fast ne demek - ingilizce hız sözcükleri

Fast Ne Demek? – İngilizce Hız Sözcükleri


5 minutos leitura

Her şeye koşmak isteyip hiçbir şeye yetişemeyenlerdensen eğer en çok kullandığın kelimelerden birkaçı ‘hadi çabuk ol!, hızlan, acele et!’dir diye tahmin ediyoruz. 

Bu kelimeleri her duyduğunda daha hızlı olman gerektiğini bilirsin. Peki, İngilizcede hız ne demek biliyor musun? Hazır hep duyduğun ve kullandığın bir ifadeyken, bunların İngilizcelerini günlük hayatta nasıl kullanabileceğine dair sana yol göstersin. 

Senin için önerebileceğimiz ikinci bir yol ise Open English tabii ki.

Open English ile İngilizce Öğren! 

Günlük hayata dair konularda İngilizce neyi nasıl ifade edeceğini bilmiyor ya da şaşırıyorsan artık rahat ol! Open English ayağına kadar geldi. Her gün yaptığın, ettiğin tüm eylemlerin İngilizce karşılığını rahatça öğrenebilirsin. E, bu yüzden de seni Open English ile tanıştırmak istiyoruz. 

Open English online bir İngilizce kursu Sıfırdan İngilizce öğrenmeyi düşünüyorsan ya da temel İngilizce bilgine yenilerini eklemek istiyorsan, harika bir seçim olacak. Çünkü ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yaparak İngilizceni ilerletebilirsin. Bunun yanı sıra 7/24 canlı sınıflarda İngilizce derslerini dinleyebilirsin.

Open English ile İngilizce öğrenmek çok kolay. Motive olup İngilizceyi öğrenmek istediğine karar verdiysen yan taraftaki formu doldurman yeterli.

fast ne demek - fast örnek cümleler

Fast Ne Demek?

Fast, İngilizcede hızlı anlamına gelir. En genel ifadeyle, bir şeyi daha hızlı yapmak veya bitirmektir. Fast kelimesinin birçok anlamı var. Dolayısıyla birçok farklı bağlamda kullanılabilir. Örnek olarak, bir araba “fast” (hızlı) sürebilir veya bir kişi “fast” (aç) bir diyet yapabilir. Gördüğün gibi kelime aynı ama birbirinden alakasız bağlamlarda kullanılmış.

Fast kelimesinin çok geniş bir kullanım alanı var. Aynı zamanda fast kelimesine dair çok sayıda phrasal verb de var. Bu yazıda önce fast kelimesinin kullanımlarına bakacağız ardından fast ile aynı anlama gelen kelimelere bakacağız. 

  • Fast-paced: Bu ifade, hızlı tempoda olmak ya da temposu hızlı olan bir şeyden bahsederken kullanılır. Örnek olarak: The movie was fast-paced and kept me on the edge of my seat. (Film hızlı tempoda idi ve beni sandalyenin kenarında tuttu.)
  • Fast-forward:  İleri sarma, devam ettirmek gibi anlamlara gelir. Örnek olarak: He fast-forwarded through the boring parts of the video. (O, video içindeki sıkıcı bölümleri ileri sardı.)
  • Fast-track: Hızlı ya da kısa-pratik yoldan ilerlemek, yükselmek gibi anlamlarda kullanılır. Örnek olarak: He was able to fast-track his career by working hard and networking. (O, çalışması ve ağ oluşturması sayesinde kariyerini hızlı yoldan ilerletti.)
  • Fasten: Bağlamak veya sabitlemek anlamına gelir. Örnek olarak: She fastened her seatbelt before the flight took off. (Uçak kalkmadan önce koltuğunun kemerini bağladı.)
  • Fast-food: Hızlıca yiyip içebileceğimiz, bizi uğraştırmayan, pratik mekanlardan alınan yiyecekler. Örnek olarak: He grabbed a fast-food burger on his way home from work. (O, işten eve dönerken fast-food’dan hamburger aldı.)
  • Fast and furious : Hızlı ve öfkeli anlamına gelir. Örnek olarak: The racing in the movie was fast and furious. (Film içindeki yarış hızlı ve öfkeli idi.)
  • Fast lane : Hızlı şerit anlamında kullanılır. Örnek olarak: He likes to drive in the fast lane on the highway. (O, otoyolun hızlı şeridine araba sürer.)
  • Fast-acting : Hızlı ve bir o kadar da etkili gibi bir anlamda kullanılır. Örnek olarak: The medicine was fast-acting and relieved his headache within minutes. (İlaç hızlı etkili idi ve baş ağrısını dakikalar içinde giderdi.)
  • Fast money : Para kazanmanın bir yolu olarak hızlı para anlamında kullanılır. Örnek olarak: He was looking for a way to make fast money. (O, hızlı para kazanmak için bir yol arıyordu.)
  • Fast asleep : Çabucak uyuyan, hemen uykuya dalan anlamına gelir. Örnek olarak: The baby was fast asleep in his crib. (Bebek yatakta çabucak uyuyordu.)

 

20ingilizce hız anlamı veren kelimeler

Şimdi doğrudan fast’i içermeyen ama aynı anlama gelen hız kelimesiyle alakalı kullanımlara bakalım: 

  • Doing quickly: Bu ifade, bir şeyi hızlı bir şekilde yapmak anlamına gelir. Örnek olarak: I’m doing my tasks quickly to finish early (Erken bitirmek için işlerimi hızlı yapıyorum)
  • Breakneck speed : Hayatı tehlikeye atabilecek hız anlamına gelir. Örnek olarak: The driver went at breakneck speed and caused a terrible accident. (Sürücü hayatını tehlikeye atabilecek hızda gidiyordu ve korkunç bir kazaya neden oldu.)
  • Swift action : Hızlı hareket anlamına gelir. Örnek olarak: The emergency services took swift action to control the fire. (Acil hizmetler yangını kontrol etmek için hızlı hareket etti.)
  • Lightning speed : Ani ve hızlı bir şekilde yapılan iş anlamında kulanılır. Örnek olarak: He finished the project at lightning speed. (O projeyi ani ve hızlı bir şekilde tamamladı.)
  • Blink of an eye : Çok hızlı bir şekilde geçen zaman anlamına gelir. Örnek olarak: Time passed by in the blink of an eye. (Zaman göz açıp kırpana kadar geçti.)
  • High-speed :  Yüksek hız anlamına gelir. Örnek olarak: The train was traveling at high-speed. (Tren yüksek hızda hareket ediyordu.)
  • Rush Through: Hızlı bir şekilde atlatmak anlamına gelir. Bu phrasal verb, genellikle iş veya görevleri hızlı bir şekilde tamamlamak veya atlatmak için kullanılır. Örnek olarak: We rushed through the presentation to move on to the next topic. (Sunumu hızlı bir şekilde atlattık, sonraki konuya geçebilmek için).
  • Blitz : Birdenbire yapılan saldırı anlamında kullanılır. Örnek olarak: The enemy launched a blitz attack on the city. (Düşman şehre hızlı bir saldırı başlattı.)
  • Rapid-fire : Genelde savaşlarda kullanılan bu kelime, hızlıca ateş etme, hızlı ateş modu gibi anlamlarda kullanılır. Örnek olarak: The soldier used rapid-fire mode to take out multiple targets.  (Asker birden fazla hedefi vurmak için hızlı ateş modunu kullandı.)
  • Fleet-footed : Hızlıca koşan, esnek koşucu, ayakları hızlı koşan gibi anlamlara gelir. Örnek olarak: The fleet-footed deer quickly escaped the hunter. (Hızlı koşan geyik avcıdan rahatça kaçtı.)

İngilizceni en kısa sürede geliştirmeye ne dersin? Bu yıl hedefin buysa, büyük indirimle Open English’e hemen başla. Bu sayfadaki formu doldur, eğitim planın üzerine konuşalım.

Share

Déjanos tu comentario

*Üye olmaya gerek yoktur.





Gelecekteki yorumlarım için bilgilerimi kaydet.

Conheça o curso