İngilizce Hastalıklar ve Türkçe Karşılıkları
Kasım 8, 2023
Dünya üzerinde en çok konuşulan dillerin başında gelen İngilizce, dünyanın farklı pek çok noktasında rahatlıkla iletişim kurabilmeni sağlar. İngilizceyi dinlemek, okumak, yazmak ya da konuşmak için sık sık pratik yapman ve dil bilgisiyle kelime bilgini geliştirmen gerekir.
İngilizceyi öğrenmeye dil bilgisinden başlaman temellerini sağlam atmana ve kolay öğrenmene yardımcı olur. Kelime dağarcığını geliştirerek ve bu kelimeleri cümle içerisinde kullanarak başlayabileceğin bu yolculukta, ilk öğreneceğin konulardan biri hastalıklardır.
Türkçede günlük hayatta sağlık durumunu anlatmak için kullanabileceğin hastalıklar, İngilizcede de günlük konuşmalarda son derece işine yarayacaktır.
Şimdi gel; bu hastalıkları ve cümle içinde kullanımlarını yakından inceleyelim.
Open English ile İngilizce Öğrenmeye Bugün Başla!
İngilizceni geliştirmek mi istiyorsun? Online İngilizce kursu Open English ile bunu kolayca başarabilirsin. 7/24 online ders dersler ve konuşma sınıflarında ana dili İngilizce olan TEFL/TESOL sertifikalı eğitmenlerle 4 temel İngilizce becerisinde ustalaşabilirsin: Okuma, yazma, anlama ve konuşma.
Daha fazla bilgiye mi ihtiyacın var? Open English kayıt başvurusu yapmak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayarak tüm sorularını yanıtlayacaktır. Bu arada bizi Open English kullanıcı yorumlarına göz atmak isteyebilirsin.

Sık Kullanılan İngilizce Hastalıklar Nelerdir?
İngilizce, temel kelimelerden öğrenmeye başladığında hızlı ve kolay bir şekilde kavrayabileceğin ve öğrenim hızını artırabileceğin bir dildir. Bu kelime gruplarının ilk sırasında, günlük hayatta sıklıkla kullanılan İngilizce hastalıklar gelir.
İngilizce hastalıklar arasında “headache, stomachache, toothache, earache” (Amerikan İngilizcesinde “headache, stomach ache, tooth ache, ear ache”) gibi vücudun ağrıyan bölümü ile “ache” yani “ağrı” kelimesinin birleşiminden oluşan kelimeler yer alır.
İngilizce hastalıklarda ağrıyan her yerini söylerken her kelimenin sonuna “ache” eklemene gerek yoktur. “Sore throat” (“boğaz ağrısı”), bu duruma verilebilecek en net örneklerden biridir.
Ayrıca, İngilizce hastalıklar içerisinde geçirdiğin rahatsızlıkları ya da hastalıkları anlatabileceğin farklı kelimeler de vardır.
Örneğin; “flu (grip)”, “cough (öksürük)”, “nausea (mide bulantısı)” ve “broken arm/leg (kırık kol/bacak)” gibi kavramlarla da rahatsızlığını kolayca açıklayabilirsin.
- Bazı İngilizce hastalıkların isimleri Türkçe karşılıkları ile benzerlik gösterir.
“Allergies (alerji)”, “asthma (astım)”, “hypertension (hipertansiyon)”, “cancer (kanser)”, “depression (depresyon)”, “eczema (egzema)” gibi daha pek çok İngilizce hastalık ismi örnek verilebilir.
Hastalık İsimleri Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
İngilizce hastalıkları bir nebze de olsa öğrendiğine göre bu İngilizce hastalıkların cümle içinde kullanımlarını inceleyebiliriz.
İngilizcede hastalığını belirtirken ya da bir yerinin ağrıdığını anlatırken kullanacağın kalıplar, bazı kriterlere göre farklılık gösterir.
- Bir yerinin ağrıdığını söylemek istiyorsan, genel olarak “Özne + have/has (sahiplik belirtme eki) + Nesne” şeklinde cümle kurmalısın.
Örneğin; “I have a bad headache.” yani “Başım çok ağrıyor.” diye kullanabilirsin.
- Sayılabilir İngilizce hastalıklar önüne “a/an”, sayılamayan genel hastalıklar ise önüne “the” alır.
Yukarıdaki örnekte “headache” kelimesi sayılabilir olduğu için önüne “a” alır. “Flu” ve “measles” kelimelerinin başlarına belirtmek için “the” getirmelisin. Hastalıkları belirtirken kurulan cümlelerde “have” ve “has” sahiplik belirteçleri, kullanacağın zamana göre dönüşür.
- İngilizce hastalıkları anlatırken geçmiş zamandan bahsetmek istiyorsan olumlu cümlede “had”; olumsuz cümle kalıbında ise “didn’t + have” kullanman gerekir.
Örneğin, “I had a headache yesterday.” (“Dün başım ağrıyordu.) veya “I didn’t have a headache yesterday.” (Dün başım ağrımıyordu.)
- Bazı İngilizce hastalıkları anlatırken “disease, ill, sick” gibi yakın anlamlara sahip kelimeleri kullanmalısın.
“Rahatsız ve hasta” anlamına gelen “sick ve ill” sözcükleri arasında ayrım bulunur: “Sick” daha az resmi olup kısa süreli hastalıklar için kullanırken “ill” resmi bir sözcüktür ve “kanser veya zatürre” gibi daha geniş kapsamlı hastalıkları belirtir.
- “Disease” ve “illness” ise İngilizce hastalıklarda birbirlerinin yerine kullanılabilir.
Ancak, “disease” belirtileri gözlenmiş ve teşhisi konmuş sağlık sorunları için, “illness” ise sağlığının yerinde olmadığı durumları belirtir. Yani, “disease” organdan, “illness” hastalığı hisseden kişiden bahsederken kullanılan sözcüklerdir.
Örneğin;
- Disease kelimesi, “I have a heart disease. (Kalp rahatsızlığım var.)” şeklinde kullanılır.
- “Illness” kelimesine örnek olarak ise “I am suffering from an illness. (Bir hastalıkla pençeleşiyorum.)” verilebilir.
- “Ill” kelimesinin kullanımı için “I feel ill. (Rahatsızım.)” cümlesi kolaylıkla örnek olarak gösterilebilir.
- “Sick, sickness” kelimelerinin kullanımına cümle örneği: “I feel sick. (İyi değilim.)” ya da “I am off sick. (İyi değilim, hastayım.)”.

Cevabı İngilizce Hastalık İsimlerinden Oluşan Sorular Nelerdir?
İngilizce hastalıklar konusunda az çok bir fikrin oluşmaya başlamıştır. Şimdi de İngilizce hastalıkları kullanarak cevap verebileceğin sorulara bir bakalım.
Günlük konuşma içerisinde, İngilizce birisine neyi olduğunu “What’s the matter with…?” şeklinde sorabilirsin. Burada bulunan “…” yere getireceğin kelime, sorduğun kişiye göre değişiklik gösterir. Ancak, burada I, you, he, she, it yani özne yerine; me, you, us, them, him, her, it olan -i halindeki nesneleri kullanabilirsin.
Örnek olarak; “What’s the matter with her? (Onun neyi var?)” diyebilirsin.
- Bu sorular cevaplanırken “have” veya “has” kullanman gerekir. Yani soruyu “She has a broken leg. (Bacağı kırık.)” olarak cevaplandırabilirsin.
Zamana göre yardımcı fiili değişen cevaplar arasında “I feel ill, I am ill, I was ill” yer alır. Genellikle “have” veya “has” kullanılsa da, bazı durumlarda “feel” kelimesinin kullanılması da doğru cümle kurduğunu gösterir.
- Sorulara bir örnek de, klasik konuşma içerisinde geçen “How are you? (Nasılsın?”) kalıbıdır. Bu soruya da “I’m fine. (“İyiyim.”) demek yerine, rahatsızlığını bildiren cümleler kurabilirsin. Örneğin, “I feell dizzy” (“Başım dönüyor.”).
İngilizce Hastalıklarda Nasıl Tavsiye Verilir?
- Sorduğun hastalığa verilen cevaba göre “Exercise regularly. (Düzenli egzersiz yap.”) gibi emir cümlelerini kullanabilirsin.
Diyalog üzerinden örneklendirilirse, “I feel ill.” diyen kişiye, “Have a rest.” (“Dinlen.”) diye tavsiye verebilirsin.
- Bir başka kalıp olan “should, shouldn’t” ise arkadaşlarına tavsiye verirken kullanabileceğin kalıplar arasında yer alır. İngilizcede özneden sonra kullanılan should olumlu, shouldn’t ise olumsuz cümlelerde kullanılır.
Cümle kurarken “Özne + should/shouldn’t (yardımcı fiil) + Eylem” kalıbını kullanman gerekir. Yani, “You should have a rest. (Dinlenmelisin.)” şeklinde verdiğin tavsiyeler kibarlık bildirir.
- Should cümlenin fiiline “…meli, …malı” anlamı katar.
Olumsuz kalıba da, “He shouldn’t listen to loud music. (Yüksek sesle müzik dinlememeli.)” örnek verilebilir.
- Should ile kuracağın soru cümleleri tavsiye isterken kullanılır.
Soru kalıbı “What + should + Özne + do?” şeklinde düzenlenerek cümle kurulmalıdır. “O ne yapmalı?” (What should he/she do?)” tavsiye isterken kullanabileceğin cümleler için örnek niteliğindedir. Sorunun cevabını aynı şekilde should ile vermen gerekir.
Örneğin, “What should I do?” sorusuna “You should drink milk with honey. (Ballı süt içmelisin.)” olarak cevap verebilirsin.
İngilizce Hastalık İsimleri Nasıl Ezberlenir?
İngilizce, her dil gibi tekrarlanmadıkça unutulur ve sürekli pratik ister. Pratik yapmanın okumak, izlemek, dinlemek ve konuşmak gibi çeşitli yolları vardır. Bunların her birini düzenli olarak yaptığında oldukça fazla yol katettiğini fark edebilirsiniz.
Seviyene göre çizgi roman, kitap, gazete ya da makale okumak dilini pratik bir şekilde geliştirmeni sağlar. İngilizce müzikler dinleyip anlamlarını araştırmak, kelime dağarcığını genişleteceği için bu durum konuşmalarına da olumlu yönde katkıda bulunur.
Sevdiğin filmleri ya da dizileri İngilizce altyazılı ya da altyazısız izlemek, o ülkenin kültürünü öğrenmene yardımcı olacağından, öğrenme sürecini de eğlenceli hale getirir. Bir süre sonra öğrendiklerin, konuşma isteğini artırır.
Bu yazımızda İngilizce hastalıkları yakından inceledik. Bu ve benzeri daha birçok konuyla alakalı farklı İngilizce kelimeler öğrenmek istiyorsan, Open English olarak sunduğumuz online İngilizce eğitimini incelemelisin.
Bunun için tek yapman gereken bu sayfada yer alan formu doldurman ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemen… İşte İngilizce öğrenmeye başlamak için ilk adımı atman bu kadar kolay.