CEO Ne Demek? – CEO Açılımı ve Mesleki İngilizce Terimleri
Mart 14, 2025
İş hayatında adını sıklıkla duyduğun CEO’ların ne iş yaptığını merak ettin mi? Her zaman çok önemli şeyler yaptığını düşündüğümüz bir iş. Çünkü yurt içi, yurt dışı birçok bağlantıyı onlar takip ediyorlar. E haliyle yorucu olduğu kadar bir takım donanımları da gerektiren bir iş. Ne gibi mi? Tabii ki başta İngilizce. Zaten kelimenin kendisi İngilizce.
İngilizce konuşmak ya da bilmek yalnızca CEO için değil her meslek için önemli bir kriter. Title’ını yükseltmek isteyen için bu dili bilmek şart gibi. Hala nasıl öğrenebilirim diye düşünüyorsan daha fazla düşünme. Çünkü sana çok güzel bir haberimiz var. Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay.
CEO Nedir? Ne İş Yapar?
CEO, Chief Executive Officer’un kısaltılmış halidir. Kelimenin Türkçe karşılığı “Genel Müdür”dür.
Genel Müdür, bir şirketin yönetim kurulunun lideri olarak görev yapar ve şirketin genel yürütme işleriyle sorumludur. Bu pozisyon, şirketin stratejik hedeflerini belirler. Üst yönetim ekibini yönetir. Ve tabii en önemlisi şirketin genel performansını takip etmekten sorumludur.
CEO, şirketin çalışanlarının birlik ve beraberlik içinde yer almasını sağlar. Şirketin çıkarlarını korur. Bir şirket için CEO’nun yapacağı en önemli iş, şirketin yatırımcılarının, müşterilerinin ve diğer ilgili tarafların beklentilerini karşılamaktır.
Open English ile İngilizce Geliştir!
Open English sana hem meslek hayatında hem de günlük hayatta bilmen gereken her şeyi kolaylıkla sağlayabilir. Native uzmanlarla yapacağın oturumlarda hangi kelimenin nerede ne bağlamda kullanılacağını daha net görebilirsin. Peki, nedir Open English?
Open English online bir İngilizce platformu.. Sıfırdan İngilizce geliştirmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim olacak. Çünkü ana dili İngilizce olan uzmanlarla pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin.
Open English ile İngilizce geliştirmekçok kolay. Motive olup İngilizceyi öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurman yeterli.

Mesleki İngilizce Terimleri
Bu kısımda iş hayatında karşına çıkabilecek İngilizce terimleri paylaştık. Bunlar tabii en yaygın olanları olduğu için yeterli değil henüz. İş hayatında kullanılan mesleki İngilizceye dair yararlanabileceğin birkaç yazı bırakacağız. Mesleki İngilizceyi Geliştirmek İçin 5 Yöntem, Şirketler İçin İngilizce. Blogda yer alan bu yazılar sayesinde iş hayatında İngilizce konusunda karşına çıkabilecek tüm sorunlara çözüm bulabilirsin.
- Revenue: Gelir.
Our revenue has increased by 20% this quarter.
(Bu çeyrekte gelirimiz %20 arttı.)
- Profit: Kar.
The company made a profit of $500,000 last year.
(Firmanın geçen yıl 500,000 dolar kar elde etti.)
- Loss: Zarar.
We incurred a loss of $50,000 due to unexpected expenses.
(Beklenmedik harcamalar yüzünden 50,000 dolar zarar ettik.)
- Budget: Bütçe
The budget for the project has been set at $100,000.
(Proje için bütçe 100,000 dolar olarak belirlendi.)
- Market share: Pazar payı.
We have a market share of 15% in the industry.
(Sektörde %15 pazar payına sahibiz.)
- Merger: Birleşme
The merger between the two companies was completed last month.
(İki firmanın birleşmesi geçen ay tamamlandı.)
- Acquisition: Satın alma.
We are planning to make an acquisition of a smaller company in the same field.
(Aynı alandaki daha küçük bir şirketi satın almayı planlıyoruz.)
- İnvestment: Yatırım.
The investment in the new technology has already started to pay off.
(Yeni teknolojide yaptığımız yatırım zaten karşılığını vermeye başladı.)
- Partnership: Ortaklık.
We are considering forming a partnership with a foreign company.
(Yabancı bir şirketle ortaklık kurmayı düşünüyoruz.)
- Outsourcing: Dış kaynakları kullanma.
The company has decided to outsource its IT department.
(Firmanın IT departmanını dış kaynak kullanmaya karar verdi.)
- Negotiation: Müzakere.
Negotiations with the potential client are still ongoing.
(Potansiyel müşteriyle yapılan müzakereler hala devam ediyor.)
- Forecast: Tahmin.
The forecast for next quarter’s sales is looking positive.
(Gelecek çeyrekteki satışların tahmini olumlu görünüyor.)

- Strategy: Strateji.
The company’s strategy for the next year is to expand into new markets.
(Firmanın gelecek yılki stratejisi yeni pazarlara açılmaktır.)
- Brand: Marka.
We will be launching a new brand of products next month.
(Gelecek ay yeni bir ürün markası lanse edeceğiz.)
- Competition: Rekabet.
The competition in the industry is becoming more intense.
(Sektörde rekabet giderek daha yoğunlaşıyor.)
- Market analysis: Pazar analizi.
We are conducting a market analysis to identify new opportunities.
(Yeni fırsatları belirlemek için pazar analizi yapıyoruz.)
- Productivity: Verimlilik.
We are focused on increasing productivity in the company.
(Firmanın verimliliğini arttırmak üzerine odaklandık.)
- Human resources:İnsan kaynakları.
The human resources department is in charge of hiring and training new employees.
(İnsan kaynakları departmanı yeni çalışanların işe alınması ve eğitimlerini sürdürmesi sorumludur.)
- Customer service: Müşteri temsilcisi.
Our customer service team is available 24/7 to assist our clients.
(Müşteri hizmetleri ekibimiz her zaman müşterilerimize yardım etmek için hazırdır.)
- Sales team: Satış ekibi.
The sales team is working on closing the deal with the client.
(Satış ekibi müşteriyle yapılan anlaşmayı kapatmaya çalışıyor.)
- Marketing: Pazarlama.
The marketing department is responsible for promoting the company’s products and services.
(Pazarlama departmanı şirketin ürünlerini ve hizmetlerini tanıtmak sorumludur.)
- Stock Price: Hisse senedi fiyatı.
The company’s stock price has been steadily increasing over the past year.
(Şirketin hisse senedi fiyatı geçen yıl boyunca düzenli olarak artmaktadır.)