İngilizce “Evet” Demenin 20 Farklı Yolu
Mayıs 18, 2023
Kelimelerin eş anlamlıları veya benzer anlamlı kullanmanın dil öğrenim sürecine nasıl katkı sağlayacağını biliyor musun?
Birçok dil gibi, İngilizce de çok çeşitli ve esnek bir dildir. Bir kelimenin aynı anlama gelebilecek birçok farklı kelime seçeneği bulunuyor. Bu yüzden, kelime dağarcığımızın genişlemesi için her kelimenin alternatifini, eş anlamlısını öğrenmek oldukça önemli. Neden mi?
Öncelikle, kelime alternatiflerini bilmek, iletişimi daha güçlü hale getirir. Farklı kelimeler aynı anlamı veya benzer anlamı ifade edebilir. İletişimimizde çeşitli seçeneklere sahip olmak, düşüncelerimizi daha doğru ve etkili bir şekilde aktarabilmemizi sağlar.
Kelime alternatiflerini bilmek, yazılı ifadelerimizi ve okuma anlayışımızı geliştirir. Zengin bir kelime hazinesine sahip olmak, yazarken daha çeşitli ifadeler kullanmamızı sağlar. Bu da metinlerimizin daha ilgi çekici ve akıcı olmasına yardımcı olur. Aynı şekilde, okurken farklı kelime alternatiflerini tanımak, metinleri daha iyi anlamamızı sağlar ve kelime dağarcığımızı genişleterek dil becerilerimizi geliştirir.
Kelime alternatiflerini bilmek ayrıca konuşmamızı da zenginleştirir. Farklı bir kelimeler kullanarak aynı fikri ifade etmek, konuşmamızı daha çeşitli ve renkli hale getirir. İnsanlarla daha derin ve anlamlı bir şekilde iletişim kurmamızı sağlar. Öte yandan kelime oyunlarına veya şakalara katılmak, kelime dağarcığımızı kullanarak keyifli anlar yaşamamızı sağlar.
Kelime alternatiflerini bilmenin İngilizcene katkısı oldukça fazladır. Ama dil becerilerini geliştirmek için doğru kaynağı seçmek de önemlidir. İşte sana önerimiz: Open English!

Neden Open English’i Seçmelisin?
Open English, tam anlamıyla dil öğrenme deneyiminizi dönüştürecek bir online dil kursudur. Sadece kelime dağarcığını genişletmekle kalmaz, aynı zamanda pratik dil becerilerini de geliştirmeni sağlar.
Open English ile istediğin zaman, istediğin yerden derslere katılabilirsin. Trafiğe takılmadan, sınıf saatlerine uymak zorunda kalmadan dil öğrenmek artık mümkün. Evden, işten veya seyahat ederken bile kolayca erişebilirsin.
Online olması sayesinde sana özel olarak tasarlanmış eğitim programları oluşur. Dil seviyene, öğrenme hızına ve hedeflerine göre öğretmenler tarafından yapılan değerlendirmelerle senin için en uygun içerik sağlanır.
Open English, alanında deneyimli ve tutkulu öğretmenlerden oluşan bir öğretmen kadrosuyla çalışır. Sana tüm derslerde birebir rehberlik eder. İnteraktif öğrenme araçlarıyla dersler, daha eğlenceli ve etkileşimli hale gelir. Canlı derslere katılabilir, İngilizce konuşma pratiği yapabilir, dinleme becerilerini geliştirebilir ve okuma-yazma yeteneklerini güçlendirebilirsin.
Gördüğün gibi Open English ile dil öğrenmek, kelimelerin alternatiflerini bilmekle beraber çok daha fazlasını da kapsar. Kendin için en uygun eğitim programını oluşturup İngilizceni istediğin derecede geliştirebileceksin.
Daha fazlası için hemen şimdi Open English’e katıl ve dil öğrenimini erteleme!
Bu yazıda ‘evet’ kelimesinin alternatif kullanımları üzerinde duracağız. Bir konuşmada, toplantıda, ortamda konuşmanın daha akıcı hale gelmesini sağlamak için kullanabileceğin alternatifleri paylaşacağız.

“Evet” Demenin İngilizcede Farklı Yolları
İngilizcede kaç farklı şekilde ‘evet’ diyebilirsin? İşte sana ‘evet’ demenin 15 farklı yönü..
- Yes: Evet (temel “evet” ifadesi)
Örnek cümle: Yes, I would love to join you for dinner tonight (Evet, bu akşam seninle akşam yemeğine katılmak isterim.)
- Sure: Tabii, Elbette (olayın gerçekleşeceğine veya teklifin kabul edildiğine yönelik bir onay)
Örnek cümle: Sure, I can help you with your presentation. (Tabii, sunumunuzda size yardımcı olabilirim.)
- Absolutely: Kesinlikle (tam bir onay veya mutabakat ifadesi)
Örnek cümle: Absolutely, I agree with your proposal. (Kesinlikle, teklifinize katılıyorum.)
- Certainly: Elbette, Kesinlikle (olayın gerçekleşeceğine veya teklifin kabul edildiğine yönelik bir onay)
Örnek cümle: Certainly, I can pick you up from the airport tomorrow.(Elbette, yarın seni havalimanından alabilirim.)
- Of course: Tabii ki (bir şeyin doğal veya beklenen olduğunu belirtir)
Örnek cümle: Of course, you can borrow my car for the weekend. (Tabii ki, hafta sonu için arabamı ödünç alabilirsin.)
- Definitely: Kesinlikle (kesin bir onay veya katılım ifadesi)
Örnek cümle: Definitely, I’m interested in joining the hiking trip next month.(Kesinlikle, önümüzdeki ay yapılacak yürüyüşe katılmak istiyorum.)
- Affirmative: Olumlu (askeri veya resmi durumlarda kullanılan bir onay ifadesi)
Örnek cümle: Affirmative, we have received your request and will process it promptly.(Olumlu, talebinizi aldık ve hızlı bir şekilde işleme koyacağız.)
- Indeed: Gerçekten (bir şeyin doğru, doğal veya beklenen olduğunu vurgular)
Örnek cümle: Indeed, it was a challenging task, but we managed to complete it on time(Gerçekten, zorlu bir görevdi, ancak zamanında tamamlamayı başardık.)
- Absolutely: Kesinlikle (tam bir onay veya mutabakat ifadesi)
Örnek cümle: Absolutely, I agree with your decision. It’s the best course of action.(Kesinlikle, kararınıza katılıyorum. Bu en iyi hareket tarzı.)
- You bet: Kesinlikle (çok samimi bir şekilde onay verme veya anlaşma ifadesi)
Örnek cümle: You bet, I’ll be there to support you during your performance. (Kesinlikle, performansınız sırasında yanınızda olacağım.)
- Without a doubt: Şüphesiz (herhangi bir şüpheye yer bırakmayan bir onay ifadesi)
Örnek cümle: Without a doubt, she is the most talented singer in the competition. (Şüphesiz, o yarışmadaki en yetenekli şarkıcıdır.)
- By all means: Her türlü (tam bir onay veya izin ifadesi)
Örnek cümle: By all means, feel free to use my laptop for your presentation. (Her türlü, sunumunuz için dizüstü bilgisayarımı kullanabilirsiniz.)
- That’s right: Doğru (bir şeyin doğru olduğunu vurgular)
Örnek cümle: That’s right, the meeting has been rescheduled to next week. (Doğru, toplantı gelecek haftaya ertelendi.)
İngilizce öğrenmeye hemen başlamak için yan tarafta yer alan formu doldur!

- I agree: Katılıyorum (bir fikre veya teklife onay verme ifadesi)
Örnek cümle: I agree, it’s important to prioritize work-life balance. (Katılıyorum, iş-yaşam dengesine öncelik vermek önemlidir.)
- That’s correct: Doğru (bir şeyin doğru olduğunu vurgular)
Örnek cümle: That’s correct, the deadline for the project is next Monday. (Doğru, proje için son teslim tarihi gelecek Pazartesi.)
- That’s true: Doğru (bir şeyin doğru olduğunu vurgular)
Örnek cümle: That’s true, learning a second language can open up many opportunities. (Doğru, ikinci bir dil öğrenmek birçok fırsatı beraberinde getirebilir.)
- Absolutely right: Kesinlikle doğru (tam bir onay ve mutabakat ifadesi)
Örnek cümle: Absolutely right, we should prioritize environmental sustainability. (Kesinlikle doğru, çevresel sürdürülebilirliğe öncelik vermeliyiz.)
- That’s a great idea: Harika bir fikir (bir teklifi veya öneriyi beğenme ifadesi)
Örnek cümle: That’s a great idea, let’s organize a team-building activity next week. (Harika bir fikir, önümüzdeki hafta bir takım oluşturma etkinliği düzenleyelim.)
- I couldn’t agree more: Daha fazla katılamazdım (tam bir onay ve mutabakat ifadesi)
Örnek cümle: I couldn’t agree more, traveling broadens our horizons and enriches our lives. (Daha fazla katılamazdım, seyahat etmek ufuklarımızı genişletir ve hayatımızı zenginleştirir.)
- You’re absolutely correct: Kesinlikle doğru söylüyorsun (tam bir onay ve doğrulama ifadesi)
Örnek cümle: You’re absolutely correct, the new policy will improve efficiency in the workplace.(Kesinlikle doğru söylüyorsun, yeni politika işyerinde verimliliği artıracaktır.)
İngilizce çalışmaya başlamak için Open English’i tercih edebilir, yan tarafta yer alan formu doldurarak İngilizce serüvenine hızlı bir giriş yapabilirsin.