Raise ve Rise Fiilinin Kullanımına Dair Detaylar
Mart 8, 2025
“Raise” kelimesi İngilizce’de kullanılan bir fiildir ve “yükseltmek,” “artırmak,” veya “kaldırmak” anlamlarına gelir. Bu kelime ayrıca bir konuyu ele almak, bir sorunu ortaya koymak veya büyütmek gibi anlamlarda da kullanılabilir.
“Raise” kelimesi, bir nesneyi veya bir şeyin seviyesini yukarıya doğru artırmak veya kaldırmak anlamında kullanılır. Örneğin, el kaldırmak veya bir ses yükseltmek için kullanabilirsin. Bununla birlikte, bir konuyu ele almak veya dikkate almak anlamında da kullanılabilir. Örneğin, bir sorunu veya konuyu gündeme getirmek için “raise” kelimesini kullanılabilir.
Bu kelime köken olarak Orta İngilizce’de “raisen” olarak kullanılıyordu ve kökeni Eski İngilizce “rǣsian” kelimesine dayanır. Bu köken ise ProtoGermen dönemine kadar takip edilebilir ve “raisen” kelimesi “yukarı kaldırmak” veya “yükseltmek” anlamına gelirdi.
“Raise” kelimesi transitive (geçişli) bir fiildir, yani kendisiyle birlikte bir nesneyi gerektirir. Bir şeyi yükseltmek veya kaldırmak için kullanıldığında, nesne cümlenin içinde belirtilmelidir.
- She raised her hand to ask a question.
(Soru sormak için elini kaldırdı.)
- They are raising funds for a charity event.
(Bir yardım etkinliği için bağış topluyorlar.)
“Raise” kelimesi ayrıca bir konuyu gündeme getirmek veya bir sorunu ele almak için kullanılabilir.
- The manager raised concerns about the project’s timeline.
(Yönetici, projenin zaman çizelgesi hakkında endişelerini dile getirdi.)
- She raised the issue during the meeting.
(Toplantı sırasında konuyu gündeme getirdi.)
“Raise” kelimesi, hem fiziksel hem de soyut anlamlarda kullanılabilecek çok yönlü bir fiildir. Bağlamına bağlı olarak, farklı anlamlar kazanabilir ve çeşitli durumlarda kullanılabilir.
İngilizce konuşma yeteneğini geliştirmek için hemen yan taraftaki formu doldur!

Raise Kelimesi İle İlgili Örnek Cümleler
İşte “raise” fiili ile ilgili örnek cümleler ve bu cümlelerin Türkçe çevirileri:
- She raises her hand to ask a question.
(Soru sormak için elini kaldırır.)
- The teacher raises her voice to get the students’ attention.
(Öğretmen dikkat çekmek için sesini yükseltir.)
- The company plans to raise the salaries of its employees.
(Şirket, çalışanlarının maaşlarını artırmayı planlıyor.)
- They raised the flag on the flagpole.
(Bayrağı bayrak direğine çıkardılar.)
- We need to raise funds for the charity event.
(Hayır işi etkinliği için bağış toplamamız gerekiyor.)
Bu örnek cümlelerde “raise” fiili, farklı bağlamlarda kullanılmıştır ve genellikle bir şeyin seviyesini yükseltmek, artırmak veya bir konuyu gündeme getirmek anlamında kullanılmıştır.

Rise Fiili Nedir?
“Rise” kelimesi “yükselmek,” “artmak,” “kalkmak” veya “doğmak” anlamına gelir. Bu kelime, hem somut hem de soyut bağlamlarda kullanılabilir. Bu başlıkta rise kelimesinden bahsedeceğiz.
“Rise” kelimesi bir şeyin yükselme veya yukarı doğru hareket etme eylemini ifade eder. Bu, özellikle güneşin doğması, deniz seviyesinin yükselmesi gibi fiziksel olayları tanımlarken sıkça kullanılır.
- The sun rises in the east.
(Güneş doğuda doğar.)
- The tide rises as the moon’s gravitational pull increases.
(Deniz seviyesi, ayın yerçekimi çekim gücü arttıkça yükselir.)
“Rise” aynı zamanda bir şeyin miktarının artması veya artış göstermesi anlamında da kullanılır.
- The price of gasoline has risen steadily over the past year.
(Benzin fiyatı geçen yıl boyunca istikrarlı bir şekilde arttı.)
Rise Kelimesinin Kökeni
“Rise” kelimesi Orta İngilizce’de “risen” olarak kullanılıyordu ve kökeni Eski İngilizce “rīsan” kelimesine dayanmaktadır.
Kullanımı:
“Rise” kelimesi intransitive (geçişsiz) bir fiildir, yani kendisiyle birlikte bir nesne gerektirmez. Yani, cümle içinde doğrudan bir nesne almadan kullanılır.
- The temperature is rising.
(Sıcaklık yükseliyor.)
- I usually rise early in the morning.
(Genellikle sabahları erken kalkarım.)
- The sun rises in the east and sets in the west.
(Güneş doğuda doğar ve batıda batar.)
Rise Kelimesi İle İlgili Örnek Cümleler
- The sun rises in the east.
(Güneş doğuda doğar.)
- I usually rise early in the morning.
(Genellikle sabahları erken kalkarım.)
- The tide rises as the moon’s gravitational pull increases.
(Deniz seviyesi, ayın yerçekimi çekim gücü arttıkça yükselir.)
- Prices are rising due to inflation.
(Enflasyon nedeniyle fiyatlar yükseliyor.)
- He rose from his seat when the speaker began.
(Konuşmacı konuşmaya başladığında kalktı.)
Verimli bir şekilde İngilizce çalışmaya başlamak için hemen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı at!

Raise ve Rise Arasındaki Farklar
“Rise” kelimesi, doğal olayları, zamanı ve miktarı ifade etmek için yaygın olarak kullanılan bir fiildir. Bağlama bağlı olarak farklı anlamlar kazanabilir ve çeşitli durumlarda kullanılabilir.
“Raise” ve “rise” İngilizce’de kullanılan iki farklı fiildir ve anlamları ile fiil çekimleri arasında belirgin farklar vardır.
“Raise” fiili, bir şeyi yükseltmek, kaldırmak veya artırmak anlamına gelir. Aynı zamanda bir konuyu ele almak veya bir sorunu gündeme getirmek anlamında da kullanılabilir.
İkinci olarak, “raise,” bir şeyin başka bir şeye yükseltilmesi veya artırılması eylemini ifade eder ve bu nedenle geçişli bir fiildir. Yani, kendisiyle birlikte bir nesneyi gerektirir.
Örnek olarak, “raise” fiilinin çekimleri şu şekildedir:
- Present Tense: I raise, you raise, he/she/it raises, we raise, you raise, they raise
- Past Tense: I raised, you raised, he/she/it raised, we raised, you raised, they raised
- Present Continuous Tense: I am raising, you are raising, he/she/it is raising, we are raising, you are raising, they are raising
- Present Perfect Tense: I have raised, you have raised, he/she/it has raised, we have raised, you have raised, they have raised
“Rise” fiili, yükselmek, artmak veya yukarı doğru hareket etmek anlamına gelir. Ayrıca güneşin doğması gibi doğa olaylarını ifade etmek için de kullanılır.
İkinci olarak, “Rise,” kendisiyle birlikte bir nesneyi gerektirmez, yani geçişsiz bir fiildir.
Üçüncü olarak, “rise” fiilinin çekimleri şu şekildedir:
- Present Tense: I rise, you rise, he/she/it rises, we rise, you rise, they rise
- Past Tense: I rose, you rose, he/she/it rose, we rose, you rose, they rose
- Present Continuous Tense: I am rising, you are rising, he/she/it is rising, we are rising, you are rising, they are rising
- Present Perfect Tense: I have risen, you have risen, he/she/it has risen, we have risen, you have risen, they have risen
Örnek Cümleler:
- The sun rises in the east. (Güneş doğuda doğar.)
- Prices are rising due to inflation. (Enflasyon nedeniyle fiyatlar artıyor.)
- He rose from his seat when the speaker began. (Konuşmacı konuşmaya başladığında kalktı.)
Özetle, “raise” ve “rise” fiilleri İngilizce’de farklı anlamları ifade eden ve farklı çekimlere sahip iki farklı fiildir. “Raise,” bir şeyi yükseltmek veya artırmak için kullanılırken, “rise,” bir şeyin yükselmesi veya yukarı doğru hareket etmesini ifade eder. Ayrıca “rise,” geçişsiz bir fiilken, “raise” geçişli bir fiildir ve kendisiyle birlikte bir nesne gerektirir.
Online İngilizce platformumuza dair detaylara ulaşmak istersen, bu sayfada yer alan formu doldurabilirsin.
