ingilizcede look fiilinin kullanımları

İngilizcede Look Fiilinin Kullanımları


7 minutos leitura

Dil, iletişim kurmamızı sağlayan en güçlü araçlardan biridir. Kelimelerin farklı bağlamlarda farklı anlamlar kazanması, dilin zenginliğini ve esnekliğini ortaya koyar. “Look” fiili de İngilizcede bu esnekliğe en iyi örneklerden biridir. Farkettin mi, bir kelime, bir fiil, ama ne kadar da geniş bir anlam yelpazesi taşıyor! 

Bu blog yazısında ‘look’ fiilinin farklı anlamları, kullanımlarını inceleyeceğiz.

İngilizcede Look Fiilinin Kullanım Örnekleri

  • Look at: Bir şeye veya birine bakmak veya incelemek için kullanılan ifade.
    • Look at the beautiful sunset. (Güzel günbatımına bak.)
    • Look at this painting. (Bu tabloya bak.)
  • Look forward to: Sabırsızlıkla beklemek anlamına gelir.
    • I look forward to meeting you. (Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.)
    • We look forward to your feedback. (Geri bildiriminizi bekliyoruz.)
  • Look up: Bilgi veya bilgiye ulaşmak amacıyla bir şeyi araştırmak.
    • I’ll look up that information for you. (O bilgiyi senin için araştıracağım.)
    • You can look up the word in the dictionary. (Kelimeyi sözlükte arayabilirsiniz.)
  • Look out: Dikkat etmek veya uyarıda bulunmak anlamına gelir.
    • Look out for that car! (O araca dikkat et!)
    • Look out, there’s a step here. (Dikkat et, burada bir basamak var.)
  • Look over: Gözden geçirmek veya incelemek amacıyla bir şeyi dikkatlice incelemek.
    • Can you look over my essay before I submit it? (Makalemimi göndermeden önce inceleyebilir misin?)
    • I need to look over these documents before the meeting. (Toplantıdan önce bu belgelere göz atmalıyım.)
  • Look down on: Birini veya bir şeyi küçümsemek veya aşağılamak.
    • Don’t look down on people based on their backgrounds. (İnsanları geçmişlerine dayanarak küçümseme.)
    • He tends to look down on anyone who disagrees with him. (Onunla aynı fikirde olmayan herkese aşağılayıcı bir tavır sergiler.)
  • Look after: Bir şeyi veya birini gözlemlemek, bakmak veya ilgilenmek.
    • Can you look after my cat while I’m away? (Ben uzakta olduğumda kedime bakabilir misin?)
    • She looks after her younger brother after school. (Okuldan sonra küçük kardeşine bakar.)
  • Look back: Geçmişi hatırlamak veya geçmişe dönük düşünmek.
    • Let’s look back on our journey and see how far we’ve come. (Yolculuğumuza geri dönelim ve ne kadar ilerlediğimize bakalım.)
    • When I look back on my childhood, I remember the good times. (Çocukluğuma dönüp baktığımda, iyi anıları hatırlıyorum.)

İngilizce çalışmak istersen, ilk adımı yanda yer alan formu doldurarak atabilirsin.

ingilizcede look fiilinin kullanımı - look forward to

  • Look in: Bir yere veya bir şeye hızlıca göz atmak anlamına gelir.
    • I’ll look in the fridge to see if we have any milk. (Buzdolabına bakayım, sütümüz var mı diye göz atarım.)
    • Could you look in your bag for my phone? (Telefonumu çantanda arayabilir misin?)
  • Look up to: Saygı duymak veya örnek almak amacıyla birine veya bir şeye yukarıdan bakmak.
    • Many young athletes look up to professional sports players as role models. (Birçok genç sporcu, profesyonel sporcuları örnek alır.)
    • She’s someone I’ve always looked up to for her determination. (Onun kararlılığı nedeniyle hep örnek aldığım biridir.)
  • Look through: Bir şeyi hızlıca gözden geçirmek veya taramak.
    • I need to look through my notes before the presentation. (Sunumdan önce notlarıma göz atmalıyım.)
    • Let’s look through the book to find that quote. (O alıntıyı bulmak için kitaba bir göz atalım.)
  • Look someone in the eye: Birine doğrudan gözlerinin içine bakmak, samimi veya dürüst bir şekilde iletişim kurmak.
    • If you’re telling the truth, you should be able to look me in the eye. (Eğer doğruyu söylüyorsan, bana gözlerimin içine bakabilmelisin.)
    • During the interview, he looked the interviewer in the eye to show his confidence. (Mülakat sırasında, özgüvenini göstermek için mülakatçının gözlerinin içine baktı.)
  • Look down the road: Geleceği düşünmek veya tahminde bulunmak.
    • It’s hard to predict what will happen down the road. (Gelecekte ne olacağını tahmin etmek zor.)
    • When planning your career, you should look down the road and consider long-term goals. (Kariyerinizi planlarken, geleceği düşünmeli ve uzun vadeli hedefleri göz önünde bulundurmalısınız.)
  • Look off: Uzağa bakmak veya dalgın bir şekilde bakmak.
    • She looked off into the distance, lost in thought. (Uzağa bakarak, düşüncelere daldı.)
    • He looked off during the meeting, not really paying attention. (Toplantı sırasında dalgındı, pek dikkat etmiyordu.)
  • Look your best: En iyi görünmek, özellikle bir etkinlik veya özel bir durum için özen göstermek.
    • She always tries to look her best when going to important events. (Önemli etkinliklere giderken her zaman en iyi görünmeye çalışır.)
    • It’s natural to want to look your best for a job interview. (İş mülakatı için en iyi görünmek istemek doğaldır.)

Eğer İngilizce konuşmak istersen, yan taraftaki formu doldurarak online İngilizce kursumuz hakkında detaylara ulaşabilirsin.

ingilizcede look fiilinin kullanım örnekleri - look to the future

  • Look to the future: Geleceği düşünmek, geleceğe yönelik plan yapmak.
    • We should look to the future and make decisions that will benefit us in the long run. (Geleceği düşünmeli ve uzun vadede bize fayda sağlayacak kararlar almalıyız.)
    • The company is looking to the future by investing in new technologies. (Şirket, yeni teknolojilere yatırım yaparak geleceğe yöneliyor.)
  • Look both ways: Her iki yöne bakmak, özellikle yoldan geçerken dikkatli olmak için kullanılır.
    • Always remember to look both ways before crossing the street. (Caddeyi geçmeden önce her iki yöne de bakmayı unutma.)
    • The teacher reminded the children to look both ways before crossing the road. (Öğretmen çocuklara, yolu geçmeden önce her iki yöne bakmalarını hatırlattı.)
  • Look into the mirror: Aynaya bakmak, kendini görmek.
    • Every morning, she looks into the mirror and prepares for the day ahead. (Her sabah aynaya bakar ve önündeki gün için hazırlık yapar.)
    • Looking into the mirror, he noticed a small smudge on his shirt. (Aynaya bakarken, gömleğinde küçük bir leke fark etti.)
  • Look the other way: Sorunları veya olumsuz durumları görmezden gelmek veya görmezden gelmek.
    • The management chose to look the other way when they noticed the employee’s lateness. (Yönetim, çalışanın geç gelmesini fark ettiğinde görmezden gelmeyi tercih etti.)
    • Sometimes people look the other way when they see someone in need of help. (Bazen insanlar, yardıma ihtiyacı olan birini gördüklerinde görmezden gelirler.)
  • Look alive: Hızlı veya enerjik olma çağrısı, hareket et veya daha canlı ol.
    • Come on, team, let’s look alive and get this project done! (Hadi, ekip, harekete geçin ve bu projeyi bitirin!)
    • The coach’s pep talk made the players look alive and ready for the game. (Koçun teşvik konuşması oyuncuları canlandırdı ve oyun için hazır hale getirdi.)
  • Look down the line: Geleceği düşünmek, daha sonra ne olabileceğini düşünmek.
    • When making investments, it’s important to look down the line and consider potential outcomes. (Yatırım yaparken, geleceği düşünmek ve potansiyel sonuçları göz önünde bulundurmak önemlidir.)
    • The decision you make now will have an impact down the line. (Şimdi verdiğiniz karar ileride etkisi olacak.)

ingilizcede look fiilini ve çok daha fazlasını open englishte öğren

Hedeflerine Ulaşmak İçin Open English İle Adım At!

Hayat, fırsatlarla dolu bir serüven. Ve sen bu serüvenin en iyi şekilde tadını çıkarmak istiyorsun, öyle değil mi? İşte tam da bu noktada, İngilizcenin kapılarını dünya çapında açmana yardımcı olacak bir çözüm sunuyoruz: Open English!

İngilizce öğrenme süreci sıkıcı veya kafa karıştırıcı olmak zorunda değil. Open English ile her adımını keyifli ve etkili bir şekilde atabilirsin. Ne tür hedeflerin olursa olsun, iş veya seyahat, Open English sana gerekli dil yetisi kazandırmak için burada.

7/24 erişebileceğin online platformla istediğin yerden istediğin saatte derslere katılabilirsin. Alanında uzman native eğitmenler ile kendi yoğunluğuna göre program yapabilirsin.

Daha fazla bilgi ve kayıt işlemleri için sayfanın kenarında bulunan formu doldurman yeterli!

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso