  • Turn (something) off: Bir şeyi kapatmak

– He turns off the TV off at 9.

– He turns the TV off at 9.

(Televizyonu saat 9’da kapatır.)

  • Throw (something) out: Bir şeyi çöpe atmak

– You can throw it out.

(Onu çöpe atabilirsin)

Dikkat! Eğer Separable Phrasal Verbs ile kullandığınız nesne bir zamirse (him, her, it, me, you, us, them) bu nesneyi kesinlikle Phrasal Verbs’ün ortasına koymalıyız, fiilin sonrasında kullanamayız. Normalde nesneyi hem ortasına hem de sonrasına koyabileceğimizi söylemiştik fakat zamirler bu konuda bir istisna. 

inseparable phrasal verbs

Inseparable Phrasal Verbs

Inseperable, ayrılamaz demektir. Yani, Seperable Phrasal Verbs’deki mantık ile, bu tarz fiillerde sözcük öbeği bölünemez. Nesnemizi her zaman Phrasal Verbs’ten sonra kullanmalıyız, arasında kullanamayız. 

  • Come across (something/someone): Bir şeye/birine rastlamak

I came across old family pictures in the attic. 

(Tavan arasında eski aile fotoğraflarına rastladım.)

  • Go over (something): Bir şeyi incelemek

Let’s go over the project reports this evening.

(Hadi bu akşam proje raporlarını inceleyelim.)

  • Look into (something): Bir şeyi araştırmak

I’m looking into the ways of practicing my speaking skills.

(Konuşma becerilerimi geliştirmenin yollarını araştırıyorum)

  • Turn into (something): Bir şeye dönüşmek

In the Transformers universe, robots can turn into cars.

(Transformers evreninde robotlar arabalara dönüşebilir.)

  • Count on (something/someone): Birine/bir şeye güvenmek

Don’t let me down, I’m counting on you. 

(Beni hayal kırıklığına uğratma, sana güveniyorum.)

Son örneğimizde ekstra bir Phrasal Verbs örneği daha vardı, fark ettin mi? Evet, let (someone) down “birini hayal kırıklığına uğratmak” anlamında kullanılan bir Phrasal Verb. Kullanımına bakarak Seperable Phrasal Verbs’den biri olduğunu da görebilirsin. Nesnemiz zamir olduğu için fiilin ortasında kullandık.

Böylece bir konu anlatımının daha sonuna geldik. Bu yazıda kafanı karıştırabilecek konulardan olan Phrasal Verbs’den detaylıca bahsedip bir çok örnekle destekledik. Tabii ki, Phrasal Verbs buradaki örneklerle sınırlı değil, fakat artık karşılaştığında neyin Phrasal Verbs’ten olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir, yeni öğrendiklerini kolaylıkla kullanabilirsin.

Sana yardımcı olmak için İngilizce phrasal verbs listemizi de aşağıya ekliyoruz.

Phrasal Verb Listesi Phrasal Vers Türkçe Anlamları
Add Up Akla Yatkın Olmak
Blow Up Bir Şeyin Içerisini Gazla Doldurmak, Patlamak
Break Down Bozulmak
Break In On Bir Sohbeti Bölmek
Bring About Bir Şeye Sebep Olmak
Bring Down Bir Şeyi Azaltmak, Devirmek, Indirmek
Bring In Bir Şeyi Tanıtmak
Bring Up Bir Konudan Bahsetmek
Call Off Bir Şeyi Yapmaktan Vazgeçmek
Call On Ezbere Okumak
Care For Ilgilenmek, Bakmak, Sevmek
Carry On Devam Etmek
Catch On Tutmak
Catch Up Bir Şeyin Hızına Yetişmek,
Catch Up With Yakın Olmak
Change Over Kullanılan Yöntemi Bırakmak
Check Up On İncelemek, Kontrol Etmek
Close Down Kapatmak, Kepenk Indirmek
Come Across Karşılaşmak, Tesadüfen Bir Araya Gelmek
Come Apart Parçalara Ayırmak
Come Back Aklına Gelmesi, Geri Gelmek, Geri Dönmek
Come Down Fiyatı Azaltmak
Come Down With Hastalığa Yakalanmak
Come In Girmek
Come Over Ziyaret Etmek
Come To Şuuru Yerine Gelmek
Come Up With Bağışta Bulunmak
Count On Güvenmek
Cut Down On Kesmek, Azaltmak
Cut Off Durdurmak, Kesmek, Kapamak
Cut Out Bırakmak, Kesip Çıkarmak
Depend On Bağlanmak
Die Out Yok Olmak, Soyu Tükenmek
Do Away With Durdurmak, Bir Durumun Yürürlülükten Kalkması
Do Over Bir Işi Tekrar Etmek
Do With Bir Şey Ile İlgili Olmak, Alakalı Olmak
Do Without Olmadan İdare Etmek
Draw Up Düzenleme, Hazır Hale Getirme
Drop By Haber Vermeden Uğramak
Drop Off Araba İle Bırakmak
Drop Out Vazgeçmek, Okuldan Kaydını Sildirmek
Drop Out Of Sınıfta Kalmak
Eat Out Yemek İçin  Dışarıya Çıkmak
End Up Sonuçlanmak
Fall Apart Beklenmedik Bir Şekilde Kırılması Ve Parçalara Ayrılması
Fall On Hücum Etmek
Fall Out Kavga Etmek,Bozuşmak
Fall Through Gerçekleşememek, Suya Düşmek
Fall To Payına Düşmek
Figure Out Anlamak, Bir Durumu Çözmek
Fill In Birinin Yerini Geçici Olarak Almak
Fill Out Bir Formu Doldurmak
Fill Up Tamamen-Ağzına Kadar Doldurmak
Find Out Öğrenmek
Follow Up Takip Etmek
Force Out Zorlamak
Get Along With Biri İle İyi Geçinmek, İyi Anlaşmak
Get Around Gezmek, Yayılmak
Get Away Kaçmak, Kurtulmak
Get Away With Bir İşten Sıyrılmak
Get By Hayatını Sürdürmek
Get Off İnmek, Ayrılmak
Get On Binmek, Devam Etmek
Get Over Bir Durumun Üstesinden Gelmek, Atlatmak, İyileşmek
Get Rid Of Kurtulmak
Get Through With Bitirmek
Get Up Kalkmak
Give Away Birisine Bir Şeyi Bedava Vermek
Give Back Bir Şeyi Geri Vermek
Give Off Salmak, Bırakmak, Yaymak
Give Rise To Sebep Olmak
Go Ahead İlerlemek, Devam Etmek
Go Back Geri Dönmek
Go On Devam Etmek, Olmak, Meydana Gelmek
Go Over Yeniden İncelemek, Gözden Geçirmek
Go Through Tüketmek
Grow Up Büyümek
Hand In Bir Şeyi Onaylamak (Ödev Yapmak)
Hang Up Telefonu Kapatmak
Hold On Beklemek
Hold Out Bir Şeyi İdda Etmek
Hold Up Geciktirmek
Keep Away Uzak Durmak
Keep In With Biri Ile İyi Geçinmek
Keep On (With Gerund) Devam Etmek (Fiile -ing Takısı Ile)
Keep Up With Geri Kalmamak
Lead To Yol Açmak, Öncülük Etmek
Leave Out Bir Şeyi Duruma Dahil Etmemek, Dışarıda Bırakmak
Look After İlgilenmek, Bakmak
Look Down On Hor Görmek, Küçümsemek
Look For Aramak
Look Forward To Dört Gözle Beklemek
Look In On Birini Ziyaret Etmek
Look Into Araştırmak, İncelemek
Look Out For Dikkat Etmek, Gözetmek
Look Over Göz Gerdirmek, Bir Şeyi İncelemek
Look Up Bir Listenin İçinde Aramak
Look Up To Saygı Göstermek
Make Do With Bir Şey İle Yetinmek
Make For E Neden Olmak, Sağlamak
Make Out Duymak, Algılamak
Make Sure Of Doğrulamak, Emin Olmak
Make Up Bir Hikaye Veya Yalan Uydurmak
Pass Away Vefat Etmek
Pass By Geçip Gitmek
Pass Out Bayılmak
Pick Out Seçmek
Pick Up Bir Şeyi Kaldırmak
Play Down Bir Şeyi Önemsememek, Hafife Alma
Point Out Açıklama Yapmak, Berlitmek
Put Away Saklamak
Put Down Yere Bırakmak
Put Forward Bir Şeyi İddia Etmek, İleri Sürmek
Put Off Ertelemek
Put On Giyinmek
Put Out Söndürmek
Put Over Demir Atmak
Put Up İnşa Etmek
Put Up With Hoşgörü Göstermek
Read Over Dikkatli Okumak
Rely On Bir Duruma Veya Kişiye Bel Bağlamak, Güvenmek
Result In Bir Şeye Neden Olmak
Run Across Rastlamak
Run Into Karşılaşmak, Rast Gelmek
Run Out Of Tükenmek
Run Over Tüketmek, Taşmak
Run Through Var Olmak, Göz Atmak, Tüketmek
Send For Getirtmek, Çağırmak
Set Forth İleri Sürmek
Set Forward İddia Etmek
Set Out Yola Çıkmak
Set Up Düzenlemek, Kurmak
Show Off Gösteriş Yapmak
Show Up Varmak, Ortaya Çıkmak
Slow Down Sakinlemek, Yavaşlamak
Sort Out Çözmek, Anlamak
Stick On Yapışmak, Yapıştırmak
Switch Off Bir Şeye Olan İlginin Yitirilmesi, Söndürmek
Take After Benzemek
Take Back Sözünü Geri Almak
Take Care Of İlgilenmek, Sorumlu Olmak
Take Down Bir Şeyi Not Almak
Take Off Kıyafet Çıkarmak
Take To Bir Şeye Başlamak, Hoşlanmak
Talk Back To Kaba Bir Şekilde Cevap Vermek
Talk Over Tartışmak
Tear Up Parça Parça Etmek
Think Back On Yad Etmek, Anmak
Think Out Enine Boyuna Düşünmek
Think Over Bir Durum Üzerine İyice Düşünmek
Throw Away Atmak
Try On Kıyafet Denemek
Try Out Deneme Yapmak, Denemek
Turn Back Geri Çevirmek, Reddetmek
Turn Down Bir Şeyin Sesini Kısmak
Turn Into Çevirmek
Turn Off Elektriği Kapamak
Turn On Elektriği Açmak
Turn Over İşi Devretmek
Turn Up Bir Şeyin Sesini Yükseltmek
Use Up Harcamak, Tüketmek
Wait On Servis Yapmak
Wake Up Uyanmak
Walk Out On Terk Etmek, Başından Atmak
Warm Up Isınmak, Bir Şeyi Isıtmak
Work Out Hesaplamak, Antrenman Yapmak

 

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso