İngilizcede zamirler, zaman zaman kafamızı karıştırabilen bir konudur. Cümledeki farklı görevlerine göre, farklı kişiler için farklı zamirler kullanmamız gerekir. Bugünkü yazımızda Reflexive Pronouns’tan bahsedeceğiz. Aslında zor bir konu olmasa da bazı detaylarını unutman ya da ufak detaylarından dolayı yanlış kullanıyor olman mümkün. Haydi birlikte Reflexive Pronouns’ı inceleyelim.
Fakat başlamadan önce seni Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English, 1.5 milyon kullanıcısı, 15 yıllık deneyimi ile dünyada önde gelen bir online İngilizce kursu. Open English’e abone olarak İngilizceyi en iyi şekilde öğrenmen için gerekli her fırsatı ulaşabilirsin.
Peki, Open English’te seni neler bekliyor? Open English sana ana dili İngilizce olan yabancı eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilme fırsatı sunuyor. Biliyorsun, İngilizce en güzel ana dili olarak konuşan birinden öğrenilir. Çünkü bu kişiler, dilin en doğal kullanımını bilirler ve sana İngilizce konuşmaktan ziyade İngilizce düşünmeyi öğretebilirler.
Ayrıca Open English’e kayıt olarak canlı konuşma gruplarımıza da erişebilirsin. Canlı konuşma gruplarında, derste öğrendiklerini eğitmeninin moderatörlüğünde yabancılar ile konuşurken pekiştirebilirsin. Eğer ders dışında aklına bir soru gelirse de hiç endişelenme! Open English’in dev içerik arşivindeki kaynak ve materyallere dilediğin zaman sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli. Müşteri temsilcilerimiz seni arayacaktır.

Reflexive Pronouns, Türkçede “dönüşlü zamirler” ismini verdiğimiz bir konudur. Adında da geçtiği gibi Reflexive Pronouns zamirdir, dolayısıyla bir kişi ya da nesnenin yerine kullanılır. Ama Subject Pronouns (I, you, we, they, he, she, it) ve Object Pronouns’ın (me, you, us, them, him, her, it) aksine Reflexive Pronouns’ta çok dikkat etmemiz gereken bir konu vardır:
Reflexive Pronouns kullanılacaksa, cümlenin öznesi ve nesnesi aynı kişi olmalıdır. Türkçedeki “kendi, kendisi” gibi düşünebiliriz. Cümlede yapılan işi yapan da, etkilenen de aynı kişi olmalıdır. Hemen bir tabloda zamirlerin Reflexive Pronouns karşılıklarını inceleyelim.
| Subject Pronouns | Object Pronouns | Reflexive Pronouns |
| I | Me | Myself |
| You | You | Yourself/Yourselves |
| We | Us | Ourselves |
| They | Them | Themselves |
| He | Him | Himself |
| She | Her | Herself |
| It | It | Itself |
Gördüğün gibi Reflexive Pronouns, Object Pronouns’a “self – selves” eklenmesi ile oluşuyor. Dikkat ettiysen “you” için iki adet Reflexive Pronouns yazdık. Bunun sebebi “you”nun hem tekil hem çoğul anlamda olması. Tekil ise “yourself”, çoğul ise “yourselves” Reflexive Pronouns kullanmalıyız.
Umarız buraya kadar her şey açık ve nettir! Eğer aklında soru işaretleri varsa seni tekrardan Open English’e davet etmek istiyoruz. Open English’e abone olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı ders alabilir, canlı konuşma gruplarında öğrendiklerini konuşarak pekiştirebilir ve aklındaki her soru için dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallere sınırsız erişim sağlayabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Bahsettiğimiz gibi Reflexive Pronouns’ı öncelikle öznesi ve nesnesi aynı olan cümlelerde kullanıyorduk. Yani cümlede bahsedilen eylemi yapan kişi de, yapılan eylemden etkilenen kişi de aynıdır. Bu durumda yukarıdaki tabloda belirttiğimiz gibi, öznenin karşılığı olan Reflexive Pronouns’ı kullanmamız gerekiyor.
Örnek:
Bazı durumlarda cümledeki özneye vurgu yapmak için, öznenin yanında bir de Reflexive Pronouns halini kullanabiliriz. Burada dikkat etmemiz gereken şey, özneyi karşılayan doğru Reflexive Pronouns’ı seçebilmek.
Örnek:

Reflexive Pronouns’ın bir diğer kullanımı ise “yalnız, tek başına, kendisi” anlamında “by” ile kullanılmasıdır. Bu anlamda kullanacaksak “by”ı kullanmayı unutmamalıyız.
Örnek:
Reflexive Pronouns aynı zamanda karşı tarafa kibar bir şekilde hitap ederken kullanabiliriz. Dikkat etmemiz gereken şey bu anlamda kullanırken Reflexive Pronouns özne olarak kullanılamaz. Genellikle direkt hitap ettiğimiz için “yourself, yourselves” kullanılır.
Örnek:
Yazımız bu kadardı. Eğer başka bir zamir türü olan Relative Pronouns’ı da öğrenmek istersen seni relative pronouns konulu yazımıza davet ediyoruz!
Bir yazımızın daha sonuna geldik. Bu yazımızda Reflexive Pronouns’ı detaylarıyla anlatmaya ve örneklerle pekiştirmeye çalıştık. Fakat İngilizce sadece bu ve bunun gibi ufak tefek konulardan oluşmuyor. Eğer İngilizce öğrenmeye hevesliysen seni Open English’in ayrıcalıklı dünyasına davet ediyoruz!
Open English’e üye olarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerden 7/24 canlı dersler alabilir, canlı konuşma gruplarımızda öğrendiklerini pekiştirebilir ve dev içerik arşivimizdeki kaynak ve materyallerden sınırsızca fayalanabilirsin!
Open English’e kayıt başvurusu yapmak için, bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.
İngilizcede “try” kelimesi en sık kullanılan kelimelerden biridir. Genellikle yapmaya çalıştığın bir şeyi ifade eder. Öte yandan kişinin daha önce yapmadığı bir şeyi denemekte olduğunu veya başarısızlık olasılığının olduğunu da ima eder.
Günlük yaşamımızda “try” kelimesini çeşitli şekillerde kullanırız. Örneğin, “bugün çok fazla ödevim var, oturup sadece bunları bitirmeye çalışacağım” deriz. Ya da “akşam yemeği için bcu yeni restoranı deneyeceğim” deriz. Gördüğün gibi genelde üzerinde çalıştığın ya da yeni denemekte olduğun şeyler için kullanılır.
“Try” kelimesinin ilginç olan yanlarından biri, genellikle belirsizlik veya riski ima etmesidir. “Bu şeyi yapmaya çalışacağım” demek, başarısızlık olasılığının olduğunu anlamına gelir. Bu aynı zamanda başarısızlık durumunu kabullenmek zorunda olduğunu da ima eder.
“Try” kelimesi aynı zamanda çalışma ve çaba göstermeye yöneliktir bir anlamı da ifade eder. “Çalışmaya çalışacağım” demek, hedeflerine ulaşmak için gereken çalışmayı ve çabayı göstermeye hazır olduğun anlamına gelir. Bu, zor zorluklarla karşılaştığında veya direnç ve kararlılık gerektiren görevleri tamamlamaya çalıştığında özellikle önemlidir.
İngilizce her kelimeyi okuyup akılda tutmak bazen zor olabilir. Dolayısıyla günlük hayatta kullanım konusunda yetersiz olma hissiyle karşı karşıya kalabilirsin. Ama bunun için üzülme çünkü online İngilizce kursu Open English de tam sana göre eğitim kursları var.
Eğer İngilizcem var ama geliştirmek istiyorum diyorsan Open English ile ana dili ingilizce olan öğretmenlerden konuşma, dil bilgisi, yazma ve dinleme dersleri alabilirsin. Ana sayfadaki formu doldurarak kolayca kayıt olabilir, istediğin yerden istediğin zaman dil eğitimini sürdürebilirsin.
Şimdi try kelimesine dair phrasal verb’ler paylaşalım. Try kelimesi günlük hayatta cümle içinde nasıl kullanılıyormuş görelim.

Bir şeyi yapmaya çalışmak.
Bir şeyler yapmayı denemek.
Bir şey yapmak için çok çaba sarfetmek.
Bir şey yapmak için mümkün olduğunca fazla çaba göstermek
Birinin bir şeyi başaramadığı durumlarda, bunun denememiş olmasından kaynaklanmadığını söylemek için kullanılır
Birinin bir şeyi yapma becerisine veya yeteneğine sahip olmadığını söylerken kullanılır.

Uygun olup olmadığını veya iyi görünüp görünmediğini görmek için giysi giymek anlamına gelir.
Bir şeyler yapmaya çalışmak anlamına gelir.
Genellikle yaptığınızdan veya kullandığınızdan farklı bir şey yaparken veya kullanırken kullanılır
Bir şey ya da biri üzerine çalışırken kullanılır.
Bir şey için denenmek.
Bir şey veya birini bulmak için bir yere veya kişiye gitmek veya birilerini aramak için kullanılır.
İlginizi çekip çekmediğini veya o işte iyi olup olmadığınızı görmek için yeni bir aktivite denemek için kullanılır.

Try kelimesiyle aynı anlama gelebilecek bazı kullanımlar mevcut. Bunlar genelde try ile kullanılan ve aynı anlamlarda kullanılan terimler.
Bir şeyi, özellikle de zor bir şeyi yapmaya çalışmak. Attempt, try’dan daha resmidir ve özellikle yazılı İngilizcede kullanılır.
Özellikle uzun bir süre çok zor bir şeyi yapmak için çok çabalamak.
Bir şey yapmayı teklif ederken veya birinin bir şey yapmasını önerirken kullanılır. Daha çok konuşma dilinde kullanılır.