İngilizce B2 Seviyesi – Intermediate İngilizce Seviyesi
Ocak 22, 2024
İngilizce B2 seviyesi, önceki yazılarımızda yazdığımız İngilizce A1, A2 ve B1 seviyesi yazılarının devamı olarak seninle buluşuyor.
Bu yazımızda Intermediate olarak nitelendirilen B2 İngilizce seviyesine dair detayları derledik.
Hadi hiç vakit kaybetmeden yazımızı okumaya başlayalım. Öncesinde tüm İngilizce seviyelere göz atmak istersen ilgili yazımızı okuyabilirsin.
İngilizce B2 Seviyesi Nedir?
B2 İngilizce seviyesi bir diğer tabirle Intermediate İngilizce seviye, İngilizcenin belirli bir seviyede olduğunu, okuduklarını anladığını, yazma becerini geliştirdiğini ve günlük konuşmalar gerçekleştirdiğini belirtmektedir.
B2 seviye İngilizce, yurt dışına çıktığında günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yeterince bilgi birikime sahip olduğunu ve yaşamını iademe ettirecek İngilizceye sahip olduğunu göstermektedir.
Şimdi Intermediate İngilizce seviyesiyle alakalı konu, kitap ve kelime gibi detaylara bakalım.
B2 seviyesine ve hatta daha ilerisine gelmek için bugün online İngilizce İngilizce kursu Open English’e başlayabilirsin. Detaylı bilgi almak için bu sayfadaki iletişim formunu doldurman yeterli.

B2 Seviye İngilizce Konuları
Intermediate İngilizce seviyesinde farklı birçok konu işlenmektedir. Bu konulardan bazıları alt seviyelerden öğrenilip üstüne katılarak gelinse de B2 İngilizce seviyesinde öğrenilecek farklı konular da vardır. Şimdi B2 seviye İngilizce konularına yakından bir bakalım.
- Present Simple
- Present Progressive
- Stative verbs
- Be used to + ing forms
- Past simple
- Past Progressive
- Was / were going to
- Used to / would + baseform
- Present perfect simple
- Present perfect progressive
- Past perfect simple
- Past perfect progressive
- Future will / going to
- Future progressive
- Future perfect
- Zero and first conditional
- Time clauses
- Must, have to, need, may, could
- Should, ought to, had better
- Must, can, could, be able to
- Infinitives and ing forms
- Passive voice
- Subject / object questions
- Reported speech
- Second and third conditionals
- Wishes in the present and past
- Quantifiers – comparisions
- Relative clauses / participle clauses
- Determiners
- Adverbal clauses 1
- Adverbal clauses 2
- Adverbal clauses 3
Bu konular sakın gözünü korkutmasın. B2 seviye İngilizcedeysen bu konuları zamanla kolay bir şekilde öğreneceksin.
İngilizce B2 seviyesine derinlemesine girmek ve İngilizce öğrenmek istiyorsan, yan tarafta yer alan formu doldurarak İngilizce öğrenmek için ilk adımı atabilirsin.
B2 Seviye İngilizce Hikaye Kitapları
Her seviyede olduğu gibi B2 seviye İngilizcede de farklı hikaye kitapları vardır. Bu kitaplar tabii ki farklı İngilizce seviyelerde de mevcut ama burada dikkat etmen gereken bu kitabın hangi seviyeye uygun olduğu…
Yani şöyle açıklamak daha doğru geliyor: Mesela Tom Sawyer kitabını ele alalım. Bu kitabın her İngilizce seviyeye uygun basımı vardır. Burada B2 seviye İngilizce hikaye kitaplarından bahsederken biz de bunları dikkate aldık.
Aşağıdaki her kitabın B2 seviye İngilizce için de uygun basımları var. Şimdi Intermediate İngilizce seviye kitaplara yakından bakalım:
- Tom Sawyer
- Little Princess
- Peter Pan
- Dr Jekyll and Mr Hyde
- Robinson Crusoe
- Andersen Tales
- My Fellow Traveller
- Two Brothers
- Pinocchio
- Alice in Wonderland
İngilizce B2 seviye kitaplarımızı bitirdiğimize göre kelimelere geçebiliriz.

İngilizce B2 Seviye Kelimeler
Şimdi geldik Intermediate İngilizce seviyesinde karşına çıkabilecek kelimelere… Bu kelimelerden farklı seviyelerde haberin olabilir ama genel olarak B2 seviyesine ait kelimeler olduklarını söylemek isteriz. Tabii net bir ayrım olmasa da B2 seviye İngilizce kelimeleri şöyle listeleyebiliriz:
| İngilizce B2 Seviye Kelimeleri | Türkçe Karşılıkları |
| accuse | suçlamak |
| achievement | başarı |
| adjust | ayarlamak |
| admit | kabul etmek |
| advertise | reklam yapmak |
| affair | mesele ilişki |
| agreement | anlaşma |
| agriculture | tarım |
| aim | amaç |
| aisle | koridor |
| allowance | düzenli sağlanan para, harçlık |
| ambassador | büyükelçi |
| amusement | eğlence |
| anticipate | ummak |
| apparent | apaçık,belirgin |
| appearance | görünüş |
| appreciate | takdir etmek |
| appropriate | uygun |
| approve | onaylamak |
| argument | tartışma |
| arrest | tutuklamak |
| avoid | kaçınmak |
| bank-account | banka hesabı |
| bankrupt | iflas |
| bargain | pazarlık |
| beg | yalvarmak |
| beggar | dilenci |
| blame | suçlamak |
| breath | nefes |
| bribe | rüşvet |
| budget | bütçe |
| candidate | aday |
| capital | başkent |
| cash flow | nakit akışı |
| cemetery | mezarlık |
| charge | suçlamak |
| charming | çekici |
| circumstances | koşullar |
| claim | İddia etmek |
| clerk | katip |
| client | müşteri |
| coal | taş kömürü |
| competition | yarışma |
| complaint | şikayet |
| condition | durum |
| confess | itiraf etmek |
| congratulate | tebrik etmek |
| consider | dikkate almak |
| consult | danışmak |
| contest | yarışma |
| contribute | katkıda bulunmak |
| convert | dönüştürmek |
| court | mahkeme |
| crossword | bulmaca |
| cruel | zalim |
| customs | gümrük |
| dashboard | gösterge paneli |
| deadline | son teslim tarihi |
| deceive | kandırmak, aldatmak |
| declare bildirmek, | bildirme, beyan etmek |
| define tanımlamak | tanımlama |
| depend | bağlı olmak |
| desire | arzu |
| devaluation | devalüasyon |
| diagnose | teşhis etmek |
| disappear | ortadan kaybolmak |
| disappoint | hayal kırıklığına uğratmak |
| distance | mesafe |
| distribution | dağıtım |
| dreadful | korkunç |
| eager | istekli |
| election | seçim |
| embassy | Elçilik |
| encourage | cesaretlendirmek |
| enemy | düşman |
| enterprise | girişim |
| entrepreneur | girişimci |
| envy | kıskanmak |
| essay | deneme |
| establish | kurmak |
| estimate | tahmin etmek |
| evaluate | değerlendirmek |
| evidence | kanıt |
| exaggerate | abartmak |
| examine | incelemek |
| exhibition | sergi |
| experiment | deney |
| fame | ün |
| fence | çit |
| fix | tamir etmek |
| fluent | akıcı |
| foolish | aptalca |
| forecast | tahmin etmek |
| fragile | kırılgan |
| frame | çerçeve |
| franchise | imtiyaz, ayrıcalık |
| fundraising | para toplama |
| gamble | kumar |
| gear/transmission | yükseltmek |
| globalization | küreselleşme |
| government | hükümet |
| grateful | Minnettar |
| growth rate | büyüme oranı |
| hair-dryer | saç kurutma makinesi |
| harvest | hasat etmek |
| hesitate | tereddüt etmek |
| hire | kiralamak |
| hitch-hike | otostop yapmak |
| homesick | sıla hasreti |
| in advance | önceden, peşin |
| include | içermek |
| income | gelir |
| increase | artmak, artırmak |
| independent | bağımsız |
| inflation | enflasyon |
| innocent | masum |
| inspection | muayene |
| inspector | müfettiş |
| insurance | sigorta |
| interest-rate | faiz oranı |
| invoice | fatura |
| judge | yargıç |
| justice | adalet |
| kidnapping | adam kaçırma |
| knowledge | bilgi |
| labor force | işgücü |
| landlord | ev sahibi |
| licence-plate | plaka |
| life-vest | can yeleği |
| loan | borç |
| loan agreement | kredi anlaşması |
| magnificent | muhteşem |
| maintain | sürdürmek |
| market share | pazar payı |
| marketing research | pazarlama araştırması |
| marvellous | şahane |
| massive | kocaman |
| member of parliament | milletvekili |
| mention | bahsetmek |
| merchandise | mal |
| nation | ulus, millet |
| net capital | net sermaye |
| objective | nesnel |
| observe | gözlemlemek |
| obvious | açık |
| opportunity | fırsat |
| participate | katılmak |
| patience | sabır |
| percentage | Yüzde |
| persuade | ikna etmek |
| pollution | kirlilik |
| postpone | ertelemek |
| president | başkan |
| price control | fiyat kontrolü |
| prison | Hapishane |
| process | süreç |
| profit | kar |
| prohibit | yasaklamak |
| promotion | terfi |
| property | özellik |
| proposal | öneri |
| prove | kanıtlamak |
| publicity | tanıtım |
| punctual | dakik |
| punishment | ceza |
| quantity | miktar |
| quarrel | kavga |
| queue | sıra, kuyruk |
| receipt | fiş |
| receive | almak |
| recognise | tanımak |
| recommend | tavsiye etmek |
| reduce | azaltmak |
| regret | pişman olmak |
| reject | reddetmek |
| release | serbest bırakmak |
| religion | din |
| reluctant | isteksiz, Gönülsüz |
| rely | güvenmek |
| represent | temsil etmek |
| request | rica etmek |
| resolution | çözülme, erme, dağılma |
| resource | kaynak |
| respect | saygı |
| respond | yanıtlamak |
| revenue | gelir |
| revise | gözden geçirmek |
| rub | ovmak, sürtmek |
| sand | kum |
| schedule | program |
| science | bilim |
| seek | aramak |
| sense | duyu |
| shake | sallamak |
| share | paylaşmak |
| sink | lavabo, batmak |
| skyscraper | gökdelen |
| steering-wheel | direksiyon |
| substitute | yerine geçmek |
| supplier | tedarikçi |
| suppose | farz etmek |
| swear | yemin etmek,küfür etmek |
| take action | harekete geçmek |
| take advantage | avantaj elde etmek |
| task | görev |
| tax | vergi |
| throat | boğaz |
| to book | rezervasyon yaptırmak |
| torture | işkence |
| trademark | marka |
| transmit | iletmek |
| treat | davranmak |
| treatment | tedavi |
| trick | hile |
| underline | vurgulamak |
| unemployment | işsizlik |
| urgent | acil |
| violent | şiddetli |
| volunteer | gönüllü |
| warehouse | büyük mağaza |
| wealthy | zengin |
| weapon | silah |
| whistle | ıslık |
| wholesale | toptan |
| witness | şahit |
| zip | fermuar, fermuarını çekmek |
Evet artık B2 seviyesiyle alakalı söyleyeceklerimizi bitiriyoruz. Ama tabii sana Intermediate ve farklı her seviyede İngilizce öğrenebileceğin Open English online İngilizce kursunu anlatmak istiyoruz. Hemen alt başlığa geçiş yap.
İngilizce B1 seviyesi hakkında merak ettiklerin mi var? İlgili yazımızı okuyabilirsin.
Intermediate Seviye İngilizce Öğrenmenin Kolay Yolu
Online İngilizce kursumuz sayesinde uygun olduğun seviyeden başlayarak kolay ve hızlı bir şekilde İngilizce öğrenebilirsin. Tek yapman gereken yan tarafta yer alan formu doldurman ve ekip arkadaşlarımızın seni aramasını beklemen…
Hadi durma, harekete geç! Evinden, iş yerinden ya da şehir içi şehirler arası seyahat ederken İngilizce öğrenmeye başla. Open English’le bunların hepsi mümkün.

lutfen ingilizce oyrenmeme yardim edin