Lead Kelimesinin Farklı Anlamları ve Kullanım Örnekleri
Kasım 20, 2023
Dil, sürekli ilgi çekici bir özellikler, belirginlikler ve özgünlüklerle dolu olan bir harikadır. İngilizcenin en ilginç yönlerinden biri, homofonlardır: Aynı şekilde telaffuz edilen ancak farklı anlamlara sahip olan ve genellikle farklı yazılışlara sahip olan kelimeler. Bu blog yazısında, “Lead” adlı bir homofon kelimesine odaklanacağız ve bu kelimenin çok yönlü dünyasını keşfedeceğiz. Müzik notalarından ağır metale ve rehberlikten yaygın bir malzemeye kadar, “lead” kelimesi bizi İngilizcenin ilginç bir yolculuğuna çıkaracak.
Müziğin “Lead”i: ‘Lead’ Notaları:
Müziğin dünyası ile başlayalım. Müzik notasyonunda, “lead” kelimesi “led” şeklinde aynı şekilde telaffuz edilir ve bir müzik parçasının yönünü veya liderliğini ifade eder. Bir müzisyenin “liderliği ele alması” istendiğinde, diğerlerini yönlendirmek, tempo belirlemek ve sık sık özgün dokunuşlar eklemek sorumluluğunu taşır. Rock bir grubunun lider gitarını çalarken veya bir orkestrayı yönetirken, bu “lead,” yolu gösterme ve öncülük etme ile ilgilidir. Şimdi birkaç örneğe bakalım:
- The guitarist played the lead melody, setting the tone for the entire song. (Gitarist, öncü melodiyi çaldı ve şarkının tamamı için tonu belirledi.)
- The conductor asked the first violinist to take the lead and guide the orchestra through the challenging piece. (Şef, birinci kemanı liderlik yapması ve orkestrayı zorlu eserin içinden yönlendirmesi için görevlendirdi.)
- In jazz music, improvisation often takes the lead, allowing musicians to express their creativity. (Caz müziğinde, sık sık özgürlük, müzisyenlere yaratıcılıklarını ifade etme fırsatı verir.)
- The lead singer’s powerful voice captured the audience’s attention from the first note. (Baş vokalin güçlü sesi, ilk notadan itibaren izleyicilerin ilgisini çekti.)
- The drummer played a lead role in maintaining the rhythm of the song, keeping the entire band in sync. (Davulcu, şarkının ritmini korumada öncü bir rol oynadı ve tüm grubun uyum içinde kalmasını sağladı.)

Ağır Element: ‘Lead’ Madde Olarak:
Şimdi, periyodik tablonun dünyasına geçelim. Bu bağlamda “lead” aynı şekilde telaffuz edilir ancak oldukça farklı bir şeyi ifade eder. Burada, “lead,” sembolü Pb olan kimyasal bir elementtir ve Latince “plumbum” kelimesinden türetilmiştir. Bu yoğun metal, yoğun özellikleri ile bilinir ve yüzyıllardır bir dizi uygulamada kullanılmıştır, borulardan radyasyon koruyucularına kadar.
- Lead is a heavy metal that has been used for centuries in the construction of water pipes. (Kurşun, yüzyıllardır su borularının yapımında kullanılan ağır bir metaldır.)
- The artist used lead-based paint in the historical building restoration project. (Sanatçı, tarihi bina restorasyon projesinde kurşun bazlı boya kullandı.)
- Lead is known for its high density and malleability, making it useful in various industrial applications. (Kurşun, yüksek yoğunluğu ve şekil verilebilirliği ile bilinir ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanışlıdır.)
- Lead’s ability to block radiation makes it valuable in the production of protective aprons for medical professionals. (Kurşunun radyasyonu engelleme yeteneği, tıp profesyonelleri için koruyucu önlüklerin üretiminde değerlidir.)
- Due to the toxic nature of lead, there have been efforts to phase it out of products like gasoline and paints. (Kurşunun toksik yapısı nedeniyle, benzin ve boyalar gibi ürünlerden çıkarılması için çaba sarf edilmiştir.)
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve seni aramamızı beklemek!

Yön Veren “Lead”: Rehberlik Anlamı:
- Şimdi, “lead” kelimesinin başka bir anlamını inceleyelim. Rehberlik veya yönlendirme anlamında “lead,” bir kişinin başkalarını bir yere veya bir duruma yönlendirmesi veya rehberlik etmesi anlamına gelir. Örneğin, bir lider veya öğretmen, grubunu veya öğrencilerini belirli bir hedefe yönlendirmek için “lead” kelimesini kullanabilir. Bu tür bir “lead,” bir kişinin bilgelik ve deneyimini paylaşma ve başkalarına yol gösterme yeteneğini temsil eder.
- The experienced coach will lead the team to victory through his strategic guidance. (Deneyimli koç, stratejik rehberliği ile takımı zafer yolunda yönlendirecektir.)
- As a mentor, she always tries to lead her mentees toward personal and professional growth. (Bir mentor olarak, her zaman öğrencilerini kişisel ve profesyonel büyüme yönünde yönlendirmeye çalışır.)
- The manager’s role is to lead the employees by setting clear goals and providing support along the way. (Yöneticinin rolü, net hedefler belirleyerek ve yol boyunca destek sağlayarak çalışanları yönlendirmektir.)
- Teachers have the responsibility to lead their students to academic excellence by providing effective instruction. (Öğretmenler, etkili öğretim sağlayarak öğrencilerini akademik mükemmelliğe yönlendirmekle sorumludur.)
- In his role as a spiritual leader, he aims to lead his congregation toward a deeper understanding of their faith. (Ruhsal bir lider olarak, topluluğunu inançlarının daha derin bir anlayışına yönlendirmeyi amaçlar.)
Verimli bir şekilde İngilizce çalışmak için tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurmak ve online İngilizce kursumuza katılmak!

Haber Başlığı Olarak Lead: The Lead Story
“The lead story” ifadesi, haber programlarında veya gazetelerde en öne çıkan veya en önemli haber hikayesini tanımlar. Bu, genellikle günün veya anın en dikkat çekici veya etkileyici olayıdır. Örneğin, bir televizyon haber programının başlığı veya bir gazetenin birinci sayfasındaki önde gelen haber, “lead story” olarak adlandırılır.
- Tonight, on our evening news, the lead story is the severe weather warning for the upcoming weekend, with a potential hurricane on the horizon. (Bu akşam haberlerimizde, öncü hikaye, önümüzdeki hafta sonu için şiddetli hava uyarısı ve yaklaşan bir kasırga tehlikesiyle ilgilidir.)
- In today’s newspaper, the lead story on the front page covers the latest breakthrough in cancer research. (Bugünkü gazetede, ön sayfadaki öncü hikaye kanser araştırmalarında son yaşanan gelişmeyi ele almaktadır.)
- Visit our website for the lead story about the global climate conference, where world leaders discussed crucial environmental policies. (Dünya liderlerinin önemli çevresel politikaları tartıştığı küresel iklim konferansı hakkındaki öncü hikaye için web sitemizi ziyaret edin.)
- On today’s radio news bulletin, the lead story highlights the ongoing labor strike affecting public transportation services in the city. (Bugünün radyo haber bülteninde, öncü hikaye şehirdeki toplu taşıma hizmetlerini etkileyen devam eden işçi grevini vurguluyor.)
- The lead story on our news portal focuses on the latest developments in the political standoff between the two neighboring countries. (Haber portalımızdaki öncü hikaye, iki komşu ülke arasındaki siyasi çıkmazın son gelişmelere odaklanıyor.)
Her Yolu Açan ‘Lead’le, Yeni Keşiflere Yelken Aç!
Hayatın birçok yolunu açmak için tek bir kapıya ihtiyacınız var. Open English seni dünya genelinde sınırsız fırsatlara, yeni keşiflere ve anıların sonsuzluğuna doğru bir yolculuğa davet ediyor.
Open English ile neleri başarabileceksin:
- İngilizce Öğren: Dünyanın dört bir yanındaki insanlarla iletişim kurup, kültürleri keşfedecek ve seyahatlerini unutulmaz kılabileceksin.
- Kariyerini İleri Taşı: Dil becerilerini geliştirerek iş dünyasında ve kariyerinde öne çık. Daha fazla iş fırsatı yakala.
- Kendini Daha İyi İfade Et: Düşüncelerini açıkça ifade edip, yeni arkadaşlar edinebilir ve dünya görüşünü genişletebilirsin.
- Eğitim ve Öğrenme: Her yaşta öğrenmeye devam et. Open English ile bilgiye ve eğitim fırsatlarına her zaman erişim sağlayabilirsin.
Geleceğe daha güvenli adımlarla yanaşmak için dil engellerini kaldırmanın vakti geldi. Open English görmek istediğin dünyaların kapılarını ardına kadar açmana yardımcı olur. Seni yeni maceralara ve unutulmaz anılara götüren bu yolculuğa şimdi katıl. Open English ile başarı sayfanın kenarında dolduracağın form kadar uzağında.