ingilizce bankacılık terimleri ve türkçe karşılıkları

İngilizce Bankacılık Terimleri ve Türkçe Karşılıkları


5 minutos leitura

Banka terimleri günlük hayatımızda en çok ihtiyacımız olan terimlerden bir tanesidir. Özellikle yurt dışına taşınacak veya seyahat edecek kişilerin banka terimlerine hakim olması oldukça önemlidir. Döviz işlemleri, hesap açma, para yatırma gibi işlemlere hakim olması gerekir. Bu yazıda bankacılık terimlerine aşinalık kazanmanız için en sık kullanılan bankacılık terimlerine yer vereceğiz.

İngilizce Bankacılık Terimleri

  • Account: Hesap
  • ATM (Automated Teller Machine): ATM (Otomatik Teller Makinesi)
  • Balance: Bakiye
  • Bank: Banka
  • Bank Statement: Banka Hesap Özeti
  • Bill Payment: Fatura Ödemesi
  • Cardholder: Kart Sahibi
  • Cash: Nakit
  • Check: Çek
  • Credit: Kredi
  • Credit Card: Kredi Kartı
  • Debit Card: Banka Kartı
  • Deposit: Yatırım/Yatırılan Para
  • Direct Deposit: Doğrudan Yatırım
  • Exchange Rate: Döviz Kuru
  • FDIC (Federal Deposit Insurance Corporation): FEDIC (Federal Mevduat Sigorta Kurumu)
  • Interest: Faiz
  • Investment: Yatırım
  • Loan: Kredi
  • Mobile Banking: Mobil Bankacılık

İngilizce bankacılık ve finans terimleri öğrenmek için mesleki İngilizce eğitimimizi tercih edebilirsin.

ingilizce bankacılık terimleri listesi

  • Mortgage: Konut Kredisi
  • Online Banking: İnternet Bankacılığı
  • Overdraft: Bakiye Aşımı
  • Payee: Alacaklı
  • Payment: Ödeme
  • PIN (Personal Identification Number): PIN (Kişisel Tanımlama Numarası)
  • Savings Account: Tasarruf Hesabı
  • Statement: Hesap Dökümü
  • Swift Code: SWIFT Kodu
  • Transaction: İşlem
  • Transfer: Transfer/Havale
  • Account Holder: Hesap Sahibi
  • Annual Percentage Rate (APR): Yıllık Faiz Oranı (YFA)
  • Bankruptcy: İflas
  • Capital: Sermaye
  • Collateral: Teminat
  • Currency: Para Birimi
  • Debit: Borç
  • Equity: Özsermaye
  • Fixed Rate: Sabit Faiz Oranı
  • Identity Theft: Kimlik Hırsızlığı
  • Inflation: Enflasyon
  • Joint Account: Ortak Hesap
  • Maturity: Vade Sonu
  • Online Payment: Online Ödeme
  • Overdraft Fee: Bakiye Aşım Ücreti
  • Refinance: Kredi Yeniden Finansmanı
  • Savings: Tasarruf
  • Teller: Banka Memuru/Kasiyer
  • Withdrawal: Para Çekme

ingilizce bankacılık ve finans terimleri

İngilizce Bankacılık ve Finans Terimleri

  • Bouncing a check: Çek karşılıksız çıkarmak
  • In the black: Karlı durumda
  • In the red: Borçlu durumda
  • Rainy day fund: Acil durum fonu
  • Balancing the books: Hesapları dengelemek
  • Cost-effective: Maliyet etkin / Ekonomik
  • Money talks: Para konuşur
  • Cash flow: Nakit akışı
  • High roller: Yüksek bahis yapan oyuncu / Cömert harcayan kişi
  • Penny-pincher: Cimri / Paranın üzerine titreyen kişi
  • Interest rates through the roof: Faiz oranları tavan yapmış durumda
  • Fiscal responsibility: Mali sorumluluk / Sorumlu mali yönetim
  • Financial crunch: Mali sıkıntı / Para sıkıntısı
  • Bear market: Ayı piyasası
  • Bull market: Boğa piyasası
  • Blue-chip stocks: Güvenilir ve kazançlı hisseler
  • Golden handshake: Altın tokalaşma / Yüksek miktarda emeklilik tazminatı
  • Offshore account: Yurtdışı banka hesabı
  • Diversify your portfolio: Portföyünü çeşitlendir
  • Economic downturn: Ekonomik durgunluk
  • ROI (Return on Investment): Yatırım Getirisi
  • Liquid assets: Likit varlıklar / Kolayca nakde çevrilebilir varlıklar
  • Market volatility: Piyasa oynaklığı / Dalgalanma
  • Net worth: Net değer / Servet
  • Ponzi scheme: Ponzi düzeni / Dolandırıcılık düzeni

İngilizce öğrenmek istiyorsan, yan taraftaki formu doldurarak bu konuda ilk adımı atabilirsin.

ingilizce bankacılık terimleri ile ilgili örnekler

İngilizce Bankacılık Terimleri İle İlgili Örnekler

  • I need to deposit my paycheck into my savings account at the bank

(Maaşımı birikim hesabıma bankada yatırmam gerekiyor)

  • The interest rate on my mortgage loan is quite competitive.

(Konut kredisi faiz oranı oldukça rekabetçi.)

  • I transferred some funds from my checking account to cover the credit card bill

(Çek hesabımdan kredi kartı faturasını ödemek için bir miktar para aktardım.)

  • To apply for a car loan, you’ll need to provide proof of income and employment

(Araba kredisi başvurusu için gelir ve istihdam kanıtı sunmanız gerekecek.)

  • The bank offers a variety of investment options, including stocks, bonds, and mutual funds.

(Banka, hisse senetleri, tahviller ve yatırım fonları da dahil olmak üzere çeşitli yatırım seçenekleri sunuyor.)

  • I set up a standing order to automatically pay my utility bills every month

(Otomatik ödeme talimatı verdim, böylece her ay faturalarımı otomatik olarak ödenecek.)

  • The ATM was out of service, so I had to go inside the branch to withdraw cash

(ATM hizmet dışı olduğu için nakit çekmek için şubeye gitmek zorunda kaldım.)

  • The bank provides online banking services, allowing customers to check balances and make transactions from their computers or mobile devices.

(Banka, müşterilerin bilgisayarları veya mobil cihazları üzerinden bakiyelerini kontrol etmelerine ve işlem yapmalarına olanak tanıyan çevrimiçi bankacılık hizmetleri sunuyor.)

  • I opened a certificate of deposit (CD) to earn a higher interest rate on my savings for a fixed period.

(Daha yüksek faiz oranıyla sabit bir süre için birikimlerim için vadeli hesap (CD) açtım.)

  • The bank’s customer service representative helped me resolve an issue with a fraudulent transaction on my credit card.

(Bankanın müşteri hizmetleri temsilcisi, kredi kartımdaki sahte işlemle ilgili bir sorunu çözmeme yardımcı oldu.)

  • The central bank implemented a reduction in interest rates to stimulate economic growth.

(Merkez bankası ekonomik büyümeyi teşvik etmek için faiz oranlarında indirim uyguladı.)

  • I applied for a personal loan to cover unexpected medical expenses.

(Beklenmedik tıbbi masrafları karşılamak için kişisel kredi başvurusunda bulundum.)

  • The bank’s teller verified my identification before processing the cash withdrawal.

(Bankanın veznedarı, nakit çekme işlemini gerçekleştirmeden önce kimliğimi doğruladı.)

  • I opted for overdraft protection to avoid costly fees for insufficient funds.

(Yetersiz fonlar için yüksek maliyetli ücretlerden kaçınmak için hesap koruma seçeneğini tercih ettim.)

  • Before making a major purchase, I checked my account balance to ensure I had sufficient funds.

(Önemli bir alışveriş yapmadan önce hesap bakiyemi kontrol ettim ve yeterli fonum olduğundan emin oldum.)

Bu yazıda bankacılık ve finans üzerine günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkan terimlerden bahsettik. Uluslararası bankalarla, özellikle dijital işlemler yaparken sorun yaşamamak için bu kelimeleri ve kalıpları doğru şekilde kullanabilmek oldukça önemlidir. Daha fazla İngilizce terim öğrenmek ve efektif bir şekilde İngilizce çalışmak için Open English’i takipte kalın! 

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso