İngilizce Çok Yaşa Deme Yolları
Haziran 5, 2023
Bazı kalıplar dilden dile farklı kelimelerle kullanılsa da temelde benzer anlamlara sahiptir. Hapşıran kişiye verilen tepki, şaşırma-heyecanlanma ve sevinme ifadeleri, evet/hayır deme şekilleri ve daha birçok ifade evrenselleşmiş kalıpları içerir. Örneğin, evet demek için insanların kafasını yukarı aşağı sallaması, hayır demek içinse kafalarını iki yana sallamaları evrensel bir ifadedir. Bunun gibi diğer evrensel ifadelerden bahsettiğimiz yazıları okumak için blog sayfamızı takip edebilirsiniz.
Çok yaşa Türkçede birçok anlama gelebilen bir kalıptır. En yaygın kullanım alanı ise hapşıran kişiye söylenmesidir. Bazı kültürlerde çok yaşa kalbının karşılığı din ve inançla ilgili, bazı kültürlerde ise sağlıkla ilgilidir. Bu yazıda İngilizce çok yaşa ne demek sorusunu cevaplayacağız.
İngilizce öğrenmek istersen yan taraftaki formu doldurabilirsin.
İngilizce “Çok Yaşa!” Ne Demek?
İngilizce çok yaşa kalıbı doğrudan çevrildiğinde “long live” anlamına gelir. Ancak hapşıran birine çok yaşa diyeceksek, “bless you” ifadesini kullanırız. Bununla birlikte, “god bless you, stay blessed” ifadelerini veya aslen Almanca bir kelime olan “Gesundheit” ifadesini kullanabiliriz.
Bunların tümü çok yaşa anlamına gelen benzer ifadelerdir. “Bless you, god bless you, stay blessed” ifadeleri “Tanrı seni korusun” anlamı taşıyan inanca bağlı ifadelerdir. “Gesundheit” ve “Long live” ifadeleri ise sağlıklı, uzun yaşamı dileyen ifadelerdir. Bununla birlikte, “long live” ifadesi hapşıran kişiye kullanılan bir ifade değildir. Bu başlıkta hapşıran kişiye çok yaşa demenin 17 farklı yolundan bahsedeceğiz.
- “Bless you!” (Çok yaşa!)
- “Gesundheit!” (German for “healthiness” or “good health”)
- “God bless you!” (Tanrı seni korusun!)
- “Hope you feel better!” (Umarım daha iyi hissedersin.)
- “Wishing you well!” (Dilerim daha iyi olursun.)
- “Take care!” (Kendine dikkat et.)
- “Stay healthy!” (Sağlıklı kal!)
- “Sending good vibes your way!” (Sana iyi dilekler yolluyorum.)
- “Hoping for a quick recovery!” (Çabuk iyileşmeni umuyorum.)
- “Health and happiness to you!” (Sağlık ve mutluluklar!)
- “May you be free from allergies!” (Alerjiden kurtulabilecek misin?)
- “Blessings upon you!” (Tanrı seni kutsasın!)
- “Be well!” (İyileş!)
- “Stay blessed! (Çok yaşa!)
- “Sending you positive energy!” (Sana pozitif enerji yolluyorum!)
- “Wishing you good health!” (İyi sağlık dilerim!)
- “Hope that sneeze cleared out all the bad luck!” (Umarım bu hapşırık kötü enerjileri temizler.)
İngilizce çalışmak için ne yapman gerektiğini merak ediyorsan, yan taraftaki formu doldurabilirsin.

İngilizce Çok Yaşa Kullanımı ile İlgili Örnek Diyalog
Ashley sneezes. (Ashley hapşırır.)
Roseline: Bless you! Do you need a tissue?
(Çok yaşa! Peçeteye ihtiyacın var mı?)
Ashley: Thank you! Yes, please.
(Teşekkür ederim. Evet, lütfen.)
Roseline: I think I have one in my bag. Here you go.
(Sanırım çantamda bir tane var. Al bakalım.)
Ashley: Oh, thank you again! I hope I’m not getting sick.
(Oh, tekrar teşekkür ederim. Umarım hasta olmam.)
Roseline: I hope not too. Sneezing can be a sign of allergies as well. Have you been exposed to anything new?
(Umarım olmazsın. Hapşırık alerjinin de bir işareti olabilir. Yeni bir şeye maruz kaldın mı?)
Ashley: Not that I can think of. Maybe it’s just the changing weather.
(Sanırım hayır. Belki de sadece hava değişimidir.)
Roseline: Ah, that could be it. Take care and stay hydrated.
(Ah, olabilir. Kendine dikkat et ve suyu ihmal etme.)
Ashley: Thanks for the tissue again!
(Mendil için tekrar teşekkür ederim.)
Roseline: You’re welcome! Have a nice day.
(Rica ederim! İyi günler.)
İngilizce konuşmaya başlamak istersen yan taraftaki formu doldurarak online İngilizce kursumuz hakkında bilgi alabilirsin.

İngilizce Çok Yaşa Kullanımı ile İlgili Örnek Cümleler
- “Bless you! Do you need a tissue?” (Çok yaşa! Mendile ihtiyacın var mı?)
- “Gesundheit! Are you feeling alright?” (Sağlıkla kal! İyi hissediyor musun?)
- “Salud! Take care and drink some water.” (Sağlığına! Kendine iyi bak ve biraz su iç.)
- “God bless you! Did something tickle your nose?” (Tanrı seni korusun. Bir şey burnunu mu kaşındırdı?)
- “Cover your mouth next time! Just kidding, hope you’re okay.” (Bir dahakine ağzını kapat! Şaka yapıyorum, umarım iyisindir.)
- “Hope you feel better soon! Sneezing can be annoying.” (Umarım yakında daha iyi hissedersin. Hapşırmak sinir bozucu olabilir.)
- “Wishing you well! Take a moment to rest if you need to.” (Umarım daha iyi olursun! Eğer ihtiyacın varsa dinlenmek için vakit ayır.)
- “Hoping for a quick recovery! Take it easy for a bit.” (Çabuk iyileşmeni umuyorum. Bir süre ağırdan al.)
- “Health and happiness to you! Sneezing can catch us by surprise.” (Sana sağlık ve mutluluklar! Hapşırık bizi sürpiz şekilde yakalayabilir.)
- “May you be free from allergies! Take some antihistamines if needed.” (Alerjiden kurtulabilecek misin?! İhtiyacın olursa antihistaminik al.)
- “Stay healthy! Sneezing can be a sign that your immune system is active.” (Sağlıklı kal. Hapşırık bağışıklık sisteminin aktif olduğunun bir işareti olabilir.)

“Long Live” Kalıbının Kullanım Alanları
Long live kalıbı cümlelerde ve diyaloglarda bir kişiye veya şeye iyi dileklerini sunmak amacıyla kullanılır. Bir kutlamada veya bir şeyden bahsederken kişiye olan saygıyı ifade etme amacıyla kullanılır. Ancak unutmamak gerekir ki, bu terim pek sık kullanılan bir terim değildir. Mizahi olarak mübalağa etmek amacıyla veya seremoni gibi yerlerde kullanılır. “Long live” teriminin kullanım alanlarını alt başlıklarda açıklayalım.
Kutlama ve etkinliklerde:
- “Long live the newlyweds! May their love last a lifetime.”
(Çok yaşayın yeni evliler! Aşkları bir ömür sürsün!)
- “Long live the king! May his reign be prosperous.”
(Çok yaşa kralım! Saltanatın müferrih olsun!)
When expressing admiration or support:
- “Long live the brave soldiers who protect our country.”
(Ömrünüz uzun olsun ülkemizi koruyan cesur askerler!)
- “Long live the spirit of freedom!”
(Özgürlük ruhu çok yaşasın!)
- “Long live the arts! They enrich our lives and inspire us.”
(Çok yaşasın sanat! Hayatımızı zenginleştiriyor ve bize ilham veriyor.)
İngilizce Öğrenmek İster Misin?
İngilizce öğrenmek veya İngilizceni geliştirmek istiyorsan Open English İngilizce dil kursu bir tık uzağında! Kendi eğitim saatini ve yerini seçmek ister miydin? Peki ya evinden çıkmadan veya nezih bir kafede kahveni yudumlarken İngilizce öğrenebileceğini söylesek? Open English ile bunlar artık imkânsız değil!
7/24 ana dili İngilizce olan öğretmenlerin canlı derslerine katılabilir, konuşma sınıfları ile konuşma becerilerini geliştirebilir, seni tanıyan sistem sayesinde eksiklerini ve hatalarını gözden geçirme fırsatı yakalayabilirsin! Sıfırdan son seviyeye dört becerini geliştirebilirsin! Hemen Open English ailesine katılarak kapsamlı öğrenme şansını yakalayabilirsin!