İngilizcede Tartışma Esnasında Kullanılan Kalıp İfadeler


6 minutos leitura

İngilizcede kendini ifade etmek gerçekten çok önemli. İyi bir iletişim kurmak, hayatın her alanında başarılı olmak için gereklidir. Özellikle tartışma esnasında kendini ifade etmek, düşüncelerini, fikirlerini karşı tarafa açıkça aktarabilmek bazen hayati bir mesele haline gelebiliyor..

Benim için en önemli şeylerden biri, tartışma esnasında karşı tarafı dinlemektir. Empati kurarak, onların düşüncelerini ve fikirlerini anlamak için çaba göstermek gerekir. Bu sayede, kendimizi daha iyi ifade edebilir ve karşı tarafı da daha iyi anlayabiliriz.

Öte yandan yabancı bir dilde tartışırken düşünceleri organize etmek tartışmanın boyutunu geliştirir. Çünkü dağınık bir şekilde konuşmak, karşı tarafa anlatmak istediğin şeyleri anlatmakta zorluk çıkarabilir. Bu yüzden önceden düşünüp, düşünceleri ufaktan bir organize etmek faydalı olacaktır. Peki nasıl?

Çoğumuzun problemi İngilizce sakin bir şekilde konuşabiliyorken en azından iyi kötü bir akıcılık sağlarken, hızlı ve biraz öfkeli konuştuğumuzda bütün kelimeleri unutuyor olmamız. 

Bu problemi nasıl aşarız? Bol bol konuşma pratiği ile aşmak mümkün tabi. Bunun için de yabancı kişilerle yapacağın İngilizce konuşma pratikleri baya işine yarayacaktır. Open English’in bünyesinde bulunan native öğretmenlerle bu pratiği çok rahat bir şekilde gerçekleştirebilirsin. 

tartışma esnasında kullanılan ingilizce kalıplar

Tartışma Esnasında Kullanılan İngilizce Kalıplar

Tartışma esnasında kullanabileceğin en kullanışlı kalıplar ve birer örnek..

Görüşlerini ifade etmek için:

  • In my opinion/In my view… (Bana göre…)
  • I believe/think that… (Bence…)
  • From my perspective… (Benim perspektifimden…)
  • As far as I’m concerned… (Benim için…)
  • Personally, I feel that… (Kişisel olarak, şunu hissediyorum…)

Örnek kullanımlar:

  • In my opinion/In my view, learning a second language is essential for personal growth. (Bana göre, ikinci bir dil öğrenmek kişisel gelişim için önemlidir.)
  • I believe/think that everyone should have equal opportunities in education.(Bence, herkesin eğitimde eşit fırsatlara sahip olması gerekiyor.)
  • From my perspective, traveling broadens our horizons and enriches our lives.(Benim perspektifimden, seyahat etmek ufuklarımızı genişletir ve hayatımızı zenginleştirir.)
  • As far as I’m concerned, honesty should always be the foundation of any relationship. (Benim için, dürüstlük her zaman herhangi bir ilişkinin temeli olmalıdır.)
  • Personally, I feel that art has the power to inspire and evoke emotions in a profound way. (Kişisel olarak, sanatın derin bir şekilde ilham verme ve duyguları harekete geçirme gücü olduğunu hissediyorum.)

Karşı argümanlara cevap vermek için:

  • However, I respectfully disagree because… (Ancak, saygıyla katılmıyorum çünkü…)
  • I understand your point, but… (Noktanı anlıyorum, ancak…)
  • That may be true, but let me explain why… (Bu doğru olabilir, ancak şunu açıklayayım…)
  • I see where you’re coming from, but… (Nereden geldiğinizi anlıyorum, ancak…)

Örnek kullanımlar:

  • However, I respectfully disagree because the data suggests otherwise. (Saygı duyuyorum ama katılmıyorum çünkü veriler başka bir şeyi gösteriyor.)
  • I understand your point, but I believe there are other factors to consider. (Demek istediğini anlıyorum, ancak düşünülmesi gereken diğer faktörler olduğunu düşünüyorum.)
  • That may be true, but let me explain why I have a different perspective on this matter. (Bu doğru olabilir, ancak neden bu konuda farklı bir perspektife sahip olduğumu açıklayayım.)
  • I see where you’re coming from, but I have a different viewpoint on this issue. (Nereden geldiğinizi anlıyorum, ancak bu konuda farklı bir bakış açısına sahibim.)

Fikirleri desteklemek için:

  • The evidence shows that… (Kanıtlar şunu gösteriyor…)
  • Research has consistently demonstrated that… (Araştırmalar sürekli olarak şunu göstermiştir…)
  • It is widely accepted that… (Genel olarak kabul edilen bir şeydir…)
  • Statistics indicate that… (İstatistikler şunu göstermektedir…)

Örnek kullanımlar:

  • The evidence shows that regular exercise is beneficial for overall health. (Kanıtlar, düzenli egzersizin genel sağlık için faydalı olduğunu gösteriyor.)
  • Research has consistently demonstrated that early childhood education has a positive impact on long-term academic success. (Araştırmalar sürekli olarak, erken çocukluk eğitiminin uzun vadeli akademik başarı üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir.)
  • It is widely accepted that climate change is primarily caused by human activities. (Genel olarak kabul edilen bir şeydir ki iklim değişikliği, temel olarak insan faaliyetleri tarafından meydana gelmektedir.)
  • Statistics indicate that the majority of accidents occur due to distracted driving. (İstatistikler, kazaların çoğunun dikkati dağılmış sürüşten kaynaklandığını göstermektedir.)

İngilizce çalışmaya hemen başlamak için yan taraftaki formu doldurabilirsin.

tartışma esnasında kullanılan ingilizce kalıplar listesi ikinci kısım

 Anlaşmazlıkları ifade etmek için:

  • I respectfully disagree with your statement. (Deyiminizle saygıyla katılmıyorum.)
  • I’m afraid I can’t agree with that. (Üzgünüm, onunla anlaşamam.)
  • I beg to differ. (Aksini iddia ederim.)
  • I’m sorry, but I must disagree. (Üzgünüm, ama katılmam gerekiyor.)

Örnek kullanımlar:

  • I respectfully disagree with your statement about the effectiveness of the proposed solution. (Deyiminizle saygıyla katılmıyorum, önerilen çözümün etkinliği konusunda.)
  • I’m afraid I can’t agree with that viewpoint as it overlooks some important factors. (Üzgünüm, onunla anlaşamam çünkü bazı önemli faktörleri göz ardı ediyor.)
  • I beg to differ on the impact of technology on human relationships. (Aksini iddia ederim, teknolojinin insan ilişkileri üzerindeki etkisi konusunda.)
  • I’m sorry, but I must disagree with your conclusion about the outcome of the project. (Üzgünüm, ama katılmam gerekiyor, projenin sonucu hakkındaki sonuçlarınıza.)

Anlaşmazlıkla başa çıkmak için:

  • Let’s try to find a middle ground. (Ortak bir nokta bulmaya çalışalım.)
  • Can we explore other options? (Başka seçenekleri araştırabilir miyiz?)
  • Is there any room for compromise? (Herhangi bir uzlaşma imkanı var mı?)
  • Perhaps we can find a solution that works for both of us. (Belki de hem sizin hem de benim için işe yarayan bir çözüm bulabiliriz.)

Örnek kullanımlar:

  • Let’s try to find a middle ground that satisfies both parties. (Ortak bir nokta bulmaya çalışalım ki her iki tarafı da memnun edelim.)
  • Can we explore other options to reach a mutually beneficial outcome? (Başka seçenekleri araştırabilir miyiz ki karşılıklı fayda sağlayan bir sonuca ulaşalım?)
  • Is there any room for compromise where we can meet halfway? (Herhangi bir uzlaşma imkanı var mı ki yarı yolda buluşabilelim?)
  • Perhaps we can find a solution that works for both of us if we consider each other’s perspectives. (Belki de her birimizin perspektiflerini göz önünde bulundurursak hem sizin hem de benim için işe yarayan bir çözüm bulabiliriz.)

open english ile gevelemeden konuş

Open English İle Gevelemeden Konuş

Dil öğrenmek zorlu bir süreç. Özellikle de stresli ya da duygusal anlarda. Ancak, bu tür zorluklarla başa çıkmak için birçok kaynak ve kurs mevcut. Open English bu tür problemleri kolay bir şekilde asmak için oluşturulmuş online bir dil kursu. Kendini daha iyi ifade edebilmek için Open English platformlarına katılman, İngilizceni geliştirmende sana inanlmaz katkı sağlayacaktır. 

Open English, İngilizce öğrenimi konusunda dünya çapında bir üne sahip olan bir online dil eğitim platformudur. Esnek bir öğrenme deneyimi sunan Open English sana istediğin zaman ve yerde İngilizceni geliştirmeni sağlar. 

Birçok farklı seviyede kurslarıyla başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar herkese ihtiyaçlarına uygun dersler sunar. Katılan herkes dil bilgisini geliştirirken dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini de pratik yapma fırsatı bulur.

Open English’in dikkate değer en önemli özelliği, canlı konuşma dersleridir. Deneyimli ve ana dili İngilizce olan öğretmenlerle birebir dersler alarak gerçek zamanlı olarak pratik yapabilirsin.

Bütün bunlar ve daha fazlasına dair bilgi veya kayıt işlemleri için Open English’in web sitesinde bulunan formu doldurman yeterli.

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso