birden fazla anlamı olan ingilizce kelimeler - draw

Birden Fazla Anlamı Olan İngilizce Kelimeler: DRAW


6 minutos leitura

“Draw” kelimesi, birçok farklı anlama gelebilen ve geniş bir yelpazede kullanılabilen bir kelimedir. Bu kelimenin, bu kadar farklı anlamlara ve bu kadar farklı  kullanım bağlamlarına sahip olması İngilizcenin esnekliğini ve çeşitliliğini yansıtan bir örnek olduğunu düşünebiliriz.

Aynı kelimenin farklı anlamlarla dolu olabilmesi aynı zamanda dilin ne kadar güçlü bir iletişim aracı olduğunu da hatırlatır. İngilizce öğrenirken bu tür çok yönlü kelimeleri anlamak ve kullanmak, dili öğrenme hızımızı daha da geliştirmemize yardımcı olacaktır.

Bu yazıda ‘draw’ kelimesinin hangi anlamlarda kullanıldığını görüp örneklendireceğiz. 

draw kelimesinin ingilizce farklı anlamları

Draw Kelimesinin İngilizce Farklı Anlamları

1. Çizmek Anlamı:

  • I love to draw landscapes in my free time. (Boş zamanlarımda manzara çizmeyi severim.)
  • She draws beautiful portraits of people. (O, insanların güzel portrelerini çizer.)

2. Kazanmak veya Berabere Kalmak Anlamı:

  • The chess match ended in a draw. (Satranç maçı berabere sona erdi.)
  • The soccer game ended in a 1-1 draw. (Futbol maçı 1-1 berabere bitti.)

3. Çekmek Anlamı:

  • He drew the curtains to let in the sunlight. (Işığın içeri girmesine izin vermek için perdeleri çekti.)
  • The smell of freshly baked bread drew me to the kitchen. (Taze pişmiş ekmek kokusu beni mutfağa çekti.)

4. Çizgi Çekmek Anlamı:

  • Please draw a line to indicate the boundary. (Sınırı belirtmek için lütfen bir çizgi çizin.)
  • The architect drew the floor plan of the house. (Mimar evin kat planını çizdi.)

5. Para Çekmek Anlamı:

  • I need to draw some money from the ATM. (ATM’den biraz para çekmem gerekiyor.)
  • He drew $200 from his bank account. (O, banka hesabından 200 dolar çekti.)

6. Sonuca Ulaşmak Anlamı:

  • She drew upon her previous research to write the paper. (Makaleyi yazmak için önceki araştırmalarına başvurdu.)
  • The speaker drew upon real-life examples to illustrate his point. (Konuşmacı, noktasını açıklamak için gerçek hayat örneklerine başvurdu.)

7. Dikkatini Çekmek Anlamı:

  • The colorful posters drew the attention of the crowd. (Renkli afişler kalabalığın dikkatini çekti.)
  • Her unique fashion sense always draws looks from others. (Benzersiz moda anlayışı her zaman başkalarının bakışlarını çeker.)

8. Çizim Yapmak Anlamı:

  • The artist drew a magnificent scene on the canvas. (Sanatçı, tuvale muhteşem bir sahne çizdi.)
  • The children love to draw animals and plants in their sketchbooks. (Çocuklar, defterlerine hayvan ve bitki resimleri çizmeyi severler.)

İngilizce konuşmak istersen yan taraftaki formu doldurarak ilk adımı atabilirsin.

draw kelimesinin ingilizce farklı anlamları - ilgi çekmek anlamı

9. İlgi Çekmek Anlamı:

  • The movie’s captivating storyline drew a large audience. (Filmin büyüleyici hikayesi büyük bir izleyici kitlesini çekti.)
  • The unique architecture of the building draws tourists from all around the world. (Binanın benzersiz mimarisi dünyanın dört bir yanından turistleri çeker.)

10. Çekiliş Anlamı:

  • They held a raffle, and I was lucky enough to draw the winning ticket. (Çekiliş düzenlediler ve kazanan bileti çekmek bana nasip oldu.)
  • The lottery numbers were drawn on live television. (Loto numaraları canlı televizyonda çekildi.)

11. Çizgi Roman Anlamı:

  • He enjoys reading comic books with intricate drawings. (Karmaşık çizimlere sahip çizgi romanları okumaktan hoşlanır.)
  • This graphic novel features stunning artwork drawn by a talented artist. (Bu grafik roman, yetenekli bir sanatçı tarafından çizilen etkileyici bir sanat eserine sahip.)

12. Sürüklemek veya Çekmek Anlamı:

  • The heavy suitcase was difficult to draw up the stairs. (Ağır bavul merdivenleri çekmek zordu.)
  • The fishing line was drawn slowly to catch the fish. (Balık yakalamak için olta yavaşça çekildi.)

13. Plan Yapmak Anlamı:

  • We need to draw up a schedule for the upcoming project. (Yaklaşan proje için bir program yapmamız gerekiyor.)
  • The team will draw up a strategic plan for the next quarter. (Ekip, önümüzdeki çeyrek için stratejik bir plan hazırlayacak.)

14. İzleyici Çekmek Anlamı:

  • The play’s intriguing plot drew a large crowd to the theater. (Oyunun ilgi çekici hikayesi büyük bir kalabalığı tiyatroya çekti.)
  • The charismatic speaker drew in the audience with his passionate speech. (Karizmatik konuşmacı, tutkulu konuşmasıyla izleyiciyi içine çekti.)

15. Çizgi Çekmek Anlamı:

  • Can you draw a straight line on this paper? (Bu kağıt üzerine düz bir çizgi çizebilir misin?)
  • Use a ruler to help you draw a precise line. (Keskin bir çizgi çizmenize yardımcı olması için bir cetvel kullanın.)

16. Cazip Hale Getirmek Anlamı:

  • The cozy atmosphere of the café draws people in. (Kafenin samimi atmosferi insanları içeri çeker.)
  • The scent of freshly baked cookies drew everyone to the kitchen. (Taze pişmiş kurabiyelerin kokusu herkesi mutfağa çekti.)

17. Seçmek veya Belirlemek Anlamı:

  • I will randomly draw a name from the hat for the prize. (Ödül için rastgele bir isim seçeceğim.)
  • Let’s draw lots to determine who goes first in the game. (Oyunda kimin ilk başlayacağını belirlemek için kura çekelim.)

En doğru ve etkili İngilizce çalışma yönetimini öğrenmek istersen hemen yan taraftaki formu doldur!

draw kelimesinin ingilizce farklı anlamları - çizmek veya sürüklemek anlamı

18. Çizmek veya Sürüklemek Anlamı:

  • The horse drew the cart with ease. (At, arabayı kolaylıkla çekti.)
  • The strong current drew the boat downstream. (Güçlü akıntı tekneyi akıntıya sürükledi.)

19. Sonuç Almak Anlamı:

  • The experiment drew interesting results that surprised the researchers. (Deney, araştırmacıları şaşırtan ilginç sonuçlar elde etti.)
  • The study drew conclusions about the effects of the new treatment. (Çalışma, yeni tedavinin etkileri hakkında sonuçlar çıkardı.)

20. Yol Çizmek veya Yönlendirmek Anlamı:

  • The map can draw you a clear path to the destination. (Harita, sana varış noktasına net bir yol çizebilir.)
  • The signs on the road draw drivers towards the nearest gas station. (Yoldaki işaretler sürücüleri en yakın benzin istasyonuna yönlendirir.)

21. Silmek veya Temizlemek Anlamı:

  • He used a cloth to draw the dust off the bookshelf. (Kitaplıktaki tozu silmek için bir bez kullandı.)
  • She drew a wet sponge over the chalkboard to clean it. (Tahtayı temizlemek için ıslak bir süngerle sil çekti.)

22. Çıkarmak veya İçeri Sokmak Anlamı:

  • She drew a gun from her holster to defend herself. (Kendini savunmak için silahını kılıfından çıkardı.)
  • He drew a piece of paper from his pocket to show the directions. (Yönleri göstermek için cebinden bir kağıt çıkardı.)

23. Çizim Yeteneği veya Cazibe Anlamı:

  • Her performance on stage draws audiences due to her captivating presence. (Sahnedeki performansı, etkileyici varlığı nedeniyle izleyicileri cezbeder.)
  • The band’s music draws fans from all walks of life. (Grubun müziği, farklı yaşam tarzlarından hayranları çeker.)

24. Seçilmiş Bir Şeyi Sunmak Anlamı:

  • The chef will draw inspiration from local ingredients to create a unique dish. (Şef, benzersiz bir yemek oluşturmak için yerel malzemelerden ilham alacak.)
  • The designer drew elements from different cultures to create a fusion of styles. (Tasarımcı, farklı kültürlerden unsurlar çıkararak stillerin birleşimini oluşturdu.)

25. Bir İşaretleme Yapmak Anlamı:

  • Draw a circle around the correct answer. (Doğru cevabın etrafına bir daire çizin.)
  • Can you draw an arrow pointing to the missing piece? (Eksik parçaya işaret eden bir ok çizebilir misin?)

Unutulmaz Bir Dil Öğrenme Deneyimi

İngilizce öğrenmek, kelime dağarcığını genişletmek ve iletişim becerilerini geliştirmek için harika bir fırsattır. İşte tam da bu noktada Open English senin için burada!

Open English etkili ve interaktif bir öğrenme deneyimi sunmak üzere tasarlanan online dil kursudur. 

Kelime dağarcığını genişletmek, doğru telaffuz etmek ve güvenle iletişim kurmak için uzman eğitmenler eşliğinde adım atabilirsin. Kelimelerin farklı anlamlarını ve kullanım bağlamlarını keşfederken, dil öğrenme serüveninde sana rehberlik etmekten her zaman mutluluk duyacak olan Open English ile İngilizcenin zengin dünyasını keşfetmeye bugün başla!

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso